KNemo

Uzunca bir süredir Pardus kullanıyorum ve yavaş yavaş tanımaya başlıyorum. Tabii bu işi hızlandırmak için bir kullanım kılavuzu olmadığından çoğu şey el yordamıyla oldu. Geçenlerde Pisi’yi kurcalarken KNemo diye bir paket gördüm. Küçükken okuduğum bir romanda Kaptan Nemo diye bir karakter vardı, sanırım Denizler Altında 20.000 Fersah adlı bir çocuk romanıydı, birden sempatimi uyandırdı.

Kuralım bakalım neymiş? Ağ yöneticisi diyor, sanırım İnternet ile ilgili. İndirince Programlar menüsünde İnternet sekmesine yerleşmiş, demek doğru düşünmüşüm. Çalıştırınca karşımıza yapılandırma modülü çıkıyor, demek ayarları buradan yapıyoruz.

En üstteki ağ arayüzlerini izlemek için KNemo kullan kutusunu tıklayınca, masaüstünün alt sağ tarafında üç işaret eklendi. Aygıtlar sekmesini görüyoruz hemen, solda alt alta dört isim ağ araçlarımızı gösteriyor. Bunların davranış biçimleri ve simgelerini tek tek ayarlayabiliyoruz. Burada wlan0 kablosuz ağlar için kullanılıyor, üstteki boşluğa istediğimiz takma adı yazabiliriz, burada kablosuz yazmışım ben, ayrıca alttaki simge setlerinden de uygun olanı seçiyoruz, böylece atamalarımızı yaptık.

Yukarıdaki takma isim ne işe yarıyor? Sağ alttaki simgenin üzerine imlecimizi getirince takma isim beliriyor, isim yazmamışsak boş bir kutucuk çıkıyor, karışıklığı önlemekte fayda var değil mi?

İpucu sekmesinde sol sütundakilerden lazım olanı sağ sütuna taşırsak alt sağdaki simgelerin yanına bu bilgiler de eklenir, artık keyfinize kalmış, vazgeçerseniz sağdan sola taşırsınız, kaybolur.

Çeşitli sekmesinde ses ayarları yapılıyor, tuşa basınca bir sürü ses arasından bildirim seslerini deneyerek bulabilirsiniz, eğlenceli bir şey! Ha, bu arada, bu uygulama ağa bağlı olup olmadığınızı görsel ve işitsel olarak size bildirmeye yarıyor, onu söylemeyi unuttuk! Trafik Çizicisi dediği şey ağdan aldığımız ve gönderdiğimiz verilerin grafik olarak gösterilmesini sağlıyor, buradan sütunların rengini ayarlamak mümkün.

İşte bazı ayarlarını yaptık. Bunları kaydedip çıkıyoruz ve masaüstündeyiz. Sağ altta ikonlarımız işlerini yapmaya başladı. Bunların üzerine sağ tıklayınca iki önemli komut hazır, isterseniz ayarları değiştirebilir ya da Trafik İzleyicisi’ni başlatabiliriz. Bakalım trafik nasılmış? Trafik İzleyici böyle bir pencere işte. Renklerden biri gelen, diğeriyse giden trafiği izliyor. Pencereyi kenarlarından çekiştirerek büyütüp küçültebiliriz, sadece üstünde isim olarak gerçek adı çıkıyor, takma adı burada çıkmıyor.

Eh, yeterince karıştırdım, benden bu kadar.

Daha fazlasını isteyen dostlar biraz da kendileri karıştırsın, haydi kolay gelsin, sağlıcakla…

PyQt Dersleri – 1

Atölye bölümümüzün açılmasıyla beraber yayınlamaya başlayacağımız PyQt dersleri yazı dizisinde, Qt görsel arayüz kitaplığının Python ile kullanılabilmesini sağlayan PyQt4 ile kolay ve hızlı bir şekilde görsel arayüze sahip yazılım geliştirmeyi öğreneceksiniz. Dersleri daha iyi anlayabilmek için, öncelikle İnternet’te kolayca bulabileceğiniz Python dili ve nesne yönelimli programlama hakkındaki kaynakları okumanız faydalı olacaktır.

Neden PyQt?

Çoğu programlama dilinde, aylar önce kendi ellerinizle yazdığınız bir koda tekrar baktığınızda kodun ne yaptığını anlamakta güçlük çekersiniz. Python’da ise bu durum farklıdır. Python’un sadeliği sayesinde kodun ne yaptığını anlamak epey kolaylaşır ve bu sayede büyük projelerde kodun yönetimi kolaylaşır. Qt arayüz kitaplığının tutarlılığı, zengin belgelendirmesi ve her platformda göze hoş görünen uygulamalar oluşturmayı sağlaması, projelerimde bu kitaplığı kullanmamdaki en büyük etken olmuştur. Qt, grafik arayüz kitaplıklarının yanında pek çok yardımcı kitaplık ve araç da içermektedir. Qt ile birlikte gelen modüllerin bazıları ve araçlar aşağıda verilmiştir:

  • QtCore -> Grafik arayüze ihtiyaç duymayan temel bileşenler
  • QtGui -> Grafik arayüz
  • QtNetwork -> Ağ ve İnternet
  • QtSql -> Veritabanlarıyla bilgi alışverişi
  • QtOpenGL -> OpenGL kullanarak grafik kartıyla hızlandırılan uygulamalar için
  • QtScript -> Uygulamanıza kolayca betik desteği kazandırır
  • QtSvg -> SVG dosyalarını görüntüler
  • QtXml -> XML dosyalarını işlemede kullanılır
  • Designer -> Grafik arayüz tasarımı
  • Assistant -> Qt Belgeleri arasında dolaşmak için
  • Linguist -> Çeviri işleri için

Buradaki modüllere ek olarak 2008 yazında çıkacak olan Qt’nin 4.4 sürümü Phonon ve Webkit modüllerine de sahip olacak. Phonon ile video dosyalarını görüntüleyip sesleri çalabilmeniz mümkün olduğu gibi, Webkit sayesinde standartlara en uyumlu web sayfası görüntüleme motoru da elinizin altında olacak. Bütün bu modüllerin platform bağımsız çalışacağını düşünürsek, Qt’nin bu alanda yeni bir çağ başlattığını görebiliriz.

Kurulum

Pardus kullanıyorsanız, Paket Yöneticisi’nden PyQt4 assistant-qt4 designer-qt4 ve linguist-qt4 paketlerini kurarak tam bir PyQt4 geliştirme ortamına sahip olabilirsiniz. Aynı paketler diğer dağıtımlarda da python-qt4 adıyla yer alıyor. Diğer işletim sistemleri içinse kurulum dosyalarını buradan indirebilirsiniz: http://www.riverbankcomputing.co.uk/pyqt/download.php

Şimdi PyQt4 ile gelen araçları kısaca inceleyelim:

Designer

Daha önce de belirtildiği gibi Designer, grafik arayüzleri tasarlamak için kullanılıyor. İlerleyen bölümlerde designer ile neler yapılabileceğini ayrıntılı olarak işleyeceğiz.

Assistant

Tüm Qt belgelendirmesine bu aracı kullanarak erişebilirsiniz. Assistant, ne kadar tecrübeli olursanız olun, geliştirme süreci boyunca sürekli olarak açık kalması gereken bir yardımcıdır. Normalde C++ geliştiricileri için hazırlanmış olan Assistant, programınızı Python ile yazsanız bile çok faydalıdır.

Linguist

Yüzünü pek sık görmeyeceğiniz bu araç, çok dil destekli olarak geliştirdiğiniz yazılımları İngilizce dışında dillere çeviren kişilere kolaylık sağlıyor.

İlk Uygulama: Merhaba Dünya

Bu bölümde, hiçbir işe yaramayan, sadece “Merhaba Dünya” başlıklı bir ana pencereden oluşan bir PyQt4 uygulamasını inceleyeceğiz.

Örneği çalıştırmak istiyorsanız sevdiğiniz bir metin düzenleyicisini kullanarak aşağıdaki kodları merhaba.py adlı bir dosyaya kaydedin:

#!/usr/bin/python
# -*- coding: utf-8 -*-

import sys
from PyQt4 import QtGui

def main():
    app = QtGui.QApplication(sys.argv)

    mainWindow = QtGui.QMainWindow()
    mainWindow.setWindowTitle(u"Merhaba Dünya")
    mainWindow.show()

    return app.exec_()

if __name__ == "__main__": main()

Bu arada, programınızı yazarken bazı geleneklere sadık kalmanızı öneririm. Bunlara uyduğunuz takdirde kodunuz her düzenleyicide aynı şekilde görünecektir, böylece farklı bir düzenleyici kullanmanız gerektiğinde güçlük çekmeyeceksiniz. Metin düzenleyicinizde; tab karakteri yerine boşluk kullanarak, sekme genişliğini 4 boşluğa çevirerek, Python girinti kipini kullanarak ya da bunlara benzer isimdeki ayarları yaparak programınızı Python geleneklerine daha uygun yazabilirsiniz.

Şimdi programdaki satırları tek tek inceleyelim:

#!/usr/bin/python

Bu satır Python betiğimizin kolayca çalıştırılabilmesine ve diğer programlar tarafından Python betiği olarak tanınmasına yarıyor.

# -*- coding: utf-8 -*-

Bu satırda ise programımızın pek çok dilin karakter setinin bir arada kullanılmasını destekleyen UTF-8 karakter kodlamasını kullanacağını belirtiyoruz.

import sys

Burada Python’un standart sys modülünü yüklüyoruz. Qt4 programımıza konsoldan verilen parametreleri gönderebilmek için bu modüldeki argv’yi kullanacağız.

from PyQt4 import QtGui

Grafik arayüzü olan bir program yapacağımız için QtGui modülünü yüklüyoruz.

def main():

Bu satır Python yorumlayıcısına ana fonksiyonumuzu tanımlayacağımızı belirtiyor.

app = QtGui.QApplication(sys.argv)

Arayüzü olan her Qt uygulamasının olmazsa olmaz bileşeni QApplication nesnesidir. Bu satırda app adında bir QApplication nesnesi oluşturuyoruz ve buna konsoldan gelen parametreleri veriyoruz. Kullanıcılar, konsoldan verilen parametrelerle uygulamanızın kullandığı tema gibi bazı özellikleri değiştirebilirler. QApplication ve diğer tüm Qt sınıfları ile ilgili ayrıntılı bilgiyi Assistant’tan alabilirsiniz.

mainWindow = QtGui.QMainWindow()

Ana penceremiz burada oluşturuluyor.

mainWindow.setWindowTitle(u"Merhaba Dünya")
mainWindow.show()

Burada ise ana penceremizin başlığı Merhaba Dünya yapılıyor ve ardından pencere gösteriliyor. Buradaki u”Merhaba Dünya”da olduğu gibi karakter dizilerinin başında u karakterini kullanarak İngilizce’de olmayan karakterlerin düzgün görünmesini sağlayabilirsiniz.

return app.exec_()

Grafik arayüzlü programlar, arayüzlerini sunabilmek için sürekli çalışır durumda olup işlemciyi meşgul ederler. Bu satır, programımızın çalışır durumda kalmasını sağlayan döngüyü başlatıyor.

if __name__ == "__main__":
    main()

Bu satırlar ise Python betiği çalıştırılmak istendiğinde main() fonksiyonunun çalışmasını sağlıyor.

Şimdi gelelim çalıştırmaya… PyQt programımızı çalıştırmak için çeşitli yöntemler mevcuttur:

  • Konsolda python merhaba.py komutunu kullanabilirsiniz.
  • merhaba.py’yi sağ tıklayınca gelen menüde Birlikte aç > Diğer‘i seçip çalıştırılacak programın adı yerine pythonyazabilirsiniz.
  • Kullandığınız masaüstünün özelliklerini kullanarak bir başlatıcı oluşturabilir ve komut olarak python merhaba.pyverebilirsiniz. Böylece sadece bu başlatıcıyı tıklayarak programınızı çalıştırabilirsiniz.

Daha karmaşık bir örnek

Bu örneğimizde, metin dosyalarını açıp düzenleyerek kaydetmeye yarayan bir metin düzenleyicisi yapacağız.

Arayüzün hazırlanması

Designer’da Dosya menüsünden Yeni’yi tıklayarak bir Main Window oluşturalım. Ana penceremize Dosya, Yardım menülerini ve QTextEdit parçacığını ekleyelim. Dosya menüsünün altına Yeni, Aç, Kaydet, Çıkış; Yardım menüsünün altına da Düzenleyici Hakkında ve Qt Hakkında eylemlerini ekleyelim. Eklediğimiz QTextEdit parçacığının ekran görüntüsündeki gibi tüm pencereyi kaplaması için, parçacığı seçtikten sonra Form menüsünden Izgara içerisine yerleştir‘i seçelim. Son olarak da ana penceremizi seçip Özellik düzenleyicisinden windowTitle‘ı Düzenleyici olarak değiştirelim ve dosyayı mainwindow.ui adıyla kaydedelim.

Kodların yazılması

Öncelikle ana penceremizi hayata geçirecek kodları, daha sonra ise programı oluşturacak kodları yazalım. Qt Designer ile hazırladığımız ui dosyasını PyQt uygulamasında kullanabilmek için çeşitli yöntemler mevcuttur:

  • PyQt4’ün uic modülü kullanılarak .ui dosyası program açıldıktan sonra yorumlanabilir. Bu yöntem kısmen yavaş olmakla beraber sağladığı tek kolaylık projedeki dosya sayısını azaltmaktır.
  • PyQt4 ile birlikte gelen pyuic4 aracını kullanarak pyuic4 mainwindow.ui -o ui_mainwindow.py komutuyla .ui dosyasını ui_mainwindow.py adındaki bir Python betiğine dönüştürebilirsiniz. Dönüşüm işlemi, program çalışması sırasında gerçekleşmediği için bu yöntem çok daha hızlıdır. Bu yöntemde oluşturduğunuz python betiğini üç farklı yaklaşımla programınızda kullanabilirsiniz: basit yaklaşım, tek miraslı yaklaşım, çok miraslı yaklaşım. Yaklaşımlar hakkındaki ayrıntılı bilgiyi Assistant’ta Home > Qt Designer Manual > Using Forms and Components bölümünden edinebilirsiniz.

Bu örneğimizde, kodu göze en hoş görünen ve düzenleme yapması en kolay yaklaşım olan, çok miraslı yaklaşımı kullanacağız. Çok miraslı yaklaşımda, oluşturduğumuz bir sınıfta hem pyuic4’ün ui dosyamızdan oluşturduğu sınıfı, hem de Qt’nin bir sınıfını miras alan yeni bir sınıf oluştururuz. Sonuç olarak mainwindow.py dosyamızın ilk hali şöyle olacaktır:

#!/usr/bin/python
# -*- coding: utf-8 -*-

from PyQt4 import QtGui
from ui_mainwindow import Ui_MainWindow

class MainWindow(QtGui.QMainWindow, Ui_MainWindow):
    def __init__(self):
        QtGui.QMainWindow.__init__(self)
        self.setupUi(self)

Kodları satır satır inceleyelim:

class MainWindow(QtGui.QMainWindow, Ui_MainWindow):

Bu satırda MainWindow adında bir sınıf oluşturuyor ve bu sınıfı oluştururken Qt’nin QMainWindow sınıfını ve ui dosyamızdan pyuic4 ile oluşturduğumuz Ui_MainWindow sınıfımızı miras alıyoruz.

def __init__(self):
    QtGui.QMainWindow.__init__(self)
    self.setupUi(self)

Bu satırlar MainWindow sınıfımızdan yeni bir nesne oluşturulduğunda çalışacaktır. Öncelikle QMainWindow’un kendi oluşturucusunu çağırıyor ve ardından Ui_MainWindow‘un içindeki setupUi‘yi çağırarak ana pencerenin istediğimiz hale gelmesini sağlıyoruz.

Bu kodları kullanan bir main.py dosyası ise tıpkı ilk örneğimizdeki gibi olacaktır:

#!/usr/bin/python
# -*- coding: utf-8 -*-

import sys
from PyQt4 import QtGui
from mainwindow import MainWindow

def main():
    app = QtGui.QApplication(sys.argv)

    mainWindow = MainWindow()
    mainWindow.show()

    return app.exec_()

if __name__ == "__main__":
    main()

Bu şekilde yazdığımız programı çalıştırmak için python main.py komutunu vermemiz yeterli olacaktır. Programı bu haliyle çalıştırdığınızda göreceğiniz gibi sadece Designer’da hazırladığımız pencereyi oluşturduk ve gösterdik. Pencereye işlev katmak için mainwindow.py dosyasını aşağıdaki gibi düzenlemeliyiz:

#!/usr/bin/python
# -*- coding: utf-8 -*-

from PyQt4 import QtCore
from PyQt4 import QtGui
from ui_mainwindow import Ui_MainWindow

class MainWindow(QtGui.QMainWindow, Ui_MainWindow):
    def __init__(self):
        QtGui.QMainWindow.__init__(self)
        self.setupUi(self)
        self.fileName = None

    @QtCore.pyqtSignature("bool")
    def on_actionYeni_triggered(self):
        self.fileName = unicode(QtGui.QFileDialog.getSaveFileName(self, u"Düzenlenecek dosyayı seçin", ".", u"Metin dosyaları (*.txt)"))
        file = open(self.fileName, 'w')
        file.write(self.textEdit.toPlainText())
        file.close()
        self.actionKaydet.setEnabled(True)
        self.textEdit.setEnabled(True)
        self.statusBar().showMessage(QtCore.QString(u"%1 dosyası oluşturuldu").arg(self.fileName))

    @QtCore.pyqtSignature("bool")
    def on_actionA_triggered(self):
        self.fileName = unicode(QtGui.QFileDialog.getOpenFileName(self, u"Düzenlenecek dosyayı seçin", ".", u"Metin dosyaları (*.txt)"))
        file = open(self.fileName, 'r')
        self.textEdit.setText(unicode(file.read()))
        file.close()
        self.actionKaydet.setEnabled(True)
        self.textEdit.setEnabled(True)
        self.statusBar().showMessage(QtCore.QString(u"%1 açıldı").arg(self.fileName))

    @QtCore.pyqtSignature("bool")
    def on_actionKaydet_triggered(self):
        if self.fileName is None:
            self.fileName = unicode(QtGui.QFileDialog.getSaveFileName(self, u"Düzenlenecek dosyayı seçin", ".", u"Metin dosyaları (*.txt)"))
            file = open(self.fileName, 'w')
            file.write(self.textEdit.toPlainText())
            file.close()
            self.statusBar().showMessage(QtCore.QString(u"%1 kaydedildi").arg(self.fileName))

    @QtCore.pyqtSignature("bool")
    def on_action_k_triggered(self):
        self.close()

    @QtCore.pyqtSignature("bool")
    def on_actionD_zenleyici_Hakk_nda_triggered(self):
        QtGui.QMessageBox.about(self, u"Düzenleyici Hakkında", u"Metin dosyalarınızı düzenler.")

    @QtCore.pyqtSignature("bool")
    def on_actionQt_Hakk_nda_triggered(self):
        QtGui.QMessageBox.aboutQt(self)

Bu şekilde yazdığımız zaman Qt’nin autoconnect özelliği sayesinde metodlarımız otomatik olarak sinyallere bağlanacak ve dolayısıyla menüden bir eylemi tıkladığımızda bu dosyadaki ilgili metodumuz çalışacaktır. Sinyal kavramından kısaca bahsetmek gerekirse; grafik arayüzü kullanırken yaptığımız her işlem (fareyi kımıldatmak, bir yere tıklamak, klavyedeki bir tuşa basmak) bir sinyal yayar ve eğer bu sinyali bir kod parçasına bağlamışsak, sinyal her yayıldığında bağladığımız kod parçası çalışır. PyQt’de her nesnenin kendine özgü sinyalleri bulunur. Bunların ne olduğunu ve sinyal kavramı hakkındaki detaylı açıklamayı yine Assistant’tan okuyabilirsiniz. Autoconnect’in düzgün çalışması için metodun başına, sinyalin gönderdiği parametrenin türünü @QtCore.pyqtSignature(“parametrenintürü”) şeklinde belirtmelisiniz. Bunun hemen altına def on_sinyalgönderennesne_sinyalinadı(self): yazarak sinyal geldiğinde ne yapılacağını belirtiriz. Eğer bağlayacağımız sinyal birden fazla parametre gönderiyorsa, bunları virgülle ayırarak belirtebiliriz.

Dikkat ederseniz bu örnekteki programımızda dosyayı açarken ve kaydederken bu işlemlerin başarılı olup olmadığını kontrol etmedik. Dosya işlemlerinde Qt’nin mis gibi QFile sınıfı dururken Python’un dosya fonksiyonlarını kullandık. Üstüne üstlük bir de arayüz metinlerini Türkçe yaparak programımızın diğer dillere çevrilmesini engelledik. Tabi ki burada böyle göstermemin nedeni örneğin küçük boyutlu kalabilmesiydi. Siz, gerçek hayatta kullanılacak programlarda bu hataları yapmamaya dikkat edin. Bunlara rağmen metin düzenleyicimiz, QTextEdit kullandığımız için geri alma, kopyalama ve yapıştırma gibi işlemlere doğuştan sahip olacaktır.

Bir sonraki konumuz programımıza dil desteğinin ve simgelerin nasıl ekleneceği olacak. Görüşmek üzere.

Pardus 2009 Yaklaşıyor

Geçtiğimiz haftalarda Pardus 2009 sürümü ile ilgili olarak geliştiricilerin kullanımına sunulan temel sürümün ardından yapılan çalışmalar, Pardus 2009’un alfa sürümünün ilgili kullanıcılara sunulmadan önce bir aşamaya gelmesiyle sonuçlandı. Pre-alfa 3 olarak isimlendirilen bu sürüm, geçtiğimiz günlerde Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi olan Onur KÜÇÜK tarafından duyuruldu.Bu sürümün geçen diğer geliştirme sürümlerinden farkı, yeni dosya sistemi olan ext4 desteği ve KDE4 masaüstü yöneticisinin Pardus 2009 ile beraber çalışabilir hale gelmesi oldu.

Bu yeni pre-alfa sürümü ve Pardus 2009 ile ilgili yürütülen çalışmalarla ilgili olarak, Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi Onur KÜÇÜK sorularımızı yanıtladı.

Sevgili Onur KÜÇÜK ile yaptığımız bu röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

(…)

Öİ: Özellikle geçtiğimiz birkaç haftada depoda son derece büyük değişiklikler oldu. Yeni bileşen yapısıyla ilgili bizi biraz aydınlatman mümkün mü? Bu yapının değişmesi, paket yöneticisi arayüzünde kullanıcıları etkileyecek mi?

Eski bileşen yapımız hazırlandığı sırada depoda bulunan paketlere göre hazırlanmıştı. O zamandan beri depomuzun boyutu yaklaşık olarak 5 katına çıktı. Pek çok alanda yeni yazılımlar, sürücüler, masaüstü ortamlarının depoya girmesi ile daha gelişmiş bir bileşen yapısına ihtiyaç duyduk.

Yeni bileşen yapımız eski yapıya kıyasla çok daha fazla alt bileşene bölünmüş durumda, bu sayede ihtiyaç duyduğunuz bir alanda hangi yazılımları kullanabileceğiniz bulmak artık çok daha kolay olacak. Örneğin yeni yapıyla kızılötesi aygıtlarınızı hangi programlar ile kullanabileceğinizi bulmak için Donanım > Kızılötesi yolunu takip etmeniz yeterli olacak.

Yeni bileşen yapısı Paket Yöneticisi aracımızda da iyileştirmeler yapmamıza olanak verdi. Paket Yöneticisi yeni bileşen yapısıyla uygulamaları ve kitaplıkları çok daha kolay ayırt edebilecek. Böylelikle Pardus 2009’da daha kullanışlı ve daha hızlı çalışan arayüzlü bir Paket Yöneticisi aracımız olacak.

Öİ: Son pre-alfa sürümü ile birlikte KDE ailesini 2009 sürümü üstünde görme şansına eriştik. Bu noktadan sonra artık ince işlere mi giriyoruz yoksa bir süre daha “yapılacak kapsamlı işler” listesi var mı kafanda?

Son prealfa ile geliştiricilerin yeni sürümü günlük hayatlarında kullanabilecekleri aşamaya geldik. Pardus 2009’un omurgası hazır hale geldi diyebiliriz, ancak önümüzde Pardus’u Pardus yapan teknolojilerimizle ilgili yorucu bir maraton bizi bekliyor.

Önceki sürümlerimizde sunduğumuz Pardus araçlarının 2009 yapısına ve KDE4 ‘e uyarlanması, bu yeni sistemlerin sunduğu olanaklardan faydalanılarak hem görsel hem de işlevsel anlamda iyileştirilmesi öncelikli hedefimiz. Ayrıca yeni sürümle beraber hayata geçirmeyi planladığımız yeni teknolojilerimiz için de çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Her zamanki gibi daha hızlı, daha kararlı ve daha yetenekli bir Pardus sürümü kullanıcılarımızı bekliyor.

Öİ: Pre-alfa sürümü sürekli güncellemeler ve hata düzeltmeleri alıyor. Sürümün en azından bir alfa kararlığına erişmesinden ve duyurulmadan önce hala sadece geliştiriciler için olduğunu söyleyebilir miyiz?

Pre-alfa sürümü kararlılık açısından epey iyi durumda. Ancak şu zamana kadar temel geliştirme araçlarımız ve altyapımız öncelikli hedefimiz olduğu için son kullanıcıların günlük hayatlarında ihtiyaç duyabileceği pek çok yazılım ve sürücü henüz hazır değil. Bu sebeple bu sürüm sadece geliştiricilerin kullanımı için hazır diyebiliriz.

Öİ: 2009 sürümünde özellikle KDE paketlerinin isimlendirilmesinde gösterdiğin hassasiyeti, sürümün 2008’den güncellenerek geçilebilecek bir sürüm olma yolunda ilerlediğinin göstergesi sayabilir miyiz?

Daha önce geliştirici toplantısında aldığımız karar doğrultusunda, 2008 sürümünden 2009 sürümüne rahat güncelleme konusuna hassasiyetle yaklaşıyorum. Henüz 2009 deposu tamamlanmadığı için bu konuda kesin bir şey söylemek güç, ancak şu anki gidişat 2008 sürümünden 2009 sürümüne rahat geçiş olanağı sunabileceğimizin sinyallerini veriyor.

Öİ: Özellikle son birkaç haftada pek çok paket depoya taşındı. 2008 deposunun 2009 deposuna aktarılması çalışmaları hakkında planladığın hızı yakalayabildin mi?

2008 deposunun 2009 deposuna aktarılması tahminimden de hızlı gidiyor. Geliştiricilerin önünde ana sürüm değişikliklerinde yaşanan “paketlerin yeni sürümleri” sıkıntılarının yanında SVN depomuzun yapısının değişikliği, yeni bileşen yapısı, KDE3 ve KDE4 araçlarının aynı depo içerisinde bir arada olması, yeni derleme sistemi özellikleri gibi pek çok yeni zorluk da bulunuyor.

Bu kadar zorluğa rağmen Pre-alpha 2 sürümünün duyurulmasından itibaren geçen üç hafta içerisinde Pardus geliştiricileri 1.000’den fazla paketi 2009 deposu için hazırladılar, test ettiler, sayısız hata düzeltmesi ve iyileştirme yaptılar. Bütün geliştiricilerimize teşekkür ediyorum, ellerinize sağlık :).

Katkı contrib deposu ekleme

2009da Katkı Deposu Ekleme

Bildiğiniz üzere Pardus ile yeni programları bilgisayarımıza yüklemek ve onları güncellemek için, şu ana kadar sahip olduğumuz bilgisayar deneyiminin bir adım ötesine geçmiş ve PiSi arayüzü ile özgür yazılımın seçkin ve kullanışlı örneklerini hiçbir ücret ödemeden, tam sürüm olarak, tek bir arayüz ekranı kullanarak bilgisayarımıza yükleme şansına sahip olmuştuk.

Aslında Pardus 2011’de katkı deposu kalkmış olsa bile hâlâ 2009 sürümünde varlığına devam ediyor. Bu yazımızdaysa, arayüze yeni paketler eklemek amacıyla Katkı (contrib) deposunu, eğer Kaptan ile eklemediyseniz, PiSi’ye nasıl ekleneceğini adım adım anlatmaya çalışacağız.

 

İlk adım: Katkı (Contrib) deposu nedir?

Katkı deposunun işlevi ve bu depoya girecek paketlerin neden bu depoya girdiği, özellikle geliştiriciler düzeyinde tartışılabilecek bir konu olsa da, ne olduğunu ayrıntılara fazla girmeden anlatalım.

Katkı Deposu (contributor repository ya da kısa adıyla contrib), Resmi depoya çeşitli nedenlerle dâhil edilmemiş ve bakımı ağırlıklı olarak topluluk üyeleri tarafından üstlenilen kararlı paketlerin toplandığı depoya verilen isimdir.

Bu paketlerin depoya girmeme sebebi, henüz çeviri işlerinin tamamlanmaması olabileceği gibi, depo politikaları da olabilir.

 

İkinci adım: PiSi arayüzünü çalıştırmak

Bu adımda öncelikle PiSi’nin arayüz ekranını çalıştıracağız.

Bunu yapmanın dört yolu var;

  • Pardus menüsünde Programlar > Sistem bölümündeki, Paket Yöneticisi seçeneğine tıklayarak,

  • Eğer, KAPTAN masaüstünüzü yapılandırırken PiSi’nin sistem çekmecesine yerleşmesini onayladıysanız simgesine bir kere tıklayarak,

  • Gelişmiş KickOff stili menü kullanıyorsanız, Uygulamalar Sekmesinde bulunan, Sistem bölümünden,

 

  • Gelişmiş Lancelot stili menü kullanıyorsanız Uygulamalar Sekmesinde bulunan, Sistem bölümünden,

PiSi arayüzünü çalıştırmanız mümkün.

Arayüzün nasıl kullanılacağı bir başka ilk adım yazısının konusu olduğundan biz yapmamız gereken işleme sadık kalıp depo eklemeye devam edelim.

PiSi ekranı açıkken Ayarlar menüsünü açın ve Paket Yöneticisi Uygulamasını Yapılandır düğmesine basın.

Karşınıza Ayarlar ekranı açılacak ve Depolar sekmesi hemen önünüzde olacak.

 

Adım 3: Katkı (Contrib) Deposunu Eklemek

Depolar sekmesi açıkken, listede karşınızda kurulumla beraber paket deposu olarak eklenmiş olan, resmi deponun adresini göreceksiniz.

Bu aşamada Yeni Depo Ekle tuşuna basmalısınız.

Açılan minik pencerede depo adına istediğiniz bir ismi girebilirsiniz. Bir karışıklık yaşamamak için ben buraya Contrib ismini girmeyi uygun buluyorum.

Depo adresi olarak deponun indeksini gösteren belgenin adresini girmeniz yeterli. Bu özel belge PiSi’nin yorumlayacağı bir şekilde yazılmış olup, hangi paketin, hangi sekmede, hangi bilgileri içereceğini gösteren bir kaynak belgedir.

Pardus 2009 Contrib deposu için bu adres;

  • http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2009/pisi-index.xml.bz2

şeklindedir.

Önemli Not: Sisteminize kullanmış olduğunuz Pardus sürümünden farklı bir sürümün Katkı deposunu eklerseniz, paketleri kuramayabilir, kurduğunuz paketler veya Pardus çalışmayabilir.

Bu iki alanı doldurduktan sonra Tamam düğmesine basın. Listede Resmi Depo’nun yanı sıra yeni eklediğiniz deponun da olduğunu göreceksiniz.

Ayarları kapatmak için tamam tuşuna basın.

Pisi yaptığınız değişiklikleri uygulamak için depoya bağlanacak. Veritabanını bilgisayarınızda bulunan veritabanı ile eşleyerek size arayüzde eklenen yeni paketleri sergileyecektir.

Bu işlemin bitmesi ile beraber artık Katkı deposunu sisteminize eklemiş ve başarı ile görüntülemiş olacaksınız.

 

Alternatif Yöntem: Konsol ile Ekleme

Eğer konsol kullanarak işlerinizi halletmeyi, görsel arayüz kullanarak halletmekten daha pratik buluyorsanız; “sudo pisi ar depo_adı  http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2009/pisi-index.xml.bz2” komutunu tırnaklar olmadan ve “depo_adı” yerine istediğiniz depo adını yazarak kullanabilir, katkı deposunu saniyeler içinde sisteminize ekleyebilirsiniz.

 

Adım 4: Adımlamadan Koşmaya

Artık tüm paketler elinizin altında olduğuna göre size düşen paketleri incelemek ve beğendiğiniz paketleri bilgisayarınıza kurarak hayatınıza kattıkları kolaylıkların tadını çıkarmak.

Öğrenirken denemekten ve tekrar denemekten çekinmeyin.

Bol Pardus’lu günler…

Pardus Tanıtım Günleri

Özgür ve açık kaynak işletim sistemimiz Pardus için Atılım Üniversitesi’nin katkılarıyla başlatılan 1. Pardus Tanıtım ve Geliştirme Günleri, Ankara’da bulunan neredeyse tüm üniversitelerden gençlerin desteğiyle gerçekleşiyor. Etkinlikte Pardus’a dair tüm bilgileri gençler birebir Pardusgeliştiricileri ve topluluk yöneticilerinden edinebilecekler.

Özgür yazılım ve Pardus konusunda aydınlatıcı olacak bu konferanslar zincirinin ilkini Özgürlükiçin.com‘dan tanıdığınız Akın ÖMEROĞLU verecek. Konferans konusu olarak “Özgürlükiçin OOXML’e Karşı!” başlığını seçen Özgürlükiçinyöneticileri, dünyada 25 Mart’ta kutlanılan “Document Freedom Day” kutlamasını da yapacak. “Document Freedom Day” hakkında bilgi için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

Son oturumda Linux Kullanıcıları Derneği onursal başkanı Mustafa AKGÜL ve Atılım Üniversitesi öğretim üyelerinden Ziya KARAKAYA beraber bir açık kaynak söyleşisi yapacaklar. Ardından Pardus göç ortaklarından Portakal Teknoloji Yazılım Şirketi genel müdürü Bora GÜNGÖREN, “Sanallaştırma” başlıklı bir sunumla sahneye çıkacak.

Konferansların son zincirinde Pardus gelişticileri bizlerle olacaklar. Pardus geliştiricilerinden Gökmen GÖKSEL ve Gökçen ERASLAN katılımcılara “Nasıl Pardus Geliştiricisi Olunur?” başlıklı bir sunum yapacaklar. Daha teknik soruların cevap bulacağı bu konferansta gençler, geliştiricileri ve Pardus’u daha yakından tanıyacak.

Konferanslar sonunda bütün katılımcılara katılım belgesi ve Pardus etiketleri verilecek. Atılım Üniversitesi’ne ulaşımda zorluk olmaması için ODTÜTOBB ETÜGazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi‘nden saat 11:15’de Atılım Üniversitesi‘ne gitmek üzere servisler kaldırılacak.

Ankara’daki üniversitelerden ODTÜ, TOBB ETÜ, Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Atılım Üniversitesi’nin desteğiyle yapılan Birinci Pardus Tanıtım ve Geliştirme Günleri’ne gelecek sene ikincisiyle devam edilecek. 26 Mart 2009 Perşembe günü yapılacak olan bu seneki bu güzel konferanslar dizisine Atılım Üniversitesi evsahipliği yapıyor. İnternet’ten kayıt olmak için bu adresi ziyaret edebilirsiniz. Kayıtlar 26 Mart’a kadar açık olacak.

Birinci Pardus Tanıtım ve Geliştirme Günleri’ne herkesi bekliyoruz!

Etkinlik Programı

  • Tarih: 26 Mart 2009
  • Zaman: 12:00 – 18:00
  • Yer: Atılım Üniversitesi Cevdet Kösemen Konferans Salonu
  • 12:00 -12:15 Açılış konuşması
  • 12:15 -13:30 Özgürlükiçin OOXML’e karşı! (Akın Ömeroğlu )
  • 13:45 -15:00 Açık Kaynak Yansımaları (Mustafa Akgül ve Ziya Karakaya)
  • 15:15 -16:30 Sanallaştırma (Bora Güngören)
  • 16:45 -18:00 Nasıl Pardus Geliştiricisi Olunur? (Gökçen Eraslan ve Gökmen Göksel)

Blender

Blender

Bana mutluluğun resmini çizebilir misin?

Blender ile mutluluğun resmini çizebilir misiniz bilmem ama çizebilecekleriniz hayal gücünüzle sınırlıdır desek abartmış olmayız. Aslında bu köşenin amacı size Blender öğretmek değil, daha çok özgür yazılıma geçme konusunda sizi yüreklendirmek. Zira bir program ne kadar geniş kullanıcı kitlesine ulaşırsa gelişimi de o denli ivme kazanacaktır.

Şimdi gelelim Blender’ın ne olduğuna; kısa tanımıyla Blender, geniş kullanım alanına sahip, üç boyutlu modelleme ve animasyon uygulamasıdır. Yazı içinde görselleri yer alan yer alan çizgi filmlerin hepsi Blender ile hazırlandı.

Eğer kafanızda Blender’ın 3D Max kadar becerikli olup olmadığına dair hâlâ soru işaretleri varsa, www.blender.org sitesindeki Galeri bölümünden Blender ile yapılmış örnek çalışmaları görebilirsiniz. Arşiv (Archive) bölümünden yapılan tüm çalışmalara ulaşmanız mümkün. Özellikle Blender ile yapılmış animasyon filmlerini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Benim de birinci elden deneyimleme fırsatı bulduğum gibi, Blender’ın pencere sistemi özellikle daha önceden 3D Max ve benzeri programlara aşina olanlar için bir hayli karmaşık gelebilir. Bu yüzden gelin ilk olarak Blender’ın pencere yapısını tanımakla işe başlayalım.

Blender Pencere Sistemi:

Blender’ı açtığınızda karşınıza üç ana bölüme ayrılmış bir pencere sistemi çıkar:

  • Yukarıda, Kullanıcı Seçenekleri Penceresinin başlık kısmı olan ana menü
  • Geniş bir 3B penceresi
  • Ve en altta düğmelerin bulunduğu pencere.

Bu pencereler istenirse daha alt bölümlere ayrılabilirler. Başlangıç olarak birkaç ana bileşeni tanıyarak işe başlayabiliriz.

Pencere Türü (Window Type): Pencere türünü değiştirmenizi sağlayan sol üst köşedeki açılır menü. Örneğin, 3B görünüm penceresini görmek istiyorsanız,pencere tipine tıklayıp 3B görünüm (3D View) seçmeniz yeterli. Bu açılır menü sayesinde tek bir pencereyi birçok pencere gibi kullanabilirsiniz. Pencereler arasında geçiş yaptığınızda yukarıdaki menünün de pencere türüne göre değiştiğini göreceksiniz. Bu menüler o pencere tipiyle kullanılacak menülerdir. Bunu 3D Studio Max’teki pencere geçişinin gelişmiş hali gibi düşünebilirsiniz.

Ana Menü (Main Top Menu): Kullanıcı Seçenekleri (User Preferences) penceresiyle ilişkili olan menüdür. Fareyi ana menünün bulunduğu Kullanıcı Seçenekleri başlığının alt sınırına getirdiğinizde imleç yukarı-aşağı ok halini alacaktır. Sol fare tuşuna tıklayıp aşağı doğru sürükleyerek seçeneklerin olduğu kısmı görebilirsiniz.

Ekran Düzeni (Current Screen): Standart olarak, Blender önceden ayarlanmış birkaç farklı ekran düzeniyle gelir. Daha farklı ayarlara ihtiyaç duyarsanız, kendinize yeni bir tane oluşturup isimlendirebilirsiniz.

Geçerli Sahne (Current Scene): Çoklu sahne özelliğine sahip olmak, size çalışmanızı organize edilmiş şablonlara ayırma imkânı sunar.

Kaynak Bilgisi (Resource Information): Size program ve sistem kaynakları hakkında bilgi verir. Sahnedeki noktaların, yüzeylerin ve nesnelerin kaç tane olduğu ve ne kadar hafıza tükettiği gibi bilgileri gösterir. Makinenizin sınırlarını zorlayıp zorlamadığınızı görmek için güzel bir özellik değil mi sizce de?

3B Dönüşüm Aracı (3D Transform Manipulator): Nesneleri dönüştürmek, çevirmek, taşımak ve boyutlandırmak gibi işlere yarayan yardımcı bir araç. Yine bu işlemleri klavye kısayolları ile de yapmanız mümkün (g/r/s). Ctrl + Boşluk bu işlevleri barındıran açılır menüyü gösterir. Dönüşüm aracını araç çubuğundaki el simgesine tıklayarak aktif ya da pasif hale getirebilirsiniz. Yine bu simgenin sağ tarafında bulunan üç simge; çevirme, döndürme, boyutlandırma düğmeleridir. Shift + Sol Fare Tuşu (SFT) her bir aracı aynı anda seçebilmenizi sağlar.

3B İmleç (3D Cursor): Çoklu fonksiyona sahiptir. Örneğin, yeni nesnelerin ilk defa oluşturulduklarında nerede belireceklerini ya da döndürme ekseninin nerede olacağını gösterebilir.

Küp (Cube Mesh): İlk kurulduğunda Blender, sahnenin tam ortasına oturmuş bir küp nesnesi ile başlar. Zamanla canınız sıkılırsa bu başlangıç seçeneğini değiştirmek isteyebilirsiniz. Yapmanız gereken Blender’ı istediğiniz gibi ayarlayıp Ctrl+U ile varsayılan olarak kaydetmek. Bundan sonra Blender’ı her açtığınızda kaydettiğiniz haliyle açılacaktır.

Işık (Light): Yeni kurulan bir Blender standart olarak sahnenin ortasına yakın bir yerlere konuşlandırılmış bir ışık kaynağıyla açılır. Işık nesnesi üç boyutla uğraşanlara pek de yabancı gelmeyecektir.

Kamera (Camera): Normal koşullar altında Blender sahnenin ortasına yakın bir yerde konuşlanmış bir kamera ile açılır. Bu kamera da yine 3D Max gibi program kullananlara tanıdık gelecektir.

• Aktif Nesne (Currently selected object): Bu kısım o an seçili olan nesnenin ismini gösterir. Karmaşık çizimlerde, siz de benim gibi seçtiğiniz nesneden emin olamadığınız durumlarla sık sık karşılaşıyorsanız bu özellik size bir hayli yardımcı olacaktır.

Panel Grup Yönetimi (Editing Panel Group): Alt kısımdaki pencere gruplanmış panelleri gösterir. İçerik Düğmeleri (Context Buttons) diye adlandırılan kısım size hangi panel grubunun görüntüleneceğini seçme olanağı sağlar. Bazı düğmeler alt-grup ya da grup seçiminin sağındaki Alt-İçerik Düğmeleri ( Sub-Context Buttons) diye adlandırılan ilave düğmeleri aktif hale getirir.

Geçerli Kare (Current frame): Blender bir modelleme ve animasyon uygulamasıdır. Dolayısıyla film karesi mantığını kullanarak nesneleri hareketlendirebilmenizi sağlar. Bu kısım o an hangi kare üzerinde çalışıldığını gösterir.

Gölgelendirme (Viewport shading): Blender 3B görüntüleri OpenGL kullanarak oluşturur. Blender gölgelendirme listesinden etkileşimli gölge tipini seçerek nesneleri gölgelendirebilirsiniz. Eğer güçlü bir ekran kartınız varsa daha gerçekçi görüntü için dokulu gölgelendirmeyi de seçebilirsiniz.

Döndürme/Boyutlandırma Eksen Noktası (Rotation/Scaling Pivot point): Dönme ya da boyutlandırma işleminin nerede cereyan edeceğini belirleyebilmenizi sağlar. Örneğin, bu eksen noktasını nesnenin merkezi olarak belirlerseniz nesne kendi etrafında dönecektir. Ancak eksen noktasını sahnenin farklı bir yerinde, farklı bir nokta olarak belirlerseniz, güneşin etrafında dönen dünya misali, nesne o belirlediğiniz nokta etrafında dönecektir.

Paneller (Panels): Birbiriyle ilişkili kontrol ve düğmeleri organize etmenize ve gruplandırmanıza yardımcı olur. Seçilen nesnenin türüne göre bazı paneller görünür ya da kaybolur.

Katmanlar (Layers): Katmanlar  bilgisayar destekli çizimin vazgeçilmez ögeleridir. Katmanlar sayesinde modelleme ve hareketlendirme çok kolaylaşır. Özellikle karmaşık sahnelerde katmanlar nesneleri yönetmekte size çok yardımcı olur. Blender katmanları, nesneleri fonksiyonlarına göre ayırmanıza yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Örneğin, bir katman bir su ögesi içerirken diğer katman ağaçları içerebilir ya da başka bir katman kamera ve ışıkları içerebilir.

3B Pencere Başlığı (3D Window header): Blender’daki tüm pencereler bir başlığa sahiptir. 3B pencere başlığı ise haliyle 3B penceresinin başlığıdır.

Sanırım ilk yazı için bu kadarı yeterli. Zaten başta da söylediğim gibi bu yazının size Blender öğretmek gibi bir iddiası yok. Doğal olarak siz; “Benim bir an önce Blender’a bodoslama dalmam gerek” diyebilirsiniz.

İşte size iki önemli Blender sitesi:

Hayata, sistemin dışından bakabilmeniz dileğiyle. Özgür kalın…

TCDD Bilet Satış & Rezervasyon Sistemi’ni Firefox ile çalıştırmak

Bildiğiniz gibi birçok devlet sitesi Firefoxta düzgün çalışmamakta. TCDD Bilet Satış & Rezervasyon Sistemi de bunlardan biri.

Sistemdeki sorunu 20 Şubat 2009 tarihinde site üzerinden yetkililere bildirdim. Bugün (6 Mart 2009) konu ile ilgili iki adet cevap geldi. İlkinde mesajın ilgili birime iletildiği, ikincisinde -sanırım ilgili birimden gelen cevapta- ise şu yazıyordu;

MİYS formu ile ilgili değişiklik sadece form sayfasını değiştirerek
yapılamamaktadır, MİYS sisteminin tamamen değişmesi gerekmektedir yanıtı
alınmıştır. Kısa vadede bu şekilde bir çözüm planlanmamıştır.

Ancak sorun dedikleri gibi büyük değildi, bu işten kaçmaktan başka bir şey değildi. İki css düzeltmesi ile sistemin Firefoxta düzgün çalışması sağlanıyordu.

Çözümü firebug ile uygulayıp ekran görüntülerini aldıktan sonra yetkililere göndermek üzere bir belge hazırladım ve belgeyi yetkililere gönderdim. Umarım bu sefer iki css düzeltmesi yapabilirler ve sorun çözülür; Firefox kullananlar TCDDden bilet almak için Internet Explorer aramak zorunda kalmaz. Aslında şu anda da aramanıza gerek yok, yazının devamında Firefox ile nasıl sorunu aşacağınızı yazacağım.

TCDD-Firefox sorununa geçici çözüm;

Kesin çözüm

Bu konuyu twitterda da yazdım ve sevgili Uğur Çetin çözümü uygulayan bir Greasemonkey* betiği yazmış. TCDD bu sorunu çözene kadar bu betiği kullanarak sistemi sorunsuz bir şekilde kullanabilirsiniz.

  1. Greasemonkey eklentisi kurulu değilse buradan kurun.
  2. TCDDFix greasemonkey betiğini buradan kurun.
  3. Herşey hazır. Sisteme gitmek için buraya tıklayın ve işleminizi yapın.

TCDD-Firefox sorununa kesin çözüm; TCDDdeki yetkili kişilerin bu belgeyi okuyup sorunu çözmeleri.

Teşekkürler betiği yazan Uğur Çetine gitsin.

* Greasemonkey ilgili siteye javascript ile müdahele edebilmenizi sağlayan bir Firefox eklentisi.

Sonradan gelen edit;

TCDDden cevap geldi;

Sayın Berberoğlu,
Aşağıda da yer alan 2. elmekte sözü geçen tüm sistemin değişmesi hususu
sadece Müşteri İlişkileri Yönetim Sistemi (MİYS) formu düzenlemesi için
ilgili firmadan aldığımız cevaptır.
Online Bilet Satışı ve Yer Rezervasyonu uygulamasında menu.css dosyasında
yapılacak değişiklik ile ilgili öneriniz incelenmektedir. İlginize
teşekkür ederiz.

Umarım yakın zamanda sorunu düzeltirler.

Kdenlive

Kdenlive, temel video işlemlerinden yarı-profesyonel uygulamalara kadar pek çok konuda ihtiyacı karşılamak için geliştirilen, özgür, çizgisel olmayan video düzenleme yazılımıdır. Yeteneklerini Ffmpeg, MLT video çatısı, Gimp, Audacity, Synfig 2D gibi diğer özgür yazılımlardan alır. Güçlüdür, kuvvetlidir, hamarattır ve en önemlisi özgürdür. Klasik bir video düzenleme yazılımından bekleyeceğiniz her özelliğe fazlasıyla sahiptir…

2002 yılında Jason Wood tarafından başlatılan Kdenlive projesi şu an küçük bir geliştirici grubu tarafından sürdürülmektedir. Kdenlive’ın kullanabileceğiniz en yeni sürümü ise 0.7’dir. İngilizce, Fransızca, Hollandaca, Türkçe, Portekizce, İspanyolca, İtalyanca, Macarca ve Katalanca dillerinde kullanılabilir.

Kdenlive ile neler yapabilirim?

Videolarınızı, kesip, birleştirip, seslendirebilir ya da videolarınıza geçiş ve ses efektleri ekleyebilirsiniz. Videoların biçimlerini değiştirme ve yazı ekleme gibi her türlü düzenlemeyi yapabilir ayrıca fotoğraflarınızda bazı temel Gimp filtrelerini kullanabilir ve onlardan sesli klipler oluşturabilirsiniz.

İşin güzel yanı bu işlemleri yaparken sizden profesyonel olmanız beklenmez. Yazılımın web sayfasında şu şekilde bahsediliyor: “Düşündük ki; Kdenlive ileri düzey kullanıcılar kadar amatör kullanıcılar tarafından da kullanılmalı. Yazılımın kullanılırlığı yılların tecrübesi ve kullanıcılarımızın geri bildirimlerinin bir neticesidir.”.

İleri düzey kullanıcıları da düşünen geliştiriciler gayet başarılı video ve ses efektlerinin yanında Gimp ve Audacity gibi güçlü özgür yazılım projelerinin özelliklerini Kdenlive içinde kullanma imkânı sunarak yazılımın gücüne güç katmıştır.

Ben özellikle “blue screen” efektini çok beğendim. Seçtiğiniz rengi videoda saydamlaştırıyor, böylece örneğin filminize istediğiniz arka planı ekleyebiliyorsunuz.

Grafik Arayüz

Grafik arayüz dört ana bölümden oluşuyor. Üstte klasik menü (dosya aç, düzenle, görünüm, video kesme araçları, … vs.), solda proje ağacı ve efektler, sağda yapılan değişiklikleri izlemek için izleyici ve alt bölümde ise çoklu parça zaman çizgisi bulunuyor.

Üst menü: Dosya, düzen, görünüm, proje, zaman çizgisi, izleyici, mizanpaj, pencereler, ayarlar, yardım menüleri ve kesme araçları yer alır.

Proje ağacı ve efektler:
Proje çalışmasının en önemli bölümüdür. Dört sekmeden oluşur.

  • Proje ağacı: Çalışmanızda kullanacağınız video, ses ve resim dosyalarının bulunacağı bölümdür. Gerekli belgeleri dosya>aç ile ekleyebileceğiniz gibi fare ile de sürükleyip bırakabilirsiniz.
  • Geçiş: Resim klipleri arasındaki geçiş şekillerinin belirlendiği bölümdür. Dört ana bölüm altında dallanan çok sayıda geçiş efekti bulunuyor.
  • Efekt listesi: Resim ve videolarınıza ekleyebileceğiniz çok sayıda efektin bulunduğu bölümdür.
  • Efekt yığını: Efekt listesinden seçilenlerin depolandığı bölümdür. Seçilen efekte ait ayar ve özellikleri içerir.

İzleyici: Her türlü izleme olayının yapıldığı bölümdür. Zaman çizgisi, klip, yakalama olmak üzere üç sekmeden oluşur.

  • Zaman çizgisi izleyici: Zaman çizgisinde yer alan düzenlenmiş filmin ön izlemesinin yapıldığı yerdir.
  • Klip izleyici: Klipleri önizleme, belli bölümlerini seçip zaman çizgisine ekleme için kullanılır.
  • Yakalama izleyici: Kamera, web kamerası, tv kartı gibi bir kaynaktan videoyu yakalamaya izin verir.

Zaman Çizgisi: Grafik arayüzün en alt bölümünde yer alır. Projenizin görsel sunumunun oluşturulduğu, kliplerin başlangıç, bitiş, geçiş, efekt gibi eklemelerinin yapıldığı yerdir. Zaman çizgisi çoklu ize sahiptir. Böylece birden fazla video, resim ve ses kliplerini projenize ekleyebilirsiniz.

Video düzenlemek

Kdenlive video yakalama ve düzenlemeden sunuma kadar tam bir çözüm sunar. Bir filmi dört adımda düzenleyebilirsiniz.

Adım 1. Video aktarma: Kablo ile DV veya HDV kameranızdan, USB bellekten, sabit diskinizden veya masaüstünüzü kaydederek yazılıma videonuzu aktarabilirsiniz.

Adım 2. Proje Ağacı: Kdenlive çalışmada kullanacağınız resim, müzik ve videolarınızı proje ağacında toplar. Buradaki her bir belgeyi klip izleyici ile izleyebilirsiniz.

Adım 3. Zaman çizgisine sürükle bırak: İstediğiniz filmi oluşturmak için tek yapmanız gereken proje ağacında yer alan videolarınızı fare ile zaman çizgisine sürükleyip bırakmaktır. Zaman çizgisinde yer alan kılavuz ve işaretler size yardımcı olur. Zaman çizgisine eklediğiniz görüntü ve ses dosyalarına, efekt listesinden istediğiniz efekti fareyle iki kere tıklayarak ekleyebilirsiniz. İhtiyacınızı karşılayacak pek çok efektin bu listede yer aldığını da burada belirtelim.

Adım 4. Videoyu yayınlamak: Düzenleme olayı bittiğinde filminizi Ffmpeg tarafından desteklenen herhangi bir dosya biçiminde (MPEG, AVI, CV, Flash, MOV, … ) yayınlayabilirsiniz. Kdenlive filmlerinizi Dailymotion, Vimeo ve Youtube gibi web sayfalarında yayınlayabileceğiniz dosya biçimlerine de çevirebilir.

Ses ve görüntü desteği

Desteklediği bazı dosya biçimleri:

  • Görüntü: MiniDV, HDV, AVCHD, huffyuv, Snow, Dirac, MPEG2, MPEG4, MP4, AVI, Real video, Flash, xVid, Quicktime, OGG, …
  • Ses: Sıkıştırılmamış PCM, AC3, MP2, MP3, Vorbis, WAV, …
  • Resim: PNG, JPEG, XCF (Gimp dosya biçimi), EXR, TIFF, SVG, GIF (hareketsiz), …

Sözün özü

Resimlerinizden filmler oluşturmak ya da var olan filmleriniz üstünde düzenleme yapmak istiyorsanız, Kdenlive size her konuda yardımcı olacaktır. Yazılım, zengin efekt ve geçiş listesi, desteklediği dosya biçimleri, farklı kaynaklardan görüntü yakalama özelliği ve kolay arayüzüyle kullanıcısına tam bir çözüm sunar.

Kaliteyi özgürce kullanmak isteyenlere tavsiyemizdir..

Xfce’de Çokluortam

Bir taraftan Pardus’ta Xfce ile ilgili PolicyKit sıkıntısı ve dolaylı olarak paket yöneticisi, ağ programcığı, servis yöneticisi gibi Tasma modüllerinin çalışmama sorunları giderilirken; diğer taraftan Xfce için ağ yöneticisi (Wicd), CD yazdırma programı (Xfburn), müzik çalar (Listen), -henüz kararlı olmadığı için depoya giremeyen- İnternet tarayıcısı (Midori) ve benzeri uygulama alternatifleri paketlendi.

Özgürlükİçin.com’u takip edenler, Xfce’nin 4.6 sürümünün kararlı sürümünün çıkmasına az bir süre kaldığını; bununla beraber, daha şimdiden kararlı olmayan sürümlerinin paketlenip tekrar tekrar denendiğini bilirler. Kullanıcılar, Xfce 4.6’nin çıkışıyla beraber güç yöneticisi gibi yeni yardımcı araçlar; altyapı araçlarının yenilenmesi ve Xfce’ye has ayar arayüzlerinin Glade ile tekrar tasarlanması gibi bir dizi değişiklikle karşılaşacaklar.

Tüm bu güzel haberlerin yanında, bu makalemde Xfce’de çokluortam ve İnternet için neleri tercih edebileceğiniz  konusunda sizlere bölüm bölüm önerilerde bulunacağım.

Resim Görüntüleyici:

Ristretto Xfce bünyesinde geliştirilen Ristretto, son derece hafif ve birkaç  küçük numarası ile beraber sadece amacına hizmet eden, küçük boyutlarda resim göstericidir. Düzenle > Tercihler kısmından slayt gösterisini, davranışları, bellek kullanımı ve benzeri ayarları yapılandırabilirsiniz.

Çoklu Ortam Oynatıcı: Gnome MPlayer

Aslında Xfce’nin Xfmedia adında bir çokluortam aracı mevcut; fakat hem gelişimi durmuş durumda, hem de çokluortam dosyalarını oynatırken çeşitli sorunlarla karşılaşılmakta. Bunun yerine tercih edilebilecek en iyi çokluortam oynatıcısı ise Gnome MPlayer.

Mozilla Firefox’unuzun görüntü oynatıcı eklentisinin bağımlılığı olması sebebiyle, Pardus’ta yüklü olarak gelen Gnome MPlayer, bir çokluortam oynatıcısından bekleyebileceğiniz pek çok şeyi barındırıyor. Benim en çok sevdiğim özellik, altyazıların renklerini, büyüklüklerini ve yazı tiplerini rahatça değiştirebiliyor olmam. Minimal yapısı nedeniyle, programın ayarları arasında kaybolmanız pek mümkün değil.

Müzik Çalar: Listen

Aralarında Dive Into Python kitabının yazarı olan Mark Pilgrim’in de yer aldığı bir ekipçe geliştirilen Listen isimli müzik çaların arayüzü, yeni kullanacak olanlar için biraz ürkütücü olabilir; fakat zamanla o arayüzün neden o şekilde tasarlandığı konusunda fikir edinmeye başlayıp, “İyi ki burası böyleymiş!” diye arayüz tasarımına aşina olmaya başlıyorsunuz.

Amarok’ta olduğu gibi, Audioscrobbler, podcast, webradio, şarkı sözlerine göz atma ve dinlediğiniz grubun Wikipedia sayfasını ziyaret etme gibi birçok özelliğe sahip Listen’in en büyük avantajı, bunca karmaşık özelliklere rağmen sisteminizde az yer kaplıyor olması. Diğer taraftan, ana pencerede dynamic özelliğini devreye soktuğunuzda, Listen dinlediğiniz şarkıların dinlenme oranlarını belleğinde tutup, sıklıkla dinlediğiniz şarkıların tarzına, grubuna ya da benzer kriterlere göre benzer şarkıları çalma listesine ekleyip sırasıyla çalmaya başlıyor. Açıkçası bu benim için pek şaşırtıcı bir özellik, melankolik zamanlarınızda açtığınız tek bir Anathema şarkısının hemen arkasına, –eğer arşivinizde varsa– Pain Of Salvation yapıştırıyor ve kendinizi fena halde efkâr basmış buluyorsunuz. Bu da şarkı etiketlemenin bir güzelliği olsa gerek.

Bu arada, QuodLibet isminde, Xfce’nin JuK’u niteliğinde, Listen’den daha basit bir müzik çalar uygulaması daha var. Xfce masaüstü yöneticili Fedora özel dağıtımında öntanımlı Xfce müzik çalar olarak QuodLibet’in yüklü geldiğine dikkati çekmek isterim.

MPD İstemcisi: Xfmpc

Müzikçaların masaüstü yöneticisinden bağımsız çalışmasını isteyen, ağ ortamından yayın yapmak gibi marifetlere ilgi duyan dinleyici kitleler için MPD, vazgeçilmez bir müzik sunucusudur; ama bunu kullanabilmek için bir de arayüz istemcisine ihtiyaç duyarız.

Tabi ki Xfce kullanan MPD tutkunu geliştirici arkadaşımız Mike Massonnet de kolları sıvamış, Xfce için son derece basit ve hâlâ gelişme aşamasında olan bir MPD istemcisi yazmış. “Sadeliğin böylesi!” diyebilmek için Xfmpc güzel bir örnek. MPD hakkında daha ayrıntılı bilgi için, PardusWiki’yi ziyaret edin.

Ses Dosyaları İçin Etiket Düzenleyici: Easy Tag

Ses dosyalarının etiketlerini düzenlemek için, biçilmiş kaftan niteliğinde Easy Tag adlı uygulamayı kullanabilirsiniz. Artist, albüm, başlık, tür gibi temel etiketlerin yanında, lisans tipi, yorum, bağlantı adresi ve kimin tarafından ses dosyası biçiminin değiştirildiği gibi ayrıntılı etiketler de girilebiliyor. Bunun yanında, bir grubun tüm şarkılarının Artist etiketini tek bir seferde değiştirmek ve buna benzer marifetleri de yok değil.

Easy Tag dışında, QuodLibet ile bütünleşik halde gelen Ex Falso isminde bir başka etiket düzenleyici uygulamamız da depoda yerini almıştır. Ex Falso’yu kullanmak için QuodLibet’i kurmanız yeterli. Uygulamayı QuodLibet içerisinden kullanabilmenin yanında, sadece Ex Falso’yu çalıştırabilmeniz de mümkün.

CD / DVD Yazıcı: Xfburn

Çokluortam uygulaması kategorisinde pek yer almasa da, ses CD’si oluşturmak için bir CD / DVD yazma uygulamasına ihtiyacımız olacaktır. Xfburn’un yeni kararlı sürümü daha yeni güncellendi ve artık kolayca ses CD’si oluşturmayı da destekliyor. Üstelik arayüzü yeni sürümde Türkçeleştirildi.

Ana uygulama penceresinde yer alan “Yeni Müzik CD’si” düğmesine tıkladıktan sonra, geriye yapmanız gereken tek bir şey kalıyor, o da CD’ye yazdırmak istediğiniz ses dosyalarını aşağı sürükleyip “Yazmaya Başla” düğmesine tıklamak.

Ses Kaydedici: Audacity

Müzisyen arkadaşların enstrümanlarının veya kendi sesini kaydedebileceği bir uygulama olarak Audacity kesinlikle denemeye değer. Fakat biliyorsunuz ki, Pardus 2008 sürümüyle beraber PulseAudio ses sürücüsünü kullanmaya başladı ve bazı yazılımlar henüz PulseAudio desteğini sağlayamamış bulunmakta. Yine de küçük bir zahmetle bu uygulamaları kullanmanız mümkün. İster konsoldan “killall pulseaudio” diyerek, ister xfce4-taskmanager’dan pulseaudio servisini öldürerek Audacity’i kullanmayı tekrar deneyin. Tabi bundan önce xfce4-mixer ile mikrofonunuzu açmayı unutmuyorsunuz!

Audacity benzeri olarak Jokosher da katkı depomuzda bulunmaktadır, bunu da unutmadan söyleyelim. Diğer taraftan, biraz daha ciddi kayıtlar ve çalışmalar içinse, Server Acim’in Özgürlükİçin.com için yazdığı Rosegarden makalesine mutlaka göz atmanızı öneririm.

Masaüstü Görüntü Kaydedicisi: Gtk-Recordmydesktop

Bazen kendi masaüstünüzde yaptığınız bir çalışmayı görüntü olarak kaydetmek, daha sonra YouTube, Vimeo gibi sitelere göndererek, bunları arkadaşlarınızla paylaşmak isteyebilirsiniz.Örneğin Pardus ve Xfce’de Compiz ile ilgili çektiğim görüntü,Gtk-Recordmydesktop kullanılarak elde edildi, şuradan izleyerek Gtk-Recordmydesktop’un hüneri hakkında azıcık da olsa fikir edinebilirsiniz.

Anlık Görüntü Yakalayıcı: Xfce4 Screenshooter

Xfce’de çoklu ortam uygulamaları yazımızı, basit ve hoş bir panel eklentisiyle bitirelim. KDE’deki Ksnapshot uygulamasının Xfce’deki karşılığı, xfce4-screenshooter-plugin. Panele yerleşen  düğmesine tıklayarak ekran görüntüsünü alıp size kaydetme bilgilerini soran, basit ve pratik görüntü yakalayıcı için fazla söylenecek bir şey sanırım yok.Ama bununla ilgili bir sürpriz duymak isterseniz, hemen belirtelim. Xfce’nin yeni sürümünde (4.6) ekran görüntüsü almak, Print tuşuna basmak kadar basit olacak, yine bu uygulamacık sayesinde.

Evet arkadaşlar, makalemiz burada sona eriyor; ama Xfce’de kullanılabilecek uygulamalar saymakla bitmiyor. Ayrıca, Xfce’de KDE ve Gnome gibi diğer masaüstü yöneticilerindeki araçları rahatlıkla kullanabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Bu makale, sadece belli başlıklar altında uygulama önerilerinden ve önerilen uygulamaların kısaca açıklamalarıyla resimlerine değinmekten ibaret.

Bol Xfce’li günler…

Özgürlükİçin Nereye Koşuyor?

aşta Pardus olmak üzere ülkemizin özgür yazılım ve Linux ekosisteminin oluşmasına önemli katkılarda bulunan, 6 bini aşan kayıtlı kullanıcısıyla her geçen gün biraz daha büyüyen Özgürlükİçin’in Google PageRank’i “8” oldu!

Bugün herkesin ismini İnternet ile özdeşleştirdiği Google’ın, web sayfalarının değerlerini “0” ile “10” arasında bir derecelendirmeye tâbi tuttuğu PageRank sistemi, İnternet sitelerinin değerini belirlemede tek başına olmasa da, önemli ölçütlerden biri.

Google’ın site sıralamasında kullandığı algoritmanın sitenize verdiği değeri gösteren PageRank sisteminde, Türkiye’nin çok az sayıda sitesi 8 seviyesine ulaşmış durumda. Dünyada sadece Google ana sayfasının 10 tam puanı aldığı PageRank sisteminde, ülkemizde 9 puan alan web siteleri sadece birkaç üniversite ile sınırlı.

Yıllardır yayında, hatta bazı büyük holdinglerin bir parçası olarak faaliyet gösteren haber portalları ise genelde 7 ve aşağısı PageRank değerlerine sahip. Hürriyet, NTVMSNBC, HaberTürk gibi Türkiye’nin önde gelen haber portallarının 7 PageRank değerine sahip olduğu düşünüldüğünde, “www.ozgurlukicin.com”un 8 PageRank değerine ulaşması, bizleri açıkçası mutlu ediyor. Henüz yolun çok başında olan Özgürlükİçin, sizlerin desteğiyle eminiz daha da büyüyecek.

Şimdi sıra geldi, bu vesileyle etmek istediğimiz birkaç teşekküre…

Elbette bu başarı, başta TÜBİTAK UEKAE ve proje yönetimi olmak üzere; “Özgürlükİçin”in kodlarını yazanların; forum ve diğer bileşenleriyle üyelerine yardımcı olan üyelerinin; paket tanıtımı, oyun incelemesi, nasıl belgesi hazırlayan siz katkıcılarının; ve son olarak da üyelerini topluluk süreçlerine katarken böyle bir haberi yine onlara emanet eden yöneticilerinindir…

Hepinize teşekkür ediyoruz!

GCompris

Pardus ve dolayısıyla Linux ile tanışmamın üzerinden yaklaşık iki yıl geçti, ben her gün yeni bir şeyler öğrenirken, Linux ve özgür yazılıma olan hayranlığım da gün geçtikçe artıyor. Linux dünyasını küçük bulan ve yeteri kadar yazılım olmadığını iddia edenlere de şaşıyorum. Pardus’a yüklediğim her program ile ne kadar büyük bir dünya içinde olduğumu biraz daha keşfediyorum. İşte size faydalı bir yazılım daha. Alın çocuğunuzu yanınıza ya da iyisi mi dönün o çocukluk günlerinize, GCompris ile bol bol eğlenin. Bu yazıda size eğitici ve eğlendirici GCompris oyununu, hatta oyun ve etkinliklerini tanıtmaya çalışacağız. Bu arada unutmadan, GCompris kullanmam konusunda bana yardımcı olan ve kocaman bir çocuk olduğumu unutturmayan, sevgili kızım Miray’a da çok teşekkür ederim. Kendisi 8 yaşında olup, ilköğretim 3ncü sınıf öğrencisidir.

GCompris’i Tanıyalım

GCompris, 2 yaş ve üzeri çocukların, gelişimlerinde katkı sağlayacak, bilgisayar karşısında kendilerini görsel oyunlar ve etkinlikler ile eğlendirerek, ebeveynleri ile birlikte vakit geçirebileceği keyifli bir program. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara evlerinde eğitim imkanı veren bu program bir GNU paketidir ve Genel Kamu Lisansı altında dağıtılır.

Programı kuracak ve kullanacak büyükler dikkat! Bu program içinde bulunan oyun ve alıştırmalar, çocuğunuzda bağımlılık yapabilir;  eğer çocuğunuzun bir bilgisayarı yok ise size ortak çıkarabilir ya da sizi yeni bir bilgisayar almaya zorlayabilir! Sonra bizi uyarmadınız demeyin! 🙂 Şimdi gelelim GCompris ‘i nereden ve nasıl temin edeceğimize. Her zaman olduğu gibi bu paket de, Paket Yöneticisi ile kolaylık ile kurulabilmekte ve sonra Programlar >Oyunlar> Çocuklar için Oyunlar yolu takip edilerek çalıştırılabilmektedir. Yalnız kurmadan önce Katkı (Contrib) deponun sistemimizde kurulu olduğundan emin olamalıyız.

İlk Ayarlar

Aslında paket kurulduktan ve program çalıştıktan sonra yapmanız gereken bir ayar bulunmamakta. Ama siz yine de ön tanımlı ayarları değiştirmek isterseniz, ilk pencerenin altında yer alan tornavida ve anahtarlık butonuna basmanız yeterli.
Alt sırada bulunan butonlardan;

  • Gece simgeli ilk buton, programdan çıkmaya,
  • Küçük uçağımız, GCompris Hakkında yazısına ulaşmaya,
  • Tornavida ve anahtar, genel ayarları yapmamıza,
  • Soru işareti ise sizi yardım sayfalarına ulaştırmaya yarıyor.

Oyunumuz yapı olarak, ana pencerenin sol tarafında bulunan sekiz adet ana başlık simgesi ve bu ana oyun başlıkları atında yer alan oyun grupları ya da oyunlardan meydana geliyor. Ana başlıklardan birini seçtiğimizde, o başlık ile ilgili pencere ve simgeler bizi karşılıyor. Simgelerin sol üst köşelerinde bulunan yeşil ok ve yıldızların bazı özel anlamları var. Eğer simge üzerinde bir yeşil ok var ise simge sizi bir alt oyun grubuna götürecek demektir. Simgeler üzerinde 1, 2 ya da 3 yıldız var ise bu oyun zorluk derecesini gösteriyor. Bu yıldız sade bir yıldız ise 2 yaşından 6 yaşına kadar olan çocukların, beşgen içinde bulunan yıldızlar ise 6 yaş üzeri çocukların seviyelerine göre düzenlenmiş oyunlar olduğunu anlatıyor.

Oyunlar sırasında, oyunun seviyesini gösteren ve tıkladığınızda da üst seviyeye geçen bir zar yaptığınız işin doğruluğunu da kontrol edeceğiniz “tamam” ve sizi ana pencereye götürecek “ev” size eşlik edecek. Asıl ilgi çekecek sürpriz, GCompris’i başlattığınız ilk andan itibaren size yol gösterecek, yardım edecek, oyunlarda sizi tebrik edecek ya da uyaracak bir yardımcı sesinizin bulunması olacak.

İsterseniz GCompris ‘in ana başlıklarını ve altlarında bulunan oyunları kısaca tanıyalım:

Matematik

İlk ana başlık Matematik, bu başlık altında da geometri, renk işlemleri ve sayılar adı altında üç alt başlık daha bulunmakta. Çocuklar geometri alt başlığında bulunan araçlar ile basit çizimler yapacak, verilen nesnelerin aynısını veya aynadan görünen kopyasını çizmek için uğraşacaklar.

Renkli işlemler alt başlığı ile eşit ya da eşit olmayan sayıları, sayıların katlarını ve asal sayıları öğretecek oyunlar oynayacaksınız. Matematik hafızasını geliştirecek, basit cebir işlemleri yapacak, terazinin nasıl dengede tutulacağını öğreneceğiz. Sayılar alt başlığında, ekranda görünen nesneleri sayacak, zarlar üzerindeki numaraları öğrenecek, sihirbazın şapkasındaki sayıları sayacağız ve para hesabını öğreneceğiz.

Okuma İşlemleri

İkinci ana başlık “Okuma İşlemleri”. Bu başlık altında da okunan harfi seçecek, dikey ve yatay hareket eden kelimeleri takip edeceğiz. Resimde bulunan nesnelerin adını ve eksik harfini bularak eğlenecekler.

Eğlence İşlemleri

Üçüncü ana başlık ile basit bir futbol oyunu oynayacak, kelime işlemci ile çocuğunuzu düz metin yazmaya alıştıracaksınız. Basit bir mesajlaşma yazılımı ile yerel ağ üzerinden mesajlaşma yapabileceksiniz. Tux çizim programı ve animasyon yapabileceğiniz uygulamayı da unutmamak gerek.

 

Bilgisayarı Keşfet

Dördüncü ve bence ilk uğranması gereken ana başlığımızda da, daha önce bilgisayar ile tanışmamış çocuklara klavye ve fare kullanımı konusunda basit işlemler yaptırılıyor. Fare işlemleri ile fareyi kaydırarak çiçekleri sulayacak, deniz altında bulunan balıklara tıklayacak, fareyi oynatarak sildiğimiz alanın altında ne varmış bakacak ve noktalara sırayla tıklayarak altıdaki nesneyi bulacağız. Klavye işlemleri ile ise düşen basit harf ve kelimeleri tuşlara basarak kurtaracak, düşen zarlar üzerindeki rakamları tuşlayarak puan toplayacak, sağ ve sol üst (shift) tuşları ile Tux’a top atacağız.

Stratejik Oyunlar

Beşinci ana başlığımız olan bu bölümde satranç öğrenebilir,taşları aşağı yuvarlayıp 4’lü dizerek eğlenebilirsiniz. Çukur oyunu da basit ama zevkli bir oyun. Amacınız son deliği Tux’a bırakacak şekilde topları çukurlara dizmek.

Deneysel Oyunlar

Altıncı ana başlığımız çocuğunuzun araştırma ve öğrenme yeteneğini geliştirecek,ona çevre bilincini öğretecek küçükuygulamalar içeriyor. Tux’u paraşüt ile tekneye indirecek, su kanallarını ayarlayıp Tux’u tekne ile gezdirecek,suyun doğada nasıl dönüştüğünü ve su israfı ile bu kaynakları tükettiğimizi göreceğiz. Denizaltımız ile nesneleri toplayacak, basit elektrik şemaları ile devreler kuracağız.

Keşif Etkinlikleri

Yedinci ana başlığımız, beş alt başlık içerisindeki eğlenceli ve öğretici etkinliklerden oluşuyor.


  • Zaman ve Coğrafya etkinlikleri
    :Ellerimizi öğrenmemiz için resimli el bulma etkinliği, nesneleri ilgili oldukları diğer nesnelerle eşleştirme etkinliği, zamanın akışını öğreneceğimiz resim sıralama etkinliği, şekilleri olması gereken yere taşıdığımız bir yap boz etkinliği, sayılar ve nesneleri eşleyeceğimiz çift girdi tablosu, ülkelerin yerlerini harita üzerine yerleştirme etkinliği, akrep ve yelkovanı saat üzerinde döndürerek saati öğrenme etkinliği ve şehirleri harita üzerindeki yerlerine koyarak bulma etkinliği ile dünyamızı öğreneceğiz.
  • Hafıza etkinlikleri : Resimli ve sesli hafıza oyunları, trenin parçalarını bularak tamamlayacağımız tren yolu etkinliği ile hafızamızı güçlendireceğiz.
  • Ses etkinliğ i:Melodileri tekrar ederek müzik öğreneceğiz.
  • Labirent etkinliği : 3 Boyutlu ve 2 boyutlu (kolay, orta, görünmez) labirentler içinde yönümüzü bulmaya çalışacak ve yön duygumuzu geliştireceğiz.
  • Renk etkinlikleri : Doğru renge tıkla, mozaiği tekrarla, renklerin isimlerini oku ve gelişmiş renkleri bulma etkinlikleri ile renkleri daha yakından tanıyacağız.

 

Yap Boz

Sekizinci ve son ana başlığımız altında da ünlü tabloların bulunduğu bir yaz boz, eğlenceli bir Tangram, renkli blokları kaydırarak kırmızı renkli bloku dışarı çıkaracağımız bir bulmaca, renkli halkaları aynı sırada olacak şekilde diğer tarafa taşıdığımız Hanoi köprüsü oyunları, vinç ile şekilleri taşıyarak verilen modeli oluşturma, resimli sudoku ve sayı dizmece oyunu bulunmaktadır. GCompris ve onun altında bulunan eğlenceli tüm etkinlikleri deneyerek çocuklarımızın gelişimine biraz daha katkı sağlayabiliriz.

Bazı etkinlik ve oyunların basit veya sıkıcı olduğunu düşünsek de, çocuklarımızın bu etkinliği neşe ile gerçekleştirmelerinde onlara yardımcı olmayı unutmayalım…

Pardusta OpenDNS Kullanımı

Pardus’u ailece kullananların eksikliğini en çok hissettikleri konu, herhalde İnternet filtresinin olmaması. Bu konu kullanıcı sayısı arttıkça forumlarda ve e-posta listelerinde giderek daha çok gündeme gelmeye başladı.

Bu eksikliğin şimdiye kadar giderilememiş olmasının nedeni herhalde Tasma, Güvenlik Duvarı, ÇOMAR, Ağ Yöneticisi gibi pek çok temel Pardus projesini kapsayan bütünsel bir çalışma gerektirmesi ve belki de squid+dansguardian gibi küçük sayılmayacak paketlerle tüm bu bileşenlerin uyum içinde çalışmasının gerekliliği.

Şimdilik böyle kapsamlı bir çalışma Pardus içinde bulunmuyor, bu nedenle kullanıcılara ve geliştiricilere tarayıcı eklentilerinden daha güven verici, kurulumu, uygulaması ve yönetimi kolay bir çözüm olarak OpenDNS hizmetini öneriyorum.

Bilmeyenler için: OpenDNS servisi çeşitli filtreler uygulayabileceğiniz özelleştirilebilir bir DNS sunucu servisidir. Bir başka deyişle, OpenDNS’i ne şekilde ve ne amaçla kullanacağınız tamamen size ait bir karar. Dilerseniz OpenDNS sunucularını, Türkiye’deki kimi yasakları aşmak; dilerseniz çocuklarınızı pornografi, kumar ve şiddet içeren içerikten uzak tutmak için kullanabilirsiniz.

DNS sunucuları ise İnternet sitelerinin IP adreslerinin sorgulandığı servislerdir. Programlar IP adresini öğrenmeden İnternet’te hiçbir siteye ulaşamaz.

OpenDNS servisini özelleştirerek kullanabilmek için siteye üye olmanız ve OpenDNS’in modeminizin aldığı IP adresini bilmesi gerekir.

Üyelik için kullanıcı adı, şifre ve e-postanızı girip, posta kutunuza gelen etkinleştirme mesajıyla üye olabiliyorsunuz. Daha sonra siteden giriş yaparak kendinize bir ağ (network) tanımlaması yapmanız gerekiyor. OpenDNS size sadece güvenli DNS sunucuları sağlamakla kalmaz; tüm İnternet içeriğini de 50 kadar kategoriye ayırarak, her biri için filtreler oluşturmanıza olanak verir.

Uygulayacağınız güvenlik düzeyini ve filtreleri de tespit ettikten sonra, Pardus’unuzun OpenDNS’i kullanmasını sağlamanız lazım.

Bunun için en iyi yöntem modeminizin DNS adresini değiştirmek ancak Pardus’un DNS ayarlarını da değiştirebilirsiniz. Bunun için önce bağlantı yaptığınız profildeki isim sunucuları adresini “öntanımlı ” yapmalısınız. Sonra Ağ Yöneticisi’ndeki isim sunucu adreslerini silerek OpenDNS’in adreslerini ekleyin: 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 .

Son olarak, OpenDNS’in sizin ayarlarınızı uygulayabilmesi için DNS sorgulamalarının sizin ağınızdan geldiğini anlamasını sağlamak gerekiyor. Bunun en kesin yolu İnternet Servis Sağlayıcı’nızdan (ISS) sabit IP talep etmek ve bu adresi OpenDNS’in ağ ayarlarında kaydetmek. Ancak çoğu kullanıcı gibi bunun yerine her bağlantıda değişen IP adresinizi OpenDNS’e bildiren küçük bir uygulama kullanabilirsiniz. OpenDNS bunun için ddclient’ı öneriyor. Bu uygulamanın kurulumu çok basittir.

Yetkili kullanıcı ile konsolu açın ve şu komutları çalıştırın;

pisi it subversion
svn co https://ddclient.svn.sourceforge.net/svnroot/ddclient/trunk ddclient
cd ddclient
cp ddclient /usr/sbin
mkdir /etc/ddclient
mkdir /var/cache/ddclient
cp *.conf /etc/ddclient/ddclient.conf

Kurulum bu kadar. Ayarlamak için yetkili kullanıcı ile /etc/ddclient/ddclient. conf dosyasını açın (Pardus > Çalıştır > kdesu kwrite /etc/ddclient/ddclient.conf yolunu takip edebilirsiniz) ve dosyanın en sonuna aşağıdaki paragrafı yapıştırıp xx yerlerini kendinize göre değiştirip kaydedin.

## ##
OpenDNS.com account-configuration
##
use=web, web=whatismyip.org
server=updates.opendns.com
protocol=dyndns2
login=xxOpenDNS_Kullanıcı_adınız
password=xxOpenDNS_Şifreniz
xxOpenDNS’de_tanımladığınız_Ağ_adınız_(benim_örneğimde:”ev”)

Artık servis hazır ancak açılışta çalıştırılması için yine yetkili kullanıcı ile açacağınız /etc/conf.d/local.start (kdesu kwrite /etc/conf.d/local.start) dosyasının sonuna aşağıdaki satırı yapıştırıp kaydedin. Böylece her 300 saniyede bir OpenDNS’de tanımladığınız ağın ip adresi ayarlanacak.

/usr/sbin/ddclient -daemon 300 -syslog

Şimdi bilgisayarınızı ve modeminizi tekrar başlatın ve denemek için engellediğiniz içerikleri açmaya çalışın.

OpenDNS sonuçta DNS tabanlı bir filtreleme olduğundan aşılması zor değil ancak yine de küçük çocuğunuz ya da teknik ağ konularına pek bulaşmamış kişiler için tatmin edici bir çözüm. Önlem almak için proxy sitelerini de mutlaka engellemelisiniz. Ayrıca yönetici parolasını bilen kullanıcılar DNS adresini değiştirerek filtreyi atlatacaktır ve İnternet’i bir firewall üzerinden kullanıyorsanız ve firewall sizin DNS isteklerinizi kendi öntanımlı DNS adresine yönlendiriyorsa bir işe yaramayacaktır. Servisin kötü bir tarafı ise OpenDNS sitesinden yaptığınız değişikliklerin geçerli olması için 5-10 dakika beklemeniz gerekmesi.

Bu kadar kusur kadı kızında bile olur :)…

Xfce İpuçları

Bildiğiniz gibi Xfce, basit, işlerinizi daha kolay ve sakin bir şekilde yürütmenizi sağlayan, hızlı bir pencere yöneticisidir. Ama bu basitlik, bazı işlere doğrudan müdahale etmenize de neden olabilmektedir.

Bu kötü ya da zor bir şey değildir. Tam tersi, işleme doğrudan müdahale ederek pencere yöneticisi ile ilgili bazı ipuçları elde edebilirsiniz. Gelin size önce, KDM ile, hiçbir şeyi değiştirmeden Xfce’yi nasıl varsayılan hale getirebiliriz onu göstereyim, sonra da simgeler ve temalara el atalım.

KDM ile Xfce

“KDM ve Xfce mi?” diye sorabilirsiniz. Evet, KDM ile Xfce çalıştırmanın bir iki dezavantajı var. Örneğin kdebase’in sistem açılışında yüklenmesi dolayısıyla sistem geç açılmakta. Ama şu da var ki Pardus KDE temelli bir dağıtım ve dolayısıyla da KDE paketlerinin hâkimiyeti söz konusu. İster istemez KDE programı çalıştıracaksınız. Ağlarınızı düzenleyebilmeniz için, network-applet yani “KDE Ağ Programcığı” buna bir örnek. Bu nedenle, kdebase’in önceden çalıştırılması çok da büyük bir dezavantaj olarak görülmemeli. En azından şimdilik…

KDM ve Xfce’in birlikte çalıştırılmasının normal kullanıcılar için avantajı ise çok fazla. Xfce’yi kurduktan sonra yapmanız gereken tek şey, Giriş Yöneticisi (KDM) ekranına geldiğinizde “alt + M” tuş ikilisini kullanıp, açılan menüden de oturum olarak Xfce4’ü seçmeniz. Kullanıcı adı ve parolanızı girdiğinizde, artık sizi hep Xfce4 karşılayacak.

Kişisel Simgeler

İşte size Xfce masaüstü ile ilgili küçük bir ipucu daha: Xfce, kullanıcılara ait olan kişisel simgeleri, ev dizinindeki “.icons” dizininden algılıyor.

Örnek olarak Xfce-look[1] sitesinden bir simge teması indirin (mesela FinalOrder) ve arşivi açarak bu dizinin içine yerleştirin:

<example> $ tar -xf ~/Desktop/FinalOrder.tbz2 $ move ~/Desktop/FinalOrder .icons </example> simge dizini
Bunları yaptıktan sonra, Ayar Yöneticisi’ni çalıştırın (Xfce Menüsü > Ayarlar > Ayar Yöneticisi), oradan da “Kullanıcı Arayüzü”nü seçin.

 

“Simge Teması” sekmesinde yüklediğiniz simgeyi görebiliyorsunuz, değil mi? Güzel. Şimdi de öteki temalara gelelim.

Temaları Değiştirmek

Pencere Temasını Değiştirmek: Pencere temalarına ayar yöneticimizin “Pencere Yöneticisi Ayarları”ndan ulaşabiliyorsunuz. Xfce’de birçok tema kurulu geliyor. Bunların dışında bir tema yüklemek isterseniz, Xfce-look sitesinden temaları indirebilirsiniz. Bu temaları kullanabilmek için, indirdiğiniz arşivin içinden çıkan dizini ev dizinindeki “.themes”  dizinine atmalısınız. Daha sonra, ayar yöneticimizin “Pencere Yöneticisi”nden  tema seçimini yapabilirsiniz.

Yalnız dikkat etmeniz gereken bir şey daha var: Xfce-look sitesindeki her tema, biraz önce anlattığım şekilde kurulamamaktadır çünkü bu temaların bir kısmı Gnome teması olup, Xfce ile de uyumlu olan temalardır. “GTK+ themes” diye geçen temalar, tıpkı kaynak koddan derlenerek kurulan programlar gibi  kurulabilmektedir. O şekilde kurulan temaların arşivlerinden README, INSTALL ve benzeri dosyalar çıkmaktadır, o dosyaları okuyarak tema kurulumunu  gerçekleştirebilirsiniz.

Ama benim daha iyi bir fikrim var! Özgürlükİçin forumunda Xfce temaları ile ilgili bir konu açarak tema isteğinde bulunabilirsiniz ya da Uluzilla‘ya hata girebilirsiniz.

İmleç Temasını Değiştirmek:

Kullanmak istediğim simge temaları için, ev –ya da burada yoksa “.icons”– dizinindeki tema arşivlerinin içinden çıkan dizini de buraya yerleştiriyorduk. Aynı şekilde, imleç temalarını da bu dizine alabiliyoruz. Bu dizine aldığınız imleç temalarını kullanabilmek için ayar yöneticimizden “Fare” penceresini kullanmanız yeterli.

 

Keşke Fontlar İçin de Bir Dizin Olsa

Var! Xfce ile ilgili olmasa da, kullanmak istediğiniz tüm fontları ev dizinindeki “.icons” dizinine yerleştirerek kullanabiliyorsunuz.

Özgürlükİçin Varan:1

Türkiye’in en büyük özgür yazılım topluluğu Özgürlükİçin.com, Pardus 2008 sürümünün hemen peşi sıra  vites büyütüyor. Birinci yılını geçtiğimiz temmuz ayında dolduran Özgürlükİçin, topluluktan gelen öneri ve eleştiriler doğrultusunda hizmetlerini güncellemeye devam ediyor.

Yeni dönemde Özgürlükİçin’de pek çok yenilik yer alacak. Peki, neler bunlar?

 

1) Tema: Pardus kullanıcılarının hazırladığı duvar kâğıdı, simgeseti, imleç temaları, pencere dekorasyonları, Amarok eklentisi ve SuperKaramba temalarına hızlı erişimi ve paylaşımını sağlayacak bir merkez olacak burası. Süreç içinde yine Özgürlükİçin topluluğu içinden çıkacak Tema bölümü yöneticilerinin idaresine bırakılacak bu alanda, belli bir “özgünlük ve kalite standardı”nı yakalayan ürün ve tasarımlar sergilenecek.

Tema’nın gelecekte Özgürlükİçin’in en hareketli alanlarından birisi olmasını bekliyoruz.

 

2) Yeni Fikirler Arayüzü: Pardus Yaz Stajı Programı katılımcılarından sevgili Hüseyin Berberoğlu’nun yazdığı Yeni Fikirler Arayüzü, esin kaynağını Ubuntu’nun BrainStorm‘undan alan yeni bileşenimiz.

Yeni Fikirler Arayüzü ya da kısa adıyla “Beyin“, yeni dönemde topluluk talepleri ile geliştiriciler arasında önemli bir iletişim katmanı oluşturacak. Pardus 2009 Ürün Yöneticisi Selim OK’un yönetiminde bu bölüm, geliştiricilere hangi ihtiyacın topluluk tarafından nasıl ve ne kadar istendiğine dair “ölçülebilir” veri sağlayacak. Bu bölümü yeni tasarımda, sağda durmadan tazelenen bir Ajax penceresiyle sürekli göz önünde tutmayı düşünüyoruz.

 

3) E-Dükkan: Uzun zamandır bekliyordunuz ve sonunda oldu!

Türkiye’nin önde gelen bir alışveriş sitesinin işbirliğinde hazırlanan bu bölümde, orijinal Pardus t-shirt ve diğer lisanslı Pardus ürünlerini satın alma olanağına kavuşacaksınız. Özgürlükİçin’den satın alacağınız her lisanslı ürün, Pardus Projesi’nin gelişimine maddi katkıda bulunacak.

E-Dükkân bileşenimiz için sevgili Eren Türkay ve Uğur Çetin’e kocaman bir teşekkür borçluyuz.

 

4) Yeni arayüz: Özgürlükİçin’in tasarımını da sizlerden gelen öneri ve eleştiriler doğrultusunda güncellemeye giriştik elbette… Üzerinde çalıştığımız bir taslak tasarımı sizlerle şimdiden paylaşalım.

Tasarımın sağındaki boşluklarda aslında pek çok sürpriz gizli. Bunları bir sonraki haberimize bırakalım ama şimdiden de çıtlatalım sizlere, asıl bomba haberi hâlâ kendimize saklıyoruz  :)..

Bu yandaki ekran görüntüsü de yeni oyun sayfamız olsun. Tasarıma ilişkin beğeni/eleştiri ve önerilerinizi foruma bekliyoruz…

 

5) Enemy Territory: GameTracker’ın listesinde 11’inciliğe kadar yükselen UrbanTerror sunucusuna yakında kardeş geliyor! Enemy Territory  oyun sunucumuz yakında yayında…

Hydrogen

Hydrogen, kalıplara dayalı programlama yapılabilen ve harici bir MİDİ klayve ile de kullanılabilen, sentezleyici yazılımıdır. Şarkınızın davul partilerini bu yazılımlar oluşturabilir, dosyayı wav olarak dışarı aktarabilirsiniz.

“Hydrogen” paketini, pisi paket deposundan kurmak için Paket Yöneticisi’ni açıyoruz. Soldan “Çokluortam Uygulamaları”nı seçtikten sonra “hydrogen” paketini işaretliyor ve ardından sağ üst köşedeki “Paketleri Yükle” düğmesine tıkladıktan sonra gelen onay düğmesine tıklıyoruz ve paket kuruluyor.

Kuracağımız ikinci paket, 20 adet kadar farklı drum kit’leri (davul setleri’ni) içinde barındıran “hydrogen-drumkits” paketi olacaktır. Ana paketi kurduğumuz yolu izliyoruz.

Bu seçeneği tıkladığımızda 20 adet ayrı davul setini Hydrogen paketine kurmuş oluyoruz. Bu konuyla ilgili detayları metnimizin son bölümünde daha detaylı açıklayacağız.

Davul Makinesi?

Yıllarını popüler müziğe veren eskiler bilirler, meşhur bir Davul Makinesi vardı bir zamanlar. Hala da kullanılmaya devam ediliyordur mutlaka. BOSS marka ve DR-880 gibi modeli olan Davul makinelerinden bahsediyoruz.

Bu davul makinelerine ölçü sayısını kendimizin belirleyip, bize ipucu verecek adlar vererek kaydedebileceğimiz,“pattern” adı verilen, “kalıp” olarak dilimize çevirebileceğimiz davul partileri yazılırdı. Sonra bu davul partileri bir “şarkı”nın içinde kullanılacak şekilde sıraya dizilirdi. Örneğin, parçamızın bir giriş kısmı varsa, burada davulun çalacağı “pattern”e “intro” adını verirdik, sonra şarkının “A” bölmesinde kullanacağımız “pattern”e “A1” adını verirdik. Ve bu “pattern”ler parçanın yapısına göre sıralandıktan sonra, bunları yazmaya başlardık.

Makinedeki yazım işlemi şöyle yapılırdı:

Önce ad veya kod vererek oluşturduğumuz “pattern”in davul partilerini, makinedeki her bir tuş davulun bir parçasına gelecek şekilde ayarlandığından, metronomu dinleyerek çalmaya ve kaydetmeye başlardık. “Pattern” yazımı bittikten sonra, sıra yazdığımız “pattern”leri programlamaya gelirdi. Örneğin “A1” pattern’i kaç kez tekrarlanacak, sonra hangi pattern gelecek ve o kaç kez tekrarlanacak ise, bunların sıralamasını makinede “Song” moduna geçerek hazırlamaya başlar ve sıralamayı bitirirdik. Bu işlemin sonunda, şarkımızın davul partisi hazır hale gelirdi.

Hydrogen Davul Makinesi

Hydrogen uygulaması bir önceki bölmede açıkladıklarımızı bilgisayar ortamında yapmamıza olanak sağlamaktadır. Program açılışında zaten bu uygulamanın “Advanced Drum Machine – Gelişmiş Davul Makinesi” olarak adlandırıldığını görüyoruz. Uygulamamız kurulduktan sonra, başlatmak için Pardus menümüzün “Programlar-Çokluortam” kategorisine gidiyor, “Hydrogen (Davul Seti”ni seçiyoruz ve uygulamamız açılıyor.

Uygulama açıldığında, karşımıza siyah bir fon üzerinde, birbirinden farklı pencerelerin iç içe gözüktüğü bir ortam gelmektedir.

Bu pencereleri açıklamaya, uygulama penceresinin en altından başlayalım. Bu pencerenin solunda, parçamızın Saat(HRS), Dakika (MSN), Saniye (SEC) bazındaki sayacını görmekteyiz. Onun yanında, parçayı ileri, geri, başına, sonuna almaya, çalmaya, durdurmaya hizmet eden düğmeler yer almaktadır. O kısmın sonunda yer alan sağ ve sol ok işaretleri, “pattern” ya da “song”ın “loop” yani döngü içinde çalınıp çalınmayacağını ayarlamamıza yaramaktadır. Eğer “pattern” ya da “song” üzerinde çalışacaksak ve parçayı bu modlardan birinde dinlemek istiyorsak “MODE” düğmesinin üstünden bu seçeneklerden birini işaretlemek durumundayız. Hemen sağında BPM (Beat Per Minute), parçamızın metronom hızını ayarlamamıza yardımcı olmaktadır. Uygulama başladığında standart metronom hızı 120’dir. En sağda yer alan “MIDI-IN” düğmesine tıklarsak, patternleri harici bir midi klavye ile yazabiliriz. “CPU” ise bu uygulamanın işlemciyi ne kadar yorduğunu görmemize yarayacaktır.

“Pattern Editor”ile şarkımızın “pattern”lerini hazırlayabiliriz. Pencerenin yukarıda, solunda yer alan “PATTERN NAME” ile solda pattern sıra numarası, yanında Pattern adı vardır. “SIZE=8” ile ölçü sayımızı belirleyebiliriz. 4/4’lük bir ölçünün içinde 8 adet sekizlik olduğu için, SIZE=8, 4/4’lük 1 ölçü anlamına gelmektedir. Ölçü sayısını bu değeri değiştirerek arttırabiliriz. Örneğin 4/4’lük 2 ölçü yazmak istiyorsak, bu değeri 16 olarak değiştirmemiz gerekir.

Yanındaki “RESOLUTION=8” ise, gireceğimiz en küçük nota süresini anlatmaktadır. Eğer 16lık nota süreleri girecek ise, bunu 16 olarak değiştirmemiz gerekmektedir.

En sağdaki “RECORDING” kısmında ise, “pattern”in kaydı ile ilgili işlemleri yapabiliriz. En soldaki seçili düğme, midi klavye ile loop şeklinde giriş yaparken her girdiğimiz notayı duymamıza imkan tanıyor. Ortadaki kırmızı düğme ile üzerinde çalıştığımız “pattern”i kaydedip, kaydetmeme seçeneğini kullanıyoruz. En sağdaki “Q” işareti ise, “Quantize” anlamına gelmektedir. Quantize işlemi, girdiğimiz notaları metronomu dinleyerek kaydederken, çalışımızdaki küçük gecikmeleri tam yerine oturtmayı sağlamaktadır.

Pencerenin sol ortasında, davulun her bir aygıtını soldan sağa yatay adlarla görmekteyiz. “Kick”in altındaki kısım ise, “velocity” olarak adlandırılan, girilen her bir notanın çalma gücünü ayarlayabileceğimiz yerdir.

“Song Editor”, yazdığımız “pattern”lerin hangi sıra ile kaç kez tekrarlanarak çalınacağını programlayacağımız bir düzenleyicidir. Pattern’in adını değiştirmek istiyorsak, solundaki ok ile seçilmiş olan “pattern”in üzerine gelip çift tıklayarak ona yeni bir isim verebiliriz. Soldan sağa doğru ölçüler yer almaktadır. Her 5 ölçüde bir rakam yazılmıştır. Yukarıda sol başta yer alan “CLEAR” düğmesine tıklayarak, seçili olan pattern silinebilir. Üst ok-Alt ok düğmesiyle, patternler arasında yukarı-aşağıya gidilebilir.

“Mixer” kısmında, davulun her bir aygıtının ses şiddetini, kendi içinde dengeleme şansımız var. Her davul seti yüklendiğinde, mixer’deki ayarlar farklı olarak hazırlanmıştır. “MASTER” Volüm düğmesi ise, davulun genel olarak toplam ses şiddetini ayarlamamıza imkan vermektedir. “HUMANIZE” düğmesindeki oranı arttırdığımızda, davulu sanki makine değil de, gerçek bir insan çalmış gibi duyulmasına olanak tanınmış olur. Yani davulu “İNSANLAŞTIRMA” işlemi yapılır. “VELOCITY”ile seslerin iç şiddetinin ayarlarının daha da öne çıkmasını sağlarız. “SWING” ile çalmada, hafiften bir kayma sağlanır. Alttaki “PEAK” düğmesi seçili ise, ses gücünün anlık bozulmaları önlenmiş olur. “FX” ile, davul partisine ses efektleri verilir.

Menüleri Tanıyalım

“File” menüsünde, dosya işlemleri yer almaktadır. Uygulamanın olanaklarını daha iyi tanımak isterseniz, “Open Demo” ile, uygulama ile birlikte gelen yüklü parçaları açıp dinlemenizi tavsiye ederim.

“View” ile ekranda hangi pencerelerin gözükeceğini ayarlayabilirsiniz.

“Help” menüsündeki “User manual” ile kullanıcı kılavuzunu okuyabilir,”About” ile uygulamanın programcılarını tanıyabilirsiniz.

Bir Uygulama Örneği

Bir örnek çalışma yapmak amacıyla, basit bir pattern oluşturduk. Bunu oluştururken, girişleri fare ile yaptık. Aşağıdaki ekran görüntüsünde, pattern’i görebilirsiniz.

Daha sonra, “Song Editör”e geçtik ve bu “pattern”in 3 ölçü süreceği, çok kısa bir parça haline gelmesini sağladık.

Ardından, dosyamızı kaydetmek için “File” menüsünden “Save” seçeneğine tıkladık.

Dosyamıza, “OI-Tanitim” adini verdik ve uygulama, dosya adımızın sonuna, Hyrdogen şarkı formatı olan “.h2song” son ekini verdi. “Save” düğmesine tıkladık ve parçamız kaydedildi.

Parçamızı “Wav” dosyası olarak dışarı aktarmak istedik. Bunun için yine “File” menüsünden “Export Song” “Şarkıyı Dışarı Aktar” seçeneğini tıkladık.

Karşımıza çıkan pencerede “Export Filename” yazan seçeneğin “Browse” düğmesine tıkladık ve dosyayı nereye kaydedeceğimize karar verdik.

Daha sonraki aşamada, dosya adını “OI-Tanitim.wav” olarak verdik ve “Save” düğmesine bastık.

Bilgisayarımızın hangi klasörüne, hangi dosya adı ile kaydedileceği netleştikten sonra, “Export” düğmesine tıkladık. 100% görüldüğünde, dosyanın aktarımının tamamlandığını gördük.

Dosyalarımızın durumunu incelemek için klasörümüzü açtık ve dosyalarımıza göz attık.

Wav dosyamızı mp3 dosyasına dönüştürmek istiyorsak şunu yapabiliriz. Audacity uygulaması bilgisayarımızda yüklü ise, Wav dosyamızı Audacity ile açabilir ve Audacity’nin “File” menüsünüden “Export to Mp3” seçeneğini işaretleyerek, dosyamızı Mp3’e çevirebiliriz.

Bu tanıtım yazısı için hazırladığımız dosyaları uygulamayı kurduktan sonra incelemek isterseniz, aşağıdaki linklerden dosyaları yükleyebilirsiniz.

“OI-Tanıtım” Hydrogen Dosyası
“OI-Tanıtım” Wav Dosyası

Davul Setleri

Tüm çalgılarda olduğu gibi, farklı marka ve modellere sahip davullar vardır. Uygulamanın ardından yüklediğimiz “hydrogen-drumkits” bizlere, parçamızı farklı marka ve model davul setleriyle hazırlama ve/veya farklı müzik türlerinde kullanılabilecek davul setlerini kullanma imkanı vermektedir.

Şarkımızı yazmadan önce farklı bir davul seti yüklemek istiyorsak, menüden “View-Show Drumkit manager” seçeneğini tıklıyoruz.

“Drumkit manager” açıldığında, pencerede davul setlerinin adları ve her bir davul seti ile ilgili olarak, sağda “Info” başlığının altında, bu davul seti hakkındaki küçük bilgiye ulaşabiliriz. Böylece, davul setini yüklemeden önce, onun hakkındaki kısa tanım sayesinde aradığımızı daha kolay bulabiliriz.

Davul çalmaya meraklı gençler ve daima genç kalanlar, davul çalma heveslerini bu uygulama ile biraz olsun giderebilirler.

Kolay gelsin.

Celestia

Celestia yazılımının ne işe yaradığına geçmeden önce bu yazılımla ve benimle ilgili ufak bir hikaye anlatacağım. Umarım sıkılmazsınız. 🙂

Hatırlarsanız 1966 yapımı ve dünyada çok popüler olan bir Uzay Yolu (Star Trek) filmi vardı. (Serinin ilk filmi) Bu filmde herkesin bildiği gibi Atılgan isimli bir uzay gemisi ve uzay gemisini yöneten Kaptan James T. Kirk (William Shatner) bulunuyordu.

İşte ben çocukken kendimi kaptan Kirk’ün yerine koyup evrenimizi gezip görmek ve bilinmeyene yolculuk yapmak istiyordum. Bu bir çocukluk hayaliydi ve gerçekleşmesi imkansız gibi görünüyordu. İşte bu imkansız isteği Celestia bir nebzede olsa da giderdi. Bu nedenle bu yazılımın geliştiricilerine kendi adıma teşekkür ediyorum.

Celestia Nedir?

3 boyutlu ve gerçek zamanlı (real time) bir şekilde evrenimizi gezip, görmemize yarayan bir uzay simülasyonudur. Celestia ile evrenimizde bulunan hemen hemen tüm gezegenleri, uyduları, galaksileri, meteorları, kara delikleri ve diğer gök cisimlerini hızlı bir şekilde görebilirsiniz.

* Celestia genel ekran görüntüsü. (İlk açıldığı andaki standart görüntü)

Uzayın Derinliklerini Keşfedin!

Yazılım ilk açıldığında resimde de gördüğünüz gibi karşınıza dünyanın uzaydan görünüşü gelecek. Dünyayı seçip işlem yapmak için farenizin sol tuşuna basıp select (seç) yazısına tıklayınız. Eğer seçim işlemini sorunsuz yaptıysanız ekranın sol üst köşesinde Earth (Dünya) yazması gerekiyor.

Earth yazsının hemen altında Distance (Uzaklık), Radius (Yarıçap) ve Apparent diameter (Çekim kuvveti) kelimelerini ve yanlarında yazan değerleri göreceksiniz. Uzaklık kısmında (örnek dünya için 31.891 km) km cinsinden seçtiğiniz cisme olan uzaklığınız görülmekte. Apparent diameter kısmında ise derece, enlem ve boylam bilgileri verilmekte.

Bir cismin üzerine tıkladığınızda gelen menüde yer alanlar;

* Select (Seç); Gördüğünüz cismi seçmenizi sağlar.

* Center (Ortala); Seçtiğiniz cismin tam orta noktasına götürür.

* Goto (Git); Seçtiğiniz cisme yakından bakmanızı sağlar.

* Follow (Takip); Seçtiğiniz cismi anlık olarak görüntülemenizi sağlar.

* Orbit (Yörünge); Seçtiğiniz cismin yörüngesini görüntüler.

* Info (Bilgi); Seçtiğiniz cisim hakkında bilgi verir.

Farenizin sağ ve sol tuşlarına basarak uzayda ilerleyebilir, istediğiniz cismi seçebilirsiniz. Üst menüde bulunan Back (geri) ve Forward (ileri) butonları ile bir önceki ve bir sonraki bulunduğunuz noktalara (zamanlara) gidebilirsiniz.

Görüntülediğiniz bir cismin fotoğrafını F10 tuşu ile ya da File/ Grab image menüsü yardımıyla çekebilirsiniz. Cesestia video çekmenize de izin veriyor. Ayrıca zamanı öne veya geriye alarak gök cisimlerinin hareketlerini de takip edebilirsiniz.

Uydunuzu Seçin

Celestia, bir gezegeni gezegen yörüngesindeki uydulardan anlık olarak izlemenize izin verir. Bunun için bir gezegen seçip farenizin sağ tuşuna tıklayın ve sırasıyla Satellistes (Uydular) / Uydu Adı / Goto (Git) seçeneğini seçin. Örneğin Mars’ı, Mars yörüngesinde bulunan Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesine (NASA) ait Mars Odyssey uydusundan izlemek için bu uyduyu seçebilirsiniz.

* Celestia için Mars Odyssey uydusundan alınan bir görüntü

Son olarak

Celestia yazılımı uzay ve gök bilimi ile uğraşanların mutlaka ilgisini çekebilecek bir yazılım. Görüntüleri almak için internet bağlantısını kullanıyor bu nedenle kotalı kullanıcılar çok dikkatli olmalı.

Ben bu yazıyı hazırlarken dünyaya çarpması muhtemel gök taşının koordinatlarını girdim (Google sağolsun) ve bana gök taşını gösterdi. Gerçekten muhteşem ötesi bir şey. Koordinat ya da isim girip arama yapabiliyorsunuz.

Yazılımın içerisinde gelen cisimler yetersiz gelirse ve ufkunuz daha geniş ise Celestia’nın sitesinden yazılıma yeni özellikler ve yeni cisimler indirip ekleyebilirsiniz. Celestia bu yönü ile de benzeri yazılımların oldukça önünde.

Benim en beğendiğim özelliği bulunduğunuz noktayı daha sonra tekrar görmek için gerekli bilgileri kayıt edebilmesi yani kendine has bir sık kullanılanları olması. Bu sayede kayıt ettiğiniz bir noktaya istediğiniz zaman tekrar ulaşabiliyorsunuz.

Tabi bu yazılımın özellikleri bu kadarla sınırlı değil ancak daha fazlası fazla teknik bilgiye giriyor ve sizleri boğmak istemiyorum. Zamanla ve yazılımı kullandıkça tüm özelliklerini keşfedeceğinize inanıyorum.

Son olarak Celestia tarzı başka bir yazılım yok. Eğer sizde benim gibi bu işlere meraklıysanız mutlaka Celestia’ı deneyin. Eminim memnun kalacaksınız.

Xfce Kurulumu

“Xfce, çeşitli Unix sistemlerde kullanabileceğiniz, sistem kaynaklarını verimli şekilde kullanarak koruyan, uygulamaları hızlıca çalıştırabileceğiniz hafif bir masaüstü ortamıdır.”

Xfce yazarı Olivier Fourdan’dan gelen bu sözler, Xfce’nin ne olduğunu, diğerlerinden ne gibi farklılıklar gösterdiğini genel bir ifadeyle anlatıyor aslında. Ama bu kadar bilgi bize yetmeyeceği için bu makaleyi okumaya davetlisiniz.

Xfce, bir pencere yöneticisidir ve KDE, Gnome gibi diğer pencere yöneticilerinden farklı bir kulvarda yer alır. Amaçlarının arasında daha basit, daha hızlı ve daha az karmaşık bir masaüstü ortamı sunmak vardır. Her ne kadar çok kolay olmasa da Xfce, yapmak istediğinizi en güzel şekilde gerçekleştirmenizi sağlar: Resim aç, çift tıkla, kapat, terminal aç, rahat ol, sakinleş, özgürsün vs… Ve işin en güzel tarafı, Xfce kullandıkça bir şeylerin hızlıca yol aldığını ve sisteminizin rahat nefes almaya başladığını hissedebilirsiniz.

Xfce, “X-Face” ile aynı şekilde okunuyor (Eks-Feys) ama ilk görenler “Eks Ef Si İi” şeklinde okumayı tercih ediyorlar (şahsen ben “İks-Fe-Ce-E” şeklinde okuyorum). Nasıl okuduğunuz aslında çok önemli değil ama yazarken dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü xface, xcfe, xcafe diye internette araştırma yaptığınızda Xfce hakkında pek bir bilgiye rastlayamazsınız.

Xfce’nin başlarda “XForms Common Environment” şeklinde bir kısaltması varken, yeni sürümlerinde “X Freakin’ Cool Environment” gibi yeni anlam arayışlarına girilmiş. 2. sürümden 3’e ve 4’e geçişinde Xfce baştan kodlanarak 2003 yılında Xfce4-rc1 sürümü duyurulmuş. Xfce, GTK+ kütüphanelerini kullandığı için Gnome ile görsel benzerlikleri ve pencere davranışları bulunuyor. Böylece bir taraftan amaçlarını gerçekleştirirken, diğer taraftan da görsel güzellikten taviz verilmiyor. Ayrıca KDE’deki gereksiz ayrıntılar da Xfce’de yer almıyor.

Eğer sisteminizin masaüstü oturumuna geçerken vaktinizi çalmasından, uygulamaları açarken sizi fazla bekletmesinden veya sistem kaynaklarını sömürmesinden şikayetçiyseniz; Xfce kullanmak için güzel bir sebebiniz var demektir. Xfce için bir miktar Konsol kullanmayı öğrenmeniz gerekebilir ama çok da şart değildir. Gerekli paketleri silmediğiniz sürece Ağ Yöneticisi, Güç Yöneticisi gibi KDE masaüstü ortamı araçlarını yine kullanabilirsiniz.

Sanki Bir Şeyler Eksik…

Pardus’u kurduğunuzda her şey hazır geliyor değil mi? Müzik çalarınız (Amarok), CD / DVD yazıcınız (K3b), e-posta istemciniz (KMail), RSS (Akregator) okuyucunuz, takviminiz (KOrganizer) ve daha birçok şey… Bir sonraki başlıkta göreceğiniz gibi, Xfce’nizi kurup yeni ortamınıza alıştıktan bir süre sonra KDE uygulamalarından elinizi çekmek isteyeceksiniz. Bu, yeni bir ortama, yeni programlara alışmak demek olacak. Zaten Xfce’de başka bir masaüstü ortamının kütüphanelerini kullanan bir program çalıştırmak pek garip olur, sizce de öyle değil mi?

Diğer taraftan, Xfce’nin de kendi içinde birtakım uygulamaları bulunuyor ve bunlar da Xfce’nin kendisi gibi basit ve sadelikten taviz vermeyecek şekilde kaliteli uygulamalar oluyor. Örneğin amacınız sadece resimleri açmak ve gözden geçirmekse Ristretto’yu pek tatlı bulacaksınız.

Kurulumu anlatmadan önce son bir şey ekleyelim; Pardus bir KDE dağıtımıdır, dolayısıyla KDE’yi tamamen ortadan kaldırmak şimdilik mümkün değildir. Ama bu sisteminizin disk sürücüsünde kapladığı alanı düşüremeyeceğimiz veya hızını artıramayacağımız anlamına gelmez. Bunu elbette yapabilirsiniz. Nasıl mı? İşe bu belgeyi okumakla başlayabilirsiniz…

Xfce Kurulumu

Artık Xfce kurmak, sıradan bir paket kurmak kadar basit. Pardus geliştiricileri sizin rahat olmanızı istiyor. Aşağıdakileri adım adım uyguladıktan sonra sevimli pencere yöneticimiz, siz değerli kullanıcılara hizmet vermeye hazır hale gelecek. Xfce paketlerimiz katkı deposunda yer aldığı için önce Contrib depomuzu ekliyoruz. Eğer ekliyse, bir sonraki adıma geçin.

1. Paket Yöneticisi’ni çalıştırın (Alt + F2 tuş kombinasyonunu kullanarak açılan pencerede, package-manager yazarak bunu yapabilirsiniz).
2. Ayarlar sekmesinden Paket Yöneticisi Programını Yapılandır deyin.
3. Açılan pencerede Yeni Depo Ekle seçeneğini kullanın.
4. Şu bilgileri girin:

  • Depo Adı: Contrib
  • Depo Adresi: http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2008/pisi-index.xml.bz2

5. Depoları güncelleyin.

Not: Pardus 2007 kullanıcılarının bu depo adresini kullanmaları gerekir:

http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2007/pisi-index.xml.bz2

Daha fazla bilgi için Özgürlükİçin’de contrib diye aratın.

Xfce paketlerini kurmak için:

1. Paket Yöneticisi’ni çalıştırın ve Yeni Paketleri Göster’i seçin.
2. Bileşenlerdeki Xfce Masaüstü sekmesine gelin ve oradaki tüm paketleri yükleyin.
3. slim diye aratın ve Slim’i de yükleyin. Bu bizim giriş yöneticimiz olacak. İlerleyen aylarda, Pardus’a özel tema da hazır olacak.

Son Ayarlar

Önce home dizininizdeki gtkrc-2.0 dizininin ismini değiştirelim. Root olmadan aşağıdaki komutu konsolda verin:

$ mv ~/.gtkrc-2.0 ~/.gtkrc-2.0.backup

Şimdi de, KDE’yi devre dışı bırakıp, giriş yöneticisi olarak Slim’i çalıştıralım. Root olarak aşağıdaki komutları konsolda yazıyoruz:

$ su
# service kdebase stop
# service slim start

Not: “service” komutu hakkında birkaç şey bilmeniz gerekiyor. Örnek vererek açıklayalım, eğer KDEBase servisinin sistem açılışında devreye girmesini istemiyorsanız, “service kdebase off”; KDEBase servisini o anki oturum için geçerli olacak şekilde sonlandırmak istiyorsanız “service kdebase stop” demelisiniz. Sisteminizdeki tüm genel servisleri görmek için “service” komutunu Terminal’de (konsol) verin. Servislerle ilgili yapacağınız işlemlerin çoğu root hakları gerektirmektedir. Daha fazla bilgi almak için şöyle yazın:

# service help

“Son ayarlar”da önce “service kdebase stop” diyerek kdebase servisi pasif hale getirdik. Ardından “service slim start” diyerek Slim giriş yöneticisini çalıştırdık.

Eğer yukarıdaki üç adımı doğru bir şekilde uygulayıp Slim’i doğru bir şekilde başlatabildiyseniz, başardınız demektir. Ama yine bir sorunla karşılaşırsanız, “ctrl + alt + f1” tuş kombinasyonunu kullanarak konsola düşüp, root giriş bilgilerinizi yazdıktan sonra, aşağıdaki komutu verin:

$ su
#service kdebase start

Normal şekilde KDE oturumunu başlatın, ardından ilk üç adımı tekrar gözden geçirin. Eğer hala bir şeyler ters gidiyor ve Xfce’yi başlatamıyorsanız, doğrudan konsoldan başlatmak gibi bir alternatifiniz daha bulunuyor:

1. Sisteminizi yeniden başlattığınızda KDEBase servisinin devreye girmemesi gerekir. Bunu nasıl yapacağımızı az önce söyledik. Açılışta konsola düşmediyseniz “ctrl + alt + f1” tuş kombinasyonunu kullanın.
2. Kullanıcı bilgilerinizi girin.
3. Aşağıdaki komutla -root olmadan- Xfce’yi başlatın:

$ startxfce4

 
Baktınız, Pardus’u Slim ve Xfce’yle daha çok beğendiniz; hep bu şekilde çalıştırabilirsiniz. Xfce’yi varsayılan masaüstü otrumu olarak başlatmak için Son Ayarlar başlığında KDEBase’i sonlandırıp Slim’i başlatmak işi sadece bir oturum geçerli olan bir işlemken, sisteminizi Slim ve Xfce ile başlatmak için aşağıdaki komutları root kullanıcı haklarını kullanarak terminalde yazmalısınız:

$ su
# service kdebase off
# service slim on

Masaüstüne sağ tıklayıp Sistem sekmesine baktığınızda, Ayar Yöneticisi’ni göreceksiniz. Ayar Yöneticisi’nden Xfce ile ilgili tüm ayarlara erişebilirsiniz.

Xfce’yi iyi kullanmak ve masaüstü ortamı üzerinde hakimiyetinizi sağlamak için sadece edindiğiniz bilgilerle yetinmeyin, sürekli kurcalayın. Ayar Yöneticisi’nde yapmanız gereken kurcalamak. Xfce masaüstü arkaplanını veya renk düzenini değiştirmek için sakın boşuna Tasma’ya uğramayın. Xfce’de ayarlar ile ilgili ne varsa, hepsi Ayar Yöneticisi’nde bulunuyor.

Xfce’ye Alışmak

İtiraf etmeliyim ki, Xfce’ye alışana kadar onu belki beş defa yükleyip silmişimdir. Benim zamanımda hem kaynaklar kısıtlıydı, hem de yalnız bir Xfce kullanıcısıydım. Artık Xfce kullanıcı kitlesi gelişmiş durumda ve Türkçe kaynak sayısı da gittikçe artıyor.

Bu yazıda Xfce ile ilgili bir giriş yapmayı amaçladık. Ne olduğunu, nasıl kurulacağını, sistem açılışında Xfce’yi nasıl başlatabileceğimizi kabaca anlattık. Eğer hala değişimde istekli ve ısrarlıysanız aşağıdaki önerileri uygulayın:

  • Bazı KDE uygulamalarını doğrudan çalıştıramayabilirsiniz. Terminal’i açın, “kbuildsycoca” komutunu verdikten sonra tekrar çalıştırmayı deneyin.
  • Eğer yazmaya yatkın ve elinizi fareye kadar taşımakta üşengeçseniz, “alt + f2” tuş kombinasyonuna kendinizi alıştırın. Firefox mu çalıştıracaksınız, o zaman “alt + f2 firefox” yazın.
  • Masaüstündeki Ev Dizini, Sistem ve Çöp kısayolları çalışmayacaktır. Bunun sebebi, Xfce’nin Konqueror yerine Thunar kullanmasıdır. Masaüstünüzde herhangi bir simgeye sağ tıklayıp, Masaüstü sekmesinden Başlatıcı Oluştur seçeneğini seçin:
  • Çöp Kutusu için Name kısmına Çöp, Command kısmına ise konqueror trash:/ yazın.
  • Sistem için Name kısmına Sistem, Command kısmına ise konqueror sysinfo:/ yazın.
  • Ev Dizini için Name kısmına Ev Dizini, Command kısmına ise konqueror ~ yazın.
  • Bir önceki maddede belirttiğimiz şekilde, herhangi bir masaüstü öğesi oluşturabilirsiniz.
  • KDE’deki konsole uygulamasının Xfce’deki muadili “Terminal”dir. Sevin onu, ilgi gösterin. Terminal, sizi fare kullanma zorunluluğundan kurtaracak kadar işlevlidir.
  • Xfce’nin de sanat sitesi vardır. Arada siteye girip, orada diğer Xfce kullanıcılarının masaüstü görüntülerini inceleyin ve neler yapabildiklerini görün.

Son olarak, PardusWiki ve Özgürlükİçin’deki Xfce kaynaklarını okumayı unutmayın.

Özgür kalın…

FreeMind

Freemind

“Zihninizi Haritalar”

FreeMind kısaca bir zihin haritası programı olarak tanımlanabilir. İlk bakışta bu tanım insana biraz karmaşık geliyor. Açıklamak gerekirse freemind ile anlatmak istediğiniz bir konuyu çok güzel ve görsel olarak özetleyebilir muhteşem bir ders özeti çıkarabilirsiniz.
Programı açtığınızda önce programın logosu ile karşılaşırsınız.

Daha sonra karşınıza boş bir sayfa açılır ve sayfanın tam ortasında yeni zihin haritası yazar.

İşte burası köktür. Şemamızı oluşturmaya buradan başlarız. Bu yazıya tıklayarak istediğimiz şeyi yazabiliriz.

Bu aşamadan sonra bu köke sağ tıklayarak istediğimiz kadar yeni çocuk düğümler oluşturabiliriz. Kısa yol istiyorsak klavyeden “insert” tuşuna basabiliriz. Insert tuşu o an etkin durumda olan düğüme yeni çocuk düğüm ekler.O an etkin olan düğüm fonu koyu olandır.

Oluşturduktan sonra yeni çocuk düğümün adını yazabiliriz. Yazma işlemini bitirdikten sonra “enter” yuşuna basarsanız program yazma modundan çıkar. Tekrar “enter” a bastığınızda son yazdığınız düğüme kardeş düğüm ekler. Kardeş düğüm düğer düğümle aynı seviyede olan bir düğümdür. Resimde “Subject I” “subject You” nun kardeş düğümüdür.
Bu düğümlerin sol kısmına fare ile yaklaştığınızda elips bir şekil görürsünüz.Bu şekil düğümler arasındaki çizgiyi uzatıp kısaltmanızı sağlar. Fare ile bu elips şekle tıklayın ve bırakmadan sürükleyin.
Bu kadar şey yazdıktan sonra bu şekilleri süslemek de istersiniz değil mi?Bunu yapmak için düğüme sağ tıklayın ve Ekle menüsünden bulut seçeneğini seçin. İsterseniz bulutun rengini de değiştirebilirsiniz. Düğüme sağ tıklayın ve biçim menüsünde yer alan bulut rengi seçeneğinden istediğiniz rengi seçin. Ben sarıyı tercih ettim.
Bu düğüme yeni çocuk düğümler ve kardeş düğümler ekledikçe bulutumuz da kendiliğinden büyür ve göze çok hoş gelen bir hal alır.
Yaptığınız düğümlere simgeler ekleyebilir ve daha güzel bir hale getirebilirsiniz. Düğüme sağ tıklayarak simgeler bölümüne gidin ya da pencerenin solundaki simgeleri kullanın.

Biraz zaman harcadığınızda karşınıza güzel çalışmalar çıkabilir. Pencenin en üstünde “+”, “-” işaretleri var bu işaretler düğümlerin tamamını küçültmenizi Ya da açmanızı sağlar. Kök düğüme tıklayarak eksi tuşuna basarsanız düğümlerin tamamı kapanır ve karşınıza şuna benzer bir görüntü çıkar.
Artı tuşuna basarak da şuna benzer bir görüntü alırsınız.

Son olarak Birkaç ek bilgi verelim:

Sağ tıkladığınızda çıkan menude,
Düğümü düzenle : Düğüme yazı yazmanızı sağlar.
Uzun bir düğümü düzenle :Daha uzun ve Birkaç satır yazmanızı sağlar.(Normalde yazarken satır eklemek için “enter” a bastığınızda yazma işlemi sona erer.)
Yeni kardeş düğüm(önde) :O an etkin olan düğümün üstüne bir kardeş düğüm açar.
Üst düğüm ,Alt düğüm : O an etkin olan düğümün yerini değiştirir. Üste alır, alta alır.
Daralt
: Düğümleri küçültür. Eksi işaretinin yaptığı işi yapar.

Freemind ile ilgili geriye kalanları da size ve keşfetme arzunuza bırakıyorum.

Compiz Fusion

iç Hollywood filmlerindeki bilgisayar sahnelerini izleyip güldüğünüz oldu mu? Oradan buradan kayan pencereleri, yanıp sönen tuşları, dönen, hoplayan zıplayan arayüzleri ile bir şenlik havasındadır bu filmlerin bilgisayar ekranları! 🙂 Yok böyle bişey, yok böyle bir işletim sistemi, arayüz der durur, kendinizi yersiniz. Ama artık durum biraz farklı…

Her ne kadar bu filmlerdekiler uydurma, bir grafikerin elinden çıkmış animasyonlar olsalar da, gerçek hayatta onları hiç aratmayacak ve hatta bazı noktalarda nal toplatacak bir yazılım var; Compiz Fusion! (Burada Rocky Balboa’dan Eye of the Tiger şarkısının girdiğini hayal edin lütfen!),

Eğer Compiz Fusion’u hiç görmediyseniz, şaşırmaya ve ufak çaplı bir şoka hazır olun lütfen! 🙂 İşte Compiz Fusion!

Ön Ayarlar

Ekran Kartı Ayarları

Compiz Fusion’u kurabilmek için Pardus 2008 ile birlikte çok daha kolay. Daha önce gerek komut satırında gerekse ayar dosyaları ile yapılan ayarlamaların yerine birkaç kolay ayarla Compiz’i kurabilmeniz mümkün. Compiz’i çalıştırmanız için gereki olan Compozit desteği Pardus 2008 sürümünden itibaren ön tanımlı olarak açık gelmekte. Bu sayede ayar dosyaları ile uğraşmadan Compiz’i kurup kullanmanız mümkün.

Tek yapmanız gereken Pardus 2008 ile beraber gelen “Görüntü Yöneticisi” aracılığı ile ekran kartınızın sürücülerini kurmak. Bunu yapmak ise hiç zor değil.

Pardus menüsünden Tasma’yı çalıştırın ve Tasma penceresinden Sistem Seçenekleri sekmesine gidin. Burada bulunan Görüntü Yöneticisi’ni çalıştırın. Görüntü yöneticisi ilk çalıştığında bilgisayarınızdaki ekran kartını algılar ve eğer ekran kartınız için daha performanslı bir sürücü varsa sizden bunu kullanmanızı ister. Bu sürücüler eğer bilgisayarınızda kurulu değilse kurmak için PiSi’nin arayüzü olan paket yöneticisini kullanabilirsiniz.

Sürücüleri bilgisayarınıza kurduktan sonra yapmanız gereken son derece basit. Görüntü yöneticisini çalıştırın ve yöneticiden Aygıtlar sekmesine geçin.

Sisteminiz ilk kurulduğunda ekran kartınız Ati ya Nvidia ise donanım üreticinizin hazırladığı performanslı sürücüleri değil Pardus ile gelen ekran kartı sürücülerini kullanacaktır. Görüntü yöneticisinin size önerdiği sürücüleri kullanmak isterseniz Yapılandır seçeneğini seçerek açılan pencereden ekran kartı sürücünüzü seçin.

Bu seçimi yaptıktan sonra ayarları uygulayın ve bilgisayarınızı yeniden başlatın. Bilgisayarınız yeniden başladığında ekran kartı sürücünüz güncellenecek ve sisteminize üç boyut desteği gelecektir. Bu desteği kontrol etmek isterseniz masaüstüne bulunan Sistem kısa yolunu kullanarak sistem özelliklerinize girin ve Ekran sekmesinden üç boyut desteğine sahip olup olmadığınızı kontrol edin. Üç boyut desteğine sahipseniz yazımızı okumaya devam edin. Eğer üç boyut desteğiniz yoksa forumdan yardım alabilirsiniz.

Kurulum

Compiz Fusion Kurulumu

Compiz Fusion’ı ister komut satırından ister Paket Yöneticisinden kurabilirsiniz. Fakat öncelik Katkı (Contrib) deposunun sistemde ekli olması gerekir. Bunu yapmak için şu yazıya bakabilirsiniz; Katkı (contrib) deposu ekleme.

Konsoldan kurmak için

Konsoldan kurmak için aşağıdaki komutu vermeniz yeterli;

sudo pisi install -c desktop.opencompositing.compiz

Bu komut gerekli tüm paketleri kuracak.

Paket Yöneticisinden kurmak için

Paket yöneticisinden kurmak için, katkı deposunu ekledikten sonra, Bileşen’ler kısmından Bileşik Pencere Yöneticisi bileşeni altındaki tüm paketleri kurun.

İlk Çalıştırma

Compiz Fusion’ı ilk defa çalıştırmak için;

  • Programlar > Sistem > Compiz Fusion Pencere Yöneticisi > Compiz Fusion Icon (Compiz Fusion’u Yönet)

adımlarını takip edin.

Bundan sonra Compiz Fusion’ın simgesi sistem çekmecesine yerleşecek. Bu esnada pencere dekorasyonlarınız kaybolursa, sistem çekmecesindeki Compiz simgesine sağ tıklayıp “Select Window Decorator” başlığından “Emerald” seçeneğini işaretleyin.

Kullanım

Kurulumdan sonra bazı ön tanımlı kısa yol tuşları şunlar;
  • CTRL + ALT + fare tıklaması: Masaüstü küpünü fareyle serbest çevirir.
  • CTRL + ALT + YÖN TUŞLARI: Masaüstü küpünü çevirir.
  • CTRL + ALT + SHIFT + SAĞ veya SOL yön tuşu: Etkin pencereyi yandaki masaüstüne taşır.
  • ALT + Pencerenin yerhangi bir yerine tıklama: Pencereyi tutup sürükler.
  • ALT + Fare tekerleği: Pencerenin saydamlığını arttırır veya azaltır.
  • Fareyi sağ üst köşeye götürme: Aktif masaüstündeki pencereleri yatay sıralı olarak ekranda gösterir. (Aynı hareketi tekrarlamak aktif pencereye dönmenizi sağlar.)
  • CTRL + ALT + D: Bütün pencereleri küçültür, masaüstünü gösterir veya tersini yapar.
  • ALT + TAB: Pencereler arasında geçiş yapar.
  • F9: Sadece o anki masaüstünde bulunan pencereler döşenir.
  • F8: Tüm masaüstlerindeki tüm pencereler önünüze serilir.
  • Pencere TUŞU + TAB: Alt + TAB benzeri pencereler arasında geçiş yapmayı sağlar.
  • ALT + Fare tekerleği tıklamak: Pencereyi yeniden boyutlandırır.
  • Pencere TUŞU + fare tekerleği yukarı: Görüntüyü büyütme.
  • Pencere TUŞU + fare tekerleği aşağı: Görüntüyü eski hâline getirme.
  • SHIFT + F10: Efektlerin yavaş hareket etmesini sağlar (tekrar basmak eski hâline getirir).
  • CTRL + ALT + Aşağı Ok: Sonra Ctrl+Alt’a basılı tutun ve masa üstlerini değiştirmek için sol/sağ yön tuşlarına basın. Ayrıca sol fare düğmesine basılı tutarak “filmi” hareket ettirebilirsiniz.

Ayarlar

Compiz Fusion’ın ayarlarına girmek için sistem çekmecesindeki simgeye sağ tıklayıp “Settings Manager” başlığını seçmelisiniz. Aşağıdaki gibi bir pencere ile karşılaşacaksınız. Bu pencereden Pencere Dekorasyonları haricindeki tüm ayarları yapabilirsiniz.

Hangi eklentilerin aktif olacağını bu pencereden seçiyoruz. Eklentinin yanındaki kutucuğa çentik atmanız yeterli. Eğer çalıştırmak için bir tuş kombinasyonu var ise bunu öğrenmek için üzerine tıklayıp “Bindings” sekmesine bakın.

Pencere dekorasyonlarını ayarlamak için de aynı yerde “Emerald Theme Manager”ı seçin. Buradan da şöyle bir pencere açılacak;

Westernquake3

Western Quake 3, Quake 3 motoru üzerine inşa edilmiş bir vahşi batı simülasyonudur. Oyunda kullanılan efektler ve haritalar sayesinde kendinizi bir vestern film seti içindeymiş gibi hissediyorsunuz. Oyunda Quake motoru kullanılmasına rağmen diğer Quake türevlerine (Openarena, Tremulous…) hiç benzemiyor. Eski silahların çıkardığı sesler ve duman, özenle hazırlanmış onlarca harita, bambaşka bir oyun oluşturuyor. Hatta bu nedenle oyunun ismi geçtiğimiz günlerde Smokin’ Guns (dumanlı tabancalar) olarak değiştirildi.

 

Oynama Biçimleri

Oyunda kanun adamları(lawmen) ve haydutlar(outlaws) olmak üzere iki takım bulunuyor. Her iki takımda da dört adet insan modeli seçeneği sunuluyor. Takımların modeller dışında birbirinden hemen hemen hiçbir farkı yok diyebiliriz. Hatta banka soygunu oynarken, hangi takımda olursanız olun, kaybeden takımın bankayı soyması gerekiyor. Herhangi bir takımlı oyuna başladığınızda ilk iş olarak bir takıma katılmalısınız. Bunun için ESC tuşuna basarak menüyü açın ve join’e tıklayarak bir takım seçin. Beş adet değişik oynama biçimi (mod) bulunuyor, bunlar:

  • Round Teamplay (Turlu takım oyunu)
  • Bank Robbery (Banka soygunu)
  • Duel Mode (Düello)
  • Deathmatch (Sürekli canlanmalı)
  • Team-Deathmatch (Takımlı ve sürekli canlanmalı)

Turlu takım oyunu

Bu oynama biçiminde bütün üyeleri ölen takım kaybediyor. Üyeler canlı kaldığı sürece tur bitmiyor. Hareket halinde olan bir trenden oluşan harita tam da bunun için yapılmış.

Bu haritada trenden düşmemek için dikkat edin

Banka soygunu

En sevdiğim oynama biçimi olan banka soygununu haliyle bankası olan haritalarda oynayabiliyorsunuz(“br_” ile başlayan haritalar). Takımlardan biri bankayı soymaya çalışırken diğeri de savunma yapmak ve bütün soyguncuları öldürmek zorunda. Soyguncular kazandığı zaman bankayı koruma görevi onlara geçiyor. Bankayı soymak için dinamit kullanacaksınız. Bazı bankalarda kasa bulunurken bazılarında arka duvarı dinamitlemek gerekebilir. Parayı aldıktan sonra nereye kaçmanız gerektiği size gösterilecektir.İşte kasa, işte dinamit! Bakma öyle, torbayı al ve kaç

Düello

Bu oynama biçiminde oyuncular ikişerli gruplar halinde farklı haritalara yerleştiriliyorlar ve çalan müzik kesildikten 3 saniye sonra birbirine ateş edebiliyorlar. Satın alma menüsü sadece müzik çalarken aktiftir ve sadece tabancalar satın alınabilir. Ateş etme sırasında 3 saniyeliğine nereye nişan aldığınızı göremiyorsunuz, çünkü gösterge yok oluyor. Kısacası bu modda tam anlamıyla bir düello yapıyorsunuz. Silahını önce çekip doğru nişan alan taraf kazanıyor. Kaybeden taraf ise sineklere yem oluyor. Bu modu yalnızca “du_” ile başlayan haritalarda oynayabilirsiniz.

Seni düelloya davet ediyorum.

Gölgemden değil ama senden hızlıyım.

Diğer oynama biçimleri

Son iki oynama biçimlerinde Quake’ten alışık olduğunuz deathmatch’i yapabilirsiniz. Bu modda öldüğünüz zaman bütün takımın ölmesini beklemeden tekrar başlayabiliyorsunuz. Oyunda zıplama ve koşma kısıtlı olduğu için bu oynama biçimini yalnızca nişan alma ve çabuk silah değiştirme alıştırması yapmak için kullanmanızı öneririm.

Oynanış

Oyundaki sağlık ve hasar sistemi Quake’dekinden farklı düşünülmüş. Öyle ki kurşunun nereye isabet ettiği önemli oluyor ve hiçbir haritada sağlık çantası benzeri bir şey bulamıyorsunuz. Silahlar dışında çeşitli araçlarımız da var. Zırh olarak bir soba demiri, daha fazla kurşun taşıyabilmek için bir kemer ve uzaktaki hedefleri vurabilmek için eski ve tozlu bir dürbün satın alabilirsiniz. Silahlarımız eski olduğu için alabildikleri mermi miktarı da düşük oluyor, bunun için arada bir doldurmayı unutmamalısınız. Bir şey satın almak için oyuna başladığınız bölgedeyken B tuşuna basmalısınız. İlk bir dakika geçtikten sonra satın alma işlemine izin verilmeyecektir. Aman kurşunları saymayı unutmayın, yoksa böyle kalırsınız!

Silahlar

Oyunda şu an için 13 adet silah bulunuyor. Bunlar satın alma menüsünde tabancalar, pompalılar, tüfekler, makineli tüfek ve diğer olarak gruplanmış. Elinizde bir tabanca varken farenin sağ tuşunu tıklayarak daha hızlı ateş edilebilirsiniz. Aynı anda iki tane tabanca da satın alabilirsiniz. Bu durumda iki tabancayı birden elinize aldığınızda farenin her tuşu ayrı tabancayı yönetecektir. Böylece iki tuşa birden basarak aynı anda iki tabancayı ateşleyebilirsiniz. Yakındaki birini anında yere sermeyi sevenler pompalı tüfekleri deneyebilirler. Uzaktan çatışmayı sevenler için de uzun namlulu tüfekler bulunuyor. Dinamit ve molotof kokteylleri de doğru kullanıldığında çok işe yarayabilir. Bir dinamiti uzaktan ateş ederek veya atmadan önce yakarak patlatabilirsiniz. Aralarında Remington ve Winchester gibi klasiklerin bulunduğu silahlar hakkında ayrıntılı bilgileri almak için bu adrese bakabilirsiniz:

http://www.westernquake3.net/main/manual/equipment.html#32

Oyundaki dürbünü sadece sonuncu tüfekte (Sharps Rifle) kullanabiliyorsunuz. Eğer bu tüfeği ve dürbünü satın aldıysanız Enter tuşuna basarak dürbünü takabilirsiniz.Oyunda dürbünlü tüfeğimiz de var

Grafikler

Oyunun grafikleri (özellikle insan modelleri) günümüz oyunlarından daha düşük bir kalitede. Ekran kartınız benimkinden iyiyse (intel i915GM) tabi ki gerekli ayarlamaları yaparak buradaki ekran görüntülerinden daha iyi sonuçlar almanız mümkün. Bu arada özgür bir yazılımdan bahsettiğimiz için sürekli gelişim içinde olduğunu da hesaba katalım. Örneğin ölürken isabet alan yeri tutarak düşme, silahlardan çıkan dumanlar, etrafta uçuşan sinekler gibi alışık olmadığımız efektler geliştirilip oyuna eklenmiş. Özenle hazırlanmış onlarca haritayı da unutmamak lazım, bu haritalar birçok oyuna taş çıkartacak seviyede.

Sonuç

İçinizdeki kovboyu açığa çıkarmak için bundan güzel bir fırsat olamaz. Vakit kaybetmeden paket yöneticisini açıp bu güzel oyunu kurun derim. Adios amigos.

BasKet

BasKet’i görmeden önce not tutmayla pek ilgim yoktu. Ne de olsa aradığım her bilgiye arama motorları ve çevremdeki insanlar sayesinde ulaşabiliyordum. En kötü ihtimalle boş bir metin dosyası oluşturup içine notları yazıp kaydediyordum. Sonra bir iki sitede BasKet kullandığını ve çok beğendiğini yazan insanlar gördüm ve bir tadına bakayım dedim. İyi ki de demişim, artık BasKet keyfini doyasıya yaşıyorum.

Kaydetmeye son

BasKet’in ana penceresine baktığınızda hiç kaydetme düğmesi göremezsiniz, çünkü yazdığınız not anında kaydedilir. Bir notu kopyalayıp yapıştırmanız da genelde gereksizdir. Basket penceresinin üzerine farenizle sürükleyip bıraktığınız hemen hemen her şey (yazılar, resimler, site adresleri, program kısayolları…) anında kayıt edilecektir.

Her zaman elinizin altında

Basket’in kapatma düğmesine bastığınızda kapanmak yerine sistem çekmecesine (ekranda saatin bulunduğu alan) yerleşecektir. İstediğiniz zaman buraya bir kez tıklayarak basket penceresini geri getirebilir ve gizleyebilirsiniz. Pardus’u kapatırken BasKet’i açık bıraktıysanız bir sonraki açılışta yine buradan erişebilirsiniz.

Notlarınızı etiketlendirin

Notlar, ileride ihtiyaç duyacağımız bilgileri tutmaktan başka amaçlarla da kullanılabilir. Örneğin eklediğiniz not yapılacak bir işi belirtiyor diyelim. Bu durumda ilgili not seçili durumdayken “etiketler” menüsünden “yapılacak iş”i seçmeniz halinde notun yanına işin durumunu gösteren boş bir kutucuk eklenecektir. İlgili işiniz bittikten sonra bu kutucuğu tıklayarak işi bitmiş olarak işaretleyebilirsiniz. Bunun dışında etiketler menüsünde görebileceğiniz gibi işin önemini, ne kadarının bittiğini vb. bilgileri göstermek için de etiketler kullanabilirsiniz.

BasKet ile notlarınız güvende

Notlarınızın güvenliğini de kolayca sağlayabilirsiniz. Önemli bilgiler taşıyan notlarınızın bulunduğu sepeti sağ tıklayıp “parola…”ya basın ve başkalarının parolayı bilmeden bu nota erişmesini engelleyin. Ayrıca aynı pencere üzerinden özel/açık anahtarınızı kullanarak not sepetinizi şifrelemeniz de mümkün.

Paylaşmak güzeldir

Notlarınızı kolayca paylaşabilirsiniz. Dosya menüsünden “dışa aktar”ı kullanarak bir sepeti .basket türünde dosya olarak aktarıp arkadaşınıza verebilirsiniz. Arkadaşınızda BasKet yoksa HTML sayfası olarak da aktarabilirsiniz. Belki de en seveceğiniz paylaşım yöntemi de notu fareyle sürükleyip istediğiniz yere bırakmak olacaktır. Bir notu masaüstünüze sürükleyip burada dosya olarak kaydedebilir, Kopete’de görüştüğünüz arkadaşınızın üzerine sürükleyip ona mesaj olarak gönderebilirsiniz.

Sepet dolusu not tutanlar için

BasKet’i ilk açtığınızda sol tarafta duran ve ayarlardan yerini değiştirebildiğiniz “sepetler” bölümü, notlarınızın derli toplu bir biçimde kalmasını sağlıyor. Yeni bir sepet oluşturmak için araç çubuğundaki ilk düğmeyi kullanın. Farklı konulardaki notlarınızı farklı sepetlerde tutmak, aradığınız notu bulmanızı kolaylaştıracaktır. Sepetleri birbirinden kolayca ayırt edebilmek için her sepete farklı bir simge atayabilir, sepetlerin arka plan renklerini veya duvar kağıtlarını birbirinden farklı yapabilirsiniz.

Tuttuğunuz notlar çoğaldıkça bunların içinde arama yapmak isteyeceksiniz. Süzgeci kullanarak o an seçili olan sepetin içinde veya süzgecin en sağındaki büyüteç simgeli düğmeye tıklayarak tüm sepetlerin içinde arama yapabilirsiniz.

Diğer uygulamalarla uyum

BasKet, diğer uygulamalarınızla da uyum içinde çalışır. Herhangi bir not tutucusunda tuttuğunuz notları “Sepet” menüsünden “Ekle” bölümünü kullanarak BasKet içine aktarabilirsiniz. KDE’nin kişisel bilgi yöneticisi olan Kontact içinden de notlarınıza erişebilirsiniz. Bunun için BasKet kapalıyken Kontact’ı açın ve “Ayarlar” menüsünden “Kontact’ı Yapılandır”a basın. Burada “Bileşenleri Seçin”e basarak BasKet’i işaretleyin. Tuttuğunuz notları masaüstüne de taşıyabilirsiniz. Bunun için Programlar>Yardımcı Programlar>Masaüstü>SuperKaramba’yı açın ve buradaki “Yeni Tema” düğmesine basarak “DesktopBasket”i seçin ve kurun. Bunu masaüstüne eklediğinizde sizden bir etiket seçmenizi isteyecek ve o etikete sahip notlarınızı masaüstünde gösterecektir.

 

Kötü bir haber

BasKet’in kendi sitesinden de görebileceğiniz gibi burada anlatılanların üzerine eklenmesi planlanan daha bir çok özellik bulunuyor. BasKet’in geliştiricisi Sébastien Laoût, Haziran ayının başında işlerinden dolayı artık BasKet ile uğraşamayacağını ve yeni geliştiriciler aradığını duyurdu. Duyuruda eğer yeni geliştiriciler ilgilenmezse projenin duracağını ve KDE4’e giremeyeceğini de belirtti. Eğer C++ dilini biliyorsanız bu proje kendinizi göstermek için bu güzel bir fırsattır, kaçırmayın derim.

Ve sonuç…

Sonuç olarak BasKet, sık sık unuttuğunuz bilgileri bir düzen içinde saklayarak ihtiyacınız olduğunda bunlara kolayca erişmenizi sağlayan, eşi benzeri zor bulunan bir özgür yazılımdır. Güle güle kullanın…

Filelight Oyunu

İlk bilgisayar ile karşılaşmamı hatırlıyorum. Çok sevmiştim. Prince of Persia ve Prehistoric oyunlarını 33 Mhz işlemcili bir 286’da oynuyorduk. Sabit disk’i bile yoktu. Bundan birkaç yıl sonra ilk bilgisayarımı aldım: ikinci el bir 486! Üstelik 425 MB’lık bir sabitdiski bile vardı. Beni bilgisayarla tanıştıran dayım, bu disk dolmaz demişti!

Son günlerde cep telefonuma taktığım 512 MB hafızalı, tırnağım büyüklüğünde bir RS-MMC kart ile tanıştığımda o eski günler ve ilk bilgisayarım aklıma geldi.Şimdi bilgisayarımda toplam 250 GB’ın üzerinde sabit disk alanım olsa bile sürekli yer sıkıntım var. Bir süre önce Pardus için ayırdığım 35 GB büyüklüğündeki bölümün dolmak üzere olduğunu fark ettim. 2 GB yer kalmıştı. Neredeyse tüm depoyu kurmuş olmalıyım. Fakat PiSi (Paket Yöneticisi) dışından, koddan derleyerek kuruğum program yada oyunları PiSi’de göremediğim için ne kadar yer kapladıklarını da öğrenmek zordu. Oysa böyle durumlar için yazılmış mükemmel bir program var; Filelight.

1 ve 0’ları görselleştirmek…

Filelight isimli program, sabit diskinizi tarayıp tüm klasör ve dosyaların büyüklüklerine göre bir grafik çiziyor. İç içe geçmiş silindir kesitlerini andıran bu şekiller, hem dosya büyüklüğünü hem de klasör-dosya ilişkilerini gösteriyor.

 

Filelight açıldığında, bağlanmış bölümlerin hepsini gösteriyor. Buradan tüm bölümlerin toplam büyüklüğünü, dolu kısmını ve boş kısmını görebilirsiniz. Bunların birine tıklandıktan sonra program o bölümün tamamını tarayıp dosya büyüklüklerini okuyor. Bu kısımda dikkat edin, eğer bölümünüz çok büyük ve içinde de çok dosya var ise tarama oldukça uzun sürebilir.

İsterseniz ayarlar kısmında taranmasını istemediğiniz klasörler tanımlayarak bunun önüne geçebilirsiniz. Tarama bitince diskinizin içindeki klasör hiyerarşisini, silindir kesitleri şeklinde çizdiği grafikler olarak gösteriyor. Kök dizinden başlayarak tüm dizinlerin büyüklüklerini, hem çember yayının açısı olarak hem de fare ile üzerine gelince sayı olarak gösteriyor. Bölümün genel bir haritasını gördükten sonra, fazla yer kapladığını düşündüğünüz klasörlere tıklayarak yolculuğumuza devam ediyoruz. Klasöre tıklandıktan sonra, aynı çember grafiğini sadece o klasör için çiziyor ve bu klasör içinde alt klasörler kalmayana kadar bu şekilde devam ediyor. Alt klasörler ile birlikte dosyalarda çiziliyor tabi ki. Dosyalar çizimlerde gri renk ile gösteriliyor. Dosyalara tıklayarak bunları çalıştırmak da mümkün.

Filelight, ‘neyle doldurdum ben bu bilgisayarı yine’ sorularına yanıt buluyor. Diskiniz üzerinde hızla göz gezdirmek, bir haritasını görmek için mükemmel bir araç. Sabit diskinizi görsel olarak önünüze seriyor. Herkesin en azından bir göz atmasında fayda var. İşinize yarayacağına eminim.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Exit mobile version