Hydrogen

Hydrogen, kalıplara dayalı programlama yapılabilen ve harici bir MİDİ klayve ile de kullanılabilen, sentezleyici yazılımıdır. Şarkınızın davul partilerini bu yazılımlar oluşturabilir, dosyayı wav olarak dışarı aktarabilirsiniz. “Hydrogen” paketini, pisi paket deposundan kurmak için Paket Yöneticisi’ni açıyoruz. Soldan “Çokluortam Uygulamaları”nı seçtikten sonra “hydrogen” paketini işaretliyor ve ardından sağ üst köşedeki “Paketleri Yükle” düğmesine tıkladıktan sonra gelen onay düğmesine tıklıyoruz ve paket kuruluyor. Kuracağımız ikinci paket, 20 adet kadar farklı drum kit’leri (davul setleri’ni) içinde barındıran “hydrogen-drumkits” paketi olacaktır. Ana paketi kurduğumuz yolu izliyoruz. Bu seçeneği tıkladığımızda

Celestia

Celestia yazılımının ne işe yaradığına geçmeden önce bu yazılımla ve benimle ilgili ufak bir hikaye anlatacağım. Umarım sıkılmazsınız. 🙂 Hatırlarsanız 1966 yapımı ve dünyada çok popüler olan bir Uzay Yolu (Star Trek) filmi vardı. (Serinin ilk filmi) Bu filmde herkesin bildiği gibi Atılgan isimli bir uzay gemisi ve uzay gemisini yöneten Kaptan James T. Kirk (William Shatner) bulunuyordu. İşte ben çocukken kendimi kaptan Kirk’ün yerine koyup evrenimizi gezip görmek ve bilinmeyene yolculuk yapmak istiyordum. Bu bir çocukluk hayaliydi ve gerçekleşmesi imkansız gibi görünüyordu. İşte bu

Xfce Kurulumu

“Xfce, çeşitli Unix sistemlerde kullanabileceğiniz, sistem kaynaklarını verimli şekilde kullanarak koruyan, uygulamaları hızlıca çalıştırabileceğiniz hafif bir masaüstü ortamıdır.” Xfce yazarı Olivier Fourdan’dan gelen bu sözler, Xfce’nin ne olduğunu, diğerlerinden ne gibi farklılıklar gösterdiğini genel bir ifadeyle anlatıyor aslında. Ama bu kadar bilgi bize yetmeyeceği için bu makaleyi okumaya davetlisiniz. Xfce, bir pencere yöneticisidir ve KDE, Gnome gibi diğer pencere yöneticilerinden farklı bir kulvarda yer alır. Amaçlarının arasında daha basit, daha hızlı ve daha az karmaşık bir masaüstü ortamı sunmak vardır. Her ne kadar çok kolay

FreeMind

Freemind “Zihninizi Haritalar” FreeMind kısaca bir zihin haritası programı olarak tanımlanabilir. İlk bakışta bu tanım insana biraz karmaşık geliyor. Açıklamak gerekirse freemind ile anlatmak istediğiniz bir konuyu çok güzel ve görsel olarak özetleyebilir muhteşem bir ders özeti çıkarabilirsiniz. Programı açtığınızda önce programın logosu ile karşılaşırsınız. Daha sonra karşınıza boş bir sayfa açılır ve sayfanın tam ortasında yeni zihin haritası yazar. İşte burası köktür. Şemamızı oluşturmaya buradan başlarız. Bu yazıya tıklayarak istediğimiz şeyi yazabiliriz. Bu aşamadan sonra bu köke sağ tıklayarak istediğimiz kadar yeni çocuk düğümler

Compiz Fusion

iç Hollywood filmlerindeki bilgisayar sahnelerini izleyip güldüğünüz oldu mu? Oradan buradan kayan pencereleri, yanıp sönen tuşları, dönen, hoplayan zıplayan arayüzleri ile bir şenlik havasındadır bu filmlerin bilgisayar ekranları! 🙂 Yok böyle bişey, yok böyle bir işletim sistemi, arayüz der durur, kendinizi yersiniz. Ama artık durum biraz farklı… Her ne kadar bu filmlerdekiler uydurma, bir grafikerin elinden çıkmış animasyonlar olsalar da, gerçek hayatta onları hiç aratmayacak ve hatta bazı noktalarda nal toplatacak bir yazılım var; Compiz Fusion! (Burada Rocky Balboa’dan Eye of the Tiger şarkısının girdiğini

BasKet

Not tutmaktan çok daha fazlası… BasKet’i görmeden önce not tutmayla pek ilgim yoktu. Ne de olsa aradığım her bilgiye arama motorları ve çevremdeki insanlar sayesinde ulaşabiliyordum. En kötü ihtimalle boş bir metin dosyası oluşturup içine notları yazıp kaydediyordum. Sonra bir iki sitede BasKet kullandığını ve çok beğendiğini yazan insanlar gördüm ve bir tadına bakayım dedim. İyi ki de demişim, artık BasKet keyfini doyasıya yaşıyorum. Kaydetmeye son BasKet’in ana penceresine baktığınızda hiç kaydetme düğmesi göremezsiniz, çünkü yazdığınız not anında kaydedilir. Bir notu kopyalayıp yapıştırmanız da genelde

Filelight

Sabit diskinizin içini kuş bakışı görmek ister misiniz? İlk bilgisayar ile karşılaşmamı hatırlıyorum. Çok sevmiştim. Prince of Persia ve Prehistoric oyunlarını 33 Mhz işlemcili bir 286’da oynuyorduk. Sabit disk’i bile yoktu. Bundan birkaç yıl sonra ilk bilgisayarımı aldım: ikinci el bir 486! Üstelik 425 MB’lık bir sabitdiski bile vardı. Beni bilgisayarla tanıştıran dayım, bu disk dolmaz demişti! Son günlerde cep telefonuma taktığım 512 MB hafızalı, tırnağım büyüklüğünde bir RS-MMC kart ile tanıştığımda o eski günler ve ilk bilgisayarım aklıma geldi.Şimdi bilgisayarımda toplam 250 GB’ın üzerinde