roma imparatorluğu

Haritaya baktığımızda çizmenin ortasında bulunan bu kent tarihin gördüğü üç imparatorluktan ilkine yani Roma imparatorluğuna merkez olmuştur. Veya kendilerinin deyimiyle Senatus populusque Romanus (Roma Halkı ve Senatosu). Diğer iki imparatorluk ise Osmanlı ve İngiltere imparatorluklarıdır.

Benim aksime bu üç imparatorluktan ilk sıraya İskender imparatorluğunu koyanlar olabilir. Roma’dan önce Makedonyalı İskender’in Doğu’ya yaptığı genişleme Ortadoğu’nun dar geçitlerinde ve büyük kültüründe sıkışarak başladığı yere geri dönmüş lakin Roma’nın ortaya koyduğu medeniyet yüzlerce yıldır toplumların hayatını ve uluslararası politikayı değiştirecek kudrette olmuştur. Roma’nın bu medeniyeti ortaya koymasından da öte bir gerçek var ki oda kurduğu medeniyetin hala ayakta olması ve muhtemelen dünya döndükçe yaşayacak olmasıdır.

Peki, nedir Roma İmparatorluğu’nun bu etkisi? Veya Roma denince akla ne geliyor? Çocuklara bu soruyla gitsem hiç şüphesiz Asterix ve Oburix’in mücadelelerini söylerlerdi. Yetişkinlere gitsek beyaz perdeye yansıyanların etkisiyle Ceasar ve Cleopatra’yı, Kartacalı Hannibalı, Gladyatörü veya son günlerin gözdesi olan Spartacus’u söylerler.

Benim Roma’yı tanımlamada kullanacağım ilk şey Roma yollarıdır. Kendi dönemlerin de şehirlerarasında bir atlı arabanın geçebileceği büyüklükte olan yolları inşa etmişlerdir. Daha o çağda Roma’dan İstanbul’a ulaşan bir yolun varlığı; ticarete, ulaşıma ve güvenliğe büyük katkı sağlamıştır. Ama devlet için asıl önemli olan şey yolun ulaştığı yere devlet memurlarının ve askerlerinin de ulaşmasıdır. Buda devletin oradan vergi toplaması demektir. Ayrıca herhangi bir isyan belirtisinde yollar sayesinde hızlıca asker sevkiyatı yapılır ve isyan hareketi bastırılırdı.

Roma’yı tanıyacağımız bir diğer unsur da lejyonlardır. Roma bozkırın evlatlarının atları altında çiğnenene kadar bu askeri sistem döneminin en iyi sistemiydi ve Roma’yı mutlak zafere ulaştırıyordu. Roma bu sistemle sınırlarını Doğu Anadolu, Suriye, bütün Akdeniz Havzası, İspanya, Galya, Orta Avrupa ve İngiltere’ye kadar genişletmiştir. Ve bu sistemle “Roma Barışı” adıyla markalaşan Pax Romanya’yı sağlamıştır. Sağlanan bu barışla Roma vatandaşı olmak cazip bir hale gelmiştir. Vatandaşınsa vergi yani para demek olduğunu herkesçe malumdur.

Tanımlamada kullanacağım bir diğer unsursa su’ dur. Tarih boyunca su medeniyetin ölçüsü sayılmıştır. Suyu bulunduğu yerde kullanmak kolaydır. Bunu ilk çağda insanlar nehir kenarlarına yerleşerek yapmışlardır. Bu durumun bir üst seviyesi kanallarla suyun yönünü değiştirerek suyu köye, şehre veya nerde kullanılacaksa oraya getirmektir. Bunu da çoğu medeniyet yapmıştır. Ancak kanallarla taşınan suyun buharlaşma sorunu vardır. İşte Roma burada devreye girmektedir. İstanbul’da ir semtin adı olan “maslak” Roma’da suyun buharlaşmasının engellemek için yeraltında kanallarla suyun taşındığı sistemin adıdır. (Unutmayalım ki İstanbul’un bir diğer adı Nova Roma yani Yeni Roma’dır.) işte bu sistem Roma’yı en iyisi yapmaktadır.

Roma’yı tanımlayacağım son unsur ise gladyatör oyunları ve bunun Nova Roma(İstanbul)’daki karşılığı olan at arabaları yarışlarıdır. Roma her aman muhteşem ve bir numara değildi. Yenilgilerin, hastalıkların, açlığın ve kıtlığın her devlet gibi Roma’yı da vurduğu zamanlar vardı. Gladyatör oyunlar burada devreye giriyorlardı. Halkı gündelik hayatın sıkıntısından uzaklaştıracak ve halkın düşünmesini engelleyecek yani uyutulmasını sağlamak için biçilmiş kaftandı Gladyatör oyunları. Oyunlar sayesinde toplumsal hafıza belirli aralıklarla silinecek ve halk yönetimi sorgulamayacaktı. Nitekim öle de oldu.

Başlangıçta da belirttiğim gibi Roma’nın ortaya koyduğu medeniyet ve metotlar günümüzde de hala kullanılıyor. Yolu ele alalım; devlet bir yere varlığını hissettirmek istiyorsa yolunu açar, askerini ve memurunu gönderir ve düzenini oraya yerleştirir. Günümüzde bunun adı Demokrasi ve Medeniye(!) götürmek olsa da Roma’nın sistemi devam etmektedir.

Günümüzde iyi bir askeri sistem demek sözü dinlenen bir devlet ve Pax’ı sağlayacak devlet demektir. Pax Ottomana dağıldıktan sonra aynı düzeni Pax Amerikan’la sağlamaya çalışan Amerika her ne kadar eline yüzüne bulaştırsa da metot devam etmektedir.

Asıl üzerinde durmak istediğim konu Gladyatör oyunlarıdır. Günümüz devletleri de halkını uyutmak için çeşitli yöntemler bulmuştur. Bunların başında izleyen insanlar gördüğü lüks hayata özendiren ve kapitalizmin ekmeğine yağ süren TV dizileri var. Diğer bir uyutma ilacı ise; evlilikten modaya, ses yarışmasından magazin dünyasına uzanan TV şovlarıdır. Bu şovlar en az diziler kadar kapitalizmi kutsamakla beraber toplumumuzun ahlak anlayışını da yıkmaktadırlar. Son günlerde bizi öyle bir hale getirdiler ki; Ahmet Bey’le Perihan Hanımın evliliği kızımızınkinden değerli oldu. Ünlü topçuyla ünlü popçunun yaptıklarını izlemek oğlumuzun yediği haltları hoş görmemize neden oldu.

Günümüzde kullanılan uyutma ilaçlarının en büyüğü ve hiç şüphesiz en büyük kitleye ulaşanı futboldur. Günümüz gladyatörleri futbolcular ve arenaları futbol statlarıdır. Nasıl ki Roma’da Collegyum, Doğu Roma’da (İstanbul) Hipodrom var, Türkiye’de TT Arena, İngiltere’de Old Trafford, İspanya’da Santiago Bernabeu inşa edildi ve kitleler uyutuldu.

Bu konuda içinde bulunduğum ülkede gözlemlediğim şeyler daha yerinde ve doğru olacaktır. Ülkemdeki şehit haberlerinin futbol maçı ve oyuncu transferleri kadar değerli olmadığını kanatıyor. Bir kulübün başkanı yaptığı şeyler dolayısıyla içeri düşmüş ve bunu protesto etmek isteyen taraftarın polisle çatıştığı haberini duymak ayrı bir acı olsa gerek. Ülkemde herkesçe malum iki takımın derbisinin olduğu hafta sonu üç şehit verdik, üç ocağa ateş düştü ama halkımızın umursadığı tek şey futboldu.

Vatan savunmasında o askerlerin yüzde biri kadar etkili olmayan bir futbolcunun cenazesine ise yöneticilerimiz dâhil binlerce insan katıldı.

Derbinin olduğu akşam şampiyon olamayan takımın taraftarları dükkânları taşlamış, kaldırımları sökmüş, polisimize saldırmış ve polis otolarını yakmışlardır. Taraftarların bu olaylarıyla Roma’nın ne alakası var diyenler Nova Roma(İstanbul)’daki 532 tarihli Nika isyanından isyanından haberi yok demektir. Biraz bahsedeyim: Şehir valisi dönemin ünlü taraftar grupları olan maviler ve yeşillerden bir kaç kişi tutuklamıştır. Buna sinirlenen taraftar grupları birleşerek İstanbul’u yakıp yıkmışlardır. Şehir binalarının çoğu harap olmuştur. Bunlar arasında; Ayasofya, Aya İrini, hamamlar ve saray kapısı vardır. İki olay arasında benzerlik gerçekten ilginç.

Bütün bunlardan sonra diyebiliriz ki Roma İmparatorluğu yıkılmış ancak metotları ve medeniyeti devam etmiştir. Yukarda zikrettiklerimiz harici de; yargı, mimarlık vs. konularında da Roma’nın rolü büyüktür ancak diğerlerini açıklamak önemlidir diye düşünüyorum. 1453 Mayısında yıkılan Doğu Roma’dan günümüze 550 yılı aşkın bir süre geçti ancak 21. yy ’da dahi Roma İmparatorluğu devletleri ve toplumları etkilemeye devam ediyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here