Dolphin – Pardus Paket

Dolphin 1.4

“Siz hiç yunus balığı gördünüz mü?”

Sizi bilmem ama ben gördüm; hem de iki defa. İlki Ege Denizi’nde, tekne turundaydık. Ege’nin maviliklerinde, dalgalarla oynaşırken gördüm onu, teknemizle yarışıyor, bizim onu gördüğümüzü bilerek maviliklere dalıyordu. İkincisiyse Pardus’un dalgalı mavi ekranında, KDE4’ün engin derinliklerinde. İşte karşınızda Pardus’un Dosya Yöneticisi Dolphin…

KDE4 projesini ilk duyduğumda, öntanımlı dosya yöneticisinin de Dolphin olacağını öğrenmiş, KDE 3.5 ile birkaç kez Dolphin kullanmaya çalışmış ve beğenmediğim için de üzülmüştüm. Ama şimdi, KDE4 ile kullanmaya başladığımda, ne kadar erken bir karar vermiş olduğumu daha iyi anladım. Evet şimdi bu yazıda sizlere KDE4’ün dosya yöneticisi Dolphin’i anlatmaya çalışacağım ve Dolphin’i KDE4 ile birlikte yeniden keşfedeceğiz.

Öncelikle, Dolphin, beklentilerimin üzerinde bir dosya yöneticisi, kullanıcıyla uyumlu, onun ihtiyaçlarını anlayan ve işini kolaylaştırmak için olanaklar sunan bir yardımcı. KDE4’ün yeni Dolphin’ini başlattığımda dikkatimi çeken ile özelliği bütünleşik panelleri oldu.

Bu panellerimizin ilki;

Konumlar paneli: Pencerenin sol tarafındaki bu panel ile istediğiniz dizin ve aygıta çok rahat ulaşabiliyorsunuz. Sık kullandığınız dizinleri bu panele sadece sürükleyip bırakarak ekleyebiliyorsunuz. Bağlanmış cihazlarınızı sadece iki tık ile ayırabiliyor ve çıkartabiliyorsunuz. (Konumlar kısayol tuşu F9)İkini cpanelimiz,

Bilgi: Pencerenin sağ tarafında bulunan bu panel ile de dizin ve dosyalarınız ile ilgili bilgiler ulaşabiliyor, onlara açıklama ve etiket ekleyebiliyor, verdiğiniz yıldızlar ile beğeninizi belirliyorsunuz. (Bilgi kısayol tuşu F11)

Üçüncü panelimiz,

Uçbirim (Konsol): Pencerenin alt tarafındaki bu panel sayesinde de, içinde bulunduğunuz dizinde, kullanmanız gereken komutları çalıştırabiliyorsunuz. Uçbirimin Dolphin ile bütünleşik olması size çok büyük bir kolaylık da getiriyor ve Dolphin uçbirim paneli, sizin dizinler arasında fare ile yaptığınız gezintiyi takip ediyor. (Uçbirim kısayol tuşu F4)

Dördüncü panelimiz,

Dizinler: Pencerenin sol tarafında Konumların altında açılan bu panel ile tüm dizinler arasında rahatlıkla gezinebilirsiniz. (Dizin kısayol tuşu F7)

Eminim siz de, benim gibi panelleri kullandıkça çok seveceksiniz. Aradığınız ve ihtiyacınız olan her şeyin karşınızda olduğunu bilerek daha rahat çalışacaksınız. Ayrıca şunu belirteyim, yukarıda bahsettiğim panelleri, isterseniz ana pencereden ayrılabilir ya da pencerenin farklı bir yerine taşıyabilirsiniz.

Benim dikkatimi çeken diğer bir özellikse, ikiye bölünebilen ana pencere oldu. F3 kısa yol tuşu ya da araç çubuğunda bulunan simgesine tıkladığınızda ana pencereniz iki ayrı parçaya bölünecek ve farklı dizinler arasında yapacağınız karşılaştırma ve taşıma işleri için size yardım edecek. Yenilenen Dolphin ile Dosya ve dizinleri kolayca seçebilecek, seçimi kaldırabilecek ve taşıyabileceksiniz.

Dolphin’in yeni gezinme araç çubuğu sayesinde üst dizindeki, farklı bir dizin içine gitmek tek tık uzağınızda olacak ve gruplama özelliğiyle de Dosya ve Dizinleriniz arasında kaybolmayacaksınız.

Yenilenen Dolphin ile Resim ve PDF belge içeren dizinleriniz üzerinde ve bilgi pencerelerindeki küçük önizlemeler ile dizin içeriği hakkında daha çok bilgi sahibi olacaksınız.

Güzel yenilikler, değil mi?

İsterseniz size Dolphin’in ayarlarından biraz bahsedeyim. Yeni Dosya Yöneticimizin ayar bölümü de kullanıcısını düşünen ve onun alışkanlıklarını hatırlayan bir yapıyı destekliyor. Dolphin’in öntanımlı başlangıç konumu, Kullanıcı Ev dizini ama isterseniz siz başka bir dizinden başlamasını sağlayabilirsiniz.

Başlangıç ayar sekmesiyle Dolphin’in ilk açılış şeklini kolaylıkla değiştirebilirsiniz. Görünüm kipini böl seçerek, ikiye ayrılmış görünüm kipiyle çalışabilirsiniz. Düzenlenebilir konum çubuğuyla dizin ve dosya adreslerini klavyeyle girebilirsiniz.

Konum çubuğunda tam adresin ve Filtre çubuğunun görüntülenmesini tek bir tık ile sağlayabilirsiniz. Filtre çubuğu sayesinde, sadece yazdığınız kelimeyi içeren dosya ya da dizinler gösterilir ve bulunduğunuz dizin içinde aradığınızı bulmanız son derece kolaylaşır.

Görünüm Kipleri bölümü ve alt sekmeleri ile Dolphin’in görünüşünü değiştirebilirsiniz. Genel sekmesindeki istediğiniz ayarları seçerek, Dolphin’i farklılaştırabilirsiniz.

Genel bölümünden yapacağınız ayarlamalar ile sağ tuş menüsünde “Sil, Buraya Kopyala ve Buraya Yapıştır” komutlarını kullanabilecek, sürükleme sırasında dizinleri otomatik açabileceksiniz.

Evet, benden bu kadar, artık bundan sonrası sizin kâşif ruhunuza kalmış. Dolphin ile geçireceğiniz güzel günlere…

Sevgiyle kalın, Pardus’la kalın.

Klipper – Pardus Paket

Klipper 0.9
Bilgisayarımızda hepimiz her gün bir dosyayı başka bir yere, bir yazıyı başka bir metne taşıyoruz. Kopyalama işlevi bilgisayarda en çok kullandığımız işlerden biri. Fakat özellikle benim gibi biraz dalgınsanız panoya aldığınız önemli bir bilgiyi bir yere yapıştırmadan önce, onun yerine başka bir bilgiyi panoya almanız artık alıştığınız bir durum haline gelmiş olabilir.Klipper bu noktada devreye giriyor ve kopyalama konusunda ki en büyük yardımcınız oluyor. Klipper panoda yaptığınız son yedi işlemi hafızasında tutuyor. Bu sayede siz ne kadar dalgın olursanız olun ya da herhangi bir enerji kaybı veya hata ile karşılaşırsanız karşılaşın, sisteminiz yeniden başlasa bile, Klipper geri döndüğünüzde son pano içeriğini aynen gözünüzün önüne sunuyor. Bunu yaparken gayet mütevazi de davranıp, sistem kaynaklarınızı hemen hemen hiç kullanmıyor.

Programın ayar menüsünden hafızada tutulacak pano işlemi sayısını ve diğer bazı ayarları yapmanız mümkün. Fakat ayarlara hiç girmeseniz bile, Kipper hayatınızı kolaylaştıracak şekilde geliyor. Ekran görüntüsündeki seçeneklerden bazılarını inceleyecek olursak,

Çıkışta pano içeriğini kaydet: Bilgisayarı kapattığımızda veya yeniden başlattığımızda hafızasındaki metinleri kaydetmesini sağlar.

Resimleri yoksay: Bu seçenek işaretli ise bir metinle birlikte resim kopyalarsak resimleri göstermeden sadece metni kopyalamasını sağlar.
Klipper’ın önemli özelliklerinden birisi de bir yerden kopyaladığımız metni hafızasında tutarak kopyaladığımız bir metni düzenlememize yardım etmesidir. Şahsen ben Klipper’ı kullanmadan önce kopyaladığım metinleri düzenlemek istediğimde ya yeni bir metin belgesi açıyordum ya da nerede boş bir yer varsa oraya kopyalayıp düzenliyordum, hele bir de kopyaladığımız metin uzun ise işin içinden çıkılmıyordu :).

Klipper’da bu özelliği kullanmak için sistem çekmecesine gelen simgesine fare tuşu ile tıklayıp “İçeriği Düzenle” seçeneğini seçmeniz yeterlidir.

Klipper’ın kullanımı son derece basit. Masaüstünde sistem çekmecesine yerleşen Klipper simgesine sağ tıklayın ve panoda son yedi işlemden hangisini istiyorsanız üstüne tıklayın. Bundan sonra istediğiniz yere metni yapıştırın. Hepsi bu kadar basit.

Özetle Klipper, gündelik hayatın basit sorunlarına çare bulan küçük sevimli ve işlevsel bir program.

Kontact – Pardus Paket

Kontact 4.4

Bilgisayarını eğlence dışında da kullanan ya da iş yerinde tüm randevu ve e-postalarını organize etmek isteyenler, derdinizin ilacı, Kontact.

KMail, Kadressbook, KOrganizer ve KNotes gibi birçok KDE uygulamasını içine alan ve bunların bütünleşik çalışmasını sağlayan Kontact; sade olmasına karşın içinde yer alan uygulamaların tüm yeteneklerini de bir araya getirir. Sadece Kontact’ı çalıştırarak tüm bu uygulamaları elinizin altında tutabilirsiniz.

Özet: İhtiyaçlarınıza göre kolayca ayarlayacağınız bu sayfa, size, tüm yapılacak işleriniz ve takip ettiğiniz e-posta dizinleriniz için bir özet görünüş sağlar.

E-Posta: KMail’in tüm özellikleri ve yetenekleri kullanılmak üzere sizi bekliyor. POP3 ya da IMAP hesaplarınızı buradan kolaylıkla takip edebilirsiniz. E-postalarınızı düzenleyeceğiniz filtrelerle istediğiniz dizin altında saklayabilirsiniz.

Kişiler: Adres defteriniz de her an elinizin altında. Kontact içinde yer alan Kişi Yöneticisi sayesinde, tüm iş ya da özel arkadaşlarınızın bilgilerini düzenleyebilir ve saklayabilirsiniz.

Takvim: Tüm randevularınızı ve özel günlerinizi buradan takip edebilirsiniz. Sistem çekmecesine yerleşen Anımsatma Servisi sayesinde, belirlediğiniz zamanlar size hatırlatma yapmasını sağlayabilirsiniz.

Yapılacak İşler: Adı üstünde, tüm yapacağınız işleri buradan takip edebilir, işlerinizin önem derecelerini belirler, tamamlanma yüzdelerini ve bitiş zamanlarını ayarlayabilirsiniz.

Haberler: Aynı zamanda, tüm RSS içeriklerinizi takip edebileceğiniz kullanışlı bir RSS okuyucu. Sizin için, bazı Pardus ve KDE haber servisleri öntanımlı olarak geliyor.

Günlük: Takvimin bir parçası olan Günlük sayfasında, kişisel günlüğünüzü tutabilirsiniz.

Not Defterleri: Bu kısımda da Kjots uygulamasını göreceksiniz. Kjots ile kişisel notlarınızı buradan hazırlayabilir ve saklayabilirsiniz.

Seyyar Notlar: Masaüstünüzde bulunan ve kısa hatırlatmalar yazdığınız notlarınızı artık Kontact içinde de tutabilirsiniz. Kısa not ve hatırlatmalarınızı buradan rahatlıkla hazırlayabilirsiniz.

Zaman İzleyicisi: Tüm masaüstünde ya da belirlediğiniz masaüstünde ne kadar süreyle çalıştığınızı takip eden bir uygulama.

Kontact, içinde bulunan tüm uygulamaları kolayca kullanmanız dışında, tüm uygulamaların ayarlarını da tek bir yerden yapmanıza olanak tanır. Uygulamanın Ayarlar menüsü içinden ulaşacağınız Kontact Uygulamasını Yapılandır seçeneğiyle tüm uygulamaların ayarlarını yapabilirsiniz.

Kısacası Kontact, işlerinizi yürütmenizdeki en iyi yardımcınız. Siz de tüm ihtiyaçlarınızı tek bir uygulamayla çözmekten yanaysanız, Kontact kullanmaya hemen başlayın.

GIMP – Pardus Paket

GIMP 2.6

GIMP, özgür yazılım dünyasının bizlere armağan ettiği bir resim işleme ve fotoğraf düzenleme uygulamasıdır. Pehlivan gibi pazıları vardır. Neredeyse piyasada bulunan grafik işlemeyle ilgili bütün dosya biçimlerine hakimdir.

Kurulum

GIMP, Pardus ile öntanımlı olarak kurulu gelir. Eğer kaldırdıysanız, “Paket Yöneticisi”ni açıyor ve arama çubuğuna “GIMP” yazıyoruz. Sonuçlarda çıkan “GIMP” isimli paketi seçiyor ve “Paket(ler)i Kur” düğmesine basıyoruz.

 

İlk Karşılaşma

Kurulumunuzu bitirdikten sonra sakin olun, çünkü diğer grafik düzenleme yazılımlarıyla vakit geçirdiyseniz pek alışık olmadığınız bir arayüzle karşılaşacaksınız. Programı açtığınız zaman fark edeceksiniz ki GIMP, çok parçalı bir yapıya sahip :). Bu durum kimilerine göre bir avantaj (ben de yavaş yavaş öyle düşünmeye başladım), kimilerine göre ise gereksiz bir karmaşa.

Yukarıdaki ekran görüntüsü, GIMP’i ilk açtığınızda karşınıza çıkacak olan görüntülerden biridir. Üzerinde Araç Kutusu yazan pencere bizim “Ana Penceremiz”. Ortadaki pencereyse “GIMP Hakkında” penceresi. En sağ taraftakiyse, bize sık sık lazım olacak olan özelliklerin bir araya getirildiği bir pencere. Hemen şunu söyleyebilirim, GIMP arayüzünün bir standardı yok. Kullanıcıya ara birimde değişiklik yapmaya o kadar çok izin veriyor ki herkesin farklı bir GIMP’i oluyor. Birazdan biz de ara birimi biraz modifiye edecek ve bize en rahat, en kolay hizmet verecek GIMP’i yaratmaya çalışacağız.

GIMP’e Ayar Çekelim

Şimdi sağ taraftaki pencereyi kapatın. Hem gereksiz yer kaplıyor hem de içinde pek sık kullanmadığınız düğmeleri barındırıyor. GIMP penceresine odaklanalım ve aşağı tarafa birkaç sekme ekleyelim. GIMP ana penceresi içerisindeki “Bu Sekmeyi Yapılandır” düğmesine basıp (bu düğme GIMP ana penceresinin orta sağ tarafında küçücük bir şey , ekran görüntüsündeki 1 numara) oradan “Sekme Ekle” seçeneğine tıklayın. Karşınıza bir sürü seçenek gelecek. Bunları tek tek açıklamaya ihtiyaç duymuyorum çünkü isimleri yeterince açıklıyor kendilerini. Siz yine de biraz kurcalayın, kendinize göre eklemeler ya da çıkarmalar yapabilirsiniz. Benim tavsiyem, şimdilik Katmanlar, Seçim Düzenleyici ve Yollar sekmelerini eklemenizdir.

Isınma Turları

Dosya Açmak, Düzenlemek ve Kaydetmek

Basit bir örnek yaparak size GIMP’in nasıl kullanılacağı hakkında bir fikir vermeye çalışarak başlayayım. GIMP penceresi içerisinde Dosya menüsünden “Aç…” ı seçelim. Yeri gelmişken söyleyeyim bundan sonra menü güzergahlarını kısaltmak adına, “Dosya > Aç…” şeklinde yazacağım. Elimizde kocaman renkli bir resim olduğunu bunu biraz küçültmek istediğimizi ve siyah-beyaz hale getirmek istediğimizi düşünelim. Karşımıza gelen diyalogda düzenleyeceğimiz resim dosyasını seçtikten sonra “Aç” düğmesine basıyoruz. Dosya açmayı başardıysanız (ki eminim başarmışsınızdır) karşınızda aşağıdakine benzer bir görünüm oluşacak. Şimdi gelin buradaki alanların ne işe yaradığını biraz daha ayrıntılı bir şekilde açıklayalım.

1: GIMP Menüleri

Resim Penceresi menüsü

  • Dosya: Dosya açma, kaydetme, yeni resim oluşturma gibi seçenekler
  • Düzenle: Kopyalama, yapıştırma, geri alma gibi işlemler.
  • Seç: Seçim alanları ile ilgili komutlar içerir.
  • Görünüm: Çeşitli görsel seçenekleri değiştirebilmenizi sağlar
  • Resim: Resimle ilgili genel işlemleri (döndürme, boyutlandırma, kırpma gibi) yapmanızı sağlar
  • Katman: Katmanlarla ilgili işlemler yapmanızı (yeni katman oluşturmak, katman maskesi eklemek, katmanı ölçeklendirmek vs.).
  • Renkler: Renklerle ilgili seçenekler burada yer alır (renksizleştirme, resmin aydınlığı ile oynama, gölgeleri sertleştirme gibi işlemler).
  • Araçlar: Burada GIMP penceresi içerisinde daha önce bahsettiğimiz araç kutusunun bir kopyasını menü olarak görüyoruz.
  • Filtreler: Burada resimlerimize uygulayabileceğimiz 50’nin üzerinde filtre var.
  • Pencereler: Yeni pencere oluşturmak istediğimizde bu alanı kullanırız. Örneğin yazı tipleri penceresini açıp sahip olduğumuz yazı tiplerini ayrı bir pencerede listeleyebiliriz.

 

2: Araç Kutusu

Burada resimleri düzenlerken kullanacağınız çeşitli kesme, çırpma, silme, çizme, bulandırma vs. gibi araçlar var. Hemen bir deneme yapmak için boya fırçası şeklindeki düğmeye tıklayıp, resim içerisine birkaç karalama yapabilirsiniz. Korkmanıza gerek yok, zira GIMP sonsuz sayıda geri alma yapabiliyor. Ctrl + Z tuşlarına basarak resmi eski haline getirmeyi unutmayın.

3: Renk Seçimi

Gördüğünüz gibi bir kırmızı kare bir de onun arkasında bulunan beyaz karemiz var. Kırmızı olan (önde duran) kare bizim ön plan rengimiz, arkasındaki beyazsa arka plan rengimizdir. Bu karelerin üzerine tıklayarak renk seçimi iletişim penceresini getirip renk değişikliği yapabiliriz.

4: Sekmeler

GIMP çok esnektir. Biz “GIMP’e Ayar Çekelim” adlı bölümde GIMP pencerelerinden birini iptal edip GIMP’in ana penceresi içerisine sekmeler altına gömdük. Buradaki sekmeler eklenebilir çıkarılabilir ve pencere dışına çıkarılabilir.

 

5: Katmanlar

Burada, çalışmanızı oluşturan katmanları görebilir, düzenleyebilir ve kontrol edebilirsiniz. Her katmana ayrı ayrı efekt verebilir, birbiriyle birleştirebilir ve bir süreliğine görünmez yapabilirsiniz.

6: Katman Düğmeleri

Bu bölümde katmanlarla ilgili sık yapılan işlemlere ait düğmeleri bulabilirsiniz. Yeni katman oluşturma, katmanların sırasını değiştirme, katmanları klonlama, yapıştırılan katmanları yeni bir katmana çevirme, katmanları silme buradaki düğmelere atanmış işlevlerdir.

7: Uzunluk Birimi

Bu aşağı düşen menüyü açtığınızda px, inç, mm gibi uzunluk birimleri göreceksiniz. Bunlar resmin etrafında gördüğünüz cetvellerin ve bilgilendirme alanlarının kullandığı birimi değiştirmek için kullanılır (resim üzerinde herhangi etkisi yoktur).

8: Yakınlaştırma Bilgisi

Burada resme yakından ve uzaktan bakabiliriz. Buradaki 66.7% ifadesi, resme 66.7% oranında küçültülmüş olarak baktığımızı ifade eder.

GIMP Yeni Şekil

Yazımızın ilk başlarında da bahsettiğimiz gibi GIMP arayüzünün bir standardı yok. Kullanıcıya arabirimde değişiklik yapmaya o kadar çok izin veriyor ki herkesin farklı bir GIMP’i oluyor. Siz de resimdeki gibi bir GIMP’e sahip olmak istiyorsanız okumaya devam edebilirsiniz.

Araç Kutusundaki tüm sekmeleri kapatın ve araç çubuğunu yeniden boyutlandırarak ekran görüntüsündeki gibi yapın. GIMP’i, ilk başta, açıldığında sağ taraftaki kutuyu kapamanızı söylemiştik, eğer kapattıysanız ve GIMP üzerinde hiçbir sekme kalmadıysa Ctrl + L  tuşlarına basarak Katmanlar sekmesini açın, ardından GIMP’e Ayar Çekelim bölümündeki yazılanları uygulayarak resimdeki gibi yeniden oluşturun.

Burada anlattıklarımın GIMP hakkında fikir sahibi olmanız için yeterli olduğunu düşünüyorum. Çeşitli çalışmalar yapmaya başlamak için GIMP dersleri bölümünü ziyaret edebilirsiniz.

 

Sözlük

İmaj (Image)

En basit anlamda üzerinde çalıştığımız piksellerden oluşan resme denir. Biraz daha netleştirmek gerekirse imajları, sayfaları şeffaf bir kitap olarak düşünün. Her sayfanın üzerine çeşitli küçük resimler çizdiğinizi ve o sayfaları üst üste koyunca büyük olan resmin ortaya çıktığını düşünün.

Katman (Layer)

Eğer imajı bir kitap olarak düşünürsek katmanı da bu kitabın sayfaları olarak düşünebiliriz. Bir katman opak ya da şeffaf olabilir ve opaklığı ayarlanabilir. Örneğin, bir sinema manzarasının üzerine opaklığı %50 olan bir insan resmi ekleyip o kişinin hayalet gibi gözükmesini sağlayabilirsiniz.

Kanal (Channel)

Katmanlar (ve dolayısıyla imaj) piksellerden oluşur. Bu pikseller toplam 4 değer üzerinden kaydedilir. Bildiğiniz gibi doğadaki bütün renkler 3 ana rengin çeşitli oranlarda karışımından oluşur. Bilgisayarlar da bu “RGB” dediğimiz kırmızı, yeşil ve mavi değerlerinin bir araya gelmesinden bir pikselin rengi oluşur. GIMP’te buna bir de A kanalı eklenir. A kanalı alfa kanalıdır ve pikselin opaklığını (şeffaflığını) kaydeder. Bu bahsettiğimiz kanallar 8 bit’lik değerler halinde işlenirler yani RGB ve A kanalları “0 ile 255” arası bir değer alarak bir pikselin rengini ve opaklığını belirler.

Seçim (Selection)

Bazen bir efekt uygulamak istediğinizde resmin sadece belirli bir bölümü etkilensin ve bir çizim yaparken fırça belirli bir alanı boyasın ya da diğer yerlere taşmasın istersiniz. Bu gibi durumlarda “Seçim”ler devreye giriyor. GIMP araçları, çeşitli yöntemlerle oluşturduğunuz seçimler içerisine etki eder.

Eklentiler ve Betikler Plug-in , Script

GIMP içerisinde işimizi kolaylaştıracak çok sayıda küçük programcıkla birlikte gelir. Eğer programcılıktan anlıyorsanız GIMP’e kendi işlerinizi kolaylaştıracak işlevler kazandırabilirsiniz. Eğer programcılığa yabancıysanız, GIMP’in kendine ait betik dili olan script-fu’yu kullanmak gayet basit. Ayrıca, Python diline aşina olanlar python-fu’yu da kullanabilirler. Tabii tüm bunların dışında Pardus depolarındaki GIMP eklenti paketlerini de yükleyebilirsiniz.

K3b – Pardus Paket

K3b 1.92

K3b, KDE masaüstü ortamı için tasarlanmış bir CD/DVD yazma aracıdır. K3b’nin Pardus 2009 ve 2011 depolarında mevcut olan son sürümüne Blu-ray desteği de eklenmiştir. K3b ile CD/DVD ve Blu-ray diskler yazabilir, kalıplarla çalışabilir, ses ve video projeleri oluşturabilirsiniz. K3b’nin benzer ücretli yazılımlardan hiçbir farkı yoktur. Sadece işlemlerinizi gerçekleştireceğiniz bileşenler içerdiğinden sisteminizi yormaz.

K3b’yi KDE Menüsü > Uygulamalar > Çokluortam menüsü altından çalıştırabilirsiniz. K3b’nin ne olduğundan biraz bahsettikten sonra kullanımına bir bakalım.

K3b’nin Kullanımı

K3b’i çalıştırdığınızda karşınıza yapabileceğiniz işlemlerin sıralandığı bir ana pencere çıkar. Bu işlemlerin arasında; Veri Projesi, Ses Projesi, Kalıp Yaz gibi kullanıcıların sıkça ihtiyaç duydukları işlemler vardır. Buradan ihtiyacınız olanı seçip işlemlerinizi hızlı bir şekilde yapabilirsiniz.

CD/DVD Nasıl Yazdırılır?

Bir CD veya DVD gibi ortamlara veri yazdırmak için ilk olarak ana pencereden proje tipini seçmelisiniz. Daha sonra karşınıza boş bir içerik alanı gelecektir. Dosyalarınızı bu alana sürükleyerek yazdırma projenize dahil edebilirsiniz. Yazdıracağınız dosyaları ekledikten sonra “Yazdır” düğmesine tıklayarak yazma hızı, dosya sistemi gibi ayarları yapacağınız pencereye ulaşabilirsiniz. Ayarlarınızı da yaptıktan sonra tekrar “Yazdır” düğmesine tıklayarak işleminizi tamamlayabilirsiniz.

Kalıp Nasıl Alınır?

İlk olarak “Kalıp nedir?” sorusuyla başlayalım.

Kalıp; herhangi bir çıkarılabilir ortamın (CD, DVD…) içerisinde hiçbir değişiklik yapmadan her şeyiyle kopyalamak ve yazdırılabilir bir dosya haline getirmeye denir. Bir diski olduğu gibi kopyalamamız gerektiğinde o diskin kalıbını (imajını) almamız gerekir. Daha çok bu işlem bootable yani sisteminizin ilk açılışta görebileceği ve sisteminizi onun üzerinden başlatabileceğiniz disklerde uygulanır.

K3b ile kalıp almak ve yazdırmak son derece kolaydır.

Kalıp almak için diskimizi taktıktan sonra K3b’yi açıyoruz. Araçlar > Ortamı Kopyala seçeneğine tıklıyoruz. Daha sonra gelen pencerede Ayarlar kısmında “Sadece kalıbını yarat” onay kutucuğunu işaretliyoruz. Kalıp sekmesinden ise kalıbı kayıt edeceğimiz yeri seçiyoruz ve “Başla” düğmesine tıkladığımızda diskimizin kalıbı oluşturulmaya başlanıyor.

Kalıp Nasıl Yazdırılır?

Kalıp almayı öğrendiğimize göre şimdi elimizdeki bir disk kalıbını yazdıralım. Araçlar > Kalıp Yaz seçeneğine tıklıyoruz. Yazılacak Kalıp kısmına yazdıracağımız kalıbın yolunu gösteriyoruz. Kalıbı gösterdiğiniz zaman K3b otomatik olarak kalıbı tanır ve onunla ilgili md5 karşılığı, dosya boyutu gibi özellikleri verir. ”Başla” düğmesine tıkladığınızda kalıp diskinize yazdırılmaya başlayacaktır.

K3b ile tekrar yazılabilir disklerinizi de biçimlendirebilirsiniz. Bunun için Araçlar > Yeniden yazılabilir ortamı Biçimlendir/Sil seçeneğinden biçimlendireceğiniz diski seçip içeriğini silebilirsiniz.

K3b ile tek sürücülü bilgisayarlarda disk çoğaltmak için Araçlar > Ortamı Kopyala seçeneğini kullanabilirsiniz. ”Başla” düğmesine bastığınızda disk sabit diskinize kopyalanır ve K3b sizden farklı boş bir disk ister. Dolu diski çıkarıp, boş diski taktığınızda ise sabit diskinize kopyaladığınız kalıbı boş diske yazar.

Görüldüğü gibi benzeri uygulamaları aratmayan K3b ile her türlü yazdırma-kopyalama işleminizi kolaylıkla yapabilirsiniz.

İyi çalışmalar…

Google Android 2.0ı Açıkladı

Google, Google I/O geliştirici konferansında Android’in kod adı “Donut” olan erken sürümlerinden birisini gösterdi. eWeek dergisinin haberine göre toplantıda geliştiricilere ücretsiz Android telefonları da dağıtıldı. Android 2.0 yerel ve web araması, elle yazı, Google Translate ve sesi metine dökme gibi çeşitli özelliklerle birlikte geliyor.

Haberde not edildiği üzere Android, ara sürüm isimlendirmede pasta temasını beğenmiş gibi. Android 1.5’in kod adı da “Cupcake” idi. Bazı kaynaklar Donut’tan sonra gelecek sürümün adının “Eclair”(parmak şeklinde içi kremalı ek pasta) olacağını söylüyor.

Donut ile birlikte kullanıcılar evrensel arama özelliğine kavuşuyor. Bu özellik sayesinde bağlantılar, takvim ve müziğin yanında birçok içerik yerel ağda ya da İnternet’te aranabiliyor. Derginin haberine göre yeni özellikler iyi karşılanmakla birlikte büyük bir şaşkınlığa sebep olmadı. Bir geliştirici Google’ın bazı özellikleri açıklamadığı düşüncesini dile getirirken, Nathan FREITAS isimli başka bir mobil geliştiricisi, bu arama özelliğinin eklentilerle zaten sağlandığını, bunun yanında henüz pek gelişmemiş olan elle yazma özelliğine göndermede bulundu.

SVOX konuşma araçları Android’e geliyor

Tüm bunlar yaşanırken geçen hafta İsviçre merkezli SVOX, Android akıllı telefon platformunu destekleyen açık endüstri grubu, Açık Telefon Birliği’ne (Open Handset Alliance) katıldı. Firma, kullanıcıların sesli arayüzleri kullanmasını sağlayacak konularda teknolojik destek verecek. Bu konu tam olarak belirtilmese de SVOX teknolojisi Donut’un “text to speech” uygulama programlama arabiriminde geçiyor.

SVOX projeye Pico TTS motoru isimli bir aracıyla destek olacak. Pico’nun Android versiyonu İngilizce, İtalyanca, Almanca, Fransızca, İspanyolca ve Amerikan İngilizcesi gibi altı dil paketi içerecek.

Android 2.0 bu yılın sonlarına doğru çıkacak. eWeek dergisinin ilgili haberini okumak için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

Kate

Kate 3.4

Bilgisayarlarda en çok kullanılan uygulamalardan biri metin düzenleyicilerdir. Her işe koşarlar, alacağınız küçük notları, günlüğünüze aktaracağınız girdileri, paketleyeceğiniz yazılımların dosyalarını, derleyeceğiniz kaynak kodlarını yazarken…

KDE kullananı başka, GNOME kullananı başka, konsol kullananıysa bambaşka metin düzenleyicileri tercih ediyor.

KDE kullanıcıları basit işlemler için KWrite’nin sunduklarından yararlanabilir. Bununla birlikte daha özel ve gelişmiş ihtiyaçlar için Kate, olmazsa olmazdır. Kate’nin hepsi hakkında ayrı ayrı ve uzun uzun yazılabilecek pek çok, harikulade özelliği var, fakat bu yazı sadece Kate’nin temel özellikleriyle sınırlı.

Kate, çok sayıda ve büyük boyutlarda metin dosyalarıyla çalışmaya izin veren gelişmiş bir metin düzenleyicidir. Programın adı, KDE Advanced Text Editor (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyici) sözcüklerinin baş harflerinden oluşmakta. Kate, Pardus depolarında bulunan kdesdk paketinin bir bileşenidir. Paket Yöneticisi aracılığıyla bu paketi yükleyerek Kate’yi kullanmaya hazır hale getirebilirsiniz. Kate’yi yükledikten sonra KDE Menüsü > Uygulamalar > Yardımcı Programlar > Gelişmiş Metin Düzenleyici (Kate) yolunu takip ederek ulaşabilirsiniz.

Kpart

KDE, Kpart adı verilen ve bir uygulamanın bir diğerinin içine gömülebilmesine olanak sağlayan bir bileşen çerçevesine sahiptir. Örneğin, Konsole bir Kpart bileşenidir ve Dolphin’in içine gömülebilir. KWrite, KatePart adı verilen bir metin düzenleyici bileşeninin gömülmesiyle elde edilmiş olup bir pencerede tek dosya açabilir. Kate ise KWrite’nin birden çok dosyayı açabilecek şekilde geliştirilmesinin sonucudur.

 

Özellikler

KatePart’ın yapısı sayesinde, Kate, ağdaki dosyalarla çalışmaya uygundur. Büyük ölçüde özelleştirilebilirler. Yerleşik olarak sahip olmadığı özellikler, harici araçları desteklemesi sayesinde kolayca eklenebilir.

Kate’nin özellikleri arasında:

  • Birçok programlama dilini renklendirebilme ve parantezleri eşleme,
  • UTF-8, UTF-16, ASCII vb. kodlama ve kodlama değiştirme desteği,
  • Arama ifadeleriyle gelişmiş bulma ve değiştirme,
  • Bütünleşik dosya gezgini ve yer imleri,
  • Kodların ve metinlerin bir kısmının görünür ve görünmez yapılabilmesi (katlanabilmesi),
  • Sonsuz Geri Al/Yinele,
  • Otomatik girintileme,
  • Otomatik tamamlama,
  • Otomatik yazım denetimi (Zemberek vb.)
  • Ağ desteği (http, ftp, ssh, webdav, vs.),
  • Gömülü komut satırı,
  • Aynı pencerede ya da sekmelerde çok sayıda belgeyi açabilme,
  • Oturumlar,
  • Eklentilerle geliştirilebilme,
  • Kelime tamamlama,
  • Sürükle-Bırak metin düzenlemesi,
  • Özelleştirilebilir kısayollar,
  • Düzenli ifadeler desteği
  • JavaScript ile geliştirilebilme sayılabilir.

 

Herkese Göre

Aynı anda birden çok dosyayı açabilme özelliği sayesinde, aynı dosyanın farklı evrelerini karşılaştırabilir ya da farklı bir dosyayı referans olarak görüntüleyebilirsiniz. Pencereyi dikey ve yatay olarak istediğiniz şekilde bölebilirsiniz.

Görüntüsü büyük ölçüde özelleştirilebilir olduğundan, basit bir arayüz isteyenler yalın, ama çok gelişmiş bir düzenleyiciye sahip olabilirler. Özelleştirilebilir kısayollar yardımıyla istenen özelliğe tek tuşla ulaşılabilir.

Kate’in en ilginç özelliklerinden birisi de “Oturumlar” dır. Kate’de değişik ayarlarınız ve dosyalarınız için farklı oturumlar oluşturabilirsiniz. Bir oturum özetle, belli açık dosyalar ve pencere düzenlemesinden oluşur. Kate’in önceki sürümlerinde yer alan Proje Yöneticisi’nin yerine konmuştur ve birden çok sayıda dosyayla çalışan biriyseniz işinize yarayabilir.

Sonuç olarak; Kate, hem programcılar hem de metinlerle diğer şekillerde çalışanlar için son derece gelişmiş bir seçenek.

KMail E-posta İstemcisi

KMail 1.13

Çoğu kişinin web arayüzlü e-posta istemcilerini tercih ettiğini biliyoruz. Ama neden? Web arayüzlü istemcilerin daha esnek olması mı? Hayır, daha çok bilinmesidir.

Hadi, gelin bakalım yine bir KDE bileşeni olan, yetenekli e-posta istemcimiz KMail (söylemekte zorlananlar için Kâmil) ile tura çıkalım.

Bir istemci hayata ne katar?

Bir istemci hayatımıza ne katar sorusu pek çok kişi için değişken olabilir. Buradan itibaren kendi kişisel görüşlerimden yola çıkarak yazacağım sonucu çıkacaktır. Ama zaten kişisel görüş olmadan da inceleme yazılamaz.

KMail ile e-postalarınızı arşivleyin

KMail’in arşivleme yeteneği sayesinde e-postalarınızı İnternet’e bağlı olmasanız bile okuyabilirsiniz. Bu özellik zaten istemcilerin en önemli özelliğidir. Bu özelliğin hayatınıza getireceği tek kolaylığın bu olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. E-postaların sadece gelen kutunuzda durmasına gerek yok. Klasörleme sayesinde e-postalarınızı istediğiniz gibi saklayabilirsiniz. Belki bunu elle yapmak zor olabilir, ama sonrasında e-postalarına ulaşmak isteyenler için ilaç gibidir. Peki, benim gibi tembeller ne yapacak?

Elle aktarmak çok yorucu olabiliyor bazen. Hele hele pek çok e-posta listesine üye olmak ve pek çok e-postayı takip etmekte olan kişiler için… KMail bu noktada da bizi yüzüstü bırakmıyor. Filtreleme devreye giriyor burada. KMail’in bu hayat kurtaran özelliği sayesinde e-posta saklamak da e-postalar arasında gezinmek de epey kolay. Filtreleme özelliğini kısaca açıklayacak olursak, iletinin belli bir özelliğine göre (Gönderen, Alıcı, Konu, İçerik, E-posta Listesi…) o ve o özelliği taşıyan diğer iletilere sizin belirlediğiniz işlemi yapar. Bunu hem önceden de aldığınız iletilere hem de bundan sonra gelecek iletilere otomatik olarak yapar. Örnek vermek gerekirse, Özgürlükİçin Yönetim Listesi’ne yazılanları takip ediyorsunuz. ama daha pek çok e-postanız var ve aralarından listeyi ayıklamak çok zor oluyor. Eğer bu listeden gelen tüm iletileri Özgürlükİçin diye bir dizine yönlendirirseniz, artık bu e-postalar gelen kutusuna uğramadan, direkt olarak o dizinde listelenecektir.

Ufak ama hayat kolaylaştırıcı hileler

KMail, diğer tüm KDE bileşenleri gibi KMail de diğer KDE bileşenleri ile bir bütündür. Dolayısıyla onların sunduğu pek çok özelliği KMail de kullanabilir.

İlk olarak kendinize bir ajanda tutmanız KMail ile son derece rahattır. Hatırlamak istediğiniz bir iş varsa “yapılacak ögesi oluştur” özelliğini kullanarak istediğiniz tarihte size e-posta ile hatırlatmasını sağlayabiliyorsunuz.
Gelişmiş adres defteri sayesinde KMail, KDE adres defterini kullanarak gelişmiş bir adres defteri tutabilir. E-posta gönderirken bu kişilere erişim de son derece kolaydır…

Görünümü, kendinize en uygun şekilde ayarlayabilirsiniz. Buna e-postaların listelenme ve gösterilme biçimi de dâhil.

Güvenlik ayarları da çok hoşunuza gidecek. Sonuçta kimse çöp e-postalardan (spam) ya da arkadaşına kazara gönderebileceği virüslü bir mesajdan hoşlanmaz.

Taslak özelliği sayesinde bir e-postayı ileride de düzenlemek ya da o esnada gönderemediğiniz için saklayabilirsiniz. Şablon özelliği ise, özellikle ofis çalışanlarının hoşuna gidecek bir şey olsa gerek. Pek çok kişiye benzer e-postalar göndermek zorunda olanlar, şablon ile işlerini epey kolaylaştırabilir.

Özellikle önemsediğiniz dizinleri “Sık kullanılan dizinler” sayesinde daha göze batacak bir biçimde gösterebilirsiniz.

E-postaların bazılarına koyacağınız etiketler sayesinde zaman içerisinde ona ulaşma konusunda daha rahat olacaksınız.

Bu özellikler saymakla bitmez. En iyisi deneyip öğrenmek…

Neden KMail?

Burada, benim KMail’i seçmemde etkili olan sebeplerden birkaçını yazacağım. Belki sizin de ilginizi çekebilecek bir şeyler çıkar.

  • En önemli sebep: KDE bileşeni olması.
  • Bir sistem çekmecesi ve bildirimler sayesinde e-posta geldiğinde haberim oluyor.
  • Muadillerine oranla daha hoş ve basit bir arayüzü var.
  • Kişiselleştirilebilirlik olanakları daha fazla.
  • Daha hızlı.
  • Daha anlaşılır bir kullanım sağlıyor.

Başka bir yazıda görüşmek üzere. Gelen kutunuzdan e-postalarınız eksik olmasın…

FileZilla

FileZilla 3.3

FileZilla, bilgisayarınız ile FTP sunucunuz arasında dosya transferi yapmanızı sağlayan bir FTP istemcisidir. FileZilla, Pardus depolarında mevcut bir yazılım olduğundan Paket Yöneticisi’nde ismiyle aratarak sisteminize kurabilirsiniz.

Kurulumu tamamladıktan sonra, FileZilla’ya Pardus > Uygulamalar > İnternet menüsünden ulaşabilirsiniz. FileZilla’nın kısaca ne olduğundan bahsettikten sonra kullanımına bakalım.

Sunucuya Bağlanmak

FileZilla ile sunucunuza üst kısımda bulunan sunucu, kullanıcı adı, parola ve port bilgilerini girip, “Hızlı Bağlan” düğmesine tıklayarak bağlanabilirsiniz. Tabii, her seferinde bu bilgileri girmek zahmetli olacağından Site Yöneticisi’ne site bilgilerinizi bir kez kaydedip, her seferinde oradan seçmek daha mantıklı olur. Bunun için ilk olarak, Dosya menüsünden Site Yöneticisi’ne tıklıyoruz. Aynı işlemi Ctrl+S tuş kombinasyonuyla da gerçekleştirebilirsiniz.

Site Yöneticisi’ni açtıktan sonra, sol taraftaki “Yeni Site” düğmesinden bir site hesabı oluşturuyoruz. Daha sonra sunucu, port, sunucu türü ve parola bilgilerimizi girerek sitemizi tanımlıyoruz. Sunucuya her bağlanmak istediğimizde artık bilgilerimizi girmek zorunda kalmayacağız. Ctrl+S ikilisi ya da Dosya > Site Yöneticisi’nden sitenizi seçtikten sonra “Bağlan” düğmesine tıklayarak sunucunuza erişebilirsiniz.

Dosya Transferi Nasıl Yapılır?

Sunucunuza eriştikten sonra artık bilgisayarınız ve sunucunuz arasında dosya transferi yapmaya başlayabilirsiniz. Sunucunuza bağlandığınızda FileZilla’nın sol kısmında sizin bilgisayarınızdaki, sağ tarafta ise uzak sunucu, yani, bağlandığınız FTP sunucunuzdaki klasörler listelenir. İstediğiniz dosya ya da klasörü sürükleyip bırakarak iki sunucu arasında dosya transferi kolaylıkla yapabilirsiniz.

Dosya / Klasör İzinlerini Değiştirmek

FileZilla’nın grafik arayüzü ile sunucuzdaki dosya ve klasörlerin yazma, okuma ve çalıştırma izinlerini de değiştirebilirsiniz. Bunun için, sunucunuzda izinlerini değiştirmek istediğiniz dosya ya da klasöre sağ tıklayıp “Dosya İzinleri” seçeneğine tıklamalısınız.

  • Oku: Dosyalarınıza erişim hakkı.
  • Yaz: Dosyalarınızda değişiklik yapma, yazma hakkı.
  • Çalıştır: Dosyanızın işlenmesi.

Eğer dosya izinlerinde “Alt klasörlere de uygula” seçeneği işaretliyse yaptığınız ayarlar sadece o klasör için değil, onun içindeki dosya ve klasörler için de geçerli olur.

Dosya Düzenleme

Sunucunuzda bulunan dosyalarınızda ufak değişiklikler yapmak istediğinizde sunucudan dosyanızı çekip, gerekli düzenlemeleri yapıp daha sonra tekrar sunucuya yüklemek zahmetlidir. Bunun yerine, FileZilla üzerinden dosyanızı açabilir, istediğiniz değişikliği yapabilirsiniz. Düzenlemeyi bitirdiğinizde FileZilla dosyayı sizin yerinize sunucuya tekrar yükler. Örnek vermek gerekirse, sunucumuzdaki bir dosyaya sağ tıklayıp “Göster/Düzenle” seçeneğine tıkladığımızda FileZilla bizden dosyayı açacağı programın yolunu ister. Burada programın tam adresini yazmalıyız. Kate isimli metin düzenleyicisi için örnek olarak; /usr/kde/4/bin/kate gibi..

Pencerenin altındaki “Bu seçimi tüm ilişkilendirilmemiş dosyalar için kullan” onay kutucuğunu işaretlediğinizde, FileZilla hangi program ile açılacağı belli olmayan tüm uzantıları, bizim örnek olarak verdiğimiz Kate metin düzenleyicisiyle açar.

Değişikliklerinizi yapıp, düzenleyiciyi kapattığınızda FileZilla size, dosyanın yeni halinin sunucuya yüklenmesini ve bilgisayarınızda olan yerel dosyanın silinmesini isteyip istemediğinizi soracak. ”Evet” dediğinizde sunucuya dosyanızın güncellenmiş hali yüklenecek.

Ayarlar

Düzenle > Ayarlar yolu ile FileZilla’nın ayarlar penceresine ulaşabilirsiniz.

  • Bağlantı Ayarları: Aktif ve Pasif mod bağlantı tipi olarak iki seçenek mevut. Aktif modda bağlantı ayarlarını (port, dış ip ..) siz tanımlamalısınız. Pasif modda ise herhangi bir ayar yapmanıza gerek yok. FileZilla varsayılan ayarları kullanır.
  • Aktarımlar: FileZilla varsayılan olarak dosya aktarımlarını uzantısına göre kendisi belirler. Eğer isterseniz aktarılacak dosya türlerini de buradan ayarlayabilirsiniz.
  • Arayüz: FileZilla’nın görünümüyle ilgili simge seti ayarlarını ve tarih biçimlendirme ayarlarını buradan yapabilirsiniz.
  • Dil: FileZilla’nın dil ayarlarını buradan yapabilirsiniz.
  • Dosya Düzenleniyor: Düzenleme yaparken ilişkilendirdiğiniz dosya türleri ve programları görebilir, değiştirebilirsiniz.

 

Sonuç olarak, FileZilla tüm FTP işlemlerinizi hızlı ve güvenli bir şekilde yapmanızı sağlayan güçlü bir FTP istemcisidir. Kendine has özellikleriyle de benzer FTP istemcileri ile arasındaki farkı gösteriyor.

Bluefish

Bir web sitesi hazırlamaya kalktığınızda sayfalarınıza standart olarak kullanacağınız şablon HTML kodlarını eklemek zorundasınız. Bu kodlarla web sayfanızın başlığını, anahtar kelimelerini, dil kodlaması gibi niteliklerini belirtebilirsiniz. Bluefish’in hızlı başlangıç özelliğiyle bu niteliklere kolayca değer atayabilir, istediğiniz etiketi ekleyip, kaldırabilirsiniz.

İlk olarak Dosya > Yeni menüsünü kullanarak yeni bir çalışma sayfası açıyoruz. Sayfamızı açtıktan sonra Dialogs > Genel > Hızlı Başlangıç Yolu ile meta etiketlerini (tag) tanımlayacağımız penceremizi açıyoruz. Aynı işlemi Shift+Alt+Q tuş kombinasyonu ile de gerçekleştirebilirsiniz.

Pencereyi açtıktan sonra, istediğiniz meta etiketlerine (tag) parametre verebilirsiniz. Parametre vermek istediğiniz seçeneğe çift tıklayarak içeriğini değiştirebilirsiniz. İstemediğiniz bir meta etiketiniyse, seçip Kaldır seçeneğiyle sayfanızdan kaldırabilirsiniz. Başlık kısmına sayfanızın üstünde gözüken (title) içeriğini girebilirsiniz. Sayfanızın DocType ayarını da pencerenin en üst kısmındaki (DTD) açılır listeden yapabilirsiniz.

Sol kısımdaki Style sekmesinden harici veya dahili stil şablonlarınızı tanımlayabilirsiniz. Eğer, dahili stil şablonu kullanacaksanız Style sekmesinden “Create Empty Style Area” kutucuğunu işaretlemeniz gerekiyor. Harici stil şablonu kullanacaksanız “External Style Sheet” seçeneğinden “href” kısmına stil şablonunuzun adresini yazmalısınız.

Script sekmesinden ise sayfanızda kullanacağınızı harici ya da dahili JavaScript kodları için şablon oluşturabilirsiniz. Yine kaynak kısmında, harici JavaScript dosyanızın adresini yazabilir ya da “Create Empty Script Area” kutucuğundan boş bir script alanı oluşturabilirsiniz.

Son olarak, pencerenin alt kısmında bulunan “Open in New Document” kutucuğundaki seçimi, yaptığımız ayarları bulunduğumuz sayfaya yerleştirmesi için kaldırıyoruz. Eğer kaldırmazsak kodları yeni bir çalışma sayfası açarak uygular.

Tamam’a basıp pencereyi kapadığınızda tek satır kod yazmadan sayfa şablonunuzun oluştuğunu göreceksiniz. Kodlarda yazım denetimi olduğundan daha önce kapatmadıysanız muhtemelen altı çizili gözükecektir. Yazım denetimini Döküman > Spell Check yoluyla kapatabilirsiniz.

 

Bluefish ile Görsel Arayüz Kullanarak Stil Sayfası Hazırlamak

Bir web sitesi hazırlamaya kalktığınızda web sayfanızın görselliği için bir stil sayfası yazmalısınız. Bu stil sayfasında yazı tiplerinin (font) özellikleri, sayfa renkleri gibi değerleri tanımlamalısınız. Kullanılan CSS kodları uzun olduğundan, çoğu kişi bu kodları ya da parametreleri unutabiliyor. Bluefish’in en güzel özelliklerinden birisi de, tek satır kod bile bilmeden kullanıcıların bu işlemlerin hepsini yapabilmesini sağlamak. Şimdi kullanımına bir bakalım.

Bluefish’i çalıştırdıktan sonra üstteki sekmelerden CSS sekmesine tıklıyoruz. Açılan menüden en soldaki Stil Sayfası Yarat seçeneğine tıklıyoruz.

Stil sayfası yarat seçeneğine tıkladığımızda karşımıza katmanın adını ve özelliklerini girebileceğimiz bir pencere açılıyor. Bu pencerede etiket kısmına oluşturacağımız katmanın adını, özellik kısmına tanımlayacağımız özellikleri, açılır liste sayesinde kolayca seçiyoruz ve değer kısmında da bu özelliğin ne olacağını tanımlıyoruz.

Ekle diyerek yeni bir stil oluşturmuş oluyoruz. Tanımladığınız bütün stiller seçim yaptığınız alanın altında listelenir. Buradan silebilir ya da seçenekleri değiştirebilirsiniz.

Görsel arayüz kullanarak üstünde değişiklik yapmak istediğiniz katmanın başlangıç (#) ve bitiş (}) arasındaki kodları seçip, tekrar stil yarat düğmesine tıklayarak açılan pencereden “Güncelle” seçeneği özellikleri düzenleyebilirsiniz.

Tamam’a tıklayıp pencereyi kapattığımızda görsel olarak tanımladığımız özelliklerin arka plana yerleşen CSS kodlarını görebilirsiniz.

Ayrıca katman ekleme, stil tanımlama gibi işlemleri yine CSS sekmesindeki üçüncü düğme olan “Div” düğmesinden de yapabilirsiniz.

Herkese bol Bluefish’li günler…

Boncuk

İnternet ve bilgisayarla bir şekilde içli dışlı olan herkesin az da olsa yabancı dil bilgisine ve bir sözlüğe ihtiyacı oluyor. Pardus bu noktada da bizlere güzel sözlük uygulamaları sunuyor. 2009 katkı deposundan indirebileceğiniz, yaklaşık olarak 3,8 megabayt boyutunda olan Boncuk, hem küçük boyutlu hem de kolay kullanımı açısından son derece yararlı bir sözlük uygulaması.

Boncuk, katkı deposundan edinip kurduğunuz zaman, “Programlar >Yardımcı Programlar” menüsü altına, şirin mavi tonlara sahip bir boncuk simgesiyle birlikte yerleşiyor. Programı çalıştırdığınız zaman, şirin simgesi ile birlikte hemen sistem saatinin olduğu bölgeye yerleşiyor ve ne zaman ihtiyaç duysanız yardımınıza koşmak için orada bekliyor.

Boncuk programı son derece basit. “Aranacak Sözcük” bölümüne yazdığınız kelimeyi hem “İngilizce-Türkçe” hem de “Türkçe-İngilizce” yönünde arayarak sonuçları size çıkarıyor. Böylece arama yaparken yön seçmemeniz ayrı bir kolaylık sağlamış oluyor.


Boncuk
, “Geçmiş” özelliği ile daha önce aradığınız kelimeleri hafızasında tutabiliyor. Arama yapmak için kelime yazmaya başladığınız zaman otomatik tamamlama mantığı ile hafızadaki kelimeleri açılır kutu olarak karşımıza çıkartıyor.

Geçmiş sınırı 100 kelime olarak ayarlanmış halde geliyor. Fakat “Dosya->Boncuk Programını Yapılandır…” yolunu izleyerek bu ayarı değiştirebilirsiniz.

Ayrıca Boncuk çevrim içi, çevrim dışı ya da önce çevrim dışı daha sonra çevrim içi olarak arama yapabilir. Bu yöntemi yine “Dosya->Boncuk Programını Yapılandır…” yolunu izleyerek açtığımız yapılandırma menüsü ile ayarlayabiliyoruz. Çevrim içi arama yönteminde bu veritabanı kullanılıyor.

Kısaca Boncuk, işlevselliği ön planda olan, son derece hızlı ve kullanışlı bir sözlük uygulaması. PyQt ile yazılan Boncuk sistem kaynaklarını son derece verimli kullanıyor. Sistem çekmecesine de yerleşen Boncuk’u komut satırı aracılıyla da kullanabilirsiniz.

KDE Bilgi Merkezi

KDE Bilgi Merkezi, sisteminiz ve donanımlarınız hakkında ayrıntılı bilgi alabileceğiniz harika bir programdır. KDE Masaüstü ortamının bir parçası olan KDE Bilgi Merkezi’ne Uygulamalar >Sistem menüsünden ulaşabilirsiniz.

Programı çalıştırdığınızda iki panele ayrılmış bir pencere sizi karşılar. Soldaki panelde sistem kaynakları ve aygıtların ait oldukları kategoriler bulunur, bu kategoriler seçildiğinde de o kategoriye ait kaynakların ayrıntılı bilgileri sağdaki panelde görüntülenir.

Bu program ilk bakışta Windows’taki Aygıt Yöneticisi’ne benzetilse de aslında çok farklı bir yapıdadır. KDE Bilgi Merkezi sadece sistem hakkında ayrıntılı bilgi alma amacıyla kullanılabilir. Yönetim işlemleri içinse Sistem Ayarları’nı kullanmalısınız.

Şimdi programdaki kategorilere ve içerdikleri bilgilere kısaca bakalım:

 

Genel Bilgiler

Bu kategori bilgisayar hakkındaki bilgilere ait bölümlerin alt başlıklar halinde sıralandığı ve bunlar hakkında kısa bir bilgilendirme yapılan bölümdür.

 

Aygıtlar

Bu kategori, aygıtları üç gruba ayırarak sınıflandırmıştır. Karakter, Blok ve Diğer Aygıtlar. Bu sınıflar, sağ panelde bir ağaç yapısında görüntülenir. Bu kategorilerin ne anlama geldiği ve bu aygıtlarla sistem kaynaklarının neler olduğu, Linux sisteminin nasıl çalıştığıyla ilgili teknik bir konudur.

 

OpenGL

OpenGL, geliştiricilerin 2 ve 3 boyutlu grafikleri donanımdan ve işletim sisteminden bağımsız olarak yönetebilmeleri için hazır fonksiyonlar sunan özgür ve gelişmiş bir yazılımıdır. Bu kategoriyle bu yazılımın sürümü, yüklü olan eklentileri gibi ayrıntılı bilgileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Protokoller

Bu kategori seçildiğinde sağ panelde iki panel daha açılır. Yeni açılan soldaki panelde protokoller listelenir. Her bir protokolle KDE uygulamalarının diğer bilgisayarlarla ve uygulamalarla nasıl iletişim kurduğunu belirten açıklamalar görüntülenebilir.

 

İşlemci Bilgileri

Bu kategoriyle sisteminizdeki işlemcinin önbellek boyutu, modeli, hızı gibi teknik verilerini görüntüleyebilirsiniz.

 

X Sunucusu

X Sunucusu, programlara grafik arayüzü sağlayan ve bunu kullanabilmek için gerekli giriş çıkış aygıtlarını yöneten bir altyapıdır. Desteklenen pixmap biçimleri ve kullanılan geliştirmeler gibi teknik verileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Disk Bölümleri

Bu ilk bakışta Depolama Aygıtları kategorisiyle aynı gibi görünse de temel bir fark var. Depolama Aygıtları kategorisi sisteminize bağlı olan ya da olmayan tüm depolama bölümlerini gösterirken, bu kategoride sadece sisteme bağlı bulunan depolama bölümleri ve nasıl bağlandıkları hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Disk bölümlerinin bağlanması konusundaki yönetim görevleri için Sistem Ayarları > Disk Yöneticisi Arayüzü’nü kullanabilirsiniz.

 

Samba Servisi

Bu kategori ile Samba servisinin durumu hakkında ayrıntılı bilgi alınabilir. Kategori seçildiğinde sol panelde, Verilen, Alınan, Kayıt ve İstatistikler olarak dört tane sekme açılır. Bu sayede Samba servisi üzerinden diğer bilgisayarlarla yapılan veri alışverişi ve istatistik bilgilerine ulaşabilirsiniz. Eğer Samba servisinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu düşünüyorsanız, Kayıt sekmesinden Güncelle düğmesini tıklayarak Samba’nın günlük dosyasındaki kayıtları incelemek işinize yarayabilir.

Kesmeler

Bu kategoriyle donanım kesmelerinin hangi aygıtlar tarafından kullanıldığını görebilirsiniz.

 

DMA Kanalları

Bu kategoride iletişim için DMA kullanan aygıtları görüntüleyebilirsiniz.

 

IEEE 1394 Aygıtları

Bu kategoride IEE 1394 standardıyla iletişim kurulan aygıtlar için ayrıntılı bilgi görüntüleyebilirsiniz.

 

Ağ Arayüzleri

Bu kategori sisteminizdeki kablolu veya kablosuz arayüzleri görüntüler. Arayüzlerin o andaki IP adresleri ve çalışıp çalışmadıklarının yanında MAC aresleri de görüntülenir.

 

PCI

Bu kategoriyle sisteminizdeki PCIkartları ve PCI arabirimi üzerindeki anakart kaynaklarının ID’leri, bellek adresleri, kullandığı kesmeler gibi teknik bilgilerini görüntüleyebilirsiniz.

 

Ses

Bu kategoriyle sisteminizde kullanılan MIDI, karıştırıcı, ses aygıtı ve buna bağlı özellikleri görüntüleyebilirsiniz.

 

G/Ç Portları

Giriş/Çıkış portları, sisteminizdeki okuma yazma işlemleri için kullanılan her türlü aygıta ait bellek adreslerini görüntüleyebilirsiniz.

 

SCSI

Bu kategoriyle SCSI arabirimini kullanan aygıtlar hakkında bilgi alabilirsiniz.

 

USB Aygıtları

Bu kategoriyle sisteminize USB arabiriminden bağlanan aygıtlara ait bağlantı hızlarını, üretici bilgilerini, sürüm numaralarını ve diğer bazı teknik verileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Bellek

Bu benim en çok sevdiğim kategoridir. Adı üzerinde, sistem belleğinizin o andaki durumunu ayrıntılı bir şekilde görebilirsiniz. Sağ paneldeki grafik ve bellek değerlerinin anlık olarak güncelleniyor olması, en sevdiğim bölüm olmasının nedenidir.

Panelde, yüzde oranlarını gösteren üç tane grafik ve bunların üzerinde de ayrıntılı miktarları gösteren bir tablo göreceksiniz. Bu grafikleri doğru okuyabilmek için tek tek incelemek gerekirse:

  • Toplam Bellek: Sisteminizdeki RAM ve takas alanını bir bütün olarak gösterir.
  • Fiziksel Bellek: Sadece RAM belleğinin durumunu rapor eder. Kırmızı renkte gösterilen oran, o anda çalışmakta olan programların sisteminizin RAM belleğinin ne kadarını kullandığını gösterir. Yeşil renkle gösterilen oran da program çalıştırmak ya da dosyaları okumak için sabit diskinizden okunan son verilerin geçici olarak tutulduğu alanı gösterir. Bu önbellek alanı sabit diskten okunan her veride büyür ve sonunda RAM belleğinizin hemen hemen tüm boş alanını geçici olarak kullanır. Bu, RAM belleğiniz ne kadar büyükse sabit disk önbelleğinizin de o kadar büyük olacağı anlamına gelir. Bir bilgisayarın en yavaş parçaları her zaman sabit diskler olduğundan bu sayede önemli performans artışı sağlanır.
  • Takas Alanı: Bu alan aslında sabit diskinizde sistem tarafından açılmış bir dosyayı gösterir ve RAM bellek tükendiğinde, bu dosya RAM bellekmiş gibi kullanılmak üzere hazır bekletilir. Genellikle basit ofis ve İnternet uygulamaları kullanan bir kullanıcının günümüz şartlarındaki bir donanımda (minimum 512 MB RAM) sistemin takas alanına pek ihtiyacı olmaz.

Wormux 0.9.2 Oyunu

Worms oyununun özgür bir türevi olan Wormux, hâlâ geliştirme sürecinde olmasına rağmen son derece eğlenceli ve zevkli bir oyun. Arkadaşlarınızla beraber, özgür yazılım dünyasının meşhur maskotlarını (Linux’un maskotu Tux, KDE maskotu Konqi, Gimp’in sembolü Wilber, Mozilla Firefox’un maskotu Foxkeh) kullanarak savaşabileceğiniz bu oyunda, amaç rakibi tamamen yok etmek. Diğer takımlar temizlendiğinde, kimin takımından birileri hâlâ yaşıyorsa, o oyunun galibi oluyor.

Oyunun bir strateji savaş oyunu olduğuna aldanmayın. Şiddet unsurunun aksine, komedi unsuru ağırlıklıdır. Meselâ hangi savaşta düşmanın üstüne örs düştüğünü görebilirsiniz? Wormux’un tek amacı eğlence zaten. Herhangi bir ilerleme amacı gütmeyen oyun, arkadaşlarınız ile eğlenceli vakit geçirmeniz için tasarlanmış.

İster tek bilgisayar üzerinden birkaç kişi, ister ağ üzerinden ister İnternet üzerinden isterseniz de bilgisayara karşı olarak oynayabileceğiniz, bir sıra tabanlı strateji oyunu. Basit görüntüsünün altında, sizi ve arkadaş grubunuzu karnınız ağrıyıncaya kadar güldürecek eğlenceli bir oyun yatıyor. Görüldüğünde basit gelmesine karşın bağımlılık yapan bir oyundur.

En eğlenceli oyunlardan biri

Oyuna başlamadan önceki ayarlardan ayarlayabilecekleriniz harita ve takımdan ibaret değil. Bekleme süreleri, yaşamlar, yer çekimi, oyun modu gibi pek çok ayar var. Canı az yaptığınız taktirde komedi unsuru artıyor ama oyun kısalıyor. Fakat tam tersinde de, arkadaşlarınızla oynadığınız oyunun keyif düzeyini artıracaktır. Rüzgar etkisini yükseltmeniz, oyunun zorluğunun yanında eğlenceyi de getiriyor.

Oyun içinde, her oyuncu sıra kendisine geldiğinde takım elemanlarından istediği bir tanesiyle (hangisini istediğini sekme (tab) tuşuyla aralarında dolaşarak karar verebilir), istediği bir silahı kullanarak (sağ fare tuşu ya da F1, F2, F3, F4, F5 tuşlarını kullanarak değiştirip) hamlesini yapar. Oyun içinde harita üzerinde dolanmak için fare imlecini kenarlar üzerine getirebilirsiniz. Eğer aktif durumdaki karakterinizi kaybederseniz, C tuşuna basarak ekranın ortasına gelmesini sağlayabilirsiniz. Oyundan çıkmak içinse Esc tuşunu kullanabilirsiniz.

Uyarı: Gözleriniz gökyüzünde olsun!

Saldırı Silahları

a) Bazuka: Oyun içindeki en temel silahınız. Sınırsız olup istediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Yaptığınız atışların rüzgâr yönü ve şiddetinden etkilenecek olduğunu hesaplamanız gerekir.
b) Makineli Tüfek: Her atış hakkında 10 mermi atar. Sınırlı sayıdadır. Özellikle duvar arkasından ateş etmek için kullanışlıdır.
c) Suikast Silahı: Üzerindeki lazer ışını sayesinde nişan almanızı sağlar. Sınırlı sayıdadır. Her elde iki mermi atar.
d) Tabanca: Yakın mesafelerde etkili bir silahtır. İki isabetli atış sonucunda rakibinizine 50 zarar verir. Her elde iki mermi atar. Sınırlı sayıdır.
e) Pompalı Tüfek: Her elde iki mermi atışı vardır. Sınırlı sayıdadır.
f) Ses Bombası: Rakibinize doğrudan zarar vermez ama harita üzerinde büyük bir boşluk açar. Özellikle su bulunan haritalar için kullanışlı bir silahtır. Sınırlı sayıdadır.
g) Otomatik Bazuka: Belirlediğiniz hedefe güdümlü atış yapar. Sınırlı sayıdadır.

Bombalar

a) Dinamit: Rakibinizin yakınına bıraktığınızda civardaki birçok oyuncuya zarar vereceği için yakın mesafe ve kalabalıklar için etkili bir silahtır. Sınırlı sayıdadır.
b) El Bombası: Fırlatarak attığınız ve duvarlardan sektiği için erişimi zor alanlarda kullanılabilir
c) Şarapnelli Bomba: Patladığında daha küçük parçalara bölünerek ikinci bir patlama serisi oluşturur. Kalabalıklar için etkili bir silahtır. Sınırlı sayıdadır.
d) Disko El Bombası: Güçlü patlama etkisi olan bir bombadır. Sınırlı sayıdadır.
e) Mayın: Yanına çok yaklaşıldığında kısa süre içinde patlar.

Özel Silahlar

a) Beyzbol Sopası: Özellikle uçurum kenarlarında kullanmak için ideal bir silahtır. Doğrudan çok az zarar verir ama vurduğunuz oyuncuyu fırlatır. Sınırlı sayıdadır.
b) Şırınga: Rakibinize zehir şırınga edersiniz ve zaman içinde rakibinizin tüm enerjisini çeker.
c) SuperTux: Yönelttiğiniz yere doğru bir supertux fırlatırsınız. Sınırlı sayıdadır.
d) GNU Mancınığı: Bir GNU öküzü bombası fırlatılır. Bu öküz 6 saniye kadar ortalıklarda dolaşır ve ondan sonra patlar. Sınırlı sayıdadır.
e) Kokarca Mancınığı: GNU öküzü benzeri bir silahtır. Bir kokarca fırlatırsınız. Bu kokarca dolaşırken yanından geçtiği oyuncuları zehirler ve 6 saniye sonra patlar. Sınırlı sayıdadır.
f) Hava Saldırısı: Bir uçak ile belirlediğiniz hedefe hava saldırısı düzenlersiniz. Sınırlı sayıdadır.
g) Örs: Belirlediğiniz yere havadan bir örs düşer. Genelde rakibinizin üzerine düşürürsünüz ve rakibiniz ölür. Etkili bir silahtır. Sınırlı sayıdadır.

Dolaşma Araçları

a) Ninja İpi: Dolaşmak için en çok kullanılacak olan araçlardan biridir. Hedeflediğiniz yükseltiye ipi atar ardından da ok tuşları ile sallanarak yer değiştirirsiniz. Sınırlı sayıdadır.
b) Jet Çantası: Kullanmaya başladığınızda 30 saniye boyunca size uçma kabiliyeti verir. Ok tuşları ile yönetebilirsiniz. Eğer yüksekten düşerseniz zarar görür ve saldırı hakkınızı kaybedersiniz. Sınırlı sayıdadır.
c) Paraşüt: Seçip bir uçurumdan atladığınızda otomatik açılacaktır. Yüksek bir yerden aşağıya inmek için güvenli bir yoldur. Sınırlı sayıdadır.
d) Işınlama: Bir noktadan bir başka noktaya gitmek için en hızlı ve güvenli yoldur. Fakat kullanım ardından saldırı hakkınızı kaybedersiniz. Sınırlı sayıdadır.
e) Düşük yer çekimi: Kullandığınızda hoplayıp zıplamanız kolaylaşır. Yüksek yerlerden atladığınızda zarar görme ihtimaliniz azalır. Sınırlı sayıdadır.

Özel Araçlar

a) Sırayı atla: Sıranızı devredersiniz.
b) Hava çekici: Bulunduğunuz yerde bir delik açmaya yarar.
c) İnşa et: Bulunduğunuz yerin kenarına doğru bir platform inşa eder.
d) Pürmüz: Önünüzdeki duvarı delmenizi sağlar.
e) İntihar: Oyuncunuzun patlamasını sağlar.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Ajans Pardus: Bölüm 13

Pardus dünyasından haberleri ve özgür yazılım alanındaki son gelişmeleri duyurduğumuz yayınımız Ajans Pardus, 13. bölüme ulaşmanın heyecanını yaşıyor. Ajans Pardus, yine dopdolu bir programla karşınıza geliyor. Gizem BELEN ve Seda AKAY‘ın hazırlayıp sunduğu program, bu hafta sürpriz bir konuğu ağırlıyor. Sadece röportaj için değil, haberlerimizi de bizimle birlikte yorumlamak ve özgür yazılım üzerine konuşmak için Memet Ali ALABORA stüdyomuza konuk oldu.

Bu hafta güzel konularla başlıyoruz yayınımıza. Uzun bir süredir herkesin merakla beklediği Pardus Yaz Stajı sonuçları en sonunda duyuruldu. Öğrencilerin geleceği için çalışmanın ve stajın ne kadar önemli olduğu konusunda bir sohbeti araya koymadan da bırakmıyoruz. Son dönemlerde, sizlerden gelen talepleri de göz önünde bulundurarak Pardus 2009.2 ile ilgili gelişmeleri de vermeye devam ediyoruz. Test deposuna girenler listesinde gördüğümüz güzel bir madde sizleri de heyecanlandıracak gibi duruyor.

Özgürlük İçimizde!

Özgürlükİçin ekibi, geçtiğimiz hafta da yine yollardaydı. 3 günde 4 şehir dolaşan ekibimizin yaşadıkları, eminiz ilginizi çekecek. PardusWiki seferberliklerimizin üçüncüsünü bu hafta içinde tamamladık. Peki, ya Wiki kültürününü özgür yazılım dünyasında kapladığı yerin ve öneminin herkes farkında mı acaba? Bununla ilgili gerçekleştirdiğimiz sohbeti de yayınımızdan dinleyebilirsiniz.

Pardus dünyasını mutlu edecek güzel bir haber vardı elimizde. Ulaştırma Bakanlığı’nın, 30 bin bilgisayar almak için açtığı bir ihalenin koşulları, eminiz sizleri de mutlu edecek. Son olarak da Amerika’dan gelen, sevinsek mi sevinmesek mi bilemediğimiz, İnternet özgürlüğüyle ilgili ilginç bir haber var elimizde.

Memet Ali ALABORA ile beraber gerçekleştirdiğimiz Ajans Pardus‘u kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

KAlarm

KAlarm benim vazgeçilmez uygulamalarımdan biri. Peki, nedir KAlarm? Adından da anlaşılacağı üzere KDE tabanlı bir alarm uygulaması.

Bir kısmınız içinizden geçiriyordur “Alarm/Telefon varken neden bilgisayardan alarm kullanalım?” diye. Evet, güzel bir soru olurdu.

KAlarm, benim gibi hem telefonunun hoparlörü kafası estiğinde çalışan ve bilgisayar başında uyumaya meyilli insanların epey işine yarayacak bir uygulama. Hele hele benim gibi bilgisayarını nerede ise hep açık tutan kişilerin kesinlikle vazgeçilmezi olacaktır.

Sadece alarm değil, basit bir ajanda olarak da kullanılabilmektedir KAlarm. Örneğin; bir randevunuz var. Ama bilgisayara bir oturdunuz mu kalkmak nedir bilmiyorsunuz. İşte burada KAlarm güzel bir yardımcı, hatta can simidi olabiliyor.

Uykunuzun geldiğini hissettiğinizde, ama önemli bir işiniz de varsa, KAlarm’ı belli aralıklarla çalması için ayarlayarak uykunuzu açmasını da sağlayabilirsiniz. Denedim, işe yarıyor :).

KAlarm’ı nasıl kullanabilirsiniz?

Şimdi gelelim nasıl kullanacağınıza… Öncelikle çevirileri tam olmadığı için yarı İngilizce, yarı Türkçe olduğunu söylemeliyim.

Basit bir alarm için New Display Alarm seçeneğine tıklayarak yeni alarm oluşturma penceresine geliyorsunuz. Eylem altından alarm çaldığında bilgisayarın ne yapmasını istediğinizi seçiyorsunuz. İki grupta oluyor. İlki Görüntüleme Tipi. Buradan alarm çaldığında oluşacak görsel içerik seçiliyor. Bu ister bir metin, ister bir dosya, isterseniz de bir komut olabilir. İkinci seçenek ise Ses. Buradan isterseniz hiçbir ses olmamasını, isterseniz standart zil sesini kullanabilirsiniz. Ayrıca iki seçenek daha var. Birincisi, herhangi bir ses dosyasını çalmasını sağlayabilirsiniz. Diğeri ise henüz Pardus üzerinde ses sentezleyicisi olmadığından hata veren seslendir seçeneği.

Peki, diyelim ses sentezleyicisi olsaydı ne olacaktı? KAlarm sizin için yazdığınız metni seslendirecekti. Bu iki grubun ardından komut kullanarak da kendi eylemlerinizi hazırlayabilirsiniz. Şimdi gelelim Saat kısmına. Bu kısımdan iki farklı tip var. İster belirli bir gün ve saatte çalmasını, isterseniz de alarmı kurduktan sonra, sizin belirlediğiniz bir süre sonra çalmasını sağlayabilirsiniz.

Şimdi gelelim tekrarlama sekmesine. Birkaç tekrarlama seçeneği var elimizin altında. Bunları kullanarak istediğiniz bir tekrarlama düzeni hazırlayabilirsiniz. Bu arada dürüst olmak gerekirse: Girişte seçeneğini henüz ben de çözebilmiş değilim :).

Yine KAlarm ana penceresinden New Email Alarm seçeneğiyle KAlarm’ın size, istediğiniz bir zamanda e-posta atmasını sağlayabilirsiniz.

Bunun yanında yeni alarm oluştururken her seferinde aynı ayarları yapmaktan bıktınız mı? O zaman şablon sistemine davet edelim sizi. “Dosya > Şablonlar” altından yeni şablon oluşturabilir ve Şablon‘dan Yeni seçeneğini kullanarak yeni alarm penceresinin direkt olarak istediğiniz ayarlarla gelmesini sağlayabilirsiniz.

OOXML

OOXML’e karşıyız!

Çünkü bizler; tüm kamu kurumlarının, firmaların, yerel yönetimlerin, okulların, hastanelerin ve sıradan insanların “gelecek endişesi” olmaksızın kullanabileceği, özgür ve açık bilişim standartlarını istiyoruz… Bizler, bilişim standartlarının uluslararası yazılım tekellerine değil; insanlara hizmet için var olması gerektiğini düşünüyoruz…

Hedefimiz, herkesin kamusal bilgiye hızlı, eşit, ücretsiz ve özgürce ulaşabileceği bir yapıdır.

2006 yılında, OASIS OpenDocument adıyla da bilinen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan bir standart doğdu. OpenDocument, özgür ve herkese açık bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006). OpenDocument standardı sadece özgür ve güvenilir olmakla kalmayıp, devletleri ve vatandaşlarını da belli bir yazılım markasının ürünlerine mahkûm olma zorunluluğundan kurtarıyordu…

OpenDocument dosya biçimlerinin birer uluslararası ISO standardı olarak kabul edilmesi üzerine, pek çok ülkede “özgür ve açık standartlar” kullanma eğilimi artış gösterdi. Bu gelişmeden rahatsız olan ve OASIS üyesi olmasına karşın OpenDocument’ın standartlaşması aşamasında işbirliği davetlerini reddeden Microsoft, kendi Office serisi ürünlerinde kullanacağı XML tabanlı dosya biçiminin bir ISO standardı olarak kabulü için çalışmalara başladı. Microsoft’un bir ISO standardı olarak kabul edilmesini istediği bu yeni dosya standardının adı OOXML

OOXML’in açılımı her ne kadar Office Open XML olsa da, bu yeni standart açık ve özgür değil… OOXML’in içerdiği teknolojilerden bir kısmı patentlenmiş durumda. Patentlerin sahibi ise elindeki patentleri kullanarak özgür yazılımları kullanan kişi ve şirketleri tehdit eden bir firma… Standart yeterince açık olsa ve kabul edilse bile, bu standardın içerdiği teknolojileri kullananlara Microsoft tarafından dava açılabilecek!

(…)

OOXML’in ISO standardı olarak kabul edilmesine dair oylama, 24-25 Şubat günü Cenevre’de ulusal standart komitelerinin bir araya geleceği toplantının ardından, 30 Mart’a kadar olan süreçte gerçekleşti. Bu süreçte, Özgürlükİçin topluluğunun öncülüğünde büyük bir kampanya yürütüldü. Türkiye’yi temsil eden Türk Standartları Enstitüsü (TSE); Türk özgür yazılım topluluğunun itirazlarını dikkate alarak, ilk oylamadaki “Evet” oyunu, “Çekimser” olarak değiştirmeye karar verdi.

Türkiye’nin nihai oylamada oyunu “Hayır” olmasını elbet tercih ederdik ancak bu “Çekimser” oy, artık Türkiye’nin de OOXML’in “bir standart değil, bir ürün” olduğunu anlamaya başladığını gösteriyor.

Tüm çabamız, özgür ve bilgiye ulaşmada fırsat eşitliği sağlayacak mevcut OpenDocument standardını engellemeye yönelik hazırlanan “OOXML“in çeşitli kamu ve yerel yönetim hizmetlerinde karşımıza çıkmasını engellemek.

  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart, bilgiye özgür ve açık standartlarla erişimi engellemeye yönelik bir girişim. Bu nedenle bizler, özgür OpenDocument dosya biçimlerini destekliyor ve mevcut yazılım tekellerinin kendi patentli ve markalı teknolojilerini kamusal alanlarda standart haline getirme çabalarına karşı çıkıyoruz!
  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni dosya biçimi tek bir yazılım firması tarafından destekleniyor. Bir devlet düşünün, arşivindeki eski tarihli belgeleri açamıyor, çünkü bu belgeler artık desteklenmeyen bir dosya biçiminde yazılmış. Dosya biçimi sadece tek bir programla açılabiliyor ve o şirket artık piyasada yok! Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ne olacağını kim garanti edebilir? Bir şirket ürünü desteklemeyi durdurdu diye ülkelerin arşivi kaybolup gidecek mi?
  • OOXML’e karşıyız çünkü eski MS Office belgelerine uyumluluk adına tanımlanmış, ancak nasıl işlenmesi gerektiği belirtilmemiş etiketleri kullanıyor bu yeni standart. Bunlar sadece “şu program gibi davran” diyorlar, örneğin “Word95GibiBiçimlendir” bunlardan biri. Standart “açık” olduğunu iddia ederken, programların bu tarz özellikleri kullanabilmesi için adı geçen programların nasıl çalıştığının bilinmesi gerekiyor. Bu ise OpenOffice.org gibi programların yıllardır uğraşıp halen tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri bir durum.
  • OOXML’e karşıyız çünkü daha önceki oylama sırasında gündeme getirilen ve büyük kısmı hâlâ çözümlenmemiş 3000’den fazla soruna sahip bir standart öneriliyor bize!
  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart talebi geçmişte VML gibi standart olma başvurusu reddedilmiş teknolojilere atıfta bulunuyor. Bir standardın, hem de konuda onaylanmış ve herkese açık/özgür alternatifleri (Örneğin SVG) varken, reddedilmiş eski ve sahipli bir teknolojiye atıfta bulunması, bu yeni standardın neden açık ve özgür olamayacağının bir başka göstergesi… Bu yeni standart, Microsoft’un pek çok patentli teknolojisine atıflarda bulunması, bu yeni dosya biçimini kullanacak yazılım firmalarının üzerinde bir patent/mahkeme kılıcının sallanmasına yol açacak!

 

Aslında karşı olmak için daha pek çok nedenimiz var….

ISO tarafından onaylanmış bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006) olmasına rağmen, Microsoft’un kendi sahipli dosya biçimi olan OOXML’in “bir standart adı altında” kamuya ve yerel yönetimlere pazarlama çabaları hakkında bilgisayar kullanıcılarını bilgilendirmek ve harekete geçirmek amacıyla “OOXML’e Hayır!” diyoruz.

(…)

Özgürlükİçin OOXML’e Hayır! demeye devam ediyoruz…

PardusWiki’den Mektup Var!

PardusWiki katkıcıları % 100 başarıyla tamamlanan I. Wiki Seferberliği çağrımızın ardından, II. Wiki Seferberliğini de aynı oranla tamamlayarak önemli bir çalışmanın altına imza attılar.

İlk iki Wiki Seferberliği ile yola çıkarken öncelikli hedef olan Pardus uygulamaları menüsünde yer alan temel yazılımların tümünü belgeleme amacı, gerçekleştirilmiş durumda. Bu iki Wiki Seferberliği sayesinde bugün Pardus ile yeni tanışan bir kullanıcının menüdeki uygulamalar hakkında kolayca bilgi alabileceği ve Pardus ve özgür yazılıma olan yabancılığını atabileceği, düzenli ve kaliteli bir içerik sunan PardusWiki’ye sahibiz.

Henüz yolun başında olsak da, artık iddialı kıyaslamalar yapabiliyoruz. Diğer Linux dağıtımları bir yana, onlarca lira vererek aldığınız pazarın hâkimi kapalı kaynak kodlu “işletim sistemi” kullanıcılarına üzerinde çalışan uygulamalar konusunda bu denli geniş bir yelpazede ve düzende benzer bir Türkçe içerik sunabiliyor mu?

Biraz araştırma yapmanız durumunda, bu sistemin sizi gösterişli grafiklerin altında Türkçe bağlantılarla bünyesindeki İngilizce destek sitelerine aktarması durumunda şaşırmamanızı öneririm.

PardusWiki’nin size ne sunduğunun altını daha iyi çizmek için biraz daha derinlere inelim. Pazar hâkimi firmanın ürünlerinin bilgi sitelerinde karşınıza sadece pazarlamaya yönelik Türkçe içerik sunma politikası olduğunu farkedebilirsiniz. Örneğin Microsoft Windows Türkçe ana sitesinde firmanın ürünü işletim sistemiyle ilgili son derece önemli olan “Windows 7 ile Birlikte Ne Çalışır?” bağlantısını ziyaret ediniz, ya da “Yardım ve Nasıl Yapılır” bağlantısıylabirkaç adım ileriye gitmeyi deneyiniz. Ülkemizde bu denli satış geliri elde eden bir şirketten bedeli karşılığında daha iyi bir hizmet alabilmek gerekirken ortaya çıkan tablo, göstermeye çalıştığımız büyük resmin küçük parçası.

PardusWiki Seferberliklerinden Rakamlar

Wiki Seferberliği’ne ilk başladığımız noktadan bugüne dek kat ettiğimiz yol, geleceğe ümitle bakabilmemiz için güven veriyor. Bu iki Wiki Seferberliğinde aramıza tam 91 yeni katkıcı katıldı, MediaWiki’ye 200’ün üzerinde dosya yüklendi, 181 yeni madde yazıldı ve mevcut maddeler de dâhil 5.000’in üzerinde değişiklik yapıldı.

PardusWiki bu seferberliklerde 4 yeni yönetici kazandı ve yeni yöneticilerin çalışmalarıyla artık PardusWiki geleceğine yönelik yeni planlar ve projeler üretiyor.

I. Wiki Seferberliği’ne belirttiğimiz temel amaç olan Pardus ve Özgür Yazılım konusunda Türkçe içerik ve belgeleme amacı doğrultusunda artık daha emin adımlarla ilerliyoruz. Hedefimiz, sürekli gelişim ile PardusWiki’yi daha ilerilere götürmek. Wiki Seferberlikleri ile yakaladığımız dinamizmi yeni çağrılarımız ile daha verimli kılmak için çeşitli çalışmalar yapmaktayız. PardusWiki’yi geliştirirken, wiki katkıcılarının da kendilerini geliştirebilmeleri sağlayacak iyileştirmeler üzerinde çalışmaktayız. Bu konuda siz değerli kullanıcıların fikirlerini bekliyoruz.

Çok yakında yepyeni bir seferberlikle karşınızda olacağız ve uzun yolculuğumuzda bir adımı daha sizlerle atmak istiyoruz.

Gözünüz PardusWiki’de olsun !

Firefox 3.6’ya Hazırlanın

Popüler İnternet tarayıcısı Mozilla Firefox 3.6 sürümü resmi olarak ocak ayında yayınlandı, ancak tarayıcılarını bu sürüme yükseltmemiş olan birçok Mozilla Firefox kullanıcısı mevcut.

Sürüm güncelleme sürecinin beklenenden yavaş ilerlemesi üzerine Mozilla geliştiricileri, tarayıcının mevcut güncelleme sistemi ve küçük sürüm güncellemeleri sonrası ilk kullanımda gösterilen sayfalar vasıtasıyla kullanıcılarını 3.6 sürümüne güncelleme yapmaya çağırmaya başladı.

Mozilla Vakfı’nın istatistiklerine göre yeni sürüm, ilk yayınlanma tarihi olan ocak ayından bu yana 100 milyonun üzerinde indirildi. Bu sayı, tarayıcılarını Mozilla Firefox’da bulunan güncelleme sistemiyle güncelleme yapan önemli miktarda kullanıcıyı içermiyor.

Mozilla Firefox, muhtemelen özgür yazılım projelerinin en başarılılarından biri. Mozilla Vakfı, geçen yıl Mozilla Firefox’un 1 milyar indirme sayısını aşmasının ardından kutlama yapmıştı. Mozilla Firefox’un güncel aktif kullanıcı sayısının ise 350 milyon olduğu söyleniyor. Böylesine büyük bir kullanıcı kitlesini son sürüme geçirmek kolay bir iş değil ama Mozilla her seferinde bu işi başarıyor.

Araştırmalar gösteriyor ki; yayınlanışının ardından 21 gün içerisinde kullanıcıların %85’inin yeni sürüme geçmesiyle, Mozilla Firefox güncelleme etkinliğinde yüksek bir orana sahip. Yeni sürüme yükseltme oranları bakımından, daha iyi bir yaygınlığa sahip tek tarayıcı Google’ın Chrome tarayıcısı. Chrome bu yüksek güncelleme oranını arka planda çalışan agresif güncelleme sistemi sayesinde yakalıyor.

Pardus ve Mozilla Firefox 3.6

Mozilla Firefox 3.6 sürümü, Personas adlı yeni tema sistemi sayesinde tek tıkla görünüş değiştirebilme, güncellenmemiş eklentiler için uyarı sistemi, Webde açık yazıtipi (WOFF) desteği, yeni HTML 5 teknolojileri ve daha hızlı Javascript performansı gibi yenilikleri kullanıcılara getiriyor.

Bu haberi okuyan Pardus kullanıcıları eminiz “Pardus’ta bu sürümü görebilecek miyiz?” sorusunu yöneltecek. Burada güzel bir müjde verelim. Geliştiricilerimizden Gökçen ERASLAN, Mozilla Firefox 3.6’yı paketledi ve test süreçleri bu yeni sürüm için işlemeye başladı. Umarız ilk büyük güncellemeyle Mozilla Firefox’un yeni özelliklerine kavuşacağız :).

Pardus, 2010 GSoC’da!

Google’ın, yazılım geliştirmeyle uğraşan öğrencilere kod yazmaları için olanak sağlayarak  açık kaynak camiasına katkı kazandırmayı amaçladığı Google Summer of Code’un (GSoC) 2010 yılındaki programına kabul edilen organizasyonlar belli oldu. Dünyanın dört bir yanından gelen 365 başvurunun arasından seçilen 150 özgür yazılım projesi arasında Pardus da yerini aldı.

Projeler tamamen organizasyonlar gözetiminde uzaktan geliştiriliyor. Geçtiğimiz yıl bu organizasyon kapsamında geliştirilen projelerde öğrencilere yaklaşık 4.000 dolar, mentorlara ise 500 dolar gibi bir ücret veren Google, bu yıl da öğrencilere teşvik edici bir yaz harçlığı sağlamaya devam ediyor :).

Hatırlayacağınız gibi, Pardus’un GSoC 2009’a da kabul edildiğini, geçtiğimiz yıl yine burada duyurmuştuk. 2010 yazı için açıklanan listede Ubuntu, Django, Python, Gnome, Fedora & JBoss (RedHat) gibi güçlü isimlerin yanında Pardus’un da bulunması, önemli ve sevindirici bir gelişme olarak hepimizin yüzünü güldürdü.

2005 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleşen ve bu yıl altıncısı yapılan GSoC; daha fazla açık kaynaklı kod elde edilmesi ve herkesin yararına kullanıma açılmasının yanında, genç geliştiricilerin yaz tatili boyunca kendilerini geliştirmelerini ve açık kaynağa katkı vermeye başlamaları konusunda ilham kaynağı olmayı hedefliyor. Google Summer of Code, başlangıcından bu yana, 98 ülkeden 2.500’ün üzerinde öğrenciyi bir araya getirdi ve bu öğrencilerle birlikte milyonlarca satır kodu da özgür yazılım camiasına kazandırdı.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Öğrenciler, bugünden itibaren başvuruda bulunmaya başlayabilecek. Bu süre 9 Nisan 20010 Cuma günü son bulacak. Bundan sonra danışman organizasyonlar başvuruları değerlendirecek ve nisan ayı ortasında seçilen öğrenciler ve danışmanları eşleştirilmiş olacak.  Gelen tüm başvuruları danışmanlar tek tek oyluyor. Oylama sonunda en çok oy alan öğrencilerden Pardus Projesi’ne ayrılan slot sayısı kadarı seçiliyor. Seçilen öğrenciler 26 Nisan‘da açıklanacak.

GSoC’a Pardus projeleri ile katılmaya hak kazanan öğrenciler, 24 Mayıs‘ta GSoC projeleri için resmi olarak çalışmaya başlayacaklar. Proje sonuçları 23 Ağustos tarihinde açıklanacak.

GSoC 2010 hakkında ayrıntılı bilgiye Google Summer of Code 2010 sitesinden ulaşabilir, Pardus’un GSoC projeleri fikirlerini burada bulabilirsiniz.

GSoC’ta yer almak isteyen tüm öğrencilere şimdiden iyi şanslar ve başarılar dileriz  :).

Google Hatalar İçin Para Ödüyor

Google, güvenlik araştırmacılarının dikkatlerini çekmek amacıyla, Chrome İnternet tarayıcısının özgür sürümü olan Chromium Projesi‘nin yazılım açıklarını tespit edenlere ödeme yapmaya başladı.

Resmi Chromium blogundan iletilen habere göre MS Windows, Mac OS X ve Linux  platformları için geliştirilen Chromium ve Linux tabanlı Chrome OS’da da kullanılan Chromium “kodtabanında” tespit edilecek her bir açık için 500 dolar ödemeyi taahhüt ediyor.

Daha ileri bir teşvik olarak, şirketin güvenlik uzmanları kurulu tarafından “özellikle zorlu ya da beceri isteyen” olarak kabul edilecek hatalarda hoş bir fiyat artırımı yapılarak 1.337 dolar ödeme yapılabilecek. Şirket bu ücret artırımı kararını hangi kriterlere göre belirleyeceklerine dair bir bilgi vermemiş olsa da, blog iletisi özellikle ilgileneceklerinin “yüksek ve kritik etkili hatalar” olduğuna işaret ediyor.

Esin Kaynağı Mozilla Ekibi

Bir özgür yazılım projesinde, güvenlik açıklarını kontrol eden gözleri artırmak amacıyla ücret ödemesi yapılması ilk kez olan bir şey değil. Google bu son girişiminin, Mozilla Firefox ve Thunderbird’ün yaratıcısı Mozilla Vakfı’nın bir Mozilla tişörtü ve 500 dolar ödüllü Bug Bounty programına dayanmakta olduğunu kabul ediyor. Mozilla’nın uyguladığının aksine Google, aynı hatayı tespit eden farklı araştırmacıların olması durumunda adil bir şekilde ödülü paylaştırmayı planlamıyor, bunun yerine “ilk tespit eden ödülü alır” kuralını benimsiyor.

Bununla birlikte, hata tarafından etkilenmiş belirli bir kod parçası bölümü üzerinde çalışmış olan bir kimse, yeni “keşif”lere ortam hazırlayacak hataların oluşturulmasını önlemek amacıyla, yeni başvurulardan men ediliyor.

Güvenlik açığı raporlarına verilen ödül düşüncesi, güvenlik topluluğu tarafından genellikle farklı görüşlere neden oluyor; bazıları bunu şirketlerin güvenlik araştırıcılarını “susturmanın” ve ortaya çıkabilecek hatalarda kamu mahcubiyetini önlenmenin yolu olarak görürken; bazıları kritik güvenlik kusurlarını “ifşa etme sorumluluğunu” destekleme yolu olduğunu düşünüyor. Güvenlik araştırıcılarını bahsedilen ikinci bakış açısına yönlendirmek adına, Google, üstü kapalı bir şekilde araştırmacılar tarafından şirketin dikkatine sunulmadan ortaya çıkarılan hatalarda ödüllendirme yapılmayacağını ima etmesine rağmen, “bir kez çözüldükten sonra” güvenlik açıklarının kamuya mal edilmesinin herhangi bir sorun teşkil etmeyeceğini bildirdi.

Pardus’tan İddialı Hedefler

Ekonomist dergisi, 11. sayısında, Pardus Proje Yöneticisi Erkan TEKMAN ile yaptıkları röportajı yayınladı. Pardus’un başlangıcından gelişimine, pazar payından gelecek planlarına kadar herşeyin net bir şekilde konuşulduğu röportajdan çıkan haberlere gelelim.

Bildiğiniz gibi, Pardus ekibi son 5 yılda gözle görülen hızlı bir ilerleme kaydetti. 2002 yılında ulusal güvenlikle ilgili birimler milli bir işletim sistemi oluşturmak ve geliştirmek fikrine olumlu yaklaştı ve TÜBİTAK’ı görevlendirmişti. Kurumsal şirketler de bu projeden olumlu etkilenecek kullanıcıların başında geliyordu. 2005’te ilk ürün, 2007’de ise ilk sürüm çıktı.

Türkiye’deki en büyük özgür yazılım kullanıcısı MSB (Milli Savunma Bakanlığı), 2006 yılında modernizasyona gitmek istedi ve yaptığı değerlendirmeler sonrasında  Pardus’u seçti. Milli Savunma Bakanlığı bugün pek çok noktada artık Pardus işletim sistemini kullanılıyor.

20 milyon dolarlık ekosistem

Pardus’un başlangıcı stratejik bir yatırıma dayanıyor ve Erkan TEKMAN’a göre stratejik denildiği zaman, 5-10 yıla yayılmasını beklemek lazım. TEKMAN, Proje’de verilecek görevlere hazır bir teknolojiye erişildiğini söylüyor ve ekliyor: “TSK kullanımı için son derece güvenli ve birtakım şeyleri kapalı olan sistem kurun, bunu uluslararası normlara göre sertifikalandırın denilse bunu yapabilecek durumdayız. Bu konuya bir örnek gerekirse, EPDK’yı söyleyebiliriz. EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu) bütün bilişim sistemlerini Pardus üzerine kuracak ve sadece işletim sistemi değil döküman yönetimi gibi uygulamalar da gerçekleşecek. Özgür yazılım olan Pardus’u kullanarak kuruma özel uygulamalar koyulacak.

Erkan TEKMAN‘ın işaret ettiği bu çalışmalar, oluşturulacak ekosistemin ne kadar geniş olacağına işaret ediyor. 5-10 milyon dolar olan proje portföyünün, 2011’de 20 milyon dolar civarına çıkması tahmin ediliyor. TEKMAN’a göre, beş yıl sonra 10 bin kişilik ekosistem oluşturulabilirse, bu hacim 100 milyon dolar seviyesine yükselebilir.

2011’de 100 bin kurumsal kullanıcı

Erkan TEKMAN göç ortaklığını anlatarak başlıyor. Başka yazılımlardan Pardus’a ve özgür yazılımlara geçişi ‘göç’ olarak tanımladıklarını belirten TEKMAN: “Şu anda 15 göç ortağımız var, hedefimiz 2010 sonunda 100 göç ortağı. Hedef, kısaca, Türkiye’nin her il ve noktasında Pardus göç ortağı yapacak şirketlerin olması.” diyor. Pardus Projesi Yöneticisi, çözüm ortakları ve potansiyel müşterilerle yapılan görüşmelerin iyi geçtiğini ve hedefe ulaşmaya yakın olduklarını belirtiyor.

Yeni projelerle birlikte kullanıcı sayısı ve pazar payı hedefleri de değişiyor. Şu an 10 binin altında olan kurumsal kullanıcı sayısının 2011 yılında, sözleşmeye bağlanmış halinin 100 binin üzerinde olması planlanıyor. Tekman, 200 bin bilgisayar için göç anlaşması yapmış ve bunlardan bir kısmına göç ettirmiş olması hedefiyle, 2015’te kurumsal pazarda, toplam masaüstü kullanıcı pazarında yüzde 10’luk pazar payına sahip olunabileceğini düşünüyor.

Kurumsal şirketlerdeki bu yaygınlıktan sonra özel sektörü merak etmemek elde değil. 2011’den itibaren özel sektörün de Pardus’a yöneleceğini düşünüyor Erkan TEKMAN. 2010 yılından itibaren çıkarılacak ürünlerin özel sektör ve KOBİ’yi hedefleyen ürünler olması planlanıyor. Bu kısımda çözüm ortakları devreye giriyor. Onların iş ortaklarıyla yaptıkları görüşmeler ilerleme aşamasında büyük bir yer kaplıyor. Çözüm ortaklarının pazarlama ve çözüm sunma şekilleri, iş oluşturmada Pardus’un en önemli destekçisi.

“Pardus taşınabilir cihazların içine girecek”

Pardus, her alanda, her sektörde daha avantajlı yeni bir işletim sistemi. Kurumsal şirketlerdeki değişim, domino taşı gibi ülkedeki diğer kullanıcıları da etkileyecek. Özgür yazılım olması, özelleştirilmeye açık olması, maliyetsiz ve geliştirilebilir olması, Pardus’un yayılmasını ve kullanıcılarının birlikteliğini coşkuyla devam ettirmesini sağlayan nedenler.

Erkan TEKMAN, Ekonomist dergisine verdiği bu uzun röportajda, Pardus’un mobil pazarda da yer alacağının müjdesini veriyor: “Taşınabilir cihazlarla ilgili Pardus’un çalışmaları var. Pardus işletim sisteminin küçük ebada getirme gibi bir proje üzerinde şu an hazırlık yapılıyor. Çok düşük güç harcayan, pille çalışabilen ve sahada çok rahat kullanılabilen bir cihaz haline getireceğiz. Tablet tipi cihazlar, sayısal panolar, navigasyon sistemleri ve cep telefonları içinde kullanılabilir hale gelecek. Biz platformu oluşturuyoruz. Bazı özel ürünlerde ürünü biz geliştireceğiz. Ama yine de iş ortaklarımız bu sistemi kullanarak yeni ürünlere entegre edip kullanabilecekler.

Bu güzel röportajın devamına Ekonomist dergisinin bu haftaki sayısından ulaşabilirsiniz.

Comix

Comix

Bilgisayar üzerinden çizgiroman ya da manga okuyanlar bu konuda resim göstericilerinin yeterli olmadığını hissetmiştir. Peki, size “sadece çizgiroman ve manga okumak için yazılmış bir uygulama var” desem? Daha da iyisi, bunun Pardus depolarında olduğunu da söylesem?

Bu harika paketin adı Comix. Son derece başarılı bir uygulama diyebiliriz. Beni sadece zoom konusunda biraz rahatsız ediyor. Bunun dışında memnun edebilecek, hatta tam aradığım yazılım diyebileceğiniz bir paket. Hafif olduğu için de gayet de rahat bir biçimde çizgi roman ve mangalarınızı okuyabilirsiniz.

Öncelikle nasıl çalıştığını anlatalım. Resim dosyaları halindeki çizgiroman veya mangamızın bulunduğu dizine gelip, oradaki herhangi bir resmi ComiX ile açıyorsunuz. ComiX o dizindeki tüm dosyaları o çizgiroman veya manganın parçası olarak algılıyor ve ilerleme tuşu yardımıyla sayfalar arasında geçiş yapabiliyorsunuz.

Sayfa içinde ilerlemek için fareye muhtaç da değilsiniz. Boşluğa her basışınızda sayfanın bir sonraki bölümüne geçiyor. Sayfa bitince de diğer sayfaya geçiyor. Bu özellik, “double page mode” ile birlikte daha da işlevsel oluyor.

Double Page Mode’dan biraz daha bahsedelim. Bu aynı anda iki sayfayı göstermeyi sağlıyor. Bu özelliğe baktıkça sırasında yazılımcıların, otakuları (Otaku: Anime/Manga hayranı) unutmadığını anlıyoruz. Çünkü birkaç istisna hariç tüm mangalar sağdan sola basıldığı için normal düzene ters düşüyorlar. Ama seçeneklerden “Manga mode” seçeneğini işaretlediğiniz anda sayfalar yer değiştirir ve boşlukla yapılan ilerleme yön değiştirerek, soldan sağa değil, sağdan sola olarak karşımıza çıkıyor.

Uygulamayı her yeni başlattığınızda ayarların sıfırlanmasından bıktınız mı? O zaman “Edit > Preferences” yolunu izleyin. Oradan istediğiniz ayarı standart olarak ayarlayabilirsiniz.

Comix, bu özelliklerin yanında basit bir kütüphanesinin de olduğunu söylemezsek, ayıp olur. Bu kütüphaneye bir bakış bile yazılımın bazı yönlerden hâlâ gelişmekte olmasına karşın iyi ilerlediklerinin bir kanıtı. Ayrıca şunu belirtmeliyim ki, paketin Türkçe dil desteği yok. Kullanım dili İngilizcedir.

Keyifli okumalar…

Chromium B.S.U. Oyunu

Chromium B.S.U., televizyona bağladığımız atari ya da atari salonlarından bağımlısı olduğumuz, uzay gemileri ile uzayda savaştığımız eğlenceli platform oyunlarına çok güzel bir örnek. Chromium B.S.U. temelde; uçağımız ile uzayda tüm düşmanlara karşı savaştığımız önüne geleni vur, karşına çıkan ödülleri topla oyunlarından bir tanesi.

Oyunun bir de konusu var: Oyunda Chromium B.S.U. kargo gemisinin kaptanısınız ve savaş alanına teçhizat taşımakla görevlisiniz. Kargo uçağınızı düşman savaş uçaklarından korumak için kargo uçağınızın içinde uzaktan yönetiğiniz dört adet son teknoloji insansız savaş uçağınız var. Ancak aynı anda sadece tek bir savaş uçağınızı kontrol edebiliyorsunuz. Göreviniz tabii ki karşınıza gelen düşman uçaklarını yok etmek. Uçakların hiçbirini arkanıza kaçırmamanız gerekiyor. Malumunuz arkada kargo uçağınız ve siz varsınız. Her kaçırdığınız düşman uçağı sizin bir savaş uçağınızın (canınızın) yok olmasına demek. Oyundaki dört savaş uçağı aynı zamanda sizin canınız. Canlarınızı tüketirseniz oyunu kaybedersiniz.

Oyunun zorluk derecesini 8 seviyeden oluşuyor. Oyunun başında menüde yukarıdan aşağı doğru en kolay seviyeden en zor seviyeye doğru sıralananlardan istediğiniz seviyeyi seçip oyuna başlayabilirsiniz.

Savaş sırasında malumunuz bu tarz oyunlarda vurduğunuz düşmanlardan sadece puan kazanmıyorsunuz. Aynı zamanda ek silah (kuru kafalar), can ve zırhlar da(penguenler) geliyor.

Bunlar:

Sarı ışıklı kuru kafa:

Makineli tüfek. Atış gücü en zayıf silahınız olmasına rağmen çok sayıda düşman ile aynı anda çarpıştığınız anlarda yokluğunu aradığınız da olmuyor değil.

Mavi ışıklı kuru kafa: 
İyon topu. Arka arkaya dizilmiş hedefleri tek bir atış ile vurmak için en iyi silahınız.

Mor ışıklı kuru kafa: 
Plazma. En güçlü silahınız. Bu tarz oyunlardan da bildiğiniz gibi en az bulunan silah, aksi taktirde oyunun hiç bir zevki kalmaz değil mi!

Mavi ışıklı penguen:
Kalkanlarınızı tamir eder. Almazsanız 10.000 puan kazanırsınız.

Kırmızı ışıklı penguen: Kalkanlar hariç uçağınızı yeniler. Almazsanız 10.000 puan hanenize eklenir.

Sarı ışıklı penguen:
Kalkanları %100’e getirir. Geçici dokunulmazlık sağlar. Almazsanız ekstra geminiz (canınız) olur.

Ayrıca her 100.000 puana bir ekstra geminiz (canınız) olur.

En etkili silahınız ise uzay geminizin kırmızı düğmesi. Farenin sağ tuşuna çift tık ya da 0 tuşuna iki defa bastığınızda kullanmış oluyorsunuz. Tüm cephaneniz dışarı atılır ve uçak patlar. Patlamanın etkisi ile görünürdeki tüm düşman uçakları da yok olur. Sonraki uçağınız ile gelip dışarı attığınız silahlarınızı geri toplarsınız.

Ayrıca çarpışan otolar gibi uçağınızın gövdesini kullanarak da düşman uçaklarını yok etme yoluna gidebilirsiniz. Tabii ki çarpışmanın uçağın gövdesine ve kalkanlara vereceği hasarı hesaba katmalısınız.

Ekranınızda sağ altta uçağın gövdesinin durumu, sol altta kalkanın durumu, sol üstte cephane durumu ve de uçaklarınız (canlarınız) görülmektedir.

Oyunda başarılı olmak için en iyi taktik hiç bir düşman uçağını arkaya kaçırmadan tüm silah ve uçağın gövdesini kullanarak savaşmak, uçağınızın aldığı hasarlardan dolayı uçağınızı kaybetmeden önce kırmızı düğmeyi kullanarak uçağınızı havaya uçurup böylece görünürdeki tüm düşman gemilerini yok etmiş sıradaki uçağınız ile de savaş alanın dağılmış bulunan önceki geminizin silahlarını toplayıp savaşa devam edersiniz.

Chromium B.S.U. OpenGL grafik desteği ile basit atari oyunlarından çok daha kaliteli bir grafik performansı ile fare kontrolünü birleştirerek oynanabilirliği en üste çıkartmış.

Oyunu tam ekran ya da pencere içerisinde ve 5 farklı çözünürlükte oynayabilirsiniz. Oyunun seslerini kapatıp sessiz oynamayı da tercih edebilirsiniz.

Chromium B.S.U.’da gördüğüm tek eksik ise ağ üzerinden çok oyunculu oynama seçeneğinin olmaması. Oyunun canavarı oldum dediğinizde Chromium B.S.U. turnuvalarına katılıp Linux camiasına bu oyunda ne kadar iddialı olduğunuzu gösterebilirsiniz.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Blogilo

Bu yazıda sizlere günlük hazırlamamdaki en büyük yardımcım olan Blogilo yazılımını anlatmak istiyorum. Benim gibi tembel ve acemi günlükçülerin hayatını kurtaracak bu yazılım, Pardus 2009 ve 2011 ile birlikte kullanılabiliyor.

Paket Yöneticiniz ile kurduktan sonra yapmanız gereken ilk şey, hesabınızı eklemek ve sonrasında İnternet günlüğünüz artık bilgisayarınızda.

Blogilo ya da eski adıyla Bilbo Blogger, kolay kullanımı ve basitliği hedef almış bir günlük uygulamasıdır. KDE Kblog kitaplığı temel alınarak hazırlanmıştır. Qt4 ve KDE kitaplıklarını kullanır. Blogger 1.0, MetaWeblog, MovableType, WordPress ve Google GData (Blogspot.com) desteğine sahiptir.

Evet! Geliştiricilerinin tanımladığı gibi amacı kolay kullanım ve basitlik. Eminim uygulamayı ilk kullanmaya başladığınızdan itibaren bunu siz de hissedeceksiniz.

Ben bu yazıya başladığımda Türkçe çevirisi yapılmamış bu uygulamayı, sizler de temel İngilizce ve İnternet terimleri bilginizle kolaylıkla kullanabilirsiniz.

Ayarlar

İsterseniz nasıl günlük girdisi oluşturabileceğiniz konusuna girmeden önce ayarlarımızı yapalım.

Önce Blogs kısmından hesabımızı oluşturalım. “Add” düğmesine basalım ve açılan pencereye blog adresimizi, kullanıcı adımızı ve şifremizi yazalım. “Auto Configure” düğmesiyle blog ayarlarımızı otomatik olarak Blogilo üzerine alalım ve “OK” düğmesiyle ayarları kayıt edelim.

Editor kısmında bulunan Automatically insert “Powered by Bilbo Blogger” seçeneği ile günlük girişlerinizde Blogilo tanıtımı yapabilirsiniz. Auto save süresi sayesinde yazdıklarınızın kazaya kurban gitmesini önleyebilirsiniz. Bu kısımda bulunan diğer seçenek sayesinde de hazırladığınız günlük girdisini, kişisel günlüğünüzün sitilinde görüntüleyebilirsiniz.

Günlük Giriş Oluşturmak

Evet, ayarlarımızı şöyle bir kurcaladıktan sonra sıra geldi günlük girdisi oluşturmaya. Blogilo’yu çalıştırdığımız zaman boş bir günlük sayfamız olacak. New Post düğmesine her tıklamamızda yeni bir günlük sekmesi daha açılır ve bu sayede birden fazla girdiyi aynı anda düzenleyebilirsiniz.

Title kısmı yazacağımız günlük sayfasının başlığını oluşturuyor. Eğer konuyu daha önce belirlediyseniz başlığımızı yazarak devam edelim.

Visual Editor sekmesi sizin işinizi kolaylaştıracak bir metin editörü. Bu kısımdan yazacağımız yazıları, editörün menüsünde bulunan butonlar ile kolayca düzenler, yazılara resim, köprü (bağlantı) ekler, yazı tipi, rengi ya da boyutunu birkaç tıkla düzenleyebiliriz. Sekmenin altında yer alan Media list bölümünde yazı içine eklediğiniz resimleri görebilirsiniz. Editör menüsünde bulunan resim ekle düğmesiyle bilgisayarınızda ya da İnternet’te bulunan bir resmi kolayca yazınıza ekleyebileceksiniz.

Html Editor sekmesiyle sayfanın kodlarını görebilir, gerekiyorsa buradan sayfanıza kod ekleyebilir ya da düzenleme yapabilirsiniz.

Post Preview sekmesi, Blogilo’nun en beğendiğim özelliği. Bu sekme sayesinde yazınızın önizlemesini yapabilir, üstelik “View post in the blog style” seçeneğini sayesinde hazırladığınız sayfanın günlüğünüzde nasıl görüneceğini öğrenebilirsiniz.

Günlüğü Yayınlama

Yazınızı hazırladınız, resimleri eklediniz, sıra geldi yazıyı günlüğünüze gönderip yayınlamaya. Yayınlanacak sayfa için bazı ayarlamalara ihtiyacımız olabilir. İşte bunun için önce sağda yer alan Toolbox (Araç kutusu) kısmına bir göz atacağız.

Blog Posts: Daha önce günlüğünüzde yayınlamış olduğunuz yazılar buradan ulaşabilirsiniz ve tekrar düzenleyebilirsiniz. Listede yazı görünmüyorsa alt kısımda bulunan ok tuşuna basın. Daha sonra seçtiğiniz yazı üzerine çift tıklayın.

Post Categories: Blogilo şimdilik yeni kategori eklememize destek vermiyor ama önceden günlüğünüzde kullandığınız kategorileri yazılarınıza buradan ekleyebilirsiniz. Günlüğünüze yeni bir kategori eklediğinizde listenin yenilenmesi için altta bulunan güncelleme butonunu kullanın.

Post Options: Hazırladığınız günlük girdisinin bazı temel seçeneklerini buradan düzenleyebilirsiniz. Örneğin yazınızın zaman etiketini değiştirmek isteyebilirsiniz. Bunun için tek gereken “Modify timestamp” kutucuğunu işretlemek ve zamanı seçmek.

Local Entries: Kendi bilgisayarınızda sakladığınız günlüklerinize buradan ulaşabilirsiniz. Sayfaları bilgisayarınızda saklamak için üst menüden “Save locally” düğmesine tıklamanız yeterli.

Toolbox ile gerekli düzenlemeleri de yaptıktan sonra tek yapmamız gereken, “Submit” düğmesine basmak olacak.

Başta da söylediğim gibi kolay kullanım ve basitliği hedefleyen bu günlük uygulamasıyla sizin de bir günlüğünüz olabilir, belki de kısıtlı olan zamanınızı günlüğünüzle ilgilenmeye ayırabilirsiniz. Kim bilir belki de bu sayede, aramızdan Pardus ile ilgili bilgi ve tecrübelerini aktaran yeni günlük yazarları çıkar.

Hepinize bol Pardus’lu günler, günlükler dilerim.

Exit mobile version