GÖĞÜS KANSERİ NEDİR ?
Göğüs kanseri, meme dokusunda bulunan hücrelerden gelişen kanserlerin bütününe verilen addır. Kanser meme dokusunun herhangi bir bölümünden kaynaklanabilir. En sık karşılaşılan göğüs kanseri tipi meme kanallarından kaynaklanan ve “duktal” adı verilen kanser kanserlerdir.  20 yaşından itibaren her kadın göğüs kanseri olabilir.
  Göğüs kanseri dünya çapında  kadınlarda görülen kanserler arasında ilk sırada yer almaktadır. Genel anlamda kadınlarda görülen tüm kanserlerin %25’ ini göğüs kanseri oluşturmaktadır. Son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde yeni tanı alan olgu sayısında bir artış olmuştur. Yapılan araştırmalar dahilinde dünyada her 10 dakika da bir kadın göğüs kanseri nedeniyle yaşamını yitirmekte ve her 3 dakika da bir yeni bir kadına göğüs kanseri tanısı konmaktadır. Ülkemizde yapılan çalışmalara göre Türkiye’ de her yıl 30 bin kadına göğüs kanseri tanısı konmaktadır.  Ayrıca her geçen yıl göğüs kanseri yaygınlaşmaktadır. Bu yaygınlaşma yüzdesine göre beslenme ve heraketsiz yaşamın etkisinin çok büyük olduğu savunulmaktadır.
GÖĞÜS KANSERİNİN NEDENLERİ
  •  Bilinen en önemli risk faktörü kadında yaşlanma ve menopozdur. Bu nedenle en sık 45 yaş üstü kadınlarda görülür.
  •  Kadınlarda göğüs kanseri riski olarak doğum yaşı anne sürülmektedir. İlk doğumunu 18 yaşından önce ve 30 yaşından sonra yapan kadınlarda göğüs kanserine daha sık rastlanmıştır. Ayrıca hamile kadınlar doğum gerçekleşene kadar normal zamana göre daha az östrojen hormonu sargılar. Dolayısıyla bu koruyucu niteliktedir. Buna bağlı olarak yapılan bazı araştırmalar 3 çocukdan fazla doğum yapan kadınlarda göğüs kanserine daha ender rastlandığı tespit edilmiştir.
  • Östrojen hormonuna uzun süre maruz kalınacağı için erken yaşta adet dönemine giren kadınlarda göğüs kanseri daha sık rastlanmıştır.
  • Kadınlarda adet görülmenin bittiği zamana menapoz dönemi denir. Yine östrojene fazla maruz kalınmasından dolayı 55 yaş üstü menzpoza giren kadınlarda gögüs kanseri riski dada fazladır.
  • Kesin bir sonuca varılmamasıyla beraber en az 1 yıl süreyle emzirmenin kansere karşı koruyucu nitelikte olduğunu savunan kaynaklar bulunmaktadır.
  • Uzun dönem kullanılan doğum kontrol hapları göğüs kanseri gelişim riskini büyük oranda arttırmaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Doğum kontrol haplarını bilinçsiz ve düzensiz kullanımı sonucu göğüs kanseri riski meydana gelir. Doktor kontrolünde ve bilinçli kullanıldığında herhangi bir zararı bulunmamaktadır.
  • Aşırı kilolu kadınlarda göğüs kanseri daha sık rastlanmıştır. Fiziksel aktivite yetersizliği ve vücutta meydana gelen yağlanmanın etkisiyle göğüs kanseri meydana gelir. Bunun yanı sıra menopoz dönemindeki kiloda oldukça önemlidir. Çünkü kadınlar menapoz döneminden sonra belirli miktarda kilo alır ve var olan kilolardan kurtulmakta zorlaşır. Dolayısıyla ideal kiloda olmak göğüs kanseriyle birlikte bir çok hastalık içinde önlem niteliğindedir.
  • Doğrudan ilişkilendirilmese de Menopoz sonrası dönemde beslenme göğüs kanseri açısından önemlidir. Yağ oranı yüksek gıdalarla beslenme göğüs kanseri riskini belirli ölçüde arttırabilir. Hem sağlıklı hemde koruyucu etkisi olan sebzelerle beslenmek en doğrusudur.
  •  Aşırı alkol tüketimi bir çok hastalıkla beraber göğüs kanseri riskini de arttırmaktadır. Günde yaklaşık 1 bardaktan fazla alkol tüketimi kadınlarda östrojen hormonu düzeyini arttıracağı için önlem olarak tüketilmemelidir.
  • Genetik faktörler göğüs kanserinde yüzde 7 civarında etkilidir.Ailede göğüs kanseri hikayesinin olması örneğin annede, anne tarafındaki akrabalarda, teyzede veya kardeşinde meme kanseri olan kadınlarda meme kanseri oluşum riski normale oranla daha fazladır.
GÖGÜS KANSERİ BELİRTİLERİ
Göğüs kanserinin en yaygın belirtisi memede ağrısız fakat zamanla büyüyen bir kitlenin fark edilmesidir. Bazı  hastalarda ağrı oluşumu gözlemlenmiştir ancak çok nadirdir. Bunun dışında göğüs derisinde kalınlaşma, şişlikler, tahriş veya ufak çaplı bozulmalar, meme başının hassaslaşması ya da içe doğru çöküntü oluşması gibi belirtiler oluşabilir. Kanlı ve kirli akıntılar göğüs kanserinin ilerleyen dönemlerinde meydana gelir. Aşağıdaki durumlardan bir veya birkaçının görülmesi halinde muayene ve erken tanı amacıyla hemen doktora başvurulmalıdır. Bu durumlar :
  • Ele gelen ve yer değiştirebilen kitle
  • Göğüste ağrı ve hassasiyet
  • Koltuk altında oluşmuş beze şeklinde kitle
  • Kanlı veya kirli akıntı
  • Göğüste şişlik, kızarıklık , çökme
GÖĞÜS KANSERİNDEN KORUNMA
Göğüs kanserinden korunmak için risk faktörünü tamamen yok etmemekle birlikte en aza indirmek mümkündür. Genel sağlık durumunu koruma amacıya dengeli beslenme, ideal kiloda kalarak yağlanmayı önleme ,varsa sigara kullanımını bırakma, alkol tüketimi de sınırlama getirme, düzenli spor ve egzersiz programları uygulama gibi basit faaliyetlerle gögüs kanseri riski azaltılabilir. Tabii ki bunlar risk faktörünü tamamen ortadan kaldırmaz.
GÖĞÜS KANSERİ TEDAVİSİ
Göğüs kanserinin temel tedavisi cerrahi operasyondur. Bu operasyonda kanserin ilerleme durumuna göre bir yol izlenir. Erken evre küçük tümörlerde meme koruyucu cerrahi uygun görülebilir. Bunun dışında tümörün büyük olduğu durumlarda tedaviye öncelikle kemoterapi ile başlanıp tümörün küçülmesi sağlanıp cerrahiye uygun hale getirerek devam edilir.
GÖĞÜS KANSERİ TARAMASI
20 yaşını geçmiş her kadının yılda 1 defa periyodik olarak meme muayenesine girmesi önerilmektedir. Bu aralık 50 yaş üzeri kadınlarda 2 yılda bir mamografi çekilmesi şeklinde değişiklik gösterir. Doktor muayenesi dışında 20 yaşını geçmiş her kadın ayda bir defa kendi evde muayene yapmalıdır. El yardımıyla göğüs ayrıntılı olarak incelenmeli anormal yapıya rastlanıldığı takdirde doktora başvurulmalıdır.
Önceki İçerikWimbledon’da Zafer Serena Williams’ın
Sonraki İçerikD Vitaminin Faydaları

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz