TIBBİ MAKALE ÇEVİRİSİ

Tıp, sağlık alanında yazılmış olan makalelerin çevirisidir. Tıp bilim dalı sürekli ama sürekli gelişen her gün yeni şeyler keşfedilen bir bilim dalıdır. Bu yüzden de tüm dünyada tıp alanında çok sayıda çalışmalar, araştırmalar, klinik deneyler yapılır. Bunların sonucunda da elde ettikleri verilerin paylaşılması için genellikle makaleler yazılır ve bu makaleler tıp/sağlık dergilerinde ve internet üzerindeki PubMed gibi birçok elektronik dergide yayımlanır. Genellikle bu çalışmalar İngilizce dilinde yayınlanır. Bu yüzden Türkiye’de veya İtalya’da  veya dünyanın herhangi bir ülkesindeki yapılan bir çalışma sonucu yazılan makale için tıbbi makale çevirisi gerekir.

Şu sıralar gündemimizde olan Corona virüsü sebebiyle tıp alanında bu virüse karşı savaş için birçok çalışmalar, deneyler ve araştırmalar yürütülmektedir. Elde edilen en ufak bir gelişme bile hemen tüm dünyayla paylaşılmaktadır. Sağlık sektörü çalışanlarından özellikle doktorlar, biyologlar, hemşireler, röntgen teknisyenleri ve laborantlar bu gelişmeleri en yakından takip edenlerdir. Virüsün ortaya çıkmasından bu yana konu ile ilgili sayısız makale yayınlanmıştır. Sağlıkçılar tarafından Çevirimvar olarak bizlere çokça tıbbi makale çevirisi konusunda başvuru gelmiştir

TIBBİ MAKALE ÇEVİRİSİ YAPTIRIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?

Tıp alanındaki her türlü çeviri makale, tez, klinik deney vb. fark etmeksizin hepsi çok dikkatle ele alınması gereken belgelerdir. İnsan sağlığını ilgilendiren önemli konularda yazılmış olan bu yazıların çevirisindeki belki ufacık bir çeviri hatası, anlam kayması veya kelimenin yanlış bağlamda kullanılması bile ilerde büyük bir probleme sebep olabilir. Bütün çevirmenler bunun bilincindedir ve bu farkındalıkla tıbbi çevirileri büyük hassasiyetle ve özenle yaparlar. Tıbbi çevirilerin hepsinde olduğu gibi tıbbi makale çevirisinde de çeviri yapacak olan tercüman tıbbi terminolojiye hâkim olmalı ve deneyimli olmalıdır. Tıbbi çeviriler şakaya gelmez. Bu sebeple sizler tıbbi makale çevirisine ihtiyaç duyarsanız profesyonel ve alanında uzman tercümanlarla çalışmalısınız.

NASIL TIBBİ MAKALE ÇEVİRİSİ HİZMETİ ALABİLİRİM?

Tıbbi makale çeviriniz için yaşadığınız yerdeki bir tercüme bürosuna gidebilir veyahut bu virüslü günlerde evinizden çıkmadan sadece birkaç dakikanızı ayırarak Çevirimvar online tercüme bürosu ile çevirilerinizi yaptırabilirsiniz. Çeviri hizmetlerini dijital ortama taşıyan Çevirimvar profesyonel ve her biri kendi alanında uzman tercümanlardan oluşur.

Çevirinizi emin ellere bırakmak istiyorsanız en kısa zamanda bekliyoruz. Web sitemizden çevrilmesini istediğiniz belgenizi online yükleyerek bizden hizmet alabilirsiniz.

Sağlıklı günler.

Ucuz ve Konforlu Pull & Bear Spor Ayakkabılarını Keşfedin

Spor ayakkabılar, günlük hayatta en çok kullanılan kişisel eşyalardan biridir. Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde sor ayakkabı üreticisi marka vardır. Son zamanlarda farklı tasarımları ile dikkat çeken pull and bear markası özellikle erkek spor ayakkabılarında üretimde en son trendlere yer vermiştir. Sizin için Pull and Bear spor ayakkabılarını cimri.com üzerinden araştırdık. İşte birbirinden rahat ve şık tasarıma sahip Pull & Bear spor ayakkabıları…

Siyah Renk ile Farklı Bir Tarz Oluşturun

Kendinize en uygun fiyatlar ile siyah bir spor ayakkabı almak istiyorsanız Pull and Bear erkek spor ayakkabıyı tercih edebilirsiniz. Bağcıklı ve estetik bir yapıya sahip olan Pull and Bear siyah spor ayakkabı, gerek kot pantolon gerekse eşofman ile giyilebilir. Esnekliği ile ön plana çıkan bu ayakkabılar, çamaşır makinesinde yıkanabilir ve hızlı kurur. Ayrıca siyah renk Pull and Bear spor ayakkabılar bez yardımı ile silinebilir. Siyah rengin yanı sıra, beyaz renk Pull and Bear spor ayakkabıyı da kullanabilirsiniz. Bu ayakkabıları istediğiniz kıyafet ile kombin yapabilir ve özel günlerde de giyebilirsiniz. Pull and Bear spor ayakkabıları size farklı bir tarz katacaktır.

Günlük Yürüyüşte Konforu Hissedin

Gün içinde çoğu zaman sokakta ya da farklı mekanlarda yapılan yürüyüş için spor ayakkabılardan yararlanılır. Esnek bir yapıya sahip olan Pull and Bear spor ayakkabıları sizlere günlük rutin hayatta yürüyüş esnasında konfor sağlar. Bu ayakkabılar, aynı zamanda ayakları terletmez ve koku oluşumunu engeller. Pull and Bear spor ayakkabılar esnek olduğu için düz ya da engebeli arazilerde kullanılabilir. Doğa yürüyüşlerine uygun olarak tasarlanan Pull and Bear spor ayakkabılarının tabanı suyu ve nemi geçirmez. Ayak tenine ferahlık veren bir yapıya sahip olan bu ürünler, ayakların gün boyu hava almasını sağlar.

Spor Yaparken Rahat Hareket Edin

Spor yaparken tercih edilen ayakkabılar, genelde esnek ve hafif bir yapıya sahip olmalıdır. Pull and Bear spor ayakkabıları ile rahat bir şekilde hareket edebilir ve spor yapabilirsiniz. Ayakkabıların hafif olması nedeni ile bu ürünler, farklı spor etkinliklerinde kullanılabilir. Pull and Bear spor ayakkabıları toprak ya da asfalt zeminlerde kullanılabilir. Bu ayakkabılar ile kısa ve uzun mesafe koşu yapılabilir. Aynı zamanda ürünlerin tabanı dış etkenlere karşı korumalıdır. Hareket kabiliyetini artıran özelliği ile Pull and Bear spor ayakkabıları gün boyu giyilebilir.

En Anlamlı Hediyelerden Biri Olabilir

Babalar Günü için Pull and Bear erkek spor ayakkabılarını hediyelik eşya olarak satın alabilirsiniz. Bu ürünleri hediyelik paket yaparak babanıza hediye edebilirsiniz. Pull And Bear erkek spor ayakkabılarında farklı ayak numaraları mevcuttur. Babanızın ayak numarasını önceden öğrenerek, istediğiniz Pull and Bear erkek spor ayakkabısını hediyelik eşya olarak tercih edebilirsiniz. Bu ayakkabıların istediğiniz rengine en ucuz fiyatlar ile sahip olabilirsiniz. Dilerseniz kendi yapmış olduğunuz ve tasarladığınız bir hediye paketinin içinde bu ayakkabıları babanıza hediye edebilirsiniz.

Her Bütçeye Uygun Spor Ayakkabı

Spor ayakkabı seçimi bazı zamanlar zor olabilir. İstediğiniz tasarıma sahip spor ayakkabı modellerini, kolay bir şekilde seçebilirsiniz. Bu ürünlerin fiyatı her bütçeye hitap ettiği gibi aynı zamanda ekonomiktir. Fiyat ve performans olarak Pull and Bear spor ayakkabıları uzun yıllar dayanıklı bir şekilde kullanılabilir. Performansından ödün vermeyen bu ayakkabılar, sert ve yumuşak zeminlerde kullanılabilir. Pull and Bear spor ayakkabı çeşitleri genel olarak süet ya da farklı malzemelerden üretilmiştir. Bazı ürün modelleri boyamaya uygundur ve ayakkabılar parlak bir görünüme sahiptir.

Taksi Ücreti Hesaplama 2020

Aşağıda bulunan 2020 yılı taksi tarife ücreti ile hesaplanan, aracımız ile taksi ile nereye kaç kilometre gideceğinizin bilgilerini girerek hesaplama yapabilirsiniz. Hesaplama alanında standart 1 KM ücretsi standart olarak bulunmaktadır. İstediğiniz değeri girdiğiniz anda kilometre başı fiyatına göre hesaplayacaktır. Hesaplama KM başı fiyat üzerinden yapılır. Lütfen üzerine açılış ücretini ( 5 TL) de ekleyerek tam tutarı hesaplayınız.
[stm-calc id=”19371″]

2020 İstanbul taksi ücreti tarifesi Nekadar?

2020 yılında belirlenen İstanbul ili içerisindeki güncel bordo veya sarı renkli taksi ilk biniş açılış ücreti 5,00 TL dir. Her kilometre için 3,10 TL belirlenmiştir. Siyah ve Turkuaz renginde olan taksi araçlar için  ise açılış ücreti 5,75 TL olup, her kilometre için 3,60 TL belirlenmiştir. Fiyatlar tüm İstanbul ili için geçerlidir. Gece ve gündüz tarifesi aynı olarak kabul ediliyor.

İndirim Kuponu ile Online Alışveriş

Online alışveriş, sosyal hayatlarımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Özellikle, tüm dünyayı saran bir pandeminin ardından; alışverişlerimizi dijital ortamlardan yapmayı tercih ediyoruz. Durum böyle olunca, pek çok kullanıcı da, tıpkı mağazalarda uygulanan indirimler gibi, online alışveriş kuponu ve indirim kodlarını daha fazla araştırmaya başladı.

Bir indirim kuponu; size herhangi bir markanın ya da online alışveriş marketinde, belirtilen fiyattan daha uygun bir fiyata alışveriş yapma olanağı sunar. Giyimden elektroniğe, dekorasyondan kitap alışverişine, kozmetikten gıda ürünlerine, aklınıza gelebilecek tüm sektörlerde yakalayabileceğiniz indirim fırsatlarını tek tek aramak hem yorucu hem de zaman alıcı olabilir. Peki, farklı alışveriş ihtiyaçlarınız için size sunulan indirim fırsatlarından nasıl haberdar olacaksınız?

Geçmiş tarihlerde alışveriş yaptığınız bir firma, dönemsel olarak cep telefonunuza ya da mail adresinize bilgi mesajları gönderebilir ve fırsatlar hakkında bilgilendirebilir. Ancak, farklı ihtiyaçlarınıza yönelik, farklı indirim ve kampanyaları tek tek takip etmeye çalışmak son derece yorucu olabilir. Bazı internet adresleri, tüketicilere farklı sektör ve markaların indirim ve kampanyalarını bir arada toplayarak, her birini daha kolay ulaşılabilir bir hale getiriyor.

Farklı sektörlerden yüzlerce farklı markanın indirim kuponu, indirim kodları, kampanya ve fırsatlarına ulaşabileceğiniz üç farklı site önerimiz var; Kupon.net, OnceCouponATime ve Picodi. Bu üç adresi ziyaret ederek, aradığınız indirim ve kampanyalara kısa bir araştırma sonucu ulaşabilirsiniz.

Bir İndirim Kuponu Hem Maddi Hem de Zaman Tasarrufu Sağlar!

Bir indirim kuponu adresine abone olmak ya da düzenli olarak ziyaret ederek kampanyalardan haberdar olmak; uzun vadeli düşündüğünüzde ciddi bir para ve zaman tasarrufu sağlar.

Abone olduğunuzda, farklı markaların kampanya ve indirimleri hakkında belirli aralıklarla bilgilendirme mesajları alırsınız. Onun dışında, alışveriş yapmak istediğiniz sektöre yönelik markaların listesine tek bir tıkla ulaşabilir, seçtiğiniz markanın güncel indirim kuponu, kodu ve fırsatlarına yine tek bir tıkla ulaşabilirsiniz.

Bu 3 farklı indirim kuponu sitesinde, aklınıza gelebilecek hemen her sektörden indirim kuponu ve kodlarına ulaşmanız mümkün. Aynı anda hem para hem de zaman tasarrufu sağlamak isterseniz, siz de aşağıdaki 3 indirim kuponu adresini ziyaret edebilirsiniz:

Picodi.com

Farklı sektörlerden farklı markaların indirim ve kampanyalarından yararlanabileceğiniz Picodi.com, özel olarak hazırlanmış en güncel indirim kodu ve kuponlarını paylaşır. Giyim ürünlerinden dekorasyon ürünlerine, elektronik eşyalardan gıda ürünlerine, aklınıza gelebilecek daha pek çok farklı sektörden alışveriş ihtiyaçlarınız için, farklı markaların size sunduğu harika indirim fırsatlarından yararlanmak için, tek bir tıkla arama yapmanız yeterli olacak!

OnceCouponATime

“İndirim kuponu sitesi” konseptinde öncü adreslerden biri olan OnceCouponAtime; kullanışlı arayüzü ve zengin marka seçeneği ile, yüzlerce farklı mağaza ve firmanın indirim kuponu, kodu ve kampanyalarına ulaşmanıza olanak sunuyor.

Anasayfada listelenen güncel kampanyaların dışında, dilerseniz özel marka ve sektör araması da yapabilirsiniz. Arama kısmına indirim fırsatlarına ulaşmak istediğiniz markayı yazarsanız, en güncel indirim kuponu ve kodlarına ulaşabilirsiniz.

Kupon.net

İndirim kodu ve kampanyalarda zengin bir marka çeşitliliği sunan Kupon.net’te, birçok farklı sektörden yüzlerce farklı firmanın kampanya ve fırsatlarına yer veriyor. İnternetten alışverişte avantajlı fiyat seçeneklerinden yararlanabileceğiniz bu adreste; en sevdiğiniz giyim markaları, dekorasyon firmaları, gıda ve market zincirleri ve çok daha fazlasını bulabilirsiniz.

Kupon.net’in anasayfasını ziyaret ettiğinizde, farklı sektörlerden en güncel kampanyalara ve indirim kuponlarına ulaşabilirsiniz. Ancak dilerseniz, aramanızı özel bir markayla sınırlandırmak için, arama kısmına o markanın ismini yazmanız yeterli. Böylece, bir sonraki sayfada belirli bir markaya özel en güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olabilirsiniz.

Sizler için listelediğimiz bu 3 farklı indirim kuponu sitesinde, dilerseniz belirli bir markaya yönelik alışveriş yapabilir, dilerseniz de bir süredir ertelediğiniz bir alışverişe dair indirimlere ulaşarak hem zamandan hem de paradan tasarruf edebilirsiniz!

Bu Yüzden Depresif Veya Endişeli Olabilirsiniz


Çok uzun bir zaman boyunca aklımdan çıkmayan iki bilinmez vardı. Bir türlü anlam veremiyordum ve açıkçası, incelemekten de korkuyordum. Birinci bilinmezim: 40 yaşındayım ve hayatım boyunca her geçen yıl Birleşik Devletler’de, Britanya’da ve Batı’nın her bir yanında ciddi depresyon ve anksiyete artışı var. Ben de sebebini anlamak istiyorum.

Bu bize niçin oluyor?

Ne oluyor da her geçen yıl daha çoğumuz günü atlatmakta daha çok zorluk çekiyoruz? Bunu anlama isteğim de daha kişisel bir sebepten ileri geliyordu. Daha bir gençken doktora gittiğimi ve ona içimden acı aktığını hissettiğimi açıkladığımı hatırlıyorum. Kontrol edemiyordum, bunun niçin olduğunu da anlamıyordum, bundan bir hayli utanıyordum da. Doktorum da bana bir hikâye anlattı, şimdi anlıyorum ki iyi niyetliymiş ama çok basite indirgenmişti.

Tamamen yanlış değildi.

Doktorum dedi ki “İnsanların niçin böyle olduğunu biliyoruz.”

Bazı insanların kafasının içinde kimyasal bir dengesizlik oluyor —

sen de onlardan birisin.

Yapmamız gereken şey sana ilaç yazmak,

kimsayal dengesizliği normale döndürecektir.”

Ben de Paxil veya Seroxat diye bir ilaç almaya başladım.

Farklı ülkelerde ismi farklı ama aynı ilaç.

Çok daha iyi hissettim, tam bir harekete geçiriciydi.

Ama çok geçmeden

o acı hissi geri gelmeye başladı.

Ve bana daha yüksek doz vermeye başladılar,

ta ki 13 yaşında yasal olarak alabileceğim en yüksek doza ulaşana kadar.

Bu 13 yıın büyük bir kısmında ve özellikle de sonunda

büyük bir acı çekiyordum.

Kendime sormaya başladım, ”Burada neler oluyor?

Çünkü her şeyi, kültüre hâkim kitaba göre yapıyorsun —

niçin hâlâ böyle hissediyorsun?”

Ben de bu iki bilinmezin derinine inmeye başladım,

yazdığım kitap için

dünyanın dört bir yanına büyük bir yolculuğa çıktım.

65 bin km seyahat ettim.

Dünyanın önde gelen uzmanlarıyla oturup

depresyon ve anksiyetenin nedenlerini

ve daha da önemlisi, çözümlerini

depresyon ve anksiyete geçirmiş insanları araştırmaya koyuldum,

nerede ve ne koşulda olursa olsun.

Bu yolda tanıştığım harika insanlardan inanılmaz şeyler öğrendim.

Ancak öğrendiklerimin temelinde şu var,

şu ana dek, depresyon ve anksiyetenin

dokuz farklı nedenine ilişkin bilimsel kanıtımız var.

Bunların ikisi gerçekten de biyolojimizde.

Genleriniz sizi bu sorunlara karşı daha hassas yapabiliyor

ama tabii kaderinizi yazmıyor.

Bir de depresyona girdiğinizde

içinden çıkmayı zorlaştıran gerçek beyin değişimleri olabiliyor.

Ancak depresyon ve anksiyeteye sebep olduğu kanıtlanan etkenlerin çoğu

biyolojik kökenli değil.

Yaşam şeklimizle ilgili etkenler.

Bunları anladığımız zaman

kimyasal antidepresanların yanında

insanlara sunulabilecek bir dizi farklı çözüme kapı açılıyor,

Örneğin eğer yalnızlık çekiyorsanız depresyona girme ihtimaliniz daha yüksek.

İşinizle ilgili hiçbir kontrolünüz yoksa ve sadece söyleneni yapmak zorundaysanız

depresyona girme ihtimaliniz yüksek.

Doğal hayatın içine çok nadir giriyorsanız

depresyona girme ihtimaliniz yüksek.

Tek bir şey, öğrendiğim depresyon ve anksiyete sebeplerini birleştiriyor.

Hepsini değil ama pek çoğunu.

Burada hepimiz doğal fiziksel ihtiyaçlarımız olduğunu biliyor.

Buna şüphe yok.

Yiyeceğe, suya ihtiyacımız var,

sığınacak bir eve, temiz havaya.

Bu şeyleri elinizden alırsam çok hızlı bir şekilde sorun yaşarsınız.

Ancak aynı zamanda,

her bir insanın doğal psikolojik ihtiyaçları da var.

Bir yere ait olduğunuzu hissetmeniz lazım.

Hayatınızın anlamı ve bir amacı olduğunu.

İnsanların sizi fark ettiğini ve size değer verdiğini.

Ulaşılabilir bir geleceğiniz olduğunu hissetmelisiniz.

Yarattığımız bu kültür pek çok şeyde çok iyi.

Pek çok şey geçmişe kıyasla iyiye gidiyor da.

Hayatta olmaktan mutluyum.

Ancak o derinlerde yatan psikolojik ihtiyaçları karşılamada

giderek daha başarısız hâle geliyoruz.

Bu elbette tek sorun değil

ama bu krizin durmak bilmeden artmasında önemli bir rol oynadığı kanısındayım.

Bunu kabul etmekte zorluk çektim.

Depresyonu, beynimdeki bir sorundan

yaşam şeklimiz de dâhil pek çok etkene bağlama fikrini çok ölçüp tarttım.

Ve bir gün Güney Afrikalı psikiyatrist Dr. Derek Summerfield’le tanışınca

bu fikir gözümde şekillenmeye başladı.

Harika bir adam.

Dr. Summerfield 2001 yılında Komboçya’daydı,

ülkenin vatandaşlarına ilk kez kimyasal antidepresanları tanıtıyordu.

Kamboçyalı yerel doktorların bu ilaçlardan haberi yoktu.

Merak içindeydiler.

O da açıkladı.

Onlar da dedi ki,

“Bunlara ihtiyacımız yok, bizim zaten antidepresanlarımız var.”

Summerfield “Nasıl yani?” dedi.

Bitkisel bir tedaviden bahsedeceklerini sanıyordu,

St. John’s Wort bitkisi, gingko biloba gibi bir şeyden.

Ama onlar bir hikâye anlattılar.

Halkları içinde pirinç tarlalarında çalışan bir çiftçi varmış.

Bir gün ABD ile yaşanan savaştan kalan bir mayın tarlasına basmış

ve bacağını kaybetmiş.

Bacak protezi yapılmış

ve bir süre sonra pirinç tarlalarında çalışmaya geri dönmüş.

Ama görünen o ki protez bir bacakla su içinde çalışmak çok acı veriyor.

Onun için de bacağını kaybettiği yerde yeniden çalışmak çok travmatik olmalıydı.

Adam her gün ağlamaya başlamış,

yataktan çıkmıyormuş,

tüm klasik depresyon semptomları varmış.

Kamboçyalı doktor dedi ki

“İşte bu noktada ona antidepresan verdik.”

Dr. Summerfield da ”Ne verdiniz?” diye soruyor.

Yanına gidip onunla oturduklarını,

onu dinlediklerini anlatmışlar.

Acısının anlamlı olduğunu —

depresyon mücadelesinde bunu göremediğini

ama aslında hayatında tamamen anlaşılır nedenler olduğunu.

Halktaki insanlarla konuşan doktorlardan biri şunu fark etmiş,

”Eğer biz bu adama bir inek alsaydık mandıra çiftçisi olabilirdi,

pirinç tarlalarında çalışmaya dönüp onu yiyip bitiren bu duruma da düşmezdi.”

Ve ona bir inek alıyorlar.

İki hafta içinde adam ağlamayı bırakıyor.

Bir ay içinde de depresyondan kurtuluyor.

Dr. Summerfield’a dediklerine göre

”Bakın doktor, o inek… İşte o inek bir antidepresandı.

Demek istediğiniz bu değil mi?”

(Gülme sesleri)

(Alkışlar)

Depresyona benim yetiştirildiğim bakış açısıyla bakıyorsanız

ki çoğumuz öyledir,

bu bir eşek şakasına benzemiyor mu?

”Antidepresan için bir doktora gittim ama o bana bir inek verdi.”

Ancak o Kamboçyalı doktorlar içgüdüsel olarak biliyorlardı ki

bu bireyden yola çıkarak bilimsel olmayan bu anekdot

bugün dünyadaki tıp camiasına yön veren şey,

Dünya Sağlık Örgütü’nün

eldeki en iyi bilimsel kanıta dayanarak yıllardır bize anlatmaya çalıştığı şey.

Depresyondaysınız,

anksiyete hâlindeyseniz

zayıf ya da aklınızı kaçırmış değilsiniz,

parçaları bozulmuş bir makine değilsiniz.

İhtiyaçları karşılanmamış bir insansınız.

Bu Kamboçyalı doktorların

ve Dünya Sağlık Örgütü’nün söylemedikleri şeyleri de hesaba katmak önemli.

O çiftçiye şöyle söylemediler:

”Hey dostum, kendini toparlaman gerek.

Bu sorunu kendi başına anlayıp çözmen lazım.”

Tam aksine, şunu söylediler:

”Burada hepimiz senin toparlanman için yanındayız.

Bu sorunu birlikte anlayıp çözebiliriz.”

İşte depresyondaki bir insanın ihtiyacı olan şey bu.

Depresyonda olan herkesin hak ettiği yaklaşım bu.

Birleşmiş Milletler’de önde gelen doktorlardan biri

iki yıl önce, 2017 yılında Dünya Sağlık Günü resmi açıklamasında

kimyasal dengesizlikler hakkında daha az tartışıp

yaşam şeklimizdeki dengesizlikleri daha çok tartışmalıyız demişti.

İlaçlar kimilerini gerçekten rahatlatıyor,

bir süre için beni de rahatlattılar

ama tam da bu sorun biyolojinin çok daha derininde olduğu için

çözümlerin de aynı ölçüde derine inmesi lazım.

Bunu ilk öğrendiğimde şöyle düşündüğümü hatırlıyorum,

”Pekala, tüm bilimsel kanıt ortada, bir yığın çalışma da okudum,

bunu açıklayan bir dizi uzmanla da görüşmeler yaptım.”

Ama hep şunu düşündüm, ”Bunu nasıl yapabiliriz?”

Bizi depresyona sokan şeyler

vakaların çoğunda bu Kamboçyalı çiftçinin başına gelenlerden çok daha karmaşık.

Bu görüşü benimsemek için nereden başlamalıyız?

Ama sonra kitabım için dünyanın her yerine yaptığım o yolculukta

Sydey’den San Fransisco’ya, Sao Paulo’ya tam tamına bunu yapan insanlarla tanıştım,

Depresyon ve anksiyetenin derin nedenlerini anlayan

ve gruplar hâlinde bunları çözen insanlarla tanıştım.

Tanıştığım ve kitabımda yazdığım tüm o harika insanları anlatamam,

depresyon ve anksiyetenin öğrendiğim tüm dokuz nedenini de

çünkü on saatlik bir TED konuşması yapmama izin vermezler.

Şikayetlerinizi onlara bildirin.

Ama iki nedene yönelmek

ve bu nedenlerden ortaya çıkan sonuçlardan ikisini anlatmak istiyorum.

Birincisi.

İnsanlık tarihinin en yalnız toplumuyuz.

Amerikalılara şunu soran yeni bir çalışma vardı:

”Artık kimseye yakın olmadığınız hissine kapıldığınız oluyor mu?”

İnsanların %39’u bunun onları tanımladığını söyledi.

“Artık kimseye yakın olmama.”

Yalnızlığın uluslararası ölçümlerinde,

Birleşik Krallık ve Avrupa’nın kalanı ABD’nin hemen arkasında,

aranızda kibirlenen varsa…

(Gülme sesleri)

Dünyanın önde gelen yalnızlık uzmanlarıyla bu konuyu masaya yatırdım,

Profesör John Cacioppo isminde Chicago’da inanılmaz bir adamla da.

Çalışmasının bize sunduğu bir soruyu çok düşündüm.

Profesör Cacioppo şunu sordu,

”Niçin varız?

Niçin buradayız, niçin hayattayız?”

Bir öbemli sebebi şu ki

Afrika savannalarındaki atalarımız bir şeyde çok iyiydiler.

Zamanın çoğunda yere serdikleri hayvanlardan daha büyük değillerdi,

onlardan daha hızlı da değillerdi

ama grup kurmakta ve iş birliği yapmakta çok iyilerdi.

Bizim tür olarak süper gücümüz bu.

Bir araya geliyoruz,

tıpkı bir kovanda yaşamaya evrilen arılar gibi

insanlar da kabile hâlinde yaşamaya evrildi.

Ve biz kabilelerimizi dağıtan tarihteki ilk insanlarız.

Bu da çok kötü hissetmemize neden oluyor.

Ama böyle olmak zorunda değil.

Kitabımdaki hatta hayatımdaki kahramanlardan biri,

Sam Everington adındaki doktor.

Uzun yıllar yaşadığım Doğu Londra’nın yoksul bir kısmında pratisyen.

Sam halinden hiç de memnun değildi

çünkü aşırı depresyon ve anksiyete sebebiyle gelen çok hastası vardı.

Benim gibi o da kimyasal antidepresanlara karşı değil,

bazı insanları rahatlattığı kanısında.

Ancak iki şeyi görebiliyordu.

Bir, hastaları çoğu zaman tamamen makul nedenlerden ötürü depresyondaydı,

yalnızlık gibi.

İki, ilaçkar bazı insanları rahatlatsa da

çoğu insanın sorununu çözmüyordu.

Altta yatan sorunu.

Bir gün Sam farklı bir yaklaşımda karar kıldı.

Hastaneye Lisa Cunningham adında bir kadın geldi.

Lisa’yla daha sonra tanıştım.

Lisa 7 yıldır ağır depresyon ve anksiyete sebebiyle evinde dışa kapalı yaşıyordu.

Sam’in hastanesine geldiğinde ona söylenen şey şu oldu;

”Endişelenme. Yine bu ilaçları yazacağız

ama ayrıca bir şey daha yazacağız.

Haftada iki kez buraya geleceksin,

depresyon ve anksiyeteli bir hasta grubuyla tanışacaksın,

ne kadar zor durumda olduğunu değil

birlikte anlamlı ne yapabileceğiniz hakkında konuşacaksınız,

böylece yalnızlık çekmeyecek ve hayat amaçsız gibi hissetmeyeceksiniz.”

Bu grup ilk bir araya geldiğinde

Lisa anksiyete sebebiyle kusmaya başladı,

bu, onun için çok fazlaydı.

Ama diğerleri ona destek oldu, grup konuşmaya başladı,

”Nasıl yardımcı olabiliriz?”

Bunlar şehirden, benim gibi Doğu Londra insanları.

Bahçecilik hakkında bir şey bilmiyorlardı.

Bahçecilikle uğraşma fikri ortaya attılar.

Doktor odaları arkasında boş alan vardı. Orayı bahçe yapmayı düşündüler.

Kütüphaneden kitaplar aldılar, YouTube videoları izlediler.

Ellerini toprağın içine soktular.

Mevsimlerin ritmini öğrenmeye başladılar.

Doğaya maruz kalmanın çok güçlü bir antidepresan olduğuna dair

çok sayıda kanıt var.

Ama onlar daha önemli bir şey yapmaya başladılar.

Bir kabile kurmaya başladılar.

Bir grup kurmaya başladılar.

Birbirilerini önemsemeye başladılar.

Eğer birisi o gün gelmediyse

diğerleri hemen onu arayıp iyi olduğundan emin oluyordu.

O gün canını sıkan şeyin ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.

Lisa’nın bana söylediği,

”Bahçe çiçeklenmeye başladıkça biz de çiçek açmaya başladık.”

Bu yaklaşıma sosyal reçete deniyor.

Avrupa’nın her yerine yayılıyor.

Küçük ama giderek önem kazanan bir dizi kanıta göre

bu, depresyon ve anksiyetede gerçek ve anlamlı düşüşler yaşatabilir.

Bir gün, Lisa ve depresyondan kurtulmuş arkadaşlarının inşa ettiği o bahçede

öylece durduğumu hatırlıyorum —

gerçekten çok güzel bir bahçeydi.

Şöyle düşünmüştüm,

Avustralya’da Hugh Mackay adında bir profesörden esinlenmiş.

Şunu düşündüm, bu kültürde insanların morali bozuk olduğunda

onlara söylediğimiz şey — ki bunu hepimiz söylemişizdir —

”Sadece kendin olman lazım.”

Ama anladım ki asıl söylememiz gereken şey

”Sen olma.

Kendin olma.

Biz ol, bizimle ol.

Bu grubun bir parçası ol.”

(Alkışlar)

Bu sorunların çözümü

ayrı bir birey gibi bir köşeye, kaynaklarımızın içine çekilmek değil.

Zaten bizi bu krize sokan şey kısmen bu.

Sizden daha büyük bir şeyle yeniden bağlanmak.

Sizlerle konuşmak istediğim

diğer depresyon ve anksiyete sebeplerinden biri de buraya çıkıyor.

Hepimiz biliyoruz ki

hazır yiyecekler beslenmemizi ele geçirdi ve bizi fiziksel olarak hasta ediyor.

Bunu bir üstünlük duygusuyla söylemiyorum,

ben de bu konuşmadan hemen önce McDonald’s’daydım.

Hepinizin o sağlıklı TED kahvaltısından yediğini gördüm ve bana göre değil dedim.

Ama hazır yieyeceklerin bizi ele geçirmesi ve hasta etmesi gibi

hazır değerler de aklımızı ele geçirerek bizi mental olarak hasta ediyor.

Binlerce yıl boyunca filozoflar şunu söyledi,

Hayatın para, statü ve hava atmaktan ibaret olduğu kanısındaysanız

rezil bir durumda hissedersiniz.

Bu, Schopenhauer’den tam bir alıntı değil ama söylediklerinin özü.

Ama garip olan, neredeyse kimse bunu bilimsel olarak araştırmadı,

ta ki tanıştığım olağanüstü insan profesör Tim Kasser’a kadar,

kendisi Illinois’de Knox College’de ve 30 yıldır bu konuda araştırma yapıyor.

Araştırması birkaç önemli noktaya değiniyor.

İlki, kederden kurtulmak için

daha iyi bir hayatı satın alabileceğinize ne kadar inanıyorsanız

depresyona ve anksiyeteye yakalanma olasılığınız daha fazla.

İkincisi, bir toplum olarak bu inançlarla yaşar hâle geldik.

Tüm hayatım boyunca

reklam, Instagram ve benzeri her şeyin yükü altında olduk.

Ben de buna biraz kafa yordum.

Doğduğumuzdan beri bu şekilde beslendiğimizi fark ettim, ruh için KFC.

Mutluluğu hep yanlış yerlerde aramak için eğitildik

ve nasıl hazır yiyecekler beslenme ihtiyaçlarımızı karşılamıyor,

bir de üstüne bizi hasta ediyorsa

hazır değerler de aynı şekilde psikolojik ihtiyaçlarımızı karşılamıyor

ve güzel bir hayattan bizi uzaklaştırıyor.

Profesör Kasser’le ilk zaman geçirip bunu öğrendiğimde

pek çok duyguyu bir arada hissettim.

Çünkü bir yandan bu konu zor bir konuydu.

Kendi hayatımda da sık sık moralim bozuk olduğunda

birtakım göstermelik, dış çözümle sorunuma çare bulmaya çalışmıştım.

Bunun bende niçin işe yaramadığını anlıyordum.

Bir de şunu düşündüm, bu çok bariz değil mi?

Hatta ne kadar basmakalıp.

Şimdi buradaki kimse ölüm döşeğinde

aldıkları ayakkabıları veya kaç kez retweet’lendiklerini düşünmeyecek,

hayatınızda edindiğiniz sevgiyi ve kurduğunuz bağları düşüneceksiniz.

Bunun klişe gibi olduğunun farkındayım.

Ama profesör Kasser’le konuşmalarımda hep şunu sordum

”Niçin bu tuhaf ikililiği hissediyorum?”

O da diyordu ki ”Bir ölçüde bunları hepimiz biliyoruz.

Ama bu kültürün içinde bunlarla yaşamıyoruz.”

Bunları o kadar iyi biliyoruz ki klişe olmuşlar.

Ama onlarla yaşamıyoruz.

Kendime sorup durdum, neden böylesi derin bir şeyi biliyor

ama uygulamıyoruz?

Bir süre sonra profesör Kasser bana dedi ki

“Çünkü hayatta önemli olan şeyleri görmezden gelmemize sebep olan

bir makine içinde yaşıyoruz.”

Bunu epey düşünmem gerekti.

“Çünkü hayatta önemli olan şeyleri görmezden gelmemize sebep olan

bir makine içinde yaşıyoruz.

Profesör Kasser’in de istediği bu makineyi bozup bozamayacağımızdı.

Buna yönelik çok sayıda araştırma yaptı.

Bir örnek vereceğim

ve herkesi bunu aile ve arkadaşlarıyla denemesini rica ediyorum.

Nathan Dungan isimli biri de dâhil, bir grup genç ve yetişkini

belli bir süre bir araya getirip bir dizi oturum düzenledi.

Bu grubun amaçlarından biri

insanların hayatlarında gerçekten anlam ve amaç buldukları bir anı düşünmekti.

Farklı insanlar için farklı anlar paylaşıldı.

Kimi için müzik çalmak, yazmak, birine yardım etmek —

Buradaki her şey bir şey tasvir edebiliyor sanırım.

Amaçlardan biri de insanlara şunu sordurmaktı:

“Hayatınızın çoğunu, bu anlam ve amaç dolu anları takip etmeye

ve daha azını ihtiyacınız olmayan şeyleri satın almaya,

sosyal medyada paylaşım yapıp insanları kıskandırmaya

nasıl adayabilirsiniz?

Bulguları şöyleydi,

sadece bu toplantılar…

aslında aşırı tüketicilik için bir Adsız Alkolikler toplantısı gibi.

İnsanları bu toplantılara teşvik etmek, bu değerleri öne çıkarmak,

harekete geçirmek ve birbirimizden destek almak

insanların değerlerinde kayda değer bir değişim yarattı.

Onları bu depresyon yaratan mesajlar kasırgasından,

mutluluğu yanlış yerde arama eğiliminden uzaklaştırdı

ve bizi depresyondan çıkaran daha anlamlı ve yepyeni değerlere yakınlaştırdı.

Ancak gördüğüm ve yazdığım tüm çözümler,

ki burada çoğundan bahsedemiyorum,

hep şunu düşündüm,

Bu yaklaşımları fark etmem niçin bu kadar uzun sürdü?

Çünkü bunu insanlara açıkladığınızda

bazıları daha karışık ama hepsi değil —

bunu insanlara açıkladığınızda… çok da anlaması güç bir şey değil.

Hepimiz bir ölçüde bunların farkındayız.

Bunu kavramak niçin bu kadar zor olsun?

Bence çok sebebi var.

Ama bir tanesi şu ki depresyon ve anksiyetenin…

…aslında ne olduğu hakkındaki düşünce şeklimizi değiştirmemiz gerek.

Depresyon ve anksiyeteye sebep olan çok gerçek biyolojik etkenler var.

Ancak biyolojiyi tek sorumlu olarak görürsek,

benim yaptığım gibi

ve aslında kültürümüzün hayatımın çoğunda yaptığı gibi,

o zaman insanlara ima ettiğimiz şey,

kimsenin niyeti öyle değildir ama gerçekten şunu ima ediyoruz ki

”Senin acın hiçbir şey ifade etmiyor.

Bu sadece bir arıza.

Bir bilgisayar programının hata vermesi gibi,

kafanda bir kablo problemi sadece.”

Ben depresyonun bir arıza olmadığını fark edene kadar

hayatımı değiştirmeye başlayamadım.

Bu bir sinyal.

Depresyonunuz bir sinyal.

Size bir şey söylüyor.

(Alkışlar)

Böyle hissetmemizin sebepleri var

ve depresyonun pençesindeyken bunları görmek çok zor —

Kişisel tecrübem sayesinde bunu çok iyi anlıyorum.

Ancak doğru yardımla bu sorunları anlayabilir

ve bu sorunları birlikte düzeltebiliriz.

Ancak bunu yapmak için

ilk adım bu sinyallerin üzerini kapamayı bırakmak,

bunların bir zayıflık, çılgınlık ve sadece biyolojik olduğu söylemeyi kesmek,

bu çok az sayıda insan için geçerli.

Bu sinyallere kulak vermemiz gerek

çünkü gerçekten de duymamız gereken bir şeyler söylüyorlar.

Sadece gerçekten bu sinyallere kulak verdiğimizde

ve onları hesaba kattığımızda ve onlara saygı duyduğumuzda

bizi özgür kılan, yeni ve daha derin çözümlere kapı açacağız.

İnekler her bir yanda bizi bekliyor.

Teşekkürler

Oppo Reno 4 ve Oppo Reno 4 Pro Telefon İncelemesi

Bu hafta satışa çıkarılması beklenen Oppo Reno 4 ve Oppo Reno 4 Pro Telefon modelleri ile ilgili teknik bilgiler ortaya çıkmaya başladı. İlk sıcak bilgi, Oppo Reno 4 modelinin de Pro modelinin de 48 MP arka kameraya sahip olacağı, ancak Pro modelinde OIS özellik varken, düz modelinde OIS özelliğinin olmadığı ifade ediliyor. Makale seyri içinde IOS nedir sorusunu da cevaplandıracağız.

Oppo Reno 4 ve Oppo Reno 4 Pro Teknik Özellikleri

Çinli firma Oppo bu cihazlarda geleneksel tasarımda ciddi değişikliklere gitmiş görünüyor. Haziran ayının ilk haftasında satışa çıkması beklenen Oppo ürünlerinde kullanılan arka kamera yerleşim planı LG Velvet Modelindeki çok benziyor. Dikey olarak hizalanan 3 kamera, her iki modelde de 5G internet desteği, delikli ekranlar ortak özelliklerdir.

Ürünlerle ilgili video tanıtımlarına bakarsak Reno 4 ve Reno 4 Pro, Reno ve Ace serilerinde zaten mevcut olan 65W hızlı şarj teknolojisini de kullanacaklar. Her iki modelde kamera özellikleri olarak Süper Gece Modu özelliği olacak böylece loş ışıkta harika çekim yapabileceksiniz. Pembe ve mavi kasa renkleri ile gelen cihazlar,

Telefonlarda ortak olarak güçlü bir işlemci olan Snap Dragon işlemci 765G modeli kullanılacak. Telefoto sensörler de güçlü seçildiler, 13 MP oldukça iyi sayılır. Ön kısma da şirket 32 MP selfie sensörü yerleştirdi. Bu sensörü de 2 MP sensörle kombine etti.

Reno 4 model cihazda kullanılan ekran 6.43 inç kapasitededir, kamerasında OIS özelliği yoktur. OIS özellik Optical Image Stabilization olarak açılımı yapılan bir teknolojidir. Daha az bulanık görüntü ve daha akıcı yüksek çözünürlüklü videoların akışının sağlanması için geliştirilmiş bir teknolojidir.

Telefon Kameralarında Kullanılan OIS özelliği Nedir?

Bir kamerada OIS özellik varsa optik görüntü sabitleme özelliği var demektir. Bu teknoloji doksanlı yıllardan itibaren SLR lenslerde ve kompakt kameralarda kullanıdı. Bulanıklığı azaltmasındaki püf noktası, elin titreşmesi nedeni ile çekimlerde oluşabilecek görüntü bulanıklığını gidermek için duruma göre hareket eden ve otomatik sabitleme sağlayan sensörler kullanılmasıdır. Yani eliniz titrese bile OIS özelliği olan bir telefonunuz varsa onunla bulanık olmayan görüntüler çekebiliyorsunuz. Özetle OIS özellikli kameralarla net görüntü çekersiniz, OIS olmayan kameralarla da bulanık görüntü çekersiniz.

Oppo Reno 4 ve Oppo Reno 4 Pro Telefon Fiyatları

 

Cihazlar bu hafta satışa çıkıyor ve Çin kaynaklarına göre bu cihazların en yüksek yani Pro versiyonu 595 dolar fiyatla satılacak. Her iki makinede de 90 Hz resim yenileme yeteneği olacak. Pro modeli 6.55 inç boyutta olacak. 595 dolarlık cihazın ROM alanı 128 GB olacak. Bu cihazın arkada OIS özellikli 48 MP kamerasının yanında 2 kamerası daha olacak. Cihaz önde 32 MP kamera taşıyacak. Ekran AMOLED teknolojisi ile çalışacak. Cihazlardaki işletim sistemi Android 10 olacak. Oppo Reno 4 modeli ise 6.43 inç boyutta olacak ve bu da AMOLED teknolojisi ile çalışacak. 8GB ram donanımlı, 2 versiyonu ayrı ayrı satılacak ki bunlarda ROM dahili bellek alanı fark ediyor. 172 gram ağırlık ve 7.6 mm kalınlık düz modelin özellikleri arasında olacak. Pro ise 183 gram ağırlığa sahip ve 7.8 mm kalınlıkta olacak. Düz modelinin fiyatı 529 dolar olarak belirlendi. İster düz modelini alın ister Pro modelini alın OIS dışında pek bir farkları yok. Aynı işlemciler, yaklaşık batarya kapasiteleri ve aynı hızlı şarj ( 65 watt) kullanıyorlar.

Redmi Note 8 Redmi 8 ve Redmi 8A Telefon Fiyatları Arttı

Satış rekorları kırması planlanan bu 3 yeni model telefon fiyatlarının satışları iyi giderken şirket fiyat arttırımına gittiğini açıkladı. Her bir model için yaklaşık 10 dolarlık artışa giden şirket, 1 milyon adet cihaz için 10 milyon dolarlık bir artış ön görüyor. Redmi Note 8 modelinin 4GB+ 64 GB versiyonu 160 dolardan satılırken, 6 GB + 128 GB versiyonu için belirlenen yeni fiyat, 195 dolar oldu. Öte yandan Redmi 8 telefon modelinin 4GB + 64GB varyantı için fiyat 125 dolar oldu. 8A Dual (2GB + 32GB) modelinin Hindistan’da satış fiyatı 100 dolar olacak.

Redmi Note 8 En Çok Sevilen Cihaz Oldu

 

Her 3 modelden de en ilgi çekici olanı Redmi Note 8 modelidir. Teknik özellikleri bakımından diğerlerinden ayrılan bu telefonun ekranı 1080 x 2340 piksel ekran çözünürlüğü ile gelen ve 19.5: 9 en boy oranı sunulan 6.39 inçlik bir ekrandır. Ayrıca 6GB RAM ve 128GB dahili depolama ile eşleştirilmiş Qualcomm Snapdragon 665 işlemci de bu uygun fiyatlı telefonu ayrıcalıklı kılan özelliklerdendir. Redmi Note 8 model cihaz arkada dört kamera ve önde tek bir görüntü sensörü içeriyor. Telefonda birincil kamera 48MP özellikte olup diğer kameralar 8MP Ultra Geniş lens ve 2MP derinlik sensörü ve 2MP Makro lens olarak sıralanıyorlar. Selfie’ler için Redmi Note 8 telefon modelinde 13MP selfie shooter kamera bulunuyor. Telefonu satın aldığınızda kutudan18W hızlı şarj desteği sunan adaptör de çıkıyor. Makinenin kullandığı batarya 4000mAh’lik bir pildir. 4 farklı renk seçeneği ile gelen Redmi Note 8 sırasıyla Neptün Mavisi, Ay Işığı Beyaz, Uzay Siyahı ve Kozmik Mor renklerine sahiptir. 1 yıl önce Hindistan pazarına giren en popüler cihaz olma özelliğini koruduğunu söyleyebiliriz. Çift hatlı cihaz en temel versiyonunda 64 GB dahili alan ve 4 GB ram ile geliyor. Hızlı şarj ve 4.5 G desteği de olan cihaz, 175.500 AnTuTu puanına sahip. Parmak izi okuyucu sensörü de bulunan Redmi Note 8 model cihaz çok iyi bir ekran çözünürlüğü ile de geliyor; 1080 x 2340P ki bu çözünürlük, Full HD plus teknolojisini kullandığını gösteriyor. Fakat resim yenileme hızı 60 Hz ile sınırlıdır. Ek olarak bu ekran Gorilla Glass 5.0 teknolojisine sahip, çizilmeye dirençli, çerçevesiz ve çok estetik bir tasarımla geliyor. Makinedeki GPU Adreno 610 model olup bir çok grafik işlerinizde kolaylık sağlayacaktır. 1 yıldır satışta olan bu cihazın ülkemizde, ithalatçı garantili olarak 2.290 lira fiyatı var. Türkiye garantili modeli 2.369 TL olarak hepsiburada sitesinden satın alınabilir. Fiyat artışı yeni gerçekleşti ve bu artış bizdeki fiyatları da etkileyebilir.

https://www.mi.com/tr/redmi-8a/

https://www.mi.com/tr/redmi-8/

Gürkan Teoman’dan Turan Kupası Çalışmaları Hakkında Detaylı Bilgiler

TÜRK DEVLETLERİNİN KATILACAĞI SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ORGANİZASYON YARATMAK

 

Turnuvada Sadece Türk devletlerinin katılacağı sürdürülebilir bir kupa yaratmak, bu kupanın dünyada getireceği ses ışığında Türk devletlerindeki takımların varlığını ve bilinirliğini arttırmak hedefi belirlendi. Türk devletleri arasındaki bağları kuvvetlendirmek organizasyonun başlıca amacı olacak. Türkiye’nin öncülüğünde yaratılacak kupa ile Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk devletlerine olan bağını ve yakınlığını sportif alanda ve işlevde de göstermek en önemli hedeflerden biri olarak belirlendi.

 

UZUN VADELİ HEDEF: TÜRK DEVLETLERLİNİN FUTBOLCULARININ TÜRK ÜLKELERİNDE YABANCI OYUNCU SAYILMAMASI

 

Turnuvanın bir diğer sportif hedefi ise Türk devletlerinin mevcut liglerine etki edecek bir hedef olarak göze çarpıyor. Birçok ligde bulunan ‘Yabancı oyuncu sınırlaması’ bu organizasyon hayata geçirildiğinde, UEFA kuralları çerçevesinde ‘Türk devletlerinin pasaportlu oyuncuları Türk ülke liglerinde yabancı oyuncu sayılmayacaktır’ kuralının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu sayede Türk devletleri arasında hem oyuncu hem de antrenör transferinin önü açılacak ve yeni bir ekonomik kaynak oluşacak.

 

 

Ziya Gökalp’in, “Vatan ne Türkiyedir Türklere, ne Türkistan Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.” sözleri Türki Cumhuriyetler arasında düzenlenecek turnuvaya ilham kaynağı oldu.

 

Kırım Türklerinden İsmail Gaspıralı’nın dediği gibi dilde birlik, fikirde birlik, işte birlik sözünden yola çıkarak Turan ülküsü ışığında Türk devletleriyle birlikte ‘Sporda Birlik’ olmayı hedefliyor. Turnuva için çalışmalar bütün hızıyla sürüyor.

 

DİLDE, İNANÇTA VE TARİHTE BİRLİK SÖZÜNE BİR EK: TURAN KUPASI İLE ‘SPORDA BİRLİK’

 

Turnuva için 12 akademisyen ve spor dünyasının tanınan isimlerinden Gürkan Teoman çalışmalarını sürdürüyor. Görüşlerini aldığımız Teoman, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün birliği anlatan değerli sözlerinden birinde, “Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lâzımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevî köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür… İnanç bir köprüdür… Tarih bir köprüdür… Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz.” demiştir. Dilin, inancın ve tarihin bir köprü olduğunu söyleyen Atatürk’ün bu sözlerinin ışığında Türk devletleri arasında sporun da bir köprü olduğunu göstermek Turan Kupası’nın hedeflerinden biridir.” ifadeleri ile turnuvanın hedeflerini anlattı.

 

ROL MODEL ALINAN KUPA: THY EUROLEAGUE

 

Türk Cumhuriyetleri arasında gerçekleştirilmesi hedeflenen bu turnuvada Dünyada birçok örneği bulunan ve başta Basketbol branşındaki ‘THY EuroLeague’ benzeri bir organizasyon yapılmak hedefleniyor. Organizasyon tamamıyla özel ve özerk olarak planlandı. Bu organizasyon ile Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi UEFA organizasyonları dışında kalan başta Türkiye Cumhuriyeti profesyonel futbol takımları ile birlikte Türk devletlerinde bulunan diğer takımlar da dünya coğrafyasında ulusal bir kupaya katılım gösterebilecek. Bu sayede turnuvaya katılacak takımları birçok maddi ve manevi kazanım elde edilebilecek.

Turnuvayı düzenlemek isteyen komite çeşitli amaçlar belirledi. Bu amaçların önemlileri şöyle:

Katılan takımların uluslararası maç ve turnuva tecrübesi artacak

 

Ekonomik gelir kalemleri büyüyecek.

 

Takımların ve ülkelerin tanıtımı dünya basınında yer alacak bu organizasyonda daha kolay duyurulacak.

 

Turnuvanın gelişmesi ile birlikte katılımcı olan tüm Türk devleti profesyonel takımları da eş zamanlı güçlenecek

 

Türk devletleri arasında kültürel etkileşim artacak.

 

Sporcular, teknik ve idari personel arasında bilgi alışverişi olacak

 

Doktorlar ve sağlık heyetleri arasında tedavi ve genel anlamda sağlık eğitimi etkileşimi ve bilgi paylaşımı gerçekleşecek.

 

Turnuvaya katılacak takımlara ek yayın geliri ile birlikte yeni sponsorluklar ve maç günü hasılatı kalacak.

 

Yasal bahis gelirleri takımlar için önemli bir gelir kalemi olacak.

 

Kulüpler arasında hem yönetim hem de taraftar bazında yeni topluluklar kurulacak.

 

Türk devletlerinin basın mensupları dünyada bir olacak ve etkileşimler ile birlikte yeni dostluklar kurulacak.

 

UEFA ve FIFA oylamalarında Türk devletleri birlikte hareket edebilecek. Aynı karar desteklenecek.

 

Türk devletleri arasında spor turizmi olacak.

 

EUROLEAGUE NASIL PROFESYONEL TAKIMLARLA BİRLİKTE GEÇERLİ BİR ORGANİZASYON YARATTI?

 

2000 yılından bu yana Avrupa basketbolunun en büyük turnuvası olarak sayılan EuroLeague, NBA’den sonra en fazla seyirci ortalamasına sahip organizasyonu. 1958’de başlayan FIBA dönemi 2001’e kadar sürmüş, ardından EuroLeague her ne kadar özel bir organizasyon olsa da FIBA’nın EuroLeague ve SuproLeague gibi ad verdiği organizasyonların devamı olarak anılmakta.

 

Anadolu Efes, Baskonia, CSKA, Barcelona, Fenerbahçe, Maccabi, Olimpia Milano, Olympiakos, Panathinaikos, Real Madrid ve Zalgiris, Euroleague organizasyonuna sürekli katılma hakkı olan ve turnuvanın sahibi takımlar. Geride kalan 5 kontenjan için de takımlar özel bir lisansla davet alıyorlar.

 

 

 

TÜRK DEVLETLERİ ARASINDA FUTBOL EKONOMİSİ

 

Türk devletlerinin arasında yakın geçmişte ciddi bir işbirliği yaşanmadı. İşbirliğini güçlendirip ortak ekonomi içinde Türk devletleri arasında gidip gelen ekonomik girdi ve çıktıyla birlikte ülkelerin birbirlerine dolaylı yoldan ekonomik katkıları da hedefleniyor.

 

ÜYE ÜLKELERİ ARASINDA BİLGİ DEĞİŞİMİ YAPILACAK

 

Federasyonlar hali hazırda vermiş olduğu sertifikasyon programlarıyla birlikte Türk devletlerinin liglerinde, futbolcularında, antrenörlerinde, menajerlerinde ve futbol öznelerinde gelişme de bu turnuvanın hedefleri arasında. Ülke federasyonlarının sertifikasyon programlarına tüm Türk devletleri katılma imkanı bulacak. Kurulan birlik ve topluluklar ile sadece sertifikasyon değil idari menajerlik, Futbolcu menajerliği, Sportif direktörlük gibi birçok mesleki alanda Türk devletlerine destek verilecek. Turnuva için çalışmalar akademik ekip tarafından sürdürülürken çalışmalar tamamlandığında spor bakanlığı nezdinde girişimler de başlayacak.

 

PROFESYONEL LİGİ OLAN TÜRK DEVLETLERİ VE EN ÜST SEVİYE LİGLERİ

 

 

– TÜRKİYE

 

 

– KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ | Süper Lig

 

 

TAKIM SAYISI: 16

 

TAKIMLAR: Alsancak Yeşilova, Baf Ülkü Yurdu, Binatlı, Cihangir, Çetinkaya, Doğan Türk Birliği, Düzkaya, Gençlik Gücü, Göçmenköy, Gönyeli, Hamitköy, Küçük Kaymaklı, Lefke, Mağusa Türk Gücü, Türk Ocağı, Yenicami

 

 

– AZERBAYCAN | Premyer Liga

 

 

TAKIM SAYISI: 8

 

TAKIMLAR: Qarabağ, Neftçi, Keşla, Zira, Sumqayıt, Sabah, Sebail, Qabala

 

 

– KAZAKİSTAN | Premyer-Liga

 

 

TAKIM SAYISI: 12

 

TAKIMLAR: Astana, Kairat, Ordabasy, Tobol, Zhetysu, Kaisar, Okzhetpes, Irtysh, Karagandy, Taraz, Atyrau, Aktobe

 

 

– KIRGIZİSTAN | Top-Liga

 

 

TAKIM SAYISI: 8

 

TAKIMLAR: Dordoi, Alay, Alga, Neftchi, Abdish, Ilbirs, Kara-Balta, Akademiy

 

 

– ÖZBEKİSTAN | Süper-Liga

 

 

TAKIM SAYISI: 14

 

TAKIMLAR: Pakhtakor, Lokomotiv, Bunyodkor, Sogdiana, Metalourg, Surkhon, Nasaf, Navbahor, AGMK, Andijan, Kokand, Buxoro, Samarqand, Qizilqum

 

 

– TÜRKMENİSTAN | Yokary Liga

 

 

TAKIM SAYISI: 8

 

TAKIMLAR: Altyn, Ahal, Şagadam, Köpetdag, Energetik, Aşgabat, Nebitçi, Merw

 

 

PROFESYONEL LİGİ OLMAYAN TÜRK DEVLETLERİ

 

 

– BAŞKURDİSTAN

 

 

TAKIM SAYISI: 13

 

TAKIMLAR: Salavat Yulayev UFA, FC Ufa, Toros Neftekamsk, Tolpar Ufa, Ural Ufa, Gornyak Uchaly, FC Ufa-2, FC Sodovik Sterlitamak, FC Devon, Yurmaty Salavat, FC Bashinform, FC Gornyak, FC Neftyanik Ufa

 

 

– ÇUVAŞİSTAN

 

 

– TATARİSTAN

 

 

TAKIM SAYISI: 1

 

TAKIMLAR: Rubin Kazan

 

 

– TUVA

 

 

TAKIM SAYISI: 1

 

TAKIMLAR: Tuva Kyzyl

 

 

– YAKUTİSTAN

 

Gürkan Teoman Kimdir?

 

Gürkan Teoman 1978 senesinde, İstanbul’da dünyaya geldi.

 

İlkokulu, Levent İlkokulunda bitirdikten sonra Ortaokul ve Liseyi Saint Michel Fransız Lisesi’nde tamamladı.

 

Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümünü tamamlayan Gürkan Teoman Türk Birliği ve Turan üzerine araştırmalar yaparak Fransızca Dilinde çalışmalar hazırladı.

 

Fransa’da,Université Lille 2 DEA de Sciences Politiques bölümünde eğitim aldıktan sonra, Askerlik vazifesini Adana Jandarma Bölge Komutanlığı emrinde yaptı.

Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu (TASKK), Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve UEL gibi kurumlarda görev yapan Gürkan Teoman halen Türkiye Futbol Federasyonu Dış İlişkiler Kurulu Üyesidir.

 

Gürkan Teoman evli ve bir çocuk babasıdır. Fransızca ve İngilizce dillerini ileri seviyede bilmektedir.

Kaliteli ve Uygun Fiyatlı Telefon Kılıfları Coloredway’de

Cep telefonlarınızı renklendiriceğiniz, aynı zamanda profesyonel bir şekilde koruyabileceğiniz kılıflar için hem kaliteli hem de uygun fiyatlı kılıflar temin edebileceğiniz Coloredway sitesi bir tık uzağınızda yer alıyor. Hem kaliteli hem de uygun fiyatlı cep telefonu kılıfları alabilmek için yapmanız gereken bu alanda tecrübeli olan ve profesyonel olarak internet üzerinden sizlere cep telefonuna kılıfı satış yapan Coloredway ziyaret etmektedir.


Kaliteli ve uygun fiyatlı cep telefonu kılıfı modelleri
arasından size uygun olanı seçebilir veya size özel bir tasarım yaparak özel olarak cep telefonu kılıfı satın alma imkanına sahip olabilirsiniz. Huawei mate 20 lite telefonunuz mu var? Coloredway’de birbirinden güzel binlerce Huawei mate 20 lite kılıf mevcut. Huawei p smart 2019 telefonunuz mu var ? Coloredway herkesin zevkine ve tarzına göre huawei p smart 2019 kılıf üretimi yapabiliyor.


Coloredway
, güvenli bir e – ticaret sitesi olmasının yanı sıra uzun yıllardır bu alanda hizmet veren profesyonel bir sitedir. Özel olarak tasarım yapılmış yüzlerce cep telefonu kılıfı modelinin yanı sıra kişiselleştirilmiş cep telefonu kılıfı modelleri ve özel olarak tasarım yapabileceğiniz özel baskı telefon kılıfı modeli ile sizlere hizmet veriyor.

Güvenli Alışverişin Adresi

Güvenli alışverişin adresi olarak hayatımıza yer alan Coloredway, aynı zamanda klasik ödeme sistemlerinin yanı sıra kapıda ödeme sistemi ile sizlere daha güvenli bir şekilde hizmet imkanı sağlıyor. Birinci sınıf silikon malzeme kullanarak üretilen cep telefonu kılıfları bu özellikleriyle telefonunuzu fiziksel etkilerden koruyarak zarar görmesini önlüyor. Ayrıca dilediğiniz renklerde ve dilediğiniz tasarımı da kullanacağınız tasarım sayfası ile cep telefonunuzu da süsleyerek renkli ve şık tasarımlı bir kılıfa sahip olabiliyorsunuz.

Özel Tasarımlar


Erkeklere özel tasarımlar, kadınlara özel tasarımlar, ilgi alanlarınıza özel tasarımların 
yanı sıra yüzlerce farklı tasarım yer aldığı Coloredway sitesi ile dilediğiniz tasarıma ve renklere sahip cep telefonuna kılıfına kolayca sahip olabiliyorsunuz. Çok ekonomik fiyatlarla sizlere sunulan cep telefonu kılıf modelleri, iPhone modelleri başta olmak üzere tüm modeller için sizlere özel olarak sunuluyor. Birbirinden farklı renklere sahip olan cep telefonu kılıf modelleri satın alarak kendinizi ve cep telefonunuzu farklı bir konuma taşıyabilir, renkli veya kişiselleştirilmiş bir kılıf ile farklı olduğunuzu hissettirebilirsiniz. Ekonomik fiyatlar ile satın alacağınız kaliteli ve uygun cep telefonu kılıfları Coloredway’de sizlere sunuluyor.

Bursa Tercüme Büroları

Tercümanlık hizmetlerine her konuda ihtiyaç duyabilirsiniz. İhtiyacınız olan konu ister profesyonel anlamda olsun ister sıradan bir çeviri olabilir. Ancak her iki durum içinde sağlıklı ve hatasız bir çeviri faydalı olacaktır. Burada önemli olan sizin hangi konuda ve hangi amaç için tercüme hizmetine ihtiyacınız olduğu olacaktır. Bursa’da bu konuda hizmet veren oldukça fazla bulunmaktadır. Ancak bu durumda da hizmet almak istediğiniz firmanın sizinle ne şekilde iletişimde olacağı ve size hangi konularda hizmet vereceğidir. Örneğin, bir konsolosluk evrakı için yeminli bir tercüman tarafında yapılacak olan çeviri geçerli olacaktır. Bunun yanı sıra akademik çalışmalarınız için yeminsiz bir tercümanın çevirisi yeterli olurken bu akademik çevirileri resmi amaçlar için kullanacaksanız yeminli tercümanın yaptığı çeviriye ihtiyacınız olacaktır.

Bursa Tercüme Fiyatları

Tercüme almak istediğiniz, konu, amaç, çeviri sayış çalışacağınız tercümanın yeminli ya da yeminsiz olması fiyat konusunda belirleyici olmaktadır. Daha öncede söz ettiğimiz gibi kendiniz için gerekli olan bir çevirinin fiyatı ile resmi makama sunacağınız çevirinin fiyatı farklılık göstermektedir. Bu nedenle çeviri hizmeti alacağınız zaman bu konun detaylarını tercüme ofisi ile görüşmelisiniz. Mahkemeler ya da diğer resmi makamlar için gerekli olan çeviriler mutlaka noter onaylı bir yeminli tercüman tarafından yapılmalıdır. Çünkü bir yeminli tercümanın imza yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle de çevirisini yaptığı belgelerin altına imza ve kaşe yapma hakkına sahiptir.

Bursa Noter Onaylı Tercüme Ofisleri

Bir çeviri hizmetine ihtiyacınız olduğu zaman mutlaka uzman personel çalıştırılan ofisler tercih etmelisiniz. Çünkü çevirilerde yapılacak hataların pek sonucu olabilir. Bu ortaya çıkacak sonuçların sizi ve işletmenizi olumsuz etkilememesi için uzman kişiler ile çalışmak faydalı olacaktır. Her anlamda profesyonel bir ekibe sahip tercüme ofisleri oldukça tercih edilmektedir. Çeviri hizmetlerinin dikkatli ve özenli bir şekilde yapılması oldukça önemlidir. Çünkü mahkemeye sunacağınız resmi bir belgenin hatalı bir şekilde çevrilmiş olması firmanız için can sıkıcı bir duruma düşmesine neden olabilir. Bu tarz sıkıntılar ile karşılaşmamak için https://bursaceviritercume.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz. Böylelikle profesyonel hizmetlerden faydalanabilirsiniz.

Oyun firmaları ve oyun geliştiricilerine Orta Doğu pazarında büyüme fırsatı

Cafe Bazaar ile Gaming in Turkey arasında güç birliği

Dünya çapında 44 milyondan fazla kullanıcıya sahip çevrimiçi mağaza Cafe Bazaar ile Oyun ve Espor Ajansı Gaming in Turkey arasında hem oyun firmalarına hem de oyun geliştiricilerine avantajlar sağlamak amacıyla anlaşma imzalandı.

Oyun ve Espor Ajansı Gaming in Turkey ile Cafe Bazaar ile iş birliği doğrultusunda Türkiye başta olmak üzere tüm dünyada oyun sektörüne hizmet veren firmaların ve oyun geliştiricilerin sesini daha fazla duyurmalarına yardımcı olmaya hazırlanıyor. Geniş oyun yelpazesi ile tanınan Cafe Bazaar, 44 milyonu aşkın kullanıcısı sayesinde bünyesinde bulundurduğu oyun firmalarına birçok olanak sunuyor. Kurulduğu günden bugüne 127 bin uygulama ve oyunu bünyesine dahil eden çevrimiçi mağazaya artık kolay bir şekilde Türkiye’de yer alan oyun firmaları ve geliştiricileri dahil olabilecek.

29 bin geliştirici ekip üyesi ve şirketten oluşan çevrimiçi mağaza, tüm telefon markalarına da hitap ediyor. Google Play Store uygulaması İran’da açık olmasına rağmen kullanıcılarına ödeme seçeneği sunmuyor. İranlıların ve özellikle bölgede Farsça konuşan oyuncuların kullandıkları platformlarından oyun içi alışveriş yapamama ihtiyacından doğan Cafe Bazaar, kendini geliştirerek rakiplerini MENA bölgesindeki ülkelerinde geri plana düşürmeye devam ediyor. Hem oyun firmalarına hem oyunculara birçok avantaj sağlayan çevrimiçi mağazada, global çapta sesini duyuran birçok oyun bulunuyor. Bunlar arasında Clash of Clans, Clash Royale, Game of Sultan ve Clash of Kings gibi sevilen oyunlar yer alıyor.

Mobil ve aplikasyonları kesintisiz ulaştırma imkânı

Cafe Bazaar, günlük 6,44 milyon aktif oyuncu rekoru sayesinde bünyesine dahil olan oyun firmaların yüzde 70 oranında kazanç elde etmelerini sağlıyor. Bunun yanı sıra, gerektiği zamanda resmi evrakların hizmet verilecek ülkelerde tahsil edilmesi için oyun firmalarına kapı açıyor. Tek seferde oluşturabilen ve oyunların hızlı entegre olmasını sağlayan sistemi sayesinde, oyun firmaları hiçbir zorluk ve ekstra uğraş olmadan hizmet vermeye başlayabiliyor. Hizmet vermeye başlayan oyun firmaları, kazanç elde ettiklerinde geri dönüşümünü tamamen kendi yerel para birimlerinin oranlarıyla, hiçbir kesinti olmadan sağlayabiliyor.

Cafe Bazaar, her geçen yıl geliştirici ekibini ve global çaptaki ortaklıklarını büyüterek gelişmeye devam ediyor. Firmalara pazarlama, yerelleştirme ve topluluk yönetimi gibi hizmet paketleri sunan çevrimiçi mağaza, kendilerinin de süreci yönetmelerine imkân tanıyor. Sadece platformda yer almak isteyen kullanıcılar panele giriş yaparak MENA bölgesindeki serüvenlerini başlatabiliyor. Bu bağlamda, oyunlarını entegre eden ve yayınlayan ve ilk gün tanıtımlarını alan nitelikli oyun şirketleri, kendi kategorilerinde yer alacak. İkinci günden itibaren, ana sayfada öne çıkarılan oyunların 14 gün boyunca burada yer almasıyla daha büyük bir kitleye ulaşan oyun firmaları 30’uncu günün sonunda yüzde 70 oranındaki kazançlarına kendi yerel banka hesaplarından ulaşabilecek.

Siz de Cafe Bazaar’ın bir parçası olarak Orta Doğu pazarında yer almak ve daha çok bilgi sahibi olmak istiyorsanız bizimle https://www.gaminginturkey.com/tr/cafe-bazaar/ internet adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Gaming in Turkey Hakkında

Gaming in Turkey, tamamen espor ve oyun üzerine kurulmuş, Türkiye’de 5 yıldır hizmet veren oyun ve espor ajansıdır. Oyun şirketleri için özel bütünleştirilmiş online ve offline pazarlama servisleri ile 360 derece hizmet vermektedir. Oyun sektöründe 12 yıldan fazla deneyime sahip profesyonelleri aynı çatı altında toplayan Gaming in Turkey, dünyanın dört bir yayından oyun yayıncıları ve geliştiricileri ile iş birlikleri yapmaktadır. Ayrıca Türkiye’de birçok büyük markaya hizmet vermektedir. Gaming in MENA Orta Doğu ofisi ile tüm Orta Doğu’ya hizmet vermektedir.

Teknoloji Videoları Son Gelinen Noktayı Gösteriyor

Teknoloji videoları kategorisinde yer alan son gelişme Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanmış olan uygulama ile alakalı. Korona virüsün görülmesinin hemen ardından bu konuda çok iyi bir mücadele veren bakanlık, hayat eve sığar olarak tanımlanmış olan bir kampanya başlatmıştı. Daha sonra aynı isimle bir yazılım üretildi. Hem Android hem de IOS uyumlu olan bu program son derece işlevsel. Bunun yanı sıra artık maske kodlarını bu uygulamanın içinden hemen almak mümkün olacak. Bu durum kullanıcılar için büyük bir şans olacak.

Maske Kodu Almak Artık Çok Kolay

Teknoloji Haberleri içinde yer alan son gelişme çok büyük bir ilgi gördü. Sağlık Bakanlığı bundan bir süre önce Korona ile mücadele kapsamında bir yazılım geliştirmiştir. Bunun ismi ise hayat eve sığar olarak belirlendi. Hem IOS hem de Android için iki farklı sürümü söz konusu olan uygulamayı indirmek ve bunu kurmak çok kolay. Buna gör bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre artık maske almak isteyen kişiler bunun için hemen uygulamayı kullanabilirler. İzlenecek olan yol ise şöyle;

  • İlk olarak hemen uygulama içinde online olun.
  • Bunun ardından ise sağlık durumu olarak tanımlanmış olan bir sekmenin olduğunu göreceksiniz.
  • Buraya tıkladığınız vakit alt menüye erişim sağlanacak.
  • Daha sonra yapılacak olan şey ise maske talep et yazan yere basmak.
  • Böylelikle sistem hemen size bir barkod numarası verecek.
  • Bununla beraber istediğiniz tüm eczanelere gidebilir ve maske alabilirsiniz.

Haber365 Sitesi Üzerinden Habere Erişim Çok Seri

Videoları izleyebilmek adına Haber365 üzerinden erişimi hemen sağlayın https://www.haber365.com.tr/galeri/teknoloji-fotograflari linkini tercih etmek yeterli olacak. Dileyen kişiler giriş işlemlerini çok hızlı bir biçimde mobil olarak bilinen cihazlar üzerinden en kısa sürede yapabilirler. Site gerek dünya gerekse ülke gündemini çok yakından takip ediyor. Zengin olan haber içeriğinin çok kaliteli videolarla desteklenmiş olması ise büyük bir fırsat. İlgili yere giriş yapın. Videoya tıklamanızın ardından süreç tamamlanır. Yani video yüklenir ve bunu dilediğini gibi izleyebilirsiniz.

90.000 TL’lik Bilgisayar Sistemi Toplayan Levon Turaç’ı İzliyoruz


Herkese merhaba, ben Levon Turaç Çoğunuzun dört gözle beklediği sistem artık huzurlarınızda ve bittiği için ben de çok memnunum. Çünkü YouTube’da videonun altında; “Abi bir hafta önce yayımlayacaktın, noldu?”,

“Bir ay oldu”, “Bir buçuk ay oldu hala yayımlamadın videoyu,

“Bizi kandırıyor musun?” diyip diyip durdunuz.

Öyle değil elbette, çoğunuza yorumlarda belirttim.

Belli başlı donanımlar eksik kalmıştı, işte bunun için biraz maddi destekler gerekiyordu falan Onları da hallettik, eksiğimiz yok şu an.

Fakat sistemimiz 100.000TL değil; 90.000 TL’ye düştü Çünkü bir tane Threadripper sistemimizde RTX 2080 Ti SLI kurulumu yapacaktık, Fakat maalesef ki sığdıramadık.Bu sebeple ondan vazgeçtik ve “clickbait” olmasın diye 100.000 TL’yi ben 90.000 TL’ye düşürdüm arkadaşlar. Çünkü ben o tür şeyleri de çok sevmiyorum. Neyse lafı çok fazla uzatmayacağım Donanımı zaten biliyorsunuz fakat videodkasdjfsl

videonun sonunda aslında tekrardan değinirim.

Videonun “Toplama” aşamasına geçeceğiz. Öncesinde,

Corsair Türkiye, MSI Türkiye ekibine;

AMD Türkiye ekibine çok teşekkürlerimi de sunuyorum.

Çünkü onların da hep destekleri ve katkıları da oldu bana.

Kalkıp da her şeyi kendimiz yaratmış gibi de göstermeye gerek yok. Sağ olsunlar

Dediğim gibi, çok destekleri oldu.

Tekrar ve tekrar çok teşekkürlerimi sunuyorum kendilerine.

bunun dışında kanalımıza ve videomuza yeni gelecek

üyeler muhakkak ki abone olsun ve

bildirimleri de açsın diyorum ve lafı hiç uzatmadan, dediğim gibi,

toplama kısmına geçiyorum!

[CPU’yu takmadan önce kızak korumasını çıkarıyoruz]

[Son olarak CPU yuvası koruma kapağını çıkarıyoruz]

[Termal macunun iyi yayıldığından emin olalım]

[Takviye gerekiyor]

[m.2 yuvalarına NVMe’leri takmak için ısıl koruma plakasını çıkarıyoruz]

[Haydi Bismillah]

Evet arkadaşlar toplama aşamasını detaylı bir şekilde

sizlere sundum. Oldukça uğraştırdı bizi;

yaklaşık 4 gündür 5 gündür

toplamasıyla uğraşıyorduk bu sistemin.

Ama, gördüğünüz gibi, oldukça şık ve çok güzel

bir sistem oldu.

Aklınıza takılacak bazı sorular vardır.

veya işte bazılarınız gereksiz bulabilir;

“Bir sisteme niye bu kadar para verdin?”

“Napacaksın bu sistemle? Oyun için çok fazladır.”

diyenleriniz var.Merak etmeyin, aklınızdaki birkaç soruyu da cevaplayacağım bu videoda.

İlk olarak; tek bir kasa çift sistem toladığımızı zaten gördünüz.

Bir tanesi extended-ATX (eATX) boyutlarında.

MSI’ın X399 MEG Creation model anakartıydı

ve üzerinde Ryzen Threadripper 2990WX model

32 çekirdeğe sahip bir işlemcisi mevcuttu.

O sistemimizde ilk başta RTX 2080 Ti SLI yapılandırması olacaktı,

fakat ondan vazgeçtik. Ben zaten yenileyeceğim bu sistemi.

O zaman SLI yapılandırmasına tekrardan geçeceğim.

İkinci mini ITX sistemimiz ise MSI’ın Z390 Gaming Edge AC model

“mini ITX” boyutlarında bir anakartı ve oradaysa 9900K işlemcimiz var. Ve yine bir adet RTX 2080 Ti ekran kartı da

o kısımda takılı bir şekilde. Çoğunuz ilk videoda Corsair’ın 1000D kasası içinde çift sistem kuracağımızı fark edememiş.

Halbuki videoda üzerine de oldukça değinmiştim. Fakat dediğimiz gibi Corsair’in Obsidian 1000D kasası, içinde çift sistemi rahat bir şekilde barındırabiliyor. Ve çift güç kaynağı ile de bir besleme sağladım;

AX1500i güç kaynağı, işte Corsair’in SFX serisi bir mini ITX güç kaynağı da var bu kasanın içinde. Zaten sıvı soğutma konusunda yok yok arkadaşlar.

Neredeyse dünyada bir kasa içine dört tane radyatör koymak

oldukça zordu fakat bu kasa ile bu mümkün. Şimdi çoğunuzun hesaba katmadığı nokta özel sıvı soğutma sistemi oluyor.

Özel sıvı soğutma sistemi, evet günümüzde ve TL kuruyla oldukça pahalı bir sistem.

Standart sistem kurulumları için ben çok aşırı gerekli bulmuyorum.

Fakat benim yaptığım gibi üst seviye bir sistem ve üst seviye performans almak istiyorsanız özel sıvı soğutma bazı noktalarda oldukça gerekli olabiliyor. Mesela kullandığımız Ryzen Threadripper 2990WX işlemcisinde normal, kapalı sistem all-in-one, sıvı soğutucularla bile soğutmanız oldukça zor.

Ki o işlemciyle piyasada yapılan testlere baktığınız zaman,

işlemcinin 360mm radyatöre sahip sıvı soğutmalarla bile

75-80 dereceleri gördüğünü rahatlıkla sizler de gözlemleyebilirsiniz.

Fakat biz bu özel sıvı soğutma sistemiyle -zaten ayrı bir videosu da olacak bu sistem ile bu işlemciyi 55 derecede tam yük altında stabil bir şekilde çalıştırabiliyoruz.

Yani arada 20 derecelik bir fark söz konusu arkadaşlar.

Demek ki neymiş; bu noktada özel sıvı soğutmanın gerekli olduğu belli alanlar oluşabiliyormuş.

Sonrasında, “Kalkıp da bir render için neden böyle bir sistem topladın?”

“Niye o kadar 12-13 bin liralık bir işlemci satın aldın?”

diye soranlarınız da olacaktır elbette.

Şöyle diyeyim sizlere, bizler genelde sadece basit/düz video editleme işlemleri yapmıyoruz.

Standart video editleme işlemleri için evet, çok yüksek bir işlemci, çok güçlü bir işlemci, fakat ben artık -artık demeyeyim en son eve hırsız girdikten sonra yaklaşık 4-5 aydır 4K / 60 FPS videolar çekmeye başladım ve 4K / 60 FPS videolara geçtikten sonra

kullandığım Ryzen 2700X işlemcim oldukça yetersiz kalmaya başladı. Yani standart Full HD (1080p) videolarla karıştırmayın bizimkini.

Bizler oldukça zorlanıyoruz.

Hadi video edit kısmını da geçtim, onu Ryzen 2700X veya 9900K ile de halledebilirsiniz, öyle veya böyle

editlenebilir ve render alınabilir.

Fakat bu işlemciyle bizler sadece standart video edit değil

bildiğiniz Corona ile render işlemleri alınacak,

AutoCAD’lerle render alınacak, 3 boyutlu animasyonlar yapılacak. O noktada

9900K veya Ryzen 3900X bile yeterli olmayacak arkadaşlar.

Bu sebeple Threadripper 2990(WX) işlemcisini kullandık.

Yani “Gereksiz” demeyin lütfen. Benim için gerekli arkadaşlar.

Buraya kadar her şey hoş, güzel, tamam, anladık, eyvallah.

“Peki neden çift sistem topladın?” diye de soracaksınız.

Şimdi, Threadripper sistemimiz oyun oynamak için değil; tamamen render odaklı çalışacak.

Altta bulunan mini ITX sistemimizde de

MSI’ın RTX 2080 Ti Duke ekran kartını kullandık,

bu noktada ise zaten 9900K işlemcimiz vardı

ve oyunları tamamıyla bu mini ITX sistemden oynayacağız.

Ama biz videoyu sunarken ne demiştik;

“Tek bir kasada hem canlı yayın, hem render hem de oyun odaklı bir sistem”

toplayacağımızı belirtmiştik.

Yani bu kasaya çift sistem kurmamızın bir diğer sebebi ise tamamiyle canlı yayın odaklı olması.

Yani kalkıp da iki ayrı kasaya ihtiyaç duyacağınıza

ve masrafınızı arttıracağınıza tek bir kasa ile

bu tür sorunların da üstesinden gelebiliyorsunuz.

“Her şey tamam, iyi, hoş, güzel, işte özel sıvı soğutma yapmışsın,

çift sistem kurmuşsun, soğutma performansı da oldukça üst seviyededir” diyebilirsiniz.

Fakat bu kasada 30 tane fan kullandığımı çoğunuz biliyorsunuz.

“E peki 30 tane fan hiç mi ses yapmıyor arkadaş?”

“Bundan hiç mi rahatsız olmadın?” diye soracaksınız.

Eğer donanımınızı oldukça iyi soğutabilecek bileşenler tercih ettiyseniz,

fanlarınız tam yükte bile oldukça sessiz çalışır.

Zaten sizler şu an duyuyorsunuz,

30 fanın hepsi şu an yanımda çalışıyor

ve neredeyse hiç ses yok!

Hatta dilerseniz kapağını da açayım, biraz susayım:

Şöyle duyun, hiç ses olmadığını görebilirsiniz.

Fanlar yük altında bile 700-800 RPM’i geçmiyor arkadaşlar.

Yani çok büyük radyatörler kullandığımızdan ve duble-duble radyatörler eklediğimizden

sistem ısınmıyor ve işlemci sıcaklığı* 55 dereceleri geçmediğinden dolayı

fanlar da tam yüke girmiyor.

Bu sebeple oldukça sessiz bir sisteme de sahip olmuş oluyoruz.

Başka diyecek bir söz de kalmadı açıkçası,

bileşenleri yine video altına eklerim.

Ayrıca bu bileşenleri İtopya’dan ve Sinerji Bilgisayar üzerinden satın aldık.

Kasayı zaten Sienrji Bilgisayar’dan satın almıştık biliyorsunuzdur.

Bazı harddisklerimi, bazı sıvı soğutma parçalarımızı Sinerji Bilgisayar’dan temin ettim.

İşte işlemcimi, anakartımı, RAM’lerimi İtopya Bilgisayar’dan satın aldım.

Başka denecek bir şeyimiz kalmadı açıkçası

Bir sonraki videoda bu kasayı zaten masama yerleştireceğim

ve iki farklı monitörü masamda kurup

her iki sistemi ayrı ayrı açacağım,

her iki sistemin hem render performansını, hem oyun performansını, hem de sıcaklık değerlerini

canlı olarak sizlere göstereceğim.

Bunu da dört gözle beklemenizi rica ediyorum.

Ve tekrardan üstüne basa basa değineyim;

kanalımıza abone olup bildirimleri açarsanız da

çok minnettar olurum diyorum ve videoya da burada son veriyorum arkadaşlar.

Bir sonraki videoda tekrardan görüşmek dileğiyle kendinize iyi bakın.

Hatta şunu da belirteyim, bu sistemin üstüne

AMD’nin yeni Ryzen Threadripper işlemcileriyle

bir upgrade de gelecek.

Bunu da şimdiden dört gözle bekleyin.

Çıtayı 100.000 TL’den yükseltip

120-130 bin TL’lere de çıkartabliriz.

Dediğim gibi… Başka bir söze gerek yok değil mi Haço? Aynen gerek yok.

Videoyu bitirelim arkadaşlar.

Kendinize şimdiden iyi bakın, hoşçakalın!

 

Render Sistemi Bileşenleri:

1-MSI #X399 #MEG Creation Anakart

2-#AMD Ryzen #Threadripper #2990WX İşlemci

3-#Corsair Vengeance RGB PRO 64GB(8x8GB)2933mhz Ram

4-MSI GeForce RTX 2080 Ti #SeaHawkEK X GPU

5-#Samsung 960 Pro 512gb m.2 Nvme SSD (2 adet)

6-#Seagate Barracuda Pro 8 TB 7200Rpm 256Mb HDD (4 adet)

7-Samsung 860 Evo SSD  1 TB  (3 adet)

8-Corsair #AX1500i Güç Kaynağı

9- #Elgato HD60 PRO Streming Kart

10-#Creative Sound Blaster ZXR PCIE Ses Kartı

11-Full Özel Sleeve Kablo Seti

 

Mini itx Oyun Sistemi Bileşenleri:

1-#MSI MPG #Z390I Gaming Edge Mini itx Anakart

2-#Intel Core i9 #9900K İşlemci

3-Corsair DOMINATOR PLATINUM RGB 16GB(2x8GB) Ram

4-MSI Gaming GeForce #RTX 2080 Ti #Ventus GPU

5-Samsung 960 Pro 512gb m.2 Nvme SSD

6-Samsung 860 QVO SSD  1 TB  (3 adet)

7-Seagate #Barracuda 8 TB HDD

8-Corsair #SFX750Watt 80+ Platinum Güç Kaynağı

9-Full Özel Sleeve Kablo Seti

Sıvı Soğutma Sistem Bileşenleri:

1-Corsair #HD120 RGB 120mm PWM Fan (10 set)

2-Corsair #iCUE #Commander PRO Kontrolcü (2 adet)

3-Corsair Lighting #Node PRO Led Controller (2 adet)

4-#Hydro X XC9 RGB CPU Bloğu (2066/sTR4)

5-Hydro X Series #XC7 RGB CPU Bloğu (115X/AM4)

6-Hydro X Series #XG7 RGB 2080ti Su Bloğu

7-Hydro X Series #XR7 480mm Radyatör (2 adet)

8-Hydro X Series #XR7 360mm Radyatör (2 adet)

9-Hydro X Series #XD5 RGB Pump/Reservoir Combo (2 adet)

10-Hydro X Series #XL5 1 Litre Soğutma sıvısı (4 adet)

11-Hydro X Series #XT Hardline 12mm Petg Boru seti (3 set)

12-Hydro X Series #XF Rotary Y-Splitter (2 adet)

13-Hydro X Series #XF Ball Valve (2 adet)

14-Hydro X Series 90° Rotary Adapter 2’li paket (8 adet)

15-Hydro X Series XF Hardline 12mm rakor 4’lü paket (8 adet)

Paykasa Kart İle Güvenilir ve Hızlı Alışveriş

Dijital dünyanın yaşantımızda artan etkisi ve bu etkiye paralel olarak değişen tüketim alışkanlıklarımız hiç şüphesiz internet dünyasından yaptığımız alışverişleri de doğrudan etkiler ve “güvenilir – hızlı işlem” kavramı bizler için her geçen gün daha da ön plana çıkar.

Dünyanın en popüler ön ödemeli sanal kartı olan Paykasa kart; milyonlarca farklı kombinasyona sahip çeşitli harf ve rakamlardan oluşan 16 haneli güvenlik kod sistemi, içerisinde herhangi bir kişisel bilgi barındırmaması ve tek kullanımlık olmasına bağlı olarak kayıp ya da çalıntı gibi problemlere neden olmaması ile ön plana çıkan ve popülaritesi sürekli artan bir ödeme sistemidir.

 

Paykasa Türkiye Lisanslı Satış Noktası : Paykasa.club

 

Günümüzde 100 binden fazla internet sitesinde kabul gören bir ödeme metodu olan ve dünyanın en popüler online oyunlarında para yatırma işlemi olarak kullanılabilen Paykasa kart; Türkiye lisanslı satış noktası olarak uzman personeli ve profesyonel süreç yönetimi ile yıllardır hizmet veren Paykasa.club’da sizleri bekliyor..

Oldukça basit birkaç adım ile sahip olabileceğiniz Paykasa kart için bekleyeceğiniz tahmini süre; sistemin yoğunluğuna bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle 10 – 15 dakikadır. Dolayısıyla Paykasa yalnızca kullanırken değil temin ederken de hızlı işlem kavramının tam karşılığını veren bir ön ödemeli sanal kart sistemidir.

Paykasa.club; uzun yıllardır sektörde hizmet sunmanın getirdiği tecrübeyi sistematik bakış açısıyla birleştirerek üstün hizmet standartlarını yakalayan ve bu standartlarından hiçbir şartta ödün vermemeyi işletme politikası haline getiren bir satış noktası olarak, Paykasa satın almak isteyen bireylerin ilgi odağı haline gelmiştir.

Paykasa Kart İle Hemen Alışveriş Yap, Avantajlardan Yararlan !

Dünyada ve Türkiye’de en popüler e-ticaret siteleri başta olmak üzere 100 binden fazla internet sitesinin yasal ödeme metodları içerisinde yer alan Paykasa kart ile dilediğiniz ürünü internet ortamından satın alırken yalnızca tek bir kod ile işlem yapabilir, karta tanımlı herhangi bir kişisel bilgi olmaması dolayısıyla güvenilir bir şekilde işlem yapabilir kartınızda kalan bakiyeyi Paykasa bozum işlemleri olarak geriye alabilir, karta tanımlı herhangi bir kişisel bilgi olmaması dolayısıyla kayıp ya da çalıntı gibi bir durumda karşılaşma ihtimaliniz ortadan kalkar.

Tüm bunlara baktığımızda; Paykasa ön ödemeli sanal kartın kullanıcısına birçok benzersiz avantaj sunduğunu ve tüm bu avantajların temelinde yatan noktanın “güvenilir ve hızlı işlem” garantisi olduğunun altını çizebiliriz.

OpenOffice.org 3.2 Yenilikleri – Ubuntu yazı tipi

Ubuntu yazı tipi ailesi hakkında

Ubuntu yazı tipi ailesi, eşleşen yeni libre / açık yazı tipleri kümesidir. Geliştirme, daha geniş Özgür Yazılım topluluğu ve Ubuntu projesi adına Canonical tarafından finanse ediliyor . Teknik yazı tipi tasarım çalışması ve uygulaması Dalton Maag tarafından üstleniliyor .

Hem son yazı tipi Truetype / OpenType dosyaları hem de yazı tipi ailesini oluşturmak için kullanılan tasarım dosyaları açık bir lisans altında dağıtılır ve kesinlikle denemeniz, değiştirmeniz, paylaşmanız ve iyileştirmeniz için teşvik edilirsiniz. Yazı tipi sans-serif’tir, OpenType özelliklerini kullanır ve masaüstü ve mobil bilgi işlem ekranlarında netlik için manuel olarak ipucu verilmiştir.

Ubuntu Yazı Tipi Ailesinin kapsamı, dünyanın her yerindeki çeşitli Ubuntu kullanıcıları tarafından kullanılan tüm dilleri, her kullanıcının kendi yazılımlarını tercih ettiği dilde kullanabilmesi gerektiğini belirten Ubuntu’nun felsefesine uygun olarak içerir. Dolayısıyla, Ubuntu Yazı Tipi Ailesi projesi daha birçok yazılı dili kapsayacak şekilde genişletilecek.

Kaynaklar

OpenOffice.org’un son sürümü olan 3.2 ile artık çok daha hızlı, hatasız ve fonksiyonel bir ofis paketine kavuştuk. Yeni sürümün yayınlandığı günlerde sizlere yeni eklenen özellikleri bir liste halinde duyurmuştuk. Bu makalemizle birlikte OpenOffice.org 3.2’yi daha yakından keşfetmenin zamanı geldi.

Biz OpenOffice.org Türkiye ekibi olarak yeni sürümde kullanıcı arayüz çevirilerini %83 oranında tamamladığımızda sürüm yayınlanmıştı. An itibarı ile arayüz çevirilerimiz %100 oranına geldi. Yeni sürümlerde Türkçe çevirilerin geç kalmasını istemiyorsanız lütfen daha önce yaptığımız çağrı mesajına bir göz atın ve sizlerde aramıza katılın.

Şimdi bu muhteşem özellikleri daha detaylı olarak inceleyelim.

GENEL ÖZELLİKLER
  • Yeni özelliklerden, belki de bizi en çok mutlu edeceklerin başında “Yeni Açılış Süreleri” geliyor. OpenOffice.org 2.4 sürümü ile gayet makul ve hızlı açılış sürelerine sahip olan ofis paketimiz, yeni özellikler eklendikçe giderek hantallaşmaya başlamıştı. Doğal olarak kullanıcılardan gelen talepleri dikkate alan geliştirme ekibi 3.0 sürümünden bugüne, son sürümde ortalama %46’lık bir açılış süresi hızlandırmasını başarmış durumda. Elbetteki bu değer sizin bilgisayarınızın performansına göre farklılıklar gösterecektir. Ancak genel olarak gayet hızlı olan 2.4 sürümünden sonra 3.2 sürümü bu süreleri daha da kısaltmayı başardı. Aşağıdaki tabloda OpenOffice.org’un 2.4 sürümünden bu güne açılış sürelerini görebilirsiniz. Umarız bu gelişim devam eder ve bir sonraki sürümde daha hızlı açılış süreleri elde edebiliriz.


Not : Değerler saniye cinsinden verilmiştir. Küçük olan rakamlar daha hızlı açılış sürelerini temsil eder. Wr → Writer, Ca → Calc ve Dr → Draw için kısaltma olarak kullanılmıştır.

  • Yeni özelliklerin ikincisi ise geliştirilen ODF desteği. Bilindiği üzere OASIS tarafından uluslararası elektronik/dijital belgelerin depolanma biçimi olarak Açık Belge Biçimi (ODF) standardı kabul edilmiştir. Bu standartla birlikte çalışabilirlik, akıllı bilgi değişimi ve aramalarının önemi artıyor. Örneğin, bugün herhangi bir bilgisayar sisteminde oluşturulan ofis belgelerinin, geleceğin teknolojisi de dâhil olmak üzere herhangi bir yerdeki diğer bilgisayar sistemleri tarafından da okunabilmesini garantiliyor. OpenOffice.org 3.2, OASIS ODFF/Açık Formül de dâhil olmak üzere ODF 1.2 ile uyumlu hale gelmek için büyük gelişme göstermiştir. Zaten ofis yazılımı da artık kullanıcıları, genişletilmiş ODF 1.2 özelliklerinin kullanılmaya başlaması konusunda uyaracak. Belge bütünlüğünü kontrol sistemi artık bir ODF belgesinin, özellikle ODF 1.2 belgelerinin, ODF özelliklerinin uygun olup olmadığını kontrol edecek. Eğer belgelerde bir tutarsızlık bulunursa, belge bozuk belge olarak etiketlenecek ve OpenOffice.org belgeyi onarım teklifinde bulunacak.
  • Yeni sürümde OpenOffice.org, diğer ofis belge türlerine olan desteğini de geliştirdi.
    • MS Word 2007 (*.docx,*.docm)
    • MS Word 2007 temaları (*.dotx,*.dotm)
    • MS Excel 2007 belgeleri (*.xlsx, *.xlsm)
    • MS Excel 2007 ikili belgeleri (*.xlsb)
    • MS Excel 2007 temaları (*.xltx, *.xltm)
    • MS Powerpoint 2007 sunumları (*.pptx, *.pptm)
    • MS Powerpoint 2007 temaları (*.potx, *.potm), OLE nesneleri, form kontrolleri ve tablo özetleri
    • Ayrıca yeni sürümde parola korumalı Microsoft Word 97/2000/XP dosyalarının şifre desteğiyle kaydedilmesini sağlamakta (Microsoft Office standardı olan RC4 algoritmasını kullanarak).
    • Doctype temelli AportisDoc ve PocketWord filtreleri artık destekleniyor. Böylece bu türdeki dosyalar, dosya türünü seçmeden görüntülenebiliyor.
  • Dipnot için OpenType Yazıtipi desteği: Dipnotlarda kullanmak için yüksek kaliteli ve özgür birçok OpenType yazıtipi mevcut. Pardus topluluk portalı Özgürlükİçin‘den yükleyebileceğiniz bu çok sayıdaki ücretsiz ve özgür yazıtipi biçimlendirme, çıktı alma, PDF olarak kaydetme ve görüntüleme için desteklenmektedir.

 

WRITER / KELİME İŞLEMCİ

  • Otomatik kelime tamamlama: Writer bir belge üzerinde çalışırken otomatik düzeltme listesinde yapılan her değişikliği daimi olarak hatırlayabilir. Belgeyi kapatırken çıkan yeni onay kutusu, eklenen kelimelerin listeden kaldırılmasına olanak sağlayarak bu işlevselliği daha da kullanışlı hale getirmiştir.
  • MediaWiki desteği artık bir eklenti: Karışıklıkları önlemek için, MediaWiki filtresi artık OpenOffice.org ile beraber otomatik olarak yüklenen bir parçası olmaktan çıktı. Bunun yerine Wiki Publisher’in bir eklentisi olarak sunuluyor, böylece filtre güncellemelerinin bir sonraki OpenOffice.org dağıtımını beklemeye gerek duymadan yapılmasına olanak tanınıyor.

CALC / HESAP TABLOSU

  • Hücre Kenarlıkları Artık Birden Çok Seçimi Destekliyor: Daha önce hücre kenarlıkları sadece tek bir hücre aralığına uygulanabilmekteydi. Şimdiyse kenarlıklar seçilen bütün hücrelere uygulanabiliyor. Seçim içinde yer alan dikdörtgen aralıklar listeden seçilebilmekte ve böylece iç/dış kenarlıklar, listedeki seçilmiş bütün aralıklara uygulanabilmekte.

  • Otomatik tamamlamada ek özellikler: Eğer otomatik tamamlama özelliğinin başladığı hücre bir numara ile başlıyor ve bir numara ile bitiyorsa, ve ilk hücreden sonra hiç boşluk yoksa, son hücreye kadar numaralar artarak devam ediyor. Ay isimleri, Gün isimleri, Sayılar ve IP Adresleri bu özellik sayesinde çok daha akıllı bir hal almış. Bu özellikle IP adresleri gibi özel numaraların yazılmasında kolaylık sağlıyor (192.168.1.1 sayısını böylece 192.168.1.2 takip ediyor). Yalnız özellikle IP numaralarında 255’den sonra 256, 257 şeklinde devam ettiğini hatırlatalım. Beklendiği gibi son bölüm 255 olduktan sonra, bir önceki bölüm 1 artmıyor.

  • Geliştirilmiş Sıralama Özelliği: Eğer “Sırala” seçeneği kullanıcının istemediğini düşündüğü bir aralıkla karşılaşırsa, seçimin genişletilip genişletilmemesini soran bir pencere çıkıyor. Hücre aralıkları “Artan” ya da “Azalan” yönde sıralandıkları zaman artık hücre biçimleri de hücrelerle birlikte sıralanıyor.

 Soldaki liste sıralandığında –> 

  • Geliştirilmiş Filtreler: Yeni sürümde Calc çok daha yetenekli ve esnek filtreler sunuyor. Standart Filtre diyalog kutusunda 4 ayrı filtre sunulmaktayken, yeni sürümde bu sayı 8 ayrı filtreye çıkartıldı. Ayrıca büyük eksikliği hissedilen “… ile başlayan”, “… ile başlamayan”, “… ile biten”, “… ile bitmeyen”, “içeren”, “içermeyen” seçenekleride dahil edildi.

  • Daha Kullanışlı Birleştirilmiş Hücreler: Birleştirilmiş hücreler artık panodan diğer birleştirilmiş hücrelere yapıştırılabiliyor. Hata mesajı yerine, eski hücreler ayrılıyor. Ayrıca artık birleştirilmiş hücrelerin içerisine yeni sütun veya satır eklenip, çıkartılabiliyor. Hatırlayacağınız gibi bir önceki sürümde birleştirilmiş hücrelerin içinden herhangi bir sütunu silmeye çalıştığınızda hata mesajı ile karşılaşıyordunuz. Artık çok daha kullanışlı bir birleştirilmiş hücre fonksiyonu mevcut.

 Soldaki tabloda C ve D sütununu kopyalayıp,

 tablonun üzerine yapıştırdığımızda

 sonucunu görebilirsiniz.

  • Karmaşık Kopyala/Yapıştır: Calc’ın geliştirilen “Kopyala/Yapıştır” özelliği artık ardışık olmayan birden çok hücrenin kopyalanıp yapıştırılmasına olanak sağlıyor. Kopyalanan veri yatay veya dikey olarak gruplanıp düzenlenerek yeni yerine yapıştırılıyor. Kopyalarken oluşturulacak kısıtlamalarda, yapıştırırken istenilen şeklin oluşturulmasını sağlıyor.

 Bu tabloda işaretli alanları kopyalayıp

 yeni yerine yapıştırdığınızda farkı görebilirsiniz.

  • Artırılmış İstatistik Fonksiyonları: NORMDAĞ’ın 4. parametresi artık seçime bağlı. “0” ya da “Yanlış” ibaresi olasılık yoğunluk fonksiyonunun hesaplamasını yapıyor. Bir değer belirtilmemiş, “Doğru” ya da herhangi başka bir değer girilmişse toplamsal dağılım fonksiyonunu hesaplıyor. Eğer belirtilmezse, dosyalarda geriye uyumluluk olması için “1” yazılıyor.
  • Formüllerdeki Satırbaşı Karakter Koruması: Control+Enter tuş ikilisiyle oluşturulan çok satırlı metin hücreleri Calc “spreadsheet” formüllerine kaydediliyor. Daha önce satırbaşı karakterleri boşluk karakteriyle değiştirilmekteydi. Satırbaşı karakteri “Arama” yapmak ya da “YATAY/DÜŞEY ARA” ya da “EŞLEŞTİR” fonksiyonlarının \n düzenli açıklaması ile kullanabilmenizi sağlamaktadır.

  • Dizilerde Numerik Dönüşüm: Formül açıklaması yapılırken, dönüşüm belirsizse veya herhangi bir değişim yapılamamaktan dolayı hata alıyorsa diziler numaralara dönüştürülüyor.
  • Geliştirilmiş Referans Geçişleri: Formüllerdeki bağlantılı ve ayrık referanslar arasında geçiş yapan Shift+F4 kısayol tuşu artık hücre seçimi içinde kullanılabilecek, aynı zamanda seçilen hücredeki formüle müdahale edilmesini sağlıyor.


Shift+F4’e her bastığınızda adres satırındaki formül değişecektir.
  

  • CONVERT_ADD’e birçok yeni değişken: Hesap tablosundaki ÇEVİR_ADD fonksiyonuna (diğer uygulamalarda ÇEVİR olarak bilinmekte) OASIS ODFF/ OpenFormula’da belirtilen birçok dönüştürme değişkeni eklendi.
  • Yeni UNICODE ve UNICHAR Fonksiyonları: Hesap tablosuna OASIS ODFF/ OpenFormula özelliklerinde de belirtilen yeni UNICODE ve UNICHAR fonksiyonları eklendi.

DRAW / ÇİZİM

  • Yeni tip yorum: Draw, diğer programlarla işbirliğini desteklemek amacıyla genelde yapışkan notlar olarak bilinen yorumları artık destekliyor. Çizimleriniz üzerine açıklayıcı notlar ekleyebilirsiniz.

  • Draw’a sayfa sayma özelliği: Draw artık metin alanında “Sayfa Sayımı”nı destekliyor.

IMPRESS / SUNUM

  • Yeni tip yorum: Impress diğer programlarla işbirliğini desteklemek amacıyla genelde yapışkan notlar olarak bilinen yorumları destekliyor.

  • Impress’e sayfa sayma özelliği: Impress artık metin alanında “Sayfa Sayımı”nı destekliyor.

MATH / FORMÜL

  • Math Menülerinde Değişiklik: Math’teki “Görünüm/Seçim menüsü”, “Görünüm/Formüller” olarak değiştirildi.

 

BASE / VERİTABANI

  • Kişiselleştirilmiş “Veritabanı Oluşturma Sihirbazı”: OpenOffice.org 3.2 “Veritabanı oluştur” sihirbazında “Yeni veritabanı oluştur” seçeneğinin uygunluğunu kontrol eden yeni seçeneklerle geliyor.
  • Veritabanı belgeleri arasında daha kolay sorgu kopyalama: Base artık veritabanı belgeleri arasında sorgu kopyalarken, kopyalanan veri önceden olan bir tablo üzerine yazılmak istenmediği sürece size bir hedef isim sormayacak.
  • Veritabanı formları yakınlaştırılabilecek: Veritabanı formları artık diğer dokümanlar gibi yakınlaştırılabilecek. Genel olarak kullanılan Ctrl+Scrool Wheel fonksiyonu (Farenin tekeri) Görünüm/Yakınlaştır menüsünde yerini aldı ve durum çubuğundaki yakınlaştırma sürgüsü ile de yapılabiliyor.
  • Base için daha akıllı aktarım: Kopyalama Panosu sihirbazı artık RTF ya da HTML formatlı bilgilerinizi veritabanına kopyalamak istediğinizde etkinleşen bir seçim kutusu içeriyor. “İlk satırı sütün adı olarak belirle” olarak etiketlenen seçim kutusu seçildiğinde ilk satır sütun adları olarak aktarılabildiği gibi, seçim yapılmamışken ilk satır normal bilgi satırı olarak aktarılıyor.

CHART / ÇİZELGE

  • Yeni Chart Tipleri: Çizelge oluşturmanıza yardımcı olan Grafik Sihirbazı artık “Bubble” ve yeni bir değişken olan “Ağ” grafiklerini içeriyor.

  • Geliştirilen Chart Kullanımı: Chart’ın grafik arayüzü kullanılabilirliği artırmak amacıyla yeniden makyajlandı. “Nesne Özellikleri” etiketi daha özel olan “Format Göstergesi” olarak adlandırıldı. Menüler artık durumlara daha hâkim, ihtiyaç duyulan araçlar sadece bir fare tıklaması uzağınızda.
  • Geliştirilmiş Veri Etiketleri: Veri etiketleri özellikleri geliştirildi. Artık veri etiketlerini döndürebilmek mümkün. Bu kullanışlı özellik sayesinde grafiklerdeki sütun etiketleri birbirine karışmayacak.

  • Chart Nesneleri için Asya Tipografi Sayfası: Başlık, Gösterge, Eksen ve Bilgi serileri için artık Asya Tipografi sekmesi mevcut. Değişik yazı tipleri için aralık eklemeyi aktif/pasif yapma özelliğine sahip.

ULUSLARARASILAŞTIRMA VE YERELLEŞTİRME

Yeni Yerelleştirme Dilleri: OpenOffice.org 3.2; Etiyopya Oromo dili [om-ET], Uygurca [ug-CN], Antik Grekçe [grc-GR], Somalice [so-SO], Aşağı [dsb-DE] ve Yukarı Sorbça [hsb-DE], Asturya İspanyolcası [ast-ES], Yiddiş İbranicesi [yi-IL], Umman Arapçası [ar-OM], Sardinyaca [sc-IT] ve bir Ekvador dili olan Quechua [qu-EC] dilleri için yerelleştirme bilgilerini içeriyor. Tipik olarak, yerel ayarlar karakter özelliğinden seçilebilmekte ve yazım denetimi yapılabiliyor. (Varsayılan yerel ayarlar, belge dili, rakam formatları ve anahat numaralandırması için geçerli. Ayrıntılar için sürüm notlarına bakabilirsiniz.)

  • Japon İsim Düzeni: Japon Yerel ayarlarında kullanıcı bilgisi sekmesindeki Ad/Soyad sıralaması değiştirildi.
  • Grafit Font Teknolojisi Desteği: OpenOffice.org, dünyadaki çeşitli mikro topluluklar ve azınlıklar tarafından kullanılan yaygın olmayan yazı tiplerini daha iyi desteklemek için Grafit font teknolojisini destekliyor.

İnternet Gelişim Süreci

İnternet gelişim sürecinde 3 ana geçiş döneminden bahsedilebilir. Bu dönemler arasında keskin geçişler olmamakla beraber ilerleyen dönemde daha da belirginleşen içerikler ortaya çıkmıştır. Bu aşamalardan ilki 1974 senesine değin internetin temel unsurlarının oluşturulduğu, kavramsal ve teknik altyapısının meydana getirildiği zaman dilimidir. İnternet‟in ortaya çıkış amacı Amerika Birleşik Devletlerinde bazı üniversite

kampüslerinin birbirlerine iletişim anlamında bağlanması amacıyla kurulmuştur. Bu aşamalardan ikincisi kurumsallaşma aşamasıdır. Resmi veya gayri resmi büyük ölçekli örgütlerin ve kurumların internet finansmanını sağladıkları bu dönemde gelişmiş ülkelerin önde gelen özellikle resmi kurumları internet teknolojilerini destekleyerek gelişmelerine fırsat tanımıştır. Bahsedilen bu dönem yaklaşık olarak 1995 senesine kadar sürmüştür. Son aşama ise Ticarileşme dönemi olarak değerlendirilebilir. Bu aşamada devletlerin de desteğiyle belirli noktaya gelen internetin geliştirilmesi, daha güçlü bir alt yapıya sahip olması olmuştur. 1995 senesinden itibaren bu ticarileşme aşaması devam etmektedir. 5

İnternet gelişim sürecini altyapı ve içerik oluşturma, interaktiflik bağlamında da tarihsel aşamalara ayırabiliriz. Bu süreçlerden Web 1.0 aşamasında internet üzerinden bilgi sunulması söz konusudur. Bu aşamada geniş oranlarda bilginin internet ortamından yayılması mümkün olmuştur. Bilgi yayınlama ancak HTML ve benzeri yayın araçlarını kullanabilme yeteneği ile sınırlıydı. İnternet‟e giren kişiler bu dönemde sadece yayınlanan bilgileri statik olarak okumakla yetinmekteydi (Rosen ve Nelson, 2008, s.211-225).

 

Tablo 1.1. İnternet Web 1.0 Özellikleri (Bozarth, 2010.)

Web 1.0 Özellikler (1994-2000) yılları arası

  • Uzmanlar tarafından hazırlanabilen Web sayfaları
  • Uzmanlık gerektiren internet içerikleri ve statik sayfalar
  • Kullanıcılar internet sitesini ziyaret edip sadece okurlar
  • Sık biçimde denetlenen internet siteleri
  • Tek yönlü iletişim (Tekten çoğa doğru)
  • İçerikler sadece yayınlama tarzında olmaktadır
  • Hiyerarşik belirlenmiş bir yapıda içerik oluşturma

Eldeniz‟e göre (2015‟den aktaran Hashımzada, s.56) “Web‟in birinci veya ikinci sürümü olmamasına karşın kullanıcı sayısının hızla artması ve buna bağlı olarak kullanıcıların Web‟in oluşturulmasına ve dönüştürülmesine olan katkılarıyla içinde bulunduğumuz dönemde farklı eğilimler ve kullanım biçimleri ortaya çıkmıştır”. Genel olarak web 1.0, 2001 yılındaki Dotcom balonu patlaması krizine kadar olan dönem olarak bilinmektedir.

Web 2.0 sırasında yaşanan değişimle beraber sosyal medya platformları üzerinden bilgi alışverişi, ilgi alanlarını paylaşmaya, belirli sosyal, siyasal vs. fikirlere sahip insanlar bu platformlar vasıtasıyla bir araya gelmeye başlamışlardır. Bu sanal platformlar üzerinde tanışan bireyler bazen gerçek dünyada da bir araya gelen grupların oluşmasına sebep olmuşlardır (Evans, 2008, s.34).

Web 1.0 sonrasında sosyal medyanın ortaya çıkmasına olanak veren Web 2.0 dönemine geçilmiştir. Bu dönemin belli başlı özelliklerini aşağıdaki tabloda görmemiz mümkündür.

 

Tablo 1.2. İnternet Web 2.0 Özellikleri (Bozarth, 2010)

Web 2.0 Özellikler (2000-2010) yılları arası

  • Kullanıcıların hazırlayabildiği internet içerikleri
  • Herkes tarafından içerik    oluşturulup    yayınlanabilmesi    imkânı vardır.
  • İnsanların bilgi içeriğini birlikte oluşturabilmesi söz konusudur.
  • Seyrek aralıklarla kontrol edilen internet siteleri
  • Wikipedia tarzı içerik ansiklopedileri
  • Katılımcılık imkânı vardır
  • Dinamik ve serbest içerikler vardır
  • Sürekli biçimde güncellenen içerikler vardır

 

Yukarıdaki tablo üzerinden hareket edildiğinde sosyal medya temel özelliklerinden olan kullanıcı tarafından üretilen içeriğin yaratılmasına müsaade eden ve

  1. Web süreci olarak adlandırılan Web 2.0 ile imkanlı hale gelen teknolojik alt yapı üzerine inşa edilmiş sıralı bir internet uygulama tekniği olarak adlandırılmaktadır. Web 2.0 bu derece önemli bir mihenk taşı olmakla beraber bu değişimle birlikte hayatımıza

ortak akıl kullanımı dolayısıyla karar verme aşamalarında bireysel değil ortak grupların etkili olduğu süreçler girmiştir. Yeni bir servis oluşturulurken değişik çevrimiçi alanlardan bilgi toparlayarak en az iki ve yerine göre daha fazla sevisi bir araya getiren yapılar ortaya çıkmıştır (Akar, 2009, s.47-55).

Bu süreçte aynı zamanda P2P denilen “Person to Person” yani kişiden kişiye ağ

kurma yaklaşımı öne çıkmış bunun alt yapısı hazırlanmıştır. Geleneksel olarak uygulanan teknolojik alt yapıda ilgilenilen dosya kümesi tekil bir makinede saklanır ve buradan erişime açılırdı. Böyle bir durumda çok sayıda kullanıcı aynı dosyaya erişmek istediğinde tıkanmalar ve yavaşlamalar meydana gelebilmekteydi. P2P olarak adlandırılan yapıdaysa dosya birden fazla makinede bulunmakta ve böylelikle farklı parçaları farklı makinelerde bulunsa da kullanım anında bir araya getirilen bu parçalar vasıtasıyla dosyaya daha hızlı ve etkin erişim mümkün olmaktadır. Aynı Web dönüşümünün parçası olarak haber, blog vs. sitelere abone olunup ilgilenilen konularda gelen güncellemelerin otomatik olarak kullanıcıya yansıtılması mümkün olmuştur. Bu değişimin en önemli parçalarından olan sosyal ağ kurabilme imkânı tanınarak site üyelerinin etkileşimli olarak birbirleri hakkında bilgi sahibi olmalarına olanak tanınmıştır. Bu durumun en başarılı örnekleri Facebook ve Linked-In olmuştur (Akar, 2009, s.55).

İnternet tabanlı teknolojik araçların gelişmesiyle beraber geleneksel medya platformları zamanla sanal alana taşınmıştır. Bu sürekli ilerlemenin medya tarafında oluşturduğu yeni medya olgusu olmaktadır. Günümüzde yapılan sınıflamalarda klasik medya haricinde sosyal medya, interaktif medya, çevrimiçi ve çevrimdışı kavramlarından söz edilebilir.

Bu mecrada yapılan sınıflandırmaların esas olarak keskin sınırlarla ayrılmadığını ve hatta belirli alanlarda çakıştıkları tespit edilmektedir. Online medya ile bahsedilen sürekli bağlantı durumunda kullanılabilen araçlardan oluşmaktadır. Offline medya ile belirtilen ise çevrimiçi olma ihtiyacı olmaksızın daha önceden alınmış bilgiler arzu edildiği anda kullanıcılar tarafından bağlı olma gereksinimi hissetmeden kullanılmaktadır. İnteraktif medyada ise karşılıklı etkileşim süreçleri var olmaktadır. Bu şekilde sınıflamalar statik değildir ve zamanla teknolojik gelişmeler paralelinde güncellenerek değişime uğramaktadır (Akar, 2009, s.55).

Özet olarak Web 2.0 dönüşümünün en önemli farklılık yaratan yönü bireysel olarak üretilip yüklenebilen içerik vasıtasıyla toplulukların iktisadi ve etkileme gücünden faydalanmayı sağlaması çok fazla miktarda bilginin açık ağ etkisiyle kullanılabilir olmasıdır.

Web 1.0 ve Web 2.0 safhalarından sonra bunları izleyen Web 3.0 ve Web 4.0

aşamaları sosyal medya gelişimine çok daha fazla esneklik kazandırmıştır. Bu teknolojik ve yazılımsal gelişimler önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak sosyal ağ güncellemelerini doğrudan etkileyecek ya da farklı mecraların ortaya çıkmasına olanak sağlayacağı öngörülmektedir (Boyd, 2008, s.131).

 

Tablo 1.3. Web 3.0 ve Web 4.0 Özellikleri (Bozarth, 2010.)

 

Web 3.0 Özellikler (2010-2020) arası Web 4.0 Özellikler (2020-?) arası
Mobil cihazlar ve kişisel web Kendi başına öğrenip organize olabilen yapı
Bireysel kullanım üzerine yoğunlaşma Tekil kullanıcılar üzerinde yoğunlaşma
Entegre aynı zamanda isteğe bağlı içerik Evrensel bir yapıda dünya bilgisayarı biçiminde internet yapısı
Semantik (anlamsal) içerik
Meta veri, dinamik web sunumu Bilgi üzerine yapılanan internet
Kullanıcı davranışlarını algılar
Kullanıcıların aktif biçimde eklemlenebilmesi

 

 

Mekanik Perde Modelleri – Craft Home Dizayn

Evinize ışık miktarını kontrol etme yeteneği önemlidir. Güneşli bir günde görünümleri almak veya bazı televizyon izlemek ve parlamayı önlemek istediğinizde onları kapatmak için pencerenizi açın. Güneşlikler için arama yaparken, oda ile gider bir şey isteyeceksiniz. Mutfakta, oturma odasında, banyoda veya yatak odasında pencere veya cam kapılar için birçok şık seçenek var. Dikey jaluziler, mini jaluziler, Roma veya stor perdeler de dahil olmak üzere çok çeşitli jaluziler arasından seçim yapın. Eviniz için en iyilerini bulmak için malzemeye göre alışveriş yapın.

 

Mekanik Perde Çeşitleri

 

Eviniz ve pencereleriniz için mükemmel olanı bulmak için farklı tipte panjurlara bir göz atın. Mekanizma ve stile göre en yaygın olanları aşağıdaki kör tiplerdir.

Roma Panjurları: bu panjurlar bir zamanlar eski bir pencere kaplaması olarak kabul edildi. Düz bir kumaş parçasından yapılırlar ve akordeon benzeri bir şekilde açılıp kapanırlar. Roma panjurları bir eve zarif ve dekoratif bir dokunuş katar. Düz Roma güneşlikler daha rahat bir his için popüler bir seçimdir.

Stor perdeler ve Roll-up panjurlar: stor perdeler, pencerenin üst kısmında, arkasından yuvarlanan bir yuvarlanma mekanizmasına sahiptir. Bir oda için temiz, klasik bir görünüme uyuyorlar, bu da onları oturma odaları, yatak odaları veya mutfaklar için harika kılıyor. Roll-up panjur alttan üste rulo ki stor perde tersidir.

Dikey panjurlar: sürgülü cam kapıları, Fransız cam kapıları veya büyük pencereleri kapsayacak şekilde arıyorsanız, dikey panjurlar ideal bir çözümdür. Vinil dikey panjurlar, herhangi bir evde şık bir görünüm sağlayan çok yaygın bir malzemedir.

Jaluziler ve Mini panjurlar: bu tip bazen yatay panjurlar olarak da adlandırılır. Jaluziler diğer tiplerden daha geniş çıtalara sahiptir. Genellikle ahşap veya vinilden oluşurlar ve hoş bir ince dokunuş katan ahşap veya kabartmalı yüzeylerde bulunurlar. Mini jaluziler jaluzilerden farklıdır, çünkü kaburgalar çok daha dar ve birbirine daha yakındır, ışığı engellemek için mükemmeldir.

Pileli güneşlikler: son tip güneşlikler bir yatak odasına veya oturma odasına güzel bir görünüm katar. Hücresel tonlara çok benzemelerine rağmen, pileli panjurlar plise boyutunda kalın değildir.

Mekanik Perde Modelleri için tıklayınız.

Hafta Sonu Tatil Keyfi Ağva’yı Neredekal.com ile keşfedin!

İki dere arasında konumlanan, İstanbul’un en güzel yörelerinden biri olan Ağva, barındırdığı yeşil renklerle, tam bir doğa şöleni sunuyor gezginlere…

 

Kumsalı, yürüyüş alanları, yaz ve kış aylarında farklı bir atmosfer katan denizi ile tatilcileri kendine çeken Ağva’yı dizilerden tandık önce. İstanbul’da yaşayanların kolayca ulaşabildiği, büyük şehrin karmaşasından kaçmak isteyenlerin hemen kendini attığı bu yöreye talep gün geçtikçe arttı…

 

Kumsalı, yürüyüş alanları, yaz ve kış aylarında farklı bir atmosfer katan denizi ile tatilcileri kendine çeken Ağva’yı dizilerden tandık önce. İstanbul’da yaşayanların kolayca ulaşabildiği, büyük şehrin karmaşasından kaçmak isteyenlerin hemen kendini attığı bu yöreye talep gün geçtikçe arttı…

Yüksek binalar ve yoğun bir trafik yerine, pırıl pırıl bir güne uyanmanın keyfini bilenler, biraz da yaşamın tadını kaçamaklarla çıkarmak isteyenler doğa ile iç içe olmayı tercih ediyor. Nehirde kano ile yapacağınız bir gezinti, yemyeşil ağaçlar arasında yapacağınız leziz bir kahvaltı insanı kendine getirmeye yetiyor…

Ağva otelleri daha çok butik hizmet anlayışı ile çalışan tesislerden oluşuyor. Aile işletmeleri ile sımsıcak bir tatil geçirmenizi sağlayan Ağva otel fiyatları farklı dönemlerde değişebiliyor.

İstanbul’dan kendi aracınızla rahatlıkla ulaşabileceğiniz Ağva, yaklaşık 2.5 saat sürüyor. Ağva’ya düzenlenen günübirlik ya da konaklamalı turlar da keyifli bir tatil geçirmenize olanak sağlıyor. Gerek turla, gerekse kendi aracınızla gittiğiniz Ağva’da keyifli bir tatil geçirmenizi dileriz.

25 Nisan 2020 Serbest Piyasa Güncel Döviz Kurları ve Fiyatları

25 Nisan 2020 Cumartesi gününe özel döviz ve altın fiyatları aşağıda sunulmuştur. Gösterilen fiyatlar gün ortası durumuna göre alınan fiyatlardır.

Dolar’da Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Amerikan dolarının alışı 6,9484 TL, satışı ise 6,9611 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Amerikan doları en yüksek 6,9911 TL’yi en düşük ise 6,9413 TL’yi gördü. Bugüne özel Dolar kurunun değişim oranı ortalama %0,24 olarak gerçekleşti.

 

Euro’da Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Euro’nun alışı 7,5256 TL, satışı ise 7,5422 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Euro en yüksek 7,5634 TL’yi en düşük ise 7,4741 TL’yi gördü. Bugüne özel Euro kurunun değişim oranı ortalama %0,70olarak gerçekleşti.

 

İngiliz Sterlininde Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada İngiliz Sterlininin alışı 8,5831 TL, satışı ise 8,6711 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün İngiliz Sterlini en yüksek 8,6426 TL’yi en düşük ise 8,5691 TL’yi gördü. Bugüne özel İngiliz Sterlini kurunun değişim oranı ortalama %0,1,1olarak gerçekleşti.

 

Kanada Doları’nda Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Kanada Dolarının alışı 4,9281 TL, satışı ise 4,9465 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Kanada Doları en yüksek 4,9402 TL’yi en düşük ise 4,9748 TL’yi gördü. Bugüne özel Kanada Doları kurunun değişim oranı ortalama %0,20 olarak gerçekleşti.

 

Rus Rublesinde Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Rus Rublesinin alışı 0,0932 TL, satışı ise 0,0936 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Rus Rublesi en yüksek 0,0920 TL’yi en düşük ise 0,0943 TL’yi gördü. Bugüne özel Euro kuru Rus Rublesi kurunun değişim oranı ortalama %0,71 olarak gerçekleşti.

Birleşik Arap Emirlikleri Dirhem inde Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Birleşik Arap Emirlikleri Dirheminin alışı 1,8925 TL, satışı ise 1,8993 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi en yüksek 1,8990 TL’yi en düşük ise 1,8993 TL’yi gördü. Bugüne özel Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi kurunun değişim oranı ortalama %0,44olarak gerçekleşti.

Avustralya Doları’nda Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Avustralya Dolarının alışı 4,4452 TL, satışı ise 4,44546 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Avustralya Doları en yüksek 4,4390 TL’yi en düşük ise 4,4380 TL’yi gördü. Bugüne özel Avustralya Doları kurunun değişim oranı ortalama %0,81 olarak gerçekleşti.

İsviçre Frangında Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada İsviçre Frangının alışı 7,13261 TL, satışı ise 7,1579 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün İsviçre Frangı en yüksek 7,1017 TL’yi en düşük ise 7,1572 TL’yi gördü. Bugüne özel İsviçre Frangı kurunun değişim oranı ortalama %0,46 olarak gerçekleşti.

Japon Yeni’nde Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada 100 Japon Yeni’nin alışı 6,4641 TL, satışı ise 6,4895 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün 100 Japon Yeni en yüksek 6,4733 TL’yi en düşük ise 6,4974 TL’yi gördü. Bugüne özel 100 Japon Yeni kurunun değişim oranı ortalama %0,347 olarak gerçekleşti.

Ons Altın24 Nisan 2020 Cuma Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Ons Altının alışı 1.728,54 Dolar, satışı ise 1.729,33 dolar olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Ons Altın kurunun değişim oranı ortalama %-0,14 olarak gerçekleşti.

Gram Altında Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Gram Altının alışı 384,54 TL, satışı ise 387,84 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Gram Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,31 olarak gerçekleşti.

Çeyrek Altında Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Çeyrek Altının alışı 623,57 TL, satışı ise 636,29 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Çeyrek Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,31 olarak gerçekleşti.

Yarım Altında Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Yarım Altının alışı 1.247,13 TL, satışı ise 1.272,58 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel yarım altın kurunun değişim oranı ortalama %0,31 olarak gerçekleşti.

Tam Altında Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Tam Altının alışı 2.494,30 TL, satışı ise 2.519,50 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Tam Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,31 olarak gerçekleşti.

Cumhuriyet Altınında Son Durum

25 Nisan 2020 Cumartesi günü itibari ile serbest piyasada Cumhuriyet Altınının alışı 2.565,39 TL, satışı ise 2.591,31 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Cumhuriyet Altını kurunun değişim oranı ortalama %0,31 olarak gerçekleşti.

24 Nisan 2020 Serbest Piyasa Güncel Döviz Kurları ve Fiyatları

24 Nisan 2020 Cuma gününe özel döviz ve altın fiyatları aşağıda sunulmuştur. Gösterilen fiyatlar gün ortası durumuna göre alınan fiyatlardır.

Dolar’da Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Amerikan dolarının alışı 6,9668 TL, satışı ise 6,9706 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Amerikan doları en yüksek 6,9921 TL’yi en düşük ise 6,9413 TL’yi gördü. Bugüne özel Dolar kurunun değişim oranı ortalama %0,38 olarak gerçekleşti.

 

Euro’da Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Euro’nun alışı 7,5020 TL, satışı ise 7,5060 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Euro en yüksek 7,5254 TL’yi en düşük ise 7,4741 TL’yi gördü. Bugüne özel Euro kurunun değişim oranı ortalama %0,22 olarak gerçekleşti.

 

İngiliz Sterlininde Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada İngiliz Sterlininin alışı 8,5909 TL, satışı ise 8,5961 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün İngiliz Sterlini en yüksek 8,6287 TL’yi en düşük ise 8,5691 TL’yi gördü. Bugüne özel İngiliz Sterlini kurunun değişim oranı ortalama %0,22 olarak gerçekleşti.

 

Kanada Doları’nda Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Kanada Doları’nın alışı 4,992 TL, satışı ise 4,9524 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Kanada Doları en yüksek 4,9638 TL’yi en düşük ise 4,9417 TL’yi gördü. Bugüne özel Kanada Doları kurunun değişim oranı ortalama %0,33 olarak gerçekleşti.

 

Rus Rublesinde Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Rus Rublesinin alışı 0,0933 TL, satışı ise 0,0934 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Rus Rublesi en yüksek 0,0920 TL’yi en düşük ise 0,0938 TL’yi gördü. Bugüne özel Euro kuru Rus Rublesi kurunun değişim oranı ortalama %0,54 olarak gerçekleşti.

Birleşik Arap Emirlikleri Dirheminde Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Birleşik Arap Emirlikleri Dirheminin alışı 1,8968 TL, satışı ise 1,8976 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi en yüksek 1,8957 TL’yi en düşük ise 1,8960 TL’yi gördü. Bugüne özel Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi kurunun değişim oranı ortalama %0,57 olarak gerçekleşti.

Avustralya Doları’nda Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Avustralya Doları’nın alışı 4,4389 TL, satışı ise 4,4382 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Avustralya Doları en yüksek 4,4390 TL’yi en düşük ise 4,4380 TL’yi gördü. Bugüne özel Avustralya Doları kurunun değişim oranı ortalama %0,36 olarak gerçekleşti.

İsviçre Frangında Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada İsviçre Frangının alışı 7,1332 TL, satışı ise 7,1385 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün İsviçre Frangı en yüksek 7,1174 TL’yi en düşük ise 7,1525 TL’yi gördü. Bugüne özel İsviçre Frangı kurunun değişim oranı ortalama %-0,27olarak gerçekleşti.

Japon Yeni’nde Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada 100 Japon Yeni’nin alışı 6,4718 TL, satışı ise 6,4774 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün 100 Japon Yeni en yüksek 6,4704 TL’yi en düşük ise 6,4836 TL’yi gördü. Bugüne özel 100 Japon Yeni kurunun değişim oranı ortalama %0,30 olarak gerçekleşti.

Ons Altın24 Nisan 2020 Cuma Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Ons Altının alışı 1.729,08 Dolar, satışı ise 1.729,70 dolar olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Ons Altın kurunun değişim oranı ortalama %-0,16 olarak gerçekleşti.

Gram Altında Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Gram Altının alışı 383,78 TL, satışı ise 387,07 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Gram Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,10 olarak gerçekleşti.

Çeyrek Altında Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Çeyrek Altının alışı 623,32 TL, satışı ise 636,404 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Çeyrek Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,26 olarak gerçekleşti.

Yarım Altında Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Yarım Altının alışı 1.246,07 TL, satışı ise 1.271,50 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel yarım altın kurunun değişim oranı ortalama %0,26 olarak gerçekleşti.

Tam Altında Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Tam Altının alışı 2.492,27 TL, satışı ise 2.517,45 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Tam Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,25 olarak gerçekleşti.

Cumhuriyet Altınında Son Durum

24 Nisan 2020 Cuma günü itibari ile serbest piyasada Cumhuriyet Altınının alışı 2.563,31 TL, satışı ise 2.589,20 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Cumhuriyet Altını kurunun değişim oranı ortalama %0,25 olarak gerçekleşti.

Serbest Piyasa Güncel Döviz Kurları ve Fiyatları

23 Nisan 2020 Perşembe gününe özel döviz ve altın fiyatları aşağıda sunulmuştur. Gösterilen fiyatlar gün ortası durumuna göre alınan fiyatlardır.

Dolar’da Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Amerikan dolarının alışı 6,9385 TL, satışı ise 6,9414 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Amerikan doları en yüksek 6,9988 TL’yi en düşük ise 6,9377 TL’yi gördü. Bugüne özel Dolar kurunun değişim oranı ortalama %0,61 olarak gerçekleşti.

 

Euro’da Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Euro’nun alışı 7,4936 TL, satışı ise 7,4964 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Euro en yüksek 7,5670 TL’yi en düşük ise 7,4759 TL’yi gördü. Bugüne özel Euro kurunun değişim oranı ortalama %0,82 olarak gerçekleşti.

 

İngiliz Sterlininde Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada İngiliz Sterlininin alışı 8,5856 TL, satışı ise 8,5947 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün İngiliz Sterlini en yüksek 8,6505 TL’yi en düşük ise 8,5594 TL’yi gördü. Bugüne özel İngiliz Sterlini kurunun değişim oranı ortalama %0,19 olarak gerçekleşti.

 

Kanada Doları’nda Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Kanada Doları’nın alışı 4,9362 TL, satışı ise 4,9401 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Kanada Doları en yüksek 4,8903 TL’yi en düşük ise 4,9317 TL’yi gördü. Bugüne özel Kanada Doları kurunun değişim oranı ortalama %0,13 olarak gerçekleşti.

 

Rus Rublesinde Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Rus Rublesinin alışı 0,0931 TL, satışı ise 0,0932 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Rus Rublesi en yüksek 0,0913 TL’yi en düşük ise 0,0935 TL’yi gördü. Bugüne özel Euro kuru Rus Rublesi kurunun değişim oranı ortalama %1,28 olarak gerçekleşti.

Birleşik Arap Emirlikleri Dirheminde Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Birleşik Arap Emirlikleri Dirheminin alışı 1,8888 TL, satışı ise 1,8899 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi en yüksek 1,8893 TL’yi en düşük ise 1,8898 TL’yi gördü. Bugüne özel Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi kurunun değişim oranı ortalama %-0,58 olarak gerçekleşti.

Avustralya Doları’nda Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Avustralya Doları’nın alışı 4,4311 TL, satışı ise 4,4312 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün Avustralya Doları en yüksek 4,4315TL’yi en düşük ise 4,4310 TL’yi gördü. Bugüne özel Avustralya Doları kurunun değişim oranı ortalama %0,50 olarak gerçekleşti.

İsviçre Frangında Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada İsviçre Frangının alışı 7,1381 TL, satışı ise 7,1439 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün İsviçre Frangı en yüksek 7,1065 TL’yi en düşük ise 7,1534 TL’yi gördü. Bugüne özel İsviçre Frangı kurunun değişim oranı ortalama %-0,60olarak gerçekleşti.

Japon Yeni’nde Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada 100 Japon Yeni’nin alışı 6,4471 TL, satışı ise 6,4521 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugün 100 Japon Yeni en yüksek 6,4356 TL’yi en düşük ise 6,4661 TL’yi gördü. Bugüne özel 100 Japon Yeni kurunun değişim oranı ortalama %-0,43 olarak gerçekleşti.

Ons Altında Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Ons Altının alışı 1.730,88 Dolar, satışı ise 1.731,62 dolar olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Ons Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,66 olarak gerçekleşti.

Gram Altında Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Gram Altının alışı 383,78 TL, satışı ise 387,07 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Gram Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,10 olarak gerçekleşti.

Çeyrek Altında Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Çeyrek Altının alışı 622,80 TL, satışı ise 635,49 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Çeyrek Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,10 olarak gerçekleşti.

Yarım Altında Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Yarım Altının alışı 1.245,62 TL, satışı ise 1.271,04 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel yarım altın kurunun değişim oranı ortalama %0,10 olarak gerçekleşti.

Tam Altında Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Tam Altının alışı 2.493,01 TL, satışı ise 2.517,30 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Tam Altın kurunun değişim oranı ortalama %0,10 olarak gerçekleşti.

Cumhuriyet Altınında Son Durum

23 Nisan 2020 Perşembe günü itibari ile serbest piyasada Cumhuriyet Altınının alışı 2.563,52 TL, satışı ise 2.589,42 TL olarak işlem görmeye devam etmektedir. Bugüne özel Cumhuriyet Altını kurunun değişim oranı ortalama %0,10 olarak gerçekleşti.

Doların Ekonomideki Önemi

Geçmişe bakıldığında 1500’lü yıllarda ortaya çıkan dolar, günümüzde ekonominin can damarlarından birini oluşturuyor. Dünya piyasası içerisinde 20’den fazla dolar çeşidi olmasına rağmen dolar dendiğinde akla ilk gelen Amerikan Doları oluyor. Ekonomiyi derinden etkilemesi ve altın, gümüş, petrol gibi emtiaları dahi dolar üzerinden fiyatlandırma alması nedeniyle dolar, hemen her ülke için önemli bir para birimi oluyor.

Dolar Neden Önemlidir?

Doların ekonomideki rolü siyasi olarak oluşturulan güçle belirlenmiştir. Yıllarca güçlü bir ekonomiye sahip olan ve siyasal anlamda karar verici ve uygulayıcı bir devlet konumunda olan Amerika, doların yükselmesindeki en önemli etkendir.

‘’İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1944 ve 1971 yılları arasında oluşturulan Bretton Woods para sisteminde 44 ülke bulunmuştur. Her ülke altın almak istediğinde öncelikle para birimini dolara çevirmiş ve dolar ile altın almayı sağlayan bir sistem oluşturmuştur. Bu sistem ile pek çok ülke dolara değer kazandırmış ve para birimleri içerisinde dolar işlevsel olmasından dolayı 44 ülkenin dışındaki devletler tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. Yıllar sonra bu sistem yıkılmış olsa da altın almak için doların gerekli olduğu düşüncesi halen yaygın olarak geçerliliğini korumakta ve dolar güç kazanmaya devam etmektedir.’’

Bugün dünya üzerinde yapılan ticaretlerin %60’ı dolar üzerinden gerçekleştirilmektedir. Amerika’nın geniş bir pazar hacmine sahip olması nedeniyle ticari ilişkide bulunduğu her devletle dolar üzerinden anlaşmalar yapmaktadır. Bu durumda doların dünya ekonomisindeki yeri konusunda belirleyici olmasını sağlamaktadır.

Doların sürekli olarak yükselmesi ve yatırımcılarına kar sağlaması nedeniyle güvenli liman olarak görüldüğü bilinen bir gerçektir. Ayrıca dünya üzerindeki değerli kaynaklardan olan petrol gibi ürünlerde dolara endeksli bir şekilde piyasalara sürüldüğü için dolar önemini korumaya devam etmektedir.

Doların Türkiye İçin Önemi

Türkiye piyasalarında da oldukça aktif bir şekilde kullanılan dolar, özellikle yurt dışından yapılan ithalatlarda tercih edilen anapara birimi olmaktadır. Altın ve petrol gibi kaynaklarında dolar üzerinden satışa sunulması doların Türkiye ekonomisindeki yeri konusunda belirleyici olmasına neden olmuştur. Yabancı turistlerin ülkeye döviz bırakmaları, doların güçlü bir yatırım aracı olarak görülmesi de Türkiye’de dolar kullanımını artıran etkenler olarak bilinmektedir.

Corona virüs tedavisinde ilk sonuçlar alındı! İmmün plazma

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay yaptığı açıklamada, bünyelerindeki Turgut Özal Tıp Merkezi’nde yeni tip koronavirüse yakalanıp iyileşmiş ve sonrasında testleri negatif gelen bir hastadan plazma toplayarak başka bir hastanın tedavisinde yararlandıklarını hatırlattı.

Yoğun bakımda makineye bağlı yatan 56 yaşındaki hastaya uygun olan tüm tedavilerin yapıldığını anlatan Kızılay, şöyle devam etti:

“Hastamıza 3,5 gün önce plazmaferez tedavisiyle immün plazma tedavisi uyguladık. Bu tedavi çok ümitvar olduğumuz bir yöntem. Diğer tedavilere ek bir tedavi. Hastayı değerlendirirken ilk baktığımız şey yeni bir tedavi veriyorsak yan etkileri oldu mu, olumsuz etkileri oldu mu, ona bakıyoruz. Bu açıdan baktığımızda hastamıza herhangi bir olumsuz etkisi olmadı, herhangi bir reaksiyon olmadı. Hastanın durumunu kötüleştirecek bir etkisi olmadı, güvenli olduğunu tekrar teyit ettik.”

“DAHA ÇOK HASTAYA UYGULAYACAĞIZ”

Prof. Dr. Kızılay, plazma tedavisinde tecrübeli olduklarını, bunun daha önce de farklı tedavilerde uygulandığını dile getirerek, şunları aktardı:

“Hastamızdan olumlu işaretler aldık. Hem kan parametrelerinde hem de akciğer kapasitesi ve bulgularında kısmi iyileşme işaretleri var. Bir hastayla aldığımız sonuçları genelleştirmek eksik olur, daha çok hastaya uygulayacağız. Bu çok umutlu olduğumuz bir tedavi. Çünkü immün plazma tedavisi daha önce kırım kongo kanamalı ateşi (KKKA), ebola virüsü, SARS, MERS gibi viral enfeksiyonlarda başarıyla kullanılmış bir tedavi. Turgut Özal Tıp Merkezi’mizde bir yılda 4 ile 5 bin arası plazmaferez tedavisini farklı hastalara uyguluyor ve çok olumlu neticeler alıyoruz. Turgut Özal Tıp Merkezi’miz buradaki birikmiş tecrübesini koronavirüste uyguladı. Bu tedaviyi uygun plazma vericileri geldiği müddetçe uygulamaya devam edeceğiz.”

“ASIL ANAHTAR PLAZMA BAĞIŞÇISI”

Rektör Prof. Dr. Kızılay, tedavideki önemli unsurun plazma bağışçısı olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Asıl anahtarın plazma bağışı olduğunu vurgulamak istiyorum. İyileşen koronavirüs hastalarımız, tümüyle iyileştikten sonra testleri negatif olduğundan itibaren, kesin iyileşmeyi kabul ettiğimiz andan itibaren plazma vericisi olabilir. Bu grup hastaları plazma vermeleri için davet ediyorum. Bize gelsinler, başka büyük aferez merkezlerine, Kızılaya gitsinler, nereye yakınlarsa orada plazma versinler. Bu plazma hazırlanacak, diğer tedavilerle birlikte plazmaferezin de faydalı olacağına kanaat getirdiğimiz hastalara ve başka merkezlerdeki hastalara bunlar uygulanabilecek. Biz, merkezimizin tecrübesi dolayısıyla Türkiye’de ilki başlattık. Bu yöntemi, destek tedavisi olarak sürdürmeye devam ediyoruz. Bağışçılar hem kendileri şifaya kavuştular hem de plazma vererek başka hastaların şifaya kavuşmasına vesile olacaklar.”

BAĞIŞÇILARA ÇAĞRI

Plazma bağışının hiçbir zararı olmadığına dikkati çeken Kızılay, “Bağışçımızı bir hafta 10 gün sonra tekrar plazma vermesi için davet ettik. Şu anda nasıl sağlık ordumuz cephede koronavirüsle savaşıyor, hastaları tedavi etmeye gayret ediyorsa, plazma vericisi olmak da bu orduya büyük bir destek olmak, bu hastalarımıza şifa vermek anlamına geliyor.” diye konuştu.

Rektör Prof. Dr. Kızılay, vatandaşların salgına yakalanmamaları için alınan tüm tedbirlere harfiyen uymaları gerektiğini sözlerine ekledi.

Meb İlk Atama – Öğretmen Ataması Taban Puanları

Öğretmen ataması taban puanları 2020 açıklandı. Sözleşmeli öğretmen ataması sonucu oluşan minimum taban puanlar branş bazında bu sayfada.

20.000 Öğretmen Ataması Yapıldı

Milli Eğitim Bakanlığınca Bir çok farklı branşta öğretmen ataması, gerçekleştirildi. Atanan öğretmenler sevinç gözyaşlarına boğulurken, ataması çıkmayan öğretmen adayları ise, bir hayli üzüldüler. Okullar ve branş bazında ilk atama puanları yani öğretmen atamaları taban puanları tablosu MEB tarafından açıklandığı andan itibaren güncel olarak bu sayfada. Sözleşmeli öğretmen alımı mülakat puanları açıklandı. İlk Atama Sorgulama

TABAN PUANLAR

2020 Sözlü Sınav Ocak Sözleşmeli Öğretmenlik Ataması-Kurum Bazlı Taban Puanları için tıklayın2020 Sözlü Sınav Ocak Sözleşmeli Öğretmenlik Ataması-Alan Bazlı Taban Puanlar için tıklayın2020 Engelli Öğretmen Ataması Engelli Öğretmenlik Ataması-Alan Bazlı Taban Puanlar için tıklayın2020 Sözlü Sınav Ocak Sözleşmeli Öğretmenlik Sözlü Sınava Çağrılan Adayların Oluşturduğu Taban Puanlar için tıklayın

2020_ocak_sozlesmeli_ogretmenlik_sozlu_sinav_tabanpuan 2020_Yili_Engelli_Ogretmenlik_TabanPuan 2020_ocak_s_atama_alan_bazinda_taban_puanlar

2020_ocak_s_atama_kurum_bazinda_taban_puanlar

Exit mobile version