Çağatay Ulusoy resimleri içerisinde yakışıklı ve genç oyuncunun en yeni Çağatay Ulusoy fotoğrafları yer almaktadır. Çağatay Ulusoy fotoları ile oynadığı dizilerden yepyeni kareleri sizlerde görebilirsiniz.
Çağatay Ulusoy resimleri, Çağatay Ulusoy fotoğrafları, Çağatay Ulusoy fotoları, Çağatay Ulusoy görselleri, Çağatay Ulusoy 2015
Çağatay Ulusoy görselleri ile yakışıklı oyuncunun en yeni kareleri bizim galerimizde yer almaktadır. Çağatay Ulusoy 2015 kareleri en fazla resimleri ve trend fotoları ile yer almaktadır. Çağatay Ulusoy başarılı kariyerine her sezon yeni bir dizi ekleyerek hep konuşulan ünlü isimler arasında yer almaktadır.
Kategori: Teknoloji Haberleri
Tüm Dünya ve Türkiye’den en son teknoloji haberlerini sitemizden okuyun
Dekoratif Ayna Modelleri
Dekoratif Ayna Modelleri en şık ve en güzel modelleri ile şık tasarımları bir arada bulunduran en kaliteli tasarımları içermektedir. Dekoratif Ayna Fiyatları ise altın varaklı, gümüş ya da sticker gibi modelleri ile değişiklik göstermektedir.
Dekoratif Ayna Modelleri, Dekoratif Ayna Fiyatları, Duvar Ayna Modelleri, Salon Ayna Modelleri, 2015 Dekoratif Ayna Modelleri
Duvar Ayna Modelleri ile duvarlarınıza yepyeni bir şıklık katabilirsiniz. Salon Ayna Modelleri en çok evin en özel mekanı olan salonlarda kullanılmaktadır. 2015 Dekoratif Ayna Modelleri ile siz de resimlerimizde ki birbirinden güzel ayna resimlerini hemen incelemeye başlayabilirsiniz.
İğne Oyası Modelleri
İğne Oyası Modelleri ile en yeni tasarımlara sahip oya çeşitleri sitemizde en özel modelleri ile yer almaktadır. İğne oyası örnekleri ile siz de en güzel modelleri yapabilirsiniz. İğne Oyası yapımı ile en yeni örnekler web sitemizde yer almaktadır.
İğne Oyası Modelleri, İğne Oyası örnekleri, İğne Oyası yapımı, İğne Oyası yapılışı, İğne Oyası resimleri
İğne Oyası yapılışı olarak çeşitli modelleri tercih edebilirsiniz. Özellikle çilek modelleri, çiçek modelleri ve renkli boncuklu bir çok çeşit bulunmaktadır. İğne Oyası resimleri ile çok çeşitli yazma modellerine siz de sahip olabilir ve resimleri tek tek inceleyebilirsiniz.
Kiraz Mevsimi Öykü
Kiraz Mevsimi Dizisi Öykü karakterini canlandıran genç oyuncu Özge Gürel‘dir. Bu dizi sayesinde başarılı bir ivme kazanan genç oyuncu profesyonel olarak bu dizi içerisinde yer almaktadır. Kiraz Mevsimi Öykü karakteri moda üzerine okul okuyan ve çizimler yapan genç bir kızı canlandırmaktadır.
Kiraz Mevsimi Dizisi Öykü, Kiraz Mevsimi Öykü, Kiraz Mevsimi Öykü resimleri, Kiraz Mevsimi Öykü fotoğrafları, Kiraz Mevsimi Öykünün saç modelleri
Kiraz Mevsimi Öykü resimleri arasında dizide ki birbirinden güzel elbise modelleri ve kıyafetleri yer almaktadır. Kiraz Mevsimi Öykü fotoğrafları ile diziden oldukça farklı kareleri görebilirsiniz. Kiraz Mevsimi Öykünün saç modelleri arasında dalgalı saç modelleri ve günlük düz saç modelleri bulunmaktadır.
Havlu Kenarı Modelleri
Havlu Kenarı Modelleri içerisinde en yeni modellerin yer aldığı farklı bir çok havlu kenarı örnekleri bulunmaktadır. 2015 havlu kenarı modelleri sayesinde siz de çocuklarınızın çeyizlerine yepyeni örgüler yapabilirsiniz.
Havlu Kenarı Modelleri, Havlu Kenarı Örnekleri, 2015 Havlu Kenarı Modelleri, Havlu Kenarı Modelleri Resimleri, Havlu Kenarı Yapılışı
2015 Havlu Kenarı Modelleri ile bir çok farklı ipten ve çeşitli renklerde ki iplerden yapabilirsiniz. En yeni örneklerin yer aldığı Havlu Kenarı Modelleri resimleri ile bu sezonun en yeni örneklerini hemen yapmaya başlayabilirsiniz.
Yolluk ve Halı Modelleri
Yolluk ve Halı Modelleri her sezon farklı modeller ile karşımıza çıkmaktadır. Evimizin dekoru için oldukça önemli olan Yolluk Modelleri üzerine oldukça farklı desenler kullanılmaktadır. Yolluk Modelleri ve Fiyatları ise kesme, kaymaz ve jel tabanlı gibi farklı özelliklere göre gruplandırılabilir.
Yolluk ve Halı Modelleri, Yolluk Modelleri, Yolluk Modelleri ve Fiyatları, Kesme Yolluk ve Halı Modelleri, Yolluk ve Halı Resimleri
Kesme Yolluk ve Halı Modelleri özellikle evinizin boyutlarına göre satın alınmaktadır. Yolluk ve Halı Resimleri ile siz de evinize en güzel modellerde ki halı ve yollukları döşeyebilirsiniz. Etnik desenli yollukları daha çok klasik tarzda ki evlerde, modern ve geometrik şekillerde ki yollukları ise seçerek evinizin dekorunda kullanabilirsiniz.
Yolluk ve Halı Modelleri
2015 Sakal Modelleri
2015 Sakal Modelleri farklı tarzlarda ki yepyeni sakal çeşitleri ile erkekler arasında en özel modelleri sizler için foto galerimizde getirmektedir. Sakal Modelleri daha çok sakal bırakmak isteyen erkeklerin önemsedikleri modelleri içermektedir. Erkek Sakal Modelleri bir çok farklı boyutta ve şekilde olabilmektedir. Kişiye özgü sakallar özellikle bu yıl oldukça moda.
2015 Sakal Modelleri, Sakal Modelleri, Erkek Sakal Modelleri, Sakal Modelleri Resimli, Kirli Sakal Modelleri
Sakal Modelleri Resimli olarak yayınladığımız galeride bu yıl ünlü erkeklerin özellikle kullandıkları sakal çeşitleri mevcuttur. Kirli Sakal Modelleri hem esmer hem de sarışın erkeklere yakışmaktadır. Karizmatik bir hava katan kirli sakalları siz de kendi tarzınıza göre bırakabilirsiniz. İşte hanımların en fazla hoşlandıkları sakal modelleri galerimizde.
2015 Sakal Modelleri
El İşi Örgü Fular Modelleri
El İşi Örgü Fular Modelleri yapımı oldukça kolay olan ayrı ayrı motifler birleştirilerek yapılan ya da tığ veya şiş ile düz bir şekilde örülen bayan aksesuar modelleri arasında gelmektedir. El İşi Fular Modelleri oldukça farklı çeşitlere ve renklere sahiptir. Örgü Fular Modelleri şiş ile yapılabildiği gibi aynı zamanda da tığ ile de oldukça güzel modeller ortaya çıkarılmaktadır.
El İşi Örgü Fular Modelleri, El İşi Fular Modelleri, Örgü Fular Modelleri, El İşi Örgü Fular Örnekleri, Tığ İşi Fular Modelleri
El İşi Örgü Fular Örnekleri ile siz de kendinize süslü bir fular örebilirsiniz. Tığ İşi Fular Modelleri arasında motifler ayrı ayrı örülerek birleştirilen modeller mevcuttur. Üzerinde ise süsleme olarak yine örgüden çiçekler ya da arasına koyacağınız boncuklar ile yepyeni bir tasarım ortaya çıkarabilirsiniz. İşte en güzel modellerin yer aldığı 2015 el işi örgü fular modelleri!
El İşi Örgü Fular Modelleri
Alt Islatma(Enüresiz) Sorununda Ailenin Rolü
Alt ıslatma yani tıptaki ismiyle Enüresiz bir ruhsal problem olmakla birlikte enüresiz genellikle kalıtımsal bir rahatsızlıktır. Öncelikle alt ıslatmanın %80 ve üzerinde kalıtıma bağlı olarak ortaya çıktığını bilmek gerekmektedir. Alt ıslatma sorununda çevre de büyük bir etken olmakla birlikte kalıtımın yerine de geçebilir. Ülkemizde alt ıslatma probleminde özellikle alt sosyo ekonomik düzey kesimin eğitimsiz anne babalardan oluştuğunu görmekteyiz. Enüresiz sorununun altında yatan sebeplere bakıldığında bu tür ailelerin sorun karşısında uyguladığı yöntemler sorunu çözmek yerine daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Enüresizin nedenlerine bakacak olursak;
- Aile ortamının sürekli gergin olması anne babanın kavga ve tartışma içerisinde olması. Çocuğun mutsuz bir aile ortamında büyüyor olmasıdır. Çocuk bu durumlardan korkmuş ve ruhsal bir çöküntü içerisine girmiş olabilir.
- Enüresiz sorununun tıbbi olarak kalıtım açısından sebeplerinden en büyüğü ise çocuğun bacaklarındaki kasların yeterince olgunluğa ulaşmamasıdır. Bu kaslar sayesinde idrarını tutabilen bir çocukta kasların gelişim düzeyine göre daha geç olgunlaşmasından dolayı enüresiz sorunu görülebilir.
- Öncelikle bunu bir sorun olarak görmek için sürekli tekrarlayan bir durum olması gerekmektedir. Eğer çocuk fazla sıvı tükettiği zaman bunu yapıyorsa bu durum normal bir durumdur.
- Çocuk bunu sürekli tekrarlıyorsa normal bir durum olmaktan çıkmış enüresiz olabilme ihtimali artmış demektir. Bu durumda öncelikle çocukla konuşmak ve bundan utanmaması gerektiğini ona anlatmak, sağlığı ile ilgili bir durum olduğunu açıklamak gerekiyor. Sonrasında çocuğunuzu hastaneye götürüp sorunun kalıtımsal bir problem olduğunu mu yoksa ruhsal bir rahatsızlıktan dolayı mı olduğunu anlamak gerekir.
- Genetik faktörlerin etkili olduğu enüresiz sorununda çocuğa ilaç tedavisi uygulanmakla birlikte bunun yanında ailenin de alması gereken önlemler vardır. Çocuğunuzun yatmadan önce sıvı tüketmemesini sağlamanız gerekiyor.
- Geceleri onu gözlemleyerek hangi saatlerde altını ıslatıyorsa bu saatlerden önce uyandırmalı ve tuvalet ihtiyacını gidermesini sağlamalısınız. Altına bez bağlamak ve ekstra önlemler almak çocuğun suçluluk duygusunu katlayacağı için bu tür yöntemlere başvurmayınız.
- Ruhsal olarak güven duygusunun azalması, mutsuz aile ortamı, şiddet gibi durumlarda ortaya çıkan bu rahatsızlığın giderilmesi daha zor olacağı için aile ortamının bir an önce düzeltilmesi çocuğa bu hissin verilmesi gerekmektedir.
- Enüresiz beraberinde kabızlık da görülebilen rahatsızlıkların başında gelmektedir. Kabızlık tedavi edildiğinde enüresiz probleminin de ortadan kalktığı bilinmektedir. Fakat bu durum genellikle nadir rastlanan bir durum olduğu için genelleştirmek uygun olmayacaktır.
- Enüresizin nedenleri arasında okul korkusu, kardeş kıskançlığı gibi nedenler de olabilmektedir. Birçok psikolojik nedene bağlı olarak gerçekleşen bu rahatsızlık çocuklarda 4-5 yaşlarından sonra görülmemesi gereken bir rahatsızlıktır.
- Genellikle çocuğun gelişimine göre 3-4 yaşlarında mesena kontrolü tamamen gelişir. Yani çocuğun kasları idrarını tutabilecek olgunluğa erişmiştir. Altında yatan genetik veya kalıtsal bir faktör yoksa sorunun psikolojik olduğu anlaşılmaktadır.
- Çocuğun sevdiği birini kaybetmesi ve bu durumdan dolayı korkular yaşaması. Anne babanın aşırı koruyucu tutumu sonucunda çocuğun bebeksi kalabilmesi. Evde aşırı bir disiplin uygulanması gibi çeşitli nedenler de enüresizin ortaya çıkmasına sebep olabilecek faktörler arasında yer almasıdır.
- Enüresiz sorununda ailelerin bu tür durumlara dikkat etmesi gerekir. Çocuğa aşırı disiplinle yaklaşılmamalı, evdeki soğuk ortamı yumuşatmak ve ona değer verildiğini hissettirmek gerekmektedir. Aşırı sorumluluk yükleyip çocuğu bu sorumluluğu yerine getiremediği için eleştiren bir tavı takınan aileler bu problemi çocuklarında görebilirler.
Kardeş Kıskançlığında Ailenin Rolü
Kardeş kıskançlığı her kardeş arasında ortaya çıkabilecek problemlerden birisidir. Çocuklarda görülen ruhsal bir probleme dönüşmesi için ise bazı belirtilerin bir anda görülmesi gerekmektedir. Bu belirtiler görülmeden çocuk kardeşini kıskanıyor denebilir fakat bu çocukta kardeş kıskançlığı problemi var denemez. O yüzden aileler kendileri teşhis koymak yerine sorunun altında yatan sebepleri öğrenmelidirler. Kardeş kıskançlığı Türkiye’de yüksek oranda görülen ruhsal bir problem durumudur. Ailenin bu konudaki bilgisi, tecrübesi oldukça iyi bir durumda olmalı ki çocuğunda böyle bir sorun olduğunu fark edebilmelidir. Kardeş kıskançlığının sebeplerini ve hangi durumlarda ortaya çıkabileceğine bakacak olursak;
Kardeş kıskançlığı yaşça birbirleri arasında 2 yıldan az olan çocuklarda görülmektedir. Ailelerin bu konuda alması gereken önlemlerin başında çocuklarının aralarında en az 2 yaş olmasına dikkat etmeleri gerektiğidir. Çocuklar arasındaki yaşın az olması bir çocuğun birçok ihtiyacı bitmeden diğer çocuğun doğması demektir. Bu da ailenin bir anda büyük çocuktan küçük çocuğa geçmesi anlamına gelir. Böyle bir durumda kardeş kıskançlığı ortaya çıkacaktır. Kardeş kıskançlığı ailelerin bilinçlendirilmesiyle rahatlıkla üstesinden gelinebilecek bir problem olmasına karşın aileler bunu kendileri zorlaştırabilmektedir. Dış etkenlere ailenin tepkisiz kalması da kardeş kıskançlığını tetikleyici unsurlardan birisidir. Çocuk kardeşini normal olarak kıskanırken eve gelen bir misafirin küçük çocuğa tüm ilgisini yöneltmesi sonucu büyük çocuk kendisinin sevilmediğini düşünecektir. Bu durumda kardeşini kıskanacak ve onu sevmeyecektir. Kardeş kıskançlığında çocukta görülen en büyük duygu durumu; anne ve babasının küçük kardeşini sevdiği onu artık sevmediği duygusudur. Bu düşünce çocukta bunalıma, çöküntüye sebep olur ve anne babasını kaybedeceğini düşünür. O yüzden çocuk annesine ve babasına daha da yakınlaşmaya onların kendisini daha da çok sevmesine ihtiyaç duymaya başlar. Çocuk eğer kreşe veya okula gidiyorsa kardeşiyle annesinin evde yalnız kalacağını düşünür ve anneden ayrılmayı istemez. Karnının ağrıdığı,hasta olduğu gibi çeşitli bahaneler ile evden ayrılmayı reddeder. Kardeş kıskançlığı bu seviyeye gelmiş olan çocuklarda ciddi problemler ortaya çıkabilir o yüzden ailenin rolü önemlidir. Ailenin uygulaması gerekenleri ise şu şekilde sıralayabiliriz;
- Küçük kardeşi doğduğunda çocuğunuzda mutlaka bir kıskançlık durumu olacaktır. Bu durumda ona kardeşinin daha bir bebek olduğu ve ihtiyaçlarını kendisinin karşılayamayacağını sizin onunla daha çok ilgilenmeniz gerektiğini ifade etmelisiniz.
- Ona olan sevginizin hiç eksilmediğini kardeşini ve onu aynı derecede sevdiğinizi anlatmalı bu durumdan dolayı korkmamasını endişe etmemesini sağlamanız gerekiyor.
- Anne bebekle ilgilendiğinde baba da büyük çocukla vakit geçirip onunla oyunlar oynayıp ilgilenmeli ev ortamında yine aynı havanın olduğu çocuğa hissettirilmeli.
- Anne ve baba yardımcı olabileceği durumlarda(bebeğin bezini değiştirirken, mama hazırlarken) yardım isteyebilir ve kardeşiyle ilgili konularda sorumluluk almasını sağlayarak onu sevdirmeye çalışmalıdır.
- Anne baba bir anda tüm ilgisini bebeğe kaydırıp sonra büyük çocuğun kıskandığını görünce ilgisini büyük çocuğa çekmemelidir. Bu durumda çocuk net olarak samimiyetsizliği algılayıp daha kötü bir ruh halini benimseyecektir.
- Okula gitmek istemediği durumlarda kardeşinin de büyüyünce evden ayrılacağını onun da okula gideceğini şimdi onun bir bebek olduğunu söyleyebilirsiniz. Çocuğun empati kurabilmesi için gerekli hassasiyeti göstermeniz gerekiyor.
- Eve gelen misafirleri büyük çocuk kıskançlık yapmasın maksadıyla küçük çocuğa “çirkin, pis bu pis” gibi saçma tavırlarından dolayı uyarmalısınız. Büyük çocuk bu durumun altında yatanı anlar ve yine kıskandığı için kendisini suçlar.
- Kıskançlığın aşırı olduğunu düşündüğünüz dönemlerde kardeşi ile ilgili sorular sorup onu neden sevmesi gerektiğini ifade etmeye çalışmalısınız.
- Kardeş kıskançlığının aşırı dozda olduğunu düşünüyorsanız kısa süre içerisinde bir çocuk psikoloğuna başvurmanız gerekiyor.
Bebeğinizin Reflekslerini Kontrol Edin
Bebeklerin anne karnında ve doğumdan sonra 1 yaşına kadar gösterdiği birçok refleks vardır. Bu refleksleri ailenin bilmesi ve takibini yapması oldukça önemlidir. Bebekler birçok refleksi bir arada gösterebilir ve bu refleksler her zaman aynı oradan görülmeyebilir. Bu gibi durumlarda endişe etmenize gerek yoktur. Her çocuğun gelişimi bir değildir. Kaslarının olgunlaşması daha geç olabileceği gibi bazı reflekslerin görülmesi de geç olabilir. Aileler bu gibi durumlarda sabırlı olmayı bilmeli ve çocuğunun gelişimini takip etmelidir.
Emme- Arama Refleksi
Emme refleksi çocuklarda ilk görülen ve ailelerin de net olarak fark ettiği refleksler arasında yer almaktadır. Arama- Emme refleksinde bebeğin içgüdüsünde yer alan annesinin memesini araması bir refleks olarak görülmektedir. 1. aydan 8. aya kadar hem uykuda hem uyanıkken bu refleksi görebilirsiniz. Çocuk sürekli bir şeyleri emmeye çalışır. Bu refleksi takip etmek de oldukça kolaydır. Emme refleksini test etmek için çocuğun yanağı ile dudağının birleştiği noktaya parmağınızı koymanız yeterlidir. Çocuk dudağının kenarında bir nesne hissettiği an onu ağzı ile aramaya ve emmeye çalışacaktır. Bu davranışı gösteren çocuğun emme refleksi normal bir seyir gösteriyordur ve devam ediyordur. Emme refleksi uykuda da görülen reflekslerden birisidir. Uyuduğu sırada da aynı davranışı gösteren çocuğun emme refleksinin normal olduğunu söyleyebiliriz. Eğer bir çocukta emme refleksi 7-8 ayı geçtiği halde kaybolmamışsa çocuk ilk günkü gibi emme refleksini sürdürmeye devam ediyorsa beklenmelidir. Bu süre zarfında da kaybolmuyorsa yapılması gereken şey aile doktoruna başvurmak olmalıdır.
Morro Refleksi
Morro refleksi yine hamilelik döneminde oluşan ve çocuğun doğuştan getirdiği reflekslerin başında gelen reflekstir. Halk arasında çocuğun irkilmesi, korkması olarak tanımlanan bu reflekste çocuk ani ve yüksek bir ses duyduğunda irkilir. İrkildiği zaman kollarını kaldırarak büker ve iki yana açar. Göz bebekleri büyür. Bu refleks çocuğun korktuğu anlamına gelmez o yüzden endişe etmenize gerek yoktur. Bir kaç saniye sonra kollarını gövdesiyle birleştirir aynı konuma getirir. Morro refleksi önemli bir refleks olmakla birlikte 6. aydan sonra kaybolması gereken bir reflekstir. 4. aylarda refleksin zayıfladığını eskisi gibi ortaya çıkmadığını görmeniz mümkün olur. 6. aydan sonra refleks kaybolmadıysa her reflekste olduğu gibi kısa bir süre beklenmeli. Refleks bekleme süresince de geçmediyse herhangi bir beyin hasarı olabileceği için aile doktoruna başvurulması gerekmektedir.
Babinski Refleksi
Babinski refleksi en belirgin reflekslerden birisi olmakla birlikte hamilelik döneminde ortaya çıkıp 10. aya kadar devam eden reflekslerden birisidir. En uzun süreli olan refleks yakalama refleksidir. Bu refleks çocuklarda şu şekilde görülür; Çocuğun ayak tabanına herhangi bir cisim ile dokunduğunuzda parmaklarını içe doğru kıvırır ve o cismi parmaklarıyla sıkıca kavrar. Aynı şekilde avuç içine parmağınız veya sivri bir cisim ile dokunduğunuzda el parmaklarını da içe doğru kıvırıp o cismi yakalar. Çocuğun bu refleksi bu şekilde göstermesi 10. aya kadar normal kabul edilir. Refleks 8. aydan sonra zayıflamaya başlar ve normal olan da bu şekilde azalarak kaybolmasıdır.
Tonik Boyun Refleksi
Tonik boyun refleksi bebek yatar konumdayken başını ani bir şekilde sağa veya sola çevirdiğinizde. Çevirdiğiniz taraftaki kolu ve bacağını dışa doğru açacaktır. Diğer taraftaki kolunu ve bacağını ise gövdesine doğru çekecektir. Tonik boyun refleksi doğumdan 4. aya kadar süren reflekslerden birisidir. Uyku sırasında da görülen tonik boyun refleksi 2-3 yaşlarına kadar uykuda devam edebilir. Bu durumda bir sakınca veya sağlık sorunu aramaya gerek yoktur. Uyanıkken veya uykudayken reflekslerin çok geç kaybolma durumunda bir sağlık sorunu aranabilir ve bunun için aile doktorunuza başvurmanız gerekecektir.
Adımlama Refleksi
Bir diğer önemli reflekslerin başında gelen adımlama refleksi genellikle adına basma refleksi de denmektedir. En önemli ve ailelerin bazen bilinçsizce refleks olarak algılamadığı çocuktan beklentisini artırdığı reflekstir. Çocuğu ayaktayken koltuk altlarından kavrayıp yere doğru bastırdığınızda adım atar gibi hareketler sergiler. Bu adımlama refleksinin bir sonucu olarak ortaya çıkan davranıştır. Çocuğunuzun erken yürüdüğünü düşünmenize sebep olmamalıdır. Çocuklar en erken 10. aylarda yürüme davranışını göstermeye başlarlar. Bu yüzden bunu bir refleks olarak algılamalı ve 4. aydan sonra kaybolacağını bilmeniz gerekmektedir.
Yüzme Refleksi
Yüzme refleksi yeni doğan çocukların gösterdiği ve ailelere en ilginç gelen reflekslerden birisidir. Bu refleksi gösteren çocuk sanki yüzme biliyormuş gibi davranır. Gövdesinden tutarak yüz üstü bir suyun içerisine bırakır gibi yaptığınızda hemen kollarını ve ayaklarını çırpmaya başlar yani yüzme hareketi yapar.Aynı zamanda nefesini de tutan bebeğin yanaklarının şiştiğini görebilirsiniz. Bu refleks altıncı ayda kaybolması gereken bir reflekstir.
Göz Kırpma ve Göz Bebeği Refleksi
Gözler ile ilgili olan reflekslerden birisi göz kırpma refleksidir. Bu refleksin ani bir ses, hareket vb. durumlarda görülse de normal durumdayken de görülebilir. Çocuk gözlerini bir şey olduğu için değil refleks olarak da kırpabilir. Sürekli olarak devam eden refleks hayatın her kademesinde devam eder. Kontrol edilebilir bir hal alabilir. Göz bebeği refleksi ise ömür boyu süren reflekslerden birisi olan bu refleks bebeğin parlak ışıkta göz bebeklerinin büyümesi, donuk ışıkta ise küçülmesi ile görülen reflekstir.
Çocuklarınıza Mahremiyet Eğitimi Verin
Günümüzde giderek yaygınlaşan ve ailelerin korkulu rüyalarından birisi olan çocuk istismarı konusu üzerinden siz değerli takipçilerimize mahremiyet eğitimini nasıl verebileceğinizi anlatan bir yazımız olacak. Mahremiyet doğumdan ölüme kadar insan hayatında var olan ve olması gereken bir kavramdır. İnsanın kendi sınırları anlamına gelen mahremiyet kelimesini çocuklarına anlatmakta güçlük yaşayan ve zorlanan aileler ülkemizde çoğunlukta. Çocukların 0-6 yaş aralığında mahremiyet kavramını anlamasına yönelik çalışmaların da fazla olduğu söylenemez. Ülkemizde giderek artan çocuk istismarına karşı alınabilecek önlemlerin en başında mahremiyet eğitimi geliyor. Çocuklarda mahremiyet konusunu işleyeceğimiz yazımızın sonunda çocuğunuza herhangi bir istismar sonucunda neler yapması gerektiğini ve bunun karşısında sizler de nasıl davranacağınızı anlamış olacaksınız. Madde madde çocuklarda mahremiyet bilincinin gelişmesi için neler yapılması ve neler yapılmaması gerektiğini işleyeceğiz.
- Çocuklarınızı Açık Alanda Soyup/Giydirmeyin
Ailelerin en büyük yanlışlarından bir tanesi çocuklarını ortalık yer diye tabir ettiğimiz halk arasında, parkta, sokakta, bahçede, evin içerisinde çocuk ve sizden başka birisi varken soyup giydirmek hatalı bir davranıştır. “O daha çocuk bir şey olmaz.” düşüncesini ilk olarak kafanızdan atmalısınız. Çünkü çocuklar da insandır. Onlar da utanır, sıkılır fakat bu utancını ifade edemez. Her duyguyu yoğun olarak yaşadığı için utandığını söylemesi çok zordur. Çocuklarınızı sizden başka birinin olduğu ortamda soyup giydirdiğinizde ve bunu sürekli olarak tekrarladığınızda artık bu çocuğa yapılmaması gereken bir davranış değil aksine çok normal bir davranış gibi gelecektir. Yani çocuk halka açık alanda istediği gibi davranması gerektiği anlamını çıkaracaktır. Anne baba olarak çocuğunuza en büyük kötülüklerden birisini yapmış oluyorsunuz. Annem babam bir şey olmayacağını düşünüyor düşüncesine kapılan çocuk çıplak bir şekilde halka açık alanda dolaşmaktan sıkılmayacaktır.
- Tuvaletini Yaparken Yalnız ve Gerçek Bir Tuvalette Olmasına Dikkat Edin
Tuvalet ihtiyacı tüm insanlarda olduğu gibi çocuklarda da görülen bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı çocuklar daha sık hisseder ve gidermek ister. Çocukların tuvalet ihtiyaçlarını giderdikleri ortam oldukça önemlidir. Kas gelişimi normal seyreden bir çocuk tuvaletini 3-4 gibi yaşlarda kendisi yapabilecek olgunluğa erişir. O yüzden sizin onun yanında olmanıza veya herhangi bir tanıdığının tuvaletini yaparken yanında olmasına gerek yoktur. Eğer ısrarcı bir tavır sergilersen çocuk yine utancını gizleyecek ve bir süre sonra utanmamaya başlayacaktır. Herkesin yanında tuvaletini yapmak veya açık alanda tuvaletini yapmak ona normal gelecektir. Çocuğun mahrem yerlerini kendisinden başka kimsenin görmemesi gerekir. Fakat bu düşünce çocuğa ailenin tavırları ile empoze edildiğinde çocuk hiç çekinmeden mahrem yerlerini açarak tuvaletini açık alanda yapabilir. Bu da istismarı normal karşılamasındaki en büyük etkenlerden birisidir.
- Çocuğunuzun Yanında Cinsellik İçeren Davranışlardan Uzak Durun
Çocuklar taklit yeteneği üst düzeyde olan bireylerdir. 7 yaşına kadar somut işlemler dönemine girememiş olan çocuklar soyut işlemler döneminde her şeyi taklit ederler. Özellikle anne babasından gördüklerini ve duyduklarını yapmaya söylemeye bayılırlar. Çocukların bu özelliği bilmeden bile olsa onların düşüncelerine etki edecektir. Genellikle alt sosyo-ekonomik düzeyde olan ailelerde görülen çocuğun yanında ailenin cinsel ilişkiye girme davranışı oldukça tehlikelidir. Çocuğunuz sizinle aynı odada kalıyor ise bu davranışa oldukça dikkat etmelisiniz. Çünkü çocuklar anne babanın cinsel ilişki sırasında yaptıklarını görüp onları taklit etmek isteyecektir. Bu da cinsel istismar konusunda çocuğun en büyük zaaflarından birisi olacaktır. Çocuk cinsel ilişki sırasındaki davranışları onu istismar eden kişiye karşı gösterebilir. Çocuk aslında istemediği, ne olduğunu bilmediği sadece taklit olarak gösterdiği bu davranışı oldukça normal kabul edebilir. Böyle olduğu için istismara da karşı koymaması normal olacaktır.
İstismara Uğrayan Çocuk Nasıl Davranmalıdır
İstismara uğrayan çocukların veya istismar edilmeye çalışıldığın çocuğun göstermesi gereken davranışı anne babalar şu şekilde anlatmalıdır. Gizli bölgeleri, mahrem yerleri çocuklara dışarıdan göstermelidir.
- Birisi senin gizli yerlerine dokunduğunda yüksek sesle HAYIR de.
- Oradan hemen KAÇ(UZAKLAŞ).
- Bir BÜYÜĞÜNE (ANNE, BABA, ABLA ABİ) anlatmaktan çekinme ve yardım iste.
Bu aşamaları çocuğunuzla sık sık tekrar etmeli ona böyle bir davranışı yabancı birisi sergilediğinde ne yapması gerektiğini benimsetmeye çalışmalısınız. Böylece çocuğunuz istismara uğradığında ne yapması gerektiğini bilir ve size anlatır.
İnme Nedir? Belirtiler Nelerdir?
İnme denildiği zaman, “ Bir anda bayılma ve fiziksel olarak özellikle yüz bölgesinde değişmeler algılanır.” İnme, fiziksel olarak değişmelerle beraber, yüz bölgesinde ciddi hasarlar bırakır. Konuşma zorlukları, Çene ve ağız yamukluğu, gözlerin bozulması gibi birçok rahatsızlığı beraberinde getiren İnme yüzünden, bazı insanlar çok ciddi zararlar görmektedir. Kronik olarak İnme aniden gelir ve daha önce siz bu rahatsızlığa önlem alamazsınız. İnme anını pek kavramak mümkün değildir. Ancak vücut olarak büyük bir değişim ve bu değişimle beraber kendini hızlı bir şekilde gösteren düşmelere kadar giden sıkıntılar yaşanır. Bu tarz durumlarda, insanlar ne yapacaklarını bilmedikleri için zarar görürler. Daha önce bilinçli olmak hayat kurtaracağı gibi, fiziksel olarak zarar görmelerden de sizi kurtarır.
İnmeye Neden Olan Durumlar
İnme çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişim gösterir. Ancak ani olduğu için insanların yapacakları pek bir şey kalmaz. İşte, bu tip durumlarda İnmeye neden olan rahatsızlık durumunun tam anlamıyla algılanmasını sağlamak gerekir. Ani bir şekilde başlayan Mide bulanmaları ve bir anda kusmak . Denge kayıpları ve bulanmalarla beraber yürüyemez duruma geldiğini zaman korkmaya başlayın. Çünkü ani bir şekilde İnmeye yakalanabilirsiniz. Bu tarz durumlarda size yardımcı olacak birileri olmayabilir. Yapmanız gereken sakinleşmeniz ve derin bir şekilde nefes almanız. İnme konusunda ne yazık ki! Bilgi sahibi olunamıyor. İşte bunun için önceden bilinçlenmek en mantıklı yol.
İnme Olayı beyinde meydana gelen bazı travmalara bağlı olarak yaşanabilir. Aşırı baş ağrısı duyuyor ve bunu sürekli askıya alıyorsanız bence düşünün. Çünkü bazı baş ağrılarının altında kesinlikle başka etmenler yatar. Sizinde başınıza bu tarz bir olay gelebilir. Orta yaşlı insanlarda biraz daha fazla risk taşımaktadır. Çünkü İnme ani gelir ve kişi üzerinde aşırı derece de değişim bırakabilir. Başınıza Aşırı bir şekilde İnme gelirse hemen uzmanlara başvurmanız gerekir. Bazı insanlar Geçici nöbetleri ve bayılmaları da İnmeyle karıştırabiliyor. Oysa İnme geldiği zaman fiziksel olarak gerçekten büyük bir rahatsızlık söz konusu oluyor. İnmeden Korunma yolları elbette vardır. Ancak bunun için uzmanlardan yardım almak da gerekiyor.
İnme insanın bilincini direkt olarak etkiler. O sırada insan aklından şüphe dahi edebilir. Bilinç kaybı yaşanmasıyla beraber fiziksel olarak meydana gelen değişimleri kişi algılayamaz. Ancak surat kısmında ve kol kısımlarında uyuşmalar meydana gelir. Sık sık veya durup dururken Yüz bölgesinde uyuşmalar meydana geliyorsa İnmeden şüphe edin. Ruhsal çöküntülerden de şüphelenmeniz gerekir. Çünkü, Kişinin ruhsal bozukluklar yaşaması, bazı şeyleri sürekli kafasına takması ve sinirlenmesi de İnmeyi tetikler. Sinirsel damarların uyuşması ve bunun başa vurmasıyla beraber İnme kendini gösterir. Eğer hafife alır ve Doktorunuzdan yardım istemezseniz bu durum giderek gelişir. Gelişim göstermesiyle beraber İnme yüzünden insanın başı ciddi tehlikelere girer. Böyle olması durumunda, daha büyük acılar ve yüz bölgesinde özellikle büyük değişmeler yaşanır.
Bebeklerde Kulak İltihabı
Kulak İltihabı oluşmasında çeşitli etkenler vardır. Yetişkinler kulağın hassas olduğunu ve sert cisimlerle beraber kesinlikle temas edilmemesi gerektiğini bilirler. Ancak çocuklar bunu bilmez ve İltihap oluşmalarından sonra da belirtemezler. Anne ve babaların bebeklerde meydana gelecek olan Kulakla ilgili sorunları kesinlikle çözmeleri ve bu husus da uzmanlara başvurmaları gerekir. Bebeklerin kulakları yetişkinlere oranla çok daha hassas ve kırılgan olur. Ufak bir su kaçması dahi buna neden olur. Eğer kulağın içerisine kaçacak bir su yada bebeklerin elle temas etmeleri durumunda dahi iltihap oluşması sağlanır. Bebekler 3 yaşına kadar vücutlarını tanırlar. Yani fiziksel olarak ellerini, burunlarını, gözlerini ve kulaklarının ne işe yaradığını, bunların neden kendilerinde olduğuna dair bilgi sahibi olmak isterler.
Kulak Zarı oldukça küçük ve yine oldukça tehlikeli olabilecek derece de rahatsızlık bırakabilir. Bu tarz durumların yaşanmaması için kulak zarına çok hafif hamlelerle yaklaşın. Yetişkinlerde sorunlar pek görülmez. Yada biraz fazla darbe yaşansa da yine de o kadar etki etmez ama Bebeklerin kemik yapıları yeni oluşma evresinde olduğundan asıl risk o zaman başlar. Zaten uzmanların da belirttiği gibi; “ Kulak tıkanmalarının veya bebeklerdeki kulak duymamazlığın ana nedenleri arasında o yaşlarda zarın yok olması ve gelişmemesine bağlı nedenlerden ötürü olduğu söylenir. “ sizde bebeğinizin kendi eliyle kulağıyla çok aşır neşir olmasını ve banyo yaptırırken direkt kulağa gelme temasının önüne geçmelisiniz. Aksi taktir de büyük sıkıntılar sizi bekler.
Kulak İltihabı zar etrafında biriken Pislikler ve bununla beraber kulak içinde aşırı madde uyarılmasıyla beraber iltihap oluşur. Sabah uyandığınız zaman kulağınızdan yastığa akıntı oluyor ve bu birkaç kez devam ediyorsa kesinlikle Uzmanlara başvuru yapın. İltihap ileri seviyelere giderse eğer baş ağrısı da yapar. Baş arınızı kesinlikle bir nedene bağlama yapmayın. Her gün düzenli olan akıntılar yüzünden bile başınız ağrıyabilir. Bebeklerde ise banyo yaptırırken özellikle çok dikkat etmek gerekir. Nedeni ise; “ Kulağa su kaçması, banyo sırasında suların sıçraması gibi etkenlere bakılarak İltihap başlaması olur.” Bu durumlara en çok dikkat etmek gerekmektedir.
Bebekler kendi başların oyuna daldıklarında elleriyle beraber rahat durmazlar. Ellerini kulaklarına götürerek oynarlar. Bu durum kulak zarlarına öyle büyük hasar bırakır ki, çocuklarda duymama sorunlarına kadar gider. Eğer bebeğinizin yastığında Akıntılar görüyorsanız hemen şüphe edin ve doktorunuza başvurmayı da unutmayın. Eğer ilerleme olursa bu sefer dediğimiz gibi duymama sorunları ve Baş ağrımasına kadar giden sorunlar meydana gelir. Kulak akıntısını engellemek içinde Hapların aksine Damlalar kullanılır. Damla kullanılması iltihabı keser ve tekrar oluşmasını engeller. Bu nedenle de direkt olarak doktorun tavsiyelerine uymanız gerekmektedir. Bebeklerinizin elleriyle beraber kulaklarını oynamasına asla izin vermeyin. Onları uyarmanız belki işe yaramaz ama gördüğünüz zaman da kesinlikle izin vermeyin. İlerleyen yaşlarında düzgün bir kulak yapısının olmasını istiyorsanız, zar kısımlarına dikkat etmelerini sağlayın.
Çalışan Kadın Olmak Gerçekten Zor mu?
Çalışan kadınlar genelde bir çok konudan şikayetçi olurlar. Hem çalışmak, hem kadın olmak, hemde evli olmak yani evin sorumluluğunu da üzerinde taşımak kadınlar için büyük bir yük gibi görünür dışarıdan. Hele birde çocuk varsa, işler daha zorlu bir hale gelir. Peki, durum gerçekten de böyle midir? Kadınlar sadece anne, ev hanımı ya da çalışan bir birey mi olmalıdır? İkisi bir arada olunca işler zorlaşır mı? Bizim cevabımız kısmen evet, kısmen hayır. Peki, nasıl?
Öncelikle çalışan kadının hayatını nasıl plânladığına bakmak lâzım. Eğer doğru bir plânlama yoksa, hem çalışmak hem de ev ile, aile ile ilgilenmek tabii ki çok zorlu bir hale gelecektir. Zira plânsız içilen su bile insana zahmettir. Yıllardır süregelen sabit bir söz vardır; “çocukta yaparım, kariyerde…” İşte, bu mantıkla hareket etmeli ve doğru bir plânlama ile kadın olarak hayatımızı şekillendirmeliyiz. Bu noktada ise sizlere bazı öneriler hazırladık.
1) Uyku Düzeniniz Dahi Plânlı Olmalı
Siz, hem çalışan yani bir iş yerine sorumlulukları olan; hem de ailesinde ki tüm bireylere karşı sorumlulukları olan önemli bir kişisiniz. Bu nedenle rastgele uyumak, fazla uyumak ya da düzensiz hareket etmek sizin için asla söz konusu olabilecek durumlar değildir. Hangi saatte yatacağınız, ne kadar uyuyacağınız, ne zaman yemek yiyeceğiniz gibi tüm unsurlar hem sizin, hem de ailenizin plânlarına göre önceden tarafınızca belirlenmiş olmalı. Böylelikle gün içerisinde “ne zaman iş, ne zaman aile ve ne zaman kişisel vakit” gibi konularda asla sorun yaşamadan daha bilinçli bir şekilde hareket etmiş, her şeye dozunda vakit ayırmış olursunuz.
2) Kendinizi Asla İkinci Plâna Atmayın
İlk maddede söylediğimiz gibi plânlayarak yaşayın. Ama asla kendinizi bir kenara bırakıp, işiniz ya da diğer unsurlar için yaşamayın. İş yapıyorsanız, onu eğlenceli hale getirin. Aileniz ile vakit geçiriyorsanız, bu durumu sizi mutlu edecek şekilde plânlayın, yapın. Ayrıca plânlarınız arasına çok sık olmasa da kendinize vakit ayırabileceğiniz zamanlar ayırın. Bu zamanlar kimi zaman 3 günde bir, kimi zaman haftada bir olabilir. Bu tür zamanlarda ise kitap okumak, 1 günlük geziler yapmak ya da sevdiğiniz farklı bir aktiviteyi yapmak sizleri fazlası ile mutlu edecektir. Böylelikle hem hayatınızı plânlamış olacak, hem de genel olarak kendinizle vakit geçirme şansına sahip olabileceksiniz.
3) Eşinizden Destek Almayı Unutmayın
Çalışan kadınların yaptığı en büyük hatalardan birisi de tamamen kendi başlarına hareket etmeleri oluyor. Oysa ki siz hayatınıza bir eş almış durumdasınız, çocuğunuzun da ailenizin de sorumluluğu sadece sizin omuzlarınızda değil. Bu şekilde düşünmez iseniz, hayatınız ve çalışan bir kadın olarak diğer durumlarınız siz istemeden zor bir noktaya gelecektir. Bu nedenle ne siz, ne de eşiniz asla bireysel hareket etmemeli. Yapılacak tüm plânlar ortaklaşa atılan adımlar ile hayata geçirilmeli. Tabii bu noktada karşılıklı uyumda büyük önem taşımaktadır. Örneğin siz eşinizin, eşiniz ise sizin iş hayatınıza saygı duymalı, plânlar bu şekilde saygılı bir anlayış ile hazırlanmalı. Ortak boşluk yaratan noktalarda ise aile içi etkileşimi sağlayacak plânlar yapılabilir. Haliyle çalışan bir kadın olmanın zorlukları ile tek başınıza baş etmek durumunda kalmaz, gerçekten sorunsuz bir plânlama sürecini eşiniz ile uyumlu bir şekilde yapma şansına sahip olursunuz. Eğer hayatınızı plânlama sürecinde eşinizi ikinci plânda tutar ve her şeyi tek başına yapma gayreti içerisinde olursanız, bu durum bir noktadan sonra özel hayatınızda da sorunların ve çatırdamaların olmasına neden olur. Buda ilişkinizde, evliliğiniz de istem dışı gelişen bir çok sorunun gün yüzüne çıkmasına olanak tanır.
4) Profesyonel Destek Almaktan Çekinmeyin
Kadınlar, iş hayatının zorluğu ve aile gibi önemli bir kavramın gerekliliği konusunda bazen boşlukta kalabilirler. Bu tür durumlarda çoğu kadının aklına bir uzman desteği almak gelmez. Oysa ki bu çok yanlıştır. Kadın olarak hem çalışıyor, hem çocuk büyütüyor, hem de eviniz ile ilgilenmek durumunda kalıyorsanız mutlak suret ile bir uzman desteği alarak büyük bir rahatlama sağlayabilirsiniz. Üstelik bu profesyonel destekler ilk aşamada sadece psikolojik olarak algılanır. Oysa ki bu algı yanlıştır… Çocuğunuz için eğitimli, yabancı dil bilen ve çocuğunuzun da yabancı dile aşina olmasını sağlayacak bir bakıcı tutmanız, eviniz için temizlik konusunda size belli günlerde yardımcı olabilecek bir kişi ile anlaşmanız hayatınızın çok daha düzenli olmasına, sizin üzerinizde ki bir çok geri planda kalan, ama önem arz eden yükün alınmasına neden olacaktır.
Haliyle daha rahat bir şekilde hayatınızı devam ettirme olanağınız olacak. Tabii her ne kadar bakıcı, temizlik gibi konularda destek alsanız da; çocuğunuz ve eviniz ile ilgilenme konusunda asla ihmalkar olmamalısınız. Nitekim bir çok çalışan kadının düştüğü hata bu noktada baş göstermektedir. Bir noktadan sonra çocuk ile ilgilenen, temizliği yapan, eve bakan birisinin olması, kadınların daha çok işe yönelmesine ya da daha rahat bir şekilde hareket etmesine neden oluyor. Buda iş, ev ve özel hayatında bazı istenmeyen sorunların görülmesine sebebiyet veriyor. Bu bağlamda alacağınız her profesyonel destek belli bir doz dahilinde olmalı, asla o işi tamamen kaplayan bir konuma gelmemeli, dengeler tarafınızca iyi sağlanmalı.
Unutmayın, ne kadar plânlı ve aileniz ile uyum içerisinde hareket eder; gerektiğinde belli sınırlar çerçevesinde profesyonel destek almaktan çekinmezseniz, çalışan bir kadın olmanın aslında çokta zor olmadığını yakinen görebilirsiniz. Aksi halde siz farkında olmadan bir çok yeni sorunlar karşılaşır, bu sorunların beraberinde yeni problemleri doğurduğunu görürsünüz. Buda istem dışı bir şekilde hem iş, hem aile, hem de diğer genel yaşantınız içerisinde sizlere kötü sonuçlar doğurur.
Anneliğe Hazırlık Sürecinde Öneriler
Annelik, hiç şüphesiz her kadının hayal ettiği ve doya doya yaşamak istediği duygulardan birisidir. Her ne kadar bazı zorlu, acılı anları olsa da anneliğin verdiği ve hiç bir şekilde dışarıdan tarif edilemeyen o duygu her şeyi unutturur kadınlara. Bizlerde bu duyguyu daha iyi bir şekilde yaşamanız ve anne olmadan önce, anneliğe daha doğru bir şekilde hazırlanmanız adına sizlere bazı öneriler hazırladık.
Araştırmayı Asla İhmal Etmeyin
Siz, anne adayı olarak büyük bir üniversite eğitimine başlıyormuş gibi hareket etmelisiniz. Zira çocuğunuz Dünyaya geldikten sonra, bakımı, ona karşı yaklaşımınız, eğitim süreçleri gibi bir çok önemli nokta sizleri bekliyor olacak. Eğer bu önemli noktaları doğru bir şekilde yönetebilirseniz, hem sizin; hem de çocuğunuz için tüm süreçler daha verimli geçecektir. Bu nedenle hiç bir zaman “ben hazırım, ben bunu biliyorum” gibi düşünceler içerisinde olmayın. Sürekli olarak araştırın ve “nasıl daha iyi bir anne olurum?” Sorusunu kendinize sorarak daha ileriye doğru gitmeye çalışın. Unutmayın, anne olmak çok özel bir duygu olduğu kadar; çok zor bir görevdir. Bu görevi en iyi şekilde yapmanız konusunda ise bir çok özel kaynak bulunmaktadır. Sizler, bu kaynakları ne kadar çok araştırır ve daha yeni kaynaklar için yer ararsanız, annelik çok daha özel, çok daha bilinçli bir süreç olarak hayatınızda yer alacaktır.
Annelik Süreçlerinde Modern Bilgileri Öncü Yapın
Anneliğe hazırlanırken büyüklerinizi elbette dinleyin. Fakat her zaman öncü bilginin modern bilgiler olduğunu asla unutmayın. Örneğin çocuğunuz Dünyaya geldikten sonra ilk yaklaşımınız nasıl olacak? Çocuğunuz ağladığında nasıl bir yaklaşım sergilemeniz gerekiyor? Tüm bu soruların cevaplarını alanında uzman olan ve gerçekten bu konularda araştırma yapmış olan kişilerden öğrenmelisiniz. Çeşitli araştırmalar sonucunda bu şekilde sorulara cevap veren kişilerden bilgi alırsanız, çok daha sağlıklı bir anneliğe hazırlık süreci geçirmiş olursunuz. Aksi halde modern bilgilere kapalı, genel bilgilerin dahilinde hareket eden bir kadın olursanız, zarar gören taraf mutlaka siz olur; annelik sürecinde bazı temel sorunlar ile karşılaşmak durumunda kalırsınız.
Annelik Kurslarına Eşinizle Katılmayı Deneyin
Annelik ile ilgili bir çok yeni kurs var ve bu kurslar eşleriniz ile birlikte katılabileceğiniz kurslar. Bu kurslar sayesinde bazı bilgileri pratik yaparak daha net bir şekilde anlamanız, eşinizin yanında olması nedeniyle yabancılık çekmemeniz ve eşinizin de size yardımcı olmasına yardımcı olacak bilgiler edinmesine olanak sağlayacak bilgiler alması gibi bir çok noktayı bu tür kurslarda tamamlamanız mümkün olacak. Üstelik bu kurslar doğum öncesinde sizlerin bebek ile olan iletişimine de büyük katkı sağlayacağı için, hayatında ilk kez doğum yapan ve kucağına bebeğini alan bir anne olarak çok ciddi bir yabancılık çekme durumunda kalmayacaksınız. Her ne kadar kurs odaklı da olsa, önceden ufak bir deneyiminiz olması sizlere büyük bir katkı sağlayacak.
Plânlama Süreçlerine Anne Olmadan Başlayın
Bu süreçler, özellikle eşiniz ile birlikte tamamlamanız gereken oldukça önemli süreçler olmaktadır. Çocuğunuz doğduktan sonra ne gibi masrafları olacak? Onu daha iyi yetiştirmek için ne gibi gereksinimlere ihtiyaç duyacaksınız? Gerek maddi, gerekse de manevi/ailevi açıdan çocuğunuza en uygun ortamı sorunsuz bir şekilde sağlayabilecek misiniz? Bu tür sorulara mutlaka anneliğe hazırlık sürecinde genel olarak cevap vermeniz, kendinizi maddi açıdan hazırlamanız lâzım. Bu tür maddi bir plânlama söz konusu olmaması halinde, bebek dünyaya geldikten sonra sahip olacağınız masraflar karşısında çok ciddi maddi buhranlar yaşamanız kaçınılmaz olacaktır. Tabii bu tür sorular sadece ön sorular olacaktır. Çocuğunuzun eğitim sürecine, okuyacağı okul ve yaşayacağınız alan konusuna kadar her noktayı daha önceden mutlaka düşünmelisiniz. Unutmayın, hem sizin daha rahat bir çocuk büyütme süreci yaşamanız; hem de çocuğunuzun daha kaliteli bir süreç içerisinde büyümesi için mutlaka böyle bir süreci göz ardı etmeden önceden hazır hale getirmelisiniz. Ancak bu şekilde geleceğe daha emin adımlar ile yürümeniz mümkün hale gelecektir.
SON ADIM: Hangi Hastane? Hangi Doktor?
Günümüzde hâlâ daha bir çok kadın sabit bir doktor ile entegreli olarak anneliğe, doğuma hazırlanmıyor. Rastgele doktorların müsaitliğine göre hareket ediyorlar, hastane seçmeden akışa göre ilerliyorlar. Oysa ki bu çok yanlıştır. Daha ilk günlerde sizin sabit bir doktor, hastane seçmeniz ve bu doktor ile tamamen entegreli bir şekilde doğum anını beklemeniz gerekmektedir. Bu şekilde doğum anı geldiğinde sizi bilen, tanıyan bir doktor ile doğum yapmış olacak; herhangi bir sorun yaşamadan anneliğe daha bilinçli bir adım atma şansına sahip olacaksınız. Şunu da unutmayınız, doktorunuz doğum sonrasında da sizlere en ufak noktada dahi yardımcı olacak birisidir. Ciddi bir sorunda ya da merak ettiğiniz bir konuda mutlaka doktorunuzu arayabilmeli ve ondan geçmişe dayalı bilgiler dahilinde destek almalısınız. Böylelikle doğum sonrası süreçte çok daha rahat bir şekilde ilerlemiş olacak, size büyük bir katkı sağlayacaktır.
Aile İçerisinde İletişim Neden Önemlidir?
Okula başladığımız ilk günlerden itibaren bize öğretilen temel bir konu vardır. Bu konu, ailenin toplumun temeli olduğudur. Ailede meydana gelen sorunlar, çocukları ve bir noktadan sonra ise toplumu etkiler. Zira çocuklar ailede yetişmeye başlar ve doğru bir yetişme süreci yaşayamaz ise topluma yeterince verimli bir birey olarak adım atamaz. Haliyle aile içerisinde doğru bir etkileşim olması çok daha büyük bir önem taşıyor.
Yapılan bir çok araştırma, ailede ki iletişimin sadece ebeveynler arasında söz konusu olduğunu gösteriyor. Çocuklar, bir çok ailede geri plânda yer alıyor ve sadece büyükler kararlar alıyor, görüşmeler sağlıyor. Çocukların ise tüm bu görüşmeler sonrasında alınan kararlara uyum sağlaması bekleniyor. Yani, anne ve babalar düşünür; yapar… Çocuklar ise uyum sağlar şeklinde bir durum söz konusu oluyor ki bu çok yanlış bir yaklaşımdır. Çünkü anne ve babaların daha temelde bu şekilde hareket etmesi, çocukların ailelerin de pasif bir şekilde büyümesine neden oluyor. Söz hakkı tanınmamış çocuklar, fikirleri alınmadan sadece yönlendirilmiş çocuklar büyüdükleri ve topluma adım attıkları dönemlerde de geri planda kalıyorlar. Oysa ki bizim anne ve baba olarak görevimiz çocuklarımızı toplumda aktif, faydalı bir birey olmaları konusunda hazırlamaktır.
Onları Dinleyin, Görüşlerine Saygı Duyun
Çocuklarınızı mutlaka dinleyin ve onların sizlere söylediklerini dikkate alın. Eğer siz onları dinler ve kararlarınızı bu doğrultuda alırsanız, daha aile içerisinde çocuklarınızın hayata daha doğru bir şekilde adım atmalarını sağlarsınız. Zira aile içerisinde ufak yaşlarda söz hakkı olan çocuklar; ileri seviyede de hayatına daha etkin bir şekilde devam etme şansına sahip olur. Eğer siz bu konuda çocuklarınızı geri plâna atar ve yeterince dikkate almaz iseniz bir çok farklı sorun ile karşılaşmaları çocukların kaçınılmaz olacaktır. Nitekim bir çocuk için en kötü durum hayat içerisinde yeterince aktif bir role sahip olamaması durumudur.
Aile İçi İletişimi Ön Plâna Çıkarın
Herkes haftanın her gününde farklı etkinlikler içerisinde yer alıyor. Çocuklar okula gidiyor, büyükler işlerine gidiyor derken sürekli bir karşılıklı işler söz konusu oluyor. Siz bu yoğunluk içerisinde belli günler ve dönemler içerisinde bir araya gelirseniz, daha net bir şekilde sorunları, duyguları, düşünceleri bir arada toplama şansına sahip olursunuz. Örneğin haftanın sadece bir gününü pizza günü ilân edin. Bu gün, belirlenen saatte herkes bir arada olsun ve herhangi bir sorun varsa dile getirilsin, herhangi bir istenmeyen durum var ise muhabbeti dönsün, herkes duygu ve düşüncelerini net bir şekilde ifade edebilsin. Bu şekilde her bireyin aile içerisinde söz hakkı olması, düşüncelerini herkes bir arada iken söylemesi, demokrasi kavramının da daha aile içerisinde iken çocuklara aşılanmış olmasına olanak tanıyacaktır. Haliyle çocuklar daha aile içerisinde alışmış oldukları bu kavramı hayatlarının her aşamasında etkili bir şekilde dile getirme şansına sahip olabilecekler.
Şunu asla unutmamalısınız ki aile içerisinde ki sorunlar bir çok farklı problemi doğurur. Bu problemlerin en temelinde ise her zaman iletişim sorunu vardır. Örneğin evinizi taşıyacaksınızdır ve yeterince iyi bir etkileşim sonucu karar almak yerine, büyükler olarak karar vererek hareket ederseniz, çocuklar ciddi sorunlar yaşarlar. Çevrelerinden, okullarından uzaklaşırlar. Bu uzaklaşma ise beraberinde daha farklı sıkıntıları, çocukların bir anda hayatları değiştiği için daha farklı sorunlar yaşamalarına sebep olan zamanlara gitmelerine neden olur. Hayatı bir anda değişen ve bu değişimden haberi dahi olmayan bir çocuk ise yeterince verimli olamaz. Zira toplumda bir çok olumsuz olay, çocukların bu şekilde habersiz bir şekilde anne ve babalar tarafından yönetilmeleri nedeni ile yaşanmaktadır.
Ailede Herkes Sorunlarını İfade Edebilsin
Genelde anne ve babalar birbirlerine karşı net olarak açık olamazlar. Kimisi karısından, kimisi kocasından çekinir. Çocuklar ise çoğunlukla anne ve babalardan çekinirler. Onlarda bir yanlış olabilir ya da aile içerisin de bazı sorunlar olabilir; fakat hiç bir çocuk bu şekilde gördüğü sorunları net bir şekilde ailelerine ifade edemezler, çünkü bu durumdan fazlası ile korkarlar. Biz, bu tür durumlara karşı aile içerisinde herkesin şeffaf olması gerektiğine inanıyoruz. Eğer yeterince şeffaf olunursa, çocuklar ailelerine karşı daha net bir şekilde kendilerini ifade ederler ve güven içerisinde sorunsuz bir şekilde etkileşim söz konusu olabilir.
Çocuklarınız sizin hakkınızda bazen olumsuz görüşler bildirebilir ya da eşiniz sizde olumsuz bir hareket görebilir ve bunu dile getirebilir. Siz, bu tür durumlarda var olan olumsuz geri bildirimi düzeltmek için hareket etmek yerine, daha farklı sorunlar yaratacak şekilde şiddet içerikli ya da olumsuz bir tepki verirseniz bir daha bu şekilde bir geri bildirim, iletişim odaklı çözüm elde edemezsiniz. Haliyle aile içerisinde herkes kendi sorunları ile boğuşmak durumunda kalır, buda bir çok farklı problemi beraberinde getirir. Oysa ki mühim olan aile içerisinde herkesin kendisini ifade etmesi, birbirini analiz ederek sorunları kısa süre içerisinde çözüme kavuşturmasıdır.
Hayatını Değiştirmek İsteyen Kadınlara Öneriler
Bir sabah uyandınız ve hayatınızı değiştirmek, düzene koymak istiyorsunuz. Fakat tam olarak ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. O halde gelin sizlere neler yapabileceğiniz ve ne gibi konulara dikkat edebileceğiniz konusunda bazı bilgiler verelim. Sizlerde bir kadın olarak hayatınızı değiştirmek, kendinizi yenilemek için aşağıda ki temel maddelere dikkat ederek doğru adımlar atabilirsiniz.
1) Kendinizi tanımaya başlayın. Fotoğraf çekmeyi mi seversiniz, gezmeyi mi? Kıyafet konusunda zevkleriniz nelerdir? Kendinizi tanırsanız, daha doğru hobiler tercih eder ve hayattan çok daha net bir şekilde zevk almanızı sağlayacak uğraşlar içerisin de yer alırsınız. Ayrıca kendini tanıyan bir kadının her alanda giyim seçimleri de daha özel ve dikkat çekici, şık olur.
2) Günün en az yarım saatini kendinize ayırın ve hiç bir şey yapmayın. Evet, hiç bir şey yapmayın. Çünkü tüm gün mutlaka bir şeyler yapıyorsunuz ve bir şeyler işe meşgul oluyorsunuz. Bu yarım saat içerisinde uyumayın bile… Sadece gözlerinizi kapatın ve dinlenin. O an aklınıza ne geliyorsa onu düşünün ve kafanız rahat bir şekilde ilerlesin. Bu şekilde kafanız rahat olursa o yarım saat gerçekten sizi çok fazla dinlendirmiş olur.
3) Geleceğe yönelik plânlar yapın ve bunları bir kenara yazın. Ne istiyorsanız yazın ve asla “hayal” deyip geçmeyin “olmaz” demeyin. Zira doğru plânlar ve bunların not edilmesi, çok önceden bu plânlar için çalışılmaya başlanması sizlere büyük bir katkı sağlayacak, doğru bir heyecan peşinde ilerlemenize yardımcı olacaktır.
4) Her gün yürüyüş yapın, bazı günler koşun. Aklınızdan her şeyi atmak ve tüm işlere, strese rağmen sadece 20 dakika dahi koşmak, yürümek sizlere büyük katkı sağlayacaktır. Böylelikle kafanızda ki her şeyi bir kenara koymanız ve sadece yürüyerek, koşarak günün 20 dakikasında kendinizi özgür hissetmeniz sizlere büyük fayda sağlayacaktır.
5) Gün içerisinde su içmeyi ve meyve tüketmeyi asla ihmal etmeyin. Zira meyve ve su bir kadının kendisini yenilemesi konusunda çok önemlidir. Özellikle de su hem kilo, hem de genel sağlık konusunda sizlere büyük faydalar sağlamaktadır.
6) Hayatınızın her noktasına yeni dokunuşlar da bulunun. Örneğin çalışma ofisiniz ya da evinizde ki çalışma odanız sıkıcı bir çalışma odası olmaktan çıksın, sadece iş ile ilgili unsular olmasın. Güzel, size hoş görünen unsurları bu tür alanlarda farklı noktalara koyun. Böylelikle hayatınızın her noktasında olduğu gibi, iş hayatınızda da size uygun materyaller bulunur. Böylelikle rahat bir ortamda, pozitif enerjiye sahip bir ortamda çalışmanız mümkün hale gelecektir.
7) Gülmek hayatınız için çok önemli bir konudur. Gülmeyi, pozitif bir enerjiye sahip olmayı asla ihmal etmeyin. Mutlaka her türlü aşamada gülün ve en kısa süre içerisinde tüm sorunlar ile gülerek baş etmeyi öğrenin. Ne kadar gülen ve pozitif yaşayan bir kadın olursanız, hem hayatınızı hem de kendinizi yenilemeniz kısa süre içerisin de hızla mümkün hale gelecektir.
8) Sevmediğiniz ve sevdiğiniz her şeyi bir kenara not alın. Bir yanda sevdikleriniz ve hayatınızda yer alanlar, diğer yanda sevmedikleriniz ve hayatınızda yer alanlar bulunsun. Bu şekilde hayatınızı çok daha rahat bir çizgi içerisinde kontrol altında tutmanız, neleri hayatınıza katıp neleri çıkaracağınız konusunda da bilinçli bir şekilde hareket etmeniz mümkün olacaktır. Aksi halde bir çok sorun ile ister istemez hayatınız da yer aldığı için uzunca bir süre baş başa yaşamak söz konusu olacaktır ki buda bir çok yeni sorunun temelini hazırlama konusunda etkili bir durum olarak yer alacaktır.
9) Çevrenizi doğru bir şekilde şekillendirmeye gayret gösterin. Eğer çevrenizi doğru, bilinçli bir şekilde şekillendirme şansına sahip olursanız hayatınızın da kısa süre içerisin de değiştiğini görebilirsiniz. Zira hayatınızın en temel noktası çevrenizdir. Eğer çevreniz yeterince bilinçli, size uygun ise; hayatınız içerisin de ki her adımda bu şekilde doğru bir yapıda ilerleyecektir.
Tabii tüm bu maddelerin yanı sıra hayatınızda ki en temel unsurun sizin kararınız olduğunu unutmayın. Siz ne kadar kararlı olursanız, hayatınızı da o kadar rahat bir şekilde yenilemeniz mümkün hale gelecektir. Eğer siz istekli olursanız ve bu konuda net bir şekilde adım atabilirseniz, sorun yaşamadan hayatınızı daha net bir çizgide yenileme şansına sahip olursunuz.
Kadınların Yaşamında Kişisel Bakım
Günümüzde kişisel bakımını yeterince doğru ve bilinçli bir şekilde yapan kadın sayısı oldukça az. Zira bir çok kadın, belli dönemlere ve yaşadığı olaylara göre hareket ediyor. Bu şekilde dönemsel ve olay bazlı hareket etmesi ise, yeterince doğru, yeterince düzenli bir kişisel bakım yapmasını önlüyor. Oysa ki kişisel bakım ancak doğru ve düzenli bir şekilde yapılması halinde etkilidir. Bu nedenle kişisel bakımı önemli noktaları ve dikkat edilmesi gereken noktaları şeklinde iki başlık altında ele alacağız.
1) Kişisel Bakımda Önemli Noktalar
Siz, kişisel bakımı diğer insanlar için yapmamalısınız. Kendi genel sağlığınız, güzelliğiniz ve rahatlığınız için kişisel bakım yapmalısınız. Nitekim bu şekilde daha sağlıklı, daha rahat ve güzelliği her açıdan daha çok gün yüzüne çıkmış bir kadın olabilirsiniz. Aksi halde gün içerisinde yeterince rahat edemeyen, kişisel bakıma önem vermediği için gün yüzüne çıkan ufak sağlık problemleri ile uğraşmak zorunda olan bir kadın olmaktan öteye gidemezsiniz. Ayrıca şunu da bilmeniz gerekir ki, bir kadın ne kadar temiz ve bakımlı olursa; psikolojik açıdan da kendisini o kadar rahat hisseder. Böylelikle genel yaşantısı başta olmak üzere, özel hayatı ve iş hayatında dahi daha verimli, daha rahat hareket edebilen bir kadın haline dönüşebilir.
2) Doğru Kişisel Bakım İçin Öneriler
a) Öncelikle kendinize ait bir kişisel bakım malzeme düzeniniz olmalı. Yüz bölgesi için hangi ürünleri kullanacaksınız? Makyaj için tercih ettiğiniz ve makyaj sonrası temizliği için tercih ettiğiniz ürünler neler? Hangi markaları kullanacaksınız? Vücudunuzun diğer noktaları için ne gibi bakımlar gerekli? Vücudunuz yağlı mı, yoksa kuru mu? Tüm bu sorulara cevap vermeli, gerekirse bir uzman desteği almalı ve bu sorulara karşı elde edeceğiniz cevaplara göre bir kişisel bakım plânlaması yapmalısınız. Bu sayede düzenli bir sisteminiz olacaktır.
b) Asla aşırı bakıma önem vermeyin. Zira mühim olan aşırı değil, düzenli ve vücudun ihtiyacı doğrultusunda istikrarlı bakım yapmaktır. Aksi halde vücudunuz aşırı dış ürünlere maruz kalacağı için fayda sağlamak yerine olumsuz tepkiler verebilecektir.
c) İstenmeyen tüyler en çok dikkat etmeniz gereken konular arasında yer almalıdır. Özellikle de vajinal bölgede meydana gelen istenmeyen tüyler, bir çok sağlık sorununa hem sizin, hem de partneriniz için sebebiyet verebilir. Bu nedenle tüm vücudunuz için düzenli olarak istenmeyen tüylerden kurtulmaya yardımcı bakımlar uygulamalısınız.
d) Özellikle çalışan kadınlar başta olmak üzere, kişisel bakımı sadece makyaj ve dış görünüş olarak algılamamalısınız. Zira günlük düzenli duş almak dahi bu noktada önemli bir detaydır. İnce noktalar, sizin daha bakımlı ve sağlıklı olmanıza neden olacaktır.
3) Kokunuz sizin en temel imzanızdır. Bu nedenle vücudunuza uygun bir parfümünüz her zaman olmalı ve bu parfümü düzenli olarak kullanmalısınız. Herhangi bir toplumsal grup içerisinde kokunuzla dahi tanınır, ter ve benzeri kokular yerine çok daha etkili bir imza bırakırsınız. Bu noktada asla ucuz ve markası, içeriği belli olmayan parfümler kullanmamalısınız. Pahalı olabilir fakat daha az kullanılır, daha etkilidir bir parfüm. Bu nedenle mühim olan tek unsurun fiyat değil, parfümün markası; içeriği ve size uygun olup olmadığı olduğu konusunu asla aklınızdan çıkarmayın.
Unutmayın, kadın olarak temel ve ince detaylara dikkat etmeli; kişisel bakımınızı düzenli olarak yapmalısınız. Sevgiliniz olduğunda ya da belli vücut hatlarınızın görünme ihtimalinin olduğu durumlarda sadece kişisel bakım uygulamanız yanlış olacaktır. Siz, sadece dış görünüş için değil; genel olarak bakımlı olmak, sağlıklı olmak için kişisel hayatınızda bakıma en doğru seviyede yer vermelisiniz.
Kadın Sağlığında Erken Teşhis ve Bilgi
Kadın sağlığı, oldukça kapsamlı bir konudur ve yeterince dikkatli olunmaz ise bir çok sağlık sorunu ile karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle kadınların doğru bir şekilde kontrol yaptırması ve önceden bir çok önemli kadınsal sağlık sorununa karşı önlem alması büyük önem taşıyor. Eğer yeterince dikkatli ve bilinçli olunmaz ise, özellikle orta yaş ve sonrasında önemli problemler söz konusu olabilir hayatınızda.
1) Düzenli Doktor Kontrolleri İhmal Edilmemelidir
Bir kadın olarak doktorlar hayatınızda her zaman olmalıdır. Bir çok farklı dönemde ve yılın belli günlerinde mutlaka doktorunuza danışmalı, genel bir muayene sürecinden geçmelisiniz. Böylelikle herhangi bir sorun olması halinde bu sorun daha başlamadan saptanabilir ve kısa süre içerisinde çözüm elde etmek adına adımlar atılabilir. Doktorunuz, sizin vücut yapınızı ve gelişmelerini anlık olarak takip edebileceği için, herhangi bir sorun olması halinde ya da sorun olma ihtimali olması durumunda sizlere önceden uyarı yapabilir. Bu uyarılar sayesinde ise daha rahat adımlar atabilir, vücudunuzu daha net tanıyan biri olarak bir çok kadınsal sağlık sorununa karşı önceden önleyici çözümler elde etmiş olabilirsiniz.
2) “Bir şey olmaz.” Deyip Geçmeyin!
Bir çok kadın, herhangi bir tedavi sürecinden önce ya da herhangi bir tanı öncesinde “bir şey olmaz” gibi oldukça tehlikeli bir yaklaşım içerisinde olmaktadır. Eğer bu tür bir mantığa sahipseniz, bir çok sağlık sorununa açıksınız demektir. Sizin için mühim olan nokta her zaman “bir baktıralım” mantığı olmalıdır. Bu şekilde hareket ederseniz, çoğu soruna ilk maddede bahsettiğimiz gibi önceden çözüm bulmanız mümkün olabilir. Unutmayın her şeyin en temel noktası erken teşhistir. Erken teşhis olmaz ise bir çok sağlık sorunu normalden daha fazla hasar verebilir size.
3) Araştırmaya ve Öğrenmeye Açık Olun
Kadın olarak ne gibi sorunlar ile karşı karşıya kalabilirsiniz? Hangi kadınsal sağlık sorunlarının belirtileri nelerdir? Kendinizde ne gibi bulgular görürseniz neler yapmalısınız? Temel kadınsal sağlık sorunları hakkında yeterince araştırma yapar, sürekli olarak kendinizi ve kadın olarak başınıza gelebilecek sorunları bilirseniz, daha bilinçli bir şekilde adım atar, herhangi bir sorun karşısında nasıl adımlar atabileceğinizi daha net bir şekilde bilirsiniz. İnternet bu konuda bir kadın için çok büyük bir mecra olmaktadır. Zira doğru bir araştırma ile internet sayesinde bir çok kadın hastalıkları ve kadınlara özgü sağlık sorunları hakkında bilinçlenmek mümkün hale gelmektedir. Bu konuda daha rahat bir adım atmak istiyorsanız sağlık kuruluşlarına da başvurabilirsiniz. Sağlık kurumları kadınlar ile ilgili önemli sağlık sorunları hakkında güncel olarak bilgi vermekte, sürekli olarak kadınları bu konuda daha bilinçli bir konuma taşımak adına çalışmalarına devlet katkısı ile devam etmektedir. Sizler tüm bu imkânları değerlendirerek kadınsal sağlık sorunlarına uzun bir süre önceden hazırlıklı olabilirsiniz.
4) Her Aşamada Daha Dikkatli Olun
Kadınsal sağlık sorunları, hayatınızın bir çok aşamasında atacağınız yanlış bir adım ile hayatınızda söz konusu olabilir. Bu nedenle hayatınızın her noktasında dikkatli ve bilinçli olmaya gayret göstermelisiniz. Örneğin genel hayatınızda hijyene önem verirken, cinsel hayatınızda da bilinçli ve dikkatli olmalısınız. Zira cinsel yaşamda da, genel yaşamda da bir çok farklı sağlık sorunu ile karşılaşmak mümkün durumda olmaktadır. Eğer siz yeterince doğru bir şekilde hareket ederseniz, cinsel hayatınız başta olmak üzere hayatınızın her noktasında daha sağlıklı daha hijyenik bir kadın olma şansını elde edebilirsiniz. Tek bir noktaya odaklanırsanız, ister istemez farklı bölgelerde meydana gelen sağlık sorunları ile uğraşmak durumunda kalabilirsiniz.
Bakım ve Makyaj Ürünlerinde Doğallık
Kadınlar için makyaj yapmak ve bakımlı olmak hayatın en temel konularından birisidir. Fakat bu konuda bilinçsiz bir şekilde hareket etmek, beraberinde bir çok sorunun söz konusu olmasına neden olacaktır. İlk olarak makyaj ve bakım malzemelerinde yer alan kimyasal unsurların vücuda bir noktadan sonra zarar vermesi kaçınılmaz olacaktır. Bu tür sorunlar ise ancak doğallık ile aşılabilecektir.
Doğru ve Doğal Makyaj, Bakım
Öncelikle makyajı tamamen doğru bir şekilde yapmalısınız. Zira makyaj sürekli olarak yapılması gereken bir unsur değildir. Makyaj ancak belli durumlarda yapılması gereken bir konudur. Öyle ki iş hayatında her gün kapsamlı bir şekilde makyaj yapmak zorunda değilsiniz. Makyajı günlük düzen içerisinde hafif bir şekilde yapabilirsiniz. Eğer toplantı ve özel bir iş düzeni gibi bir konu var ise ancak daha detaylı bir makyaj yapabilirsiniz. Eğer siz sürekli olarak detaylı ve kapsamlı bir makyaj yaparsanız, bu durum bir noktadan sonra vücutta sorunların oluşmasına neden olacaktır.
Bir diğer konu ise makyajın doğal bir şekilde yapılmasıdır. Peki, nedir bu doğallık? Doğallık, doğru ürünlerin tercih edilmesidir. Örneğin ruj ve benzeri unsurların uzunca bir süre ciltte kalmasına neden olan malzemeler yerine daha kısa süre içerisinde ihtiyacınıza çözüm sunabilecek olan doğal içerikli makyaj malzemelerini kullanmanız büyük bir fayda sağlayacaktır. Bu tür unsurlar cildin zedelenmesi konusunda da sizlere faydalı olacaktır. Cildin bir noktadan sonra zedelenmesi ise daha farklı cilt sorunlarının ve hatta bir noktadan sonra cilt kanseri gibi daha ciddi problemlerin oluşmasına neden olacaktır.
Makyajın Doğru Zamanda Temizlenmesi
Makyaj, sürekli olarak ya da uzunca bir süre ciltte kalırsa ister istemez cildin zarar görmesine neden olacaktır. Bu nedenle cilt üzerinde yer alan makyajın en kısa süre içerisin de çıkarılması büyük önem taşıyacaktır. Örneğin sabah bir iş toplantısı için makyaj yaptı iseniz, bu makyajın en kısa süre içerisin de vücuttan silinmesine dikkat etmelisiniz. Toplantı biter bitmez, ilk işiniz mutlak suret ile o makyajın ciltten temizlenmesi olmalıdır. Böylelikle ciltte makyaj malzemelerinin uzun süre kalmasını önlemiş olursunuz. Temizlik aşamasında ise doğal ürünler ile cildi temizlemeniz büyük önem sağlayacaktır sizlere. Aksi halde çeşitli problemleri kimyasal temizlik unsurları ile yeniden yaşamanız kaçınılmaz olacaktır.
Eğer sürekli olarak makyaj yapan biri iseniz, gün içerisinde yüzünüzü bol bol yıkamanız gerekir. Bol su ile yapacağınız aralıklı yüz temizlikleri en kısa süre içerisinde sizlere fayda sağlayacak, yüzünüzün herhangi bir sorun yaşamasını önleyecektir.
Erkekleri Biraz Övmek Gerekiyor
Erkekleri Biraz Övmek Gerekiyor
Her erkek onu sevdiğinizi hissetmek ister. Bu nedenle de kadın olarak sizin bazı ufak hareketler ile sevdiğinizi ona hissettirmeniz oldukça önemlidir ilişki için. Zira sevildiğini bilen ve bunu hisseden erkek, size karşı çok daha farklı, çok daha sevgi dolu bir şekilde yaklaşacaktır. Buda ilişkinin daha önemli bir noktaya çıkmasını sağlayacaktır.
Peki, erkekleri nasıl övebilirsiniz? Öyle direk “sen yakışıklısın, seni seviyorum” demek pek doğru olmayacaktır. Dilerseniz bu konuda önerilerimizi dinleyebilirsiniz. Zira 5 madde ile sizlere bu konuda nasıl hareket edebileceğinizi izah etmeye çalıştık.
1) Tavsiyelerine Kulak Verin
Herhangi bir alışveriş esnasında, dekorasyon yaparken ya da diğer konularda… Tek başınıza hareket etmek yerine ona da fikirlerini sorun ve bu fikirleri uygulamaya dökün. Bu şekilde onu sevdiğinizi net olarak hissettirmiş ve ona değer verdiğinizi göstermiş olursunuz.
2) Sorunlarda Ona Ulaşın
Hayatınızın herhangi bir noktasında sorun olduğunda ya da evinizde ufak bir arıza yaşandığında ona gidin, destek isteyin. Bu isteğiniz ve onun çözüm odaklı çalışması sizin ona verdiğiniz değerin yanı sıra, güveni de iki katına çıkaracaktır.
3) Kıskanmayı İhmal Etmeyin
Son olarak kıskandığınızı, onu sahiplendiğinizi mutlaka hissettirin. Zira onu kıskanmanız ve onun bunu bilmesi mutlaka pohpohlama konusunda etkili olacaktır. Haliyle erkek olarak size karşı daha etkili, daha özel bir bakış açısı ile yaklaşacaktır.
4) Ara Ara Onu Sevdiğinizi Farklı Alanlarda Hissettirin
Gün içerisinde mutlaka sevginizi farklı şekillerde ona hissettirin. Arada mesaj atabilirsiniz, bazen farklı anlarda onu ziyaret edebilirsiniz, bazı dönemlerde ufak sürprizler yapabilirsiniz. Zira tüm gün ondan uzak kalmanız ve iletişim sağlamamanız bağların zayıflamasına neden olacaktır.
5) Geleceğe Yönelik Düşündüğünüzü Hissettirin
Anlık yaşamak yerine uzun vadeli düşündüğünüzü hissettirin. Eğer ana bağlı kalırsanız ve uzun vadeli plânlar yapmaz, bu plânları ise ona hissettirmez iseniz onunda size karşı yaklaşımı geçici olacaktır. Aksi durumda ise ona uzun vadeli düşündüğünüzü hissettirmeniz halinde onun size karşı olan yaklaşımları ise her açıdan daha etkili ve sevgi dolu bir hale gelecektir. Buda daha özel bir ilişki yaşamanıza mutlaka yardımcı olacaktır her açıdan.
Kendi Modanızı Kendiniz Yaratabilirsiniz
Kendi Modanızı Kendiniz Yaratabilirsiniz
Moda kavramı sadece belli kesimler tarafından belirlenen çizgide gitmek demek değildir. Moda, insanın tamamen kendine göre yaratabileceği çok geniş bir kavramdır. Her yıl belli renkler ve çizgiler moda olsa da, siz kendi dünyanızda tamamen size yakışan bir moda çizgisini oluşturabilir, tamamen bu çizgide giyinebilirsiniz. Hatta bu şekilde daha şık, daha dikkat çeken bir kadın dahi olabilirsiniz.
Günümüzde moda dünyası çok geniş ve gelişmiş bir durumdadır. Bir çok farklı alanda moda ile ilgili gelişmeler yaşanmakta, sürekli olarak yeni üretimler tamamen o yılın, o dönemin modasına göre insanlara sunulmaktadır. Biz, tüm bunların dışında kalmanızı ve o gün, o an isteğinize göre kendi modanızı şekillendirmenizi öneriyoruz. Bu şekilde daha etkili bir sürece sahip olmanız da mümkün olacaktır. Bu süreç, çevrenizde daha dikkat çeken bir kadın olmanıza yardımcı olan, her giydiği ile akıllara kazınabilen ve konuşulan birine dönüşmenizi sağlayacaktır. Bizlerinde bu konuda sizlere hazırladığı bir kaç ufak önerisi var. Bu öneriler ile daha dikkatli adımlar atabilirsiniz.
Kendi Modanızı Yaratmanıza Yardımcı Öneriler
1) Ne zaman ne giyeceğinizi iyi seçmelisiniz. Modadan bağımsız kalmanız, iş hayatıyla sokak yaşamında aynı kıyafetleri giymeniz gerektiği anlamına gelmez.
2) Kendi modanız, o yıl belirlenen sabit renklerden bağımsız olabilir. Fakat uyumsuz renkleri farklı olmak adına sürekli bir arada kullanmak ise sizi rüküş yapabilir.
3) Moda demek, farklı olmak demek illâ pahalı markaları seçmeniz anlamına gelmez. Bu nedenle ufak farklılıklar, yeni kumaşlar ile dahi hem daha ucuz, hem daha şık giysiler elde edebilirsiniz.
4) Kendi modanızı sadece giysi konusunda değil, saçlarınız ve makyajınız konusunda da göstermeniz, hissettirmeniz lâzım. Ancak bu şekilde hem farklı, hem de şık ve uyumlu bir görünüm elde etmeniz kısa süre içerisin de mümkün hale gelebilecektir.
5) Rahatlık ön plânda olsun… İş hayatı gibi önemli durumlar dışında önceliğiniz sizin rahatlığınız olsun. Kasılmak, zorlamak ve sevmediğiniz parçaları sırf güzel görünmek için giymek sizi daha rüküş yapabilir. Unutmayın, kendi modanız; öncelikle sizi şık ve rahat göstermelidir. Asla dışarısı için moda konusunda hareket etmemelisiniz.
Eski Sevgili Nasıl Unutulur?
Eski Sevgili Nasıl Unutulur?
Herkesin hayatında daha önceden yaşadığı aşklar elbette vardır. Bu aşkların bazıları zaman içerisinde kendiliğinden unutulurken, bazıları bir türlü unutulmaz. Yeni bir sevgili buluruz, hayatımızı daha farklı bir noktaya taşırız fakat eski bir aşk sürekli olarak kafamızı tırmalar. Peki, bu tür durumlarda ne yapabiliriz? O eski sevgiliyi nasıl unutabiliriz?
1) Bir Kenara Geçin ve Sakinleşin
İnsan, eski sevgilisini ve onunla yaşadığı anıları düşünürken mutlaka heyecanlanır. Bu nedenle biraz kenara çekilin ve sakin bir şekilde farklı konuları düşünmeye gayret gösterin. Özetle sakin bir ortamda kafanızı dağıtmaya çalışın. Böylelikle beyninizin düşünce yönünü değiştirme şansınız söz konusu olabilecek.
2) “Eskide Kaldı ve Bitti”
Bu mantığı mutlaka zaman içerisinde beyninizde hissedin. Zira bu mantığı kavrayamaz, sürekli olarak eski anılara giderseniz; var olan ilişkinizin de zarar görmesine neden olursunuz. Unutmayın, o sizi unuttu ve kendine yeni bir hayat kurdu.
3) Anlık Dikkat Değişimleri İyi Gelecek
Bazı anlar, durumlar onu hatırlamanıza neden olabilir. Bu tür anlarda mutlaka anlık olarak düşüncenizi değiştirmeye gayret gösterin. Farklı nesneleri, konuları ya da olayları hemen düşünün. Eğer bu şekilde rahatlıkla düşüncelerinizi yönlendiremiyor iseniz hemen kendinize farklı bir uğraş bulun.
EGZERSİZ VE HOBİ YOLLARI
Yukarıda ki 3 temel madde ile gerekli çözümü elde edemiyorsanız, kendinize günlük egzersiz süreleri belirleyin ve o sürelerde egzersiz yaparak vücudunuzu yorun. Ya da sizi meşgul edecek yeni hobiler bulun, bu hobiler ile vaktinizi daha farklı bir şekilde değerlendirme yoluna gidin. Bu şekilde beyniniz meşgul olacak ve onu düşünmeyecektir.
