Namaz Vakitleri

Namaz Vakitleri

Alt kısımdan şehir seçerek namaz vakitlerini görebilirsiniz

 

Namaz Vakitleri Uygulaması İçin Tıklayın: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.mobilion.diyanet.namazvakit&hl=tr

Namaz nedir?

Namaz İslam dininde farz kılınan, ezan saatleri ile çağrısı yapılan bir ibadettir. Arapçadan dilimize geçen bu kelime esas olarak “dua etmek, sığınmak, bağışlanma dilemek” anlamlarına gelmektedir. Namaz vakitleri ve kuralları ile sistemli bir ibadettir. İslam dininin şartlarından biri kabul edilip, dinin en önemli ibadetlerinden biridir. Namaz Allah’ın huzurunda olmak,

şükretmek esaslı bir ibadettir.

Namaz nasıl farz olmuştur?

Namaz ile ilgili farzlar Hazret-i Peygamber’e Cebrail (a.s) vasıtası ile bildirilmiştir. Beş vakit namazın asıl yeryüzüne indirilmesi ve farz kılınması ise miraç gecesinde olmuştur. Namaz esasında ilk başta 50 vakit olarak farz kılınmıştır fakat sonra kolaylık sağlanması için beş vakte indirilmiştir. Namaz vakitleriibadetin yapısı itibari ile ezan vakitleri doğrultusunda yapılmaktadır. Günümüzde yapılan araştırmalarda da gösteriliyor ki bu ibadetin insanın ruhsal ve bedensel sağlığı açısından faydaları oldukça fazladır.

Namaz ile ilgili terimler ve anlamları nelerdir?

Namaz ile ilgili bir kısım terimler bulunmaktadır. Bu terimlerin neler olduğu ile birlikte anlamları da aşağıda açıklanmıştır.

Salat: Kelime anlamı olarak esasında namaz demektir. Çoğul hali “Salâvat”dır. Salât, aslında sözlükte dua anlamındadır. Namaz kılan kişiye de bu kelimeden türeyen bir sözcük olarak “Müsalli” denir.

Tekbir: “Allah-ü Ekber” demektir.

Kıyam: Namaz içerisinde ayakta durmaktır.

Kıraat: Kur’an-ı Kerîm ayetlerinden bir miktar okumak demektir.

Rüku: Sözlükte kelime anlamı esas olarak eğilmek demektir. Namaz dilinde ise namazda Kuran-ı Kerim’den bir parça okunması sonrasında eğilip baş ve sırtı düz bir hale getirmek kastedilir.

Kavme: Namaz esnasında rükudan kalkıp dimdik durmak demektir. Namaz kılan kişi rüku halinden doğrulur, bir defa “Sübhane Rabbiyel’azim” sözünü söylenerek ayakta durur.

Secde: Namaz kılarken rükudan sonra yere eğilerek iki dizinin desteği ile alnını önüne koymaktır ve öne doğru kapanmaktır. Arka arkaya yapılan iki secdeye “Secdeteyn” denir. “Sücûd” sözü de secde etmek ve secdeler anlamını taşır.

Celse: Namazda iki secde arasında oturmak demektir. Bu şekilde otururken iki secde arasında bir defa “Sübhane Rabbiyel’azim” denir.

Kade: Namazda belli bir süre oturuş demektir. namazın içindeki farzlardan olan ” ka’de-i ahire” son oturuş anlamına gelir. Kade-i ahire halinde “Tahhiyat” duası okunur.

Rekât: Namazın içindeki parçalardan her biri demektir. Yani şöyle açıklayabiliriz:  Bir namazda kıyam, rükû ve iki secdenin toplamı bir rekâttır. Bir namazda iki kıyam, iki rükû ve dört secde bulunursa, o namaz için iki rekâtlı bir namaz olur. Aynı şekilde üç veya dört kıyam bulunursa, o namaz yine üç veya dört rekâtlı olur.

Şef: Çift anlamına gelip namazların her iki rekâtına denir. Dört rekâtlı bir namazın önceki iki rekâtı “birinci şef” diye adlandırılır iken son iki rekâtı da “ikinci şef” diye adlandırılabilir.

Forex günlük bülten – 27 Temmuz 2018

Dün gün içersinde AMB açıklamaları takip edildi banka faizlerde herhangi bir değişikliğe gitmedi.
Faizlerin gelecek yılın yaz sonuna kadar aynı kalacağını belirtti.AMB başkanı Mario Draghi’nin toplantı
sonrası gerçekleştirdiği basın toplantısında; ticaret ortamına ilişkin belirsizliklerin öne çıktığını ancak
gümrük tarifelerinin şu ana kadar doğrudan etkilerinin sınırlı olduğunu söyledi. Büyümenin güçlü ve geniş
tabanlı olduğuna da dikkat çeken Draghi hala daha ciddi para politikası teşviklerine ihtiyaç olduğunu ve
gerektiğinde tüm enstrümanları ayarlamaya hazır olduklarını belirtti.

Gelen açıklamlarda bu yıl Eylül ayından sonra enflasyona bağlı olarak aylık net varlık alımının Aralık 2018’e
kadar 15 milyar Euro’ya çekileceğini ve net alımların yılsonunda sona ereceğini belirtti.
Enflasyon konusunda ise istenilen seviyelere yakın olunduğunu fakat tam olarak istedikleri seviyelerde
olmadıklarını belirtti. Ek olarak enflasyonda hedef seviyeye gelmeden faiz artışlarının olmayacağını
belirtmesi dikkat çekti.

Çarşamba günü takip edilen Trump – Juncker müzakerelerinde ise ticari gerilimlerin yumuşamasına yönelik
fikir birliğine varıldı.Müzakereler sonrası gelen açıklamalarda ise otomobil harici endüstriyel ürünlere
yönelik tarifeleri, tarife dışı kısıtlamaları ve sübvansiyonları kaldırmaya çalışmak konusunda anlaştıklarını
belirtirken çelik ve alüminyuma uygulanan ek gümrük tarifeler hakkında da yakın zamanda çözüleceğine
yönelik mesaj verdi.

İran ve ABD geriliminde ise özellikle karşılıklı yapılan sert açıklamalarla ile birlikte tedirginlik yaratırken son
olarak İran’ın Kudüs Ordusu Komutanı Kasım Süleymani; ‘’Trump’a yanıt vermek asker olarak benim
görevim. Kızıl Deniz Amerikan varlığı için artık güvenli değil’’ dedi.

Yurtiçi tarafta ABD ile Türkiye arasında bir süredir diplomatik krize neden olan Rahip Brunson’un tutukluluk
halinin, ev hapsine alındığı duyuruldu.

Bu durum piyasa tarafında ABD ile Türkiye arasındaki son zamanlarda kızışan ikili ilişkilerin düzeleceğine
yönelik algı bulması TL lehine her ne kadar pozitif yansısa da yurtiçi tarafta özellikle makroekonomik
sorunlardan dolayı ülke ekonomisinin çizdiği olumsuz tablo, TL’nin aşağı yönlü ataklarını sınırlıyor.
Bu konuda özellikle yeni hükümetin yapısal reformlara yönelik somut olarak atacağı adımlar kritik olacaktır.
Ayrıca Brunson’un durumunda her ne kadar iyileştirme yapılsa da hala daha tutuklu bulundurulması,
ilerleyen dönemde gelen açıklamalara göre sorun yaratabileceğinden konuya ilişkin verilecek mesajlar da
göz ucuyla takip edilmeli.

Ek olarak ABD’de Türkiye ile ilgili hazırlanan tasarı yakından takip edilmeli.
Tasarıda Türkiye’ye uluslar arası fon piyasalarından fon desteklerinin engellenmesi var. Aynı şekilde
F35’lerin de teslimini askıya alma konusunda mutabakat çıkmıştı.

Eğer Brunson kararı karşılıklı bir uzlaşma ile çıktı ise,ABD’deki ilgili tasarıların geri çekileceğini duyabiliriz.
Yok eğer Türkiye işin ciddiyetini görüp de, tasarıya pozitif etki yapmak için Brunson kararını aldı ise, rahibi
serbest bırakmadığımız için tasarılar yine de geçip, ilişkiler iyice gerilebilir. Tabii böyle bir tasarının özellikle
Türkiye’ye uluslar arası finansmanın engellenmesi kısmı bizim açımızdan çok önemlidir.

Dolar endeksinin dün gün içerisinde 94,50 seviyerinin üzerinde kalıcılık sergileyemediğini ve geçen hafta
yaptığı kayıpları tam anlamıyla geri alamadığını görmekteyiz.ABD tarafından gelen olumlu veriler ve ABD
piyasalarının açılışı ile dün günü 94.50 seviylerinin altında geçirdi.95,00 seviyesi hala önemini korumakta.

USDTRY

OHAL sonrası süreç takip edilmekte.Ohal sonrası tedbir kanunlarının düzenlemesinin yer aldığı torba
yasa teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

Çarşamba ABD’li Rahip Brunson’un tutukluluk halinin ev hapsine çevrildiği haberi geldi. Haberle birlikte
BİST bir gün evvel TCMB faiz kararı ile uğradığı kayıplarını fazlası ile geri aldı.Fakat Rahip Brunson ile
ilgili kalıcı ve olumlu bir tavır sergilememesi durumda,ABD’nin Türkiye’ye yaptırımlarının başlayacağı
algısının piyasada oluşması akşam saatlerine doğru paritede sert hareketler yaptırdı.

ABD’den haberler arasında Haftalık işsizlik maaşı başvuruları 9 bin artışla 217 bin oldu ve 215 bin olan
beklentilerin gerisinde görünürken bir önceki ayki veri 208 bin olarak revize edildi. Haziran ayı çekirdek
dayanıklı mal siparişlerinde ise yüzde 0.4’te kalırken dayanıklı mal siparişleri yüzde 1 ile yüzde 3 olan
beklentilerin çok gerisinde kaldı.

Teknik anlamda ,4.8510 seviyesinin önemli olduğunu ve kurun bu seviyenin üzerinde kalıcılık yapması
yukarı hareketleri tetikleyeceği gibi altına sarkması ve kalıcılık yapması 4.8120 seviyesi kırıp daha sert
düşüşlerre neden olabilir

ALTIN

ABD Başkanı Donald Trump ile AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in yaptıkları
görüşmede anlaşamaya varması piyasada olumlu rüzgarlara neden oldu. Varılan anlaşma
çerçevesinde ABD ile AB arasında yapılacak müzakerelerde otomotiv hariç endüstri ürünleri
üzerinde karşılıklı imtiyaz hakkında görüşüleceğini bildirdi.

Diğer yandan ABD Hazine Bakanı Mnuchin, ticaret konusunda Çin ile birçok görüşme yapmaya
devam ettiklerini ve Çin’in ciddi şekilde müzakere istekliği olduğunda kendilerinin de hazır
olacağını dile getirirken AB ile ticaret anlaşmasının parçalarının zaman içinde ortaya çıkmasını
beklediklerini ve tarım yardım programlarının sübvansiyon olmadığını kaydetti.
Ticaret savaşlarının diğer ayağı Çin’de ise Ticaret Bakanlığı ticaret savaşı istemediklerini ancak bir
savaştan da korkmadıklarını açıkladı.

Ek olarak İran-Kudüs Ordusu Komutanı Süleymani’nin yaptığı açıklamalar Trump’ın İran’a yönelik
tehditlerine yanıt vermenin kendi görevi olduğunu vurgulayarak Kızıldeniz’in artık Amerikan varlığı
için güvenli olmadığını ve Trump’ın Ruhani’yi değil kendisini tehdit etmesini istediğini söyledi.
Teknik anlamda, satıcılı seyir halinde 1222, 1220 ve 1216 destek seviyelerine dikkat edilirken olası
yükselişlerde ise 1232, 1237, ve 1243 dirençleri görülebilir.

EURUSD

Avrupa Merkez Bankası dün yaptığı toplantıda faizleri sabit bıraktı.
AMB kararlar sonrası yaptığı açıklamalarda ise daha öncede belirttiği gibi tahvil alımlarının Aralık ayında
biteceğini ve faiz oranlarının da en az 2019’un yaz ayına kadar değiştirmeme kararı verdi.
Açıklamalar sonrası konuşan AMB Başkanı Mario Draghi ise kısmen güvercin tavırlarıyla dikkat çekti.
Özellikle enflasyon konusuna değinen Draghi; faizlerin, 2018 yılı sonuna kadar kesinlikle sabit kalacağını
sonrasında ise enflasyonun hedef seviyeye gelmeden değiştirilmeyeceğine yönelik açıklamalarda
bulundu.

ABD tarafında ise Çarşamba günü gerçekleşen Trump – Juncker görüşmesi sonrası gerginliklerin
azaldığı görülürken,dün ülkeden takip ettiğimiz veriler genel olarak tahminlerin altında gerçekleşti.
Teknik anlamda test edilen kritik 1.1715- 1.1735 bölgesinin geçilememesi ile geri çekilmeler görüldü..
Özellikle yukarı yönlü ataklar için bu bölge üzerinde kalıcılıkların önemli olduğunu belirtelim. Şuanda ise
1.1655 desteğine yakın fiyatlamalar görmekteyiz. Buranın kırılması halinde ise 1.1630, 1.1600 ve 1.1575
destek noktaları önemli olabilir.

 

GBPUSD

Dün gün içerisinde ABD’de yüzde 3.0 olarak beklenen Dayanıklı Mal Siparişleri yüzde 1.0 olarak
açıklanırken Çekirdek Dayanıklı Mal Siparişleri de yüzde 0.4 ile tahminlerin altında kaldı.
Haftalık İşsizlik Haklarından Yararlanma Başvurularında da tahminleri karşılayamazken Mal
Ticaret Dengesi 68 Milyar 33 Milyon açık verdi.

İngiltere tarafında ise Brexit konusundaki belirsizlikler Sterlin varlıkları üzerinde devam ediyor. Geçtiğimiz
günlerde İngiltere Başbakanı Theresa May’in ipleri eline almasıyla Sterlin varlıkları her ne kadar pozitif
fiyatlansa da hala daha somut bir adımın atılmaması piyasa tarafında tedirginlik yaratıyor. Bu yüzden
ilerleyen günlerde konuya dair gelecek haber akışları parite üzerinde direkt etkili olabileceğinden dikkatle
takip edilmeli.

Teknik anlamda baktığımızda aşağıda 1.3055, yukarı tarafta ise 1.3290 ana seviye takibimiz sürüyor. Bu
seviyeler öncesinde yaşanacak geri çekilmelerde 1.3130, 1.3100 ve 1.3075 ara destekleri, yukarı yönlü
ataklarda ise 1.3170, 1.3225, 1.3250 ara dirençleri edilebilir.

BTC/USD

Yukarı hareketlenmeler devam etmekte.kontrol noktalarının üzerinde yaptığı her kapanış fiyatlarda
daha yukarı yerlerin görünmesine yardımcı oluyor.

BRENT OİL

Çarşmba günü açıklanan ABD haftalık ham petrol stokları 6.1 milyon varil düşüş kaydederken son 3.5 yılın
en düşük seviyesine indiği görüldü. Stoklardaki düşüşler ve arz konusundaki belirsizlikler, ABD ile Çin
arasındaki ticaret anlaşmazlığının enerji talebini düşüreceği endişeleri ile son dönemde meydana gelen
kayıpların bir kısmının geri alınmasına yardımcı olurken dün ABD ile AB arasında yapılan anlaşmayla ticaret
savaşlarındaki kısmi nabız düşüşü de petrol fiyatlarındaki geri çekilmeyi önleyemedi.

Yine de bundan sonra ABD-AB ve ABD-Çin arasındaki ticaret konusu dolaylı yönden petrol fiyatlarına etki
edecek bir faktör olarak karşımıza çıkmaya devam edebilir. Diğer taraftan Suudi Arabistan, Yemen’deki Huti
hareketinin iki büyük petrol tankerine düzenlediği saldırı sonrasında Kızıl Deniz’deki Bab’ü Mendeb olarak
adlandırılan boğaz üzerinden petrol sevkiyatını “geçici olarak” durdurduğunu bildirdi.

Teknik anlamda, yükselen trendin alt bandında seyreden Brent için geri çekilmelerde 74.00 seviyesinin
altında kalıcılık sağlanması önemli olurken 73.85, 73.50 ve 73.00 destek seviyeleri takip edilebilirken olası
toparlanmalarda ise 74.30, 74.75 ve 75.00 direnç seviyeleri tekrar test edilebilir.

Google’dan Gelen En son Haberler

Geçtiğimiz günlerde Google Asistan sunumu yapılmıştı. Özellikle Google Asistanın bir restorandı arayarak sizler için gayet anlaşılır bir insan diliyle randevu olması çok şaşırtıcıydı. Google bu kanaldaki araştırmalarını iyice derinleştirmiş durumda. 2016 yılından buyana yüksek miktarda hava durumundan yemek tariflerine ve haberlere kadar birçok sorgu Asistan aracılığıyla yapılmış görünüyor. Kısaca artık insanlar, yazmak yerine karşılarındaki yapay zeka sistemine soru sorarak arama sorgularını gerçekleştiriyorlar.

[fvplayer src=”https://www.youtube.com/watch?v=bd1mEm2Fy08″] Google Blog’dan verilen bilgilere göre, bu anlatılan kısımlardan maksimum fayda sağmak için, içerik yayıncılarının  geliştirici belgelerine göre Speakable işaretlemesi uygulayarak Google Asistan’a sunabiliyor. Bu özellik şu anda ABD’deki İngilizce konuşan kullanıcılar için kullanılabilir durumdadır ama yeterli sayıda yayıncının konuşulabilir hale gelmesi durumunda diğer dillerde ve ülkelerde yayınlanmasını planlanıyor. İleriye dönük bir çalışma olsa da,  SEO çalışmalarında bir adım öne geçmek isteyen herkesin, çok hızlı aksiyon alması gerekmektedir. Günümüz teknoloji çağının hızı gereği, “erken kalkan yol alır” misali web sitelerimizi bu konular ışığında güncellememiz bize ilerde çok büyük avantaj sağlayacaktır.

Hazırlayan: Yemliha Toker

ÖSYM Kayıt Nasıl Olunur?

ÖSYM bilindiği üzere sınav, yerleştirme gibi olayları yapan kuruluştur. ÖSYM sınavlarına başvurabilmek ve duyuruları takip edebilmek için bu sisteme kayıt olması gereklidir.   Bundan dolayı da ÖSYS AİS sistemi yapılmıştır. AİS yani aday işlem sistemi ve ÖSYM AİS farklı sayfalardan oluşmaktadır. Bu sayfalara girdiğiniz de karşınıza ÖSYM ana sayfası gelecektir. Bu site üzerinden ÖSYM kullanıcı adınız ve şifreniz girerek sisteme verilmektedir. Yani kayıt işlemleri bulunmamakta olup şifre size okulunuz tarafından verilmektedir.

ÖSYM’ye Dilekçi Nasıl Gönderilir?

Günümüzde sınav yeri değişikliği, sınav sonuçlarında hata ve benzeri durumlardan dolayı çoğu zaman adaylar dilekçe doldurarak yollamak zorunda kalmaktadır. Öncelikle ÖSYM’ ye yollanacak yazışma türlerinde genel amaçlı dilekçe adı verilen dilekçe örneği kullanılmalıdır.  Bu dilekçe mutlaka doğru bilgiler ile doldurulmalıdır. Eğer bilgilerde hata ya da eksiklik olursa dilekçe işleme alınmayacağından dolayı bu noktaya çok dikkat edilmesi gereklidir. Yollanmakta olan dilekçeler bizzat ÖSYM binasına iletilmelidir aksi takdirde faks gibi yollarla yollanan dilekçeler geçersiz olmaktadır. Dilekçe de yer alan referans numarası oldukça önemli olup dilekçe de bulunmalıdır. Bu referans numarası ÖSYM ana sayfasındaki giriş sayfanızda bulunmaktadır.  ÖSYM giriş şifresi oldukça önemli bir konu olup asla unutulmaması gereklidir. Çünkü her türlü sınav, sonuç ve başvuru için bu şifre gerekli bir konu olmaktadır.

ÖSYM Dilekçe Hangi Konularda Yazılmamalıdır?

ÖSYM dilekçesi yazılırken dikkat edilmeli olduğu konusuna değinmiştik, bunun yanında dilekçe konuları da oldukça önemli bir konudur. Asla dilekçe yazılmaması gerekli olan bazı konular bulunmaktadır.  Bu konular ÖSYM aday işlemleri sayfasından yapılabilecek işler olmaktadır.

Adaylar kimlik bilgisi gibi değişiklikleri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün Merkezî Nüfus İdaresi Sistemi sayfasından yani MERNİS adı verilen sayfadan yapılması gereklidir.  Gerekli değiştirmeyi yaptıktan sonra tekrar ÖSYM aday işlemleri sayfasına girilmeli ve aynı şekilde ÖSYM sayfasına da kayıt, düzeltme işlemleri yapılmalıdır. Daha sonrasında eğer sınav bilgilerini değiştirmek istiyorsanız bu değişim işlemleri de ÖSYM AİS yani aday işlemleri sitemi kullanılarak düzeltilmesi gereklidir.

Dilekçe Yazılabilecek Konular

Başvuru yaparken kullanılan resmî belge değişikliği gibi durumlar site üzerinden gerçekleştirilememektedir.  Bu durumda ÖSYM binasına dilekçe yazılması gereklidir.

Diğer bir konu ise Türk olmayan adayların kimlik belgelerini değiştirilebilmesi için öncelikle ÖSYM’nin izin verilmesi gereklidir, bundan dolayı dilekçe gereklidir. Engelli adayların engelli sınavlarına girebilmesi için dilekçe göndermesi gereklidir bunun dışında son olarak sınav sonucu gibi konularda ÖSYM dilekçesi yöntemi uygulanmalıdır.

 

ÖSYM Kayıt İçin Gerekli Belgeler Tıklayın : http://www.osym.gov.tr/TR,2703/41-kayit-icin-gerekli-belgeler.html

ÖSYM Kayıt İşlemleri İle İlgili Detaylı Bilgi İçin Tıklayın: http://www.osym.gov.tr/TR,4652/kayit-islemleri.html

Siyah Topuklu Ayakkabı

Topuklu ayakkabı bayanların vazgeçilmezleri arasında yer alır. Günlük kullanım içinde oldukça rahat tasarlanan topuklu ayakkabıları her mevsim rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Özellikle genç bayanların severek giydiği siyah topuklu ayakkabı modelleri ayakları daha estetik ve daha zarif gösterir, özel günlerde, şık davet ve düğün gibi organizasyonlarda her zaman ilk tercihler arasında yerini almayı başarmıştır.

Siyah Topuklu Ayakkabılar Nasıl Kombin Edilir?

Siyah topuklu ayakkabı modelleri hemen her renk elbise ve pantolonla kolayca kombin olabilir. Siyah renk diğer her renge uyum sağlayacağı için, diğer tüm renklerle tercih edilebilir. özellikle plartform topuklu ayakkabılar  kısa boylu bayanların hem boyunu uzatacaktır hem de kadınları daha şık gösterecektir. Bu nedenle en çok tercih edilen ayakkabı modelleri arasında yerini alır.

Yaz ayları için siyah topuklu ayakkabı modellerinden burnu açık olanları ya da ince şeritli topukluları tercih edebilirsiniz. Özel günler için kullanacağınız topuklu modellerinde sim, taş ve inci gibi detayların olması ayakkabıyı daha şık gösterecektir. Bununla beraber günlük kullanım için daha az topuklu modeller uygundur. Tüm ayakkabı modellerine https://www.selinshoes.com/topuklu-ayakkabi adresinden ulaşabilirsiniz.

Elbise 

Elbise bir kadının her zaman kurtarıcı parçalarından biri olma özelliğini taşır. Düğün, kına, parti, öylesine bir kahve içmeye bile giderken tek parça olarak kullanılan ve kadınlar üzerinde rahat duran bir yapıya sahip elbiseler her kadının dolabında bulunmaktadır. Peki ya yaz geldiğinde siz kadınların elbise olarak tercih edeceğiniz modeller yeni trendler mi?

Yazın neşesini yansıtan renk ve modeller

Her kadın yaza daha canlı daha iç açıcı ve kendini yansıtan salaş veya dar kesim koyu veya açık renk pastel tonlar ya da ağırlığını veren renkler tercih etmektedirler. Her isteğe ve tarza uygun elbise modellerini sitede bulmak çok kolay olmaktadır. Tasarımcıların kaleminden bu yaz için dökülen model, renk ve desenler elbette ki her zaman olduğu gibi her kadına yakışan ve canlılığı simgeleyen modeller olmaktadır.

Kadınların elbise tutkularına en güzel şekilde uyum sağlayan ve bunu hayata sunan tasarımların sitede en geniş halleri ile müşteriye sunularak giyim alanında yapılan büyük bir hizmet sunulmaktadır. siz de aradığınız her elbise modelini veya diğer giyim ürünlerine sahip olmak istiyor iseniz https://www.dilvin.com.tr/bayan-elbise-modelleri adresini ziyaret edebilir size uygun olan her parçaya sahip olabilirsiniz.

Doğum Günü Hediyeleri

Sevdiklerinizi doğum gününde özel hissettirmek isterseniz onlara özel hediyeler seçebilirsiniz. Hediye seçiminde dikkat etmeniz gereken en önemli ayrıntı bütçe olacaktır. Bütçe belirledikten sonra hediye seçimine geçebilirsiniz. Doğum gününde farklı hediyeler vermek isterseniz isme özel olarak hazırlanan hediyeler şık bir seçim olacaktır. Doğum günü hediyeleri içerisinde özel olarak hazırlanan yastıklar, kupa bardaklar, isme özel hazırlanan duvar saatleri ve benzeri ürünleri bulabilirsiniz. İlginç ürün arayanlar için de seçenek oldukça fazladır.

Doğum Günü Hediyesi Nereden Alınır

Doğum günü hediyeleri arayışı içerisinde iseniz mutlaka sıradan bir hediye almak yerine görselliği üst seviyede olan ve farklı bir hediye türü seçmeye özen gösterin. Bu sayede karşı tarafta etki bırakabilir ve şaşırtabilirsiniz. Farklı hediye seçeneklerini incelemek ve satın almak isterseniz izlemeniz gereken yol haritası https://www.hediyelen.com/dogum-gunu-hediyeleri adresi üzerinden geçecektir. Firma da bulunan tüm hediyelerin görsel şıklığı üst seviyede yer almakta olup hızlı bir şekilde adresinize kadar gönderim yapılıyor. Bundan dolayı güven içerisinde istediğiniz ürünü kolaylıkla temin edebilirsiniz.

 

Morpa Kampüs

Morpa Kampüs, ilkokul ve ortaokul öğrencileri ve öğretmenleri için derslere destek olarak MEB müfredatına uygun konu anlatımı, soru bankası, deneyler, belgeseller, videolar, test yapraklar gibi birçok içerik üretim ve takip platformudur. Bu sistem sayesinde öğretmenler öğrencilerini, veliler çocuklarını, okul müdürü de hem öğrencilerini hem öğretmenlerini takip edebilmektedir. Öğretmenler bu sistemle öğrencilerinin gelişimini detaylı bir şekilde takip edebilir ve diğer öğretmenlerle belge ve bilgi paylaşımında bulunabilirler. Morpa Kampüs, 1,2,3,4’üncü sınıflar ve 5,678’inci sınıflar kullanmaktadır. Ayrıca sınıf ve branş öğretmenleri, öğrencilerin yanında velilere bu sistemi kullanabilmektedir.

Morpa Kampüs’te 1,2,3,4’üncü ve 5,6,7,8’inci sınıf öğrencilerinin kullanabileceği MEB müfredatına uygun konu anlatımı, interaktif çalışmalar, etkinlikler, sınavlar, ödev yaprakları, interaktif ödevler, çözümlü soru videoları, BBC belgeselleri, İngilizce videoları, deneyler, zengin kütüphanesi, ödüllü yarışmalar gibi birçok öğrencinin sevebileceği ve bilgilerini pekiştirebileceği bölümlerin yanı sıra raporlama ve değerlendirme bölümü de bulunmaktadır. Öğretmen ve velilerin daha düzenli olarak öğrencileri takip etme olanağı sağlayan bu sistem sayesinde öğrenciler daha hızlı ve kaliteli gelişme göstermektedir.

Morpa Kampü’se Nasıl Üye Olunur?

Morpa kampüs’e öğrenciler kredi kartı, banka havalesi, posta çeki, kargoyla kapıda ödeme gibi seçeneklerle ödeme imkanı bulabilmektir. Abonelik durumu abone olunduğu tarihten itibaren bir yıl sonrasına kadar olup öğrenciler Ağustos ayına gelindiğinde otomatik olarak üst sınıfa geçerler. Bu şekilde öğrenciler Morpa Kampüs’e istediği zaman kayıt olabilirler.

Öğrenciler Morpa Kampüs’e Neden Üye Olmalı?

Öğrenciler Morpa Kampüs’le derste öğrendiklerini eve gelerek tekrar edebilir ve öğrendiklerini pekiştirebilirler. Sesli ve animasyonlu anlatımla daha hafızada kalıcı bilgiler edinirler. Binlerce soru çözme imkanı bulan öğrenciler bu sistemle gelişimlerini rapor edip takip edebilirler. Öğretmenlerinin gönderdiği ödev, test gibi dökümanlara buradan ulaşabilirler. Ayrıca Türkiye genelinde yapılan ödüllü yarışmalara katılabilirler.

Öğretmenler Morpa Kampüs’e Neden Üye Olmalı?

Öğrenciler bu yaşlarda görselliğe ilgi duyduğu için daha fazla görsel ve animasyonlarla öğrencilerinin daha iyi öğrenin görmesini sağlayan öğretmenler Morpa Kampüs’le öğrencilerinin gelişimini de tekzip edebilmektedir. Öğretmenler sınıf içindeki konsantrasyonu arttırabilen interaktif bölümlerden faydalanabilirler. Deesi daha eğlenceli hale getirmek için eğitici oyun ve bilgi yarışmasından yararlanabilmektedirler.

Morpa Kampüsle ilgili daha geniş bilgiyi bu siteden edinebilirsiniz: https://www.teknoplato.com/morpa-kampus-girisi.html

Veliler Morpa Kampüs’e Neden Üye Olmalı?

Çocuklarının bilgisayar başında eğlenceli ve güzel vakit geçirmesini sağlayarak internette ki zararlı sitelerden korumuş olurlar. Çocuğunuzun ne kadar çalıştığını görebilir testlerde ve derslerde ki başarılarını takip edebilirler. Çocuğunuzun öğretmeniyle iletişim kurarak ödev ve dersler hakkında bilgi alabilirler. Çocuklarını daha ekonomik fiyata kaliteli eğitim görmesini sağlayabilirler.

WeTransfer

WeTransfer, bulut tabanlı bir dosya paylaşım servisidir. Büyük küçük farketmeksizin kullanıcıların birbirlerine hızlı şekilde dosya gönderebilmesini amaçlayan servistir.

WeTransfer 2009 yılında Bas Beerens ve Nalden tarafından kuruldu ve hızlı şekilde dünyaya yayıldı. Amsterdam merkezli bir girişim olan WeTransfer, genellikle insanların büyük boyutlu dosyaları birbirleri ile paylaşması için kullanılıyor. Kolay arayüzünün olması ve bulut tabanlı sisteme sahip olması nedeniyle tercih ediliyor.

WeTransfer, web sitesiyle masaüstünde kullanılırken mobil uygulamasıyla akıllı telefonlarda kullanılabiliyor.

https://wetransfer.com/

WeTransfer nasıl kullanılır?

WeTransfer’in kullanımı oldukça kolay. Öncelikle göndermek istediğiniz dosyaları belirlemeniz gerekiyor. Dosyaları belirledikten sonra tek yapmanız gereken, wetransfer.com adresine giriş yapmak. Sayfaya giriş yaptığınızda ücretli ve ücretsiz sürüm arasında seçim yapmanız talep edilebilir. Take me to Free düğmesine tıklayın ve ücretsiz sürümü seçin. Bu sürüm ile 2GB’a kadar ücretsiz dosya aktarımı yapabilirsiniz.

 

İşleme sol tarafta bulunan Add your files bağlantısına tıklayarak devam edin. Göndereceğiniz dosyaları bilgisayarınız üzerinden seçin ve ekleyin. Bu işlemi yaparken birden fazla dosya seçebilirsiniz. Dosyaları seçtikten sonra “Email to” alanına gelin ve dosyayı göndermek istediğiniz kişinin e-posta adresini yazın. Your email yazan alana kendi eposta adresinizi yazın. Maile mesaj eklemek istiyorsanız, Message kısmına notlar yazabilirsiniz. Bu işlemler bittikten sonra Transfer düğmesine basın ve dosyanın karşı tarafa yüklenmesini bekleyin. Dosyanın boyutu büyük ise işlemin ne kadar biteceğini ekranda çıkan ilerleme durumuna bakarak takip edebilirsiniz. Veri gönderme işlemi bu kadar. WeTransfer dosyayı başarı ile gönderirseniz bu duruma dair bir e-postayı sizinle paylaşacak. Dosyayı gönderdiğiniz kişi e-postayı açıp dosyayı indirdiğinde, bununla ilgili bir e-posta daha alacaksınız.

 

WeTransfer’in özellikleri

WeTransfer hakkında bilinmesi gereken en önemli özellik yüklediğiniz dosyanın mutlaka alıcı tarafından 7 gün içerisinde alınmasıdır. Alıcı bu süre içinde gönderdiğiniz dosyayı indirilmezse o dosya otomatik olarak siliniyor. Eğer yüklediğiniz dosya alıcı tarafın bilgisayarına indirilirse size bu durum hakkında bilgilendirme maili geliyor. Bu sayede gönderdiğiniz maillerinizi, dosyalarınızı kimlerin indirdiğini görebiliyorsunuz. WeTransferde şu anda 2 GB ücretsiz yükleme hakkı mevcut. Bu platformun ücretli kullanım hakkıysa 10 GB olarak belirlenmiştir.

 

WeTransfer Plus nedir?

WeTransfer Plus genellikle çok sık büyük boyutta paylaşım yapan kullanıcıların kullandığı bir platformdur. Aylık 12 dolar ücreti olan bu uygulama 20 GB’a kadar dosya transferini mümkün kılıyor. WeTransfer Plus 100 GB’lık bulut alanı sayesinde daha önce gönderilen dosyalara erişim ve bu dosyaları başka kullanıcılarla paylaşma imkânı sağlıyor.

 

WeTransfer İndirme Linki

 

 

Jüpiter’in Büyük Kırmızı Leke’si ‘kaynıyor’

Güneş Sistemi’nin devi Jüpiter, Juno uzay aracının yörüngesine girmesiyle önümüzdeki aylarda astronomideki ana dersimiz olacak.

Juno‘nun veri toplamaya başladığı günlerde, yer teleskoplarıyla yapılan gözlemler Büyük Kırmızı Leke hakkında yeni bilgiler sundu.

Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Jüpiter’in alçak atmosferindeki dev kasırganın hareketi, üst katmandaki sıcaklığın sebebi olabilir. Bu da, her iki atmosfer tabakasının bağlantılı ve etkileşim halinde olabileceğine işaret ediyor.

Güneş Sistemi’ndeki en devasa fırtınalardan birini oluşturan Büyük Kırmızı Leke, 16.000 kilometreyi aşan bir genişliğe sahip. 19’uncu yüzyılın başlarından bu yana gözlemlenen Büyük Kırmızı Leke’deki rüzgarların hızı saatte 645 kilometreye kadar ulaşıyor.

Hawaii’de bulunan NASA Kızılötesi Teleskop Tesisi’nde yapılan gözlemler, korkutucu kasırganın sahip olduğu ısının 1626 dereceye kadar çıktığını gösterdi. Jüpiter’in üst atmosferindeki küresel sıcaklığın ise yaklaşık 626 derece olduğu biliniyor.

Sıcaklıktaki bu belirgin değişim, yüksek enerji dalgalarından kaynaklanıyor olabilir. Bu da, dev kasırganın türbülans hareketlerinin yukarı fırlayan akustik dalgalar oluşturduğu anlamına geliyor. Güçlü enerji dalgaları üst katmana ulaştığı zaman buradaki atomları sarsıyor ve sıcaklıkta ciddi değişimlere neden oluyor.

Bulgular, Jüpiter alt ve üst atmosferinin bağlantılı olduğuna işaret etse de, her iki katman arasında 800 km mesafe olduğu düşünüldüğünde bu oldukça şaşırtıcı. Araştırmada yer alan Boston Üniversitesi’nden James O’Donoghue, “Bu iki bölgenin herhangi bir sebeple bağlantılı olamayacağını düşünüyorduk ancak beklentimizin aksi çıktı” ifadesini kullandı.

Aurora sıcaklığa etki etmiyor

İki atmosfer katmanının eşleşmesi, gezegen bilimcilerin yıllardır kafasını kurcalayan ‘Enerji Krizi’ konusunu açıklığa kavuşturmaya yardım edebilir. Bu durum, sadece Jüpiter’in üst atmosferinin değil, Güneş Sistemi’ndeki tüm gaz devlerinin beklenenden çok daha sıcak olması ile bağlantılı.

Bilgisayar modellerine göre, Jüpiter‘in Güneş’e olan mesafesi ele alındığında üst atmosferinin sıcaklığı 26,8 derece olmalı. Ancak doğrudan gözlemler bunun aksini söylüyor. Araştırmacılar bu farklılığı bugüne kadar açıklamayazken, alt atmosferden elde edilen bulgular ilk kez bir cevap sunmuş görünüyor.

Geçmişte öne sürülen teorilerden bir tanesi, Jüpiter’in kutup noktalarında yaşanan auroraların yayılarak atmosferi ısıtıyor olabileceğiydi. Ancak bilgisayar modellerini bunun olamayacağını söylüyordu. Sebebi, jüpiter’in orta enlemlerinde doğudan batıya esen ve aurorayı kutup noktasında hapseden rüzgarlardı. Büyük Kırmızı Leke’deki sıcaklıkların ölçülmesinin ardından, araştırmacılar bu sürecin nasıl yaşandığına dair ilk ipuçlarını elde etti.

O’Donoghue, Büyük Kırmızı Leke’de yaşananları şu şekilde özetliyor: “Kahveyi kaşıkla karıştırmak iyi bir örnek olabilir… Eğer saat yönüne karıştırırken aniden saat yönünün aksine karıştırmaya başlarsanız çok fazla çalkalanma ortaya çıkar ve onu duyabilirsiniz. Yani ortaya ses dalgaları çıkar.”

Kasırganın saat yönünün aksine dönemsi alt atmosferi çalkalıyor ve ortaya çıkan türbülans üst katmana ses dalgaları yolluyor.

Benzer atmosfer olayları Dünya’da da yaşanıyor. Hava And Dağları’nın tepesinde ilerlerken kayalarla çarpıştığında atmosferin üst katmanlarına ses dalgaları gönderiyor ve ısıda hafif artış yaşanıyor. Kasırga ve tsunamilerin üzerindeki havanın da ısındığı biliniyor.

NASA, Büyük Kırmızı Leke’de yaşanan etkileşimin benzerinin gezegenin farklı noktalarında da yaşanıyor olabileceğini düşünüyor. Juno uzay aracı tarafından elde edilecek verilerin, gaz devindeki atmosfer olaylarını anlamak için çok daha detaylı bilgi sunması bekleniyor.

Juno ekibinde yer alan Mike Janssen, “Juno’nun görevi Büyük Kırmızı Leke’nin nasıl oluştuğunu anlamak olacak” ifadesini kullandı.

Bilim insanları DNA’ya veri yazdı

Washington Üniversitesi’nden bilim insanları, içerisinde depolanan veriyi hem aranabilir, hem de direkt ulaşılabilir kıldıkları DNA veri depolaması keşfi ile alandaki en önemli adımlardan birini attı.

DNA içerisine koydukları dört dijital imajı daha sonrasında kayıpsız bir şekilde almayı başardılar.

Geçtiğimiz birkaç yılda, dijital verilerin depolanması için DNA kullanımında önemli gelişmeler yaşandı. 2012’de, Harvard araştırmacıları, DNA’nın sadece tek bir milimetre küpünde 5.5 petabit, yani 5500 terabit veri depolanabildiğini gösterdi. 2013’te, Avrupa Biyoinformatik Enstitüsü’nde görev alan araştırmacılar, daha sonra DNA dizilimiyle oynayarak o depolanan verinin geri elde edilebileceğini ispatladı.

DNA’da veri depolayabilmek için, ikili kodların DNA’yı oluşturan dört nükleotide dönüştürülmesi gerekiyor. Daha sonra DNA, içindeki veri ile sentezleniyor. Ardından DNA’yı çoğaltmak iste nispeten kolay bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Yeni buluşu bu kadar önemli hale getiren ise, daha önce bilgiye erişmek için tüm DNA dizilimini açmak gerekirken, şimdi verinin aranabilir ve rahatlıkla erişilebilir olması.

Bunu yapmak için ise, bilim insanları genellikle kayıpsız veri sıkıştırma amacıyla kullanılan Huffman kodu adına bir şey kullandı. Şu an itibariyle DNA’da veri depolama süreci ciddi şekilde pahalı olmanın yanında, DNA sentezi de kusursuz bir şekilde işlemiyor. Ancak bu hata düzeltme ve direkt erişim özellikleriyle birlikte, küp şeker boyutunda bir alan içerisinde dünyanın tüm filmlerini depolayacağımız bir geleceğe daha sağlam adımlarla yaklaşıyoruz.

Bilgisayarların görüntü tanıma sınırları ve insan beyni

Bilgisayarlar görsel tanıma konusunda tahmin edebileceğinizden daha iyi. Hatta bir dizi görüntüden nesneleri tanıma konusunda insanlara rakip olabilecek düzeydeler.

Peki bilgisayarlar insan görsel sisteminin bir taklidi mi? Bilgisayar sistemlerinin bazı alanlarda hala insanlar olmadan devam edememesi, soruyu cevaplamaya yetiyor sanırım.

Konu ile ilgili yapılan araştırmaya gelecek olursak…

PNAS’ın yayınladığı bir döküman, bilgisayar ve insan görme sistemlerinin nasıl farklı çalıştığını gözler önüne seriyor.

İnsan beynindeki esnekliğin bilgisayarlarda olmaması, bilgisayar ve insan görme sistemleri arasındaki farkı tam olarak özetlemeye yetiyor.

İnsanların konuşma tanımlama sistemi ile birilerini hatırlaması mümkünken, bilgisayarlada bu özelliğin olmaması, insanlar küçük bir ipucu ile bulanık bir resmi tamamlayabilirken, bilgisayarların bunu yapamaması, bilgisayarın insanlık karşısında kaybeden taraf olmasına neden oluyor.

PNAS’a geri dönecek olursak…

PNAS yazarları bilgisayar vizyon modelleri ve insan beyni arasındaki farkları saptamak için bulanık ve zor görüntülerden oluşan bir dizi görüntüden yararlandı. Hatta minimal tanınabilir doku, (mIRCs) olarak adlandırılan; en düşüğe yakın tanınabilirlik oranına sahip görüntülerden de faydalanıldı.

İlk karşılaştırma, insanlar ve bilgisayarlar arasında MIRC ve sub-MIRC (tanınabilirlik seviyesinin en alt noktası) tanımasının benzer seviyelerde olup olmadığıydı. Sonuç ise, bilgisayar modellerinin bu görüntüler üzerinde çok iyi performans vermediği yönünde. Anlayacağınız kazanan yine insanlar oldu.

İnsanları bilgisayar karşısında yeterince övdük, yalnız insanlar için dramatik bir sonuçta söz konusu… Son tanınabilir görüntüde, insanlar görüntüyü yüzde 93 oranında doğru tespit ederken; küçük bir değişiklik ile sub-MIRC görüntü gösterildiğinde, bu oran yüzde üçe düştü.

MIRC görüntüler üzerinde özel olarak eğitilen bilgisayarlar, doğruluk konusunda insan performansına kıyasla hala düşük bir sonuç elde etti. Bunun nedeni bilgisayarların görüntünün bileşenlerini tek tek ayırt edemiyor olmasından kaynaklanıyor.

Genel olarak, bilgisayarlar görüntü tanımada gerçekten iyi işler çıkarıyor. Fakat insanlar kadar iyi değiller.. Görüntülerdeki bireysel bileşenleri kullanamadıkları için asgari bilgilere dayalı bilgi bulmakta zorlanıyorlar.

Yapay zekanın en önemli çıkmazı: Adaptasyon

Karmaşık yapısı sebebiyle senelerdir bilgisayar ortamına entegre edilemeyen antik Çin oyunu Go, Google’ın geliştirdiği otomatik öğrenme sistemi AlphaGo sayesinde artık satranç gibi bilgisayara karşı oynanabilecek.

Bilgisayar tarafından öğrenilen oyunlar listesinde 90’lı yıllarda IBM tarafından üretilen Deep Blue satrançtaki ustalığı ile yer alırken, Google’ın kısa zaman önce DeepMind laboratuvarında ürettiği sistem atari salonu oyunlarında insan rakiplerini devirebiliyordu. Ancak Go, yapısı itibariyle bu alanda eşsiz bir konuma sahip. Oyun bir bilgisayar için oldukça karmaşık ve sadece insan zihni bu karmaşıklığın üstesinden gelip olası hamleleri öngörerek şartlara göre hareket edebiliyor.

Klasik bir satranç oyununda oyuncular sıraları geldiğinde yaklaşık 20 hamle seçeneğine sahipken, Go’da bu sayı 200’e çıkıyor ve dolayısıyla bilgisayarların bu denli fazla hamle seçeneğini işlemesi oldukça zorlaşıyor. Bu durumda sisteme oyunun nasıl oynandığını öğretmek yerine daha önce oynanmış 30 milyon sayıda farklı oyunun hamleleri sistemin nöral ağına yükleniyor. Sistem tüm bu hamleler içerisinden kazanma ihtimali en yüksek veya en muhtemel olanını oyun sırasında seçerek uyguluyor.

AlphaGo ile böyle bir gelişmenin elde edilmesi, çözülemeyen problemlerin çözülmesi için bir umut ışığı yakıyor. Buna ek olarak günlük hayatta sürekli ihtiyaç duyulan birçok alanda da yapay zekaların kullanımı uzun süredir üzerinde kafa yorulan bir konu ve AlphaGo ile başlayan bu yapay zeka sisteminin özellikle sağlık sektöründe etkin biçimde kullanılması umuluyor. Gerçekleşmesi durumunda hastaların hastalık geçmişi izlenerek en iyi tedavi yönteminin belirlenmesi oldukça kolaylaşacak. Bunun da ötesinde insanlar gibi algılayıp hareket edebilen bir yapay zekanın oluşturulması da AlphaGo sayesinde olabilir. Bu alanda gerçek hayatta yaşanan olayların sonucunu tahmin edebilen, insanları tanıyan ve ayırt edebilen bir sistemin Facebook tarafından geliştirildiği biliniyor.

Oxford Kuramsal Sinirbilim ve Yapay Zeka Merkezi müdürü Dr.Simon Stringer konu hakkındaki görüşlerini şu sözlerle dile getiriyor: “İnsan bilincini robot algoritmalarıyla kavramak veya çözmek neredeyse imkansız. Bu tarz büyük gelişmelere ulaşmak için uzun bir zaman gerekiyor.

Farklı eylemler veya farklı fonksiyonlar için farklı algoritmalar kullanılabilir ancak tüm şartların istediğimiz gibi şekilleneceğini söylemek güç.” DeepMind tarafından üretilen öğrenme destekli sistemin insan beyninden farklı olduğunu söyleyen Stringer bir resimdeki bir objeyi veya bir kişiyi tanıyıp ayırt etmenin veya bir oyunda usta olmanın genel bir yapay zekanın oluşturulmasıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini savunuyor: “Farelerin çevrelerindeki ortamı öğrenip ona göre davrandıkları en az 50 yıldır bilinen bir gerçek. Çevrelerindeki seçenekleri değerlendirip sebep – sonuç ilişkisi kurabiliyorlar, yani bir noktadan diğerine ulaşmaya çalışırken yaşadıkları deneyimleri analiz edip bu doğrultuda bir labirenti harita gibi okuyabiliyorlar. Aynı şeyi şu an sahip olduğunuz şartlarda ürettiğiniz bir yapay zekadan bekleyemezsiniz.

Örneğin fare çıkmaz bir yola girdiğinde o yolun tıkalı olduğunu ve başka bir yol seçmesi gerektiğini kavrayabilir ancak şu an var olan yapay zeka sistemleri bunu yapamaz. Fare çevresine adapte olabilirken sistem bunu yapamaz. Yani bir yapay zekayı, bir yüzü tanımak veya ayırt etmek veya bir oyunu öğrenmek gibi sadece tek bir amaç doğrultusunda oluşturmak yapabileceklerini fazlaca kısıtlayacaktır.”

Çocukları yazılımcı olmaya teşvik etmenin önemi

Yazılım ve internet kültürünün gelecekteki komumuna dair tüm göstergeler ‘gelişimin kaçınılmaz’ olduğu noktasında. Peki çocuklarınızı bu gelişime entegre olma noktasında teşvik etmeyi hiç düşündünüz mü?

Çocukların küçükken mahalle aralarında top oynadığı, saklambaç, yakartop gibi hareketli aktivitelerle enerjilerini -kendilerini evlerine zar zor atabilecek seviyeye- indirdikleri yıllar büyük ölçüde geride kaldı. Teknoloji artık devasa bir oyun alanı, akıllı telefon ve tabletlerdeki dokunmatik yüzeyler de oyun arkadaşları halini aldı. Dokununca zıplayan objeler, baloncuklar, birbirinden eğlenceli kahramanlar, basketbol ve futbol oyunları… Mobil ya da diğer birçok platformdaki uygulamala evreni uçsuz bucaksız ve sadece çocuklar değil ebeveynler de onlara bayılıyor.

Konu çok mu pozitif ilerliyor? Belki de burada getirilmesi gereken çok sayıda eleştiri için size bir açık alan bırakılıyor ama en nihayetinde çocuklar açısından ‘her ne kadar bu kadar fazlasını istemediysek de’ teknoloji ile iç içe bir toplum söz konusu ve bunun sadece oyunlara indirgenmemesi gerekli. 13 yaş ve üzeri için uygun olan Facebook’a kayıtlı 13 yaş altı kimseleri oranının yüzde 5’e yakın olduğu belirtiliyor. ‘Kaçak yollardan’ Facebook’a üye olunuyor özetle. Konunun YouTube boyutu çok daha çılgınca. Saatlerce video izleyen, bu konuda yayın yapan kimselere hayranlık duyan milyonlarca çocuk var. Elbette tüm bunları bir miktar eleştirmekle birlikte ‘hayatın gerçekleri’ noktasında ele almak gerekiyor. Teknoloji her yerde ve bundan kaçılması da mümkün değil.

Peki ya gelecekte neler olacak? Örneğin bu akıl almaz seviyedeki yazılım ve internet kültürü hangi seviyelere ulaşacak? Açıkçası bu yöndeki tüm göstergeler ‘gelişimin kaçınılmaz’ olduğu noktasında birleşiyor.

Örneğin Almanya’da 2020 yılına kadar 100 bine yakın kod yazabilen yazılımcıya ihtiyaç duyulacağı ifade ediliyor. Günümüzde söz konusu pozisyon açığının da 45 binden fazla olduğu kaydediliyor. Yani bir yazılımcının Almanya’da hem günümüzde hem de gelecekte işsiz kalması pek olası görülmüyor.

Türkiye’de de durum Almanya’dakine yakın. Rakamlar Almanya’daki gibi olmasa da gelecekte ciddi bir ‘yetişmiş yazılımcı gücü’ açığının olacağı kaçınılmaz. Teknolojiye, özellikle de mobil teknolojilere ilgi sürekli artıyor. Bu durumda çocukların ve gençlerin ‘doktor’, ‘öğretmen’, ‘futbolcu’ ya da ‘şarkıcı’ olmanın yanında ‘yazılımcı’ olma yolunda da desteklenmelerinin aslında gelecekleri açısından çok değerli olduğu sonucuna ulaşılıyor.

Gelecekte yazılım alanındaki ciddi ‘küresel’ boşluğun tamamlanması için şimdiden Türk çocuklarının desteklenmeleri gerekiyor. Evet, teknolojiye ilgisi olan çocuklar, bu yönde teşvik edilmeliler…

Erken yaşta başlamak önemli

Uzmanlar, yazılım konusundaki eğitimin 4-5 yaşlarından itibaren başlayabileceğinin altını çiziyorlar. Bu konuda verdikleri örneklerde kod yazma yeteneklerinin aslında çizim yapmakla eşdeğer bir zihinsel beceri ile şekillendiğini belirtiyorlar. Burada çocuğun kod yazması değil, farkındalığın sağlanmasının önemine değiniliyor. Böylelikle programlama öğrenmenin daha kolay olacağı belirtiliyor.

Erken yaşlarda başlayan yazılım eğitiminde öne çıkan trend ise görsel programlama dili (visual programming language). Siyah ekranlarda saatlerce yazı yazılan ortamların yerini alan bu dil, sürükleme ve bırakma gibi adımlarla programlanın anlaşılmasını sağlıyor. Çünkü çocuklar, yaptıkları şeyin aslında keyifli olduğunu görmeliler, aksi halde sıkılırlar ve minik dostlarınız için bu iki şeyden (sürükleme ve bırakma) daha keyifli ne olabilir ki?

Adeta yeni teknolojik araçlarla yazılım oyuna dönüştürülüyor özetle. Mükemmel bir başlangıç. Ancak şunu da belirtmek gerek; gelecekte yazılım yazabilmeleri için üst düzey bilişsel deneyimler yaşamaları gerekiyor. Bu nedenle de hem öğrenmesi hem de öğretilmesi kolay değil, dolayısıyla süreç pek de kısa sayılmaz. Ama şunun altını bir kez daha çizmek istiyorum ki kesinlikle ‘eskisine göre’ daha kolay.

Bu noktada çocuklarınıza programlama konusunda ‘dijital aşılama’ sağlamak istiyorsanız tavsiyem Scratch adlı programlama dili. Pratik ve çocukların seveceği türden yapılar içeriyor. Google’da bir araştırma yaparak detaylarına ulaşabilirsiniz.

Birkaç önemli ipucunu vererek makaleyi sonlandırıyoruz.

1- Çocuğun teknolojiye meyilli olup olmadığını anlamak için çaba sarfetmenize gerek yoktur. İlgilidir ya da değildir. İlgiliyse bu konuda sürekli öğrenmek ister. İşte böyle bir çocuğunuz ya da yakınınız varsa onu programlama alanına doğru yönlendirmekten çekinmeyin. Yukarıda da bahsedildiği üzere zaten süreç bir tür oyun şeklinde başlayacaktır.

2- Üretiyor mu, tüketiyor mu? Bir diğer kritik soru da bu. Eğer üretmeye meyilliyse bu Türkiye’nin geleceği için harika bir haber demektir. Onlara ihtiyacımız var!

3- Geleceğin en önemli mesleklerinden biri de bu. Çocuğunuz/yakınınız büyüyünce yazılım yazarak hem kolaylıkla iş bulabilir hem de yüksek segmentli kariyer basamaklarıyla karşı karşıya kalabilir.

4- Onun Turkcell’de veya Google’da çalıştığını, kendi geliştirdiği yazılımla büyük başarılar yakaladığını düşünsenenize. Facebook, Google gibi devasa markaların arka planında hep genç yazılımcılar vardı. Neden olmasın?

5- Biraz teknik bir ipucu; yazılım dili seçilirken, bu konuda yönlendirme yapılırken uzun vadedeki yararları da gözetilmeli. Özgür yazılım dilleri takip edilmeli.

6- Hata, öğrenmenin en değerli unsuru. Bırakın yapsınlar, hata yapa yapa doğrular keşfedilir.

7- Belirli seviyede de olsa mutlaka kontrol edin, neler yaptığını ve neler istediğini yakından görme fırsatlarını değerlendirin.

8- Ona teknolojik desteğinizi sunun. Bırakın klavyeye dokunsun, touch pad’le tanışsın. Görseli çöp kutusuna göndermek için sürüklesin… Erken yaşlarda kullanmaya başlayacağı bir bilgisayar, geleceğine yapacağınız önemli yatırımlardan biri olacak.

Her türlü konuda bana yazabilir, sorular yöneltebilirsiniz. İletişim için Google’a adımı yazmanız yeterli. Görüşmek üzere…

Bayan Bot

Yaşamsal uygulamalar doğrultusunda birden fazla ayakkabı modellerine internet sistemi üzerinden ulaşılabiliyor. Bununla birlikte sonbaharlık ve yazlık ayakkabı tasarımları incelenerek, kolaylıkla sipariş verilebiliyor. Bunun yanında kaliteli sunumlar gerçekleştiren firmanın bayan bot seçenekleri envai detay çeşitliğine sahip olarak sizlere tanıtılmaktadır. Bu kapsamda nitelikli bot türevlerini sizlerin alımlarına sunan firma çok yönlü satış hizmetlerinde indirim, kampanya vb. olanaklar ile yardımcı olabilmektedir. Bu yüzden firmanın güvenli ve kaliteli satış bloğunu inceleyerek, dilediğiniz bot ürününün siparişini verebilirsiniz.

Bayan Bot Sunumunda Nitelikli Hizmet

Firmanın nitelikli hizmetleri çerçevesinde bayan bot modellerinin ayrıntılarını inceleyebilir ve hoşunuza giden tasarımın siparişini hemen verebilirsiniz. Firmanın ürünleri içerisinde kısa ve uzun bot detayları, farklı tonlara hakim modelleri yer almakla birlikte çok alternatifli sunumu olmaktadır. Buna takiben bayan kışlık – sonbaharlık bot aksamlarının arasından dilediğinizin siparişini hemen vererek, kaliteli giyim yapabilirsiniz.

Kurumsal kimlik adı altında sunumlarını yapan firma bayan bot çeşitlerinin arasından verilen siparişlerde hızlı gönderi sağlamaktadır. Bunla birlikte müşteri memnuniyetini önemseyen firma sizlerin alışverişleri anında güvenli hizmet sunumları ile destek olmaktadır.

Bu yüzden firmanın https://www.tamertanca.com.tr adresine göz gezdirerek, cazip fiyatlarla alımlarınızı yapabilirsiniz.

 

Nietzsche Ağladığında – Irvin D. Yalom

Irvin D. Yalom Yahudi asıllı varoluşçu psikiyatrist ve yazar. Yalom’un en ünlü eseri olarak geçen Nietzsche Ağladığında, adından da anlaşılacağı üzere Nietzsche’nin hayatı üzerine kurulu bir düşünce romanı…

Kitabın arka kapağında, yayınevinin hazırladığı bölümde söylendiği üzere, kitap gerçekten “edebiyatla düşündürebilme”yi başarabilen bir eser.

Kitabın konusundan bahsetmek gerekirse: 19. yüzyılın Viyana’sında Josef Breuer dönemin en büyük teşhis uzmanı, çok başarılı bir doktor. Fakat tüm bunlara rağmen eski hastası Bertha’nın takıntılarından kurtulamıyor ve aile hayatında Bertha ve onun gibi sebepler yüzünden çok mutsuz. Lou Salome ise erkeklere boyun eğmeyen fakat cazibesiyle erkekleri kendine hayran bırakabilecek güçte bir kadın. Yardımcı karakterlerden Sigmund Freud ise o dönemler daha genç, öğrenmeye çok hevesli fakat maddi sıkıntılar yüzünden amaçlarını gerçekleştiremeyen ama yine de düşünmeye devam eden ve çeşitli fikirleri olan bir doktor. Bir gün Lou Salome, Breuer’dan o zamanlar adı pek duyulmamış, kendi tabiriyle “çağının kulakları için bir ağız” olmayan ve intiharı düşünen Nietzsche’ye yardım etmesini ister. Nietzsche ise, yardımı kabul etmeyecek kadar gururlu bir filozof.

Romanın tüm karakterleri gerçek. Hepsi de çağına damga vurmuş isimler. Bu gerçek karakterler, gerçek bir boyutta bir kurgu üzerinde birleştirilmiş ve ortaya mükemmel bir roman çıkmış. Bu karakterlerin farklı dönemlerde yaşayışları okuyucuya sezdirilmiyor. Ve her karakter hem kendi zihniyetini okuyucuya başarıyla yansıtabiliyor, hem de diğer karakterlerin zihniyetlerini ve fikirlerini yansıtmalarında rol üstleniyorlar.

Örneğin Breuer’ın günlükleriyle Nietzsche’yi; Nietzsche’nin günlükleriyle de Breuer’ı daha yakından tanıyabilme imkânına sahip oluyorsunuz.

Romanda öyle bölümler var ki, tekrar tekrar okuma ihtiyacı hissediyorsunuz. Hem gerçek anlamıyla anlamak, hem de o güzelliği tekrar yaşamak için.

Ben bir kitabı ya da sinema filmini kendime yakın hissediyor isem, muhakkak ki o filmde ya da kitapta kendime yakın bir karakter bulmuşumdur. Kendimi bir karakterin yerine koymuşumdur ve o kitap benim düşünce dünyamı zenginleştirmiştir. İşte bu kitap da, bahsettiğim türde bir kitap.

Breuer, takıntıları olan ve başkalarına göre her şeye sahip olduğu iddia edilse bile o hayatında eksik bir şeylerin var olduğuna, kendi istediği hayatı yaşamadığına inanan bir insan. Ve bunların sonuçlarına katlanıyor, bu yüzden huzursuz bir hayat yaşıyor. Nietzsche ise insanlara güvenmiş, güvendiği insanlar tarafından ihanete uğramış ve artık kimseye güvenmiyor. Salome, birçok kadında farkındalık yaratabilecek düzeyde kendi başına yaşayabilen, hayatı ve kendini çok iyi tanıyan bir karakter. Tüm bu karakterler hayatta karşımıza çıkabilecek kadar olağan şeyler yaşıyorlar. Olağan şeyler fakat fark edilmesi güç şeyler. İşte marifet bu olağan ama fark edilmesi güç şeyleri başarılı bir dille okuyucuya yansıtmak ve farkındalık yaratmak ki Irvin Yalom bunu hakkını vererek yapıyor.

Yalnız işin bir de şöyle bir boyutu var. Nietzsche Ağladığı’nda kitabını, Nietzsche’yi ve felsefesini, Breuer’ı ve zihniyetini, Freud’u ve zihniyetini tanımak için okuyorsanız, yanlış yapıyorsunuz. Çünkü siz bu kitabı okurken Breuer’ı ya da Nietzsche’yi ya da Freud’u değil, Yalom’u okuyorsunuz. Bu karakterler her ne kadar ustaca yansıtılmış olsa da, objektif oldukları konusunda kesin bir yargıya varılması doğru değil.

Kitabın aynı isimle 2007 yılında, Pinchas Perry yönetmenliğinde bir filmi çekildi. Ancak şahsi kanaatim, filmin kitabı okuyanların beklentisini karşılamayacağı yönünde. En nihayetinde hacimli bir kitabı sinema filmi haline getirmek de kolay olmasa gerek.

Kitabın ismine dair birçok hikâye var. Benim, edebiyat öğretmenimden dinlediğim ise şöyle. Nietzsche bir gün bir atın sahibi tarafından dövüldüğünü görür ve başına gider, boynuna sarılır, ağlamaya başlar. Filmde de böyle bir sahne mevcut.

Nietzsche Ağladığında kitabından, kendi açımdan bahsetmeye çalıştım. Umarım faydalı olabilmişimdir.

Kitabı Kapı Yayınları’ndaki baskısından, Aysun Babacan’ın çevirisiyle okuyabilirsiniz.

Seo Yapılandırma Servisi

Sayfanızın bir ya da birden fazla resim dosyası içermesi durumunda sayfa boyutunuz artmaya başlayacaktır. Bunu seo’ ya uygun hale getirmenin tek yolu uygun bir resim düzenleyici ile resim dosyalarınızı optimize etmenizdir. Detaylı bilgi için Site İçi Resimler konusunu incelemenizi öneririm.

CSS stil dosyanızın referansını sayfanızın üst kısmına yerleştirmeniz sayfa yüklenmeye başlar başlamaz sayfa özelliklerinin CSS dosyasından okunmasını sağlayacaktır. JavaScript kodunuzu genel olarak sayfanızın sonunda barındırmanızı seo yararına olması açısından tavsiye ederim. JavaScript dosyaları sayfanız yüklenmeye devam ederken eş zamanlı olarak arka planda yüklenmeyeceklerdir. Aksine, sayfa yüklenirken JavaScript ile karşılaşması durumunda duracak ve JavaScript’i yükledikten sonra sayfa yüklemesine devam edecektir.

JavaScript kodunuzu sayfanızın sonuna koymanız durumunda sayfanızın JavaScript kodunu yüklemeye geçmesinden önce sayfa içeriğinin ekranda taranmasını sağlamış olursunuz ve bu durum arama motoru optimizasyonu’ na fayda sağlar. Ayrıca, eğer script kodunuz sayfanızın taranmasında etkili bir içeriğe sahip değil ise JavaScript’ inize “defer” komutunu aşağıdaki şekilde ekleyebilir ve bu sayede tarayıcınıza script’ inizin görsel herhangi bir taramaya neden olmadığını ve sayfa yüklemesinin sonunda kullanılabileceğini anlatmış olursunuz.

Stil dosyalarınızdaki gereksiz boşlukların giderilmesi ve dosya içeriğinizin optimize edilmesi de stil dosyanızın boyutunun küçülmesini sağlayacaktır. Bu da seo’ ya katkı sağlar. Aynı sayfa için birden fazla stil dosyası kullanmanız durumunda her bir dosya için bir sorgu ve yüklenme zamanı gerekecektir. Bunu önlemek için her bir sayfaya ait tek bir stil dosyanızın olmasını tavsiye ederim. Ancak, birden fazla stil dosyasını tek bir dosya haline getirmeniz durumunda aynı sınıf kodlarının birden fazla tekrar etmemesine özen göstermelisiniz. Arama motoru yapılandırması sırasında bu detaya dikkat edin. Seo Eğitimi almak için tıklayınız

Sikayetvar.com KAPANDIMI?

Türkiye’nin en köklü sistemlerinden birisi olan, sikayetvar.com’a bugün itibari ile giriş yapılamadığı gözleniyor. Şikayetvar sitesine şuanda dış ülkelerden girilebilirken, ülkemizden neden girilmediği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı. Şuan sadece vpn ile giriş yapılıyor.

Şİkayet Yayınlanma Süreci

Sitemize yeni bir şikayet ulaşınca… SMS ile Kişi Doğrulaması Kişilerin, gerçekte var olmayan profil bilgileri ile şikâyet yazması ihtimaline karşı Şikayetvar, şikayet yazanlara “doğrulama kodu” içeren bir SMS göndererek gerçek olmayan kişileri tespit eder. Şikayet Filtreleme Şikâyet mektubunun işleme koyulabilmesi için, şikayetin konusunu mal ve hizmet alışverişinden kaynaklanan ve sonuç alınamayan sorunlar oluşturmalı. Bu koşula uymayan şikayetler bu aşamada filtrelenir. İçerik Filtreleme Hem şikâyet yazan kişiyi korumak hem kurum ya da firmanın imajının haksız yere zedelenmesini engellemek için şikâyet, hukukçu talimatları doğrultusunda çalışan redaktörlerimize iletilir.

Redaktörler şikâyetin; ticaret ve rekabet hukukuna ve marka haklarına aykırı olup olmadığını denetler. Ayrıca olası anlam bozukluğunu gidermek için yazım yanlışlarını düzelterek, varsa suç teşkil eden sözleri çıkartarak şikâyeti yayına hazır hale getirir. Son Kontrol Kişi, şikâyet ve içerik süzgecinden geçen şikâyet mektubu, sitemizde yayınlanmadan önce son kez kalite kontrol ekibi tarafından kontrol edilir.

Şikayet Artık Yayınlanabilir! 24 saati aşmayacak şekilde bir dizi işlemden geçen şikâyet, bir an önce çözüm sunabilmesi için söz konusu kurum ya da firmaya iletilir. Bu arada şikâyet, sitemizde yayınlanarak binlerce takipçiye de ulaşmış olur. Çözüm Aşaması Dört aşamadan geçen şikâyetin iletildiği kurum ya da firma, çözüm üretmek için ya sitemizde yayınlanmak üzere cevap yazar ya da şikâyetin sahibi ile iletişim kurar.

 

Müşterileriniz Şikayetvar, şikâyetlerin çözüme kavuşturulması için bir fırsattır!

Şikâyeti olan tüketiciler,müşterilerini geri kazanmak ve marka itibarını korumak isteyen firmalarla Şikayetvar’da bir araya geliyor.

Kısaca Şikayetvar

Şikayetvar;

  • Tüketicilerin firmalar hakkındaki şikâyetlerine
    çözüm aradığı,
  • Site ziyaretçilerinin alışveriş öncesi referans sitesi olarak başvurduğu ve firmalar hakkında karara vardığı,
  • Firmaların müşterilerini geri kazanmak ve marka itibarını korumak için şikâyetlere çözüm ürettiği,
  • Müşteri ile marka arasında köprü görevi gören,
  • Tarafsız ve güvenilir olan,
    Türkiye’nin ilk ve en büyük şikâyet platformudur.

Rakamlarla Şikayetvar

Sektöründe önde gelen 1300marka Şikayetvar’ da!

  • Bankacılık, otomotiv, GSM ve beyaz eşya sektörlerinin tüm markaları…
  • Medya, iletişim, sigorta sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların ve e-ticaret sitelerinin neredeyse tamamı…
  • Diğer sektörlerde faaliyet gösterip Türkiye ekonomisine yön veren firmaların büyük çoğunluğu…

Şikayetvar’ın kurumsal üyeleri arasında yer alıyor.

Şikayet Detetleme Aşamaları

Tüketicilerin ürün ve hizmetlere dair şikâyetlerini dile getirmeleri için ortam sağlayan Şikayetvar, şikâyet yazan kişiler için oluşabilecek hukuki sorunların önüne geçme ve markaların imajının haksız yere zedelenmesini engelleme amacıyla tüm şikâyetleri denetimden geçirir.

Tüketiciler karar vermeden önce Şikayetvar’a başvuruyor!

Şikayetvar, tüketici davranışlarını ve marka tercihlerini etkileyen önemli bir referans sitesidir.

Aylık 2 milyon farklı kişi; satın alma eyleminden önce Şikayetvar’ı ziyaret ediyor ve tüketici şikâyetlerini, marka cevaplarını, markalara yönelik teşekkür mesajlarını okuyarak markalar hakkında karara  varıyor.

Çözülen şikâyetlerin ardından gelen Teşekkürmesajları

Şikayetvar, şikâyetleri çözen firmaların farkını ortaya çıkarmak ve firmaları şikâyet çözmeye teşvik etmek için teşekkür mesajlarına yer açtı. Şikayetvar, şikâyeti çözülen müşterilerin firmalara hitaben yazdığı teşekkür mesajlarını da yayımlamaya başladı.

Şikayetvar Analizleri

Şikâyet ve Rakip Analizlerinden oluşan Şikayetvar Analizleri; kurum ve firmalar hakkındaki şikâyet sayısına, şikâyetlerin cevaplanma oranı ve cevaplanma süresine, şikâyet yönetim sürecinde müşteri memnuniyetine ve şikâyet konularına dair veriler sunar.

Firmaların şikâyet yönetimindeki başarılarını gösteren Şikayetvar Analizleri, bazı kamu kurumları tarafından da sıklıkla başvurulan analizlerdir.

Şikayet var Ürünleri

ŞikayetEndex

Firmaların şikâyet yönetim sürecine ilişkin reel veriler ve şikâyet yönetiminde müşteri memnuniyetine dair algısal veriler üzerinden hesaplanan Şikayetendex, firmaların şikâyet yönetim başarısını rakipleri ile karşılaştırmalı olarak ortaya koyan ilk ve tek analizdir.

Şikayetplus

Şikayetvar, Facebook, Twitter, web sitesi iletişim bağlantısı ve birden fazla e-posta hesabını bir arada, hızlı ve kolay yönetmeyi sağlayan web tabanlı bir yazılımdır.

Sanoveri

İnternet tabanlı, hızlı ve ekonomik anket uygulamaları ile akademik çalışmalar ve ticari araştırmalar için ihtiyaç duyulan geçerli ve güvenilir veriler sunar.

Şikâyet Haber

Şikayetvar; şikâyetlerden hareketle tüketicilere yönelik toplumsal faydayı gözeten haberler yapıyor, kanun koyucuları ve denetim mekanizmalarını harekete geçiriyor.

Tüketiciyi Şikayet var’a Çeken Nedenler

Hak Arayışında Kolaylık:

Şikayetvar; şikâyetlerin en kısa ve en kolay yoldan, ücretsiz olarak firmalara iletilebildiği bir platformdur.

Harekete Geçirici Nitelik:

Aylık 2 milyon farklı ziyaretçisi olan bir platformda müşteriler tarafından firmalara verilen memnuniyet puanları ve teşekkür mesajları firmaları şikâyet çözmeye teşvik ediyor.

Tüketici Referans Sitesi:

Günde 2.500 şikâyet yazılan ve gerçek tüketici tecrübelerinden oluşan Şikayetvar, ürün ve hizmetler hakkında fikir edinmek için en doğru kaynaktır.

Şikayet var Firmalara Neler Sağlar?

Mevcut Müşteriler
Şikayetvar, şikâyeti olan müşterilerin geri kazanılabilmesi için bir fırsattır.

Potansiyel Müşteriler
Şikayetvar’da çözülen şikâyetler, potansiyel müşterilerde güven duygusu oluşturur.

Geri Bildirim Mekanizması
Ürün veya hizmetlerle ilgili aksaklıkları işaret eden şikâyetler, firmaların doğru noktalara odaklanmasını sağlar.

Tüketiciyi Tanıma İmkânı
Şikayetvar; firmaların, tüketici tutum ve davranışları hakkında fikir sahibi olmalarını sağlar.

Şikayetvar Analizleri
Firmaların şikâyet yönetimindeki başarılarını görebilmelerini ve doğru stratejiler belirleyebilmelerini sağlar.

 

Güvenlik Kamera Sistemleri – İp ve Dome Kameralar

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte güvenlik sistemleri de bir hayli gelişim gösterdi. Eski dönemlerde yalnızca bankalarda ya da önemli şirketlerde kullanılan güvenlik kameraları artık çoğu apartmanlarda, işyerlerinde, şehir merkezlerinde hatta evlerimizin içlerinde kullanılmaya başlandı. İşyerlerinin dış mekânlarında kullanılan güvenlik kamerası sistemleri, öncelikli olarak hırsızlık olaylarını engellemek amacıyla konulmuştur. Hırsızlık olayları genellikle daha önceden planlanarak yapıldığı için bu kişilerin işyerinin kamerayla izlendiğini tespit etmesi caydırıcı olacaktır. İş yerlerinin ya da ofislerin iç mekânlarındaki kameralar da genellikle tartışmalar, hırsızlıklar ve kötüye kullanma olaylarını görüntülemek amacıyla kullanılmaktadır. Apartmanlarımızın ya da sitemizin dış kısmındaki güvenlik kameraları da güvenlik için konulmuştur.

Yaşadığımız dönemde bayan nüfusunun çalışma oranı gittikçe artmaktadır. Bu sebeple de bayanlar günlük işlere çok fazla vakit ayıramamaktadır. Çocuk bakımı, temizlik işlemleri ve yemek hazırlama işlemleri için genelde gündelikçiler tercih edilmektedir. Kişiler de evlerini hatta çocuklarını emanet ettikleri bu kişileri günün 24 saati izlemek istemektedirler. Günümüz teknolojisi yardımıyla bu imkân rahatlıkla sağlanmaktadır. Kişilerin evlerine kurdukları güvenlik kamerası sistemleri sayesinde, işyerlerindeyken ya da şehir dışında iken evlerinin rahatlıkla izleyebilirler. Bilgisayarlarındaki internet bağlantısı ile ya da akıllı telefonları sayesinde günün her saati canlı yayına ulaşabilirler. Böylece hem çocuklarının güvenliğini hem de değerli eşyaların ya da takıların güvenliğini rahatlıkla sağlamaktadırlar.

Günümüzde kullanılan kameraların birçok çeşidi bulunmaktadır. Evlerin iç kısımlarında tercih edilen kameralar genellikle sabit güvenlik kameralarıdır. Bu kameralar devamlı olarak aynı bölgeyi kayıt altına almaktadırlar. İstenildiğinde bu kameralarda da gece görüşü ya da termal görüş seçenekleri bulunmaktadır. Bir diğer güvenlik kamerası çeşidi dome kameralardır. Bu kameralar diğer kamera çeşitlerine göre daha küçük ebatlarda bulunurlar. Genelliklede tavanlara ya da yere paralel platformlara kurulmaktadırlar. Bu kameraların en büyük özelliği 360 derecelik bir görüş sağlamalarıdır. İstenildiğinde 180 istenildiğinde 360 derecelik bir görüş sağlayan hareketli kameralar, bankaların ya da şirketlerin iç mekânlarında, şehirlerdeki mobeselerde, okullarda ve fabrika gibi büyük işletmelerde kullanılmaktadır.

Diğer bir kamera çeşidi de ip kameralardır. Günümüzde en çok kullanılan kameralar sabit kameralar olsa da ip kameraların kullanım oranı da oldukça yüksektir. İp kameraların en belirgin özelliği herhangi bir donanıma ihtiyaç duymadan aldığı görüntüleri belirli bir ağ noktasına iletebilmesidir.

Ev ya da işyeri için güvenlik kamerası sistemi kurmayı düşünen kişileri çok sayıdaki marka ve çok çeşitli kamera sistemleri beklemektedir. Markalar arasındaki rekabet fiyatların düşmesine ve kalitenin artmasına sebep olmuştur. Bu da etrafımızdaki güvenlik kamerası sayısının bu kadar çok olmasının başlıca sebeplerindendir. Kişiler gayet makul fiyatlar ile evlerini ve işyerlerini güvenlik kameraları ile güvence altına alabilirler. Herhangi bir istenmeyen olay yaşandığında da bu görüntüler resmi kurumlarda kanıt olarak kullanılabilmektedir.

 

Güvenlik Kamera Sistemleri

                Bir yerin gözlenmesi ve buna göre idare edilmesi bakımından güvenlik kameralarının büyük bir önemi bulunmaktadır. Bu nedenle de kaliteli ve başarılı bir kameranın son derece gerekli olduğunu bilmeniz gerekmektedir. Bu aşamada ise olaya kurumsallığıyla harika bir şekilde kendisini belli etmekte olan firmamız girmektedir. Güvenlik kamerası anlamında firmamız uzun bir zamandır hizmet vermekte ve siz değerli müşterilerine buna bağlı olarak yardımcı olmaya çalışmaktadır. Bu noktada firmamızın işinde son derece profesyonel olduğunu unutmamanız seçiminizi buna göre yapmanız adına en iyi bir biçimde önemlidir.

Güvenlik kamerası anlamında firmamızın çok çeşitli modelleri vardır. Bu modellerin her birinin farklı özellikleri bulunmaktadır. Bunlardan başlıcaları olarak ise güvenlik kameralarının görüş açılarını sayabilmekteyiz. Sonrasında ise gece görüşü ve lens gibi seçenekler de gelmektedir. Bu anlamda firmamız üretimlerinin en iyisini yapmaya uğraşmaktadır. Zaten piyasa içerisinde firmamızdan daha iyisini bulamaacağınızı sizlere hatırlatmakta büyük bir yarar görmekteyiz.

Firmamızın üretimini yapmakta olduğu bu kameraların siparişini vermek için elinizi çabuk tutmanız gerekmektedir. Çünkü her gün onlarca sipariş almaktayız. Bu da işimizi yapma konusunda firmamızı zorlayabilmektedir. Ama biz mükemmelliğimizle tüm bu zorlukların üstesinden tabi ki de gelmekteyiz. Bu konuda bize daima güvenebileceğinizi bilmeniz önemlidir. Bu kameraların yerleştirilmesi ile alakalı olarak her yeri kullanabileceğimizi belirtebiliriz. Bu konuda öncelikle biz uzman çalışma kadromuz ve kaliteli ekipmanımızla araştırmaları yapmaktayız. Sonrasında ise çalışmalarımızı buna göre sürdürüp kameraların kurulumunu buna göre bitirmekteyiz.

Fiyat anlamında da firmamıza sonuna kadar güvenebilirsiniz. Çünkü biz firma olarak hem siz değerli müşterilerimizi rahatsız etmeyecek hem de firmamızın kar olarak gelişmesine katkıda bulunacak aralıkları belirlemeye çalışmaktayız. Bu anlamda başarılı olduğumuzu sizlere net bir biçimde söyleyebiliriz. Bu konu ile alakalı olarak piyasada hizmet vermekte olan diğer firmaların aralıklarına bakacak olursanız firmamızın işinde ne kadar sizleri düşündüğünü anlama imkanına sahip olabilirsiniz. Bu aşamada firmamız kalitesini sizlere daima göstermektedir.

Yine de konu ile alakalı olarak sormak istediğiniz türden soruları her zaman ve koşulda firmamıza sorabilir ve sormuş olduğunuz bu sorulara daima tatmin edici yanıtlar alabilirsiniz. Bu konuda da firmamız sizlere aracı olabilmek adına hizmetlerini buna göre oluşturmaktadır.

Güvenlik kamerası anlamında daima firmamıza güvenebilir ve seçiminizi firmamızdan yana yapabilirsiniz. Şunu söylemek gerekirse bu kameralar ile herhangi bir yeri kesintisiz olarak izleyebileceğinizi unutmamanızda yarar vardır. Bu da firmamızın işinde ne kadar başarılı olduğunu göstermektedir. Ayrıca firmamızı tercih ettiğiniz için asla pişman olmayacağınızı bilmelisiniz. Siz de tüm bunların ışığında bizimle çalışmak için acele edin ve diğer merak ettiklerinizi öğrenmek için internet adresimizi günün her saati ziyaret edebileceğinizi unutmayın. Güvenliğiniz için her zaman ve koşulda firmamıza güvenebileceğinizi daima bilmelisiniz.

Güvenlik Kameralarının Kullanımı

Güvenlik kameraları genel anlamda, çekim alanındaki görüntüyü ya da resmi başka bir ekrana aktaran sistemlerdir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte güvenlik kameraları her yerde kullanılmaya başlanmıştır. Apartman ya da site girişleri güvenlik kameralarının en yaygın kullanıldığı alanlardır. Ayrıca günümüzde bayanlarında büyük bir çoğunluğunun çalışmaya başlamasıyla evlerde çocuk bakıcısı kullanımı oldukça artmıştır.

Çoğu aile, çocuklarını emanet ettikleri bu kişileri güvenlik kamerası ile denetlemektedir. Evlerine ya da çocuklarına herhangi bir zarar geldiğinde bu kameralardaki görüntüler ile rahatlıkla polise başvurarak suç duyurusunda bulunabilirler. Ayrıca evlerimizde çocuk bakıcısı olmasa da gündelikçiler evlerimize giren yabancı kişiler konumunda. Son dönemde gündelikçiler tarafından yapılan hırsızlık olaylarındaki artış da evlerde güvenlik kamerası kullanımını arttırmıştır. Güvenlik kameralarının ev ve apartman girişlerinden sonra en yaygın kullanıldığı bölgeler ofisler ve diğer işyerleridir. Bu işyerlerinde herhangi bir hırsızlık, şiddet ya da kötüye kullanma gibi durumlar yaşandığında bu görüntülere başvurulur. Artık gelişmiş şehirlerimizde de mobese sistemleri kurulmaya başlanmıştır. Bu sistemler sayesinde şehirlerimiz 7/24 izlenerek kayıt altına alınmaktadır.

Güvenlik kameralarının özellikleri kullanıldıkları alanlara göre değişmektedir. Evlerimizde kullandığımız güvenlik kameraları dolayısıyla çok fazla kablo olmaması için özel önlemler alınmaktadır. Bu kablolar hem kötü bir görüntü ortaya çıkarırken şüphe de oluşturabilir. Bu sebeple evlerde daha az kablonun kullanıldığı kameralar tercih edilmektedir. Bu güvenlik kameralarının kayıt süreleri de iş yerlerinde bulunan kameralara göre daha kısadır. Bunun sebebi kullanıcılar sıklıkla eve uğradıkları için kayıtları rahatlıkla kendi özel bilgisayarlarından depolayabilir ya da silebilirler. İşyerlerinde kullanılan güvenlik kamerası çeşitleri, daha uzun süre kesintisiz kayıt yapma özelliğindedir.

Gelişmiş teknoloji kullanılarak üretilen bu cihazlar kesintisiz olarak yaklaşık 10 gün kayıt yapabilirler. Ayrıca fabrikalar gibi şehir merkezinden uzakta olan kameralardaki gece görüşü sayesinde ortamda hiç ışık olmasa dahi yeterli kalitede kayıt yapılabilir. Bu tarz büyük işletmelerde ve şirketlerde güvenlik kameralarının görüntüyü aktardığı ekranların başında güvenlik görevlileri bulunur. Bu kişiler herhangi bir şüpheli durumda bilgisayar üzerinden zoom yaparak ya da görüntüyü durdurarak müdahale edebilirler.

Günümüzde çok çeşitli kameralar kullanılmaktadır. Sabit kamera, ip kamera, dome kamera, speed dome kamera, zoom özellikli kamera ve gece görüşlü kamera gibi birçok özellikte kameralar üretilmektedir. Bir güvenlik kamerası sistemi oluşturmak için gerekli olan ekipmanlar 5 ana sınıfa ayrılabilir. Bunlar, güvenlik kameraları, dijital kayıt cihazları, sistem kabloları, besleme adaptörü ve JAC gibi ekipmanlardır.

Çok büyük seviyede bir güvenlik sistemi için bu ekipmanlar değişebilir. Kameraların özellikleri yükseldiğinde fiyatları da yükselse de çok zorlayıcı fiyatlara çıkmamaktadır. Bunun da etkisiyle günümüzde çoğu apartman, işyeri, okul gibi yerler 7/24 güvenlik kameraları ile kayıt altına alınmaktadır. Yapılan araştırmalara göre bu kameralar suç oranını yüksek biçimde azaltmaktadır.

Güvenlik Kamera Sistemleri Firması

                Bir yerin izlenmesi ve kötü niyetli kişilerden korunması bakımından güvenlik kameralarının büyük bir faydası olmaktadır. Bu nedenle de kameraların seçilmesi açısından kişiler oldukça titiz davranmaya çalışmaktadır. Bu noktada ise kalitesi ve profesyonelliğiyle bu işi uzun bir zamandır yapmakta olan güvenlik kamera sistemleri firmamız devreye girmektedir. Bu konu anlamında firmamız sizlere yardımcı olabilmek adına elinden geleni yapmaya çalışmakta ve sizlerin de konu ile alakalı endişelerini buna göre gidermeye çabalamaktadır. Bu da firmamızın farkını gösteren etmenlerden bir tanesi olarak en iyi bir biçimde kendisini ispat etmektedir.

Firmamızın güvenlik kamerası sistemleri içerisinde birçok hizmeti bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi olarak ip kamera işini sayabiliriz. Bu kamera özelliğimiz ile sizlere aparatsız ve kartsız bir şekilde faydalı olmaya uğraşmaktayız. Diğer bir hizmet olarak dome kamera seçeneğini söyleyebiliriz. Bu kamera seçeneği olarak da kubbe şeklinde olduğunu ve sizlere daima yardımcı olduğunu anlayabilirsiniz.

Bu kameralar ile alakalı olarak sormak istediğiniz türden soruları her zaman sorabilirsiniz. Böylece konu bazında kafanızda hiçbir soru işareti kalmamasını bu şekilde sağlayabilirsiniz. Bu anlamda firmamızın web adresini kullanarak merak ettiklerinizi böylece elde edebilirsiniz. Firmamızı bu aşamada sizler için elinden gelenin en iyisini yapmaya uğraşmaktadır.

Fiyat konusunda da firmamıza daima güvenebilir ve firmamızın imkânlarından bu şekilde yararlanabilirsiniz. Bu anlamda firmamız hem sizleri üzmeyecek hem de kendisini belli bir oranda kara geçirecek türden aralıkları belirlemeye çalıştığını bu şekilde anlayabilirsiniz. Bu konuda biz piyasa fiyatlarını inceleyerek sizlere en uygununu vermekteyiz. Bunda başarılı olduğumuzu da birçok kişi ve kurum sonuna kadar belirtmektedir. Bu da firmamızın olumlu anlamda gelişip sizlere daha iyi bir hizmet fırsatı sunmasına bu şekilde katkıda bulunabilirsiniz.

Güvenlik kamera sistemleri açısından firmamıza daima güvenebilir ve firmamızın imkânlarından hızlı bir biçimde daima yararlanabilirsiniz. Bu konu açısından biz hizmetlerimizi daima buna göre yürütmekteyiz. Ama hizmet açısından yine de sorun yaşadığınız takdirde bunu bize anında bildirebilirsiniz. Biz bundan sonra çözüm işlemlerimizi buna göre devam ettirmeye çalışarak sizlerin konu ile alakalı endişelerini gidermekteyiz.

Hemen siz de güvenlik kameralarının yerleştirilmesi açısından bizimle iletişime geçmelisiniz. Bu konuda firmamızın işlemlerini yerinde gördükten sonra bizimle çalışmak için acele etmeniz gerektiğini bu şekilde anlayabilirsiniz. Daha fazla bilgi ve detay için günün her saati bize ulaşabilirsiniz. Böylece firmamızın farkını anında görebilirsiniz. Fiyat konusunda da bizimle çalışmak için satış noktalarımıza gelebileceğinizi unutmamalısınız. Çünkü biz bu anlamda sizlerin isteklerini, önerilerini ve görüşlerini mutlaka dikkate almaktayız. Ama son sözü yine firmamız söylemekte ve buna göre bazı şeyleri net olarak belirlemektedir. Bunların neticesinde siz de bizimle çalışmak için elinizi çabuk tutun ve ne kadar doğru bir karar verdiğinizi anlayın. Çok yakında satışımıza başlayacağımızı  duyurmak isteriz. Ayrıca online güvenlik kamerası   satın alabileceğiniz birkaç websitesi önerimiz olacak size,

ilk olarak hepsiburada.com’u tercih edebilirsiniz. Güvenlik kamerasıhttp://www.hepsiburada.com/guvenlik-kameralari-c-161837 ) kategorisinden, dilediğiniz gibi seçebilirsiniz.  Websitesi içinde farklı porföydeki satıcılar dükkan açarak satış yapıyor. Hepsiburada.com ise aracılık hizmeti yapıyor.

İkinci olarak gittigidiyor.com Türkiye’nin en önde gelen açık arttırma sitelerinden birisidir. Yine aynı şekilde güvenlik sitemleri  https://www.gittigidiyor.com/ev-guvenlik-sistemleri/guvenlik-kamerasi ) kategorisinden güvenle alışveriş yapabilirsiniz.

Üçüncü ve son olarak size tavsiyemiz N11.com dur. Son yılların en gözde açık arttırma portallarından birisi haline geldi. Bu websiteden de güvenlik kameraları https://www.n11.com/bilgisayar/ofis-elektronigi/guvenlik-kamerasi ) kategorisinden alışveriş yapabilirsiniz.

Güvenlik Kamerası Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

 

Elektronik güvenlik sistemlerinin vazgeçilmez ürünlerinden bir tanesi de güvenlik kameralarıdır. Güvenlik kamerası seçimi ve kurulumu oldukça önemli bir konudur. Piyasada güvenlik kameraları satışı ve kurulumu yapan çok sayıda firma bulunmaktadır. Herhangi bir amaç için kamera alınmak istendiğinde ayrıntılı bir şekilde araştırma yapmak ve doğru karar vermek gerekmektedir. Kaliteli kamera sattığını iddia eden ancak iyi olmayan markalarda kamera satışı yapan çok sayıda firma bulunmaktadır. Güvenlik kamerası alırken alınacak olan firmaya büyük özen gösterilmelidir.

Firmaların satmış olduğu güvenlik kameralarının birbirinden farklı birçok çeşidi bulunmaktadır. Fiziksel olarak incelendiğinde kameraların çoğu birbirine benzer özellikler taşır. Şekil itibari ile aynı olan bu kameraların özellikleri ise birbirinden çok farklıdır. Piyasadaki kameralar arasındaki bariz fiyat farkının olmasını sağlayan en büyük etkenlerden bir tanesi de kameranın özellikleridir. Piyasada uzun süredir bu sektörde hizmet veren, güvenilir bir firma bulunduktan sonra kullanım amacına göre uygun olan güvenlik kamerası seçimi yapılmalıdır.

Kameralar konusunda yeterli derecede bilginiz yok ise size yardımcı olacak kişilere tam olarak ne istediğinizi açıkça belirtmeniz gerekmektedir. Kameranın hangi amaç ile alınacağı kesin ve net olarak belirlenmelidir. Sadece izleme amaçlı mı olacak, kayıt özelliğinin olması isteniyor mu gibi sorulara ilk aşamada cevap verilmelidir. İhtiyaca göre belirlenecek olan kameranın alınması kişilerin fazla para harcamasını da engellemektedir. Örneğin kayıt yapılmayacak bir ortam için kullanılacak olan güvenlik kamerası için kayıt cihazı alınması ekstra masraflar ödenmesine neden olmaktadır.

 

Güvenlik kamerası hangi amaçla alınacaksa özelliklerinin de bu şekilde olması gerekmektedir. Örneğin çok önemli bir nokta için kamera alınması ve taktırılması gerekiyorsa kaliteli ve çözünürlüğü yüksek olan bir güvenlik kamerası alınmalıdır. Aksi halde daha az paralar harcamak için kurulan sistemler ihtiyacınızı tam olarak karşılamayabilir. Bu durumda sisteminizi yenileyerek daha fazla paralar harcamanız gerekebilir. Kameranın gece ve gündüz kullanılacak olması da dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesidir. Örneğin sadece gündüz saatlerinde kullanılacak olan bir kamera için gece de net gösteren bir kamera alınmasına gerek yoktur. Kameraların siyah-beyaz ya da renkli olma özellikleri de farklıdır. Renkli çekim ve kayıt yapması istenilen bir durum için bu özellikleri bulunan bir güvenlik kamerası tercih edilmelidir.

Güvenlik kameralarında önemli olan bir durum ise kayıt özelliğine göre uygun cihazların seçilmesidir. Kayıt cihazı alırken ne kadar kayıt yapılacağı ve görüntülerin çözünürlüğü belirlenmelidir. Kameraların çözünürlükleri arttıkça cihaz üzerindeki depolama alanını daha fazla doldurulmaktadır. Bu yüzden kaç gün kayıt yapılacağı, hangi kalitede kayıt yapılmak istendiği iyi bir şekilde analiz edilmelidir. İhtiyaçlara göre belirlenen özellikte kayıt cihazı alınarak kameraların kayıt yapması sağlanmaktadır. Bu işlemlerin tamamı kamera satışı yapan firmalar tarafından yapılmaktadır.

Güvenlik Kamerası Sistemleri Ve Kullanım Alanları

Güvenlik kamera sistemleri evlerin, işyerlerinin, hastanelerin, okulların yani kısaca yapıların güvenliğinin sağlamak için kullanılan sistemlerdir. Günümüzde birçok mekânın güvenliğinin sağlanması için farklı yöntemler kullanılmaktadır. Güvenlik sistemleri arasında büyük bir payı olan kamera sistemlerinin kullanım oranı % 70 lere kadar çıkmaktadır. Bu yöntemler arasında en yaygın olanı güvenlik kamerası kullanmaktadır. Güvenlik kameraları sayesinde korumak istediğimiz bir alanı çok kolay ve zahmetsiz bir şekilde koruyabiliriz. Güvenlik kamerası sadece güvenliğin sağlanması için kullanılmaz, farklı amaçlar ile de kameralar kullanılmaktadır. Örneğin bir ailenin bebeğini bıraktığı bakıcıyı kontrol etmesi ya da bir fabrika girişinde işçilerin giriş çıkışının takip edilmesi gibi farklı amaçlarla da güvenlik kameraları kullanılmaktadır. Ayrıca apartman girişlerinde hırsızlar için caydırıcı bir özelliği olmasından dolayı da kameralar sıklıkla kullanılan araçlar arasındadır.

Güvenlik kamerası alırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Güvenlik kamerasının hangi amaçla kullanılması gerektiği, tam olarak nasıl bir ürün istendiği, ürünün montajının hangi bölgeye yapılacağı gibi sorulara net bir şekilde cevap vermek gerekmektedir. Birçok güvenlik firması bu hizmeti paket halinde piyasaya sunmaktadır. Güvenlik kamerası alındığında kurulum ve programlama hizmetleri aynı pakette müşterilere sunulmaktadır. Herhangi bir nedenden dolayı kameraya ihtiyaç duyulduğuna doğru kamera seçimi, kayıt sisteminin nasıl olacağı ve izleme sistemi hakkında ayrıntılı bir değerlendirme yapmak ve doğru karar vermek gerekmektedir.

Güvenlik kamerası seçiminde öncelikle önem verilmesi gereken konu kameranın kullanım alanıdır. Çünkü güvenlik sistemlerinde kullanılan kameraların tamamı iç ve dış ortam olarak farklı özellikler taşımaktadır. İhtiyacınıza göre kamerayı kurmak istediğiniz alanı göz önüne alarak doğru kamerayı belirlemeniz gerekir. Güvenlik kamerası eğer dış ortamda kullanılacaksa kameranın dış etkenlerden korunması için iyi muhafaza edilmiş olması gerekmektedir. Aksi halde belirli bir ücret verip alınan kameralar zamanla sorun çıkarabilirler. Kamera seçiminde önemli olan bir konu da çözünürlüktür. Kameranın çözünürlüğünü ihtiyaca göre iyi belirlemek gerekmektedir. Güvenlik kamerası alırken dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesi de kayıt özelliğidir. Kameraların bir kısmının kayıt etme özelliği bulunmazken birçok modelde ise kayıt özelliği bulunmaktadır. Kayıt özelliği için belirli bir kapasitede hard disk olması gerekir.

Kamera alırken kayıt özelliğinin olması isteniliyorsa hangi çözünürlükte kayıt yapılacak, kaç gün boyunca kayıt yapılması gerektiği kurulum anında belirlenmesi gerekir. Buna göre kayıt yapılacak diskin kapasitesi tespit edilmelidir. Zamanla kayıt sisteminin yeterli olmaması durumunda genişleme üniteleri kullanılmaktadır. Kamera sisteminde tüm kurulumların yapılmasının ardından yapılması gereken izleme seçeneklerinin belirlenmesidir. Kameranın sayısına göre izleme yapılacak olan monitörün büyüklüğü belirlenmelidir. Örneğin çok sayıda kamera bulunan bir sistemdeki görüntülerin rahatça izlenmesi için normal bir bilgisayar ekranı yeterli olmaz. Bu durumlarda daha büyük ekranlardan yararlanmak gerekmektedir.

İp Kamera İle Kontrolü Elinize Alın

Genellikle güvenlik amaçlı kullanılan, kayıt özelliği bulunan ve uzaktan izleme olanağı sunan kameralara çeşitlerinden bir tanesi de ip kameralardır. Günümüzde artık hemen hemen her alanda kullanılan güvenlik kameraları elektronik güvenlik sistemlerinin en büyük parçalarından birisidir. İp kamera kullanımı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygınlaşmış ve çok sayıda kullanıcı ile buluşmuştur. Güvenlik kameralarının en çok kullanıldığı durumlar ise güvenlik nedeni ile kullanılıyor olmalarıdır. Güvenlik kameraları birçok işletmede, özel mülklerde, hastane, okul ve alışveriş merkezleri gibi alanlarda kullanılmaktadır. Güvenlik ihtiyaçlarından başka amaçlarda da kameralar kullanılmaktadır. Herhangi bir yerdeki durumun izlenmesi ve görüntülerin kayıt altına alınması gibi nedenler ile de ip kamera kullanılmaktadır.

İp kameraların diğer kameralar göre en büyük özelliği çözünürlükleri, yani görüntü kaliteleridir. Eğer önemli bir nokta için güvenlik kamerası kullanılacaksa ip kamere tercih edilmelidir. Güvenlik kameraları birbirinden farklı birçok alanda kullanılmaktadır. Endüstriyel alandaki görüntülemeler, trafiğin görüntülenmesi, ebeveynlerin bebeklerini kontrol etmeleri, çeşitli web uygulamaları ve mağazalardaki güvenliğin sağlanması gibi farlı sebeplerden dolayı güvenlik kameraları kullanılmaktadır. İp kameranın birçok özelliği bulunmaktadır. İp kameraların kablosuz kullanma olanağı bulunuyor. Hatta kablosuz özelliği olmayan bir ip kamerayı küçük bir wireless router ile kablosuz hale getirebilirsiniz. İp kameralar normal kameralardan çok daha kaliteli ve net bir görüntü elde edilmesini sağlamaktadır. Sadece ip kameralarda bulunan mega piksel kalitesindeki görüntüler CIF formatındaki görüntülere oranla yüksek düzeyde kaliteli olmaktadır.

İp kamera kullanılan bir sistemde kameranın network sistemine dâhil edilmesi ile birlikte kullanıcıların internet çıkışı olan her hangi bir bilgisayardan kameranın ara yüzüne bağlanarak görüntülerin izlenebilmesi mümkündür. Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte artık cep telefonlarından bile ip kamera görüntüleri izlenebilmektedir. Bu kameraların özelliklerinden bir tanesi de switch yardımı ile çoklama yapılarak birden fazla kullanıcıya aynı anda görüntü ve ses ulaştırabilme özelliğinin olmasıdır. İp kamera kayıt desteği de sunmaktadır. Kameraya bir kayıt cihazı bağlanarak cihazın aldığı görüntülerin kayıt edilmesini sağlayabilirsiniz. Kayıt aşamasında kullanılacak olan depolama alanı iyi hesaplanmalıdır.

İhtiyaç doğrultusunda kayıt kapasitesine sahip olan cihazlar tercih edilmelidir. İp kamera üzerinden kayıt edilen görüntülerin tamamı istenildiği zaman yeniden izlenebilmektedir. Kayıt cihazının kapasitesine göre ve kayıt edilecek süreye göre eski tarihteki bir görüntüyü herhangi bir bilgisayardan açıp rahatlıkla izleyebilirsiniz. İp kameraların yüksek            görüntü sağlamasındaki neden ise CCD lensler kullanılmasıdır. CCD lensler standart bir kameraya göre çok daha yüksek çözünürlükte ve kalitede görüntü elde edilmesini sağlarlar. İp kameralar network hatlarına CAT–5 ve CAT–6 kablolar aracılığı ile bağlanabilir. Kablosuz olarak kullanılan network ağlarına ise gerekli olan wireless ayarlamalarının yapılması ve şifre doğrulamasının yapılmasının ardından kolaylıkla bağlanabilmektedir.

Ip Kamera İşleri

                Güvenlik kamerası işleri bakımından firmamız uzun bir zamandır hizmet vermekte ve buna bağlı olarak da sizlere yardımcı olmaya çalışmaktadır. Bu anlamda firmamız gereken işlemleri başarılı bir biçimde yürütmekte ve sizlerin konu ile alakalı endişelerini en iyi bir biçimde tabi ki de gidermektedir. Hizmetlerimizin detaylarına yazımızın devamında ulaşabileceğinizi bilmelisiniz.

Kamera işi olarak çok farklı işlemlerimizin olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan bir tanesi olarak ip kamera özelliğini belirtebiliriz. Bu kamera sistemi içerisinde birçok şeyi başarıyla yürütmeye uğraşmaktayız. Bunda da başarılı olmaya çalıştığımızı ve hatta bunu yaptığımızı sizlere sonuna kadar söyleyebiliriz. Bu kameranın öncelikli olarak özelliklerini belirtmek gerekirse bir kere bu kamera için hiçbir aparata ihtiyaç duyulmamaktadır. Ayrıca herhangi bir kart ve kayıt cihazına da gerek yoktur. Sonrasında ise bu kamera özelliğini cep telefonunuzdan ya da bilgisayarınızdan kesintisiz olarak izleyebilmektesiniz. Bu sayede kameranın özelliğinden en iyi bir biçimde yararlanabilirsiniz.

Ip kamera özelliğinin kullanım alanları oldukça çeşitlidir. Bunların üç ana başlık altında toplandığını net olarak söyleyebiliriz.  Bunlardan ilki olarak uzaktan görüntüleme sistemini sayabiliriz. Uzaktan görüntüleme işi esnasında trafik, bilimsel görüntüleme ya da bebek bakım telsizleri yer almaktadır. Diğer bir seçenek olarak da güvenlik işini sayabiliriz. Bunun içerisinde ise mağaza zincirleri, ofis görüntüleme ve hastaneler yer almaktadır.

En son olarak da web uygulamaları seçeneği gelmektedir. Bunun da içerisinde ise turizm, kampüs ve okul uygulamaları gelmektedir. Biz ise firma olarak tüm bu hizmetlerimiz içerisinde elimizden geleni yapmaya çalışarak sizlere daima yardımcı olmaya çalışmaktayız. Tüm bu kameraların yerleşimi esnasında ise biz titiz bir biçimde çalışmaktayız. Bu konuda da rakipsiz olduğumuzu unutmamalısınız.

Kurmakta olduğumuz ip kameraların fiyat aralıkları da tam olarak sizlere yöneliktir.  Bu anlamda biz piyasa fiyatlarını buna göre incelemekte ve sizlere buna göre bir aralık çıkarmaya çalışmaktayız. Bu anlamda başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz.

Firmamız ile çalıştıktan sonra firmamızın kalitesini, profesyonelliğini ve kurumsallığını hem tanıdıklarınıza hem de tanımadıklarınıza tavsiye ederek bizim iyi anlamda gelişmemize daima katkıda bulunabilirsiniz. Bu sayede firmamızın siz değerli müşterilerimize daha iyi bir hizmet sunmasına olanak tanıyabilirsiniz. Bu da firmamızın kalitesini gösteren bir etmen olarak göz önüne çıkmaktadır.

Siz de hemen ip kamera anlamında bize güvenin ve firmamızın işinde ne kadar başarılı olduğunu anlama fırsatını yakalayın. Bu aşamada iş açısından biz elimizden geleni yapmaktayız. Ayrıca da firmamıza hem satış noktamızdan hem telefonla danışma hattımızdan hem de internet adresimizden ulaşabileceğinizi unutmamalısınız. Bu da firmamızın yapmış olduğu iş bazında sizleri ne kadar önemsediğinin net göstergesidir. Daha fazla bilgi ve detay için bizimle her zaman iletişime geçebileceğinizi söyleyebiliriz. Haydi, bizimle çalışmak için tabi ki de acele etmelisiniz.

İp Kameranın Avantajları

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte güvenlik sistemleri de oldukça gelişti. Güvenlik kameralarının birçok farklı özelliği barındırması ve bunun yanında rekabet ortamı sebebiyle fiyatlarının da uygun olması, güvenlik kamerası kullanımı arttırdı. Eski dönemlerde yalnızca bankalarda ve büyük firmaların girişlerinde kullanılan bu kameralar günümüzde neredeyse tüm işyerlerinde, evlerde ve okullarda kullanılmaya başlandı. İlk etapta hırsızlığa karşı önlem olarak kullanılan bu kameralar, artık denetleme amacıyla da kullanılıyor. Ülkemizdeki tüm şehirlerde kurulan ya da kurulmaya başlanan mobese kamera sistemleri bunların en güzel örneği.

İp kamera, sabit kamera, doom kamera gibi çeşitleri bulunan güvenlik kameraları farklı özelliklere de sahip olabiliyorlar. Artık ses kaydı yapabilen, hareketi algılayabilen, zoom yapabilen ya da vücut ısısına göre hareket edebilen kameralar mevcut durumda.

Son dönemde kameralı güvenlik sistemleri evlerimizin içlerinde de kullanılmaya başlandı. Eğer evdeki bireylerin her ikisi de çalışıyor ise evdeki günlük işler ve çocuk bakımı gündelikçi adı verilen kişilere bırakılıyor. Genel olarak evde kimse yokken, yalnız başlarına çalışan bu gündelikçeler konusunda endişe eden kişiler evlerinde güvenlik kameralarını kullanıyorlar. Bu güvenlik kameraları sayesinde 7/24 istedikleri alanı kayıt ederlerken, istedikleri zamanlarda da bu görüntüleri izleyebiliyorlar. En gelişmiş kamera sistemi olan ip kamera, evlerde ve işyerlerinde bu şekilde denetim işlemleri için sıkça kullanılmaktadır.

İp kameralar, aldıkları görüntüleri ve sesleri, hiçbir kart, aparat ya da kabloya ihtiyaç duymadan internet üzerinden aktarabilme imkânına sahiptirler. İnternet çağında yaşadığımız göz önünde bulundurulursa, insanların en çok tercih edebileceği kamera çeşidi ip kameralardır. Ancak günümüzde ip kamera kullanımı yeterli düzeyde değildir. İnsanlar çoğunlukla ip kameralar yerine sabit kameraları tercih ederek daha ekonomik seçimler yapmaya çalışmaktadır. Ancak ip kameralar diğer kameralara göre birçok avantaj sağlamaktadır.

Günümüzde üretilen ip kameralar, 1 mega pikselden 29 mega piksele kadar farklı lens kalitelerinde üretilmektedir. İhtiyacınız olan netliği rahatlıkla ip kameralarda bulabilirsiniz. İp kameralar görüntü kaydının yanında ses kaydı da yapma özelliğine sahiptir. Dilediğinizde hareket algılayıcıları, gece görüşü ya da termal algılayıcılar gibi özellikleri de ip kameranıza ekletebilirsiniz. İp kameraların en önemli özelliği ise görüntü aktarımını kablolar aracılığıyla değil internet üzerinden yapmasıdır. Bu özellik sayesinde 300 km. mesafeden ip kameranın görüntüsüne canlı olarak ulaşabilirsiniz. Bunun için yanınızda internet bağlantısı bulunan bilgisayar, notebook ya da cep telefonu bulundurmanız yeterlidir. Bu cihazlara yüklenen programlarda dilediğiniz anda kameradan canlı görüntü alarak bunu kaydedebilir ve aynı anda birden çok kameranızın görüntüsünü inceleyebilirsiniz.

İp kamera teknolojisini diğer kameralardan ayıran bir özellik de kolay kurulumudur. Eğer sistemin altyapısı hazır ise 10 adetlik bir ip kameralı sistemin kurulumu yalnızca 15 dakika sürmektedir. Gün geçtikçe daha da yaygınlaşan ip kameralar, yakın zamanda etrafımızdaki tüm güvenlik sistemlerinin vazgeçilmezi olabilir.

İp Kameranın Faydaları Ve Kullanıcılara Sağladığı Avantajlar

 

Güvenlik sistemlerinde kullanılan kameralardan bir tanesi de ip kameralardır. Günümüzde birçok işletme ve özel kişiler kamera sistemlerinde ip kamera tercih etmekte ve sistemlerini bu şekilde kurdurmaktadırlar. İp kameralar evlerde de sıklıkla kullanılmaktadır. Evlerin uzaktan kontrolü ya da bebek bakıcılarının kontrolü gibi amaçlarla da ip kameralar tercih edilmektedir. İp kamera kullanılması biraz maliyetli bir sistem kurulmasını gerektirse de görüntü kalitesi, kurulum kolaylığı, ulaşım olanağının çok rahat olması nedeniyle yaygın olarak kullanılmaktadır.

İp kamera almadan önce araştırma yapılması ve ihtiyaçlara uygun ürünün alınması gerekmektedir. Bilinen, tanınan firmalardan bu kameraları satın almak önemlidir. Aksi halde belirli bir para harcayarak satın alınan kameralar yeterli düzeyde ihtiyacınızı karşılamayabilir. Güvenlik sistemlerinde kullanılan ip kameranın birçok faydaları bulunmaktadır. İp kameraların kullanıcılara sağladığı faydalardan bir tanesi de kamerayı kablosuz olarak ta kullanılmasıdır. Bu sayede kablo maliyeti olmadığı için genel maliyette bir düşme olur ve kablo pisliği olmadığından dolayı görüntü kirliliğinin de önüne geçilmiş olur. Kablosuz olarak kurulan bir ip kamera çok uzun mesafelerde bile görüntü ve ses transferi yapabilir.

Network sistemine dâhil herhangi bir bilgisayardan kısa bir sürede görüntü elde edilebilir. Eğer mevcut olan network ağının dışından bir yerde görüntü elde etmek isteniliyorsa bu işlemde oldukça kolay bir şekilde yapılmaktadır. Güvenlik kamerasının ara yüzüne girmek için herhangi bir bilgisayar ve internet bağlantısı yeterli olmaktadır. Dünyanın her yerinde internet bağlantısı ile kameraya ait görüntüler ve sesler izlenebilmektedir. Artık cep telefonlarından bile ip kameraların görüntülerine rahat ve kolay bir şekilde ulaşılmaktadır. İp kameraların birçoğunda daha yüksek kalitede görüntü elde edilmesi için CCD lensler kullanılmaktadır.

İp kameranın kullanıcılara sağladığı avantajlardan bir tanesi de görüntü kalitesidir. Normal kameralara göre çok daha kaliteli görüntüler sunan ip kamera çözünürlüğü ile oldukça profesyonel çözümler sunmaktadır. İp kameralar kendi içlerinde bir işletim sistemleri barındırırlar. Bu yüzden kameranın aldığı görüntüleri izleyebilmek için ekstra bir program kurulumuna ihtiyaç yoktur. İp kamera üzerinde bulunan sensor sayesinde kameranın etki alanındaki herhangi bir hareket sonucunda sisteme tanımlanan cep telefona sms ya da mail yoluyla bildirim yapılabilir. İp kameraların kurulumları da oldukça kolay olmaktadır. Özellikle kablosuz olarak kurulan kamera sistemleri hem maliyeti düşürür hem de kablolardan dolayı oluşan kablo kirliliğini engellemektedir.

İp kameralar sadece gündüz görüşlerinde değil, gece görüşlerinde oldukça yüksek kalitede görüntü aktarımı yaparlar. Güvenlik sisteminin kurulması aşamasında network kablosu olarak fiber kablo kullanılırsa görüntü taşıma kapasitesi oldukça fazla mesafelere kadar çıkmaktadır. Network ağında bulunan ip aralığının müsaade ettiği sürece ve kabloların takılması için gerekli portların bulunduğu sürece istenildiği kadar ip kamera sistemlere dâhil edilebilir.

Gece Görüşlü Kamera Özelliği

                Firmamız kalite ve başarı anlamında güvenlik kameralarının üretimini yapmakta ve sizlere buna göre yardımcı olmaya çalışmaktadır. Bunlardan bir tanesi olarak da gece görüşlü kamera seçeneğini sayabileceğimizi bilmelisiniz. Bu konuya bağlı olarak firmamız elinden geleni düzgün bir biçimde yapmaya çalışarak sizlerin konu ile alakalı endişelerini daima gidermektedir.

Bu kameraların kurulumu açısından hizmetlerimiz oldukça çeşitli olmaktadır. Bunlardan bir tanesi olarak kurulum aşaması içerisinde gerekli ekipmanın hazırlanmasını yapmaktayız. Bu konuya şöyle bakmak gerekirse ilk önce sizin ya da firmamızın seçtiği kamerayı belirlemekteyiz. Daha sonra ise bu kameralara gece görüşü özelliğini eklemekteyiz. Böylece kameraların sorunsuz bir biçimde çalışmasına vesile olmaktayız. Bu da firmamızın farkını ortaya koyan bir etmen olarak göz önüne çıkmaktadır. Sonrasında ise bu gece görüşlü kamera seçeneklerini istediğiniz bir bölgeye hemen yerleştirmekteyiz. Bu sayede sizlerin konu bazında hiçbir sorun yaşamamasını bu şekilde engellemekteyiz. Bu da firmamızın profesyonelliğini en iyi bir biçimde göstermektedir.

Fiyat konusunda da firmamız sizlere yönelik olarak elinden geleni yapmaya çalışmaktadır. Öncelikli olarak piyasadaki fiyatları düzgün bir biçimde incelemekte ve sizlere de buna göre bir aralık sunmaya uğraşmaktadır. Şunu belirtmek gerekirse bu aralıklar sizleri asla üzmeyecek ve de firmamıza belli bir payda katkıda bulunacak aralıklar olarak göze çarpmaktadır. Zaten bu aşamada biz kalitemizi sizlere net olarak göstermekteyiz.

Firmamızın kurmuş olduğu kameralar ile alakalı bir sorun yaşadığınızda bunu bize her zaman ve koşulda bildirebileceğinizi bilmelisiniz. Biz firma olarak sizlerin tüm bu sorunlarına servisimiz ile düzgün şekilde çözüm bulmaya çalışmaktayız. Bu da firmamızın alanındaki başarısını göstermektedir. Bu anlamda firmamızdan daha iyisini bulamayacağınızı unutmamanız oldukça gereklidir. Ayrıca satış noktalarımızdan, telefonla danışma hattımızdan ya da web adresimizden bize ulaşabileceğinizi sizlere hatırlatmakta büyük bir yarar görmekteyiz. Gece görüşü ile alakalı olarak sizlere daima yardımcı olacağımızı bilmeniz gerekmektedir. Bu da firmamızın mükemmelliğini belli etmektedir.

Hemen siz de gece görüşlü kamera hizmeti anlamında firmamızın başarısına güvenin ve firmamızın bu anlamda ne kadar harika özelliklere sahip olduğunu anında anlayın. Bizi tercih ettiğiniz için asla pişman olmayacağınızı sizlere söyleyebiliriz. Bu konu bakımından bizim profesyonel değerlere sahip olduğumuzu herkes bilmektedir. Yine de bu konuda da sormak istediğinizi türden soruları firmamıza daima sorabilir ve bu sayede aklınızda herhangi bir soru işareti kalmasını bu şekilde engelleyebilirsiniz. Bu da firmamızın işindeki başarısı olarak göz önüne çıkmaktadır. Gece görüşü kamera işinde bizim rakipsiz olduğumuzu unutmamalı ve tercih etmeniz gereken firma olarak bizi kesinlikle belirlemelisiniz. Konu ile alakalı olarak daha fazla bilgi için hemen bizimle irtibata geçmelisiniz. Bu sayede hem gece görüşü olan hem de diğer özelliklere sahip kameralarımıza anında ulaşabilirsiniz.

Dome Kameranın Özellikleri

Elektronik güvenlik sistemlerinde kullanılan kamera türlerinden bir tanesi de dome kameralardır. Dome kamera genellikle kapalı mekânlarda kullanılmaktadır. Güvenlik amacı ile kullanılan bu kameralar geniş açılı ortamların kontrol edilmesi için rahatlıkla kullanılır. Dome kameraların farklı çeşitleri bulunur. Mini, speed, smart ve gece-gündüz çeşitleri bulunmaktadır. Dome kamera adını kubbe kelimesinden almıştır. Şekli kubbeye benzer, kameranın dışında plastik malzemeden oluşan bir kapak bulunur. Dome kameralar, şekil itibari ile diğer güvenlik kameralarına göre daha şıktır.

Güvenliğin sağlanması için kullanılan dome kameralar alışveriş merkezlerinde, büyük mağazalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Ayrıca askeri bölgelerde ve havaalanlarında da sıklıkla dome kamera kullanılmaktadır. Dome kameraların kullanılması da oldukça kolaydır. Bu tür kameraların birçok avantajı bulunmaktadır. Dome kameraların en büyük avantajlarından bir tanesi caydırıcı özelliğinin olmasıdır. Kameranın lensi direkt olarak belli olmadığı için kameranın nereye doğru baktığı ve çekim yaptığı tam olarak belli olmaz. Bu yüzden kötü niyetli kişiler için oldukça caydırıcı bir özelliği bulunur. Özellikle market ve eczane gibi hırsızlık ihtimali yüksek olan yerlerde dome kamera kullanılarak hırsızlık ihtimali minimum düzeye indirilmiştir.

Dome kameraların temizliği de oldukça kolay olmaktadır. Normal kameralardaki lenslerin zamanla tozlanması sonucu temizlik yapılması gerektiğinde oldukça titiz davranmak gerekmektedir. Lenslerin temizlenme işlemi oldukça zor bir işlemdir. Ancak dome kamera temizliği diğer kameralara göre çok daha kolay ve hızlı yapılmaktadır. Kameranın dışında bulunan plastiğin temizlenmesi kameranın sağlıklı bir çekim yapması için yeterli olmaktadır. Dome kameraların kompakt bir yapısı bulunur ve bu yüzden de kurulumu ve montajı oldukça kolay olmaktadır. İstenilen yere birkaç adet vida ile kolay bir şekilde vidalanabilir.

Boyut olarak da diğer kameralardan daha küçük boyutlarda olan dome kameraların dışında muhafazası olduğu için hiçbir etmenden dolayı bakış açısının değiştirilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Özellikle çocukların olduğu alanlarda kamera ile oynayarak kameranın baktığı noktanın değiştirilmesi dome kamera sayesinde engellenmektedir. Kameralar sadece yetkili kişiler tarafından hareket ettirilebilir. Genel olarak iç mekânlarda kullanılan dome kameralar nadiren de olsa dış mekânlarda da kullanılabilmektedir. Dış mekânlarda kullanılabilir olmasının sebebi de dome kameranın dışında bulunan plastik koruyucu maddenin sağlamlığıdır. Dome kamera etrafında bulunan plastik malzeme dome kamera lensinin zarar görmesini engellemektedir. Dome kameralar güneş ışığından etkilenmez ve normal çekimlerine devam ederler. Bunun dışında yağmur ve kar gibi etkenlerden de etkilenmeden çalışmasını sürdürmektedirler.

Diğer kamera çeşitlerine göre daha estetik bir görüntüsü olan dome kameralar kayıt cihazlarına bağlanarak ta kullanılabilir. Sadece anlık görüntü alınmaz bu sayede kayıt olanağı da bulunmaktadır. Dome kameralara bağlanılacak olan kayıt cihazlarını almadan önce hangi çözünürlükte kayıt yapılacağı ve ne kadar süre kayıt yapılacağı iyi değerlendirilmeli ve buna göre uygun olan bir kayıt cihazının alınması gerekmektedir.

Dome Kameralar ve Kullanım Alanları

Evlerimizde ve işyerlerimizde güvenlik sistemleri kameralar ile sağlanmaktadır. Teknolojinin de gelişmesiyle kamera sayıları da her geçen gün artıyor. Geçtiğimiz dönemlerde yalnızca bankaların girişlerinde ve büyük firmaların binalarında kullanılan kamera sistemleri artık neredeyse tüm işyerlerinde ve apartman girişlerinde mevcut. Belirli bir alanın görüntüsünü 7/24 izleme ve kaydetme imkânı sunan kameralar, ilk etapta hırsızlık olaylarının önüne geçmek amacıyla kullanılmaktaydı. Ancak günümüzde çoğu işyeri, işçi denetleme imkânı sebebiyle de bu güvenlik kameralarını tercih ediyor. Sabit kamera, dome kamera ve ip kamera olmak üzere üç çeşide ayrılan bu kameralar, son dönemde evlerimizde de sıkça kullanılmaya başlandı. Bunun başlıca sebebi günümüz şartlarında evde yaşayan bireylerin tamamının bir işe sahip olması ve evin gün içinde boş durması olarak gösterilebilir.

Bayanların çalışma temposundan dolayı günlük temizlik ve yemek hazırlamak gibi işlere zaman ayıramamasından dolayı gündelikçi sistemi ile yardım alınmaktadır. Bu sistemde de gündelikçi bayanlar genellikle evde kimse bulunmadığı zamanlarda çalıştığından ev sahipleri evlerini istedikleri zaman izleme ihtiyacı duyarlar. Evlerinin istedikleri alanlarına yerleştirile kamera sistemleri de onlara iş yerlerindeyken ve şehir dışındayken bu kameralara bağlanarak canlı görüntü alımını sağlamaktadır.

Teknolojinin tüm getirilerinin kullanıldığı güvenlik kamerası sektöründe farklı markalara ve farklı modellerde üretilen kameralar bulunmaktadır. Bu kameralardan en yaygın olarak kullanılan kamera türlerinden biri dome kameralardır. Dome kelimesi Türkçe kubbe anlamına gelmektedir. Bu ismin verilmesinin sebebi kameranın şeklinden dolayıdır. Gayet şık bir görüntüye sahip olan dome kameralar, genellikle iç mekânlarda kullanılmaktadır. Ofislerde, okulların koridorlarında, hastane koridorlarında ve bunlara benzeyen alanlarda kullanılan kameralar diğer kameralara göre de birçok avantaj sağlamaktadır.

Herhangi bir dome kamera modeli, kapalı bir mekâna monte edildiğinde gayet şık bir görüntü sunar. Ayrıca küçük bir yapıya sahip olduğu için kolay fark edilmez.  Diğer kamera çeşitleri dome kameralara göre oldukça büyük olduklarından kapalı mekânlarda kötü bir görüntü sunarlar. Ekonomik açıdan ele alındığında da diğer kameralara göre oldukça avantajlıdır. Çok sayıdaki kamera üreticisi marka, dome kamera üretimini ve satışını gerçekleştirmektedir. Sipariş ettiğiniz bir dome kamera, elinize kullanıma hazır bir biçimde ulaşır. Bu açıdan da oldukça fazla tercih edilmektedir. Montaj aşaması da oldukça basittir. Kapalı mekânlarda duvarlara ya da tavana 3 adet vida ile rahatlıkla montajı yapılabilir. Herhangi bir kamera ayağı gerektirmez. Bu sebeple de oldukça az yer kaplar. Temizlenmesi de oldukça basittir. Diğer kameralarda lensin özenle temizlenmesi gerekirken bu kameralarda yalnızca etrafındaki kubbe şeklinde camın temizlenmesi yeterlidir. Herhangi bir tozlanma ya da kirlenme sorununda sistem aksamadan bir bez yardımıyla temizlenerek kayıt işlemine devam edebilir. Kamera çeşitleri arasında en ekonomik ve en kolay kullanıma sahip olan kameralar olan dome kameraların sayısı her geçen gün artmaktadır.

Dome Kameranın Avantajları

Güvenlik kameraları, belirli bir alandan kesintisiz olarak görüntü alan ve istenildiğinde bu görüntülerin kaydedilmesini sağlayan cihazlardır. Artık tüm iş yerlerinde, apartman ve sitelerin girişlerinde, ofislerde, okullarda ve fabrikalarda kullanılan güvenlik kameraları teknolojinin de gelişmesiyle büyük bir değişime uğramıştır. İlk icat edildiği dönemde sabit olarak kısa süreli kayıt alabilen güvenlik kameraları, günümüzde hareketli olarak, yaklaşık 10 gün süreli aralıksız kayıt alabilmektedir. İstenildiğinde gece görüşü özelliği olan, harekete ve ısıya duyarlı kameralarda kullanılabilmektedir. Kameralar kendi aralarında da üçe ayrılmaktadır. Dome kamera, ip kamera ve sabit kamera olarak ayrılan kameraların günümüzde en yaygın olarak kullanılan türü dome kameralardır.

Dome kelimesi Türkçede kubbe anlamına gelmektedir. Kameranın ismi de görüntüsünden gelmektedir. Genellikle tavana ya da duvara asılan bu mini kameraların etrafında kubbe şeklinde bir cam yüzey bulunmaktadır. Oldukça ufak ve şık bir görüntüye sahip olan dome kameralar genellikle kapalı alanlarda kullanılmaktadır. Okul ve hastane koridorları ve ofisler dome kameraların en yoğun biçimde kullanıldığı alanlardır. Dome kameralar kendi arasında da özelliklerine göre ayrılmaktadır. Mini dome kamera, speed dome kamera, smart dome kamera ve D/N dome kamera olmak üzere dörde ayrılırlar. Genel olarak dome kameralar 360 derecelik bir görüş açısına ihtiyaç duyulan alanlarda kullanılmaktadır. Halk arasında hareketli kamera olarak da adlandırılmaktadır.

Dome kameralar diğer kamera türlerine göre kullanıcılarına birçok avantaj sunar. Bu avantajlardan ilki sahip olduğu şık görünümdür. Oldukça ufak ve ayaklıksız bir yapıya sahip olan dome kameralar, hem görüntü kirliliği yaratmazken hem de zor fark edilirler. Diğer kamera türleri daha büyük bir yapıya sahip olduğu için kapalı alanlarda tercih edilmezler. Ekonomik olarak da diğer kameralara göre avantajlıdır. Kamera üretiminde öncü olan markaların tamamı dome kamera üretimini gerçekleştirmektedir. Bu sebeple kullanıcılar rahatlıkla uygun fiyatlarda dome kameralara sahip olabilirler. Siparişi verildikten sonra kullanıma hazır bir halde müşterilere ulaştırılmaktadır. Kullanıcılara yalnızca diledikleri alanlara monte etme işlemi kalır. Monte işlemi de oldukça kolaydır. 3 adet vida kullanılarak monte etme işlemi tamamlanır.

 

Temizliği ve bakımı da diğer kameralara göre oldukça kolaydır. Herhangi bir kirlenme, tozlanma, kar ya da yağmur suyu gibi etmenler kameraların lenslerinin görüşünü bozduğunda özel olarak lensler temizlenmelidir. Ancak dome kameralarda kubbe şeklinde camların bezle silinmesi yeterli olacaktır. Dış taraftaki cam kubbenin genelde renginin koyu olması, içerisinde bulunan kameranın hangi yöne baktığını göstermemektedir. Bu da caydırıcı bir özelliğe sahip olmasını sağlar. Ayrıca dış kubbe sebebiyle lense ulaşmakta mümkün olmadığından yetkili kişiler haricinde kameranın yönü değiştirilemez. İç mekânlardaki kadar yoğun olmasa da dış mekânlarda da kullanılan dome kameralar hiçbir şekilde güneş ışınlarından etkilenmezler. Bunun ana sebebi yine dışarısında bulunan koyu renkteki dış kubbedir. Bu cam ışığı keserek kameranın lensinin zarar görmesini engeller.

Dome Kamera Firmamız

                Güvenlik kamerası ile alakalı olarak ülkemizin birçok yerinde uzun yıllardır hizmet vermekte ve siz değerli müşterilerine buna göre faydalı olmaya çalışmaktadır. Bu anlamda yer almakta olduğumuz sektör içerisinde en iyisini temsil etmekte olduğumuzu da bilmeniz gerekmektedir. Firmamızın hizmetlerinden birisi olarak da dome kamera işini sayabiliriz. Bu servisimizin de birçok detayı bulunmaktadır. Ama bu yazı içerisinde biz kameranın her özelliğinden sizlere bahsederek sizlerin konu ile alakalı sıkıntılarını gidermeye çalışacağız.

Her şeyden önce bu kameraların ne anlama geldiğini söylemekte yarar görmekteyiz. Bu kameralar güvenlik kamerası olarak işlev vermektedir. Ancak bu konu ile alakalı olarak üretmekte olduğumuz kameraların kubbe şeklinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu da üretimini yaptığımız kameraların ne kadar farklı olduğunu sizlere göstermektedir. Genellikle şık bir tasarımı bulunmaktadır. Ayrıca bu kamera şekli ofislerde, okullarda ve hastanelerde kullanılmaktadır. Şunu belirtmek gerekirse odanın belli bir kısmında küçük bir yer kaplayan bu kameralar sizlere en iyi bir biçimde yardımcı olmaktadır. Ekonomik açıdan da dome kamera özelliği son derece uygun aralıklara sahiptir. Bu anlamda firmamızın ürettiği kameraların kalitesine nazaran sizlerden oldukça basit fiyatlar istediğimizi söyleyebiliriz. Kendi kendini muhafaza edebilmektedir. Bu da lensinden kaynaklanmaktadır.

Koruma açısından da bu kameraların oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu kameraların görüş açısı dış kubbedeki lens ile kapatılmaktadır. Bu da kameranın hangi açıya ne kadar süreyle baktığı anlaşılamamaktadır. Bu da kötü niyetli kişileri engelleyen bir faktör olarak tabi ki de göz önüne çıkmaktadır. Zaten bu konu ile alakalı olarak firmamız elinden gelenin en iyisini yaparak sizlerin konu ile alakalı sıkıntılarını anında gidermektedir. Son olarak şunu söylemek gerekirse bu kameralar güneşten etkilenmemektedir. Yetkilisi olarak da bu kameralar onlardan başka kişi tarafından da hareket ettirilememektedir. Bu da kameraların ve üreticisi olan firmamızın işinde oldukça uzman ve profesyonel olduğunu göstermektedir. Ayrıca kameraların kurulumu esnasında da ilerleyen zamanlarda herhangi bir sorun yaşanmaması adına biz işimizi titizlikle yürütmekteyiz. Bu da firmamızın farkını net bir biçimde göstermektedir.

Dome kamera servisi ile alakalı olarak firmamıza daima güvenebilir ve firmamızın imkânlarından sonuna kadar yararlanabilirsiniz. Bu anlamda firmamıza sormak istediğiniz türden soruları günün her saati web adresimiz aracılığıyla daima sorabilirsiniz. Neticesinde ise firmamızın bu sorulara ne kadar tatmin edici yanıtlar verdiğini görerek firmamızın kalitesini buradan da anlayabilirsiniz. Firmamızın amacının sizlere kaliteli ve işinde uzman bir hizmet fırsatı sunmak olduğunu unutmamalı ve bizi tercih ettiğiniz için asla mağduriyet yaşamayacağınızı bilmelisiniz. Bu anlamda bize ulaşarak güvenlik kamerasındaki kurumsallığımızı bu şekilde anlayabilirsiniz. Zaten bu konu bazında firmamızın yanına yaklaşabilecek başka bir firma olmadığını da hatırlatabiliriz. Haydi, daha fazlası için hemen bize ulaşmalısınız.

Son Teknoloji İp Kameralar

Artık günümüzde ne tarafa bakarsak güvenlik kameralarını görmemiz mümkün. Eski dönemlerde yalnızca bankalarda ya da büyük firmalarda bulunan bu güvenlik kameraları, artık tüm işyerlerinde, apartman ve site girişlerinde, ev ve iş yerlerinin iç mekânlarında kullanılmaktadır. Genel olarak adındaki gibi güvenlik amacıyla kurulan bu sistemler, kişilere diledikleri bir bölgeyi 7/24 izleyerek kaydedebilme imkânı sunmaktadır. Günümüz teknolojisiyle gelişen güvenlik kamerası sistemleri, kullanıcıları çok fazla çeşit ve özellik sunmaktadır. Kendi aralarında sabit kamera, ip kamera ve dome kamera gibi çeşitlere ayrılan güvenlik kameraları, özellilerine göre gece görüşlü, termal, ses kayıtlı gibi farklı özelliklere de sahip olabilirler.

Özellikle hırsızlık olaylarına karşı bankalarda, kuyumcularda, fabrikalarda ve büyük firmalarda kullanılan kameralar artık evlerimizin içlerinde de kullanılmaktadır. Bayan nüfusunun çalışma oranı yükseldikçe evlerdeki günlük işler için de gündelikçiler tutulmaya başlanmıştır. Çoğu zaman evde kimse yokken, evlerdeki temizlik, çocuk bakımı ve yemek hazırlama gibi gündelik işlemleri gerçekleştiren bu kişiler güvenlik kamerası sistemleri ile denetlenmektedir. Kişiler evlerini ve çocuklarını emanet ettikleri bu kişileri, iş yerlerinde ya da şehir dışında dilediği gibi canlı olarak izleyebilirler. Bu sayede de gözleri arkada kalmamış olur. İşyerlerinin iç mekânlarında kullanılan kameralar ise hırsızlık, tartışma ya da kötüye kullanma gibi olayları kayıt altına almak amacıyla kullanılmaktadır.

Kamera çeşitleri arasından ip kameralar, en gelişmiş sistemlere sahip kameralardır. İp kamera, belirli bir bölgeyi izlemek ve kayıt altına almak için network ya da internet bağlantınızdan faydalanarak, kablolu veya kablosuz kullanım seçeneği sunan bir kamera teknolojisidir. Bu kameralar diğer güvenlik sistemlerinde olduğu gibi ekstra bir aparata, kartlara ve kayıt cihazlarına ihtiyaç duymamaktadır. İp kameralar tarafından kaydedilen bölgeden, ses ve görüntü alımını bilgisayarınızdan, laptopunuzdan ve telefonunuzdan rahatlıkla yapabilirsiniz. Günümüzde artık her bilgisayarın internet bağlantısına sahip olması, akıllı telefonlarda da internetin bulunması ip kameraların kullanımını oldukça kolaylaştırmaktadır. Günümüzde hala yoğun bir biçimde kullanılmaya başlanmayan ip kamera, internet kullanım ücretlerinin git gide düşmesiyle yaygınlaşmaya başlamıştır. İlerleyen dönemlerde bu tür kameraları daha fazla görmeye başlayabiliriz.

Bir ip kamera, diğer kameralara göre birçok farklı avantaj sunmaktadır. Bunlardan en önemlisi kablosuz olarak kullanım imkânıdır. 300 km. uzaklıktaki bir bölgenin görüntüsü kablosuz olarak izlenerek kayıt altına alınabilmektedir. Kurulumları son derece kolaydır. Gerekli olan altyapı eğer kurulu ise, 10 ip kamera bulunduran bir sistemin kurlumu yalnızca 15 dakika sürmektedir. Bir adet kamera çeşitli aparatlar kullanılarak aynı anda farklı yerlere görüntü gönderebilir. Bilgisayarınıza kurduğunuz özel programları sayesinde aynı anda birden çok kameranızı izleme imkânı sunmaktadır. Siz de uygun bir fiyata ev ya da işyerinizi güvence altına almak isterseniz birçok üstün özelliği olan ip kameraları tercih edebilirsiniz.

Nvr Kayıt Cihazı Servisi

                Kayıt cihazı servisi anlamında günümüzde birçok firma hizmet vermektedir. Bu anlamda piyasada yer almakta olan çoğu firma hem kalite hem de profesyonellik anlamında çeşitli sıkıntılar yaşayabilmektedir. Ancak bu noktada kurumsallığıyla olaya başarılı bir biçimde yönelmekte olan firmamız sizlere en iyi bir biçimde yardımcı olmaktadır. Bu da firmamızın farkını sizlere anında ispat etmektedir. Firmamızın hizmetlerinden bir tanesi olarak da nvr kayıt cihazı işini sayabiliriz. Bu anlamda firmamız alanında en iyisi olduğu için sizlere de buna göre bir hizmet sunmayı kendisine amaç edinmektedir.

Bu kayıt cihazının üretilmesi işi esnasında biz titizlikle çalışmaktayız. Çünkü üretimini yapmakta olduğumuz cihazların alanında en iyisi olması bizim açımızdan oldukça önemli bir konu olarak göz önüne çıkmaktadır. Bu da firmamızın işindeki kalitesini sonuna kadar göstermektedir. Bu kayıt cihazlarının üretilmesinin ardından ise pazarlanması işi gelmektedir. Bu konuda da biz geniş kapsamlı çalışarak sizlere güzel bir biçimde aracı olmaya uğraşmaktayız. Bu da firmamızın mükemmelliğini göstermektedir.

Üretimini yapmakta olduğumuz nvr kayıt cihazı özelliklerine bakacak olursak bu anlamda biz en kalitesini sizlere sunmaktayız. Bu anlamda üretimini yaptığımız kayıt cihazlarını apartmanlarda ya da başka bir kurumda kullanabilirsiniz. Bu kayıt cihazları IP ile alakalı olarak hizmet vermektedir. Ayrıca bu kayıt cihazları esnek yapıya sahip olduğundan dolayı birçok yer içerisinde başarılı olarak kullanılabilmektedir.

Fiyat konusuna da bakacak olursak biz bu anlamda sizleri üzmeyecek aralıkları belirlemeye uğraşmaktayız. Sonrasında ise piyasa çalışmalarımızı yürüterek bu şekilde bir aralık sunmaktayız. Şunu söyleyebiliriz ki biz konu bazında en iyisi yapmaktayız. Böylece sizlerin konu ile alakalı endişelerini sonuna kadar gidermeye en iyi bir biçimde uğraşmaktayız.  Bu da firmamızın profesyonelliğini gösteren etmenlerden birkaç tanesi olarak sizlerin karşısında durmaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere biz elimizden geleni yaparak sizlere en iyisini vermekteyiz.

Hemen siz de nvr kayıt cihazı anlamında firmamıza güvenin ve firmamızın bu iş içerisinde bir numara olduğunu anlayın. Bu konu ile alakalı olarak firmamızı tercih ettiğiniz için asla pişman olmayacağınızı bilmenizde büyük bir yarar bulunmaktadır. Zaten piyasada bu işi yapmakta olan diğer firmaları inceleyecek olursanız firmamızın bu konuda sizler için zirveyi temsil ettiğini net olarak anlayabilirsiniz.

Güvenlik kameraları hizmeti vermekte olduğumuzu bilmelisiniz. Bu anlamda en iyi kameraları bu şekilde üretmekteyiz. Ayrıca kayıt cihazı hizmeti açısından da biz bu sektörde uzun yıllardır yer almakta ve sizlere de buna göre çalışmaktayız. Bu konuya bağlı olarak bize istediğiniz zaman başvurarak güveninizi bu şekilde belli edebilirsiniz. Diğer bilgi ve detaylar için internet adresimizin günün 24 saati tıklayabileceğinizi unutmamalısınız. Haydi, siz de bunların ışığında bizimle çalışmak için acele edin ve farkımızı bu şekilde görme fırsatını yakalayın.

Mor Lens Olayı

                Lens, günümüzde hem insan gözünün net olarak görebilmesi hem de fotoğraf makinelerinin görüntüsünün daha yakınlaşması adına kullanılan bir şey olarak göz önüne çıkmaktadır. Bu anlamda firmamız da lenslerin düzgün bir biçimde üretilebilmesi adına hizmet vermekte ve bu konu ile alakalı olarak müşterilerine yardımcı olmaya çalışmaktadır. Bu anlamda müşterilerimizin hiçbir sorun yaşamaması adına biz elimizden geleni yapmaya uğraşarak sizlerin hiçbir sıkıntı çekmemesine bu şekilde vesile olmaktayız. Bu da firmamızın farkını gösteren bir etmen olarak daima göze batmaktadır. Lens anlamında diğer hizmetlerimizin detaylarına yazımızın devamında ulaşabileceğinizi bilmeniz gerekmektedir.

Öncelikle firmamızın üretimini yapmakta olduğu lenslerin özelliklerine değinmek gerekmektedir. Bu anlamda firmamız öncelikle siparişini aldığı lenslerin kullanım alanına bakmaktadır. Daha sonra ise buna göre üretim şeklini oluşturmaktadır. Sipariş aldıktan sonra ise firmamız titizlikle çalıştıktan sonra lens ya da özellikli olarak mor lens üretimini hızlıca yapmaktadır. Bu sayede sizlerin de hiçbir endişe taşımasına gerek kalmadan biz en iyisini yapmaktayız. Bu da firmamızın kurumsallığını ve kalitesini sizlere en iyi bir biçimde göstermektedir.

Firmamızın üretim seçeneklerinden bir tanesi olan mor lens olayına bakacak olursak firmamız bu anlamda elinden geleni yine yapmaktadır. Bu sayede sizler de işiniz için kullanacağınız bu renkli lensi en iyi bir biçimde tabi ki de kullanabilmektesiniz.  Firmamızın ürettiği bu lenslerin güneş ışığına karşı son derece koruyucu olduğunu bilmeniz ve buna göre hareket etmeniz oldukça önemlidir. Böylece işimizdeki profesyonelliğimizi de anında anlayabilirsiniz.

Firmamızın hizmetleri ile alakalı olarak herhangi bir sorun yaşadığınızda bunu bize her zaman bildirebilir ve bu sorunun bir daha açılmamak üzere kalıcı olarak çözümlenmesini bu şekilde anında sağlayabilirsiniz. Bu noktada firmamız sizlere yönelik olarak çalışmakta ve mor lens esnasında da sizlere gereken fırsatları hızlı bir biçimde vermektedir. Ayrıca fiyat anlamında da biz gereken fırsatları siz değerli müşterilerimize sunarak aralıklarımızı buna göre belirlemekteyiz. Bu sayede firmamız açısından herhangi bir sorunla karşılaşmanıza bu şekilde son vermekteyiz.

Hemen siz de renkli bu lenslerin üretilmesi işi açısından firmamıza güvenin ve firmamızın işinde ne kadar başarılı, profesyonel ve kurumsalı olduğunu anlama imkânına sahip olabilirsiniz. Bu konu içerisinde sormak istediğiniz türden soruları her zaman bize sorabilir ve sormuş olduğunuz bu sorulara tatmin edici yanıtlar alabileceğinizi bu şekilde anlayabilirsiniz. Bu da firmamızın kurumsallığını sizlere kanıtlamaktadır. Daha fazla bilgi ve detay için web adresimizi anında tıklayabilirsiniz. Ayrıca da günün her saati bizimle alakalı merak ettiklerinizi de yine bu web adresi üzerinden anında öğrenebilirsiniz. Tüm bunların ışığında siz de bizimle çalışmak için acele etmelisiniz. Bizimle çalıştığınız için de asla pişman olmayacağınızı sizlere net bir biçimde tabi ki de söyleyebiliriz.

RICHARD MILLE & MCLAREN İŞ BİRLİĞİNDE TASARLANAN SAAT

Richard Mille, McLaren Automotive işbirliği içinde tasarladığı yeni saati RM 11-03 McLaren Automatic Flyback Chronograph’ı, bu yıl 88’incisi düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı’nda McLaren Automative CEO’su Mike Flewitt ve Richard Mille CEO’su Richard Mille’in katıldığı lansman toplantısıyla tanıttı. 500 adetle sınırlı üretilen ve 180.000,00 İsviçre Frang’ı olan saat, öncelikli olarak McLaren Ultimate Series müşterilerine sunulacak. McLaren Tasarım Direktörü Rob Melville ve Richard Mille Mühendisi Fabrice Namura’nın yakın işbirliğiyle tasarlanan RM 11-03 McLaren, McLaren Automative ve Richard Mille’in benzersiz tasarım, yeni malzeme kullanımı ve modern zanaatkarlığa duydukları ortak tutkuyu hayata geçirmek için geçen yıl başladıkları iş ortaklığından bu yana geliştirme aşamasındaydı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Namura, “Aklımızdaki fikir gerçekten teknik bir zorluğun üstesinden gelmek ve üzerinde sadece yazı olan bir kadranın ötesinde yeni bir şey tasarlamaktı. Rob Melville tasarımı 720S’in büyüleyici bir güzelliğe sahip olduğunu düşünüyorum. RM 11-03 McLaren’a da benzer şekilde hem estetik hem de işlevsel çizgiler kazandırmak istedik.” dedi. Bu etkiler ile McLaren’in lüks spor araba portföyünden alınan tasarım fikirleri de bu özel saatte hayat buluyor.

 

Karbon TPT® ve turuncu quartz TPT® malzemeler kullanılarak geliştirilen güçlü ve hafif kasasıyla RM 11-03 McLaren, mekanik performansını güçlendirirken, sert ortamlara karşı da dayanıklılık kazanıyor. Karbon TPT® kasanın üzerinde yer alan düğmeler, McLaren 720S’i özel kılan farların tasarımını yansıtıyor. Şekil olarak ikonik McLaren F1’in hava girişli şnorkeline benzeyen ve McLaren logosunu taşıyan titanyum insertler, bezeli süslüyor. Sofistike “Grade 5” titanyum kurma kolu, McLaren’in hafif jantıyla aynı şekilde saatin üzerinde yer alırken, McLaren Speedmark logosu, bu edisyona özel geliştirilen kauçuk kayış ile hemen fark ediliyor.

 

Teknik özellikleri incelendiğinde, RM 11-03 McLaren özel gösteriminin 2018 Cenevre Otomobil Fuarı’nda yapılması da şaşırtıcı değil. RM 11-03, McLaren Ultimate Series müşterilerine sadece Richard Mille butikleri aracılığıyla sunulacak. McLaren müşterileri sahip oldukları 1 ile 500 edisyon numaralı McLaren Ultimate Series’i, alacakları RM 11-03 McLaren’ın kasa numarasıyla eşleştirme fırsatına sahip olacaklar.

Yeni Coin Borsası: Deex Exchange

Borsanın Amacı:

Asya’nın En Büyük Exchange sistemini oluşturmak. Yani Asya kıtasının en büyük borsası olmak. Bence başaracaklar mı? Elbette başaracaklar. Zira aşağıdaki özellikler olmadan bile binance, bittrex başarmışsa (!), Deex hayli hayli başaracaktır.

Hakkında:

Deex hakkında kısmında şöyle belirtmiş; Deex birçok ülkede milletlerin kendi para birimleri ile satın alarak hızlı bir şekilde alım satım ticareti yapabilecekleri bir sistem. İlk açıldığında 10’dan fazla kripto para desteğini de beraberinde sunacaklar.

Yol Haritası Nedir?

Merkezi olmayan bir kripto para ve borsa kurma hedefindeler arkadaşlar. Bu ne demek biliyor musunuz? Bittrex Amerika merkezli bir borsa, örneğin orada Bitcoin’iniz var. Bu Bitcoin’e Amerikan hükümeti isterse el koyar. Ne Bittrex, ne de siz hiçbir şey yapamazsınız. İşte Deex’te bu sorun ortadan kalkacak.

26 Ekim 2017 ‘de geliştirilmeye başlandı. O zamanlar Binance’de ünlü bir para vardı. Evet sizde biliyorsunuz o parayı, Bitshares. Arkadaşlar bu para cidden iyiydi. Ancak Binance Deex’in geliştirildiğini öğrendiği vakit Bitshares’i platform’dan çıkardı.

Ocak 2018: Blockchain’ilk sistem çalıştırmasını yapacaklar ve mobil uygulamalarını da devreye sokacaklar.

Şubat 2018: İspanya, Türkiye, Almanya, Rusya, Kazakistan, İtalya ve Malta’da ATM kurulumlarına başlayacaklar. Evet yanlış duymadınız evinizden DEEX ATM‘sine gidip TL ile para yatırabileceksiniz.

Mart 2018: DEEX, Graphene altyapısına taşınacak. Yani bu demek oluyor ki DEEX Bitshares 2.0 altyapısına geçecek. Peki bu ne anlama geliyor? Bu şu anlama geliyor arkadaşlar Digibyte’ta bir işlem yaptığınızda bu 5 saniyede onaylanıyor. Ripple saniyede 1.500 işlem onaylama hacmine sahip. DEEX Graphene altyapısına geçtiğinde saniyede işlem onaylama haci tam 100.000 olacak. Hızını siz düşünün.

2019: 2019 yılında DEEX kendine ait bir messenger yapacak. Whatsapp Messenger gibi uçtan uca şifrelemi bir messenger olacak. Bu messenger sayesinde mesaj gönderir gibi para gönderebileceksiniz. Ayrıca bu coinlere sahip kişilerle iletişime geçebileceksiniz.

DEEX Borsasının Kazandırdıkları:
– 5 saniye gibi kısa bir sürede işlem gerçekleştirme
– ATM’den kripto para alabilme
– Türk Lirası ile kripto para alabilme
– Masaüstü soğuk cüzdan, Mobil cüzdan uygulaması ve Web cüzdan uygulaması
– Banka kartı gibi bir debit kart
– Kişiye özel blockchain
– Devlet tarafından el koyulamazlık
– Coinleri messenger ile gönderebilme
– Şu anda $0,17’den yani 17 centten alma imkanı

DEEX Borsasının Kaybettirdikleri:
– Devletimiz paraya el koyamadığı için paramızın üstüne yatamayacak böylece devletimiz kazanamayacak
– Türk borsaları ortadan kalkabilir. Çünkü kendi para birimimizle zaten ilk etapta 10 adet coin alma imkanı sunulacak

Aslına bakarsanız kaybettirdikleri halkımız için değil bu sektörden para yiyen balinalar için önemli.

Şimdi gelelim bu işin mantığına; arkadaşlar bu özellikler yok iken bile Binance, Bittrex bu kadar büyükse ve BNC bu özellikler yok iken bile 12 dolar (45 TL) ise bu özelliklerin olduğu DEEX borsasının coini sizce kaç dolar olur dersiniz?

Mantık işte burada devreye giriyor. Ben yatırıp yaptım. Aklı olan herkeste yatırım yapacaktır. Bu konuyu bu kadar detaylı anlatmamın sebebi bu sektördeki kardeşlerimin hepsinin zengin olmasını istememdendir.

Nasıl Satın Alırım?:
Aşağıdaki linkten kayıt olduktan sonra Buy DEEX Now sayfasından hangi coin ile gönderim sağlayacaksanız onu seçtikten sonra size verilen adrese gönderim sağlamanız yeterli olacaktır. Otomatik olarak size gönderim sağlanacaktır.

Not: Yatırım tavsiyesi değildir.

Kaynak: https://wmaraci.com/forum/coinler/gelecegin-borsasi-coinini-sizlere-tanitiyorum-485263.html

League of Legends 2018 Republic of Gamers Üniversite Ligi başlıyor

League of Legends ekosisteminde farklı kulvarlarda heyecan devam ederken, espor tutkunu gençlerin büyük ilgi gösterdiği akademi düzeyindeki organizasyonlar da gün yüzüne çııyor. Bu yıl dünyanın önde gelen teknoloji markalarından ASUS Republic of Gamers’ın sponsorluğunda gerçekleşen ve Republic of Gamers Üniversite Ligi adını alan turnuvada heyecan, 24 Şubat’tan itibaren oynanacak maçlarla başlayacak. Bu yıl çeşitli üniversitelerden toplam 422 takımın katılacağı Republic of Gamers Üniversite Ligi’nin büyük finali ise 29 Nisan’da yapılacak.

 

Türkiye’de espor eko-sisteminin en önemli dinamikleri arasında yer alan League of Legends’da üniversitelerin en iyi takımlarının mücadele edeceği yeni sezon başlıyor. Teknoloji dünyasının önemli markalarından ASUS Republic of Gamers’ın da desteği ile başlayan yeni sezonda, turnuvanın adı da Republic of Gamers Üniversite Ligi olarak güncellendi. Geçtiğimiz yıl 350 takımın katıldığı ve Hacettepe Reignover ekibinin şampiyon olduğu bu önemli turnuvaya, bu yıl toplam 422 takım katılıyor. 24 Şubat tarihinde eleme süreciyle başlayan lig, 29 Nisan’da gerçekleşecek olan büyük finalle sona erecek.

 

422 takım, tek lider!

League of Legends’ın geleneksel organizasyonlarından olan Republic of Gamers Üniversite Ligi, akademiyle espor coşkusunu bir araya getiriyor. Heyecan dolu organizasyona bu yıl toplam 422 ekip katılıyor. Republic of Gamers Üniversite Ligi 2018’de elemeler, iki haftalık bir süreçte gerçekleştirilecek. İlk hafta yapılacak maçlarla ilk 16 takım belirlenirken, ikinci hafta ise ilk haftanın ilk 16’sı dışında kalan takımların katılımıyla ikinci 16 takım belirlenecek. İki haftanın sonunda belirlenen toplam 32 takım, grup aşamasında oynama hakkı kazanacak. 10 Mart’ta başlayacak grup aşaması 1 Nisan tarihinde sonlanacak ve 7, 8, 14 ve 15 Nisan tarihlerinde çeyrek finaller oynanacak. 28 Nisan’da yarı final heyecanının yaşanacağı Üniversite Ligi, 29 Nisan’da gerçekleşecek olan büyük finalle sona erecek.

 

League of Legends Üniversite Ligi 2018 hakkında detaylı bilgi için, https://tr.leagueoflegends.com/tr/news/community/leagueu/2018-universite-ligi-basliyor adresini ziyaret edebilirsiniz.

Albert Einstein, Uzay, Zaman ve İzafiyet Teorisi

Hayatımızın her evresinde bulunan hiçbir zaman için bize yetmeyen ve nasıl geçtiğini anlamadığımız zaman nedir? peki zaman? Herkese göre farklı mı işlemektedir. Ya da Evrensel boyutta zaman algısı bizim anlayabileceğimizin çok daha üstünde bir durum mudur? İşte Bugün sizlerle birlikte çıkacağımız yolculukta uzay ve zaman kavramını ele alacağız. Bizim için zaman dediğimiz olay Dünyamızın kendi etrafında ve Güneş etrafında dönmesiyle ortaya çıkmış bir olgudur. Ne yavaşlaması mümkündür ne de hızlanması. Sabit bir şekilde Tüm insanlar için Aynı hızla ilerlemeye devam etmektedir. Ancak zaman olgusuna baktığımızda beynimizin bizimle bir oyun oynadığı da düşünülmektedir.

Görelilik Nedir ?

 

Şimdi hepimizin aklına gelen soru ise beynimizin zamanla ilgili oyunu bir de nasıl oynayabildiğidir. İşte bu oyun ya da aldatma olayını en güzel açıklama ise Einstein‘ın görelilik kuramını en sade dille anlatmaya yarayan söz cevaplayacaktır diye düşünmekteyim. Bir adam güzel bir kızla oturup bir saat geçirdiğinde, bu süre kendisine bir dakika gibi gelir. Bir de bu adamı 1 dakika için sıcak bir fırının üstü oturursanız, bu süre ona bir saatten uzun gelecektir. İşte görelilik budur.

Demek ki bulunduğumuz yer mekân ve duruma göre zaman değişiklik göstermektedir. Ancak bu değişiklik zamanın akıp gitmesindeki hızında değildir. Kişinin hissetmesi ile alakalı bir durumdur. O zaman dünya üzerinde bulunan bizlerin yaşamış olduğu durumlara göre zaman algısı değişiklik göstermekte ise Evrensel boyutta zaman çok daha büyük farklılıklar gösterecektir. İlk olarak isterseniz zamanı nasıl ölçtüm bize bir göz atalım. Dünya üzerinde yaşayan uygarlıklar ve medeniyetler zamanı ölçmenin birçok değişik yolunu bulmuşlardır. Dünyanın kendi ekseni ve güneş etrafındaki dönüşünü ölçerek kendimize göre bir zaman algısı ortaya çıkartmaktır. Dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünü 24’e bölerek saat kavramını saatleri 60’a bölerek dakikaları, dakikaları da 60’a bölerek saniyeleri hesaplayabilmekteyiz. Yılları ve ayları belirlemek için de Dünya’nın güneş etrafındaki dönüşünü baz almaktayız. Yani dünyamızın bulunduğu güneş sistemindeki hareketlerine göre zamanı anlayabiliyor ve hayatımızı buna göre yönlendirebiliriz. Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşünü yavaşlatmaya da hızlandırma şansımız yoktur. O zaman dünyada bulunan herkes için zaman aynı hızla akmakta diyebilir miyiz? Ancak zaman üzerinde yapılan çalışmalar ve araştırmalar bizlere zamanın aynı hızda aktığını, ama hissetme olayının kişilere göre değişiklik gösterdiğini söylemektedir.

Örnek vermek gerekirse; hepimiz çok iyi biliriz ki çocukken Sokağa çıktığımızda ve arkadaşlarımızla oyunlar oynadığımızda gün bitmek bilmezdi, ama şimdi öyle mi? Hayır zamana yetişemiyoruz. Gün yetmiyor. Bu konuda hemen aklınıza yapacak işlerimizin çoğaldığı ve sorumluluklarımızın arttığı gelebilir. Benim de aklıma gelen olay bu ama yapılan araştırmalar sonucunda ortaya atılan bir teori bunun yapılacak işler ile alakası olmadığını bizlere anlatmaktadır. Ortaya atılan bu teori de zamanın akış hızının yaşımızın karekökü ile birlikte arttığını söylemektedir. Yani 10 yaşındayken zamanın akış hızı 1 dir. 20 yaşındayken zamanın akış hızı 1.14 dur. 60 yaşındayken zamanın akış hızı 2.44 dur. Yani 60 yaşındaki biri için 10 yaşındaki birine göre zaman yaklaşık iki buçuk kat daha hızlı artmaktadır.

Burada aklıma gelen bir kısa bilgi sizlerle hemen paylaşmak istiyorum. Zamanı en iyi ve en doğru şekilde ölçen Sezyum atomunun titreşmesidir. Sezyum atomu saniyede yaklaşık olarak 9 milyar kere titreşmektedir. O zaman eğer insan hücreleri ve atomlar arasında bir bağ varsa ve hücrelerin yaşlanması sonucunda titreşimlerin de değişiklikler oluşuyorsa, yaşlanınca zamanın hızlı atması İle bağlantılı olabilir. Einstein uzay ve zamanın birbirine bağlı olduğu uzay zaman kavramında bizlere ne anlatmak istemiştir. Einstein’ın bizlere anlatmak istediği kütle çekim etkisinin zamanı etki edebileceğidir. Yani Kütle çekimi zaman yavaşlatabilir ya da hızlandırabilir demiştir. Einstein’a göre Kütle çekimi ne kadar güçlüyse zaman o kadar yavaşlar ve bunun için en büyük örnekte kara deliklerdir. Şimdi bir karadelik düşünelim. Birde Uzay gemimiz var. Uzay gemimizle birlikte karadeliğin olay ufkuna yanaşarak çekimine kapılmadan etrafında döndüğünü hayal edelim. Ancak gemide bulunan bizlerin bir ikizi de dünyada bulunuyor olsun. Karadeliğin etrafında dönerken bizim için zaman çok yavaş akacaktır. Kalbimiz daha yavaş atacaktır. Hücrelerimiz bile daha yavaş yaşlanacaktır. Hatta metabolizmamız bile yavaşlayacaktır. Ancak bu durum bizler için hiçbir sorun yaratmayacak. Sanki her şey normalmiş gibi gemide hayatımızı sürdürüyor ve zaman normal bir şekilde atıyor diye hissedeceğiz. Kara deliğin etrafındaki dönüşünü tamamlayıp dünyaya geri döndüğümüzde dünyada bulunan ikizlerimizin, bizden çok daha fazla yaşlandığını fark ederiz. Bu yaşlanma farkı, bizim kara deliğin kütle çekiminde ne kadar kaldığımızda orantılı olarak artış gösterecektir. Ayrıca yanında bulunduğumuz karadeliğin kütle çekiminin gücü de zamanın akma hızında etkili olacaktır. Yani dünyada bulunan ikizlerimiz için zaman hızlı akarken bizim için çok daha yavaş atacaktır. Bu olay ile ilgili olarak ortaya atılan bir Paradoks vardır ve bu paradoksun adı da ikizler paradoksu dur. Ancak bu paradoksla ışık hızı ve zaman olgusu bizlere anlatılmaktadır.

Ali ile Ayşe iki kardeş aynı gün aynı saatte doğdular. İkisi de yaşamlarını dünyada sürdürüyorlar. Ama bir gün biz Ayşe’yi Bir Uzay aracına bindirip ışık hızının %90 hızında uzaya gönderelim. Ali de bizimle birlikte dünyada kalsın. Hayatına devam etsin. Işık hızının %90 hızında yolculuk yapan Ayşe 5 yıl sonra dünyaya geri döndüğünde, Ayşe’nin saati dünya saatinin sadece %44’ü hızında işlemiş olacaktır. Yani dünyada bulunan Ali için geçen her 100 saniye Ayşe için 44 saniye olarak geçecektir. Peki, Ayşe’yi ışık hızının %99’luk bir hızın da tekrar uzaya yollarsak; O zaman dünya saatinin sadece %14’ü hızında zaman işleyecektir. Bu da ne demektir? Dünyadaki 100 saniyeye uzaydaki Ayşe için 14 saniye olacaktır. Küçük bir hesapla ile, Ayşe bu hızla uzayda 7 yıl geçirdiğinde, dünyada bulunan Ali için 50 yıl geçmiş olur. Hızı biraz daha arttırıp ve ışık hızının %99,9 luk hızında bir yolculuk yaptırırsak, Ayşe’ye göre zaman dünya saatinin sadece  %4,5’i hızında geçecektir. Yani dünyadaki 100 saniye Ayşe’ye 4,5 saniye olarak yansıyacaktır. Ayşe ışık hızının %99,9 luk hızında da uzayda 5 sene yolculuk yapıp dünyaya geldiğinde, kardeşi 110 yıl geçirmiş olacaktır. İşte ikizler paradoksu bizlere Işık hızı uzay ile zaman arasındaki ilişkiyi anlatmaktadır.

Bu farkları bizler Evrensel boyutta anlayabilmekteyiz. Dünyamızda bu denli büyük farkları anlama şansımız yoktur. Ancak yere yakın bulunan yerlerde yerçekimi daha fazla olduğundan dolayı 1. katta yaşayan birine göre gökdelenin 200. katında yaşayana zaman çok daha hızlı akacaktır. Peki Bizler bir şekilde ışık hızında hareket etseydik ne olurdu bunu hiç düşündünüz mü? Işık hızı evrende bulunan tek değişmeyen sabit bir hızdır. Saniyede yaklaşık olarak 300.000 kilometre diyebiliriz. Bu hızda sabit şekilde hareket etseydik zaman bizim için dururdu. Yani zaman olmazdı. Belki başka boyutlara geçerdik. Bunun cevabını şu anda kimse bilmemektedir. Ancak burada ortaya konan değişik ve kafa karıştıran bir soru bulunmaktadır. Işık hızında hareket ederken zaman duruyorsa ve ışık hızından daha büyük hızlar varsa ve bizler ışık hızından daha yüksek hızlarla hareket edebilirsek o zaman, zamanda geriye mi gideceğiz? Yani Geçmişe Yolculuk Mu yapacağız? Maalesef bu sorunun cevabı bilinmemektedir. Ancak tokyonlara bakıldığında ve takyonların hızı ele alındığında, o zaman geçmişe yolculuk yapamayacağız ama çok hızlı bir şekilde milyonlarca Işık hızını aşıp başka galaksilere ulaşabilirsek, o zaman oradan geçmişi görüntüleme şansımız olabilir diye de düşünülmektedir.

Bildiğiniz üzere Bize en yakın olan Galaxy Andromeda galaksisidir. Eğer oradan dünyayı izleyebilecek bir teknolojimiz olmuş olsaydı, dünyamızın 2 milyon yıl önceki halini görüyor olacaktık. İsterseniz şimdi İzafiyet teorisine bir göz atalım. İzafiyet Teorisi, özel görelilik ve genel görelilik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Özel görelilik Kuramı 1905’te, genel görelilik kuramı ise 1916 yılında ortaya koymuştur. Peki, özel ve genel olanlarını birbirinden ayıran fark nedir? Özel görelilik kuramı, sabit hızla hareket eden olayları incelerken, genel görelilik kuramı, hızı değişerek hareket eden olayları incelemektedir. Bilim adamları Birçok araştırma yapmakta ve yeni atılımlara imza atmaktadırlar. Son zamanlarda ise ışık hızına ulaşmak adına birçok çalışma yapılmaktadır. Ancak ışık hızı evrende bulunan en yüksek hız olarak bilinmekte ve aşılması imkânsız olarak düşünülmektedir. Hatta bu konu ile ilgili herkes tarafından çok sorulan bir soru da bulunmaktadır. Eğer bir gün ışık hızında gidebilecek bir arabamız olursa ve yaklaşık saatte 300.000 kilometre hızla giderken farlarını yakarsa ne olur? Sorusudur.  Bu soruda kafa karıştıran olgu, ışık hızında giden bir arabanın farları yandığında ışığın öne doğru ilerleyeceği ve arabadan daha önce bulunacağı, bu nedenden dolayı da aşılmaz denen Işık hızından daha hızlı bir şekilde ilerleyeceği düşünülmektedir. Her ne kadar içinden çıkılmaz bir paradoks olarak gözükse de, özel görelilik kuramı, bu soruya çok basit bir cevap vermektedir.

Görelilik kavramı ilk olarak 16 yüzyılda Galileo tarafından ortaya atılmıştır. Daha sonra Newton bu kuruma, hareket yasalarına göre ve uzay zamana göre açıklamaya çalışmıştır. Ancak 19. yüzyıla gelindiğinde, Newton fiziğinin bazı olayları açıklayamadığı gözlemlenmekteydi. Açıklanamayan bu olayların üzerine Albert Einstein özel görelilik kuramına geliştirmiştir. Özel görelilik kuramı sezgisel olarak algılayamadığımız olayların ancak deneylerle kanıtlanabilmesidir. Mesela otobanda saatte 100 kilometre hızla giden bir araç düşünelim ve hemen yanında, bir de saatte 20 kilometre hızla giden bir araç olsun. Saatte 20 kilometre hızla giden araçtan bakan biri, saatte 100 kilometre hızla giden aracı gördüğünde kendisinin hareket etmediğini hissedecektir ve diğer aracında saatte 80 kilometre hızla gittiğini varsayacaktır. Başka bir örnek verecek olursak, dünyamızın dönüş hızı saatte 16.744 kilometredir. Ama biz dünyayı duruyor gibi hissederiz. Yani sezgisel olarak bunu algılayamayız.

Özel görelilik günlük yaşantımızda algılayamadığımız, zamanın göreli olduğunu, sezgisel olarak hissettiğimiz zamanın ise, mutlak olduğunu bizlere söyler. Ayrıca özel görelilik kuramı zaman mekân ve hareketlerin birbirinden bağımsız olmadığını, hatta hepsinin birbirine bağlı olduklarını ayrı ayrı düşünülmemesi gerektiğinden de bahsetmektedir. 1905 yılında Einstein tarafından ortaya atılan özel görelilik kuramının bizlere anlatmak istediklerinden bazı sana bakacak olursak;

 Işık hızı limiti

 

Eğer bir cisim ışık hızına ulaşırsa kütlesi sonsuz olur. Ancak sonsuz kütlesi olan bir cismi ışık hızında tutabilmek için sonsuz bir enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden dolayı kütleli cisimler asla ışık hızına ulaşamazlar. En iyimser şekilde düşünüldüğünde bile ancak ışık hızına yakın hızlara ulaşabilirler. Boşlukta ilerleyen ışığın hızı asla geçirmez. Işık hızı evrendeki son hız limitidir. Işıkta bir kütleye sahip olmadığından dolayı, ışık hızında yolculuk yapabilmektedir.

 Uzay ve zaman

 

Uzay ve zamanın birbirinden farklı iki kavram gibi gözükse de birbirleri ile ilişkilidir.

Zaman genişlemesi lorentz dönüşümü, durağın halde bulunan bir gözlemcinin hissettiği zaman, ışık hızına yakın hareket eden bir cismin içinde bulunan başka birine göre daha kısa görünür. Bu kısalma miktarı cismin yapmış olduğu hıza bağlıdır. Eğer ışık hızına varılırsa uzunluk dışarıdan gözlemleyen birine göre sıfır olarak görülecektir. Ama cismin içindeki kişiye bu normal gözükmektedir. Kütle artışı, ışık hızına yakın hızda hareket eden bir cismin kütlesi artar. Işık hızına ulaştığında kütle sonsuz olur. Dışarıdan gözlenen bu kütle artışı cismin içinde bulunan kişi için aynı kalacaktır. Yani kütlenin arttığını hissetmeyecektir.

E=mc2?

 

Bu denklemde E enerjiyi, M  kütleye, C2 ise ışık hızının karesini temsil eder. Denkleme göre madde enerjiye, enerjide maddeye dönüşebilir. Ortaya atılan birçok öngörü bulunmaktadır. Ama bu sizlere bahsettiğim öngörüler, en önemlileridir. Yapılan araştırmalar ve deneyler sonrasında bu öngörülerin doğruluğu 1905 yılından günümüze kadar bize bir çok kez doğrulanmıştır. Mesela yapılan deneyler den birinde çok hassas atom saatleri taşıyan uçaklar değişik yönlere ve değişik yerlere değişik hızlarda yolculuk yapmışlar ve saatlerini duruma göre hızlandığı ya da yavaşladığı görülmüştür. Cern’de yapılan deneylerde, parçacık hızlandırıcılarındaki, hızlandırma işlemi sonrasında, kütlesi olan hiç bir cismin atom ya da elektron hızına çıkamadığı gözlemlenmiştir. Yani hız arttıkça Kütlesi artmış, istenilen hızlara ulaşamamıştır.

Güneşten dünyamıza, ışık hızının %99.5’i kadar bir hızla gelen nötrinoların ömürlerinin dünyada bulunan diğer nötrinolardan çok daha uzun oldu da gözlemlenmiştir. Biraz önce sormuş olduğumuz sorunun cevabına bakacak olursak; Işık hızında hareket eden arabamız, sabit bir hızla hareket etmektedir ve arabanın farları açıldığında ne olacağı, aracın içindeki kişiye ve dışarıdan gözlemleyen kişiye göre değişiklik gösterecektir. Yani iki farklı sonuç elde edeceğiz demektir. Işık hızında hareket eden arabanın içindeki kişiye göre cevaplayacak olursak; Işık hızında, yani saatte yaklaşık 300000 kilometre hızla seyreden araba sabit bir hızla bittiğinden dolayı farları açacak olursak bile sadece önümüzü aydınlandığını görürüz. Dışarıdan gözlemleyen kişinin önünden ışık hızında geçen araba eğer farlarını yakacak ve öyle geçecek olursa, farların arabanın önünü aydınlatmadığını görürüz. Çünkü farlardan çıkan ışık araç ile aynı hızla gidiyor olacaktır. Dolayısıyla farlardan çıkan ışık dışarıdan gözlemleyen kişiye göre asla arabanın önünde gitmeyecektir.

İzafiyet teorisinin 2. ayarla baktığımızda genel görelilik kuramını görmekteyiz.  Ancak bugün sizlere genel görelilik kavramı hakkında çok kısa bir bilgi vereceğim.  Genel görelilik kuramı, özel görelilik kuramından farklı olarak hızı değişerek hareket eden olaylarla ilgilenir. Ayrıca karadeliklere ve genişleyen evren modellerini de bizlere açıklayan önemli bir teoridir. Genel Görelilik, Newton’un Evrensel kütle çekim yasası ile özel göreliliğin genişletilerek, kütle çekim uzay-zaman veya uzay ya da uzay ve zamandaki etkilerinden bahsetmektedir. Ayrıca süpernova patlamaları ile oluşan Kara deliklerin nasıl oluştuğu da genel Görelilik prensiplerine dayanmaktadır. Genel Görelilik Kuramı kütle çekiminin zamanı olan etkisine de çözüm getirmektedir. Uzayın bir çarşaf gibi gergin olduğunu düşünelim ve bu çarşafın üzerine 2 adet portakal koyalım. Bu koyduğumuz 2 portakalın bir şekilde birbirine yaklaştığını gözlemleyeceğiz. Ancak bu iki portakalın birbirine yaklaşmalarındaki neden birbirlerini uyguladıkları kütle çekim kuvveti değildir. Birbirlerine yaklaşmalarındaki neden, çarşafı bükmelerinden kaynaklanmaktadır. İşte bu şekilde uzayda bulunan iki gök cismi de birbirlerine uzay ve zamanı bükerek yaklaşırlar. Hatta bu uzay bükülmesinden dolayı birbirlerine yatay doğru da giden ışıklarda bükerler. Bu olay bizlere yerçekiminin bir kuvvet olmadığını ortaya koyar. Newton’in kuvveti esas alan kütle çekim kuramı da burada geçerliliğini kaybetmiş olur. Evrende oldukça fazla gök cismi bulunmaktadır. Ve bu cisimlerin her biri üzerinde bulundukları uzayı bükerek birbirlerini çekmekte ve kendi eksenleri etrafında dönerken uzayı da, zamanı da bükmektedirler. Hatta Bilim adamları bu teoriden yola çıkarak, yapmış oldukları araştırmalar sonucunda, dünyamızın bir yıl içerisinde 2 metrelik sapma gerçekleştirdiğini de tespit etmişlerdir. Genel Görelilik Kuramı bu şekilde kısaca anlatılacak bir teori değildir. Ancak hazırlamış olduğumuz bu makalede, genel görelilik kuramı konusunda sizlere ufak bir giriş yaparak, ufak bir bilgi vermeye çalıştık.

Hazırlayan: Yemliha TOKER

Twitter: @yemlihatoker

Kaynak: https://www.kpsshocasi.com/albert-einstein-uzay-zaman-ve-izafiyet-teorisi/

PIRELLI, İSVEÇ RALLİSİ’NİN ZORLU ŞARTLARINA SOTTOZERO ICE İLE YANIT VERİYOR

Pirelli bu hafta sonu Dünya Ralli Şampiyonası’nın ikinci etabı olan İsveç Rallisi’ne Sottozero Ice lastiklerini götürüyor. Sottozero Ice, vulkanizasyon sırasında patentli bir prosesle lastiğe entegre edilen 384 çivili tasarımıyla biliniyor. Pirelli gibi İsveç Rallisi de serinin başladığı 1973 yılında Dünya Ralli Şampiyonası’nın parçası olmuştur.

Yarış: Dünya Ralli Şampiyonası takvimindeki gerçek anlamda tek kış yarışı olan İsveç Rallisi, yarışmacılara benzersiz bir mücadele imkanı sunuyor. Etaplar, kar ve buz kaplı mıcır yollardan oluştuğu için yüzeye batabilecek ve tutuş sağlayacak özel çivili lastikler kullanılıyor. Bu yıl etaplarda son sezonlarda pek görülmeyen yoğunlukta kar bekleniyor.

 

Pirelli pilotları: Pirelli, tek lastik tedarikçisi olduğu Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nın yanı sıra İsveç’te JWRC dışındaki bazı pilotların donanımını da sağlıyor. Bunlar arasında 2017’nin Dünya Rallycross şampiyonu Johan Kristofferson, Toyota himayesindeki Takamoto Katsuta ve Hiroki Arai yer alıyor. Diğer Pirelli katılımcıları arasında Kevin Abbring, Mattias Adielsson, Janne Tuohino, Tamara Molinaro ve Jarkko Nikara (bir başka eski Pirelli Star Driver) gibi tanınmış isimler sayılabiliyor. Toplamda JWRC dahil 33 pilot ralliye Pirelli lastikleriyle katılıyor.

 

Ürün: İsveç’te Sottozero Ice 1 olmak üzere sadece tek tip lastik kullanılacak. Her lastik, çok kaygan olan yüzeye rağmen mükemmel tutuş sağlamak amacıyla özgün tungsten uçlu 384 çivi içeriyor. Pirelli’nin benzersiz vulkanizasyon prosesi, etaplarda yolda mıcır olduğu zaman bile çivilerin lastikte kalmasını sağlamaya yardımcı oluyor.

 

Kurallar: Pilotların yarışta en fazla 22 lastik kullanmasına izin verilirken denemeler için ayrı lastikler tahsis ediliyor. Pilotlar artık İsveç’te özel dar lastikler kullanmıyor; onun yerine jant ölçüsünün mıcırda kullanılanla aynı olması gerekiyor. Çivilerin toplam uzunluğu en fazla 20 milimetre (çıkıntı için limit olmaksızın), maksimum ağırlığı ise dört gram olabiliyor.

 

Etkinlik: İsveç Rallisi, 15 Şubat Perşembe günü 19 özel etabın ilkiyle başlıyor. Toplam 314,25 kilometrelik ralli, 18 Şubat Pazar günü öğle saatlerinde Torsby’de sona eriyor. İsveç Rallisi’nin ilginç bir özelliği olarak, Cuma günkü etkinliğin büyük kısmı Norveç’te gerçekleşiyor.

 

Pirelli açıklaması: Ralli etkinlikleri müdürü Terenzio Testoni: “Halen Dünya Rallycross Şampiyonu olan ve ilk WRC yarışlarına hazırlanırken testlerde büyük ümit vadeden Johan Kristofferson gibi çok özel misafirlerimize hoş geldin demekten memnuniyet duyuyoruz. Bu macerada onun yanında yer almak harika bir his. Bu hafta sonu ısının düşük, karın bol olmasını bekliyoruz dolayısıyla Sottozero Ice lastiklerimiz için ideal koşullar olacak.

Exit mobile version