Şizofreni Nedeni, Belirtileri ve Tedavisi

Şizofreni

Şizofreni kelimesi Yunanca bölünmüş, ayrık anlamlarına gelen”şizo” ve akıl anlamına gelen“frenos”
sözcüklerinden oluşur. Kişinin düşünüş, duyuş ve davranışlarında bozuklukların görüldüğü bir beyin
rahatsızlığıdır. Şizofreni ilk olarak 1853 yılında Benedict Morel tarafından ergen ve gençleri etkileyen bir sendrom olarak saptanmış ve erken bunama olarak adlandırılmıştır. Aslında hastalığın adının bunamayla beraber anılması biraz da hastaların iki farklı gerçekliğe inanıyor oluşundan kaynaklanır.

Biri herkes için olağan gerçek iken ikincil gerçek sağlıklı bir birey tarafından algılanamayan, çoğu zaman belli bir sistematiğe dayanan gerçekliktir. Toplumun %0,5 ila 1’inde görülen hastalık her ırk ve sosyo-ekonomik düzeyde görülebilir. Kadınlarda
hastalığın başlangıç yaşı ortalama olarak 22-26 iken erkeklerde 20-28 arasındadır. Yapılan araştırmalar hastalığın belirtilerinin gençlik çağında ortaya çıktığını göstermektedir. Ayrıca hastalık
kadınlarda erkeklere göre nispeten daha iyi bir seyir izler. Gelişmiş ülkelerde daha sık görülür.

Şizofreni hastaları genel olarak güvensiz, toplum tarafından tuhaf olarak adlandırılan, fazla arkadaşı olmayan, yalnızlıktan zevk alan, güvensiz kişilerdir. Genellikle 18-25 yaş aralığında yaşanan stres,
travma, dürtülerin aşırı şiddetlenmesi, kişide dürtülere karşı denetim eksikliği psikozun başlamasından önce görülen semptomlardır.

Şizofrenide bilinç yerinde olmakla birlikte hastanın düşünsel ve algısal mekanizmalarını etkileyen bir hastalık olması sebebiyle hastalar kimi durumlarda çevrede zekâ geriliği algısı yaratabilmektedir. Hastalık düşünsel ve algısal işlevleri etkilediğinden en sık rastlanan klinik belirtiler hezeyan ve
halüsinasyonlardır. Hastalığın kronik seyrettiği hastalarda bilişsel işlevlerde tahribata yol açtığı saptanmıştır.

Şizofreni semptomlarını genellikle pozitif ve negatif olarak ikiye ayırmak mümkündür. Pozitif belirtiler normalin dışında gözlemlenen aşırılık ve sapmalardır. Negatif belirtiler ise işlevlerde azalma, eksiklik, yoksunluk gösteren belirtilerdir. Pozitif semptomlara varsanı, sanrı, sürekli ağlama ya da gülme,
kuşku, güvensizlik, sese ve renklere aşırı duyarlılık, sürekli konuşma, anlatımda bozukluk; negatif semptomlaraysa, güçsüzlük, bitkinlik, duygulanımda bozukluk, kayıtsızlık, dış görünüşe önem vermeme, konuşmada bozukluk gibi örnekler gösterilebilir.

Şizofreni hastalığında her hastada belirgin olan belirtiler olduğu gibi kişiden kişiye değişen ikincil belirtiler de vardır. Bir kimseye şizofreni tanısı konabilmesi için temel belirtilerin tamamının
saptanması gerekir. Temel belirtiler karşıt duyguların aynı zamanda yaşanması, duygulanımda bozukluk, çağrışımlar, bilinç yönelimi ve bellekte temel bir bozukluğun olmamasıdır. Şizofreni klinik olarak beş alt tipte incelenir.

1. Paranoid tür rahatsızlığı kabul etmez, belirtileri gizlemeye çalışır, sanrıları yüzünden savunmaya geçer ve toplumdan izole bir hayat sürer. Alınganlık ve kuşkuculuk bu grupta sık görülen düşünce bozukluklarıdır. Başlangıç belirtileri genellikle orta ve geç yaşta ortaya çıkar.

2. Dezorganize (Hebefrenik) türde düşünce ve devinim bozuklukları baskındır. Hasta kendi özel
dünyasında yaşar. Davranışlar ilkel ve çocuksudur. Yineleyici konuşmalar, sözcük uydurma,
yüzeysellik gözlemlenir ve belirtileri erken yaşta ortaya çıkar.

3. Katatonik türde hareket bozuklukları baskındır. Hasta çevreyle ilişkisini kesmiş görünür. Hastalar dışarıdan gelen tepkilere herhangi yanıt vermez ve belli bir pozisyonda uzun süre
hareketsiz kalırlar. Başlangıcı ekseriyetle genç yaşta ve aniden ortaya çıkar.

4. Ayrışmamış tür ise semptomlar bu üç türden birine tam olarak uymadığında konulan tanıdır.

5. Kalıntı şizofreni türünde ise semptomlar daha hafiftir. Halüsinasyon hezeyan gibi semptomlar devam etmektedir fakat şiddeti azalmıştır. Şizofreninin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber yapılan araştırmalar hastalığın ortaya çıkmasında genetik yatkınlık ve kalıtımsal faktörlerin payı olduğunu göstermektedir. Şizofreni hastalarında, normal insanlara göre beyinde bulunan dopamin seviyesinde belirgin bir farklılık vardır. Ya bu kimyasalı fazla üretirler ya da dopamine karşı hassastırlar. Dopamin dengesizliği beynin ses, koku görüntü gibi belli dürtülere verdiği tepkiyi etkiler. Bu da hezeyan ve halüsinasyonlara yol açar.

Şizofreni tedavisinde amaç hastalığın belirtilerini azaltmak ve kişinin mümkün olduğunca gündelik hayatına devam edebilmesine sağlamaktır. Bu anlamda en etkin çözüm ilaç tedavisidir. Hastalığın çok şiddetli seyrettiği durumlarda elektro konvülsif tedavi (ekt) uygulanır. Bu tedavilere ek olarak psikoterapi ve grup terapisi metotlarıyla kişinin hastalığa karşı bilinçlenmesi, gündelik yaşantıya ayak uydurması sağlanmaya çalışılır.

Beyindeki kimyasal maddelerin iletiminde bir bozukluğun ortaya çıkması ve beyin yapısında birtakım farklıkların meydana gelmesi ile oluşan şizofreni aktif ve pasif olmak üzere dönemlere ayrılır. Tedavisi yapılabilmesine rağmen hastalarda tamamen iyileşme görülmez. Kişinin hayatını kökünden etkileyen bir durumdur. Bilinenin aksine şizofren hastaları çevrelerindeki insanlara zarar vermez. Hastanın birden bire saldırganlaşması söz konusu değildir. Hastalık oldukça yaygındır ve 16 – 25 yaş arasında ortaya çıkmaktadır. Hastalığın başlama yaşının düşük olması hem kişilikte hem de beyinde hasarın fazla olmasına yol açmaktadır.

Şizofreni Belirtileri

Hastalık iyileşme ve şiddetlenme diye iki bölüme ayrılır. Hastalık şiddetlenmeden önce hastada görülen belirtileri şöyle sıralayabiliriz.

  • Kişinin ilgisiz, isteksiz, çökkün ve halsiz olması, birden bire sinirlenme, alıngan olma, en küçük bir şey yüzünden hemen sinirlenme, yakın olan kişilerden uzaklaşır, duygulanımda azalmalar görülür, içki ve sigaraya başlar, kendisini önemsemez ve bakmaz, uyku problemleri yaşar, cinsel konulara eğilimlerde bir artış görülür, olmadık sesler duymak, garip düşünceleri olması.

Bu belirtilerin hepsinin tek bir şekilde aynı anda görüleceğini söylemek doğru olmaz. Belirtiler kişilerde farklı olabilir.

Şizofreni Nedenleri

Hastalığın ortaya çıkmasında birden fazla faktör etkilidir. Beyindeki sinir hücreleri birbirleri ile bağlantı içindedir. Bu sinir bağlantıları sayesinde iletişim sağlanır. Sinir hücrelerin uç kısmında kimyasal maddeler salgılanır. Dopaminin etkisinden dolayı bu kimyasal maddelerde iletişim bozukluğu yaşanması şizofrenin nedenleri arasında düşünülmektedir. Şizofren hastalarında bu bozukluk görülmüştür. Ayrıca yapılan incelemelerde dopamin maddesinin bazı bölgelerde daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Beyin görüntüleme ile beynin bazı kısımlarında farklılar görülür. Bazı bölümler küçüktür ve beyinde bulunan boşluklar genişleme yapmıştır. Bundan dolayı şizofren hastaları karar verme, sorunları çözme ve karşısındaki kişi ile ne konuşacakları konusunda bir şey bilemezler. Hastalığın nedenleri arasında genetik faktörlerde bulunmaktadır. Annesi veya babası bu hastalığa yakalanmış bir çocukta da bu hastalığın görülme olasılığı daha fazladır.

Şizofreni Tedavisi

Hastalığın tedavisinde ilaçlar ve psikoterapi kullanılmaktadır. Kullanılan ilaçlar antipsikotik ilaçlardır. İlaçlar uzun yıllar kullanılır. Hastalığın tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamaz ama belirtilerin önüne geçtiği için hastanın hayatını kolaylaştırır. Ayrıca son zamanlarda atipik antipsikotik ilaçlarda kullanılmaktadır ama bu ilaçların tehlikeli yan etkileri bulunmaktadır. Bu ilaçlar ile kandaki beyaz hücrelerin sayısında ani olarak bir azalma olabilir. Bundan dolayı doktor gözetiminde ve düzenli olarak alınmalıdır. İlaçların kullanımı ve alınacak dozlar hastanın durumuna ve gösterdiği belirtilere göre değişiklik gösterir. Bunu sağlamak için de deneme yanılma yöntemi tercih edilir. Hastalığın tedavisinde kullanılan diğer bir tedavi yöntemi ise EKT’DİR. Bu tedavi yöntemi üzerinde tartışmalar hala sürmektedir. Beynin iki tarafına yerleştirilen elektrotlar yardımıyla beyinde tekrar elektriksel dengenin sağlanması amaçlanmaktadır. Grup tedavisinde amaç ise hastanın ortaya çıkan belirtiler ile başa çıkması hedeflemektedir. Kişinin insanlar ile olan iletişiminin artırılması amaçlanmaktadır.

Önceki İçerikBeyin Felci Neden Olur ve Tedavisi
Sonraki İçerikDolaşım Bozukluğu Neden Kaynaklanır ve Tedavisi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz