Elazığ’da 4.7 Büyüklüğünde Korkutan Deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamaya göre, Elazığ’da 4.7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Deprem, 30 Mart 2024 tarihinde saat 14:09’da Elazığ Merkez’de gerçekleşti. Depremin yerin 7 kilometre derinliğinde olduğu belirtildi.

AFAD’dan yapılan açıklamada, depremden sonra herhangi bir olumsuzluk bildirilmediği kaydedildi. Bölgede arama tarama çalışmaları devam ediyor.

Deprem, Elazığ’ın yanı sıra çevre illerde de hissedildi.

Jeolog Prof. Naci Görür, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, depremin Elazığ Fay Hattı’nın bir kolu üzerinde gerçekleştiğini ve artçı sarsıntıların olabileceğini belirtti.

Elazığ, 24 Ocak 2020 tarihinde 6.8 büyüklüğünde bir depremle sarsılmış, bu depremde 41 kişi hayatını kaybetmişti.

Lily Savage’ın Yaşamı ve Ölümü İncelemesi: ITV’de Duygusal Bir Yolculuk

Lily Savage’ın Yaşamı ve Ölümü, Paul O’Grady’nin sevilen alter egosu Lily Savage’a adanmış yeni bir ITV belgeseli. Belgesel, Savage’ın mütevazı başlangıçlarından ikonik bir drag queen’e dönüşmesine ve trajik ölümüne kadar uzanan hikayesini anlatıyor.

Belgeselin Öne Çıkan Noktaları:

  • Savage’ın çocukluk ve gençlik yılları
  • Drag queen olma kararı ve Lily Savage karakterinin yaratılması
  • Lily Savage’ın şöhrete yükselişi ve kazandığı başarılar
  • Savage’ın özel hayatı ve mücadeleleri
  • 2002 yılında kanserden ölümü

Eleştiriler:

Belgesel, Savage’ın hayranları tarafından büyük beğeni topladı. Eleştirmenler, belgeselin samimi ve duygusal bir bakış açısı sunduğunu ve Savage’ın karmaşık kişiliğini ve mirasını başarıyla ele aldığını belirtiyor.

Bazı Eleştiriler:

  • Belgeselin Savage’ın karanlık yönlerini yeterince ele almadığına dair bazı eleştiriler de var.
  • Bazı izleyiciler belgeselin Savage’ın ölümüne odaklanmasından rahatsızlık duydu.

Genel Değerlendirme:

Lily Savage’ın Yaşamı ve Ölümü, sevilen bir sanatçının hayatına ve ölümüne dair duygusal ve aydınlatıcı bir bakış açısı sunuyor. Belgesel, Savage’ın hayranları ve drag queen kültürüne ilgi duyan herkes için izlenmeye değer.

Not:

  • Bu belgesel 2023 yılında ITV’de yayınlandı.
  • Belgeselin yönetmeni Ben Anthony.
  • Belgeselde Paul O’Grady, Dawn French, Julian Clary ve Matt Lucas gibi isimler yer alıyor.

Gypsy Rose Blanchard Kocasından Ayrıldı!

Gypsy Rose Blanchard, 2015 yılında annesini öldürmesiyle gündeme gelen ve hikayesi Hulu’da yayınlanan “The Act” dizisine konu olan kişi, kocasından ayrıldı.

Blanchard, Instagram hesabında yaptığı paylaşımda eşi Ryan Scott‘tan ayrıldıklarını duyurdu. 2018 yılında evlenen çiftin, Christian adında bir oğlu var.

Blanchard paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Ryan ve ben ayrıldığımızı bildirmek için buradayım. Bu karar kolay olmadı ve her ikimiz için de zor bir süreç oldu. Oğlumuz Christian için en iyisini yapmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Herkesin anlayışını ve mahremiyetimize saygısını rica ediyorum.”

Blanchard’ın ayrılık sebebiyle ilgili herhangi bir bilgi paylaşmadı.

Gypsy Rose Blanchard’ın Hikayesi:

Blanchard, Munchausen by proxy sendromu hastası olan annesi Dee Dee Blanchard tarafından yıllarca istismara maruz kaldı. Annesi, Gypsy’nin hasta olduğunu ve tekerlekli sandalyeye ihtiyacı olduğunu iddia ederek onu ilaçlara ve gereksiz ameliyatlara maruz bıraktı.

2015 yılında Gypsy ve erkek arkadaşı Nicholas Godejohn, Dee Dee’yi bıçaklayarak öldürdüler. Gypsy, ikinci derece cinayetten mahkum edildi ve 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı.

Blanchard’ın hikayesi 2017 yılında “Mommy Dead and Dearest” adlı bir belgesele ve 2019 yılında “The Act” adlı bir Hulu dizisine konu oldu.

Ek Bilgiler:

  • Gypsy Rose Blanchard şu anda 29 yaşında.
  • Oğlu Christian 2 yaşında.
  • Ryan Scott, Blanchard’ın ikinci eşi.
  • Blanchard, 2023 yılında şartlı tahliye olma şansına sahip.

Oscar Ödüllü Oyuncu Louis Gossett Jr. Vefat Etti

Amerikalı aktör Louis Gossett Jr., 81 yaşında vefat etti. En çok “Subay ve Centilmen” filmindeki rolüyle ve “Köle” dizisindeki Fiddler karakteriyle tanınıyordu. Gossett Jr., 1969’da “Köle” dizisindeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü kazanan ilk siyahi aktör oldu.

Gossett Jr., New York’ta doğdu ve Brooklyn’de büyüdü. Oyunculuk kariyerine 1950’lerde başladı ve Broadway’de birçok oyunda rol aldı. 1960’larda televizyona geçti ve “The Untouchables” ve “Dr. Kildare” gibi dizilerde konuk oyuncu olarak yer aldı.

1977’de “Subay ve Centilmen” filminde rol aldı ve bu filmdeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterildi. 1982’de “Köle” dizisinde Fiddler karakterini canlandırdı ve bu rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Emmy ödülü kazandı.

Gossett Jr., 50 yılı aşkın süredir oyunculuk yapıyordu ve “An Officer and a Gentleman”, “Enemy Mine”, “The Color Purple” ve “Iron Eagle” gibi birçok filmde rol aldı. Son olarak 2017 yılında “The Young Pope” dizisinde rol aldı.

Gossett Jr.’ın ölümü, oyunculuk camiasında büyük üzüntü yarattı. Oyuncu ve aktivist Viola Davis, Twitter’da Gossett Jr.’ın “bir efsane” olduğunu ve “siyahi oyuncular için bir öncü” olduğunu yazdı.

Louis Gossett Jr.’ın bazı önemli filmleri ve dizileri:

  • Subay ve Centilmen (1982)
  • Düşman Benim (1985)
  • Mor Yıllar (1985)
  • Demir Kartal (1986)
  • Köle (1977-1983)
  • The Young Pope (2017)

Fitch Ratings: Japonya’daki Para Politikası Sıkılaştırmasının Banka Kredi Profilleri Üzerindeki Etkisi

Fitch Ratings, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) para politikasını sıkılaştırmasının, politika faiz oranlarında artış da dahil olmak üzere, Japon bankalarının yurtiçi net faiz marjlarını (NIM) yükseltmeye yardımcı olacağını savundu.

Fitch’in Değerlendirmesi:

  • BoJ’nin gösterge teminatsız gecelik çağrı faizi hedefini %0-%0,1’e yükseltmesi, 2023’te Getiri Eğrisi Kontrol (YCC) politikasında yapılan ayarlamaları takip ediyor.
  • Fitch, önümüzdeki iki yıl içinde politikanın kademeli olarak daha da sıkılaştırılmasını bekliyor, ancak politika faizinin 2025 sonuna kadar sadece %0,25’e yükselmesini öngörüyor.
  • Kârlılık, Fitch’in derecelendirdiği bankaların bağımsız kredi profillerinin en zayıf yönü, ancak bankaların mevduat faizlerini artırma planları göz önüne alındığında bile daha yüksek yurtiçi kredi NIM’leri genel kârlılığı destekleyecektir.
  • Daha yüksek JGB yeniden yatırım getirileri de karlılığı artıracaktır.
  • Faiz oranlarının 2024-2025’te öngörülen seviyelerin çok üzerinde artması, karlılık üzerinde baskı oluşturacak ve daha yüksek NIM’lerden kaynaklanan artışı kısmen dengeleyecektir.
  • Bölgesel bankaların kârlılığının mega bankalara kıyasla daha az fayda sağlaması bekleniyor.
  • Bankaların kazanç artışının bir kısmını ellerinde tutmaları halinde sermayelendirme zaman içinde iyileşebilir.
  • Bankaların kredi profilleri üzerinde ek etkiler, döviz likiditesi ve genel piyasa riski üzerindeki etkinin yanı sıra bankaların stratejileri ve risk iştahındaki potansiyel değişiklikler yoluyla da ortaya çıkabilir.
  • Japonya’nın istikrarlı enflasyon ve ılımlı ücret artışı yaşaması halinde, bu iyileşen makroekonomik görünüm, bankalar için daha yüksek faiz oranlarından kaynaklanan potansiyel yukarı yönlü etkiyle birlikte, banka faaliyet ortamı (OE) faktör puanının ‘a-‘den ‘a’ya revize edilmesini destekleyebilir.
  • OE notunun ‘a’ seviyesine yükseltilmesi Japon bankalarının bağımsız Yaşayabilirlik Notları (VR) üzerinde yukarı yönlü bir baskı yaratmazken, ‘a-‘ seviyesinden ‘bbb+’ seviyesine indirilmesi bazı bankaların VR’lerinin düşürülmesine yol açabilir.

Fitch’in görüşleri, Japonya’daki para politikası sıkılaştırmasının bankalar için hem olumlu hem de olumsuz sonuçları olacağını gösteriyor. Olumlu tarafta, daha yüksek NIM’ler ve JGB yeniden yatırım getirileri karlılığı artıracaktır. Olumsuz tarafta, daha yüksek faiz oranları, döviz kuru dalgalanmaları ve daha yüksek kredi maliyetleri karlılık üzerinde baskı oluşturabilir.

Fitch, bankaların kredi profillerinin önümüzdeki birkaç yıl içinde nasıl gelişeceğini görmek için bankaların faiz oranlarındaki değişikliklere nasıl tepki verdiğini ve karlılıklarını nasıl koruduğunu izlemeye devam edecek.

 

2024’te St. Lucia Vatandaşlığı: Yatırım Yoluyla Karayipler’de Bir Hayat

Karayipler’in büyüleyici adası St. Lucia, sadece doğal güzellikleri ve sakin plajlarıyla değil, aynı zamanda yatırımcılara sunmuş olduğu cazip vatandaşlık programı ile de dikkat çekiyor. 2024 yılı itibarıyla, yatırım yoluyla St. Lucia vatandaşlığı elde etmek, dünya genelindeki pek çok kişi için hem stratejik hem de yaşam tarzı bir tercih haline gelmiş durumda. Bu program, global hareketlilik, vergisel avantajlar ve yüksek yaşam kalitesi gibi önemli fırsatlar sunarken, aynı zamanda adanın ekonomik gelişimine katkıda bulunma imkanı sağlıyor. Bu rehberde, Saint Lucia vatandaşlığına yatırım yoluyla nasıl ulaşabileceğiniz, programın sunduğu farklı yatırım seçenekleri, başvuru süreci ve vatandaşlık elde ettikten sonra sizi nelerin beklediği gibi konuları detaylı bir şekilde ele alacağız.

 

Neden St. Lucia Vatandaşlığı?

 

St. Lucia vatandaşlığı, yatırımcılara ve onların ailelerine sadece bir Karayip cennetinde yaşama imkanı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bir dizi benzersiz avantaj da sağlıyor. Öncelikle, St. Lucia pasaportu, sahiplerine 140’tan fazla ülkeye vizesiz veya varışta vize ile seyahat etme özgürlüğü veriyor. Bu, uluslararası iş insanları ve dünya çapında seyahat etmeyi sevenler için büyük bir kolaylık ve çekicilik sunuyor. Ayrıca, St. Lucia vatandaşlığı, vergilendirme konusunda önemli fırsatlar sağlayarak dünya genelinde gelirler üzerinden vergi yükünü azaltma imkanı sunar. Adada dünya gelirleri üzerinden vergilendirme yapılmaz, bu da özellikle yüksek gelirli bireyler ve uluslararası iş operasyonlarına sahip olanlar için maliyet tasarrufu anlamına gelir.

 

Ek olarak, St. Lucia vatandaşlık programı, görece düşük yatırım eşiği ve çeşitli yatırım seçenekleri sunarak farklı bütçe ve ilgi alanlarına hitap eder. Gayrimenkul projelerine, devlet bonolarına yatırım yapma, ekonomik kalkınma fonuna bağış yapma veya yerel işletmelere sermaye yatırma gibi seçenekler, yatırımcıların St. Lucia ekonomisine katkıda bulunurken aynı zamanda potansiyel getiri elde etmelerine olanak tanır. Bu yatırım seçenekleri, adanın sürdürülebilir kalkınmasını desteklerken, vatandaşlık almak isteyenler için esneklik ve çeşitlilik sunar. Kısacası, Saint Lucia vatandaşlığı, küresel hareketlilik, finansal avantajlar ve Karayipler’de yüksek bir yaşam standardı arayanlar için mükemmel bir fırsat sunuyor.

 

Yatırım Yoluyla St. Lucia Vatandaşlığına Ulaşmanın Yolları

 

Yatırım yoluyla St. Lucia vatandaşlığına ulaşmak, dünya vatandaşlarına Karayipler’deki bu muhteşem adada bir hayat kurma ve global bir yaşam tarzı edinme fırsatı sunuyor. St. Lucia hükümeti, adanın ekonomik gelişimine katkı sağlayacak ve aynı zamanda yatırımcılara değerli bir ikinci vatandaşlık sunacak çeşitli yatırım seçenekleri geliştirmiştir. Bu program, yatırımcılara ve ailelerine, finansal avantajların yanı sıra, global hareketlilik ve yaşam kalitesinde önemli iyileştirmeler sunar. Aşağıda, St. Lucia vatandaşlığına ulaşmanın yollarını kısaca listeleyen bir özet bulunmaktadır:

 

  • Gayrimenkul Yatırımı: Onaylanmış gayrimenkul projelerine minimum belirlenen miktarda yatırım yapma.
  • İşletme Yatırımı: St. Lucia ekonomisine katkıda bulunacak ve istihdam yaratacak işletmelere yatırım yapma.
  • Devlet Tahvili Yatırımı: Hükümet tarafından belirlenen miktarda St. Lucia devlet tahvillerine yatırım yapma ve belirli bir süre boyunca bu tahvilleri tutma.
  • Bağış: St. Lucia’nın Ulusal Ekonomik Fonuna tek seferlik bir bağış yapma.

 

Bu yollar, yatırımcılara ve ailelerine, yalnızca finansal bir getiri değil, aynı zamanda St. Lucia’nın sunduğu zengin kültürü, tropikal iklimi ve sakin yaşam tarzının keyfini çıkarma imkanı da sunar.

Başvuru Süreci ve Adımlar

Yatırım yoluyla St. Lucia vatandaşlığı başvuru süreci, adayların St. Lucia hükümetine belirli yatırım kriterlerini karşılayacak şekilde resmi bir başvuru yapmalarını gerektirir. Bu süreç, yatırımcıların yatırım niyetlerini belgelemeleri, gerekli yasal prosedürleri tamamlamaları ve St. Lucia vatandaşlığı için uygunluklarını kanıtlamaları için tasarlanmıştır. Süreç, başvuru formunun doldurulmasından, yatırımın tamamlanmasına ve vatandaşlık sertifikasının alınmasına kadar bir dizi adımdan oluşur.

 

İşte bu sürecin temel adımları:

 

  1. Gayrimenkul, işletme, devlet tahvili veya bağış seçeneklerinden birini seçme.
  2. Gerekli tüm belgeleri toplama ve başvuru formunu doldurma.
  3. St. Lucia vatandaşlığı programı için yetkilendirilmiş bir ajan aracılığıyla başvuru yapma.
  4. Gerekli başvuru ve işlem ücretlerini ödeme.
  5. Başvurunun hükümet tarafından değerlendirilmesi ve yatırımın onaylanması.
  6. Onay sonrası belirlenen yatırımın gerçekleştirilmesi.
  7. Tüm adımların tamamlanması ve yatırımın onaylanmasının ardından vatandaşlık sertifikası ve pasaportun alınması.

 

Bu adımlar, yatırımcılara St. Lucia vatandaşlığını etkili bir şekilde ve yasal yollardan elde etme yolunu gösterir, sağladıkları yatırımın karşılığında değerli bir ikinci vatandaşlık kazanmalarını sağlar.

 

Maliyetler ve Finansal Yükümlülükler

 

St. Lucia vatandaşlığına yatırım yoluyla başvurunun maliyeti, seçilen yatırım yoluna, başvuru sahibinin aile durumuna ve ilave yasal ile işlem ücretlerine göre değişiklik gösterir. Genellikle, bir yatırımcının St. Lucia vatandaşlığına ulaşmak için yapması gereken minimum yatırım, gayrimenkul alımında yüz binlerce doları bulabilirken, ekonomik fona yapılan bağış daha düşük bir maliyetle vatandaşlık elde etme imkanı sunar. Bu maliyetlerin yanı sıra, başvuru ve işlem ücretleri, yasal danışmanlık masrafları ve gerektiğinde çeviri hizmetleri gibi ek maliyetler de dikkate alınmalıdır. Ayrıca, başvurunun her aşamasında ödenecek devlet harçları ve belki de en önemlisi, yatırımın kendisi için ayırmanız gereken tutarlar, toplam mali yükümlülüğü belirler. Bu yatırım ve masraflar, St. Lucia’nın sunduğu benzersiz vatandaşlık avantajlarına erişim karşılığında yapılan bir yatırım olarak görülmeli ve potansiyel getiriler ile yaşam kalitesindeki iyileşme düşünüldüğünde, birçok yatırımcı için makul bir tercih haline gelmektedir.

 

Yaşam Kalitesi ve St. Lucia’da Yaşamak

 

St. Lucia’da yaşamak, Karayipler’in sunduğu eşsiz doğal güzellikler, sıcak iklim ve rahatlatıcı bir yaşam tarzıyla dolu bir deneyim sunar. Bu tropikal cennet, berrak turkuaz suları, muhteşem kumsalları, yemyeşil dağları ve zengin kültürel mirasıyla sakinlerine unutulmaz bir yaşam kalitesi vaat eder. Saint Lucia, dünya standartlarında restoranlar, lüks konaklama tesisleri ve çeşitli eğlence seçenekleri ile modern yaşamın tüm konforlarını sunarken, huzurlu bir ada hayatının sakinliğini koruyor.

 

Ayrıca, sağlık ve eğitim hizmetleri açısından da yüksek standartlara sahip olan Saint Lucia, aileler için ideal bir yaşam alanı sunuyor. Topluluklar sıcak ve misafirperver olup, adaya yeni taşınanlar hızlı bir şekilde yerel halkla ve diğer expatlarla kaynaşabilir. Ekolojik parklar, doğa yürüyüşleri, dalış ve yelken gibi açık hava aktiviteleri, St. Lucia’nın aktif bir yaşam tarzını benimsemek isteyenler için bolca fırsat sunar. Kısacası, St. Lucia’da yaşamak, sakinlerine huzur ve doğal güzellikler içinde, yüksek bir yaşam kalitesi ile dolu bir deneyim sunar.

 

Level Immigration ile Yatırım Yoluyla St. Lucia Vatandaşlığı

 

Level Immigration, yatırım yoluyla St. Lucia vatandaşlığı almak isteyen bireyler için kapsamlı bir danışmanlık süreci sunar. Bu süreç, başvurunun ilk değerlendirilmesinden, yatırımın yapılmasına ve sonunda vatandaşlık alınmasına kadar her adımda müşterilere rehberlik eder. Müşteriler, Level Immigration’ın derinlemesine piyasa bilgisi ve uzman danışmanlık hizmetlerinden yararlanarak, St. Lucia vatandaşlık programının karmaşıklıklarını anlar ve bu süreçte en iyi kararları verebilirler.

Elazığ’ın Konut Stoğu ve Emlak Piyasası

Elazığ, Doğu Anadolu Bölgesi’nde, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle ön plana çıkan bir şehir olarak hem yaşam kalitesi hem de emlak piyasası açısından dikkat çekmektedir. Son yıllarda şehirdeki konut stoğundaki artış ve emlak piyasasındaki dinamikler, “Elazığ kiralık daire” ve “Elazığ kiralık ev” arayışında olan kişiler için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu yazımızda Elazığ’ın konut stoğu, emlak piyasasının mevcut durumu ve gelecek trendleri üzerine detaylı bir inceleme yapacağız.

Elazığ’da Konut Stoğunun Gelişimi

Elazığ, son on yılda kentsel dönüşüm ve yeni konut projeleriyle dikkat çeken bir şehir haline gelmiştir. Şehirdeki konut stoğunun artışı, hem yerel halkın yaşam standartlarını yükseltmiş hem de şehre dışarıdan gelenler için çeşitli konut seçenekleri sunmuştur. Yeni geliştirilen konut projeleri, modern yaşam alanları ile dikkat çekerken, Elazığ’ın tarihi dokusunu koruyan restorasyon projeleri de şehrin kültürel mirasını yaşatmaktadır.

Bu gelişmeler, şehirdeki kiralık daire ve ev seçeneklerinin çeşitlenmesine yol açmıştır. Elazığ kiralık daire arayışı içinde olan bireyler için şehrin farklı bölgelerinde, farklı ihtiyaç ve bütçelere uygun seçenekler mevcuttur. Özellikle üniversite öğrencileri ve genç profesyoneller, şehrin merkezine yakın konumlanmış modern daireleri tercih ederken, aileler için daha sakin ve yeşil alanlara yakın semtler öne çıkmaktadır.

Emlak Piyasasındaki Güncel Trendler

Elazığ emlak piyasası, son yıllarda gösterdiği performans ile yatırımcıların ilgisini çekmekte. Konut satış fiyatları ve kira oranlarında yaşanan değişimler, şehrin emlak piyasasının sağlıklı bir şekilde büyüdüğünü gösteriyor. Özellikle “elazığ kiralık ev” arayışında olanlar için piyasa, çeşitli fiyat aralıklarında alternatifler sunmaktadır. Kiralık ev piyasasındaki çeşitlilik, hem şehir içinden hem de dışından gelenler için cazip kiralama koşulları oluşturmaktadır.

Yatırımcılar için Elazığ, özellikle uzun vadeli yatırım planları açısından değerlendirilmeye değer bir bölge olarak öne çıkmaktadır. Şehirdeki konut projeleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları, emlak piyasasının geleceğine dair olumlu sinyaller vermektedir. Ayrıca, Elazığ’ın üniversite şehri olması, kiralık konut talebinin sürekli olmasını sağlamakta ve yatırımcılar için güvenli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır.

Geleceğe Bakış: Elazığ Emlak Piyasasının Potansiyeli

Elazığ emlak piyasasının geleceği, şehrin sosyo-ekonomik gelişimine bağlı olarak şekillenmekte. Yeni yatırımlar ve şehrin altyapısının güçlendirilmesi ile birlikte, Elazığ’ın konut piyasası daha da güçlenmekte. Şehrin turizm potansiyelinin artması ve üniversitenin çektiği öğrenci nüfusu, kiralık konut talebini artırmakta ve emlak piyasasını canlı tutmaktadır.

Elazığ’da konut stoğunun ve emlak piyasasının geleceği parlak görünüyor. Yatırımcılar ve potansiyel ev sahipleri için çeşitli fırsatlar sunan şehir, yaşam kalitesi ve kültürel zenginlikleriyle de dikkat çekiyor. Elazığ, hem kiralık daire arayışında olanlar hem de emlak yatırımı düşünenler için cazip bir seçenek olmaya devam edecektir.

En Çok Para Kazandıran Meslekler Nelerdir?

En çok para kazandıran meslekler, zamana ve yere göre değişiklik gösterebilir. 2024 yılı Şubat ayı için Türkiye’de en çok para kazandıran bazı meslekler şunlardır:

Doktorluk: Özellikle uzman doktorlar, Türkiye’de en yüksek maaş alan meslek gruplarından biridir.

Avukatlık: Başarılı avukatlar, özellikle dava ve danışmanlık alanlarında oldukça yüksek kazanç sağlayabilirler.

Pilotluk: Pilotlar, uzun eğitim ve deneyim gerektiren bir meslekte çalışırlar ve buna bağlı olarak yüksek maaş alırlar.

Yazılım Mühendisliği: Yazılım sektörünün gelişmesi ile birlikte, yazılım mühendisleri de oldukça talep gören ve yüksek maaş alan bir meslek grubu haline gelmiştir.

IT Yöneticisi: Bilgi teknolojileri alanında uzmanlaşmış yöneticiler, firmaların dijital dönüşümüne liderlik ettikleri için yüksek maaş alırlar.

Petrol Mühendisliği: Petrol ve doğalgaz sektörünün önemi göz önüne alındığında, petrol mühendisleri de yüksek maaş alan bir meslek grubudur.

Mali Müşavirlik: Özellikle şirketlere danışmanlık hizmeti veren mali müşavirler, yüksek kazanç sağlayabilirler.

Noterlik: Noterlik, devlet tarafından yetkilendirilmiş bir meslektir ve noterler de yüksek maaş alırlar.

Eczacılık: Eczacılar, sağlık sektöründe önemli bir rol oynarlar ve yüksek maaş alırlar.

Diğer: Finans uzmanları, CEO’lar, yatırım bankacıları, girişimciler ve influencerlar da yüksek kazanç elde edebilen meslek grupları arasındadır.

Unutulmaması gereken: Maaş sadece mesleğe bağlı değildir. Çalışılan sektör, firma, deneyim, uzmanlık ve lokasyon da maaşı etkileyen faktörler arasındadır.

Meslek seçerken sadece maaşa odaklanmamak, ilgi alanlarınızı, becerilerinizi ve çalışma koşullarını da göz önünde bulundurmanız önemlidir.

Bazı kaynaklar:

Emekli Maaşı Hesaplama (SSK’lı, BAĞ-KUR’lu, Memur, EYT’li)

Emeklilik dönemi herkesin hayalini kurduğu bir zaman dilimidir. Ancak emekli olduğunuzda ne kadar bir gelire sahip olacağınızı bilmek, bu süreci planlamanızı sağlayacak önemli adımlardan biridir. Bu blog yazısında, emekli maaşı hesaplama süreci ve detayları hakkında bilmeniz gerekenleri ele alacağız. Ayrıca emekli maaşı hesaplama için gerekli belgeler nelerdir, SSK, Bağkur ve memur emeklileri için farklı formüller nasıl kullanılır ve dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir, hepsini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Artık emeklilik planlarınızı yaparken daha bilinçli adımlar atabileceksiniz.

Emekli Maaşı Hesaplama İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Emeklilik maaşı başvurusu yaparken gerekli belgeler belirli bir düzen içerisinde sunulmalıdır. Bu belgelerin eksiksiz olarak sunulması, işlemlerin daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını sağlar. Emeklilik maaşı hesaplama işlemi için gerekli belgeler arasında kimlik belgesi, nüfus cüzdanı, çalışma hayatınızı kanıtlayan belgeler, sigorta primlerinizi gösteren belgeler ve banka hesap bilgileri bulunmaktadır.

Ayrıca, emekli maaşı hesaplama işlemi için gereken belgeler arasında sağlık raporu, vefat belgesi, boşanma kararı gibi ek belgeler de bulunabilir. Bu belgelerin tamamını eksiksiz bir şekilde topladığınızdan emin olmalısınız. Belgelerin eksik olması durumunda başvurunuzun işleme alınması uzun sürebilir veya red edilebilir.

Ssk Emekli Maaşı Hesaplama Formülü Nasıl Kullanılır?

SSK emekli maaşı hesaplama formülü, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kapsamında çalışanların emekli maaşlarının nasıl hesaplandığını gösteren bir formüldür. Bu formülü doğru bir şekilde kullanarak, SSK kapsamında çalışan bir bireyin emekli maaşını kendisi de hesaplayabilir.

Bunun için ilk olarak kişinin prim ödeme gün sayısı üzerinden bir hesaplama yapılması gerekmektedir. Prim ödeme gün sayısının yanı sıra kişinin prime esas kazancı da emekli maaşı hesaplamasında oldukça önemlidir. Öncelikle kişinin prime esas kazancı belirlenmeli ve daha sonra prim ödeme gün sayısı göz önünde bulundurularak emekli maaşı hesaplaması yapılmalıdır.

Ayrıca emekli maaşı hesaplama sürecinde kişinin sigorta başlangıç tarihi, prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazancı dikkate alınarak detaylı bir hesaplama yapılmalıdır. Bu kriterlerin tamamının doğru bir şekilde hesaplanması, kişinin net emekli maaşını öğrenmesi için oldukça önemlidir.

Bağkur Emekli Maaşı Hesaplama Için Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Bağkur emekli maaşı hesaplama işlemi yaparken dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta bulunmaktadır. Bu noktalara dikkat edilmediği takdirde yanlış sonuçlar elde edilebilir ve emekli maaşı hakkında yanlış bilgilere sahip olunabilir.

Bağkur emekli maaşı hesaplama işlemi için ilk olarak sigortalı kişinin prim ödeme gün sayısı oldukça önemlidir. Bu nedenle bu bilginin kesinlikle doğru bir şekilde girilmesi gerekmektedir. Ayrıca hesaplama işlemi sırasında prim ödeme miktarları da dikkate alınmalıdır.

Bunun yanı sıra emekli olma yaşınız da hesaplama işleminde oldukça önemli bir faktördür. Bu bilgileri doğru bir şekilde girmek, emekli maaşı hesaplama işleminde doğru sonuçlar elde etmek adına oldukça önemlidir. Tüm bu dikkat edilmesi gereken noktaları göz önünde bulundurarak, bağkur emekli maaşı hesaplama işlemini doğru bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

Memur Emekli Maaşı Hesaplama Süreci Ve Detayları

Bir memur olarak emekli maaşı hesaplama süreci oldukça önemlidir. Emeklilik döneminde maaşınızın ne kadar olacağını bilmek, mali planlama yapmanıza yardımcı olabilir. Memur emekli maaşı hesaplama süreci ve detayları hakkında bilgi sahibi olmak, emeklilik planlarınızı doğru bir şekilde yapmanıza yardımcı olacaktır.

Memur emekli maaşı hesaplama süreci için ilk adım, çalışma sürenizi ve kazandığınız maaşı belirlemektir. Bu bilgileri kullanarak SGK’nın resmi web sitesinde bulunan emekli maaşı hesaplama formülünü kullanabilirsiniz. Bu formül, çalışma süreniz, prim ödemeleriniz ve diğer bazı faktörleri dikkate alarak emekli maaşınızı hesaplar. Formülü doğru bir şekilde kullanarak, emekli maaşınızın ne kadar olacağını öğrenebilirsiniz.

Ayrıca, emekli maaşı hesaplama sürecinde dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli detay da, gerekli belgelerin tam ve eksiksiz bir şekilde hazırlanmasıdır. Emekli maaşı için gereken belgeler arasında kimlik belgesi, SGK hizmet dökümü ve diğer bazı belgeler bulunmaktadır. Bu belgeleri eksiksiz bir şekilde hazırlamanız, emeklilik başvurunuzun hızlı ve sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını sağlayacaktır.

Örneklerle Kök Maaşlı Emekli Maaş Hesaplaması

Örnek 1

Aralık Ayı
  • Kök aylık: 4.496,95 TL
  • Yüzde 5 ek ödeme: 224,85 TL
  • Ek ödemeli aylık: 4.721,80 TL
  • Hesaba yatan: 7.500 TL (2.778,20 TL’si 5510 Ek 19 ödemesi)
Yüzde 37.57 Zamlı
  • Kök aylık: 6.186,45 TL
  • Yüzde 5 ek ödeme: 309,32 TL
  • Ek ödemeli aylık: 6.495,77 TL
  • Hesaba yatan: 7.500 TL (1.004,23 TL’si 5510 Ek 19 ödemesi)

Yüzde 49.25 Zamlı (Ocak Ayı)

  • Kök aylık: 6.711,70 TL
  • Yüzde 5 ek ödeme: 335,58 TL
  • Ek ödemeli aylık: 7.047,28 TL
  • Yatırılması gereken: 10.000 TL (3.266,72 TL’si 5510 Ek 19 ödemesi)
  • Ek Zam Farkı: 10.000 (yatırılması gereken) – 7.500 (yatırılan) = 2.500 TL

Örnek 2

Aralık Ayı
  • Kök aylık: 5.500 TL
  • Yüzde 4 ek ödeme: 220 TL
  • Ek ödemeli aylık: 5.720 TL
  • Hesaba yatan: 7.500 TL (1.780 TL’si 5510 Ek 19 ödemesi)
Yüzde 37.57 Zamlı
  • Kök aylık: 7.566,35 TL
  • Yüzde 4 ek ödeme: 302,65 TL
  • Ek ödemeli aylık: 7.869 TL
  • Hesaba yatan: 7.869 TL

Yüzde 49.25 Zamlı (Ocak Ayı)

  • Kök aylık: 8.208,75 TL
  • Yüzde 4 ek ödeme: 328,35 TL
  • Ek ödemeli aylık: 8.537,10 TL
  • Yatırılması gereken: 10.000 TL (1.843,28 TL’si 5510 Ek 19 ödemesi)
  • Ek Zam Farkı: 10.000 (yatırılması gereken) – 7.869 (yatırılan) = 2.131 TL

Örnek 3

Aralık Ayı
  • Kök aylık: 8.000 TL
  • Yüzde 4 ek ödeme: 320 TL
  • Ek ödemeli aylık: 8.320 TL
  • Hesaba yatan: 8.320 TL
Yüzde 37.57 Zamlı
  • Kök aylık: 11.005,60 TL
  • Yüzde 4 ek ödeme: 440,22 TL
  • Ek ödemeli aylık: 11.445,82 TL
  • Hesaba yatan: 11.445,82 TL
Yüzde 49.25 Zamlı (Ocak Ayı)
  • Kök aylık: 11.940 TL
  • Yüzde 4 ek ödeme: 477,60 TL
  • Ek ödemeli aylık: 12.417,60 TL
  • Yatırılması gereken: 12.417,60 TL
  • Ek Zam Farkı: 12.417,60 (yatırılması gereken) – 11.445,82 (yatırılan) = 971,78 TL

Ne Kadar Emekli Maaşı Alırım?

Emekli maaşı hesaplama işlemi; ödenen prim miktarı, gün sayısı, yaş ve işe bağlama tarihi gibi değişik kriterlere göre değişiyor. Hesaplamanın başında prim ödeme gün sayısı, sigortalılık süresi ve yaş geliyor. Türkiye’de sigorta sisteminde 3 farklı sistem bulunuyor. 4A, 4B ve 4C şeklindedir. SGK’nın maaşını merak edenler için üst tarafta emeklilik hesaplama programı ile hızlıca ne kadar emekli maaşını alacağını hesaplayabilir. e-Devlet platformundan da emekli maaşı hesaplaması yapılabiliyor. Emekli maaşı hesaplamak için öncelikle 5 şartı bilmek gereklidir. Bunlar;

  • Çalışma dönemi boyunca ödenen değişik prim miktarı
  • İşe başlanılan ilk tarih
  • Sigortalılık süresi
  • Ödenmiş prim günü sayısı
  • Kişinin yaşı

İşçi, memur tüm çalışanların ve kendi mesleğini yapan bağımsız olarak çalışan kişilerin emekli olabilmesi için 3 şartın yerine getirilmesi gerekir. Bu şartlardan birisi belirli bir süre sigortalı olma şartıdır. Sigortalılık süresi ile birlikte belirli bir yaşın da tamamlanması gerekir. Emekli olmak için üçüncü şart ise prim ödeme gün sayısıdır. Bu 3 şart bir araya geldiği zaman kişiler emekli olmaya hak kazanırlar. Kişilerin ne zaman emekli olunacağının bilinmesi için 2 tarih oldukça önemlidir. Kişilerin doğum tarihi ve ilk kez sigortalı oldukları tarih hesaplamaya dahil edilir. Ayrıca ne zaman emekli olunacağını etkileyen en önemli faktörlerden birisi de ödenen prim ödeme gün sayısıdır. Emeklilik döneminde belirli bir yaşın tamamlanması ile birlikte doğum tarihi özellikle gün ay ve yıl olarak emeklilik hesabında dikkate alınır. 2024 ek zam ile emekli maaşları şu şekildedir:

 

  • 7.750 TL emekli maaşı alan kişi, yüzde 49,25 artışla birlikte 11.566 TL alacak.
  • 10.000 TL emekli maaşı alan kişi, yüzde 49,25 artışla birlikte 14.925 TL alacak.
  • 13.500 TL emekli maaşı alan kişinin yeni maaşı 20.148 TL olacak.
  • 15.000 TL emekli aylığı alan kişinin maaşı 22.387 TL seviyesine çıkacak.
  • 17.500 TL emekli maaşı alan bir emeklinin maaşı yeni zam oranıyla birlikte 26.118 TL olacak.
  • ARALIK MAAŞI: 7.500,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 10.317,75
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 11.193,75
  • Ek zam farkı: 876,00

  • ARALIK MAAŞI: 8.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 11.005,60
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 11.940,00
  • Ek zam farkı: 934,40

  • ARALIK MAAŞI: 9.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 12.381,30
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 13.432,50
  • Ek zam farkı: 1.051,20

  • ARALIK MAAŞI: 10.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 13.757,00
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 14.925,00
  • Ek zam farkı: 1.168,00

  • ARALIK MAAŞI: 11.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 15.132,70
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 16.417,50
  • Ek zam farkı: 1.284,80

  • ARALIK MAAŞI: 12.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 16.508,40
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 17.910,00
  • Ek zam farkı: 1.401,60

  • ARALIK MAAŞI: 13.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 17.884,10
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 19.402,50
  • Ek zam farkı: 1.518,40

  • ARALIK MAAŞI: 14.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 19.259,80
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 20.895,00
  • Ek zam farkı: 1.635,20

  • ARALIK MAAŞI: 15.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 20.635,50
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 22.387,50
  • Ek zam farkı: 1.752,00

  • ARALIK MAAŞI: 16.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 22.011,20
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 23.880,00
  • Ek zam farkı: 1.868,80

  • ARALIK MAAŞI: 17.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 23.386,90
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 25.372,50
  • Ek zam farkı: 1.985,60

  • ARALIK MAAŞI: 18.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 24.762,60
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 26.865,00
  • Ek zam farkı: 2.102,40

  • ARALIK MAAŞI: 19.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 26.138,30
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 28.357,50
  • Ek zam farkı: 2.219,20

  • ARALIK MAAŞI: 20.000,00
  • Yüzde 37.57 zamlı maaş: 27.514,00
  • Yüzde 49.25 zamlı maaş: 29.850,00
  • Ek zam farkı: 2.336,00

Beyaz Yakalı Ne Demek?

Beyaz Yakalılar: İş Dünyasının Temel Taşları

Beyaz yakalılar, iş dünyasının vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu yazıda, beyaz yakalıların kim olduğu ve iş tanımları hakkında detaylı bilgi bulacaksınız. Beyaz yakalılar genellikle ofis ortamında çalışan, profesyonel işlerde çalışan kişiler olarak tanımlanır. Dünya genelinde pek çok sektörde çalışan beyaz yakalılar, iş hayatının dinamiklerini ve kurallarını şekillendirmektedirler. Peki, beyaz yakalıların iş tanımı nedir ve hangi görevleri üstlenirler? Gel, birlikte bu konuya biraz daha yakından bakalım.

Beyaz Yakalı Kimdir?

 

Beyaz yakalı ne demek? Teknolojinin gelişmesiyle birlikte iş dünyasında farklı kategorilerde çalışan insanlar ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri de “beyaz yakalı” olarak adlandırılan kişilerdir. Beyaz yakalılar, genellikle ofis ortamında görev yapan ve yönetim, muhasebe, finans, pazarlama gibi alanlarda uzmanlaşmış çalışanlardır.

Beyaz yakalıların iş tanımı genellikle kariyer yapmak isteyen, kendini işine adamış ve eğitimli kişiler olarak tanımlanabilir. Temel olarak bilgisayar ve iletişim teknolojilerini etkin bir şekilde kullanabilen, analitik düşünme becerisine sahip ve problem çözme becerisi gelişmiş kişilerdir.

Beyaz yakalılar kimdir? Genellikle üst düzeyde eğitim almış, akademik kariyerlerini tamamlamış ve liderlik vasıflarına sahip olan kişilerdir. Bu kişiler, profesyonel bir ortamda çalışmayı tercih eden, genellikle kurumsal firmalarda görev yaparak kariyerlerini şekillendiren bireylerdir. Beyaz yakalılar genellikle şehirlerde yoğunlaşmış ve çalışma yaşamlarını büyük şehirlerde sürdürmektedirler.

Yazılım Mühendisi Finans Danışmanı Pazarlama Uzmanı
Veritabanı yönetimi ve web uygulama geliştirme konularında uzmanlaşmış kişilerdir. Şirketin finansal durumunu analiz ederek, geleceğe dönük stratejiler oluşturan kişilerdir. Ürün tanıtımı, pazar araştırması ve reklam stratejileri konusunda uzmanlaşmış kişilerdir.

Beyaz Yakalıların İş Tanımı

Beyaz yakalı ne demek? Genel olarak beyaz yakalılar, ofis ortamında çalışan, genellikle profesyonel, akademik veya yönetimsel pozisyonlarda bulunan kişilerdir. Beyaz yakalılar, genellikle masa başı işlerde çalışır ve bilgisayar başında yoğun bir şekilde çalışırlar.

Beyaz yakalıların iş tanımı genellikle kendi uzmanlık alanlarına göre şekillenir. Hukuk, finans, pazarlama, insan kaynakları gibi farklı alanlarda çalışan beyaz yakalılar, genellikle ofis ortamında görev yaparlar. Koordinasyon, analitik düşünme, problem çözme, iletişim gibi becerilere sahip olmaları beklenir.

Beyaz yakalılar, genellikle bilgisayar ve benzeri teknolojik araçları sıkça kullanırlar. Proje yönetimi, veri analizi, sunum hazırlama gibi becerilere sahip olmaları beklenir. Bu kişiler, genellikle üst düzey yöneticilerle birlikte çalışabilirler ve şirketin karar alma süreçlerine katkıda bulunurlar.

Doğru Pazar Yeri Seçimi Büyük Önem Taşıyor

Tüketicilerin alışveriş tercihleri giderek dijitalleşirken işletmeler için doğru pazar yerini seçmek de giderek önem kazanır. E-ticaret dünyasında rekabetin hızla arttığı günümüzde ürünlerinizi sergilemek ve satmak için doğru pazar yerini seçmek, başarıyı yakalamak adına kritik bir faktördür.

 

İşletmelerin, ürünlerini en etkili şekilde sergilemeleri ve potansiyel müşterilere ulaşmaları için öncelikle uygun bir pazar yeri seçimi yapmaları gerekir. Bu noktada ürünlerinizin hedef kitlenize en iyi şekilde ulaşabileceği platformları belirlemek ve bu platformlarda etkili bir şekilde varlık göstermek oldukça önemlidir.

 

Dijital pazar yerlerinin çeşitliliği içinde doğru tercihi yapabilmek için işletmeler, hedef kitlelerini, ürünlerini ve iş modelini dikkate almalıdır. Örneğin; el sanatları atölyesi sahibi olan bir girişimci, el emeği ürünlerini satmak için el sanatlarına özel bir pazar yerini tercih edebilir. Buna karşın geniş bir ürün yelpazesi sunan bir e-ticaret sitesi, genel bir pazar yeri üzerinde daha iyi performans gösterebilir.

 

Doğru pazar yeri seçimi yapmanın yanı sıra, işletmelerin pazar yeri entegrasyonunu etkili bir şekilde yönetmeleri de kritik bir konudur. Bu süreçte profesyonel destek almak, işletmelerin pazar yerlerinde daha etkili ve verimli bir şekilde faaliyet göstermelerine yardımcı olabilir. Bu destek; ürün listeleme, stok yönetimi, fiyatlandırma ve sipariş yönetimi gibi konularda işletmelere kolaylık sağlar. Doğru pazar yeri seçimi ve etkili pazar yeri entegrasyonu, işletmelerin dijital dünyada başarıya ulaşmalarını sağlayan önemli adımlardır.

Pazar Yeri Entegrasyonuyla Geniş Kitlelere Ulaşılıyor

Bir işletme için doğru pazar yerini seçmek kadar, bu platformlarda etkin bir şekilde faaliyet göstermek de önemlidir. Pazar yeri entegrasyonu, işletmelerin kendi web siteleri dışında çeşitli dijital platformlarda da ürünlerini sergileyebilmelerine olanak tanır. Bu sayede potansiyel müşterilere daha geniş bir yelpazede ulaşma şansı sunar.

 

Özellikle büyük e-ticaret platformları üzerindeki pazar yerlerine entegre olmak, işletmelere milyonlarca kullanıcıya ulaşma fırsatı sunar. Bu platformlarda bulunan geniş müşteri kitlesi, işletmelerin ürünlerini keşfetmelerine ve satın almalarına olanak tanır. Ayrıca müşteri güvenini kazanmak açısından büyük pazar yerlerinde bulunmak, işletmelere ek bir avantaj sağlar.

 

Pazar yeri entegrasyonu, aynı zamanda işletmelerin satış süreçlerini kolaylaştırır. Ürün listeleme, stok takibi, sipariş yönetimi gibi işlemler, entegre pazar yerlerinin sunduğu altyapı sayesinde daha hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleştirilebilir. Bu da işletmelerin operasyonel verimliliğini artırır.

Etkili Pazar Yeri Entegrasyonu İşletmelere Kolaylık Sağlıyor

E-ticaret entegrasyonu, işletmelerin online satış süreçlerini yönetmelerini kolaylaştıran önemli bir araçtır. Pazar yeri entegrasyonları, çeşitli dijital platformlarda işletmelerin ürün ve hizmetlerini sergilemelerini, yönetmelerini ve satış yapmalarını sağlayan entegre sistemlerdir. Bu entegrasyonlar, birçok işlemi otomatikleştirerek işletmelere zaman kazandırır ve operasyonel verimliliği artırır.

 

Pazar yeri entegrasyonları ile işletmeler, ürünlerini birden fazla platformda aynı anda yönetebilir ve bu platformlardaki stok, fiyatlandırma ve siparişleri entegre bir şekilde takip edebilirler. Bu sayede işletmeler müşteri taleplerine daha hızlı ve etkili bir şekilde yanıt verebilir.

 

Pazar yeri entegrasyonu ile kolaylaşan işlemler; ürün listeleme, stok yönetimi, sipariş takibi gibi süreçleri otomatik hâle getirir. Bu da işletmelerin daha fazla odaklanmalarına ve büyümelerine olanak tanır. Ayrıca müşteri memnuniyetini artırarak sadık bir müşteri kitlesi oluşturmak da mümkün hâle gelir.

 

Sonuç olarak pazar yeri entegrasyonları, e-ticaretin karmaşık dünyasında işletmelerin rekabet avantajı elde etmelerini sağlar. Bu entegrasyonlar, iş süreçlerini optimize eder, müşteri tabanını genişletir ve işletmelere daha fazla büyüme fırsatı sunar.

Pazar Yeri Entegrasyonunda Profesyonel Yardım Alınıyor

Pazar yeri entegrasyonu, işletmeler için büyük önem taşıyan bir adımdır. Doğru pazar yeri seçimi, geniş kitlelere ulaşmada kritik bir rol oynar. Ancak sürecin etkili ve sorunsuz bir şekilde yönetilebilmesi için profesyonel yardım almak da önemlidir. Jestiyon, pazar yeri entegrasyonları konusundaki uzmanlığıyla işletmelerin yanında yer alır. İşletmenizin online varlığını güçlendirmek ve geniş kitlelere ulaşmak için adım atmak için şimdi Jestiyon‘a başvurabilirsiniz.

 

Sedat Hakkı Eldem Kimdir?

Kişiliği ve Eğitimi

Sedat Hakkı Eldem, 20 Aralık 1908 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası, son dönem tanınmış biyografi yazarı ve mütercimlerinden İsmail Hakkı Eldem’dir. Annesi, Osmanlı ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey’in kardeşi Galip Edhem Bey’in kızı Azize Galip Hanım’dır.

Sedat Hakkı Eldem, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, 1925 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’nin Mimarlık Bölümü’ne girdi. Bu dönemde, Akademi’nin kurucularından ve ilk dekanlarından olan Mimar Vedat Tek’ten ders aldı.

1930 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olan Eldem, Fransa’ya gitti ve Paris’te École Nationale Supérieure des Beaux-Arts’da mimari eğitimi aldı. Bu dönemde, Fransız Art Nouveau ve Art Deco akımlarından etkilendi.

Mimari Çalışmaları

1934 yılında Fransa’dan döndükten sonra, İstanbul’da serbest mimarlık yapmaya başlayan Eldem, mimari çalışmalarında geleneksel Türk mimarisinden esinlenen bir üslup geliştirdi. Bu üslupta, geleneksel Türk mimarisinin malzeme, form ve süsleme unsurları modern mimari ile harmanlanarak kullanıldı.

Eldem, kariyeri boyunca çok sayıda önemli projeye imza attı. Bu projeler arasında, Ankara’daki İş Bankası Genel Müdürlüğü Binası, İstanbul’daki Hilton Oteli, Ankara’daki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Binası, İstanbul’daki İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Binası ve İstanbul’daki Pera Palas Oteli sayılabilir.

Eldem’in mimari çalışmalarında öne çıkan bazı özellikleri şunlardır:

  • Geleneksel Türk mimarisinin malzeme, form ve süsleme unsurlarını modern mimari ile harmanlamadaki ustalığı
  • İnsan ölçeğini ön planda tutan tasarımları
  • Doğayla uyumlu mimari anlayışı
  • Mekanların işlevselliğini ve konforunu gözeten tasarımları

Eldem’in mimari çalışmaları, Türk mimarisinin gelişiminde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Eldem, geleneksel Türk mimarisinin modern mimari ile harmanlanarak yaşatılmasına önemli katkılarda bulunmuştur.

Türk Mimarlık Tarihine Katkıları

Eldem, mimari çalışmalarının yanı sıra, Türk mimarlık tarihine dair de önemli çalışmalar yaptı. Bu çalışmalar arasında, “Türk Mimarisinin Gelişimi” (1956) ve “Osmanlı Mimarlığı” (1971) adlı kitapları sayılabilir.

“Türk Mimarisinin Gelişimi” adlı kitabı, Türk mimarlık tarihinin ilk kapsamlı çalışmasıdır. Bu kitapta, Eldem, Türk mimarisinin kökenlerinden günümüze kadar olan gelişimini ayrıntılı bir şekilde ele alır.

“Osmanlı Mimarlığı” adlı kitabı ise, Osmanlı mimarisinin bir panoramasını sunar. Bu kitapta, Eldem, Osmanlı mimarisinin farklı dönemlerini ve başlıca yapılarını ele alır.

Eldem’in Türk mimarlık tarihine dair çalışmaları, Türk mimarisinin daha iyi anlaşılmasına ve araştırılmasına önemli katkılarda bulunmuştur.

Ödülleri ve Ölüm

Eldem, kariyeri boyunca çok sayıda ödüle layık görüldü. Bu ödüller arasında, 1962 yılında aldığı Sedat Simavi Mimarlık Ödülü ve 1986 yılında aldığı Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülü sayılabilir.

Sedat Hakkı Eldem, 7 Eylül 1988 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Sedat Hakkı Eldem, Türk mimarisinin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Mimari çalışmalarıyla, geleneksel Türk mimarisinin modern mimari ile harmanlanarak yaşatılmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Eldem’in çalışmaları, Türk mimarisinin gelişiminde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir.

Terracotta Ordusu ( Terracotta Warriors )

Gördüğümüz, neredeyse tamamen bozulmadan bulunan tek pişmiş toprak savaşçılardan biridir. Ayakkabısının altındaki ayrıntıya dikkat edin, bu da 2.200 yıl önce bile ayakkabılarda kavrama ve çekiş gücünün dikkate alındığını göstermektedir.

Her bir gerçek boyutlu kil savaşçı tamamen benzersiz olacak şekilde üretilmiştir ve toplam 8.000 terrakotta savaşçı arasında birbirinin tıpatıp aynısı olan iki savaşçı yoktur.

Mezarın M.Ö. 210-209 yıllarında tamamlanmasından kısa bir süre sonra, silahlar için yağmalandı ve yakıldı, bu da çatının çökmesine ve pişmiş toprak savaşçıların ezilmesine neden oldu. Şu anda sergilenmekte olan diğer tüm pişmiş toprak savaşçılar özenle restore edilmiştir. Daha da dikkat çekici olan, pişmiş toprak savaşçıların orijinalinde yetenekli zanaatkârlar tarafından parlak renklerle boyanmış olmasıdır.

Ne yazık ki, 1970’lerdeki kazı sırasında hava ve güneş ışığına maruz kaldıklarında, renkler neredeyse anında kıvrılmaya başlamış ve dakikalar içinde kaybolmuştur.

Terrakotta savaşçıları, birleşik Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang’ın mezarını korumak için yerleştirilmişti. Mezar bugüne kadar henüz açılmamıştır. Antik tarihçilere göre mezar, tavanları gece gökyüzünü taklit etmek için incilerle süslenmiş bütün bir krallığı ve sarayı içeriyor. Mezarın ayrıca son derece nadir eserler içerdiği ve içeri girmeye çalışan herkesi vurmak için yaylı tüfeklerle donatıldığı söyleniyor. Mezarın yerini gizli tutmak için işçiler imparatorla birlikte gömülmüştür.

Han hanedanı tarihçisi Sima Qian, mezarın içinde “yüz nehri, Sarı Nehir ve Yangtze Nehri’ni ve denizleri akacak şekilde biçimlendirmek için cıva kullanıldığından” da bahsetmiştir. Modern testler, çevredeki toprakta son derece yüksek cıva seviyeleri olduğunu göstermiştir.

5 Bin Dolarlık Altına Karşı 5 Bin Dolarlık Gümüş

Kaçırdıysanız söyleyeyim, altın gümüşten çok daha nadir bulunur ve iki metal arasındaki arz-talep dengesizliği fiyat farkının büyük kısmını oluşturur.

Tarih boyunca çıkarılmış ve henüz çıkarılmamış olan tüm altının toplam 244.000 metrik ton ile üç olimpik yüzme havuzuna sığabileceği tahmin edilmektedir. Bunu, bugüne kadar çıkarılmış tahmini 1.74 milyon metrik ton olan gümüş ile karşılaştırın.

Yine de insanoğlunun altına karşı tutumu tuhaftır. Kimyasal olarak ilgi çekici değildir – başka herhangi bir elementle neredeyse hiç reaksiyona girmez. Yine de periyodik tablodaki 118 element arasında altın, biz insanların her zaman para birimi olarak kullanmayı tercih ettiği elementtir. Neden mi?

Altın, M.Ö. 550 yılında Lidya’da Kral Kroisos zamanında ilk kez çıkarıldığından beri insanlık arasında eşsiz bir yere sahip olmuş ve bir değer kaynağı olmuştur. Geçmiş medeniyetler altını ölümsüzlük ve aydınlanma gibi niteliklerle ilişkilendirmiştir ve günümüz toplumu da ister altın madalya için yarışmak ister ‘altın kural’a uymak olsun, altını hala mükemmelliğin bir sembolü olarak görmektedir.

Tanrılara armağan edilmiş, El Dorado gibi efsanevi altın şehirler yaratmış ve Kanada’dan Güney Afrika’ya kadar dünyanın dört bir yanında gerçek hayatta altına hücumlar yaratmıştır.

Dokunulduğunda yumuşak, tutulduğunda tatmin edici bir ağırlığa sahip olan altın, diğer metallere kıyasla bazı benzersiz niteliklere sahiptir; bunların başında yıkılmaz doğası ve esnekliği gelir. Kimyasal olarak inaktiftir, yani korozyona karşı dayanıklıdır ve binlerce yıl boyunca değişmeden kalabilecek kadar dirençlidir.

İyi bir termal ve elektrik iletkenidir. Son derece sünektir, yani kırılmadan gerilebilir ve çatlamadan ince tabakalar halinde yayılmasına izin verecek şekilde dövülebilir. Sadece bir gram altın dövülerek bir metre genişliğinde bir tabaka haline getirilebilir veya 165 metre uzunluğunda bir tel haline getirilebilir.

Altının yumuşaklığı nedeniyle, mukavemetini artırmak için genellikle gümüş veya bakır gibi daha sert metallerle alaşım haline getirilir. Altının saflığı karat cinsinden ölçülür; 24 karat %100 saf altına eşittir ve 18 karat altın, 1000’de 750 parça altın içeren gümüşle yapılan bir alaşımı temsil eder.

Araştırmacılar, Dünya’nın çıkarılabilir altınının, gezegenimiz oluştuktan 200 milyon yıldan fazla bir süre sonra Dünya’ya çarpan milyarlarca ton meteordan geldiğine dair kanıtlar bile bulmuşlardır. Bu hala tartışmalı bir teori ve henüz kanıtlanmış değil, ancak altının atalarından kalma modasına katkıda bulunduğu kesin.

Obama Yönetiminde Görev Alan Stuart Seldowitz Tutuklandı

Polis, Obama döneminden kalma eski bir Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilisinin, sosyal medyada geniş çapta paylaşılan bir dizi videonun, New York City’deki bir yemek arabasında çalışan bir çalışana karşı nefret yüklü, İslamofobik bir dil kullandığını göstermesinin ardından tutuklandığını söyledi.

NYPD’ye göre, 64 yaşındaki Stuart Seldowitz Çarşamba günü nefret suçu/takipçilik, ikinci derece ağır taciz, korkuya neden olacak şekilde ısrarlı takip ve iş yerinde ısrarlı takip suçlamalarıyla tutuklandı .

Manhattan bölge savcılığı davayı aldığında Seldowitz’in hangi suçlamalarla karşı karşıya kalacağı belli değil. Tutuklandığı duyurulmadan önce Seldowitz, CNN’e gönderdiği bir e-postada, bir satıcı tarafından Manhattan’ın Yukarı Doğu Yakası’ndaki bir yemek arabasından kaydedilen ve farklı günlere ait olduğu anlaşılan videolarda kendisinin olduğunu doğruladı.

İnternette yayınlanan videolarda Seldowitz, İslam’la alay ediyor, adama vatandaşlık statüsü konusunda alay ediyor, onu Hamas’ı desteklemekle suçluyor ve devam eden İsrail-Hamas savaşına gönderme yapıyor .

Seldowitz bir videoda satıcıya “Küçük çocukların öldürülmesini destekliyorsunuz” diyor. Satıcı ise “Beni değil, çocukları öldürüyorsunuz” diye karşılık veriyor.

Seldowitz şöyle yanıtlıyor: “Eğer 4.000 Filistinli çocuğu öldürseydik, biliyor musunuz? Yeterli değildi!

New York Şehri Polis Departmanı Salı günü CNN’e, bir komutanın videolardan haberdar olduğunu ve yerel bölge personelinin “durumu izlediğini” söyledi.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi’ne göre videolar, ABD’nin 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıdan bu yana Arap karşıtı ve Müslüman karşıtı önyargı olaylarında “benzeri görülmemiş” bir artış yaşadığı dönemde geliyor.

Aynı zamanda, FBI Direktörü Christopher Wray’in geçen ay tehdidin “tarihi seviyelere” ulaştığını söylemesi ve İftirayla Mücadele Birliği’nin haftalar içinde rapor edilen olaylarda %388’lik bir artış bildirmesiyle,  7 Ekim’den sonra geçen yılın aynı dönemine göre ülke çapındaki Yahudi karşıtı olaylara ilişkin raporlar da artış gösterdi.

Kimyagerler Doğal Aerosollerin Oluşumuyla Mücadele Ediyor

Büyük Dumanlı Dağlar, yeni bir Caltech çalışmasında yer alan türden bol miktarda doğal aerosol içeren bir yer örneğidir.
Şehir sakinleri uzun zamandır imalat, çim biçme, araba kullanma ve hatta yemek pişirme gibi çeşitli emisyon üreten insan faaliyetlerinin bir sonucu olarak kentsel alanların üzerinde asılı kalan o çirkin puslu dumanla mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Bu emisyonlar karbondioksit, azot oksitler ve uçucu organik bileşikler (VOC’ler) gibi gazların yanı sıra aerosol olarak bilinen küçük katı parçacıklardan oluşmaktadır.

Sisli bir günde ufka doğru baktığınızda gördüğünüz pus, esas olarak hem doğrudan atmosfere yayılan (ve dolayısıyla “birincil aerosoller”) hem de güneş ışığının emisyonlardaki VOC’ler gibi bileşiklerle etkileşimi nedeniyle atmosferde oluşan (“ikincil aerosoller”) bu aerosol partikülleridir.

Ancak aerosol partiküllerinin tek kaynağı insan faaliyetleri değildir. Ağaçlar ve diğer bitki örtüsü de güneş ışığı kaynaklı kimya yoluyla ikincil aerosoller üreten VOC’leri çok büyük miktarlarda salmaktadır. Örneğin, Büyük Dumanlı Dağlar’ın mavi dumanından sorumlu olan bu aerosollerdir. İnsan kaynaklı benzerleri gibi, bu doğal aerosoller de hava kalitesini etkilerken, iklim üzerinde de önemli etkileri vardır.

Caltech’teki araştırmacılar tarafından yürütülen yeni bir çalışma, ağaçlar tarafından salınan VOC’lerin atmosferik kimya yoluyla aerosollere nasıl dönüştürüldüğüne dair önemli ayrıntıları ilk kez ortaya koyuyor.

Science dergisinde yayınlanan araştırmayı açıklayan makale, Louis E. Nohl Kimya Mühendisliği Profesörü John Seinfeld; R. Stanton Avery Atmosferik Kimya ve Çevre Bilimi ve Mühendisliği Profesörü Paul Wennberg; Victor ve Elizabeth Atkins Kimya Profesörü ve Heritage Tıbbi Araştırma Enstitüsü araştırmacısı Brian Stoltz’un laboratuvarları arasındaki ortak bir çalışmaydı.

Makalenin başyazarı ve eski Caltech kimya yüksek lisans öğrencisi, şimdi Washington Üniversitesi’nde Ulusal Bilim Vakfı (NSF) Doktora Sonrası Araştırmacısı olan Christopher Kenseth (PhD ’22), “Biraz mantıksız bir şekilde, küresel atmosferdeki aerosollerin çoğu doğrudan insan kaynaklarından gelmiyor ve bu esas olarak ormanların kara yüzeyinin şehirlerden çok daha büyük bir bölümünü oluşturduğu gerçeğinin bir ürünü” diyor.

“Bitkilerden ve ağaçlardan kaynaklanan VOC emisyonları, küresel olarak atmosferik aerosollerin önemli bir kısmını üretir ve bu da iklim sisteminde çok önemli bir rol oynar.”

Kenseth aerosollerin iklimi iki şekilde etkilediğini söylüyor: Birincisi, gelen güneş ışığını yansıtarak Dünya yüzeyine ulaşmasını engellerler (tıpkı Los Angeles’ta sisli bir günde dağları görmenizi engelleyebilecekleri gibi). İkincisi, güneş ışığını uzaya geri yansıtan bulutların oluşumu için bir tohum görevi görürler. Aslında aerosol parçacıkları olmasaydı, atmosferde çok daha az bulut olurdu.

Bitkiler ve ağaçlar ikincil aerosoller oluşturan sayısız bileşik yayarlar, ancak bu çalışmada araştırmacılar özellikle kozalaklı ağaçlardan yayılan ve ağaçlara karakteristik çam kokusunu veren alfa-pinen ve beta-pinen adlı bir çift bileşiğe odaklanmaktadırlar. Bu pinenler ormanlık alanlarda salınan VOC’ların büyük bir kısmını oluşturmakta ve dolayısıyla aerosol oluşumunun çoğundan sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Atmosferik aerosollerin küresel oluşumunun önemi onlarca yıldır bilinmektedir ve “pinen sistemi” olarak adlandırılan sistem 40 yılı aşkın bir süredir incelenmektedir. Son yirmi yılda, çok sayıda analiz dimerlerin (kimyasal bir bağ ile birbirine bağlanmış iki küçük molekülden oluşan bileşikler) pinen türevi aerosolün ana bileşenleri olduğunu göstermiştir.

Bununla birlikte, pinenden aerosol oluşturan oksidasyon kimyası son derece karmaşık olduğundan, atmosferik kimyacılar daha önce bu dimerlerin kimlikleri ve buna bağlı olarak nasıl oluştukları konusunda tahminler geliştirmişlerdi.

Mevcut çalışmada Kenseth, laboratuvar deneyleri ve organik sentezin bir kombinasyonunu kullanarak pinen türevi aerosolde tanımlanan dimerlerin yapılarını ve oluşum mekanizmasını ortaya çıkarmak için Seinfeld, Wennberg ve Stoltz laboratuvarlarındaki kaynaklara güvendi.

Wennberg, “Pinen dimerlerinin bilinen önemi göz önüne alındığında, oluşum mekanizmalarının bu kadar uzun süre belirsiz kalması şaşırtıcı” diyor. “Bu bilimi mümkün kılan, varsayılan bileşikleri sentezleme ve davranışlarını inceleme becerisine gerçekten bir övgüdür.”

Kenseth, gerçek atmosferi taklit eden ancak sıcaklık ve nem gibi koşulların sıkı bir şekilde kontrol edilmesini sağlayan büyük (24.000 litre) bir Teflon torba olan Caltech Çevre Odası’nda pinen türevi aerosol üretti.

Aerosolü filtreler üzerinde toplayarak ve kütle spektrometresi kullanarak moleküler bileşimini analiz ederek Kenseth, aerosol örneklerinde tanımlanan ana dimerler için yapılar önerebildi. Kenseth daha sonra önerilen bileşikleri sentezlemek için Stoltz laboratuvarındaki araştırmacılarla işbirliği yaptı ve ardından yine kütle spektrometresi kullanarak sentezlenen dimerlerin yapılarının aerosolde tanımlanan dimerlerle eşleştiğini belirledi.

“Bu bizi heyecanlandıran bir şeydi,” diyor Stoltz. “Genelde üzerinde çalıştığımız şeyler çok karmaşıktır. Bu aerosol bileşikleri kıyaslandığında çok küçük moleküller ama kendi içinde karmaşıklıkları yer alıyor.”

Dimerlerin yapılarını kesin olarak doğrulayan Kenseth, oluştukları ayrıntılı kimyasal mekanizmayı deşifre etmek için Caltech odasında ek deneyler gerçekleştirdi. Deneyler, dimerin iki yarısını birbirine bağlayan bağın, oksidasyon ürünlerinin gaz olarak mevcut olmasının aksine aerosol partiküllerinde oluştuğunu göstermiştir.

Kenseth, “Bu, aerosol kimyasında uzun süredir devam eden bir bulmacayı çözdü” diyor. “Bu dimerlerin aerosol üretiminin önemli etkenleri olduğunu onlarca yıldır biliyorduk, ancak yalnızca gerçek standartları sentezleyerek yapılarını somut olarak belirleyebildik ve ardından oluşum mekanizmalarını çözen deneyleri tasarlayabildik.”

Bu keşif, Seinfeld ve Wennberg gibi atmosferik kimyagerler için önemlidir çünkü atmosferik aerosollerin bileşimi ve oluşum kimyası hakkındaki anlayışta önemli bir boşluğu doldurmaktadır; bu bilgi, çevresel ve sağlık üzerindeki etkilerinin doğru bir şekilde değerlendirilmesi için gereklidir.

“Nasıl oluştuklarını bilmek, başka hangi bileşiklerin de bu tür aerosoller üretebileceğini anlamamızı sağlar. Bir mekanizma olmadan, VOC’lerin tüm kataloğunu araştırmamız gerekirdi ki bu da esasen imkansız olurdu” diyor Wennberg.

Seinfeld ekliyor: “Aerosol oluşum kimyasının moleküler düzeydeki ayrıntılarını karakterize etmek, atmosfer kimyasındaki tartışmasız en zorlu araştırma alanıdır. Bu çalışma sadece kullanılan metodoloji açısından değil, aynı zamanda bu alanda önemli bir karmaşık kimyasal reaksiyonun tüm yönlerinin artık iyi anlaşıldığı nadir bir durumu temsil ettiği için de bir dönüm noktasıdır.”

Yazan: Emily Velasco 

Kaynak: Caltech

Göz Tembelliğinde Erken Tanı ve Tedavi Önem Taşıyor

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Önder Üretmen, çocuklarda tek taraflı görme kaybının en sık nedeni olan göz tembelliğinde erken tanı ve tedavinin önem taşıdığını söyledi.

 

Üretmen, göz tembelliği tedavisinin ancak belirli bir yaşa kadar yapılabildiğini belirterek, erken tanının tedavi başarısını yükselttiğini dile getirdi.

 

Prof. Dr. Önder Üretmen toplumun yüzde 2 ile 4’ünde saptanan göz tembelliğinin hayatın ilk yıllarında şaşılık, miyopi, hiperopi ve astigmatizma gibi kırma kusurları ya da görme aksı bulanıklığına yol açan katarakt, göz kapağı düşüklüğü, kornea lekeleri, göz içi kanama gibi nedenlerle geliştiğini söyledi.

 

Prof. Dr. Üretmen: “Doğum öyküsü olan, gelişme geriliği olan, ailesinde şaşılık, göz tembelliği olan çocuklarda risk daha da artmaktadır. Göz tembelliği doğumdan sonraki ilk bir kaç ay içinde gelişebilir. Etkili tedavisi ancak 9 – 10 yaş civarına kadar mümkündür. Ne kadar erken tespit edilir ve tedaviye başlanırsa, tedaviye cevap o kadar iyi ve hızlı olmaktadır” ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLAR DÜZENLİ MUAYENE EDİLMELİ

 

Prof. Dr. Önder Üretmen, görme gelişimi sırasında gözlerden biri veya her ikisi şaşılık, görme aksı bulanıklıkları ve kırma kusurları nedeniyle yetersiz uyarı aldığında göz tembelliğinin geliştiğini söyledi.

Üretmen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göz tembelliği kırma kusurlarına bağlı da gelişebilir. Her iki gözdeki yüksek miyopi, hiperopi ve astigmatizma çift taraflı tembelliğe neden olur. Gözler arasında numara farkı olması durumunda yüksek numaralı gözde göz tembelliği gelişir. Bu durum en geç tanı alan göz tembelliği tipidir. Çocuk sağlam gözüyle normal hayatını sürdürebildiğinden ailesi tarafından diğer gözünde tembellik olduğu anlaşılamaz. Görme aks bulanıklıklarına bağlı göz tembelliği en az sıklıkla görülmesine rağmen, tedavisi en zor tembellik tipidir. Çok hızlı geliştiği için saptandığında daha derin bir tembellik söz konusu olmaktadır. Bu durumlarda görme aksını etkileyen durumların cerrahi tedavisi gerekli olabilmektedir. Göz tembelliği erken saptanır ve tedaviye başlanırsa, başarı şansı çok artar. Bu nedenle çocukların erken ve düzenli göz muayenelerinden geçmeleri şarttır”

10 YAŞINDAN SONRA TEDAVİ ZORLAŞIYOR

Göz tembelliği tedavisinin hayatın ilk 9 – 10 yılında etkili olduğunu anlatan Prof. Dr. Önder Üretmen, bu dönemden sonra başarı şansının düştüğünü hatırlattı.

Bosch Çamaşır Makinesi Zaman Ayarı Nasıl Yapılır? Verimli Kullanmanın Harika Yolları

Her ay ağır elektrik faturalarımı ödüyorsunuz? Su ve enerji kullanımını azaltmanın en iyi yolu, çamaşır makineniz gibi ev aletlerini nasıl çalıştıracağınızı öğrenmektir. İşte başlamanıza yardımcı olacak 4 kolay adım.

Doğru sıcaklık ayarlarını kullanın

Soğuk su kullanmak sadece giysilerinize zarar vermemekle kalmaz, aynı zamanda çamaşır makinenizin suyu ısıtmak için ekstra enerji kullanmasına gerek kalmadığından en fazla enerji tasarrufu sağlayan seçenektir. Optimum yıkama sonuçları için soğuk suyla çalışacak şekilde tasarlanmış deterjanları arayın ve bebek kıyafetleri ve spor kıyafetleri gibi gerçekten sterilize edilmesi gereken eşyaları sıcak suda yıkamayı bırakın.

Yıkama talimatları için kıyafet etiketinizi kontrol edin. Genel olarak yün, ipek, saten gibi doğal kumaşlar ve polyester gibi sentetik kumaşlar 30°C’de yıkanabilir. Pamuk ve keten 60°C’de yıkanabilir.

Şüpheniz varsa, Karışık Yükleme programını veya 40°C sıcaklık ayarını kullanın. Havlu, yatak çarşafı ve kuş tüyü battaniye gibi ev eşyaları, derinlemesine temizlik için 60 – 90°C’de yıkanabilir.

Bosch Çamaşır Makinesi Zaman Ayarı Nasıl Yapılır

Eğer işten önce veya sonra çamaşır yıkama ve kurutma alışkanlığınız varsa, zamanlayıcı programları size fazlasıyla kolaylık sağlayabilir. Yıkama programını hızlı bir şekilde başlatmak için erken uyanmak veya programın bitmesini bekleyerek zaman kaybetmek yerine, bazı çamaşır makineleri otomatik olarak çalışacak şekilde programlanabilir. Öncelikle çamaşır makinesinin fişinin takılı ve açık olduğundan emin olun. Daha sonra kontrol düşmesini kullanarak istediğiniz yıkama programını seçin. Programı seçtikten sonra başlat düğmesine basın ve bir bip sesi duyana kadar basılı tutun. Bu, saatin ayarlandığını ve Bosch çamaşır makinenizin kullanıma hazır olduğunu gösterir.

Bosch’un Geciktirme Programı, yıkamanızın bitiş saatini 24 saate kadar önceden ayarlamanıza olanak tanır; bu, uyanabileceğiniz veya eve yeni yıkanmış ve kurumaya hazır çamaşırlarla gelebileceğiniz anlamına gelir!

Ağırlığı Göre Ayarlama

Çamaşır makinenizi her zaman en iyi şekilde ve kapasitesine kadar doldurun. Sanılanın aksine çoğu çamaşır makinesi kısmi yüklemelerde ve tam yüklemelerde aynı miktarda elektrik ve su kullanır. Bosch’un otomatik yıkama programları, yıkanacak kumaşların miktarını ve kirlilik derecesini tespit ederek her yük için en uygun yıkama programını ve su kullanımını belirler.

Yanlış dozlama aşırı dozda deterjana yol açabilir, bu da çamaşır makinenizin çamaşırlarınızı durulamak için daha fazla elektrik ve su kullanmasına neden olabilir.

Davullarınızı düzenli olarak temizleyin

Tıpkı bir gıda detoksu gibi, çamaşır makinenizi temizlemek, çamaşırlarınıza bulaşabilecek veya çamaşır makinenizin en iyi şekilde çalışmasını önleyebilecek fazla kir ve kiri, deterjanınızdaki kalıntıları ve küfü temizlemenize yardımcı olacaktır.

Tamburu 2-3 ayda bir temizleyerek üzerindeki birikintilerden kurtulun. Boş çamaşırla 90°C’de çalışan bir yıkama programı çalıştırın ve bir miktar çamaşır suyu ekleyin. Bazı Bosch çamaşır makineleri, çamaşır makinenizin taze ve hoş kokmasını sağlamak için Tambur Temizleme programıyla birlikte gelir.

 

https://www.bosch.com.tr/

https://www.bosch-home.com.tr/

BES güvenle yoluna devam ediyor

20’nci yılını dolduran Bireysel Emeklilik Sistemi’nin artık Türkiye’nin en çok tercih edilen tasarruf enstrümanlarından biri haline geldiğini söyleyen Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, “BES bugüne kadarki yolculuğunda çok önemli dönemeçlerden geçti ve vatandaşlarımızın teveccühüne layık başarılara imza attı. Önümüzdeki yıllarda BES’in kapsayıcılığını daha da artıracak Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile sektörümüz geçmiş başarılarını da aşacaktır. Faizsiz BES’in öncü şirketi olarak 10’uncu yılımıza girerken, katılımcılarımız için en uygun ve yenilikçi ürünlerimizle hizmet sunmaya devam edeceğiz” dedi.

 

Sektörde 10’uncu yılını kutlamaya hazırlanan Katılım Emeklilik’in Genel Müdürü Ayhan Sincek, BES’in 2003 yılında 200 bin kişi ve 43 milyon TL’lik fonla başlayan yolculuğunda bugün, 683 milyar liraya ulaşan fon büyüklüğüyle 15,7 milyon katılımcıya dokunur hale geldiğini söyledi. BES’te 20 yıllık süreci geride bırakırken çok önemli başarılara imza atıldığını vurgulayan Ayhan Sincek, “Bunun temel nedenlerinden biri kuşkusuz devletimizin sektöre olan güveniyle sağladığı teşvikler ve düzenlemeler. Devlet katkısının yüzde 30’a çıkarılması, OKS sisteminin yürürlüğe girmesi, 18 yaş altına yönelik BES planlarının devreye alınması gibi düzenlemeler sektörümüzde önemli kilometre taşları oldu. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin de kesinlikle bu çapta bir etki yaratacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu yeni sistemle birlikte Bireysel Emeklilik’te dünyadaki başarılı uygulamalara bir adım daha yaklaşacağız. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi tabii ki yine Türkiye’ye özgü bir model olacak ve eşsiz avantajlar sunacaktır” ifadelerini kullandı.

“2023 yılı hedeflerimize ulaştık”

BES’te 2023 yılı tablosunun güçlü bir seyir gösterdiğini vurgulayan Ayhan Sincek, “Sektörümüzün toplam fon miktarı 10 ayda yüzde 57,86’lık artışla 683 milyar TL büyüklüğe ulaştı. Faizsiz fon tarafında ise yüzde 65,53’lük büyümeyle 143 milyar TL seviyelerine gelindi. Faizsiz fonların 2013 yılında sadece yüzde 2,21 olan pazar payı bugün itibarıyla yüzde 24,96’yı bulmuş durumda. 2022 yılında Katılım Emeklilik olarak hem fon yönetiminde uzman kadromuzla hem de dijital alandaki gelişmeleri yakından takip ederek katılımcılarımıza hizmet sunmaya odaklandık. Bu amaçla geçen ay devreye aldığımız yapay zeka destekli Katılım Fon Asistanımız ile katılımcılarımızın beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaktan mutluluk duyuyoruz. BES’i tercih edenlerin tasarruflarını büyütmelerinde çok önemli bir işlevi yerine getiriyor. Katılımcılarımızın mutluluğu da sektöre olan güveni artırıyor” diye konuştu.

 

BES’te devlet katkısını kaçırmayın

Yıl sonu yaklaşırken BES katılımcılarına, devlet katkısından en üst düzeyde yararlanabilmeleri için ödedikleri katkı paylarını gözden geçirmeleri çağrısı yapan Sincek, “BES’te yüzde 30 devlet katkısının üst limiti asgari ücrete göre belirleniyor. Bu üst limit yıllık toplam brüt asgari ücret tutarının yüzde 30’unu geçemiyor. 2022 yılı içinde ödediği toplam katkı payıyla bu limitin altında kalan katılımcılar için yüzde 30 devlet katkısından maksimum yararlanma fırsatı yıl sonuna kadar sürüyor. Her yılın devlet katkısı hakkı, ilgili takvim yılıyla sınırlı. İmkânı olanlara, yüzde 30 devlet katkısından maksimum yararlanabilmeleri için aradaki katkı payı farkını yıl sonuna kadar yatırmalarını öneriyoruz. 2023 yılı içinde bireysel emeklilik ödemeleri yıllık minimum 140.535 TL’ye tamamladığında, yüzde 30 devlet katkısından en yüksek tutardan yani 42.160,50 TL’ye varan katkı payından yararlanılabilir” dedi.

Ekim ayının getiri lideri altın fonları oldu

Altın fonlarına da dikkat çeken Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, “Katılımcılarımızın yılda 12 kez kendilerine tanınan fon portföylerini düzenleme haklarını kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Küresel jeopolitik belirsizlikte altın ve diğer kıymetli madenlere yönelen ilgi, emeklilik fonlarına da yansıdı. Güncel jeopolitik risklerde yaşanacak gelişmeler hisse senedi fonlarında yaşanan görece dalgalanmanın yönünü tayin edecektir. Bu süreçte kıymetli madenlerin öne çıktığı bir dönem yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. Sincek, Katılım Emeklilik Altın Katılım Fonu’nun yılbaşından bu yana yüzde 66,24 getiri sağladığı bilgisini paylaştı.

En Çok Satan New Balance Kadın Spor Ayakkabı Modelleri Neler

Amerika başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde en çok satılan spor ayakkabı markaları arasında, New Balance ismi yıllardır yer almaya devam ediyor. Onu bu kadar başarılı yapan sebepleri elbette ki ayrıcalıklı teknolojisi, hem günlük hem de sportif amaçlı kullanılabilir olmasıdır. Bunun dışında kabul edilmiş New Balance’ın ikonik çizgileri de kullanıcılar tarafından tercih edilmesine olanak sağlamaktadır. Tüm bu detayları bir arada düşünecek olursak bu markanın başarılı olmasını daha net bir şekilde görmek mümkündür.

New Balance Kadın Ayakkabı Modelleri

En fazla tercih edilen New Balance kadın modelleri söz konusu olduğunda yıllardır listenin üst kısmında; 574, 327, 550, 990 ve 2002R ilk sıralarda yer almaktadır. Yazdığımız sıralama günlük kullanıma uygunluktan daha sportif duruşa doğru değişen bir grafiğin yansımasıdır. Örneğin 574 günlük kullanım için daha çok tercih edilirken 2002r daha çok sportif amaçla kullanılan bir model olarak dikkatleri üzerinde toplar.

New Balance 574 Kadın

Tasarımı itibariyle ikonik New Balance çizgilerini üzerinde bulunduran New Balance 574 kadın modelleri klasik bir koşu ayakkabısı olarak tasarlanmıştır. Aynı zamanda bu ayakkabı günlük kullanım için de son derece uygun ve başarılı bir model olarak dikkatleri üzerinde toplar.

New Balance 550

Retro tarzı yansıtan bir modeldir. Genellikle spor için tercih ediliyor olsa da yapım amacıyla günlük kullanıma daha fazla uyumludur. Kullanıcıların yorumları genellikle bu ayakkabının günlük kullanımda basit sporlarda ve şık davetlerde kullanılabileceğini göstermektedir.

New Balance 990

Serinin en ağır toplarından biridir. Tasarımında premium spor ve koşu ayakkabısı olarak ön plana çıkar. Son derece lüks çizgilere ve konforlu bir yapıya sahiptir. Kullanıcıların yüksek oranda beğenisini kazanan son derece rahat bir ayakkabı olarak dikkatleri üzerinde toplar.

New Balance 2002R

Retro bir tasarım arayışında iseniz doğru ayakkabıya bakıyorsunuz. Son derece rahat bir ayakkabı olmasının yanı sıra çeşitli renk ve desenleriyle de dikkatleri üzerinizde toplayabilirsiniz. 2002R zamana yenilmeyen ve başarılı bir ayakkabı seçeneğidir. Tüm bu seçenekler arasından dilediğiniz bir tanesini tercih edebilirsiniz.

FDA, Obezite veya Aşırı Kiloyla İlgili Tıbbi Sorunların Tedavisinde Güçlü Yeni Bir Seçenek Olan Zepbound™’u (tirzepatid) Onayladı

Klinik bir deneyde Zepbound alan yetişkinler en yüksek dozda ortalama 48 lb. kaybettiler

Zepbound, aşırı kilonun altta yatan nedenini ortadan kaldırmak için iki inkretin hormon reseptörünü (GIP ve GLP-1) aktive eden ilk ve tek onaylı tedavidir. PDF İÇİN TIKLAYINIZ : https://investor.lilly.com/node/49816/pdf

ABD Gıda ve İlaç İdaresi(FDA) onaylı Eli Lilly ve Şirketinin(NYSE: LLY) Zepbound™ (tirzepatid) enjeksiyonu, hem GIP (glikoza bağımlı insülinotropik polipeptit) hem de GLP-1 (glukagon benzeri peptit-1) hormon reseptörlerini aktive eden türünün ilk ve tek obezite tedavisidir. Zepbound, obezitesi olan (BMI 30 kg/ m2 veya daha fazla olan) veya aşırı kilolu (BMI 27 kg/m2 veya daha fazla olan ) ve ayrıca hipertansiyon gibi kiloyla ilgili tıbbi sorunları olan yetişkinler için endikedir. Dislipidemi, tip 2 diyabet, obstrüktif uyku apnesi veya kardiyovasküler hastalık, kilo vermek ve kilonuzu korumak için. Kalorisi azaltılmış bir diyet ve artan fiziksel aktivite ile birlikte kullanılmalıdır. Zepbound, tirzepatid içeren diğer ürünlerle veya GLP-1 reseptör agonisti ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır ve pankreatit öyküsü olan veya şiddetli gastroparezi dahil ciddi gastrointestinal hastalığı olan hastalarda araştırılmamıştır.

“Obezite; kalp hastalığı, felç ve diyabet gibi ciddi sağlık komplikasyonlarıyla sonuçlanabilen kronik bir hastalıktır. Obezitenin tedavi edilebilir, kronik bir hastalık olduğu konusundaki bilgimize rağmen, obeziteyle yaşayan insanlar hâlâ sağlık ve kilo yönetimi yolculuklarında birçok zorlukla karşı karşıyadır. ” dedi Başkan ve icra kurulu başkanı Joe NadglowskiObezite Eylem Koalisyonu. “Yeni tedavi seçenekleri, bu hastalıkla mücadele eden ve kilo kontrolü için daha iyi seçenekler arayan obezite hastası birçok insana umut veriyor.”

Onay, faz 3 SURMOUNT-1 ve SURMOUNT-2 denemelerinden elde edilen sonuçlara dayanıyordu. SURMOUNT-1’de, obezitesi veya aşırı kilosu ve diyabetin dışında kiloya bağlı tıbbi sorunları olan 2.539 yetişkin üzerinde yapılan bir çalışmada, Zepbound’u diyet ve egzersize ek olarak alan kişiler, 72 haftada plaseboya kıyasla önemli kilo kaybı yaşadılar. En yüksek dozda (15 mg), Zepbound alan kişiler ortalama 48 lb. kaybederken, en düşük dozda (5 mg), insanlar ortalama 34 lb. (plasebodaki 7 lb. ile karşılaştırıldığında) kaybetti.

Ek olarak, tip 1 hata açısından kontrol edilmeyen verilere göre, en yüksek dozda Zepbound alan 3 hastadan 1’i 58 lb.’den (vücut ağırlığının %25’i) fazla kaybetti; bu oran plaseboda %1,5 idi. Ortalama başlangıç ​​ağırlığı 231 lb idi.

Bu rahatsızlıkların tedavisi için onaylanmasa da, klinik bir deneyde, diyet yapan, egzersiz yapan ve obezite veya aşırı kilolu ve kiloyla ilgili tıbbi problemleri tedavi etmek için Zepbound alan kişiler, kolesterolde değişiklikler ve kan basıncında ve bel boyutunda azalma gözlemledi.

“Ne yazık ki, aksi yöndeki bilimsel kanıtlara rağmen, obezite sıklıkla bir yaşam tarzı tercihi, yani insanların kendilerinin yönetmesi gereken bir şey olarak görülüyor” dedi Dr.Leonard Cam, küresel tıbbi ilişkilerden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı,LillyDiyabet ve Obezite. “On yıllardır diyet ve egzersiz bir başvuru yolu haline geldi, ancak bir kişinin bu yaklaşımla kilo vermeyi 20-30 kez denemesi alışılmadık bir durum değil. Araştırmalar artık vücudun kalori eksikliği diyetine şu şekilde tepki verebileceğini gösteriyor: açlığın artması ve tokluk hissinin azalması, kilo vermeyi zorlaştırır.Lillybu hastalıkla ilgili yanlış algıları ortadan kaldırmayı ve hastalığın yönetilme biçimini dönüştürmeyi amaçlıyor.”

Zepbound kullanımı, bazen şiddetli olan gastrointestinal advers reaksiyonlarla ilişkili olabilir. En sık bildirilen advers olaylar (klinik araştırma katılımcılarının ≥%5’inde gözlenmiştir) mide bulantısı, ishal, kusma, kabızlık, karın ağrısı, dispepsi, enjeksiyon bölgesi reaksiyonları, yorgunluk, aşırı duyarlılık reaksiyonları, geğirme, saç dökülmesi ve gastroözofageal reflü hastalığıdır. 1 Araştırmalarda bulantı, ishal ve kusmanın çoğu, insanlarda doz artırıldığında meydana geldi; ancak etkiler genellikle zamanla azaldı. Çalışmalarda, Zepbound alan kişilerde plasebo alanlara göre gastrointestinal yan etkiler daha yaygındı ve Zepbound alan kişilerin bu yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma olasılığı plasebo alanlara göre daha yüksekti. Zepbound etiketi, tiroid C hücreli tümörlere ilişkin bir Kutulu Uyarı içerir. Zepbound, kişisel veya ailesel medüller tiroid karsinomu öyküsü olan hastalarda, Multipl Endokrin Neoplazi sendromu tip 2 hastalarında ve tirzepatide veya Zepbound’un içindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı ciddi aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Aşağıdaki Önemli Güvenlik Bilgilerine ve Reçeteleme Bilgileri ve İlaç Kılavuzunun tamamına bakın .

“Obeziteyle yaşayan insanların önemli kilo kaybına yol açabilecek obezite tedavilerine erişimini engelleyen pek çok engel devam ediyor” dedi.Mike Mason, genel başkan yardımcısı ve başkan,LillyDiyabet ve Obezite. “Bu ilaçlara daha geniş erişim kritik önem taşıyor, bu yüzdenLillyZepbound’dan yararlanabilecek kişilerin buna erişebilmesini sağlamak için sağlık hizmetleri, hükümet ve endüstri ortaklarıyla birlikte çalışmaya kararlıdır.”

Zepbound’un şu tarihte mevcut olması bekleniyor:BİZyıl sonuna kadar altı doz halinde (2,5 mg, 5 mg, 7,5 mg, 10 mg, 12,5 mg, 15 mg) liste fiyatıyla$1,059.87Bu, kilo kaybı için semaglutid 2.4 mg enjeksiyonundan yaklaşık %20 daha düşüktür. Liste fiyatı, sigorta kapsamı ve indirimler sağlanan hastaların cepten ödediği tipik maliyeti yansıtmamaktadır.LillyZepbound’dan yararlanabilecek kişilerin Zepbound’a daha iyi erişmesine yardımcı olacak bir ticari tasarruf kartı programı uygulamaya koyuyor.

  • Zepbound teminatıyla ticari sigortalı kişiler, şu kadar düşük bir ödemeye hak kazanabilir:$251 aylık veya 3 aylık reçete için.
  • Zepbound sigortası olmayan ticari sigortalı kişiler, şu kadar düşük bir ödemeye hak kazanabilirler:$5501 aylık Zepbound reçetesi için liste fiyatından yaklaşık %50 daha düşük.

İnsanlar, ürünün şu adreste kullanıma sunulmasını takip eden günlerde tasarruf kartı programını kullanmaya başlayabilir:BİZeczaneler. Bu programlar hakkında daha fazla bilgi edinmek veya en son haberleri almak üzere kaydolmak için lütfen www.Zepbound.lilly.com adresini ziyaret edin . Şartlar ve koşullar geçerlidir.

Tirzepatide ayrıca kilo yönetimine yönelik düzenleyici inceleme altındaAvrupaÇin,Birleşik Krallıkve birkaç ek pazar.

 Zepbound ürün görselini görmek için buraya tıklayın .

 Zepbound logosunu görmek için buraya tıklayın .

SURMOUNT klinik araştırma programı hakkında
Kronik kilo yönetiminde tirzepatide yönelik SURMOUNT faz 3 küresel klinik geliştirme programı 2019’un sonlarında başladı ve dördü küresel çalışma olan altı kayıt çalışmasına obezite veya aşırı kilolu 5.000’den fazla kişiyi kaydettirdi. SURMOUNT-1 ve SURMOUNT-2, FDA’ya sunuldu ve tirzepatidin, tip 2 diyabetli veya tip 2 diyabetsiz, obezite veya fazla kilolu yaşayan kişilerde plaseboya kıyasla vücut ağırlığını önemli ölçüde azalttığını gösterdi.

Zepbound ™  (tirzepatid) enjeksiyonu hakkında 1
Zepbound™ (tirzepatid) enjeksiyonu, obezitesi olan yetişkinlerde (BMI ≥ 30 kg/ m2 ) kronik kilo yönetimi için düşük kalorili diyete ve artırılmış fiziksel aktiviteye ek olarak FDA onaylıdır veya aşırı kilolu (BMI ≥ 27 kg/m2 ) ve kiloyla ilişkili en az bir komorbid durum. Zepbound, hem GIP (glikoza bağımlı insülinotropik polipeptit) hem de GLP-1 (glukagon benzeri peptit-1) hormon reseptörlerini aktive eden, FDA onaylı ilk ve tek obezite tedavisidir.

UYARILAR İLE BİRLİKTE GÖSTERGE VE GÜVENLİK ÖZETİ

Zepbound™ (ZEHP-bownd), obezitesi olan veya aşırı kilolu (fazla kilolu) ve aynı zamanda kiloyla ilgili tıbbi sorunları olan yetişkinlerin kilo vermesine ve kilosunu korumasına yardımcı olabilecek enjekte edilebilir reçeteli bir ilaçtır. Kalorisi azaltılmış bir diyet ve artan fiziksel aktivite ile birlikte kullanılmalıdır.

  • Zepbound tirzepatid içerir ve tirzepatid içeren diğer ürünlerle veya GLP-1 reseptör agonisti ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Zepbound’un diğer reçeteli, reçetesiz veya bitkisel kilo verme ürünleriyle birlikte alındığında güvenli ve etkili olup olmadığı bilinmemektedir. Zepbound’un pankreatit geçiren kişilerde kullanılıp kullanılamayacağı bilinmiyor. Zepbound’un 18 yaşın altındaki çocuklarda kullanımının güvenli ve etkili olup olmadığı bilinmemektedir.

Uyarılar – Zepbound, tiroid kanseri de dahil olmak üzere tiroidde tümörlere neden olabilir. Boyunda şişlik veya şişlik, ses kısıklığı, yutma güçlüğü veya nefes darlığı gibi olası semptomlara dikkat edin. Bu belirtilerden herhangi birine sahipseniz sağlık uzmanınıza bildirin.

  • Siz veya ailenizden herhangi biri medüller tiroid karsinomu (MTC) adı verilen bir tür tiroid kanseri geçirmişse Zepbound kullanmayın.
  • Çoklu Endokrin Neoplazi sendromu tip 2 (MEN 2) hastasıysanız Zepbound kullanmayın.
  • Tirzepatide veya Zepbound’un içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı ciddi bir alerjik reaksiyon göstermişseniz Zepbound’u kullanmayın.

Zepbound aşağıdakiler de dahil olmak üzere ciddi yan etkilere neden olabilir:

Şiddetli mide problemleri. Zepbound kullanan kişilerde bazen ciddi olabilen mide sorunları rapor edilmiştir. Şiddetli veya geçmeyecek mide problemleriniz varsa sağlık uzmanınıza bildirin.

Böbrek sorunları (böbrek yetmezliği) . İshal, bulantı ve kusma sıvı kaybına (dehidrasyon) neden olabilir ve bu da böbrek sorunlarına neden olabilir. Dehidrasyon olasılığını azaltmak için sıvı içmeniz önemlidir.

Safra kesesi sorunları.  Zepbound kullanan bazı kişilerde safra kesesi sorunları yaşanmıştır. Midenizin üst kısmında (karın) ağrı, ateş, ciltte veya gözlerde sararma (sarılık) veya kil renginde dışkı gibi safra kesesi sorunlarının belirtilerini görürseniz derhal sağlık uzmanınıza bildirin.

Pankreas iltihabı (pankreatit). Mide bölgenizde (karın) kusmayla birlikte veya kusma olmadan geçmeyecek şiddetli ağrınız varsa Zepbound kullanmayı bırakın ve hemen sağlık uzmanınızı arayın. Ağrıyı karnınızdan sırtınıza kadar hissedebilirsiniz.

Ciddi alerjik reaksiyonlar. Yüzünüzün, dudaklarınızın, dilinizin veya boğazınızın şişmesi, nefes alma veya yutma sorunları, şiddetli döküntü veya kaşıntı, bayılma veya baş dönmesi hissi veya çok hızlı bir şekilde ortaya çıkma gibi ciddi bir alerjik reaksiyon belirtisi varsa Zepbound kullanmayı bırakın ve hemen tıbbi yardım alın. kalp atışı.

Düşük kan şekeri (hipoglisemi). Zepbound’u sülfonilüre veya insülin gibi düşük kan şekerine neden olabilecek ilaçlarla birlikte kullanıyorsanız, düşük kan şekeri alma riskiniz daha yüksek olabilir. Düşük kan şekerinin belirti ve semptomları arasında baş dönmesi veya sersemlik, terleme, kafa karışıklığı veya uyuşukluk, baş ağrısı, bulanık görme, geveleyerek konuşma, titreme, hızlı kalp atışı, kaygı, sinirlilik, ruh hali değişiklikleri, açlık, halsizlik veya gerginlik hissi sayılabilir .

Tip 2 diyabetli hastalarda görme değişiklikleri. Zepbound tedavisi sırasında görüşünüzde değişiklik olursa sağlık uzmanınıza bildirin.

Depresyon veya intihar düşünceleri.  Ruh halinizdeki, davranışlarınızdaki, duygu veya düşüncelerinizdeki değişikliklere dikkat etmelisiniz. Yeni, daha kötü veya sizi endişelendiren herhangi bir zihinsel değişiklik yaşarsanız hemen sağlık uzmanınızı arayın .

Yaygın yan etkiler

Zepbound’un en sık görülen yan etkileri arasında mide bulantısı, ishal, kusma, kabızlık, mide (karın) ağrısı, hazımsızlık, enjeksiyon bölgesi reaksiyonları, yorgunluk hissi, alerjik reaksiyonlar, geğirme, saç dökülmesi ve mide yanması yer alır. Bunlar Zepbound’un olası tüm yan etkileri değildir. Sizi rahatsız eden veya geçmeyen herhangi bir yan etki hakkında sağlık uzmanınızla konuşun.

Herhangi bir yan etki yaşarsanız sağlık uzmanınıza bildirin. Yan etkileri 1-800-FDA-1088 veya www.fda.gov/medwatch adresinden bildirebilirsiniz .

Zepbound’u kullanmadan önce

  • Sağlık uzmanınız, Zepbound’u ilk kez kullanmadan önce nasıl kullanacağınızı size göstermelidir.
  • Diyabet tedavisi için insülin veya sülfonilüreler de dahil olmak üzere düşük kan şekeri riskinizi artırabilecek ilaçlar kullanıyorsanız sağlık uzmanınıza bildirin. Düşük kan şekeri seviyeleri ve bunların nasıl yönetileceği hakkında sağlık uzmanınızla konuşun.
  • Doğum kontrol haplarını ağız yoluyla alıyorsanız Zepbound’u kullanmadan önce sağlık uzmanınızla görüşün. Zepbound kullanırken doğum kontrol hapları da işe yaramayabilir.  Sağlık uzmanınız, Zepbound’a başladıktan sonraki 4 hafta ve Zepbound dozunuzdaki her artıştan sonraki 4 hafta boyunca başka bir doğum kontrolü türü önerebilir.

Bu soruları sağlık uzmanınızla birlikte gözden geçirin:

❑ Pankreas veya böbrek sorunlarınız veya midenizin yavaş boşalması (gastroparezi) veya yiyecekleri sindirme sorunları gibi midenizle ilgili ciddi sorunlarınız da dahil olmak üzere başka tıbbi durumlarınız var mı?
❑ İnsülin veya sülfonilüreler gibi diyabet ilaçları kullanıyor musunuz?
❑ Diyabetik retinopati geçmişiniz var mı?
❑ Reçeteli veya reçetesiz satılan başka ilaçlar, vitaminler veya bitkisel takviyeler alıyor musunuz? 
❑ Hamile misiniz, hamile kalmayı mı, emzirmeyi mi yoksa emzirmeyi mi planlıyorsunuz? Zepbound doğmamış bebeğinize zarar verebilir. Zepbound kullanırken hamile kalırsanız sağlık uzmanınıza bildirin. Zepbound’un anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Zepbound kullanırken bebeğinizi beslemenin en iyi yolu hakkında sağlık uzmanınızla konuşmalısınız.

  • Hamilelik Maruziyet Kaydı:  Hamilelik sırasında Zepbound alan kadınlar için bir hamilelik maruziyet kaydı bulunacaktır. Bu kaydın amacı sizin ve bebeğinizin sağlığı hakkında bilgi toplamaktır. Bu kayıtta nasıl yer alabileceğinizi sağlık uzmanınızla konuşun veya iletişime geçebilirsiniz.Lilly1-800-LillyRx’te (1-800-545-5979) .

Nasıl alınır

  • Zepbound ile birlikte gelen Kullanım Talimatlarını okuyun  .
  • Zepbound’u tam olarak sağlık uzmanınızın söylediği gibi kullanın.
  • Zepbound midenizin (karınınızın), uyluğunuzun veya üst kolunuzun derisinin altına (deri altı olarak) enjekte edilir.
  • Zepbound’u haftada 1 kez, günün herhangi bir saatinde kullanın.
  • Her haftalık enjeksiyonda enjeksiyon bölgenizi değiştirin (döndürün). Her enjeksiyon için aynı bölgeyi kullanmayın .
  • Çok fazla Zepbound alırsanız, sağlık uzmanınızı arayın, derhal tıbbi yardım alın veya 1‑800‑222‑1222 numaralı telefondan hemen bir Zehir Merkezi uzmanıyla iletişime geçin.

Daha fazla bilgi edin

Zepbound reçeteli bir ilaçtır. Daha fazla bilgi için 1-800-LillyRx (1-800-545-5979) numaralı telefonu arayın veya www.zepbound.lilly.com adresini ziyaret edin .

Bu özet Zepbound hakkında temel bilgiler sağlar ancak bu ilaç hakkında bilinen tüm bilgileri içermez. Reçeteniz her doldurulduğunda reçetenizle birlikte gelen bilgileri okuyun. Bu bilgiler sağlık uzmanınızla konuşmanın yerini almaz. Zepbound ve nasıl alınacağı hakkında sağlık uzmanınızla konuştuğunuzdan emin olun. Zepbound’un sizin için uygun olup olmadığına karar vermenize yardımcı olacak en iyi kişi sağlık uzmanınızdır.

ZP CON CBS 08KASIM2023

Zepbound™ ve dağıtım cihazı tabanı, Zepbound™’un sahibi olduğu veya lisansladığı tescilli ticari markalardır.Eli Lilly ve Şirketi, bağlı ortaklıkları veya bağlı kuruluşları. 

HakkındaLilly
LillyDünyanın dört bir yanındaki insanlar için hayatı daha iyi hale getiren ilaçlar yaratmak amacıyla bakım ve keşifle birleşiyor. Yaklaşık 150 yıldır hayat değiştiren keşiflere öncülük ediyoruz ve bugün ilaçlarımız dünya çapında 51 milyondan fazla insana yardım ediyor. Biyoteknoloji, kimya ve genetik tıbbın gücünden yararlanan bilim adamlarımız, dünyanın en önemli sağlık sorunlarından bazılarını çözmek, diyabet bakımını yeniden tanımlamak, obeziteyi tedavi etmek ve en yıkıcı uzun vadeli etkilerini azaltmak, Alzheimer’a karşı mücadeleyi ilerletmek için acilen yeni keşifler ilerletiyor. en zayıflatıcı bağışıklık sistemi bozukluklarından bazılarına çözüm sağlıyor ve tedavisi en zor kanserleri yönetilebilir hastalıklara dönüştürüyor. Daha sağlıklı bir dünyaya doğru attığımız her adımda, tek bir şey bizi motive ediyor: Hayatı milyonlarca insan için daha iyi hale getirmek. Buna, dünyamızın çeşitliliğini yansıtan yenilikçi klinik araştırmalar sunmak ve ilaçlarımızın erişilebilir ve uygun maliyetli olmasını sağlamak için çalışmak da dahildir. Daha fazla bilgi edinmek için  Lilly.com  ve  Lilly.com/newsroom adresini ziyaret edin  veya bizi  Facebook , Instagram,  Twitter  ve LinkedIn’de takip edin . P-LLY

Lillyİleriye Dönük Beyanlara İlişkin Uyarı Beyanı
Bu basın bülteni, obezite veya aşırı kilolu yetişkinler için potansiyel bir tedavi olarak Zepbound (tirzepatide) hakkında ileriye dönük beyanlar (bu terim 1995 Özel Menkul Kıymetler Dava Reformu Kanunu’nda tanımlandığı şekliyle) ve bu tedavi için zaman çizelgesi içermektedir. Zepbound’un ek düzenleyici sunumları, gelecekteki okumalar, tedariki ve ticarileştirilmesi, sunumlar ve Zepbound ile ilgili diğer kilometre taşları ve yansımalarıLillymevcut inanç ve beklentiler. Ancak her farmasötik üründe olduğu gibi ilacın araştırma, geliştirme ve ticarileştirme sürecinde de önemli riskler ve belirsizlikler bulunmaktadır. Diğer şeylerin yanı sıra, planlanan veya devam eden çalışmaların planlandığı gibi tamamlanacağının, gelecekteki çalışma sonuçlarının bugüne kadarki sonuçlarla tutarlı olacağının, Zepbound’un ek düzenleyici onaylar alacağının veya Zepbound’un ticari olarak başarılı olacağına veya Zepbound’un ticari olarak başarılı olacağına dair hiçbir garanti verilemez. ticarileştirilmesi için öngörülen zaman çizelgelerini karşılayacağız. Bunlar ve diğer riskler ve belirsizlikler hakkında daha fazla tartışma için bkz.Lilly‘nin en son Form 10-K ve Form 10-Q başvurularıAmerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu. Yasaların gerektirdiği durumlar dışında,Lillyileriye dönük beyanları bu yayın tarihinden sonraki olayları yansıtacak şekilde güncelleme görevi üstlenmez.

Referanslar

  1. Zepbound. Bilgilerin Reçetelenmesi. Lillygeyik, LLC.

En Kolay Online Ön Muhasebe Programı Hangisi

Ön muhasebe programları arasında bir tercih yapmak sanıldığı kadar kolay değildir. Bunun için öncelikle şirketlerin ihtiyaçları, kişisel tercihler ve deneyim gibi pek çok farklı değişken ön plana çıkar. Yalnız ön muhasebe programından beklentileri de göz ardı etmemek gerekmektedir. Öncelikle bir ön muhasebe programından tam olarak ne beklendiğinin altını çizelim.

Ön Muhasebe Programından Beklentiler Neler Olmalıdır?

Öncelikle popüler ön muhasebe programları tam olarak ihtiyaçlarınızı karşılamayabilir. Her firmanın dinamikleri farklı olduğu gibi kullanış bakımından her program size uygun olmayabilir. Dolayısıyla ihtiyaçlarınıza tam olarak yanıt verecek bir yazılımdan destek almanız gerekmektedir. Buna göre öncelikle kullanıcı dostu online ön muhasebe programları daha başarılıdır.

Eskiden kullanılan programlar, daha detaylı daha yavaş ve tüm işletmeleri kapsayacak şekilde tasarlanmaktaydı. Oysa ki günümüzde ki ön muhasebe programları paketler şeklinde sizin ihtiyaçlarınıza yönelik güncellenebilmektedir. Bu da kolay kullanım açısından büyük bir avantaj sağlar.

Profesyonel Bir Destek mi Arıyorsunuz?

Söz konusu olan ön muhasebe programlarında profesyonel bir destek almaksa sizin için hazırladığımız paketlerimize göz atabilirsiniz. Farklı işletmelerin farklı özelliklerine yönelik hazırlanan bu muhasebe programında profesyonel işlem ve seçeneklere rahatlıkla ulaşmanız mümkün olmaktadır. Daha detaylı bilgi sahibi olmak adına adresimizle hemen şimdi iletişime geçebilirsiniz.

Tüm detaylı seçenekleri sunmaya gayret gösteriyoruz. Bu da bizi sadece bir ön muhasebe programı olmaktan çıkararak son derece başarılı bir yardımcıya dönüştürüyor. Örneğin online ve yenilikçi alt yapımız sayesinde pazaryeri entegrasyonu sağlıyoruz.

Bunun dışında sürekli olarak çevrimiçi destek alarak e ticaret konusunda ve ön muhasebe konusunda ihtiyaç duyduğunuz tüm detaylara ulaşmanız mümkün olmaktadır. Sunduğumuz hizmetler arasında sipariş takip, stok takip, üretim takip ve planlama gibi pek çok seçenekte yer almaktadır.

Başka bir deyişle kurumsal kaynak planlama ve hatta ön muhasebe program seçenekleri söz konusu olduğunda oldukça başarılı bir yol arkadaşı istiyorsanız kesinlikle adresimizi ziyaret edebilirsiniz. Adresimizde yer alan tüm seçenekler sizin beklentilerinizi karşılayacak şekilde güncellenmektedir. Bu seçeneklere son derece kısa bir süre içerisinde ulaşabilir ve teknik destek alabilirsiniz.

Yeni Müşteriye Faizsiz Kredi Veren Bankalar

Bu bilgilere göre, Kasım 2023 döneminde yeni müşterilere özel faizsiz kredi veya nakit avans kampanyaları sunan bankalar şunlar:

  1. Akbank
  2. Garanti BBVA
  3. Türkiye İş Bankası
  4. QNB Finansbank
  5. Yapı Kredi
  6. Albaraka Türk
  7. Enpara
  8. DenizBank
  9. ING Bank
  10. Vakıf Katılım
  11. Kuveyt Türk
  12. Ziraat Katılım
  13. Şekerbank
  14. TEB
  15. Halkbank
  16. CEPTETEB

Bu bankalar, yeni müşterilere özel olarak faizsiz kredi veya nakit avans fırsatları sunarak müşteri portföylerini genişletmeyi hedeflemektedir. Her bankanın sunulan kredi miktarı, vade süresi ve diğer detaylar farklı olabilir, bu nedenle hangi bankanın kampanyasının size en uygun olduğunu belirlemek için bankanın resmi web sitesi veya şubeleri ile iletişime geçmeniz gerekebilir. Ayrıca, bu tür kampanyaların dönemsel olduğunu unutmayın, bu nedenle güncel bilgilere ve şartlara erişmek için ilgili bankaların resmi kaynaklarını kontrol etmek önemlidir.

 

Akbank

  • QR kodu okut
  • Uygulamayı indir
  • Banka müşterisi ol
  • Fırsatlardan yararlan

Yeni müşterilere özel, mevduat hesabına %45’e varan hoş geldin faizi!

%0 faizle 20.000 TL’ye varan taksitli nakit avans

İş Bankası

  • QR kodu okut
  • Uygulamayı indir
  • Banka müşterisi ol
  • Fırsatlardan yararlan

İşcep’ten İş Bankalı olanlara özel 20.000 TL’ye varan faizsiz taksitli nakit avans!

Hisse senedi işlemlerinde %0,05 komisyon oranı ayrıcalıkları!

1 yıl ücretsiz Havale/EFT

Yapı Kredi

  • QR kodu okut
  • Uygulamayı indir
  • Banka müşterisi ol
  • Fırsatlardan yararlan

Ilk defa Yapı Kredili ve Chippin’li olacaklara özel %0 faiz 20.000 TL’ye kadar Taksitli Nakit Avans fırsatı

250.000 TL’ye varan 3 ay ertelemeli kredi

Yıllık 24.000 TL’ye varan Worldpuan avantajı!

DenizBank

  • QR kodu okut
  • Uygulamayı indir
  • Banka müşterisi ol
  • Fırsatlardan yararlan

Yılda 30.000 TL’ye varan bonus fırsatı!

Mevduatınıza %44’e varan hoş geldin faizi!

1 yıl boyunca ücretsiz para transferi!

Garanti BBVA

  • QR kodu okut
  • Uygulamayı indir
  • Banka müşterisi ol
  • Fırsatlardan yararlan

15.000 TL’ye varan %0 faizli taksitli nakit avans ve 10.000 TL’ye varan %0,99 faizli kredi fırsatı! Hemen Garanti BBVA Mobil’den müşteri olun, fırsatı kaçırmayın.

Sıfır faizli kredi ve faizsiz kredi kavramları finansman ürünleri arasında benzerlik gösterse de, bazı farklar bulunmaktadır. İşte bu iki kavram arasındaki temel farklar:

Sıfır Faizli Kredi:

  • Sıfır faizli kredi, genellikle geleneksel ticari bankalardan veya finans kuruluşlarından sağlanır.
  • Kredi miktarı üzerine herhangi bir faiz eklemesi yapılmaz. Yani kredi başlangıçta verilen anapara miktarı üzerinden geri ödenir.
  • Genellikle taksitler halinde geri ödenir ve vade süresi belirli bir dönemde sona erer.
  • Sıfır faizli krediler, taşıt kredileri, konut kredileri, ihtiyaç kredileri ve diğer bireysel finansman türleri için sunulabilir.
  • Kredi kullanmak için belirli şartları sağlamak gerekebilir, ancak bu şartlar bankadan bankaya değişebilir.

Faizsiz Kredi (Katılım Bankalarının Finansman Ürünleri):

  • Faizsiz kredi, İslami finans prensiplerine dayalı olarak çalışan katılım bankaları tarafından sunulan bir finansman ürünüdür.
  • İslami finans sistemine göre, faiz (riba) kabul edilemez ve bu nedenle katılım bankaları kâr-zarar ortaklığı veya kar payı modeline dayalı olarak çalışırlar.
  • Faizsiz kredi, kâr payı veya kar-zarar ortaklığı esasına dayalı olarak verilir. Kredi alıcı ve kredi veren arasındaki kar payı veya kar zararı, kredi vadesi boyunca ortaklaşa paylaşılır.
  • Bu tür krediler, İslami finans prensiplerine uygun olarak çalışmak isteyen bireyler veya işletmeler için bir seçenek olarak sunulur.

Özetle, sıfır faizli kredi geleneksel bankalardan alınan bir kredi türüdür ve sadece anaparanın geri ödendiği kredileri ifade ederken, faizsiz kredi İslami finans prensiplerine uygun olarak çalışan katılım bankaları tarafından sunulan bir finansman ürünüdür ve kâr payı veya kar-zarar ortaklığı esasına dayanır.

Arama Terimleri

hangi banka faizsiz kredi veriyor
hangi banka faizsiz kredi verir
faizsiz kredi hangi banka veriyor
yeni evlenenlere faizsiz kredi hangi banka veriyor
hangi banka faizsiz kredi veriyor 2023
hangi banka sıfır faizsiz kredi veriyor
faizsiz hangi banka kredi veriyor
hangi banka 5000 tl faizsiz kredi veriyor
hangi banka faizsiz kredi veriyor 2022
evlenenlere faizsiz kredi hangi banka veriyor
faizsiz kredi hangi banka
hangi banka az faizsiz kredi veriyor
yeni evlenenlere faizsiz kredi hangi banka veriyor?
hangi banka 5000 tl faizsiz kredi veriyor?
hangi banka 0 faizsiz kredi veriyor
hangi banka sıfır faizsiz kredi veriyor?
hangi banka faizsiz 5000 tl kredi veriyor
emekliye faizsiz kredi hangi banka veriyor
20 bin faizsiz kredi hangi banka veriyor
hangi banka faizsiz kredi veriyor 2022?
sıfır faizsiz kredi hangi banka veriyor
faizsiz 5000 tl kredi hangi banka veriyor?
5000 tl faizsiz kredi hangi banka veriyor
emekliye hangi banka faizsiz kredi veriyor
hangi banka faizsiz kredi
faizsiz esnaf kredi hangi banka veriyor
5000 tl faizsiz kredi hangi banka veriyor?
hangi banka ne kadar faizsiz kredi veriyor

Emeklilere 5000 TL lik İkramiye Müjdesi Geldi!!! İkramiyeden Sadece Şartları Karşılayanlar Yararlanacak

Emekli maaşlarına Temmuz ayında yapılan %25’lik zam sonrası emekliler sevinçliydi. Ancak Ekim ayında beklenen ara zam emeklilere verilmedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ocak ayını işaret ederek emekli maaşlarına zam yapılacağını belirtti. Ayrıca, emekli maaşı alanlara 5.000 TL ikramiye sürprizi yapılacağını duyurdu. Ancak bu ikramiye sadece belirli gruplar için geçerli olacak.

Çalışan emeklilere bu ikramiye ödemesi yapılmayacak. Sadece çalışmayan emekliler bu ödemeden yararlanabilecekleri bilgisi gelmiştir. Aynı zamanda dul ve yetim aylığı alan emeklilere, şehit yakınlarına, Gazilere ve güvenlik korucularına da bu ikramiye verilecek.

5.000 TL’lik emekli ikramiyesi ödemeleri Kasım ayının ilk yarısında hesaplara geçecek. Ancak ödemelerin gerçekleşebilmesi için TBMM’de ilgili yasal düzenlemelerin tamamlanması gerekiyor. Bu ikramiye ödemesinden yaklaşık 10 milyon emekli yararlanabilecek. Çoğunlukla erken emekli olanlar ve hala çalışmaya devam edenler bu ikramiye ödemesinden faydalanamayacaklar.

 

ÇALIŞAN EMEKLİYE İKRAMİYE ÖDEMESİ NE YAZIKKİ YOK

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son kabine toplantısının ardından emekliye ikramiye ödemeleri hakkında sevindirici bir haber verdi. Yaklaşık 17 milyon emekli vatandaş bu haberi uzun bir süredir bekliyordu. Ancak, bu ikramiye ödemesinden yararlanabilecek emekliler sınırlı bir grup içerisinde yer alıyor. 5.000 TL’lik Cumhuriyet ikramiyesi ödemesi sadece çalışmayan emeklilere yapılacak. Dolayısıyla, halen bir işte çalışan emekliler bu ödeme hakkından faydalanamayacaklar.

Emeklilere yapılacak ikramiye ödemesi aynı zamanda hak sahibi olan emeklilere yani dul ve yetim aylığı alanlara verilecektir. Ayrıca, şehit yakınları, Gaziler ve güvenlik korucuları da emekli ikramiyesi almaya hak kazanmışlardır. Bu gruplar da 5.000 TL’lik ikramiye ödemesinden faydalanabilecekler.

5.000 TL’lik emekli ikramiyesi ödemeleri, Kasım ayının ilk yarısında hesaplara aktarılacaktır. Ancak bu ödemelerin gerçekleştirilebilmesi için ilgili yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesi gerekmektedir. Bu ödeme, yaklaşık 10 milyon emekli vatandaş için geçerli olacaktır. Özellikle erken emekli olanlar ve hala bir işte çalışmaya devam eden emekliler bu ikramiye ödemesinden yararlanamayacaklardır.

Exit mobile version