ETKİLİ KONUŞMA NASIL YAPILIR?

 ETKİLİ KONUŞMA NASIL YAPILIR

Konuşma eylemi insanın kendini başkalarına ifade edebilmesi, duygu ve düşüncelerini aktarabilmesi için önemlidir. Pek çok insan nerede nasıl konuşması gerektiğini bilirken pek çok insan da tam tersi olarak etkileşim kurmakta zorluk çekmektedir. Eğer insanlar ile etkili bir şekilde konuşabiliyorsanız kendinizi koruyacak en etkili silahı elinize aldınız demektir. Burada silah kelimesi ile etkili iletişimin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istedim.
İnsanlar arasındaki tartışmalar, kırgınlıklar, dostluklar ve sevgiler her zaman için karşılıklı iletişime dayanmaktadır. İnsanlar ile diyalog kurarken aslında söyleyeceğimiz cümleleri tamamlayan en önemli eylem o kelimeleri nasıl söylediğimizdir. Eğer karşınızdakini etkileyecek kadar güzel konuşmak istiyorsanız konuşma tarzınıza da dikkat etmeniz gerekmektedir. Çok bilgili bir insan olsanız bile hangi cümleyi hangi zamanlarda kullanmanız gerektiğini bilmiyorsanız ifade karışıklığına neden olabilirsiniz. Özellikle kesin cümlelerden kaçınmanız sizin kaba ve başkalarının düşüncesine saygısızlık yapan bir insan olmaktan çıkarır. Öncelikle karşınızdaki insanın ne söylediğini anlamalı ve o kişiyi dinlemelisiniz. Ne kadar iyi bir dinleyici olursanız anlam kargaşalarını önleyerek daha mantıklı cevaplar verebilir ve dinlenen bir kişi olmaya hak kazanırsınız. Her zaman karşınızdaki insana değer verdiğinizi hissettirmeli ve kendinizi devamlı övmemelisiniz. Bu şekilde davranmak sadece karşı tarafa değil kendinize olan saygınızın da göstergesidir. Konuştuğunuz cümlelere sizin inancınız yoksa kendinizi hemen ele verirsiniz ve eliniz ayağınız birbirine dolanır ve samimi olmazsanız insanların gözünde yapmacık damgası yiyebilirsiniz. Bir konu hakkında bilginiz olmadığı zaman kendinizi ortaya atmanız en ufak bir soruda ters köşe olmanıza neden olur. Bu gibi durumlarda karşınızdaki insanı dinlemeniz ve fikir sahibi olmanız mantıklı bir davranış olacaktır. Ağzınızdan çıkan her kelime karşınızdaki insanın algısını ve size bakış açısını değiştirecektir. Kullandığınız kelimeleri doğru ve etkili bir şekilde söylemeniz çok önemlidir. Uzun konuşmalar karşınızdaki insanın sıkılmasına nende olacağından konuşma esnasında cümlelerinizi olabildiğince kısa tutmanız önemlidir. Sohbetin dışında kalıyorsanız konuya atlamalı ve sadece size sorulan sorulara yanıt vermelisiniz. Bu şekilde karşınızdaki insana boş yere konuşmadığınızı göstermiş olursunuz. Aynı zamanda nasihat içeren konuşmalar kendinizi insanlardan üstün gördüğünüzü yansıttığı için bu davranıştan kaçınmanız gerekmektedir. Kelime dağarcığınız ne kadar geniş olursa kurduğunuz her cümlede farklı bilgiler aktarabilir ve tarzınızı ortaya çıkarabilirsiniz. Her insana karşı nabza göre şerbet verme algısı vardır. Fakat doğru konuşmalar her insanı dize getirecek kadar etkilidir. Eğer konuya hakim oturaklı cümleler kullanırsanız konuya hakim olmuş olursunuz. ‘’Uzun cümleler kuramıyorum’’ diyorsanız cümlelerinizi mantıklı ve kısa tutabilirsiniz. Etkili konuşmanın en önemli püf noktalarından bir tanesi de ses tonudur. Ses tonu da çok önemli bir silahtır. Dalgın, yorgun, korkak, özgüven sahibi ve mutlu olduğunuzu yansıtmak için ses tonunuz size eşlik etmektedir. Göz temasını sürekli kurmaya özen gösterirseniz karşı tarafın dikkatini üzerinize çekmeyi başarabilirsiniz. Etkili konuşma hayatın her alanında gereklidir ve önemlidir. Bunu yapamıyorsanız eğitimini alabilirsiniz.

Elmas Nedir?

ELMAS VE OLUŞUMU

Dünyada bazı şeyler insanoğlunun gözünde maddi ve manevi paha biçilemez bir değere sahiptir. Bu değerlerden bir tanesi de elmastır. Elmas milyarlarca yıldır yeryüzünün her türlü haline şahit olmuş değerli bir mücevherdir.
Dünya üzerinde en sert madde olarak sayılan elmas doğada çok nadir bulunmaktadır.  Pırlantanın henüz işlenmemiş hali olarak adlandırılan elmasın yaşı dünya üzerinde beklide dinozorlardan da eskidir. Elmasın gökyüzündeki yıldızlardan bile daha eski olduğunu biliyor muydunuz? Elmasın uzun soluklu yolculuğu onun tüm özelliklerini almasına ve değerli bir hale gelmesine yardımcı olmuştur. Elmas yüksek ısının ve basıncın etkisi ile yerkabuğunun alt kısmında kristalleşmeye başlamıştır. Kristalleşen elmaslar yanardağ üzerinde bulunan volkanların yardımı ile yeryüzüne taşınmıştır. Doğanın içerisinde her türlü etkiye maruz kalan elmasın henüz bir bölümü bulunmuştur. Bu gizli ve değerli mücevheri insanlar yüzyıllardır bulmaya çalışmıştır.

Elmaslar insanlar tarafından nasıl bulunuyor ve yeri nasıl tespit ediliyor sorusu pek çok kişinin kafasını kurcalıyor olabilir. Dünya üzerinde ilk olarak elmas arayışı Hindistan bölgesinde başladı. Daha önceki zamanlarda insanlar kısıtlı imkânları kullanarak elmas arayışı içine giriyordu. Bugün gelişen teknoloji ile elmas arayışı kolaylaşsa da doğada az sayıda elmas bulunmaktadır. Bu değerli mücevher jeologlar tarafından dünyanın en soğuk ikliminden çöl iklimine kadar her yerde çıkarılmaktadır. Bir elmas ancak bir oda dolusu toprağın ayıklanması ile bulunuyor ve bulunan tek bir elmasın ufak parçaları mücevher haline dönüştürülebiliyor. Elması diğer mücevherlerden ayıran özelliği ise kesim işlemidir. Kesim işlemi sabır ve sevgi gerektiren bu mücevheri yüzyıllar öncesinde insanlar kesmeden bırakıyordu. Fakat 14. yüzyılda sanatkâr insanlar elmasın ışık saçması ve daha değerli görünebilmesi için farklı kesme yöntemleri aramaya başlamışlardır. O günden bu yana bulunan teknikler hala geliştirilmeye çalışılıyor. Geçmişte pek çok millet elmasa farklı anlamlar yüklemiş ve onun doğaüstü güçlerinin olduğuna inanmıştır. Hiçbir alet ile elmasın kesim işleminin yapılamaması ve üzerine ateş değse de tek bir iz dahi bırakmaması insanların kafasında soru işareti bırakarak hikâyeler yazdırmaya yönlendirmiştir.

Romalılar elmasları yıldızların birer parçası olarak adlandırırken Hintliler ise elmasın tüm kötülükleri ve talihsizlikleri dağıtan bir sihri olduğuna inanırdı. Diğer pek çok kültür de ise şifa taşı olarak adlandırılıyordu. Haliyle üzerine bu kadar anlam kondurulan bu taş insanların gözünde zaman geçtikçe daha değerli bir hale gelmiştir. Bu eşi benzeri olmayan değerli mücevher yüzyıllardır aşkı ve bağlılığı simgelemiş ve nişan, söz, evlilik gibi adımların göstergesi olarak kullanılmıştır. Elmas sahibi olan her insan kendini özel ve farklı hissetmiştir. Bunun sebebi ise hiçbir elmasın birbiri ile aynı olmamasıdır. Doğada her türlü renkte bulabileceğiniz elmasların en nadir bulunan rengi kırmızı elmaslardır. Kırmızı dışında birçok renge sahip olan bu değerli taşa sahip olmak isterseniz elinizde yüzyılları ve doğanın başlangıcından bugüne tek sırdaşını taşıdığınızı unutmamalısınız.

KADINLARDA SAĞLIKLI AYAKKABI SEÇİMİ NASIL OLMALIDIR

KADINLARDA SAĞLIKLI AYAKKABI SEÇİMİ NASIL OLMALIDIR

Ayakkabı bir kadının güzelliğini yansıtan en önemli eşyadır. Ayakkabı seçiminin de her ne kadar estetiğin önemi varsa ayağın rahat etmesinin de büyük önemi vardır. Bugün kadınların birçoğu güzel görünebilmek için ayaklarını rahatsız etmesine rağmen ince ve yüksek topuklu ayakkabılar tercih etmektedir. Yanlış ayakkabı seçimi sadece ayakkabıyı değil psikolojik olarak ruh halinizi de olumsuz yönde etkilemektedir.
İnsanlar da vücudun tüm yükü kaldıran ayaklar sağlık konusunda en son düşünülür hale geldi. Yapılan araştırmalara göre omurgalar ile ilgili çıkan problemlere yanlış ayakkabı tercihleri neden oluyor. Bugüne kadar ideal ayakkabı konusunda bir sürü yazı yazılıp çizilmiştir. Bunları okuyan ve uygulayan hatta okuduğu halde uygulamayan insanlar vardır. Kadınlar için ideal ayakkabı önü yuvarlak ve geniş gelen ayakkabılardır. Topuk yüksekliği 5 ile 10 pont aralığında olan bu ayakkabıların bağcıklı seçilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Eğer ayakkabılarınızı önü geniş değil de sivri burun seçerseniz parmak çıkıntılarınızı tetikleyerek ayak parmaklarınız da şekil bozukluklarına sebebiyet verebilirsiniz. Özellikle tunik ve eteklerin altına tercih edilen babetler bel ve diz ağrılarına davetiye çıkarmaktadır. Kas gücü ayakta durmaktan azaldığı için aşağı doğru çöken babetlerin tabanı ayakları yorarak diz ağrılarını ortaya çıkarmaktadır. Bazı babatelerin içerisinde taban kısmında destek bulunduğu için kavis çökmeyeceğinden ağrı gibi sorunlarla karşılaşılmaz.  Parmak arası düz ayakkabılar çoğu zaman babetlerden bile daha tehlikeli olabilmektedir. Özellikle ayak yapısı düz taban olan kişilerde ayak topuğu dışarı doğru döner ve diz ağrısı daha çabuk etkisini göstermeye başlar. Yürüme de bozukluk yaşayan kadınlar çoğu zaman bunun sebebinin parmak arası ayakkabı ya da terlik olduğunu anlamaz. Yüksek topuklu ayakkabı giymeyi seven bayanlara da ciddi uyarılar var. Ayakkabınız da tercih ettiğiniz topuk yükseldikçe beden yükünün bele ve dize toplandığını biliyor muydunuz? Yüksek topuklu ayakkabı kullanımında bel ve diz ağrıları oluştuğu gibi baş parmak çıkıntıları ve ayaklarda şekil bozuklukları da oluşmaktadır. Eğer yüksek topuklu ayakkabılardan vazgeçemiyorsanız ayaklarınız için doktora gitmeniz gerekebilir. Aynı zamanda dolgu topuk ayakkabılar içinde bunu söyleyebiliriz. Satın aldığınız dolgu topuk ayakkabıların önü ile arka kısmının boyu eşit ise çok fazla ayak problemi yaşamazsınız. Ancak dolgu topuklarda da topuk boyutu 15 pontu geçmemelidir. Eğer 15 pontu geçiyorsa yine bel ve diz ağrıları ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Yükselen topuklarda malzemenin sertleştiğini, sertleşen malzemelerde ise sıkıntı yaşandığını bilmeniz gerekmektedir. Ayakkabı seçiminde en önemli nokta ise esneme olup olmadığıdır. Ayakkabıların tahta ve sabo olması ciddi ayak ağrılarını da beraberinde getirmektedir. Siz de ayak yapınızı tanıyarak doğru ayakkabı tercihleri yapabilirsiniz. Her zaman ortopedik  ayakkabılar seçmelisiniz. Ayaklarınızı küçük göstermek için kullandığınız numaraların altında ayakkabılar giyerseniz nasır gibi cilt problemleriyle de karşı karşıya kalabilirsiniz. Ayaklarınızı korumak her zaman için sizin elinizde bunu unutmayın.
 
 

Tatil Alışverişinde Nelere Dikkat Edilir?

Tatil Alışverişinde Nelere Dikkat Edilir?

Ailenizle, eşinizle, sevdiğiniz arkadaşlarınızla ya da tek başınıza tatile çıkmadan önce, gruptaki kişilere ve kişi sayısına, mesafeye, gidilecek bölge ve yerin özelliklerine, mevsim şartlarına ve kendi istek ve ihtiyaçlarınıza göre bir valiz hazırlamanız önemlidir. Sonradan unutulan bir şey olmaması için kağıt kalem alarak liste hazırlanmalı ve çantalar birkaç gün önceden hazırlanmalıdır. Dünya genelinde insanlar daha çok yaz tatili yapmayı sever. Bu tercihe göre de, yaz aylarına uygun giyecek ve aksesuarlar, güneş kremleri, plaj malzemeleri vs tedarik edilmelidir. Plajların ve yazlık mekanların en ilgi çekici kişisi olmak için de biraz modayı takip etmekte fayda var. Sezonun trend parçalarını mesela plaj havlusu renk tonları, bikini mayo renk ve modellerini takip etmek, parmak arası terlik, sandalet, akşam yemeği kıyafetlerini hem rahat hem şık seçmek sizi sevindirir. Gittiğiniz her yerde hangi mevsimde olursanız olun hem rahat hissetmek hem şık olmak gerekir. Fotoğraflar kalıcı anılar için çekilir pozlarınız ve tatiliniz harika geçer.
 

Midilli Tatilinde Yapılacaklar Listesi

Midilli Tatilinde Yapılacaklar Listesi

Lesvos adıyla da bilinen Yunanistan’ın en turistik adalarından biri olan Midilli Adası her yıl binlerce turisti ağırlıyor. Bu eğlenceli adada yaz tatili unutulmaz olabilir. Midilli Adası’nda yapılacaklara bir göz atalım. Ayvalık limanından hemen her gün feribot seferleri ile birkaç saatte buraya varılabilir. Merkeze uzak ve yakın oteller ve pansiyonlardan birini seçin. Liman merkezi konumdadır ve çevresinde birçok restoran, cafe, butik, alışveriş merkezi ve eğlence noktası vardır. Hem limanda bir kahve içer hem etrafı tam anlamıyla dolaşmış oluruz. Denize sıfır mekanlar akşam ve gece genelde bara dönüşür. Canlı müzik keyfi başlar. Yunanlılara özel yemekler, sirtaki geceleri ve renkli gece aktivitelerinde çok eğlenilebilir. Hediyelik eşya dükkanlarından hatıra satın almak akşama doğru Rum tavernalarında eğlenmek paha biçilmez. Halk plajları oldukça temizdir ve Ege denizi sizi büyüler. Uzo fabrikasına gidip müzeleri gezmek faydalı olacaktır. Dev çınarın altında mola verin ve beach keyfini sürün. Deniz ürünleri mutfağını es geçmeyin. Ülkemizin Ege yöresini andırır.

Varna Gezisi Tatil Planı

Bulgaristan ideal turizm noktalarından biri ve Varna gibi önemli bir kente sahip. Binlerce Varna turu düzenleniyor ve dünyanın dört bir yanından turistler buraya geliyor. İrili ufaklı her keseye ve zevke uygun otel mevcut ve birçoğunda casino imkanı da var. Türklere yakınlıkları sebebiyle Türk ve Osmanlı mutfağını burada bulabilirsiniz. Ete dayalı yemekler genelde tanıdık lezzetlerdir. Disco, bar ve gece kulüpleri özellikle gençlerin uğrak yerleridir ve sabahın ilk ışıklarına kadar eğlence sürer. Müze ve kültür merkezleri mutlaka görülmesi gereken yerlerdir. Bolca fotoğraf ve video çekin, anı eşyaları satın alın. Merkezdeki alışveriş merkezleri ve süper marketler yeterince uygundur. Eğlence aktivite tarafında ise, adrenalin club adında bungee jumping merkezi, su altı canlıları ve yunus canlı izleme merkezi, dalış noktaları ve kursları, bowling salonları, karting yarış pistleri, yüzme havuzları ve hayvanat bahçesi mevcuttur. Mutlaka bunların hepsini veya birçoğunu deneyin. Eski dönemlere ait mimarisi göze çarpan Varna’da yaz kış seyahatler çok renkli geçer.

Mykonos’da Yapılacaklar ve Görülecekler

Gece hayatı ve dibine kadar eğlence dendiği zaman akla ilk gelen turizm cennetlerinden Mykonos Adası Yunan adalarının cıvıl cıvıl bölümlerinden biri. Bahar ve yaz aylarında tertemiz kum plajları sizi masmavi bir dinlenceye çeker. Arnavut kaldırımlı dar Ege tipi sokakları, beyaz mavi renkteki ev ve cafeleri, bin bir renkli çiçekleri ile huzuru yakalayın. Aro Mera köyünde sakin ve tek başınıza yapacağınız sahil yolculuğu ardından yel değirmenlerini mutlaka görün. Müze ve kiliseler genelde tepelerdedir zirvelere çıkıp buraları gezin ve tepeden tüm güzelliğiyle Ege’yi izleyin. Gün batımını yine tepelerde restoran cafe ve turistik noktalarda izleyin. Ege ve Rum mutfağının zeytinyağlıların, otların ve deniz ürünlerinin tadını çıkarın. Super Paradise çıplaklar kampı ve plajıdır. Buna karşın çok sakin ve mütevazi plajlar da mevcuttur. Tekne turları ile çevre adaları ve koyları mutlaka görün. Buralarda dalış yapın ve bolca yüzün. Avrupa’nın ünlü markaları ve alışveriş imkanları da burada sınırsızdır. Mykonos her daim ılık sıcak ve rüzgarlıdır.

Phuket: Bir Tatil Cenneti

Phuket: Bir Tatil Cenneti

Tayland Bangkok muhteşem bir yer ve Phuket Adası dünyaca ünlü bir turizm cenneti. Burası ülkenin en büyük adası ve çevresinde birçok koy bulunuyor. Bembeyaz kumsalları serin mavi sular tertemiz dupduru karşılıyor. Yeşillikler ve bitkiler çok sayıda. Rengarenk göz dolduran doğal güzellikler, hayvanlar ve hareketli yaşamı ile özellikle yaz aylarında ruha hitap ediyor. Beach partiler ile eğlence klasik gece hayatında da devam ediyor, farklı kültürün getirdiği özelliklerle de size yepyeni deneyimler yaşatıyor. Fotoğraf makinenizi unutmayın. Yerel halkla kaynaşın öykülerini dinleyin. Uzakdoğu’nun gizemini sonuna kadar keşfetmek ve iyi bir tatil yapmak unutulmaz olacak. En çok turist alan bölgelerden biri Phuket. Tarihi kültürel coğrafi turistik ve doğal tüm özellikleri ve nesneleri dikkatle inceleyin. Hepsi size bir şey katacak. Filleri ve bölgeye özgü diğer hayvanları görün fillere binin onlarla zaman geçirin. Değişik mimari yapıları gezin görün buralarda konaklayın. Burada gün batımı da nefistir ve denizin tadını sonuna kadar çıkarın. Phuket yeryüzü cennetidir.

Malezya’yı Keşfedelim

Güney Asya’nın muhteşem ülkelerinden biri olan Malezya’da kısa bir tura çıkalım. Egzotik, gizemli ve maceraperest bir turizm cennetidir öncelikle. Etnik, tarihi ve kültürel mirasının yanında zengin flora, fauna ve coğrafi doğal güzellikleri karşılar sizleri. Büyüleyen atmosferinde yaz kış burayı keşfetmek istersiniz. Çok turist çeken Malezya yıl boyu tropikal iklim şartlarını sunar. Yağmur ormanlarında keşfe çıkmak dalış merkezlerinde su altı güzelliklerini görmek ve sırları yavaşça çözmek ruha iyi gelir burada. Soyuna nadir rastlanan canlılar, dünyanın en büyük kireçtaşı mağarası, etnik kabileleri, renkli ve geniş kültüre sahip halkı ile hep burada yaşasam diyeceğiniz bir ülkedir. Kumsalları sizi adeta davet eder ve berrak sularına kendinizi bırakınca rahatlarsınız. Başkent Kuala Lumpur’u gezmek de ayrı bir şölendir. Yarımada, takımada ve adalar tekne turları ile dolaşılabilir. Tayland sınırındadır ve kolayca çevre ülkelere geçilebilir. Ayrıca Güney Çin Denizi, Singapur, Filipinler ile de komşudur. İç mimarisi göze çarpan ikiz kuleler ve diğer yapıları mutlaka fotoğraflayın. Harika bir anı olacaktır.

İlk Bebek Banyosu Nasıl Yaptırılır?

Endişeli ve panik bir haldesiniz çünkü ilk kez anne oldunuz ve bebeğinize ilk kez banyo yaptıracaksınız. Öncelikle bebek göbek bağı 2 hafta boyunca her gün alkollü bir bezle silinmelidir. Bebek bezi bu kısma sokulmamalıdır. Kordon bölgesinin kuru kalması şart, banyodan sonra ilk iş burayı iyice kurulamaktır. Önce malzemeleri eksiksiz bir şekilde yanınıza getirin. En uygun sıcaklık ise 22-24 derecedir. Ortam bu aralıkta olmalıdır. Banyo havlusu, şampuan ve sabun, banyo lifi, küvet, vücut losyonu, bebe yağı, bebek bezi, 2 adet giysi, sıcak su ve temiz su kabı gereken malzemelerdir. Bebeğiniz ne zaman uzun süreli uyuyorsa bu zamandan bir süre evvel banyosunu yaptırın ve mutlaka rahat olsun. Banyo suyu 37 ila 39 derece arası olmalıdır. Ilık su dolu küvette rahat yıkanır. Önce onu soyun ve onunla konuşun. Sağlam bir şekilde onu iki elinizle tutun. Önce yavaşça sabunlayın başını şampuanlayın ve bezle köpürterek bastırmadan ovun. Durulayın yağlayın ve kurulayıp sarın. Hemen giydirin.

Bebek Masajı Nedir?

Yeni doğan ve ilk aylarında olan bebeklere bebek masajı yapılır. Fiziksel ve psikolojik gelişimleri için bu önemlidir. Bu dönemde bebeklerin en gelişmiş duygusu dokunmadır. Onlarla ilk andan itibaren iletişim kurmanız önemlidir. Buna sevgiyle ve bebek masajıyla başlayabilirsiniz. Çocuğun çevresini algılamasında da oldukça etkili bir yöntemdir. Bebekler böylece çevresiyle ilgi ve iletişim kurmaya başlar. Rahatlatır ve sağlık verir. Kan dolaşımı hızlanır, kas iskelet sistemi gelişir, gaz çıkarılmış olur. En sessiz ve rahat bölgeye bebeğinizi getirin. Oda ısısını ayarlayın ve çevre şartlarını ideal düzene getirin. Hafif bir aromatik müzik açılabilir. Bebek tokken ve uyku zamanına yakın bir zamanda her gün düzenli olarak masaj yapılmalıdır. Ellerinizi yıkayın ve takılarınızı çıkarın. Rahat olduğu anda masaja başlayın. Onunla göz teması kurulmalıdır. Beşik pozisyonunda veya dizlerinizin üstünde onu yatırabilirsiniz. Eller masaj yağıyla yağlanır ve o alıştıkça hızlanabilir ellerinizle bastırabilirsiniz. Her bölge yavaşça ovulur, aynı anda onunla konuşun ve şarkı söyleyin, onu öpün ve ona gülün.

Çeşme ve Alaçatı Bijuterilerinde Son Moda

Mavi, yeşil ve beyaz temalı yazlık tatil beldelerimizden, Ege’nin incisi Çeşme ve Alaçatı’da her sene moda akımı yaşanıyor. Özellikle genç bayanlarda birbirinden şık, farklı ve iddialı kombinler adeta yarışa geçiyor. Peki bu 2015 sezonunda yazlıkçılarda bijuteri yani takı aksesuar modası nasıl? Son dönemlerin popüler deri bileklikleri burada da oldukça revaçta. Kalın ve çapa simgeli deniz yıldızı motifli modeller ön planda. Ve yine doğal taş mucizesi peşimizi bırakmıyor. Uğurlu taşınızı öğrenin ve takınızı seçin. Birbirinden zarif ve şık günlük ve geceye uygun takılar göz dolduruyor. Alaçatı sokakları ve caddelerinden onlarca bijuteri ve hediyelik eşya dükkanı var. Renkli cam ve tahta boncuklardan tüylü, taşlı, motifli, oyalı ve farklı kolyeler kıyafetinize uygun şekilde vitrinlerde sizi bekliyor. Yazın esnaflara en çok kazandıran işlerden biri bu. Kadınlar her zaman süse ve şıklığa önem verir. Saç aksesuarları ve renkli eşarplar bandana, kemer ve fular olarak kullanılabilir. Alaçatı’da siz de güzel olun.

İzmir’in Alışveriş Trendleri

Ülkemizin en yoğun ve popüler kentlerinden Ege’nin incisi İzmir ilinde binlerce alışveriş merkezi bulunuyor. İzmir’in güzel kadınları tabirine de bu yakışır elbette. Giyim kuşam, bijuteriler, aksesuarcı ve butikler, ev eşyaları, özel ve elektronik eşyalar, yiyecek dükkanlarına kadar her alanda alışveriş imkanı var. Agora AVM bilinen en uğrak alışveriş merkezlerinden biri. Birkaç ilçede de var. Sohbet edip yeme içme bölümlerinde oturmak, sinema eğlence katında hoş vakit geçirmek ve bolca alışveriş yapmak için buralar ideal. Yaz aylarında dışarıdan da gelen insanlarla adeta kalabalıkta zirveye ulaşıyor İzmir. Özdilek, YKM, Palmiye AVM, D&R ve Ege Park alışveriş merkezleri merkezi konumda ve herkesin tercih ettiği yerlerden. Optimum Outlet ve Balçova Agora gençlerin yoğun ilgisini çekiyor. Çocuk, erkek ve kadın giyiminde birçok marka ve mağaza bulunuyor buralarda. Mücevher, saat ve takı dükkanları da yine mevcut. Kozmetik, elektronik, ev eşyaları, kitap müzik bölümleri de var. Her İzmirli alışverişi sever ve trendleri asla kaçırmaz. Yazlık stantlar da Ege’ye özgü zevklerle dolu.

ÇOCUKLARDA EĞİTİM

Eğitim kişinin belli bir sürece kadar bir şeyleri kazancına erişebilmek için geçirdiği süreçtir, öğrenim ise kişinin ömrü boyunca kendisini sürekli geliştirmesidir. Eğitimin sonu gelir fakat öğrenimin asla sonu gelmez.
İnsanlar yaşadığı her an boyunca sürekli yeni bir şeyler öğrenirler. Öğrendikleri her şey iyi yada kötü bizi bir adım ileri taşır. Kimi zaman tecrübe öğreniriz kimi zaman ders alırız. Birey yaşadığı sürece öğrendiği şeylerden davranışlarında değişmede yaratabilir veya daha önce hiç yapmadığı şeyleri yapmaya da başlayabilir. Çocuklar 7 yaşına kadar ailede eğitim görürler.

Çocuğun 3 ile 5 yaş arasında oynadığı oyunlar onun fiziksel açıdan ve sosyal açıdan gelişimini sağlar. Oynadığı oyunlar onun yaratıcılığını geliştirir ve yavaş yavaş paylaşmayı öğrenir. Eğitimde çocuğun örnek aldığı kişiler genellikle anne baba ve kardeşlerdir. Çocuk olmasını istediği kişiler gibi davranır ve bu davranışlar yavaşça karakterin oluşumunda etkili olur. Okul çağında çocuk  sınıfta arkadaşlarını ve öğretmenlerini örnek alır. Çünkü onlarla sürekli iç içedir. Okul ortamı çocuğun gelişiminin büyük oranda ilerlediği bir ortamdır. Bu süreçte çocuğunuzu takip etmeniz gerekmektedir. Ayrıca çocuk kendisine karşı yapılan her türlü davranışı kayıt altında alır. Bazen çocuklarımızın çok hırçın veya çok sessiz olmasından şikâyetçi oluruz. Oysa çocuk yaşadığı iyi kötü her şeyi içinde bastırır ve bu durumda kendine savunma mekanizması oluşturur.

Her çocuk uyurken, oynarken ve otururken onlarca hayal kurar ve bu hayallerin içerisinde kendini yaşatır. Çevresinde kendisine gösterilmeyen davranışları düşünceleriyle hayal gücünde kurar. Küçükken ailesinden baskı gören dayak yiyen azarlanan ve toplum içinde küçük düşürülen çocuklar büyüdükten sonra ister istemez çevresiyle uyumsuz bir hal alır. Kendini küçük görür ve bir şeyleri başaramayacağına inanır. Çocuklarınıza sen yapamazsın cümlesini kullanmayın. Onlarla her zaman bir yetişkin gibi sohbet etmeye çalışın. Çocuk böylece kendini iyi hissedecek ve öz güvenini geliştirecektir. Çocukların sorularına ona kızmadan alay etmeden cevap verin böylece çocuk soru sormaktan çekinmeyecek merak ettiği her şeyi öğrenebilecektir. Çocukları eleştirmeyin. Çünkü onlar sizin eserinizdir.
Ne ekerseniz onu biçersiniz unutmayın.

Anne Sütünü Arttırma Yolları

Emzirme dönemi çocuk ve anne için çok önemli bir dönemdir. Anne, hamilelik sırasında aldığı tüm kiloları emzirme döneminde verebilir. Çünkü: Anne sütünün oluşturabilmesi için vücut çok fazla kalori yakmaktadır.
Emzirme dönemi, çocuk doğduktan ilk yarım saat içerisinde anne sütü verilerek başlamaktadır. Bu ilk yarım saat içerisinde verilen süt çok önemlidir. Çünkü: Bebeğin ilk aşısı sayılmaktadır.

Sütüm Çocuğuma Yetiyor mu ?

Sütünüzün çocuğunuza yetip yetmediğini çok kolay anlayabilirsiniz. Çocuğunuz günde 5-6 kez bezini pisletiyor ise anne sütü çocuğa yetiyor demektir. Ayrıca çocuğunuz ağırlık artışı normal bir şekilde devam ediyorsa sorun yok demektir.
Hamilelikten Sonra Diyete Başlamalı mıyım ?
Emzirme döneminde anneler beslenmelerine dikkat etmelidir. İlk 2-3 ay içerisinde diyet yapmamaları gerekmektedir. Çünkü: Süt oluşumu sırasında harcanan enerjinin 3/2 si günlük tüketimden geri kalan ise depodan alınır.

Anne Sütünü Neler Arttırır ?

* Gün içerisinde yeterli miktarda sıvı tüketilmelidir. Ortalama 3 litre sıvı tüketmelisiniz. Bu tükettiğiniz sıvı içerisinde 9-10 bardak su olmalıdır. Geriye kalan sıvıyı ise süt, ayran ve organik yeni sıkılmış meyve sularından alabilirsiniz.
* Kansızlık sorunu yaşıyorsanız öğünlerden önce veya sonra açık çay içmelisiniz.
* Bebek ne kadar emerse sütünüz o kadar artacaktır. Bebeğiniz uyurken bile süt emebilir, emmesini engellemeyin.
* Bebeklerinizi gece emzirmeniz süt artmasını sağlar.
*Emzirmeden sonra sıvı almaya özen gösterin. Su olabilir, taze sıkılmış meyve olabilir.
* Zararlı maddeler kullanılmamalıdır. Alkol, sigara, kahve, aşırı gazlı içecekler, uyuşturucu tarzı maddeler ve içecekler tüketilmemelidir. Bunlar sütün üretilmesinde zarar verir ve oluşumunu engeller.
* Günlük protein ihtiyacınızı karşılamalısınız. Yumurta, süt ürünleri, balık ve tavuk gibi besinler tüketerek protein alabilirsiniz.
* Sebze tüketimine önem verin. Sezonun sebze ürünleri günlük olarak tüketmeye çalışın
Kalsiyum içeren besinleri günlük olarak almaya çalışın. Bunlar; Süt ürünleridir.
* Stresten uzak durun ve kendinizi gün içerisinde çok fazla yormayın. Stres ve yorgunluk süt oluşumunu olumsuz etkiler.
* Bebekleriniz acıktığında ve susadığında ağlamaya başlarlar. Ağladıklarında emzirmelisiniz. Ek besin takviyesini erken yapmayınız.
* Bebeklerinizi emzirmeye 2 yaşına kadar devam edebilirsiniz.

Anne Sütünü Arttıran Bitki Çayları Nelerdir ?

Anne sütünü artıran birçok bitki çayı bulunmaktadır. Bu bitki çayları arasından bazılarını yaparak içebilirsiniz. İçmeden önce bu bitki çaylarını doktorunuza sormanızı tavsiye ediyoruz. Belki bu bitki çayları başkalarına yarasa da size yaramayabilir. Sormakta yarar olacaktır.
* Keçi sedefi arttırmaktadır.
* Çemen otu arttırmaktadır.
* Rezene arttırmaktadır.
* Amber çiçeği arttırmaktadır.
* Isırgan otu arttırmaktadır.
* Funda yaprağı arttırmaktadır.
* Dereotu arttırmaktadır.

Bebeklerde İştahsızlık Ve İştahsızlığın Çözümleri

Ebeveynlerin en çok rahatsız olduğu konulardan biriside çocuklardaki iştahsızlık durumudur. Öncelikle iştahsızlık nedir bunun tanımıyla başlayalım: İştahsızlık beslenme olayında yaşanılan isteksiz olma ve yememe isteğinin olması durumudur. Çocukların dörtte birinde görülen bir rahatsızlıktır bu durum. Aslında şu konuya da değinmek istiyorum çoğu anne babanın iştahsız dediği çocukları aslında iştahsız değildir. Nasıl diye soracak olursanız anne baba kendilerinin uygun gördüğü kadar besini tüketmediği çocuğa istahsız teşhisini koyuyorken iştahsız olma durumu gerekli besinler alınmadığı zaman ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

İştahsızlığın bir sürü nedeni olabilir. Bunlardan bazıları çocukların beslenme şekilleri, yanlış besin seçimi ve aile içindeki ortam olabilir. Eğerki bu iştahsızlık sorunu önemli bir hale gelmişse sorun tam olarak belirlenmeli ve ona göre tedbirler alınmalıdır.

İştahsızlık çocuklarda bazı sorunlarıda beraberinde getirmektedir. İlk olarak tam olarak beslenemeyen bir çocuğun gelişimide tam anlamıyla gerçekleşmez.Çocuklarda gelişim iki türlüdür: Birincisi kilo olarak artıştır ki bu tamamiyle beslenmeye bağlıdır. Bir diğeride boy artışıdır ve buda tam anlamıyla olmasa bile kısmen kilo artışıyla doğru orantılıdır. Çocukların herşeyi yeme gibi bir özelliği yoktur. Örneğin bir çocuk peynir yemiyordur sizde bu peynirden gelen eksikliği kökleri aynı olan yoğurtla tamamlayabilirsiniz.

İştahsız çocuklarla ilgili sizede düşen bazı şeyler var. Şimdi bunlara değinelim…
– Yemekleri mümkün olduğunca aynı saatte yedirin ve yeme süreside aynı olsun.
– Çok yemek yedirmekten kaçının. İhtiyacı kadar yemesi kafidir.
– Yemek yerken çocuğunuzla konuşun ilgisini dağıtmadan yemeğini yedirmeye çalışın.
– Atıştırmalık ve abur cubur olarak nitelendirilen yiyecekleri mümkün olduğunca az tutun.
– Çocuğunuzun iştahlı olduğu öğünü bulun ve o öğünde aşırıya kaçmadan protein ve karbonhidrat takviyesini en üst seviyede tutun.
– Yemekleri ılık yedirmeye çalışın.
– Geceleri uyumadan önce birşeyler yedirin. Daha çok kalori ağırlıklı yiyeceklere özen gösterin…

Çocukluk Dönemi Aşıları ve Zamanları

Çocuklarda bağışıklık sistemi zayıf olduğu için bebeklik çağından itibaren belirli dönemlerde aşı takviyesi yapılır. Bunun amacı çocuğunuzu dışarıdan gelen etkenlere karşı korumak ve bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Çocuklardaki ufak rahatsızlıklarda; Örneğin hafif ateş ve hafif nezle gibi durumlarda aşı yapılabilir. Bu durumlarda aşı yapılmasının çocuğunuza bir zararı olmamaktadır. Çocuklara yapılan aşıların dozlarıda küçük olduğu için pek yan etkisi yoktur. En büyük yan etkisi aşının yapıldığı yerdeki kızarıklıktırki buda geçici bir durumdur ve kısa bir süre içerisinde kızarıklık kaybolur. Şimdi bu aşılara değinelim…

BCG Aşısı: Bir diğer adıyla verem aşısıdır. WHO yani Dünya Sağlık Örgütü’nün bildirisine göre ülkemizde çocuklara iki doz olarak uygulanır. İlk aşı doğumdan sonraki dönemde 4.aya kadar olan zamanda diğer doz ise 4-6 yaş arasında uygulanır. Eğer tüberkiloz hastalıgı ailedeki fertlerden birinde varsa yada daha önce bu hastalığı geçirmişse bu aşının süresi daha da öne çekilebilir.

Karma Aşı: Karma aşı denilen aşı aslında difteri, boğmaca ve tetanoz aşılarının birleşmesiyle oluşan aşı türüdür.Bu aşı çocuklar 7 yaşına gelmeden önce 5 doz olarak çocuklara uygulanır. Bu 5 dozun ilk 3 dozu henüz bebeklik dönemindeyken yani çocuklar 1 yaşını doldurmadan uygulanmalıdır.

Polio Aşısı: Türkçe karşılığı çocuk felci aşısıdır. Ülkemizde ilk olarak 1999 yılında çocuk felci görülmüştür ve o günden sonra ülkemizde bu aşı 5 doz olarak çocuklara uygulanmaktadır.

Hepatit B Aşısı: Bu aşı ise ülkemizde 0-18 ay aralıgındaki cocuklara 3 doz olarak uygulanmaktadır. Küçük yaşta hepatit aşısı yapılmayan kişilere hangi yaşta olurlarsa olsunlar bu aşının yapılması önerilir.

Grip aşısı: Ülkemizde her yıl yüzbinlerce insanın yaptırdığı grip aşısının aynısıdır. Çocuğunuzun yaşına göre uygun dozu eczane veya doktordan temin edebilirsiniz.

Suçiçeği Aşısı: Bu aşının ciddi bir yan etkisi yoktur.1 yaşından sonraki çocuklara tek doz olarak uygulanır…

Evde Cilt Bakımı Nasıl Yapılır ?

Yüz bakımı yapmak için yüzlerce markanın ürettiği yüzlerce ürün bulunuyor fakat yüzünüzün güzel görünmesi için bunların hiç birine gerek yok. Vücudumuz canlı bir sisteme sahip , biz nasıl sigara, çay,kahve gibi alışkanlıklar ediniyorsak cildimizde bir süre sonra bu tür takviyelere bağımlı hale gelir ve bir süre sonra bu cildiniz yıpratmaya başlar.Eğer yüzünüzün daha bakımlı olmasını istiyorsanız yazıyı okumaya devam edebilirsiniz,fakat yüzünüzde zaten büyük oranda kırışıklıklar ve sivilceler oluşmuş ise bunları bir sonraki yazımızda bulabilirsiniz.

Yüz bakımında en önemli unsurlardan bir tanesi ‘ Önce yüzünüzü tanıyın.’. Yüzünüzün yağlı mı kuru mu olduğunu tespit etmelisiniz. Yağlı olduğu durumlarda bitkisel sabunlarla yüzünüz yağlandığı anda yıkamalı ve temizlemelisiniz.Yağsız olduğunu düşünüyorsanız ek bir yıkama yapmanıza gerek yok günlük yüz yıkaması yeterli olacaktır.

İkinci önemli unsurumuz ise beslenme. Genel sağlığa büyük etkisi olduğu gibi yüzünüz canlı kalmasını da büyük oranda etkileyen unsurlardan bir tanesidir beslenme. Bol su ve hormonsuz meyveler tüketmek yüzünüzün çok daha iyi bir görüntüye kavuşmasına yardımcı olacaktır.Sigara,çay ve kahve tüketimini indirebiliyorsanız sıfıra indirmek, yapamıyorsanız veya yapmak istemiyorsanız en aza indirmeye çalışın seçim sizin. Tabi bunlar sürekli yapmanız gereken etkisini uzun sürede gösteren fakat kalıcı olacak çözümlerdir.

Güneş ışınları da yüze büyük oranda zarar vermektedir, fakat kişiye, ten rengine vb bir çok unsura göre değişebilir bu etken. Bazı ciltlere çok kısa zamanda gelen ışınlar cildi kötü etkiler bu durumda yaz aylarında dikkat edilmeli ve koruyucu kremler kullanılmalıdır. Fakat yüzünüze çok ciddi bir şekilde etki etmiyorsa kesinlikle bu kremlere başvurmanıza gerek yok. Her zaman doğallıktan yana olun.

Penis Pompası Nedir ?

Penis pompaları doğal ve zararsız bir şekilde penis büyütme tedavisinde kullanılan en etkili üründür. Bir mekanizmaya sahip olan penis pompaları vakum haznesi ve pompadan oluşmaktadır. Vakum haznesine yerleştirilen penise vakum işlemi uygulanarak daha fazla kan pompalanması sağlanır ve düzenli kullanımla kalıcı bir uzama elde edilir. Kısa penis boyunun pek çok cinsel soruna davet çıkardığı araştırmalarca gözlenmiştir. Erken boşalma ve ereksiyon problemi yaratan kısa penisler cinsel ilişkide hem sizin hem partnerinizin mutlu bir birliktelik yaşaması önündeki en büyük engeldir. Ortalama penis boyunun yanı sıra bayanların da tercih ettiği ve tatmin olduğu bir penis boyu ortalaması bulunmaktadır. Bu rakam 17- 18 cm civarındadır.

Bu verilere göre erkeklerin yarısından fazlası bu ortalamanın çok altında kalmaktadır. Hem cinsel sorunlarınızı çözmek ve mükemmel bir cinsel ilişki yaşamak hem de partnerinizi memnun etmek istiyorsanız ortalama bir penise sahip olmanız gerekmektedir. Penis boyunuz kaderiniz değildir ve onu uzatıp geliştirmek sizin elinizde. Düzenli egzersizler ve penis pompası sayesinde 6 ay gibi kısa bir sürede 6 cm uzama gerçekleştiren penis pompaları, penis büyütücü ürünler içerisinde en çok tercih edilen ürünlerden olmuş ve kullanıcılarını memnun etmiştir. Sağlığa zararı ve hiç bir yan etkisi olmayan penis pompaları prostat kanserini de engellemektedir.

Bu nedenle doktorların prostat kanseri ile karşı karşıya gelme riski olan hastalarına önerdiği tedavi yöntemlerinden biri olan penis pompalarını güvenle kullanabilirsiniz. Hiç bir risk taşımayan penis pompalarını düzenli bir şekilde kullandığınız takdirde kesin sonuç alacak ve istediğiniz penis boyunu elde edebileceksiniz. Kimyasal ve tıbbi maddelerle karşı karşıya kalmadan güvenli ve sağlıklı bir penis büyütme tedavisi için uzman sitelerden biri olan penis pompalarını tavsiye ediyor.

Bebeklerde Zeka Gelişimi İçin Neler Yapılmalı?

Bir bebek daha anne karnındayken bir şeyler öğrenmeye başlar. Annesinin neler hissettiğini onun duygularını hisseder ve etkilenir. Dünyaya gözlerini açtıktan sonra zeka gelişimi daha da hızlanır ve gün geçtikçe yeni şeyler keşfetmeye başlar. Bebeklerin zeka gelişimlerinde anne ve babalara önemli görevler düşmektedir. Seslerle, hareketlerle, mimiklerle sizde çocuğunuzun zeka gelişimine önemli katkılarda bulunabilirsiniz. Tabi ki de en önemli faktör onunla sık sık zaman geçirmeniz ve onu sevdiğinizi her fırsatta dile getirmenizdir.

Bebekler doğduğu andan itibaren sürekli zaman geçirdiği kişilere güvenir ve onlardan gelen duyguları hissederler. Tatbiki çocuğunuzla geçirdiğiniz bu zamanı en yararlı şekilde kullanmakta sizin elinizde. Çocuğunuzla konuşurken sürekli göz temasında bulunmaktan kaçınmayın. Bu onun cesaretlenmesinde etkili olacaktır. Çocuğunuzla beraber sizde çocuk olun. Onunla oyunlar oynayın yakınlığınızı hissettirin. Oyun oynarken kullandığınız araçları ve oyuncakları çocuğunuza bir bir anlatın ve tekrarlayın. Sizin ağzınızdan çıkan her sözcüğü çocuğunuz dikkatli bir şekilde dinlemektedir. Buda çocuğunuzun dikkatinin ve zihninin daha iyi çalışmasına olanak sağlar. Etrafınızdaki her şeyin çocuğunuzun zekasının gelişmesinde etkili olduğunu unutmayın. Ani sinirlenmeler ve ses tonundaki yükselmelerden çocuğunuz olumsuz bir şekilde etkilenebilir.

Çocuğunuzun zeka seviyesini arttırmaya yönelik bu uygulamaları yaparken sizin de dikkat etmeniz gereken unsurlar var tabi. Çocuğunuzun karnı tok ve uykusuz olması durumunda bu çalışmalar daha iyi sonuç verecektir. Çünkü çocuğunuzun aklında yemek yada uyku varken verimli çalışması olması olanaksızdır.

Bebeklerde Kusma Normal midir ?

Bebeklerde kusma normalmidir? Neden bebekler kusar bu soruların yanıtlarını vererek aklınızdaki soru işaretlerini kaldıracağız…

Öncelikle şuna değinmek isterizki bebeklerde kusma son derece normal bir olaydır. Bir bebek her zaman kusabilir. Henüz bağışıklık sistemi ve sindirim sistemi yerine oturmadığından dolayı bebeklerde kusma olayı çok sık görülebilir. Panik yapılmamalıdır. Bebekler özellikle yemeklerden sonra fazla besini kusarak dışarı atarlar. Yemeklerden sonra ardı ardına 2-3 defa kusma olayı görülebilir.

Hastalık zamanlarında bu kusma olayı daha da sıkı olabilir. Günde 4-5 defa veya daha fazla kusma olayları normaldir. Bebeğinizin kusmuğunda dediğimiz gibi besin artıkları mevcuttur. Biran önce çocuğun üzerinden temizlenmeli ve cocugun cildinin tahriş olmasını hemen engellenmelidir.
Bebeğinizin kusmasını engellemek için çok fazla yemek yedirmemeye özen gösterin. Yedirdiğiniz yemekten sonra çocuğu çok fazla sallamayarak ve sırt üstü yatmasını engelleyerekte kusmasını bir nebzede olsun azaltabilirsiniz. Sorularınız varsa bu konu altından sorarsanız elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışırız…

İş Kurarken Hemen Kredi Kullanmak

Günümüz girişimcilerinin en büyük hatası herhangi bir iş kurma aşamasında direkt olarak kredilere başvurmak oluyor. Üstelik maddi açıdan hiç bir gereklilik yokken dahi sırf böyle bir imkânları var diye çoğu girişimci ne yazık ki kredi kullanıyor. Oysa ki bu krediler sizlere ancak ileri süreçte kat be kat fazlası ile yardımcı olacaktır.
Üstelik artık kurumsal olacağınız için alacağınız tüm krediler de bu şekilde şirket bazlı olmalıdır ki ancak firmanız adına fayda sağlasın. Tam olarak kurulum işlemleri biter ve çalışır hale gelirse firmanız elde edeceğiniz krediler de, bankaların nezdinde elde edeceğiniz güvende şahıs olan halinize oranla çok daha fazla olacaktır. Buda kobi olarak da çok daha rahat ve etkili kredi seçenekleri sayesin de ihtiyaçlarınızı daha rahat bir şekilde karşılamanız anlamına gelecektir.

KOBİ Seçeneklerini Unutmayın

İş maksatlı kredi çekecekseniz her zaman için KOBİ kredi seçeneklerini göz önünde bulundurmanız sizin için çok daha faydalı olacaktır. Zira kobilere tanınan limit ve diğer tüm konularda ki ayrıcalıklar çok daha sorunsuz bir şekilde kredi alarak işinize harcama şansını sizlere sunacaktır. Bu konuda kobiler için bankaların özel danışmanlıkları dahi bulunmakta. Bu imkânlar sayesin de sadece fikri dahilinde girişim yapmış biri olarak gerekli maddi, kredi desteğini de profesyonel olarak alma ve yanlış adım atmadan çözüm bulma şansına sahip olabilirsiniz.
Gelecek plânlaması, bir iş için kredi çekerken en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi oluyor. Eğer doğru bir şekilde şirketi hazırlamazsanız, bu şekilde herkesi suçlarsınız. İş ortaklarınız ile bu tür sebeplerden dolayı problemler yaşamanız ise daha ilk dönemler de ciddi bir problem olarak geri döner size.

Gelecekte Kredi Kullanımınız Zorlaşır

Kredilerinizi kullanırken gelecek odaklı düşünmeniz lâzım. Çünkü ilerleyen süreçte yükselme durumunuz olması halinde asıl ciddi paralar lazım olacak ve bu tür ihtiyaçlarınızı eğer kredi geçmişiniz temiz ise çok rahat bir şekilde gidermek mümkün olacak. Önceden kullanacağınız, ödeyeceğiniz ya da sorun yaşayacağınız her türlü kredi durumu ileri de daha ciddi problemlere neden olacaktır.
Unutmayın, sizin için mühim olan girişte rahat etmek değil. Siz, uzun vadeli hareket etmeli ve iş kurma aşamasında sadece giderleri bir şekilde karşılamalısınız. Kredi en son başvuracağınız bir yol olmalı. Sizin temel amacınız işi ilerletmek ve bu doğrultu da iş sayesinde rahat bir şekilde sonradan alacağınız kredi ile daha üst bir noktaya gelmek olmalı. Son olarak alacağınız kredinin limitine ve ihtiyaçlarınıza mutlaka dikkat etmenizi şiddetle öneriyoruz. Zira ihtiyaç üstü kredi almanız sizlere büyük oranda zarar verecektir ve sadece keyf-i harcamalara, borçlanmalara neden olmaktan öteye gitmeyecektir ki buda gelecek vadeli işlerde sorun yaratacaktır.

Pencerelere Dijital Bakış Dönemi

Yaşadığımız bu dönemde birinin size “pencere işine giriyoruz” demesi oldukça abes gelebilir. Ya da “yeni bir iş fikrim var, pencere satacağız” dese biri büyük ihtimal gülersiniz. Peki, size “dijital pencere” desek ne dersiniz? Sanırım şimdiden merak ettiniz. O nedenle direk iş fikri ile ilgili detaylara geçelim.
Günümüzde artık her yerde dijital unsurları görmek mümkün. Telefonlar hayatın her noktasında, saatler dijital, çoğu ekran ve reklam tabelaları dijital. Haliyle bu dijital ihtiyacı farklı alanlarda da gidermek istiyor firmalar. Bu firmalardan biri de pencerelerde dijitali deneyen yabancı bir firma. Üstelik Dünyanın bir çok farklı noktasında da başarılı olmuş durumda.

Pencerelere Dijital Ayar Geliyor

Standart pencerelerin görünümünde, fakat dış yüzeyi dijital olan özel pencereler üreten yabancı bir firma var. İş yerinizin pencerelerini dilediğiniz zaman açıp havalandırma şansınız olurken, diğer zamanlarda ise dış pencere üzerinde ki dijital ekran sayesinde özel görseller gösterme, reklam gösterme gibi çeşitli şanslarınız oluyor. Bu durum, bizlere ileride evlerde ki camlarımızın dahi reklam tabelası ya da farklı bir şekilde kullanılmasının uygun olması yönünde yansıyacak gibi.

Türkiye’de Henüz Yok

Türkiye bir çok dijital yatırıma açıkken, henüz daha özellikle metropol kentlerimiz de bu şekilde bir dijital pencere seçeneği yok. Bu bağlamda yurt dışından gelecek olan bir dijital pencere projesi oldukça ilgi görebilir. Zira bir çok işletme camlarını zaten çeşitli afişler ile reklam maksatlı değerlendirmekte. Siz, bu camları hem normal kullanıma hem de bilgisayar üzerinden rahat bir şekilde ayarlanacak şekilde reklama göre ayarlarsanız ciddi bir kolaylık, şık görüntü ve reklam ortamı yaratmış olarak dikkat çekersiniz.

Üstelik Türkiye’de bu şekilde bir hizmetin daha önce olmaması, sizlere büyük oranda fayda sağlar ve kısa süre içerisin de yükselme konusunda yardımcı olur. Haliyle daha hızlı bir şekilde büyüme ve herhangi bir sorun yaşamadan Türkiye’de kısa süre içerisinde bu alanda ilerleme şansı bulabilirsiniz. Ayrıca maddi açıdan da ilk olacağı için fiyatı kendi istediğiniz düzende ayarlama imkânınız da piyasa kârlılığı bakımından fayda sağlar, bayilik verme durumu sayesinde ise kârınız diğer açılardan da artabilir.

Ramazan Süresince Sofralarda Olması Gerekenler

Ramazan Süresince Sofralarda Olması Gerekenler

Ramazan süresince beslenme konusunda dikkatli olmak çok daha fazla önem taşıyor. Zira tüm gün besin tüketmeyip, iftar vakti yoğun bir şekilde besin tüketmek ve yanlış besinleri yoğun bir şekilde tüketmek vücutta ciddi sorunlara, anlık değişikliklere neden olabiliyor. Ya da sahur yaparken yanlış beslenmek tüm vücudun sorun yaşamasına sebep olabiliyor. Bu bağlamda Ramazan süresince daha doğru ve bilinçli bir şekilde beslenmeniz adına sizlere bazı önemli yiyeceklerin listesini hazırladık.

Ramazan Süresince Bu Besinleri Sofranızdan Ayırmayın

– Başta Omega-3 olmak üzere bir çok farklı açıdan faydası bulunan, vücudun genel dengesini düzenleyen ceviz tüm Ramazan süresince, özellikle sahurda mutlaka yarım avuç kadar tüketmeniz gereken en temel besin olmalıdır.
– İftarı sadece 1 adet yumurta ile açmanız ve 2-3 dakika sonra normal seyrinde yemeğinizi yemeniz vücudun sağlıklı bir şekilde ilk besini almasına ve sindirime hazır hale gelmesine yardımcı olacaktır.
– Sahurda yulafı asla eksik etmeyin. Yulaf, tüm gün hem tok tutma hem de vücudun daha dinç kalması konusunda sizlere gerçekten büyük katkı sağlayacaktır.
– Kalsiyum değerleri konusunda ön plânda olan yoğurt, vücudun her açıdan bir çok ihtiyacına cevap sunmaktadır. Bu nedenle başta sahurlar olmak üzere genelde yoğurdu en az yarım kâse kadar tüketmeye gayret göstermelisiniz.
– Demir, C vitamini ya da kalsiyum… Vücudun tüm gün ihtiyacı olan bir çok vitamini sizlere sunabilen brokoli sahurlarınızın vazgeçilmez besini olmalıdır. Kimi zaman sade tüketebilir, kimi zaman suyunu içerek sahur yapabilirsiniz.
Yukarıda ki temel besinlerin yanı sıra iftarlarda mutlak suretle sebze, sulu yemek asla ihmal edilmemeli. Her zaman doğrudan vücudu doyuran bakliyat ve benzeri ağır besinleri tüketmekten kaçınılmalıdır. Ayrıca her iftarda tatlı tüketme alışkanlığını ise bir kenara bırakmalısınız. Nitekim yoğun bir iftar yemeğinin üzerine birde ek olarak tatlı tüketmek vücudu ciddi anlamda yormakta ve ciddi sıkıntılara neden olabilmektedir.
Son olarak, tüm bu besinleri doğru tüketerek yapacağınız her iftarın sonrasında en az 30 dakika kadar hafif tempoda bir yürüyüş yapmanız, mümkünse koşu yapmanız sizlere vücudun daha dinç ve sindirim açısından daha rahat olması, fit kalması konusun da ciddi faydalar sunacaktır.

Exit mobile version