internetin gelişim süreci

İnternet gelişim sürecinde 3 ana geçiş döneminden bahsedilebilir. Bu dönemler arasında keskin geçişler olmamakla beraber ilerleyen dönemde daha da belirginleşen içerikler ortaya çıkmıştır. Bu aşamalardan ilki 1974 senesine değin internetin temel unsurlarının oluşturulduğu, kavramsal ve teknik altyapısının meydana getirildiği zaman dilimidir. İnternet‟in ortaya çıkış amacı Amerika Birleşik Devletlerinde bazı üniversite

kampüslerinin birbirlerine iletişim anlamında bağlanması amacıyla kurulmuştur. Bu aşamalardan ikincisi kurumsallaşma aşamasıdır. Resmi veya gayri resmi büyük ölçekli örgütlerin ve kurumların internet finansmanını sağladıkları bu dönemde gelişmiş ülkelerin önde gelen özellikle resmi kurumları internet teknolojilerini destekleyerek gelişmelerine fırsat tanımıştır. Bahsedilen bu dönem yaklaşık olarak 1995 senesine kadar sürmüştür. Son aşama ise Ticarileşme dönemi olarak değerlendirilebilir. Bu aşamada devletlerin de desteğiyle belirli noktaya gelen internetin geliştirilmesi, daha güçlü bir alt yapıya sahip olması olmuştur. 1995 senesinden itibaren bu ticarileşme aşaması devam etmektedir. 5

İnternet gelişim sürecini altyapı ve içerik oluşturma, interaktiflik bağlamında da tarihsel aşamalara ayırabiliriz. Bu süreçlerden Web 1.0 aşamasında internet üzerinden bilgi sunulması söz konusudur. Bu aşamada geniş oranlarda bilginin internet ortamından yayılması mümkün olmuştur. Bilgi yayınlama ancak HTML ve benzeri yayın araçlarını kullanabilme yeteneği ile sınırlıydı. İnternet‟e giren kişiler bu dönemde sadece yayınlanan bilgileri statik olarak okumakla yetinmekteydi (Rosen ve Nelson, 2008, s.211-225).

 

Tablo 1.1. İnternet Web 1.0 Özellikleri (Bozarth, 2010.)

Web 1.0 Özellikler (1994-2000) yılları arası

  • Uzmanlar tarafından hazırlanabilen Web sayfaları
  • Uzmanlık gerektiren internet içerikleri ve statik sayfalar
  • Kullanıcılar internet sitesini ziyaret edip sadece okurlar
  • Sık biçimde denetlenen internet siteleri
  • Tek yönlü iletişim (Tekten çoğa doğru)
  • İçerikler sadece yayınlama tarzında olmaktadır
  • Hiyerarşik belirlenmiş bir yapıda içerik oluşturma

Eldeniz‟e göre (2015‟den aktaran Hashımzada, s.56) “Web‟in birinci veya ikinci sürümü olmamasına karşın kullanıcı sayısının hızla artması ve buna bağlı olarak kullanıcıların Web‟in oluşturulmasına ve dönüştürülmesine olan katkılarıyla içinde bulunduğumuz dönemde farklı eğilimler ve kullanım biçimleri ortaya çıkmıştır”. Genel olarak web 1.0, 2001 yılındaki Dotcom balonu patlaması krizine kadar olan dönem olarak bilinmektedir.

Web 2.0 sırasında yaşanan değişimle beraber sosyal medya platformları üzerinden bilgi alışverişi, ilgi alanlarını paylaşmaya, belirli sosyal, siyasal vs. fikirlere sahip insanlar bu platformlar vasıtasıyla bir araya gelmeye başlamışlardır. Bu sanal platformlar üzerinde tanışan bireyler bazen gerçek dünyada da bir araya gelen grupların oluşmasına sebep olmuşlardır (Evans, 2008, s.34).

Web 1.0 sonrasında sosyal medyanın ortaya çıkmasına olanak veren Web 2.0 dönemine geçilmiştir. Bu dönemin belli başlı özelliklerini aşağıdaki tabloda görmemiz mümkündür.

 

Tablo 1.2. İnternet Web 2.0 Özellikleri (Bozarth, 2010)

Web 2.0 Özellikler (2000-2010) yılları arası

  • Kullanıcıların hazırlayabildiği internet içerikleri
  • Herkes tarafından içerik    oluşturulup    yayınlanabilmesi    imkânı vardır.
  • İnsanların bilgi içeriğini birlikte oluşturabilmesi söz konusudur.
  • Seyrek aralıklarla kontrol edilen internet siteleri
  • Wikipedia tarzı içerik ansiklopedileri
  • Katılımcılık imkânı vardır
  • Dinamik ve serbest içerikler vardır
  • Sürekli biçimde güncellenen içerikler vardır

 

Yukarıdaki tablo üzerinden hareket edildiğinde sosyal medya temel özelliklerinden olan kullanıcı tarafından üretilen içeriğin yaratılmasına müsaade eden ve

  1. Web süreci olarak adlandırılan Web 2.0 ile imkanlı hale gelen teknolojik alt yapı üzerine inşa edilmiş sıralı bir internet uygulama tekniği olarak adlandırılmaktadır. Web 2.0 bu derece önemli bir mihenk taşı olmakla beraber bu değişimle birlikte hayatımıza

ortak akıl kullanımı dolayısıyla karar verme aşamalarında bireysel değil ortak grupların etkili olduğu süreçler girmiştir. Yeni bir servis oluşturulurken değişik çevrimiçi alanlardan bilgi toparlayarak en az iki ve yerine göre daha fazla sevisi bir araya getiren yapılar ortaya çıkmıştır (Akar, 2009, s.47-55).

Bu süreçte aynı zamanda P2P denilen “Person to Person” yani kişiden kişiye ağ

kurma yaklaşımı öne çıkmış bunun alt yapısı hazırlanmıştır. Geleneksel olarak uygulanan teknolojik alt yapıda ilgilenilen dosya kümesi tekil bir makinede saklanır ve buradan erişime açılırdı. Böyle bir durumda çok sayıda kullanıcı aynı dosyaya erişmek istediğinde tıkanmalar ve yavaşlamalar meydana gelebilmekteydi. P2P olarak adlandırılan yapıdaysa dosya birden fazla makinede bulunmakta ve böylelikle farklı parçaları farklı makinelerde bulunsa da kullanım anında bir araya getirilen bu parçalar vasıtasıyla dosyaya daha hızlı ve etkin erişim mümkün olmaktadır. Aynı Web dönüşümünün parçası olarak haber, blog vs. sitelere abone olunup ilgilenilen konularda gelen güncellemelerin otomatik olarak kullanıcıya yansıtılması mümkün olmuştur. Bu değişimin en önemli parçalarından olan sosyal ağ kurabilme imkânı tanınarak site üyelerinin etkileşimli olarak birbirleri hakkında bilgi sahibi olmalarına olanak tanınmıştır. Bu durumun en başarılı örnekleri Facebook ve Linked-In olmuştur (Akar, 2009, s.55).

İnternet tabanlı teknolojik araçların gelişmesiyle beraber geleneksel medya platformları zamanla sanal alana taşınmıştır. Bu sürekli ilerlemenin medya tarafında oluşturduğu yeni medya olgusu olmaktadır. Günümüzde yapılan sınıflamalarda klasik medya haricinde sosyal medya, interaktif medya, çevrimiçi ve çevrimdışı kavramlarından söz edilebilir.

Bu mecrada yapılan sınıflandırmaların esas olarak keskin sınırlarla ayrılmadığını ve hatta belirli alanlarda çakıştıkları tespit edilmektedir. Online medya ile bahsedilen sürekli bağlantı durumunda kullanılabilen araçlardan oluşmaktadır. Offline medya ile belirtilen ise çevrimiçi olma ihtiyacı olmaksızın daha önceden alınmış bilgiler arzu edildiği anda kullanıcılar tarafından bağlı olma gereksinimi hissetmeden kullanılmaktadır. İnteraktif medyada ise karşılıklı etkileşim süreçleri var olmaktadır. Bu şekilde sınıflamalar statik değildir ve zamanla teknolojik gelişmeler paralelinde güncellenerek değişime uğramaktadır (Akar, 2009, s.55).

Özet olarak Web 2.0 dönüşümünün en önemli farklılık yaratan yönü bireysel olarak üretilip yüklenebilen içerik vasıtasıyla toplulukların iktisadi ve etkileme gücünden faydalanmayı sağlaması çok fazla miktarda bilginin açık ağ etkisiyle kullanılabilir olmasıdır.

Web 1.0 ve Web 2.0 safhalarından sonra bunları izleyen Web 3.0 ve Web 4.0

aşamaları sosyal medya gelişimine çok daha fazla esneklik kazandırmıştır. Bu teknolojik ve yazılımsal gelişimler önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak sosyal ağ güncellemelerini doğrudan etkileyecek ya da farklı mecraların ortaya çıkmasına olanak sağlayacağı öngörülmektedir (Boyd, 2008, s.131).

 

Tablo 1.3. Web 3.0 ve Web 4.0 Özellikleri (Bozarth, 2010.)

 

Web 3.0 Özellikler (2010-2020) arası Web 4.0 Özellikler (2020-?) arası
Mobil cihazlar ve kişisel web Kendi başına öğrenip organize olabilen yapı
Bireysel kullanım üzerine yoğunlaşma Tekil kullanıcılar üzerinde yoğunlaşma
Entegre aynı zamanda isteğe bağlı içerik Evrensel bir yapıda dünya bilgisayarı biçiminde internet yapısı
Semantik (anlamsal) içerik
Meta veri, dinamik web sunumu Bilgi üzerine yapılanan internet
Kullanıcı davranışlarını algılar
Kullanıcıların aktif biçimde eklemlenebilmesi

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here