Çölyak hastalığı diğer bir adıyla gluten intoleransı veya gluten enteropatisi; buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi gluten içeren tahıllarda bulunan gluten proteinlerine karşı vücudun gösterdiği reaksiyonla, bağırsaklardaki sindirimi sağlayan villus denilen yapıların tahribata uğramasına neden olan, besinlerin emilmesini engelleyen ve ince bağırsakta hasarlar oluşturan genetik kaynaklı kronik bir ince bağırsak hastalığıdır.

 

Çocukluk çağının en yaygın emilim bozukluğu nedeni olan bu hastalık, çocukları ve yetişkinleri yaşam boyu etkilemektedir. Hastalığın sıklığı coğrafi farklılıklar göstermekte olup, yaygın olarak Türkiye, Batı Avrupa, Avustralya, Kuzey Amerika gibi buğday tüketiminin beslenme alışkanlıklarında daha fazla yer aldığı ülkelerde yaşayan insanları, nadir olarak görülse de Afrika ve Asya halkını da etkilemektedir.

 

Çölyak hastalığının belirtileri çoğunlukla kansızlık, laktoz alerjisi, erken osteoporoz gibi başka bir hastalığı da düşündürmektedir. Çölyak hastalığı insan sağlığı üzerinde önem taşıyan birçok değişimlere neden olduğundan hastalığın doğru teşhisi önemlidir.

 

Çölyak hastalığının oluşumunda rol oynadığı düşünülen faktörlerden birisi kişinin anne sütüyle ne kadar zaman beslendiğidir. Çölyak hastalığının belirtileri çok çeşitli olup, belirtilerden biri veya daha fazlası çölyak hastasında bulunabilir. Karın bölgesinde öne doğru şişkinlik, çok sık tekrarlanan karın ağrıları, kilo kaybı, vitamin eksiklikleri, kronik ishal, iştahsızlık, kas zayıflığı, kaslarda kramp meydana gelmesi, eklem ve kemik ağrıları, kansızlık, baş ağrıları, kusma, yorgunluk, bezginlik, iştahsızlık, bebeklikte gelişim ve büyüme bozuklukları, ağız içindeki aftlar, gaz şikayetleri, felç, sinirlilik ve davranış değişiklikleri, bacaklarda uyuşma ve karıncalanma, ciltte kaşıntılı döküntüler, ağrılı deri hastalığı, diş bozuklukları ya da mine kaybı, açık renkli kötü kokulu dışkı, gaz şikayetleri bu belirtilerden bir kısmı olarak sayılabilir.

 

Yukarıda sayılan belirtilerden başka çölyakla ilişkili olan bazı hastalıklar vardır. Bunlardan birkaçını belirtmek gerekirse, kolit (özellikle mikroskopik / lenfositik kolit)

konjenital kalp kusurları, karaciğer enzim bozukluğu, nörolojik, nöropati, ataksi, hafıza bozukluğu, migren, epilepsi, kısırlık, sedef hastalığı, bağırsak kanseri ve lenfoma gibi hastalıklar sayılabilir.

 

Günümüzde işlenmiş gıdaların çoğalmasının glutensiz diyeti zorlaştırdığı söylense de, kişi, hastalığıyla ilgili yeterli bilince sahip olduğu takdirde, çok rahat bir şekilde ömrünü devam ettirebilecektir.

 

Çölyak hastalığının günümüzde tek tedavi şekli ömür boyu devam edilmesi gereken glutensiz sıkı bir diyettir. Tıp dünyasında çölyakla ilgili araştırmalar sürse de henüz ilaç kullanımına yönelik bir sonuç alınamamıştır. Çölyak hastalığının tedavisi için bir çok ülkede çalışmalar bulunmakta olup, Amerika’daki bir laboratuvarda enzimleri sindirmede yardımcı olacak ilaç üretimi konusunda olumlu sonuçlar alınmaya başlandığı şeklinde bilgiler bulunmaktadır. Ancak çölyak için ilaç üretimi konusunda henüz net bir sonuca ulaşılamamıştır. Bir kaç yıl sonra diyet tedavisinde hastalara yardımcı olacak ilaç üretimi konusunda çok önemli sonuçlar elde edileceği belirtilmektedir.

 

Sonuç olarak, çölyak hastalığından muzdarip olan kişilerin, beslenmesini ömür boyu gluten bulunmayan ürünlerle sağlaması gerekmektedir. Diyetin kısa süreli olarak bozulması dahi ciddi etkiler oluşturmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here