Eşlerimizi Biraz Zorluyor Muyuz?

İlişkilerimiz de her zaman sorunlar olur. Bu sorunlar genelde ufak problemlerdir ve kısa süre içerisinde çözüme kavuşur. Fakat bazı durumlarda bu ufak problemler bir anda büyük bir sorun haline gelebilir ve çözümü mümkün olmaz. Sonuç olarak ise ilişkide çok ciddi sorunlar oluşmaya başlar, bir noktadan sonra ayrılık dahi söz konusu olabilir. Peki, bu tür küçük sorunlar karşısında siz hiç eşinizi zorladığınızı düşünüyor musunuz? Yoksa çoğu Türk kadını gibi sorunun karşı tarafta olduğunu düşünerek tüm problemin içinden sıyrılıyor musunuz? Eğer böyle yapıyorsanız bu tür sorunların ilişkiniz de hiç bitmeyeceğini açıkça söyleyebiliriz.

İlk olarak sorunların karşılıklı oluştuğunun farkına varmalıyız. Eğer bir ilişkide sorun varsa, bu sorunun her iki tarafın yüzünden olduğunu yani bizimde sorunlarımızın olduğunu bilmeliyiz. Özellikle de kadınların eşlerini ne kadar zorladığını hepimiz iyi kötü biliyoruz. Bir çok kadın kendisinin de suçu olduğunu bilmesine rağmen bu sorunu çözmek adına hareket etmez. Daha çok eşinin üstüne gider, tüm sorunun onun yüzünden oluştuğunu düşünerek hareket eder. Böyle olunca da bir noktadan sonra eşlerimizin bize karşı yaklaşımı da daha farklı ve anlayışsız olur. Çünkü biz onları zorluyor, onların tüm adımları atmasını istiyoruz. Bazen kadın olarak herhangi bir sorun durumunda ilk adımı bizim atmamız gerekebilir. Eğer bu şekilde doğru düşünebilirsek, eşlerimize karşı daha anlayışlı bir partner olarak görünürüz. Bu durumda ise emin olun onlar suçsuz olduklarını bilseler dahi sırf bizim anlayışlı yaklaşımımız yüzünden bize daha farklı yaklaşırlar, daha çözüm odaklı hareket ederler.

Ciddi Durumlarda İlişki Terapistlerine Başvurmak

Bazen eşlerimizi çok fazla zorlayabiliyor ve ciddi sorunların oluşmasına neden olabiliyoruz. Eğer sizinde ilişkiniz de bu şekilde bir sorun söz konusu oldu ise ve tam olarak ne yapacağınızı bilmiyorsanız mutlaka profesyonel bir destek almak için gayret gösterin. Zira bazı durumlarda çıkmazları sona erdirmek için bu konularda deneyimli bir uzmandan destek almak büyük önem arz edecektir. Üstelik bu tür uzman destekleri eşiniz ile katılacağınız terapiler halinde olacağı için aranızda ki ilişkinin de daha üst bir boyuta taşınması mümkün olacaktır. Alacağınız ufak bir terapi süreci hem sorunları önlemenize, hem de daha iyi bir çift olmanıza büyük oranda yardımcı olacaktır.

Bizim önerimiz her zaman anlayışlı olmanız ve bilinçli bir şekilde eşinize yaklaşmanız yönündedir. Eğer ortada bir sorun varsa ki genelde vardır. Bu tür sorunlarda “acaba benimde suçum var mı? Acaba ben nerede yanlış yaptım?” Şeklinde soruları kendinize sorarak ilerlemeye gayret edin. Böylelikle bir çok sorunu önlemek ve sorunlara bakış açınızı daha anlayışlı bir yapıya taşımak mümkün hale gelecektir. Aksi halde unutmayınız ki her zaman ciddi bir çıkmazın içinde kalırsınız anlayışsız ve zorlayıcı, tek taraflı yaklaşmanız durumunda.

Çocuklarınız Varsa İki Kat Dikkatli Düşünmelisiniz

Eğer bir ilişkide çocuklar varsa, hatayı arama konusunda iki kat daha dikkatli hareket etmelisiniz. Hatta öncelikle kendinizi sorgulamanız ve sorunları eşinize atmak, eşinizi zorlamak yerine sorunları daha hızlı bir şekilde çözmek için hareket etmeniz gerekir. Ancak bu şekilde çocuklarınıza sorunları yansıtmadan daha hızlı bir şekilde çözmeniz mümkün hale gelecektir. Eğer aksi şekilde hareket ederseniz, bir çok sorunu doğurmuş olursunuz ve bu sorunlar aile içerisin de çocuklarınızı da zorlayıcı bir hale gelir. Çocuklarınızın böyle bir ortamda kalması ve bu tür sorunların sıkça yaşanması ise onları eğitim hayatından, özel hayatlarına kadar olumsuz olarak etkileyecektir.

Renk Seçimleriniz Ne Kadar Doğru?

Renk Seçimleriniz Ne Kadar Doğru?

Moda çok geniş bir konu olmasına karşın bazı temel unsurlar her zaman önemini ve varlığını korur. Özellikle de renkler modanın her yıl değişmez en temel unsurudur. Fakat bir çok kadın bu temel unsura yeterince dikkat etmemekte ve renk konusunda her zaman bazı temel kuralları dikkate aldığı için hata yapmaktadır. Oysa ki modaya uymasanız dahi renk seçimi konusunda dikkatli olmanız durumunda çok şık, dikkat çeken bir kombin yapmanız mümkün olacaktır. Bu nedenle sizlere renk hususunda dikkat edebileceğiniz bazı öneriler hazırladık. İşte, 5 madde de doğru renk kullanımı konusunda öneriler.

1) Ten Renginizi İyi Kullanın

Giyeceğiniz elbise her ne olursa olsun mutlaka ten renginiz ile uyumlu olmalıdır. Eğer zıt bir renk tercih edecekseniz de, gene ten renginize göre hareket etmelisiniz. Nitekim ten renginiz sizin aynanızdır ve seçeceğiniz diğer renkler ten renginizden tamamen bağımsız olursa ciddi bir uyumsuzluk söz konusu olacaktır. Özellikle de hafif dekolte içeren giysilerde ten rengi ile uyumlu hareket etmemeniz halinde iki farklı tonda bir görünüm oluşturmanız kaçınılmaz olacaktır. Ya elbiseler ya da ten renginiz daha fazla ön plânda olacaktır ki buda görsel açıdan istediğiniz şıklığı elde etmenizi engelleyecektir.

2) Aksesuarların Renklerini Doğru Seçin

Aksesuarlar bazen küçük detaylar olarak görünür ve bir çok kadın pek fazla önem vermez bu konuya. Oysa ki bu çok yanlıştır. Aksesuarlar doğrudan tüm renkleri etkiler. Örneğin açık renkli bir abiye tercih edebilirsiniz. Ama aksesuarları sadece koyu tonlarında kullanırsanız istemeden uyumsuz bir görüntü elde etmiş olursunuz. Bu uyumsuz görüntü tam olarak modaya aykırı olacaktır. Bu nedenle aksesuar seçiminde ten rengi ve elbise rengi gibi unsurları mutlaka ön plânda tutmalısınız.

3) Renkleri Zıt Yönde Kullanmak

Bazen renkleri sadece uyumlu yönde kullanmak yetmeyebilir. Zıt kutupları bir araya getirmek çok daha şık ve dikkat çeken bir görüntü elde etmenizi sağlayabilir. Bu nedenle ten renginizi, seçeceğiniz elbise ve ayakkabı rengi, aksesuarlar renklerini zıt tonlarda tercih ederek hem farklı, hem de zıt olmasına rağmen bir uyum yakalamış özel bir izlenim verme şansına sahip olursunuz. Özellikle farklı olmak istiyorsanız doğru bir seçenek olacaktır bu durum sizin için.

4) Saç Renginizi Dikkate Alın

Saç rengi, ilk anda dikkat çeken en temel renktir. Ten renginiz ya da üstünüzdeki diğer unsurların rengi her ne olursa olsun karşınızda ki kişiler ilk aşamada saç renginizi algılar. Haliyle bu algılamadan sonra saç rengi ile uyum içerisinde bir kombin, renk düzeni sunmanız karşı taraf için daha uyumlu bir izlenim yaratacaktır, sizi daha şık gösterecektir. Ayrıca saç renklerinin saç şekilleri ile uyumlu olması gerektiğini de asla unutmayın. Zira her renk, her modele uyumlu değildir. Örneğin kıvırcık ve salaş görünümlü bir saç modeline asla kızıl renk gitmeyecektir. Böyle bir hata yapmanız da giysileriniz dahil tüm unsurları olumsuz olarak etkileyecektir.

5) Mevsime Göre Hareket Edin

Mevsimler renklerin en temel yönlendiricisi olarak bilinir. Haliyle her mevsimin bazı temel renkleri vardır ve bu renkler modanın akışına göre değişiklik gösterebilir. Sizler de renk seçiminde hem mevsime hem de o mevsimin renk modasına göre hareket ederek, yukarıda ki diğer 4 maddeyi de dikkate alarak çok daha doğru bir karar verebilirsiniz. Özellikle de gündelik iş hayatınız da mevsimi dikkate alarak hareket etmeniz sizlere büyük fayda sağlayacaktır. Hem daha şık hem de dikkat çeken bir renk kombini elde etmenize büyük katkı sağlayacaktır.

Anneler Eğitirken Öğrenmek Zorunda

Öğrenmek genelde bir noktadan sonra bitti sanılır. Özellikle de ülkemizde anne ve baba olanlar artık öğrenecek bir şey kalmadığını düşünürler. Tecrübeli birer birey olduklarını ve bunları çocuklarına zaman içerisinde aktarmaları gerektiğini düşünürler. Oysa ki bu kısmen doğru olan ama genelde yanlış olan bir düşüncedir. Çünkü hem hayatın genelinde hem de çocuklarımızı eğitme aşamasında asla öğrenecek şeyler bitmez. Özellikle de çocuk yetiştirmek ve onlara nasıl yaklaşacağımızı belirlemek asla bitmeyen bir konudur.

Özellikle anneler hayatlarının her aşamasında öğrenmeye açık olmalıdırlar. Çünkü onların çocuklara bakış açıları ve sorumlulukları babalara oranla daha fazla. Anneler, çocuklarının hayatında her aşamada yer alırlar. Özel yaşamlarında, eğitim hayatlarında, aile ve arkadaş ilişkilerinde her noktada çocukların ilk danıştıkları kişi anneleri olmuştur hep. Hâl böyle olunca annelerin kendilerini geliştirmeleri gerekir. Tabii sadece öğrenmekte yeterli değildir bir noktadan sonra, uyum sağlamak gerekir. Öğrenmeyi ve öğrendiklerinizi uygulamaya dökerek uyum sağlamayı başarırsanız, çocuklarınız için sadece anne olmakla kalmaz; onların en ufak sorununda dahi koşarak dertleşebileceği bir arkadaşı olursunuz. Haliyle çocuklarınız sorunları kendi başlarına çözmek ve haliyle bu tek başınalığın sebebi olarak hata yapmak yerine sizinle sorunların üzerine yürüyerek daha mantıklı, doğru çözümler bulurlar. Sizinde çocuklarınız ile ilgili şüpheleriniz olmadan tamamen güvenli bir iletişim döngüsü içerisinde onları takip etmeniz, geliştirmeniz, sorunlarını beraber çözmeniz mümkün hale gelir.

Yeni Jenerasyonu Anlamak

Anneler, kendi çocukluk ve gençlik dönemlerine göre düşünmemelidir. Çocukları ile ilgili bir sorun karşısında her zaman onların yaşadıkları döneme ve şartlara göre düşünmeyi bilmedirler. Böylelikle verecekleri cevaplar ve alacakları kararlar çocukları tarafından daha çok kabul görecek, çocuklarını doğru yetiştirme aşamasında anne olarak söyledikleri çok daha etkin olacaktır. Aksi halde çocuklarınızı, kendi gençlik döneminiz de ki örneklere ve yaşanmışlıklara göre değerlendirmeniz, bir çok farklı uyumsuzluğu ve beraberinde yeni sorunları doğuracaktır. Bu tür sorunlar özellikle günümüz de çok sık yaşandığı için bir çok çocuk kendi sorunlarını ailesi ile paylaşmadan çözmeye çalışmakta ve doğal olarak çeşitli hatalar ile karşı karşıya kalmaktadır.

Sosyal Medya ve Kitaplar

Sizlerin bir anne olarak en büyük iki silahı her zaman sosyal medya ve kitaplar olmalıdır. Sosyal medyayı etkin olarak kullanmak durumunda değilsiniz. Fakat takip etmeniz ve gençlerin yani çocuklarınızın ne gibi bir ortam içerisinde bilgi edindiğini görmeniz, nelere gülüp, nelerden nefret ettiğini öğrenmeniz sizlere onlarla kuracağınız iletişimde çok büyük katkı sağlayacaktır. Kitaplar ise gördüklerinizi pekiştirme, yeni bilgiler edinme ve kendinizi daha donanımlı bir şekilde ifade edebilme noktasında sizlere ciddi bir katkı sunacağı için iki farklı unsur çocuklarınıza karşı çok daha etkin bir şekilde yaklaşmanızı sağlayacaktır. Böylelikle onları daha net bir şekilde tanıyarak hareket etme şansına sahip olacaksınız.

Çocukların Yalan Söylemesinde Temel Neden

Çocuklarımız yalan söylediğinde kızarız, onlara bunun yanlış olduğunu bir çok farklı şekilde anlatmaya çalışırız. Fakat “neden yalan söylüyorlar?” Sorusunu bir türlü kendimize sormayız. Oysa ki bu soruyu sorsak aslında bu sorunu ciddi anlamda çözmüş olacağız. Zira çocukların bir çoğu aile korkusu ve baskısı gibi unsurlar nedeni ile yalan söyler. Eğer çocuğunuz yeterince rahat değilse, kendisini dilediği gibi ifade edemiyorsa en ufak sorunda hemen yalana başvurarak sizin istediğiniz şekilde cevaplar vermeye çalışacaktır. Bir noktadan sonra ise bu duruma alışacak, sürekli böyle hareket edecektir.

Bu sorunu önlemek adına yapılması gereken ilk şey, çocuğunuz ile gerçek bir iletişim kurmanızdır. Etkileşimler ne kadar sağlıklı olursa çocuğunuzun isteklerini daha net bir şekilde anlarsınız. Çocuklarınızın herhangi bir olay karşısında verecekleri tepkiler ve diğer tüm konular sizin bilginiz dahilinde gelişir bir aşamadan sonra. Haliyle sizin atacağınız adımlar tamamen çocuğunuza göre olacaktır. Çocuğunuz ise bu adımlar karşısında yalan söylemek zorunda kalmayacak, büyüme aşamasında çok daha net bir kişiliğe sahip olacaktır. Peki, bu durum sadece aileye karşı yalan söylemesini engellemez mi? Diyebilirsiniz… Bu soruya açık bir şekilde hayır demek mümkün. Çünkü çocukların bu şekilde aile içerisinde büyürken alıştıkları unsurlar, büyüdükten sonra genel hayata da kendilerini yansıtmalarına yardımcı olur. Haliyle aile içerisinde yalandan uzak ve net bir şekilde büyüyen çocuk, toplumda da bu şekilde alışmış olduğu düzende hareket edecektir.

Onu Dinleyin, Saygı Duyduğunuzu Gösterin

Çocuğunuzu her zaman için dinlemeye çalışın. Ufak bir olayda suçlu dahi olsa önce onu dinleyin ve açık bir şekilde saygı gösterdiğinizi ona hissettirin. Üstelik hiç bir zaman direk cezalandırma yoluna gitmeyin. Eğer çocuğunuz cezalandırma yoluna gitmeyeceğinizi bilirse, size karşı daha dürüst olacaktır. Aksi halde ceza almamak adına yalan söylemeyi tercih edecektir ki, bu durum bir noktadan sonra her sorunda yalan söyleyerek çözüm arama alışkanlığını doğuracaktır. Tabii çocuğunuzun yalan söylememesi için sürekli onu cezalandırmamak yanlış olacaktır. Bu nedenle önce saygı duyduğunuzu hissettirmeniz ve akabinde hafif cezalar ile bir daha aynı hatayı yapmamasını sağlamak adına adımlar atmanız çok daha doğru olacaktır. Burada her şeyin dengeli olması, çocuğunuzun yaptığı hatanın yanlış olduğunu anlaması ve aynı zamanda bu hatayı gizlemek adına yalan söylememiş olması büyük önem taşır. Ancak bu çizgide gerçekten etkili bir çocuk eğitimi mümkün olabilecektir.

Çocuklarda ki yalan sorununun ciddi bir problem olduğunu ise asla unutmayın. Bu bağlamda çocuğunuz sürekli olarak yalan söylemeye meyilli ise önce önerilerimiz de olduğu gibi ufak adımlar ile onu düzgün bir çizgiye çekmeye çalışın. Akabinde ise yeterli gelmediği durumlarda bir çocuk psikolog üzerinden destek almaya gayret ederek bu alışkanlığı kısa süre içerisinde yok etmeye gayret gösterin.

İş Kurarken Hemen Kredi Kullanmak

Günümüz girişimcilerinin en büyük hatası herhangi bir iş kurma aşamasında direkt olarak kredilere başvurmak oluyor. Üstelik maddi açıdan hiç bir gereklilik yokken dahi sırf böyle bir imkânları var diye çoğu girişimci ne yazık ki kredi kullanıyor. Oysa ki bu krediler sizlere ancak ileri süreçte kat be kat fazlası ile yardımcı olacaktır.
Üstelik artık kurumsal olacağınız için alacağınız tüm krediler de bu şekilde şirket bazlı olmalıdır ki ancak firmanız adına fayda sağlasın. Tam olarak kurulum işlemleri biter ve çalışır hale gelirse firmanız elde edeceğiniz krediler de, bankaların nezdinde elde edeceğiniz güvende şahıs olan halinize oranla çok daha fazla olacaktır. Buda kobi olarak da çok daha rahat ve etkili kredi seçenekleri sayesin de ihtiyaçlarınızı daha rahat bir şekilde karşılamanız anlamına gelecektir.

KOBİ Seçeneklerini Unutmayın

İş maksatlı kredi çekecekseniz her zaman için KOBİ kredi seçeneklerini göz önünde bulundurmanız sizin için çok daha faydalı olacaktır. Zira kobilere tanınan limit ve diğer tüm konularda ki ayrıcalıklar çok daha sorunsuz bir şekilde kredi alarak işinize harcama şansını sizlere sunacaktır. Bu konuda kobiler için bankaların özel danışmanlıkları dahi bulunmakta. Bu imkânlar sayesin de sadece fikri dahilinde girişim yapmış biri olarak gerekli maddi, kredi desteğini de profesyonel olarak alma ve yanlış adım atmadan çözüm bulma şansına sahip olabilirsiniz.
Gelecek plânlaması, bir iş için kredi çekerken en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi oluyor. Eğer doğru bir şekilde şirketi hazırlamazsanız, bu şekilde herkesi suçlarsınız. İş ortaklarınız ile bu tür sebeplerden dolayı problemler yaşamanız ise daha ilk dönemler de ciddi bir problem olarak geri döner size.

Gelecekte Kredi Kullanımınız Zorlaşır

Kredilerinizi kullanırken gelecek odaklı düşünmeniz lâzım. Çünkü ilerleyen süreçte yükselme durumunuz olması halinde asıl ciddi paralar lazım olacak ve bu tür ihtiyaçlarınızı eğer kredi geçmişiniz temiz ise çok rahat bir şekilde gidermek mümkün olacak. Önceden kullanacağınız, ödeyeceğiniz ya da sorun yaşayacağınız her türlü kredi durumu ileri de daha ciddi problemlere neden olacaktır.
Unutmayın, sizin için mühim olan girişte rahat etmek değil. Siz, uzun vadeli hareket etmeli ve iş kurma aşamasında sadece giderleri bir şekilde karşılamalısınız. Kredi en son başvuracağınız bir yol olmalı. Sizin temel amacınız işi ilerletmek ve bu doğrultu da iş sayesinde rahat bir şekilde sonradan alacağınız kredi ile daha üst bir noktaya gelmek olmalı. Son olarak alacağınız kredinin limitine ve ihtiyaçlarınıza mutlaka dikkat etmenizi şiddetle öneriyoruz. Zira ihtiyaç üstü kredi almanız sizlere büyük oranda zarar verecektir ve sadece keyf-i harcamalara, borçlanmalara neden olmaktan öteye gitmeyecektir ki buda gelecek vadeli işlerde sorun yaratacaktır.

Pencerelere Dijital Bakış Dönemi

Yaşadığımız bu dönemde birinin size “pencere işine giriyoruz” demesi oldukça abes gelebilir. Ya da “yeni bir iş fikrim var, pencere satacağız” dese biri büyük ihtimal gülersiniz. Peki, size “dijital pencere” desek ne dersiniz? Sanırım şimdiden merak ettiniz. O nedenle direk iş fikri ile ilgili detaylara geçelim.
Günümüzde artık her yerde dijital unsurları görmek mümkün. Telefonlar hayatın her noktasında, saatler dijital, çoğu ekran ve reklam tabelaları dijital. Haliyle bu dijital ihtiyacı farklı alanlarda da gidermek istiyor firmalar. Bu firmalardan biri de pencerelerde dijitali deneyen yabancı bir firma. Üstelik Dünyanın bir çok farklı noktasında da başarılı olmuş durumda.

Pencerelere Dijital Ayar Geliyor

Standart pencerelerin görünümünde, fakat dış yüzeyi dijital olan özel pencereler üreten yabancı bir firma var. İş yerinizin pencerelerini dilediğiniz zaman açıp havalandırma şansınız olurken, diğer zamanlarda ise dış pencere üzerinde ki dijital ekran sayesinde özel görseller gösterme, reklam gösterme gibi çeşitli şanslarınız oluyor. Bu durum, bizlere ileride evlerde ki camlarımızın dahi reklam tabelası ya da farklı bir şekilde kullanılmasının uygun olması yönünde yansıyacak gibi.

Türkiye’de Henüz Yok

Türkiye bir çok dijital yatırıma açıkken, henüz daha özellikle metropol kentlerimiz de bu şekilde bir dijital pencere seçeneği yok. Bu bağlamda yurt dışından gelecek olan bir dijital pencere projesi oldukça ilgi görebilir. Zira bir çok işletme camlarını zaten çeşitli afişler ile reklam maksatlı değerlendirmekte. Siz, bu camları hem normal kullanıma hem de bilgisayar üzerinden rahat bir şekilde ayarlanacak şekilde reklama göre ayarlarsanız ciddi bir kolaylık, şık görüntü ve reklam ortamı yaratmış olarak dikkat çekersiniz.

Üstelik Türkiye’de bu şekilde bir hizmetin daha önce olmaması, sizlere büyük oranda fayda sağlar ve kısa süre içerisin de yükselme konusunda yardımcı olur. Haliyle daha hızlı bir şekilde büyüme ve herhangi bir sorun yaşamadan Türkiye’de kısa süre içerisinde bu alanda ilerleme şansı bulabilirsiniz. Ayrıca maddi açıdan da ilk olacağı için fiyatı kendi istediğiniz düzende ayarlama imkânınız da piyasa kârlılığı bakımından fayda sağlar, bayilik verme durumu sayesinde ise kârınız diğer açılardan da artabilir.

Ramazan Süresince Sofralarda Olması Gerekenler

Ramazan Süresince Sofralarda Olması Gerekenler

Ramazan süresince beslenme konusunda dikkatli olmak çok daha fazla önem taşıyor. Zira tüm gün besin tüketmeyip, iftar vakti yoğun bir şekilde besin tüketmek ve yanlış besinleri yoğun bir şekilde tüketmek vücutta ciddi sorunlara, anlık değişikliklere neden olabiliyor. Ya da sahur yaparken yanlış beslenmek tüm vücudun sorun yaşamasına sebep olabiliyor. Bu bağlamda Ramazan süresince daha doğru ve bilinçli bir şekilde beslenmeniz adına sizlere bazı önemli yiyeceklerin listesini hazırladık.

Ramazan Süresince Bu Besinleri Sofranızdan Ayırmayın

– Başta Omega-3 olmak üzere bir çok farklı açıdan faydası bulunan, vücudun genel dengesini düzenleyen ceviz tüm Ramazan süresince, özellikle sahurda mutlaka yarım avuç kadar tüketmeniz gereken en temel besin olmalıdır.
– İftarı sadece 1 adet yumurta ile açmanız ve 2-3 dakika sonra normal seyrinde yemeğinizi yemeniz vücudun sağlıklı bir şekilde ilk besini almasına ve sindirime hazır hale gelmesine yardımcı olacaktır.
– Sahurda yulafı asla eksik etmeyin. Yulaf, tüm gün hem tok tutma hem de vücudun daha dinç kalması konusunda sizlere gerçekten büyük katkı sağlayacaktır.
– Kalsiyum değerleri konusunda ön plânda olan yoğurt, vücudun her açıdan bir çok ihtiyacına cevap sunmaktadır. Bu nedenle başta sahurlar olmak üzere genelde yoğurdu en az yarım kâse kadar tüketmeye gayret göstermelisiniz.
– Demir, C vitamini ya da kalsiyum… Vücudun tüm gün ihtiyacı olan bir çok vitamini sizlere sunabilen brokoli sahurlarınızın vazgeçilmez besini olmalıdır. Kimi zaman sade tüketebilir, kimi zaman suyunu içerek sahur yapabilirsiniz.
Yukarıda ki temel besinlerin yanı sıra iftarlarda mutlak suretle sebze, sulu yemek asla ihmal edilmemeli. Her zaman doğrudan vücudu doyuran bakliyat ve benzeri ağır besinleri tüketmekten kaçınılmalıdır. Ayrıca her iftarda tatlı tüketme alışkanlığını ise bir kenara bırakmalısınız. Nitekim yoğun bir iftar yemeğinin üzerine birde ek olarak tatlı tüketmek vücudu ciddi anlamda yormakta ve ciddi sıkıntılara neden olabilmektedir.
Son olarak, tüm bu besinleri doğru tüketerek yapacağınız her iftarın sonrasında en az 30 dakika kadar hafif tempoda bir yürüyüş yapmanız, mümkünse koşu yapmanız sizlere vücudun daha dinç ve sindirim açısından daha rahat olması, fit kalması konusun da ciddi faydalar sunacaktır.

İş Fikirlerinde Doğru Bütçe Analizi Yapmak

İş Fikirlerinde Doğru Bütçe Analizi Yapmak

Genelde iş fikirlerinde yapılan en büyük hata bütçe konusu olmaktadır. Zira çoğu kişi bütçe konusunda genel mantık doğrultusunda hareket etmekte, fikre odaklanmaktadır. Fikir her ne kadar öncelikli kriter olsa da, eğer bütçe konusunda her açıdan doğru analizleri yapmazsanız gireceğiniz ülke, piyasa size sadece zarar getirecektir. Peki, bu tip durumlarda doğru bütçe analizi için nelere dikkat etmek gerekir?
1) İlk aşamada sizin ürünü net olarak ne kadarlık bir masraf ile satın alacağınızı bilmeniz gerekir. Tüm masraflar, vergi ve benzeri unsurlar dahil olarak ürünün bir tanesi size ne kadara gelecek?
2) Ürünün satışı aşamasında ne gibi giderler var? Net olarak toplamda gidebilecek tüm giderleri tek tek bilmeniz gerekiyor.
3) Ürünü alış, ürünü satış ve tüm giderler hesaplandığında sizin net karınız ne kadar olacak? Çalışan masrafları ve diğer tüm unsurları bu aşamada göz önünde bulundurmalısınız. Bu sayede size kalacak olan net ücreti bilebilirsiniz.
4) İşin kârlılığı kadar sürekliliği de önem arz eder. Bu bağlamda satacağınız ürün ya da hizmet size en kötü ihtimalde ne kadar süre o düzende kazanç getirebilir? Bu soruya cevap vermeniz o girişim hakkında gelecek planlaması yapma konusunda büyük önem taşımaktadır.
5) Bütçe konusunda kötü senaryolarınızı önceden hazırlamanız lâzım. Satışlar dilediğiniz gibi gitmezse ne yapacaksınız? Bütçeniz ne kadar yeterli? Hangi durumlarda işinizi büyütmek için ek bütçe bulacaksınız? Bulacağınız ek bütçe için kaynağınız ne olacak? Bu temel unsurlar gelecek için büyük önem taşımaktadır.
6) Bütçenizin yeterlilik süresi nedir? Satış pazarlama konusunda fiyatlandırmanız ne şekilde olacak? Bu sorular ise işe yön verme noktasında ilerleyen süreçte sizlere hazır olmanızı sağlayarak kolaylık sağlayacaktır.
Sizler de artık bir girişime adım atarken yukarıda ki temel noktalar üzerinden hareket edebilir ve bütçe konusunda daha net bir sonuca varma olanağı elde etmiş olursunuz. Unutmayın bütçe bir girişimin en temel noktasıdır ve dikkat edilmesi gerekir. Tabii bütçe konusunda sadece para olması durumu şeklinde bakmamak lâzım. Zira paranız olabilir ama doğru bir bütçe plânlaması yapmazsınız. Haliyle bir noktadan sonra sadece para kaybetmekten öteye gidemezsiniz.

Hamilelik Döneminde Havuz mu Deniz mi?

Hamilelik Döneminde Havuz mu Deniz mi?

Hamileyken tatile giden bir çok anne adayının en çok sorduğu soruların başında bu soru yer alıyor. Deniz mi girmeli yoksa havuza mı? İki türlü verilebilecek cevap olması, uzmanların dahi bazen farklı noktalarda ayrılmalarına neden oluyor. Fakat yapılan son araştırmalara göre net bir cevap bu soru için artık verilebilecek.

Deniz, Havuza Oranla Daha Sağlıklı

Havuz, genelde su devir daimi konusunda daha geri plânda kalıyor. Üstelik alanın dar olması bakteri ve virüslerin daha hızlı bir şekilde yayılmasına yardımcı oluyor. Bir diğer önemli nokta ise, havuzda ki su tatlı su. Haliyle bir çok bakteri için daha elverişli bir ortam söz konusu oluyor. Fakat deniz bu şekilde değil. Tuzlu olması büyük avantaj, daha geniş bir alana sahip ve su devir daimi daha fazla. Doğal olarak bakteri yayılması daha zorlu bir hale geliyor. Bu nedenle uzmanların yoğun bir kısmı hamileyken denize girilmesinin daha uygun olacağını dile getiriyor.

Bu Noktaları İhmal Etmeyin

Hamilelik döneminde denizi tercih etmiş olmanız sizi tüm tehlikelerden kurtarmış olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle denizde yüzerken de bazı temel unsurlara dikkat etmeniz gerekmektedir. Bu unsurlar şu şekildedir;
– Asla su yutmamanız lâzım. Vücuda deniz suyu girmesi halinde herhangi bir mikrop riskini direkt olarak vücuda almış olursunuz.
– Açılma konusunda çok dikkatli olmalısınız. Asla uzun süreli açılma denemeleri içerisinde olmamalısınız.
– Su içerisinde fazla durmak haliyle çok hareket etmek, özellikle de sürekli kulaç atarak yüzmek gibi durumlardan mutlaka kaçınmalısınız.
– Her zaman yanınız da biri olmalı. Asla tek başınıza deniz girmeyin. Zira en ufak sorunda size yardım edebilecek birisi hemen yanınızda bulunmalı.
Unutmayın her ne kadar tatil yapmak, güneşin ve denizin tadını çıkarmak çok önemli, eğlenceli olsa da biraz işi de geri plânda devam ettirmek gerekir. Aksi halde bir çok farklı sorun yaşamanız kaçınılmaz olur. Ayrıca çocuk gelişimi anne karnında başlayacağı için yanlış beslenme tuz tüketimi gibi bir çok konu vücut içerisin de istenmeyen sorunların oluşmasına kısa süre içerisin de neden olacaktır.

Kıskanmak Yerine Örnek Almak

Kıskanmak Yerine Örnek Almak

Yapılan araştırmalar dahi kadınların kıskanma konusunda erkeklere oranla çok daha önde olduğunu açıkça gösteriyor. Özellikle de kadının başka bir kadını kıskanması sıkça görülen durumlardan birisi olarak görülüyor. Fakat tüm bu genel durumlar arasında kendisini kontrol altında tutabilen ve kıskanmak yerine örnek alarak her farklı kadında kendisini bir adım daha öne çıkarabilen kadınlarda var. İşte, bu yazımızda sizlere bu kadınlardan ve yapmış olduklarının ne kadar doğru, etkili olduğundan bahsetmeye gayret edeceğiz. Nitekim bu şekilde bir hareket sizi her farklı kadında daha fazla geliştirecektir.

Nasıl Giyiniyor, Nasıl Kombin Yapıyor, İş Hayatında Nasıl?

Ofise girdiniz ve karşınızda size rakip olabilecek bir kadın var. Daha çok dikkat çekiyor, daha güzel giyiniyor… Bu tür durumda ona karşı tavır almayın, ondan uzak durmayın. Aksine iç dünyasına ne kadar çok girerseniz, onu ne kadar daha iyi tanırsanız yaptıklarını, kombin mantığını ve giyim zevkini de almış olursunuz. Tabii bu sadece bir kadın için geçerli. Ertesi gün iş konusunda sizden daha ön plânda olan bir kadın ile karşılaşabilir, toplantının tam ortasında onu deliler gibi kıskanmaya başlayabilirsiniz. İşte, aynı işlemi diğer örnekte ki kombin konusunda olduğu gibi burada da yapmalısınız. Böylelikle iş konusunda da ciddi bir geri bildirim alabilirsiniz. Bu şekilde kıskanıp kaçmak yerine her kadından ilgisi olduğu alana göre bilgi alabilir, kendinizi daha özel bir birikim ile hazırlama şansına sahip olabilirsiniz.
Bazı durumlarda ise hem kıskanmak, hem de gerçekten karşı tarafı kullanmak gerekebilir. Özellikle de ortada bir erkek söz konusu ise. İlk olarak onun adımlarını ve fikirlerini iştirak etmelisiniz. Akabinde bu fikirleri daha da geliştirmiş bir şekilde ondan hemen önce harekete geçirmelisiniz. Diğer örneklerin aksine bu tür durumlarda hem kıskanç yaklaşmak, hem bilgi edinmeye çalışmak daha mantıklı olacaktır.
Unutmamalısınız ki tüm bu aşamalarda her zaman gelecek odaklı hareket etmek birinci önceliğiniz olmalıdır. Bu sayede atacağınız her adımda, elde edeceğiniz başarılı sonuçta geleceğiniz içinde önemli bir katkı sağlamış olursunuz.

Yorgunluğunuzun Nedenleri Bunlar Olabilir

Yorgunluğunuzun Nedenleri Bunlar Olabilir

Yorgunluk genelde bazı temel sebeplere bağlıdır ve bu sebeplerin doğrultusunda sürekli artarak devam eder. Bu nedenle yorgunluğuna sebep olan unsurları bilmeniz ve hayatınızın genelinde bu noktalara dikkat etmeniz daha dinç olmanız hususunda sizlere büyük katkı sağlayacaktır.

Yetersiz Uykuya Bağlı Yorgunluk

Uyku insan vücudu için geçerli olan en temel unsurdur. Eğer uyku yeterince alınmazsa ya da düzenli değilse, rahat değilse ciddi anlamda yorgunluğa neden olacaktır. Bu bağlamda sağlıklı ve yorgun olmayan bir yaşam için mutlaka uyku düzeni sağlamanız ve her gün düzenli bir şekilde uykunuzu almanız gerekmektedir.

Beslenme Konusunda Yanlışlıklar

Besin ihtiyacı yeterli oranda karşılanamayan vücut, yorgunluk belirtileri gösterecek ve sağlık açısından da sorunların oluşmasına neden olacaktır. Bu nedenle yorgun olmayan bir vücut için mutlaka düzenli beslenmeye dikkat etmelisiniz.

Normalin Üstünde Kafein Tüketimi

Kafein günlük bazda sürekli olarak tüketilirse vücutta bir noktadan sonra enerji yerine yorgunluğa neden olacaktır. Bu nedenle günlük kafein tüketimini dengelemek ve mümkünse bir süre kafein tüketmemek yorgunluğun giderilmesine yardımcı olacaktır.

Yoğun Çalışma Temposu

Sürekli bir çalışma hali içerisinde olmak, iş dışında da gene iş odaklı yaşamak, ek iş yapmak gibi durumlar vücutta ciddi yorgunluk sorunlarına neden olmaktadır.
Yukarıda ki temel unsurların yanı sıra, aşırı besin tüketimi ve diyabet gibi sorunlar, bazı temel hastalıklarda vücutta yorgunluğa neden olmaktadır. Ayrıca bazı hastalıkların vücutta kronik yorgunluğa neden olması da sıkça görülen bir durumdur.

Bayanlar İçin 2015 Yaz Modası ve Şık Görünme Tüyoları

Bayanlar İçin 2015 Yaz Modası ve Şık Görünme Tüyoları

Sonunda beklenilen mevsim olan yaz geldi ve havalar ısındı. Bu sıcak havalarda giyilecek kıyafetler de bir önceki mevsime göre elbette değişti. Ancak bir de moda konusu var. Her yıl yaz modası değişiyor ve bayanlar modayı takip etmek için çaba sarf ediyor. Yazın gelmesiyle birlikte genel olarak canlı renkler tercih ediliyor.
2015\’te bayanlar için modanın ipuçlarını öğrenmek isteyenler bu yazıya göz atabilirler. Bu yaz en çok tercih edilen desenlerden biri pötikaredir. Bu desen, hem şık hem de spor kıyafetlerde kullanılabilen ve pastel renklerle karşımıza çıkan bir desendir. Canlı renklerle birlikte kullanıldığında ortaya çok hoş giyimler çıktığı için 2015 modasında yerini aldı. Gelelim vazgeçilmez bohem stiline. Hemen hemen her mevsim ve modada bohem stilinin izlerine rastlamak mümkündür. Bu yüzden 2015 yaz modasında da bohem rüzgarlarının estiğini görebiliriz. Genellikle günlük kıyafetlerde kullanılan bu stil, artık şık ve gece giyebileceğiniz kıyafetlerde de yerini almış durumda. Uzun zamandır devam eden bol pantolon modası, 2015 yaz modasında da etkilerini sürdürmeye devam ediyor. Bol pantolonların yaz mevsimlerinde tercih edilmesinin en önemli sebebi rahat olması ve terletmemesidir. Ayrıca bol pantolonlarla rahat kombinler de yapılabilir. Ancak yeni sezonda bol pantolonlardaki boy kısalmasını da dikkate almak gerekir. Birçok kıyafet detayında süete rastlamak mümkün. Süet detayının kullanılması kıyafetlere ayrı bir hava katıyor. Her mevsim karşımıza çıkan denim kumaşlar 2015 yaz modasında da büyük ilgi görüyor.
Yaz mevsiminin kıyafetler üzerindeki en canlı etkisi çiçek desenleridir. Gün geçtikçe çiçek desenlerine olan ilgi artıyor ve bu deseni artık hemen hemen her kombin parçasında kullanıyoruz. Bu yüzden 2015 yaz modasında da çiçek desenli ürünler oldukça dikkat çekiyor ve tercih ediliyor. Bu yılın yaz modasının değişikliklerinden biri de kıyafetlerde püskül kullanılmasıdır. Eskiye oranla püsküle olan ilgi daha da artmış durumdadır. Ayrıca bu yaz bayanlarda askeri üniformaları andıran kıyafetlere de rastlanmaktadır. Bunun nedeni bayanların militer stili git gide beğenmelidir diyebiliriz. 2015 yaz modasında en sık tercih edilen renkler ise lacivert, beyaz ve sarıdır.

Şık Görünme Tüyoları

Bayanlar günlük hayatta kıyafetlerine ve aksesuarlarına çok dikkat ederler. Çünkü elbette her bayan şık ve güzel görünmek ister. Bunun için de ayna karşısında saatlerce vakit harcar ve giyeceği kıyafeti özenle seçer. Aksesuarlarını da kıyafetine göre uyarlamaya özen gösterir. Şık görünmenin en önemli kurallarından biri kusurları örmektir.
Hiçbir bayan kusursuz değildir. Mutlaka her bayanın hoşuna gitmeyen bir görüntüsü vardır. Bunu örtebildiğiniz takdirde şık görünmek sizin için de mümkün hale gelecektir. Ancak şık görünmek için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde çok şık ve güzel görünebilirsiniz. Bu yazıda bu hususlardan bahsedeceğiz. Kıyafetleriniz dolabınızda her zaman derli toplu bir halde bulunmalıdır. Böylelikle tüm kıyafetlerinizi rahatça görebilir ve bulabilirsiniz. Ayrıca kıyafetlerinizin temiz olmasına dikkat etmeniz gerekir. Aksi takdirde kirli bir kıyafet ne kadar doğru bir kombin yaparsanız yapın, üzerinizde hoş durmayacaktır. Bu yüzden giysilerinizin yıpranmamasına ve temiz olmasına dikkat etmelisiniz. Güzel ve şık görünmek için pahalı kıyafetler almanıza gerek yok. Yeter ki sizin vücudunuz için en uygun olan kıyafetleri bulun ve tercih edin. Fazla kilolarınızdan rahatsızsanız ve fazlalıklarınızı örtmek istiyorsanız fazla detaylı kıyafetleri giymemeniz gerekir. Çünkü çok fazla detaya sahip olan giysiler sizi olduğunuzdan daha kilolu gösterecektir. Daha düz renk ve sade tasarımda kıyafetleri tercih ederek fazla kilolarınızı kapatabilirsiniz. Kilonuz fazla olduğu halde dar olan pantolonları giymekten hoşlanıyorsanız hiç dert etmeyin. Pantolonunuz ne kadar dar olursa olsun üzerinize giyeceğiniz bol bir bluz yardımıyla kombininizi tamamlayabilirsiniz. Belden yukarı kısmınızın görüntüsünden hoşlanmıyorsanız v yaka bluzlar giymeye özen gösterin. Eğer göbeğiniz varsa ve görüntüsünden rahatsız oluyorsanız dar ve çok fazla detayı bulunan kıyafetler tercih etmemeniz gerekir. Boyunuz kısaysa ve bundan rahatsız oluyorsanız üstünüze uzun bluz ve etek giymemeniz gerekmektedir. Çünkü bu tür kıyafetler sizi olduğunuzdan daha da küçük gösterir.
Kilonuzu gizlemek için yine bol pantolonlar tercih edebilirsiniz. Özellikle ispanyol paça pantolonlarla yapacağınız kombinler hoş duracaktır. Takılarınızı, çantanızı ve ayakkabınızı mümkün olduğunca kıyafetlerinizle uyumlu seçin. Böylelikle siz de şık ve güzel görüneceksiniz.
 

Hamile Kalmanın Kolay Yolu Nedir?

Bir kadın kolay hamile  kalabilmek için yumurtlama gününü takip etmelidir. Takvim yöntemi olarak adlandıracağımız bu yöntem, adetin birinci gününden bir sonraki adetin birinci gününe kadar hesaplanması ve çıkan gün sayısından 14 günün çıkarılması ile bulunur. Tabii ki yumutlama gününün de her ay aynı günde olacağının bir garantisi yoktur. Bu nedenle yumurtlama günlerine yakın olan iki, üç gün öncesi ve iki üç gün sonrasında ya da o haftada çiftlerin daha sık, düzenli bir şekilde ilişkiye girmeleri gerekir. Bunun yanı sıra cinsel ilişkide çok bilimsel olmamakla birlikte klasik misyoner pozisyonu dediğimiz kadının altta erkeğin üstte olduğu pozisyonun tercih edilmesi, daha çok canlı sperm hücresinin rahimde uzun süre kalmasını sağladığı için gebelik şansını bir miktar arttırabilir. Yine ilişki sonrasında kadının vajinal duş almamaı ve 20-30 dakika süre ile yatarak istirahat etmesi de gebelik ihtimalini arttırabilir.
Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin İlişkiye Girme Sıklığı Ne Olmalıdır?
Bebek sahibi olmak isteyen çiftler oldukça düzenli bir şekilde, ortalama olarak haftada 2 defa cinsel ilişkiye girmelidir. Tabii ki de 3 ya da 3ten fazla ise gebe kalabilme ihtimali daha fazla olacaktır. Ya da haftalık ilişki sayısı 1’in altında ise gebe kalma ihtimali de bir o kadar düşüktür. Ama aslında en önemlisi bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin özellikle yumurtlama günlerine yakın dönemde ilişkiye girmeleridir.
Hangi Yiyecekler Hamile Kalmayı Kolaylaştırır?
Aslında hamile kalmayı kolaylaştıran bir bitkisel kür ya da besin grubu yoktur. Ancak hamile kalmayı planlayan bir anne adayının ağırlık vermesi gereken bir takım besin grupları vardır. Özellikle protein ağırlıklı, proteinden zengin bir diyetin hücresel büyümeyi, gelişmeyi kolaylaştırdığı bilindiğinden bol bol protein tüketilmesi gerekir. Bunun yanı sıra folik asit adı verilen vitaminin eksikliği gebelik sırasında bebekte çok ciddi bir anomalinin oluşmasına sebep olduğundan bu eksikliğin giderilmesi adına gebelikten iki ay öncesinden başlayarak gebeliğin ilk 3 ayında da devam etmek üzere anne adayının folik asit alması tavsiye edilmektedir. Hamile kalmak için anne adayının düzenli bir beslenme alışkanlığı oturtması da büyük önem taşır.

Yağ Yakımını Hızlandıran Yiyecekler

Her zaman forma girmek ve formumuzu korumak adına düzenli spor yapmaktan bahsediyoruz. Fakat bu işin bir de beslenme kısmı var. Diyet yapmak ve kulaktan dolma bilgilerle yanlış beslenmek sonunda büyük sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bundan dolayı da forma girmek için diyet yapmak yerine sağlıklı beslenmeyi tercih etmek en doğrusu. Kilo vermek için sağlıklı beslenmek adına hangi besinlerin vücuttaki yağları yaktığını bilmekte de yarar var. Yağ yakımını hızlandıran iki şey var. Bunlardan biri spor yapmak diğeri de yağ yakımını hızlandıran besinler tüketmek. Yazımızda size önereceğimiz besinler sindirim sisteminizin daha hızlı çalışmasını sağlıyor. Bu nedenle de yağ yakımınız hızlanıyor. İsterseniz o besinleri sıralayalım.

-Zencefil

Zencefilin faydaları arasında tok tutmaya yardımcı olması, metabolizmayı hızlandırması, iştah kesici yağ yakımını kolaylaştırıcı olması sayılabilir. Bu nedenle de hem diyetinize yardımcı hem de sağlıklıdır. Size önerimiz yemeklerden önce mutlaka bir bardak zencefil çayı için. Bu sayede daha az yemek yersiniz.

-Tarçın

Tarçının tok tutmaya yardımcı bir yiyecek olduğu herkes tarafından bilinir. Aynı zamanda tarçının kan şekerini düzenleme özelliği de vardır. Bu özelliği sayesinde kilo vermenize ekstradan yardımcı olmaktadır. Yarım kaşık tarçını bir bardak sıcak suyun içerisine koyun ve her gün için. Bu sayede yağ yakımınız hızlanacaktır. Çubuk ya da toz tarçın ile bu çayı kolayca hazırlayabilirsiniz.

-Badem

Temel besleyici maddeler bakımından zengin olan badem, sağlıklı yiyecekler listesinde en üst sıralarda yer alıyor. E ve B vitamini bakımından da zengin olan Bademin içerisinde çoklu doymamış yağ asdi de bol miktarda bulunmaktadır. Badem eskiden yağlı gıda olarak düşünülüyordu ancak zaman içerisinde yapılan araştırmalar sağlıklı bir yiyecek olduğunu ortaya çıkardı. Badem özellikle ara öğünlerde tüketildiğinde uzun süre tokluk hissi yapıyor.

-Greyfurt

Şu anda mevsimi değil ama mevsiminde mutlaka greyfurt tüketmekte fayda var. İnositol adlı maddeyi içinde bulunduran greyfurt doğal yağ yakıcı olarak bilinmektedir. Aynı zamanda greyfurtun içinde bulunan o acı tat metabolizmayı hızlandırarak yağların daha kolay parçalanmasını sağlıyor.

-Ananas

Biz Türk toplumu olarak ananas tüketmeye çok alışık değiliz. Hem de pahalı bir meyve olduğu için herkes tüketemiyor. Ama yine de biz faydalarından bahsedelim. Ananasın boğaz ağrısından selülite kadar bir çok şeyde faydası vardır. En önemli etkilerinden biri de ödem attırıcı olmasıdır. Ananası acıktığınız her an tüketmenizde hiçbir zarar yoktur.

-Ahududu

Ahududu için sadece sıfır kolestrol bile demek yeterlidir. Potasyum ve sodyum bakımından zengin olan ahududunun içerisinde aynı zamanda A, C, B, E ve K vitaminleri yer alır. Tam bir antioksidan deposu olan Ahududu, sindirimi kolaylaştırır ve kilo vermeye yardım eder.

-Acı Baharatlar

Herkes acı yiyemez. Ama bilinen bir gerçek var ki acı baharatlar kilo vermeye çok yardımcı olur. Acı baharatlar vücutta terlemeye neden olur. Bu sayede de vücuttaki toksinler atılır. Her zaman yemeklerde acı baharat kullanmaya özen gösterin. Ancak midenize dokunuyorsa uzak durun. Acı baharatlar sayesinde midenizdeki kan akışı hızlanır ve sindirim daha kolay hale gelir.

-Maydanoz

Kilo vermek ve yağ yakmak için en çok önerilen besinlerden biri olan maydanoz idrar söktürücü ve metabolizmayı hızlandırıcı etkisi de vardır. Aynı zamanda maydanoz vücuttaki fazla suyun ve ödemin atılmasına da yardımcı olur.
Elbette yağ yakmaya yarayan sağlıklı besinler bununla sınırlı değil. Bunlar ilk akla gelenler. Ama bence bilinçsiz diyet yapmak yerine bu besinlerden faydalanmakta yarar var.

Orucu Kaza Gerektiren Durumlar

  • Oruca niyet etmeyerek gündüz yemek içmek.
  • Ramazan orucu dışında başka bir orucu bozmak.
  • Toprak, kağıt, pamuk, çakıl taşı, un, çiğ hamur gibi yenilip içilmesi normal olmayan şeyleri bilerek yiyip içmek.
  • Makattan ilaç kullanmak.(Fitil vb.)
  • Buruna ilaç çekmek.
  • Kulağa yağ, ilaç damlatmak.
  • Genize bile bile duman çekmek.(Sigara,nargile gibi keyif verici dumanların çekilmesi durumunda kefaret gerekir.)
  • Boğaza kaçan kar tanesini , yağmur damlasını istemeyerek yutmak.
  • Sahur vakti geçtikten sonra , geçmedi sanarak yemek yemek.
  • İftar vakti gelmeden, geldi sanarak yemek yemek.
  • Unutarak yiyip içmek orucu bozmaz yanlız sonrasında orucun bozulduğunu zannederek bile bile yemek kazayı gerektirir.
  • Abdest alırken hata ile boğaza su kaçması.
  • Kendi isteğiyle az da olsa kusmak.
  • Mastürbasyon ile meni gelmesi.

Bebek Davranışları

6 Aylık Bebek Neler Yapabilir?

Destekli bir şekilde tutulduğunda başını dik tutabilir.
Sırtı desteklenecek şekilde oturabilir,başını sağa sola çevirerek çevresini kontrol edebilir.
Hareket ederken dengesini sağlar, sırtını dik tutabilir.
Her şeyi ağzına götürerek dış dünyayı tanımaya çalışır.
Ba-ba, ce- ce, ma-ma gibi tek heceli sesler çıkarmaya başlar.
Çevresindeki kişileri ayırt ermeye başlar ve tanıdığı kişilere gülümser.
8. aydan itibaren yabancı kişilere karşı çekingen tavırlar sergiler.
Eğlenirken, keyifliyken çığlıklar atar.
Gördüğü nesneleri almak için uzanır, tutmak için tüm elini kullanır.
Tanıdığı kişilerin yanında sakinleşir.
Tanımadığı kişilerin kucağına gitmek istemez, huzursuz olur.
Bilinçli, bilerek yaptığı yeni davranışlar edinir.
Yüzükoyun yatırıldığında önündeki oyuncağa ulaşmak için uğraşır, uzanmaya çalışır.
Tabanlarından destek verilirse sürünmeye çalışır.
 

0–2 Aylık Bebek Neler Yapabilir?

Heyecanlandığında kollarını sallar ve tekmeler atar.
5-6. haftalardan sonra insanlara gülümsemeye başlar.
Elini ağzına götürüp parmaklarını emmeye çalışır.
4. haftadan sonra ayakları yere değecek şekilde tutulduğunda basma hareketini yapmaya çalışır, gövdeyi dikleştirir ve otomatik olarak ileri doğru adım atma hareketi yapar.
Anneyi gözleriyle takip eder.
Ağlayarak dikkati kendine çekmeye çalışır.
Uyurken ya da hareketsiz durumdayken ellerini genellikle yumar ve parmaklarını sıkıca kapatır.
Seslere tepki verir.
Yakınında konuşan kişilere ya da sesin geldiği yöne doğru yüzünü döner.
Yüzükoyun konumda yatırıldığında başını kaldırmaya çalışır, yana çevirir.
0-1 aylık  dönemde bebek ağlayarak çevresiyle iletişim kurmaya çalışır.Bu yüzden bebek ağladığında ihtiyaçlarının giderilmesi önemlidir.
1-2 aylık dönemde sesleri taklit etmeye başlar.
 

Şık Görünme Tüyoları

Bayanlar günlük hayatta kıyafetlerine ve aksesuarlarına çok dikkat ederler. Çünkü elbette her bayan şık ve güzel görünmek ister. Bunun için de ayna karşısında saatlerce vakit harcar ve giyeceği kıyafeti özenle seçer. Aksesuarlarını da kıyafetine göre uyarlamaya özen gösterir. Şık görünmenin en önemli kurallarından biri kusurları örmektir.
Hiçbir bayan kusursuz değildir. Mutlaka her bayanın hoşuna gitmeyen bir görüntüsü vardır. Bunu örtebildiğiniz takdirde şık görünmek sizin için de mümkün hale gelecektir. Ancak şık görünmek için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde çok şık ve güzel görünebilirsiniz. Bu yazıda bu hususlardan bahsedeceğiz. Kıyafetleriniz dolabınızda her zaman derli toplu bir halde bulunmalıdır. Böylelikle tüm kıyafetlerinizi rahatça görebilir ve bulabilirsiniz. Ayrıca kıyafetlerinizin temiz olmasına dikkat etmeniz gerekir. Aksi takdirde kirli bir kıyafet ne kadar doğru bir kombin yaparsanız yapın, üzerinizde hoş durmayacaktır. Bu yüzden giysilerinizin yıpranmamasına ve temiz olmasına dikkat etmelisiniz. Güzel ve şık görünmek için pahalı kıyafetler almanıza gerek yok. Yeter ki sizin vücudunuz için en uygun olan kıyafetleri bulun ve tercih edin. Fazla kilolarınızdan rahatsızsanız ve fazlalıklarınızı örtmek istiyorsanız fazla detaylı kıyafetleri giymemeniz gerekir. Çünkü çok fazla detaya sahip olan giysiler sizi olduğunuzdan daha kilolu gösterecektir. Daha düz renk ve sade tasarımda kıyafetleri tercih ederek fazla kilolarınızı kapatabilirsiniz. Kilonuz fazla olduğu halde dar olan pantolonları giymekten hoşlanıyorsanız hiç dert etmeyin. Pantolonunuz ne kadar dar olursa olsun üzerinize giyeceğiniz bol bir bluz yardımıyla kombininizi tamamlayabilirsiniz. Belden yukarı kısmınızın görüntüsünden hoşlanmıyorsanız v yaka bluzlar giymeye özen gösterin. Eğer göbeğiniz varsa ve görüntüsünden rahatsız oluyorsanız dar ve çok fazla detayı bulunan kıyafetler tercih etmemeniz gerekir. Boyunuz kısaysa ve bundan rahatsız oluyorsanız üstünüze uzun bluz ve etek giymemeniz gerekmektedir. Çünkü bu tür kıyafetler sizi olduğunuzdan daha da küçük gösterir.
Kilonuzu gizlemek için yine bol pantolonlar tercih edebilirsiniz. Özellikle ispanyol paça pantolonlarla yapacağınız kombinler hoş duracaktır. Takılarınızı, çantanızı ve ayakkabınızı mümkün olduğunca kıyafetlerinizle uyumlu seçin. Böylelikle siz de şık ve güzel görüneceksiniz.

Çocuklar İçin Sağlıklı Beslenmenin Önemi

Geleceğimizin umudu olan çocuklar bizler için çok önemlidir. Anne babalar, çocuklarının mutluluğu ve sağlığı için ellerinden geleni yaparlar. Onların mutsuz olmalarını asla istemezler. Hastalıklardan korunmaları için her zaman dikkatli ve özenli davranmaya çalışırlar.

Çocukların mutlu ve sağlıklı bir hayat sürdürebilmeleri için sağlıklı bir şekilde beslenmeleri çok önemlidir. Eğer sizler de çocuğunuzun sağlıklı beslenmesini istiyorsanız ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenmek istiyorsanız bu yazıya göz atabilirsiniz. Dört besin grubunda bulunan gıdalardan çocuklarımızın yeterli miktarda alabilmeleri, onların sağlıklı beslenmeleri açısından çok önemlidir. Her öğünde çocuğunuza süt, yoğurt, ekmek, meyve, et, tavuk vb. gıdaları yedirmeye çalışın.

Çocukların kemik ve diş gelişimleri açısından büyük önem taşıyan süt, yoğurt, peynir gibi besinleri mutlaka her gün yedirilmesi gerekir. Ayrıca anne babalar, çocukların olası hastalık risklerine karşı gelebilmeleri ve daha dirençli bir vücuda sahip olabilmeleri için sebze ve meyve tüketimine özen göstermeleri gerekir. Öğrenciler için onları güne en güçlü şekilde başlamalarını sağlayan öğün kahvaltıdır. Kahvaltının bu önemi nedeniyle çocuklarınıza mutlaka kahvaltı yaptırın. Aksi takdirde okulda dinlediği dersten verim alamayacaktır. Dikkati daha kolay dağılacak ve hafif bir baş ağrısı başlayacaktır. Bu yüzden çocuklarınızın her sabah düzenli olarak kahvaltı yapma alışkanlığını kazanmalarına dikkat etmelisiniz.

Kahvaltıda özellikle protein yönünden zengin besinleri tüketmesine özen gösterin. Çocuklar gün boyu fiziksel ve zihinsel olarak aktif olurlar ve enerji sarf ederler. Kaybettikleri enerji ve gücü toparlayabilmeleri için gün içerisinde ara öğünleri ihmal etmemeleri gerekir. Çocuklarınızın tükettiği besinlerin hijyen açısından uygun olup olmadığını mutlaka denetlemelisiniz. Özellikle dışarıda açık havada satılan ve fast food tarzı yiyecekler çocuğunuzun sağlığını ciddi anlamda tehdit etmektedir. Bu yüzden çocuklarınıza okulun çevresindeki açık yerlerden yiyecek almamalarını söylemelisiniz. Ayrıca kantinden yapacakları alışverişlerde seçecekleri besinlere de dikkat etmelisiniz.

Çocuğunuza süt veya ayran gibi içecekleri tüketirken son kullanma tarihlerine bakmalarını söylemelisiniz. Çocuğunuzun ders çalışırken veya başka bir işle uğraşırken açlık hissi başladığında tükettiği besinlere dikkat edin. Çocuklarınızın çok fazla şekerli besinler tüketmelerine engel olun. Bunlar çocuklarınızın sağlığını olumsuz yönde etkileyebilen yiyeceklerdir.

Dikkat Dağınıklığını Önleme Yolları

Gerek yetişkinlerin gerek çocukların en önemli problemlerinden biri dikkat dağınıklığıdır. Dikkat dağınıklığı olan kişi işine yoğunlaşmakta, hatırlaması gereken bir bilgiyi hatırlamakta, yeni bilgiler öğrenmekte zorlanır. Hatırlama konusunda zorluk yaşandığında, yeni öğrenilen bilgiler kısa bir süre içerisinde unutulduğunda dikkat dağınıklığı denen durum söz konusu olur. Dikkat dağınıklığının birçok sebebi vardır. Ancak günümüzde en büyük sebeplerden biri teknolojinin gelişmesidir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte her işimizi teknolojik aletlerle halleder olduk ve hafızamızı kullanmayı önemli oranda ihmal ettik. Böylelikle hafızamız da bizler gibi tembelleşti ve bilgileri kendinde depolama konusunda güçlük çekmeye başladı.
Dikkat dağınıklığını önlemenin birçok yolu vardır. Ancak buna geçmeden önce kişide öncelikle algı bozukluğunun olup olmadığının bilinmesi gerekir. Çünkü bir kişide algı bozukluğu varsa mutlaka dikkat dağınıklığı da vardır. O yüzden öncelikle kişinin algı durumuna bakmak gerekir. Eğer kişide algı bozukluğu yoksa dikkat dağınıklığı egzersizleriyle durum toparlanmaya çalışılabilir. Eğer bir bilgiyi unutmak istemiyorsanız, o bilgiye dikkat kesilmeniz gerekmektedir. Çünkü hafızaya bir bilgi girdiğinde bu bilginin kalıcılığı 30 sn sürer. Bu durumun ortadan kalkıp bilgiyi öğrenmek ve hatırlamak istiyorsanız dikkatli olmanız gerekir. Örneğin; yeni birisiyle tanıştıktan bir ay sonra aynı kişiyle karşılaştığınızda o kişinin ismini hatırlayamayabilirsiniz. Ancak yeni tanıştığınız kişiyi, tanıştığınız anda sevdikleriniz arasından birisiyle karşılaştırma veya bağdaştırma yapsaydınız bu kişinin ismi hafızanıza kazınacak ve bir ay sonra o kişiyi gördüğünüzde ismini rahatlıkla hatırlayabilecektiniz. Yine benzer bir örnek vermek gerekirse, patronunuz size mutlaka yapmanız gereken bir iş verseydi ve sizin bu işi unutmamanız gerekseydi, yapmanız gereken hafızanıza işi yapmadığınız takdirde patrondan işiteceğiniz azarı aşılamaktır. Böylelikle patronunuzun olumsuz tavrı sizi etkileyecek ve sürekli olarak o işi yapmayı hatırlayacaksınız.
Arkadaşlarınızla birlikte oynayacağınız basit oyunlarla da hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Örneğin bir nesneye bir dakika boyunca bakın, inceleyin. Daha sonra nesnenin üzerini örterek kapatın. Sırayla nesnenin özelliklerini saymaya başlayın. Eğer anlamakta zorluk çektiğiniz bir konu varsa konuyu bir kağıda özetleyerek kapınıza asabilirsiniz. Böylelikle odaya her giriş çıkışınızda notu görür ve okursunuz. Kısa bir süre içerisinde hafızanız bu konuyu anlayacaktır.
 

2015 Yaz Modası

Erkekler İçin Yaz Modası

Moda dendiği zaman her ne kadar akla ilk olarak bayanlar gelse de bu konuda erkekleri de unutmamak lazım. Genel olarak giyimine dikkat eden kesimde bayanın ağırlıkta olduğu bilinse de bu kural artık yıkıldı diyebiliriz. Zamanla erkekler de giyimlerine bayanlar kadar dikkat etmeye ve modayı takip etmeye başladılar. En az bayanlar kadar onlar için de şık ve güzel görünmek önemli hale geldi. Peki, 2015 yaz modasında giyimine dikkat eden erkekleri neler bekliyor? Bu yazıda 2015 yaz mevsiminin erkekler için moda alanından bahsedeceğiz.
Öncelikle bu yazın en çok ilgi gören renklerinden olan beyazla başlayalım. 2015 yazında birçok erkek giyim koleksiyonunda beyaz tonların ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Erkeklerin daha uygun kombinler yapabilmeleri için beyaz renk, çok uygun bir renktir. Erkeklerin vazgeçilmezi blazer ceketleri unutmamak lazım. Her sezon olduğu gibi bu sezon da blazer ceketler 2015 yaz modasının en çok ilgi gören parçalarından olmayı başardı. Özellikle şık giyimden hoşlanan erkeklerin tercihi blazer ceketten yana olabilir. Pastel tonların genellikle bayanlar tarafından tercih edildiği söylense de aslında bu artık günümüzde doğru değil. Bayanlar kadar erkeklerin de tercihi pastel renklerden yanadır. Böylelikle 2015 yaz modasında da pastel tonlarda ceketler, tshirtler, ayakkabılar ve pantolonlar görebilmek mümkün hale geldi. Ayrıca çizgi modasının erkek giyimde de etkisini unutmamak lazım. Modayı takip eden birçok erkek, çizgilerin kıyafetler üzerindeki hakimiyetini fark edeceklerdir.
Hiçbir zaman modası geçmeyen denim 2015 yaz erkek modasında da yerini aldı. Erkeklerin en çok tercihi olan denim kumaş, hem şık hem de spor bir görünüm kazanmalarına yardımcı oluyor. Ayrıca bir erkeğe en çok takışan parçanın takım elbise olmasından dolayı 2015 yaz modasında özellikle mavi renkte takım elbiselerin ilgi gördüğünü söyleyebiliriz. Kravat konusunda da artık daha ince kravatların moda olduğunu söylemekte fayda var. Yazın gelmesiyle birlikte erkekler de pantolonları dolaplarına kaldırdı diyebiliriz. Özellikle bermuda şortlar yaz mevsimlerinde erkeklerin en çok tercih ettiği parçalardan biridir. 2015 yaz modasında da yine bermuda şortların büyük ilgi gördüğünü söyleyebiliriz.
 

Kusursuz Makyajın Sırları

Kadınların en sevdiği şeylerden biri makyaj yapmaktır. Makyaj sayesinde yüzünüzdeki kusurları örterek var olan güzelliğinizi ortaya çıkabilirsiniz. Her kadın az çok makyaj yapar. Ancak makyaj yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Zira her makyaj yapan kadın güzel olacak diye bir şey yoktur. Önemli olan size en çok yakışan makyajı ve doğru makyajı yapmaktır. Bunu yapabilmek için de dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bu yazıda bunlardan bahsedeceğiz.
Makyajın en güzel şekilde görünmesini istiyorsak pürüzsüz bir cilde sahip olmamız gerekir. Ancak her kadının böyle bir şansı yoktur. Neyse ki fondöten sayesinde kusursuz bir cilde sahip olmak mümkün. Ancak burada fondöten seçimine dikkat etmek gerekiyor. Cildinizin rengine en uygun olan fondöteni tercih etmelisiniz. Böylelikle cildiniz makyaj için hazır hale gelecektir. Fondöteni sürerken parmak uçlarınızı kullanın, böylelikle doğal bir görünüm elde edersiniz. Ayrıca fondöteni sürmeye başlarken az miktarda sürerek başlayın. Gereğinden fazla sürerseniz bu hoş bir görüntü oluşturmayacaktır. Makyaj için vazgeçilmez sayılabilecek bir ürün olan pudra kullanmayı ihmal etmeyin. Pudra sayesinde sürmüş olduğunuz fondöten de kalıcı olacaktır. Ayrıca pudra yüzünüzün matlaşmasını sağlayarak hoş bir görüntü oluşturur. Cildiniz her zaman canlı görünmeyebilir. Bunun için size yardımcı olacak ürün allıktır. Doğru bir allık kullanımı ile yüzünüze canlılık ve neşe katabilirsiniz. Allığı sürerken gülümsemeniz ve allığı yanağınızın üst kısmına uygulamanız gerekir. Cildinizin rengine uyacak bir allık kullanmaya özen gösterin.
Gelelim bakışlara. Daha yoğun ve anlamlı bakışlara sahip olmak istiyorsanız bunu rimel sayesinde yapabilirsiniz. Kirpiklerin belirginleştirilmesi bakışlarınızın daha canlı olmasını sağlayacaktır. Bu yüzden rimel kullanmayı sakın ihmal etmeyin. Rimeli ilk önce üst kısımdaki kirpiklerinize sürün. Rimelin kirpiklerinizde uzun süre kalması için kirpiklerinizin kuru ve temiz olmasına dikkat edin. Ayrıca eğer lens kullanan biriyseniz önce lensinizi takın, ondan sonra rimelinizi sürün. Göz çevresine bulaşan rimel lekelerini biraz bekledikten sonra pamuk yardımıyla temizleyebilirsiniz. Makyajı tamamlayacak olan son nokta rujdur. Eğer ruju doğru uygularsanız kusursuz bir makyajı tamamlamış olursunuz. Dudak tipinize ve cilt renginize en uygun ruju kullanmaya dikkat edin.
 

Sağlıklı Saçlar

Özellikle bayanlar için saçlar çok önemlidir. Özel günlerde veya normal günlük yaşamda her bayan ayna karşısına geçer ve saçını şekillendirir, güzel görünmesi için çaba sarf eder. Güzel bir kombinin, hoş bir makyajın tamamlayıcısı saçlardır. Ancak saçların güzel görünmesi için sağlıklı olması gerekir. Genellikle yıpranmış saçları ne kadar şekillendirirseniz şekillendirin, kötü bir görüntüye yol açacaktır. Bu yüzden siz de sağlıklı ve güzel saçlara sahip olmak istiyorsanız dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Bu konuda bilgi alabilmek için bu yazıya göz atmakta fayda var.
Sağlıklı saçlara sahip olabilmek için ilk olarak dikkat edilmesi gereken nokta, saça uygulanan ürünlerin kalitesidir. Ucuz ürünler kullanarak saçlarınızın kepeklenmesine ve dökülmesine sebep olabilirsiniz. Bu yüzden kullandığınız ürünlerin kaliteli ve olabildiğinde doğal olmasına özen gösterin. Ayrıca sprey ve boya benzeri kullanılan ürünler sonra saçlar hassaslaşır. Eğer siz de boyalı saçlara sahipseniz, saçınız için daha da dikkatli ve özenli olmanız gerekir. Bakımlarınızı düzenli olarak yapmanız, boya ve spreyden saçlarınızın göreceği zararı en aza indirecektir. Saçlarınızı yıkarken suyun ılık olmasına dikkat edin. Çok fazla sıcak veya çok fazla soğuk su saçları yıpratır ve kırıkların artmasına neden olur. Ayrıca saç dökülmelerine de yol açabilir. Çok fazla ısı farkları saçların şekillenmesini de zorlaştırır. Saçınızı kuruturken de fön makinesini saçlarınıza çok yaklaştırmamanız gerekir. Fönün sıcaklığının da yine saça zarar vermeyecek derecede ayarlanmasında fayda vardır.
Saçların şekillendirilmesi için kullanılan düzleştirici benzeri ürünler saçlara ciddi anlamda zararlar vermektedir. Bu yüzden bu ürünlerden olabildiğince uzak durun. Saçlarınızı yakan bu ürünler, koparak dökülme şikayetlerinizin de artmasına sebep olacaktır. Bazı bayanlar saçlarının kabarık olmasından rahatsız olurlar ve genellikle saçlarını toplarlar. Ancak saçlarınızı çok sıkı bir şekilde toplamamaya özen göstermeniz gerekir. Aksi takdirde saç dipleri zorlandığı için zarar görür ve saçlarınız kopar. Çok fazla güneş altında kalmamaya özen gösterin. Düzenli olarak kuaföre gidin ve saçlarınızın yıpranan kısımlarını kestirin. Böylelikle saçlarınız daha sağlıklı olacak ve çok daha kısa bir süre içerisinde uzayacaktır.
 

Sağlıklı ve Güzel Bir Cilt Mümkün mü?

Hepimiz güzel ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak isteriz. Bunun için kozmetik ürünlerine bol miktarda para harcarız. Ancak bunu yapmadan da güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak mümkün. Cildimize düzenli olarak bakım yaparsak hayal ettiğimiz görünüme kavuşmasını sağlayabiliriz. Dikkat etmemiz gereken pek çok nokta vardır. Önemli olan, bu yapmamız gerekenleri aksatmadan düzenli olarak uygulamak.
Sağlıklı bir cilde kavuşma konusunda suyun rolü çok önemlidir. Vücudumuzun %70\’ini oluşturan su, vücudumuzun tüm organları için gerektiği gibi cildimiz için de gereklidir. Bu yüzden gün içerisinde su tüketimine özen göstermeliyiz. Yüzümüzü her sabah kalktığımızda yıkıyoruz. Yıkadığımız suyun ılık olmasına özen göstermeliyiz. Çok soğuk veya çok sıcak su cildimize zarar verebilir. Ayrıca cildin yıkanması kadar nemlendirilmesi de önemlidir. Cildinizi sık sık nemlendirin, cilt tipinize uygun bir nemlendirici kullanın. Cildinize nemlendirici kremler uygulamak için kırışmasını beklemeyin, genç yaştan itibaren bunu alışkanlık haline getirin. Kadınlar makyaj yapmayı çok severler. Makyaj sayesinde ciltlerindeki kusurları kapatırlar. Ancak makyaj cildi gün boyu yorar. Bu yüzden en geç akşam yatmadan önce makyajınızı mutlaka çıkarmanız gerekmektedir. Aksi takdirde gözenekleriniz gece boyu tıkanacaktır ve cildinizde sivilce benzeri istenmeyen şeylerin çıkmasına neden olacaktır. Ayrıca kullandığınız makyaj malzemelerinin kalitesi de cildinizin sağlığı açısından çok önemlidir. Bu yüzden ucuz makyaj malzemelerini tercih etmeyin.
Uyku, vücudumuzun kaybettiği gücü toplamasına yardımcı olduğu gibi cildimize de iyi gelmektedir. Düzenli bir uykuyla cildinizin sağlığını koruyabilirsiniz. Vücudunuza zarar verecek alışkanlıklardan uzak durarak yine cildinizin sağlığının korunmasına yardımcı olabilirsiniz. Örneğin; cildinizin sağlıklı olmasını istiyorsanız kesinlikle sigaradan uzak durmalısınız. Aksi takdirde zamanla cildinizde lekeler oluşabilir. Pek çok kişinin cildinde sivilce ve siyah nokta oluşumu vardır. Ancak insanlar genellikle bu sivilce ve siyah noktaları sıkarlar ve ciltlerinde kırmızılık kalmasına neden olurlar. Cildinizin zarar görmemesi için sivilce ve siyah noktaları kontrolsüzce sıkmamanız gerekir. Bu konuda bir uzmandan yardım almanız daha doğru olacaktır. Cildinizi yıkarken dairesel hareketlerle yıkamaya özen gösterin. Cildinizi sert bir şekilde ovalamak, cildinize iyi gelmeyecektir.
 

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri nelerdir?

Doğum sonrası depresyon sıklıkla görülebilen bir rahatsızlıktır. Özellikle doğumdan sonraki ilk 4 hafta içerinde görülme ihtimali daha yüksektir.Bu durum  sadece anneyi etkilemekle kalmaz bebekle anne arasında kurulacak iletişimin bozulmasını da etkiler.
Doğum sonrası depresyon aniden ortaya çıkan bir durum değildir.Hamilelik biyolojik, psikolojik ve sosyal bir süreçtir.Anne adayları hormonlarında etkisiyle çok hassas bir dönemden geçmektedir.Anne adayının eşiyle iletişimi, anneliğe hazır oluşluk düzeyi, anne adayının kendi çocukluk deneyimleri,anne-babasıyla ilişkisi, hamilelik süreci gibi bir çok faktör etkilidir.Özellikle eş ile olan iletişim ve yakın çevre desteği doğum sonrası süreci etkilemektedir.
Belirtileri nelerdir?

  • Fazla ya da az uyuma
  • Etrafında olup bitene ilgisizlik
  • Suçluluk duygusu
  • İştah azalması ya da artması
  • Üzgün ve çökkün bir duygu durumu
  • Huzursuz olmak
  • Dikkati toplamada güçlük çekmek
  • Ölüm ve intihar düşüncesi

Eğer bu belirtilerin bir kısmı doğum sonrasında belli bir süre devam ederse mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.
Peki doğum sonrası depresyonu önlemek için neler yapılabilir?

  • Anne ve baba adayları kendilerini hazır hissettiklerinde çocuk sahibi olmaya karar vermelidirler.
  • Baba adayı hamilelik sürecinde eşine anlayışlı olmalı, anne adayının duygu değişimlerine sabırla yaklaşmalıdır.
  • Hamileliğin getireceği zorluklara karşı çiftler birlikte hareket etmelidir.
  • Özellikler doğum sonrası ilk bir iki ay, baba bebeğin bakımıyla olabildiğince yakından ilgilenmeli, annenin yükünü hafifletmelidir.
  • Eğer anne bebeğin bakımıyla ilgili kendini yetersiz hissedip kaygılanıyorsa yakın çevreden yardım alınmalıdır.

 

Exit mobile version