RICHARD MILLE & MCLAREN İŞ BİRLİĞİNDE TASARLANAN SAAT

Richard Mille, McLaren Automotive işbirliği içinde tasarladığı yeni saati RM 11-03 McLaren Automatic Flyback Chronograph’ı, bu yıl 88’incisi düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı’nda McLaren Automative CEO’su Mike Flewitt ve Richard Mille CEO’su Richard Mille’in katıldığı lansman toplantısıyla tanıttı. 500 adetle sınırlı üretilen ve 180.000,00 İsviçre Frang’ı olan saat, öncelikli olarak McLaren Ultimate Series müşterilerine sunulacak. McLaren Tasarım Direktörü Rob Melville ve Richard Mille Mühendisi Fabrice Namura’nın yakın işbirliğiyle tasarlanan RM 11-03 McLaren, McLaren Automative ve Richard Mille’in benzersiz tasarım, yeni malzeme kullanımı ve modern zanaatkarlığa duydukları ortak tutkuyu hayata geçirmek için geçen yıl başladıkları iş ortaklığından bu yana geliştirme aşamasındaydı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Namura, “Aklımızdaki fikir gerçekten teknik bir zorluğun üstesinden gelmek ve üzerinde sadece yazı olan bir kadranın ötesinde yeni bir şey tasarlamaktı. Rob Melville tasarımı 720S’in büyüleyici bir güzelliğe sahip olduğunu düşünüyorum. RM 11-03 McLaren’a da benzer şekilde hem estetik hem de işlevsel çizgiler kazandırmak istedik.” dedi. Bu etkiler ile McLaren’in lüks spor araba portföyünden alınan tasarım fikirleri de bu özel saatte hayat buluyor.

 

Karbon TPT® ve turuncu quartz TPT® malzemeler kullanılarak geliştirilen güçlü ve hafif kasasıyla RM 11-03 McLaren, mekanik performansını güçlendirirken, sert ortamlara karşı da dayanıklılık kazanıyor. Karbon TPT® kasanın üzerinde yer alan düğmeler, McLaren 720S’i özel kılan farların tasarımını yansıtıyor. Şekil olarak ikonik McLaren F1’in hava girişli şnorkeline benzeyen ve McLaren logosunu taşıyan titanyum insertler, bezeli süslüyor. Sofistike “Grade 5” titanyum kurma kolu, McLaren’in hafif jantıyla aynı şekilde saatin üzerinde yer alırken, McLaren Speedmark logosu, bu edisyona özel geliştirilen kauçuk kayış ile hemen fark ediliyor.

 

Teknik özellikleri incelendiğinde, RM 11-03 McLaren özel gösteriminin 2018 Cenevre Otomobil Fuarı’nda yapılması da şaşırtıcı değil. RM 11-03, McLaren Ultimate Series müşterilerine sadece Richard Mille butikleri aracılığıyla sunulacak. McLaren müşterileri sahip oldukları 1 ile 500 edisyon numaralı McLaren Ultimate Series’i, alacakları RM 11-03 McLaren’ın kasa numarasıyla eşleştirme fırsatına sahip olacaklar.

Yeni Coin Borsası: Deex Exchange

Borsanın Amacı:

Asya’nın En Büyük Exchange sistemini oluşturmak. Yani Asya kıtasının en büyük borsası olmak. Bence başaracaklar mı? Elbette başaracaklar. Zira aşağıdaki özellikler olmadan bile binance, bittrex başarmışsa (!), Deex hayli hayli başaracaktır.

Hakkında:

Deex hakkında kısmında şöyle belirtmiş; Deex birçok ülkede milletlerin kendi para birimleri ile satın alarak hızlı bir şekilde alım satım ticareti yapabilecekleri bir sistem. İlk açıldığında 10’dan fazla kripto para desteğini de beraberinde sunacaklar.

Yol Haritası Nedir?

Merkezi olmayan bir kripto para ve borsa kurma hedefindeler arkadaşlar. Bu ne demek biliyor musunuz? Bittrex Amerika merkezli bir borsa, örneğin orada Bitcoin’iniz var. Bu Bitcoin’e Amerikan hükümeti isterse el koyar. Ne Bittrex, ne de siz hiçbir şey yapamazsınız. İşte Deex’te bu sorun ortadan kalkacak.

26 Ekim 2017 ‘de geliştirilmeye başlandı. O zamanlar Binance’de ünlü bir para vardı. Evet sizde biliyorsunuz o parayı, Bitshares. Arkadaşlar bu para cidden iyiydi. Ancak Binance Deex’in geliştirildiğini öğrendiği vakit Bitshares’i platform’dan çıkardı.

Ocak 2018: Blockchain’ilk sistem çalıştırmasını yapacaklar ve mobil uygulamalarını da devreye sokacaklar.

Şubat 2018: İspanya, Türkiye, Almanya, Rusya, Kazakistan, İtalya ve Malta’da ATM kurulumlarına başlayacaklar. Evet yanlış duymadınız evinizden DEEX ATM‘sine gidip TL ile para yatırabileceksiniz.

Mart 2018: DEEX, Graphene altyapısına taşınacak. Yani bu demek oluyor ki DEEX Bitshares 2.0 altyapısına geçecek. Peki bu ne anlama geliyor? Bu şu anlama geliyor arkadaşlar Digibyte’ta bir işlem yaptığınızda bu 5 saniyede onaylanıyor. Ripple saniyede 1.500 işlem onaylama hacmine sahip. DEEX Graphene altyapısına geçtiğinde saniyede işlem onaylama haci tam 100.000 olacak. Hızını siz düşünün.

2019: 2019 yılında DEEX kendine ait bir messenger yapacak. Whatsapp Messenger gibi uçtan uca şifrelemi bir messenger olacak. Bu messenger sayesinde mesaj gönderir gibi para gönderebileceksiniz. Ayrıca bu coinlere sahip kişilerle iletişime geçebileceksiniz.

DEEX Borsasının Kazandırdıkları:
– 5 saniye gibi kısa bir sürede işlem gerçekleştirme
– ATM’den kripto para alabilme
– Türk Lirası ile kripto para alabilme
– Masaüstü soğuk cüzdan, Mobil cüzdan uygulaması ve Web cüzdan uygulaması
– Banka kartı gibi bir debit kart
– Kişiye özel blockchain
– Devlet tarafından el koyulamazlık
– Coinleri messenger ile gönderebilme
– Şu anda $0,17’den yani 17 centten alma imkanı

DEEX Borsasının Kaybettirdikleri:
– Devletimiz paraya el koyamadığı için paramızın üstüne yatamayacak böylece devletimiz kazanamayacak
– Türk borsaları ortadan kalkabilir. Çünkü kendi para birimimizle zaten ilk etapta 10 adet coin alma imkanı sunulacak

Aslına bakarsanız kaybettirdikleri halkımız için değil bu sektörden para yiyen balinalar için önemli.

Şimdi gelelim bu işin mantığına; arkadaşlar bu özellikler yok iken bile Binance, Bittrex bu kadar büyükse ve BNC bu özellikler yok iken bile 12 dolar (45 TL) ise bu özelliklerin olduğu DEEX borsasının coini sizce kaç dolar olur dersiniz?

Mantık işte burada devreye giriyor. Ben yatırıp yaptım. Aklı olan herkeste yatırım yapacaktır. Bu konuyu bu kadar detaylı anlatmamın sebebi bu sektördeki kardeşlerimin hepsinin zengin olmasını istememdendir.

Nasıl Satın Alırım?:
Aşağıdaki linkten kayıt olduktan sonra Buy DEEX Now sayfasından hangi coin ile gönderim sağlayacaksanız onu seçtikten sonra size verilen adrese gönderim sağlamanız yeterli olacaktır. Otomatik olarak size gönderim sağlanacaktır.

Not: Yatırım tavsiyesi değildir.

Kaynak: https://wmaraci.com/forum/coinler/gelecegin-borsasi-coinini-sizlere-tanitiyorum-485263.html

League of Legends 2018 Republic of Gamers Üniversite Ligi başlıyor

League of Legends ekosisteminde farklı kulvarlarda heyecan devam ederken, espor tutkunu gençlerin büyük ilgi gösterdiği akademi düzeyindeki organizasyonlar da gün yüzüne çııyor. Bu yıl dünyanın önde gelen teknoloji markalarından ASUS Republic of Gamers’ın sponsorluğunda gerçekleşen ve Republic of Gamers Üniversite Ligi adını alan turnuvada heyecan, 24 Şubat’tan itibaren oynanacak maçlarla başlayacak. Bu yıl çeşitli üniversitelerden toplam 422 takımın katılacağı Republic of Gamers Üniversite Ligi’nin büyük finali ise 29 Nisan’da yapılacak.

 

Türkiye’de espor eko-sisteminin en önemli dinamikleri arasında yer alan League of Legends’da üniversitelerin en iyi takımlarının mücadele edeceği yeni sezon başlıyor. Teknoloji dünyasının önemli markalarından ASUS Republic of Gamers’ın da desteği ile başlayan yeni sezonda, turnuvanın adı da Republic of Gamers Üniversite Ligi olarak güncellendi. Geçtiğimiz yıl 350 takımın katıldığı ve Hacettepe Reignover ekibinin şampiyon olduğu bu önemli turnuvaya, bu yıl toplam 422 takım katılıyor. 24 Şubat tarihinde eleme süreciyle başlayan lig, 29 Nisan’da gerçekleşecek olan büyük finalle sona erecek.

 

422 takım, tek lider!

League of Legends’ın geleneksel organizasyonlarından olan Republic of Gamers Üniversite Ligi, akademiyle espor coşkusunu bir araya getiriyor. Heyecan dolu organizasyona bu yıl toplam 422 ekip katılıyor. Republic of Gamers Üniversite Ligi 2018’de elemeler, iki haftalık bir süreçte gerçekleştirilecek. İlk hafta yapılacak maçlarla ilk 16 takım belirlenirken, ikinci hafta ise ilk haftanın ilk 16’sı dışında kalan takımların katılımıyla ikinci 16 takım belirlenecek. İki haftanın sonunda belirlenen toplam 32 takım, grup aşamasında oynama hakkı kazanacak. 10 Mart’ta başlayacak grup aşaması 1 Nisan tarihinde sonlanacak ve 7, 8, 14 ve 15 Nisan tarihlerinde çeyrek finaller oynanacak. 28 Nisan’da yarı final heyecanının yaşanacağı Üniversite Ligi, 29 Nisan’da gerçekleşecek olan büyük finalle sona erecek.

 

League of Legends Üniversite Ligi 2018 hakkında detaylı bilgi için, https://tr.leagueoflegends.com/tr/news/community/leagueu/2018-universite-ligi-basliyor adresini ziyaret edebilirsiniz.

Albert Einstein, Uzay, Zaman ve İzafiyet Teorisi

Hayatımızın her evresinde bulunan hiçbir zaman için bize yetmeyen ve nasıl geçtiğini anlamadığımız zaman nedir? peki zaman? Herkese göre farklı mı işlemektedir. Ya da Evrensel boyutta zaman algısı bizim anlayabileceğimizin çok daha üstünde bir durum mudur? İşte Bugün sizlerle birlikte çıkacağımız yolculukta uzay ve zaman kavramını ele alacağız. Bizim için zaman dediğimiz olay Dünyamızın kendi etrafında ve Güneş etrafında dönmesiyle ortaya çıkmış bir olgudur. Ne yavaşlaması mümkündür ne de hızlanması. Sabit bir şekilde Tüm insanlar için Aynı hızla ilerlemeye devam etmektedir. Ancak zaman olgusuna baktığımızda beynimizin bizimle bir oyun oynadığı da düşünülmektedir.

Görelilik Nedir ?

 

Şimdi hepimizin aklına gelen soru ise beynimizin zamanla ilgili oyunu bir de nasıl oynayabildiğidir. İşte bu oyun ya da aldatma olayını en güzel açıklama ise Einstein‘ın görelilik kuramını en sade dille anlatmaya yarayan söz cevaplayacaktır diye düşünmekteyim. Bir adam güzel bir kızla oturup bir saat geçirdiğinde, bu süre kendisine bir dakika gibi gelir. Bir de bu adamı 1 dakika için sıcak bir fırının üstü oturursanız, bu süre ona bir saatten uzun gelecektir. İşte görelilik budur.

Demek ki bulunduğumuz yer mekân ve duruma göre zaman değişiklik göstermektedir. Ancak bu değişiklik zamanın akıp gitmesindeki hızında değildir. Kişinin hissetmesi ile alakalı bir durumdur. O zaman dünya üzerinde bulunan bizlerin yaşamış olduğu durumlara göre zaman algısı değişiklik göstermekte ise Evrensel boyutta zaman çok daha büyük farklılıklar gösterecektir. İlk olarak isterseniz zamanı nasıl ölçtüm bize bir göz atalım. Dünya üzerinde yaşayan uygarlıklar ve medeniyetler zamanı ölçmenin birçok değişik yolunu bulmuşlardır. Dünyanın kendi ekseni ve güneş etrafındaki dönüşünü ölçerek kendimize göre bir zaman algısı ortaya çıkartmaktır. Dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünü 24’e bölerek saat kavramını saatleri 60’a bölerek dakikaları, dakikaları da 60’a bölerek saniyeleri hesaplayabilmekteyiz. Yılları ve ayları belirlemek için de Dünya’nın güneş etrafındaki dönüşünü baz almaktayız. Yani dünyamızın bulunduğu güneş sistemindeki hareketlerine göre zamanı anlayabiliyor ve hayatımızı buna göre yönlendirebiliriz. Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşünü yavaşlatmaya da hızlandırma şansımız yoktur. O zaman dünyada bulunan herkes için zaman aynı hızla akmakta diyebilir miyiz? Ancak zaman üzerinde yapılan çalışmalar ve araştırmalar bizlere zamanın aynı hızda aktığını, ama hissetme olayının kişilere göre değişiklik gösterdiğini söylemektedir.

Örnek vermek gerekirse; hepimiz çok iyi biliriz ki çocukken Sokağa çıktığımızda ve arkadaşlarımızla oyunlar oynadığımızda gün bitmek bilmezdi, ama şimdi öyle mi? Hayır zamana yetişemiyoruz. Gün yetmiyor. Bu konuda hemen aklınıza yapacak işlerimizin çoğaldığı ve sorumluluklarımızın arttığı gelebilir. Benim de aklıma gelen olay bu ama yapılan araştırmalar sonucunda ortaya atılan bir teori bunun yapılacak işler ile alakası olmadığını bizlere anlatmaktadır. Ortaya atılan bu teori de zamanın akış hızının yaşımızın karekökü ile birlikte arttığını söylemektedir. Yani 10 yaşındayken zamanın akış hızı 1 dir. 20 yaşındayken zamanın akış hızı 1.14 dur. 60 yaşındayken zamanın akış hızı 2.44 dur. Yani 60 yaşındaki biri için 10 yaşındaki birine göre zaman yaklaşık iki buçuk kat daha hızlı artmaktadır.

Burada aklıma gelen bir kısa bilgi sizlerle hemen paylaşmak istiyorum. Zamanı en iyi ve en doğru şekilde ölçen Sezyum atomunun titreşmesidir. Sezyum atomu saniyede yaklaşık olarak 9 milyar kere titreşmektedir. O zaman eğer insan hücreleri ve atomlar arasında bir bağ varsa ve hücrelerin yaşlanması sonucunda titreşimlerin de değişiklikler oluşuyorsa, yaşlanınca zamanın hızlı atması İle bağlantılı olabilir. Einstein uzay ve zamanın birbirine bağlı olduğu uzay zaman kavramında bizlere ne anlatmak istemiştir. Einstein’ın bizlere anlatmak istediği kütle çekim etkisinin zamanı etki edebileceğidir. Yani Kütle çekimi zaman yavaşlatabilir ya da hızlandırabilir demiştir. Einstein’a göre Kütle çekimi ne kadar güçlüyse zaman o kadar yavaşlar ve bunun için en büyük örnekte kara deliklerdir. Şimdi bir karadelik düşünelim. Birde Uzay gemimiz var. Uzay gemimizle birlikte karadeliğin olay ufkuna yanaşarak çekimine kapılmadan etrafında döndüğünü hayal edelim. Ancak gemide bulunan bizlerin bir ikizi de dünyada bulunuyor olsun. Karadeliğin etrafında dönerken bizim için zaman çok yavaş akacaktır. Kalbimiz daha yavaş atacaktır. Hücrelerimiz bile daha yavaş yaşlanacaktır. Hatta metabolizmamız bile yavaşlayacaktır. Ancak bu durum bizler için hiçbir sorun yaratmayacak. Sanki her şey normalmiş gibi gemide hayatımızı sürdürüyor ve zaman normal bir şekilde atıyor diye hissedeceğiz. Kara deliğin etrafındaki dönüşünü tamamlayıp dünyaya geri döndüğümüzde dünyada bulunan ikizlerimizin, bizden çok daha fazla yaşlandığını fark ederiz. Bu yaşlanma farkı, bizim kara deliğin kütle çekiminde ne kadar kaldığımızda orantılı olarak artış gösterecektir. Ayrıca yanında bulunduğumuz karadeliğin kütle çekiminin gücü de zamanın akma hızında etkili olacaktır. Yani dünyada bulunan ikizlerimiz için zaman hızlı akarken bizim için çok daha yavaş atacaktır. Bu olay ile ilgili olarak ortaya atılan bir Paradoks vardır ve bu paradoksun adı da ikizler paradoksu dur. Ancak bu paradoksla ışık hızı ve zaman olgusu bizlere anlatılmaktadır.

Ali ile Ayşe iki kardeş aynı gün aynı saatte doğdular. İkisi de yaşamlarını dünyada sürdürüyorlar. Ama bir gün biz Ayşe’yi Bir Uzay aracına bindirip ışık hızının %90 hızında uzaya gönderelim. Ali de bizimle birlikte dünyada kalsın. Hayatına devam etsin. Işık hızının %90 hızında yolculuk yapan Ayşe 5 yıl sonra dünyaya geri döndüğünde, Ayşe’nin saati dünya saatinin sadece %44’ü hızında işlemiş olacaktır. Yani dünyada bulunan Ali için geçen her 100 saniye Ayşe için 44 saniye olarak geçecektir. Peki, Ayşe’yi ışık hızının %99’luk bir hızın da tekrar uzaya yollarsak; O zaman dünya saatinin sadece %14’ü hızında zaman işleyecektir. Bu da ne demektir? Dünyadaki 100 saniyeye uzaydaki Ayşe için 14 saniye olacaktır. Küçük bir hesapla ile, Ayşe bu hızla uzayda 7 yıl geçirdiğinde, dünyada bulunan Ali için 50 yıl geçmiş olur. Hızı biraz daha arttırıp ve ışık hızının %99,9 luk hızında bir yolculuk yaptırırsak, Ayşe’ye göre zaman dünya saatinin sadece  %4,5’i hızında geçecektir. Yani dünyadaki 100 saniye Ayşe’ye 4,5 saniye olarak yansıyacaktır. Ayşe ışık hızının %99,9 luk hızında da uzayda 5 sene yolculuk yapıp dünyaya geldiğinde, kardeşi 110 yıl geçirmiş olacaktır. İşte ikizler paradoksu bizlere Işık hızı uzay ile zaman arasındaki ilişkiyi anlatmaktadır.

Bu farkları bizler Evrensel boyutta anlayabilmekteyiz. Dünyamızda bu denli büyük farkları anlama şansımız yoktur. Ancak yere yakın bulunan yerlerde yerçekimi daha fazla olduğundan dolayı 1. katta yaşayan birine göre gökdelenin 200. katında yaşayana zaman çok daha hızlı akacaktır. Peki Bizler bir şekilde ışık hızında hareket etseydik ne olurdu bunu hiç düşündünüz mü? Işık hızı evrende bulunan tek değişmeyen sabit bir hızdır. Saniyede yaklaşık olarak 300.000 kilometre diyebiliriz. Bu hızda sabit şekilde hareket etseydik zaman bizim için dururdu. Yani zaman olmazdı. Belki başka boyutlara geçerdik. Bunun cevabını şu anda kimse bilmemektedir. Ancak burada ortaya konan değişik ve kafa karıştıran bir soru bulunmaktadır. Işık hızında hareket ederken zaman duruyorsa ve ışık hızından daha büyük hızlar varsa ve bizler ışık hızından daha yüksek hızlarla hareket edebilirsek o zaman, zamanda geriye mi gideceğiz? Yani Geçmişe Yolculuk Mu yapacağız? Maalesef bu sorunun cevabı bilinmemektedir. Ancak tokyonlara bakıldığında ve takyonların hızı ele alındığında, o zaman geçmişe yolculuk yapamayacağız ama çok hızlı bir şekilde milyonlarca Işık hızını aşıp başka galaksilere ulaşabilirsek, o zaman oradan geçmişi görüntüleme şansımız olabilir diye de düşünülmektedir.

Bildiğiniz üzere Bize en yakın olan Galaxy Andromeda galaksisidir. Eğer oradan dünyayı izleyebilecek bir teknolojimiz olmuş olsaydı, dünyamızın 2 milyon yıl önceki halini görüyor olacaktık. İsterseniz şimdi İzafiyet teorisine bir göz atalım. İzafiyet Teorisi, özel görelilik ve genel görelilik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Özel görelilik Kuramı 1905’te, genel görelilik kuramı ise 1916 yılında ortaya koymuştur. Peki, özel ve genel olanlarını birbirinden ayıran fark nedir? Özel görelilik kuramı, sabit hızla hareket eden olayları incelerken, genel görelilik kuramı, hızı değişerek hareket eden olayları incelemektedir. Bilim adamları Birçok araştırma yapmakta ve yeni atılımlara imza atmaktadırlar. Son zamanlarda ise ışık hızına ulaşmak adına birçok çalışma yapılmaktadır. Ancak ışık hızı evrende bulunan en yüksek hız olarak bilinmekte ve aşılması imkânsız olarak düşünülmektedir. Hatta bu konu ile ilgili herkes tarafından çok sorulan bir soru da bulunmaktadır. Eğer bir gün ışık hızında gidebilecek bir arabamız olursa ve yaklaşık saatte 300.000 kilometre hızla giderken farlarını yakarsa ne olur? Sorusudur.  Bu soruda kafa karıştıran olgu, ışık hızında giden bir arabanın farları yandığında ışığın öne doğru ilerleyeceği ve arabadan daha önce bulunacağı, bu nedenden dolayı da aşılmaz denen Işık hızından daha hızlı bir şekilde ilerleyeceği düşünülmektedir. Her ne kadar içinden çıkılmaz bir paradoks olarak gözükse de, özel görelilik kuramı, bu soruya çok basit bir cevap vermektedir.

Görelilik kavramı ilk olarak 16 yüzyılda Galileo tarafından ortaya atılmıştır. Daha sonra Newton bu kuruma, hareket yasalarına göre ve uzay zamana göre açıklamaya çalışmıştır. Ancak 19. yüzyıla gelindiğinde, Newton fiziğinin bazı olayları açıklayamadığı gözlemlenmekteydi. Açıklanamayan bu olayların üzerine Albert Einstein özel görelilik kuramına geliştirmiştir. Özel görelilik kuramı sezgisel olarak algılayamadığımız olayların ancak deneylerle kanıtlanabilmesidir. Mesela otobanda saatte 100 kilometre hızla giden bir araç düşünelim ve hemen yanında, bir de saatte 20 kilometre hızla giden bir araç olsun. Saatte 20 kilometre hızla giden araçtan bakan biri, saatte 100 kilometre hızla giden aracı gördüğünde kendisinin hareket etmediğini hissedecektir ve diğer aracında saatte 80 kilometre hızla gittiğini varsayacaktır. Başka bir örnek verecek olursak, dünyamızın dönüş hızı saatte 16.744 kilometredir. Ama biz dünyayı duruyor gibi hissederiz. Yani sezgisel olarak bunu algılayamayız.

Özel görelilik günlük yaşantımızda algılayamadığımız, zamanın göreli olduğunu, sezgisel olarak hissettiğimiz zamanın ise, mutlak olduğunu bizlere söyler. Ayrıca özel görelilik kuramı zaman mekân ve hareketlerin birbirinden bağımsız olmadığını, hatta hepsinin birbirine bağlı olduklarını ayrı ayrı düşünülmemesi gerektiğinden de bahsetmektedir. 1905 yılında Einstein tarafından ortaya atılan özel görelilik kuramının bizlere anlatmak istediklerinden bazı sana bakacak olursak;

 Işık hızı limiti

 

Eğer bir cisim ışık hızına ulaşırsa kütlesi sonsuz olur. Ancak sonsuz kütlesi olan bir cismi ışık hızında tutabilmek için sonsuz bir enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden dolayı kütleli cisimler asla ışık hızına ulaşamazlar. En iyimser şekilde düşünüldüğünde bile ancak ışık hızına yakın hızlara ulaşabilirler. Boşlukta ilerleyen ışığın hızı asla geçirmez. Işık hızı evrendeki son hız limitidir. Işıkta bir kütleye sahip olmadığından dolayı, ışık hızında yolculuk yapabilmektedir.

 Uzay ve zaman

 

Uzay ve zamanın birbirinden farklı iki kavram gibi gözükse de birbirleri ile ilişkilidir.

Zaman genişlemesi lorentz dönüşümü, durağın halde bulunan bir gözlemcinin hissettiği zaman, ışık hızına yakın hareket eden bir cismin içinde bulunan başka birine göre daha kısa görünür. Bu kısalma miktarı cismin yapmış olduğu hıza bağlıdır. Eğer ışık hızına varılırsa uzunluk dışarıdan gözlemleyen birine göre sıfır olarak görülecektir. Ama cismin içindeki kişiye bu normal gözükmektedir. Kütle artışı, ışık hızına yakın hızda hareket eden bir cismin kütlesi artar. Işık hızına ulaştığında kütle sonsuz olur. Dışarıdan gözlenen bu kütle artışı cismin içinde bulunan kişi için aynı kalacaktır. Yani kütlenin arttığını hissetmeyecektir.

E=mc2?

 

Bu denklemde E enerjiyi, M  kütleye, C2 ise ışık hızının karesini temsil eder. Denkleme göre madde enerjiye, enerjide maddeye dönüşebilir. Ortaya atılan birçok öngörü bulunmaktadır. Ama bu sizlere bahsettiğim öngörüler, en önemlileridir. Yapılan araştırmalar ve deneyler sonrasında bu öngörülerin doğruluğu 1905 yılından günümüze kadar bize bir çok kez doğrulanmıştır. Mesela yapılan deneyler den birinde çok hassas atom saatleri taşıyan uçaklar değişik yönlere ve değişik yerlere değişik hızlarda yolculuk yapmışlar ve saatlerini duruma göre hızlandığı ya da yavaşladığı görülmüştür. Cern’de yapılan deneylerde, parçacık hızlandırıcılarındaki, hızlandırma işlemi sonrasında, kütlesi olan hiç bir cismin atom ya da elektron hızına çıkamadığı gözlemlenmiştir. Yani hız arttıkça Kütlesi artmış, istenilen hızlara ulaşamamıştır.

Güneşten dünyamıza, ışık hızının %99.5’i kadar bir hızla gelen nötrinoların ömürlerinin dünyada bulunan diğer nötrinolardan çok daha uzun oldu da gözlemlenmiştir. Biraz önce sormuş olduğumuz sorunun cevabına bakacak olursak; Işık hızında hareket eden arabamız, sabit bir hızla hareket etmektedir ve arabanın farları açıldığında ne olacağı, aracın içindeki kişiye ve dışarıdan gözlemleyen kişiye göre değişiklik gösterecektir. Yani iki farklı sonuç elde edeceğiz demektir. Işık hızında hareket eden arabanın içindeki kişiye göre cevaplayacak olursak; Işık hızında, yani saatte yaklaşık 300000 kilometre hızla seyreden araba sabit bir hızla bittiğinden dolayı farları açacak olursak bile sadece önümüzü aydınlandığını görürüz. Dışarıdan gözlemleyen kişinin önünden ışık hızında geçen araba eğer farlarını yakacak ve öyle geçecek olursa, farların arabanın önünü aydınlatmadığını görürüz. Çünkü farlardan çıkan ışık araç ile aynı hızla gidiyor olacaktır. Dolayısıyla farlardan çıkan ışık dışarıdan gözlemleyen kişiye göre asla arabanın önünde gitmeyecektir.

İzafiyet teorisinin 2. ayarla baktığımızda genel görelilik kuramını görmekteyiz.  Ancak bugün sizlere genel görelilik kavramı hakkında çok kısa bir bilgi vereceğim.  Genel görelilik kuramı, özel görelilik kuramından farklı olarak hızı değişerek hareket eden olaylarla ilgilenir. Ayrıca karadeliklere ve genişleyen evren modellerini de bizlere açıklayan önemli bir teoridir. Genel Görelilik, Newton’un Evrensel kütle çekim yasası ile özel göreliliğin genişletilerek, kütle çekim uzay-zaman veya uzay ya da uzay ve zamandaki etkilerinden bahsetmektedir. Ayrıca süpernova patlamaları ile oluşan Kara deliklerin nasıl oluştuğu da genel Görelilik prensiplerine dayanmaktadır. Genel Görelilik Kuramı kütle çekiminin zamanı olan etkisine de çözüm getirmektedir. Uzayın bir çarşaf gibi gergin olduğunu düşünelim ve bu çarşafın üzerine 2 adet portakal koyalım. Bu koyduğumuz 2 portakalın bir şekilde birbirine yaklaştığını gözlemleyeceğiz. Ancak bu iki portakalın birbirine yaklaşmalarındaki neden birbirlerini uyguladıkları kütle çekim kuvveti değildir. Birbirlerine yaklaşmalarındaki neden, çarşafı bükmelerinden kaynaklanmaktadır. İşte bu şekilde uzayda bulunan iki gök cismi de birbirlerine uzay ve zamanı bükerek yaklaşırlar. Hatta bu uzay bükülmesinden dolayı birbirlerine yatay doğru da giden ışıklarda bükerler. Bu olay bizlere yerçekiminin bir kuvvet olmadığını ortaya koyar. Newton’in kuvveti esas alan kütle çekim kuramı da burada geçerliliğini kaybetmiş olur. Evrende oldukça fazla gök cismi bulunmaktadır. Ve bu cisimlerin her biri üzerinde bulundukları uzayı bükerek birbirlerini çekmekte ve kendi eksenleri etrafında dönerken uzayı da, zamanı da bükmektedirler. Hatta Bilim adamları bu teoriden yola çıkarak, yapmış oldukları araştırmalar sonucunda, dünyamızın bir yıl içerisinde 2 metrelik sapma gerçekleştirdiğini de tespit etmişlerdir. Genel Görelilik Kuramı bu şekilde kısaca anlatılacak bir teori değildir. Ancak hazırlamış olduğumuz bu makalede, genel görelilik kuramı konusunda sizlere ufak bir giriş yaparak, ufak bir bilgi vermeye çalıştık.

Hazırlayan: Yemliha TOKER

Twitter: @yemlihatoker

Kaynak: https://www.kpsshocasi.com/albert-einstein-uzay-zaman-ve-izafiyet-teorisi/

PIRELLI, İSVEÇ RALLİSİ’NİN ZORLU ŞARTLARINA SOTTOZERO ICE İLE YANIT VERİYOR

Pirelli bu hafta sonu Dünya Ralli Şampiyonası’nın ikinci etabı olan İsveç Rallisi’ne Sottozero Ice lastiklerini götürüyor. Sottozero Ice, vulkanizasyon sırasında patentli bir prosesle lastiğe entegre edilen 384 çivili tasarımıyla biliniyor. Pirelli gibi İsveç Rallisi de serinin başladığı 1973 yılında Dünya Ralli Şampiyonası’nın parçası olmuştur.

Yarış: Dünya Ralli Şampiyonası takvimindeki gerçek anlamda tek kış yarışı olan İsveç Rallisi, yarışmacılara benzersiz bir mücadele imkanı sunuyor. Etaplar, kar ve buz kaplı mıcır yollardan oluştuğu için yüzeye batabilecek ve tutuş sağlayacak özel çivili lastikler kullanılıyor. Bu yıl etaplarda son sezonlarda pek görülmeyen yoğunlukta kar bekleniyor.

 

Pirelli pilotları: Pirelli, tek lastik tedarikçisi olduğu Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nın yanı sıra İsveç’te JWRC dışındaki bazı pilotların donanımını da sağlıyor. Bunlar arasında 2017’nin Dünya Rallycross şampiyonu Johan Kristofferson, Toyota himayesindeki Takamoto Katsuta ve Hiroki Arai yer alıyor. Diğer Pirelli katılımcıları arasında Kevin Abbring, Mattias Adielsson, Janne Tuohino, Tamara Molinaro ve Jarkko Nikara (bir başka eski Pirelli Star Driver) gibi tanınmış isimler sayılabiliyor. Toplamda JWRC dahil 33 pilot ralliye Pirelli lastikleriyle katılıyor.

 

Ürün: İsveç’te Sottozero Ice 1 olmak üzere sadece tek tip lastik kullanılacak. Her lastik, çok kaygan olan yüzeye rağmen mükemmel tutuş sağlamak amacıyla özgün tungsten uçlu 384 çivi içeriyor. Pirelli’nin benzersiz vulkanizasyon prosesi, etaplarda yolda mıcır olduğu zaman bile çivilerin lastikte kalmasını sağlamaya yardımcı oluyor.

 

Kurallar: Pilotların yarışta en fazla 22 lastik kullanmasına izin verilirken denemeler için ayrı lastikler tahsis ediliyor. Pilotlar artık İsveç’te özel dar lastikler kullanmıyor; onun yerine jant ölçüsünün mıcırda kullanılanla aynı olması gerekiyor. Çivilerin toplam uzunluğu en fazla 20 milimetre (çıkıntı için limit olmaksızın), maksimum ağırlığı ise dört gram olabiliyor.

 

Etkinlik: İsveç Rallisi, 15 Şubat Perşembe günü 19 özel etabın ilkiyle başlıyor. Toplam 314,25 kilometrelik ralli, 18 Şubat Pazar günü öğle saatlerinde Torsby’de sona eriyor. İsveç Rallisi’nin ilginç bir özelliği olarak, Cuma günkü etkinliğin büyük kısmı Norveç’te gerçekleşiyor.

 

Pirelli açıklaması: Ralli etkinlikleri müdürü Terenzio Testoni: “Halen Dünya Rallycross Şampiyonu olan ve ilk WRC yarışlarına hazırlanırken testlerde büyük ümit vadeden Johan Kristofferson gibi çok özel misafirlerimize hoş geldin demekten memnuniyet duyuyoruz. Bu macerada onun yanında yer almak harika bir his. Bu hafta sonu ısının düşük, karın bol olmasını bekliyoruz dolayısıyla Sottozero Ice lastiklerimiz için ideal koşullar olacak.

Playngo Yazılımı

Dünya genelinde başta casino oyunları olmak üzere tüm eğlence temalı oyun seçeneklerinin yazılımını kusursuz bir şekilde yaptırmak istiyorsanız, her zaman en doğru ve alanında tecrübeli bir adresle yola çıkmanız gerektiğini bilmelisiniz. Senelerden beri dünya genelinde binlerce bahis ve online kumarhane sitesine bu yönde destek vermek amacı ile oyun yazılımında bulunduğumuzu ve rakipsiz olduğumuzu da sizlere ifade etmek isteriz. Artık dilediğiniz her zaman sizde bu sektörde beraber çalışabileceğiniz ve kusursuz bir şekilde yardım alabileceğiniz adres arıyorsanız PlaynGo yazılımı ile tanışmak için bizlerle temas kurabilirsiniz.

Hepinizin bildiği gibi artık milyonlarca insan gün içerisinde çok büyük bir zaman dilimini dijital platform üzerinden gerçekleştirmek ve bunu hayatının bir parçası olarak kabul etmektedir. İnternet aracılığı ile özellikle eğlence sektöründe kişilerin tercihlerini kullandıkları ve özellikle erkeklerin online bahis oynamak için hem iyi bir oyun içeriğine hem de güvenilir bir siteye ihtiyaç duydukları da bilinmektedir. Sizlerde yatırımlarınızı bu sektör içerisinde değerlendirmek gibi bir planınız varsa her zaman kusursuz, mükemmel ve rakiplerinizin bir adım önünde yer almanız gerektiğini de aklınızın bir köşesinden çıkarmamalısınız. İşte bütün bu isteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı dört dörtlük oyun yazılımları ile sahip olmak arzusundaysanız sizler için PlaynGo yazılımı hizmetlerinin tam bir biçilmiş kaftan olmaya aday olduğunu önemle hatırlatmak isteriz.

Sahip olmak istediğiniz oyunlarınızı son derece deneyimli ve tecrübeli çalışanlarımız sayesinde geliştirdiğimizi ve sizlere ilettiğimizi de biliniz. Aynı zamanda PlaynGo yazılım ailesi olarak sadece pc üzerinden oynanabilecek işlere imza atmadığımızı ve bir diğer yandan da mobil ağlar üzerinde herhangi bir problem yaşanmadan oynanabilecek oyun formatlarını da oluşturmaya devam ettiğimizi biliniz. Online casino sektöründe artık sizleri tercih eden müşterilerinizin oynaması için sunabileceğiniz en sağlam tabanlı alternatiflere sahip olmanın ne denli kolay ve zahmetsiz olduğunu da bizimle fark edebileceksiniz. Bir oyun yaratmak için işlerinizi güvenilir adrese emanet etmek istiyorsanız dilediğiniz her zaman Dünyanın neresinde olursanız olun bizimle temas kurabileceğinizi de yineleyelim.

Sizlere sadece bir oyun ya da yüzlerce oyun ile entegre edilmiş tam donanımlı hazır bir site verebileceğimizi de unutmayınız. Böylece bütçenize en uygun ve rekabetçi fiyatlarla sizlerde bahis piyasasında yerinizi alabilirsiniz. Sizleri seçen kişilere % 100 memnun kalacakları bir hizmeti vermenin tahmin ettiğiniz kadar zor olmadığını ve bunlar için çok ciddi ücretler ödemenize gerek kalmadığını da PlaynGo yazılımı desteği sayesinde görebilirsiniz. En elit çözümler, yenilikçi bakış açısı, enerjik ve dinamik ehil çalışan kadrosu ile kendi iş alanında öncü ve lider olmayı başaran bir portalda yer aldığınızı da görebileceksiniz.  Yerel müşteri kitlenizin seveceği, sorunsuz bir şekilde adapte olabileceği ve oynamaktan çok büyük bir haz duyacağı bu oyunların yazılımını da iste tüm bu nedenler dolayısı ile bizlere emanet edebilirsiniz.

İnternet sitemiz üzerinde PlaynGo yazılımı ailesi olarak gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızın bazıları hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Aynı zamanda referans bilgilerimizi elde edebilir ve bizime ilgili aklınızda yer eden soru işaretleriniz içinde yanıt bulabilirsiniz. Bu sayede doğru adımlar atmak için sizlere pusula olmaya devam eden tek gerçek sitede yerinizi aldığınızı da böylece görebileceksiniz. Daha fazla kazanç elde etmek, dijital ortam üzerinden verdiğiniz bahis sitesi hizmeti ile çok yüksek paralar kazanmak için gerekli olan temelinizi sağlam atmak için bundan böyle sizleri de bu büyük ailenin bir parçası olmaya davet ediyoruz. Yazılım firmaları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız. https://netuce.com

Schneider Electric, Artırılmış Gerçeklik ile Dijital Dönüşüme Yön Veriyor

Schneider Electric, endüstride kullanımı hızla yaygınlaşan arttırılmış gerçeklik (Augmented Reality, AR) teknolojileri ile müşterilerinin çözüm ortağı olmaya devam ediyor.

●EcoStruxure™ for Industry mimarisi ve EcoStruxure™ Augmented Operator Advisor uygulaması ile şirket, AR teknolojilerinin kolay, verimli, güvenilir ve entegre kullanımına olanak tanıyor.

Enerji yönetimi ve otomasyonda dünya çapında uzman olan Schneider Electric, üretim endüstrisinde hızla yaygınlaşan artırılmış gerçeklik (AR) uygulamalarına yönelik öncü çalışmalarını tanıttı. Şirket, bir yandan EcoStruxure™ for Industry altyapısı ile kurumlara yenilikçi çözümler sunarken bir yandan da EcoStruxure™ Artırılmış Gerçeklik Operatör Danışmanı (EcoStruxure™ Augment

 

180 yılı aşkın süredir yeniliklere imza atan bir kurum olarak AR teknolojilerinde de liderliği üstlendiklerini belirten Schneider Electric; “AR teknolojilerinin fiyat ve kullanılabilirliğindeki yeni gelişmeler ile birlikte endüstride hızla kullanılmaya başlandığına şahit oluyoruz Geleneksel AR kurulumları pahalı ekipmanlar, karmaşık bir düzenleme ve yüksek düzeyde teknik uzmanlık gerektiriyordu. Akıllı telefonlar ve tabletler gibi bir dizi mobil cihazın bazı yenilikçi yazılım mühendisliği araçları ile bir araya gelmesi, endüstrideki geliştiricilerin uygun maliyetli AR çözümleri elde etmelerini sağladı. Büyük ve küçük üreticiler kendilerini AR’den faydalanma, operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırma ve rekabeti geliştirme anlamında yeni fırsatlar arayan bir konumda buldular. Schneider Electric olarak biz de uçtan uca entegrasyon yoluyla üreticilerin AR teknolojilerinden maksimum fayda elde etmelerine olanak tanıyoruz. Gelişmiş AR araçlarının yüksek derecede entegrasyon ihtiyacına çözüm sunuyoruz. Açık ve kapsamlı teknoloji mimarimiz ile AR uygulamalarının geniş ölçekte kullanılmasını sağlıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimize tüm üretim değer zinciri çapında AR teknolojileri ile maksimum verimlilik, fayda ve güvenilirlik sunmaktır” dedi.

 

AR teknolojileri, fiziksel çevre, veri kaynakları, grafik ara yüzler, ürün özellikleri (yazılım ve bağlantı uyumluluğu vb.) ve yapay zeka gibi unsurların hepsinin birlikte çalışmasına olanak tanıyor. Dolayısıyla AR araçları en iyi performansı, daha geniş şebeke ve süreçlerle bağlandığında sağlıyor. Bu kompleks ve bir o kadar etkili teknolojilerden kurumların en yüksek düzeyde yararlanabilmesi için Schneider Electric, İşletim Teknolojisi (OT) ve Bilgi Teknolojisi (IT) alanlarındaki uzmanlığıyla şirketlere destek sunuyor.

 

Bu kapsamda, Schneider Electric’in EcoStruxure™ for Industry platformu, bağlantı ve mobilite üzerinden AR, bulut analitikleri ve siber güvenlik gibi uygulamaları kolaylaştıracak şekilde entegre edilmiş üç katmanlı bağlantılı ürünler, edge kontrolü ve analitikten oluşuyor. EcoStruxure™ Augmented Operator Advisor ise, bağlamsal ve yerel bilgileri entegre ederek kullanıcıların gerçek, fiziksel bir ortamda sanal objeleri deneyimlemesine olanak tanıyor.

 

Schneider Electric’ten AR teknolojilerine yönelik pratik uygulamalar

Un üretim tesisleri, makarna ve çikolata tedariğinde küresel bir lider olan Bühler, Schneider Electric’in çözüm ortaklığı ile yeni nesil AR uygulamalarına imza atıyor. Yeni nesil AR teknolojileri ile şirket çalışanları, makine cihazlarıyla etkileşimde bulunmak ve görevleri yürütmek için tamamen yeni bir iş yapış biçimi kullanıyor. Mobil cihaz teknolojisi, gerçek zamanlı verilerin yeni kaynaklarına erişim ve bu verilerin görselleştirme/grafiklere dönüştürülmesi ile birleştiriliyor. Bu, operatörlere, herhangi bir kapı açmaya gerek kalmadan bir makinenin “içini” neredeyse görebilmelerini sağlayan kompleks bir görünüm sunuyor.

 

Schneider Electric’in sunduğu teknoloji üç ana başlıkta kurumlara çözüm sunuyor;

 

Ürün geliştirme: AR uygulamaları, yeni ürünlerin test edilmesi ve değerlendirilmesi gerektiğinde, ürün tasarımını gözden geçirme aşamasında verimli sonuçlar yaratıyor. AR, zaman kaybetmeden ve gerçek prototip üretme maliyetini yüklenmeden, yeni ürünlerin gerçek kullanım koşullarında kolayca değiştirilebilen 3D sanal modellerini değerlendirme olanağı sunuyor.

 

Bakım: Arıza durumlarında, AR uygulaması makinenin sorununu teşhis edebiliyor ve operatöre veya bakım personeline hızlı ve kolay onarımlar için görsel olarak yol gösteriyor. AR programı ile operatör tableti aracılığıyla, belirli onarımların nasıl yürütüleceğine dair üst üste bindirilmiş bilgileri takip edebiliyor.

 

Güvenlik uygulamaları: Yeni AR uygulamaları, kullanıcının kapalı bir metal dolabın içini “görmesini” sağlıyor ve kutuyu fiziksel olarak açmaya gerek kalmadan bir sorunun teşhis edilmesine olanak tanıyor. Böylece, ekipman çalışmaya devam ederken dahili çevresel koşulların değerlendirilmesi mümkün oluyor. Bu da genel güvenliği artırıyor ve güvenlik risklerini azaltıyor.

Şafak Aktekin, CHEP Türkiye ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü olarak atandı

Şubat ayı itibarıyla CHEP Türkiye ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü görevini yürütecek olan Şafak Aktekin, Türkiye’nin yanı sıra Fas, Mısır, Tunus ve Cezayir olmak üzere sorumlu olduğu ülkelerin genişlemesiyle beraber Avustralya yatırımlarını temsil etmeye devam edecek

Uluslararası tedarik zinciri devi Brambles Grubu’nun bir parçası olan ve Avustralya’da kurulan CHEP’in 4 yıldır CHEP Türkiye Genel Müdürlüğü görevini yürüten Şafak Aktekin, 2018 Şubat ayı itibarıyla CHEP Türkiye ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü olarak atandı. Şafak Aktekin; Fas, Mısır, Tunus ve Cezayir olmak üzere sorumlu olduğu ülkelerin genişlemesiyle beraber Avustralya yatırımlarını bu bölgede temsil etmeye devam edecek.

Çeşitli görevlerde birçok farklı proje yürüttü

CHEP Türkiye’ye katılmadan önce DHL’de 12 yıl boyunca farklı görevlerde çalışan Şafak Aktekin, firmada tedarik zinciri süreçlerinin iyileştirilmesine ve maliyet yapılarının geliştirilmesine yönelik birçok projede yer aldı. Aktekin, CHEP’te Genel Müdür görevini yürüttüğü 4 yıl boyunca ise üst üste yüksek büyüme oranları yakalayarak Türkiye’ye yapılan uluslararası yatırımın doğrudan artmasına katkı sağladı.

 

Dardenia web ve mobil uygulamada müşteri sayısını 2.5 kat artırdı

Denizin lezzeti Dardenia, ocak ayında Dardenia.com ve mobil uygulamadan sipariş veren müşteri sayısını yüzde 170 oranında arttırarak yeni bir rekora imza attı. Dardenia.com ve Dardenia mobil uygulaması ile ulaşım ağını genişleten Dardenia müşterilerine en hızlı hizmeti sağlıyor.

Geleneksel balık ekmek lezzetini modern ve yenilikçi bir yorumla sunan Dardenia online siparişle hem çalışanların hayatını kolaylaştırıyor hem de sağlıklı beslenmelerini sağlıyor.

Ocak ayında Dardenia.com’da yüzde 170 oranında yeni müşteri artışı sağlandığını açıklayan Dardenia Pazarlama Müdürü Özgün Yalın, ‘’Web sitemizdeki kullanıcı sayısını kasım ayına göre ocak ayında yüzde 247 artırdık. Ocak ayında Dardenia mobil uygulamasının telefona indirilme oranı yüzde 274 artış gösterdi. Kasım ayında toplam ciromuz içerisinde yüzde 7 olan paket servisin payı ise Ocak ayında yüzde 11’e ulaştı. Paket servis hizmetimizle müşterilerimizin her an yanında olmayı ve kolay ulaşılabilir olmayı hedefliyoruz. Paketlerde özel ambalaj kullanarak siparişin bulunduğunuz yere sıcak bir şekilde getirilmesine özen gösteriyoruz. Ayrıca Dardenia.com ve mobil uygulamamızdan yapacağınız ilk siparişinizde yüzde 10, pazartesi siparişlerinizde yüzde 10 puan ve vereceğiniz diğer siparişlerinizde yüzde 5 puan kazanabilirsiniz. ’’ dedi.

Dardenia Hakkında:

Türkiye’nin ilk ve tek balık ekmek zinciri olan Dardenia, 30 yıllık Dardanel tecrübesiyle, sürdürülebilir balıkçılık ilkelerini kılavuz alarak, 2011 yılında kuruldu. Dardenia’nın ilk restoranı Erenköy’de açıldı. Geleneksel balık ekmek lezzetini modern ve yenilikçi bir yorumla sunan Dardenia, ilk yılında 130 binin üzerinde İstanbulluya ulaşarak büyük bir beğeni kazandı. 2012 yılında ikinci restoranı Maslak’ta, üçüncü restoranı ise Buyaka AVM’de hizmet vermeye başladı. İlk sushi konseptli restoranı Dardenia Fish&Sushi’yi 2014 yılının Ocak ayında Göktürk’te hizmete açtı. 2014 yılının Mayıs ayında Mecidiyeköy Ortaklar’da ve 2016’da Nişantaşı, Kozyatağı, Kadıköy Bahariye, Maslak 42’ta yeni açtığı şubelerle müşterilerine hizmet vermeye başladı. 2016’da hızlı bir büyüme gösteren Dardenia, 2017 yılında açtığı Mecidiyeköy ve Capitol şubesiyle 10 şubeye ulaştı. Dardenia 2017 yılında kendi açacağı ve franchise vereceği yeni şubelerle önce İstanbul daha sonra da tüm Türkiye’ye yayılmayı istiyor. Uluslararası alanda tanınan geleneksel lezzet markası olmak hedefiyle yola çıkan Dardenia, doğal ortamında yetişen, katkısız lezzetleriyle balık tutkunlarına enfes deneyimler sunuyor.

Dünyaca ünlü Hava Heykeltraşı Daniel Wurtzel

Sıradan materyalleri olağandışı bir şeylere dönüştürmekle ünlü Daniel Wurtzel, hava temizleyici LG Puricare™’den gelen güçlü hava akışı sayesinde, büyük kumaş parçalarını sanat eserlerinde kullanabiliyor.


Gelecekteki büyüme süreci için IoT özelliklerine sahip akıllı cihazlar gibi premium ürünlere yönelen LG Electronics, bunun yanı sıra sağlık alanına özel ürün geliştirmeye devam ediyor. Şirket, bu doğrultuda İklimlendirme ürün segmentini, akıllı ev iklimlendirme çözümü LG PuriCare hava temizleyici ile genişletiyor.

LG Electronics, yeni hava temizleyicinin avantajlarını sergileyebilmek için yenilikçi bir yaklaşım izlediği en son çalışmasında, sıradan materyalleri olağan dışı objelere dönüştürebilen dünyaca ünlü hava heykeltıraşı Daniel Wurtel ile birlikte çalıştı.

 

Brooklyn’de yaşayan Daniel Wurtzel, kinetik heykeller ve diğer çalışmalarında kullandığı hava ve uçabilen hafif malzemeler ile alanının en bilinen sanatçısı ünvanını taşıyor. Daniel, saflaştırılmış havanın beklenmedik güzelliklerini ortaya çıkarmayı mümkün kılan LG PuriCare™ hava temizleyicisiyle kusursuz bir ortaklığa imza attı. Çalışmalarının bir parçası olarak yıllarca sabit fanlarla çalıştıktan sonra, LG PuriCare™ hava temizleyici, “clean booster” teknolojisi ve 360 derecelik tasarımıyla farklı sanat eseri yaratabilmek adına birçok yeni olanağın kapısını açtı.

Çalışmalarında LG PuriCare™ hava temizleyicisini kullandıktan sonra değerlendirmelerde bulunan Daniel, şöyle konuştu: “LG’nin PuriCare™ hava temizleyicisinden çıkan temiz hava, “clean booster” dönüşüyle birlikte 7.5 metreye kadar çıkarak, yenilikçi eserler yaratabilmem için başka bir esneklik katıyor. LG PuriCare™ hava temizleyicisinin aynı anda hem kirli havayı çeken, hem temiz havayı 360 derece veren yeni fonksiyonuyla kendime meydan okuyabildim. LG PuriCare™ hava temizleyicisinden gelen güçlü hava akışı, daha önce hiç çalışmadığım kadar büyük kumaş parçalarını kullanmamı sağladı. İşyerimdeki hava temizleyicisi sayesinde görünmeyen saflaştırılmış havanın beklenmedik güzelliklerini ortaya çıkarabildim.”

 

Çarpıcı tasarım, güçlü teknik özellikler

Benzersiz yuvarlak konsol tasarımı ve rengiyle LG PuriCare™ hava temizleyicisi zarif dizaynı sayesinde ortamın dekoruyla rahatlıkla karıştırılabilir. Çarpıcı dizaynı ve gelişmiş inovatif teknik özellikleriyle LG PuriCare™ hava temizleyicisi, kullanıcılarının daha kolay nefes alabilmeleri için güçlü filtreleme ve doğal nemlendirme özellikleriyle öne çıkıyor.

 

LG PuriCare™ hava temizleyicisi, ince toz sensörü ve SmartThinQ teknolojisi ile beraber kullanıcılarına iç mekanlarda daha kaliteli ve temiz hava sunarak, her zamankine göre daha konforlu yaşanmasına olanak sağlıyor.

 

Hava izleme özelliği PuriCare™ kapalıyken bile çalışmaya devam ederken, filtrelemenin gerektiği durumlarda aktif duruma geçiyor.

 

Evcil hayvanları olan kullanıcılar için ideal

Farklı silindirik tasarımıyla PuriCare™, LG’nin “360° Total Care Filter System” teknolojisi ile sektörün en gelişmiş hava filtreleme teknolojisini barındırıyor. Güçlü “Clean Booster” özelliğiyle LG PuriCare™, geniş odaları bile dolduracak temiz havayı üfleyebilmesinin yanı sıra tabanda daha az hava akışı sağlayarak, özellikle küçük çocukları ve evcil hayvanları olan aileler için ideal bir ürün haline geliyor.

 

Bakımı oldukça kolay olan ve dayanıklı bir yapıya sahip olan hava temizleyici, sahip olduğu akıllı aydınlatma ile bir bakışta kontrol edilebiliyor. Havayı temizlemek hiç bu kadar kolay olmamıştı.

 

LG Electronics Orta Doğu ve Afrika Bölgesi sözcüsü konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “LG’nin akıllı beyaz eşyaları, kullanıcıya daha konforlu bir yaşam ortamı yaratma gereksinimlerini öngörerek, endüstriye öncülük ediyor. İklimlendirme çözümleri segmentindeki son yeniliğimiz için Daniel Wurtzel ile olan işbirliği, modern evler için hem estetik hem de işlevsel değerleri sergileyen kusursuz ürün geliştirme gücümüzü ortaya koyuyor.

 

LG PuriCare’in dünya genelinde ailelerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen kapalı alanlarda bulunan polenleri ve tozları ortadan kaldırma özelliği bulunuyor. Hassas hava görüntüleme sensörüne sahip cihaz, hava kalitesinin düştüğü durumlarda devreye girerek, ince toz parçacıklarını otomatik olarak ortadan kaldırıyor.”

 

Daniel Wurtzel tarafından oluşturulan hava heykelinin yapım sürecini bu bağlantı üzerinden izleyebilirsiniz.

Dassault Systèmes, 3DEXPERIENCE Marketplace ile Küresel Sanayi Devrimini Hızlandırıyor

  • Dassault Systèmes, endüstriyel hizmetler ve içerik tedarikçileri için çevrimiçi bir ekosistem olan 3DEXPERIENCE Marketplace’in resmi lansmanını yaptı
  • 500’den fazla makine sağlayan elli dijital ürün üreticisi ve 600 tedarikçiden 30 milyonun üzerinde parça, işletmelere yeni inovasyon fırsatları sağlayacak
  • Dassault Systèmes, 3DEXPERIENCE Marketplace ile sanayi dünyasına ilk perakende satış noktaları kadar önemli bir çevrimiçi ticaret platformu sunuyor

Dassault Systèmes (Euronext Paris: #13065, DSY.PA), yenilikçi işletmelerin birbirleriyle, diğer sanayicilerle ve hizmet tedarikçileriyle işbirliği yapmalarını mümkün kılacak çevrimiçi ekosistemi 3DEXPERIENCE Marketplace’in resmi olarak kullanıma sunulduğunu duyurdu.

Bulut tabanlı alışveriş sitesi, dünyanın en büyük çevrimiçi tüketici alışveriş sitelerinin eski perakende ortamını veya mobilite tedarikçilerinin nakliye sektörünü dönüştürdüğüne benzer şekilde sanayi dünyasını dönüştürme hedefiyle dijital tasarım, mühendislik ve üretim için kullanılacak yeni bir ticaret platformu.

 

Üç boyutlu baskı da dahil olmak üzere yeni üretim hizmet tedarikçileri belirlemek, kendi tasarım ortamlarına özel bileşenler eklemek veya hizmet tedarikçisi ve dahili kaynak ekosistemlerini yönetmek isteyen işletmeler artık talep üzerine üretim ve akıllı parça tedariki hizmetlerine ulaşabilecekler. Bütün bunlar işbirliği faaliyetlerini ve genel anlamda inovasyon süreçlerini daha düzenli hale getirecek.

 

3DEXPERIENCE Marketplace’de bugün itibariyle 500’den fazla makine tedarik eden 50 dijital ürün üreticisi ve 600 tedarikçiden 30 milyon bileşen bulunuyor. Bu şirketlerin tamamı kendi alanlarında iyi tanınan uzmanlar. Bu şirketler platform aracılığıyla tasarım ve üretim teknik özelliklerini tekrar kullanabilecek, parça ve ürün kolayca üretilebilirken risk ve hata azalacak. Ayrıca alıcı ile satıcı arasındaki ilişkinin ödeme, kur ve faturalandırma gibi tüm boyutları yönetilebilecek, tam takip edilebilirlik için her işlemin kaydı tutulacak.

Dassault Systèmes CEO’su Bernard Charlès şunları ifade etti: “Günümüzdeki Sanayi Rönesansı dijitalleşmenin ötesine geçiyor, yeni aktörler ve sürdürülebilir inovasyona verimlilikten daha fazla önem atfeden yeni çözüm, süreç ve hizmet kategorileri ortaya çıkıyor. 2012 yılı itibariyle iş deneyimi platformu alanının öncüsü olan 3DEXPERIENCE platformunu temel alan 3DEXPERIENCE Marketplace, tedarik zincirini bir değer zincirine, yeni bir çalışma, inovasyon ve değer üretme yöntemine öncülük yapan tek, sanal ve sosyal bir organizasyona dönüştürüyor. Çevrimiçi platformlar ve alışveriş siteleri perakende, nakliye ve konaklama hizmetlerini dönüştürmüş durumda. Hazırlanın, sırada sanayi dünyası var.”

House of Gamers’ın ilk şampiyonu Ferit “Wtcnn” Karakaya

Türkiye’de bu zamana kadar yapılmış en büyük online canlı show programı House of Gamers 29 Aralık – 27 Ocak tarihleri arasında hem Türkiye’de hem de dünyada adeta tarih yazdı. Yarışmalar sonucunda House of Gamers’ın ilk şampiyonu Ferit “Wtcnn” Karakaya oldu.

Bir ay boyunca Youtube, Instagram, Twitch, Facebook, Twitter üzerinden ilgi odağı olan program toplamda 20 milyonun üzerinde izlenme rakamına ulaştı.

253 binin üzerinde takipçi, 254 milyon dakika House of Gamers izleyerek bir rekora imza attı. İzleyicilerin yarışmacılarla yaşayıp, yarışmacılarla eğlendiği House of Gamers geleneksel formatların dışına çıkarak dünyada Twitch.tv üzerinde en çok izlenen online canlı show programı haline geldi.

Türkiye’nin ünlü Twitch yayıncılarının dört hafta boyunca aynı evde yaşayarak ortak yayında yarıştıkları ve JTG TV’den yayınlanan House of Gamers 29 Aralık – 27 Ocak tarihleri arasında rekorları altüst ederek sona erdi. Ferit “Wtcnn” Karakaya, Levent “Levo” Balım, Ecesu “Yenge” Özevin, Figen “Fionamed” Örtün, izleyicilerin Onedio videolarından tanıdığı Furkan “Furkanito” İnanır, İpek İnan ve Berkant Cen “ThetaBetaPlays” ve Kemal Can “Kendine Müzisyen” Parlak’ın katıldığı yarışmanın kazananı Ferit “Wtcnn” Karakaya oldu.

House of Gamers 29 Aralık – 27 Ocak tarihleri arasında Twitch ve Youtube üzerinden toplamda 20 milyondan fazla izlenme rakamına ulaştı. Programın anlık maksimum izleyici sayısı 42 bin 500 oldu. Twitch ve Youtube üzerinde 253 bin 868 toplam takipçiye ulaşan House of Gamers 254 milyon 424 bin 922 dakika izlendi. Twitch.tv üzerinden 10 milyon dakikadan fazla izlenen programın Youtube’da73 bin, Twitch.tv’de 180 binden fazla takipçisi oldu.

 

Türkiye ve MENA bölgesinde faaliyet gösteren, influencer marketing ve video içerik alanında uzmanlaşan yeni medya firması CC Media’nın, önceliği espor ve gaming alanı olmak üzere orijinal video içerik projeleri üreten Join the Game (JTG) ile işbirliği içerisinde geliştirdiği, Türkiye’de şimdiye kadar gerçekleştirilen en farklı ve en büyük prodüksiyonlu online show formatı olan House of Gamers, Twitch platformu üzerinden günde sekiz saat canlı olarak yayınlandı.

 

Dünyada Twitch’te en çok izlenen Show

Bir CC Media iştiraki olan Join the Game (JTG)’nin yürüttüğü projede, kamera arkasında ünlü TV projelerinde görev almış 30 kişilik profesyonel bir ekip yer alırken, çekimler 16 robot kamera ile gerçekleştirildi.

Nokia 2, 699 TL Fiyat Etiketiyle Raflarda

Tek şarjla iki gün pil ömrü sunan Nokia 2, 4100 mAh pili ile pil ömrü sınırlamasını ve şarj problemini ortadan kaldırıyor

İstanbul, 12 Şubat 2018 – Nokia telefonlarının evi HMD Global, Nokia 2’nin Türkiye’de 699 TL önerilen perakende fiyatıyla piyasaya sürüldüğünü duyurdu. Nokia 2, iki günlük pil ömrü ile diğer akıllı telefonların tekrar şarja ihtiyaç duymaya başlamasından çok sonra bile çalışmaya devam etmek için tasarlandı. Bu etkileyici iki günlük pil ömrü, performanstan ödün verilmeden kullanım imkânı tanıyor. Qualcomm® Snapdragon™ mobil platform, 5 inç yüksek kaliteli ekran, saf, güvenli ve güncel AndroidTM deneyimi ile Nokia 2, tüm gün boyunca güven veren teknolojiyi sunuyor.

 

HMD Global’ın Baş Ürün Sorumlusu Juho Sarvikas, “İnsanlar telefonlarına bugünlerde o kadar çok bağlılar ki günü geçirebilmek için, refleks olarak pil kullanımlarında kısıtlamaya dahi gidebiliyorlar. Bizce telefonunuzla yaptıklarınızda kısıtlamaya gitmeniz gerekmemeli. İşte tam da bu nedenle diğer cihazlar bir molaya ihtiyaç duyarken gücünü koruyan bir akıllı telefon ürettik” dedi. Nokia 2’yle, birçok hayranının Nokia telefonlarından beklediği uzun ömürlü pil performansı ile şu ana kadar sunulan benzersiz Android deneyimini tekrarlamak istediklerini dile getiren Sarvikas, “Bunu gerçeğe çevirmek için de ekrandan pile, çip setinden sistem tasarımına Nokia 2’nin her bir bileşeni, hayranlarına güvenebilecekleri uzun süre dayanan bir telefon sunmak üzere devasa pilden mümkün olduğunca az enerji çekecek şekilde tasarladık” diye konuştu.

Her açıdan dayanıklılık için üretildi

Nokia 2, Nokia’nın tüm kalite, basitlik ve güvenilirlik mirasının alametifarikalarını kullanarak tasarımda rakipsiz bir dayanıklılık sunuyor. Bir Nokia akıllı telefondan beklenen harika bir his ve yapım kalitesi sunmak üzere ince çerçevesi, tek parça alüminyumdan hassasiyetle işlenmiş gövdesi, Corning® Gorilla® camı ve arkada şekillendirilmiş polikarbon ile tamamlandı. Birinci sınıf materyaller ve ince düşünülmüş, ergonomik tasarım, şık olduğu kadar kullanışlı da olan eşsiz bir model yaratmak üzere bir araya gelerek ekonomik, uzun ömürlü bir akıllı telefon deneyimini yaşamanız için sizi özgür bırakıyor.

Daha fazlasını yapma özgürlüğü

Yüksek kapasiteli 4100 mAh pil ile sağlanan pil ömrünün yanı sıra 5-inç LTPS LCD HD ekran da parlak ve keskin bir görüntüleme deneyimi sunarken daha az güç tüketiyor. Nokia 2, pil bitecek diye endişe etmeden HD videolardan ve keskin, net fotoğraflardan favori şarkılara, sosyal medya ve web gezintilerine kadar uzanan kesintisiz bir eğlence özgürlüğü veriyor.

 

Akıllı sahne tespiti ve otomatik odaklanma sunan 8MP arka kamera ile Nokia 2, her seferinde harika kareler çekmeyi sağlıyor. 5MP ön kamerayı kullanarak da anı her açıdan yakalamak mümkün. Özel bellek kartı yuvası ve Google Photos’a sınırsız fotoğraf/video yükleme olanağı ile her zaman anılar için ihtiyaç duyulan ekstra kapasite kullanıcılara sunuluyor.

 

Her zaman yalın, güvenli ve güncel Android

Nokia akıllı telefonları, herhangi bir ön yükleme veya dış kaplama olmadan Google Assistant gibi harika özellikleri ile her zaman yalın, güvenli ve güncel Android deneyimi sunuyor. Android Nougat ve Android Oreo hazır halde gelen Nokia 2, akıllı telefonunuzun güvende ve güncel olduğundan emin olmanız için aylık güvenlik güncellemeleri alıyor.

 

Nokia 2, Türkiye’de Ocak ayında 699 TL’lik perakende fiyatıyla Teknosa mağazalarında kurşun siyah ve kurşun beyaz renklerinde satışa sunuldu.

 

Nokia 2 teknik özellikleri

  • Ağlar:
    • GSM: 850/900/1800/1900
    • WCDMA: 1, 2, 5, 8
    • LTE: 1, 3, 5, 7, 8, 20, 28, 38, 40
  • Ağlar: LTE Kat. 4, 150Mbps DL/50Mbps UL, VoLTE, Görüntülü Çağrı, VoWiFi
  • CPU: Qualcomm® Snapdragon™ Mobil Platform
  • İşletim Sistemi: Android Nougat
  • RAM: RAM 1GB DDR3
  • Depolama Alanı: 8GB e-MMC (MicroSD kartı ile 128GB’e kadar)
  • Ekran: 5.0” HD 1280 x 720 LTPS LCD, In-Cell Touch, Corning® Gorilla® Glass 3
  • Kamera:
    • Birincil kamera: LED flaşlı 8MP otomatik odak
    • Ön kamera: 5MP sabit odak
  • Bağlantı: 802.11 b/g/n, BT 4.1, GPS/AGPS/GLONASS/Beidou, FM/(RDS)
  • Sensörler: Ortam ışık sensörü, Yakınlık sensörü, İvmeölçer (G-sensörü), E-pusula
  • Pil: 4100 mAh
  • SIM yuvası: 2 Nano-SIM + 1 uSD yuvası (Çift SIM) / Nano-SIM + 1 USD yuvası (Tek SIM)
  • Girdi/çıktı: Mikro USB (USB 2.0), 3,5mm ses jackı
  • Boyutlar: 143,5 x 71,3 x 9,30 mm

Elektronik Komponent Pazarı 700 Milyon Dolara Ulaşacak

Dünyada elektronik ve dijital yaşama yönelik günden güne katlanarak artan talepler, elektronik ürün pazarının büyümesini hızlandırıyor. Elektronik sektörünün gelişimi ise üretimde temel ihtiyaç olan komponentlere olan ihtiyacı artırıyor. Yüzde 35’lik pazar payıyla komponent sektöründe lider konumda olan Özdisan Elektronik’in Genel Müdürü Mustafa Yurttaş, elektronik sektöründeki yükselişi değerlendirdi.

Hibrit Otomobiller, komponent sektöründeki büyümeyi tetikleyecek

“Türkiye’deki komponent pazarı mevcut durumda 650 milyon dolar civarında, bu rakamın 2018 yılı içerisinde önemli bir artış göstereceğini öngörüyoruz. Hibrit araçlara olan talebin hızlı artışı da bu öngörümüzü destekliyor. Güç ve batarya teknolojilerindeki gelişmelerin yanı sıra yakıt masraflarının fazlalığı, elektrikli ve hibrit araçlara olan ihtiyacı son dönemde epey artırdı. Bu talep artışı önümüzdeki yıllarda da hız kesmeden devam edecek gibi görünüyor. 2016 yılında 950 adet hibrit otomotiv satışı yapılmışken 2017’in sadece ilk altı ayında bu rakam 1401’e ulaştı. Aradaki fark, talebin artış seviyesini görmek açısından önemli. Bu taleplerin tamamı komponent sektörünü doğrudan etkileyecek. 2018 yılında komponent pazarının 700 milyon dolar seviyesine ulaşmasını bekliyoruz.” dedi.

Lokomotifinde elektronik olan ülkeler hızlı büyüyor

Elektronik sanayinden, makine sanayine kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olan komponent pazarını değerlendiren Yurttaş, “Elektrik ve elektronik sektörü, son yıllarda hızla gelişerek, bütün sanayi dalları için vazgeçilmez bir unsur haline geldi. Günümüzdeki teknolojik yeniliklerin büyük bir kısmı elektronik sektöründe yaşanan gelişmelere paralel olarak gerçekleşiyor. Bu açıdan elektronik sektörü, çoğu sektöre girdi sağlayabilen bir konumda. Ülkelerin ekonomileri ve gelişmişlik düzeyleri de teknolojik gelişmelere verdikleri önem ölçüsünde büyüme gösteriyor.” dedi.

Alt-Üst Soy bilgisi sorgulama – Soy ağacı sorgulama nasıl ve nereden yapılır?

e-Devlet‘in yeni hizmeti soy sorgulamanın sosyal medyada hızla yayılmasından sonra yüzbinlerce kişi soy sorgulama nasıl yapılır? sorusunun yanıtı aramak için araştırmalara başladı. https://www.turkiye.gov.tr/ adresine girerek önce T.C kimlik numaranızı sonra da e-Devlet şifresiyle giriş yapabiliyorsunuz. Daha sonra Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü sekmesi tıklanarak, Alt-Üst Soy Bilgisi Sorgulama linkine tıklayarak soy bilgilerinizi görüntüleyebilirsiniz.

E-devlet uygulamasına yeni eklenen hizmet sayfayı kilitledi. Alt-üst soy bilgisi sorgulama’ sistemine girenler “Şu anda kullandığınız hizmette yaşanan talep yoğunluğu nedeni ile işleminiz sıraya alınmıştır. İşlem sonucunuz birazdan otomatik olarak görüntülenecektir, bekleme süreniz hizmet veren kurumun işlem kapasitesine göre değişebilir. İşleminiz tamamlandığında, otomatik olarak bir sonraki aşamaya geçebilirsiniz.” uyarılarıyla karşılaşıyor.

E-DEVLET ALT-ÜST SOY SORGULAMAK İÇİN TIKLAYIN

Soyağacı Nedir?

Nüfus Hizmetlerinin yürütülmesi ile nüfus kayıtlarının tutulmasına ve nüfus kayıtlarına ilişkin bilgi ve belge verilmesine ilişkin hususlar 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve bu Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ile düzenlenmiştir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 44’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi “Nüfus kayıt örneklerini; kaydın sahipleri veya bunların eşleri ile veli, vasi, alt ve üst soyları ya da bu kişilere ait vekillik belgesini ibraz edenler, nüfus müdürlüklerinden doğrudan almaya yetkilidirler.” hükmündedir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda soyağacı veya soy kütüğü ya da şecere verilmesine yönelik bir düzenleme bulunmadığından, bu yöndeki talepler yukarıda belirtilen mevzuat hükmü doğrultusunda ilgililerin alt ve üst soylarına ait düzenlenen nüfus kayıt örnekleri ile sağlanmaktadır.

Bu nedenle, kişiler ancak alt ve üst soylarını kapsayan nüfus kayıt örneklerini bulundukları yer nüfus müdürlüğünden almaları mümkündür. Bunun dışındaki talepler 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 44’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7, 9 ve 21’inci maddeleri ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 4, 5, 6 ve 8’inci maddeleri uyarınca, ilgililerin soyağacı ya da soy kütüğü olarak tanımlanan taleplerin yerine getirilmesi mümkün değildir.

Hızla büyüyen OTC pazarı EXPOMED ile yeni pazarlara açılmaya hazırlanıyor

Türkiye’deki reçetesiz ilaç pazarı, yapılan son araştırmalara göre 5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Toplam ilaç sektörünün yaklaşık yüzde 26’sını üstlenen bu pazar, ciddi bir büyüme potansiyeline sahip olmasıyla ilaç firmalarının da gündemini oldukça meşgul ediyor. 2013’ten 2016 yılına %17 büyüyen pazarın 2019 yılında dünya çapında 29 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması öngörülüyor. Avrasya Bölgesi’nin ve Türkiye’nin lider medikal fuarı Expomed, bu farkındalıkla OTC (reçetesiz ürünler) alanını bünyesine dâhil ederek, pazarın hedeflerine ulaşmasında önemli bir görev üstleniyor.

Hem ulusal hem de uluslararası firmaların son 5 yıldır yoğun olarak yatırım yaptığı OTC, yani reçetesiz ilaç pazarı, her geçen yıl büyümesini sürdürülebilir kılma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Gün geçtikçe ilaç listesi de genişleyen pazarın, toplam ilaç sektörünün yaklaşık yüzde 26’sını üstlendiği öngörülüyor. Bu farkındalıkla EXPOMED, OTC sektörünün tüm yeniliklerini 80’in üzerinde ülkeden gelen ziyaretçilerle buluşturarak pazarın ihracat ağını genişletmeyi hedefliyor.

EXPOMED Fuarı kapsamında Salon 6 ve 7 fuayede yer alacak OTC Alanı ile vitaminlerden sağlıklı yaşam ve diyet ürünlerine kadar geniş bir ürün yelpazesini fuar ziyaretçileriyle buluşturacak.  Orta Doğu, Balkanlar ve Afrika başta olmak üzere büyüyen yeni pazarlardan EXPOMED’e gelen OTC ürünler ile ilgili distribütörler, toptancılar, eczacılar, Ar-Ge uzmanları ve bilim insanları bu alanda katılımcılar ile ikili görüşme gerçekleştirecek.

Bu yıl 22-25 Mart 2018 tarihleri arasında İstanbul’daki Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek medikal cihaz, ekipman ve teknolojilerin sergilendiği, medikal trendlerin ve bilimsel etkinliklerin takip edildiği Avrasya’nın lider fuarı EXPOMED; 4 gün boyunca sağlık sektöründeki en yeni teknolojilerin, AR-GE ve inovasyon harikası ürünlerin sergileneceği bir platform olarak göze çarpıyor. Ortopedi ve Sarf Malzemeleri, Elektro Medikal Ekipman ve Medikal ve Laboratuvar Teknolojileri ile Hastane Yapı ve Tıbbi Tesis Yönetimi olmak üzere 3 temel ürün grubuna göre ayrılan salonlarda ziyaretçilerini bekleyen fuar; yerli ve yabancı sektör profesyonellerini bir araya getirme hedefiyle gerçekleştiriliyor.

Forex piyasasında nasıl yatırım yapılır ?

Forex piyasasında yatırım yapmak için takip etmeniz gereken adımları söylemiştik. Peki, yatırım yapmak için tüm adımları hallettikten sonra yatırımı nasıl veya neye göre yapacağım? diyorsanız makaleyi dikkatlice, yer yer notlar alarak okumanızda fayda var.

Forex piyasasında yatırım seçenekleri oldukça çeşitlidir. Forex piyasasını da diğer piyasalardan ayıran en önemli özelliklerin başında bu özelliği gelmektedir ve ayrıca Forex piyasası hafta içi her gün 24 saat açıktır.

Forex Piyasasında Yatırım Yapılabilecekler

  1. Döviz yatırımı
  2. Emtialar yatırımı
  3. Hisse senetleri yatırımı
  4. Borsa endeksleri yatırımı

 

Döviz Yatırımı

Forex piyasasının herhangi belirli bir merkezi olmamakla beraber dünya çapında bir finans piyasasıdır. Bu piyasayı oluşturan en büyük işlem ve yatırımlar döviz üzerindedir. Forex piyasasında döviz işlemleri diğer finans piyasalarına göre daha hareketli ve daha fazla süre açık olmasıyla yatırımcıların gönlüne taht kurmuştur. Forex piyasasında yapılan döviz işlemlerinde temel olarak 7 para birimi kullanılmaktadır.

Emtialar

Emtialar, fiziki ve ticari ürünlerdir.

Altın, gümüş gibi madenler

Çelik, bakır gibi sanayi metalleri

Hammaddeler

Tarım ürünleri

Petrol ürünleri

Ormancılık ürünleri

Gıda ürünleri

Kimyasal ürünler

Emtialar, temel olarak bu ürünler üzerinden işlem görmektedir. Emtialar arasında en çok rağbet edilen ürün ise altındır. Altından sonra gümüz, petrol, bakır ve diğer ürünler gelmektedir. Yatırımcılar bu emtiaların gidişatını ve hareketliliğini iyi gözlemlerse kısa sürede iyi bir kar elde edebilmektedir.

Forex piyasası yatırımcılar için güvenli bir ortam mı

Forex piyasasının ne kadar geniş ve dünya çapı bir piyasa olduğundan ve işlemlerin nasıl yapıldığından önceki makalelerimizde bahsetmiştik. Bu makalemizde ise Forex piyasasının yatırımcılar açısından güvenilir olup olmadığını işleyeceğiz.

Yatırımcılar Forex piyasasına girip yatırım yapmadan önce onlara aracılık edecek ve adlarına bir Forex hesabı açacak şirketlerle anlaşırlar. Forex piyasasının güvenilirliği aslında bu noktada baş gösteriyor. Forex yatırımcılarına aracılık eden şirketler günümüzde artık SPK yani Sermaye Piyasası Kurulu tarafından sık sık denetleniyor. Forex piyasasına girmeden önce seçeceğiniz şirketin SPK belgesi olup olmadığını mutlaka öğrenmeli ve şirketin yasal olduğunu teyit etmelisiniz. Forex piyasası dünya çapı bir piyasa olduğu gibi bu piyasanın büyük bölümünü de Türk yatırımcılar oluşturmaktadır. Forex piyasası, her geçen gün daha fazla kişinin güvenini kazanmakla birlikte, sizin piyasaya adım atmanıza aracılık eden kurumlar da çoğalıyor.

Forex piyasasına girmenize aracılık edecek olan firmalar yasal ve SPK belgesine sahip olmalarının yanına size sunacakları eğitim programları ve verecekleri bilgilerle de birbirlerinden ayrılıyor. Piyasa girişinize yardım edecek temel konuların başında kaldıraç oranları geliyor. Bu tip temel eğitimi veren firmalar, size tam anlamıyla kaliteli bir Forex eğitimi vereceği için bu tip firmaları tercih etmenizde yarar var. Ayrıca kaliteli firmalar verecekleri temel eğitimlerin yanı sıra piyasa için danışmanlık hizmeti de vermektedir. Siz de eğer piyasaya giriş yapmak istiyor ve aracı firma hakkında kararsız kalıyorsanız bu kriterleri değerlendirmenizde büyük fayda var.

Forex piyasası hangi yatırımcılar için uygun bir ortam

Dünya çapında bir pazar olan Forex piyasası, dünyanın hemen her bölgesinden yatırımcıyı barındırmaktadır. Forex piyasasında, hiçbir yatırımcı birbirine karşı avantajlı veya dezavantajlı değildir. Tüm yatırımcılar aynı şartlar ve olanaklar altında piyasada alım satım yapmaktadır. Yatırımcıları birbirinden ayıran tek fark ise Forex piyasasına giriş için ayırdıkları para miktarıdır.

Forex piyasası, temel olarak 3 yatırımcı şablonuna sahiptir.

  1. Kurumsal yatırımcılar
  2. Bireysel yatırımcılar
  3. Spekülatör ve Tüccar yatırımcılar

Forex, bu 3 tür yatırımcıya kapılarını sonuna kadar açmakta ve bütçe ayrımı yapmamaktadır.

Bireysel Yatırımcılar

Forex piyasasına giren bireysel yatırımcılar, piyasada oluşan hareketliliği doğru bir şekilde analiz ederek kar sağlamayı amaçlamaktadır. Bireysel yatırımcılar paralarını Forex piyasasında değerlendirirken; kendilerine güveni tam, stratejileri hazır ve bütçeleri yeterli olmalıdır.

Kurumsal Yatırımcılar

Kurumsal yatırımcıların Forex piyasasına giriş amacı kur farkını ve riskini ortadan kaldırma amaçlıdır. Özellikle büyük şirketler ve firmalar, yapacakları faaliyetler sonrasında ciddi anlamda kurdan etkilenebilmektedir. Forex piyasası ise, döviz alışverişi yapılırken diğer piyasalara nazaran çok daha avantajlı ve karlıdır. Kurumsal yatırımcılar bu sayede istediklerini alır ve kur oranını dengeler.

Tüccar Yatırımcılar

Forex piyasasında bulunan bir diğer yatırımcı türü olan tüccarlar, sahip oldukları ürünler üzerinde oluşan negatif dalgalanma hareketlerinden en az riskle kurtulmayı amaçlar. Tüccarlar genellikle metal, maden ve ticari ürünlere sahip kişiler olarak ön plana çıkmaktadır.

Forex İle Kazanç Elde Etmek

Forex, özellikle son dönemlerde gittikçe artan popülaritisiyle birlikte gittikçe artan bir talebe sahip bir piyasa olarak ön plana çıkıyor. Bunun neticesi olarak her geçen gün birçok insan forex piyasasını giriş yapmayı hedefliyor ve kazanıp kazanamayacağını merak ediyor. Yatırımcılar elbette forexten kar sağlayabilirler. Piyasanın ne durumda olduğunu ve avantajlarını görmek için
–forex piyasası ve avantajları- isimli yazımızı okumanızda yarar var.

Forex piyasası, kesinlikle ciddiyet ve güçlü bir irade istemektedir. En kötü kazançlarınızın bile en az miktarda olan kayıplarınızdan iyi olduğunu bilmenizde ve sürekli bu konuyu tekrar edip kavramanızda fayda var. Zira yatırımcıların en büyük sorunu, kaybettikleri miktarlar küçük olduğunda onları umursamamak. Bu forex piyasasının en temel hatasıdır.

Forex piyasasında gerçekten ciddi miktarlar elde etmek isteyenler için yapılması gereken ilk iş forex piyasasını öğrenmek ve piyasa hakkında tecrübe kazanmaktadır. Bunun en kolay yolu ise, forex üzerine eğitim veren şirketlerin programına katılmaktan geçmektedir. Forex piyasası için alacağınız eğitimden sonra bir diğer önemli etmen ise piyasa için ayıracağınız ve yatıracağınız miktarın önemidir. Zira yatırımcılar belli bir miktar kaybetmeyi riske alarak işlemlerini yaptıklarından olası zararları veya karları önceden hesaplamış olmalıdır.

Forex piyasasında kazanç sağlamanın temelini oluşturan bir diğer konuysa piyasa takibini doğru olarak yapmaktadır. Forex piyasasının son derece hareketli olması, yatırımcıların bu hareketliliğin neden oluştuğu konusunda fikir sahibi olmalarını etkileyebilir. Bunun sonucunda yapılacak yanlış yatırım ise, piyasada işlem yapmaya henüz yeni başlamış kişileri zarara sokabilmektedir.

Forex piyasasının temelini oluşturan bu konunun yanı sıra, kazanç elde edebilmek için yatırımcılar kendilerini psikolojik olarak da rahat ve hazır hissetmelidir. Piyasada yapılacak işlemlere psikolojik ve bilgi olarak hazır olan yatırımcılar rahat bir şekilde kazanç elde edebilmektedir.

Forex Piyasası Ve Avantajları

Forex, işlem hacmi olarak dünyanın en büyük finans pazarları ve piyasalarının başında yer almaktadır. Forex piyasasında, günlük 11 Trilyon Türk Lirasından daha fazla işlem yapılmaktadır. Forex piyasası özellikle günümüzde yakaladığı bu değerle birlikte, dünya piyasaları arasından sıyrılarak bilinçli yatırımcıya kazandırıyor. Öte yandan Forex piyasası oldukça büyük bir işlem hacmine sahip olmasının avantajı olarak, büyük bir derinliğe sahiptir. Bu da piyasaların kısa dönemli hareketlilik içinde olmasını sağlar ve yatırımcılar hedeflediği kar oranına ulaştığı zaman günü iyi bir şekilde sonlandırabilirler. Forex piyasasının sahip olduğu bu işlem hacmi, yatırımcılar için sadece kısa vadeli işlemlerde avantaj sağlamaz. Aynı zamanda diğer piyasalardan farklı olarak, forex piyasası derinlik hacmiyle yüksek para girişlerine karşı manipülatif etmenlere karşı nötr kalır.

Forex piyasası sağladığı kısa vadeli hareketlilik ve piyasa derinliği avantajlarının yanında aslında yatırımcıya en çok sürekli açık olmasıyla kazandırmaktadır. Yatırımcılar hafta için her gün 24 saat açık forex piyasasında işlemlerini yapabilmektedir. Forex piyasasının en hareketli saatlerinde yatırımcılar, doğru kararlar ve yatırımlarla oldukça yüksek kar marjı elde edebilmektedirler. Piyasanın ticaret hacmini en fazla arttırdığı dönem ise; Avrupa-Orta Doğu piyasalarının kapanmasına yakın ve Amerikan piyasasının işleme başladığı saatlerdir.

Forex piyasasında ticaret hacmi, pazar gecesini pazartesi sabahına bağlayan saatlerde Avustralya piyasasıyla birlikte başlamaktadır. Avustralya piyasasını sırayla takip eden piyasalar; Asya, Orta Doğu, Avrupa ve Amerika piyasalarıdır.

Forex ile alakalı bilgi alabileceğiniz websiteleri:

https://www.foreks.com/

https://www.gcmforex.com/

https://www.forex.com.tr/

http://finans.mynet.com/forex/

http://finans.mynet.com/forex/

 

Forex’e Girmek İçin 10 Adım

Forex Nedir? Neden Bu Kadar Popüler Hale Geldi?

Günlük yaklaşık olarak 6 trilyon işlem hacmine sahip olan, dünyanın en büyük ve en hızlı gelişen likit piyasası olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu piyasanın bu kadar popüler olmasının sebebi; dünyanın en yüksek değer hacmine sahip olması özelliği ve her türlü durumda kar elde edebilme fırsatının sunuluyor olmasıdır. Yani fiyatlar yükselirken kar elde edilebileceği gibi; fiyatlar düşerken de kar elde edilebilmektedir. Tabi bunun için piyasayı ve dolayısıyla da dünyada olan olayları yakından takip etmek gerekmektedir.

Forex’te 1 lot Nedir? Neyi İfade Eder?

Euro/Dolar’da 1 lotluk alım yapmak demek; 100.000 Euro almak, 135.100 Dolar satmak anlamına gelmektedir. Yani bu işlemi yapabilmek için 135.100 Dolar bulunması, işlem sonrasında da bu rakamın döviz bürosuna verilerek 100.00 Euro satın alınması gerekmektedir. Takas zorunluluğunun bulunduğu bir işlem olmaktadır; Forex işlemlerinde ise böyle bir zorunluluk söz konusu olmamaktadır.

Forex’te Temel Para Birimi ve Karşı Para Birimi Nedir?

Bir paritede yani; döviz çiftinde temel para birimi bir de buna karşın bir para birimi yer almaktadır. Mesela EURO/DOLAR çiftinde Euro temel para birimi iken; Dolar ise karşı para birimi olarak bilinmektedir.

Hesap Para Birimi Nedir?

Forex işlemlerinin yapıldığı her platformda; ilgili platformun kendisine özgü bir ortak para birimi bulunmaktadır. Bütün işlemlerde ortak para birimine çevrilmesi durumu vardır.

Forex Merkezi Nerededir?

Sadece bir merkezi olmayan Forex‘in dünyanın çeşitli yerlerinde merkezleri bulunmaktadır. Ancak en önemli merkezi İngiltere’nin Londra şehrinde yer almaktadır.

Forex’te Hangi Yatırımcılar Bulunmaktadır?

Forex piyasasında birçok farklı yatırımcı yer almaktadır. Ticari bankalarla merkez bankalarının yanı sıra; büyük ölçekli şirketler, portföy yatırım fonları, hedging fonları ve bireysel yatırımcılar bu piyasa içerisinde bulunmaktadır.

Forex Piyasasının Değer Hacmi Nedir?

Dünyada günlük yaklaşık olarak 6 trilyon değer hacmine sahip olan Forex; bu özelliği sayesinde dünyanın en büyük likit piyasası olarak bilinmektedir.

Forex Piyasasında Nasıl Kazanç Sağlayabilirim?

Forex‘te kazanç sağlayabilmek için öncelikle gündemi yakından takip etmek gerekmektedir. Dünyada olan olayları takip ederek çeşitli para birimleri, metaller ya da maddeler üzerinden yatırım yapılarak kar elde edilebilmektedir.

Forex Piyasasında Hangi Para Birimleri Üzerinden Yatırım Yapabilirim?

Bu piyasa içerisinde Euro, Dolar, İngiliz Sterlini ve İsviçre Frank’ı gibi majör diye tabir edilmekte olan para birimleri yer almaktadır. Bunların yanı sıra altın, gümüş gibi metaller ve petrol gibi değerli maddeler de bulunmaktadır ve bu alanlara Forex‘te yatırım yapılabilmektedir.

Forex’te Değişen Hesaplamaları Sürekli Olarak Yapmalı Mıyım?

Gündemi yakından takip etmek ve gelişmeleri seyretmek; bu piyasada kar elde edebilmek için önem arz etmektedir. Ancak Forex piyasasında hesaplamaları kendiniz yapmak zorunda değilsiniz; internet üzerinden bu alanda hizmet vermekte olan birçok platform yardımıyla anlık bilgilere ulaşarak, tablolar aracılığıyla hesaplamaları rahatlıkla yapabilme fırsatına sahip olmaktasınız.

Tanıtım Filmi Çekimi

Tanıtım filmi, günümüzde firmaların sıklıkla tercih ettiği, kurumsal kimliklerini ve hizmetlerini hedef kitleye yaymak için kullandıkları görsel bir araçtır. Firmanın faaliyet konusu ne olursa olsun; fabrika, otel, hastane, cafe, restoran, hediyelik eşya dükkânı, önemli olan doğru bir strateji ile doğru kanallardan hedef kitleye ulaşmaktır. Bu tanıtımlar bir ürüne yönelik olabileceği gibi hizmete yönelik, markaya yönelik de olabilmektedir. Tanıtım filmleri özellikle sosyal medyanın da yaygınlaşması ile adeta müşteri ile birebir interaktif bir şekilde yakınlaştığı, hizmetlerini açık ve anlaşılabilir bir şekilde sunup geri bildirimlerini en hızlı aldığı araç haline gelmiştir.

Ürün veya hizmet tanıtım videoları ile internet ve sosyal medya platformlarında müşteri ilgisini en verimli şekilde çekebilirsiniz. Burada önemli olan tanıtım filmlerinin karşı tarafı şaşırtması bu bağlamda ürün veya hizmete yönelmesini sağlayacak nitelikte olmasıdır. Tanıtım filmlerini oluşturmak için öncelikle iyi bir senaryo oluşturmak gereklidir. Bu senaryoyu alanında uzman metin yazarları oluşturmaktadırlar. Şayet sizlerin fikirleri varsa metin yazarlarımız bu fikirleri de değerlendirmekte ve ona göre bir konsept oluşturmaktadırlar.  Senaryoya uygun set, iç veya dış mekan hazırlığı yapılmakta, teknik ekipman ve uzman ekip ile çekimler gerçekleştirilmektedir. Son teknoloji ile çekilecek tanıtım filmleriniz yüksek görüntü kalitesine sahip olacaktır. Ayrıca tanıtım filmlerinizde animasyon ya da özel efekt istediğiniz takdirde sanat yönetmenleri bunun için itinalı bir çalışma yürüteceklerdir.  Animasyon tabanlı tanıtım filmlerinde profesyonel ses sanatçıları ile seslendirmeler gerçekleştirilmelidir.

Vh Medya Tanıtım Filmi

Firmanızın verdiği hizmetler, kurumsal yüzü ne denli etkili yansıtılırsa o denli geri dönüş almanız mümkündür. Bunun için profesyonel bir ekiple yola çıkmanız en doğrusu olacaktır. Vh Medya olarak biz, son teknolojinin avantajlarından da yararlanarak uzman ekibimizle size en çok fayda sağlayacak projelere imza atmaktayız.  Ekibimiz projenin sonunda kurguyu tamamlayarak size sunum yapacak, revizyonları gerçekleştirip arzu ettiğiniz şekilde teslimini yapacaklardır. Televizyon, internet siteleri, sosyal medya, web siteniz kısaca arzu ettiğiniz her türlü dijital platforma uygun olarak en vizyoner ve kreatif tanıtım filmlerini sizin için çekiyoruz. Kısaca bir tanıtım filminden beklediğiniz ne varsa, A’dan Z’ye özverili bir çalışma ile sizin için gerçekleştiriyoruz. Siz de firmanızın bir adım öne çıkmasını, daha bilinir hale gelerek fark yaratmasını istiyorsanız Vh Medya ekibi olarak sizlerin ihtiyaçlarına cevap vermek için bekliyoruz.

Borsa Nedir?

Belli kurallar çerçevesinde talep edilen mallar için oluşturulmuş olan piyasaya borsa adı verilmektedir. Bu piyasada değerli evraklarla dövizler; belli mal ya da türev hesaplamalar sonucunda alınıp satılabilir maddeler olmaktadır. Arz-talep doğrultusunda gerçekleşen işlemler sonucunda piyasa koşullar belirlenir ve resmi olarak fiyatlar belirlenir. Hisse senedi, bono ya da tahvil menkul kıymetler borsası içerisinde yer alırken; döviz alım-satımı için döviz borsası, mal alım-satımı için ise; emtia borsası bulunmaktadır. Yatırımcılar bu alanlarda borsaya katılabilir; yatırımlarını bu alanlarda yapabilmektedirler. Boğa ve ayı eğilimi olmak üzere borsada 2 farklı eğilim bulunmaktadır ve düşüşte iken ayı eğilimi, yükselişte iken boğa eğilimi ortaya çıkmaktadır. Farklı türlerin yer aldığı borsada; mal borsası, ürün borsası ve özel borsa kendisine yer bulmaktadır.

  • Ticari mal borsası; hammadde, tarım ürünleri ya da gıda malzemeleri gibi malların işlem bulduğu borsa olmaktadır. Geri ödenebilir özelliği olan bu mallar; ticari mal borsasını oluşturmaktadır ve bu borsa türünde sanayi ürünleri yer almamaktadır. Tarihin en eski borsası olan ticari mal borsası; takas yöntemiyle malların değiş-tokuş yapılmakta olduğu pazar yerlerinde ya da ticaret pazarlarında kendisini göstermektedir. Ticari mal borsasında fiyatlar sadece arz-talep yoluyla değil; spekülasyon yoluyla da değişebilmektedir.
  • Paslanmayan değerli maden ya da kahve gibi belli ürünlerin ticaretinde ise; uzman ürün borsası karşımıza çıkmaktadır.
  • Bunun yanı sıra özel borsa da yine; yatırım yapılabilen borsa türleri içerisinde yer almaktadır.

Ticarete konu olan her türlü malın alım-satım işleminin yapıldığı alan olan borsada alıcılarla satıcılar bir araya gelmezler. Yani malı satacak olan kişi, alacak kişiyi göremez; aynı şekilde alıcı da satıcıyı göremez. İşlemler aracı kurumlar tarafından gerçekleştirilir. Aracı kurumlara broker adı verilmektedir. Sizin yerinize borsa işlemlerinizi alım-satım işlemlerini aracı kurumlar yapmaktadır. Tabi siz yine aracı kuruma bilgi verirsiniz, sizin vereceğiniz bilgiler doğrultusunda işlemler gerçekleştirilir. Borsada kar elde edilebilmesi için takip önem arz etmektedir. Zira bir malı ucuz fiyata alıp yüksek fiyata satmak; yani her alanda olduğu gibi bu alanda da fırsat kollamak önem arz eden bir durum olmaktadır. Özellikle iktisadi olarak yeterli bilgi birikimi bulunan kişiler; borsada ciddi kar elde edebilirler. Bu esnada arz-talep dengesini doğru bir şekilde analiz etmek önemli olmaktadır. Çeşitli spekülasyon ya da manipülasyonda da dikkatli olmak gerekmektedir.

  • Borsada başarılı olmak için gerekli olan belli başlı konular şu şekildedir:
  • Yeterli borsa bilgisine sahip olmak gerekmektedir.
  • Öncelikle kendi yatırım stratejinizi belirlemeniz, geliştirmeniz gerekmektedir.
  • Piyasayı iyi bir şekilde takip etmeniz gerekmektedir.
  • Analizleri doğru bir şekilde yapmanız gerekmektedir.
  • Tüyo konusunda sağlam bir kaynağınızın olması gerekmektedir.
  • Borsada hemen moralinizi bozmamalı, işler kötü giderken de psikolojik olarak bu duruma hazır olmanız gerekli olmaktadır.

BORSA İSTANBUL’DA BORSA YATIRIM FONLARINDAN İŞLEM ÜCRETİ ALINMIYOR

Baz aldığı endeksin performansını yatırımcılara yansıtmayı amaçlayan ve payları Borsada işlem gören borsa yatırım fonlarının (BYF) gelişimine katkıda bulunmak amacıyla atılan adımlara bir yenisi eklenmiştir. Kurumsal ve bireysel yatırımcıların portföy çeşitlendirmesine düşük maliyetlerle katkı sağlayan ve tüm dünyada toplam değeri 4 trilyon doları aşan BYF’lerin ülkemizde de önde gelen bir yatırım aracı olması için gerek Borsamızdaki likiditesinin, gerekse ürün sayısının ve portföy büyüklüklerinin artırılmasını hedefleyen Borsa Istanbul yönetimi.

2018 yılı içerisinde üyelerimizden BYF işlemlerinden borsa payı ve bu kıymetlerde yapılan emir değişikliği ve emir iptallerinden ücret alınmamasına karar vermiştir. Hali hazırda Borsamızda pay endekslerine, bonolara, altına, gümüşe ve dolara dayalı 9 adet BYF işlem görmektedir.
BORSA iSTANBUL

Uyap Avukat Portalı

Uyap avukat portalı, ulusal yargı ağı tarafından oluşturulmuş avukatlara yönelik portaldır. Avukatların bu portalı kullanarak adliye salonlarında koşuşturmaları ve zaman kaybetmeleri engellenmektedir. Teknoloji insan hayatının birçok yönünde yer alan önemli yardımcılardan biri olmaktadır. İnsan hayatına çok sayıda yeniliği getirmekte olan teknolojinin en büyük imkânlarından birisi internet olmaktadır. İnternetin son 10 – 15 yıllık süreç içerisinde hızlı gelişimi ile beraber bu mecraya çok sayıda eski usul sistem yerleşmiştir. Bunlardan birisi de avukat portalı olmaktadır. Portal giriş adresi: ⇒ https://avukat.uyap.gov.tr/main/avukat/index.jsp?v=3030

Avukatlar bu portalı kullanarak adına kayıtlı olan tüm dosyaları görüntüleyebilmektedir. Uyap üzerinden online bağlantıya imkan sağlayan bu sistemde, avukatlar dava ve icra takiplerini online bir şekilde gerçekleştirebilmektedirler. Ayrıca elektronik imza ile sistemde yer alan dava dosyalarına mazeret, cevap gibi evrakların gönderimi de sağlanmaktadır. Bir bakıma online safahat dememiz de mümkün olabilecektir. Avukatlar adına oluşturulan bu portal tüm avukatların beğenisini kazanmıştır. Adliyeye ulaşamayacak olan avukatların zamandan önemli derece tasarruf etmelerini sağlamakta olan portal ile sms sisteminden de faydalanabilerek dava bilgilerinden haberdar olabilmek mümkündür.

Uyap avukat portalı sisteminin işleyişine dair bir takım eleştiriler bulunmaktadır. Bu eleştirileri yapan kişilerin haklı olabilecekleri kabul edilir. Fakat hem ülkemizde hem de dünyada internet mecrasına yöneliş sürecinde bir takım sıkıntılar oluşabilmektedir. Bir sistemin bir mecradan çok farklı bir mecraya taşınış süreci bir takım aksaklıklara neden olabilecektir. Bu sadece bizim ülkemize has bir durum değildir. Zaten günümüze gelindiğinde portal içerisinde eskiye göre aksaklıklarla pek karşılaşılmamaktadır.

Uyap avukat portalı ile işlerini yürütebilmek isteyen avukatların, Uyap’ın sitesinden portala giriş yapabilmeleri mümkündür. E – imza, E – Devlet ve Uyap sitesinden yapılacak online bağlantı ile portala giriş yapılabilmektedir. Çok sayıdaki işlemi bünyesinde barındırmakta olan portal yoğun bir takdiri hak etmektedir. Şöyle ki; çok kısa sürecek işler için bile koridorlara uğranılmasını ortadan kaldıran sistem hem avukatlara hem de diğer memurlara zamandan tasarruf edebilmelerini sağlamaktadır. Avukat dosyalarının, portalda yer alanlar içerisindeki bilgilere ve sıralamalarına ulaşabildikleri bu sistemin can simidi olarak tanımlanması yanlış olmayacaktır.

Vatandaş Portalı Hakkında

Günümüzde kullanılmakta olan teknolojiler sayesinde insanlar çok sayıdaki işini kısa süre içerisinde halledebilmektedirler. Çalışmakta olan insanlar iş hayatlarına ayırdıkları zaman dolayısıyla birçok işini aksatabilmekte veya yetişemeyebilmektedir. Bu anlamda teknoloji insanlara yardım anlamında biçilmez kaftan olmayı başarmaktadır. İnsan hayatının birçok alanında yerini almış olan teknolojinin insanlara sunmuş olduğu en büyük desteklerden biri de internet olmaktadır. İnternet mecrası insanların hayatına girdiği günden bu yana çok önemli zaman tasarruflarını insanoğluna yaşatmıştır. Günümüzde interneti kullanarak çok sayıdaki sosyal veya zorunlu ihtiyacı karşılayabilmemiz mümkün oluyor.

Vatandaş portalı da internet ile beraber insan hayatına girmiş olan son derece önemli bir hizmet olmaktadır. Uyap’ın sitesinden giriş yapabilme olanağını bulduğunuz vatandaş portalında çok sayıda önemli bilgiye ulaşabilmeniz mümkün olmaktadır. Adalet Bakanlığı tarafından sunulmakta olan bu portal sayesinde, insanlar adliye koridorlarında zaman kaybetmeden, çok kısa zamanlarını harcayarak davalar gibi bir takım önemli bilgileri öğrenme olanağını bulmaktadırlar.

Kamu veya özel kurumların birçoğu günümüzün modası olan internet dünyasına ayak uydurabilmek adına bu mecrada yerlerini almaktadırlar. İnternet ortamına taşınmakta olan bir takım hizmetler hem kullanıcıların hem de kurumların önemli ölçüde zaman tasarrufu yapabilmelerini sağlamaktadır. Ayrıca vatandaş portalı gibi uygulamalar sayesinde, bir işle ilgilenmekte olan kurum veya kişi diğer ilerini aksatmamış olmaktadır. Bu anlamda bu tür portal ve uygulamalar son derece kullanışlı ve avantajlı olmaktadır.

Vatandaş portalına giriş yapmak isteyen kişilere, portaldaki yerlerini alabilmeleri adına alternatif giriş seçenekleri sunulmaktadır. Bunlara bakıldığında; E – Devlet şifresi ile giriş, elektronik imza ile giriş, mobil imza ile giriş ve direkt E – Devlet üzerinden sisteme giriş seçenekleri bulunmaktadır. Her biri portala giriş yapılarak elektronik ortamdan yargıya ulaşılmasını sağlamaktadır. Kişi adına yer alan tüm dava dosyaları bu portal içerisinde yer almaktadır. Vatandaş portalı bir dava dosyasına dair; konuyu, tarafları, değeri, dava aşamasını, duruşma günlerini, dosyanın ne süreçte olduğu gibi bilgileri kullanıcıya sunmaktadır. Adli ve idari yargı birimlerinde görülmekte olan tüm dava dosyalarına ulaşımı sunmakta olan portal başarılı bir şekilde hizmetini sürdürmeye devam etmektedir. portal giriş adresi ⇒ https://www.turkiye.gov.tr/uyap-portali-vatandas-girisi

Yargıtay Dosya Sorgulama Hakkında

İnsanlar gelişen teknoloji ile beraber günümüzde pek çok ihtiyacını çok kısa süre içerisinde karşılayabilmektedir. İnsanlara birçok anlamda katkıları bulunan teknoloji ve teknolojik cihazlar geldikleri seviye itibariyle insanların en önemli yardımcıları olmaktadır. Günümüzde ulaşım, eğitim, sağlık, bilgi paylaşımı gibi çok sayıdaki önemli konuda teknoloji yardımları kullanılmaktadır. Eski sistemlerin insanları yorduğu ve mağdur ettiği gerçekleri şüphesiz bir gerçektir. Ancak yaşadığımız çağın bile teknoloji çağı olarak adlandırılması teknolojinin geldiği noktayı ve de insan hayatındaki değişiklikleri göz önüne sermeye yeterli olmaktadır. Öyle ki birçok eski ve uygulanması zor olan sistem internet dünyasındaki yerini alarak insanların kullanımına ve hizmetine sunulmuş olmaktadır. Bunlardan birisi de Yargıtay dosya sorgulama hizmeti olmaktadır.

İnsanlar eskiden haklarındaki dava dosyaları hakkında uzunca sürelerini koridorlarda harcayabilmekteydiler. Sadece bu sebepten ötürü bile insanlar bu gibi konular hakkında bilgi sahibi olmamayı tercih etmemekteydiler. Ancak teknoloji sayesinde, internette insanların kullanımına sunulmuş olan bu hizmet sayesinde sadece çok kısa bir süre içerisinde Yargıtay dosya sorgulama işleminizi gerçekleştirerek hakkınızdaki davaya dair bilgilere ulaşabilmeniz mümkün oluyor.

İnternet ve internete bağlanmaya yarayan teknolojik cihazlar ile insanlar birçok işini kısa süre içerisinde halledebilmektedir. Kredi kartı ödemeleri, fatura ödemeleri, hizmet dökümü ve dosya sorgulama gibi çok sayıda işlem internet sayesinde kısa süre içerisinde bir sonuca ulaşabilmektedir. İnsanların ve de kurumların işlerini hızlandırabilmek adına oluşturulan sistemler ile kişiler mağdur olmaktan kurtulmaktadırlar.

Yargıtay dosya sorgulama kapsamında interneti kullanarak gerekli sorgulama işlemini TC kimlik numarası ile gerçekleştirebilmek mümkün oluyor. Yapılan dosya sorgu işlemi ile beraber dosyaya dair pek çok bilgiye ulaşılabilmektedir. Yargıtay’ın sitesinde ulaşılabilmekte olan dosya sorgu sayfası ile beraber; dosyanın Yargıtay’ın arşivine girip girmediği, dosyanın ilgili daireden dönüp dönmediği, dosyanın cumhuriyet savcısının incelemesinde olup olmadığı, dosyanın mahalline ulaştırılması adına postaya verilip verilmediği gibi bilgilere ulaşmanız son derece kolay olmaktadır. İnternet üzerinden yapılmakta olan bu sorgulama işlemi ile beraber hakkınızda açılmış olan davaları ve de dava dosyalarını takip edebilmeniz son derece kolay bir hal almıştır.

Yerel Mahkeme Bilgileri ile Dosya Sorgu giriş   adresi:  https://vatandasilam.yargitay.gov.tr/proxyYargitay/jsp/yargitay_jsp/yargitayDosyaSorguIlam.html

Kaynak: http://realage.com.tr/post/uyap-avukat-portali

SGK Hizmet Dökümü

Bu makalemizde sizlere SGK hizmet dökümü hakkında bilmeniz gereken tüm detaylı bilgileri vermeye çalışacağız. Bu sayede kolayca E-devlet sayfanıza giriş yaparak SGK hizmet dökümünüze kolayca ulaşabileceksiniz. Tüm dünyada insanlar hayatlarını idame ettirebilmek adına uzunca yıllar çalışmaktadırlar. Özel veya kamu kurumunda çalışmakta olan insanlar, emekliliklerini kazanarak sosyal güvence altına girebilmek adına belirli süre çalışırlar. Çalıştıkları süre içerisinde iş yerleri tarafından sigortaları karşılanmakta olan insanlar, ödenen primler sayesinde emekli olduklarında bir sağlık güvencesi kazanmış olurlar. İnsanlar çalıştıkları süre zarfı içerisinde SGK’nın sitesini takip ederek çalıştıkları gün sayısını ve primlerini takip edebilirler.

Geçmişte kötü niyetli olan bazı işverenler, çalışanlarını sigortasız bir şekilde çalıştırmaktaydılar. Ancak devlet tarafına yazılan dilekçe sayısı artınca devlet bu duruma müdahale etmiştir. Milyonlarca liralık cezalara çarptırılan patronlar, günümüzde teknolojinin de gelişmesiyle artık sigortasız işçi çalıştırmaktan kaçınmaktadırlar. Bu noktada çalışan kişiler de SGK hizmet dökümü ile gerekli tüm bilgilere ulaşabilmektedirler.

Eskiden devlet kurumlarından alınmakta olan hizmet dökümleri, günümüzde internet aracılığıyla elde edilebilmektedir. 2011 yılında e-devlet sistemine aktarılan hizmet dökümü, PTT’den 1 TL karşılığında alınan şifreyle öğrenilebilmektedir. Ancak sistemin aksaması nedeniyle günümüzde ESGM’den SGK hizmet dökümü ulaşılabilir olmaktadır. TC kimlik numarası ve bazı bilgilerle bu döküme ulaşmanız son derece kolay olmaktadır.

Türkiye’de insanlar tarafından bilinmekte olan, devlet kuyruğu algısı son derece rahatsız edici bir durum olmaktaydı. Fotokopicilik anlayışındaki devlet kurumları, yığılan evraklar sebebiyle çok ağır ve aksak ilerleyebilmekteydi. Vatandaşlar bu durumdan son derece şikâyetçi olurken birçok kişinin işi gün içerisinde zorlukla halledilebilmekteydi. Ancak teknolojinin her eve girmiş olduğu günümüzde birçok işimizi internet aracılığıyla halledebildiğimiz gibi SGK hizmet dökümü işimizi de internet aracılığıyla çok kısa bir süre içerisinde halledebilme olanağına sahip oluyoruz. Sigortalı bir işte çalışmakta olan insanlar, sigorta primlerini öğrenebilmek için çok kısa bir vakitlerini ayırarak hizmet dökümlerine ulaşabilmektedirler.

Vatandaşların mağduriyetlerini ortadan kaldırabilmek adına kurulmuş olan bu sistem ile beraber kişiler sigorta primlerinin ödenip ödenmediklerini herhangi bir sıraya girmeden kolayca öğrenebilmektedirler. Ayrıca mobil olarak da cep telefonlarınızdan kısa mesaj aracılığıyla hizmet dökümünüze dair bilgileri öğrenebiliyorsunuz. Tamamen teknolojinin olumlu bir hizmeti olarak karşımıza çıkmakta olan bu sistem, devletin uygulamalarının sadece biri olmaktadır. SGK hizmet dökümü giriş adresi ⇒ https://www.turkiye.gov.tr/sgk-tescil-ve-hizmet-dokumu Ayrıca bu konu hakkında turkiye.gov.tr tarafında önerilen hizmet giriş sayfaları aşağıda sunulmuştur.

ÖNERİLEN HİZMETLER:

4C Bir Aylık Maaş Tercihi

4A/4B/4C İlaç Kullanım Süresi Sorgulama

Bireysel Emeklilik ve Otomatik Katılım Sistemlerinde Devlet Katkısı Sorgulama

4A Banka ve Adres Değişikliği

4A(SSK) Sigortalılarının Kendini Bildirmesi

4a Hizmet Dökümü Hakkında

İnsanlar çalışma hayatlarından ve sonrasında sigortalı olarak yaşayarak sosyal güvence altına girmektedirler. Ülkemizde vatandaşların sosyal güvenliklerini sağlamakta olan kurumun adı SGK(Sosyal Güvenlik Kurumu) olmaktadır. Sosyal güvenliği bulunan insanlar 4a, 4b ve 4c’li olarak sınıflandırılmaktadırlar. Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakta olan kişiler 4a’lı olmaktadır. Yani halk arasında SSK’lı olarak tabir edilen kişiler 4a’lı oluyorlar. SGK sigortalı bulunan kişilere çok sayıda hak tanımaktadır. Genel itibariyle sağlık ve gelir anlamında çok önemli yardımları bulunan SGK’nın, kişilerin çalışma hayatları sonrasındaki yaşamlarını da göz önünde bulundurarak kişileri risklerden korumaktadır. Geçimlerini sağlayabilmek adına çalışmakta olan kişiler emeklilikleri sonrasında, zamanında ödemiş oldukları sigorta primleri ile emekli olabilmekte ve de bundan sonraki hayatlarında sosyal güvence altına girebilmektedirler.

Kişilerin belirli çalışma süreleri ve ödenen primleri sonrasında emeklilik hakkı kazanabilmeleri söz konusu olmaktadır. Sigortalı olan kişilerin çalışma süreleri, sigorta primleri gibi önemli bilgileri 4a hizmet dökümü ile öğrenilebilmektedir. Sigortalı kişiler bu bilgilere erişebilmek adına SGK’nın web sitesinden E-SGM’ye ulaşabilir.

İnsanların çalışma hayatlarında ödenecek olan sigorta primleri ile başka hiçbir kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmeleri sağlanmaktadır. Kişi veya çalıştığı kurumu tarafından ödenmekte olan sigorta primi ile kişi sosyal güvence altına girmektedir. Yaşanabilecek olan herhangi kazaya karşı kişiler sigortaları sayesinde hastanelere giderek bakım ve tedavi görebilmektedir. Ayrıca emeklilik ile yaşlılık sırasında yoksulluğun yaşanmaması adına ödenecek olan maaşlar da kişinin sosyal güvencesini sağlamaktadır. Sigortalı bir işe başlayan 4a’lı kişi interneti kullanarak 4a hizmet dökümü edinebilecektir. Bu adresten giriş yapabilirsiniz ⇒ https://www.turkiye.gov.tr/4a-hizmet-dokumu

Kötü niyetli olan işverenlerin sigorta ödememe gibi durumlarını öğrenebilmek adına, 4a’lı olan kişilerin sürekli olarak hizmet dökümlerini kontrol etmeleri onlar için önemli olmaktadır. Kişi emeklilik yaşı gelene kadar ödenecek olan sigorta primini ve çalışma günlerini 4a hizmet dökümü aracılığıyla öğrenebilmektedir. Bu anlamda herhangi bir yanlış veya mağdurluk söz konusu olmaması adına hizmet dökümündeki bilgiler kontrol edilebilmektedir. Teknolojinin insan hayatına sağlamış olduğu en büyük avantajlardan birisi olan internet sayesinde çok kısa bir süre içerisinde söz konusu hizmet dökümüne ulaşabilmeniz mümkün oluyor.

 

SSK Gün Dökümü Hakkında

İnsanlar sigortalı işlerde çalışarak hayatlarını güvence altına alabilmektedirler. Sigortası ödenmekte olan kişiler, sağlık durumlarında hastanelerden ücretsiz bir şekilde faydalanabilmektedirler. Ayrıca sigorta primi ödenen çalışanlar günleri dolduğunda emekli olabilmektedirler. Devlet tarafından belirlenmekte olan çalışma günlerini dolduran kişiler SSK primlerinin ödenmesiyle emekli olabilmektedirler. Bu noktada işveren çalışanının sigortalarını ödemektedir. Eskiden usulsüz hareketler sonrası bazı patronlar işçilerinin sigortalarını yatırmamaktaydılar. Ancak eskiye göre günümüzde birçok imkân insanlara sunulmaktadır. Teknoloji bu seviyelere ulaşmadan önce insanlar sigortalarının ödenip ödenmediklerini öğrenebilmek adına devlet kurumlarına gitmekteydiler. Ancak kişiler çalıştıkları için gerekli izinleri alamadıklarından devlet kurumuna giderek sigortalarının durumunu öğrenememekteydiler.

Günümüzde birçok konu mecra değiştirmektedir. Onlardan birisi de SSK gün dökümü hizmetinin internet mecrasına geçmesi oluyor. İnsanlar interneti kullanarak diledikleri zamanda gün dökümleri hakkında bilgi alabilmektedirler. İnternetin sağlamış olduğu bu imkân sayesinde çalışanlar mağdur olmaktan kurtulmaktadırlar. Emeklilik hesabını yapmakta olan kişiler SGK’nın web sitesinden SSK gün dökümü bilgilere ulaşabilerek, gerekli planları yapabileceklerdir.

Türkiye’de insanlar sosyal güvenceler kapsamında 4a, 4b ve 4c’li olarak sınıflandırılmaktadır. İşçi olarak geçen sınıf 4a’lı olarak tanımlanan sınıfta yer almaktadır. 4a’lı olan kişiler bir veya birden fazla olan işverenin bünyesinde çalışmakta olan kişilerdir. Ülkemizde sosyal güvence kapsamında en fazla yoğunluk 4a sınıfında bulunmaktadır. Emeklilik, sağlık sigortası gibi durumları karşılamakta olan SGK bu noktada 4a’lıların sosyal güvencesi olmakta ve onları mağdur olmalarından korumaktadır. İnsanların yaşamları adına son derece önemli bir konu olan sosyal güvence konusu, eskiden karmaşık bir haldeydi. İnsanlar emeklilikleri adına başkalarından ücret karşılığı yardım almaktaydı. Ancak günümüzde gelişen teknoloji karşısında sadece birkaç tık ile tüm bilgilere ulaşabilmem mümkün oluyor.

SSK gün dökümü hakkında bilgi almak isteyen kişiler Sosyal Güvenlik Kurumu’nun web sitesini ziyaret ederek hizmet dökümlerine ulaşabilirler. Eskisi gibi herhangi bir kurum önünde saatlerce kuyruk beklemeye gerek kalmadan ulaşılmakta olan SSK gün dökümü, günümüzde tam anlamıyla iyi bir sistemin içerisine oturmuş durumdadır. Yaşanan aksaklıklar tam anlamıyla giderilmiş olmasa da kişileri uğraştıracak boyutlarda değildir.

 

SSK Hizmet Dökümü Hakkında

Hem ülkemizde hem dünyada milyarlarca insan günlük hayatlarının büyük bir kısmını işlerine ayırmaktadırlar. Büyük bir geçim derdi içerisinde olan insanlar, sosyal ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına yoğun bir şekilde çalışmaktadırlar. İster kamu olsun ister de özel kurum olsun insanlar çalışma hayatlarında devlet veya özel kurumlar tarafına sağlığını garanti altına alabilmektedir. Ülkemizde çalışmakta olan kişiler, iş hayatlarına başladıkları ilk andan itibaren sigortaları başlatılmaktadır. Ancak bazı iş yerlerinin sigortasız işçi çalıştırma adına bir takım durumlardan yararlandıkları görülür.

Çalışanlarının sigortalarını yatırmayan kişiler devlet tarafından ağır bir şekilde cezalandırılmaktadır. Çalışanlarını mağdur etmekte olan patronların bu davranışları elbette çok yanlış olmaktadır. Ancak çalışan kişilerin de bu durumları kontrol etmeleri kendi faydalarına olacaktır. Bu sebeple SSK hizmet dökümü bilgiler kontrol edilerek sigortalarının başlanıp, primlerinin yatırılıp yatırılmadığı kontrol edilebilmektedir. Tabi bu durum günümüzde daha az rastlanan bir durum olsa da yine de tedbiri elden bırakmamak çalışmakta olan kişinin üzerine düşen görevlerden biri oluyor.

İnsanlar çalışma hayatları içerisinde sigorta ve primlerinin ödenmesiyle emeklilik günlerini beklemeye başlamaktadırlar. Emeklilik hem ülkemizde hem de dünyada çok önemli bir konu olmaktadır. Ülkeden ülkeye değişiklik göstermekte olan emeklilik yaşı, insanların çalışma hayatları sonrasında onların güvence altında hayatlarına devam edebilmeleri adına doldurulması gereken günleri konu almaktadır. Eskiden kimi patronlar çalışanlarının sigortalarını yatırmama durumları sıklıkla yaşanmaktaydı. Ancak devlet zamanla caydırıcı derecede cezalar yazarak patronları bu yanlış davranışlarından geri döndürmüştür.

Günümüz gelişen teknoloji sayesinde de artık devlet dairelerinde sıra, kuyruk derdinden kurtulmuş olan kişiler internet veya cep telefonu aracılığı ile SSK hizmet dökümü alabilerek, sigorta durumlarını sorgulayabilmektedirler. Devletin hizmet dökümü politikasını internet mecrasına yönlendirmesiyle, birçok kişi sigortasız çalışıp çalışamadığını anında öğrenebilmektedir. Başlarda internet ortamına aktarılan bu hizmet aksamalara neden olsa da günümüzde bu sorun hemen hemen aşılmıştır diyebiliriz. Sigorta, primler, çalışma günleri gibi çok sayıda bilgiyi online olarak öğrenebilmenizi sağlayan SSK hizmet dökümü sayesinde emekliliğinize dair tüm bilgileri öğrenerek geleceğe dönük planlarınızı yapabilmeniz de mümkün olmaktadır. Hizmet giriş adresi ⇒ https://www.turkiye.gov.tr/4a-hizmet-dokumu

Bağkur Hizmet Dökümü Hakkında

Her ülkenin vatandaşlarının sağlık ve sosyal haklarını korumak adına kurumları bulunmaktadır. Ülkemizde de devlet kontrolünde olan bu tarz kurumlar bulunmaktadır. İnsanlar kendi işlerinde veya başkalarının iş yerinde çalışabilmektedirler. Zaruri ve sosyal ihtiyaçların karşılanabilmesi adına çalışmakta olan insanlar günün birinde emekli olarak, geri kalan hayatlarında sağlık ve sosyal güvence kazanabilmektedirler. Bu güvenceleri kazanabilmek adına çalışma hayatları sürecinde sigorta ödemelerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu kurumlardan birisi de Bağkur olmaktadır. En genel şekilde Bağkur; kendi işini yapmakta olan(esnaf, tüccar, sanatkâr vs.) kişilerin sosyal güvenliklerini korumakta olan bir kurumdur.

Bağkur 2006 yılı içerisinde T.C Sosyal Güvenlik Kurumu’na devir olmuş olan bir kurumdur. Bağkur’a bağlı olan kişiler, Bağkur sayesinde sağlık ve sosyal güvencelerini oluşturmaktadırlar. Bu noktada kişiler Bağkur sigorta primlerini belirli süreler içerisinde ödeyerek emekliliklerine hak kazanırlar. Emeklilik sonrasında sağlık sigortası, sosyal yardım zammı, toptan ödeme gibi olanaklar Bağkurlulara sunulmaktadır. Bu anlamda kendi işini yapmakta olan kişilerin ilerleyen yaşlarında Bağkur’dan emekli olmaları onların yararına olacaktır. Bağkur yoluyla sigorta primlerini ödemekte olan kişiler Bağkur hizmet dökümü ile çalışma hayatlarında bilgilere ulaşabilmektedirler.

İnsanlar çalışma süreleri içerisinde sigorta primlerini ödeyerek, çalışma hayatları sonrasında kendilerini çok yönden güvence altına alabilirler. Sigortalı olmanın birçok faydası bulunmaktadır. Sağlık yardımları, bir kısım ödenekler ve çok sayıda yardım sigortalı olmanın sadece birkaç faydasından biri olmaktadır. Kendi işini icra etmekte olan kişilerin sigorta primleri Bağkur’a ödenmektedir. 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinin ardından 4B olarak adlandırılan Bağkur, günlerinizin dolmasının ardından sizlere emeklilik maaşı ödemeye başlar.

Prim ödemeleri, emekli olunacak yaş, tamamlanması gereken süre gibi çok sayıda 4B dökümüne Bağkur hizmet dökümü ile ulaşabilmeniz mümkün oluyor. Yaşadığımız çağın bile teknoloji çağı olarak adlandırılması teknoloji de gelinen noktayı gözler önüne sermektedir. İnsan hayatına çok sayıda katkısı olan teknolojinin, bir katkısı da internet aracılığıyla insanlara zaman kazandırması olmaktadır. İnsanlar internet aracılığıyla vakit kaybetmeden, Bağkur hizmet dökümü bilgilerine tek tık ile ulaşarak sigortalarına dair tüm bilgilere ulaşabilmektedirler. Giriş adresi ⇒ https://www.turkiye.gov.tr/4b-hizmet-bilgisi

Sigorta Hizmet Dökümü Hakkında

Sigortalı olarak çalışmakta olan kişiler sigorta ödemeleri hakkında şüpheye düşmemek adına sigorta hizmet dökümü ile tüm bilgilerini öğrenebilmektedirler. Bahsedilen hizmet dökümünde kişilerin hangi kurumda ne kadar süre çalıştıkları tarihlere ayrılmış bir biçimde yer almaktadır. Bu anlamda emeklilik hesaplamaları yapmakta olan kişiler SGK’nın sitesini ziyaret ederek bu bilgilere ulaşabilmektedirler. Eskiden hizmet dökümüne ulaşabilmek insanlar için tam bir işkence olmaktaydı. Bunun sebebi kamu kurumlarında yaşanan aksaklıklar olmaktaydı. Fotokopicilik anlayışı olsun, memurun 3Y(yok, yarın gel, yavaş yavaş) yaklaşımı olsun insanları kurumların önünde saatlerce ve hatta günlerce bekletebilmekteydi. Gelişen teknolojiye ayak uyduran devlet, günümüzde bu tür uygulamaları internet ortamına aktarmayı başarmış bulunmaktadır.

Önceleri e-devlet şifresi gerektiren sigorta hizmet dökümü, insanların döküme ulaşmasında çok sayıda hata ile karşılaşmalarına neden olmaktaydı. Ancak günümüzde bu sorun da çözülmüş gibi görünmektedir. Sosyal güvenlik kurumunun web sitesinden veya arama motoruna; “esgm sorgulama” yazılarak bu döküme çok kolay bir şekilde ulaşmanız mümkün oluyor.

Sosyal güvenlik kurumu, geliri risk altında olan kişilerin başkalarına karşı muhtaç olmadan yaşayabilmelerini sağlayabilmek adına kurulmuş bir kurumdur. Geçmişten günümüze ülkemizde sigortalı olarak çalışmanın önemi son derece önemli olmaktadır. Sigortalı olarak çalışan kişilerin, yani 4a kapsamında olan kişilerin hem sağlık açısından hem de maddi açıdan güvence altında oldukları görülür. Uzunca yıllar bağlı bulundukları kurumda sigortalı olarak çalışan kişiler, çalışma günlerini, sigorta primlerini ve emeklilik yaşlarını doldurdukları anda emekli olabilmektedirler.

Dışarıdan bakıldığında son derece karmaşık olarak görülen sistem aslında basit bir yapıdan oluşmaktadır. Bu yapıyı bir bütün şeklinde sunmakta olan SGK, sigorta hizmet dökümü ile vatandaşlara tüm bilgileri bir arada sunabilmektedir. Bunun için çok kısa bir sürenizi kullanarak internet aracılığıyla hizmet dökümünüze ulaşabilmeniz mümkün oluyor. İnternetin olduğu her alandan cihazlarınızla bağlantı sağlayarak SGK’nın hizmet dökümü sayfasına ulaşabilirsiniz. Sadece TC kimlik numaranızı kullanarak hizmet dökümü bilgilerinizi sorgulayabilmeniz mümkündür. Yapılacak olan çok kısa bir sorgu aşamasından sonra hizmet dökümünüz ile prim ve günlerinizi öğrenebilmeniz mümkün oluyor.

Evtiko

Ev Satışında İşinizi Zorlaştıran 8 Hata

İnsanların hayatlarında değişimler oldukça farklı ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Ev değiştirme ve yeni bir ev ihtiyacı da bunlardan biri. Ev satışında talep süreklilik arz ederken yapılan bazı hatalar ise satışı olumsuz etkiliyor ve evin hızlı satışına engel olabiliyor.

İşte ev satışını zorlaştıran 8 hata;

  1. İlanda eksik bilgi vermek

Ev satışına karar verdikten sonra ilk iş bunu üçüncü kişilere duyurmaktır. İnternet bu konuda ilk başvurulan mecralardan biri. Emlak satışında önde gelen siteleri araştırarak evinizin özelliklerini detaylı bir şekilde bu sitelerde paylaşabilirsiniz. Yanlış ve eksik ilan bilgisi vermek ise bu konuda en sık yapılan hatalardan biri.

  1. Fotoğraf çekimine önem vermemek

Emlak sitelerinde paylaştığınız fotoğrafların evi gerçekten doğru şekilde yansıttığına emin olun. Aksi takdirde hem sizin hem de karşı tarafın vakti boşa gider. Fotoğrafların yüksek kalitede olması ve aydınlık bir zamanda çekilmesi de önemli ayrıntılar arasında.

  1. Satış fiyatını değerinden yüksek belirlemek

Herkesin evi değerlidir. Satış fiyatını kendi değerlerinize göre değil çevredeki evlerin satış fiyatları ile doğru oranda belirlemeli ve mutlaka uzman bir danışmandan satış fiyatı konusunda yardım almalısınız. Böylece evinizin satış süreci uzamamış olur.

  1. Kolay ulaşılabilir olmamak

Evinizle ilgilenen alıcıları doğru bilgilendirmek ve hızlı olmak evinizin satışını da hızlandırır. Bu konuda ilgili olmak, iletişim bilgilerinizi paylaşmak ve kolay ulaşılabilir olmak satış hızını önemli ölçüde etkiliyor.

  1. Krediye uygunluk durumunu belirtmemek

Son yıllarda ev kredisinin yaygınlaşmasıyla birlikte kredi ile ev sahibi olmak daha kolay hale geldi. Evinizin krediye uygunluk durumunu belirleyerek bu konuyu karşı tarafa belirtin. Krediye uygun evlerin daha kolay satıldığı gerçek.

  1. Ev sunumunda özensiz olmak

Alıcılar evi görmek istediklerinde dağınık, pis ve havasız bir ortamla karşılaştıklarında fikirleri olumsuz yönde değişir. Bu nedenle evinizi sunuma iyi hazırlamalı ve evinizin en iyi halinde olduğundan emin olmalısınız.

7. Pazarlıkta ısrarcı olmak

Pazarlık konusunda açık ve dürüst hareket etmeye özen gösterin. Evinizin değerini çok aşağı çekmeden veya çok yüksek fiyatlarla pazarlamaktan kaçınarak makul ve karşı tarafla anlaşabileceğiniz bir pazarlık sürdürebilir ve belirli bir fiyat konusunda ısrarcıysanız bunun nedenlerini karşı tarafa mantıklı şekilde açıklamalısınız.

  1. Ev satışında yardım almamak

Evinizin pazarlamasını geleneksel yollardan da yapmalısınız. Evinizi tek başınıza satmak istediğinizde sürenin uzayabileceğini unutmayın. Güvendiğiniz gayrimenkul danışmanları ile iletişime geçerek evinizin satışı konusunda onlara haber verebilirsiniz. Böylece onlar da portföylerine göre size alıcı bulabilirler.

Ev satışı konusunda hızlı adımlar atmak istiyorsanız Evtiko’nun güvenilir emlak danışmanları ile hemen iletişime geçerek, evinizi Evtiko’ya hızla satabilirsiniz. Evtiko.com’a girerek form doldurmaya başlayın, ev satış sürecinizi anında başlatın.

Evinize Ücretsiz Teklif Alın

Kaynak: http://blog.evtiko.com/ev-satisinda-isinizi-zorlastiran-8-hata/

 

Teklif

Evtiko’da her şey teklif formunu doldurmanızla başlar. Teklif almak tamamen ücretsizdir. Teklifimizi, yazılı olarak size ilettikten sonra maksimum 3 günlük bir düşünme süreniz vardır.

Fiyatlama

Evinizin değerlemesi sistemimizdeki veritabanına bağlı algoritmalar ve bünyemizdeki profesyonel lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanlarınca yapılmaktadır.

Satış İşlemi

Teklifin kabulünün ardından, satış için gerekli evrakların temini satıcı tarafından sağlanır. Evrakların tamamlanmasının ardından, işlem günü kararlaştırılır ve tapu müdürlüğünden randevu alınır. Teklif edilen tutar, tarafınıza ödenecek net tutardır. Herhangi bir masraf kalemi belirtilerek sonradan bir kesinti yapılmaz. İşlem esnasında Evtiko bloke çek ile ödeme yapar.

Evlerin Sonraki Satış Süreci

Evtiko, sizden aldığı evde gerekli tadilatları ve yenilemeleri yapar. Ev temizlenir ve satışa hazır hale getirilir. Ardından evinizin resimleri profesyonel fotoğrafçılarımız tarafından çekilir. Bundan sonra evin satış süreci başlar. Evtiko kendi kanalları ve iş ortakları aracılığıyla evin nihai sahibine satışını gerçekleştirir.

 

Size Faydası

Evtiko sayesinde uzun ve yorucu bir ev satış sürecine hiç girmeden daha ilk günden paranızı alarak mutlu sona erişmiş olursunuz. Paranızın tamamını PEŞİN olarak alırsınız. Geri kalan bütün satış süreçleriyle artık Evtiko ilgilenecektir.

Evtiko hakkında

Evtiko ev alma ve satma deneyimini tümüyle değiştirerek hayatınızı kolaylaştırmayı hedefleyen yenilikçi bir oluşumdur. Evtiko teknolojik değerleme sistemi ile evinizi saatler içinde değerleyip size bir teklif sunar, bu teklifi kabul etmeniz durumunda hemen evinizi satın alır. Aldığı evleri ise renovasyon işlemlerinden geçirerek evlere değer katar ve alıcı için hazır hale getirir.

Evinizi satmak istediğinizde,

  1. Satmak istediğiniz evinizle ilgili bilgileri ister internet sitemizdeki formu doldurarak, ister 0 (850) 532 86 00 veya 0 (212) 963 00 86 numaralı çağrı merkezimiz üzerinden bize iletiyorsunuz.
  2. Bu bilgilerle, güncel verilere sahip algoritmalardan oluşan değerleme sistemimiz sayesinde saatler içinde eviniz için bir teklif veriyoruz.
  3. Teklifimizi 3 gün içinde kabul etmeniz durumunda satın alma ekibimizin ziyareti ve eksperlerimizin yerinde incelemesi sonucunda satın alma sürecini başlatıyoruz.
  4. Eğer ev kullanımda ise evin boşaltılması için ve tapu dairesinde işlemlerin gerçekleştirilmesi için operasyon birimimiz ile tarihleri netleştiriyoruz.
  5. Ödemenizin tamamını tapu işleminin gerçekleştiği gün hesabınıza geçiyoruz.

Ev almak istediğinizde,

  1. Satın almak istediğiniz ev ile ilgili internet sitemizdeki satılık evler kısmında bulunan alternatiflerden ilgilendiğiniz evin ilanına girerek, ilgili yetkilimizle doğrudan iletişime geçebiliyorsunuz.
  2. Uzman ekibimiz eşliğinde evi ziyaret ederek kararınızı verdikten sonra satın alma süreci başlıyor.
  3. Kredi kullanmayı düşünmeniz durumunda Evtiko evleri krediye uygun ve hukuki açıdan sorunsuz evler olduğu için kolaylıkla kredi başvurunuzu gerçekleştiriyorsunuz.
  4. Operasyon birimimiz ile taşınmak istediğiniz günü ve tapu dairesinde işlemin gerçekleşeceği günü netleştiriyoruz.
  5. Tapu dairesinde imzalar atıldıktan sonra renovasyon sürecinden geçmiş masrafsız, tadilat gerektirmeyen, taşınmaya hazır yeni evinize sahip oluyorsunuz.
  6. Ayrıca size Türkiye’de ilk defa, sadece Evtiko’da bulunan “İade Garantisi” ile evinizi 12 ay içerisinde iade etme hakkı veriyoruz.

Neden evimi Evtiko’ya satmalıyım?

Ev satmak çoğu zaman yorucu ve stresli bir iştir. İstanbul’da ortalama ev satma süresi 6 ayı bulmaktadır. Bu 6 aylık süreçte evini satmak isteyen mülk sahiplerinin çoğu sürecin baskısını daha ilk haftalarda yoğun olarak hissetmeye başlar. Özellikle süreci uzatan sebeplere bakıldığı zaman %95’lik büyük bir kısmını hatalı fiyatlandırmanın oluşturduğu görülür.

Evtiko ise başvuru yaptığınız ilk günden itibaren evinizi güncel verilere sahip algoritmalardan oluşan değerleme sistemi ile piyasa koşullarına uygun değerinde fiyatlandırır ve operasyon birimi ile satış sürecini sizden devralarak sizi bütün bu yorucu ve stresli süreçlerden kurtarır.

Neden Evtiko Evi almalıyım?

Evtiko evleri, piyasa koşullarına uygun şekilde satın alındıkları için güncel piyasa fiyatına sahip evlerdir. Daha sonrasında renovasyon işlemlerinden geçirildikleri için de herhangi bir masraf gerektirmeyen, oturuma hazır evlerdir. Evlerin hepsi taşınmaya hazır, masrafsız, krediye uygun ve hukuki açıdan sorunsuz evlerdir.

Evtiko evlerini dilediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz. Böylece ev sahibinin programına bağlı kalma gerekliliğinden kurtulursunuz. Evtiko evlerin sahibi konumunda olduğundan, ev alırken komisyon ödemezsiniz. Evtiko ile evinizi profesyonel bir kurumun güvencesi altında satın alır, işlemlerinizi hızlıca halledersiniz. Evtiko’nun sunduğu İade Garantisi ile satın aldığınız evi 12 ay içerisinde iade edebilirsiniz.

Bize iletişim sayfamızdan, 0 (850) 532 86 00 veya 0 (212) 963 00 86 numaralı çağrı merkezimizden veya info@evtiko.com mail adresinden ulaşabilirsiniz.

Evtiko’ya nasıl ev satarım?

Evtiko;

  • Tapu Senedinde gayrimenkul tipi konut veya mesken olan
  • İstanbul’da bulunan
  • 1.000.000 TL altında olan
  • Metrekare birim fiyatının maksimum 6.000 TL olması. (Ör: 100 metrekare eviniz var ve değeri 650.000 TL. Bu evin metrekare birim fiyatı 6.500 TL olduğu için kriterlerimizin dışında kalıyor.)
  • Tapuda Kat Mülkiyetli veya Kat İrtifaklı olarak kayıtlı (Kat İrtifaklı ise krediye uygunluğu bulunan)
  • Tapu üzerinde satın alınmasına engeli bulunmayan

dairelere teklif verir.

Satmak istediğiniz evinizle ilgili bilgileri ister internet sitemizdeki formu doldurarak, isterseniz de 0 (850) 532 86 00 veya 0 (212) 963 00 86 numaralı çağrı merkezimiz üzerinden bize iletebilir saatler içinde evinize teklif alabilirsiniz.

Evtiko’dan teklif alırken size verilen teklif 2 satın alma modeline göre verilir. Bunlar Tapu Modeli ve GSVS Modelidir.

Tapu Modeli; Evtiko’nun tapuyu üstüne alarak gerçekleştirdiği satın alma modelidir. Maliyeti GSVS Modeli’ne göre daha yüksek olduğu için, tarafınıza iletilecek teklif GSVS Modeli’ne göre daha düşük olacaktır.

GSVS Modeli; GSVS’nin açılımı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi demektir. Bu sözleşme evinizi 3. şahıslara satmak üzere sizden vekaletname aldığımız satamadığımız takdirde de en geç 12 ay sonra evinizi satın alacağımızı vadettiğimiz sözleşmedir. Maliyeti Tapu Modeli’ne göre daha düşük olduğu için teklifiniz Tapu Modeli’ne göre daha yüksek olacaktır.

Evinizin üzerinde bulunan ipotek miktarı, evin değerinin altında bir rakam olduğu takdirde Evtiko’dan teklif alabilirsiniz.

Hisse tapulu evinizi satabilmek için hisse sahibi bütün mülk sahiplerinin satış işlemine katılması şartıyla ya da bütün hisse sahiplerinin tek bir kişiye yetki verdiği vekâletname ile Evtiko’dan teklif alabilirsiniz.

Evtiko’dan teklif alırken ücret ödemezsiniz.

Teklif Mektubu geçerlilik süresi 3 gündür.

Evinizin değerlemesi sistemimizdeki piyasa koşullarına uygun güncel verilere sahip algoritmalardan oluşan değerleme sistemi ile profesyonel SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanlarınca yapılmaktadır. Sistemimizin veri tabanı bölgenizde bulunan; emsal oluşturabilecek özelliklere sahip fiyatlardan ve daha önce gerçekleştirilmiş yakın tarihli ekspertiz raporlarından oluşmaktadır.

Teklifimizi kabul ettikten sonra satın alma ekibimiz sizinle direkt olarak temasa geçer ve dairenizin ziyaretini gerçekleştirerek bize vermiş olduğunuz bilgilerin kontrolünü sağlar. Bilgiler doğrulandıktan sonra SPK lisanlı Ekspertiz Uzmanı tarafından ise ikinci ziyaret gerçekleştirilir. Daha sonrasında ise Operasyon birimimiz sizinle iletişime geçerek satın alma işlemini tamamlar. Bütün bu süreçler sonrasında evinizde satışa engel bir durum çıkmaması durumunda süreç 2 ila 3 gün içerisinde tamamlanacaktır.

Tapu masrafları ve noterde gerçekleşecek bütün işlemlerde masraflar Evtiko tarafından ödenir.

Ödemenizi seçtiğiniz modele göre tapuda işlemin gerçekleştiği ya da noterde imzaların atıldığı gün içerisinde alırsınız.

Evtiko’dan nasıl ev satın alırım?

Evtiko Evleri;

  • 12 ay iade garantilidir.
  • Satın alındıktan sonra detaylı bir renovasyon sürecinden geçirilip temizlendiğinden taşınmaya hazır, masrafsız evlerdir.
  • Hukuki açıdan sorunsuz evlerdir.
  • Piyasa koşullarıyla tutarlı şekilde satın alındıkları için güncel piyasa fiyatına sahip evlerdir.

Evtiko evlerini dilediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz. Böylece ev sahibinin programına bağlı kalma gerekliliğinden kurtulursunuz. Evtiko evlerin sahibi konumunda olduğundan, ev alırken komisyon ödemezsiniz. Evtiko ile evinizi profesyonel bir kurumun güvencesi altında satın alır, işlemlerinizi hızlıca halledersiniz. Evtiko’nun sunduğu İade Garantisi ile satın aldığınız evi 12 ay içerisinde iade edebilirsiniz.

Evtiko olarak ev satma sürecinde olduğu kadar, ev alma sürecinde de müşterilerimizin memnuniyetini önemsiyoruz. Bu nedenle müşterilerimize Evtiko’dan satın aldıkları evleri 12 ay içerisinde iade etme hakkı veriyoruz.

İade garantisinden yararlanabilmek için satın alma tarihinden itibaren 12 ay içerisinde yazılı bir şekilde Evtiko’ya geri iade talebinizi iletmeniz gerekmektedir.

İade işleminin gerçekleştirilebilmesi için gereken koşullar ise şunlardır:

  • İadeyi talep ettiğiniz tarihte evi alan kişi olarak sizin ya da birinci dereceden akrabalarınızın evde ikamet ediyor olması
  • Evin bulunduğu bina ya da bölgede herhangi bir nedenle ciddi ölçüde değer kaybına sebep olan ya da olabilecek imar değişikliği ya da ruhsat iptali gibi şartların meydana gelmemesi
  • Doğal afet ya da toplumsal olaylar gibi nedenlerle ev veya çevresinde zarar veya değer kaybı durumunun oluşmaması

Bu koşulları sağlayan evinizin iadesi yapılırken, Evtiko’nun faaliyet masrafları ve evin geçen süredeki kullanımı nedeniyle yaşadığı değer kaybı gözetilerek ilk satış bedelinden %10 cayma bedeli düşülmektedir. Ayrıca iade işlemi nedeniyle çıkacak tapu harcı ve vergiler gibi masraflar müşteri tarafından karşılanır.

Evtiko evleri ile ilgili detaylı bilgileri sitemizde yer alan Satılık Evler sayfasından, Hürriyet Emlak ve Sahibinden sitelerinde yer alan ilanlarımızdan ya da 0 (850) 532 86 00 veya 0 (212) 963 00 86 numaralı çağrı merkezimizden öğrenebilirsiniz.

Bize iletişim sayfamızdan, 0 (850) 532 86 00 veya 0 (212) 963 00 86 numaralı çağrı merkezimizden veya info@evtiko.com adresinden ulaşarak ya da ilanlarımızda numarası yer alan saha ekibimizdeki ilgili kişi ile direkt irtibata geçerek, dilediğiniz Evtiko evini istediğiniz gün ve saatte ziyaret edebilirsiniz.

Satın almak istediğiniz daireye karar verdikten sonra Evtiko sizin için tüm evrak işlerini kısa sürede halleder ve ilgili Tapu Müdürlüğü’nde maksimum 5 iş günü içerisinde satın alma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Evtiko evleri taşınmaya hazır evler olduğundan tapu devri gerçekleştikten sonra dilediğiniz zaman ekstra hiçbir masrafa girmeden taşınabilirsiniz.

Satın alma süreci kredi kullanımınıza da bağlı olarak maksimum 5 iş günü içerisinde tamamlanmış oluyor.

Evtiko takas sistemi ile çalışmamaktadır.

Evtiko & Emlakçı İşbirliği

Elbette. Evtiko ile hem ev satın alma hem de ev satma süreçlerinde çalışabilirsiniz. Güvenilir bir alıcı olarak pek çok emlakçıya, müşterilerine değer sunmada yardım ediyoruz. Web sitemizdeki teklif alma formunu portföyünüzdeki evin bilgileri ile doldurarak teklif alabilir, sonrasında teklifi müşterinize sunabilirsiniz. Dilerseniz de satışta bulunan Evtiko evleri için hizmet bedeli karşılığında bizimle çalışabilirsiniz.

Evtiko saatler içerisinde portföyünüzdeki evlere teklif sunduğundan ev alım-satım süreçlerini kolaylaştırır ve müşterinize hızlıca teklif vermenize yardımcı olur. Bu sayede elinizdeki portföyü çok hızlı şekilde hizmet bedeliniz karşılığında satabilirsiniz.

Ayrıca emlakçı olarak, ev arayışındaki müşterilerinize iade garantisi olan, renovasyondan geçirilmiş, hukuki olarak sorunsuz, temizlenmiş ve taşınmaya hazır olan Evtiko evlerini hizmet bedeliniz karşılığında sunabilir, dilediğiniz zaman bu evleri müşterilerinize gösterebilirsiniz.

Portföyünüzde hızlı satılması gereken bir ev varsa aylarca eve alıcı aramakla uğraşmadan temsil ettiğiniz portföyün bilgileri ile web sitemizde bulunan teklif alma formunu doldurarak ya da Whatsapp İletişim Hattımızdan (0541 322 10 10) portföy bilgilerini bizimle paylaşarak saatler içinde teklif alabilirsiniz. Müşteriniz, teklifimizi kabul ederse evin tapusunu devrettiği gün ödemesini alır, siz de emlakçı hizmet bedelinizi alırsınız.

EVTİKO, portföyünüzdeki evin hemen satılmasını sağlamak dışında, beraber çalıştığı danışmanlara gayrimenkullerin devir süreci tamamlandığında, satın alınan gayrimenkulün satış bedeli üzerinden hizmet bedelini fatura karşılığında öder.

EVTİKO ile iş birliğiniz arttıkça daha fazla kazandığınız bir paylaşım modeli vardır.

EVTİKO’nun satın alacağı ya da satacağı ev adedi üzerinden:

  • 1-5 arası portföy – %1 (+KDV)
  • 6-20 arası portföy – %2 (+KDV)
  • 21 ve sonrası portföy – %2,5 (+KDV)

hizmet bedeli ödenecektir.

Evtiko;

  • Tapu Senedinde gayrimenkul tipi konut veya mesken olan
  • İstanbul’da bulunan
  • 1.000.000 TL altında olan
  • Metrekare birim fiyatı maksimum 6.000 TL olan
  • Tapuda Kat Mülkiyetli veya Kat İrtifaklı olarak kayıtlı (Kat İrtifaklı ise krediye uygunluğu bulunan)

Tercih Ettiğimiz Diğer Kriterler:

  • Arakat olması
  • Emsallerine göre uygun fiyatta olması
  • Tapuda sorun olmaması (ipotekli tapu olması halinde, ipotek bedelinin satış bedelinin altında kalması gereklidir)
  • Tapu üzerinde satın alınmasına engeli bulunmayan

dairelere teklif verir.

Helal Kayak Otelleri ile Kış Daha Keyifli!

Ülkemizde son yıllarda gelişmekte olan helal turizm anlayışı dikkat çeken bir ivme yakalamış durumda. Öyle ki, artık sadece deniz kenarında konumlandırılmış ve alkol servis etmemek dışında bir katkı değer sunmayan tesisler yerine, İslam’ın gereklerine uyumlu biçimde kurgulanmış ve bunun yanında ailelerin iyi vakit geçirebileceği, bayanların ise kendilerine sunulan ayrıcalıkların farkına verebileceği işletmeler sektörde öne çıkmaya başlamış durumda. Bu şüphesiz ki muhafazakar kesim için oldukça iyi bir haber. Şu ana kadar muhafazakar tatil dendiğinde aklına Akdeniz ve Ege’deki sayılı seçenekler gelen bir kişi olarak kış turizminin de helal olabileceği bilgisini edindiğimde oldukça şaşırdığımı belirtmek isterim. Haliyle böyle olumlu bir sürprizin ardından araştırmalara başladım.

 

Uludağ bölgesindeki oteller basında genellikle gece hayatı üzerine çıkan haberlerle bilinmekte. Bu, benim yaşam biçimine uyumlu olmadığından kış tatili fikrine genel olarak soğuk bakıyordum. Ancak gitgide yaygınlaşan ve hizmet kalitesi artan helal tesislerden bazılarının da kış turizmine yönelmiş olması bu sene bizi ailecek Uludağ’da tatil yapmaya itti. Bu arada, bir ipucu: ufak bir araştırma yaptığımızda göreceksiniz ki helal tesis ile helal oda farklı anlamlara gelmekte. Tatil için uygun tesisleri incelediğimizde karşımızda iki farklı seçenek vardı. Bunlardan biri İsviçre’nin Bern şehrine bağlı Wengen’de yer alan Hotel Silberhorn iken diğeri de daha yakın ve daha hesaplı olan Bof Uludağ Ski Resort idi. Açıkçası tatil için ayırdığımız bütçe dahilinde olduğundan ve de vize sıkıntımız bulunmadığından başlangıçta İsviçre’ye sıcak bakmıştık ancak tesisin HalalBooking’deki detay bilgilerine baktığımda ulaşım açısından sadece tren ile erişilebilir olduğunu gördük. Bu Benim için problem teşkil etmese dahi eşim için olumsuz bir faktör olmuş ki kendisi tercihini Uludağ’dan yana kullandı. Maliyet açısından da yurt içinin daha hesaplı olması benim kararımı da bu yöne çekti ve rezervasyonumuzu yaptık.

 

11 Ocak günü İstanbul’dan yola çıkarak önce Bursa’ya sonra ise Uludağ’a ulaştık. 2. Gelişim Oteller Bölgesi’nde bulunan otelimizin kendine ait otoparkı olması bu anlamda yolculuğu olası kıldı. Tesisteki olanaklardan bahsetmek gerekirse kayak merkezi beklentilerinizi karşıladı. Bu temel beklentinin yanı sıra, bayanlara özel Türk hamamı ve Spa seçenekleri eşimin oldukça hoşuna gitti. Kapalı havuz ve sauna da ben ve çocukların deneyimlediği diğer imkanlardan. Çocuklar açısından baktığımda ise belki de onlar için en önemli olan Wi-Fi bağlantısının düzgün çalışması oldu. Yemeklerin başarılı olduğunu düşünüyorum ancak alakart restoranı da denemenizde fayda var. Bu yanında çocuklar için oluşturulmuş menüler olması daha güzel düşünülmüş bir detay.

 

Oda tipleri tesiste farklı olarak sunuluyor, yani ailenizdeki fert sayısına göre farklı oda tipleri tercih etmeniz mümkün. Standart oda, 3 kişilik oda, 4 kişilik oda ve aile süiti bizim değerlendirdiğimiz seçenekler arasındaydı. Aile süiti 60 metrekare olduğundan ve arada da çok ciddi bir fiyat farkı olmadığından tercihiniz bu yönde oldu. Şöyle bir tüyo verebilirim, erken rezervasyon kadar rezervasyon yaptığınız günler de fiyatı doğrudan etkiliyor. İslami otel rezervasyon sitelerinin ilgili panellerinden deneme yanılma yöntemi ile kendiniz de gözlemleyebileceğiniz üzere hafta sonu günleri yapacağız konaklamalar hafta içine kıyasla daha maliyetli olmakta.

 

Bursa’nın beyaz İncisi Uludağ’da geçirdiğimiz, tabiri caizse “kar tatili”ni değerlendirdiğimizde oldukça memnun kaldığımızı söyleyebilirim. Kayak yapmanın, bembeyaz bir cennetin içinde olmanın yanı sıra bu güzel anları geçirirken helal özellikli bir tesiste bulunmak da ayrı bir keyif verdi. İslami değerlere uygun bir ortamda eğlencenin de tadı farklı oluyor.

 

 

Exit mobile version