Babürler

Babürlerin Hindistan’da inşa etmiş oldukları Taç Mahal İslam’ın dünyada en çok bilinen anıtlarından birisidir. Hindistan’ı sonsuza kadar değiştiren Babürlerin ortaya çıkarmış oldukları bu eser aşk uğruna inşa edilmiştir.

Babürlerin hükümdarı Babür Cengiz Han ve Timur’dan etkilenerek Hindistan’a gelir. Babür hindistanı alarak bir hanedanlık kurmuştur. Babür Hindistan’a yerleşmesine rağmen burayı sevmemektedir. Yinede buraya orta Asya’ya benzer yapılar kurarak kalıcı olmayı hedeflemiştir. Babürlerin Hindistan’da yaptıkları en önemli eserlerden birisi Hümayun Türbesi’dir. Bu türbe o dönemde inşa edilmiş en büyük türbedir. Babürler Hindistan’da kalıcı olduklarını simgeleyen daha birçok eser ortaya koymuşturlar.

Hindistan’da Babürlü güçleri bir araya getirerek Babür imparatorluğunu ortaya çıkaran kişi Ekber  Şah’tır. Büyükbabası gibi Babürlerin sınırlarını genişletmeye devam etmiştir. Ekber Şah bu bölgede yeni bir şehir inşa etmiştir.  Bu şehirde yapılan yapılarda sadece Hint kültürü değil atları olan Moğolların da etkisi görülmektedir.

Bu dönemde Hindistan’daki Babürler suni Müslüman iken nüfusun %90’ı Hinduizm dinine bağlıdır. Babürler burada gerçekleştirdikleri Tasavvuf inancı ile her dinden insanı bir arada yaşamasını sağlamışlardır. Ekber Şah tüm dinlerin bir arada yaşanabileceği bir ortam yaratmaya çalışmıştır. Aynı zamanda dinler arasında evliliğe de teşvik ederek insanlar arasında bir etkileşim oluşturmaya çalışmıştır. Babürler hiyerarşik bir toplumu kontrol etmektedirler. Bunun izlerini Agra kalesi gibi yerlerde görebilmekteyiz.

Babürler imparatorluktaki bütün halklara eşit davranarak imparatorluklarını güçlendirmişlerdir. Ekber Şah’ın torunu Şah Cihan döneminde Babür imparatorluğu sadece altın çağına girmekle kalmadı ve dünyanın da dikkatini çekmeyi sağlamışlardır. Şah Cihan ataları gibi Hindistan’da kendi izlerini bırakmak istiyordu. Agra kalesinde büyükbabasının yapıtına eklemeler yaptı. Onun döneminde Hindistan oldukça zengin ve lüks bir hayat yaşamaktaydı.

Şah Cihan imparatorluğunun başkentini Agra’dan Delhi’ye taşımıştır. Burada da eserlerin yapımına devam edilmiştir. Bunlardan en önemlileri ise Cuma Mescidi ve Kızıl Kale eserleridir. Bu dönemde Delhi şehri dünyanın en büyük ve en ihtişamlı şehri olarak durmaktaydı.

Şah Cihan en önemli ve en çok ses getiren eserini ise Agra nehri kıyısına yaptırmıştır. Tac Mahal’i on dördüncü çocuğunu doğururken ölen eşi Mümtaz Mahal uğruna yaptırmıştır. Şah Cihan’a göre burası hayalindeki cennetin bir tasviriydi ve burada her şey simetrik olarak inşa edilmiştir. Bu yapıt hem Şah Cihan’ın hem de Babürlerin zirvesinin simgesidir. Aynı zamanda Türk İslam mimarisinin en önemli eserlerinden birisidir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here