KMail 1.13

Çoğu kişinin web arayüzlü e-posta istemcilerini tercih ettiğini biliyoruz. Ama neden? Web arayüzlü istemcilerin daha esnek olması mı? Hayır, daha çok bilinmesidir.

Hadi, gelin bakalım yine bir KDE bileşeni olan, yetenekli e-posta istemcimiz KMail (söylemekte zorlananlar için Kâmil) ile tura çıkalım.

Bir istemci hayata ne katar?

Bir istemci hayatımıza ne katar sorusu pek çok kişi için değişken olabilir. Buradan itibaren kendi kişisel görüşlerimden yola çıkarak yazacağım sonucu çıkacaktır. Ama zaten kişisel görüş olmadan da inceleme yazılamaz.

KMail ile e-postalarınızı arşivleyin

KMail’in arşivleme yeteneği sayesinde e-postalarınızı İnternet’e bağlı olmasanız bile okuyabilirsiniz. Bu özellik zaten istemcilerin en önemli özelliğidir. Bu özelliğin hayatınıza getireceği tek kolaylığın bu olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. E-postaların sadece gelen kutunuzda durmasına gerek yok. Klasörleme sayesinde e-postalarınızı istediğiniz gibi saklayabilirsiniz. Belki bunu elle yapmak zor olabilir, ama sonrasında e-postalarına ulaşmak isteyenler için ilaç gibidir. Peki, benim gibi tembeller ne yapacak?

Elle aktarmak çok yorucu olabiliyor bazen. Hele hele pek çok e-posta listesine üye olmak ve pek çok e-postayı takip etmekte olan kişiler için… KMail bu noktada da bizi yüzüstü bırakmıyor. Filtreleme devreye giriyor burada. KMail’in bu hayat kurtaran özelliği sayesinde e-posta saklamak da e-postalar arasında gezinmek de epey kolay. Filtreleme özelliğini kısaca açıklayacak olursak, iletinin belli bir özelliğine göre (Gönderen, Alıcı, Konu, İçerik, E-posta Listesi…) o ve o özelliği taşıyan diğer iletilere sizin belirlediğiniz işlemi yapar. Bunu hem önceden de aldığınız iletilere hem de bundan sonra gelecek iletilere otomatik olarak yapar. Örnek vermek gerekirse, Özgürlükİçin Yönetim Listesi’ne yazılanları takip ediyorsunuz. ama daha pek çok e-postanız var ve aralarından listeyi ayıklamak çok zor oluyor. Eğer bu listeden gelen tüm iletileri Özgürlükİçin diye bir dizine yönlendirirseniz, artık bu e-postalar gelen kutusuna uğramadan, direkt olarak o dizinde listelenecektir.

Ufak ama hayat kolaylaştırıcı hileler

KMail, diğer tüm KDE bileşenleri gibi KMail de diğer KDE bileşenleri ile bir bütündür. Dolayısıyla onların sunduğu pek çok özelliği KMail de kullanabilir.

İlk olarak kendinize bir ajanda tutmanız KMail ile son derece rahattır. Hatırlamak istediğiniz bir iş varsa “yapılacak ögesi oluştur” özelliğini kullanarak istediğiniz tarihte size e-posta ile hatırlatmasını sağlayabiliyorsunuz.
Gelişmiş adres defteri sayesinde KMail, KDE adres defterini kullanarak gelişmiş bir adres defteri tutabilir. E-posta gönderirken bu kişilere erişim de son derece kolaydır…

Görünümü, kendinize en uygun şekilde ayarlayabilirsiniz. Buna e-postaların listelenme ve gösterilme biçimi de dâhil.

Güvenlik ayarları da çok hoşunuza gidecek. Sonuçta kimse çöp e-postalardan (spam) ya da arkadaşına kazara gönderebileceği virüslü bir mesajdan hoşlanmaz.

Taslak özelliği sayesinde bir e-postayı ileride de düzenlemek ya da o esnada gönderemediğiniz için saklayabilirsiniz. Şablon özelliği ise, özellikle ofis çalışanlarının hoşuna gidecek bir şey olsa gerek. Pek çok kişiye benzer e-postalar göndermek zorunda olanlar, şablon ile işlerini epey kolaylaştırabilir.

Özellikle önemsediğiniz dizinleri “Sık kullanılan dizinler” sayesinde daha göze batacak bir biçimde gösterebilirsiniz.

E-postaların bazılarına koyacağınız etiketler sayesinde zaman içerisinde ona ulaşma konusunda daha rahat olacaksınız.

Bu özellikler saymakla bitmez. En iyisi deneyip öğrenmek…

Neden KMail?

Burada, benim KMail’i seçmemde etkili olan sebeplerden birkaçını yazacağım. Belki sizin de ilginizi çekebilecek bir şeyler çıkar.

  • En önemli sebep: KDE bileşeni olması.
  • Bir sistem çekmecesi ve bildirimler sayesinde e-posta geldiğinde haberim oluyor.
  • Muadillerine oranla daha hoş ve basit bir arayüzü var.
  • Kişiselleştirilebilirlik olanakları daha fazla.
  • Daha hızlı.
  • Daha anlaşılır bir kullanım sağlıyor.

Başka bir yazıda görüşmek üzere. Gelen kutunuzdan e-postalarınız eksik olmasın…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here