Kalp Krizi Nedir ve Ne Gibi Önlemler Alınabilir?


Kalp krizi ülkemizde ve dünyada her geçen gün can alan hastalıklardan bir tanesidir

Bu hastalıkta genel olarak kalp yeterli oksijeni dışarıdan temin edemez ve oksijensiz kalır. Yeterli oksijenin temin edilememesinden dolayı da kalp fonksiyonlarını yitirir. Yaptığımız her işte belirli enerji harcarız. Harcadığımız enerji doğrultusunca da kalbimizin oksijene olan ihtiyacı artar yâda azalır. Kalbimize oksijeni taşıyan damarlara ise koroner damarlar denilmektedir. Bu yüzden bu damarlarda çıkabilecek herhangi bir sorun kalbide etkilemektedir. Kalp doku hücreleri yeterince oksijen gitmediğinde de beslenemezler ve dolayısıyla ölürler buda bu hastalığa sebebiyet vermektedir.

Hasta olan doku hücresi yani oksijen gitmeyen doku hücresi bir daha asla onarılamaz. Bu yüzden bu hastalığı geçiren bir insanın sürekli tetikte olması gerekmektedir. Dikkatli davranması ve kendine iyi bakarak fazla yorgunluktan kaçınmasında fayda bulunmaktadır. Hastalığın kendine göre belli başlı belirtileri de bulunmaktadır. Bunlardan bazıları ise;  Göğüs kafesinde yeri tam olarak belli olmayan genel olarak o bölgeye yayılmış bir sıkışma ve ağrı oluşmaktadır. Oluşan ağrı zamanla beraber sol kola ve çene kısmına doğru ilerlemektedir. Hareket halinde olunduğu sürece ağrının şiddeti giderek artacağından dolayı uzanmak ve hareket etmemekte fayda bulunmaktadır. Ağrının şiddetinin giderek artması da soğuk bir terleme, mide bulantısı ve nefes almada güçlük çekme sıkıntısı yaratacaktır.

Genellikle yorgun bünyelerde görülen kalp krizi gençlerde de pek sık olmasa da görülmektedir

Bunun sebepleri arasında uyuşturucu madde kullanma yâda kalp tabakalarında genetik hasarlarda olabilmektedir. Yaşlı insanlarınsa vücut dengeleri yorgun olduğundan sürekli tetikte olmalarında fayda bulunmaktadır.  Kalp krizini hissettiğinizde yapmanız gereken en önemli şey soğukkanlı olarak sakin olmanızdır. Hemen 112 Acili arayarak bilgi verip ambulansı beklemeniz ve beklerken de hareket etmemeniz gerekmektedir. Bu durumlarda damardan hafif bir kesik yâda öksürmenin bu etkiyi azaltacağı söylenmektedir. Bu hastalığa genellikle diyabet hastaları, çok fazla sigara kullanan insanlar, obezitelik, 60’dan fazla yaşı olan insanlar üzerinde rastlanmaktadır. Bu yüzden sağlıklı bir yaşamı benimseyerek kendinizi yormamalısınız. Hazır olmayan bir anda sizi yakalayabileceğinden dolayı da böyle bilgileri önceden bilmeniz ve araştırmanızda fayda vardır.