Anne Sütünü Arttırma Yolları

Emzirme dönemi çocuk ve anne için çok önemli bir dönemdir. Anne, hamilelik sırasında aldığı tüm kiloları emzirme döneminde verebilir. Çünkü: Anne sütünün oluşturabilmesi için vücut çok fazla kalori yakmaktadır.
Emzirme dönemi, çocuk doğduktan ilk yarım saat içerisinde anne sütü verilerek başlamaktadır. Bu ilk yarım saat içerisinde verilen süt çok önemlidir. Çünkü: Bebeğin ilk aşısı sayılmaktadır.

Sütüm Çocuğuma Yetiyor mu ?

Sütünüzün çocuğunuza yetip yetmediğini çok kolay anlayabilirsiniz. Çocuğunuz günde 5-6 kez bezini pisletiyor ise anne sütü çocuğa yetiyor demektir. Ayrıca çocuğunuz ağırlık artışı normal bir şekilde devam ediyorsa sorun yok demektir.
Hamilelikten Sonra Diyete Başlamalı mıyım ?
Emzirme döneminde anneler beslenmelerine dikkat etmelidir. İlk 2-3 ay içerisinde diyet yapmamaları gerekmektedir. Çünkü: Süt oluşumu sırasında harcanan enerjinin 3/2 si günlük tüketimden geri kalan ise depodan alınır.

Anne Sütünü Neler Arttırır ?

* Gün içerisinde yeterli miktarda sıvı tüketilmelidir. Ortalama 3 litre sıvı tüketmelisiniz. Bu tükettiğiniz sıvı içerisinde 9-10 bardak su olmalıdır. Geriye kalan sıvıyı ise süt, ayran ve organik yeni sıkılmış meyve sularından alabilirsiniz.
* Kansızlık sorunu yaşıyorsanız öğünlerden önce veya sonra açık çay içmelisiniz.
* Bebek ne kadar emerse sütünüz o kadar artacaktır. Bebeğiniz uyurken bile süt emebilir, emmesini engellemeyin.
* Bebeklerinizi gece emzirmeniz süt artmasını sağlar.
*Emzirmeden sonra sıvı almaya özen gösterin. Su olabilir, taze sıkılmış meyve olabilir.
* Zararlı maddeler kullanılmamalıdır. Alkol, sigara, kahve, aşırı gazlı içecekler, uyuşturucu tarzı maddeler ve içecekler tüketilmemelidir. Bunlar sütün üretilmesinde zarar verir ve oluşumunu engeller.
* Günlük protein ihtiyacınızı karşılamalısınız. Yumurta, süt ürünleri, balık ve tavuk gibi besinler tüketerek protein alabilirsiniz.
* Sebze tüketimine önem verin. Sezonun sebze ürünleri günlük olarak tüketmeye çalışın
Kalsiyum içeren besinleri günlük olarak almaya çalışın. Bunlar; Süt ürünleridir.
* Stresten uzak durun ve kendinizi gün içerisinde çok fazla yormayın. Stres ve yorgunluk süt oluşumunu olumsuz etkiler.
* Bebekleriniz acıktığında ve susadığında ağlamaya başlarlar. Ağladıklarında emzirmelisiniz. Ek besin takviyesini erken yapmayınız.
* Bebeklerinizi emzirmeye 2 yaşına kadar devam edebilirsiniz.

Anne Sütünü Arttıran Bitki Çayları Nelerdir ?

Anne sütünü artıran birçok bitki çayı bulunmaktadır. Bu bitki çayları arasından bazılarını yaparak içebilirsiniz. İçmeden önce bu bitki çaylarını doktorunuza sormanızı tavsiye ediyoruz. Belki bu bitki çayları başkalarına yarasa da size yaramayabilir. Sormakta yarar olacaktır.
* Keçi sedefi arttırmaktadır.
* Çemen otu arttırmaktadır.
* Rezene arttırmaktadır.
* Amber çiçeği arttırmaktadır.
* Isırgan otu arttırmaktadır.
* Funda yaprağı arttırmaktadır.
* Dereotu arttırmaktadır.

Bebeklerde İştahsızlık Ve İştahsızlığın Çözümleri

Ebeveynlerin en çok rahatsız olduğu konulardan biriside çocuklardaki iştahsızlık durumudur. Öncelikle iştahsızlık nedir bunun tanımıyla başlayalım: İştahsızlık beslenme olayında yaşanılan isteksiz olma ve yememe isteğinin olması durumudur. Çocukların dörtte birinde görülen bir rahatsızlıktır bu durum. Aslında şu konuya da değinmek istiyorum çoğu anne babanın iştahsız dediği çocukları aslında iştahsız değildir. Nasıl diye soracak olursanız anne baba kendilerinin uygun gördüğü kadar besini tüketmediği çocuğa istahsız teşhisini koyuyorken iştahsız olma durumu gerekli besinler alınmadığı zaman ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

İştahsızlığın bir sürü nedeni olabilir. Bunlardan bazıları çocukların beslenme şekilleri, yanlış besin seçimi ve aile içindeki ortam olabilir. Eğerki bu iştahsızlık sorunu önemli bir hale gelmişse sorun tam olarak belirlenmeli ve ona göre tedbirler alınmalıdır.

İştahsızlık çocuklarda bazı sorunlarıda beraberinde getirmektedir. İlk olarak tam olarak beslenemeyen bir çocuğun gelişimide tam anlamıyla gerçekleşmez.Çocuklarda gelişim iki türlüdür: Birincisi kilo olarak artıştır ki bu tamamiyle beslenmeye bağlıdır. Bir diğeride boy artışıdır ve buda tam anlamıyla olmasa bile kısmen kilo artışıyla doğru orantılıdır. Çocukların herşeyi yeme gibi bir özelliği yoktur. Örneğin bir çocuk peynir yemiyordur sizde bu peynirden gelen eksikliği kökleri aynı olan yoğurtla tamamlayabilirsiniz.

İştahsız çocuklarla ilgili sizede düşen bazı şeyler var. Şimdi bunlara değinelim…
– Yemekleri mümkün olduğunca aynı saatte yedirin ve yeme süreside aynı olsun.
– Çok yemek yedirmekten kaçının. İhtiyacı kadar yemesi kafidir.
– Yemek yerken çocuğunuzla konuşun ilgisini dağıtmadan yemeğini yedirmeye çalışın.
– Atıştırmalık ve abur cubur olarak nitelendirilen yiyecekleri mümkün olduğunca az tutun.
– Çocuğunuzun iştahlı olduğu öğünü bulun ve o öğünde aşırıya kaçmadan protein ve karbonhidrat takviyesini en üst seviyede tutun.
– Yemekleri ılık yedirmeye çalışın.
– Geceleri uyumadan önce birşeyler yedirin. Daha çok kalori ağırlıklı yiyeceklere özen gösterin…

Çocukluk Dönemi Aşıları ve Zamanları

Çocuklarda bağışıklık sistemi zayıf olduğu için bebeklik çağından itibaren belirli dönemlerde aşı takviyesi yapılır. Bunun amacı çocuğunuzu dışarıdan gelen etkenlere karşı korumak ve bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Çocuklardaki ufak rahatsızlıklarda; Örneğin hafif ateş ve hafif nezle gibi durumlarda aşı yapılabilir. Bu durumlarda aşı yapılmasının çocuğunuza bir zararı olmamaktadır. Çocuklara yapılan aşıların dozlarıda küçük olduğu için pek yan etkisi yoktur. En büyük yan etkisi aşının yapıldığı yerdeki kızarıklıktırki buda geçici bir durumdur ve kısa bir süre içerisinde kızarıklık kaybolur. Şimdi bu aşılara değinelim…

BCG Aşısı: Bir diğer adıyla verem aşısıdır. WHO yani Dünya Sağlık Örgütü’nün bildirisine göre ülkemizde çocuklara iki doz olarak uygulanır. İlk aşı doğumdan sonraki dönemde 4.aya kadar olan zamanda diğer doz ise 4-6 yaş arasında uygulanır. Eğer tüberkiloz hastalıgı ailedeki fertlerden birinde varsa yada daha önce bu hastalığı geçirmişse bu aşının süresi daha da öne çekilebilir.

Karma Aşı: Karma aşı denilen aşı aslında difteri, boğmaca ve tetanoz aşılarının birleşmesiyle oluşan aşı türüdür.Bu aşı çocuklar 7 yaşına gelmeden önce 5 doz olarak çocuklara uygulanır. Bu 5 dozun ilk 3 dozu henüz bebeklik dönemindeyken yani çocuklar 1 yaşını doldurmadan uygulanmalıdır.

Polio Aşısı: Türkçe karşılığı çocuk felci aşısıdır. Ülkemizde ilk olarak 1999 yılında çocuk felci görülmüştür ve o günden sonra ülkemizde bu aşı 5 doz olarak çocuklara uygulanmaktadır.

Hepatit B Aşısı: Bu aşı ise ülkemizde 0-18 ay aralıgındaki cocuklara 3 doz olarak uygulanmaktadır. Küçük yaşta hepatit aşısı yapılmayan kişilere hangi yaşta olurlarsa olsunlar bu aşının yapılması önerilir.

Grip aşısı: Ülkemizde her yıl yüzbinlerce insanın yaptırdığı grip aşısının aynısıdır. Çocuğunuzun yaşına göre uygun dozu eczane veya doktordan temin edebilirsiniz.

Suçiçeği Aşısı: Bu aşının ciddi bir yan etkisi yoktur.1 yaşından sonraki çocuklara tek doz olarak uygulanır…

Evde Cilt Bakımı Nasıl Yapılır ?

Yüz bakımı yapmak için yüzlerce markanın ürettiği yüzlerce ürün bulunuyor fakat yüzünüzün güzel görünmesi için bunların hiç birine gerek yok. Vücudumuz canlı bir sisteme sahip , biz nasıl sigara, çay,kahve gibi alışkanlıklar ediniyorsak cildimizde bir süre sonra bu tür takviyelere bağımlı hale gelir ve bir süre sonra bu cildiniz yıpratmaya başlar.Eğer yüzünüzün daha bakımlı olmasını istiyorsanız yazıyı okumaya devam edebilirsiniz,fakat yüzünüzde zaten büyük oranda kırışıklıklar ve sivilceler oluşmuş ise bunları bir sonraki yazımızda bulabilirsiniz.

Yüz bakımında en önemli unsurlardan bir tanesi ‘ Önce yüzünüzü tanıyın.’. Yüzünüzün yağlı mı kuru mu olduğunu tespit etmelisiniz. Yağlı olduğu durumlarda bitkisel sabunlarla yüzünüz yağlandığı anda yıkamalı ve temizlemelisiniz.Yağsız olduğunu düşünüyorsanız ek bir yıkama yapmanıza gerek yok günlük yüz yıkaması yeterli olacaktır.

İkinci önemli unsurumuz ise beslenme. Genel sağlığa büyük etkisi olduğu gibi yüzünüz canlı kalmasını da büyük oranda etkileyen unsurlardan bir tanesidir beslenme. Bol su ve hormonsuz meyveler tüketmek yüzünüzün çok daha iyi bir görüntüye kavuşmasına yardımcı olacaktır.Sigara,çay ve kahve tüketimini indirebiliyorsanız sıfıra indirmek, yapamıyorsanız veya yapmak istemiyorsanız en aza indirmeye çalışın seçim sizin. Tabi bunlar sürekli yapmanız gereken etkisini uzun sürede gösteren fakat kalıcı olacak çözümlerdir.

Güneş ışınları da yüze büyük oranda zarar vermektedir, fakat kişiye, ten rengine vb bir çok unsura göre değişebilir bu etken. Bazı ciltlere çok kısa zamanda gelen ışınlar cildi kötü etkiler bu durumda yaz aylarında dikkat edilmeli ve koruyucu kremler kullanılmalıdır. Fakat yüzünüze çok ciddi bir şekilde etki etmiyorsa kesinlikle bu kremlere başvurmanıza gerek yok. Her zaman doğallıktan yana olun.

Penis Pompası Nedir ?

Penis pompaları doğal ve zararsız bir şekilde penis büyütme tedavisinde kullanılan en etkili üründür. Bir mekanizmaya sahip olan penis pompaları vakum haznesi ve pompadan oluşmaktadır. Vakum haznesine yerleştirilen penise vakum işlemi uygulanarak daha fazla kan pompalanması sağlanır ve düzenli kullanımla kalıcı bir uzama elde edilir. Kısa penis boyunun pek çok cinsel soruna davet çıkardığı araştırmalarca gözlenmiştir. Erken boşalma ve ereksiyon problemi yaratan kısa penisler cinsel ilişkide hem sizin hem partnerinizin mutlu bir birliktelik yaşaması önündeki en büyük engeldir. Ortalama penis boyunun yanı sıra bayanların da tercih ettiği ve tatmin olduğu bir penis boyu ortalaması bulunmaktadır. Bu rakam 17- 18 cm civarındadır.

Bu verilere göre erkeklerin yarısından fazlası bu ortalamanın çok altında kalmaktadır. Hem cinsel sorunlarınızı çözmek ve mükemmel bir cinsel ilişki yaşamak hem de partnerinizi memnun etmek istiyorsanız ortalama bir penise sahip olmanız gerekmektedir. Penis boyunuz kaderiniz değildir ve onu uzatıp geliştirmek sizin elinizde. Düzenli egzersizler ve penis pompası sayesinde 6 ay gibi kısa bir sürede 6 cm uzama gerçekleştiren penis pompaları, penis büyütücü ürünler içerisinde en çok tercih edilen ürünlerden olmuş ve kullanıcılarını memnun etmiştir. Sağlığa zararı ve hiç bir yan etkisi olmayan penis pompaları prostat kanserini de engellemektedir.

Bu nedenle doktorların prostat kanseri ile karşı karşıya gelme riski olan hastalarına önerdiği tedavi yöntemlerinden biri olan penis pompalarını güvenle kullanabilirsiniz. Hiç bir risk taşımayan penis pompalarını düzenli bir şekilde kullandığınız takdirde kesin sonuç alacak ve istediğiniz penis boyunu elde edebileceksiniz. Kimyasal ve tıbbi maddelerle karşı karşıya kalmadan güvenli ve sağlıklı bir penis büyütme tedavisi için uzman sitelerden biri olan penis pompalarını tavsiye ediyor.

Ev Yapımı Yüz Maskesi

Cilt bakımını güzellik salonlarında uzmanlar eşliğinde yapmayı herkes ister fakat bu her zaman mümkün olmayabilir. Bunu yapamamanız cildinizin bakımsız kalacağı anlamına gelmez. Evde yapacağınız yüz maskeleriyle de bu açığı kapatmanız mümkün.

Evde yapılan yüz maskeleri genelde elinizin altında bulunan malzemelerden oluşur ve bunları aramak için ek bir çaba sarf etmenize gerek yoktur. Fakat bazı yüz maskelerinde kullanılan bitkisel malzemeler evinizde olmayabilir bu malzemeleri de herhangi bir aktardan kolayca temin edebilirsiniz. Maskeleri kullanmadan önce içinde bulunan malzemelere karşı alerjinizin olmadığından emin olun. Bunun için önce aldığınız malzemeleri küçük bir bölgede test edin.

Evde Yapılan Temizlik Maskesi

Yarım limonu keserek bir kaba iyice sıkın. Başka bir kaba 1 paket kuru mayayı boşaltın ve üzerine 2 yemek kaşığı ılık su ekledikten sonra mayayı macun kıvamına gelene kadar karıştırın. Daha sonra yavaş yavaş limonu üzerine dökün, limonu dökerken de karıştırmaya devam edin. Maskeyi yüzünüze sürmeden önce yüzünüzü yıkayın ve durulayın. Maske 15-20 dakika arası yüzünüzde kaldıktan sonra yıkayabilirsiniz.

Yüz Beyazlatıcı Maske

Soyulmuş yarım salatalığı blendera atın .Salatalık son halini aldıktan sonra 2 yemek kaşığı aloe vera suyu ekleyin ve bu karışıma yarım dilim limon suyu, 1 yemek kaşığı yoğurt ekledikten sonra tekrar blenderdan geçirin. Daha sonra 1-2 yemek kaşığı kil atıp tekrar karıştırın ve maskeniz hazır hale gelsin. Maskeyi yüzünüze iyice dağıtın ve kalın bir tabaka haline gelmesini sağlayın. 15-20 dakika arası beklettikten sonra ılık su ile yıkayın.

Akne Gideren Yüz Maskesi

2 kap taze çileği blenderden geçirin , üstüne yarım kap yoğurt döktükten sonra iyice karıştırın ve yüzünüze uygulayın.25-35 dakika geçtikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın.

Bebeklerde Zeka Gelişimi İçin Neler Yapılmalı?

Bir bebek daha anne karnındayken bir şeyler öğrenmeye başlar. Annesinin neler hissettiğini onun duygularını hisseder ve etkilenir. Dünyaya gözlerini açtıktan sonra zeka gelişimi daha da hızlanır ve gün geçtikçe yeni şeyler keşfetmeye başlar. Bebeklerin zeka gelişimlerinde anne ve babalara önemli görevler düşmektedir. Seslerle, hareketlerle, mimiklerle sizde çocuğunuzun zeka gelişimine önemli katkılarda bulunabilirsiniz. Tabi ki de en önemli faktör onunla sık sık zaman geçirmeniz ve onu sevdiğinizi her fırsatta dile getirmenizdir.

Bebekler doğduğu andan itibaren sürekli zaman geçirdiği kişilere güvenir ve onlardan gelen duyguları hissederler. Tatbiki çocuğunuzla geçirdiğiniz bu zamanı en yararlı şekilde kullanmakta sizin elinizde. Çocuğunuzla konuşurken sürekli göz temasında bulunmaktan kaçınmayın. Bu onun cesaretlenmesinde etkili olacaktır. Çocuğunuzla beraber sizde çocuk olun. Onunla oyunlar oynayın yakınlığınızı hissettirin. Oyun oynarken kullandığınız araçları ve oyuncakları çocuğunuza bir bir anlatın ve tekrarlayın. Sizin ağzınızdan çıkan her sözcüğü çocuğunuz dikkatli bir şekilde dinlemektedir. Buda çocuğunuzun dikkatinin ve zihninin daha iyi çalışmasına olanak sağlar. Etrafınızdaki her şeyin çocuğunuzun zekasının gelişmesinde etkili olduğunu unutmayın. Ani sinirlenmeler ve ses tonundaki yükselmelerden çocuğunuz olumsuz bir şekilde etkilenebilir.

Çocuğunuzun zeka seviyesini arttırmaya yönelik bu uygulamaları yaparken sizin de dikkat etmeniz gereken unsurlar var tabi. Çocuğunuzun karnı tok ve uykusuz olması durumunda bu çalışmalar daha iyi sonuç verecektir. Çünkü çocuğunuzun aklında yemek yada uyku varken verimli çalışması olması olanaksızdır.

Bebekler Neden Ağlar ve Ağlama Sebepleri

Bebek denince akla ilk gelen şeydir aslında ağlamak. Bebeğiniz ağlarken aslında sizinle iletişime geçiyor. Bir sorununun olduğunu size söyleme çalışıyordur. Kısacası bebekler acıktığında altını kirlettiğinde her durumda ağlarlar. 3 ayı geçen bebekler ise dış dünyayı artık daha iyi bildiği için bu sorunlarının yanında birde ilgi istedikleri için ağlamaya başlarlar. Eğer ki bebeğinizin karnı tok altı temiz ve yine de ağlıyorsa yüzünde de kızarmalar meydana gelmişse bunun sebebi de bebeğinizin gazının olmasıdır. Bahsettiğimiz gibi bebeğinizin ağlaması gayet normal bir olaydır ama bebeğiniz ağlarken öksürüyorsa kusuyorsa ve ishal gibi durumları varsa mutlaka bir doktora başvurmanızı öneririz.

Bebeklerde karınlarını doyurduktan sonra tokken bir miktar kusma ve kusarken de ağlama olayı görülebilir. Bu normal bir durumdur. Yeni doğan bebekler her anne sütünden sonra sarı bir şekilde geri çıkarabilir aldığı sütü. Buda gayet normal bir olaydır ve endişelenilmemesi gerekmektedir.

Bebeklerde ağlamanın bir başka nedeni ise ilk başlarda bahsetiğim gibi ilgisizlikte olabilir. Bebekler ilgisizliği hissettikleri zaman öfkeyle ağlarlar. Öfkenin yanı sıra korkma gürültü ve anne babanın rahatsızlık durumlarından bile ağlayabilmektedirler. Bu gibi sebeplerden dolayı ağlayan çocuklara yapılacak en iyi şey yanınızda olduğunu hissettirmek ve sıcak bir öpücük olabilir.

Genel olarak bebeğinizin ağlamasının normal bir olay olduğunu söyledik ama ağlama nöbetlerine karşıda dikkatli olmanızı öneririm. Nedir bu ağlama nöbeti? Çocuğunuz uzun bir süre(2 saat veya daha fazla) ağlıyorsa ve bu ağlama olayını günde en az 2 defa yapıyorsa mutlaka bir doktora gösterin. Önemli birşey olabilir…

Bebekler Nasıl Yıkanmalıdır, Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebeklerin bağışıklık sistemi zayıftır. Bunun içinde başta temizlik olmak üzere bazı şeylere dikkat edilmedir. Bazı bebeklerde banyo olayı tam bir eziyet haline gelirken bazıları ise suyu sever ve çıkmaz istemezler. Banyoyu zevkli hale getirmek aslında sizin elinizde olan bir şey dir.

Bebekler narin yapıda oldukları için çok kolay üşümektedirler ve ısı kaybettiklerinde hastalanma riskleri yüksektir. Bu yüzden banyo süresini maksimum olarak 10 dakika olarak tutmalıyız. Banyo suyunun sıcaklığı ise en az 18 derece ve en fazla 23 derece olarak ayarlamalıyız. Daha az veya daha fazla sıcaklıktaki su bebeğinize ilerleyen dakikalarda zarar verebilir. Suyun sıcaklığına ilk olarak kendiniz bakmadan çocuğunuzu yıkamaya başlamayın. Emin olduktan sonra bebeğinizi küvete ya da leğene oturtabilirsiniz. Eğer sert bir zemin varsa bebeğinizin cildinin direk yere temasını engellemek için zemine bir havlu koymanız sizin yararınıza olur.

Bebeğinizi yıkarken başının ve özellikle kulaklarının suya temasından kaçının. Eğer kulağa su kaçırılırsa çocuğunuz ciddi derecede rahatsız olacaktır. Banyoyu yavaşça ovalayarak masaj şeklinde yapın. En son başını yıkamayı kesinlikle unutmayınız. Bu olay bebeğinizin en az derecede üşümesini sağlayacaktır. Yıkadından sonra bebeğinizi giydirmeden önce iyice havluyla durulayın. Hatta ilk kurulamadan sonra başka bir kuru havluya sarmanız ve bir iki dakika beklemeniz çocuğunuzun daha az üşümesine ve hastalık riskini en aza indirmesinde etkili olacaktır. Çocuğunuzu giydirdikten sonra uyutmanız ise onu tamamen rahatlatacaktır.

Çocuklarda Kulak Enfeksiyonu Ve Basit Çözümler

Çocuklarda ara ara görülen kulak ağrıları ve kulak enfeksiyonları gerek ebeveynlerin gerekse de çocukların canını sıkmaktadır. Çocuklar yaşadıkları acıdan anne baba ise çocuklarının bu durumu karşısında kötü duruma düşerler. Şimdi size söyleyeceğimiz bir kaç küçük yolla bu kulak enfeksiyonlarından basitçe kurtulabilirsiniz.

Büyükçe bir kaba kaynar suyu koyun. Kap kesinlikle plastik olmamalıdır. İçine okaliptüs veya lavanta yağı damlatın. 3-4 damlayı geçmemesine dikkat edin. Daha sonra çocuğunuzun kulağına bu suyun buharına uzaktan temas ettirin. Enfeksiyonun ve sorunun azaldığını göreceksiniz.

Yarım bardak suyu karanfil ile kaynatın. Daha sonra gazlı bir bezi bu suya batırın ve cocugunuzun kulağına koyun. Sakın içe doğru ittirmeyin bu bezi! Buradaki esas amaç enfeksiyonun çekilmesi olayıdır. Bez durduğu yerden enfeksiyonu çekecektir.

Halk arasında kompres olarak bilinen tabirde işe yarayan bir olaydır. Bir beze sıcak su damlatarak kulağa koyun. Sıcak bez enfeksiyonu çekecektir. Bunu her enfeksiyonda defalarca uygulayabilirsiniz.

İlginçtir ama biberonla beslenen çocuklarda emme yoluyla beslenen çocuklara göre daha fazla kulak enfeksiyonuna kapıldığı görülmüştür. Çocuğunuzun kulak enfeksiyonuna kapıldığını fark ettiğinizde 3-4 damla emmesi sonucunda enfeksiyonda azalmanın olacağı biliniyor.

Tabikide bunların hepsi hastalığı geçirici şeyler değil tamamiyle azaltıcı etkenlerdir. En güvenli yol doktora başvurmak ve doktorun vereceği ilaçları veya damlaları harfiyen uygulamaktır.

Bebeklerde Uyku Düzeni Nasıl Olmalı?

Çocuklarda gelişimi sağlayan en önemli faktör hiç kuşkusuz uykudur. Bebeklerin gelişimi büyük bir çoğunlukla uyku durumunda gerçekleşmektedir. Uyku beyin ve vücut gelişimini etkileyen en önemli faktördür. Büyüme hormonları en çok uyku esnasında salgılanmaktadır. Uykusuzluk problemi yaşayan çocukların vücut ve beyin gelişiminde sıkıntı çektikleri kanıtlanmış bir olaydır. Yeni doğan bir bebeğin beyni erişkin bir insan beyninin yüzde otuzu kadar olup zamanla uykunun getirdiği büyüme hormonuyla beynin çalışma oranı ve büyüklüğü de değişmektedir.

Birinci ayındaki bir bebek günde ortalama 16 saat uyumaktadır. Bu uyku süresince ise en az 5 kez uyanmaktadır. Uykunun bölünmesi olayı çocuğunuzun 6.aya gelmesine kadar devam etmektedir. Bu süreden sonra çocuğunuz kesintisiz uykuya başlar ve uykusu bölünmeden uyuyup uyanır. Uyku süresi her bebeğe göre değişen bir olaydır. Bazı çocuklar günde 20 saate kadar uyuyabiliyorken bazı bebeklerde bu saat 8 saate kadar düşebilir.

Bebeğinizin rahat uyuması için neşeli ve sakinse uyutmayı deneyin. Sırt üstü uyuyan çocuklar daha rahat ve daha zinde olmaktadırlar. Bunun yanısıra bebeğinizi 6.ayına kadar yanınızda uyutmaya yanınızda yatırmaya özen gösterin. Bu aydan sonra odasını ayırabilirsiniz. Bebeğiniz az uyuyorsa horlama ve sık sık uyanma problemleri varsa bir doktora gösterin. 1.5 yaşından sonra bebeklerinizin gündüz uykusunu tek sefere düşürün. 2 yaşından sonra ise günde bir kez ve 1 saat gibi bir süreye bölerseniz sizin ve çocuğunuzun yararına olur

Sağlıklı Bir Bebek Nasıl Olmalıdır ?

Yeni doğan bir çocuğun sağlıklı olduğunu anlayıp anlamamanın birkaç yolu vardır. Bunlara değinmek istiyorum bu yazımda. Hepimizin dikkatini çekmiştir aslında ilk söyleyeceğim olay: Yeni doğan bir çocuğun kafası oldukça büyüktür. Bu normal bir durumdur. Yetişkin bir insanın kafası vücudunun sekizde biri iken yeni doğan bir çocuğun vücudunun dörtte biri oranlarındadır. Kafanın büyük olması dolayısıyla yüzünün şiş olmasına da yol açar.

Henüz yüz yapısı tam olarak gelişmediği için çene kemiği de ufaktır. Varlığını zor hissedersiniz. Ortalama üç ve üç buçuk kilogram civarlarında bir ağırlığı olmalıdır çocuğun. Boy ise kırk beş ve elli santimetre aralığında ise idealdir. Eğer ki çocuğunuzda bu özellikler veya bu özelliklere yakın özellikler bulunuyorsa çocuğunuzun sağlıklı olduğu kanısına varabilirsiniz.

Çocuğunuzun sağlıklı olarak doğması birazda annesinin elinde olan bir olaydır ve bu unutulmamalıdır. Çocuğunuz karnınızdayken beslenmesi ve gelişimi tamamiyle size bağlıdır. Sağlıklı bir annenin sağlıklı bir çocuğu olur. Hamile iken annenin kendine dikkat etmesi ve iyi beslenmesi gereklidir. Kırmızı et balık ve tavuk gibi yiyecekler B vitamini içerdiğinden dolayı hamilelikte mutlaka tüketilmesi gerekir. Bunun yanında C vitamini içermesinden dolayı turunçgiller ve diğer meyvelerde bolca tüketilmelidir. Bunun yanı sıra baklagillerdende gerekli olan folik asit alınmalıdır. Çocuğunuzun sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi sizin elinizdedir.

Çocuklarda Ateşin Yükselmesi ve Yapılması Gerekenler

Henüz yeni doğan bir çocuğun bağışıklık sistemi olgunlaşmadığı için çok sık ateşlenme vakaları görülebilir. Çocuklardaki ateş çıkması olayının sebebi su eksikliği bile olabilir. Ateş düştüğü gibi hemen inebilir. Bu tamamen çocuğunuzun bünyesiyle alakalı bir olaydır. Bunun yanında aşırı beslenme sonrasında vücut proteinleri yakamadığı için ateş olarak bünyede etkisini gösterebilir.

Ateş durumu olağan bir durum olduğu gibi yüksek ateş ise daha tehlikeli bir durumdur. Çocukta kalıcı ve geçici etkiler bırakabilmektedir. Bu etkilerden bazıları iştahsızlık yorgunluk baş ağrısı ve uykuda düzensizlik gibi bazı sorunlardır.
Çocukların ateşinin olup olmadığını varsa da kaç derece olduğunun anlamanın en iyi yolu makattan ölçüm yapmaktır. Büyüme çağındaki çocuklarda ise ağız ve koltuk altı ateş almak için idealdir.

Eğer ki çocuğunuzda ateş seviyesi gereğinden fazlaysa aşağıdaki işlemleri yapmanızı öneririz…
1-Yüksek ateş durumunda mutlaka doktora danışın.
2-Yüksek ateş durumu mevcutsa çocuğun üstündeki fazla giysiler çıkarılmalı gerekirse tamamen çıkartılmalıdır.
3-Sirkeli su veya soğuk su ile ıslatılan bir bezle çocuğun vücudu silinmelidir.
4-Tekrar hatırlatalım mutlaka doktora başvurun…

Bebeklerde İlk Ay ve İlk Ay Gelişimi

Bebeğiniz gözlerini dünyaya açtığı ilk andan itibaren bir şeyler öğrenme isteğiyle doludur. Etrafındaki her şey ona ilgi çekici gelmektedir. Günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirmelerine rağmen bu ilk ayda öğrendikleri şey oldukça fazladır bebeklerde. İlk ay bebeklerin neler yapabileceklerine değinelim.

– Çocukların ilk yaptıkları hareket başlarılını kaldırmaktır. Bu hareketlerini el ve kollarını kullanabildikleri fark etmeleri ve en son ayaklarını kullanabildiklerini anlaması izlemektedir.

– Bebekler yakınlarındaki cisimleri net olarak görebilmektedirler. Yani duyu organları yavaş yavaş çalışmaya başlamıştır; kokuları fark ederler ve insan sesini diğer canlıların ve cansızların seslerinden ayırt edebilirler.
– Eller ilk ay oldukça yumuktur. Hafifçe bir açıklık dikkatinizi çekebilir.
– İlk ayda hapşırma ve hıçkırık olayları oldukça sık görülebilir bu gayet doğal bir olaydır paniklemeyin.
– Bebeğinizle bu ay oldukça sık konuşmaya çalışın. Ağzınızdan çıkan her lafı dinlediğini unutmayın.
– İlk ay çok sık banyo yaptırmanıza gerek yoktur.
– İlk ay içerisinde hepatit B aşısının iki dozunu yaptırmayı unutmayın.

Bebeklerde Kusma Normal midir ?

Bebeklerde kusma normalmidir? Neden bebekler kusar bu soruların yanıtlarını vererek aklınızdaki soru işaretlerini kaldıracağız…

Öncelikle şuna değinmek isterizki bebeklerde kusma son derece normal bir olaydır. Bir bebek her zaman kusabilir. Henüz bağışıklık sistemi ve sindirim sistemi yerine oturmadığından dolayı bebeklerde kusma olayı çok sık görülebilir. Panik yapılmamalıdır. Bebekler özellikle yemeklerden sonra fazla besini kusarak dışarı atarlar. Yemeklerden sonra ardı ardına 2-3 defa kusma olayı görülebilir.

Hastalık zamanlarında bu kusma olayı daha da sıkı olabilir. Günde 4-5 defa veya daha fazla kusma olayları normaldir. Bebeğinizin kusmuğunda dediğimiz gibi besin artıkları mevcuttur. Biran önce çocuğun üzerinden temizlenmeli ve cocugun cildinin tahriş olmasını hemen engellenmelidir.
Bebeğinizin kusmasını engellemek için çok fazla yemek yedirmemeye özen gösterin. Yedirdiğiniz yemekten sonra çocuğu çok fazla sallamayarak ve sırt üstü yatmasını engelleyerekte kusmasını bir nebzede olsun azaltabilirsiniz. Sorularınız varsa bu konu altından sorarsanız elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışırız…

Beden Dilini Doğru Kullanmak

Bir kadın için beden dili oldukça önemlidir. Hem daha çekici görünmek adına, hem de kendinizi daha net bir şekilde ifade etmek adına sizlerde beden dilinizi daha profesyonel bir şekilde kullanabilirsiniz. Tabii beden dilini kullanmanın oldukça hassas bir konu olduğunu asla unutmamalısınız. Zira beden dili kullanımında yapılacak en ufak hata, bir çok farklı yanlış anlaşılmaya neden olabilir. Bizlerde bu şekilde yanlış anlaşılmalara izin vermeden doğru bir beden dili kullanımı için sizlere bazı öneriler hazırladık.

1) Temel Nokta: Doğru Gülümseme

Beden dilinin en büyük silahı gülümsemektir. Eğer doğru bir şekilde gülümser, bu silahı en doğru şekilde kullanırsanız her ortamda pozitif bir etki yaratmanız kaçınılmaz olur. Tabii sürekli bir gülümseme ile hareket etmek yanlış olacaktır. Bu nedenle gündelik yaşamda hafif gülümseme ile hareket etmeli, iş hayatı ve özel hayat gibi alanlarda ise duruma, karşınızda ki kişi ya da kişilere göre gülümsemeye dikkat etmelisiniz. Zira bu tür durumlarda sürekli gülümsemek alaycı biri olduğunuz izlenimini sizlere verebilir.

2) Duruşunuz Çok Önemlidir

Beden dilinin bir diğer önemli silahı ise duruştur. Duruşunuz her zaman için dik ve kendinden emin olmalıdır. Haksız olduğunuzu bildiğiniz anlarda dahi dik bir duruş pozisyonunda olursanız, karşı tarafın sizi ezmesi, üzerinize gelmesi zorlaşır. Özellikle iş hayatında duruş çok önemlidir. Hem çekici, hemden kendinden emin bir karakter sergilemek için mutlaka dik bir görüntü sunmanız gerekir. Bu konu ile ilgili yapılan bir çok araştırma, hiç bir bilgisi olmasa dahi; kendinden emin, dik ve bilgili bir şekilde görünen kişilerin, çok bilgisi olan ama daha pasif duran kişilere oranla daha çok dinlendiğini, dikkate alındığını açık bir şekilde gösteriyor.

3) Karşınızdakini Dinlemeyi Unutmayın

Beden diliniz karşınızda ki kişiyi dinlemeniz konusunda da ipuçları verir. Eğer siz karşınızda ki kişiyi, onu dinlediğiniz konusunda inandırabilirseniz, size olan saygısı daha farklı olacaktır. Çünkü dinlediğiniz ve değer verdiğiniz kişilerin size karşı olan bakış açıları da bu yönde olur. Aksi halde sadece konuşan ve karşısında ki kişiyi dinlemeyen biri olmanız, onun fikirlerine saygı göstermediğiniz anlamına gelir. Üstelik sadece dinlemek ile yetinmeyip, aynı zamanda karşınızda ki kişi ile söylemleri üzerine münâkaşa edebilirseniz daha sağlıklı bir yapı içerisinde iletişim sağlamanız mümkün hale gelecektir. Dinlemek, bilgeliğin de en büyük göstergesi olarak bilinir. Bir kişi dinlemeyi ve dinlediğini anlayarak cevap vermeyi biliyor, karşısında ki kişi ne diyecek olursa olsun onun kendini ifade etmesini sağlayacak ortamı yaratabiliyorsa, hemen her insan ile çok rahat bir şekilde iletişim içerisine girmesi de mümkün olur. Buda toplumun her noktasında, her kesimden insan ile ihtiyacınız doğrultusunda sorunsuz bir şekilde iletişim sağlamanız adına sizlere büyük bir katkı sağlar.

4) Giyiminiz Beden Dilinizi Yansıtır

Giyim, beden dilini daha rahat bir şekilde kullanmanız konusunda sizin en büyük silahınızdır. Eğer doğru bir giyimi, ortama göre tercih ederseniz herhangi bir sorun yaşamadan kendinizi daha net ifade edersiniz. Zira beden dilini tamamlayan en temel unsur, saç tıraşından giyime kadar bir çok temel faktördür. Bu temel faktörleri doğru bir şekilde değerlendirme şansına sahip olursanız en kısa süre içerisinde etkileşim daha rahat olacaktır.

5) Sohbet Akışında Beden Dili

Beden diliniz, karşınızda ki kişinin daha önce söylediği konuları yeterince dinleyip dinlemediğinizi ele verir. Eğer siz karşınızda ki kişiyi dinlemeye ve anlamaya önem verirseniz, onun sohbet dahilinde ki konular arası geçişlerini anlarsınız. Böylelikle ileri sohbetlerde vücut dili ile onu daha önce net bir şekilde dinlediğinizi ve anladığınızı ona hissettirebilirsiniz.
Unutmayın, beden dili ile gerek iş hayatında gerekse de özel hayatınızda her zaman başarılı bir birey olabilirsiniz. Zira beden dili bir insanın kendini ifade etme aşamasında kullanabileceği en büyük silahtır. Tabii şunu da asla aklınızdan çıkarmayın, eğer beden dili doğru ve bilinçli bir şekilde kullanılmaz ise ancak sizlere zarar verecektir. En ufak bir aşırı hareket ya da konuşmaya uygun olmayan bir beden hareketi, karşı tarafın sizi yanlış anlamasına neden olabilir. Sitemizden bu konu ile ilgili güncel olarak ara bilgiler elde edebilirsiniz.

Evlilik İçin Gerçekten Hazır Mısınız?

Çoğu kadının evlilik konusunda yeterince bilinçli olmaması, ne yazık ki boşanma oranlarının da artmasına neden oluyor. Zira bir çok kadın evlenme aşamasında doğru hareket etmiyor, gerekli plânları bilinçli bir şekilde yapmıyor. Bir noktadan sonra evlilik için seçtiği kişi ile sorun yaşamaya başlıyor ve bu sorunlar boşanmaya kadar gidebiliyor. Bu tür durumların önlenmesi için her kadının evlenmeden önce bazı temel sorulara kendi içerisinde cevap vermesi büyük önem taşımaktadır.

Doğru Kişi Olduğundan Emin Misiniz?

İlk sorunuz her zaman için bu olmalıdır. İlk bakışta her erkek sizin için doğru kişi olarak görünebilir. Zira ilk bakışta sadece dış görünüş sizi tatmin eder ve ilk görünüş aslında oldukça yanıltıcıdır. Unutmamalısınız ki sadece dış görünüşe göre hareket etmeniz, sizleri bir çok farklı sorunla karşı karşıya bırakır. Bu nedenle karşınızda ki kişinin doğru kişi olduğuna ancak onu tam olarak tanıdığınız da, sizinle hangi yönlerinin uyumlu olduğuna ve hayatta ki geleceğe yönelik bakış açısına bakarak karar vermelisiniz.

Gelecek Plânlarınızda Evliliğin Konumu

Geleceğe yönelik plânlar oldukça uzun vadeli ve karmaşıktır. Aileniz, işiniz ya da yaşamak istediğiniz alanlar hepsi gelecek planları içerisin de yer alıyor. Sadece kişiye göre hareket etmeniz doğru bir evlilik plânlaması yapmanızı önler. Örneğin evleneceğiniz kişiyle nerede yaşayacaksınız? İkiniz de aynı ortamda yaşamaktan, iş konusunda aynı doğrultuda ilerlemekten mutlu olacak mısınız? Evlilik sizin iş konusunda ki ve diğer konularda ki plânlarınızı önlüyorsa bir noktadan sonra mutsuz olmanıza neden olacaktır. Bu nedenle evliliğin, gelecek plânlarınız ile uyumlu olmasına mutlaka dikkat etmelisiniz.

Maddi Açıdan Evliliğe Hazır Mısınız?

İlk aşamada her zaman uyum, kişilik gibi kavramlar gelmelidir. Karşınızda ki kişiyle evlenmek için önce onu tanımalı ve karar vermelisiniz. Fakat maddi konuları da asla unutmamalısınız. Zira maddiyat evliliğin en temel noktalarında birisidir. Evlenme aşamasından, evliliği devam ettirme noktasına kadar her konuda maddi plânlarınızı doğru olarak yapmalısınız. Üstelik bu plânları tek başınıza değil, karşınız da ki kişi yani hayat arkadaşı olarak belirleyeceğiniz kişi ile uyum içerisinde yapmalısınız. Maddi açıdan uyumlu olur ve her aşamayı plânlarsanız, evlilik süresince, evlilik sonrasında problem yaşamadan daha bilinçli bir şekilde hareket edebilirsiniz.

Evlilik Sonrası Gelişmeleri Düşündünüz Mü?

Evlilik, beraberinde birlikte bir yaşamı ve çocuk kavramını hayatınıza sokacaktır. Özellikle de bir aile olabilmek ve bir noktadan sonra çocuk sahibi olmak çok büyük sorumluluk doğuracaktır. Eğer siz bu tür sorumlulukları alabilir, önceden bu tür aile ve çocuk kavramlarına karşı gerekli planları yaparak hareket edebilirseniz bu tür hayatınıza doğrudan etkileyecek olan unsurlara karşı sorunlu bir yaklaşım sergilemezsiniz. Aksi halde plânsız bir şekilde çocuk sahibi olmanız dahi, sizin hayatınız da çok ciddi aksamalara neden olabilir. Örneğin sadece kariyer odaklı hareket eden biri, sadece duygusal bağlamda bir evlilik yapar ve kısa süre içerisin de plânsız bir şekilde çocuk sahibi olursa kariyerinde ciddi sapmalar söz konusu olabilir. Bir kadın olarak bu şekilde ki her türlü evlilik sonrası doğabilecek gelişmeleri önceden plânlamanız hayatınız için büyük önem taşımaktadır.

Aileleri Asla Unutmayın

Bir çok kadın evlendikten sonra ailelerin konumunu pek fazla hesaplamaz. Oysa ki evlilik demek sadece bireysel olarak sizin bir adamla hayatınızı birleştirmeniz değildir. Aynı zamanda iki farklı ailenin de birbiriyle akraba olması, iletişim halinde kalması anlamına gelir. Ailelerin anlaşamaması, başta genel bir huzursuzluk bir noktadan sonra ise sizin aileniz içerisinde huzursuzluk oluşturacaktır. Bu tür huzursuzlukları aileniz ile ilgili önceden kültürel ve sosyal açıdan yapacağınız araştırmalar, ön tanıştırmalar ile rahatlıkla önleme şansına sahip olabilirsiniz.

Yeni Sezonda Kotları Nasıl Giymeliyiz?

Yeni sezonda kadınların kot pantolon giymesi konusunda bir çok önemli detay var. Özellikle de günlük yaşamda salaş bir şekilde kot giymeyi tercih eden kadınlar bu sezon bir hayli dikkat çekecekler. Zira genel anlamda salaş olmak üzere, kot pantolonları sezon süresince bir çok farklı noktada kullanmamız mümkün hale gelecek. Paçaları kıvırarak kot pantolonları kullanma yoluna gidenler için de yeni sezonda bir çok önemli öneri bulunuyor.

Paçaların boyutu önemli değil

Kotunuzun paçaları uzun olabilir, bunu hiç dert etmeyin. Zira paçalarınızı kıvırma modasında daha uzun paçaları kıvırmak daha dikkat çekici olmaktadır. Ufak bir hamle, fakat şık ve kıvrımları ile dikkat çeken bir moda söz konusu. Bu nedenle paçalarınızın boyutunu hiç bir şekilde dert etmeden sizlerde paçaları hemen kıvırıp bu moda akımında yerinizi alabilirsiniz.

Moda akımının yoğun olması, bir çok firmanın pantolonları kıvrılmış bir tasarım ile sunmasına neden oluyor. Eğer bu şekilde tasarım olarak kıvrılmış bir kot satın alırsanız, asla tekrar kıvırma yoluna gitmeden o şekilde kullanın. Zira tekstil dünyasında yapılan makine kıvırmaları ile, sizin üzerine el ile yapacağınız kıvırmalar görüntünün bozulmasına neden olacaktır.

Kıvrılmış kot pantolonlar iş hayatında sizlere hem farklı, hemde dikkat çekici bir görüntü vereceği için toplantılar dahil, bir çok iş ile ilgili alanda gömlek ile bu moda akımını kombin yapabilirsiniz.

Kot Pantolon Giyim Konusunda Farklı 5 Öneri

1) Paçaları kıvırmanın yanı sıra, kot pantolonları artık dar tercih etmeyi bırakmalısınız. Özellikle geçen yılın modasında dar kot pantolonlar bir hayli moda olmuştu. Bu nedenle hemen her yerde dar kotlar ile karşılaştık. Şimdi ise, daha rahat ama geniş olmayan yani normal boylarda kotlar daha popüler olacak. Bu nedenle gardırobunuzu biraz düzenlemeniz gerekebilir.

2) Kotunuzu eskiden olduğu gibi belinize kadar çekmeyin. O modanın akımı her ne kadar iki yıl önce geçmiş olsa da, geçen yılda hafif bir şekilde varlığını devam ettirdi. Ama şimdi hiç bir şekilde göbeğin üstüne kadar çekilmiş kotlar moda olmayacak, aksine itici bir görüntü dahi yaratmış olabilirsiniz istemeden.

3) Kotunuzu t-shirt ve benzeri üst giyim eşyalarının üzerine çıkarmaktan vazgeçin. Kotlar eskisi gibi altta kalmalı ve t-shirt gibi üst giyim malzemeleri kotların üstünde kalmalı. Sürekli kotun içine koymak ve kotu ön plâna çıkarmak sizi rüküş yapabilir.

4) Kot pantolonların desenli olması kadar itici başka bir şey olamaz herhalde. Bu sezonda modacılar bu konuda da gerekli önlemleri almış görünüyorlar. Artık sadece renk bazlı kotları tercih etmelisiniz. Desenli kotlar, tayt gibi bir görünüm oluşturuyor ve onun özel görüntüsünü önlüyor.

5) Kot pantolonunuz mutlaka üst taraf ile kombin olmalıdır. Üst taraf geniş, salaş bir durumda ise kotunuzda ona göre tercih edilmiş olmalıdır. Eğer üst taraf normal ya da dar ise, kotunuz aşırı dar olmayacak şekilde gene üst tarafa göre özel olarak ayarlanmalıdır.

Alışveriş Yaparken Ekonomik Olmak

Kadınlar için alışveriş vazgeçilmez bir konudur. Fakat bu konuda yeterince bilinçli hareket edilmezse, bu vazgeçilmez konu bir çok kadın için çok ciddi bir ekonomik sorun olabilir. Özellikle de evli iseniz işler daha zorlu bir hâl alabilir. Peki, ekonomik bir alışveriş yapmak için nelere dikkat etmemiz gerekir? İşte, sizler için bazı özel öneriler.

İlk aşamada ne istediğinize önceden net olarak karar vermeniz lâzım. Ne almak istiyorsunuz? İhtiyacınız olan ne? Sizi mutlu edecek olan şey ne? Eğer bu şekilde önceden düşünmez, yanlış bir adım ile alışveriş yapmaya başlarsanız bir noktadan sonra aslında hiç istemediğiniz ve sizi mutlu etmeyecek bir çok ürünü satın aldığınızı görürsünüz. Bir diğer nokta ise alışveriş esnasında direk kabullenen bir yapıda olmak. Her fiyatı, her ürünü ilk gördüğünüz anda kabullenmek yerine her zaman dahasını araştırmalısınız.

İnterneti Kullanmayı Asla İhmal Etmeyin

İnternet, sizlere alışveriş konusunda çok büyük bir destek sunmaktadır. Hangi ürün normalde ne kadar? İnternet üzerinden o ürünü alabilir misiniz? Alırsanız dışarıdan alacağınız ürüne oranla ne gibi bir kârınız olur? Tüm bunları hesaba katarak hareket etmeniz halinde, direk bir alışveriş yerine daha mantıklı ve gerekli araştırmayı yaparak daha doğru ödemeler yapan bir kadın şeklinde alışveriş yapmış olursunuz. Örneğin araştırmayı yaparken peşin ödeme ya da kart ile ödeme seçeneklerini inceleyebilir, kartlara özel olarak yapılmış indirim, taksit gibi fırsatları göz önünde bulundurabilirsiniz. Bu fırsatlar sayesinde hem kendiniz, hem de evli iseniz aileniz için daha uygun bir alışveriş süreci yaşar; maddi açıdan sorun yaşamadan alışveriş konusunda ki ihtiyacınıza sorunsuz bir çözüm bulma şansına sahip olursunuz.

Üstelik internet üzerinden satışlar dükkan satışlarına oranla daha rahat, daha az masraflı olduğu için bir çok sitede çoğu ürünü çok daha uygun ücretler dahilinde bulmak mümkün. Hâl böyle olunca da kadınlar olarak interneti biraz daha öğrenmek ve alışveriş konusunda internete yönelmek her açıdan çok daha doğru bir adım olacak, çok daha faydalı bir seçenek olarak bizlere yardımcı olacaktır.

Unutmayın, yapılacak ufak yanlışlar ve alışveriş konusunda ki bilinçsiz adımlar sizlere ciddi paralar harcayarak aslında mutlu olmanızı sağlamayan bir alışveriş yapmanıza neden olacaktır.

Bu Yaz Omuzlar Biraz Açılıyor

Her yaz bir kaç farklı moda akımı kadınların giyimlerinde ciddi değişimlerin olmasına neden oluyor. Bu yazda omuzlar açılıyor ve kıyafetler daha farklı bir boyut alıyor. Özellikle de bluzların yeni modellerinde omuz kısımlarının açıldığı göze çarpıyor. Peki, bu yeni omuz açılımı modasında kadınların en çok dikkat etmesi gereken noktalar neler? İşte, sizler için bu konuda bazı detayları ele aldık. Zira ufak hatalar bu tür moda akımlarında rüküş olmanıza neden olabiliyor.

Omuz Modasında Bunlara Dikkat

İlk olarak yapacağınız kombinlerin uyumuna dikkat etmeniz lâzım. Zira kombinlerin uyumlu olmaması halinde omuz bölgesinde ki açıklık farklı bir boyut kazanacak ve rüküş olmanıza neden olacaktır. Unutmayın omuzlarda ki ufak açılma, sizin direkt olarak o bölgeye dikkat çekmenize neden olacaktır. Haliyle diğer kıyafetlerin uyumlu olması gerekir ve bu sayede diğer noktalar üzerinden dikkat çekme durumu söz konusu olmaz.
Saçlarınızı mutlaka doğru bir şekilde ayarlamanız gerekir. Zira omuz bölgesinde ki saçlar kötü bir görünüm oluşturacaktır. Eğer saçlarınızı geri plâna atmazsanız, omuz bölgesinde ki ufak açıklık hiç bir anlam ifade etmeyecek, farklı bir görüntü oluşturmanızı engelleyecektir.

Renk Seçimine Dikkat Etmelisiniz

Omuzların biraz açık olması, ten renginizle seçeceğiniz kıyafet renginin de uyumlu olması anlamına gelir. Ten renginizle uyumlu tonlar ise genelde esmer tenler için sarı ve yeşil tonları, beyaz tenler için daha koyu olan mavi tonları şeklindedir. Böylelikle ten rengi yani omuz bölgesi ve kıyafetler daha uyumlu olacaktır.

Aşık Olmanız Bazı Gerçekleri Değiştirmez

Çoğu kadın aşık olduklarında bazı unsurların değişeceğini düşünür ki bu çok yanlıştır. Zira bazı duygular ve istekler her zaman için sabit kalır. Bu nedenle aşıkta olsanız, evlenseniz de hayatınız boyunca bazı önemli gerçekler ile her zaman karşılaşacak, yapmam deseniz de bazı ufak hatalar yapacaksınız. Peki, nedir bu gerçekler? İşte, sizler için ilişkiniz süresince karşılaşabileceğiniz önemli ve zorlu gerçekleri bir araya getirdik. Aşağıda yer alan temel 20 maddeyi dikkate alarak sizlerde ilişki konusunda daha net ve ciddi bir bilgi birikimine sahip olabilirsiniz.

Bu Gerçekler Aşık Olsanız da Değişmiyor

1) Diğer yakışıklı erkekler her zaman size uygun gelmeyebilir. Ama bu sürekli tek bir erkeği yani sevdiğiniz kişiyi arzulayacağınız anlamına gelmez. Ne kadar aşık olursanız olun bazı anlar bazı erkekleri de arzulamanız kaçınılmaz olacaktır.
2) İlişkinizin uzun vadeli olması için cinsel açıdan uygun olmak yeterli değildir. Fiziksel ve biyolojik açıdan ne kadar yeterli, uygun olursanız olun; duygusal anlamda, anlayış anlamında uygun olmazsanız mutlaka sorunlar söz konusu olacaktır.
3) Özellikle ilk altı aylık süreç sizin için mükemmel geçecektir, her şeyin bu heyecan ve düzen içerisinde gideceğini düşünmeniz kaçınılmaz olacaktır. Fakat sonrasında sorunların ve hatta bazı durumlardan sıkılmanın dahi söz konusu olduğunu açıkça göreceksiniz.
4) Birlikteliğinizin öncesinde devam ettirdiğiniz hayatınızdan, çocukluğunuzdan bazı temel sorunlar hayatınızda yer etmiş olacak. Bu sorunları bir çoğu gibi yeni sorun gibi hissedecek, bunu karşınızda ki kişiye yani partnerinize suçlayarak çözmeye çalışacaksınız. Bunu asla yapmayın, zira erken boşanmaların en temel sebebidir.
5) İlişkiniz uzun süre devam ettikçe birbirinize daha rahat güven duyacaksınız. Fakat bu güveni devam ettirme noktasında her ay dahada zorluk çekeceksiniz. Zira mühim olan bir süre sonra güvenmek değil, güvendikten sonra bu güvenin kalıcı olmasını sağlamaktır.
6) Hiç bir ilişki sonsuza kadar devam edecek diye bir kaide yoktur. Bu nedenle ne kadar aşık olursanız olun, çocuk yaparken ve geleceğe yönelik plânlar içerisinde olurken mutlaka ayrılık durumunu da her halükarda bir B plânı olarak “ayrılırsak ne olabilir?” Sorusu ile hayatınızda tutun.
7) Çok aşıksınız ve partneriniz de sizi çok seviyor. Peki, bu durum eşinizin sizi hiç bir zaman aldatmayacağı konusunda bir garanti mi? Tabii ki hayır. Bir süre sonra yaşanılacak genel sorunlar, cinsel problemler ya da stres, maddiyat gibi bir çok sebep sizin aldatılmanız ile sonuçlanabilir. Bu tür konularda asla “aşk” kavramının arkasına saklanarak “asla olmaz” dememelisiniz.
8) Düğün bitecek, ilk 6 aylık süreç çok hoş ve anlayışlı geçecek. İşte, asıl evlilik bu süreçlerden sonra başlayacak. İki kişilik bir gelecek plânı ve hatta varsa çocukların dahil olduğu bir gelecek… Akabinde maddi sorunlar, iş hayatında ki uyuşmazlıklar gibi bir çok sorunla karşı karşıya kalacak, gerçek evlilik süresince nasıl bir çift olabileceğinizi daha net görme şansına sahip olacaksınız.
9) Çok aşık olsanız da hiç bir zaman “aşığız, gerisini beraber hallederiz” demeyin. Zira hayat uzun ve bu uzun süreçte bir çok maddi sorunda sizinle birlikte olacak. Aşkınızın yeteceği süre ise bir hayli kısıtlı olacak. Bu nedenle atacağınız adımlarda her ne kadar ikinci plânda yer almasını önersek de maddi durumları da mutlaka göz önünde bulundurmayı ihmal etmeyin.
10) Aşık olmanız, karşı tarafında sizi aşık olduğunu bilmeniz sonunda evlilik olacağı anlamına gelmez. Bu nedenle sadece aşık olduğunuz için kendi iç dünyanızda hemen evlilik plânları yapmayın. Aksi halde üzülen ve kırılan taraf siz olabilirsiniz.
11) Aşk, karşı tarafın size karşı değişim göstermesine yeterli değildir. Bu nedenle karşınızda ki kişiye yani eşinize karşı uyumlu olmanız ve sizinde ona göre hareket ederek kendinizi ona daha uyumlu bir hale getirmeniz gerekecek.
12) Cinselliği asla ikinci plâna atmayın. Zira aşk ve sevgi başlı başına insanı doyurmaz. Yeterli ve sağlıklı bir cinsel hayatınız mutlaka olmalıdır. Aksi halde uyumsuz, cinsel sorunları genele vuran ve haliyle genel problemler ile karşı karşıya kalan bir çift olmaktan öteye gidemezsiniz.
13) Çok aşık olmak, hatta evlenmek karşınızda ki kişiyi garanti olarak elde etmek anlamına gelmez. Hayat devam eder ve ilerleyen süreçte çok farklı bir son ile karşılaşmak söz konusu olabilir. Bu nedenle sorgusuz bir şekilde sadece aşk odaklı olarak karşınızda ki kişiye bağlanmayın.
14) Aile kavramını dilediğiniz kadar aşık olun asla hayatınızdan atamazsınız. Bu nedenle aşkı ayrı tutmanız ve aileleri farklı bir pencerede kontrol etmeniz gerekir. Zira bir çok evlilikte ailelerin uyumsuzluğu sebebi ile çok ciddi sorunlar söz konusu olmaktadır.
15) Eğer ilişki de sırlar varsa, ne kadar aşık olursanız olun bir noktadan sonra çeşitli sorunlar mutlaka söz konusu olacaktır. Bu nedenle aşık olmanın sır saklamak için yeterli bir sebep olduğunu asla düşünmeyin. “Biz çok aşığız, üstesinden geliriz” gibi yaklaşımlar sadece yanıltıcı olmaktadır.
16) Aşk, karşınızda ki kişiyi dilediğiniz gibi değiştirebileceğiniz ya da onun sizin için değişeceği anlamına gelmez. Zira değişim söz konusu olsa dahi devamlılık arz etmez. Bu nedenle aşkı kullanarak eşinizi değiştirmek yerine, onu olduğu gibi kabullenmeyi denemelisiniz.
17) Maddi konularda asla kendi içinizde hesaplar yapan biri olmayın. Çünkü karşınızda ki kişi yani eşiniz ne kadar sizi seviyor olursa olsun, aşk maddi konuların önüne geçmez ve tek taraflı hesaplar yapmayı doğru kılmaz. Bu nedenle maddi açıdan her zaman şeffaf olan ve bu doğrultuda hareket eden bir çift olmaya gayret gösterin.
18) Aşık olmak, sizi her türlü şekilde kabul edeceği anlamına gelmez eşinizin. Bu nedenle temizlik, hijyen gibi konularda asla taviz vermeyin. İlk sevgililik günlerinde nasılsanız, bundan sonra ki dönemde de aynı şekilde hareket edin ve bunu karşı taraftan da isteyin.
19) Herhangi bir istemediğiniz durum varsa eşinizde bunu açıkça dile getirin. Zira aşk uyumlu bir çift olmanız için yeterli değildir. En aşık çiftte olsanız, sorunları, istemediklerinizi net bir şekilde ifade etmez ve bu şekilde uyum sağlamaz iseniz ciddi sorunlar yaşarsınız.
20) Aşık olmanız karşı tarafa baskı kuracağınız anlamına gelmez. Aksine baskı kurmanız bir çok yeni soruna neden olur ve bu sorunla bir noktadan sonra aşkın önüne geçer. Size düşen, aşkı bir noktada ayırmak ve baskı kurmak yerine daha uyumlu bir yapı içerisinde karşınızda ki kişiyi kabullenmek olmalıdır.

Evlilik/İlişki Terapileri Hep Seçenekler Arasında Yer Alsın

Yukarıda ki temel maddeler ve bu maddelerin dışında daha onlarca farklı madde vardır ilişkiler de. Bu maddeleri göz önünde bulundurarak asla “aşk yeter” demenin mümkün olmadığını anlayın. Hayatınızın her aşamasında bir terapi seçeneği joker olarak yer alsın. Eğer yeteri kadar çözüm üretemeyen, sorunlar nedeni ile ilişkisi zarar gören bir konuma gelirseniz anında gerekli profesyonel desteği çift olarak almaya gayret gösterin. Bu sayede var olan sorunları aşk ile örtmek yerine kısa süre içerisinde çözme şansına sahip olursunuz. Buda ilişkide aşkın yerinin ayrı, sorunların yerinin ayrı olmasına yardımcı olur. Aksi halde sorunlar ile boğuşmak, sorunları aşk ile örtmek, bir noktadan sonra aranızda ki aşkın zarar görmesine neden olacaktır.

Gelinlik Modasının Güncel Trendleri

Bir genç kız için gelinliğin ne kadar önemli olduğunu hemen herkes bilir. Her genç kız hayatı boyunca mükemmel bir gelinlik içerisinde olmak ister. Tabii bu isteği yerine getirmek için uzun bir gelinlik seçme süreci vardır ki bu süreç kızlar için oldukça zordur. Biz, bu zorluğu biraz hafifletmek adına sizlere gelinlik modası konusunda ki temel trendleri bir araya topladık.

1) Astarları Renklendirmeye Hazır Olun

Astar beyaz olarak bilinirdi yıllardır. Artık bu gerçek tamamen ortadan kalkıyor. Çünkü gelinlikler renkli astarları ile gün yüzüne çıkıyor. Bembeyaz gelinliğin renkli astarları ile hem daha şirin, hem de daha dikkat çekici bir gelin olmak tamamen sizin elinizde. Üstelik bu renkli astarları gelinliğin bir çok farklı noktasıyla kombinlemekte mümkün.

2) Düz Renkleri Unutun

Bembeyaz bir gelinlik hayalinizde yer alıyor olabilir. Fakat dikkat çekmek ve bir çok geline oranla daha şık olmak istiyorsanız sizlere suluboya mantığında özel renklendirilmiş gelinlikleri öneriyoruz. Bu gelinlikler, hem hafif hem de oldukça renkli bir gelinlik ile daha şık, daha farklı olmanıza yardımcı oluyor.

3) Pantolon Gelinlikler Geliyor

“Ben sıradışıyım, en farklı gelinlik benim olmalı.” Diyorsanız pantolon şeklinde hazırlanmış ve üst kısmı hafif bluz şeklinde dizayn edilmiş gelinlik modellerini mutlaka denemelisiniz. Bu modeller ile gerçekten farklı ve dikkat çeken bir gelin olabilirsiniz.

4) Puantiyeleri Düğününüze Taşıyoruz

Puantiyeler her zaman bir kadını şık ve sevimli göstermiştir. Fakat bugüne kadar sadece elbiselerde kullanılan puantiyeleri şimdi gelinliklerde de görmek mümkün. Sizlerde sevimli ve farklı bir gelinlik için puantiyeleri tercih edebilirsiniz.

5) Gelinlikler Tek Parça Olmak Zorunda Değil

Artık gelinliklerin alt kısımları normal halinde, üst kısımları ise ayrı bir şekilde olabiliyor. Hatta bu sayede hafif bir göbek dekoltesi ile hem farklı hem de dikkat çekici, şık bir gelin olarak farkınızı en özel şekilde göstermeniz de mümkün.

6) Gelinlikler Biraz Aşağıdan Başlasın

Düşük kol olarak tasarlanmış yeni gelinlikler ile tıpkı bir manken gibi vücudunuzu tam anlamıyla saran bembeyaz bir görüntü sunabilirsiniz herkese. Özellikle fiziğine güvenen gelinler için bu şekilde tasarlanmış üst taraf açık düşük kollu özel gelinlikler oldukça farklı, şık olacaktır.

7) Sırtınıza Dokuları Yayabilirsiniz

Sırt bölgesi genelde hafif bir dekolte yada beyaz bir görüntü ile bırakılır. Oysa ki o bölgeyi çok daha farklı, şık ve bir o kadar da dikkat çekici bir şekilde tasarlamak mümkündür. Bu konuda bizim önerimiz özel hazırlanmış dokulardır. Gül şeklinde ya da farklı özel motifler ile hazırlanmış dokular gelinliğinize bir bütün olarak işlenebilir ve sırt bölgesinde ki açıklık rahatlıkla doldurularak gerçekten farklı bir görüntü yaratılabilir.

8) Beyaz ve Uzun Olmak Zorunda Değil

Her gelinlik beyaz ve uzun olmak zorunda mı? Tabii ki hayır. Klasik, elbise şeklinde ve hafif geriden gelen gelinlikler de oldukça şık olacaktır. Özellikle de ince ve fit bir vücuda sahipseniz çok daha dikkat çekici olmanız kaçınılmaz olacaktır.

9) Gelinliklerde Kat-Kat Modası

Özellikle son 2 yılda sıkça tercih edilen kat-kat modası, hem standart gelinlik isteğinize cevap bulmanız, hem de gerçekten farklı ve daha şık olmanız için sizlere büyük bir katkı sağlıyor. Üstelik beyaz tonlarını da hafif renkli tonlar ile katlar üzerinden desteklemeniz gerçekten şık bir görüntü yakalamanızı sağlayacaktır.

10) Gelinlik Mavi Olur Mu?

Tabii ki olur. Özellikle de hafif açık mavi tonlarında ise çok daha mükemmel olur. Uzun kuyruk, bol alt kısım ve geniş yapısı ile masmavi bir tül gelinliğin içerisinde süzülmek sizlere gerçek manada ciddi bir farklılık yaratacak, kısa süre içerisin de unutulmaz bir gelin olarak hafızalara kazınmanızı sağlayacaktır.

11) Gelinliklerde Çift Renk Akımı

Artık gelinlikler sade beyaz ya da farklı bir renkse gene tek renk olmayabilir. Bir çok kadın gibi, sizlerde beyaz-gri ya da farklı benzeri renk tonları ile alt kısmı farklı, üst kısmı farklı olan kombin şeklinde gelinlikleri tercih ederek farkınızı gösterebilirsiniz. Üstelik bu şekilde doğru bir renk ve gelinlik modeli kombini ile daha şık olmanız da mümkün.

12) Kısa ve Çarpıcı Gelinlikler

Özellikle bacaklarına güvenen kadınlar için hem dikkat çekici hem de seksi bir gelinlik modeli seçeneği olan kısa modeller, sizlere önemli bir farklılık elde etme şansı sunmaktadır. Üstelik ayakkabınızın da hiç görünmeden düğün boyunca kaybolmasını bu şekilde önleyebilir ve özel bir alt model ile gerçekten şık bir gelinlik kombini elde etme şansına rahatlıkla sahip olabilirsiniz.
Sizlerde daha farklı bir gelin olmak ve şıklığınızı unutulmayacak bir tasarım ile herkese göstermek istiyorsanız yukarıda ki örnek moda seçeneklerini tercih edebilir, bu konuda gerçekten özel bir adım atabilirsiniz. Bir çok örneği bulunan bu gelinlik moda akımlarını kendi isteklerinize göre de değiştirebilir, gerçekten etkili bir sonuca ulaşarak hayatınızın en önemli gününde çok özel bir gelin olarak herkesin karşısına çıkabilirsiniz.

Şık Olmak İçin Para Harcamak Gerekmez

Çoğu kadın, şık olmak için ciddi paralar harcamak gerektiğini düşünür. Özellikle de marka konusunda bir çok kadın takıntılıdır ve ancak belli markaları düzenli olarak kullandığında şık olabileceğini düşünür. Oysa ki bunların hepsi birer yanılgıdır ve sizlere sadece para harcatır. Zira Dünya genelinde ünlü olmuş bir çok isim dahi, Dünyaca ünlü markalardan giyinmekte, fakat bir türlü şık olamamaktadır. Çünkü önemli olan üzerinizde ki giysilerin ya da aksesuarların markası değildir. Mühim olan bunların nasıl kombin edildiği ve ne şekilde kullanıldığıdır.

Markalar sürekli olarak yeni ürünler sunar ve her yıl, her mevsim yeni moda akımları gün yüzüne çıkar. Burada sizin kendinize iki temel soruyu sormanız lâzım. Siz, giyinmeyi gerçekten şık olmak ve diğerlerine göre farklı olmak için mi özenli tercih ediyorsunuz yoksa dikkat çekmek, toplumdan dışlanmamak için mi tercih ediyorsunuz? Eğer toplum odaklı hareket ediyorsanız, büyük markalar ve fazla para size yetecektir. Ama gerçekten farklı ve şık olmak istiyorsanız sizin dahi şaşıracağınız ücretler ile büyük markalardan yer yer daha güzel ürünler elde edebilirsiniz.

Pazarlar Sizi Şık Yapabilir

Gardırobunuzu düzenleme konusunda illâ büyük bir alışveriş merkezine gitmek ve burada onlarca ünlü markaya binlerce lira para harcamak zorunda değilsiniz. Semtinizde kurulan bir pazara giderek de çok rahat bir şekilde ihtiyacınız olan şıklığı hemen elde edebilirsiniz. Çünkü mühim olan doğru seçimleri yaparak, size en uygun kombini ayarlamaktır. Pazarlarda çok ciddi bir çok şık parçayı bir arada bulabilirsiniz. Ücret olarak çok düşük fiyatlardan sunulması ise, sizlere çoğu parçayı almanız ve bu parçaları bir araya getirmeniz, kesmeniz, kendinize göre yeniden dikmeniz konusunda büyük bir olanak sunar. Haliyle bir çok farklı noktayı düşünerek tamamen ihtiyacınız olan geceye, organizasyona göre ya da günlük yaşama göre kombinler hazırlayabilirsiniz. Üstelik bu şekilde hazırlayacağınız tüm kombinler diğer markaların sunduğu sabit seçeneklerden farklı olacağı için, çevrenizde ki çoğu kişiye göre çok daha farklı ve çok daha şık olursunuz.
Herkesin o Dünyaca ünlü markaları tercih ettiğini ve pazarlar yerine daha bilindik adreslere gittiğini asla unutmamalısınız. Bu nedenle farklı olmak için aslında para harcamamak, sade ve elinde ki tüm unsurları değerlendirmeyi bilmek çok daha mantıklı bir hareket olacaktır.

Eski Parçaları Atmayın

Gardırobunuz bir çok eski parça ile dolu olabilir. Artık sizin için şık görünmeyen, moda açısından değerinin geçtiğini düşündüğünüz bir çok elbiseye, aksesuara sahip olabilirsiniz. Fakat tüm bunları asla atmayın ya da farklı bir şekilde kullanmadan birine vermeyi düşünmeyin. Çünkü bu tür eski parçalar, bir araya getirilerek bir çok özel parçanın oluşmasına olanak tanır. Bir kumaştan alacağınız parça, diğer aksesuar ile yapacağınız kombin ve benzeri değişiklikler sizlere ciddi bir farklılık, özel bir şıklık sunacaktır. Unutmayın her elbise daha doğrusu her kumaş, her aksesuar sizin için bir kaynaktır ve bu kaynakları iyi değerlendirerek çok şık üretimler yapabilirsiniz.

“Bu Bana Yakıştı.” Diyebilmelisiniz…

Eğer bir kombin yapıyorsanız, bu kombinin bazı isimlerin dediği gibi olması için hareket etmemelisiniz. Mühim olan, bu kombinlerin gerçekten size yakışıp yakışmadığıdır. Eğer siz kombininizden memnunsanız ve yakıştığını düşünüyorsanız işte o zaman doğru bir adım atmışsınız demektir. Fakat sizin bir fikriniz yoksa, olaya şık olup olmama doğrultusunda bakmıyorsanız sadece markaların kölesi olarak alışveriş yapar, giyinir hayatınıza devam edersiniz. Buda bir noktadan sonra sizin gerçek anlamda şık olmanızı büyük ölçüde önler. Eğer para harcamak istiyorsanız dahi, paranızı ancak özel bir terziye sunarak bu konuda harcamalısınız. Böylelikle sabit kalıpların dışında gene farklı bir kombin elde edebilirsiniz. Bizim önerimiz ise asla çok para harcamadan hareket etmenizdir. Her zaman “çok para kişiyi zeki ya da şık yapmaz.” Mantığı doğrultusunda hareket edip ne giymek istiyorsanız onu en şık şekilde ayarlayarak hareket etmelisiniz.
Unutmayın bazen salaş olmak ya da “ne bulduysan üzerime geçirdim” mantığında hareket etmek sizi Dünyaca ünlü markaların ürünlerine oranla daha şık bir kadın haline getirebilir. Bu doğrultuda hem rahat, hem de ekonomik bir şekilde şık ve farklı olmak söz konusu olur.

Cilt Analizi ve Önerileri İçin Cihaz

Sizlere WAY adlı özel bir cihazdan bahsetmek istiyoruz. Bu cihaz, özellikle kadınlar için inanılmaz bir buluş durumunda. Zira bir kadının en çok değer verdiği vücut bölgesi olan cilt için WAY çok işlevsel bir şekilde destek sunuyor. İhtiyacınız olan cilt ile ilgili bilgiler, bu bilgiler dahilinde gerekli olan öneriler hepsi WAY tarafından sizlere sunuluyor. Güney Kore’de üretilen ve şuan bir çok ülkede yeni yeni satışa sunulan, Türkiye’de ise bulunmayan bu özel ürün cilt konusunda hassas olanlara muhteşem bir destek sunuyor.

Cihaz şuan için 50.000 dolar şeklinde hedeflenen para miktarına ulaşmış durumda ve henüz daha tamamlanmış değil. Fakat buna rağmen ön satışları hala daha yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Türkiye’de bu girişime ilk girişi yaparak bir süre sonra özellikle kadınların ilgisini yoğun çekecek olan bu ürün ile ciddi bir atılım yapma şansınız olabilir.

Cildinizin Güncel Durumu Nedir?

Cildimizin yağ oranı, nem oranı ve diğer UV seviyesi gibi unsurları büyük önem taşır. Eğer cildimiz hakkında bilgi sahibi değilsek, nasıl önlem alacağımızı, bakım ve güzellik konusunda hangi ürünleri tercih edeceğimizi tam olarak bilemeyiz. Bu bağlamda WAY bizlere çok rahat bir şekilde cildimize dair bir çok temel bilgiyi sunarak yardımcı oluyor. Üstelik bu bilgileri sadece sunmakla yetinmiyor, bu bilgiler yani ölçümler dahilinde neler yapmamız gerektiği konusunda da bizlere öneriler sunuyor. Üstelik tüm bu önerileri akıllı bir telefonumuz varsa bu telefon üzerinden bizlere iletiyor. Bu sayede cildimizi tanıyor ve nasıl hareket etmemiz gerektiğini öğrenmiş oluyoruz.

“Güneş Kremine İhtiyacınız Var”

Cildimizin UV seviyesi genelde sorun durumundadır. Ne zaman UV seviyesi yükselir neredeyse kimse bilmez. Bu nedenle de ne zaman koruyucu önlem alacağımız hakkında da bilgi sahibi olamayız. Oysa ki WAY ile bu durum mümkün. WAY, size cildinizin UV seviyesi yükseldiğinde bilgi veriyor ve hemen güneş kremi kullanarak önlem almanız gerektiğini öneri olarak sunuyor.
Cilt sıcaklığı oldukça önemli bir konudur ve yoğun durumlarda sorunlara neden olabilir. WAY, cilt sıcaklığını da sorunsuz bir şekilde ölçebildiği için sizlerin bir çok sorundan uzak kalmasına, cilt problemlerine hızlı bir şekilde çözüm bulmasına olanak tanımaktadır. Bu çözümlerin sağlıklı bir yapıda olması, analiz esnasında vakit kaybedilmeden hızlı hareket edilmiş olması da bir çok farklı diğer açıdan fayda sağlamaktadır.

WAY Satışının Türkiye’de Artıları

İlk olarak ülkemizde kadınların cilt bakımı konusunda yoğun bir harcama yaptığını açıkça söyleyebiliriz. Sadece krem konusunda dahi özellikle internet üzerinden ciddi bir alışveriş potansiyeli söz konusu. Siz, bu şekilde sadece krem yerine; cildinizi tamamen analiz eden ve sizlere öneride bulunan bir ürünü sunmanız halinde gerçekten yoğun bir ilgi görmeniz kaçınılmaz olacaktır.
Diğer husus ise, bu ürün ile yan kremleri de rahat bir şekilde pazarlama şansınız olacaktır. Cihazın sunacağı önerilere göre, örneğin; UV seviyesi yüksek ise uygun bir güneş kremi, nem oranı yüksek ise uygun bir nemlendirici dengeleme ürünü gibi seçimleri sunabilirsiniz. Böylelikle hem tek bir ürünü satarak kâr etmiş olur, hem de bu ürün sayesinde sürekli olarak geri alışverişte bulunacak bir müşteri portföyü oluşturabilirsiniz.
Daimi süreklilik arz eden bir yatırım arıyorsanız, size kâr getirecek ve akabinde uzun vade de satış yapma şansı sunacak olan bu özel ürünü daha detaylı incelemenizi şiddetle öneririz. Nitekim ürün sadece 99 Dolar gibi bir ücret ile ön satışa sunuldu ve bu ön satış içerisin de 50.000 Dolar oranında bir geri bildirim ile ön sipariş topladı totalde.

Exit mobile version