Acil Aşk Aranıyor 12. Bölüm Fragmanı: sitemizdeki yerini almıştır. Show TV ekranlarının sevilen dizisi Acil Aşk Aranıyor 31 MAYIS 2015 Pazar akşamı 12. bölümü ile ekranlarda olacak.
Acil Aşk Aranıyor dizisi 12. bölüm yeni bölümü fragmanını izleyebilirsiniz. Dizinin gelecek bölümünde nelero olacak merak edenler için fragman dizi yayının hemen ardından sitemizde olacaktır.
ACİL AŞK ARANIYOR 13. BÖLÜM FRAGMANI
https://www.youtube.com/watch?v=NLGSx7mfeH8
Yazar: Son Dakika Haberler
Kiraz Mevsimi 47. Bölüm Fragmanı – 30 MAYIS 2015
Kiraz Mevsimi 47. Bölüm Fragmanı: sitemizdeki yerini almıştır. FOX TV ekranlarının sevilen dizisi KİRAZ MEVSİMİ 30 MAYIS 2015 Cumartesi akşamı 47. bölümü ile ekranlarda olacak.
Kiraz Mevsimi dizisi 47. bölüm yeni bölümü fragmanını izleyebilirsiniz. Dizinin gelecek bölümünde neler olacak merak edenler için fragman dizi yayının hemen ardından sitemizde olacaktır.
KİRAZ MEVSİMİ 47. BÖLÜM FRAGMANI
Kerem Bursin – Serenay Sarıkaya Yeni Dizi 2016
Güneşi Beklerken dizisi ile yıldızı parlayan, Şeref Meselesi ile kendini kanıtlayan genç ve yakışıklı oyuncu Kerem Bursin hangi dizide rol alacak. 17 Mayıs 2015 Pazar akşamı 26. bölümü ile erken final yapan Şeref Meselesinin ardından Kerem Bursin hangi dizide oynayacak yeni projesi ne gibi sorular almaya başladık.
SERENAY SARIKAYA – KEREM BURSİN YENİ DİZİ
Son zamanların en çok konuşulan magazin haberi hiç şüphesiz Kerem Bursin ve Serenay Sarıkaya’nın aynı projede rol alacağı iddiaaları. Bir reklam filminde beraber rol alan ve birbirlerine çok yakıştırılan ikiliyi dizi takipçileri ve fanları yanyana aynı projede görmek istiyorlar. Şeref Meselesi’nin final yapması Medcezir’inde 12 Haziranda yayınlanacak 77. bölümü ile ekranlara veda edecek olması bu iddiayı kuvvetlendirsede 5-6 ay kadar bir süre Serenay Sarıkaya ve Kerem Bursin izlemek için beklemek zorunda kalabiliriz. Genç ve başarılı oyuncuların uzun süre yüzlerini dinlendirmeleri gerelebilir.
KEREM BURSİN OYUNCULUĞU BIRAKIYOR MU?
Bir başka iddiaa ise Kerem Bursin’in oyunculuğu bırakacağı yönünde çıkan haberler. Kısa süre bir dinlenmenin ardından Şeref Meselesi projesine başlayan Kerem Bursin şuan için yeni bir dizi anlaşması yapmış değil. Oyuncu daha öncede uzun süre dinleneceğini açıklamış ama Şeref Meselesi için gelen teklifi geri çevirememişti. Şuan ise Kerem Bursin’in uzun süre ekranlardan uzak kalabileceği ve hem dinlenip hemde Türkçe aksanını düzeltmek için eğitimler alacağı konuşuluyor. Kerem Bursin fanları ise oyuncuyu kısa süre içinde tekrar ekranlarda görmek istiyorlar. Belli süre dinlendikten sonra Kerem Bursin ekranlara dönecek ve başarılı bir projede yer alacaktır.
KEREM BURSİN YENİ DİZİDE OYNAYACAK MI – 2016
Kerem Bursin’in şuan için yeni dizi projesi bulunmuyor. Uzunca bir sürede hem teklif almayacaktır. Hemde aldığı tekliflere sıcak bakmayacaktır. Oyuncunun güzel bir dinlenmesi ve bomba gibi ekranlara dönmesi ümidi ile.
MİNİ ANKET : KEREM BURSİN YENİ DİZİSİNDE KİMİNLE OYNASIN…
– SERENAY SARIKAYA – KEREM BURSİN
– DEMET ÖZDEMİR – KEREM BURSİN
– BURCU BİRİCİK – KEREM BURSİN
– YASEMİN ALLEN – KEREM BURSİN
– HANDE DOĞANDEMİR – KEREM BURSİN
Yakışıklı oyuncu Kerem Bürsin’den yeni dizi sürprizi
Yakışıklı ve iddialı oyuncu Kerem Bürsin ekranlardan çok fazla ayrı kalamayacak. Son olarak Şeref Meselesi ile ekranlara gelen Kerem Bürsin, Ayça Ayşin Turan ile yeni bir dizide ekranlara gelecek.
Güneşi Beklerken dizisiyle çok sevilen Kerem Bürsin yeni bir diziyle ekranlara gelmeye hazırlanıyor. Oyunculuk performansı ve yakışıklılığıyla kariyerinde hızlı bir yükselişe geçen Kerem Bürsin, ‘Şeref Meselesi final yapar yapmaz, yeni bir dizisi projesi için el sıkıştı. Bugüne kadar rol aldığı dizilerin yapım şirketi olan D Productions’la yollarını ayıran oyuncu, yeni sezon için Avşar Film’le anlaştı. Kerem Bürsin, yapım şirketine hem film hem de dizi yapacak. Sinema filminde Fahriye Evcen’le birlikte kamera karşısına geçecek olan genç yeteneğin dizideki partnerinin Ayça Ayşin Turan olduğu iddia edildi. Aynı zamanda Özcan Deniz’in de eski sevgilisi olan Ayça Ayşin Turan, şu günlerde ‘Karagül’ dizisinde rol alıyor.
Kiraz Mevsimi Finali Ne Zaman – Bitiyor 2015
Kiraz Mevsimi Ne Zaman Bitiyor – Kaç Bölüm Sürecek
FOX TV’nin yazlık dizi olarak yayına aldığı daha sonra reytinglerde gösterdiği başarı ile yeni sezonda da devam ettirilen dizi Kiraz Mevsimi sona mı yaklaştı. Takipçilerinin artık monotonlaşan hikayeden şikayet etmeye başlaması senaristleri farklı yönlerden bir şeyler çıkarmaya iten dizide hikayeden oldukça uzaklaşılmış olması, aynı zamanda Öykü’nün Ayaz ile evlenmesi dizinin sonunu getirebilir düşüncesi nedeni ile sürekli ertelenmesi izleyicileri oldukça sıkmış durumda.
Kiraz Mevsimi Ne Zaman Final Yapacak
Dizi 2015-2016 sezonu için FOX TV ile anlaşma imzaladı. Dizinin en az 80 bölüm sürmesi planlanıyor. Bakalım hikaye ve izleyici 80 bölüm dayanabilecek mi. Yoksa Kiraz Mevsimi de saçma sebeblerden dolayı izleyiciyi üzerek erken final yapmak zorunda mı kalacak.
PEKİ SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ KİRAZ MEVSİMİ BİTMELİ Mİ?
Kiraz Mevsimi artık bitsin diyenler artmaya başladı. Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz.
Kurtlar Vadisi Pusu Final 2015 – Bitecek Mi – Neden Bitiyor
Kurtlar Vadisi Pusu Bitiyor Mu – Final Mi Yapacak 2015
12 yıldır Türk televizyonlarında fırtına gibi esen ve yayınlandığı her gün reytingleri alt üst eden Kurtlar Vadisi Pusu bu sezon final yapacak. Kurtlar Vadisi Pusu 2015 bitiyor mu.
Kurtlar Vadisi Pusu Finalde Neler Olacak – Finali Nasıl Olacak
Yıllardır süre gelen bir gelenek Kurtlar Vadisi sonunda final yapacağını açıkladı. Şimdi ise merak edilen konu Kurtlar Vadisinin finali nasıl olacak. Finalde Polat Alemdar ölecek mi. Kurtlar Vadisi nasıl final yapacak. Bu soruların cevabı kısa süre içinde netlik kazanacak ve Kurtlar Vadisi Pusu haziran ayında final yaparak izleyiciye elveda diyecek.
Kurtlar Vadisi Neden Bitecek – Final Yapacak
Kurtlar Vadisi Pusu’nun final yapmasının en önemli nedeni dizi oyuncularının yaşadıkları psikolojik nedenler yatıyor. Dizinin başrol oyuncusu Necati Şaşmaz 12 yıldır dizinin sürekli oyuncusu ve artık bu işten sıkıldığını dinlenmesi gerektiğini düşünüyor. Kanal D’de başlayan ve Kurtlar Vadisi Pusu yapımcılarının imzasını taşıyan Kara Kutu dizisi Kurtlar Vadisinin yerini alacak ve aksiyon bu dizi ile devam edecek.
Polat Alemdar Finalde Ölecek Mi
Bu konu hakkında şuan bir şey söylemek gerçekten güç. Ancak 12 yıllık bir dizinin finalinin normal diziler gibi olmayacağı da kesin.
Sungurlar Dizisi Bitecek Mi – Final Mi Yapacak
Sungurlar Dizisi Final Yapacak mı – bitecek mi?
Samanyolu TV’de yayınlanan sungurlar dizisi final yapacak mı en çok merak edilen konuların başında geliyor. Dizinin yeni bölümleri çekilmeye devam ederken . Paralel yapı adı altında yürütülen operasyon ve soruşturmada sıkça adı geçen dizinin final yapıp yapmayacağı sorusu akıllara geliyor. Reytinglerde oldukça başarılı olan dizinin takipçileri dizinin kesinlikle yayından kaldırılmamasını istiyor. Peki Sungurlar dizisi yeni bölümleri yayınlanacak mı.
Sungurlar 14 Aralık yayından kaldırılacak, Sungurlar Bitiyor mu, Sungurlar dizi yayından kaldırılacak mı, Sungurlar Dizisi 14 Aralık operasyonu, Sungurlar Dizisi Bitecek mi?, Sungurlar ekibi gözaltında
Sungurlar Dizisi yayından kaldırılacak mı Bitecek mi?
Sungurlar Dizisi 14 Aralık operasyonu ardından yayından kaldırılacak mı Bitecek mi? sorusuyla yüzyüze kaldı. Samanyolu TV’de yayınlanan ‘Şefkat Tepe’ dizisinde Hz. Muhammed’i bir ışık halesi halinde gösterilmesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük tepkisini çekmişti. Erdoğan, geçtiğimiz yıl Şişhane-Haliç Metro Geçiş Köprüsü açılışında yaptığı konuşmada o sahneye tepki göstererek: Bunlar peygamberimizi miraçtan indirip kamyona koyacak kadar ahlaksız bunlar. Bu millet bunlara asla geçit vermeyecek, fırsat sunmayacak” demişti.
Doğa Sporlarını Keşfedin
Doğayla baş başa kalmak huzur verici ve dinlendiricidir. Aynı zamanda doğada yapılan aktiviteler stresi azaltır dinçleştirir. Doğa sporları oldukça keyiflidir ve iyi zaman geçirmek için bir fırsattır. Herkes kendine uygun bir doğa sporu bulup alışkanlık haline getirebilir. Avcılık, bisiklet, dalgıçlık, dağcılık, at biniciliği, kamp, kayak, izcilik, trekking, tırmanma, rafting, yürüyüş, yelken, paten, paraşüt gibi pek çok dal mevcuttur. Tek kişilik ve grup aktiviteleri vardır. Bir doğa sporu kulübüne yazılabilir grup aktivitelerinde sosyalleşebilir ve eğlenebilirsiniz. Hem spor yapar, hem arkadaş ve çevre edinir, hem bilgi edinir hem de keyifli zamanlar geçirebilirsiniz. Jeep safari ve atv ile yapılan doğayla ve hayvanlarla baş başa sürüş keyfi de ilginç gelebilir. Maceracı yönünüz ortaya çıkar özgürlüğü ve huzuru bir arada yaşayabilirsiniz. Kış sporlarında en popüler olanı kaya ve kar sporlarıdır. Ülkemizde her tür spor dalına uygun noktalar mevcut. Yurt dışında da elbette. Doğa bilinci ve sevgisi kazanılır. Çocuk yaşta bu sporlara başlamak en doğrusudur.
İnternette Oyun Keyfi
İnternette Oyun Keyfi
Boş vakitlerinizi nasıl değerlendirirsiniz? Kimi resim ve el işi yapar. Kimi alışverişi, gezmeyi ve kültürel faaliyetleri sever, kimi kitap okur. Bilgisayarla iç içe yaşadığımız son yıllarda insanlar asosyalleşti. Ancak arada internette oyun oynamak da oldukça keyif verici bir aktivite. Bunu abartmadan makul oranda yaparsak kafa dağıtmaya bire bir. Her yaşa ve zevke hitap eden binlerce oyun seçeneği var internette. Savaş oyunları, zeka oyunları, çocuk oyunları, strateji oyunları, yarış oyunları. Sporu sevenler futbol, basketbol, tenis, bilardo gibi tek kişilik veya çoklu oyunları seçebilir. Masa oyunları da artık sanal aleme düştü. Tavla, okey, briç tarzı oyunlar mevcut. Çizgi film karakterlerinin meşhur oyunları çocukluğumuzdan beri aklımıza takılıp yenmeyi düşündüğümüz neşeli oyunlar da genç yaşlı herkesin ilgisini çekebiliyor. Puzzle, su doku, mahjong, bubbles gibi zeka oyunları bulmaca çözmek kadar eğlenceli. Hem kafa yoruyorsunuz ve beyin jimnastiği oluyor. Hem iyi vakit geçirip zamanı dolu yaşıyorsunuz. Bunlara benzer birçok tarzda oyun internet oyun sitelerinde sizi bekliyor.
Mühendis Nasıl İş Bulur?
Mühendis Nasıl İş Bulur?
Üniversite son sınıftayken staj yapılan şirkette işe devam edilebilir. Bu takdir yöneticilere kalmıştır. Staj süresince iyi bir performans sergiler ve mesleki bilgilerinizi iyi kullanıp sürekli kendinizi geliştirme çabasında iseniz mutlaka o firmada işe alınırsınız. Bitirme projenizin çok iyi olması gerekebilir. Ki bunu her zaman gururla referans olarak iş yerlerine sunabilin. İş görüşmelerinde kendinizden emin olun ve etiketinizi iyi kullanın. İyi çalışın, bilgi birikimi ve projelerinizle, yaratıcı proje fikirlerinizle iyi bir mühendis olacağınızı gösterin. Gelebilecek sorulara önceden hazırlık yapın. Soğukkanlı, kendinden emin, özgüvenli ve her soruya ideal cevabı verebilen kişiler firmanın gözüne girecektir. Mülakat aşaması başarıyla geçildikten sonra mutlaka akıllarda yer etmiş bir aday olarak işe başlarsınız. Neden bu işi seçtiğiniz, mesleğin gereklilikleri, neden bu firma, gelecek kariyer planlarınız hedefleriniz gibi stratejik sorulara önceden hazırlanın. Tahmin edilemeyen sorular da gelebilir. Afallamadan kendiniz gibi olarak soruları yanıtlayın. Mesleki bilgiler göstermek gerekebilir, her detayı hatırlayın ve sıkı hazırlanın. Mühendislik şirketleri ülkemizde mezunları bekliyor.
Mimarlar Nasıl İş Bulur?
Mimarlar Nasıl İş Bulur?
Yeni mezunlar iş görüşmelerine daha sıkı hazırlanarak gitmelidir. Projeleriniz her zaman referansınızdır. Elbette okulunuz ve bilgileriniz de. Ancak idealist yaklaşımlı ve geleceğe uygun fikirlere sahip olmanız sizi bir adım ileriye götürür. Unutmayın, iş görüşmelerinde binlerce aday var. Sizin akılda kalıcı olmanız gerekiyor. Firmayı iyi araştırın. Mimari projelerini, müşterilerini, kuruluş amacını ve yenilikçi fikirlerini öğrenin. Kendinizden katacaklarınız da bu yönde önemlidir. Neden mimarlığı seçtiğinizi, neler yapabileceğinizi onlara geçirmeye çalışın. İlk işinizde ufak yardımlar, çıraklık, yardımcılık vs yapabilirsiniz. Bu adımda hayal kırıklığı göstermeyin. İşi ilk basamakta onların yanında temelinden öğrenip gelişmek size artı olacaktır. Diğer işlerinizde deneyim sahibi olacak ve sağlam bir referansınız da olacak unutmayın. İş ayırt etmeden mimarlığı ince detaylarıyla alt basamaklardan gelerek öğrenin. Okul bilginize tatbikat eklenince ve deneyimli firma yönlendirmeleri eklenince siz donanımlı bir mimar olacaksınız. Mimarlık programlarını AutoCad, 3D, Photoshop ve diğer yazılımları çok iyi bilin. Bildiğiniz her program, bilgi ve yabancı dil size artı olarak döner.
Tarih Öğretmenliğinde Okutulan Dersler
Tarih Öğretmenliğinde Okutulan Dersler
Sözel bir bölüm olan tarih öğretmenliğinde okuyan üniversite öğrencilerinin gördüğü müfredat derslerini inceleyelim. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi hemen her bölümde okutulan temel bir derstir. Üniversite öncesi eğitimde de temel dersler arasındadır. Tarih bölümündeki en temel ders programıdır. Eskiçağ tarihi, Osmanlı paleografyası, İslam ve Eski Türk tarihi, tarih bilimi, Türk Dili, Türk demokrasi tarihi, çağdaş dünya tarihi, Türk kültür tarihi, Osmanlıca tarihi metinler, Osmanlı Dönemi tüm olayları ve çağları, eski Anadolu tarihi, İslam kültür ve uygarlığı, Türk İslam devletleri tarihi, çağdaş Türk dünyası tarihi, Anadolu tarihi coğrafyası, tarih ve roman, tarih ve milliyetçilik, mitoloji, Avrupa Birliği tarihi, Ortaçağ Avrupa tarihi, Bizans ve Roma tarihi, dinler tarihi, tarih ve sinema, demokrasi tarihi, yazı sistemleri tarihi, yeniçağ siyasi ve sosyo ekonomik tarihler, bilim tarihi, Anadolu’da Türkler, oryantalizm, yakınçağ tarihi, Türk eğitim tarihi, Türk hukuk tarihi, Türkoloji çalışmaları, milli mücadele tarihi, Ortadoğu ve Balkan tarihi, yabancı dil ve seçmeli dersler mevcuttur.
Edebiyat Bölümünde Okutulan Dersler
Edebiyat Bölümünde Okutulan Dersler
Türkçe ilköğretimde ve lisede değişmeyen ana branş derslerinden biridir. Türk olduğumuz için Türkçeyi de iyi öğrenmek gerekir. Okullarda Türkçe ve edebiyat derslerine önem verilir. Üniversitede edebiyat fakültelerinde birçok bölüm var. Edebiyat bölümünde okutulan müfredat dersleri şöyledir. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Yabancı dil, kompozisyon, yeni Türk edebiyatı temel bilgiler, eski Türk edebiyatı tarihi, Türk dünyası edebiyatına giriş, Türk halk edebiyatı, Türkiye Türkçesi grameri, eski Türkçe, çağdaş Türk şiveleri, dünyada Türkoloji çalışmaları, Türk halk bilimi folklor, Türk halk şiiri, Osmanlıca metinler, Osmanlıca gramer, Türkiye Türkçesi araştırmaları, mitoloji ve kültür, felsefe, sosyoloji, psikoloji, sanat tarihi, dünya edebiyat tarihi, Tanzimat edebiyatı, kültürel coğrafya, insan gelişimi, kültür incelemeleri, divan edebiyatı, Türkçe söz varlığı, Batı edebiyatında akımlar, tiyatro tarihi, eski Uygur Türkçesi, genel dil bilimi metotları, Türk dünyasında edebi ilişkiler, Farsça, Cumhuriyet dönemi edebi hareketler ve Türk edebiyatı, klasik Türk edebiyatında tasavvuf gibi pek çok seçmeli ve zorunlu ders mevcuttur.
Hayvan Barınaklarına Nasıl Yardım Edilir?
Hayvan Barınaklarına Nasıl Yardım Edilir?
Öncelikle yakınlarımızda barınaklar varsa bizzat gidip ihtiyaçlarını öğrenebiliriz. İnternet sitelerinden yine gereken eksiklerini öğrenebilir, hesap numaralarına bir miktar yardım parası gönderebilir veya elden para verebiliriz. Ama bundan da önemlisi tıbbi ihtiyaçları medikal ve veterinerlerden kendimiz alıp götürmek, battaniye, kutu, koli, kulübe, ev, yatak, yorgan, örtü, soba, kuru ve yaş gıdalar, süt vs gibi genel ihtiyaçları alıp götürmek en güzelidir. Hem koruyucu aile olabilir bir hayvan evlat edinebilirsiniz. Veya hepsini ziyaretlerinizde tek tek sevebilir onlara en gereken şeyi yani sevgi ve ilginizi verebilirsiniz. Boş zamanlarınızda arkadaşlarınızla yapılabilecek en dolu ve keyifli aktivite olarak barınakları ziyaret etmeyi seçin. Bu size de iyi gelecek. Yaralı olanların tedavi masraflarını karşılamak, operasyona yardımcı olabilmek, yardım etmek, onların patilerinden tutup sarılmak ve sahipsiz olmadıklarını hissettirmek çok basit. Sadece içinizden gelsin ve yapın. Sokakta yaralı ve terk edilen hayvanları barınakta toplayabilir belediyeye haber verebilirsiniz. Evcil hayvanları pet shop yerine barınaklardan alın. Ona sıcak bir yuva ve sonsuz sevgi verin.
Yün Halı Temizliği Nasıl Yapılır?
Yün Halı Temizliği Nasıl Yapılır?
Yün halılarınızı yıkamak için soğuk su ve onlara uygun yün şampuanı kullanabilirsiniz. Daha kolay ve pratik bir çözüm isterseniz de size halı yıkama fabrikasını önerebiliriz. Yalnız her kirlendiğinde ya da üzerine herhangi bir şey döküldüğünde onu yıkamak mümkün olmaz. Yün halıyı devamlı olarak temiz tutmak için onu sık bir şekilde elektrik süpürgesi ile temizleyin. Eğer halınızda çıkmayan kirler var ise onun içinde buharlı halı temizleme makineleri kullanabilirsiniz. Eğer üzerine dökülen madde sıvı ise zaman geçirmeden ılık suyla ıslattığınız bir süngeri çok bastırmadan fazla suyu alabilirsiniz. Lekeleri çıkartayım diye sakın sert bir şekilde ovalamayın. Çünkü halı yıpranabilir ve renginde solma olur.
Yün halılarınızda istediğiniz bir temizliği elde etmek için onlar için özel olarak üretilmiş olan temizleme deterjanlarından kullanmanız tavsiye edilir. Bu deterjanlar sayesinde halının yün liflerine zarar vermeden ve yünün rengini soldurmadan temizleme yapma imkânınız olacaktır. Yün halılılarınızı silerken kesinlikle halınızın ağarmasına neden olacak deterjanlar kullanmayınız. Yün halının üzerine sıvı bir şey döküldüğü zaman sıvı dağılmadan bir sünger yardımıyla siliniz. Bunun arkasından ılık suyla ıslattığınız bir havlu yardımıyla lekeyi çok bastırmadan siliniz. Eğer o an deterjanınız bulunmuyorsa 1 ölçek sirke ve 3 ölçek su ile hazırlanan karışımı bir havlu yardımıyla kullanabilirsiniz. Yün halınızı temizlerken fazla güç uygularsanız yün lifleri kırılma yapar ve halının bu bölgesi leke çıkmış olsa bile kendini belli edecektir.
Halılara deterjan alırken ambalajın üzerindeki etiketleri mutlaka dikkatli bir şekilde okuyunuz. Çünkü halı temizleme deterjanları normalde sentetik yün temizliği için üretilmektedir. Bundan dolayı alacağınız deterjanın % 100 yün halılar için olmasına dikkat etmeniz gerekiyor. Deterjanın içeriğinde ağartıcı ve parlatıcı kimyasal maddeler olmamalıdır. Halıyı silme işleminde çok su kullanmayın. Halı temizliğini sıcak su ile yapmayınız. Çünkü yün, sıcak suya ve suya karşı hassastır ve kısa bir sürede kurumadığı zaman çekebilmektedir. Bunun yanında halının iyice kuruduğundan emin olunuz. Çünkü tam olarak kurumayan halı evde nem kokusu yapacaktır. Yün halılar hassas bir yapıya sahip olduğundan doğrudan güneş ışığı altında kurutmayınız. Eğer böyle yaparsanız halınızın orijinal renklerine zarar verebilirsiniz.
Suda Çıkmayan Makyaj Nasıl Yapılır?
Bayanların hiçbir zaman vazgeçemedikleri tutkularından bir tanesi de makyajdır. Yaz olsun kış olsun devamlı makyajlı gezen bayanlar bu tutkularını alışkanlık haline getirdikleri için gittikleri her yere makyajsız gitmemeye özen gösteriyorlar. Bundan dolayı da makyaj yapmak ve her daim makyajlı görünmek onlar için oldukça önem taşımaktadır. Yalnız bayanların makyaj ile ilgili en büyük sorunlarından bir tanesi de makyajlarının akmasıdır. Sürekli olarak makyaj tazelemek zorunda kalan bayanlar özelliklede bu durumun çok önemli bir sohbetin ortasında olduğunda canları oldukça fazla sıkılmaktadır. Tabii ki doğal olarak makyajı akan bayan yeni makyaj yapmak zorunda kalmaktadır.
Devamlı olarak makyaj tazelemekten bıkan bayanların imdadına sudan etkilenmeyen makyaj teknikleri yetişmiştir. Terden ve sudan dolayı artık makyajın akması son buldu. Bu makyaj türü bayanları özellikle devamlı makyaj tazelemekten kurtardığı için oldukça fazla tercih edilmektedir. Makyajın akmaması için kullanılan kozmetik malzemeler makyajı yüze sabitlemektedir. Akmayan makyaj sayesinde bayanlar hem yüzlerini rahatlıkla yıkayacaklar hem de yazın denizin tadını çıkartacaklardır. Suya dayanıklı makyaj malzemeleri alırken malzemelerin üzerinde Water Proof etiketinin olmasına dikkat ediniz. Çünkü bu etiket bu malzemenin suya dayanıklı olduğunu gösteren bir teknoloji ile üretilmiştir. Suya dayanıklı makyaj malzemelerinin en önemli özellikleri katı ve hamurumsu bir yapıya sahip olmalarıdır. Bundan dolayı bu makyajın hem uygulanması hem de temizlenmesi bir hayli zahmetlidir. Yalnız makyajın etkisi kalıcıdır.
Makyajın kalıcılığının arttıran işlemlerden bir tanesi de kremlerin üzerine pudra ürünlerin kullanılmasıdır. Örnek vermek gerekirse; fondöten uygulandıktan sonra üzerine şeffaf bir pudra sürülürse fondöten sabitlenmiş olacağından makyajın kalıcılığı arttırılmış olacaktır. Gözde, makyajı kalıcı kılmak için göz kapağının üstüne sürülen farın altına baz uygulanmalıdır. Maskara ve eyeliner seçerken de Water Proof ürünlerini kullanmak yeterli olacaktır. Dudaklarda ki kalıcı makyaj ise dudak kalemleri ile sağlanır. Dudak kalemi ile belirgin hale getirilen çerçeveye uygun bir ruj sürüldüğü zaman rujun kalıcılığı daha fazla olur. Bu malzemelerin dışında makyaj sabitleyici spreylerde makyajın kalıcı olmasını sağlamaktadır. Makyaj yapıldıktan sonra bu spreyleri yaklaşık 30 cm uzaklıktan cildinize püskürtürseniz makyajınızın dayanıklılığı artacaktır.
Suya dayanıklı makyaj için kullanılan malzemeler sert, plastik ve yağlı ürünler olduğu için ciltte birtakım problemlere yol açabilirler. Bu malzemeler direkt olarak ve en kalın halleri ile cildinizle temas ettiğinden bunları çıkarırken kaliteli losyonlar kullanmaya özen gösterin. Bu makyaj çeşidini uzun süreli cildinizde kullanmanız doğru değildir çünkü cildin renginde değişikliğe sebep olmaktadır. Bundan dolayı makyajı çıkardıktan sonra mutlaka kaliteli cilt bakım ürünleri kullanınız. Çünkü cildin yağ oranının dengede tutulması gerekir. Suya dayanıklı makyajın çıkarılması oldukça zahmetli bir iştir. Bunun için ilk olarak yüze süt veya losyonu iyice yedirin ve yumuşamasını bekleyin. Yumuşamanın ardından yüzünüzü kaliteli bir sabun ile yıkayınız. Yüzünüzü duruladıktan sonra makyajınızın çıktığını göreceksiniz.
Parkelerin Bakım ve Temizliği Nasıl Olmalıdır?
Doğru bir şekilde cilası yapılmış olan ahşap parkeler temizliği ve bakımı en kolay olan zemin yüzeyleridir. Bakımları diğer zemin kaplamalarına göre daha kolay ve dertsizdir. Ahşap zeminler yıllar geçse de ilk görünümlerini koruyabilmektedirler. Zemin döşemelerin cinsi ne olursa olsun onların temizleme kurallarına dikkat ettiğiniz sürece parkeleriniz sizi uzun bir süre idare edecek ve ilk günkü temizliği sunacaktır. Bunu sağlamak içinde bazı parke bakımında ve temizliğinde uyulması gereken kurallar vardır. Bu kurallar hakkında size birkaç ipucu vermek istedik.
Haftada bir kere elektrik süpürgesi ile süpürmek ve birikmiş olan tozları bir bez yardımıyla almak gereklidir. Nemli bir bez yardımıyla dökülen sıvıları alabilirsiniz. Yerlerin temizliğinde gerekli görürseniz cila içermeyen, poliüretan ya da buna benzer yüzey cilaları ile bakım yapabilirsiniz. Çok kullandığınız yüzeylerin cilaları daha çabuk aşınmaya maruz kalır. Böyle bir durumda önerilecek teklif ise cilalı zeminin zımparalanması veya bütün zeminin yeniden kaplama yapılmasıdır. Eğer zemininiz cilalı ise ara ara zemini cilalamak parkenin parlaklığını geri getirebileceği gibi cila katında oluşan aşınmaları da ortadan kaldıracaktır. Yoğun kullanılan mekânlarda parlaklık sağlanamıyorsa o zaman bu zeminleri ara sıra cilalamak çözüm olabilir. Ahşap parkenizde hangi cila kullanırsanız kullanın kesinlikle üzerinde su dökülmesine izin vermeyin. Zeminleri nemli bez ile temizlemenize rağmen fazla miktarda su döşemelerin arasından sızıp ufak çizik ve çatlaklar meydana getirebilir. Bunun sonucu olarak da cilanızın ömrü uzun olmaz. Nemli bezi su damlatmayacak kadar sıkmanız yeterli olacaktır.
Cila kaplı zeminlerin temizliğinde asla su kullanmayın veya zeminleri suyla temizlemeyin. Hatta temizliğinizde nemli bir bez kullanmamanız iyi olacaktır. Çünkü su cila ile kaplanmış yüzeylerin matlaşmasına neden olur ya da su lekelerinin kalmasına sebep olarak görünümü çirkinleştirir. Ürün etiketlerini mutlaka okuyunuz. Orada bulunan talimatlara uyarak cilalı yüzeyler için tavsiye edilen bakım ürünlerini kullanınız. Çamur ve çakıl türü sert cisimleri döşemelerden uzak tutmalısınız. Kir ve çamur bütün zemin kaplamalarının baş düşmanıdır. Mobilyalarınızın ayaklarına rahat hareket etmelerini sağlayacak aperatifler geçiriniz. Bu aperatifler sayesinde mobilyaların zemini çizmesi engellenmiş olacaktır. Zemine yemek veya sıvı artıkları döküldüğü zaman bunu hemen kuru bir bezle siliniz. Parkelerinizde ulaşılması güç olan yerlere yerleşen kirleri ve yoğun kullanımlı olan alanların renk açılmalarında sıvı temizleyici kullanın. Kullandığınız ürünlerin su bazlı olmasından ziyade çözücü özelliğinin olmasına dikkat edin.
Parfüm Kullanımı Nasıl Olmalı?
Parfümünüzün güzel kokmasını istiyorsanız doğru yerlere sıkmanız gerekmektedir. Parfümün etkisini ve kalıcılığını arttırmak için ten yapısına uygun bir parfüm seçilmelidir. Uygun kokulu parfümlerin uygun miktarlarda sıkılması gerekmektedir. Parfümün sıkılacağı yerin ilk olarak temiz ve kuru olmasına dikkat edilmelidir. Parfümün güzel bir şekilde kokması için bu şarttır. Doğru bir kokunun seçilmesi kokunun etkili olmasını da sağlayacaktır.
Parfümün banyodan sonra sıkılması kokusunu daha kalıcı kılacaktır. Çünkü cilt gözenekleri banyo sırasında açıldığından parfümün kokusunu daha iyi emecektir. Banyodan sonra parfümün kokusunu ortadan kaldıracak olan kokular kullanmamaya dikkat ediniz. Vücudunuza kullandığınız krem ve jellerin kokusu çok keskin ise ya az miktarda kullanmalısınız ya da kremlerinizi değiştirmelisiniz. Kokunuzun güzelliğini ve etkisini artırmak için onu doğru yere sıkmanız son derece önemlidir. Parfüm kokusunun vücudunuzda uzun süreli kalmasını istiyorsanız vücudunuzu iyi bir şekilde tanımalısınız. Kokunuzun sabit kalmasını isterseniz eklem yerlerinin arka kısımlarında bulunan kıvrık yerleri tercih ediniz. Parfüm sürmek için en ideal yerler nabız bölgesidir. Kulakların arkası, diz kapaklarının araları ve göğüs arası parfümün en çok kullanıldığı yerlerdir. Bu bölgelere sıkılan parfümler vücuda daha iyi yayılacaktır ve kalıcılığı daha fazla olacaktır. Doğru parfümü seçerken cildin yağ oranı dikkate alınmalıdır. Çünkü cildin tipi parfümün kalıcılığını etkileyen en önemli nedendir.
Cilt tipine uygun bir parfüm seçilmesi kalıcı olmasında daha etkili olacaktır. Beğendiğiniz her kokuyu kullanmak doğru bir karar değildir. Önemli olan kokunun sizde nasıl duracağıdır. Parfüm almaya karar verdiğiniz zaman mutlaka üçten fazla parfüm denemesi yapınız. Kendinize has kokuyu bulabilmeniz için bileğinizin iç kısmına kokuyu sıkıp bir süre bekleyiniz. Ondan sonra burnunuza gelen koku sizin için en ideal koku olacaktır. Diğer kokuların uçması vücudunuz tarafından ret edilen kokulardır. Parfümü sıkarken 30 santim kadar bir uzaklık olsun. Parfümü kesinlikle giysilerinizin üstüne sıkmayınız. Çünkü parfümün içinde bulunan yağlar ipek gibi hassas kumaşlarda lekeye sebep olmaktadır.
Parfümlerin ömürlerinin uzun olmasını istiyorsanız onları buzdolabında saklayınız. Saklanılan yerler karanlık, serin ve kapalı yerler olmalıdır. Parfümün vücudunuzda daha kalıcı olmasını istiyorsanız parfümü sürmeden önce hangi markayı kullanıyorsanız o markaya ait vücut losyonu, nemlendirici ve pudra gibi yan ürünleri kullanınız. Ondan sonrada parfümü bunların üzerine sıkınız. Bu ürünler içinde bulunan yağlar parfümü tutarak daha uzun bir süre ciltte kalmasını sağlayacaktır.
Mobilyalardaki Çizikler Nasıl Temizlenir?
Ev dekorasyonunda önemli bir yere sahip olan mobilyalar temiz ve şık görünümlerini korudukları sürece herhangi bir problem yoktur. Zaman içinde mobilyalar bazı sebeplerden dolayı eskir veya yıpranır. Özellikle de mobilyalar üzerindeki çizikler mobilyalar yeni olsa bile onu eski bir mobilyaymış gibi gösterir. Böyle bir durumda kolay ve masrafsız bir şekilde mobilyalarınızın üzerinde oluşan çiziklerden kurtulabilirsiniz. Size bunlar ile ilgili küçük bazı ipuçları sunacağız.
İlk yapılması gereken hareket temizliktir. Ahşap bölümde oluşan çizikler kolayca kirlenebileceği için bu bölümün pislikten arındırılması gerekmektedir.
Temizlik yaparken ağır kimyasal içerikli ürünler yerine bulaşık deterjanlarını tercih etmelisiniz. 4 litrelik suya bir kapak deterjan koymanız temizlik için yeterli olacaktır. Pamuk ya da keten bir bezi deterjanlı suya daldırıp sıkın ve kirli olan kısımları güzel bir şekilde temizleyin. Sildiğiniz yerleri kurumaya bırakabilirsiniz ya da kuru ve temiz bir bez ile kurulayabilirsiniz. Daha sonra çizikleri yok etme işlemine başlayabilirsiniz. Daha çok pasta ve kurabiyelerde görmeye alışkın olduğumuz cevizi çiziklerin giderilmesinde rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Ahşap mobilyalarda oluşan herhangi bir çiziği yok etmek için çizilen yere 10 – 15 saniye kadar cevizi sürtmeniz yeterli olacaktır. Ceviz, cila özelliğine sahip olduğundan bu tür işlerinizde size yardımcı olacaktır. Diğer bir çizik giderme yöntemi ise siyah çay kullanımıdır. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken nokta kullanacağınız çayın yeşil değil bildiğiniz kullanılan siyah çay olmasıdır. Demlediğiniz ya da poşet çayınızı bir bardağa koyunuz. Bunun üzerine 2 yemek kaşığı sıcak su koyun ve 2 dakika beklemeye bırakın. Eğer mobilyanızın çizik olan bölümü koyu renk ise o zaman biraz daha beklemeniz yeterli olacaktır. Daha sonra bir parça pamuk yardımıyla çiziklerinizin üzerini siliniz.
Mobilyalardaki çizikleri yok etmenin en kolay ve pratik yollarından bir tanesi de hırdavatçı dükkânlarından, yapı marketlerden ya da internetten alacağınız ahşap çizik giderici kalemlerdir. Bu kalem sayesinde kapılarınızda, koltuklarınızda veya ahşap mobilyalarınızda meydana gelen çizikleri çok kısa bir süre içinde yok edebilirsiniz. Bu ahşap çizik kalemleri çabuk kurur ve hemen silinmez. Uyguladıktan sonra ıslak bez ile temizleyebilirsiniz. Kalemi çizik olan bölgeye uygulamadan önce o yeri temizlemeniz gerekir. Çizik olan yeri yatay şekilde boyamanız gerekiyor. Bu kalemler birkaç renkte olabilmektedir. Sizler kendinize uygun renkli olan kalemleri seçmelisiniz.
Çizilen mobilyalarınızı temizlemenin diğer bir yolu ise kahvedir. 1 yemek kaşığı neskafenin üstüne biraz sıcak su dökün ve krema kıvamına gelene kadar karıştırın. Daha sonra bir pamuk yardımıyla çizik olan bölgeye bu karışımı sürün.
Hamilelikte Şeker Yükleme Neden Önemlidir?
Şeker hastalığı sırasında kanda bulunan şeker düzeyleri yüksektir. Bayanların bir kısmında hamilelikten önce şeker hastalığı olabilir. Bazı bayanlarda ise gebelikten sonra gestasyonel diyabet yani gebelik şekeri ortaya çıkabilir. Eğer anne adayında daha önceden oluşan bir şeker hastalığı bulunuyorsa bu süreçte kan şekeri seviyesini kontrol etmek zor olabilir. Alınan insülin miktarının yeniden belirlenmesi gerekebilir. Anne adayının hamilelikten önce şeker hastalığı olmamasına rağmen hamilelik döneminde kanda glikoz miktarında bir yükselme meydana gelebilir. Böyle bir durum ise anne adayında gebelik şekerinin olacağı ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Hamile bayanlarda şeker düzeyinin belirlenmesi için hamileliğin 24. ve 28. haftalarında şeker yükleme testi yapılır.
Gebelik şekerinin belirlenebilmesi için anne adayına yapılacak olan test sırasında ilk olarak 50 gram glikoz verilir. 1 saat geçtikten sonra annenin kandaki glikoz miktarı ölçülür. Yapılan ölçüm sırasında glikoz miktarı 140 mg/dl altında kalıyorsa anne adayında herhangi bir gebelik şekeri olmadığına karar verilir. Yalnız kandaki glikoz miktarı bu ölçünün üstünde kalıyorsa o zaman 3 saatlik 100 gram glikoz testinin tekrar yapılması gerekecektir. 3 saat süren yüklemenin ardından annenin gebelik şekerinin olup olmadığı kesinlik kazanacaktır. Test sırasında ağır fiziksel bir aktivite yapılmaması ve bu süre boyunca herhangi bir şeyler yenilip içilmemelidir. Diyabetin hamilelikten önce olması veya hamilelik döneminde ortaya çıkması hem anne adayı hem de bebek için bazı riskler oluşturur.
Şeker hastalığı ortaya çıkan veya olan annelerin kan şekeri seviyeleri ne kadar düzenli olursa şeker yüzünden ortaya çıkabilecek risklerde az olur. Hamilelik döneminde ortaya çıkan şeker hastalığının riskleri hamilelikten önce olan şeker hastalığından daha az bir risk içermektedir. Yalnız bu durumun hamile bayanlarda şeker yükleme testiyle teyit edildikten sonra tedavi edilmesi gerekmektedir. Eğer böyle bir test yapılmaz ise o zaman anne de hamilelik zehirlenmesi, hipertansiyon, erken doğum ve düşük gibi durumlar şeker hastası olmayan hamilelere göre daha yüksek olacaktır. Hamilelikten önce şeker hastalığı olan bayanların bebeklerinde bazı anomaliler görülebilir. Hamilelikte yaşanan şeker hastalığı böyle bir sorunun ortaya çıkmasına neden olmaz. Bunun yanında her iki şeker hastalığı türünde de bebek fazla kilolu doğabilir. Anne adaylarının hamilelik süresince kandaki şeker düzeylerinin kontrol altında tutulması oldukça büyük önem taşımaktadır.
Şeker hastalığı olduğu bilinen bir anne adayının bebeğinde bazı riskler meydana gelebilir. Bu riskler arasında şunları söyleyebiliriz. Doğum gerçekleştikten sonra bebeğin akciğerlerinin gelişmemesinden dolayı solunum sıkıntısı oluşabilir. Bebek kocaman yani iri doğabilir. Bebek olması gereken durumundan daha küçük doğabilir. Doğan bebekte kan şekerinin düşmesi, kalsiyum miktarında düşme ve sarılık görülebilir. Kalp hastalıkları ve böbrekte anomaliler oluşur. Kulakta, sindirim sisteminde, beyin ve santral sinir sistemine bağlı anomaliler oluşabilir. Anne adayında gebelik şekeri tespit edildiği zaman normal şeker hastalarında olduğu gibi ağızdan şeker ilaçları verilmez. Bunun yerine diyet uygulaması, egzersizler, insülin gibi tedavi yolları tercih edilmelidir. Diyet programı doktorun ve diyetisyenin işbirliği ile hazırlanmalıdır. Egzersizlerinde doktor tarafından tespit edilmesi gerekir.
Doğum Sonrası Kilolardan Kurtulmak
Doğum sonrası süreci bir çok kadın için sıkıntılı bir dönemdir. Zira doğum öncesinde alınmış kilolar o dönemde göze şirin görünse de, artık bu kilolar büyük bir sorundur ve kısa süre içerisinde kurtulmak gerekir. Tabii bu bakış açısı beraberinde bir çok yanlış hareketi de doğurmaktadır ve bu yanlış hareketler, vücutta istenmeyen olumsuz etkilerin oluşmasına neden olmaktadır.
Doğum Sonrası Kiloları ve Plânlama
Öncelikle; “doğum öncesinde aldığınız kilolardan nasıl kurtulabilirsiniz?” Sorusuna detaylı bir araştırma ile cevap vermeniz gerekir. Bu soruya vereceğiniz cevap, sizin bir yöntem seçmenizi sağlayacak ve seçeceğiniz yöntem ile yapacağınız doğru plânlama süreci neticesinde doğum nedeniyle alınan fazla kilolardan kurtulmanız mümkün hale gelebilecek. Bizim bu konuda ki cevap önerimiz “sağlıklı ve zaman içerisinde kurtulmalısınız.” Şeklinde olacaktır. Zira burada mühim olan sadece kilo vermek değil, aynı zamanda vücudu eski ritmine geri döndermektir. Aksi halde atılacak yanlış adımlar, hızlı kilo vermek için tercih edilebilecek yanlış yollar, vücutta daha fazla zararın oluşmasına sebebiyet verecektir.
Her şeyden önce doğum sonrasında kilo sorununuz fazla ise ya da gebelik öncesinde de zaten bir kilo sorununuz vardı ise ve gebelik ile birlikte bu sorun daha ciddi bir hal aldıysa mutlaka bir uzman desteğine başvurmanız gerektiğini belirtmeliyiz. Sadece gebeliğe bağlı bir kilo sorunu yaşıyorsanız bu durumu aşağıda ki temel noktalara dikkat ederek atlatmanız söz konusu olacaktır.
1) Hafif ve Kontrollü Spor Başlangıcı
Vücudunuzun uzun bir süredir ham halde olduğunu unutmayınız. Bu nedenle hafif bir spor plânı yaparak vücudunuzun hareketli bir düzene tekrar uyum sağlamasına yardımcı olmalısınız. Tabii bu sadece ilk süreç için geçerli olmalı. Zira ilk süreçte doğru bir şekilde hareket ederseniz, vücudunuz gerekli hareket sürecine geri dönecektir. Bu süreçten sonra ise, gene vücuda fazla yüklenmemek kaydı ile daha profesyonel bir spor plânı yapabilirsiniz. Yapacağınız bu yeni plân, artık spora tekrar alışmış vücudunuzun kilo vermesine olanak tanıyacaktır. Tabii bu süreç ancak istikrarlı bir şekilde devam ettirilir ise etkili bir sonuç verecektir. Aksi halde bir çok farklı problem ile karşı karşıya kalmanız kaçınılmaz olacaktır. Unutmayınız ki bir çok kadın, doğum sonrası kilolarını vermek adına hızlı adımlar atmakta, bir anda geri plâna çekilmektedir. Buda vücutta ister istemez uyumsuz bir düzenin oluşmasını sağlamaktadır. Biz, bu düzeni rayına oturtmanız ve uzun süreli bir şekilde spora devam ederek hızlı kilo vermek yerine, sağlıklı, zamana bağlı bir şekilde kilo verme konusunda sizlere önerilerimizi sunuyoruz.
2) Artık “Canım Çekti!” Dönemleri Yok
Hamilelik sürecinde canınızın çektiği hemen her şeyi yediniz. Haliyle vücudunuz bu duruma alıştı ve siz istemeseniz de bir çok besin karşısın da yeterli sükuneti gösteremiyorsunuz. Bu durumda ise yapmanız gereken en önemli uygulama psikolojik olarak kendinizi hazırlamak olmalıdır. İlk aşamada eviniz de kilo almanıza yardımcı olan unsurlar varsa bunlardan kurtulun. Zira ister istemez bu tür besinlere yöneleceksiniz. Özellikle de geceleri bu tür besinler sizler için bir sığınak gibi gelecek, oysa ki sizin en büyük düşmanınız olacaklar.
3) Doğru Diyet Listesi, Diyetisyen Desteği
Kafanıza göre diyet programları uygulamanız ya da daha önce bu şekilde doğum sonrası kilolarından kurtulmuş olan birinin diyetini aynen takip etmeniz gibi durumlar sizin için çok büyük bir yanlış olacaktır. Nitekim her insan farklı bir vücut yapısına sahiptir ve her diyet, her vücut için yeterli olmayabilir. Hatta bir çok yanlış diyet uygulaması sizlere çok daha ciddi sorunlar yaratabilir. Bu bağlamda mutlak suret ile bir diyetisyen desteği almanız, hem vücudunuzun ihtiyaçlarını bilerek hem de doktor kontrolü eşliğinde bir diyet sürecine tabii olmanız hem sağlıklı, hem de daha etkili olacaktır. Ayrıca diyetisyeniniz sizi genel anlamda düzenli olarak kontrol edeceği için, kilo verme süreci hem rahat hem de takip edilme ihtimali olan bir konuma ulaşacaktır. Unutmayın, mühim olan sadece diyet yapmak ya da az yemek değil. Mühim olan, tamamen sağlıklı bir çerçeve de; vücudunuzun genel yapısına uygun bir şekilde hareket ederek doğru bir çizgi içerisin de kilo vermek. Ayrıca diyetin aç kalmamak olduğunu ve ancak sağlıklı diyetler ile uzun vadeli, sağlıklı kilolar verilebileceğini de asla unutmayınız.
4) Hayatınızda Değişimlere Yer Verin
Hayatınız da vereceğiniz bazı değişik kararlar, sizlere yeni bir süreç yaratacaktır. Bu süreç sayesin de ise kilo vermek daha rahat bir seviyeye ulaşacaktır. Öyle ki; eviniz de yapacağınız ufak bir dekorasyon değişikliği dahi doğum sonrası kilolarından kurtulmak için çabaladığınız süreç içerisinde sizlere büyük bir destek sunacaktır. Zira üçüncü madde de dediğimiz gibi, bu süreçte psikolojik olarak hazır olmak büyük önem taşır. Dekoratif açıdan ve diğer açılardan hayatınız da yapacağınız değişiklikler ise oldukça faydalıdır. Yoksa eski düzende kalmanız, hamilelik süresince alışmış olduğunuz psikolojik yapıdan kurtulmanızı gerçek manada önleyecek, bir çok yeni soruna da kısa süre içerisinde neden olabilecektir.
5) Eşinizi Bu Sürece Dahil Edin
Bir çok kadın, doğum sonrasında aldığı kilolardan tek başına kurtulmak ister. Ya da bu kiloları ciddi bir sorun olarak algılayıp, eşlerinin artık kendilerini beğenmeyeceğini düşünürler ki buda çok büyük bir yanılgıdır. Eğer ilişkiniz de farklı bir problem yok ise, var olan fazla kiloların ilişkiniz de bir sorun teşkil etmeyecektir. Bu bağlamda sizin yapmanız gereken en doğru adım, eşiniz ile uyum içerisin de hareket etmek, tüm adımları onunla paylaşmak, onun da desteğini, fikirlerini alarak hareket etmektir. Bu şekilde daha rahat ve daha hızlı bir şekilde tüm süreçlere adapte olmanız, haliyle daha rahat bir şekilde kilo vermeniz söz konusu olur. Aksi halde tek başınıza bir yola çıkar ve bu yolda eşinizden utanarak ilerlemek durumunda kalırsınız. Üstelik buda tamamen sizin iç dünyanız da düşündüğünüz yanlış bir yanılgıdan kaynaklanmaktadır.
Unutmayın her şeyin temelinde sizin istekleriniz yer alır. Eğer siz kilo verme konusunda istekli olursanız, kendinizi psikolojik açıdan hazır hale getirirseniz ve bu durumu istikrarlı bir şekilde atacağınız adımlar ile desteklerseniz, uzun vadede hem sağlıklı hem de gerçekten kalıcı bir şekilde var olan fazla kilolardan kurtulmuş olursunuz. Böylelikle eskiye göre daha fit bir anne olarak da hayatınıza devam etme şansı bulursunuz. Eğer istikrarlı olmaz ya da bu duruma tam olarak inanıp, psikolojik açıdan kendinizi hazır hissetmez iseniz bir çok yeni kilo sorunu ve buna bağlı sağlık sorunu ile karşı karşıya kalırsınız.
Ayrıca tüm bu süreçleri yaşarken çocuğunuzu da asla ihmal etmemelisiniz. Zira sizin kilolarınızdan kurtulup eski fit ve sağlıklı yaşamınıza geri dönmenize oranla çocuğunuzun büyümesi, ona büyüme aşamasında yeterli ilgiyi göstermeniz gibi konular çok daha mühimdir. Sizin içinde bu durum oldukça önemlidir. Çocuğunuz doğru bir şekilde büyürse ve tamamen bilinçli bir şekilde hem kilo vermek, hem de çocuğunuzu yetiştirmek adına hareket ederseniz, hayatınızın her noktasın da sadece kilo vermek için çalışan bir anne değil, çocuğunu da mutlu bir şekilde büyüten bir anne konumunda olursunuz.
Ucuza Tatil Yapmak İçin Öneriler
İyi bir tatil hiç şüphesiz bir çoğumuzun hayalidir. Tabii bu hayalin en temel noktası da her zaman maddi plânlardır. Herkes istediği gibi bir tatil yapmak ve maddi açıdan sıkıntı yaşamamak ister. Bu noktada ise ne yazık ki herkes doğru bir hareket içerisinde olamaz ve ya istediği tatili yapamaz ya da maddi açıdan zorlu bir süreç yaşar. Dilerseniz bu iki noktayı dengelemek adına bazı aşamaları ele alalım. Bu aşamalar, doğru bir şekilde uygulandığında sizlerinde bir sonraki tatiliniz daha özel, daha uygun olabilir.
İstediğiniz Tatili Ucuza Yapmanın Aşamaları
1) İlk süreçte tarihe net bir şekilde karar vermeniz lâzım. Eğer net bir tatil tarihiniz yoksa daha ilk aşamadan bir çok ek masraf ile karşı karşıya kalırsınız. Bunun yerine tarih net bir şekilde belli olursa, bilet almak ve diğer ödeme işlemlerini yapmak uzun süre önceden yapılacağı için maddi bir kazanç büyük oranda söz konusu olabilecek.
2) Eğer ilk maddeyi net olarak ayarladıysanız, artık ikinci aşamaya geçebilirsiniz. Bu aşama, kısa süre içerisinde bilet almak olmalıdır. Zira tatilden ortalama 5-6 ay kadar önce alacağınız biletler oldukça ucuz olacaktır. Üstelik yeni uygulamaların detayına göre bir çok firma ufak ek ödemeler ile biletleri yanmaz olarak satıyorlar. Bu sayede ulaşım konusunda ki ihtiyacınızı aylar öncesinden oldukça rahat bir şekilde, cüzzi bir miktar ödeyerek ve tamamen garanti bir şekilde halletmiş oluyorsunuz.
3) Biletin dışında ise en temel diğer nokta tatilin nerede yapılacağı ve oteldir. İkinci maddeye göre biletlerimizi alıyoruz. Fakat tatil bölgesini ikinci maddeden önce seçmemiz lâzım. Burada ise devreye bazı ufak noktalar giriyor. Öyle ki, tatil için tercih edeceğiniz bölge size bir çok imkânı sunabilmeli, istediğiniz tatil unsurlarını içerisinde barındırmalı ve maddi açıdan genele hitap eden bir yapıda olmalı. Bu tür bir ortamda ise her şey dahil mantığında hareket eden otellerden seçim yapıyoruz. Bu otelin ise şehir merkezine yakın olması kriterini asla gözden çıkarmıyoruz.
4) Gerekli kararı verdiyseniz, otelleri asla direkt olarak iletişim kurup aramıyorsunuz. Bir çok kampanya bazlı internet sitesi, aylar öncesinden bu şekilde oteller adına neredeyse %50-60-70 oranlarında indirimler ile kısa süreli ve az sayıda satışlar yapıyor. Bu tür siteleri internet üzerinden araştırıyor ve düzenli olarak takip ediyoruz. Böylelikle direk arayıp sabit ücret üzerinden oda satın almak yerine, çok daha ucuz bir şekilde yerimizi ayırtma şansına sahip oluyoruz.
5) Tatil süresince yapacağınız harcamaları önceden genel olarak derleyin. Ne gibi geziler yapacaksınız ve bu gezilere ortalama ne kadar harcamayı düşünüyorsunuz. Bu mantığı gideceğiniz bölge hakkında araştırma yaparak oturtabilirsiniz. Bunun yanı sıra ulaşım gibi konuları da ele alıp, ne ile tatil süresince ulaşım sağlayacağınızı ve bu noktada ne kadarlık bir ulaşım gideriniz olacağını hesaplamalısınız.
6) Eğer tatiliniz ailece yapılacaksa, aile fertlerinin ihtiyaçları doğru bir şekilde hesaplanmalıdır. Bu tür aile tatillerinde hiç bir hesaplama bireysel yapılmalıdır. Etkili bir sonuç için her bir birey hesaplanmalı. Bu doğrultu da tüm kişisel giderler için gerekli bir net plânlama söz konusu olur.
7) Otel içerisinde ki etkinlikleri önceden otele danışın. Bir çok otel, her şey dahil konseptini genelde müşterilerine yanlış sunabiliyor. Siz, bu konuda doğru bir araştırma yaparak tercih edeceğiniz etkinliklere ek ücret ödeyip ödemeyeceğiniz konusunda net bilgi sahibi olmalısınız. Bu bilgi, sadece kişisel olarak etkinlik konusunda değil, aynı zamanda diğer bu şekilde ki ufak harcamalar içinde geçerli olacaktır. Böyle bir araştırma süreci tatilin her sürecinde ufak harcamalar nedeni ile toplamda yüklü bir maddi kayıp yaşamanızı önler.
8) Tatil süresince kendi arabanızla seyahat etmenizi kesinlikle önermiyoruz. Zira kendi aracınız hem zaman açısından, hemde maddi açıdan daha külfetli olacaktır. Bu nedenle, gidilecek tatil yerinin mesafesine göre havayoluyla ya da otobüs seçeneği ile gitmek ciddi bir ekonomi sağlayacaktır size. Gideceğiniz bölgede ise tatil süresince otelin ulaşım imkânlarını, yerel olarak sunulan ulaşım seçeneklerini kullanarak hareket etmeniz eğer çok harici bir durum var ise araba kiralama seçeneğini bir kaç gün kullanmanız mantıklı olacaktır.
Yukarıda ki temel maddelerin yanı sıra, eğer ailenizde 0-12 yaş arasında çocuk/lar var ise bu durumda otellerin çocuklar için ücretsiz sunduğu konaklama seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Bir çok otel çocuklara belli bir yaş aralığında ücretsiz seçenek olarak yaklaşırken, gene azımsanamayacak bazı oteller ise yaş aralığı kaç olursa olsun çocuklardan da ödeme talep etmektedir.
Unutmayın her şeyin temel noktası sizde ve sizin plânlarınızın doğruluğunda, netliğinde bitiyor. Eğer uzun süre öncesinde her şeyi net bir şekilde plânlarsanız, uçak biletinden ( https://www.biletbayi.com/ucak-bileti ) ; otel rezervasyonu işlemlerine kadar oldukça uygun bir ücretlendirme dahilinde tatilinizi tamamlama imkânı bulmuş olursunuz. Aksi halde genel bir şekilde anlık olarak tatil sürecine adım atarsanız bir çok ek ve gereksiz masraf ile karşı karşıya kalmanız kaçınılmaz olacaktır.
Cilt Bakımı ve Leke Tedavisi
Cilt bakımı kadın erkek herkes için önemlidir. Estetik açıdan önemli olduğu kadar sağlık açısından da önemli ve gereklidir. Cildimiz dış etkenlerden zarar görmektedir havanın kirliliği, stres, sigara, makyaj vb… Bu gibi dış etmenlerin verdiği zararları en aza indirmek için 20’li yaşlardan itibaren cildine düzenli olarak bakım yapması gerekmektedir. Cilt bakımı için öncelikle cilt tipimizi analiz ettirip cildimize uygun temizleme ve peeling ürünleri kullanması gerekmektedir. Bakımlı cilt sağlıklı ve parlak görünür.
Cilt testimizi yaptırdıktan sonra uygun ürünleri alarak evimizde günlük bakımımızı kendimiz yapabiliriz. Eğer evde yapmıyorsak bu işlemi ayda bir kez cilt bakım merkezine gidip genel cilt bakımı yaptırmalıyız. Cilt bakım merkezlerinde temizleme, tonik, peeling, buhar, maske, nemlendirme işlemleri uygulanır.
Sağlıklı bir cilde sahip olmak için dikkat etmemiz hususlardan bir tanesi de beslenmemizdir. Sivilcelere vücutta çinko eksikliği olmasının neticesinde karşılaşılan bir durumdur. Çinko kuru yemişlerde ve hayvansal gıdalarda bolca bulunmaktadır. Sağlıklı bir cilde sahip olmak için bolca sebze ve meyve tüketilmelidir.
Cilt lekeleri insanların dış görünümde olumsuzluğa neden olduğu için bu olumsuzluğun cilt kişinin öz güvenini ve sosyal hayatta durumunu etkilediği için cilt lekelerinin tedavilerinde artışlar ve her geçen gün yeni teknolojiler ve ürünler geliştirilmekte ve denemektedir.
Cilt Lekeleri Nasıl Oluşur ve En Fazla Hangi Bölgelerde Görülür?
Cilt lekeleri cildimize rengini veren melanin pigmentinin vücudun belirli bölgelerinde cilt altında düzensiz olarak toplanması neticesinde ortaya çıkan bir sorundur. Genellikle cildin güneşle ve kimyasal maddelerle temas ettiği bölgelerde(ense, yüz, eller) sıklıkla görünmektedir. Yaşın ilerlemesi ve geçirilen bazı hastalıkların neticesinde vücudun herhangi bir yerinde görülebilir.
Cilt Lekelerinin Oluşmasının Nedenleri ve Bu Lekeleri Önlemek İçin Neler Yapabiliriz?
Cilt lekelerine neden olan melanin hücrelerinin fazla çalışmasına neden olan faktörler şunlardır; Yanlış kullanılan kozmetik ürünleri , genetik nedenler, yoğun güneş ışına maruz kalma, solaryum yanıkları, gebelik, sistemik hastalıklar cilt lekelerinin oluşmasının başlıca nedenleridir. Cilt lekesi tedavisinde öncelikli olarak lekenin önlenmesine yönelik yapılmalıdır. Cilt lekesine neden olan şeylere dikkat edilmesini önleyici önlem olarak görebiliriz.
- Çocukluktan itibaren her yaşta uygun koruma faktörlü güneş koruyucuları kullanmak gerekmektedir kullanılmaması leke oluşumuna neden olmaktadır.
- Aşırı bronzlaşmak için kontrolsüz şekilde güneş banyosu ve solaryumla yanıklar yapılmamalıdır.
- Alkollü ıslak mendiller, deodorantlar, tüy sarartıcı kremler, bronzlaştırıcı kremler gibi kozmetik ürünlerinin yanlış kullanılması bu kullanım sonunda güneşle temas edilmesi durumunda cilt lekelerinin oluşmasına neden olur.
- Özellikle cildin hassas bölgelerinde yapılan epilasyon sonrası cildin güneşle temas etmesi sonrası oluşmaktadır.
- Cilt bakımı, peeling işlemleri ve lazerle cilt yenileme gibi işlemlerden sonra cildin güneşten, kimyasal ve mekanik travmalar neden olmaktadır.
- Aknelere uygulanan yanlış tedaviler ilerleyen dönemlerde cilt lekelerine neden olmaktadır.
Cilt Lekesi Tedavisinin Yapılışı;
- Öncelikle cilt lekelerinin oluşmasının nedenlerine göre bir tedavi planı çıkarılır. Bu tedavinin uzun bir sürece olduğu konusunda kişi uyarılır sabırlı ve kararlı olması telkininde bulunulur.
- Cilt lekesinin doktor muayenesiyle iyi yada kötü huylu bir leke mi olduğu tespit edilir. Gerek görülmesi durumunda lekeden biyopsi alınıp patolojik incelenmesinin yapılması gerekebilir.
- Cilt lekesine hangi etmenin neden olduğu araştırılıp o etmenin ciltten arındırması yapılır.
- İkinci olarak ciltte yeni başlamış hastalık belirtileri ve şikayetleri varsa önce tedavi edilir daha sonra leke tedavisine başlanır.
- En son aşamada ise tedavi sonrası gerekli olan bakımın ve korumanın yapılması.
Cilt Lekesi Tedavisi;
Cilt lekesi tedavisinde gelişen teknolojiye paralel olarak her geçen zamanda yeni yöntemler bulunmaktadır. Geçmişte olduğu gibi leke tedavisinde kimyasal peeling uygulamaları, mikro dermabrazyonlar gibi mekanik peeling uygulamaları yerine günümüzde lazerle tedavi ile lekeleri en az yan etkiyle en etkili olarak gidermeyi hedefliyor.
Cilt Lekesi Tedavisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular;
- Leke tedavisinin son noktası lazer diyebilir miyiz?
-Kesinlikle Evet. Uygun Lazer türü, tecrübeli uzman ve uyumlu hastada mükemmel sonuçlar almamızı sağlar.
- Lazer tedavisi tek seansta lekeyi geçirir mi?
– Bu lekenin derinliği ile ilgili bir durumdur. Leke cildin yüzeysel katında sınırlı ise tek seans yeterli olabilirken, derine uzanan lekelerde seans sayısı ve arası tedaviye başlayınca belirlenir.
- Leke tedavisinin mevsimi var mıdır?
-Genelde cilt lekeleri güneşle ilgili bir problem olduğu için güneşin olmadı sonbahar ve kıştır. Kışın başlayan tedavilerde ise tedavi ilk baharda bitirilmeli ve yazın güneşten korunmaya dikkat edilmelidir.
Windows 10 Tüm Detayları ve Çıkış Tarihi
Window 10, Microsoft’un aylar öncesinde tanıttığı Windows 8.1’den sonra gelecek olan işletim sisteminde farklı özellikler ile dikkat çekiyor. Aylardır konuşulan birçok detayın yanı sıra deneme sürümü de yayınlanan Windows 10′ da birçok özelliğin kaldırıldığını veya Windows 7’de yer alan özelliklerin geri getirildiğini görebiliyoruz. Öncelikle kullanıcıların kullanım kolaylığını hedefleyen microsoft Windows 10’da getirdiği yenilikler ile kullanıcıların rahat etmesini sağlamayı düşünmüş.
- Başlat Menüsü Geri Geldi ve Yeniden Düzenlendi
Windows 10’da kullanıcıyı sevindiren en büyük yeniliklerden birisi de başlat menüsünün geri gelmiş olmasıdır. Windows 7’de var olan bu özellik windows 8’de sonradan bir başlat menüsü gereği hissettirmiş ve kullanıcılar bu konuda oldukça sorun yaşamıştı. Microsoft kullanıcıların taleplerine göre hareket ederek Windows 10’da flat bir başlat menüsü ve üzerinde sık kullanılan retro araçları yerleştirmiş. Bu araçların ikonlarını küçültüp büyütme imkanı koymuş ve istediğiniz şekilde yerlerini sürükle bırak yöntemiyle değiştirebiliyorsunuz. Windows 10’da başlata kavuşuyoruz.
- Güncellemeler Tamamen Otomatik
Deneme sürümünde gördüğümüz yeniliklerin başında gelen bir diğer konuya baktığımızda Windows 10’da tüm güncellemeler otomatik olarak yapılıyor. Windows sahte yazılıma karşı da geliştirdiği bu yöntem ile kullanıcıların güvenliklerini tam anlamıyla sağlamayı hedefliyor. Windows 7 ve 8 serilerinde güncellemeler bildirim olarak geliyor ve aralarından seçtiklerinizi yükleyebiliyordunuz. Fakat Windows 10’da bu güncellemeler sizlere bildirim olarak geldikten sonra size seçim hakkı tanımadan otomatik olarak sistem en son güncellemeleri kendisi yüklüyor.
- Windows Phone, Nokia ve Store İle Senkronize
Microsoft, Nokia’yı satın aldıktan sonra Windows Phone ile ilgili birçok geliştirme yaptı. Bu geliştirmelerin üzerine bir yenisini de Windows 10’da bize sunuyor. Windows 10 Nokia ve Windows Phone işletim sistemi ile çalışan tüm cihazlarla senkronize bir şekilde geliyor. Mağazadan yüklediğiniz uygulamalar izin vermeniz durumunda Windows cihazınıza da yükleniyor. Fotoğraf, video ve dosya yükleme işlemleri içi ekstra programlara ihtiyaç duymadan Windows 10 üzerine cihazınızdan aktarabiliyorsunuz.
- Browser Uyumlu Gelişmiş Arama ve Görüntülenme Seçenekleri
Gelişmiş arama seçenekleri başlat kısmından istediğiniz bir dosyayı arayabilmenize olanak tanımakla birlikte browser uyumlu arama seçeneği de en beğendiğimiz özellikler arasında yer almaktadır. Deneme sürümünde de görebileceğimiz bu özellikle başlat üzerinden herhangi bir kelime veya internet üzerinde aramak istediğiniz herhangi bir şeyi rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Arama kısmına yazdığınız kelimeyi otomatik olarak bing üzerinde size arıyor ve internet sayfasında görüntülemenizi sağlıyor.
- İnternet Explorer Tam Sürümde Tarih Olacak
İnternet explorer deneme sürümünde bizlere sunulsa da Windows 10’da göreceğimiz en büyük yeniliklerden birisi de Microsoft Edge oluyor. Microsoft Edge daha önce geliştirmeleri yapılan ve Windows 10’da bize sunulan yeni tarayıcı. Bu tarayıcı flat bir tasarım sürükle bırak teknolojisiyle uyumlu ve dokunmatik duyarlılığa sahip. İnternet Explorer’ın tarih olacağı Windows 10’da kullanılacak olan Microsoft Edge’nin Chrome’a göre ne derece etkili olacağını tam sürüm yayınlandıktan sonra göreceğiz.
- Windows 10 Tüm Bankamatiklerde
Microsoft’un emektar olarak nitelendirebileceğimiz işletim sistemlerinden birisi olan Windows Xp de tarih olmaya başlıyor. Kullanım alanları oldukça fazla olan Windows Xp ülkemizdeki tüm bankamatiklerin altyapısında kullanılmaktaydı. Windows 10 geliştirmeleri tamamlandığında tüm bankamatiklerde bu işletim sistemine yer verilecek ve bankamatiklerin daha hızlı çalışması söz konusu olacak.
- Snap Asist Özelliği Geliyor
Bu özellik Macbook kullananların ve İos işletim sistemine aşina olanların bildiği bir özellik olmakla birlikte Windows 10’da karşımıza çıkan bir özelliktir. Bu özellik sayesinde Windows’da farklı pencerelere programlarımızı tutturabileceğiz. Yani bir masaüstü yerine birçok masaüstü olabilecek. Aralarında geçiş yaparak istediğiniz programı kapatıp açmanız kolaylaşacak.
- Task Wiev (Çalışan Uygulama Görüntülenme)
Windows 10’da performans adına yapılan en büyük yeniliklerin başında gelen Task Wiev özelliği Ctrl+alt+delete geleneğini de sonlandırmayı hedefliyor. Artık mobil cihazlarda olduğu gibi sağ tık üzerine çalışan uygulamaları görüntüleme seçeneği getiriliyor. Böylece klavye kullanmadan arka planda çalışan ve fazladan Ram tüketen uygulamaları kolaylıkla sonlandırabilirsiniz.
- Windows 10 Fiyatı, Sistem Gereksinimleri ve Çıkış Tarihi
Aylardır birçok bilgisi sızdırılan Windows 10’un fiyatı da içerden alınan bilgiler ile birçok yerli yabancı internet sitesinde paylaşılmaya başlandı. Derlediğimiz bilgilere göre Windows 10’a sahip olmak isteyen kullanıcılar işletim sistemini 100-110 ve 119 dolar üzerinden alabilecekler. Sürümlere göre farklılık gösteren fiyatlar genellikle Home Basic, Home Premium fiyatlarıdır. Sistem gereksinimleri de açıklanan Windows 10 için bilgisayarınızın en az ;
- 1 gigahertz (GHZ) işlemci hızında olması gerekmektedir.
- 32 bit sürümleri için 1 GB, 64 Bit sürümleri için 2 GB Ram.
- 32 bit sürümler için 16 Gb depolama alanı gerekirken 64 bit sürümler için ise 20 Gb depolama alanına ihtiyaç duyuyor.
- Ekran kartı ve Çözünürlüğü için ise DirectX 900 ve sonrası gerekirken 1024×600 çözünürlükte ekrana ihtiyacınız olacak.
Windows 10 daha önceki işletim sistemleri gibi kolay ve kısa süreli kurulum prensibi ile geliyor.
İşletim sistemini güncelleyecekseniz bu 20 dakikaya kadar düşebiliyor. Sıfırdan bir kurulum için yaklaşık 1 saatinizi ayırmanız uygun olacaktır. Windows 10 kesin olarak 29 Temmuz tarihinde resmi olarak Türkiye’de olacak.
Htc One M9 ve LG G4 Karşılaştırması
Htc One M9 ve LG G4 Karşılaştırması
Htc One M9 ve LG G4 2015 yılının amiral gemisi cihazları arasında yer almakla birlikte araştırmalarımıza göre en çok kıyaslanan cihazlar arasında yer almaktadır. Mobil cihaz tutkunlarının seçim yapmakta sürekli ikilemde kaldığı bu cihazların tüm artı ve eksi yönlerini sizler için derledik. Htc One M9 ile başlayalım.
- HTC One M9
Htc One M9 1 Mart’da Barcelona’da tanıtılan Htc’nin son amiral gemisi cihazıdır. M9’un hızlı bir tanıtılma ve piyasaya sürülme aşaması olduğunu söyleyebiliriz. 30 Mart itibariyle ülkemize giriş yapan M9’da yenilik fazla olmasına rağmen M8’den fazla izler barındırıyor olması da kullanıcıları hayal kırıklığına uğratan özelliklerin başında gelmektedir.
Htc One M8’de olduğu gibi 5 inç büyüklüğünde bir ekran ile karşımıza çıkan M9’un çözünürlüğü ise 1920×1080 piksel. M9’un ekranını daha büyük ve gelişmiş beklememize rağmen Süper LCD3 teknolojisiyle üretilen M8 ile çok benzer bir ekran ile karşımıza çıktı.
441 dpi piksel yoğunluğuna sahip olan bu cihazda ekran koruması yine üst düzeyde tutulmuş ve Gorilla Glass 4 ekran kaplaması ile geliyor olması yine cihazın olası hasarlara karşı oldukça sağlam ve zararı en aza indirgemesini yok sayamayacağız.
M9’un performansına geldiğimizde ise oldukça memnun bırakacak sonuçlar aldığımızı söylememiz mümkün. Qualcoom’un en iyi işlemcilerinden birisi olan Snapdragon 810 işlemcisi ile gelen M9 8 çekirdekten oluşan bir işlemci ve 64 bit desteği sunuyor. İşlemcinin sıcaklık seviyesi fazla olduğu için cihazda ısınma sorunu olabileceği kanaatindeyiz. Oyunlardaki performansına değinmek için şu özellikleri söylemeden geçmememiz gerekiyor; 1,5 Ghz hızında Arm Cortex A53 çekirdekten 4 tane ve 4 tane 2 Ghz hızında çalışan Arm Cortex A57 çekirdeği bulunan cihazın oyun performansı görülmeye değer.
3GB DDR 4 Ram ile gelen M9’da 32 GB depolama alanının yanında microSD kart desteği de sunulmuş. Ultrapiksel ön kamera kullanılan cihazda video kaydını 30 fps’ye kadar ön kamerayla yapabiliyorsunuz. Aynı zamanda arka kamerasıyla da fark yaratmayı hedefleyen m9’da 20.7 megapiksel çözünürlükte müthiş bir ana kamera mevcut. Bataryasının ise yetersiz olduğunu düşündüğümüz M9’da 2800 mAh gücünde çalışan bir pil mevcut. Fiyat olarak ise yine beklediğimiz gibi 2799 ve civarında bir fiyatla karşımıza çıktı.
- LG G4
Lg amiral gemilerindeki atılıma devam ederken son amiral gemisi cihazı ile dünyada fark yaratmayı başardı. Özellikle ilk olarak Türkiye’de tanıtımı gerçekleştirilen LG G4 ülkemizde büyük ilgiyle karşılanan bir cihaz olma özelliği taşıyor. LG tasarım olarak G3 gibi oval bir yapıyı tercih etmesine rağmen tasarımda çok az da olsa bir fark yaratmış. Arka kısımdaki eğim artırılmış ve ekran büyütülmüş. Böylece telefonu tek elle kavrayabilme ve işlem yapma kolaylığı da sağlanmaya çalışılmış. Ekran kısmına bakacak olursak içe doğru bir kavis verilmiş hem olası kazalarda hasarlar en aza indirgenmeye çalışılmış hem de tutuş kolaylığı sağlanmaya çalışılmış. Quantum IPS 5.5 inç ekranla karşımıza çıkan G4 güneş ışığından etkilenme oranı en az olan cihazlar arasında yer almakla birlikte M9’a bu alanda büyük fark atmış. 16 megapiksel ana kamerayla gelen cihazın 8 megapiksel ön kamerası da oldukça net görüntüler veriyor.
M9 ile kamera kıyaslaması yapıldığında büyük bir fark görünmese de biraz geride kaldığını söylemek mümkün. LG’nin amiral gemilerinde hedeflediği en büyük olanaklardan birisi de pil ömrünü uzatmaktı. Bunu G4’e de yansıtan Lg’nin pil ömründe oldukça iyi rakamlar aldığını söylemek mümkün. 3000 mAh gücündeki başarısıyla ve pil ömrünü artırıcı ekstra özellikleri ile LG G4, Htc One m9’a en büyük farkı bu kısımda atmış görünüyor. Qualcomm MSM8992 Snapdragon 808 işlemci ile gelen G4 işlemci modeli olarak M9’dan geride kalsa da kullanılan çekirdek ve hızları bakımından hemen hemen aynı performansa sahip bir cihaz. Ram modeli bakımından da M9’dan geride kalan LG’de 3 GB DDR3 ram bulunuyor. 32 GB depolama alanı ve microSD kart desteği sunulan cihazda en büyük artılardan birisi de 128 GB’a kadar artırılabilir depolama alanı sağlaması. Ekran koruması Gorilla Glass 4 ile gelmesi yine Htc One M9 ile aynı düzeyde korumaya sahip olmasını sağlıyor fakat ekran genişliği olarak M9’u geride bırakan cihazın en büyük artılarından birisi de arka kapak tasarımında deri kullanılmasıdır. Kullanıcının estetik açısından ilgi duyacağı cihazlardan birisi haline gelmesine sebep olmakta.
Htc One M9 ve LG G4 arasında fiyat açısından kıyaslama yapacak olursak G4 2199 TL ile M9’dan 600 Tl daha az bir fiyat ile satışa sunuldu. Aynı zamanda cihazlar özellik olarak birbirlerine çok yakın bir seviyede seyrediyor. Oyunlarda ve performansta çok az bir fark atan M9’a göre LG birçok alanda daha başarılı bir cihaz ve fiyat açısından M9’a göre oldukça uygun fiyatlı bir cihaz.
