Çiğköfte Bayiliği Veren Firmalar

 
Modern tesislerinde el değmeden markalı etsiz çiğköfte üreten şirketlerin sayısı 30’u, pazarın yıllık hacmi ise 600 milyon TL’yi aştı.
ETSİZ çiğköfte sloganıyla yola çıkan girişimciler, son 5 yılda muazzam bir hızla büyüyerek 600 milyon TL’lik pazar yarattılar. Bu kayıtlı rakam. Aslında rakamın çok daha yukarılarda olduğunu söyleyebiliriz. Son yıllarda çok sayıda girişimci bu ürünü restoran köşelerinden çıkarıp başlı başına birer marka haline getirdiler. Büyük tesisler kurarak çiğköfteyi fast food sektöründe önemli bir alternatife dönüştürdüler.
Hemen hepsi gıda mühendisleri denetiminde, malzemenin yoğurulmasından servise hazır hale getirilmesine kadar el değmeden üretim yapıyor. Halen çoğu İstanbul merkezli 30 civarında tescilli çiğköfte markamız bulunuyor.
Özetle birkaç cesur girişimcinin çabalarıyla ortaya çıkan etsiz çiğköfte serüveni tüm Türkiye’yi sarmış dununda. Hatta bazıları Avrupa ülkelerinde, ABD’de bile şubeler açıyor. Sadece kendileri değil bayilik veya franclıising sistemiyle girişimcilere de bu işe yatırım yapma fırsatı sunuyorlar…

Adıyamanlı Çiğköfteci Alim Usta Bayilik Veriyor

 
Firma İsmi : Adıyamanlı Çiğköfteci Alim Usta
Bayilik Kategorisi : Gıda
Kuruluş Yılı : 2008
Şube Sayısı : 60
Firma Tanıtım : Çiğ köfte sektörünün gelişmesinde büyük pay sahibi olan firmamız, yaptığı yatırımlarla beraber ürünlerinin kalitesini ve ambalajlarını devamlı olarak geliştirmektedir.
Meşhur Adıyamanlı Çiğ Köfteci Alim Usta olarak Bayilik sistemiyle tüm Türkiye genelinde şubeler açıp lezzetini herkese tattırmaktadır.
Kendi oluşturduğu müşteri portföyünü liderlik seviyesinden düşürmeyen firmamız sizlerden aldığı bu güveni en iyi seviyelerde tutmaya devam edeceğinden şüphe duymamanız dileğimizdir.
Bayilik Şartları : Türkiye’nin her noktasına ücretsiz bayilik veriyoruz!
Özel paketlenmiş vakumlu ambalajlarımızla hazırladığımız bol cevizli çiğ köftelerimiz kapınıza kadar teslim ediliyor. Size sadece çiğ köfteyi ambalajından çıkartıp satmak kalıyor. Üstelik %300 lere varan kar oranı!
Çok düşük maliyetlerle dükkanınızı açın, hemen kazanmaya başlayın!
Bayilik Yatırım Maliyeti ve Ortalama Kar Marjı : %300 Kar Marjı
İletişim Bilgileri
İlgili Kişi : ERKUT COŞKUN
Telefon : 05370103858
E-posta Adresi : bilgi@cigkoftecialim.com

Obur Çiğ Köfte Bayilik Veriyor

Obur çiğ köfte bayiliği İle kendi İşinizi kurma fırsatı sunuyoruz

OBUR Çiğ köfte 2008 yılının nisan ayında faaliyetine çiğ köfteci adı altında başlamıştır.
Çiğ köfteci olarak isim yapan firmamız ciddi bir müşteri portföyüne ulaşmanın mutluluğunu yaşamaktadır.
2011 yılı itibarı ile kendisini yenileyerek , daha da gelişmek ve büyümek amacı ile OBUR ÇİĞ KÖFTE ismini almıştır.
Geçen zaman içinde deneyim kazanarak işini daha fazla benimseyerek, daha kaliteli hizmet verebilmek için sabır anlayış ve müşteri memnuniyeti ile kendini geliştiren OBUR ÇİĞ KÖFTE yeni şubelerini açma yolunda ilerlemektedir.
Çiğ köfteyi el değmeden tamamen doğal malzemeler kullanarak üreten, sadece kendisi satan ve önemli bir müşteri portföyüne ulaşan OBUR ÇİĞ KÖFTE büyüme yoluna girmiş olup bu pazardaki hedeflerini büyütmüş daha kurumsal bir hizmet vermek amacıyla kendi şubelerinin yanında bayiliklerde vermeye başlamıştır.
Kendi İşinizin sahibi olmak İstermisiniz?
OBUR Çiğ köfte nin bayiliği için temel şartlarımız aşağıdaki gibidir;

  • Bayilik düşünülen iş yerinin araç ve yaya trafiği yoğun,merkezi yer olması.
  • Bayilik düşünülen bölgede OBUR Çiğ köfte nin şubesi var ise yeni açılacak bayi ile arasında uygun mesafe olması.
  • Bayilik istenilen iş yerinin 15 m² den küçük olmaması içinde su tesisatı ve mutfağının olması.
  • Bayilik sözleşmesinin taraflarca imza altına alınıp uygulanması.
  • Bayilik düşünülen yerin dizaynının obur çiğ köftenin belirlediği konsepte uygun olması.
  • Bayilik OBUR Çiğ köftenin tavsiye ettiği çalışma saatleri 11:30 – 00:30 arası.

OBUR Çiğ köfte bayiliği için, yapmanız gerekenler:

  • Uygun kriterlere sahip bir işyeri bulmanız.
  • Dekorasyon boya badana işletme kriterlerine göre yapılacaktır.
  • Oturma yerleri çalışma tezgâhı ve vitrin tabela uygun resim ve panolar.
  • Yatırım maliyeti restoranın tipine ve büyüklüğüne bağlı olmakla birlikte 10.000 ile 20.000 TL arasındadır.

İletişim
Obur Çiğ Köfte
Nihat Kılıç
Tel: (212) 640 68 85
Mobil: 0507 259 00 70
 

Köftedokya Çigköfte Bayiliği Veriyor

Köftedokya, Etsiz Çiğ Köfte, el değmeden gıda Mühendisleri denetiminde ve konusunda uzman ustalar tarafından hazırlanmaktadır.  Sunumuyla, eşsiz tadı, leziz ve iştah açan görünümüyle yemekten öte, bir tutkudur. Yüzyıllarca konsepti birbirine benzeyen çeşitli yörelerde kültürel olarak üretilip sunulan Çiğ köftenin orijinali çiğ et, çeşitli baharatlar, bitkisel yağ, köftelik ince simit bulgur ile yapılır ve yapıldığı yerde hemen tüketilmesi gerekmektedir aksi halde fermante olarak basili üretmektedir. Bu durumda insan sağlığı için son derece zararlıdır. Çiğ et kullanılarak üretilen çiğ köfte,  bir merkezde üretilip bir birinden uzak farklı yerlerdeki dükkânlarda satılması gıda sağlığı yasalar açısından imkânsızdır. Fast food beslenme alışkanlığının alabildiğine yaygınlaştığı,  günümüzde;  doğal,  besleyici ve sağlıklı alternatif besin maddelerine ihtiyaç duyulmaktadır. İşte bu arayış yine çeşitli yörelerdeki lezzet ustalarının ilgisini çekmiş ve yine bir birinden farklı yöresel izler taşıyan farklı lezzet ve sunumlarda fakat içerisinde et bulunmayan hoş kokusu, lezzeti, görünümü, sunumu ile etli çiğ köfteye benzeyen Etsiz çiğ köfteler doğmuştur.
Köftedokya, etsiz çiğ köfte  %100 doğal malzemelerle hazırlanan özel bir formüle sahiptir, Üretiminde kullanılan malzemeler,  üreticisinden mevsiminde ve en kaliteli hasatlardan seçilmekte olup,  köftedeki et’in yokluğu ceviz’in eşsiz aroması ve tadı ile giderilmektedir. Köftedokya,  “ Kapadokya’dan gelen doğal lezzet “ sloganıyla ürettiği etsiz çiğ köfteyi orijinal görünümü ve lezzeti ile sağlıklı bir ortamda en son teknoloji ile donatılmış tesislerinde üreterek sunmayı başardı.
Ürün yelpazesi ve hizmet kalitesi ile Türkiye’nin (ve Dünya’nın) lider etsiz çiğ köfte markası olmayı hedefleyen Köftedokya etsiz çiğ köfte;  çok kısa bir sürede siz değerli dostlarımız ile birlikte sektörde hak ettiği yeri çoktan almıştır.
Köftedokya ilk üretimine 2010 yılında Kapadokya’nın merkezi Nevşehir’de başladı.  Çok kısa bir süre içerisinde çok sayıda noktaya ulaştı. Benimsediği Misyonuna sımsıkıya sarılan,  Vizyonu ile hedeflerine hızla koşan kararlı örgüt yapısıyla, bu lezzeti tüm dünyaya tattırmaktır.  Köftedokya’nın çalışma ilkeleri, “insana”, “ürüne” ve “hizmete”  verilen değer üstüne kuruludur. Merkezde ve bayi kanallarında ekip ruhuyla çalışma, işini önemseme,  gereğini yapma ve birbirine destek olma vazgeçilmez temel değerlerimizdir.
Ürünlerin kalitesi ve lezzeti, satın alma departmanından depoya, üretimden tesisimizden dükkâna, tezgâhtan müşteriye çok önemsediğimiz ve değer verdiğimiz bir zincir şeklinde sağlanır, izlenir ve raporlanır. Müşterimize verdiğimiz önem en öncelikli görevimizdir. Sunduğumuz hizmet, ürünü paketleyip müşteriye vermekten ibaret değildir.
Müşteriyi karşılama, beklentilerini anlama, ürünleri tattırma, isteklerini karşılama, uğurlama ve paket servis gibi hizmet aşamaları Köftedokya ‘nın farkını oluşturur.
Köftedokya’nın orta vadedeki hedefi, etsiz çiğ köfte pazarındaki liderliğini konseptine uygun sektörün gelişimine paralel değişik ürünlerle genişletmek, üretimini yapmak ve yurt içi pazarlarla birlikte yurt dışı pazarlara’da açılmaktır.
Köftedokya Farkıyla Franchise
1. Köftedokya  TV, billboard, gazete, internet ve radyo gibi  reklam kanallarını planladığı reklam bütçe imkanları çerçevesinde kullanarak  işletmelerinin  satışlarını artırıcı faaliyetlerde bulunur.  Yaptığı reklam ve tanıtım faaliyetleri ile etsiz çiğ köftede piyasasında akla ilk gelen marka olmayı hedeflemektedir.
2. Franchise alan iş ortaklarımızın yaptıkları işte En yüksek kazanç’ı sağlayabilecekleri, Dükkân yerini seçme ve makul koşullarla kiralama yapabilmeleri için konusundaki pıyasa deneyimini aktarmak sureti ile yardımcı olur.
3. Dükkân’ın dekorasyonu deneyimli mimari ekibi ile gerçekleştirilir. Katılım fonuyla oluşan reklam bütçesini yönetir ve reklam ve özendirmeler yapar.
4. Açılış kampanyasını yönlendirir, ürün tanıtımı yapmak ve ikram olarak dağıtılmak üzere ücretsiz ürün verir.
5. Yaptığı sürekli denetim ve desteklerle işletmenin verimliliğini arttırır.
Verdiği eğitimlerle gerek franchise alanın, gerekse çalışanlarının performansını artırır.
Franchise Alandan İstenen Şeyler
1. İşinin başında durması, müşterilerine iyi hizmet sunmayı en önemli önceliği sayması.
2. Kurallara uyması, Köftedokya kalite el kitabında yer alan prensipleri şahsi değerleri olarak kabul etmeli.
3. Ödemelerini aksatmaması, dürüst tacir görünümünü her zaman muhafaza etmeli ve sistemle rekabet etmemeli.
4. Franchise sisteminin sınırlarını bilmeli, sisteme hiçbir şekilde zarar vermemeli.
5. Kötü yerde iş yapılamayacağını ve işini benimsemeyenin para kazanamayacağını bilmesi, kısa dönemli kazanç olsa bile bunun sürdürülebilir olmadığının bilinmesi.
6. Yanlış yeri ve işletmeciyi onaylamaması, katı kurallarla markayı koruması, franchise sisteminin en büyük avantajıdır.
Doğru Yer;
1. Cadde mağazalarının işlek yerde olması çok önemlidir. Yaya trafiğinin yoğun olduğu mekânlar, araç trafiğinin yoğun olduğu ve durmaya izin verdiği caddeler, Ziyaretçinin yoğun olduğu alışveriş merkezleri tercih edilir.
2. Köftedokya zincirinin ana ürünü ve ağırlıklı satışı, çiğ köfte ve dürümdür. Yaya trafiğinin yoğun olduğu yerlerde dürüm, konut yerleşiminin yoğun olduğu yerlerde paket satışı çok olur. Yer seçiminde ve kiranın belirlenmesinde her iki ürün göz önünde bulundurulur, sadece birine hitap etmemeye dikkat edilir.
3. Mağazanın konumu ve görünürlüğü çok önemlidir. Müşterinin dikkatini çekecek olan tabela ve vitrin bütünüyle görünmeli, uzaktan fark edilmelidir.
4. Mağazanın vitrini, büyüklüğü, su ve elektrik tesisatı, tavan yüksekliği, kaldırım genişliği, yoldan yüksekliği, otopark imkânı gibi fiziki koşulları ise uygun olmalıdır.
5. Aranan kıstaslar ve alt sınırlar Köftedokya tarafından bildirilir.
6. Kira kontratı uzun vadeli olmalıdır.
7. Her işletmenin çevresinde paket servis için yeterli iş potansiyeline sahip bir bölge tanımlanır.
Doğru İşletmeci
1. Köftedokya işletmecisi, satış, kar ve müşteri memnuniyeti sağlayabilmek için belli özelliklere sahip olmalıdır. Böylece hem kendinin, hem Köftedokya’nın beklentileri karşılanır.
2. Sahibinin uygun becerilere sahip olduğu ve işiyle bizzat ilgilendiği işletmeler çok daha başarılı olduğundan, işletmecimiz öncelikle işinin başında bulunmalı, öncelikli işi bu olmalıdır.
3. Müşterilerimiz, sunduğumuz özel lezzete alışır, güvenir, sürekli gelir, hatırlanmayı, önem verilmeyi beklerler. Dükkân da ve paket serviste özel ilgi, ürün sohbeti, satışı artırmakla kalmaz, beklenir de.
4. İşletmecimiz, müşterilerle ilişki kurmaya yatkın, işinde de müşteri odaklı olmalıdır.
5. İşletmecinin personelinden şikayete hakkı yoktur.
6. Onları motive etmek, yoğun tempoda çalıştırmak, tanıtım etkinliklerinde kullanmak, verimli yönetmek onun işidir. Kendisi de yoğun çalışma ortamına ayak uydurabilmelidir.
7. İşletmeci öğrenmeye açık ve öğretmeye hazır olmalıdır. Köftedokya, geliştirdiği ürünleri, işletme ve pazarlama yöntemlerini sürekli eğitimle aktarır, işletmeciden de personeline aktarmasını bekler.
8. İşletmeci, mağazanın yatırımını ve cari harcamalarını karşılayacak maddi güce sahip olmalıdır.
9. İşletme normalde sahibini geçindirir ama bir masraf gerektiğinde de sahibine muhtaç olur.
Yatırım ve İşletme
1. Franchise anlaşmasının imzası ile birlikte yatırım başlar.
2. Bölge verilip yer aranabileceği gibi, yer bulunup onaylatıldıktan sonra franchise anlaşması da yapılabilir.
3. Dükkan franchise giriş bedeli ödenir.
4. Yerin onaylanıp kiralanması ile birlikte proje ve inşaat aşamasına geçilir.
5. Köftedokya için çalışan deneyimli ekip projeyi çıkarır, fiyatlandırır, franchise alana sunar. Anlaştıktan sonra en geç 3 hafta içinde dükkan açılışa hazır hale gelir. Verilen yapım bedeline tüm tabela, inşaat, tesisat, ekipman, dekorasyon masrafları dahildir.
6. Yatırımcı şubeyi kendi imkânları ile yaptırmak isterse, anlaşmalı mimarımızın proje ve denetleme bedelini ödeyerek, Köftedokya standart ve prosedürlerine uymak kaydı ile kendisi yaptırabilir.
7. Dükkanın yakın çevresine açıldığını bir kampanya ile duyurması, başlangıçta yapacağı ciroyu artırır, tanınmasını hızlandırır. Köftedokya geçmişte kazandığı deneyimi ile açılış kampanyasını yönlendirir, bununla ilgili tüm harcamaları franchise alan yapar.
8. İşletmenin Köftedokya’dan mal alımı kesin sipariş ve ön ödeme ile yapılır. Siparişi takip eden ikinci gün ürünler işletmede teslim edilir.
9. İşletmenin ana masraf kalemleri, hammadde, kira, personel, tanıtım ve diğer giderlerdir. Bunların oranlarının belli sınırlar içinde kalması sağlanmalıdır.
10.Köftedokya franchise işletmesi, düşük yatırımını, yüksek karlılığı ile çok kısa sürede çıkaran, kolay işletilen, çok cazip bir iş fırsatıdır.
İletişim
Bahçelievler Mahallesi Toptancılar Sitesi Karataş Sokak 2.Blok No:16 50100 Nevşehir
Tel : 0384 212 20 88
Email : info@koftedokya.net
 
Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Usta Bayilik Veriyor
Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Usta, Ahmet Arslan tarafından 1999 yılında kurulmuş.
Evde hazırladığı çiğkofteleri özel olarak dizayn ettirdiği bir araçta satmaya başlayan Arslan, daha sonra yanına oğlu Fatih’i de alarak bu işi büyütmeye karar veriyor. Bu süreçle “Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Usta” adını tescil ettiriyor. Sonra Avcılarda bir üretim tesisi kuruyor. Şirketin şimdi 28 şubesi var ve bunların çoğu İstanbul’da bulunuyor. Konya, Tokat, Çorlu ve Çerkezköy’de de şubeleri bulunan Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Usta, yurtdışındaki ilk şubesini Hollanda Rotterdam’da açtı. Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Usta Genel Müdürü Fatih Arslan, bu yatırımın öyküsünü şöyle anlatıyor
“HollandalI iş ortağımız Türkiye’ye geldiğinde ürünlerimizi tatmış. Çok beğenince bizimle ortak iş yapmak istediğini söyledi. Görüşmeleri hızlı bir şekilde sonuçlandırarak ilk şubemizi bu ülkede açtık.”
Elazığlı Çiğköfteci Ahmet Ustanın bu şekilde başlayan yurtdışı macerası Hollanda’yla sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Avrupa ülkelerindeki marka tescil işlemleri yürüten şirket, halen Almanya, Fransa, Hollanda ve İsviçre’de fizibilite çalışmaları yapıyor. Arslan, bu yıl 30 şube daha açmayı hedeflediklerini söylüyor. Bir şubenin toplam yatırım tutarı 20 bin TL
İletişim Bilgileri
Telefon: 0212 428 5110
 

Tatlıses Çiğköfte Franchise Vermeye Devam Ediyor

Sanatçı İbrahim Tatlıses, çiğ köfte şubeler zincirini genişletiyor. 1 ayda 170 bayilik veren Tatlıses bu rakamı ilk etapta 400 adete yükseltecek.
Tatlıses, Türkiye genelinde kuracağı çiğ köfte zincirinin halkalarından 4’ünün açılışını, Tarabya Ferahevler’deki şubede yaptı.
Açılış töreninde konuşan Tatlıses, “Bu işi yapıyorsan, ya aslını yapacaksın ya da yapmayacaksın. Halkı sömürmeyeceksin. Türkiye genelinde çiğ köftenin yüzde 65’i su, bulyon ve patatesten yapılarak maliyeti düşürülmeye çalışılıyor” şeklinde konuştu.
Tatlıses, Şanlıurfa’da çiğ köftenin su ile yoğurulmasının ayıp olduğunu ve asla su konulmadığını ifade ederek, ticaretin ahlaklı bir şekilde yapılması gerektiğini, yemediği hiçbir şeyi halka satmadığını kaydetti.
Mevcut firmaların standartlara uygun hizmet veremediğini ve kendisinin Seyrantepe’de bin metrekarelik alan üzerine son teknoloji ile çiğ köfte fabrikası kurduğunu belirterek, “Türkiye genelinde 400 bayi hedefliyoruz. 1 ayda 170 bayilik verdik. Bu bayiler, dekorasyon işlemleri tamamlandıkça açılmaya devam edecektir” dedi.
Açılışla, Ferahevler’deki şubenin yanı sıra, Kağıthane Sanayi Mahallesi, Şişli Kurtuluş ve Kadıköy Erenköy şubeleri de hizmete girdi.

Anasayfa


Bayimiz olun tabelanız Tatlıses olsun! İrtibat numaralarımız;
Özlem Yetiş 0530 281 59 81
A. Kerim Çağlayan 0541 598 20 02
 

Yesa Çiğköfte Ücretsiz Bayilik
Acının Lezzetinden ücretsiz bayilik Destek bizde, koşulsuz kazanç sizde

1995 Yılında çiğköfte sektörüne giren firmamız başlangıçta ürettiğini yalnız kendisi satan ve bilinen çevresine alışkanlık yaratan lezzetini 2004 yılına kadar genişletmeden sürdürmüştür. Daha sonra Avrupa’da Almanya ve Hollanda’da belirli çevrelere ürünlerini göndermeye başlayarak yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı özledikleri çiğköfte lezzetiyle buluşturmaya başlamıştır. Bu güne kadar sadece kendine ait şubeler ve yurt dışına üretim yapan firmamız 2010 yılında şirketleşmeye gitmiş, dış pazardaki hedeflerini büyütmüş, daha kurumsal ve yaygın hizmet verebilmek amacıyla tescilli YESA ÇİĞKÖFTE markasını oluşturmuştur. Yurt içinden gelen talepler üzerine 2011 yılında franchising vermeye başlamıştır.
Sektördeki diğer firmalara oranla kullandığı malzeme kalitesinden dolayı daha yüksek maliyetlerle üretim yapan YESA ÇİĞKÖFTE kar marjının değil hizmet kalitesinin yüksek olmasını ilke edinmiş, bu nedenle maliyetlerinin tüm fazlalıklarını göz ardı ederek tüm firmalarla aynı satış fiyatlarını uygulamıştır.
YESA ÇİĞKÖFTE, uzun yılların deneyimi, tüketici beklentileri ve bayi beklentileri konusunda tecrübeli kadrosuyla sektörün birinci sırasına oturmayı hedefleyen ve her zaman örnek alınacak bakış açısıyla fark yaratan kurumsal bir firma olduğunun bilincindedir. Kendisini bu güne getiren ve daha da ileri götürecek olan gerçeğin “Tam Müşteri Memnuniyeti” ve “Kalitenin Asla Düşürülmemesi” olduğunu bilmekte ve bu ilkelerinden asla taviz vermemektedir.
YESA ÇİĞKÖFTE, 2011 yılından itibaren 5 katlı yeni üretim binasında en modern ve en hijyenik ortamda yüksek kaliteli lezzetini sizlere sunmaktan onur duymaktadır.
Bayilikle ilgili bilgi almak için iletişim bilgilerinizi ve nerede açmayı düşündüğünüzle ilgili kısa bilgileri yandaki formu doldurarak bize ulaştırırsanız kurumsal pazarlama uzmanlarımız sizinle aynı gün içersinde irtibata geçerek tüm detaylar konusunda sizi bilgilendireceklerdir.
Son yılların en gözde ve kazançlı sektöründe bizimle yola çıkmayı planladığınız için teşekkür ederiz…
Yenimahalle E-5 Kuzey Yanyol Cad. No:87
Kumburgaz / Büyükçekmece / İSTANBUL / TURKEY
Telefon : +90 212 853 30 39 Pbx
Fax : +90 212 885 26 61
Email : info@yesacigkofte.com
Websitesi : www.yesacigkofte.com
 

Komagene Yeni Bayilikler Veriyor


Son yıllarda zincir satış noktaları açarak çiğköfteyi popüler hale getiren üreticilerden Komagane, franchise vereceğini açıkladı. ‘Etsiz çiğköfte‘ üreticisi şirkete göre franchise için hareketli bir noktada 20-30 metrekare işyeri ya da AVM’de kioks gerekiyor. Bu tip bir şube açmanın masrafı 20-30 bin lira. Türkiye genelinde mevcut 230 franchise noktası bulunduğunu belirten Komagane, yeni sezonda bu sayıyı 300’e çıkarmayı hedefliyor.
 
 

Kısa Sürede Kazandıracak İş Fikirleri

Bu girişimler kısa sürede çok kazandırabilir. Pratik bir eğilimden sonra en uygun yatırımı kolayca yapabilirsiniz…
KARİDES pahalı besin maddelerinin başında geliyor. En çok yetiştiriciliği yapılan coğrafya Güneydoğu Asya ülkeleri ve Çin. Amerika’da ise kontrollü yetiştiricilikle karasal sahalarda karides çiftliklerine izin veriliyor.
Asya’da ‘mangrov’ (bataklık orman alanları) ve pirinç tarlaları yakınına yapılan yapay havuzlar sayesinde yüksek miktarda karides hasadı yapılıyor.
Önemli olan havuzlardaki su sıcaklığının 17 derecenin altına inmemesi. Üstelik bu yetiştiricilik özel türler dışında yeraltı suyuyla da yapılabiliyor.
Milyonlarca yumurta bırakan karides türlerinin hemen hepsi alg orijinli özel yemlerle besleniyor.
Yumurtalar için ‘inkubasyon’ tanklarına ihtiyaç var. Yavrular takviye edilmiş ışık kaynağı altında kapalı mekânlarda besleniyor, ortalama 25 gün içinde havuzlara aktarılıyor.
Yetiştiricilikte ‘jumbo boy’ olarak bilinen ve ‘prawn’ olarak adlandırılan dev karides türleriyle en iyi sonucu almak mümkün.
Hasat yılda bir kez olmasına rağmen oldukça bereketli. Sıcak sularda iki yılda üç kez ürün alma imkânı var.
Karasal ya da denizel karides yetiştiriciliği minimum müdahale ve yüksek bilgi birikimiyle yapılacak bir iş.
Amerika’da geliştirilen yeni bir teknolojiyle mineral içeriği uygun sıcak su kaynaklarından da yararlanılabiliyor.
Uzun bir eğitim sürecini göze alan girişimciler çevrimiçi ortamda “shrimp farms” tanımı altında yoğun teknolojik bilgilere ulaşabilirler.
ORGANİK PATATESE TALEP VAR
Organik tarım giderek yayılıyor. Kirlenen topraklarda yetiştirilen ürünlerin sağlığa zararlı olduğu artık bilinen bir gerçek.
Dünyada buğday, pirinç ve mısırdan sonra en çok talep gören temel gıda patates. Ancak, patatesin toprak altında yumrular halinde yetişmesi onun çevre kirliliğinden etkilenebileceğini gösteriyor.
İşe sertifikalandırılmış uygun organik patateslerin elde edilmesiyle başlanıyor.
Toprak kalitesi çok önemli! Mükemmel bir yetiştiricilik için ‘kompost’ uygulamasına dikkat etmek gerek. Toprağın asalak ve böceklerden temizlenmesi şart.
Bu amaçla organik patatesler tarlalarda değil, özel hazırlanmış seralarda yetiştiriliyor.
Bildiğimiz patatesin dünyada genetiği değişmemiş türlerinin bulunması hala büyük bir şans. Bir süre sonra bunları elde etmek zorlaşabilir.
Girişimciler patates konusunda kendilerini eğiterek en orijinal türleri organik nitelikte yetiştirebilirler.
Sonuçta patates deyip geçmemek lazım! Önemli olan onun değişik türlerinin yetiştirilmesi ve organik olarak sertifikalandırılması. Ambalaj ve markaya dikkat etmek ise ön koşul.
KANATLILAR VE BALIKLARA DOĞAL YEM
Bazı çiftçiler kimi ürünleri için bu canlı materyale ihtiyaç duyuyor. Bunlar toprağı havalandırıyor, biyo-çevrimin tamamlanmasını sağlıyor. Çiçek tarlaları, ekin bahçeleri için ihtiyaç duyulan doğal bir yardımcı.
Amerika’da bahçe bitkileri ve bahçe gereçleri satan perakendecilerde en fazla satılan ürünlerden biri…
Seralarda ‘özel tür solucan’ üretiminden bahsediyoruz!
Solucanlar aynı zamanda değerli birer protein kaynağı. Hemen her şeyi yiyor ve uygun toprakta çok kolay çoğalıyorlar.
Yumurta kabukları, ekmek atıkları, ıskarta yeşillikler başlıca besinleri arasında.
Standart dışı meyveler ile elma ve muz kabukları dilimlenerek verildiğinde üremeleri çok hızlı.
Islatılmış karton artıkları, saf pamuklu bezler hatta boyasız pizza kutulan bile onların beslenme menüsüne dâhil.
Süt ve süt ürünleri solucanlar için tehlikeli. Çabuk fermente olan yiyecekler yem olarak verilmiyor.
Turunçgiller, sarımsak, soğan yasaklı besinler arasında. Ananas gibi yoğun enzim içeren meyveler ise solucanların ölümüne yol açıyor. Buna taze kesilmiş ot. çimen de dâhil!
Asitli ve tuzlu yiyecek artıklan da üremelerini etkilediği için tehlikeli. Bunların dışında hiç bir külfet yok.
Solucanlar canlı olarak amatör balıkçılıktan sınai balık çiftliklerine kadar oldukça geniş bir yelpazede canlı yem olarak kullanılıyor.
Büyük talep ise şimdi kanatlı yetiştiricilerinden geliyor. Tavuk ve hindi çiftlikleri önemli tüketiciler arasında.
Sürekli hasat edilen solucanlar işlemden geçirilerek hazır ‘pelet yem’ için en iyi protein kaynaklarından biri. Jelö’ (jelatinleşmiş) formları *pet’ (hayvan) mamalarının formülüne giriyor.
Son zamanlarda kozmetik endüstrisinin ilgi gösterdiği bu hayvancıkları yetiştirmek zevkli bir uğraşı olmasa da oldukça kolay.
Gerekli ön bağlantıları kurarak ilgili endüstriler için anlaşmalı yetiştiricilik yapmak mümkün.
Daha fazla bilgi icin sanal ortamda ‘worm feedingW anahtarıyla araştırma yapılmasında yarar var.
SOYLU MANTARLARDAN BİRİ DAHA
Portobello mantarı’ en iyi ticari türlerden biri. Yetiştirilmesi kolay olmasa da bu işte büyük para var.
Kapalı ortamda yetiştirmek en uygun yöntem, önce iyi bir eğitim almak gerekiyor. Hem tipik bir ihraç ürünü, hem de iç pazarda gurme mutfakların vazgeçemediği bir lezzet!
Bu mantar yumuşak toprak karışımına ihtiyaç duyuyor. Kapalı mekânda özel tarhlar kurulması lazım. Ortam sıcaklığı önemli! Toprağa mantar sporlarım karıştırmak ve mantarı beslemek için özel huniler ve gereçler kullanılıyor.
Gelişmenin yakından takip edilmesi şart. Mantarın hasat edilmesi dikkat gerektiriyor. Uzmanlaşmak önemli.
Taze ya da kurutulmuş olarak pazarı hazır. Üstelik fiyatı oldukça tatmin edici düzeylerde…
‘Portobello mushroom’ için literatür dünyasında yüzlerce yayın var. Doğa sevginiz ve mantarlara özel bir yaklaşımınız varsa bu iş tam size göre…
Penceremden
Bakery cafe’ olarak anılan ünlü işletmelerin franchising sistemiyle yayıldığı biliniyor. Türkiye’de tanınmış markalar şimdiden boy göstermeye başladı bile. Ancak ‘franchise fee’ olarak bilinen ortaklığa giriş masrafını göze alamıyorsanız kendiniz orijinal girişimlerle bu alana adım atabilirsiniz. Dünyada birçok marka olmakla birlikte örnek alabileceğiniz işletmeler Fransa ve Amerika’da var. ‘Panera1, ’Au Bon Pain’ en tanınmış markalar arasında. Ekmeklerin yanı sıra salata, çorba ve özel spesiyaliteler, soğuk sıcak sandviçler en dikkat çeken çeşitleri temsil ediyor. İçi oyularak çorba tası haline getirilmiş küre biçimindeki ekmekler ise yaratıcılığın ileri aşamalarından biri. Amaç daha fazla özel yapım ekmek satmak ve faaliyeti müşteriye bir ’kafe’ konsepti içinde sunmak. Sıcak ekmek kokuları içinde çeşitli hamur işlerini kahve eşliğinde almak başlı başına bir zevk. Markalaşma yolunda adım atılacak önemli girişimlerden biri. Tavsiyeye değer farklı bir uğraş.
Kaynak: Para Dergisi

Günümüz Şartlarında Yapılabilecek İşler

1. MUHASEBECİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Hizmetlerinizi ana hatlarıyla belirleyen bir el ilanı oluşturun. Bunu yapmadan önce, bu hizmetlerin ne olacağını bilmeniz gerekir: sadece küçük bir işin muhasebeciliğini mi yapmak istiyorsunuz? Daha karışık düzeyde muhasebecilikte işin ihtiyaçlarına göre, aylık, üç aylık veya yıllık olarak bakiye hesapları, bilanço açıklaması ve diğer finansal raporlarla ilgili çalışma yapılır. Diğer uzmanlıklar vergi hesaplaması ve olağanüstü potansiyel çalışmayı kapsayabilir. Birçok iş sahibi günlük muhasebe kayıtlarını tutarlar fakat vergi hesaplamalarında profesyonel yardım almayı tercih ederler.
2. BİSİKLET TAMİRİ
Ülkenin birçok kesiminde bu iş mevsimlik gibi görülebilir, ama bunu çözecek bir yol bulabilirsiniz. Bir depo kiralayın ve insanların bisikletlerini bakım ve tamirlerini yaptıktan sonra kış boyunca depoda saklamayı teklif edin. Lance Armstrong hayranlarına hitap etmek istiyorsanız, tüm yıl boyunca iş yaparsınız. Bu bisiklet yarışçıları, karda, yağmurda ve gecenin karanlığında idman yaparlar. Bazıları kendi bisikletlerini kendileri tamir ederler, fakat çoğu yapmaz o yüzden tüm yıl iş yaparsınız. Eğer cumartesi günü alışveriş saatlerini tutarsanız, bisikletle ilgili her şeyi konuşacak heyecanlı bir grubunuz olacağından emin olabilirsiniz.
3. TEKNE TEMİZLİĞİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Kış için veya sezon ortası temizliği için sudan çekilen teknelere gövde temizliği yapılması gerekir. Ve teknenin çeşidine göre her şey için büyük bir temizlik yapmak için de iyi bir zaman—güverte, kamarlar, baş kısım. Bahçelerinde tekne bulunan evlerden başlayın. Ya da yat limanıyla bir sözleşme yaparak müşterilerine sunduğu tekne temizleme işini siz yapabilirsiniz.
4. İŞ PLANLAMA HİZMETİ
Genişleme olasılığı var Pazarlama araştırması, iş planı anlatımları ve finansal açıklama hizmeti sunun. Ücretinizi müşterinin isteğine göre belirleyin, ve diğerlerini ek hizmetler olarak teklif edin. Müşterinize elektronik dosya ile istedikleri zaman ulaşabilmelerini sağlayabilirsiniz, veya iş planını dosyalayabilir ve ihtiyaç duyulduğu zaman sunabilirsiniz. Müşterilere göstermek için iş planı örnekleri bulundurun, kendinize de bir iş planı yapmayı unutmayın.
5. BACA TEMİZLEME
Baca temizleme işi ancak halihazırda bu işi yapan birinin yanında çıraklık yaparak öğrenilebilir. Baca uzmanı olarak baca temizleme işini baca kontrolü işiyle birleştirebilirsiniz—sadece bacanın temizlenmesi gerekip gerekmediğine değil bacanın iyi durumda olup olmadığına ve tamire ihtiyacı olup olmadığına bakabilirsiniz.
6.TEMİZLİK HİZMETİ
Temizlik işinin birçok yönü vardır. Ev temizliği, ofis temizliği, restoran temizliği olarak başlayabilirsiniz. İsterseniz aralarından bir tanesi üzerine uzmanlaşarak da tek konu hakkında bir temizlik işi kurabilirsiniz.
7. BİLGİSAYAR TAMİRİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Sistem kullanıcılarının isteyeceği yazılım türlerini öğrenin, kelime işlemcisi, fotoğraf düzeltme yazılımı, dizayn ve özellikle güvenlik yazılımları. Bilgisayarın tüm parçalarını inceleyin, monitör tiplerini ve çeşitlerini, kablolu ergonomik ve kablosuz klavyeleri, fare tiplerini, yazıcıları ve tarayıcıları. Pazarlama bölgenizde hizmet veren tüm internet hizmet sağlayıcılarını iyi şekilde tanıyın. Kişisel bilgisayar kullanıcıları, küçük işletmeler ve büyük şirketlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir uzman haline gelin.
8. DANIŞMANLIK
Genişleme olasılığı var. Danışman olmak için, insanların çalışmayı düşündükleri bir alanda kendinizi danışman olarak sunabilmeniz ve bunun için de o alanda uzmanlığa sahip olmanız gerekir. Örneğin kariyerinizde bir ilaç şirketinin büyük depolarını yönetmişsinizdir, yıllarca büyük bir ayakkabı üreticisinin pazarlama işlerini yapmışsınızdır, kozmetik dükkanı veya restaurant zinciri kurmuşsunuzdur. Bu deneyiminizi benzer işleri yapmak isteyenlere yardım etmek için kullanabilirsiniz ve geçmişte yaptığınız hataları tekrarlamazsınız.
9. KÖPEK YETİŞTİRİCİLİĞİ
Deneyim, sertifika veya sertifika gerekebilir. Dişi köpeğinize uygun partneri bulmadan önce, annelik sorumluluğunu alacak fiziksel durumda olduğundan emin olmanız gerekir. Yavruları için uygun ve güvenli bir yeriniz olduğundan emin olmanız ve bir şeyler yanlış giderse ne yapacağınızı bilmeniz gerekir. Ve yavruları büyütmek konusunda her şeyi bilmelisiniz. Damızlık olarak kullanmak için erkek köpek besleyebilirsiniz. Bu göründüğü kadar kolay değildir. Erkek köpeğinizin damızlık olarak yüksek ücret alması için onu küçük yaşta alıp rekabete hazırlamanız gerekir. Üremelerde yüksek ücret alabilmeniz için, damızlık köpeğiniz isim yapmış olmalıdır.
10. EBAY ASİSTANLIĞI
Evde kenarda köşede kalmış, eBay’de satabileceğiniz eşyalarınız mı var? Bir fiyat belirleyin ve eşyayı açık artırmaya veya eBay mağazanıza koyun. Sonra minimum teklif miktarına ve açık artırmanın kaç gün sürmesini istediğinize karar verin. İşlemler için bir PayPal hesabı açmanız gerekecektir. Ebay’de iş yapmak için bilmeniz gereken her şeye eBay’in internet sitesinden ulaşabilirsiniz.
11. EDİTÖRLÜK HİZMETİ
Genişleme olasılığı var. İşte size evinizin sakin ortamında sunabileceğiniz editörlük hizmetlerinden bazıları. Yazı işleri editörlüğü: Gerçek denetlemenin yapıldığı bölümdür ve dilbilgisi, üslup ve baskı hataları düzeltilir. Düzeltme: Burası bitmiş bir işin uğradığı son yerdir. Düzeltici, yazı işleri editörünün yaptığı düzeltmelerin uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ve süreçte yeni hatalar oluşup oluşmadığına bakar. İndekslemek: İndeksleme kursuna gidebilir ve indeksleme yazılımı edinebilirsiniz. Gelişim editörlüğü: Gelişim editörü elyazması metinler üzerinde çalışır ve organizasyon ve içerik sorunlarıyla ilgilenir. Yayına uygun hale getirme: Uzmanların yazdıkları elyazması metinlere uygulanan bir editörlük hizmetidir. Uzmanlar bir metin yazarlar ve editör onu yayınlanabilir bir hale getirirler. Başkasının adına yazmak: Yazar olarak araştırmayı yapıp, kitabı yazabilirsiniz ve kitap başkasının ismiyle yayınlanır. Reklam yazarlığı: Bir ürün veya hizmetin desteklenmesi amacıyla yapılır. Kitap yazarlığı: Muhasebecilik, iç dekorasyon veya örgü örme gibi bir uzmanlığınız mı var? Neden bununla ilgili bir kitap yazmayasınız? Makale yazarlığı: Bir kitap yazmadan önce, yazılarınızı bir dergi veya gazetede yayımlatabilirsiniz. İnternet sayfası içeriği oluşturma: İnternet sayfası için içerik hazırlama, yazarlıktan para kazanmak için iyi bir yoldur.
12. ELEKTRONİK EŞYA TAMİRİ
Genişleme olasılığı var Bu iş bilgisayar tamirine benzer, ama bu işte bilgisayar dışında tüm elektronik eşyaları tamir edeceksiniz. Küçük elektronik eşyaları söz konusuysa, müşterilerin tamir edilecek eşyayı size getirmesini sağlamalısınız. Çünkü bozuk eşyaları alıp tekrar geri götürmek pahalıya mal olacaktır. Ayrıca insanların eski elektronik eşyalarını size getirmelerini sağlarsanız, onların parçalarını kullanabilirsiniz.
13. OLAY PLANLAMA
Genişleme olasılığı var. Yapmanız gereken ilk şey çalışmayı planladığınız bütün potansiyel olay yerlerini ziyaret etmektir. Pazarlama müdürüyle gezerek her yerde nelerin müsait olduğunu öğrenebilirsiniz. Özelliklerini çeşitlendirerek türlere ayırmanızı sağlayacak bir veri tabanı oluşturun—insanların sayısını, gerekli araç gereç olup olmadığını, sandalye kiralama ihtiyacı olup olmayacağı gibi şeyleri belirleyin. Ve bir olay planlamaya başladığınız zaman, olay için anahtar parametrelerin neler olduğunu belirleyebilirsiniz ve temel kriterlere uyan 3 veya 4 yerde kolaylıkla işinizi yapabilirsiniz, nişan partileri vb…
14. BİLİRKŞİLİK HİZMETİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Bu işten para kazanmanızın bir yolu bir bilirkişi olmanızdır. Eğer davalarda işe yarayabilecek konularda uzmansanız, bilirkişi olarak avukatlarla çalışabilirsiniz. Bilirkişilik alanında çalışmanın bir diğer yolu ise avukatlar ile bilirkişileri bir araya getirmektir—iddia makamı veya savunma makamı için olabilir. Büyük davalarda bilirkişilik yapmak için herhangibir yere uçakla gitmeniz gerekebilir. Ülkenin her yerinde bilirkişi bulundurmanıza gerek yoktur.
15. MALİ PLANLAMA
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Başlangıçta sertifikalı mali planlamacı olabilmek için sertifika programına katılmalısınız. Bu sertifika sizin uzmanlığınız ve güvenilirliğiniz olduğunu gösterecek ve bu fark insanların sizi mali planlamacı olarak seçmesini sağlayacaktır.
16. BİT PAZARI
Genişleme olasılığı var. İnsanlar haftasonlarını, diğer insanların istemedikleri eşyalarının arasında hazineler arayarak geçirmeye bayılırlar. Siz bu düzeni değiştirip arada sırada yeni şeyler de satmayı ihmal etmeyin. İnsanların tekrar gelmesini ve yeni olan ne var diye bakmalarını istersiniz. Bir şeylerin yeni gözükmesi için çok fazla yeni şeye ihtiyacınız yok. Çok uzun zamandır elinizde olan bir mal bile olsa, onu masanın üstünden alıp, bir kitap rafının en üstüne yerleştirmek fark edilmesini sağlayacaktır.
17. GOLF KOÇU
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Yerel halk kurslarına koçluk hizmetinizi tanıtın. Personeliyle ilişkilerinizi geliştirin ve sizi koç olarak tavsiye etmelerini sağlayın. Müşteri bulabileceğiniz bir başka yer iş dünyasıdır. Golf işadamlarının ofis dışında ilişki kurdukları bir oyundur. Bir golf koçu olarak ün yapmak istiyorsanız, ortalama bir golfçüden daha iyi olmalısınız. Bunun dışında iyi bir öğretmen olmalı, motive edebilmeli ve değişik tipte insanlarla çalışabilmelisiniz.
18. EVDE ENERJİ KONTROLÜ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Tüm ev sahipleri, her zaman faturalarında tasarruf etmeye çalışır. Siz onlara evlerini dnetleme hizmeti vererek ısıtma, soğutma ve elektrik faturalarında gerçekten tasarruf etmelerini sağlayabilirsiniz. Tesisatı kurma ve uygulama servislerini de siz yaparak işi bir adım daha öteye götürebilirsiniz. Cihazların yaşlarını da göz önünde bulundurarak verimliliklerini hesaplayın. Ve su ısıtıcısını unutmayın!
19. EV MUAYENESİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Başarılı olmak için, sizin servislerinizi müşterilere tavsiye edecek emlakçılarla ilişki kurmanız gerekebilir. Ev muayenesi işi sürekli olarak eğitiminizi ve bilginizi yenilemeniz gereken bir alandır. Piyasaya sürekli yeni ürünler çıkıyor – sadece tahtadan yapılan asma katlar hakkında bilginiz varsa, gerçek tahta gibi görünen kompozitler gibi piyasadaki yeni malzemeleri nasıl denetleyeceğinizi ve değer biçeceğinizi bilemezsiniz. Bu arada karbon monoksit salınımı gibi tüm kimyasal önlemler ile ilgili güncel güvenlik yöntemleriyle ilgili bilgilenin.
20. EVE AİT İŞLERİN ORGANİZASYONU
Genişleme olasılığı var. Evdeki organizasyon işini siz yapabilir veya ev sahibine organizasyonu daha iyi yapması konusunda danışmanlık yapabilirsiniz. Evdeki değişik odalar için değişik organizasyon seçenekleri hazırlayın ve ev sahibine hangi tarzdan hoşlandığını sorun. Ailenin evi nasıl kullandığını anlayabilmek için anketler hazırlayın. Çocuklar okuldan sonra yoğun şekilde aktivitelere mi katılıyorlar? Yoksa okuldan sonra eve gelip oyuncaklarıyla mı oynuyorlar? Aynı odada mı kalıyorlar? Tüm bunlar bir organizasyon planı hazırlamanıza ve ailenin kahramanı olmanıza yardımcı olacaktır.
21. İTHALAT/İHRACAT UZMANLIĞI
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Eğer halihazırda ithalat ve/veya ihracatla ilgili deneyiminiz yoksa, uzun bir öğrenme süreci sizi bekliyor. Temel şeyleri öğrenerek ve diğer insanlara ithalat/ihracatla ilgili işlere başlamak için bilmeleri gerekenleri öğreterek başlayabilirsiniz. Bu kadarı bile büyük ihtimalle size ilk birkaç müşterinizi kazandıracaktır. Eğer eğitim seminerlerine devam ederseniz ve ulaştığınız alanı genişletirseniz, muhtemelen çabuk bir şekilde yeterli ve sürekli müşterileriniz oluşacaktır, ama yeni şeyler öğrenmeyi sakın ihmal etmeyin.
22. İÇ DEKORASYONU
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Müteahhitlere işlerinizi pazarlayın. Yeni ev alan kişiler ev dekorasyonu ile ilgili seçeneklere ve ihtimallere boğulurlar. Evdeki tüm önemli unsurlar ve tüm büyük odalar için anketler hazırlayın. Ev sahibinin evi nasıl kullanacağını belirleyin – çocuklar var mı? Evcil hayvanlar? Evin hanımı yüksek topuklu ayakkabı giyiyor mu? Eve ayakkabılar çıkarılmadan mı giriliyor? Odalar nasıl kullanılacak? Aydınlatma ışıklarıyla, dekorasyon ışıkları nasıl yerleştirilmelidir?
23. TAKI TASARIMI
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Takı işine girmenin birçok değişik yolu vardır ve çalışırken kullanabileceğiniz farklı türlerde malzemeler bulunur. Madenlerle çalışmak, muhtemelen en çok özel araçla çalışmayı gerektiren durumdur. İşleyebilmek için madeni ısıtmanız ve kesip oyabilmek için uygun araç gerece sahip olmanız gerekir. Fakat takı yaparken cam, plastik, boncuk, tüy hatta tahta gibi başka birçok malzemeler kullanabilirsiniz.
24. REKLAM İLANLARI HAZIRLAMA
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Eğer insanları heyecanlandıran ve müşterinizin sattığı şeyleri almalarını sağlayan reklamlar hazırlayabiliyorsanız, bu işten iyi para kazanabilirsiniz. Eğer reklam ilanları hazırlama işinde çok deneyimli değilseniz, bir kursa gitmelisiniz. Üniversitelerde; broşürler, kataloglar, reklamcılık ve elbette internette reklam yapma konusunda size bilgi verebilecek kurslar bulunmaktadır.
25. NOTERLİK/SULH HAKİMİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Amerika’nın birçok eyaletinde, belli belgelerin yasallığına mühür veya imza ile şahitlik eden memurlar bulunur ve onlara noter denir. Birçok eyalette bir sınavı geçmiş olmak ve geçmişinin temiz olması gerekir. Noter olmak çok az bir paraya mal olur ve noterlikten kazandığınız para da çok değildir. Sulh hakimleri daha çok evlilik töreni gerçekleştirirler. Eyaletlerin sulh hakimi olmak ve hizmetlerini gerçekleştirmek için, değişik kuralları ve prosedürleri vardır. Sulh hakimi ve/veya noter olmak çok fazla paraya mal olmaz. Ve çok para kazandıracak bir girişim de değildir! Bir çok eyalette sulh hakiminin hizmeti karşılığı alacağı ücret belirlenmiştir. Sulh hakimleri, yolculuk, provalar, hazırlıklar ve diğer özel istekler için ekstra ücret alırlar.
26. ÖZEL KAPICILIK
Bu iş çok yetenekli ve işleri halledebilen kişiler için uygundur. Sizi işe alan insanlar, istedikleri şeyi hemen getirmenizi ve yüzünüzde bir gülümseme olmasını bekleyecekler. Olası müşterileriniz sabah yedide ofiste olan ve çoğu akşam dokuza kadar ofiste kalan, bü tür işleri yapmak için çok az zamanları kalan üst düzey yöneticiler olacaktır.
27. KİŞİSEL ANTRENÖR
Hizmetlerinizi restaurantlar, marketler gibi herkesin gittiği yerlerde pazarlayın. İnsanlar konu fit olmak olduğu zaman mahremiyetlerine önem verirler, o yüzden bir internet sitesi oluşturmak iyi bir fikirdir. İnsanlar internet sitenize girip, kişisel antrenörlüğünüzün onların istediği gibi olup olmadığına karar verebilirler. Kişisel antrenörle çalışmanın güvenli olduğunu vurgulamanız önemlidir. Müşterilerinizin, sakatlanmalardan kaçınarak daha fit olmalarını sağlayabilirsiniz.
28. MÜLK YÖNETİMİ
Eğer kiralık evler söz konusuysa, işiniz bu yerlerin iyi durumda olduklarından emin olmaktır. Sezonsal yerler için, sizin işiniz, ev boşken, sezonsal ziyaretlere hazır ve iyi durumda olmasını sağlamaktır. Eğer ev sahipleri kışın altı haftalığına evden giderse, mülk yöneticisi gerekli kontrolleri yapar. Güvenlik sisteminde bir sorun olursa, güvenlik sistemi operatörünün iletişim kuracağı kişi siz olacaksınız.
29. KÜÇÜK ALETLERİN TAMİRİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Birçok yüksekokulda, belli seviyede alet tamiri kursları açılıyor. Öğrenmenin başka yolu da bir tamircide veya tesiste yarı zamanlı bir işe girmektir, ama yine de planlarınız konusunda açık fikirli olmalısınız. Kendinizi, çim biçicilerle, jeneratörlerle, bahçe aletleriyle, odun kesicilerle, kar temizleme aletleriyle çalışmaya hazırlamalısınız. Traktörler, kar arabaları gibi daha büyük işler almak isteyip istemediğinize karar vermelisiniz.
30. GÜNEŞ ENERJİSİ UZMANI
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Genişleme olasılığı var. Bir güneş enerjisi uzmanı olarak, müşterilerinize evleriyle ve çevreleriyle ilgili güneş enerjisi kontrollerini yapıp bununla ilgili raporlar hazırlayabilirsiniz. Bu basit ışıklandırmadan, kapsamlı güneş enerjisi tesisatına kadar gidebilir. Güneş enerjisi alanında bilgi sahibi olmak için bu tip ürünler üreten bir şirkette çalışabilirsiniz. Ancak danışmanlık için bir şirketle ve ürünle bağlı olmamak ve güneş enerjisi alanındaki tüm ürünlerden tavsiyede bulunmak en iyisidir.
31. VERGİ HESAPLAMASI
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Birçok vergi hesaplama kuruluşları sizi onlarla çalışmaya hazırlamak için kurslar, seminerler ve eğitimler verir. Onlar için çalıştığınızda, yalnız çalışmadan önce vergi hesaplaması ile ilgili çok şey öğreneceksiniz. Vergi hesaplaması ve zorlukları ile ilgili çok fazla eğitim imkanları vardır. Birçok birey veya firma vergilerini hesaplatmak ve onların adına takip etmesi için birini işe alıp, yılda birkaç yüz dolar harcamaya hazırlar.
32. POST DOLDURMA
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Bugün post doldurma işi, sadece gerçek örnekleri korumakla sınırlı değildir. Hayvan doldurma aynı zamanda, yapay malzemeler kullanarak onu canlandırmak anlamına gelir. Başlangıç seviyesinden, uzmanlık seviyesine kadar değişik derecelerde açılan post doldurma kursları, hemen hemen ülkenin her yerinde bulunmaktadır. Her işte olduğu gibi post doldurma işinde de son teknikleri ve malzemeleri öğrenebileceğiniz toplantılar gerçekleştirilmektedir.
33. KOLTUK KAPLAMA
Eğer dikiş konusunda ustalık sahibiyseniz, koltuk tamiri sizin için mükemmel bir iş olabilir. Kaplamacılığı öğrenmenin en iyi yollarından biri, atılmış bir koltuğu alarak, parçalara ayırmaktır. Bu işi yapmayı öğrenmenize yardım edecek kitaplar ve videolar da mevcuttur. Bazen kaplama yapılacak mobilyanın, başka tamire ihtiyacı olabilir. Müşterilerinize tavsiye edebileceğiniz mobilya tamircilerinin bir listesini yapın. Ya da sizinle çalışması için bir tamirci işe alın ve bunu alacağınız ücrete ekleyin. Küçük çapta tamirleri siz de yapmayı öğrenebilirsiniz.
34. SAHAFLIK
Hemen hemen herkesin, evlerinde bir yerlerde saklanmış birkaç kutu kitap bulunur. Neden bunu bir işe çevirmeyesiniz? Sürekli müşterileriniz olması için, düzenli mesai saatleriniz olmalıdır. Dükkanınızı belli bir veya iki kategoride kitap satan bir yer olarak tanıtın, bazı ilk baskıları indirimli satın, tüm karton kapaklı kitaplar bir dolar ve tüm ciltli kitaplar iki dolar olsun ve değiş tokuş yapın. Dükkanınızda haritalar, resimler, posta kartları, tebrik kartları, ve dergiler satabilirsiniz.
35. DÜĞÜN PLANLAMACISI
Elbise stilleri, renk trendleri gibi düğünlerle ilgili tüm trendlerden ve modadan haberdar olmalısınız. Çiçeklerin seçiminden, düğün kıyafetleri ve nedimelerin giysilerinden, yer seçimi ve yiyecek içecek seçimine kadar, müşterilerinize toptan bir hizmet sunmalısınız. İşinizi kurmadan önce, tüm düğün alışverişi yapılan mağazaları gezin, yakında gelin olacakmış gibi davranın ve bu mağazalarda ne tür hizmetler verildiğini, müşteriye nasıl davranıldığını görün. İnsanlarda düğün planlama konusunda gidilecek doğru kişi olduğunuz izlenimini bırakmak için, işle ilgili her detayı bilmelisiniz. 1500$ ile 3000$ arası başlayanlar.
36. CİHAZ TAMİRİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Her evde küçüklü büyüklü cihazlar bulunur. Kendi başınıza çalışabilirsiniz ya da mağazalarla anlaşıp onların garanti hizmetlerini yerine getirebilirsiniz, daha da iyisi ikisini aynı anda yapabilirsiniz. İşleriniz güzel olduğunda tavsiyeler olacak ve bu size bir müşteri ağı kazandıracaktır. İşinizi yavaş yavaş büyütün. Müteahhitlerle ilişiler kurun, böylece yeni yapılan evlere cihaz kurulumu işlerini alabilirsiniz.
37. BİLGİSAYAR ÖĞRETMENLİĞİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Genişleme olasılığı var. Eğer hem Macintosh hem PC kullanımında uzmansanız, iki tür bilgisayar için de öğretmenlik yapmalısınız. İnsanlara sevdikleriyle irtibatta olmaları için, interneti ve email’i öğreterek geçiminizi sağlamanız mümkün. Bu işte dikkat edilmesi gereken bir şey var o da şudur; insanlar bilgisayarın çalışmasıyla ilgili her türlü detayı öğrenmek istemezler. Eğer onlara bitlerı, baytları, megapikselleri anlatarak bilgi yağmuruna tutarsanız, sonsuza kadar kağıtlarını ve kalemlerini kullanırlar.
38. YAYIMCILIK
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Yayımcılık programı kullanarak, gazete, dergi, kitap ve hatta reklam broşürü hazırlayabilirsiniz. Yayınlarınızın içeriğini siz oluşturabilirsiniz veya bunun için bir yazarı işe alabilirsiniz. Alternatif olarak, gazete, kitap ve diğer şeyleri kendi içerikleriyle tasarlamak ve oluşturmak için, yayımcılık hizmetlerinizin reklamını yapablirsiniz.
39. ÇİT KURMA
Çitler her yerdedir. Sonsuza kadar dayanmazlar, bu yüzden belli sıklıklarla tamir edilmeleri ve değiştirilmeleri gerekir. Genelde çitler tahtadan yapılır. Ama, daha uzun ömürlü olması ve daha az bakım yapılması vinil çok popüler bir çit malzemesi oldu. İşlenmiş demir, özellikle kentsel bölgelerde sık kullanılan bir malzemedir. Hurdacılarda demir alışverişi yaparken eğlenebilirsiniz.
40. SERBEST ÇALIŞAN GRAFİK TASARIMCILIĞI
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. İnternetteki çoğalmaya rağmen, basın hayatımızda olmaya devam edecek. El ilanları, gazeteler, dergiler, bilgi broşürleri, reklamlar basın dünyasının serbest yazarları işe alabilecekleri türlerden sadece birkaçı. İnternet siteleri ve online reklamcılık yapanlar da grafik tasarımına ihtiyaç duyarlar. Uzmanlık alanınız sadece tasarımcılık olsa da, editörlük, basma ve işin son halini postaya verme hizmetlerini de sunun. Bu sayılan işlerden yapamadıklarınız varsa serbest çalışan kişilere yaptırabilirsiniz.
41. HEDİYE SEPETİ HİZMETİ
Genişleme olasılığı var. Hediye sepeti işine girmenin en iyi yolu, en uygun yeri bulmaktır. Köpek mi seversiniz at mı seversiniz ya da insanların ilgisini çekecek şeyleri bir araya getirecek uzman mısınız? Bir hediye sepeti oluşturabilecek bir ürün mü yarattınız? Son on yılda kendi sabununuzu kendiniz mi yaptınız? Kendi sabunlarınızdan bir veya iki tane, el kremi, fırça ve manikür setinden oluşan bir hediye sepeti çok hoş olacaktır.
42. DUVAR YAZISI SİLME
Her tür yüzeyden (çimento, ahşap, asfalt) her tür şeyle yazılan yazıları (boya, tebeşir, keçeli kalem) çıkarabilecek ürünleri alın. Duvar yazısı hizmeti vermenin en iyi yolu abonelik anlaşması yapmaktır. Ayda bir kere veya müşteriniz hangi sıklıkta isterse, evlerinin etrafında gezin ve duvar yazılarını temizleyin. Onların işini kolaylaştırın, aylık veya üç aylık ücretler alın.
43. KUAFÖRLÜK
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Kuaförlük oldukça kazançlı olabilecek, popüler bir iştir. Evde yapılan kuaförlük işi genelde halihazırda kozmetikle ilgili kariyeri olan, ve değişiklik isteyen kişiler içindir. Eğer zaten kozmetik alanında eğitiminiz ve sertifikanız varsa, ve deneyimliyseniz, kuaförlük salonunda çalışmaya başladığınızda zorluk çekmeyeceksiniz.
44. BİTKİSEL ÜRÜN PAZARLAMA
Öncelikle bitkisel ürünlerinizi canlı olarak mı, toplanmış ve demet yapılmış şekilde mi, yoksa kurutulmuş mu satacağınıza karar vermelisiniz. Eğer bahçıvanlara değil de aşçılara satış yapmayı düşünüyorsanız, bitkilerinizi taze toplanmış ve paketlenmiş şekilde, veya kurutulmuş ve poşetlenmiş şekilde satabilirsiniz. “Seçmece” şekilde satmayı da düşünebilirsiniz ama unutmayın ki bitkiler pek çok P.Y.O. ürününden daha narindir. Eğer bitki toplama işini siz yaparsanız, bahçenizi çekişmelerden ve hırpalamalardan kurtarmış olursunuz.
45. BAHÇE MİMARLIĞI
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Eğer bu tip işlerde becerikliyseniz, diplomanız olması şart değildir. Bir çok kişi baharda bahçelerine çeki düzen verdirmek ister, yazın çimlerini biçtirmek, sonbaharda yapraklarını süpürtmek, kışın karda çalılarının ve araba yolunun düzeltilmesini isterler. Aynı zamanda bir yıllık veya uzun ömürlü bitki dikimi gibi bahçe hizmetleri verebilirsiniz., sebze bahçesi hazırlayabilirsiniz, ekim ve sonbahar temizliği, haşere kontrolü ve sulama yapabilirsiniz. Ağaç bakımı hizmeti verebilirsiniz. Bahçede bitkilerle ilgisi olmayan işleri de yapabilirsiniz: taş duvar yenileme, çit çekme, sulama sistemi kurulumu vb.
46. MASAJ TERAPİSTİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Hizmetlerinin etkili biçimde pazarlayabilmeniz için masaj terapistliği alanında sertifikanız olması gerekir. Sertifika veren kurslar sadece insan anatomisi ve psikolojisi ve masajın bunlar üzerinde etkileri konusunda bilgi vermekle kalmaz, aynı zamanda bu konuda nasıl iş kurulabileceğini de gösterir. Bir sertifika programına katılabilir veya buna benzer bir belge alarak 5000$’lık sınır içinde kalarak işinizi kurabilirsiniz.
47. TAŞINMA HİZMETİ
Taşınan birçok insan ağır eşyaların taşınması için birini tutuyor. Büyük çaptaki uzun mesafeler arası taşınma işlerini, büyük taşıma şirketlerine bırakabilirsiniz. Sizin işiniz yerel, şehir içi veya yakın şehirlere taşınma işleri olabilir. Bu tür işler insanların kendi başlarına halledebileceklerini düşündükleri işlerdir, o yüzden siz onları böyle olmadığına ikna etmelisiniz. Kendilerinin 500 tane başka işleri olduğu için, şehrin her yerinde bulunan tabelalarınız sayesinde taşıma işini size vereceklerdir.
48. MÜZİK DERSİ VERME
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Çalabildiğiniz enstrümanları öğretebilirsiniz, eğer çok yetenekli bir müzisyenseniz farklı enstrümanları çalmayı da öğretebilirsiniz, örneğin aynı sınıfta telli ve üflemeli çalgılar olabilir. Yer durumuna ve enstrümanların müsait olma durumuna göre birebir ders verebilir veya sınıf açabilirsiniz. Devlet okulları giderek daha az resim ve müzik dersleri vermeye başladılar, bu yüzden okullara bu derslerle ilgili takviyede bulunabilirsiniz.
49. FOTOĞRAFÇILIK
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Fotoğrafçılık birçok değişik şekillerde yapılabilen bir iştir. Bir alanda uzmanlaşabilirsiniz, bu konuda en çok düğünler tercih edilir. Fotoğrafçılık için uygun yerler keşfedebilirsiniz: insanları evcil hayvanlarıyla, aileleriyle ve evlerinde çekebilirsiniz, tatil günleri, doğumgünü partileri ve yılbaşı kartları için çekim yapabilirsiniz, seçenekleriniz sonsuzudur.
50. HALI TEMİZLEME
Sentetik halıdan yün halıya kadar, her tür malzemeden yapılmış halıyı temizlemeyi öğrenmelisiniz. Eğer değerli antik halıları ve aile yadigarlarını temizlemeyi düşünüyorsanız, bu konuda eğitim alıp bunları temizlemenin özel yollarını öğrenmeniz gerekir. Zor kirleri ve kokuları halılardan nasıl çıkaracağınızı öğrenin (kedi ve köpek kokusu gibi), böylece hizmetlerinize talep büyük olacaktır.
51. İNTERNET SİTESİ KURMA
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. İnternet sitesi kurma konusunda detaylı bilgileri, alışveriş kart sistemini nasıl kuracağınızı, güvenlikle ilgili konuları öğrenebileceğiniz birçok kurs bulunmaktadır (bunların birçoğu da online kurslardır). Tabi ki tasarım yapacağınız şirket hakkında da bilgi sahibi olmanız gerekir. İnternet sitesini hazırlarken şirketin hangi yönünü vurgulayacaksınız? Vahşi rekabeti seven modern bir şirket mi, bunu anlatmak için parlak renkler ve eğlenceli grafikler kullanabilirsiniz. Ya da belki mavi, siyah ya da kestane gibi renkler daha uygun olacaktır.
52. ODA KİRALAMA VE KAHVALTI
Evin diğer kısımlarından bağımsız, ayrı banyosu olan bir odanız mı var? Turistik bir yer, spor stadyumuna veya yılda bir yapılan bir olaya yakın bir yerde mi oturuyorsunuz? Veya eviniz bahar rüzgarları, yazın cırcırböcekleri, sonbaharda tazelik veren ve bir şehirlinin haftasonu kaçamağı yapacağı bir yerde mi? Cuma ve cumartesi günleri odayı 150$’a kiraladığınız düşünürsek, 48 haftada yıllık kazancınız 14.400 $ olacaktır! Sahip olduklarınız değerlendirerek benzersiz bir deneyim yaşayabilirsiniz.
53. YILBAŞI AĞAÇLARI SATIŞI
Yılbaşı ağaçları yetiştirme işine girecekseniz, ileriyi planlamalısınız. Bir yılbaşı ağacının küçük bir fidandan, 1.5-1.8 metre boyuna gelebilmesi için yedi yıl gerekir. Kendi ağaçlarınızı kendinizin satması en iyisidir. Müşteriler size gelir, istedikleri ağacı seçerler ve siz onu topraktan çıkarıp satarsınız. Diğer bir seçenek ise ağaçları toptancıdan almak, onları kendi bahçenizde veya şükran gününden noele kadar kiralayacağınız bir arsada satmaktır.
54. KREŞ
Belki çocukları çok seviyorsunuz. Belki kendiniz de çocuk sahibisiniz ve günün bir bölümünde birkaç çocuğa daha bakmak size cazip geliyor. Amerika’da kreş hizmetleri süreklilik arz eder. Birçok kişi çocuklarına kurumsal bir yerde bakılmasındansa, ev ortamında bakılmasını tercih ediyorlar. Evde yapılacak bir kreş işi hızlı bir şekilde ilerleyip başarılı olacaktır.
55. EVCİL HAYVAN BAKICILIĞI
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir. Bu işe başlarken hemen hemen hiç sermayeye ihtiyacınız yoktur. Bazı genel referanslara sahip olmanız gerekir, ki bunlar az paraya mal olur ya da hiç para gerekmez. Muhtemelen şimdi veya geçmişte evcil hayvan sahibi olmanız, bu konuda deneyime sahip olmanız gerekir. Hayvan yemi satan mağazalarda, hayvan hastanesinde veya hayvanlarla ilgili başka bir işte çalışmış olabilirsiniz. Müşterilerinizin güvenini kazanmalısınız. Evlerinin anahtarını verdiklerinde, değerli eşyalarıyla oynamayacağınızı bilmeliler. (yoksa paralarını geri isterler.
My Fikirler
 

Yatırımcı Bekleyen İş Fikirleri

Balkabağı cipsi
Yüksek oranda tuz ve yağ içeren klasik cips çeşitlerine alternatif bir ürün geliştirdiklerini belirten Uludağ Üniversi-tesi’nden Emine Aydın, “Balkabağını kolay bir şekilde, belirli basit işlemlerden geçirdikten son-ra, aromatize edici bazı baharat (tarçın, zencefil) ve esmer şeker ilave ettik. Daha sonra yağ ve tuz kullanmadan fırınlandı. Trans yağ içermeyen ve kalorisi de çok düşük alternatif bir çerez ürettik. Tuz içermediği için yüksek tansiyonu olan hastalar tarafından da güvenle tüketilebilir” diyor. Aydın, bu yeni ürün için Türk Patent Enstitüsü’ne patent başvurusu yapmış.

Akıllı çiğ süt toplama tankı
Projenin amacı çiğ süt toplama sürecinde kalite ölçümünü sağlamak şeklinde özetlenebilir. Netlog Lojistik Hizmetler şirketinden Uygar Uşar tarafından geliştirilen bu proje ile üreticiden sütün tanka alındığı andan itibaren takip online olarak sağlanıyor. Uşar, “Mevcut çiğ süt toplama sürecinde çiğ süt kalite testleri tanklardan alımda veya fabrika girişlerinde yapılıyor ya da hiç yapılmıyor. Bu proje ile her üreticinin bir çipli kimlik kartı olacak, sütü soğutma tankına getirdiğinde kartı ile önce kendini tanıtacak ve üreticiden alınan süt miktarı kayıt altına alınacak. Ardından çift membranlı tanka sütü dökecek, myfikirler.com sütün kontrolleri birinci membran içindeki test kitinde yapıldıktan sonra sütün kalitesi uygun ise sütün ikinci hazneye geçmesine sistem izin verecek ve bu arada bir akış ölçer (flovvmeter) vasıtası ile ölçüm otomatik olarak yapılacak. Tanka bağlı bir GPS/GPRS modülü vasıtası ile üretici ID bilgileriyle bağlantılı olarak sütün kalitesi, miktarı verileri istenen bir merkez bilgisayara anında yönlendirilecek. Bu sayede süt tanka getirildiği anda üretici bazında kalite, miktar ve tarih-saat bilgileri merkezi bir kayıt sistemine işlenmiş olacak” diyor.
Ödül alan projeler…
Gıda Ar-Ge Proje Pazarı’nda İzmir İleri Teknoloji Enstitüsü Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Levent Yurdaer Aydemir “Fındık küspesinden gıda, ilaç ve kozmetik alanında kullanılabilecek katma değeri yüksek protein izolatı üretimi” projesiyle birincilik ödülünü aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Metalürji Fakültesi Biyomühendislik Bölümü’nden Serkan Yaman “Et ve et ürünlerinin menşeinin belirlenmesinde hızlı, özgül ve denetleme noktalarında kullanıma uygun tanı kitlerinin üretilmesi” projesiyle ikinci, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden K. Arzum Erdem Gürsan ise “Endokrin bozucu kimyasalların tayini için moleküler baskılanmış polimer ile modifiye elektrokimyasal sensörlerin geliştirilmesi” projesiyle üçüncü oldular.
Keçiboynuzu dondurması
Keçiboynuzu en eski tıbbı bitkilerden biridir. Kimyadan kozmetiğe, tekstilden matbaacılığa kadar çok geniş bir alanda hammadde olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda gıda sektöründeki tüketim şekilleri de çeşitlendi. Keçiboynuzu unu, kreması, çayı bunlardan ilk akla gelenler. Bu tarz yenilikçi ürünlere bir yenisini ekleyen Harran Üniversitesi’nden Emre Soydemir ve Adem Karaaslan, keçiboynuzu dondurmasını geliştirdiler.
Karaaslan, Türkiye’de bol miktarda yetişen keçiboynuzunu, sevilerek tüketilen bir tatlı çeşidi olan dondurmayla birleştirdiklerini söylüyor. Keçiboynuzu, çekirdekleri ayrıldıktan sonra kavrulup öğütülüyor. Böylece tat ve kıvam bakımından kakao benzeri bir ürüne dönüşüyor. Elde edilen bu un kıvamındaki keçiboynuzuna süt yağı, süt tozu, emülgatör, şeker ilave edilerek dondurma yapılıyor.
Dr. Serdal TEMEL / EBIC Ege
Ege Bilgi ve Yenilik Merkezi] Müdürü
Projeler artık ürüne dönüşmeli
Proje üretme beceri ve kapasitesi yüksek bir ülkeyiz. Üniversiteler, sanayiciler ya da bireysel girişimciler her geçen gün farklı ve yaratıcı projeler ortaya çıkarıyor. Ancak üretilen projelerin sonuçlandırılmasında ve sonuçların ekonomiye aktarılmasında ülkemizde hala sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle proje sonuçlarının patentlenmesin de ve bu patenlerin ticari bir ürüne dönüştürülmesinde hızlı ve radikal kararlar alınması gerekiyor. Bu süreçte tüm proje sahiplerine destek verilmeli ve yardım edilmeli.

Salepin ticari üretimi
Salep adıyla bilinen orkide türlerinin çoğu Türkiye’de doğada kendiliğinden yetişiyor. İlkbahar aylarında orkide yumruları doğadan toplanıyor. Ancak, bilinçsiz sökümler ve aşırı toplama nedeniyle bitkinin geleceği tehlike altına girmiş durumda… İşte bu noktadan hareket eden Ankara Üniversitesi’nden Serkan Vezi-roğlu, doğadan söküm yerine bitkinin tarımsal üretiminin yapılması için gerekli teknikleri ortaya koyan bir çalışma gerçekleştirdi. Ve-ziroğlu projesini şöyle özetliyor: “Karasal orkidelerin klasik yöntemlerle üretimi mümkün değil. Salep elde edilen orkide türlerinin tohumları çok küçük ve toz şeklinde. Tohumlarında besin dokusu (endosperm) da yok. Ancak doku kültürü yoluyla orkide tohumlarından bitki elde etmek mümkün. Çalışmalarımızda beş farklı orkide türünde in vitro salep bitkisi ve yumrularını elde etmeyi başardık.”
Ahtapot köftesi
Erciyes Üniversitesi’nden Hatice Kübra Yılmaz, Helena Maria Moreno Conde, A. Javier Borderias Juarez ile birlikte ahtapot ürünlerinin çeşitlendirilmesi konusunda bir çalışma yapmışlar. Yapılan bu çalışma sonucunda gıda sektörü için yenilikçi bir ürün ortaya çıkmış. Ahtapot kullanılarak parmak şeklinde hazırlanan bu ürün, sosa batırılarak atıştırmalık olarak tüketiliyor. Ayrıca cazip bir sunumla tabakta da servis edilebilir.
Sürülebilir et ürünleri
Uzmanlara göre dengeli bir beslenme için günlük protein ihtiyacının yarısı hayvansal kökenli besin maddelerinden karşılanmalı, insanların günde 75-80 gram protein almaları, dengeli olarak beslenebilmesi için gerekli görülüyor. Bu proteinin yaklaşık yarısının (30-35 gr) hayvansal orijinli protein olması şart, işte bu gerçekten yola çıkan Ordu Üniversitesi’nden Emine Güldal, etlerin kesildikten sonra hijyenik koşullarda işlenip, çeşitli baharat ve soslarla aromalarının zenginleştirilmesi ile sürülebilir bir et ürünü elde etmiş. Güldal, “Çocuklar ve hazır gıda tüketimi artan tüm bireylerin ürünümüzü tercih edeceğini tahmin ediyoruz” diyor.

Konsept av turizmi
Türkiye’de son dönemde kırsal turizm faaliyetleri yükselen bir trend. Bu kapsamda yerli ve yabancı turistlere macera, ekoloji, akarsu, yayla, botanik, doğa yürüyüşü, kuş gözlemciliği ve av turizmi gibi seçenekler sunuluyor. Ege Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden İsmail Şafak, av turizmi için bir proje geliştirmiş. Şafak, bu proje ile keklik ve sülün yetiştiriciliğine dayanan bir köy avlağı modeli geliştirdiğini söylüyor. Bu doğrultuda Balıkesir’de sülün ve keklik yetiştiriciliğine uygun potansiyel alanlar belirlenip kırsal turizmin hizmetine sunulacak. Belirlenen alanlarda keklik ve sülün yetiştirecek işletmeler kurulacak. Yetiştirilen ürünler daha sonra doğaya salınacak. Av turizminden faydalanacaklara konaklama hizmetleri de sunulacak. Ayrıca köylerde satış noktaları ve lokantalar kurulacak.
Mobil sulama makinesi
GAP Tarımsal Araştırma Enstitü-sü’nden Ümran Atay ve ekip arkadaşları, TÜBİTAK’tan aldıkları desteklerle yenilikçi bir sulama makinesi tasarlamış ve prototipini hazırlamışlar. Bu makine dünyada bir ilk. Güneş piliyle çalışan makine hafifliği sayesinde istenilen yere rahatlıkla taşınabiliyor. Ayrıca üzerindeki paneller iki düzlemde (doğu-batı ve kuzey-güney yönünde) otomatik olarak güneşi takip etme özelliğine sahip. Bu sayede benzer sistemlere göre yüzde 30-40 oranında daha fazla güneş enerjisi topluyor. Makinenin toplam ağırlığı 8 ton. Değişik derinliklerde çalışmak üzere altı pom20pa başlığı var. Atay, “Elektrik şebekesinin olmadığı bir araziye yeni elektrik hattı çekmektense mobil güneş pili sulama sistemi kurulursa kendini bir yıl içinde amorti edecektir” diyor.
Antioksidanlı zeytinyağı
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Beraat Özgelik, zeytinyağı kalitesini artıran bir proje geliştirmiş. Zeytin meyvesinin antioksidan özelliğinde önemli rol oynayan maddeler ne yazık ki kırma, ezme ve ısısal işlemlerde zarar görebiliyor. İşte bu gerçeklerden yola çıkan Özçelik, zeytinyağının verim ve kalitesini koruyan bir yöntem geliştirmiş.
Findık küspesinden protein
Fındık küspesi bir süredir alabalık ve levrek üretim çiftliklerinde balık ve soya küspelerine alternatif bir yem olarak kullanılıyor. Ayrıca fındık küspesinin kanatlı hayvan yemi olarak kullanılmasıyla ilgili çalışmalar da var. Fındık küspesinden gıda, ilaç ve kozmetik endüstrisinde kullanılmak üzere katma değeri yüksek protein izolatı elde edilmesiyle ilgili ilk çalışma İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Levent Yurdaer Aydemir tarafından gerçekleştirildi. Yapılan deneylerde farklı işlemlerle elde edilmiş olan izolatların protein içerikle- I rinin yüksek olduğu görülmüş. Buna göre fındık protein izolatından insan sağlığına katkı sağlayabilecek yeni fonksiyonel gıdalar geliştirilecek.
Ayrıca ilaç ve kozmetik ürünlerde kullanılma potansiyeli çok yüksek.

Zencefilli salata sosu
Bu projede, natürel zeytinyağı görünümünde ve özelliklerinde, doğal salata sosu ürünleri geliştirilmiş. Projenin geliştiricisi Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden Buket Aydeniz. Diyet yapan kişilerin menülerinde salataların ilk sırada yer aldığına dikkat çeken Aydeniz, “Salata tüketimi çok yaygın. Salatalarına farklı lezzetler katmak isteyenler, piyasada çok farklı kıvamda ve aromalarda salata soslarını satın alıyorlar. Ancak bunlar arasında doğal olanların sayısı son derece sınırlı. Bu çalışmamızla natürel zeytinyağı temelli, içinde yeşil çay, brokoli, kurkumin ve zencefil eks-traktları bulunan salata sosları üretmeyi planlıyoruz” diyor.

Yeni tip besi çiftliği
Selçuk Üniversitesi’nden Nuh Uğurlu, klasik süt ve besi sığırı işletmelerine alternatif olabilecek yenilikçi bir model geliştirmiş. Bu yeni model farklı büyüklüklerdeki sığır işletmelerinde kullanılabilecek. Yeni barınak modelinde, hayvan konforu en üst seviyede tutulmuş.
Ayrıca alanların planlanması ve boyutlandırılmasında hayvan davranışlarına uygunluk esas alınmış. Yapısal ve çevre koşullarını yeniden düzenlediklerini belirten Uğurlu, tüm bunlar sayesinde hayvan konforunu artırdıklarını söylüyor. Bu yenilikçi barınağın hayvan başına maliyeti 2-4 bin TL arasında değişiyor.
Aspir yağı
Tekrar tekrar kullanılan kızartmalık yağların sağlık açısından sakıncalı olduğuna dikkat çeken Trakya Tarımsal Araştırma Enstitü-sü’nden Merve Güzel, “Oysa as-pirden hem ekonomik hem de sağlık açısından daha güvenli kızartmalık yağ elde edilmesi mümkün” diyor. Yapılan çalışma sonucu aspir bitkisinin, oleik asit oranı yükseltilmiş çeşitleri geliştirilecek. Güzel, bu özellikteki aspir bitkisinden elde edilecek yağın diğer kızartmalık yağlara göre daha sağlıklı ve kaliteli olacağını söylüyor.
Alternatif besin takviyesi
İstanbul Üniversitesi’nden Tamer Özcan tarafından yapılan bu çalışmada, omega-3 ve ome-ga-6 yağ asitleri içeriği yüksek bazı bitki türlerinin yetiştiriciliği yapılacak. Daha sonra bu bitkilerin tohumlarından elde edilecek yağlar, gıdalara zenginleştirici besin öğesi olarak katılacak. Ayrıca besin takviyesi olarak jel kapsül halinde üretilip piyasaya da sunulacak.
Atıştırmalık çerez
Mersin Üniversitesi’nden Aylin Altan, fermente edilmiş farklı baklagil unlarından, düşük glise-mik indeks, yüksek diyet lif ve protein içeriğine sahip çerezler üretecek. Patates cipsleri ya da diğer çerezlerin tuzlu ve yüksek yağ içeriğine sahip olduklarını vurgulayan Altan, Ara öğünlerde tüketilebilecek daha sağlıklı ve besleyici atıştırmalık yeni ürünlerin geliştirilmesiyle sağlıklı beslenmeye katkı sağlanabilir” diyor. Örneğin kolaylıkla işlenebilen bir baklagil olan nohut ve bakladan çerez üretilebilecek.
Deniz yosunu suyu
Günümüz meyve suyu endüstrisinde kullanılan glikoz-fruktoz şeker türleri ve tatlandırıcılar son dönemde eleştirilere konu oluyor. Technical Univer-sity of Denmark’ten Betül Yeşiltaş, “yosun suyu” geliştirerek, bu tarz içeceklere alternatif olabilecek bir ürün ortaya çıkarmış. Yeşiltaş, “Kahverengi deniz yosunlarında bulunan fukoidan maddesinin içecek endüstrisinde kullanımı mümkün” diyor. Fukoidan deniz yosunlarının hücre duvarlarında bulunan sülfatlı bir polisakkarit. Uzak Doğu ülkelerinde düzenli olarak tüketilen deniz yosunlarının insan sağlığına olumlu etkileri olduğu bilimsel çalışmalarla ispatlanmış.

Geleneksel lezzet: Hardaliye
Kırklareli Üniversitesi’nden Buket Aşkın, Trakya yöresine ait geleneksel bir ürün olan hardaliye üretiminde karşılaşılan sorunlara yönelik çözümler geliştirmiş. Aşkın, hardaliye üretim yöntemindeki farklılıkları ortadan kaldırarak üretimde standardizasyon sağlayacaklarını söylüyor. Hardaliye ezilmiş hardal tohumu, vişne yaprağı ve koruyucu madde ilave edilerek kırmızı üzüm ya da üzüm suyundan laktik asit fermentasyonu sonucu elde edilen bir içecek.
Bakliyat, kuru meyve-sebze, su ürünleri

Koruk reçeli
Celal Bayar Üniversitesi’nden Ceyda tncefi-dan tarafından yapılan çalışmada ham üzümün yani koruğun ekşi tadının farklı bir lezzet yaratarak, içecek ve reçel olarak tüketilmesi sağlanmış. Koruk reçeli ve koruk suyu içeren içeceklerin benzeri henüz piyasada yok.
Domates salçası analiz cihazı
Bu proje ile domates salçasının rengini belirlemek ve üründeki siyah benekleri sayarak boyutlarına göre sınıflandırmak amacıyla yeni bir cihaz geliştirilmesi hedefleniyor. Klasik cihazlardaki görüntü işleme sistemine yapay sinir ağları entegre edilmiş, otomatik olarak çalışan bir domates salçası kalite analiz cihazı geliştirilecek. Proje, Namık Kemal Üniversitesi’nden Haşan Murat Velioğlu, Prof. Dr. Şefik Kurultay ve Prof. Dr. İsmail Hakkı Boyacı tarafından geliştirilmiş.
Bal tozu
Hızlı yaşam koşulları nedeniyle insanların hazır gıda tüketimine ilgisi giderek artıyor. Gıda sanayisindeki yeni üretim teknolojileri sayesinde üreticiler pazara sürekli yeni ürün sunuyor. Adnan Menderes Üniversitesi’nden Mehmet Koç, www.myfikirler.com Figen Ertekin ve Aslı Zungur bu gerçekten yola çıkarak “bal tozu” geliştirmişler. Koç, “Balın toz forma dönüştürülmesi bal tüketimini artıracak. Toz bal tek başına tüketilebilebilecek gibi diğer gıdalara ilave edilerek de tüketilecek” diyor. Bal tozu üretimi için püskürtmeli ve dondurarak olmak üzere iki farklı kurutma yöntemi kullanılacak.
Hastalara özel peynir
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Tolga Dinçer, Burçak Ürgüp Pir ve Arzu Burcu Yavuz fenilketonüri hastalarına özel peynir üretimiyle ilgili bir proje geliştirdiler. Fenilketonüri hastalarının sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için yaşamları boyunca fenilalan açısından kısıtlı bir diyet yapmak zorunda olduklarını belirten Dinçer, “Bu nedenle besin değerleri yüksek bazı ürünlerden mahrum kalıyorlar. Örneğin kalsiyumca zengin bir gıda olan peyniri yiyemiyorlar. Ne yazık ki fenilalanin içeriği azaltılmış ürünler ülkemizde üretilmiyor. Bu proje sayesinde Türkiye’de ilk kez fenilalanin içeriği azaltılmış peynir üretilecek” diyor.
Kırmızı pancarlı bisküvi
Bu proje ile toplumun büyük bir kısmı tarafından genellikle ilaç tedavisi ile giderilmeye çalışılan kansızlık probleminin çözümüne yardımcı olabilecek yeni atıştırmalık gıdaların geliştirilmesi amaçlanıyor. Demir içeriği yük-I* sek olan kırmızı pancar tatlı çubuk bisküviye ilave edilerek inovatif bir ürün geliştirilecek. Proje, Celal Bayar Üniversitesi’nden Zeynep Aksoylu, Ebru Eroğlu ve Özlem Çağındı tarafından geliştirilmiş.
Kafeinsiz çay üretimi
Çay tüm dünyada yaygın olarak tüketilen bir içecek. Çay içerdiği önemli anti ok-sidan moleküllere ek olarak bir miktar kafein de içeriyor. Fazla miktarda kafein alımı merkezi sinir sistemini sürekli tetiklediği için yorgunluk, depresyon, sinirlilik, titreme, derin uyku yoksunluğu ve vasküler baş ağrısına neden olabiliyor. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden Cüneyt Akı, kafeinsiz çay üreterek bu problemlere son vermeyi hedefliyor.

Prebiyotik mercimek cipsi
Çerez tipi gıda endüstrisi dünyada 60 milyar dolarlık dev bir pazar haline geldi. Pazara sürekli yeni ürünler sunuluyor. Erciyes Üniversitesi’nden Şey-ma Yıldırım da bu alanda orijinal bir proje geliştirmiş. Yıldırım, yaptığı bu çalışma ile mercimekten prebiyotik cips üretecek. Diğer ülkelerde alternatif cips çeşitleri olmasına karşın ülkemizde üretilen cipslerin genelde yağda kızartılarak satışa sunulduğuna dikkat çeken Yıldırım, myfikirler.com “Tüketici bir süre düzenli ola rak cips ve benzeri ürünleri tükettiğinde ürünün tadını kaınksıyor ve dolayısıyla değişik çeşit arayışına giriyor. Bu yüzden üreticiler sürekli olarak yeni ürünler geliştirerek tüketicinin beğenisine sunmaya çalışıyor. Biz de bu noktadan hareketle iyi bir protein kaynağı olan mercimekten cips üretilir mi diye araştırdık” diyor. Elde edilen sonuçlar oldukça başarılı. Pro je tamamlandığında diyet yapan insanların, diabet hastalarının ve aynı zamanda glüten içermediği için çölyak hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği düşük kalorili lifli bir ürün olan mercimek cipsi üretilecek.

Çay atığından biyodizel
Ülkemizde her yıl kıraathane, kafe ve evlerde tüketilen tonlarca çay atığı değerlendirilmeden çöpe gidiyor. Fırat Üniversitesi’nden Serhat Elçiçek, söz konusu atıkları ekonomiye geri kazandıracak bir proje geliştirmiş. Buna göre çay atıkları biyodizel ve biyoetanol üretiminde substrat olarak kullanılacak.
Hayvan atıkları için teknoloji
BulgaristanlI Vladimir Tomov, kesim-hanelerde atık ürün olan hayvan kanı kullanımı için bir teknoloji geliştirmiş. Bu teknolojiyle yüksek proteinli amino asit içeriği olan kan ve süt yem konsantresi elde edilmiş. Bu teknoloji aynı zamanda kanın atılıp atık suları ve böylece su rezervlerini kirletmesini önleyeceği için önemli ekolojik etkilere de sahip.
Ersan Çıplak / Para

Para Kazandıracak İş Fikirleri

BOMBUS ARISI
Devlet hormon yerine döllenmeyi teşvik ediyor
Hormonlu üretime karşı iyi tarım uygulamaları içinde yer alan ve Tarım Bakanlığı’nın da desteğine tabi olan bombus arıları son zamanların en gözde girişim alanlarından biri. Bombus arıları polinasyon (döllenme) amaçlı kullanılıyor.
Döllenme için havanın belli bir sıcaklıkta olması gerekiyor. Üretimde hormonun yerini alan bombus arılarının kullanılması desteklenerek hormonsuz sebze meyveye geçiş hedefleniyor. Antilsan Satış ve Pazarlama Müdürü Ulaş Yıldırım, hormonsuz üretime fırsat veren bombus arısında en büyük üreticilerden biri olduklarını söylüyor. Belçika ortaklı bir şirket olarak Antalya Çakırlar mevkiinde yer alan üretim tesislerinde 350 bin kovan bombus arısı üretildiğini kaydeden Yıldırım, bunun 200 bin kovanını Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini kaydediyor.
Seralardaki doğal döllenmeyi sağlayan bombus arıları üstelik devlet teşviki kapsamında. Öyle ki, geçtiğimiz beş yıl içerisinde bombus arısı için yapılan destek miktarı yaklaşık 6 milyon TL’ye ulaştı. Organik ve iyi tarım uygulamaları için ayrılan destekler bu seviyede olunca seralardaki bombus arısı kullanımı da iki katına çıktı. Bu arıların ömürleri 45 gün ve bir kovan arının fiyatı 150 ile 200 TL arasında değişiyor. Bir kovan arı ile 2 bin metrekarelik serada döllenme yapılabiliyor.
Dikenli incir
Bir diğer adı da Frenk yemişi
Kendiliğinden doğada yetişen, kaktüsgillerden bir bitkinin meyvesi olan dikenli incir, Mersin’in Tarsus İlçesi’ndeki köylülerin önemli geçim kaynaklarından birisi haline geldi. Türkiye’nin hemen hemen her yöresinde görülen ancak, Akdeniz ve Ege’de daha sık rastlanan yabani bir bitki olan dikenli incir, halk arasında ‘Frenk inciri’, ‘Frenk yemişi’ olarak da biliniyor.
Kıraç alanlarda, kurak ve kireçli topraklarda yetişen, ana vatanı ise Güney Afrika olan dikenli incirin Tarsus’a bağlı köylerde hasadı yapılıyor. Yıllık ise 150 bin ton civarında toplanıyor. Tarsus Ziraat Odası Başkanı Ali Gezer, “Dikenli incir kırsal kesimlerde yol kenarlarında bile kendiliğinden yetişiyor. Köylüye de sadece toplayıp satmak kalıyor” diyor. Köylüden 20 kilogramlık sandıkta 12-13 TL’den alınan bu ürün, 60 TL’den alıcı buluyor.
Dikenli incir için özellikle Fransa’dan talep aldıklarını ifade eden Gezer,” “Ayrıca Hacettepe Üniversitesi ile yürüttüğümüz bir projeyle bu ürünü ilaç sektörüne de kazandırmayı hedefliyoruz” diyor.
SOLUCAN GÜBRESİ
Yüksek kaliteli gübrenin hammaddesi
Solucan gübresi, 50 yılı aşkın bir süredir ABD başta olmak üzere Avrupa’da ve dünyanın birçok başka ülkesinde üretiliyor. Her tür meyve, sebze, ağaç ve bitki türlerinin yetiştirilmesinde de yaygın olarak kullanılıyor. Bu solucanlara besin maddesi olarak verilen organik olarak yetiştirilen büyükbaş hayvan dışkılarım, organik bitkisel menşeli atıkları ve geri dönüşümde kullanılabilir nitelikte evsel ve kâğıt atıklarını, kısa süre içerisinde dönüştürmek sureti ile oluşturdukları gübre, yüksek kalitede bir gübre.
Bu anlamda iş fikri oluşturmuş girişimciler var. Örneğin, İstanbul ve Antalya’da bunun için kurulmuş solucan gübresi üretim tesisleri var. Siz tesis kurmasanız bile bu işe kompost kutular alarak başlayabilirsiniz. Bu kutular sayesinde, evlerinizden çöp olarak atılan sebze, meyve kabuk ve posaları, yumurta kabukları gibi değerli organik atıkları değerlendirerek, yüksek kalitede yüzde 100 organik solucan gübresine dönüştürebilirsiniz. Hatta bunu yaşadığınız mahalleye yayarak, işinizi büyütebilirsiniz. Günlük 250 gramlık evsel atık, 500 solucanla gübre haline dönüştürülebiliyor. Gübrelerin kilogramı ise 2 TL’den satılıyor. Kutuların fiyatı 250 ile 550 lira arasında değişiyor.
TATLI PATATES
Hem zahmetsiz hem de pahalı
Manavlarda kilogramı 15-20 liradan satılan tatlı patates, Türkiye’de henüz çok yaygın değil. Oysaki en az normal patates kadar zahmetsiz yetişiyor. Tek farkı ise tatlı patatesin daha sıcak iklimlerde yetişiyor olması. Türkiye’de tatlı patatesin sadece Hatay’da yetiştirildiğini söyleyen Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Emin Çalışkan, ürünün yüksek gelir sağladığına dikkat çekiyor.
Üniversite olarak laboratuvarda ürünün hastalıklı genini temizlediklerini ve verimli hale getirdiklerini belirten Çalışkan,” 3-5 yıl içerisinde bu ürüne olan talep artacak. Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve Ege kıyının bölgeleri ile Samsun, Çanakkale, Yalova, İstanbul ve Kırklareli bu ürünün yetişmesi için ideal” diyor. Özellikle ürüne Avrupa ülkelerinden ciddi bir talep olduğunu ifade eden Çalışkan, şu bilgileri veriyor:
“Patatesin yetişme süresi dört ay. Bir dekara yaklaşık 3 bin civarında fide gerekiyor. Bir fidenin fiyatı ise 10 ile 20 kuruş arasında değişiyor. Bir dekar araziden yaklaşık 50 ile 60 kilogram arasında ürün almak mümkün.”
KALAMATA ZEYTİN
Çuvalların gözdesi
Sandviç ve kanapelerin vazgeçilmezleri arasına giren kalamata zeytini, son zamanlarda oldukça revaçta. Özellikle ABD’de oldukça moda olan kalamata zeytini, Avrupa’da da çok tüketiliyor. Türkiye’de iri olması nedeniyle ‘eşek zeytini’ adı verilen bu tür, normal zeytinin iki katı büyüklüğünde. Ödemiş, Tire ve Akhisar yörelerinde yetişen bu zeytin, adı Yunanistan’ın Kalamata yöresinden geliyor. Bu zeytin sirkeyle terbiye ediliyor ve mayalanıyor. Tadı ise turşuya benziyor.
Bu zeytinin aynı zamanda iyi bir ihraç ürünü olduğunu söyleyen Hisar Zeytincilik Gıda Mühendisi Kemal Cengiz, “Özellikle ABD, Türkiye’den her yıl 5 bin ton kalamata zeytini ihracatı yapıyor. Ancak üretim hala yetersiz” diyor. Bu zeytinin yetiştiriciliğinin yanı sıra değişik ambalajlarda pazarlamasının da yapılabileceğini kaydeden Cengiz, yaklaşık 700 bin TL’lik yatırımla, 200 adet zeytin tankı alınabileceğini ve zeytin kilogramının 2,5 liradan satılabileceğini ifade ediyor.
AGAVE ŞURUBU
Kaktüsten yapılan doğal şurup
Agave şurubunu son zamanlarda yemek ve özellikle tatlı tariflerinde daha sık duymaya başladık. Aslında agave şurubu, agave kaktüsünden elde edilen doğal bir tatlandırıcı. Agave kaktüsü aynı zamanda tekila içkisinin de elde edildiği bir bitki.
Şurup ise kaktüsün içindeki sıvı. Bu sıvı, beyaz şekere göre yüzde 25 daha tatlı olduğundan, daha az kullanılması yeterli oluyor. Bir diğer özelliğinin ise vücut tarafından daha kolay metabolizma edilmesi yani kan şekerini daha az yükseltmesi olarak ifade ediliyor.
Kıvam ve renk olarak bala benzeyen bu şurup, Türkiye’ye The LifeCo firması tarafından getiriliyor. The LifeCo’nun kurucusu Ersin Pamuksüzer, ürünün özellikle ABD ve Avaıpa’da oldukça fazla tüketildiğini ancak Türkiye’de yeni yeni tanınmaya başladığını ifade ediyor. Eczane, aktar ve marketlerde rahatlıkla satışı yapılabilecek bu ürünün bayiliğini yapabilirsiniz. Agave şurubunun fiyatı ise 19 ile 195 lira arasında değişiyor.
SU PİRESİ
Akvaryumların temizlikçileri
Su pireleri, akvaryum yetiştiriciliğinde en çok kullanılan canlı yemlerden biri. Genel olarak su birikintilerinde su sıcaklığının 15 derece ile 22 derece arasında olduğu ortamlarda bol olarak ürüyorlar. Ülkemizde bu gibi yerden toplanan su pirelerini mevsiminde akvaryumculardan satın almak mümkün. Üretilen su pireleri kaliteli ve besin değerleri yüksek ise piyasadaki balık yemi tedarikçileri ve akvaryum balıkçılığı ile ilgilenenler tarafından rağbet görüyor.
Bu konuda bir girişim yapan Nilgün Ertürk, su pirelerinin bakteri barındırmaması ve suyu temizleme özelliği nedeniyle akvaryumcular tarafından tercih edildiğini söylüyor. Üretimi üç adet küçük havuzda yaptığını belirten Ertürk, “Bir poşet su piresini 5 TL’den satmak mümkün. Üretiminize bağlı olarak ayda minimum 200 TL kazanç sağlamak mümkün” diyor.
İSTİRİDYE MANTARI
Klimalı bir çatı katında bile yetiştirilebiliyor
Türkiye’de tarım sektöründe yeni bir yer bulmaya başlayan istiridye mantarı da girişimciler için de fırsat söz konusu. Avrupa’da 1900’lü yılların başında kültür altında üretimi yapılan, Uzakdoğu’da ölümsüzlük mantarı çeşitlerinden biri olan istiridye mantarı, dünyada beyaz kültür mantarından sonra en çok satılan ikinci ürün olarak ifade ediliyor.
Türkiye’de bu mantarın tüketimi henüz Avrupa’nın 40’ta biri kadar olsa da her yıl artan bir tüketim söz konusu. istiridye mantarının tamamen doğal şartlarda üretildiğini ve bu nedenle talep gördüğünü söyleyen Marmara Mantar Genel Müdür Yardımcısı Halil Soyhan, bu mantarın izolasyonlu çatı katlarında ya da bodrum katlarında klima olması koşuluyla rahatlıkla yetiştirilebildiğini ifade ediyor. Üründen iki ayda bir hasat alınabiliyor. 10 bin TL’lik bir yatırımla ayda iki bin TL gelir elde edilebiliyor. Ürünün fiyatı kilogram başına 12.90 ile 15-90 TL arasında değişiyor. Marmara Mantar’ın bu işe adım atmak isteyen girişimciler için hobi kit-leri olduğunu ifade eden Soyhan, “Kompostlarımız mantar tohumları ekilmiş her şeyiyle hazır halde gönderiliyor.
Girişimci bu kitlerle işe adım atabiliyor” diyor. Soyhan, ürün için Avrupa ülkelerinin yanı sıra Rusya, Kazakistan, Azerbaycan ve Ukrayna’dan da talep olduğuna dikkat çekiyor.
PORTAKAL KABUĞU
Kilosu 30 kuruş, kurutulmuş kabuğa 2 lira
Adana ve Osmaniye çevresi ile narenciye üretiminin yoğun yapıldığı yörelerde, üreticiler, kurutulmuş portakal kabuğu satarak para kazanıyor. Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde portakal kilosu bahçede 30 kuruştan, kurutulmuş kabuğu ise 2 TL’den satılıyor.
Gıda, kozmetik, ilaç sanayi gibi sektörlerde ham madde olarak kullanılan portakalın kabuğu yurt içi piyasada alıcı bulduğu gibi Almanya, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerine de ihraç ediliyor.
Her yıl aralık ayında başlayan bu iş, mayıs sonuna kadar devam ediyor. Portakal kabuğu iki şekilde toplanıyor. Birincisi mahallelerden portakal kabuklarını birilerine toplattırabilirsiniz. İkincisi ise portakalı siz satın alıp kabuğunu soydurabilirsiniz. Üç gün güneşte kurutulan portakal kabuğu daha sonra çöpünden ve çürümüş kabuklardan temizleniyor. Sonra kabukları çuvallara doldurarak sevkiyata hazır hale getiriliyor.
PONNY
Küçük atçıları geleceğe hazırlayın
Daha çok sirklerde görmeye alıştığımız minyatür at çeşitlerinden ponny yetiştiriciliği henüz Türkiye’de yaygın değil. Zira Türkiye’nin iklimi bu atların yetiştiriciliğini yapmak için oldukça uygun. En küçüklerinin boyu 42 cm, kiloları ise 20-60 arasında değişiyor. Daha çok ABD, Arjantin ve İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede özel çiftlikleri bulunuyor. ABD dışında henüz pet shop’lara girmeseler de alıcılar doğrudan onların yetiştirildiği çiftliklere ulaşıyor.
Meral Sultan Harası Müdürü Haşan Güner, özellikle erken yaşta atçılığa başlayan çocuklar için bu atların binicilik öğrenimi açısından ideal olduğunu vurguluyor. Atların genelde Hollanda, Belçika, Fransa gibi ülkelerden ihraç edildiğini belirten Güner, bu iş modelinin henüz Türkiye’de olmadığını ancak böyle bir girişimin yapılması durumunda ilgi uyandıracağını ifade ediyor. Ponny’lerin fiyatı 5 bin Euro’dan başlıyor. Güner, atların genellikle eğitimli olarak geldiğini söyleyerek, “Bir adet erkek, üç adet dişi Ponny alarak bu işe başlayabilir, atları kendiniz üretebilirsiniz. Bunun için altı ahırlık bir alan ilk etapta yeterli” diyor.
ÇEKİRDEKSİZ LİMON
Fideler gelecek yıl girişimcilere dağıtılacak
Mersin’e bağlı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü uzun çalışmalar sonucunda, çekirdeksiz limon üretti. Dokuz ay tazeliğini koruyan ve çekirdeksiz olan bu limonlar, girişimciler için farklı bir iş modeli olabilir.
Ürünün tescilinin yapıldığını söyleyen müdürlüğün proje sorumlusu Güçer Kafa, “Dünya standartlarına göre bir ürün ürettik. Uzun süre muhafaza edilebildiği için ürünün ihracat açısından da avantajı var” diyor. Projeyi ABD’li bir firmanın yakından takip ettiğini ve şu aşamada karantina testleri yaptığını belirten Kafa, aynı projeyle Güney Afrikalı bir şirketin de ilgilendiğini ifade ediyor.
Ürünü 2013 yılı sonuna kadar üreticilere sunacaklarını söyleyen Kafa, “Çekirdeksiz limon, en büyük rakibimiz İspanya ve Arjantin’le olan rekabet gücümüzü artıracak. Biz ‘küt diken’ dediğimiz en iyi limon çeşidini çekirdeksiz hale getirdik. Bu da ihracatta üreticiye avantaj sağlayacak” diyor.
İSTİRİDYE
Gurme restoranlarının gözdesi
İstiridye, gurme restoranlarda ve balıkçı tezgahlarında aranan bir deniz ürünü olarak biliniyor. Lüks segmentine giren bu ürünün en önemli özelliği ise besleyici olması. İstiridye için birçok ülkeden büyük bir talep var.
Eşeyli üreme özelliğine sahip istiridyelerde döl verimi oldukça yüksek. Örneğin bazı türlerden birey başına, üreme mevsimi boyunca, 100 milyon yumurta almak mümkün. İstiridye yetiştiriciliği, balık çiftliklerindeki sisteme benzerlik gösteriyor. Yani yavrular kuluçkahanelerde üretiliyor.
Rotifer Su Ürünleri’nin sahibi Prof. Dr. Atilla Alpaz, Türkiye’de Marmara ve Ege bölgesinin istiridye yetiştiriciliği oldukça uygun olduğunu ancak henüz bu alanda bir pazar oluşmadığına dikkat çekiyor. Deniz kenarında kapalı bir tesis kurularak bu işe adım atılabileceğini ve bunun maliyetinin de 500 ile 600 bin TL arasında değişebileceğini ifade eden Alpaz, “Geleceği oldukça parlak bir alan. Ayrıca yurtdışı pazarlarda da bu ürün kendisine oldukça kolay yer bulabilir” diyor.
MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ
Sütü de yoğurdu da çok makbul
Manda yetiştiriciliği yeni bir fırsat kapısı aralayabilir. Zira manda popülasyonu son yıllarda oldukça düştü. 40 yıl önce sulak alanların ‘sıtma eradikasyonu’ gerekçesiyle kurutulması ve mandanın sulak alanları sevmesi nedeniyle 1960’larda bir milyona yaklaşan manda popülasyonu günümüzde 70 bin adede kadar gerilemiş durumda.
Bu tablo, girişimciler için bir fırsat kapısı olarak tanımlanıyor. Çünkü manda yetiştiriciliği, başta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olmak üzere çoğu kurum ve üniversite tarafından destekleniyor. Düşük faizli ve uzun vadeli krediler ise devlet bankalannda bu işin girişimcilerini bekliyor. Kayseri Damızlık Birliği Başkanı Güney Çakı, özellikle mandanın süt ve yoğurduna oldukça talep olduğunu ifade ediyor.
İnek sütünün litresinin 80 kuruş olmasına karşın manda sütünde bu fiyatın 2 TL’ye çıktığına dikkat çeken Çakı, “Manda yetiştiriciliği oldukça randımanlı. 100 baş manda için 80 bin TL yatırım yeterli. İstanbul’da Çatalca, Trakya bölgesi, Kayseri’nin Develi bölgesi manda yetiştiriciliği için uygun” diyor.
SUDA DOMATES
İsteyene anahtar teslim sera kuruluyor
Suda domates üretimi aslında boru üretimi yapan ve Mir Holding çatısı altında faaliyet gösteren Dizayn Grup’un bir projesi… Topraksız tarım uygulaması alanında geliştirilen teknikle, bir kilo domates üretimi için damla sulama yöntemiyle tüketilen 60 litre su miktarı altı litreye düşürüldü. Bu üretim tekniğinde bitkinin kök bölgesindeki besinlere 60’ın üzerinde optimizasyon yapılıyor. Suyun debisi, Ph değeri irdeleniyor.
Ekolojik Tarım Sera Müdürü İlker Genç, suda domates yetiştiriciliğiyle herhangi bir domates cinsinden iki buçuk kat daha fazla verim alındığını belirtiyor. Bu yöntemle yapılan yetiştiricilikte dönüm başına 65 ile 80 ton arasında verim alınabildiğini kaydeden Genç, “Anahtar teslim seralar kuruyoruz. Fide, gübre, ilaç, ambalaj gibi her türlü ihtiyacı biz tedarik ediyoruz. Maliyeti dönüm başı 105 bin Euro. Üç ile beş yıl arasında yatırımın geri dönüşü alınıyor. 10 bin metrekare alanda, 1.2 milyon TL ciro yapmak mümkün” diyor.
CHAROLLAİS KUZUSU
Hızlı yetişen, çok yağsız koyun eti
Anavatanı Fransa’nın Saone et Loire bölgesi olan Charollais koyunu, son zamanlarda en gözde koyun çeşitlerinden biri. Genellikle eti için yetiştirilen bu koyun, birçok ülkede yağsız kuzu eti için kullanılıyor. Bu koyun ırkının en önemli özelliği ise kuzularının erken yetişmesi ve etinin yağsız olması. Bu nedenle yetiştiriciler ve tüketiciler tarafından tercih ediliyor.
Ayrıca sütü de normal koyuna göre daha fazla. Charollais koyununun normal koyuna göre yüzde 250 daha karlı olduğunu söyleyen saanen.org Satış Müdürü Osman Atız, bu koyunların genellikle Fransa ve Bulgaristan’dan ithalatının yapıldığını belirtiyor. Bu koyun türünün üretimi için proje başlattıklarını belirten Atız, “İlk koyunlarımızı aldık. Satışlara ise 2013 yılında başlayacağız” diyor. Kuzuların satış fiyatı 800 lira. Kuzulardan ertesi yıl geri dönüş alınabiliyor. Bu alanda yatırımı düşününler için karlı bir yatırım olabilir.
ALTIN ÇİLEK
Avrupa altın çilek bekliyor
Başbakan Tayyip Erdoğan alırken görüntülenince kilosu o günlerde 90 liraya kadar çıkan altın çilek, yasadışı üretilen bazı hapların ölümcül sonuçlara neden olduğu söylentileri üzerine zor günler yaşasa da yine de tüketici tarafından oldukça talep gören bir ürün.
Bol lifli olması nedeniyle zayıflamaya yardımcı olduğu ifade edilen altın çilek, yüksek C vitamini özelliğiyle de dikkat çekiyor. Seralar ya da açık alanlarda bu çilek yetiştirilebiliyor. Özellikle Mersin ve Antalya civarının bu ürün için en uygun yetişme alanları olduğu ifade ediliyor. Bu işe hobi olarak başlayan ancak daha sonra üretime geçen Murat Akkoç, “Hobi olarak başladığım bu işte altı ayda 2 bin tonluk üretime ulaştım. Daha sonra ürünü büyük marketlere pazarladım” diyor.
Bu iş modeli için bir dönümlük bir bahçe yeterli. Bin fide için bin TL yatırım yapılması gerekiyor. Bu ürün, meyve-sebze hallerinin yanı sıra marketlere de pazarlanabilir. Ayrıca ürün için Hollanda, Almanya, Fransa gibi AB ülkelerinden de talep olduğu ifade ediliyor.
İSVİÇRELİ SAANEN KEÇİSİ
Keçi sütü yetiştiriciliğinde önemli alternatif
Adını İsviçre’deki Saane Vadisinden alan Saanen keçileri, süt verimliliği, kolay beslenmesi ve farklı koşullara kolaylıkla uyum sağlamasıyla keçi besiciliğinde önemli bir yere sahip. Saanen ırkının en önemli özelliklerinden birisi olan farklı iklim koşullarına uyma yeteneği sayesinde, götürüldüğü yerlerde çok çabuk adapte olabiliyorlar. Erken çağda cinsi olgunluğa ulaşıyor ve hızlı ürüyorlar. Bu da Saanen ırkının yetiştirme yönünden en önemli avantajı. Ortalama 2.5 yaşında süt verimleri ise yıllık ortalama 750 kilograma ulaşıyor. Bu keçiler kapalı alanda bile yetiştirilebiliyor. Örneğin kullanılmayan meraların, bu alanda yetiştiricilik yapmak isteyenler için uygun olduğu ifade ediliyor. Bu keçiler oğlakken tanesi 400 TL’den, keçiyken ise 500 TL’den alınabiliyor.
TRABZON HURMASI
Yüzüne bakılmazdı, şimdi çok tüketiliyor
Halk arasında ‘Trabzon hurması’ olarak bilinen aynı zamanda Japon elması olarak da anılan bu hurma çeşidi, son yıllarda halk arasında oldukça tüketilmeye başlandı. Domatesi andıran görüntüsüyle diğer hurmalardan ayrılan Trabzon hurması, en rahat Akdeniz ikliminde yetişiyor. Bu hurmanın en avantajlı özelliği ise ekiminde kullanılan toprak türünün önemli olmaması. Darende Kaymakamlığı Ziraat Mühendisi İlker Bıçakçı, bugüne kadar hiçbir üreticinin bu ürünle ilgili sorun yaşamadığına dikkat çekiyor. Halk arasında da ürünün oldukça talep gördüğünü ifade eden Bıçakçı, “Ekim için en uygun yerler, Hatay, Antakya, Mersin ve Malatya. Üçüncü yılın sonunda meyvesini vermeye başlıyor, beşinci yılın sonunda ise ağaçlar ortalama verime kavuşuyor” diyor.
Bu iş modeli ortalama 30 dönümlük bir araziye kurulabilir. 30 dönüm bir araziye yaklaşık 40 bin ağaç dikilebiliyor. Bir ağaçtan ortalama 30 kilogram ürün alınabiliyor. Ortalama yatırım ise 55 bin ile 60 bin TL arasında değişiyor.
ORGANİK BAL
İyi bal rafta kalmıyor
Türkiye, bal üretiminde dünyanın sayılı doğal üretim alanlarına sahip. Özellikle Toroslar ve Doğu Anadolu’nun yüksek yaylarından elde edilen ballar kalitesiyle, Doğu Karadeniz’deki ballar ise tıbbi nitelikleriyle öne çıkıyor. Son yıllarda organik bala olan talepteki artış dikkat çekici. Özellikle son günlerde yaşanan sahte bal krizinin ardından tüketicinin ‘en doğal’a olan yönelişi de bu noktada girişimciler için fırsatlar yaratıyor. Gebze Bal Üreticileri Birliği Başkanı Kadir Gürkan, organik bal üretimi için yerleşim yerlerine en az 5 kilometre uzaklıkta bir alana, kimyasal boya içermeyen peteklere ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Organik bal üreticisi olmak için en az 2-3 yıl sürekli denetimlerden sonra organik üretim sertifikası alınabiliyor. Gürkan, özellikle İstanbul’un Şile ilçesi ile Çankırı’nın Çerkeş yaylarının üretim için uygun olduğunu vurguluyor. Bir kovanın maliyeti 250 ile 300 TL arasında değişiyor. Minimum 200 ile 300 kovan alınması gerekiyor. Bir kovanın toplam yıllık üretimi ise 18 ile 30 kilogram arasında değişiyor. Normal balın kilogramı 25 ile 30 TL arasında satılırken, bu rakam organikte 150 ile 200 TL arasında değişiyor
SÜS BİTKİSİ
İhracat kanalları giderek genişliyor
Süs bitkileri sektörü 2011 yılında ihracatta yeni bir rekora imza attı. Türkiye süs bitkileri ihracatı geçtiğimiz yıl yüzde 36 artarak 76.3 milyon dolara ulaştı. Sektör devamlı büyüme trendi içerisinde. Zira sektörün önemli üreticilerden olan İtalya, Ispanya gibi rakip ülkelerin yüksek üretim maliyetleri nedeniyle üretimi bırakmaları da Türkiye için bir avantaj sunuyor.
Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, canlı bitki ve peyzaj ürünleri üretim ve ihracatının giderek önem kazandığını söylüyor. Bu ürünlerin üretimi ve yatırımının önümüzdeki dönemde ihracat açısından gelecek vaat ettiğini belirten Bağdatlıoğlu, şöyle devam ediyor:
“ihracatta özellikle canlı bitkiler önemli artış kaydediyor. Bu ürün grubunda Türkmenistan, Irak, Azerbaycan Özbekistan gibi pazarlarda ihracat artıyor. Ayrıca kesme çiçekte ka-ve gerbera en çok ihraç edilen türler. Bu türleri, krizantem, lilium, lisianthus, anemone ve yeşillikler izliyor. Hazır buketler de ihracatta önem kazanıyor.”
Ortalama yatırım büyüklüğü ürüne göre farklılık gösteriyor. Ancak bu işe adım atmak için ilk etapta uygun iklim koşullarına sahip araziye ihtiyaç duyuluyor. Antalya gibi kıyı şeridinde daha çok iç pazara yönelik ve Irak Azerbaycan ve Türkmenistan gibi pazarlara ihraç edilmek üzere dış mekan bitkileri üretimi yapılıyor. Yüksek kesimlerde yapılan üretim ise Rusya, Avrupa ülkeleri gibi soğuk iklime dayanıklı çeşitler olarak ihraç ediliyor.
ORGANİK AYRAN
İlk girişimcisi Tire’den çıktı
Türkiye’de organik ürünlere olan talep bu alanda yeni ürünleri de beraberinde getiriyor. Organik sütten sonra şimdi de Tire Süt Kooperatifi organik ayranı piyasaya sundu. Tamamen organik sütten elde edilen organik ayranlar, İstanbul, Ankara ve İzmir’de Migros, Tansaş ve Kipa hipermarketlerinin yanı sıra, İzmir’de Pehlivanoğlu süpermarketlerinde satışa sunuldu.
Organik ayranın kısa bir süre önce piyasaya sunulmasına karşın oldukça beğenildiğini söyleyen Tire Süt Kooperatifi Basın Danışmanı Koray Hoylu, “Tüketice doğal ürünlere bir dönüş var. Şimdi otellerden de teklifler almaya başladık.Tire Süt Kooperatifleri olarak ayrıca bayilik veriyoruz. Süt, ayran, sucuk ve Tire köfteden oluşan bu konsept girişimciler için yeni bir iş modeli oluşturabilir” diyor. Cam şişede litrelik olarak satışa sunulan organik ayranın satış fiyatı ise 3.15 TL.
KAHVALTILIK
Biraz domates, biraz zeytin peynir…
Özellikle organize sanayi bölgeleri, fabrika ve iş merkezlerinin yoğun olduğu bölgelerde, kahvaltı ciddi bir sorun. Bunun nedeni işlek caddelere nazaran bu bölgelerde kahvaltı yapılacak mekanların yetersiz olması. Bu boşluğu gören Seyidoğlu, kahvaltı büfeleri kurmaya başladı. Peynir, zeytin reçel, tereyağı, domates, salatalık gibi temel kahvaltılıkları vakumlayarak tek tabakta bir araya getiriyor ve günlük taze olarak tüketiciye sunuyor. Örneğin, bu kahvaltı menüsünü alıp çantanızda veya arabanızda kolaylıkla taşıyabilir, istediğiniz yerde kahvaltınızı yapabilirsiniz.
Seyidoğlu Genel Müdürü Mehmet Göksu, bu konuda franchising verdiklerini söyleyerek, “20 bin dolar franchise giriş bedeli alıyoruz. Tüm mimari konsept ve mağaza demirbaşları için de 60 bin TL yatırım gerekiyor. Biz anahtar teslimi mağazalar sunuyoruz. Yatırımcı ilk sekiz ayda tüm maliyeti amorti edip kara geçebiliyor” diyor.
YASLI BAKIM MERKEZLERİ
Yaşlanan Türkiye’ye yeni girişimler gerekiyor
Avrupa ülkeleri arasında en genç nüfusa sahip olan Türkiye de giderek yaşlanan ülkeler arasına girmeye başladı. Zira şu anda 60 yaş üzeri 6 milyon kişinin bulunduğu nüfusun 2050 yılında 17 milyona ulaşması öngörülüyor. Bu durum kendi içinde bir yaşlı ekonomisini de yaratacak kuşkusuz. Bu potansiyeli gören şirketler, Türkiye’ye yatırıma başladı bile. Örneğin, dünya genelinde 3 bin 200 yatak kapasiteli 42 huzurevi bulunan Avrupa’nın alanında liderlerinden Senior Assist Sağlık Grubu, Türkiye’de +60 yaşam evleri ile hizmet sunmaya başladı. Şirketin genel müdürü Mustafa Irgat, Türkiye’nin yaşlanmasıyla birlikte özellikle mimari, tekstil alanlarının yanı sıra, basit kullanımlı cep telefonları, büyük numaralı sabit telefon makineleri, televizyon kumandaları gibi pek çok alanda yeni girişim fırsatları doğacağını söylüyor.
Irgat, şunları belirtiyor: “Örneğin, uygun ayakkabı giyme, çorap giyme aparatları, uygun döşeme ile yaşlı ergonomisine uygun ebatlarda her türlü ev eşya ve malzemesi üretimi de yeni bir iş kolu olarak ortaya çıkacak.
Sadece yaşlılar için üretilecek vücut bakım ürünleri (gero-body lotion) bu alanda çok önemli bir eksikliği giderecek. Kalorisi ve vitamin mineral değerleri ayarlanmış beslenme olanağı sunacak olan yiyecek-içecek zincirleri de önemli bir iş kolu haline gelecek. Bugün dünyada anahtar teslim yaşlı bakım merkezleri inşa eden, inşaat firmaları mevcut. Ülkemizde henüz bu konuda knowhow’a sahip yerli bir girişimci yok.”
ÇAY
Uzakdoğu çaylarında fırsat var
Türkiye en fazla çay tüketen ülkeler arasında yer alıyor. Artık market raflarında da çay çeşitlerinin arttığını görüyoruz. Örneğin, Vietnam’da özel yetiştirilen ve Lotus çiçeğinden yapılan Lotus çayı, kilo vermeye yardımcı olan Jasmine çayı akla ilk gelenler. Bu alanda büyük bir pazar ve girişim fırsatı sözkonusu. İnternetten yapılacak bir araştırmayla siz de farklı çay çeşitlerini Türkiye pazarına sunabilirsiniz.
Bunun son örneklerinden biri ise iki girişimcinin getirdiği ve belirli karışımlardan oluşan, adını Uzakdoğu felsefesinden alan ve anlamı ‘çaya giden yol’ olan Chado… Chado’da Vietnam, Çin, Hindistan, Kore, Japonya, Güney Afrika, Brezilya her bölgenin kendine özel çayları mevcut. Barış Çekin ve Tunç Berkman tarafından Türkiye’ye getirilen Chado Çay, Papermoon’dan Backyard’a Pipa’dan Godiva mağazalarına kadar ünlü mekanlarda sunuluyor. Kısa zamanda piyasaya girmesine rağmen internetten ve özel mekanlarda satış yapılıyor. Çay dışında bu çayların özel cam demlikleri, mumları, bardaklarının da satışı yapılıyor. Barış Çekin, Chado’yu tüketen müşteri kitlesinin yüzde 80’ini kadınlar oluştururken son zamanlarda erkek müşteri kitlesinde de büyük bir artış olduğunu ifade ediyor. Fiyatlar paket olarak 15 TL ile 25 TL arasında değişiyor.

Petek Temizleme   ve  Petek temizliği fiyatları için tıklayınız

Sürekli Para Kazandıracak İşler

YUMURTAYLA ENDÜSTRİYEL LEZZETLER
HEM sarısı hem de beyazı değerli besin kaynaklarından biri olan yumurtayı doğrudan tüketmek yerine onu başka lezzet unsurlarıyla zenginleştirerek sunmak iyi bir yatırım için başlangıç olabilir.
ABD ve AB (Avrupa Birliği) ülkelerinde geniş tüketim hacmine sahip “pastörize sıvı yumurta” artık Türkiye’de de üretiliyor. Ancak bu ürünün tanıtımı iyi yapılmadığı için perakende piyasasında pek tutmadığı görülüyor. Söz konusu ürün daha çok endüstriyel gıda işletmelerine veriliyor.
Bu ürün, Avrupa ve ABD’de ise orijinali yanında sarısı ve beyazı ayrıştırılarak ‘Tetrapak’ kutularda likit olarak doğrudan tüketiciye sunuluyor.
İşte girişimciler bu hijyenik ürünleri çeşitlendirmek için yeni bir üretim hattı kurarak perakende piyasasına değişik bir imajla girebilir. Karışımına süt, peynir ve et mamullerinin girdiği hazır ürünlerin piyasada tutacağı düşünülüyor. Örneğin; çedar peynirli çabuk omlet, kaşar peynirli çabuk omlet, sucuklu çabuk omlet, salamlı (sosisli) çabuk omlet, karidesli çabuk omlet, havyarlı çabuk omlet gibi… Bu saydıklarımızın hepsi gelişmiş ülkelerdeki gurme sınıfına giren pratik olarak geliştirilmiş yumurta bazlı çabuk ve hazır ürünlerden bazıları. (Omelette rapide-Guick omelet).
Bu çeşitlerin ihtiyaca göre çoğaltılması da mümkün. Yurtdışında pastörize sıvı yumurtadan yapılan birçok yiyeceğin çeşidine göre kendine özgü müşterisi bulunuyor. Örneğin işinden evine gelen ya da sabah kahvaltısı hazırlayan bir kadın, likit hazır omlet karışımını tavaya döküyor. Böylece yumurta kırma, sucuk ya da karides ayıklama zahmetine girmeden en çok üç dakikada lezzetli bir yemek hazırlamış oluyor. Tüketicinin burada yapacağı tek hareket ise kutuyu çalkalamak ve tavaya dökmek! Küçük ve büyük porsiyonluk olmak üzere hazırlanacak bu karışımları girişimciler sıvı halde tetrapak ambalajlara koyabilir. Üstelik bu ürünler pastörize edildiğinde raf ömürlerinin uzun olması da ayrı bir avantaj.
ÇOCUK VE GENÇ PAZARI İÇİN KREP
BENZER üretim hatlarını kullanarak yine “sıvı yumurta”dan değişik ambalajlarda çocuk ve genç pazarı için ‘krep’ üretmek de mümkün. Gelişmiş ülkelerde çok tutulan ve sevilerek tüketilen pankek benzeri bir hamur işi olan krep, omletin unla ve bir miktar şekerle harmanlanmış halidir. Çikolatalı sıcak krep (Crepe au chocolat- chocolate pancake), kuru meyveli sıcak krep, sütlü sıcak krep, kahveli kakaolu sıcak krep bu çeşitlerin bazıları… Özellikle çocuklar ve gençlerin sevdiği bu yiyeceğin yapılması da son derece pratik olabilir. “Çalkala ve dök” şeklinde tanımlayabileceğimiz krep yapımının yanı sıra aynı hat üzerinden başka çeşit ve formlar da üretilebilir. Ancak bunun için krep yapımında kullanılan makine ve teçhizatın paslanmaz çelikten üretilmesi gerek. Ayrıca konuyu daha geniş tutmak isteyen yatırımcılar yumurta ayrıştırmayı kendi bünyelerinde de yapabilir ve perakende ürün adedini çoğaltabilirler. Öte yandan bu ürünlerin ambalajlanması da önemli. Çünkü ambalajın sunumdaki ayrıcalığının markaya derinlik kazandırdığı da unutulmamalı.
EL DEĞMEDEN YAPILAN BEZE
YUMURTANIN akı söz konusu olduğunda işletmenizde tamamen bağımsız bir hat kurarak bunu ayrı bir üretim işine de dönüştürebilirsiniz. Bu sistemle bizim “beze” adını verdiğimiz, pudra şekeri ve yumurta akıyla yapılan bir gıda elde edilebilir. Kısacası yabancıların “meringue” adını verdiği bu geleneksel ürünün daha orijinal şeklini basit bir girişimle hayata geçirmek mümkün. Çünkü bu ürünü endüstriyel anlamda el değmeden üretip otomatik olarak paketleyen yatay hatlar da bulunuyor. Ayrıca bu tür işlemlerde kullanacağınız her kapasite ve hızdaki otomatik makine teçhizatı Türkiye’de üretmek de mümkün. Bisküvi makinesi imalatçılarının bu konularda epey yoğun deney birikimleri ve imalat atölyeleri bulunuyor.
Beze yapımında temel girdi sadece yumurta akı olduğu için final maliyetin oldukça düşük, kazancın ise hayli yüksek olabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan bu üretimde meyve katkılı olanların daha çok tutulduğunu, çikolata ya da kakaoyla üretilen çeşitlerin de ilgi çektiğini belirtmekte yarar var. Bu gıdanın üretimindeki en önemli nokta ise sanayi tipi mikserlerde yumurta akını iyice beyazlanıncaya kadar karıştırmak. Buna ilave edilen şekerin zamanı ve miktarıyla mereng, fondan (daha katı) hale gelebiliyor. Yatırımcılar, çeşitli şekiller verilen fondan hamurunu ufak bir ısı altında çeşitli formlara sokarak üstüne ilave tatlar da ekleyebilirler. Sonuçta ortaya çocuk ve gençlerin çok seveceği, otomatik üretimi son derece kolay, besleyici bir ürün çıkabilir.
SAĞLIKLI BESLENME İÇİN KAYISI
MALUM, en iyi kayısı türleri ülkemizde yetişiyor. Malatya ve civarı, bu meyvenin en iyi türlerinin yetiştirildiği yerler. Besleyiciliği nedeniyle yetişmekte olan çocuklar kadar yetişkinlerin de önemli gıdalarından biri olan kayısı, birçok mineral ve vitaminleri nedeniyle tercih ediliyor. Bu özelliklerinin yanı sıra, bazı oligo elementleri de bünyesinde bulunduran kayısı, mide bağırsak sistemi, kalp kası ve karaciğer üzerinde sağaltıcı etkilere sahip. Çocukların gelişimi içinse vazgeçilemeyecek önemde olan meyvelerden biri.
Orijini Kafkasya olan Türkiye’deki kayısı ağaçlarının büyük bir bölümü Anadolu coğrafyasına iyice yayılmış durumda. Kayısının geleneksel olarak reçeli, marmeladı ve pestili yapılıyor. Kurutulmuş çeşitleri ise mineral yönünden son derece zengin.
Son yıllarda dünyadaki tüketicilerin yeni gözdesi ise kayısının işlenmesiyle elde edilen sürülebilir ürünler… Bu tür ürünlerde ana girdi olarak daha çok kurutulmuş kayısılar kullanılıyor. Bu kayısılar bir miktar süt tozu ve kıvam verici maddeyle “spre-adable (sürülebilir)” hale getiriliyor. Bu ürünün reçel ve marmelatlardan tamamen farklı, katiya yakın karakterde bir meyve püresi şeklinde olduğunu belirtelim. Plastik mini kaplarda ve kavanozlarda satılan bu ürünün tüp içine basılmış tipleri de var. Söz konusu ürünün rengini, nefasetini ve kokusunu hiçbir zaman yitirmemesi de en ilginç özelliği. Pastacılık endüstrisinde hammadde olarak da kullanılan bu ürün, girişimcilerin de ilgisini çekebilir.
AKUAPONİK YETİŞTİRİCİLİKTE SON AŞAMA
ÜLKEMİZDE “akuaponik (aquaponics) yetiştiricilik” (topraksız tarım), piyasa dilinde “göbekli marul” olarak bilinen “iceberg marul” üretimiyle başladı. Bu marul cinsi çeşitli yetiştirme teknikleriyle adeta tarımsal bir endüstriye dönüşmüş durumda. Söz konusu ürünün 2012 yılı toplam hasadının 370 bin tonu geçeceği öngörülüyor.
Özellikle fast-food endüstrisinin kullandığı bu marulun popülaritesi ev tüketiminde de giderek artıyor. Eğer “akuaponik yetiştiricilik” sınai boyutta ele alınırsa verimin inanılmaz biçimde artacağı öngörülüyor. Çok katmanlı teraslarda endüstriyel mantıkla yapılan yetiştiriciliğin en önemli tarafı ise hasat süresinin kısalması ve kontrollü büyüme…
Tamamen topraksız ortamda özel yetiştirme platformlarında büyütülen marulların kökleri, insan eliyle hazırlanmış çeşitli yaşamsal unsurların bulunduğu sıvı solüsyonlardan besleniyor. Bu nedenle marulların gevrekliğini, rengini ve lezzet düzeyini biçimlemek mümkün. Bunun için tek koşulsa bu olaya endüstriyel anlamda zaman ve verimlilik gözlüğünden bakabilmekte yatıyor.
Öte yandan bu ürünlerin pazarının son derece istekli ve hazır olduğunu belirtmekte yarar var. Bu nedenle yatırımcılar, lojistik bir külfeti olmadan metropol kentler civarında küçük bir alanda modern teraslarda bu işi yapabilirler. Çünkü Türkiye’de büyük kentlere yakın noktalarda henüz sanayi boyutunda böyle bir tesis bulunmuyor. Yatırımcıların bu üretim için hedefi aylık en az 250 bin adedin üzerinde olmalı.
AKUAPONİK BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ
Bu faaliyet de akuaponik niteliği olan uğraşlardan biri. Buradaki akuaponik ifadesi ise özel sucul bitkiler sayesinde balık yetiştirilmesi anlamına geliyor. Daha çok tatlısu balıklarının yetiştiriciliğinde kullanılıyor. Akuponik balık yetiştiriciliği, daha önce oluşturulan su altı bitkilerinin, yetiştirilen balıkların gübresiyle beslenmesi ve bitkilerin büyümesinin ardından balıkların tekrar bu bitkileri yemesi döngüsüne dayanıyor. Oldukça zahmetsiz olduğu ifade edilen bu sistemde karnivor (etçil) balıklar” değil, bitki ve bitkisel planktonlarla beslenen “otçul balıklar” söz konusu. Uzmanlara göre bu yöntemle karasal ortamlarda su tasarrufu sağlayarak balık yetiştiriciliği yapılabiliyor. Daha çok tabanı özel su bitkileriyle doyurulmuş toprak katmanlı havuzlarda yapılan bu yetiştiricilik, yemden de tasarruf sağlıyor.
Öte yandan çevrimli havuzlarda akvaryum balıklarını yetiştirmek de mümkün. Ayrıca yem takviyesiyle yarı otçul balıklar da yetiştirilebiliyor.
Kısacası bu sistem, temel olarak agresif olmayan tüm balıkları havuzlarda çoğaltarak ticari hale getirmek olanağı sunuyor. Havuzda yem niyetine kullanılan hızla çoğalan bitkilerin içeriğinde protein ağırlığının yüksek olması da cabası… Uzmanlara göre bu sistem, tilapia ve benzeri balıklar için iyi bir girişim. Bu üretimi yapmak için tek koşul ise suyun belli dönemlerde parazit ve kirlerden arındırılması. Bunun için havuzlara özel düzenekler monte edilmesiyle sorun çözülüyor. Çok sert hatta hafif tuzlu suların bile bu balıklar için sorun olmadığı belirtiliyor. Sınaî anlamda yer ve su sorunu olmayan araziler için iyi bir girişim önerisi olduğu ifade ediliyor.
MODERN AMBALAJLARDA YÖRESEL ÜRÜNLER
SON yıllarda gıda tüketiminde yükselen trendlerden biri de yöresel lezzetlerin modern ambalajlarda tüketicinin beğenisine sunulması. Bunun için en önemli koşulsa ürün kaynağının yerel olması… Üretim ise mutlaka hijyenik koşullarda ve gıda kodeksine uygun olmak zorunda.
Bu işi, yerel reçetelerle iyi üretim şartlarının uzlaştığı yeni bir alan olarak tanımlamak mümkün… Yerel ürün çeşitlerinin hijyenik gıda duyarlılığı altında üretilmesi çok önemli. Ancak bu tür üretimler o ürünlerin geleneksel özelliklerine zarar vermemeli. Tabii ki lezzetine de…
Yöresel lezzetlerin modern ambalajlarda sunulmasına birkaç örnek verilebilir: Organik şalgam suyu, bez kılıf içinde sucuk, tüp içinde ‘ katı pekmez, yerel lokumlu sandviç bisküviler, isot türü biber salçaları, kapari reçelleri, taş değirmen biber kurusu, organik kestane şekerlemeleri, soğuk sıkım yeşil zeytinyağı, az kavrulmuş tahin vb. gibi ürünler… Tüm bunlara yerel tatlılar, süt ürünleri, meyve pekmezleri ve gerçek çorbalık materyali de eklemek mümkün. Girişimciler bu tür ürünlerin yerel özelliklerini ve üretim yöntemini belirtirlerse tüketicilerin merakını da gidermiş olurlar. Böylece gıda da geleneksel ama daha çağdaş formda ürünler ortaya çıkabilir.
PORSİYONLUK PEYNİRLER
KAHVALTI sofralarının vazgeçilmezi olan peynirde çeşitlilik giderek artıyor. Son yıllarda tüketiciler özellikle sürülebilir peynirlere büyük ilgi gösteriyor. İşte girişimciler isterlerse bu ilgiden yararlanabilirler. Çünkü düşünsel olarak katı olması gereken birçok peynir çeşidini sürülebilir” şekle getirmek mümkün. Kaşar peynirinin sürülebilir formuna da alışan tüketiciler, başka peynir türlerine de ilgi duyabilir.
Bunların başında herkesin bildiği Edirne tipi beyaz peynir geliyor. Teneke tulum, otlu peynir, mihaliç peyniri gibi yerli peynir çeşitleri bu yelpazenin içinde rahatlıkla yer alabilir.
Bunu, yabancı peynir çeşitleri de izleyebilir. Örneğin gravyer, çedar, parmesan, rokfor gibi nitelikli türler de krem peynir haline getirilebilir. Özellikle klasik beyaz peynirlerin ‘küvet’ olarak adlandırılan porsiyonluk mini kaplarda üretilmesi, simit kültürünün yoğun olduğu ülkemizde hoş bir yenilik olabilir. Bunu gerçekleştirmek için girişimcinin peynirlerin üretim safhasında rol almasına da gerek bulunmuyor. Sadece uygun bir satın alma politikasıyla belli standarttaki katı peynirleri, krem haline getirebilecek bir işleme tesisine sahip olmak yeterli. Ardından sürülebilir peynirlerin ambalajdaki yaratıcılık ve albeni önemli olacaktır.
AZ YAĞ ÇEKEN PATATESLER
PATATES neredeyse tüm çeşitleriyle milli gıdamız haline geldi. Son zamanlarda dondurulmuş kızartmalık türler hayli revaçta. Ne var ki patatesin kızartma sırasında yağ emmesi, nişasta dışında ekstra kalori oluşturması, tüketicilerin pek de istemedikleri bir durum. Ancak nişasta oranı sıfır olan bir patates doğada yok. Buna karşın nişasta oranının hayli düşük olduğu yeni hibrid patatesler var. Örneğin “round reds” bunlardan biri… Bu patatesin özellikleri; nişasta içeriğinin oldukça düşük olması ve yağla temas ettiğinde etrafında oluşan karamelize tabakanın yağ çekmeyi önlemesi. İşte son derece gevrek hale gelebilen bu patateslerin yetiştiriciliği de işlenmesi de girişimciler için son derece cazip işlerden biri.
Geleneksel çeşitlere karşın “round reds” gibi patateste küçük yuvarlak formların farklılığı, yeni bir pazar yaratabilir. Bu ürün, özellikle donmuş patates sektörü için iyi bir seçenek olabilir. Söz konusu patatesin diğer türlere göre daha çabuk soyulduğunu, hatta kabuğuyla pişirilebildiğini belirtmekte yarar var. Daha değişik uygulamalar, yepyeni formlar yaratmak için patateste “norland” ve “red pontiac” türleri de seçilebilir. Söz konusu ürünleri girişimciler iç pazarda bu işe meraklı çiftçilerden ya da ziraat fakültelerinden, hatta piyasadan temin edebilirler. Değişik ırkları temsil eden patateslere yeni formlar vererek hazır paketler haline getirmek, ilginç bir girişim olabilir. Bu amaçla yeni kalıplar yaptırılarak patates endüstriyel hızlarda işlenebilir. Tüketicilerin artık her şeyi son derece dikkatli kullandığı günümüzde nişastası düşük, yağ emmeyen bu patatesler daha çok ilgi görebilir.

TAZE MEYVE ÖZSÜTÜ
KLASİK meyve sularını saklamanın çoğu kez sakıncalı olduğunu hemen herkes bilir. Çünkü hem tat bozulur hem de ürün okside olur. Son yıllarda ise bunu önlemek için higlı pressure (yüksek basınç ya da baskı) adı verilen teknikle meyve suyu elde edilmeye başladı. Bu yöntemle elde edilen meyve suları doğallığını aynen koruyor. Üstelik bunun için katkı maddeleriyle klasik işlemlere ihtiyaç duyulmuyor. Yüksek basınçla işleme tekniği (HES), güvenli ve aynı zamanda taze sıkılmış görüntüsüyle tüketicileri cezp ediyor. HES’le elde edilen uzun raf ömrü, dağıtım olanaklarını artırırken soğuk zincire olan ihtiyacı da asgariye indiriyor.
Bu yöntemde kullanılan yüksek miktardaki basınç, tüm maya ve zararlı patojenleri yok ederken enzimatik etkinliği de azaltıyor. Böylece mikroorganizmaların aktivasyonu sıfıra inerken meyve suyunun lezzeti aynen korunuyor. Bu konuda küresel uzman haline gelen bazı firmalar var. Bunların başında Avure markası geliyor. Bu ürünün teknolojisi hakkında girişimcilerin daha detaylı bilgi almasında yarar var.
KIZARMIŞ EKMEK USTU FARKLI LEZZETLER
“SÜRÜLEBİLİR” ürünler, sadece peynir ve kayısıyla sınırlı değil. İşin içine akla gelebilecek tüm kuru meyve, sebze ve hatta et ürünleri de giriyor. Bu işte uzmanlaşmayı seçen girişimciler ürün sayısını daha ‘niş’ alanlara kaydırarak yeni türler de yaratabilir. Organik ve diyet pazarına yönelmiş sürülebilir krem kıvamındaki bu ürünler, girişimcilere yeni bir alt sektör oluşturma ayrıcalığı sunabilir. Örneğin organik ya da light etiketli kalorisi düşürülmüş tereyağı, sızma yoğurt, yabani meyveler, bal ve kuru meyve karışımları kızarmış ekmek üstünde konularak tüketilebilecek ürünlerden birkaçı. Kuru meyvelerden -organik nitelik taşıması kaydıyla- yer fıstığı, fındık, ceviz, antepfıstığı, badem, dut ve erik kuruları, çam balıyla karıştırılarak özel çeşitler yaratılabilir. Ancak bu çeşitler için Tarım Bakanlığı’ndan özel izin alınması gerekiyor.
BİTKİSEL KARIŞIMLARDAN LİGHT KÖFTELER
BİTKİSEL karışım ifadesi, bilinen tüm bitkileri, sebzeleri hatta bazı meyveleri içine alıyor. Vejetaryenlere, diyet yapanlara ve light besinleri tercih edenlere sunulabilecek bitkisel köfteler, girişimciler için cazip bir alan olabilir. Hazır paketler içinde sunulabilecek bu ürünlerin önümüzdeki dönemde daha fazla ilgi görmesi bekleniyor.
Özellikle ABD’de büyük ilgi gören soya ve yumurta akı bazlı bu köftelerin içine çok sayıda yeşil ot ve sebze giriyor. Hedef yeni lezzetler yaratarak tüketicinin ilgisini çekmek. Pirinç ve tofu bazıyla hazırlanan bu köfte benzeri kızartmalıklar içinde soğan, sarımsak, soya, baharat ve yumurta bulunuyor. Mısır ununa bulanmış şekilde ambalajlanan bu ürünler, kızartmaya hazır halde satılıyor.
Bu ürünlere katkı maddesi olarak bazı kıvam artırıcı ve gevrekliği sağlayıcı doğal maddelerin dışında başka bir şey katılmıyor. Karışım içine giren maddelerin çoğu ise bildiğimiz taze otlar. Örneğin Meksika maydanozu olarak bilinen cilantro önemli bir lezzet maddesi. Bu bitkinin tohumları da kullanılıyor. Bu ürün, Türkiye’deki kişniş tohumunun aynısı.
Son yıllarda Kuzey Afrika orijinli mercimek bazlı köfte de tüketiciler tarafından en çok tutulan köfteler arasında. Nohuttan üretilen felafel de çok talep ediliyor. Bu son örnekler Türk damak tadına da uygun.
Endüstri için hazırlanmış hatlarda el değmeden üretilen bu köfteler otomatik olarak paketleniyor. Bu alanda Türk damağına uygun çeşitleri üreten girişimciler yepyeni bir kategori yaratabilirler.
MEYVE VE SEBZE GRANÜLLERİ
BENZER bir başka konu ise meyve granülleri… Batıda bu forma ‘fruit powder’ deniyor. Yani meyve tozu… Meyve ve sebze granüllerinin en önemli özelliği, niteliklerini yitirmeden saklanabilmeleri. Yer işgal etmeyişleri her zaman rahatça ulaşılabilmeleri de gıda endüstrisinde ayrıcalıklı bir yer kazanmalarını sağlıyor.
Aslında meyve granülleri bildiğimiz meyve konsantresinin toz haline getirilmiş şekli. Proses, meyve suyu üretimiyle başlıyor. Ardından onun derişikleştirilmesiyle devam ediyor. Sonuçta ürün pudra şeklinde değil, kristalize olmuş mikro granüller haline getiriliyor. Uzun süre dayanma özelliği taşıyan ürün belli atmosfer koşullarında bozulmuyor.
Söz konusu ürün, özellikle pastacılık, bisküvi ve restoran sektöründe aranıyor. Salça, reçel, jöle, ketçap vs. yapmak için takviye olarak da kullanılan ürün, içecek sektöründe de kullanılıyor. Çünkü taze meyve sularının tat ve rengini iyi biçimde nihai ürüne taşırken lezzet ve renk de veriyor.
Çözünürlük özelliği hayli yüksek olan meyve ve sebze granüllerini elde etmek için büyük bir yatırım gerekiyor. Kurulacak işletme büyüklüğü 1 ton ila 200 ton/gün arasında olabilir. Liyofilizasyon hariç, sprey ünitelerle sıkım ve konsantarasyon hatlarını Türkiye’de imal ettirmek mümkün. Bu üründe önemli bir ihraç kalemi olan ‘fruit powder’m Kızılay, Kızılhaç gibi insani yardım kuruluşlarının da önemli alımları arasında olduğunu belirtmekte yarar var.
KÜLTÜRE ALINMASI GEREKEN FARKLI BİR BİTKİ
BUGÜN dünyadaki en pahalı sebzelerden biri de kuşkonmaz. Gurme mutfakların vazgeçilmezleri arasında yer alan kuşkonmazın yetiştirilmesi oldukça emek isteyen bir iş. Oysa kuşkonmazın botanikte “asparagus acutifolius” olarak anılan yabani formu oldukça kolay yetiştiriliyor. Bizim ot kültürümüzde “tilkişen” ya da “tatlı sarmaşık” olarak anılan bu kiyi köy pazarlarında bulmak mümkün. Doğadan toplanan bu bitkinin lezzet açısından hiçbir farkı yok. Hatta daha lezzetli olduğu bile söylenebilir. Söz konusu bitkiyi kültüre alarak yetiştirmek ve iç-dış pazarlarda ambalaj içinde satmak girişimciler için iyi bir fikir olabilir. Bu bitkinin ihraç ürünü olması ise son yıllarda keşfedilmesiyle ilgili. İtalya, İspanya ve Fransa’da söz konusu bitkiyle ilgili festivaller düzenlenerek yemek yarışmaları yapıldığını da belirtmekte yarar var. Vitamin ve mineral açısından oldukça zengin olan yabani kuşkonmazın kültür ortamına uyum sağlaması da oldukça kolay.
Bu bitkiye yatırım yapacak girişimcilerin önünde büyük fırsatlar açılabilir. Benzer nitelikte başka yabani otları da kültüre almak mümkün. Bunların başında ıtır, lavanta, mercanköşk gibi gıdalarda kullanılan kokulu bitkiler geliyor.
PEYNİR ALTI SUYU İŞLEME TESİSİ
TÜRKİYE’DE giderek gelişen peynirciliğin önemli bir problemi var. O da süt, peynir haline dönüştükten sonra açığa çıkan peynir altı suyunun çoğu işletmede heba olup gitmesi. Oysa batı dillerinde ‘whey’ olarak anılan bu değerli sıvı, hem süt şekeri (laktoz), hem de doğal besin içeriği açısından oldukça zengin. Özellikle protein yapısı vazgeçilemeyecek kadar önemli.
2015 yılı itibariyle Türkiye’de peynir üretimi sonucu ortaya çıkacak peynir altı suyunun 420 ila 450 bin ton olabileceği tahmin ediliyor. Ancak birçok tesiste kristalizasyon tesisinin olmaması nedeniyle bu değerli sıvının bir bölümü doğaya atık olarak bırakılıyor. Bir kısmı ise lor üretiminde kullanılıyor.
Başta unlu mamuller olmak üzere salam, sosis, hazır çorba, çikolata, fondan, tatlı gibi onlarca ürünün formülüne girebilen bu lezzet verici maddenin yurtdışında da önemli bir pazarı var.
En azından atık madde olarak kayıplara karışan miktarı işlemek üzere büyük kurumlardan bağımsız bir vvhey kristalizasyon tesisi kurulabilir. Bu tesiste, üreticilerden toplanan peynir altı suyu, çeşitli form ve niteliklerde kristalize edilebilir. İşin önemli tarafı ise küçük işletmelerle yıllık anlaşmalar yaparak yeterli hammadde akışını sağlamakta.
Bundan sonrası ise endüstriye kristal peynir altı suyu ve türevlerini satmaktan ibaret. Bu işe ilgi duyan girişimciler ev tüketimi için perakende piyasasına da girebilir.
GIDA ENDÜSTRİSİ İÇİN AMBALAJ
GIDA endüstrisinde ambalaj son derece önemlidir. Çünkü tüm mesajlar ambalaj üzerinden verilir. Bunu bilen ambalaj dizayncıları artık ambalajlara daha fazla önem veriyor. Burada yapılan yeniliklerle tüketicilere büyük kolaylıklar sağlanmaya çalışılıyor. İkiz ambalajlar bu konuda adım atılmış son örneklerden biri… Örneğin böyle bir fikir hem mayonez hem de ketçapı aynı ambalajın ayrı bölümlerinde sunmak demek. Birbiriyle karışmadan aynı ambalaj içinde iki ayrı lezzet!
ABD’de bir içecek firmasının kağıt bardakları iki katlı olarak tasarlayıp, sosis satıcılarına promosyon olarak dağıtması hala hatırlarda. Dev bardakların altında coca-cola, üstünde ise kızarmış patates ve sosis! Sonuç: Satışlarda müthiş bir patlama!
örnekler çoğaltılabilir… Çünkü çoğu endüstriyel işletmelerin bu tür yaratıcı girişimcilere çok ihtiyacı var. Uzmanlık üzerine yapılabilecek sınaî ambalaj tasarımının, yarının en parlak girişimleri arasında yer alacağı söylenebilir.
OT VE BİTKİ İŞLEYEN PAKET TESİS
BİRÇOK bitki ve yabani otun bulunduğu bu topraklarda hemen her malzemeyi işleyen, onları klasik eczacılığın ya da popüler ifadesiyle “yeşil tıp”ın hizmetine sunabilen tesisler maalesef yok.
Halbuki bugün çoğu bitkisel ilacın içeriği kurutulmuş ot veya onlardan elde edilmiş sıradan solüsyonlardan oluşturuluyor. Bu sektörde tonlarca bitkinin işlenmesi, onların özütünün çıkarılması söz konusu. Neredeyse gram ve miligramla ifade edilen bu maddelerin gıda sektöründe de büyük bir kullanım alanı var. Koruyucu katkı maddeleri, renklendiriciler, kıvam arttırıcılar, bitkisel vitaminler böyle elde ediliyor. Şimdi bu iş için “paket ünite” tabir edilen oldukça kompakt işleme tesisleri var. Burada proses edilen hammaddeler sonuçta tıbbın ve gıda sektörünün hizmetine sunuluyor. İşte bu konuda know-how almış birçok makine üreticisi bulunuyor. HPL olarak bilinen preparatif teknikleri içeren, hatta rekristalizasyon (çift aşamalı kristalleştirme) yapan üniteler bile bulunuyor. Elde edilen maddelerin büyük alıcıları ise piyasada ismi bilinen dünyaca ünlü besin takviyesi üreticileri. Girişimciler, ot cenneti Anadolu topraklarında böyle bir tesis kurabilir. Burada önemli olanın; talebi yüksek ürünlere yönelmek ve yıllık anlaşmalarla işletmenin gelirlerini garantiye almak olduğunu belirtmekte fayda var.
YERFISTIĞI YAĞI POPÜLER OLACAK
YERFISTIGI yağı, başta ABD olmak üzere AB ülkelerinde çokça kullanılıyor. Yerfıstığı, küspesinden ve yağından yüksek düzeyde yaralanma imkanı nedeniyle giderek entegre bir yatırım kalemi haline geliyor.
Türkiye’de daha çok çerez olarak tüketilen bu ürün, Akdeniz, Marmara, Ege ve kısmen GAP Bölgesinde üretilebilir. Öte yandan yerfıstığı tarımının yanı sıra bunu işleyecek bir tesis de yatırımcılara çok şey kazandırabilir. Türkiye’de yeniden düzenlenen teşvikler ve yatırım indirimleri düşünüldüğünde 5’inci ve 6’ncı bölgelerde yerfıstığı ekim alanları ve tesisi kurmak oldukça cazip görünüyor.
Uzun süre okside olmadan niteliğini muhafaza edebilen yerfıstığı yağının bir diğer özelliği de hamur işlerinde kullanılması. Yüzde 50 civarında yağ içeren yerfıstığı aynı zamanda çerezlik olarak da kullanılabiliyor. Kısacası birçok anlamda kullanılabilecek yerfıstığı yatırımcılara kazanç sağlayabilir.
Ortadoğu ülkelerinin de ilgi göstermeye başladığı yerfıstığında ekim alanlarının genişlemesi gerekiyor. Bu alanda yetiştirme ve işleme tesisleri de yapılması şart.
Yağ fabrikasına eklenecek birkaç üniteyle ‘coenzym Q10, doğal E vitamini gibi onlarca yaşam destek maddesi de üretilebilir. Ayrıca kahvaltılık yerfıstığı ezmesi, yerfıstığı enerji barları, krokanlar ve daha nicelerini üretmek de mümkün.
Kısacası yemeklik yerfıstığı yağı, hem kazancı bol hem de çeşitli ihracat kalemleriyle şansı yüksek bir ürün…
Nur Demîrok / Para Kazandıracak İş Fikirleri

İş Fikirleri 2015

Sosyal medya içerik satışı
Sosyal medyada her gün onlarca içerik paylaşıyoruz ve bu içerikler bulutlarda gittikçe artan bir dijital yük haline geliyor. Peki bu dijital yükü bir iş modeli olarak işlemek mümkün olabilir mi? Gumroad kurucusu Sahil Lavingia’nın bu soruya yanıtı olumlu olmuş ve sosyal medya paylaşımlarının satılabileceği bir platform yaratmış.

Pinterest ekibinden ayrılan genç girişimci Twitter ve Facebook’ta yaptığınız kimi paylaşımların satılmasına olanak sağlayan bir platform geliştirmiş. Platform sizin paylaştığınız içeriklerle ilgili alıcıları bir araya getiren bir işlev görüyor. Gumroad paylaştığınız ve alıcılara sattığınız paylaşımların ücreti üzerinden yüzde 5 komisyon ve sabit 30 sent ücret alıyor. Kişisel sosyal medya içeriklerinin ticarileşmesi, geleceğin en etkili iş fikirlerinden biri olabilir.
Lokasyon bazlı sosyal medya/oyun
Lokasyon bazlı servisler hızla gelişimegösteriyor. Daha önce Turkishtime sayfalarında lokasyon bazlı ticaret deneyimlerini incelemiştik. Ticari operasyonlar lokasyon bazlı servislerin en büyük alanını oluşturuyor belki. Fakat bu alanda halen farklı iş fikirlerine yer var. Türk girişimci Veysel Berk’in ABD’de kurduğu lokasyon bazlı sosyal medya mecrası Wallit, bu alanda geliştirilecek iş fikirlerine ufak bir örnek oluşturuyor.

Wallit belli bir lokasyonda bulunan kullanıcıların yer aldığı bir sosyal medya mecrası olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte lokasyon bazlı oyunlar da bu alandaki iş fikirlerinden biri olarak değerlendirilebilir. ABD’de Michael Tseng’in kurduğu Turf, bu alandaki girişimlerden bir tanesi. Turf ile ilgili değerlendirmelerde kısaca şöyle deniyor: “Foursquare’in video oyun versiyonu.” Lokasyon bazlı oyunlar belli bir gerçekliğe de tekabül ettiği, başka deyişle hikayeleri daha somut olduğu için ilgi görüyor. Tseng, iş fikri için crowdfunding sitesi Kickstarter’da teklif verdiğinde 185 kişi belli büyüklüklerde destek oldu.
Niş sosyal medya platformu
Facebook, Twitter, Instagram gibi dünyanın en popüler sosyal medya platformları için son zamanlarda dile getirilen bir saptama var. Buna göre, bu platformlar üye girişleri konusunda özellikle ABD’de doyma noktasına geldi. Türkiye gibi bu mecraların yaygın kullanıldığı pazarlarda da benzer bir saptama yapmak mümkün. Bu durum yeni sosyal medya platformlarının ortaya çıkması için uygun bir zemin yaratıyor.

Fakat artık Facebook ve Twitter gibi her çeşit içeriğin paylaşılabildiği değil, özelleştirilmiş içeriklerin paylaşıldığı sosyal medya platformları öne çıkıyor. Diğer bir deyişle niş sosyal medya platformları öne çıkıyor. ABD’de Path, Branch, Svbtle ve Quora gibi bu tip sosyal medya platformlarının kullanıcı sayıları katlanarak artıyor. Bu niş platformların değerleri kısa zamanda 1 milyar dolar sınırını aşıyor. Bu örneklerden biri Quora. Kullanıcıların yüklediği sorulara, kullanıcılar tarafından verilen cevapların edit edilerek içerik kazandırıldığı bir platform olan Quora yatırımcılardan önemli yatırımlar aldı. Anlaşılan o ki Facebook ve Twitter’a abone olan kullanıcılar, aynı zamanda bu tip niş sosyal medya platformlarına da abone olmaya başlıyor. Bu eğilimin artarak güçlenmesi bekleniyor. Facebook’a rakip olunur mu, demeyin. Şimdi Facebook’a rakip olmak iyi bir iş fikri…
Dijital çöpçülük
Birçok ülke çöplerin geri dönüşümü konusunda önemli adımlar attı. Artık çöplerin geri dönüşümü kendi içinde verimli bir ekonomi yaratıyor. Söz konusu dijital çöplük olunca işler daha karmaşık bir hal alıyor. Öyle ki gelişmiş ülkelerde de bu konuda bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Amerikalılar yılda 47,4 milyon bilgisayar, 27,2 milyon TV ve 141 milyon mobil cihazı çöpe atıyor.

Bu çöplerin sadece dörtte biri geri dö-nüştürülebiliyor. Gelişmekte olan ülkelerde durum daha da vahim. Kimi Afrika ülkeleri, Hindistan ve Çin’de dijital çöplüklerin yaratacağı toksik atıklar aynştınlmıyor bile. Bu ortamda kamunun özel sektörden alacağı dersler bulunuyor. Örneğin IBM dijital aygıtlarını kullanan kurumsal müşterilerden bu aygıtlan çöpe atmak yerine kendi merkezlerinde topluyor. Dijital çöplük leasing’i diyebileceğimiz bu sistem ile IBM kendi tesislerinde bu dijital tesisleri yeniden dijital aygıtlar olarak ekonomiye kazandırıyor. Bunu yapmak yine de kolay değil. IBM’in i geri dönüşüm merkezlerine haftada 28 bin parça dijital çöp geliyor, bunlar 22 tesiste dönüştürülüyor. Yılda 100 bin masaüstü ofis bilgisayan  yeni dijital cihazlara dönüştürülüyor.
Hayırseverlik yönetimi
Türkiye’deki 3 bin 500 özel vakfın pek çoğu, genellikle büyük ölçekli aile holdingleri (yıllık gelirleri en az birkaç 100 milyon dolar) tarafından kurulan ve idare edilen özel sektör şirketleriyle birleşti. Türk yasal ve mali çerçevesi aile ve şirket sponsorluğundaki vakıflar arasında ayrım yapılmıyor. Bu yüzden bu ikisini birbirinden ayırmak için resmi bir tanım bulunmuyor.

Bu vakıflar, yapıları gereği dışarıdan kaynaklanan herhangi bir fon geliştirme uygulamıyor. Bu özellikleriyle bu vakıflar tamamen fılantropik ve gelirleri hem vakfın bağış olarak topladığı sermayesinden hem de holdingin ve ana şirkete bağlı diğer şirketlerin gelirlerinden geliyor. Bu vakıflar bu geliri tanımladıkları misyonlarına göre daha önceden belirledikleri faaliyetler için kullanırlar. Bu anlamda holding vakıfları fon sağlayan ve bağış yapan organlar değildirler. Tüm bu durum Türkiye’de fılantropizm danışmanlığı alanında gelecekte önemli fırsatlar olduğunu da ortaya koyuyor.
Offline müşteri analizi
Online alışveriş yapan tüketicilerin bıraktıkları dijital izlerden tüketim davranışları, eğilimleri ile ilgili geniş ölçekli verilere ulaşmak mümkün. Peki online ekonominin bir buçuk katı büyüklüğünde olan offline tüketicileri nasıl analiz edeceğiz? Buna ilişkin son dönemde cevap sunan ilginç girişimler gözleniyor. Bunlardan biri de Finlandiya’da Helsinki’de başlatıldı.

Walkbase isimli şirket offline tüketicilerin analizi fikri üzerinde yükseliyor. Walkbase, offline alışveriş mecralarının içine çeşitli sensörler koyarak tüketicilerin satın alma anındaki davranışlarını gözlemliyor. Bununla birlikte tüketicilerin akıllı telefonlarında Wi-Fi sinyallerinden kimi ürünlerin ve vitrinlerin önünde ne kadar durduklarına ilişkin verilerin oluşturulmasını sağlıyor. Topladığı bu verileri ayrı bir kategori olarak sunduğu gibi Google Analytics ile entegre olarak değerlendirilebilecek bir analiz şansı da sağlıyor.
Sanal asistanlık hizmetleri
Artırılmış gerçekçilik trendi, iş dünyasında birçok fikrin ortaya çıkmasına yol açtı. Bu fikirlerden bir tanesi de sanal asistanlık hizmetleri. Sanal asistanlık hizmetleri, fiziki varlıklan olmadan bir işyerinde ya da kurumda sunulan asistanlık hizmetlerini anlatıyor kabaca. Dünyada 25 bin sanal asistan olduğu tahmin ediliyor. Buradaki iş modeli, sanal asistanlık hizmeti sunanlar için bir platform şirket oluşturmak. Bulut bilişimin gelişmesiyle sanal asistanlık hizmeti sunanların verilerin depolanması yönünde ciddi operasyonel rahatlıkları bulunuyor.

Bu operasyonel rahatlık da bu platformların ölçek ekonomisinin gerekleri doğrultusunda uygun maliyetli hizmetler dizisi sunmasının da önünü açıyor. Hizmeti alan şirket ve kurumlar için de sanal asistanlann yönetilmesi artık daha kolay bir hal alıyor. İyi bir internet sitesi ve dizüstü bilgisayar, bu hizmetlerin organizasyonu için yeterli. Skype, Google Voice ve diğer mesajlaşma servislerinin gelişmesi de şirketler ve kurumlarla sanal asistanlar arasındaki iletişimin kolaylaşmasına olanak sağlıyor. Dünyada kullanılan bu hizmetler, Türkiye’de henüz yaygın değil. Türkiye için bu iş fikrini makul kılan da bu durum.
Sağlık bulutu
Dünyanın en önemli girişim merkezlerinden biri MIT’dir. MIT’de en inovatif 50 şirket arasına girmiş olan athenahealth de, parlak birçok iş fikrinde olduğu gibi bulut bilişim üzerinde yükselenler arasında. Şirket, elektronik sağlık verilerini tutuyor ve bu veriler üzerinden bulut bilişim odaklı veri analizi hizmeti sunuyor. ABD’de 46 eyalette müşterileri bulunan şirket, 3 bin çalışana sahip. Son dönemin en dikkat çeken girişimlerden olan şirketin 2013 yılında 595 milyon dolarlık gelir yazdığını da eklemek gerekiyor.

Şirketin deneyip başardığı iş fikri, dijital mecralarda sağlık bilgilerinin saklanması ve bunların analiz edilmesi üzerine kurulu. Dijital sağlık ile ilgili altyapılar geliştikçe verilerin birçoğu bu platformlara, bu platformlar üzerinden de bulut bilişime aktarılıyor. Türkiye’de de mobil operatörler ciddi düzeyde dijital sağlık uygulamaları geliştiriyor. Bu durum Türkiye’de de dijital sağlık verilerinin artmasına ve yeni iş fikirleri için bir alan açması anlamına geliyor. İş fikrinin hem bireysel kullanıcılar hem de sağlık sektöründe faaliyet gösteren şirketler için sunduğu önemli açılımlar olabilir. Fikri parlak kılan özelliklerden biri de segmen-tinin bu anlamda geniş olması.
Çaldır – kapat pazarlaması
Gelişmekte olan ülkeler kategorisindeki Türkiye için dikkate değer bir girişim hikayesi Zipdial. Zipdial Hindistan’da uygulanan bir model ve girişimcisi Kaliforniya’dan. Girişimci Valeri Wagoner, Hindistan’da kişilerin birbirleriyle haberleşirken telefonlarıyla çağrı gönderdiklerini fark etmiş. Çaldırma sayısına göre çağrının da bir anlamı bulunuyor. Örneğin iki kere çaldırınca eve ulaştım, anlamına geliyor. Bu durum ücretsiz bir iletişim de demek. Bunu gören Wagoner bu durumdan bir pazarlama fikri çıkarmış. Bu fikir vasıtasıyla Hindistan’daki müşteriler Gilette, P&G gibi şirketlere daha kolay ulaşıyorlar.

Bu şirket üzerinden bahsi geçen şirketlere tam 416 milyon çağrı yapılmış. Fikir şöyle işliyor: Zipdial müşterilerin bu yolla iletişim kurması için oluşturulmuş şirket numaralarını duyurusunu yapıyor. Bu şirketlerle iletişim kurmak isteyenler bu numaralan çaldırıyor. Böylelikle kişiler özel olarak kurgulanmış yarışmalara, oyunlara katılıyor, kuponlar alıyor ya da tasarladıkları siparişlerini yapıyorlar.

Pop-up Retail

Perakende alanında konvansiyonel yöntemler geride kalalı çok oldu. Offline perakende dijital mecraların katkısıyla güçlenirken yeni iş fikirleri ve modelleri ile de dinamizm kazanıyor. Son dönemde öne çıkan iş fikirlerinden bir tanesi de pop-up perakende. Kendi segmentinize göre müşterilere ulaşmak için seçeceğiniz uygun bir mekanda dağıtım kanalınızı oluşturabilmenizi anlatıyor. Ya da başka bir ifade ile geçici mağazalar diyebiliriz.

Örneğin bir alışveriş merkezinde ya da kitlenize yönelik bir etkinlikteki perakende etkinliklerini ifade ediyor bu iş modeli. Bu modeli kendi şirketiniz de uygulayabilir. Fakat pop-up konseptine hakim olan ve size uygun lokasyon önerileri ile gelen, bu lokasyonlarla ilgili ihtiyaçlarınızı gideren platform şirketler de bu konseptin yeni oyuncuları olarak öne çıkıyor. Bu iş fikrini deneyen ve başarılı olan şirketlerin başında Storefront geliyor. ABD’li şirket pop-up perakende modeli açısından elinde tuttuğu portföyüyle müşterilerine hizmet sunuyor. ABD’de Storefront için “perakendenin Airbnb’si” demliyor. Şirket, son dönemdeki performansıyla yatırımcıların da dikkatini çekiyor. Geçtiğimiz dönemde sadece bir ayda yaklaşık 7,5 milyon dolarlık yatırım aldı ve büyüme yönünde önemli bir finansa kavuştu.

Büyük tabletle reklam

Tüketicilerin daha çok sokağa çıkmasıyla açıkhava reklamcılığında da yeni trendler, yeni çözümler öne çıkıyor. Enp-lug’m iş fikri böylesi bir yeni çözüm üzerinde yükseliyor. Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nin en işlek noktalarından birinde tüketicilerle iletişime geçmenize yarayacak, interak-tif bir nevi büyük tablet olarak kullanılabilecek bir reklam mecrası düşünün. İşte Enplug bu büyük tabletlerle reklam yaparak tüketicilere şirketleri ulaştırıyor.

ABD’de bu tip billboardları yöneten Enplug, reklamveren şirketler kadar yatırım yapmak isteyen şirket ve bireylerin de ilgisini çekiyor. Çözümün en önemli avantajı interaktif olmasında. Tüketicilere yapılan tanıtım bir anda işleme dönüşme şansı da veriyor. Aynı zamanda ürünle ilgili olarak tüketicilerin özel içeriklerle bilgilendirilmesi de önemli bir iletişim imkanı. Dünyada açıkhava reklamcılığının yıllık yüzde 3 büyümesi öngörülüyor. İnternet reklamcılığında büyüme tahminleri iki haneli. Bu iş fikri, iki mecrayı da bir şekilde birleştirerek yeni bir reklam mecrası yaratıyor.
Dijital kiosklar
Ofis hayatının vazgeçilmezlerinden bir tanesi de içinde atıştırmalık ürünlerin bulunduğu istasyonlar, yani kiosklardır. Ofiste her şey dijitalleşirken bu kiosklann da dijitalleştirilmesi fikri, neden olmasın? Dijitouch, tablet ekranlı satış noktaları geliştiriyor.
Bu noktaların pazarlamada “wow” efekti yaratmasının yanında reklam içerikleri açısından da önemi bulunuyor. Yeni dijital kiosklann hastaneler, üniversiteler gibi yoğun alanlarda konumlandırılması planlanıyor.

Şirket ilk yılda 1.500 dijital kiosk sayısına ulaşmayı hedefliyor. Bu dijital kiosklarda Microsoft Kinect motion sensörleri kullanılıyor. Aynı zamanda tıpkı büyük tabletlerle reklam çözümlerinde olduğu gibi bu kiosklar müşteriyle interaktif iletişim şansı da sunuyor. Örneğin o satış noktasında görmek istediğiniz bir ürünü o tabletle bildirip şirkete geri bildirimde bulunmanız mümkün. Bu noktalarda hem satış hem de interaktif iletişim ve reklam şansının bulunması da iş modelinin kârlı olması anlamına geliyor.

Kişiselleştirilmiş yemek sepeti

Kişiselleştirilmiş hizmetler, geleceğin yeni iş fikirlerinin üzerinde yükseleceği bir alan. Bu alanda şimdiden farklı birçok uygulama ve servis ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de gıda konusunda. ABD’li Naturebox şirketi, tüketicilerin tercihleri ve diyetlerine göre sağlıklı yemek menüleri oluşturuyor. ABD’de 64 milyar dolarlık bir yemek pazarı olduğu düşünülürse bu büyük pazarda tüketicilere özel hizmet vermek önemli bir farklılık stratejisi olarak dikkat çekiyor.

Naturebox tam da böyle bir strateji ile tüketicilerine ulaşmaya çalışıyor. Bu fikrin büyük ilgi gördüğünü de söylemek mümkün. Şirketin müşteri tabanı her ay yüzde 50’nin üzerine varan oranlarda artış gösteriyor. Kişiselleştirilmiş menüler oluşturmak, ortaya çıkan menü sayılarının da artmasına olanak sağlıyor. Burada ortaya çıkan veriler, bu fikrin hayata geçirilmesi yönünde gerçekten de önemli motivasyonlar yaratacak seviyede. Naturebox’m tüketicilere özel menülerinde bulunan kişiselleştirilmiş yemek sayısı 50 bini aşmış durumda.
3 boyutlu simülasyon
Bir otel işletmecisisiniz ya da üst segmente hitap eden bir emlakçısmız. Müşterilerinizi satın alma yapmadan önce bilgilendirmek istiyorsunuz. Bunun için fotoğrafların ötesinde yeni bir servis konsepti gelişiyor: Üç boyutlu simülasyon. ABD’li Matterport şirketi, bu alanda geliştirdiği hizmetle bu yeni iş konseptinin geliştirilmesini sağlıyor. Matterport müşterilerine özel kameralar vererek ya da IOS tabanlı uygulamalarıyla mekanın görsellerini alıyor ve bu mekanın 3 boyutlu simülasyonlarını üretiyor.

Bu mecraların yanında bir akıllı telefon donanımı ile de bu hizmetlerin sunulması tasarlanıyor. Üç boyutlu simülasyonun oluşturulmasının ardından oluşturulan data, farklı amaçlar için biçimlendirilebiliyor. Bu datalar üzerinden farklı simülasyonlarm biçimlendirilebilmesi de mümkün. ABD’de son dönemin en dikkat çekici konseptleri ve girişimleri arasında yer alan Matterport, melek yatırımcıların da ilgisini çekiyor. Şirket, mobildeki planlarını hızlandırmak adına geçtiğimiz aylarda 16 milyon dolarlık bir yatırım kabul etti.
Sanal para marketleri
Dünyanın büyük çoğunluğunda bitcoin geçerli. Kitap, seyahat, gıda her türlü harcamanızı yapabilirsiniz. Ayrıca altın veya gümüş alabilir, hisse senedi yatırımı yapabilirsiniz. Bitcoin satın almak veya bitcoin’lerinizi nakit paraya çevirmek için ise exchange (değişim) sitelerine ihtiyacınız var.

Sitede yapılan işlemlerin yoğunluğu bitcoin’in dolara karşı olan değerini belirlemede baz alınır. Bir hesap oluşturursunuz ve sitenin para yatırma yöntemlerinden birini kullanarak bankanızdan hesabınıza para aktarırsınız. Bu para da karşılığı olan bitcoin değeri kadar sanal cüzdanınıza yatar. Kullandığınız site yüzde 1 civarı kesinti yapar. Nakde çevirdiğiniz bitcoin’inizi hesabınıza aktarır ve bankanızdan çekersiniz. Kullanıcı sayısı 200 bini aşan bitcoin için sanal alışveriş merkezleri tasarlanıyor. Sadece bitcoin geçen bu online alışveriş siteleri, sanal ekonominin yeni iş fikirleri arasında yer alıyor.
Süper debit kart
Bir önceki iş fikrinde açıkladığımız gibi Bitcoin her ne kadar tartışmalı da olsa yeni bir iş alanı açıyor. Bu alanda yeni iş konseptlerinin gelişmesine olanak sağlıyor. Bitcoin ile ilgili son zamanlarda özellikle ABD’de bu sanal para biriminin gündelik hayata uygulanması ile ilgili olarak yeni girişimler ortaya çıkıyor.

Bu girişimlerden bir tanesi de Shift. Shift’in Bitcoin ile geliştirdiği iş fikri, bu sanal para birimini taşımaya yardımcı olacak bir debit kart projesi. Tabii ki sadece Bitcoin’in değil diğer sanal para birimleri ile birlikte reel para birimlerinin de taşınabileceği bir nevi “süper debit kart” projesi hayata geçiriliyor. Bitcoin ile ilgili grafikler bu para biriminin çıkış yakalayacağını gösteriyor. İyimser tahminlere göre bitcoin ile yapılacak sanal alışverişler 100 milyon dolar büyüklüğünü geride bırakacak. Fakat daha makul tahminler, 65 milyon dolarlık bir büyüklükten bahsediyor.
Kurumsal “Şeylerin İnterneti”
Dijital ekonomideki fırsatlara bakıldığında birçok kişinin aklına yaratıcı bir işletme fikri, hizmet sunumu gibi alanlar geliyor. Aslına bakılırsa içerik ve hizmet üretimi ile birlikte yukarıda değinildiği gibi donanım ve yazılım alanlarında da çok büyük bir iş evreni yaratılıyor.

Bu kapsamda gelecekte en dikkat çekici fırsat alanlarından biri nesnelerin birbiri ile iletişime geçmesi ya da nesnelerin doğrudan internete bağlanması olacak. Bilim-kurgu filmi gibi gelse de dünyadaki bütün objelerin birbiriyle konuşacağı bir döneme doğru hızla ilerliyoruz. 2008 yılında birbiriyle konuşabilen obje sayısı dünya nüfusunu geride bırakmıştı. Bu hızla ilerlenirse 2020 yılında 30 milyar objenin birbiriyle konuşuyor olacağı tahmin ediliyor. Gelecekte bu küçük makinelerden 30 milyar olduğu zaman ve bunların zekâ seviyesi arttığında; zekâ makineden insana, insandan makineye ve makineden makineye geçebilecek. Bu zekâ, 2025’te 6.2 trilyon dolarlık bir pazar yaratacak.
Akıllı telefon kumandası
Sessizdeyken akıllı telefonunuzun yerini bulamıyorsanız ya da farklı uygulamalardan gelen uyanlan topluca görmek istiyorsanız size de bir Qblinks akıllı telefon kumandası gerekiyor. Akıllı telefonların hayatımıza daha çok girmesiyle akıllı telefon aksesuar işinde de önemli bir gelişme yaşandı.

Kılıflardan farklı dijital aksesuarlara kadar birçok aksesuar hayatımıza girdi. Çin’de bulunan Qblinks şirketi de bu alanda farklı bir geliştirme yapıyor. Tek başına Qblinks’in akıllı telefon uzaktan kumandası olarak iş gören aksesuan bir iş fikri olarak değerlendirilmese bile akıllı telefon aksesuarları alanında iş fikirleri konseptinin son örneği olması açısından dikkat çekici. Söz konusu cihazlann 29 dolarlık bir satış fiyatıyla tüketicilere sunulması planlanıyor.

Kilometre başına otomobil sigortası

Türkiye’de sigorta alanında rekabetin önemli bölümü, kas-ko olarak bilinen araç sigortalarında yaşanıyor. Bazı çabalar olsa da kaskolarda ücret hadleri çok değişken olmayan ortalama seviyelerde görülüyor. Aracını çok sık kullanan ve dolayısıyla hasar riski daha çok olan tüketiciler de aracını daha az kullanan ve hasar riski daha az olan tüketiciler de benzer fiyatları ödüyor.

ABD’li bir şirket bu alanda yeni bir paketle kilometre başına kasko konsep-tini geliştirdi. ABD’li şirket Metromile’ın dayandığı veriler arasında ülkede araç kullanıcılarının yüzde 70’inin yılda 10 bin milden az yol yapmaları geliyor. Buradan hareketle şirket kilometre başına kasko ürünü gerçekleştirdi. Bu ürün sayesinde tüketicilerin kasko ödemelerinde yüzde 40’lara varan tasarruf elde etmeleri söz konusu. Bununla birlikte şirket açısından sigorta poliçeleri ile ilgili verimlilik seviyeleri de daha yükseğe çıkıyor. Geleceğin iş fikirleri arasında segmentasyonun dijital mecraların da desteklemesiyle yeni iş fikirlerine olanak sağlayan bir alan olacağı geleceğe ilişkin öngörüler arasında yer alıyor.
KOBİ’lere online pazaryeri
Türk insanının ticarete olan yatkınlığı internet ortamına da taşındı. İş kurmak ya da geliştirmek isteyenler, mağaza hizmetinden faydalanmak için işlerini internete taşırken alıcı ve satıcılar da sanal alemde pazarlık yapmaya başladı.

Verilere göre, e-ticaret alanında 50 bini aşkın şirket faaliyet gösterirken, dükkan açılabilen internet sitelerinin sayısı her geçen yıl artıyor. Yerli ya da yabancı şirketlerin kurduğu e-ticaret sitelerinde dükkan açmak, kimi girişimcilere yeni iş alanları yaratırken, AVM ve zincir marketlere girmekte zorlanan KO-Bİ’ler için de müşterilerine ulaşmanın yollarından biri… Hem maddi, hem insan kaynağı açısından erişim imkanları olamadığı için bu siteler aracılığıyla müşterilerine ulaşmayı tercih eden bazı KOBİ’ler, potansiyeli görebilmek için ilk denemelerini sitelerdeki dükkanlarda gerçekleştiriyor. Günde yüzlerce yeni dükkanın açıldığı internetteki pazar yerlerinde milyonlarca liralık ticaret gerçekleşiyor.
Müzik paylaşım mecrası
Whyd’ın ekran görüntüsünü ilk gördüğünüzde Instagram ile benzerliği dikkatinizi çekiyor. Uygulamanın arayüzü Ins-tagram’a benziyor. Ama burada içerik fotoğraf ya da video değil tümüyle müzik.

Facebook ve Twitter’da çoklukla Youtube’a ya da diğer mecralara link vererek kimi şarkıların paylaşıldığını görebilirsiniz. Bu iş fikri işte bu bu müzik paylaşım motivasyonu üzerinde şekilleniyor. Takip ettiğiniz kişilerin son zamanlarda ne dinlediğini başka hiçbir sosyal medya mecrasına ihtiyaç duymadan görmeniz mümkün. Kullanıcılar, tıpkı Instagram’da video ya da fotoğraf paylaşır gibi müzik paylaşımları yapıyorlar. Tüketicilerin dijital müzik alışkanlıkları da gittikçe artış gösteriyor. Dijital müziğin gerek online içerik gerekse müzik pazarı içindeki yeri giderek büyüyor. 2012’de dünyada dijital müzik mağazaları albüm satışlarında tarihte ilk kez fizikselin önüne geçti. Online müzik servisleri tüm albüm satışlarının yüzde 37’sine imza attı.
Kargo paylaşım platformu
Bir paylaşım ekonomisi örneği olarak değerlendirebileceğimiz bir girişim olan Jwebi de sunduğu imkan sayesinde, farklı ülkelerden siparişi olan kullanıcılarla ilgili ülkeye seyahat edecek olan kişileri bir araya getiriyor.

Örnek vermek gerekirse, yurtdışından bir e-ticaret alışverişi yaptığınızda bunun gümrükte takılması, sizin ülkenize gelmesinin çok uzun sürebiliyor olması hatta alışveriş yaptığınız sitenin ülkenize gönderim yapmaması gibi istenmeyen durumlar oluşabiliyor. Jwebi de bunu engellemeyi amaçlayan bir girişim. Jwebi üzerinden sizi yolculuk yapacak kişilerle bir araya getiriyor ve o kişinin size istediğiniz ürünü, kendi ürünü gibi taşıyarak teslim etmesini sağlıyor. Kendilerini bir “crowds-hipping” girişimi olarak konumlandıran Jwebi, Türkiye’den de oldukça tercih edilecek bir girişim olabilir. Bildiğiniz gibi dünyada ülkemize gönderim yapmayan pek çok e-ticaret sitesi mevcut.
Mobil CRM
Türkiye’de geleceğe yönelik fırsat alanlarından bir tanesi yazılım. Türkiye’de kurumsal yazılım penetrasyonu çok düşük. Bireyler çok hızlı bir şekilde dijitalleşti ama aynısını Türkiye’deki şirketler için söylemek zor. Bir sürü şirket halen defter, muhasebeci gibi geleneksel unsurlarla uğraşıyor.

Halbuki bunların hepsi dijitalleşebilir. Dolayısıyla KOBİ yazılımlarında büyük bir fırsat var. CRM, ERP, muhasebe yönetimi gibi işler dijitale aktarılabilir. Bu aktarım süreçlerinde öne çıkacak olan mecralardan bir tanesi de mobil. Mobil CRM yazılımları, mobile geçen hem tüketiciler hem de profesyoneller için daha entegre ve hızlı çözümler sunuyor. Avrupa’nın yeni teknoloji merkezi Berlin’de yer alan Linko bu iş fikri dolayısıyla ciddi ilgi görüyor. Şirketin yazılımını talep eden şirketlerin oluşturduğu bekleme listesinde 2 bin şirket yer alıyor. Bu rakam mobil CRM uygulamalarına gösterilen ilginin somut göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bir başka önemli gösterge bu iş fikrine verilen finansman desteği.
Müzik analizi
Dünyada dijital müzik işi inişli çıkışlı da olsa yükseliyor ve beraberinde yeni iş fikirleri de getiriyor. Echo Nest’in sunduğu müzik analizi işi de bunun son örneklerinden. Amerika merkezli Echo Nest, geliştirici odaklı bir şirket ve özetle müzik içerik ve müzik sever verilerinden anlamlı bilgiler derliyor.

Echo Nest’in müşterileri arasında BBC.com, Foursquare, MTV, Twitter, VEVO, Yahoo, Coca-Cola, Intel, Microsoft ve Reebok gibi farklı endüstrilerin önde gelen oyuncuları yer alıyor. Echo Nest’in verilerine göre, şirket altyapısını kullanan 400’ün üzerinde uygulama her ay 100 milyondan fazla kişiye ulaşıyor. Echo Nest ayrıca Vevo’nun kişiselleştirilmiş önerilerinin ardındaki beyin olarak da biliniyor. Echo Nest, dünya çapında 30 milyon şarkıyı 5 milyar veri noktasından, dünyanın en büyük dinamik müzik veri depolarından birini kurmasıyla adından söz ettirmişti. Firmanın 340 kişilik geliştirici ekibinin desteğiyle sağlanan bu verilerin online müzik için önemli olduğu ortada.
Akıllı telefon kiralama
Yurtdışına gidildiğinde en çok ihtiyaç duyulan konulardan bir tanesi iletişim, özelde de internete ulaşmaktır. ABD’li Explora ortaya koyduğu fikirle bu ihtiyaca cevap veriyor. Şirket turistler için akıllı telefon kiralıyor.

Doğrudan otelinize yapılan servis ile o ülkedeki operatörün hattına sahip bir akıllı telefon kiralayabiliyorsunuz. Başta internet olmak üzere tüm iletişim ihtiyaçlarınızı bu akıllı telefonlar üzerinden gidermeniz mümkün. Yerel operatörler olduğu için de internet çözümleri oradaki yerel ücretler seviyesinden ücretlendiriliyor. Şirket akıllı telefon kirası için günlük 8 dolarlık gibi bir ücret belirlemiş. Bu akıllı telefonlar üzerinden kontörlü paketler almanız da mümkün.
Şirket 4G altyapısına sahip akıllı telefonlarla turistlerin ve iş seyahatine çıkmış kişilerin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamayı planlıyor. Türkiye, hem turizm hem de iş fırsatları bakımından gelişen bir ülke olarak akıllı telefon kiralama açısından uygun bir pazar sunuyor. Geriye sadece uygun bir servis altyapısı kurmak ve girişimi başlatmak kalıyor.

E-ticaret finansmanı

E-ticaretin küçük ölçekli şirketlere gelinceye kadar yaygınlaşması yeni bir ihtiyacı doğuruyor: Finansman.

İngiltere merkezli Iwoca şirketi, özellikle küçük ölçekli şirketlerin e-ticaret alanındaki finansman ihtiyaçlarını görüp bu alanda uzmanlaşmış finansman olanakları sunuyor. E-ticaret şirketlerinin fiziksel varlıkları ve dolayısıyla teminat gösterme konusunda yaşadıkları kısıtlar Iwoca’nın yarattığı iş fikrinin temellendiği ihtiyaçları oluşturuyor. Iwoca bu ihtiyaçları olan yaklaşık 9 bin küçük ölçekli işletmeye ulaştı ve e-ticaret operasyonları için özel finansman alternatifleri sundu.
Şirketin verdiği finansmanın toplam büyüklüğü 5 milyon sterlin civarında. Gittikçe önemli talep gören ve İngiltere’de yatırımcılar tarafından da dikkatle takip edilen Iwoca’nm yeni hedefi, 5 bin küçük işletmeye bu alternatif finansman paketlerini ulaştırmak. Türkiye gibi e-ticaret konusunda dinamik bir ülkede bankalar dışında alternatif ve uzmanlaşmış finansman paketleri arayan şirketler için bu iş fikri önemli bir potansiyel anlamına geliyor.

Dijital İK eşlemesi

İşe alım süreçleri, şirketler için geniş operasyonel süreçler anlamına geliyor. Bu süreçlerin dijitalleştirilmesi bir zamandır iş dünyasının gündemindeydi.

Şirketler, bu alanda önemli adımlar atarken ürünler ve servisler de geliştiriliyor. Bu konudaki son örneklerden bir tanesi de İngiltere’deki Rolepoint… Şirket kurduğu yazılımla çalışanların mevcut işyerle-rindeki sosyal network’lerle potansiyel pozisyonlarım eşliyor. Başka tabirle şirketler için uygun adayları bulmak için geliştirilen bir yazılımdan söz ediyoruz. Bu yazılımın önerdiği adayların yaklaşık yüzde 80’i söz konusu pozisyonlara yerleştirildi. Bu durum başta bahsettiğimiz zaman ve yatırım isteyen süreçlerin kolaylaştırılmasına da olanak sağlıyor.
Rolepoint ile şirketlerin 250 bin dolarlık işe alım aracılık hizmeti bedelinden tasarruf ettiği öngörülüyor. Rolepoint’in müşterileri arasında KPMG ve Kone gibi dev şirketler de yer alıyor. Türkiye’nin insan kaynakları açısından zengin bir ülke olduğu düşünülürse bu gibi yazılım ve servislerin önemli işlevleri olacaktır. Teknoloji alanında girişim yapmak isteyen girişimciler için dijital İK eşlemesi ilgi çekici iş fikirlerinden biri olabilir.
Dijital medikal gereçler
Mobil sağlık, dijital sağlık gibi trendler gelişirken daha çok servis boyutuna vurgu yapılıyor. Peki bu teknolojik trendler hangi gereçlerle ilerleyecek.

Ya da dijitalleşme medikal gereçlerde de çığır açıcı işler yapılmasına olanak sağlayabilir mi? Bu soruya ABD’den bir girişimle cevap verildi: Medtronic. Şirket dijitalleşmenin imkanlarını kullanarak bu alanda birbirinden ilgi çekici işlere imza atıyor. 2 gram ağırlığındaki cihaz, bu alandaki geliştirmelerin en etkileyici örneklerinden birini oluşturuyor. Medtronic, teknolojik şirketlere yatırım yapmak isteyen yatırımcılar tarafından da dikkatle takip ediliyor. ABD, medikal alanda ürün geliştirmelerine evsahipliği yapan öncü bir ülke. Fakat sağlık hizmetlerinin ücretlendirilmesi ile ilgili söz konusu kısıtlar bu alandaki gelişmeleri de yer yer sekteye uğratabiliyor. Böylesi iş fikirleri, Türkiye gibi geniş pazarlarda önemli sonuçlar doğurabilecek iş planları olarak öne çıkıyor.
Bilgisayar kodu paylaşımı
Dijital süreçlerin hızla sosyalleştiği bir ortamda yazılımların paylaşılmaması gibi bir durumun ortaya çıkmasını beklemek pek de doğal gözükmüyor.

Artık bilgisayar kodları, yazılımlar da verimlilik ve sosyallik trendleri doğrultusunda paylaşılıyor. Bu paylaşımlara yönelik bir platform kurmak da yeni iş fikirlerinden biri olarak ortaya çıkıyor. Bu iş fikrin uygulayan şirket olan GitHub, ABD’de büyük ilgi görüyor. Yukarıda bahsettiğimiz MIT listesine giren şirket yazılım paylaşımı açısından popüler bir platform olarak öne çıkıyor. Şirketin sunduğu verilere göre 10,7 milyon gibi yüksek rakamda veri seti kurulan platform üzerinden paylaşıldı. ABD bu açıdan dinamik bir ülke olduğu için bu rakamlar da üst seviyelere çıkıyor. Bunun yanında Türkiye de bu açıdan dinamik bir ülke olduğu için dijital alanda bu tip paylaşımlara uygun platformlar sunmak, yeni sinerjilerin ve dolayısıyla yeni ürünlerin ortaya çıkması açısından verimli bir alternatif sunuyor.

Sanal alışveriş merkezleri

Tesco Güney Kore metrosunda billboard’lara, duvarlara ürünlerinin görsellerini ve QR kodlarını koyup tüketicilerin bunlar vasıtasıyla alışveriş yapmasına olanak sağladığından bu yana ilgi çekici rakamlara imza attı.

Şirket, bu uygulamasının ardından online satışlarında yüzde 136’lık artış yakaladı, kayıtlı online tüketicileri yüzde 76 arttı. Bu uygulamanın başarısının ardından ardıllarının ve yeni iş fikirlerinin gelmesi bekleniyordu. Bu anlamda Çinli bir şirket olan Yihaodian, geliştirdiği uygulama ile benzer alanda yeni bir iş fikri yarattı: Sanal alışveriş merkezi. Sokakta yürürken akıllı telefonunuzu uygun bir alana, kamusal bir alan ya da bunun gibi karmaşık görüntülerden uzak bir alana tuttuğunuzda sanal bir alışveriş merkezi görüntüsü ile karşılaşıyorsunuz. Uygulama bu sanal market raflarından alışverişe imkan sağlıyor. Bu örnek, Türkiye’de özellikle metropollerde hem perakende devleri hem de bilişim şirketleri tarafından uygulanabilir.

Uygun fiyatlı organik gıda

Organik ürünler pazarı, katlanarak büyümeye devam ediyor. Tüketicilerin organik ürünler konusunda bilinci gelişmeye devam ettikçe bu ürünlere olan talep de yükselecek. Rakamlar organik ürünler pazarının gerçekten dikkat çekici büyüklüklere ulaştığını ortaya koyuyor.

Buna göre 2012 yılında organik ürünler pazarının küresel olarak büyüklüğünün 63 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Organik ürünlere olan talep artsa da halen orta-üst segment ürünler olarak algılanıyor olduğu da bir gerçek. Organik ürünlerin fiyatlarının görece daha yüksek olması da bu algıyı destekliyor. Ancak ABD’de bir zamandır uygun fiyatlı organik ürünlerin, görece daha pahalı olan ürünler karşısında ciddi rekabete girdiği görülüyor. Kısacası ABD daha uygun fiyatlı organik ürünler konusunda yeni bir iş fikrine evsahipliği yapıyor. Yarım kilo organik elma Whole Foods isimli daha pahalı organik ürünler satan zincirlerde 3 dolarken, Costco ya da Sprouts gibi bu yeni iş fikrini temel alan zincirlerde 2 dolara satılıyor.

Kurumsal havacılık

Kimi ülkeler ya da bölgeler için etkili görünmeyen iş fikirleri bazı bölge ve ülkeler için önemli potansiyel sunuyor.

Çin ve bölgesi için kurumsal havacılık konsepti de bunlardan biri. Türkiye’de de önemli seviyeye gelmiş iş jetleri kullanımı Çin için çok kısıtlı düzeyde. Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Çin’de bulunan iş jeti sayısı 400’ü geçmiyor. Bu durumda Çin’de iş jetleri odaklı kurumsal havacılık işletmeciliği potansiyel sunan bir iş fikri olarak öne çıkıyor. Çin’de bu işin yeterince gelişememesinde hükümetin regülasyonlarmın etkisi vardı. Fakat son zamanlarda Çin hükümetinin bu alandaki düzenlemeler konusundaki yaklaşımının değiştiği görülüyor. Bu da girişimciler için önemli bir fırsat alanı yaratıyor.
Sanat danışmanlığı
Sanatın izleyici kitlesinde 1980’lere oranla yüzde 200’e varan büyük artışlar oldu. Galerilerin ve müzayedelerin belli başlı takipçilerinin etrafında dönen piyasada 2000’li yılların başlarında, farklı bir alıcı profili olarak beyaz yakalıların sayısı arttı.

Sanata sahip olmanın yaşattığı hazzı ve prestiji yeni keşfeden hatın sayılır miktarda kişi de galeri ve müzayede salonlarında boy göstermeye devam ediyor. Batı’ya göre geç hareketlenmiş olsa da artık Türkiye’de de hatırı sayılır bir koleksiyonerler topluluğu oluştuğunu söylemek gerekiyor. Düzenlenen müzayede ve satılan eser sayısı azımsanmayacak düzeyde… Bugün müzayedelere ve sanat merkezlerine kayıtlı 3 bin 500 koleksiyoner bulunuyor. Türkiye’de koleksiyo-nerler klasik ve çağdaş Türk resminin yanı sıra ünlü oryantalistlerin İstanbul Osmanlı saray hayatı, harem, odalık, Osmanlı tipleri ve İstanbul temalı tablolan tercih ediyorlar. Bu tercihler gelecekte tıpkı bir borsa hissesine yatırım yapmak gibi algılanacak. Bununla birlikte sanat koleksiyonlarının da artması danışmanlık pazarında da gelişmelere sahne olacak.

Bilimsel danışmanlık

Bilimsel araştırmalar günümüzde hiç olmadığı kadar büyük ölçüde ekonomiyi etkiliyor. Artık bir iş insanının bilimsel gelişmeleri göz ardı etmek, bu gelişmeleri takip etmemek gibi bir şansı yok.

Aksine takip etmesi ona önemli artılar getiriyor. Bununla birlikte iş insanlarının kuantum bilişime ya da nano-teknolojiye yeteri kadar hakim olmasını beklemek de mümkün değil. İşte burada yeni bir iş fikri devreye giriyor: Bilimsel danışmanlık. Bu danışmanlık şirketleri şirketlere, iş insanlarına teknik konularda danışmanlık hizmeti veriyor. Bu alandaki girişimlerden bir tanesi İsrail ve Fransa’da ofisleri bulunan Bioassociate. Bu şirket gibi yeni yeni şirketler de bu alanda faaliyet gösteriyor. Bilimin ve dijital ekonominin gelişmesiyle bu yeni iş segmentinin hızla yükseleceği tahminleri de yapılıyor. Somut tahminlere göre, bu iş alanının 2016 yılma kadar 28,6 milyar dolarlık bir hacim yaratması bekleniyor. Türkiye gibi bu alanlarda yeni yeni adımlar atan bir ülke için şimdiden bu iş fikrine yatırım yapmak potansiyel barındırıyor.
Kaynak: Turkishtime

TERÖR ÇARE DEĞİL

TERÖR ÇARE DEĞİL
İnsanlarla diyalog iletişim ya da kişisel bireylik hakları ile elde edemedikleri konularda kuralların kanunların ve sınırların dışına çıkarak davranmaları sonucunda bir terör ortam oluşmasına neden olmaktadırlar. Hakkını arayan bulamayan ve bulmaktan da ümidini kesen insanlar sorunu kendi yolları ile çözmeyi düşünürlerken, bir anda kendilerini haksız duruma koyacak terör davranış içinde bulunabilirler. Modern bir çağda yaşarken insan topluluklarının medeniyet oluşturduğu bir dönemde zorbalık ve zorlama ile herhangi bir şeyin halledilemeyeceği bugüne kadar defalarca ispatlanmıştır. Her ne kadar insanların koyduğu kanunlar da bazı aksaklıklar olsa da yine de sorun olarak görülen durumların medeni yollardan halledilmeye çalışması çok büyük önem taşır. Ülkede ortaya çıkacak terörün hiç kimseye faydası olmayacağı gibi özellikle ortaya çıktı topraklarda huzursuzluğun da kaynağı olarak gelecektir.

HAYAT KADAR ÖLÜM DE GEREKLİDİR

HAYAT KADAR ÖLÜM DE GEREKLİDİR
Günümüz şartlarına değerlendirdiğimiz zaman ortalama bir insan ömrü yaklaşık 70 80 yıl gibi bir rakam ortaya koyar. Elbette ki bütün insanlar için bir zamansız ölüm seçeneği bulunacağı gibi herhangi bir kaza veya beklenmedik hastalık olmadığı süre içerisinde dediğimiz gibi insan ömrünün 70 yılı geçtiği gözlemlenmiştir. Her insan dünyada çok kalmak hayatı fazlasıyla yaşamak ve hayatın nimetlerinden faydalanmak ister. Oysa belli bir zaman sonra vücudun fonksiyonlarını yitirmesi ve yaşlanmanın belirtileri net bir şekilde ortaya çıkması ile birlikte, insanların hayat kalitesi de düşüşe geçer ve çoğu zaman hayatı çekilmez bir hale getirir. Nasıl ki doğum ve yaşamak bir nimet ise ölümün de bir nimet olduğunu anlamak gerekir. Yaşamın fazlası zarardır ve insanların vücut fonksiyonlarını yitirdiği dönemlerde bakıma muhtaç bir şekilde veya yatağa bağlı şekilde geçirecekleri hayatı insan yaşamına hiçbir katkısı olmayıp, zamanında yaşamanın ve ölmenin de kıymetini bilmek gerekir.

AKARSULARIMIZ

AKARSULARIMIZ
Akarsularımız bu ülkenin en önemli hazinelerinden biri olmakla beraber, tatlı su kaynakları bütün dünyada çok değerli olup şuan bolca bulunması itibariyle aslında kıymeti çok da iyi anlaşılamamıştır. Oysa bazı ülkelerin bu konuda büyük sıkıntı yaşamaları bize akarsuların ve tatlı su kaynaklarının önemi ne defalarca kez anlatmıştır. Ülkemiz genelinde çok sayıda nehir ırmak ve çay özellikle yeraltından fışkıran kaynaklara sahip olup, dağlık arazilerdeki karların da desteğiyle büyük nehirleri dönüşüp denizlere kadar giden bir sürecin en önemli unsurları olmuşlardır. Bize tatlı su içme kaynağının sağlanmasına da katkı sağlayan bu güzel özellikler aynı zamanda üzerine kurulacak olan barajlar sayesinde hem elektrik kaynağı olarak hem de sulama konusunda etkin bir araç olarak yardımcı olmuştur. Ülkemizin bu konuda zengin kaynakları olması çok büyük avantajlar beraberinde getirirken, civarımızda bulunan pek çok ülkede ki kaynakları bizimki kadar olmaması da son derece ilginç bir durum ortaya koymuştur. Her bakımdan hayatî bir değer taşıyan tatlı su kaynaklarımızın en iyi şekilde korunması demek geleceğe bırakacağımız en önemli mirasçılar arasında yer alacaktır.

PİKNİK ATEŞİNE DİKKAT

PİKNİK ATEŞİNE DİKKAT
Toplumumuzun kültürel eğlencelerinden piknik ve barbekü şenlikleri aile arasında hem de eş dost akraba ve arkadaş arasında çok sık başvurduğumuz bir eğlence yolu olarak karşımıza çıkar. Her ne kadar ülkemiz ağaçlıklı orman yönünden yetersiz olsa da özellikle piknik alanlarının az miktarda olan ağaçlık alanlarda olması ise hem iyi hem de kötü yanları ile birlikte farklı sonuçlara sebebiyet verebilmektedir. Görüntü ve ferahlık bakımından ağaçlık alanların yeşil doğanın insanlara sunduğu seçenekler elbette ki burada vakit geçirmeyi daha keyifli bir hale getirmektedir. Öte yandan bilinçsiz şekilde yapılacak olan piknik ateşleri ise özellikle sıcak günlerde orman yangınlarına sebebiyet verirken, insanların bu konuda çok bilinçli olmaları ve duyarlı davranmaları gerekir. Yangın bir çıktığı zaman çok kolay yayılması ve kontrol altına alınmasının çok güç olması sebebiyle, yüzlerce hektar arazinin bir anda yok olmasına sebebiyet verebilmektedir. Bütün piknik meraklılarının yaktıkları ateşe ve bulundukları ortama çok dikkat etmeleri gerekir ve bu sayede toplumun hazinesi olan ormanlarında korunması mümkün olur.

İNSAN BEYNİ VE GİZEMİ

İNSAN BEYNİ VE GİZEMİ
İnsan beyni uzun yıllardan beri yapılan araştırmalara rağmen gizemi çözülememiş bir hazine gibidir. İşlevselliği çok geniş imkânlar tanıyan ve inanılmaz şekilde koordinasyon sistemiyle çalışan hücrelerin yaptığı uygulamalar, insan hayatını yaşanır hale getirirken, algılama konusunda da insan beyni insanın fiziki olarak merkezi olmuştur. Çoğu zaman ruhunda yansıması olarak nitelendirilen beyin yapısı, son derece karmaşık olmasına karşın çok detaylı hareket ve çalışmaları her zaman için mükemmel şekilde olanak tanıyan bir yapıya sahip olmuştur. Kafatası içinde korunaklı bir mekânda son derece karmaşık bir sisteme sahip olan bu karmaşık yapı, sinirsel ağın da merkezi konumuna gelmiş, bununla beraber beş duyu organımızın da çalışmalarının kontrol edildiği merkez olarak kabul edilmiştir.

MEVLANA VE KONYA

 MEVLANA VE  KONYA
Ülkemizin kıyı şeritlerinin doğal güzellikleri zaten bilinirken, ülkenin iç kesimlerinde kendine has güzelliklere sahip olduğu önemli bir gerçektir aslında. İç Anadolu’nun güzel illerinden Konya, tarihi eserleri ile birlikte dikkat çekerken inanılmaz muhteşem bir güzellik olan Mevlana türbesi gidip görülmesi gereken önemli yerler arasında bulunmaktadır. Şehrin adı ile özdeşleşmiş olan Mevlana insanlara ders niteliği taşımış sözleriyle yol çizerken, etrafında bulunan insanlara da hocalık yapmış ve tasavvuf ile birlikte inancın bütünleşmesinde çok güzel örnekler vermiştir. Bazı sözleri tüm dünyaya yayılmış ve herkesin takdirini kazanmış olan ünlü düşünür, arkasında bıraktığı eserler ile de çok sayıda insanın Konya’ya gelmesine neden olmuş ve güzelliklerin yerine yaşamasını katkı sağlamıştır. Şehrin merkezinde bulunan bu güzel yerde ulaşım sorunu da ortada olmayacağı için Konya’da geçireceğiniz zaman içerisinde Mevlana ziyaretinde bulunmak hem kolay hem de değişik bir etkinlik olarak yararlanabileceğiniz bir sunum olacaktır.

KAMELYA

 KAMELYA
Apartman ve sitelerde özellikle park ve yeşilliklerin oluşturulması ve çevre düzenlemesine verilen önem, başta çocuklar ve bayanlar için çok ayrı bir önem taşımıştır. Çoğunlukla vaktini iş hayatında geçiren erkekler için konum ve durum biraz farklı olurken, çocuklar ve bayanların binalarda ve çevrelerinde daha çok zaman geçirmesi aslında en çok beklenen sonuçlar arasında yer almaktadır. Komşuluk ilişkilerini daha iyi bir boyuta taşımak ve açık havadan yararlanmak adına bu tür siteler ve binaların yaptırdıkları kamelya yapıları gerçek manada insanlara özel hizmet sunan bir birim olarak göreve her zaman hazır olan yapıyı temsil etmiştir. Kamelyalar üstü tamamen kapalı yanları açık olup, yağmurdan ve çoğu zaman güneşten koruyan yapısı ile insanları bir araya toplayan mekânlar olup, güzel sohbetlerini arkadaşlıklarında adresi olmuştur. Binaların hemen yol ağzında olmamakla beraber uygun bir köşesine yapılacak olan kamelyanın kenarlarının örtünme olayı da isteğe bağlı olarak yapılırken, metal ve ahşap kullanımı ile elde edilen bu kamelyaları çok güzel bir çatı sistemi kurulup, onun işlevselliği desteklenmiştir. Elbette ki bu güzel yapıların insanların birebir diyaloğuna ve ilişkilerine de yaptığı katkı unutulmamalıdır.

KUAFÖRLÜKTE SON DURUM

KUAFÖRLÜKTE SON DURUM
Mesleki gelişimler daha modern bir yapıya büründürmek adına bazılarının isimlerinde değişiklikler yapılmış ve olduğundan farklı şekilde gösterilmek amacıyla hem dükkânlarda hem de halkın algıladığı imajında değişiklikler yapılmaya çalışılmıştır. Yıllardır erkeklerin tıraş oldukları kendilerine çeki düzen verip şık bir görüntüye kavuşmak adına gittikleri berberler, kuaför olarak değişime uğrarken, aslında yaptıkları işlemler hiçbir farklılık olmayıp, gerçek manada bu işletmelerin berberlik mesleğini ifade ettiğini söylemek gerekir. Bayanlar için konu biraz daha farklı olurken, saç boyama, şekilleri yapma veya ince tıraş ayarları daha çok bayan kuaförlerinde yapılan işler arasında olup, güzel ve düzgün bir tıraşın sonucunda şık bir görüntüye kavuşmak berberlerin görev olarak erkeklerde uzun zamandan beri hizmet vermeye devam etmiştir. Renkli spiralli şekliyle tabelaya sahip olan İngiltere gibi bir ülkede ayrıcalıklı bir konuma sahip olan berber dükkânları, aslında ülkemizde de hak ettiği değeri görmeli ve toplumun saygısını kazanmalıdır. Bu şekilde yenilik ve modernlik adı altında dükkânın değişikliğe uğraması aslında çokta gerekli bir durum olmayıp, klasik berber dükkânlarında olduğu gibi işlemesi toplumun kültürüne sahip çıkmasa anlamına da gelmektedir.

DOKTORLUK, EN KUTSAL MESLEK

DOKTORLUK, EN KUTSAL MESLEK
Uzun bir eğitim sürecinin sonucunda diplomasını alıp daha sonrasında ön lisans ve doktora çalışmalarında tamamlayarak bu işe daha hazırlıklı bir şekilde giren doktorlar, insan hayatında en önemli unsurlar arasında gelir sağlık ve hayat gibi son derece kutsal değerlere en önemli katkı yapan insanlar olmuşlardır. Doktorlar mesleki bakımından da herhalde en kutsal mesleğini icra etmenin rahatlığını yaşamalıdırlar. Çok zor şartlarda görev yapmalarına karşı herhangi bir şikâyet yerine en iyi şekilde vazifelerini yerine getirmeye çalışan doktorlar, başımız sıkıştığında ilk konuştuğumuz ve kendisinden yardım beklediğimiz bir meslek dalı olarak karşımıza çıkar. Zorunlu görev hizmetleri de göz önüne alındığı zaman, çok da uzun bir eğitim süreci ile yapılmış olan bu insanlar çok zorlu süreçleri yaşarken, meslek hayatları boyunca da bu zorlukları yaşamaya devam ederler. Aradan yıllar geçip de birazcık rahatladıktan sonra bu mesleğin olumlu tarafı ön plana çıkıyor gibi olsa da çoğu doktor hayatını bu mesleğe verirken, yıllarını da çok zorlu şartlarda harcamışlardır. Bizde toplum olarak bunun kıymetini anlamalı ve doktorlara gereken değeri vermeliyiz. Yeri geldiğinde bizim veya ailemizin sağlığına hayatına anlam katan ve onlar için uğraşan doktorluk mesleğini icra eden insanla, her zaman için toplumdan gereken saygıyı ve karşılığı görmelidir.

YÖNETİCİLİK VASFI

YÖNETİCİLİK VASFI
İlk olarak okullarda karşımıza çıkan ve sınıf başkanı olarak tanıdığımız yöneticiler, daha sonraki hayatımızın diğer kademelerinde de sürekli karşımıza çıkmıştır. Yöneticilik ayrı bir konu olup bu konuda insanların yetenekli olması onları daima yöneticilik konusunda şanslı kılmıştır. Bir yönetici genellikle idareyi ele alma ve inisiyatif kullanma konusunda cesareti adımlar attığı süre içerisinde yöneticilik vasfının ön plana çıkması mümkün olur. Apartmanlarda işyerlerinde ve günlük hayatımızda her zaman için liderleri ve yöneticileri ön plana çıkan bir yapımız insanlığın doğası içinde mevcut olurken, sorumluluğun üstlenmesi gerektiği durumlarda insanlar içinde yöneticiler çok önemli bir rol oynamışlardır. Pek çok insan bu işi yapmak istese de yöneticilik konusunda belli bir yeteneğin olması gerekirken, sorumluluk altına girmek ve inisiyatif kullanmak her insanın yapacağı iş değildir.

HİDROFOR

  HİDROFOR
Apartmanlarda sitelerde ve özellikle yüksek mahallelerde musluğundan akan suyun buraya ne gibi şartlar da geldiği çoğu zaman aklımıza bile gelmez hidrofor yani bir çeşit su motoru hem deposu motoru çalışma sistemi ile aslında evimizi suyun ulaşması konusunda bize en önemli yardımcılarından biri olmuştur. Apartmanların kazan dairesinde bulunan otomatik bir sisteme olup, kendi kendine çalışıp gerektiğinde duran hidrofor sistemi, suyu en üst katlara pompalama konusunda son derece başarılı bir araç olarak kullanılmaktadır. Fizik kuralları gereğince yükseklere su çıkması yerçekimine karşı bir kuvvet uygulamayı zorunlu kılarken, elbette ki buna karşı da bir motor gücünün şart olduğu ortaya konulmuştur. Bunun sonucunda yapılan ve sürekli olarak geliştirilen hidrofor yapıları binaların su tankına bağlı bir sistem olup, su deposundaki suyu en üst kata tazyikli bir şekilde pompalanmasını sağlamıştır. Binaların kullandığı bu modern ve gelişmiş sistem elektrik kesintisinden bir süre sonra oluşan su kesintisini de açıklayan bir durumdur aslında.

ENERJİ İÇECEKLERİ

  ENERJİ İÇECEKLERİ
Enerji içeceği içindeki pek çok katkı maddesi ile birlikte insanlara enerji vermek ve onları yenileyip diri tutmak amaçlı olarak üretilmektedir.  İnsanlara bu şekilde katkıda bulunması hesaplanan içeceklerin, bazı yan etkileri olduğunu akıldan çıkarılmamalıdır ve bu konudaki tercihlerde çok daha titiz bir şekilde davranılmalıdır. Özellikle piyasaya sunulan ürünlerin kar amacı fazlaca ön plana çıkıp kaliteyi düşürdükleri de göz önüne alınacak olursa, yediğimize içtiğimize dikkat etmemiz temel görevlerimiz arasında yer almalıdır. Çok sayıda değişik markalarda ve janjanlı ambalajlarda enerji içecekleri piyasaya sunulmuşken inanın bunlar içinden doğru bir seçim yapmak bile çok zor olup, sağlığa yararlı olanları tespit etmek elbette ki zor olacaktır. Böylesine bir riske girmektense enerji içeceği tüketmenin daha mantıklı biri olduğunu da söylemek mümkün olabilir. Bazı insanların bu enerjini yan etkisinden dolayı düştüğü durumlar da göz önüne alacak olursak, bildiğiniz içecekten şaşmamak çoğu zaman sağlıklı bir durumun simgesi olabilir.

DIESEL AYAKKABI MARKA YÜKSELİŞİ

    DIESEL AYAKKABI MARKA YÜKSELİŞİ
Dizel markası piyasayı birkaç markanın tekerinden kurtaracak ve adını moda sayfalarına büyük harflerle yazılacak çalışmalara imza atmıştır. Özellikle spor marka ayakkabıları tasarımı konusunda son derece ilginç ve hoş çalışmalarına kendi koleksiyonlarında yer veren ünlü marka 2015 yılının yükselen değeri olma konusunda çok önemli adımlar atmaya hazırlanmaktadır. Bu önemli adımlar içerisinde yer alan ve bu zamana kadar sunulmuş olan üç dört aylık kreasyonlar da bize göstermiştir ki güzel markası 2015 yılının bir yükseliş yılı olup, hedeflere belirlediği şekilde gideceğini göstermiştir. Ayakkabı tabanı ve rahatlığı ön plana taşıyan markanın, süet kumaş iş birliği içinde yer alan koyu tonların kullanımı ile çok güzel ayakkabı modellerini görmek mümkün olmuştur.

Exit mobile version