KDE Toys – Pardus Paket

KDE Toys 4.4

KDE Toys paketinde çok güzel iki uygulama bulunuyor. Bu paketlerin şunlar:

  • KTeaTimer (Çaycı)
  • Amor (Ekranda gezinen yaratık)

Bu uygulamalara sahip olmak için Paket Yöneticisi’nden “kdetoys” isimli paketi indirebilirsiniz.

Uygulamalara bir göz atalım bakalım.

KTeaTimer (Çaycı)

Çay vb. içecek ocakta, siz bilgisayar başında. Bilgisayara tam dalmışken aklınıza çay geliyor. “Ayy çay taşacak!” diyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki çayun suyu taşmış! 🙂

Allah korusun, ocak sönüp etrafa gaz dolabilir. Bu denli tehlikeli durumla karşılaşmamak için yapmanız gereken sadece bir programla, Çaycı’yla tanışmak.

KDE Menüsü > Uygulamalar > Oyunlar > Eğlence > KTeaTimer (Çaycı) yolunu takip edip uygulamayı çalıştırdıktan sonra Sistem Çekmecesi’nde çaycı yerini alacak. Ona sağ tıkladığınızda çaylar karşınıza çıkacak. “Anonim” ile istediğiniz bir süre ayarlayabilirsiniz. Yapmak istediğiniz çayı seçtikten sonra süre başlayacak. Çay olduğu zaman size haber verilecek.

Sistem Çekmecesi’ndeki simgesine farenizi götürerek ne kadar zaman kaldığını öğrenebilir, sağ tıklama menüsündeki “Dur” seçeneğiyle de çay demlemeyi iptal edebilirsiniz. Yine Sistem Çekmecesi’ndeki simgeye sağ tıklayıp ”Yapılandır” diyerek farklı çaylar hatta değişik içecekler ve yemekler de ekleyebilirsiniz.

Yeni bir şeyler hazırlamak için “+” simgesine tıklayın. Yan tarafta “Çay Özellikleri” aktif olacak. Buradan çay isminizi (veya her neyse ben “Taze Fasulye” yaptım mesela) ve pişme süresini ayarlayın. “Eylem” bölümünden de farklı ayarlar yapabilirsiniz. İşiniz bittikten sonra “Tamam” düğmesine basın. Hepsi bu kadar.

Artık aklınız çayda veya yemekte kalmadan rahatlıkla bilgisayarınız başında vakit geçirebilirsiniz.

Amor

Bilgisayarınızda sizi yalnız bırakmayacak, eğlenceli bir arkadaş var.  Amor’a KDE Menüsü (Uygulama Başlatma Menüsü) > Uygulamalar > Oyunlar > Eğlence > Amor  yolunu takip ederek ulaşabilirsiniz.

Amor’u ilk açtığınızda sizi tatlı bir yaratık karşılayacak ve panelinizin ya da pencerenizin üstünde kendi halinde bir şeyler yapıp duracak. Bu temayı sevmediyseniz kolayca farklı bir taneye geçebilirsiniz. Temayı değiştirmek için yaratığı yakalayabilirseniz, sağ tıklayıp Seçenekler’e tıklayabilirsiniz.

Tema kısmından hoşunuza giden bir yaratık seçebilirsiniz. “Her Zaman Üstte” Yaratığın pencerelerin altında kalmasını önler, “İpuçlarını Rastgele Göster” eğer “Uygulama İpuçlarını Göster” seçiliyse bu ipuçlarının rastgele gösterilmesini sağlar. “Rastgele Karakter Göster” seçeneğiyse uygulamanın her başlangıcında farklı bir yaratık gösterilmesini sağlar.

Ayarlarınızı yaptıktan sonra “Tamam” düğmesine basmayı unutmayın.

İyi eğlenceler!

KolourPaint 4.4 – Pardus Paket

KolourPaint 4.4

Bu yazıda, basit ve bir o kadar da kullanışlı bir resim düzenleyiciyi tanıtmaya çalışacağım sizlere: KolourPaint…

Herhangi bir yanlış anlaşılma olmadan önce, KolourPaint’in niye C yerine K ile yazıldığını belirtmek istiyorum. Bunun sebebi, KolourPaint’in bir KDE masaüstü uygulaması olması ve KDE geliştiricilerinin programlarına K ile başlayan isimler vermeyi sevmesidir.

KolourPaint, Pardus ile beraber kurulu geliyor. Programı çalıştırmak için Uygulamalar > Grafik > Boyama Uygulaması (KolourPaint)’e tıklamanız yeterli olacak.

Menüleri Tanıyalım

Dosya menüsü ile yeni bir çalışma sayfası açabilir, herhangi bir resim ya da fotoğrafa bakıp seçebilir, son kullanılan resimleri veya taradığınız bir resim üzerinde işlem de yapabilirsiniz.

Pencerenin alt kısmında, renklerin sol tarafında, elmasa benzer bir kutucuk göreceksiniz. Tıpkı renk seçer gibi bunu seçtiğinizde, resminizin arkaplanını silerek, transparan bir görünüm verebilirsiniz. Yalnız unutmamanız gereken bir nokta var, arkaplanını sildiğiniz bir resmi, bunu destekleyen bir formatta kaydetmelisiniz. JPG biçiminin saydamlığı desteklemediğini hatırlatmak isterim. Böyle durumlarda PNG biçimini gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

Düzenle menüsü ile yaptığınız bir hatayı geri alarak düzeltebilir, resim üzerine başka bir resim yapıştırabilir veya resmin bir bölümünü kopyalayabilirsiniz.

Göster menüsü‘nde seçilen resmi çalışma alanına yerleştirebilir ve üzerinde değişiklikler yapabilirsiniz.

Resim menüsü‘nde resmin boyutlarıyla oynayabilir, resmi kırpabilir, sağa veya sola döndürebilirsiniz. Renkleri gri tona veya tek bir renge dönüştürebilirsiniz. Renkleri çevirebilir ve resmi temizleyip bütün yaptıklarınızı silebilirsiniz.

Renkler menüsü‘nde renk paletlerinden istediğiniz renkleri seçip kullanabilirsiniz.

Ayarlar menüsü‘nde araç ve durum çubuklarının ayarlamalarını yapabilirsiniz.

Yardım menüsü‘nden de KDE veya KolourPaint hakkında bilgi alabilirsiniz. Hata bildirebilir, ekran görüntüsü alabilirsiniz.

Araç Takımı

Şimdi sol tarafta bulunan ana araç çubuğuna geçebiliriz.

  • Seçim (Serbest Form) (M): Herhangi bir alanı serbest bir formda kesmemizi sağlar.
  • Seçim (Dikdörtgen) (S): Herhangi bir alanı dikdörtgen veya kare şeklinde kesmemizi sağlar.
  • Seçim (Dairesel) (ı): Herhangi bir alanı dairesel şekilde kesmemizi sağlar.
  • Metin (T): Resme metin eklemenizi sağlar. Metin kutusuyla birlikte açılır.
  • Çizgi (L): Resim çizerken kullanacağınız çizgileri oluşturmanızı sağlar. Shift tuşuyla daha düzgün çizgiler elde edebilirsiniz.
  • Kalem (P): Herhangi bir nokta veya çizdiğiniz bir yeri siler. (Silme işlemini yaparken arkaplanı da beyaza çevirdiğini unutmayalım.)
  • Fırça (B): Kalem gibi kullanacağınız bir fırça. Boyutunu ve şeklini değiştirebilirsiniz.
  • Akıcı Doldur (F): Aynı renkte olan bir bölgeyi seçilmiş renkle doldurur.
  • Resim Seçici (c): Resmin içinden tıkladığınız (seçtiğiniz) yerdeki rengi seçer.
  • Renk Silici (o): Resimdeki renkleri siler, siyah/beyaz bir görünüm kazanır.
  • Sprey Kutusu (Y): Grafiti sıkmak için kullanılır. Üzerinde durmaya bağlı olarak yoğunluğu artar.
  • Dairesel Dikdörtgen (U): Dairesel dikdörtgen çizmek için kullanılır. İçi renk dolu veya boş olabilir.
  • Dikdörtgen (r): Dikdörtgen çizmek için kullanılır. İçi renk dolu veya boş olabilir.
  • Çokgen (G): Birden fazla ve birbiriyle bağlantılı oluşturulan çokgenler için kullanılır. Bitirmek için farenin sağ tuşunu tıklamanız yeterlidir.
  • Çember (E): Daire çizmek için kullanılır. Bununda diğerleri gibi içi renkli veya boş olabilir.
  • Bağlı Çizgiler (N): Çizgilerle kendinize özgü şekiller çizebilirsiniz. Çizgiler birbirine bağlıdır birinin bittiği yerde diğeri başlar.
  • Eğri (V): Çizgileri istediğiniz gibi eğebilir, çizgilerle bir çember bile yapabilirsiniz.
  • Büyütme (Z): Resme farenin sol tuşuyla yakınlaşır, sağ tuşuyla uzaklaşılır.

Ve işinizi bitirdiğiniz zaman, çalışmanızı KolourPaint’in desteklediği biçimlerden dilediğinizi seçerek kaydedebilirsiniz.

GAP – Pardus Paket

GAP 2.6

GAP, Gimp ile hareketli görüntüler ve animasyonlar oluşturmaya yarayan eklentiler bütünüdür. Video, grafik ve İnternet sitesi tasarım işleriyle uğraşan bir çok kullanıcı için önemli çözümler sunar.

GAP kısaltması kelime olarak, Gimp Animasyon Paketi demektir. Özellikle Linux altyapılı sistemlerde eksikliği hissedilen animasyon yazılımlarına ciddi bir alternatif olan GAP’ı tanıdıkça bağımlısı olacağınıza eminiz.

Yazıyı okuduğunuzda sadece GAP’ı tanımakla kalmayacak aynı zamanda “Animasyon nedir?”, “Animasyon yapımında kullanılan teknikler nelerdir?” ve “Pardus altında hangi araçlarla animasyon yapabilirim?” sorularına cevap bulacaksınız.

Animasyon nedir?

Animasyon kısaca, birkaç resmin arka arkaya hızlı bir şekilde gösterilmesiyle elde edilen hareketli görüntüdür. Animasyon oluşturmak için; 3B, 2B, stopmotion ve cut out gibi farklı yöntemler vardır. Ayrıca animasyon için; Klasik, CG (Karakter jenerasyonu-3B olarak bilinir) ve stopmotion olmak üzere üç farklı kategori bulunuyor. Üzerinde çalıştığınız projeye göre bu kategorilerden birini seçebilir ya da hepsini bir proje içinde kullanabilirsiniz.

Hangi tekniği ve kategoriyi seçerseniz seçin kesinlikle atlamamanız gereken bir ön çalışma süreci vardır. Profesyonel şekilde yapılması planlanan bir animasyon filminde karakter tasarımları, senaryonun storyboard (görsel taslak) çalışması ve en son yerleşim çalışması yapılmadan bu sürece başlanamaz. Storyboard, İngilizce’den “Hikâye Tahtası” olarak çevrilse de “Hikâyenin Çizimi” olarak adlandırabiliriz. Proje konusunu belirledikten sonra kafamızdaki resimleri görselleştirmek amacıyla çizilen karalamalar, çekilen fotoğraflar ya da yapılan renkli resimlerdir. Genelde bireysel yapılan amatör çalışmalarda stoyboard çalışması atlanır. Ama profesyonel çalışmalarda artık bir gerekliliktir. Gerek yapımın bütçesini belirlemek gerekse kafamızdaki kurguyu somutlaştırmak için storyboard uygulaması temel şart haline gelmiştir.

Özgür Alternatifler

Animasyon çalışmalarınızda kullanabileceğiniz GAP haricinde de çeşitli özgür alternatifler vardır. Bunlara da kısaca değinelim;

SynfigStudio: Vektörel tabanlı 2B animasyon programıdır ve özgür yazılımlar kategorisinde piyasadaki diğer lisanslı programları aratmayacak derecede güçlü ve ücretsiz bir yazılımdır. Synfig, endüstriyel gücü olan ve daha az kaynak ile daha az insan kullanarak film kalitesinde üretim için sıfırdan tasarlanmıştır. Birçok profesyonel özelliğinin yanı sıra zamansal stüdyo özellikleriyle dilediğiniz animasyon harikalarını çıkarabilirsiniz. SynfigStudio’nun ayrıntılı paket tanıtımına buradan ulaşabilirsiniz.

Pencil: Geleneksel tarzda el yapımı animasyonlar üretmeye yarayan başarılı bir özgür yazılımdır. Pencil hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Blender: Özgür, üç boyutlu bir modelleme ve canlandırma uygulamasıdır. Blender’ı kullanarak güzel masaüstü resimleri oluşturabilir, bir reklam filmi ya da mimari görselleştirme yapabilir, hatta sadece Blender kullanarak oyun bile oluşturabilirsiniz. Tek bir uygulama içinde üç boyutlu modelleme, kaplama, ışıklandırma, hareketlendirme (animasyon) ve görüntü sentezleme (render) işlevlerini barındırır. Blender tanıtımına Özgürlükİçin‘den ulaşabilirsiniz.

Stopmotion: Stopmotion tekniği ile animasyonlar oluşturmak için kullanılır. Ayrıntılı paket tanıtımına buradan ulaşabilirsiniz.

Ktoon: 2B çizgi film endüstrisine odaklı hoş bir animasyon yazılımdır.

K-3D: Üç boyutlu bir modelleme ve canlandırma yazılımıdır.

Gimp Animasyon Paketi

GIMP Animasyon Paketi (GIMP Animation Package) sadece .gif animasyonlar oluşturmakla kalmaz, video düzenlemeye de olanak verir. GAP çok katmanlı bir resmin her bir katmanını bir animasyon karesi olarak ele alır. XCF dosyalarının her biri tekil bir animasyonun kareleridir. GAP ile animasyon yapım sürecinde çok katmanlı çok sayıda .xfc dosyası oluşturulur.

Kısaca her biri animasyonun karesi sayılan çok sayıda .xcf belgesi oluşturulur. Ve bu .xcf belgelerinin her biri de çok sayıda katman içerir. Eğer daha önceden GIMP ile farklı nesnelerin iç içe olduğu bir geçiş animasyonu oluşturduysanız, sadece bir kare için bile pek çok katman üstünde çalışıp sonra bunları birleştirmenin ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Üstelik tek kare için yaşanan bu zorluğun, onlarca karelik bir animasyonu oluşturmak için kaça katlanacağını düşününce işin zorluğu ortaya çıkıyor. Eskiden sıkça kullanılan ama artık sadece birkaç kişinin hobi olarak yaptığı klasik el yapımı animasyon yapımından bahsediyorum. GAP bütün bu zorluğu kolaylaştırıyor, size başlangıç ve bitiş değerlerini girmek kalıyor, perspektif, dönme ve diğer hesaplama işini sizin yerinize hallediyor.

GAP paketini depodan birkaç tıklamayla sisteminize kurabilirsiniz. Kurulum sonunda GIMP’i açtığınızda üst menüye video sekmesinin eklendiğini göreceksiniz. Animasyon yapımıyla ilgili eklentilere buradan ulaşacağız.

Menüler


Bluebox:
Doğrusal olmayan video düzenleme yazılımlarında kullanılan bluscreen (maviekran) efektinin işlevini GIMP’te bluebox eklentisi üstlenmektedir. Bu efekt seçilen bir rengi çalışma üstünde şeffaf (saydam) yapar.

Delete Frames: Geçerli kare dahil belirtilen kareleri siler

Duplicate Frames: Aktif katmanı N kere çoğaltır. Bu işlem uygulanmadan önce isim_000001.XFC dosyasının ayrı bir çalışma dizininde oluşturduğunuza emin olun. Aksi halde bir anda oluşacak çok sayıda dosyanın içinde kalabilirsiniz.

Exchange Frame: Aktif katmanın içeriğini hedef katmanın içeriğiyle değiştirir.

Frames convert: Çok kullanışlı bir eklentidir. Belirlediğiniz iki kare arasındaki tüm karelerin istediğiniz bir resim biçimine dönüştürülmesini sağlar. Böylece çalışmanızı farklı bir yazılım kullanarak (Kdenlive, Cinelerra, Openshot, Pencil,…) birleştirebilir ve farklı biçimlerde çıktı elde edebilirsiniz.

Frames crop: Bütün video karelerini belirtilen genişlik / yükseklik değerlerine göre kırpar.

Frames Density: Bildiğiniz gibi hareketli bir görselde Framerate (kare sayısı olarak çevirebiliriz) oranı ne kadar fazlaysa görüntü o kadar iyidir. Bu değerin düşmesi görüntünün akıcılığını bozar ve görselin kesik kesik izlenmesine sebep olur. Frames Density eklentisi animasyonunuzda belirlediğiniz iki kare arasındaki tüm karelerin Framerate değerinin artmasını sağlar. Bu durumda çalışmanızın boyutu biraz büyüyecektir ama daha akıcı bir çalışmanız olacaktır.

Frames Sequence Reverse: Bu eklenti kare numaralarının sırasını istenilen sırada ters çevirir. (3-4-5-6-7>7-6-5-4-3)

Frames Sequence Shift: Kare numaralarını istenilen aralıkta değiştirir. (isim_000001.XFC belgesini isim_000002.XFC olacak şekilde numaralandırır. Bütün kareler benzer şekilde yeniden numaralandırılır. 2>3, 3>4, 4>5,…)

Frames Layer Delete: İstenmeyen bir katmanın belirlenen iki kare arasındaki tüm karelerden silinmesini sağlar.

Frames Modify: Bu eklenti, belli bir kare aralığında seçilen her katman üstünde değişiklik yapmanıza imkan verir.

Frames Renumber: Baştan başlayarak bütün kareleri yeniden numaralandırır.

Frames Resize: Bütün video karelerini girilen yeni yükseklik/genişlik değerlerine göre boyutlandırır.

Frames Scale: Bütün video karelerini girilen yeni yükseklik/genişlik değerlerine göre ölçeklendirir.

Frames to Image: Aktif karenin içeriğindeki resimlerden yeni bir resim oluşturur. Her bir kare oluşan yeni resimde bir katmana dönüştürülür. Orijinal çalışmanızdaki kareler bu uygulamadan etkilenmez.

Go to: İlk, son, bir önceki ve bir sonraki kareye gitmek için kullanılır.

Layer: Bir karede yer alan katmanın saydamlığını, rengini, doygunluğunu ayarlamak; katman üstünde çeşitli döndürme işlemlerini yapmak için kullanılır.

Master Video encoder: Çok detaylı bir içeriği olan video ve ses biçimlendirme eklentisidir. Katmanlardan, seçili aralıktaki karelerden ya da hikaye tahtasındaki bütün karelerden ses dosyası ekleyerek çeşitli video biçiminde çıktılar alabilmeniz mümkün.

Morph: Morphing, bir şeklin yavaşça başka bir şekle dönüştürülmesi işlemidir. Esas olan iki şekil vardır; ilk şekil ve son şekil. Bu iki şeklin birbirine dönüşecek kilit noktaları belirlenir, bu noktaların koordinatları girilir ve GAP yardımıyla ara kareler doldurulur. En bilinen örneği Terminator 2 filmi ve Michael Jackson’un Black or White klibinin sonunda insanların birbirine dönüştüğü sahnedir.

Move Path: Animasyon paketinin en önemli bileşenidir. Kaynak resimden nesnelerin tek tek alınıp çalışmadaki bütün karelere eklenmesi; konumlarının, saydamsızlıklarının, büyüklüklerinin, yapacağı hareketlerin saniye saniye belirlenmesi ve çok daha fazlası bu eklentiyle sağlanır.

OnionSkin: Animasyon yapımında sıkça kullanılan bu uygulama, bir karede çalışırken diğer karelerin şeffaf olmasıdır. Bu olay ekranda oynayan bir topun iz bırakması gibi bir şeydir. Böylece sözgelimi, hareket eden bir nesnenin her karede ne pozisyonda olacağından emin olunur, ani sıçramalar yaşanması engellenmiş olur.

Playback: Çalışmanın önizlemesini yapmak için kullanılır.

Split Image to Frames: Bir çalışmada yer alan katmanların her birini bir video karesi olarak ayırır ve kaydeder.

Split Video into Frames: Kullanışlı bir eklentidir. Herhangi bir video dosyasını dışarıdan GIMP’e aktararak video üstünde kare kare düzenlemesine olanak sağlar. Adı sıkça duyulan Rotoskop denilen uygulamanın GIMP ile uygulanmasını sağlar.

Storyboard: Storyboard; İngilizce’den “Hikâye Tahtası” olarak çevrilse de “Hikayenin Çizimi” olarak adlandırabiliriz. Çalışmadaki animasyon karelerin yan yana dizilmiş olarak görüntülendiği, çeşitli ayarların yapıldığı bölümdür.

Duplicate Continue: Seçili Animasyon resmini çoğaltıp yeni kare olarak animasyona ekler.

 

İlk Adımlar

GIMP animasyon paketini ve menülerini tanıdıktan sonra sıra geldi uygulamalar yapmaya. Tabii ki burada bir uygulama yapıp yazıyı biraz daha uzatma gibi bir niyetim yok. Yalnız bütün çalışmalarınızda dikkat etmeniz gereken birkaç hususa değineceğim. Animasyon yapımında izlenmesi gereken yol şu şekildedir;

Başlangıç olarak bir dizin (klasör) oluşturalım. Bunun nedenini birazdan anlayacağız. Dizin içinde adı _000001.xcf ile biten bir belge oluşturalım (örneğin animasyon_000001.xcf) Bu bizim temel belgemiz olacak. Ayrıca animasyonda kullanacağımız nesneleri barındıran bir kaynak.xcf dosyasını da aynı dizinde oluşturalım. Nesnelerin her biri bu dosya içinde ayrı ayrı katman olarak yer almalı.

Bir dizinimiz ve bu dizin içinde, animasyon_000001.xcf ve kaynak.xcf isimli iki dosyamız olduğuna göre uygulamamıza devam edebiliriz. Temel dosyamızı Video/Duplicate Frames yoluyla açılan pencere yardımıyla çoğaltıyoruz. N times (N kere) ifadesi kaç kere kopyalanacağını belirler. Örneğin 100 kare için 99 seçilir. OK (Tamam) düğmesine bastığınızda istediğiniz sayıda kare dizin içinde oluşturulmuş olur. Dizinin içine girdiğinizde _000002.xcf, _000003.xcf , … vb. isimli çok sayıda Gimp XCF dosyasının oluştuğunu göreceksiniz (Böylece en başta bir dizin oluşturmamızın sebebi anlaşılmış oluyor).

Biraz da animasyonda kullanacağımız resimlerin bulunduğu kaynak.xcf dosyasından bahsedelim. Bu dosyada her resim bir katman olarak yer almalı. Ayrıca resimlerin kipi animasyonumuzun kipiyle aynı olmalı (hepsi RGB ya da hepsi Gri ölçekli). Aksi halde GAP kaynak resimler dosyasını algılamaz.

Bundan sonraysa Move Path eklentisini çalıştırarak, animasyon dosyasına kaynak.xcf dosyasındaki nesneleri eklemek, hareketin başlangıç ve bitiş değerlerini girmek. GAP perspektif, dönme, şeffaflık ve diğer hesaplama işlerini sizin yerinize hallediyor.

XCF

XCF, GIMP’in yerel dosya biçimidir. Bir GIMP çalışmasının içeriğinde bulunan bütün verilerin depolanabilmesi için özel bir şekilde tasarlanmıştır. Bundan dolayı çok karışıktır ve bu dosya türünü destekleyen sadece bir kaç yazılım bulunmaktadır. Bir çalışma XCF belgesi olarak kaydedildiğinde dosyaya, resim hakkında bilinmesi gereken (geri alma geçmişi hariç) her şey kodlanır. (Görüntü içindeki katmanları, seçimlik alanları, renk kanalları, şeffaflık, yolları ve kılavuzları saklama yeteneğine sahiptir.)

GIMP geliştiricileri XCF’nin eski sürümlerle uyumlu olabilmesi için büyük gayret gösterdiler. Örneğin GIMP 2.X sürümü ile bir dosya oluşturduğunuzda bunu 1.X sürümü ile açabilmeniz kuvvetle muhtemeldir. Yalnız dosyadaki bazı bilgiler kullanılmaz olabilir. Örneğin; 2.0 sürümüyle oluşturduğunuz bir yazı katmanı eskiye göre daha karmaşık bilgiler içerdiğinden 1.0 sürümüyle açmaya kalktığınızda bir resim katmanı olarak karşınıza çıkabilir.

XCF biçimi yukarıda bahsedilen bu özelliklerden dolayı animasyon yapımında çok işe yarar özellikler sunmaktadır.

Animasyon Dosya Biçimleri

Animasyonumuzu oluşturduk ve çıktı için uygun dosya biçimini belirleyeceğiz. Bu noktada da birkaç seçeneğimiz mevcut.

GIF: İnternet sayfalarında animasyonlu resimler oluşturmak için kullanılır. Eski bir biçim olduğu için birçok yazılımla oluşturulabilir ve değiştirilebilir. Kayıpsız sıkıştırma kullanır. Ayrıca çok az bir yer kaplar. Saydam görüntüler oluşturmanıza izin verir. Sadece 256 renk desteği olduğu için resim kalitesi düşüktür yani fotoğraf kalitesinde resimler oluşturamazsınız. Bundan dolayı daha çok İnternet sitelerinde kullanılır. GAP çalışmalarınız öntanımlı olarak GIF biçiminde aktarılır.

APNG: PNG için henüz onaylanmamış bir hareketli görüntü biçimidir. PNG dosyalarının tıpkı GIF görüntü biçimindeki gibi hareketli animasyonlara sahip olmasını sağlar.

APNG, 2004 yılında Mozilla geliştiricileri Stuart PARMENTER ve Vladimir VUKICEVIC tarafından geliştirildi. APNG dosya biçimi, uzantı olarak tıpkı PNG gibidir. PNG imzasını taşıyan bu görüntüler, içlerindeki veri yığınları aracılığıyla PNG dosyalarından farklılaşırlar.

APNG dosya biçimi özelliklerini taşıyan hareketli görüntüler, GIF gibi 256 renk limiti olmadığı için görüntüler çok daha nettir. GIF görüntü biçiminin aksine, 24 bit derinlik ve 8 bit şeffaflık desteklerler. Eski PNG çözücülerle uyumluluk açısından, ilk kare normal PNG biçimindedir. Bu sayede kullanıcı APNG desteklemeyen bir tarayıcıda bu ilk kareyi görebilecektir.

GIMP çalışmalarınızdan bir eklenti yardımıyla APNG olarak çıktı alabilirsiniz. Bunun için kullanmanız gereken eklentiye GIMP’in resmi eklenti deposundan ulaşabilirsiniz.

SWF: Çoklu ortam ve özellikle vektörel çizim konusunda uygulamaları bulunan Adobe Flash yazılımının çıktısıdır. İnternet’te animasyon, video ve etkileşimli oyun sitelerinde çokça kullanılmaktadır. Çoğu İnternet tarayıcısı SWF biçimini desteklemekle beraber, bu tür dosyalar Flash Player tarafından oynatılabilir.

GAP ile oluşturduğunuz animasyonları GIF’in renk sınırlaması nedeniyle .swf biçiminde kaydetmeyi düşünebilirsiniz. Bu isteğinizi yerine getirecek eklenti Eckhard M. JÄGER tarafından yazılan GIMP için SWF aktarıcıdır.

Animasyonunuzu oluşturduktan sonra çalışmanızı birkaç tıklamayla SWF olarak kaydedebiliyorsunuz. GIMP ile yaptığınız animasyonları İnternet üzerinden paylaşmak için çok etkili bir yöntem.

Bu eklentiyi çalıştırabilmek için sisteminizde SWFTools yüklü olmalıdır. Ayrıca şunu da hatırlatmakta fayda var, oluşturduğunuz animasyonların çıktısı vektörel değil, nokta tabanlı olacaktır.

Diğer Biçimler

Animasyonunuzu GIF, SWF ya da APNG biçiminde değil de örneğin bir video biçiminde aktarmak isteyebilirsiniz. Bu durumda yazıda bahsi geçen Fr15ames Convert ve Master Video Encoder bölümlerini yeniden okuyarak fikir sahibi olabilirsiniz.

Uygulamalar

GIMP animasyon paketini tanıdık ve sıra geldi uygulamalar yapmaya. Size önerim GIMP’in Türkçe belgelendirme sitesi olan GimpTR‘yi ziyaret edip GAP kategorisindeki dersleri incelemeniz. Ayrıca Google’da “GIMP-GAP” araması yaparsanız çeşitli dillerde yazılmış farklı uygulamalara da ulaşabilirsiniz.

Uzunca bir yazının sonuna geldik. Keyifli günler dilerim…

Dragon Player – Pardus Paket

Dragon Player 2.0

Basit ama işe yarar bir video oynatıcı mı arıyorsunuz?

İşte size, “kullanılabilirliğe odaklanmış” bir video oynatıcı: Dragon Player.

Dragon için cep ejderhası diyebiliriz. Bu çok sade ve küçük ejderhaya; Uygulamalar > Çoklu ortam > Video Oynatıcı (Dragon Player) yolunu izleyerek ulaşabilirsiniz.
Uygulamayı açtığınızda, karşılaşacağınız sadeliğe sakın şaşırmayın, onda diğer video oynatıcılardan alıştığınız kalabalık menüler, deta12lı ayarlar, süslü püslü simgeler yok. Onda sadece yeteri kadarı var.

Programın karşınıza gelen pencerenin sol tarafında; bilgisayarınızda ya da bilgisayara taktığınız, taşınabilir aygıtınızda bulunan video dosyalarına, ulaşmanızı sağlayan “Dosya Oynat”, CD/DVD oynatmak için kullanılan “Disk Oynat” düğmeleri bulunuyor.

Pencerenin sağ tarafındaysa daha önce açmış olduğunuz video dosyaların bulunduğu bir liste yer almaktadır.

Listeden ya da Dosya / Disk Oynat düğmeleriyle bir video seçtikten sonra “Oynat” düğmesiyle videoyu izlemeye başlayabilirsiniz. Oynatıcı başladıktan sonra değişen “Oynat” düğmesi artık “Duraklat” işlemi için sizi bekliyor.

Farklı bir video için Ortamı Oynat düğmesine tıklayın ve pencereniz ilk halini alsın. Sağ üst köşede yer alan “Tam Ekran” düğmesi sayesinde, isterseniz videonuzu tüm ekranı kaplayacak şekilde izleyebilirsiniz.

Ayarlarla boğuşmayın!

Kullanışlılığa odaklı Dragon Player, sizi ayarlarla da boğuşturmuyor. Temel görünüm ve ses ayarları dışında bir ayar ihtiyacı olmadan, dilediğiniz videoyu rahatça bu oynatıcıyla izleyebilirsiniz.

Evet, “küçük ejderha” videolarınızı oynatırken arkanıza yaslanın ve izlediğiniz videonun keyfini çıkarın.

Sizlere bol keyifli ve Pardus’lu günler dilerim.

Choqok – Pardus Paket

Mikroblog kavramı, hayatımıza girdiğinden beri pekçoğumuz için vazgeçilmez bir öge olmaya başladı. Twitter ve identi.ca ile ünlenen bu akım blog yazmayan tembelleri bile, mikro da olsa bir blog sahibi yaptı.

Bu servisler için her bir siteye ayrı ayrı girip her siteyi tek tek dolaşmak bazen işkence olabiliyor ya da sırf bir iletiye bakmak için tarayıcıyı açmak, sitenin adresini yazıp kullanıcı girişi yapmak için de pek iyi yorumlar yapılamaz. Dolayısıyla, mikroblog istemcileri böyle durumlarda hayat kurtarabiliyor.

Bu yazımızda en başarılı mikroblog araçlarından Choqok’u inceleyeceğiz.

Choqok, yeşil güvercinimiz

Choqok çok başarılı bir mikroblog istemcisidir. KDE 4.4 ile birlikte KDE ailesindeki kesin yerini alan Choqok ile Twitter, identi.ca ya da başka StatusNet tabanlı mikroblog servislerini takip edebilir ya da paylaşım yapabilirsiniz. Bunun size katacağı en büyük avantaj, kesinlikle çok rahat bir erişim imkanıdır. Siz kıyaslayın; sistem çekmecesinde duran bir simgeden hemen hemen tüm servislere anında erişmek mi, yoksa tarayıcı üzerinden her birini tek tek gezerek kontrol etmek mi?
Choqok takip etme kolaylığının yanı sıra, size siteyi açmadan da rahatlıkla ileti gönderebilmenizi, alıntı yapmanızı, cevap yazmanızı ve birçok şeyi mümkün kılıyor. Sadece ilgili iletinin üzerinde fareyle durarak çıkan seçenekler, iletilere nasıl bir işlem yapılacağını seçmenizi sağlıyor. Bu seçenekler arasında yeniden gönderim, cevaplama ve favorilere ekleme bulunuyor. Bir kişinin üzerine tıklayarak da onunla ilgili bilgi alabiliyor ya da onunla ilgili bir işlem yapabiliyorsunuz.

Uzun bir cevaplama trafiğinin en kötü yanı, konuşmanın en başının bilinememesidir. Choqok, size bu olanağı da sunuyor. İster tek tek in reply to düğmesine tıklayarak okuyabilir, isterseniz iletinin altındaki seçeneklerde, en sağda duran düğmeyle tüm görüşmeyi ayrı bir pencerede görüntüleyebilirsiniz.

Güncelleme aralığı ve bir seferde kaç iletinin gösterileceği de sizin tercihinize kalmış bir durum.

Özel iletilerim ne olacak?

Mikroblog servislerinin özel ileti özellikleri de mevcut. Choqok da bu özelliğin varlığını unutmamış. Eylemler altından Özel İleti Gönder seçeneğini kullanarak özel ileti gönderebilirsiniz. Gelen Kutusu (Inbox) kısmından da size gönderilen özel iletileri okuyabilir, yanıtlayabilir ya da silebilirsiniz.

Choqok ile takip etme durumlarını da değiştirmeniz mümkün. Takip ettiğiniz birini takip etmekten vazgeçebilir, yeni birini takip edebilir ya da bir kişiyi engelleyebilirsiniz. Choqok bu gibi önemli seçenekleri sizden esirgemiyor.

Hesap oluşturma

Choqok’u ilk açtığınızda zaten karşınıza yeni hesap oluşturma penceresi çıkacak. Bunun yanı sıra Choqok ayarlarındaki hesap bölümünden de yeni bir hesap yaratabilirsiniz. Status.net, identi.ca ve benzer altyapıyı kullanan servislere bağlanmanızı sağlar. Sunucunun verdiği bilgileri kullanarak Choqok’un o servise bağlanmasını sağlarsınız. Öntanımlı olarak Identi.ca ayarlarına göre ayarlıdır. Twitter seçeneğini kullanırsanız da Twitter’a bağlanmanızı sağlar.

Kısaltma kısmı, birden fazla hesap bağladığınız taktirde sekme adlarının nasıl olacağını görüntüler. Eğer birden fazla servis kullanıyorsanız bu seçeneğe dikkat etmelisiniz. Ayırt etmenizi kolaylaştıracak isimlendirmeler tercih etmelisiniz.

Kullanıcı adı ve parolanızı girdikten sonra kontrol etmenizi tavsiye ederim. Bir hata yaptıysanız bu kontrol esnasında ortaya çıkar. Kontrol etmek için, kullanıcı adı ve parola sorulan yerin yanındaki dürbün simgesine tıklayın.

Twitter ayarlaması esnasında Choqok, isterseniz Twitter’a kaydolmanız için size yol gösterir.

Choqok, parolaları saklamak için KDE cüzdanını kullanır. Bu yüzden, eğer daha önce oluşturmadıysanız, sizden bir cüzdan yaratmanızı isteyebilir. Cüzdana parola koymamayı seçebilirsiniz. Bu sayede her açılışta sizden parola istenmez. Güvenliği önemsiyorsanız -ki önemsemelisiniz- parola koymanızı tavsiye ederim.

Başka neler var?

Choqok’un sahip olduğu başka yetenekler de var. Örneğin, adres kısaltma. Bildiğiniz gibi çoğu mikroblog aracı, kullanıcılarına kısıtlı bir karakter sayısı (140) sunuyor ve bazen adresler o kadar uzun oluyor ki iletiye yer kalmıyor. Choqok bu sorun üzerine pratik bir çözüm geliştirmiş. Kendi içerisinde bir adres kısaltma motoru mevcut. Adres kısaltma servislerinden faydalanarak iletiye adres yapıştırıldığı esnada adresi kısaltmaya başlıyor. İstediğiniz adres kısaltma servisi seçmenize de olanak tanıyor.

Choqok, Twitpic servisine bağlanarak resim yüklemenizi sağlayabiliyor. Bu marifetli mikroblog aracı, iletilerdeki resimleri de önizlemenize yardımcı oluyor.

Tüm bu güzel özelliklerin yanı sıra, Choqok ile birlikte gelen eklentilerle o an dinlediğiniz şarkıyı ileti olarak göstermeniz de sağlanabiliyor.

Görünüm ayarlarından duygu simgelerini etkinleştirerek, “:)” gibi yaygın kullanılan kısaltmaları simge olarak görebiliyorsunuz.

İletileri “okundu” olarak işaretlemek için onları tıklamanız yeterli. Bu işlemi daha kolay şekilde gerçekleştirmek isterseniz de, çıkışta “tüm iletileri okundu olarak işaretle” ve sistem çekmecesine gizlerken “tüm okunmamış iletileri okunmuş olarak işaretle” seçeneklerini aktifleştirebilirsiniz.

Choqok henüz Facebook ve FriendFeed’i desteklemiyor. Ama, bunlar Choqok geliştiricilerinin yapılacaklar listesinde ve sonraki sürümlerde eklenecek.

Hepinize bol şakımalı günler…

Akregator – Pardus Paket

Akregator 1.6

Akregator ile haber takibi artık çok daha kolay…

Pek çok kişinin yaşadığı bir sorundur, sevdiğiniz bir site ya da konuya ilişkin tüm haberleri izleyebilme derdi… Her siteye sırayla girip, haberleri tek tek kontrol etmek gerekir bazen. Ancak, bizi bu dertten kurtaran bir sistem mevcut, RSS.

RSS’ler, temel olarak haber beslemeleridir. Bir siteye eklenen girdileri, bir besleme okuyucu sayesinde rahatça okumanızı sağlar.

Akregator, bir KDE bileşenidir. KDE içerisinde gelen, gelişmiş bir RSS takipçisidir. Sizin için belli aralıklarla yazıları günceller, haber verir, listelerde gezinmeniz için kolay seçenekler sunar ve özelleştirmenize izin verir.

Haberlerinize hükmedin

Takip ettiğiniz RSS beslemeleri arasında dolaşmak, Akregator ile çok kolay. Önce, besleme adreslerini listeleme konusuna değinelim. Seçtiğiniz isimlendirmeyle, haberleri istediğiniz gibi sıralamanıza ve kategorize etmenize izin veriyor. Örneğin, şu kaynakları takip ediyorsunuz: “Özgürlükİçin.com Haber”, “Özgürlükİçin.com Gezegen”. Bunları, “Özgürlükİçin” diye bir dizin açarak içerisinde toplayabilirsiniz. Bu sayede sayfadaki kalabalık gözünüzü yormaz.

Listeleme biçiml28eri de temel olarak üç farklı şekilde oluyor. Normal Görünüm modunda sayfa ikiye ayrılır. Üst kısımda haberlerin listesi duruyor. Alt kısımda da tıkladığınız haberin içeriği var. Geniş Ekran Görünümü modunda, sayfa bu kez yandan ayrılır. Geniş ekranlı monitörü olanlar bu özelliği daha çok sevebilir. Her şeyi tek parça hâlinde görmek isteyenler, Bütünleşik Görünüm tam size göre. Bir Web sayfası edasıyla tüm haberleri, başlıkları ve içerikleriyle birlikte önünüze sunuyor.

Arşiv özelliği sayesinde, tıpkı e-posta istemcilerinin e-postaları arşivlemesi gibi, siz de haberlerinizi arşivleyebilirsiniz. Arşivleme istediğiniz biçimde olabilir. İster özelliği kapatabilir, ister gün ya da MB limiti koyabilir, isterseniz de sınır koymadan her şeyi arşivlersiniz. Limitlerde de önemli olarak işaretlediklerinizi koruyabilirsiniz…

“Haberin aslını görmek istiyorum”

Akregator buna da izin veriyor. Bir yazıyı isterseniz Akregator içine gömülü bir tarayıcıyla, isterseniz harici bir tarayıcıyla görüntüleyebilirsiniz. Bu sayede, RSS üzerinden aktarılamayan bazı özelliklere de tam olarak erişebilirsiniz. Bunun için sadece yazının başlığına çift tıklayın ya da sağ tık menüsünden açın…

Daha fazlası:

  • Akregator ile haber okumayla yetinmeyin. Haber içerisindeki içerikleri dahi indirebilirsiniz. Burada KGet size yardımcı olacak.
  • Haberler içerisinde kaybolanlara ilaç olarak, arama özelliğini sunabiliriz.
  • İster tek bir kaynağı, isterseniz tüm kaynakları aynı anda güncelleyebilirsiniz.
  • Kaynak bilgilerinizi içeri aktarabilir ya da dışarı aktarabilirsiniz. Yedeklemek ne kadar da kolay, değil mi?
  • Sistem çekmecesindeki ufak bir simge, size okunacak haberleriniz olduğunu sürekli hatırlatacak…

Bu yazının da sonuna geldik. Özgür ve haberli günler…

Dolphin – Pardus Paket

Dolphin 1.4

“Siz hiç yunus balığı gördünüz mü?”

Sizi bilmem ama ben gördüm; hem de iki defa. İlki Ege Denizi’nde, tekne turundaydık. Ege’nin maviliklerinde, dalgalarla oynaşırken gördüm onu, teknemizle yarışıyor, bizim onu gördüğümüzü bilerek maviliklere dalıyordu. İkincisiyse Pardus’un dalgalı mavi ekranında, KDE4’ün engin derinliklerinde. İşte karşınızda Pardus’un Dosya Yöneticisi Dolphin…

KDE4 projesini ilk duyduğumda, öntanımlı dosya yöneticisinin de Dolphin olacağını öğrenmiş, KDE 3.5 ile birkaç kez Dolphin kullanmaya çalışmış ve beğenmediğim için de üzülmüştüm. Ama şimdi, KDE4 ile kullanmaya başladığımda, ne kadar erken bir karar vermiş olduğumu daha iyi anladım. Evet şimdi bu yazıda sizlere KDE4’ün dosya yöneticisi Dolphin’i anlatmaya çalışacağım ve Dolphin’i KDE4 ile birlikte yeniden keşfedeceğiz.

Öncelikle, Dolphin, beklentilerimin üzerinde bir dosya yöneticisi, kullanıcıyla uyumlu, onun ihtiyaçlarını anlayan ve işini kolaylaştırmak için olanaklar sunan bir yardımcı. KDE4’ün yeni Dolphin’ini başlattığımda dikkatimi çeken ile özelliği bütünleşik panelleri oldu.

Bu panellerimizin ilki;

Konumlar paneli: Pencerenin sol tarafındaki bu panel ile istediğiniz dizin ve aygıta çok rahat ulaşabiliyorsunuz. Sık kullandığınız dizinleri bu panele sadece sürükleyip bırakarak ekleyebiliyorsunuz. Bağlanmış cihazlarınızı sadece iki tık ile ayırabiliyor ve çıkartabiliyorsunuz. (Konumlar kısayol tuşu F9)İkini cpanelimiz,

Bilgi: Pencerenin sağ tarafında bulunan bu panel ile de dizin ve dosyalarınız ile ilgili bilgiler ulaşabiliyor, onlara açıklama ve etiket ekleyebiliyor, verdiğiniz yıldızlar ile beğeninizi belirliyorsunuz. (Bilgi kısayol tuşu F11)

Üçüncü panelimiz,

Uçbirim (Konsol): Pencerenin alt tarafındaki bu panel sayesinde de, içinde bulunduğunuz dizinde, kullanmanız gereken komutları çalıştırabiliyorsunuz. Uçbirimin Dolphin ile bütünleşik olması size çok büyük bir kolaylık da getiriyor ve Dolphin uçbirim paneli, sizin dizinler arasında fare ile yaptığınız gezintiyi takip ediyor. (Uçbirim kısayol tuşu F4)

Dördüncü panelimiz,

Dizinler: Pencerenin sol tarafında Konumların altında açılan bu panel ile tüm dizinler arasında rahatlıkla gezinebilirsiniz. (Dizin kısayol tuşu F7)

Eminim siz de, benim gibi panelleri kullandıkça çok seveceksiniz. Aradığınız ve ihtiyacınız olan her şeyin karşınızda olduğunu bilerek daha rahat çalışacaksınız. Ayrıca şunu belirteyim, yukarıda bahsettiğim panelleri, isterseniz ana pencereden ayrılabilir ya da pencerenin farklı bir yerine taşıyabilirsiniz.

Benim dikkatimi çeken diğer bir özellikse, ikiye bölünebilen ana pencere oldu. F3 kısa yol tuşu ya da araç çubuğunda bulunan simgesine tıkladığınızda ana pencereniz iki ayrı parçaya bölünecek ve farklı dizinler arasında yapacağınız karşılaştırma ve taşıma işleri için size yardım edecek. Yenilenen Dolphin ile Dosya ve dizinleri kolayca seçebilecek, seçimi kaldırabilecek ve taşıyabileceksiniz.

Dolphin’in yeni gezinme araç çubuğu sayesinde üst dizindeki, farklı bir dizin içine gitmek tek tık uzağınızda olacak ve gruplama özelliğiyle de Dosya ve Dizinleriniz arasında kaybolmayacaksınız.

Yenilenen Dolphin ile Resim ve PDF belge içeren dizinleriniz üzerinde ve bilgi pencerelerindeki küçük önizlemeler ile dizin içeriği hakkında daha çok bilgi sahibi olacaksınız.

Güzel yenilikler, değil mi?

İsterseniz size Dolphin’in ayarlarından biraz bahsedeyim. Yeni Dosya Yöneticimizin ayar bölümü de kullanıcısını düşünen ve onun alışkanlıklarını hatırlayan bir yapıyı destekliyor. Dolphin’in öntanımlı başlangıç konumu, Kullanıcı Ev dizini ama isterseniz siz başka bir dizinden başlamasını sağlayabilirsiniz.

Başlangıç ayar sekmesiyle Dolphin’in ilk açılış şeklini kolaylıkla değiştirebilirsiniz. Görünüm kipini böl seçerek, ikiye ayrılmış görünüm kipiyle çalışabilirsiniz. Düzenlenebilir konum çubuğuyla dizin ve dosya adreslerini klavyeyle girebilirsiniz.

Konum çubuğunda tam adresin ve Filtre çubuğunun görüntülenmesini tek bir tık ile sağlayabilirsiniz. Filtre çubuğu sayesinde, sadece yazdığınız kelimeyi içeren dosya ya da dizinler gösterilir ve bulunduğunuz dizin içinde aradığınızı bulmanız son derece kolaylaşır.

Görünüm Kipleri bölümü ve alt sekmeleri ile Dolphin’in görünüşünü değiştirebilirsiniz. Genel sekmesindeki istediğiniz ayarları seçerek, Dolphin’i farklılaştırabilirsiniz.

Genel bölümünden yapacağınız ayarlamalar ile sağ tuş menüsünde “Sil, Buraya Kopyala ve Buraya Yapıştır” komutlarını kullanabilecek, sürükleme sırasında dizinleri otomatik açabileceksiniz.

Evet, benden bu kadar, artık bundan sonrası sizin kâşif ruhunuza kalmış. Dolphin ile geçireceğiniz güzel günlere…

Sevgiyle kalın, Pardus’la kalın.

Klipper – Pardus Paket

Klipper 0.9
Bilgisayarımızda hepimiz her gün bir dosyayı başka bir yere, bir yazıyı başka bir metne taşıyoruz. Kopyalama işlevi bilgisayarda en çok kullandığımız işlerden biri. Fakat özellikle benim gibi biraz dalgınsanız panoya aldığınız önemli bir bilgiyi bir yere yapıştırmadan önce, onun yerine başka bir bilgiyi panoya almanız artık alıştığınız bir durum haline gelmiş olabilir.Klipper bu noktada devreye giriyor ve kopyalama konusunda ki en büyük yardımcınız oluyor. Klipper panoda yaptığınız son yedi işlemi hafızasında tutuyor. Bu sayede siz ne kadar dalgın olursanız olun ya da herhangi bir enerji kaybı veya hata ile karşılaşırsanız karşılaşın, sisteminiz yeniden başlasa bile, Klipper geri döndüğünüzde son pano içeriğini aynen gözünüzün önüne sunuyor. Bunu yaparken gayet mütevazi de davranıp, sistem kaynaklarınızı hemen hemen hiç kullanmıyor.

Programın ayar menüsünden hafızada tutulacak pano işlemi sayısını ve diğer bazı ayarları yapmanız mümkün. Fakat ayarlara hiç girmeseniz bile, Kipper hayatınızı kolaylaştıracak şekilde geliyor. Ekran görüntüsündeki seçeneklerden bazılarını inceleyecek olursak,

Çıkışta pano içeriğini kaydet: Bilgisayarı kapattığımızda veya yeniden başlattığımızda hafızasındaki metinleri kaydetmesini sağlar.

Resimleri yoksay: Bu seçenek işaretli ise bir metinle birlikte resim kopyalarsak resimleri göstermeden sadece metni kopyalamasını sağlar.
Klipper’ın önemli özelliklerinden birisi de bir yerden kopyaladığımız metni hafızasında tutarak kopyaladığımız bir metni düzenlememize yardım etmesidir. Şahsen ben Klipper’ı kullanmadan önce kopyaladığım metinleri düzenlemek istediğimde ya yeni bir metin belgesi açıyordum ya da nerede boş bir yer varsa oraya kopyalayıp düzenliyordum, hele bir de kopyaladığımız metin uzun ise işin içinden çıkılmıyordu :).

Klipper’da bu özelliği kullanmak için sistem çekmecesine gelen simgesine fare tuşu ile tıklayıp “İçeriği Düzenle” seçeneğini seçmeniz yeterlidir.

Klipper’ın kullanımı son derece basit. Masaüstünde sistem çekmecesine yerleşen Klipper simgesine sağ tıklayın ve panoda son yedi işlemden hangisini istiyorsanız üstüne tıklayın. Bundan sonra istediğiniz yere metni yapıştırın. Hepsi bu kadar basit.

Özetle Klipper, gündelik hayatın basit sorunlarına çare bulan küçük sevimli ve işlevsel bir program.

Kontact – Pardus Paket

Kontact 4.4

Bilgisayarını eğlence dışında da kullanan ya da iş yerinde tüm randevu ve e-postalarını organize etmek isteyenler, derdinizin ilacı, Kontact.

KMail, Kadressbook, KOrganizer ve KNotes gibi birçok KDE uygulamasını içine alan ve bunların bütünleşik çalışmasını sağlayan Kontact; sade olmasına karşın içinde yer alan uygulamaların tüm yeteneklerini de bir araya getirir. Sadece Kontact’ı çalıştırarak tüm bu uygulamaları elinizin altında tutabilirsiniz.

Özet: İhtiyaçlarınıza göre kolayca ayarlayacağınız bu sayfa, size, tüm yapılacak işleriniz ve takip ettiğiniz e-posta dizinleriniz için bir özet görünüş sağlar.

E-Posta: KMail’in tüm özellikleri ve yetenekleri kullanılmak üzere sizi bekliyor. POP3 ya da IMAP hesaplarınızı buradan kolaylıkla takip edebilirsiniz. E-postalarınızı düzenleyeceğiniz filtrelerle istediğiniz dizin altında saklayabilirsiniz.

Kişiler: Adres defteriniz de her an elinizin altında. Kontact içinde yer alan Kişi Yöneticisi sayesinde, tüm iş ya da özel arkadaşlarınızın bilgilerini düzenleyebilir ve saklayabilirsiniz.

Takvim: Tüm randevularınızı ve özel günlerinizi buradan takip edebilirsiniz. Sistem çekmecesine yerleşen Anımsatma Servisi sayesinde, belirlediğiniz zamanlar size hatırlatma yapmasını sağlayabilirsiniz.

Yapılacak İşler: Adı üstünde, tüm yapacağınız işleri buradan takip edebilir, işlerinizin önem derecelerini belirler, tamamlanma yüzdelerini ve bitiş zamanlarını ayarlayabilirsiniz.

Haberler: Aynı zamanda, tüm RSS içeriklerinizi takip edebileceğiniz kullanışlı bir RSS okuyucu. Sizin için, bazı Pardus ve KDE haber servisleri öntanımlı olarak geliyor.

Günlük: Takvimin bir parçası olan Günlük sayfasında, kişisel günlüğünüzü tutabilirsiniz.

Not Defterleri: Bu kısımda da Kjots uygulamasını göreceksiniz. Kjots ile kişisel notlarınızı buradan hazırlayabilir ve saklayabilirsiniz.

Seyyar Notlar: Masaüstünüzde bulunan ve kısa hatırlatmalar yazdığınız notlarınızı artık Kontact içinde de tutabilirsiniz. Kısa not ve hatırlatmalarınızı buradan rahatlıkla hazırlayabilirsiniz.

Zaman İzleyicisi: Tüm masaüstünde ya da belirlediğiniz masaüstünde ne kadar süreyle çalıştığınızı takip eden bir uygulama.

Kontact, içinde bulunan tüm uygulamaları kolayca kullanmanız dışında, tüm uygulamaların ayarlarını da tek bir yerden yapmanıza olanak tanır. Uygulamanın Ayarlar menüsü içinden ulaşacağınız Kontact Uygulamasını Yapılandır seçeneğiyle tüm uygulamaların ayarlarını yapabilirsiniz.

Kısacası Kontact, işlerinizi yürütmenizdeki en iyi yardımcınız. Siz de tüm ihtiyaçlarınızı tek bir uygulamayla çözmekten yanaysanız, Kontact kullanmaya hemen başlayın.

GIMP – Pardus Paket

GIMP 2.6

GIMP, özgür yazılım dünyasının bizlere armağan ettiği bir resim işleme ve fotoğraf düzenleme uygulamasıdır. Pehlivan gibi pazıları vardır. Neredeyse piyasada bulunan grafik işlemeyle ilgili bütün dosya biçimlerine hakimdir.

Kurulum

GIMP, Pardus ile öntanımlı olarak kurulu gelir. Eğer kaldırdıysanız, “Paket Yöneticisi”ni açıyor ve arama çubuğuna “GIMP” yazıyoruz. Sonuçlarda çıkan “GIMP” isimli paketi seçiyor ve “Paket(ler)i Kur” düğmesine basıyoruz.

 

İlk Karşılaşma

Kurulumunuzu bitirdikten sonra sakin olun, çünkü diğer grafik düzenleme yazılımlarıyla vakit geçirdiyseniz pek alışık olmadığınız bir arayüzle karşılaşacaksınız. Programı açtığınız zaman fark edeceksiniz ki GIMP, çok parçalı bir yapıya sahip :). Bu durum kimilerine göre bir avantaj (ben de yavaş yavaş öyle düşünmeye başladım), kimilerine göre ise gereksiz bir karmaşa.

Yukarıdaki ekran görüntüsü, GIMP’i ilk açtığınızda karşınıza çıkacak olan görüntülerden biridir. Üzerinde Araç Kutusu yazan pencere bizim “Ana Penceremiz”. Ortadaki pencereyse “GIMP Hakkında” penceresi. En sağ taraftakiyse, bize sık sık lazım olacak olan özelliklerin bir araya getirildiği bir pencere. Hemen şunu söyleyebilirim, GIMP arayüzünün bir standardı yok. Kullanıcıya ara birimde değişiklik yapmaya o kadar çok izin veriyor ki herkesin farklı bir GIMP’i oluyor. Birazdan biz de ara birimi biraz modifiye edecek ve bize en rahat, en kolay hizmet verecek GIMP’i yaratmaya çalışacağız.

GIMP’e Ayar Çekelim

Şimdi sağ taraftaki pencereyi kapatın. Hem gereksiz yer kaplıyor hem de içinde pek sık kullanmadığınız düğmeleri barındırıyor. GIMP penceresine odaklanalım ve aşağı tarafa birkaç sekme ekleyelim. GIMP ana penceresi içerisindeki “Bu Sekmeyi Yapılandır” düğmesine basıp (bu düğme GIMP ana penceresinin orta sağ tarafında küçücük bir şey , ekran görüntüsündeki 1 numara) oradan “Sekme Ekle” seçeneğine tıklayın. Karşınıza bir sürü seçenek gelecek. Bunları tek tek açıklamaya ihtiyaç duymuyorum çünkü isimleri yeterince açıklıyor kendilerini. Siz yine de biraz kurcalayın, kendinize göre eklemeler ya da çıkarmalar yapabilirsiniz. Benim tavsiyem, şimdilik Katmanlar, Seçim Düzenleyici ve Yollar sekmelerini eklemenizdir.

Isınma Turları

Dosya Açmak, Düzenlemek ve Kaydetmek

Basit bir örnek yaparak size GIMP’in nasıl kullanılacağı hakkında bir fikir vermeye çalışarak başlayayım. GIMP penceresi içerisinde Dosya menüsünden “Aç…” ı seçelim. Yeri gelmişken söyleyeyim bundan sonra menü güzergahlarını kısaltmak adına, “Dosya > Aç…” şeklinde yazacağım. Elimizde kocaman renkli bir resim olduğunu bunu biraz küçültmek istediğimizi ve siyah-beyaz hale getirmek istediğimizi düşünelim. Karşımıza gelen diyalogda düzenleyeceğimiz resim dosyasını seçtikten sonra “Aç” düğmesine basıyoruz. Dosya açmayı başardıysanız (ki eminim başarmışsınızdır) karşınızda aşağıdakine benzer bir görünüm oluşacak. Şimdi gelin buradaki alanların ne işe yaradığını biraz daha ayrıntılı bir şekilde açıklayalım.

1: GIMP Menüleri

Resim Penceresi menüsü

  • Dosya: Dosya açma, kaydetme, yeni resim oluşturma gibi seçenekler
  • Düzenle: Kopyalama, yapıştırma, geri alma gibi işlemler.
  • Seç: Seçim alanları ile ilgili komutlar içerir.
  • Görünüm: Çeşitli görsel seçenekleri değiştirebilmenizi sağlar
  • Resim: Resimle ilgili genel işlemleri (döndürme, boyutlandırma, kırpma gibi) yapmanızı sağlar
  • Katman: Katmanlarla ilgili işlemler yapmanızı (yeni katman oluşturmak, katman maskesi eklemek, katmanı ölçeklendirmek vs.).
  • Renkler: Renklerle ilgili seçenekler burada yer alır (renksizleştirme, resmin aydınlığı ile oynama, gölgeleri sertleştirme gibi işlemler).
  • Araçlar: Burada GIMP penceresi içerisinde daha önce bahsettiğimiz araç kutusunun bir kopyasını menü olarak görüyoruz.
  • Filtreler: Burada resimlerimize uygulayabileceğimiz 50’nin üzerinde filtre var.
  • Pencereler: Yeni pencere oluşturmak istediğimizde bu alanı kullanırız. Örneğin yazı tipleri penceresini açıp sahip olduğumuz yazı tiplerini ayrı bir pencerede listeleyebiliriz.

 

2: Araç Kutusu

Burada resimleri düzenlerken kullanacağınız çeşitli kesme, çırpma, silme, çizme, bulandırma vs. gibi araçlar var. Hemen bir deneme yapmak için boya fırçası şeklindeki düğmeye tıklayıp, resim içerisine birkaç karalama yapabilirsiniz. Korkmanıza gerek yok, zira GIMP sonsuz sayıda geri alma yapabiliyor. Ctrl + Z tuşlarına basarak resmi eski haline getirmeyi unutmayın.

3: Renk Seçimi

Gördüğünüz gibi bir kırmızı kare bir de onun arkasında bulunan beyaz karemiz var. Kırmızı olan (önde duran) kare bizim ön plan rengimiz, arkasındaki beyazsa arka plan rengimizdir. Bu karelerin üzerine tıklayarak renk seçimi iletişim penceresini getirip renk değişikliği yapabiliriz.

4: Sekmeler

GIMP çok esnektir. Biz “GIMP’e Ayar Çekelim” adlı bölümde GIMP pencerelerinden birini iptal edip GIMP’in ana penceresi içerisine sekmeler altına gömdük. Buradaki sekmeler eklenebilir çıkarılabilir ve pencere dışına çıkarılabilir.

 

5: Katmanlar

Burada, çalışmanızı oluşturan katmanları görebilir, düzenleyebilir ve kontrol edebilirsiniz. Her katmana ayrı ayrı efekt verebilir, birbiriyle birleştirebilir ve bir süreliğine görünmez yapabilirsiniz.

6: Katman Düğmeleri

Bu bölümde katmanlarla ilgili sık yapılan işlemlere ait düğmeleri bulabilirsiniz. Yeni katman oluşturma, katmanların sırasını değiştirme, katmanları klonlama, yapıştırılan katmanları yeni bir katmana çevirme, katmanları silme buradaki düğmelere atanmış işlevlerdir.

7: Uzunluk Birimi

Bu aşağı düşen menüyü açtığınızda px, inç, mm gibi uzunluk birimleri göreceksiniz. Bunlar resmin etrafında gördüğünüz cetvellerin ve bilgilendirme alanlarının kullandığı birimi değiştirmek için kullanılır (resim üzerinde herhangi etkisi yoktur).

8: Yakınlaştırma Bilgisi

Burada resme yakından ve uzaktan bakabiliriz. Buradaki 66.7% ifadesi, resme 66.7% oranında küçültülmüş olarak baktığımızı ifade eder.

GIMP Yeni Şekil

Yazımızın ilk başlarında da bahsettiğimiz gibi GIMP arayüzünün bir standardı yok. Kullanıcıya arabirimde değişiklik yapmaya o kadar çok izin veriyor ki herkesin farklı bir GIMP’i oluyor. Siz de resimdeki gibi bir GIMP’e sahip olmak istiyorsanız okumaya devam edebilirsiniz.

Araç Kutusundaki tüm sekmeleri kapatın ve araç çubuğunu yeniden boyutlandırarak ekran görüntüsündeki gibi yapın. GIMP’i, ilk başta, açıldığında sağ taraftaki kutuyu kapamanızı söylemiştik, eğer kapattıysanız ve GIMP üzerinde hiçbir sekme kalmadıysa Ctrl + L  tuşlarına basarak Katmanlar sekmesini açın, ardından GIMP’e Ayar Çekelim bölümündeki yazılanları uygulayarak resimdeki gibi yeniden oluşturun.

Burada anlattıklarımın GIMP hakkında fikir sahibi olmanız için yeterli olduğunu düşünüyorum. Çeşitli çalışmalar yapmaya başlamak için GIMP dersleri bölümünü ziyaret edebilirsiniz.

 

Sözlük

İmaj (Image)

En basit anlamda üzerinde çalıştığımız piksellerden oluşan resme denir. Biraz daha netleştirmek gerekirse imajları, sayfaları şeffaf bir kitap olarak düşünün. Her sayfanın üzerine çeşitli küçük resimler çizdiğinizi ve o sayfaları üst üste koyunca büyük olan resmin ortaya çıktığını düşünün.

Katman (Layer)

Eğer imajı bir kitap olarak düşünürsek katmanı da bu kitabın sayfaları olarak düşünebiliriz. Bir katman opak ya da şeffaf olabilir ve opaklığı ayarlanabilir. Örneğin, bir sinema manzarasının üzerine opaklığı %50 olan bir insan resmi ekleyip o kişinin hayalet gibi gözükmesini sağlayabilirsiniz.

Kanal (Channel)

Katmanlar (ve dolayısıyla imaj) piksellerden oluşur. Bu pikseller toplam 4 değer üzerinden kaydedilir. Bildiğiniz gibi doğadaki bütün renkler 3 ana rengin çeşitli oranlarda karışımından oluşur. Bilgisayarlar da bu “RGB” dediğimiz kırmızı, yeşil ve mavi değerlerinin bir araya gelmesinden bir pikselin rengi oluşur. GIMP’te buna bir de A kanalı eklenir. A kanalı alfa kanalıdır ve pikselin opaklığını (şeffaflığını) kaydeder. Bu bahsettiğimiz kanallar 8 bit’lik değerler halinde işlenirler yani RGB ve A kanalları “0 ile 255” arası bir değer alarak bir pikselin rengini ve opaklığını belirler.

Seçim (Selection)

Bazen bir efekt uygulamak istediğinizde resmin sadece belirli bir bölümü etkilensin ve bir çizim yaparken fırça belirli bir alanı boyasın ya da diğer yerlere taşmasın istersiniz. Bu gibi durumlarda “Seçim”ler devreye giriyor. GIMP araçları, çeşitli yöntemlerle oluşturduğunuz seçimler içerisine etki eder.

Eklentiler ve Betikler Plug-in , Script

GIMP içerisinde işimizi kolaylaştıracak çok sayıda küçük programcıkla birlikte gelir. Eğer programcılıktan anlıyorsanız GIMP’e kendi işlerinizi kolaylaştıracak işlevler kazandırabilirsiniz. Eğer programcılığa yabancıysanız, GIMP’in kendine ait betik dili olan script-fu’yu kullanmak gayet basit. Ayrıca, Python diline aşina olanlar python-fu’yu da kullanabilirler. Tabii tüm bunların dışında Pardus depolarındaki GIMP eklenti paketlerini de yükleyebilirsiniz.

K3b – Pardus Paket

K3b 1.92

K3b, KDE masaüstü ortamı için tasarlanmış bir CD/DVD yazma aracıdır. K3b’nin Pardus 2009 ve 2011 depolarında mevcut olan son sürümüne Blu-ray desteği de eklenmiştir. K3b ile CD/DVD ve Blu-ray diskler yazabilir, kalıplarla çalışabilir, ses ve video projeleri oluşturabilirsiniz. K3b’nin benzer ücretli yazılımlardan hiçbir farkı yoktur. Sadece işlemlerinizi gerçekleştireceğiniz bileşenler içerdiğinden sisteminizi yormaz.

K3b’yi KDE Menüsü > Uygulamalar > Çokluortam menüsü altından çalıştırabilirsiniz. K3b’nin ne olduğundan biraz bahsettikten sonra kullanımına bir bakalım.

K3b’nin Kullanımı

K3b’i çalıştırdığınızda karşınıza yapabileceğiniz işlemlerin sıralandığı bir ana pencere çıkar. Bu işlemlerin arasında; Veri Projesi, Ses Projesi, Kalıp Yaz gibi kullanıcıların sıkça ihtiyaç duydukları işlemler vardır. Buradan ihtiyacınız olanı seçip işlemlerinizi hızlı bir şekilde yapabilirsiniz.

CD/DVD Nasıl Yazdırılır?

Bir CD veya DVD gibi ortamlara veri yazdırmak için ilk olarak ana pencereden proje tipini seçmelisiniz. Daha sonra karşınıza boş bir içerik alanı gelecektir. Dosyalarınızı bu alana sürükleyerek yazdırma projenize dahil edebilirsiniz. Yazdıracağınız dosyaları ekledikten sonra “Yazdır” düğmesine tıklayarak yazma hızı, dosya sistemi gibi ayarları yapacağınız pencereye ulaşabilirsiniz. Ayarlarınızı da yaptıktan sonra tekrar “Yazdır” düğmesine tıklayarak işleminizi tamamlayabilirsiniz.

Kalıp Nasıl Alınır?

İlk olarak “Kalıp nedir?” sorusuyla başlayalım.

Kalıp; herhangi bir çıkarılabilir ortamın (CD, DVD…) içerisinde hiçbir değişiklik yapmadan her şeyiyle kopyalamak ve yazdırılabilir bir dosya haline getirmeye denir. Bir diski olduğu gibi kopyalamamız gerektiğinde o diskin kalıbını (imajını) almamız gerekir. Daha çok bu işlem bootable yani sisteminizin ilk açılışta görebileceği ve sisteminizi onun üzerinden başlatabileceğiniz disklerde uygulanır.

K3b ile kalıp almak ve yazdırmak son derece kolaydır.

Kalıp almak için diskimizi taktıktan sonra K3b’yi açıyoruz. Araçlar > Ortamı Kopyala seçeneğine tıklıyoruz. Daha sonra gelen pencerede Ayarlar kısmında “Sadece kalıbını yarat” onay kutucuğunu işaretliyoruz. Kalıp sekmesinden ise kalıbı kayıt edeceğimiz yeri seçiyoruz ve “Başla” düğmesine tıkladığımızda diskimizin kalıbı oluşturulmaya başlanıyor.

Kalıp Nasıl Yazdırılır?

Kalıp almayı öğrendiğimize göre şimdi elimizdeki bir disk kalıbını yazdıralım. Araçlar > Kalıp Yaz seçeneğine tıklıyoruz. Yazılacak Kalıp kısmına yazdıracağımız kalıbın yolunu gösteriyoruz. Kalıbı gösterdiğiniz zaman K3b otomatik olarak kalıbı tanır ve onunla ilgili md5 karşılığı, dosya boyutu gibi özellikleri verir. ”Başla” düğmesine tıkladığınızda kalıp diskinize yazdırılmaya başlayacaktır.

K3b ile tekrar yazılabilir disklerinizi de biçimlendirebilirsiniz. Bunun için Araçlar > Yeniden yazılabilir ortamı Biçimlendir/Sil seçeneğinden biçimlendireceğiniz diski seçip içeriğini silebilirsiniz.

K3b ile tek sürücülü bilgisayarlarda disk çoğaltmak için Araçlar > Ortamı Kopyala seçeneğini kullanabilirsiniz. ”Başla” düğmesine bastığınızda disk sabit diskinize kopyalanır ve K3b sizden farklı boş bir disk ister. Dolu diski çıkarıp, boş diski taktığınızda ise sabit diskinize kopyaladığınız kalıbı boş diske yazar.

Görüldüğü gibi benzeri uygulamaları aratmayan K3b ile her türlü yazdırma-kopyalama işleminizi kolaylıkla yapabilirsiniz.

İyi çalışmalar…

Google Android 2.0ı Açıkladı

Google, Google I/O geliştirici konferansında Android’in kod adı “Donut” olan erken sürümlerinden birisini gösterdi. eWeek dergisinin haberine göre toplantıda geliştiricilere ücretsiz Android telefonları da dağıtıldı. Android 2.0 yerel ve web araması, elle yazı, Google Translate ve sesi metine dökme gibi çeşitli özelliklerle birlikte geliyor.

Haberde not edildiği üzere Android, ara sürüm isimlendirmede pasta temasını beğenmiş gibi. Android 1.5’in kod adı da “Cupcake” idi. Bazı kaynaklar Donut’tan sonra gelecek sürümün adının “Eclair”(parmak şeklinde içi kremalı ek pasta) olacağını söylüyor.

Donut ile birlikte kullanıcılar evrensel arama özelliğine kavuşuyor. Bu özellik sayesinde bağlantılar, takvim ve müziğin yanında birçok içerik yerel ağda ya da İnternet’te aranabiliyor. Derginin haberine göre yeni özellikler iyi karşılanmakla birlikte büyük bir şaşkınlığa sebep olmadı. Bir geliştirici Google’ın bazı özellikleri açıklamadığı düşüncesini dile getirirken, Nathan FREITAS isimli başka bir mobil geliştiricisi, bu arama özelliğinin eklentilerle zaten sağlandığını, bunun yanında henüz pek gelişmemiş olan elle yazma özelliğine göndermede bulundu.

SVOX konuşma araçları Android’e geliyor

Tüm bunlar yaşanırken geçen hafta İsviçre merkezli SVOX, Android akıllı telefon platformunu destekleyen açık endüstri grubu, Açık Telefon Birliği’ne (Open Handset Alliance) katıldı. Firma, kullanıcıların sesli arayüzleri kullanmasını sağlayacak konularda teknolojik destek verecek. Bu konu tam olarak belirtilmese de SVOX teknolojisi Donut’un “text to speech” uygulama programlama arabiriminde geçiyor.

SVOX projeye Pico TTS motoru isimli bir aracıyla destek olacak. Pico’nun Android versiyonu İngilizce, İtalyanca, Almanca, Fransızca, İspanyolca ve Amerikan İngilizcesi gibi altı dil paketi içerecek.

Android 2.0 bu yılın sonlarına doğru çıkacak. eWeek dergisinin ilgili haberini okumak için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

Kate

Kate 3.4

Bilgisayarlarda en çok kullanılan uygulamalardan biri metin düzenleyicilerdir. Her işe koşarlar, alacağınız küçük notları, günlüğünüze aktaracağınız girdileri, paketleyeceğiniz yazılımların dosyalarını, derleyeceğiniz kaynak kodlarını yazarken…

KDE kullananı başka, GNOME kullananı başka, konsol kullananıysa bambaşka metin düzenleyicileri tercih ediyor.

KDE kullanıcıları basit işlemler için KWrite’nin sunduklarından yararlanabilir. Bununla birlikte daha özel ve gelişmiş ihtiyaçlar için Kate, olmazsa olmazdır. Kate’nin hepsi hakkında ayrı ayrı ve uzun uzun yazılabilecek pek çok, harikulade özelliği var, fakat bu yazı sadece Kate’nin temel özellikleriyle sınırlı.

Kate, çok sayıda ve büyük boyutlarda metin dosyalarıyla çalışmaya izin veren gelişmiş bir metin düzenleyicidir. Programın adı, KDE Advanced Text Editor (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyici) sözcüklerinin baş harflerinden oluşmakta. Kate, Pardus depolarında bulunan kdesdk paketinin bir bileşenidir. Paket Yöneticisi aracılığıyla bu paketi yükleyerek Kate’yi kullanmaya hazır hale getirebilirsiniz. Kate’yi yükledikten sonra KDE Menüsü > Uygulamalar > Yardımcı Programlar > Gelişmiş Metin Düzenleyici (Kate) yolunu takip ederek ulaşabilirsiniz.

Kpart

KDE, Kpart adı verilen ve bir uygulamanın bir diğerinin içine gömülebilmesine olanak sağlayan bir bileşen çerçevesine sahiptir. Örneğin, Konsole bir Kpart bileşenidir ve Dolphin’in içine gömülebilir. KWrite, KatePart adı verilen bir metin düzenleyici bileşeninin gömülmesiyle elde edilmiş olup bir pencerede tek dosya açabilir. Kate ise KWrite’nin birden çok dosyayı açabilecek şekilde geliştirilmesinin sonucudur.

 

Özellikler

KatePart’ın yapısı sayesinde, Kate, ağdaki dosyalarla çalışmaya uygundur. Büyük ölçüde özelleştirilebilirler. Yerleşik olarak sahip olmadığı özellikler, harici araçları desteklemesi sayesinde kolayca eklenebilir.

Kate’nin özellikleri arasında:

  • Birçok programlama dilini renklendirebilme ve parantezleri eşleme,
  • UTF-8, UTF-16, ASCII vb. kodlama ve kodlama değiştirme desteği,
  • Arama ifadeleriyle gelişmiş bulma ve değiştirme,
  • Bütünleşik dosya gezgini ve yer imleri,
  • Kodların ve metinlerin bir kısmının görünür ve görünmez yapılabilmesi (katlanabilmesi),
  • Sonsuz Geri Al/Yinele,
  • Otomatik girintileme,
  • Otomatik tamamlama,
  • Otomatik yazım denetimi (Zemberek vb.)
  • Ağ desteği (http, ftp, ssh, webdav, vs.),
  • Gömülü komut satırı,
  • Aynı pencerede ya da sekmelerde çok sayıda belgeyi açabilme,
  • Oturumlar,
  • Eklentilerle geliştirilebilme,
  • Kelime tamamlama,
  • Sürükle-Bırak metin düzenlemesi,
  • Özelleştirilebilir kısayollar,
  • Düzenli ifadeler desteği
  • JavaScript ile geliştirilebilme sayılabilir.

 

Herkese Göre

Aynı anda birden çok dosyayı açabilme özelliği sayesinde, aynı dosyanın farklı evrelerini karşılaştırabilir ya da farklı bir dosyayı referans olarak görüntüleyebilirsiniz. Pencereyi dikey ve yatay olarak istediğiniz şekilde bölebilirsiniz.

Görüntüsü büyük ölçüde özelleştirilebilir olduğundan, basit bir arayüz isteyenler yalın, ama çok gelişmiş bir düzenleyiciye sahip olabilirler. Özelleştirilebilir kısayollar yardımıyla istenen özelliğe tek tuşla ulaşılabilir.

Kate’in en ilginç özelliklerinden birisi de “Oturumlar” dır. Kate’de değişik ayarlarınız ve dosyalarınız için farklı oturumlar oluşturabilirsiniz. Bir oturum özetle, belli açık dosyalar ve pencere düzenlemesinden oluşur. Kate’in önceki sürümlerinde yer alan Proje Yöneticisi’nin yerine konmuştur ve birden çok sayıda dosyayla çalışan biriyseniz işinize yarayabilir.

Sonuç olarak; Kate, hem programcılar hem de metinlerle diğer şekillerde çalışanlar için son derece gelişmiş bir seçenek.

KMail E-posta İstemcisi

KMail 1.13

Çoğu kişinin web arayüzlü e-posta istemcilerini tercih ettiğini biliyoruz. Ama neden? Web arayüzlü istemcilerin daha esnek olması mı? Hayır, daha çok bilinmesidir.

Hadi, gelin bakalım yine bir KDE bileşeni olan, yetenekli e-posta istemcimiz KMail (söylemekte zorlananlar için Kâmil) ile tura çıkalım.

Bir istemci hayata ne katar?

Bir istemci hayatımıza ne katar sorusu pek çok kişi için değişken olabilir. Buradan itibaren kendi kişisel görüşlerimden yola çıkarak yazacağım sonucu çıkacaktır. Ama zaten kişisel görüş olmadan da inceleme yazılamaz.

KMail ile e-postalarınızı arşivleyin

KMail’in arşivleme yeteneği sayesinde e-postalarınızı İnternet’e bağlı olmasanız bile okuyabilirsiniz. Bu özellik zaten istemcilerin en önemli özelliğidir. Bu özelliğin hayatınıza getireceği tek kolaylığın bu olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. E-postaların sadece gelen kutunuzda durmasına gerek yok. Klasörleme sayesinde e-postalarınızı istediğiniz gibi saklayabilirsiniz. Belki bunu elle yapmak zor olabilir, ama sonrasında e-postalarına ulaşmak isteyenler için ilaç gibidir. Peki, benim gibi tembeller ne yapacak?

Elle aktarmak çok yorucu olabiliyor bazen. Hele hele pek çok e-posta listesine üye olmak ve pek çok e-postayı takip etmekte olan kişiler için… KMail bu noktada da bizi yüzüstü bırakmıyor. Filtreleme devreye giriyor burada. KMail’in bu hayat kurtaran özelliği sayesinde e-posta saklamak da e-postalar arasında gezinmek de epey kolay. Filtreleme özelliğini kısaca açıklayacak olursak, iletinin belli bir özelliğine göre (Gönderen, Alıcı, Konu, İçerik, E-posta Listesi…) o ve o özelliği taşıyan diğer iletilere sizin belirlediğiniz işlemi yapar. Bunu hem önceden de aldığınız iletilere hem de bundan sonra gelecek iletilere otomatik olarak yapar. Örnek vermek gerekirse, Özgürlükİçin Yönetim Listesi’ne yazılanları takip ediyorsunuz. ama daha pek çok e-postanız var ve aralarından listeyi ayıklamak çok zor oluyor. Eğer bu listeden gelen tüm iletileri Özgürlükİçin diye bir dizine yönlendirirseniz, artık bu e-postalar gelen kutusuna uğramadan, direkt olarak o dizinde listelenecektir.

Ufak ama hayat kolaylaştırıcı hileler

KMail, diğer tüm KDE bileşenleri gibi KMail de diğer KDE bileşenleri ile bir bütündür. Dolayısıyla onların sunduğu pek çok özelliği KMail de kullanabilir.

İlk olarak kendinize bir ajanda tutmanız KMail ile son derece rahattır. Hatırlamak istediğiniz bir iş varsa “yapılacak ögesi oluştur” özelliğini kullanarak istediğiniz tarihte size e-posta ile hatırlatmasını sağlayabiliyorsunuz.
Gelişmiş adres defteri sayesinde KMail, KDE adres defterini kullanarak gelişmiş bir adres defteri tutabilir. E-posta gönderirken bu kişilere erişim de son derece kolaydır…

Görünümü, kendinize en uygun şekilde ayarlayabilirsiniz. Buna e-postaların listelenme ve gösterilme biçimi de dâhil.

Güvenlik ayarları da çok hoşunuza gidecek. Sonuçta kimse çöp e-postalardan (spam) ya da arkadaşına kazara gönderebileceği virüslü bir mesajdan hoşlanmaz.

Taslak özelliği sayesinde bir e-postayı ileride de düzenlemek ya da o esnada gönderemediğiniz için saklayabilirsiniz. Şablon özelliği ise, özellikle ofis çalışanlarının hoşuna gidecek bir şey olsa gerek. Pek çok kişiye benzer e-postalar göndermek zorunda olanlar, şablon ile işlerini epey kolaylaştırabilir.

Özellikle önemsediğiniz dizinleri “Sık kullanılan dizinler” sayesinde daha göze batacak bir biçimde gösterebilirsiniz.

E-postaların bazılarına koyacağınız etiketler sayesinde zaman içerisinde ona ulaşma konusunda daha rahat olacaksınız.

Bu özellikler saymakla bitmez. En iyisi deneyip öğrenmek…

Neden KMail?

Burada, benim KMail’i seçmemde etkili olan sebeplerden birkaçını yazacağım. Belki sizin de ilginizi çekebilecek bir şeyler çıkar.

  • En önemli sebep: KDE bileşeni olması.
  • Bir sistem çekmecesi ve bildirimler sayesinde e-posta geldiğinde haberim oluyor.
  • Muadillerine oranla daha hoş ve basit bir arayüzü var.
  • Kişiselleştirilebilirlik olanakları daha fazla.
  • Daha hızlı.
  • Daha anlaşılır bir kullanım sağlıyor.

Başka bir yazıda görüşmek üzere. Gelen kutunuzdan e-postalarınız eksik olmasın…

FileZilla

FileZilla 3.3

FileZilla, bilgisayarınız ile FTP sunucunuz arasında dosya transferi yapmanızı sağlayan bir FTP istemcisidir. FileZilla, Pardus depolarında mevcut bir yazılım olduğundan Paket Yöneticisi’nde ismiyle aratarak sisteminize kurabilirsiniz.

Kurulumu tamamladıktan sonra, FileZilla’ya Pardus > Uygulamalar > İnternet menüsünden ulaşabilirsiniz. FileZilla’nın kısaca ne olduğundan bahsettikten sonra kullanımına bakalım.

Sunucuya Bağlanmak

FileZilla ile sunucunuza üst kısımda bulunan sunucu, kullanıcı adı, parola ve port bilgilerini girip, “Hızlı Bağlan” düğmesine tıklayarak bağlanabilirsiniz. Tabii, her seferinde bu bilgileri girmek zahmetli olacağından Site Yöneticisi’ne site bilgilerinizi bir kez kaydedip, her seferinde oradan seçmek daha mantıklı olur. Bunun için ilk olarak, Dosya menüsünden Site Yöneticisi’ne tıklıyoruz. Aynı işlemi Ctrl+S tuş kombinasyonuyla da gerçekleştirebilirsiniz.

Site Yöneticisi’ni açtıktan sonra, sol taraftaki “Yeni Site” düğmesinden bir site hesabı oluşturuyoruz. Daha sonra sunucu, port, sunucu türü ve parola bilgilerimizi girerek sitemizi tanımlıyoruz. Sunucuya her bağlanmak istediğimizde artık bilgilerimizi girmek zorunda kalmayacağız. Ctrl+S ikilisi ya da Dosya > Site Yöneticisi’nden sitenizi seçtikten sonra “Bağlan” düğmesine tıklayarak sunucunuza erişebilirsiniz.

Dosya Transferi Nasıl Yapılır?

Sunucunuza eriştikten sonra artık bilgisayarınız ve sunucunuz arasında dosya transferi yapmaya başlayabilirsiniz. Sunucunuza bağlandığınızda FileZilla’nın sol kısmında sizin bilgisayarınızdaki, sağ tarafta ise uzak sunucu, yani, bağlandığınız FTP sunucunuzdaki klasörler listelenir. İstediğiniz dosya ya da klasörü sürükleyip bırakarak iki sunucu arasında dosya transferi kolaylıkla yapabilirsiniz.

Dosya / Klasör İzinlerini Değiştirmek

FileZilla’nın grafik arayüzü ile sunucuzdaki dosya ve klasörlerin yazma, okuma ve çalıştırma izinlerini de değiştirebilirsiniz. Bunun için, sunucunuzda izinlerini değiştirmek istediğiniz dosya ya da klasöre sağ tıklayıp “Dosya İzinleri” seçeneğine tıklamalısınız.

  • Oku: Dosyalarınıza erişim hakkı.
  • Yaz: Dosyalarınızda değişiklik yapma, yazma hakkı.
  • Çalıştır: Dosyanızın işlenmesi.

Eğer dosya izinlerinde “Alt klasörlere de uygula” seçeneği işaretliyse yaptığınız ayarlar sadece o klasör için değil, onun içindeki dosya ve klasörler için de geçerli olur.

Dosya Düzenleme

Sunucunuzda bulunan dosyalarınızda ufak değişiklikler yapmak istediğinizde sunucudan dosyanızı çekip, gerekli düzenlemeleri yapıp daha sonra tekrar sunucuya yüklemek zahmetlidir. Bunun yerine, FileZilla üzerinden dosyanızı açabilir, istediğiniz değişikliği yapabilirsiniz. Düzenlemeyi bitirdiğinizde FileZilla dosyayı sizin yerinize sunucuya tekrar yükler. Örnek vermek gerekirse, sunucumuzdaki bir dosyaya sağ tıklayıp “Göster/Düzenle” seçeneğine tıkladığımızda FileZilla bizden dosyayı açacağı programın yolunu ister. Burada programın tam adresini yazmalıyız. Kate isimli metin düzenleyicisi için örnek olarak; /usr/kde/4/bin/kate gibi..

Pencerenin altındaki “Bu seçimi tüm ilişkilendirilmemiş dosyalar için kullan” onay kutucuğunu işaretlediğinizde, FileZilla hangi program ile açılacağı belli olmayan tüm uzantıları, bizim örnek olarak verdiğimiz Kate metin düzenleyicisiyle açar.

Değişikliklerinizi yapıp, düzenleyiciyi kapattığınızda FileZilla size, dosyanın yeni halinin sunucuya yüklenmesini ve bilgisayarınızda olan yerel dosyanın silinmesini isteyip istemediğinizi soracak. ”Evet” dediğinizde sunucuya dosyanızın güncellenmiş hali yüklenecek.

Ayarlar

Düzenle > Ayarlar yolu ile FileZilla’nın ayarlar penceresine ulaşabilirsiniz.

  • Bağlantı Ayarları: Aktif ve Pasif mod bağlantı tipi olarak iki seçenek mevut. Aktif modda bağlantı ayarlarını (port, dış ip ..) siz tanımlamalısınız. Pasif modda ise herhangi bir ayar yapmanıza gerek yok. FileZilla varsayılan ayarları kullanır.
  • Aktarımlar: FileZilla varsayılan olarak dosya aktarımlarını uzantısına göre kendisi belirler. Eğer isterseniz aktarılacak dosya türlerini de buradan ayarlayabilirsiniz.
  • Arayüz: FileZilla’nın görünümüyle ilgili simge seti ayarlarını ve tarih biçimlendirme ayarlarını buradan yapabilirsiniz.
  • Dil: FileZilla’nın dil ayarlarını buradan yapabilirsiniz.
  • Dosya Düzenleniyor: Düzenleme yaparken ilişkilendirdiğiniz dosya türleri ve programları görebilir, değiştirebilirsiniz.

 

Sonuç olarak, FileZilla tüm FTP işlemlerinizi hızlı ve güvenli bir şekilde yapmanızı sağlayan güçlü bir FTP istemcisidir. Kendine has özellikleriyle de benzer FTP istemcileri ile arasındaki farkı gösteriyor.

Bluefish

Bir web sitesi hazırlamaya kalktığınızda sayfalarınıza standart olarak kullanacağınız şablon HTML kodlarını eklemek zorundasınız. Bu kodlarla web sayfanızın başlığını, anahtar kelimelerini, dil kodlaması gibi niteliklerini belirtebilirsiniz. Bluefish’in hızlı başlangıç özelliğiyle bu niteliklere kolayca değer atayabilir, istediğiniz etiketi ekleyip, kaldırabilirsiniz.

İlk olarak Dosya > Yeni menüsünü kullanarak yeni bir çalışma sayfası açıyoruz. Sayfamızı açtıktan sonra Dialogs > Genel > Hızlı Başlangıç Yolu ile meta etiketlerini (tag) tanımlayacağımız penceremizi açıyoruz. Aynı işlemi Shift+Alt+Q tuş kombinasyonu ile de gerçekleştirebilirsiniz.

Pencereyi açtıktan sonra, istediğiniz meta etiketlerine (tag) parametre verebilirsiniz. Parametre vermek istediğiniz seçeneğe çift tıklayarak içeriğini değiştirebilirsiniz. İstemediğiniz bir meta etiketiniyse, seçip Kaldır seçeneğiyle sayfanızdan kaldırabilirsiniz. Başlık kısmına sayfanızın üstünde gözüken (title) içeriğini girebilirsiniz. Sayfanızın DocType ayarını da pencerenin en üst kısmındaki (DTD) açılır listeden yapabilirsiniz.

Sol kısımdaki Style sekmesinden harici veya dahili stil şablonlarınızı tanımlayabilirsiniz. Eğer, dahili stil şablonu kullanacaksanız Style sekmesinden “Create Empty Style Area” kutucuğunu işaretlemeniz gerekiyor. Harici stil şablonu kullanacaksanız “External Style Sheet” seçeneğinden “href” kısmına stil şablonunuzun adresini yazmalısınız.

Script sekmesinden ise sayfanızda kullanacağınızı harici ya da dahili JavaScript kodları için şablon oluşturabilirsiniz. Yine kaynak kısmında, harici JavaScript dosyanızın adresini yazabilir ya da “Create Empty Script Area” kutucuğundan boş bir script alanı oluşturabilirsiniz.

Son olarak, pencerenin alt kısmında bulunan “Open in New Document” kutucuğundaki seçimi, yaptığımız ayarları bulunduğumuz sayfaya yerleştirmesi için kaldırıyoruz. Eğer kaldırmazsak kodları yeni bir çalışma sayfası açarak uygular.

Tamam’a basıp pencereyi kapadığınızda tek satır kod yazmadan sayfa şablonunuzun oluştuğunu göreceksiniz. Kodlarda yazım denetimi olduğundan daha önce kapatmadıysanız muhtemelen altı çizili gözükecektir. Yazım denetimini Döküman > Spell Check yoluyla kapatabilirsiniz.

 

Bluefish ile Görsel Arayüz Kullanarak Stil Sayfası Hazırlamak

Bir web sitesi hazırlamaya kalktığınızda web sayfanızın görselliği için bir stil sayfası yazmalısınız. Bu stil sayfasında yazı tiplerinin (font) özellikleri, sayfa renkleri gibi değerleri tanımlamalısınız. Kullanılan CSS kodları uzun olduğundan, çoğu kişi bu kodları ya da parametreleri unutabiliyor. Bluefish’in en güzel özelliklerinden birisi de, tek satır kod bile bilmeden kullanıcıların bu işlemlerin hepsini yapabilmesini sağlamak. Şimdi kullanımına bir bakalım.

Bluefish’i çalıştırdıktan sonra üstteki sekmelerden CSS sekmesine tıklıyoruz. Açılan menüden en soldaki Stil Sayfası Yarat seçeneğine tıklıyoruz.

Stil sayfası yarat seçeneğine tıkladığımızda karşımıza katmanın adını ve özelliklerini girebileceğimiz bir pencere açılıyor. Bu pencerede etiket kısmına oluşturacağımız katmanın adını, özellik kısmına tanımlayacağımız özellikleri, açılır liste sayesinde kolayca seçiyoruz ve değer kısmında da bu özelliğin ne olacağını tanımlıyoruz.

Ekle diyerek yeni bir stil oluşturmuş oluyoruz. Tanımladığınız bütün stiller seçim yaptığınız alanın altında listelenir. Buradan silebilir ya da seçenekleri değiştirebilirsiniz.

Görsel arayüz kullanarak üstünde değişiklik yapmak istediğiniz katmanın başlangıç (#) ve bitiş (}) arasındaki kodları seçip, tekrar stil yarat düğmesine tıklayarak açılan pencereden “Güncelle” seçeneği özellikleri düzenleyebilirsiniz.

Tamam’a tıklayıp pencereyi kapattığımızda görsel olarak tanımladığımız özelliklerin arka plana yerleşen CSS kodlarını görebilirsiniz.

Ayrıca katman ekleme, stil tanımlama gibi işlemleri yine CSS sekmesindeki üçüncü düğme olan “Div” düğmesinden de yapabilirsiniz.

Herkese bol Bluefish’li günler…

Boncuk

İnternet ve bilgisayarla bir şekilde içli dışlı olan herkesin az da olsa yabancı dil bilgisine ve bir sözlüğe ihtiyacı oluyor. Pardus bu noktada da bizlere güzel sözlük uygulamaları sunuyor. 2009 katkı deposundan indirebileceğiniz, yaklaşık olarak 3,8 megabayt boyutunda olan Boncuk, hem küçük boyutlu hem de kolay kullanımı açısından son derece yararlı bir sözlük uygulaması.

Boncuk, katkı deposundan edinip kurduğunuz zaman, “Programlar >Yardımcı Programlar” menüsü altına, şirin mavi tonlara sahip bir boncuk simgesiyle birlikte yerleşiyor. Programı çalıştırdığınız zaman, şirin simgesi ile birlikte hemen sistem saatinin olduğu bölgeye yerleşiyor ve ne zaman ihtiyaç duysanız yardımınıza koşmak için orada bekliyor.

Boncuk programı son derece basit. “Aranacak Sözcük” bölümüne yazdığınız kelimeyi hem “İngilizce-Türkçe” hem de “Türkçe-İngilizce” yönünde arayarak sonuçları size çıkarıyor. Böylece arama yaparken yön seçmemeniz ayrı bir kolaylık sağlamış oluyor.


Boncuk
, “Geçmiş” özelliği ile daha önce aradığınız kelimeleri hafızasında tutabiliyor. Arama yapmak için kelime yazmaya başladığınız zaman otomatik tamamlama mantığı ile hafızadaki kelimeleri açılır kutu olarak karşımıza çıkartıyor.

Geçmiş sınırı 100 kelime olarak ayarlanmış halde geliyor. Fakat “Dosya->Boncuk Programını Yapılandır…” yolunu izleyerek bu ayarı değiştirebilirsiniz.

Ayrıca Boncuk çevrim içi, çevrim dışı ya da önce çevrim dışı daha sonra çevrim içi olarak arama yapabilir. Bu yöntemi yine “Dosya->Boncuk Programını Yapılandır…” yolunu izleyerek açtığımız yapılandırma menüsü ile ayarlayabiliyoruz. Çevrim içi arama yönteminde bu veritabanı kullanılıyor.

Kısaca Boncuk, işlevselliği ön planda olan, son derece hızlı ve kullanışlı bir sözlük uygulaması. PyQt ile yazılan Boncuk sistem kaynaklarını son derece verimli kullanıyor. Sistem çekmecesine de yerleşen Boncuk’u komut satırı aracılıyla da kullanabilirsiniz.

KDE Bilgi Merkezi

KDE Bilgi Merkezi, sisteminiz ve donanımlarınız hakkında ayrıntılı bilgi alabileceğiniz harika bir programdır. KDE Masaüstü ortamının bir parçası olan KDE Bilgi Merkezi’ne Uygulamalar >Sistem menüsünden ulaşabilirsiniz.

Programı çalıştırdığınızda iki panele ayrılmış bir pencere sizi karşılar. Soldaki panelde sistem kaynakları ve aygıtların ait oldukları kategoriler bulunur, bu kategoriler seçildiğinde de o kategoriye ait kaynakların ayrıntılı bilgileri sağdaki panelde görüntülenir.

Bu program ilk bakışta Windows’taki Aygıt Yöneticisi’ne benzetilse de aslında çok farklı bir yapıdadır. KDE Bilgi Merkezi sadece sistem hakkında ayrıntılı bilgi alma amacıyla kullanılabilir. Yönetim işlemleri içinse Sistem Ayarları’nı kullanmalısınız.

Şimdi programdaki kategorilere ve içerdikleri bilgilere kısaca bakalım:

 

Genel Bilgiler

Bu kategori bilgisayar hakkındaki bilgilere ait bölümlerin alt başlıklar halinde sıralandığı ve bunlar hakkında kısa bir bilgilendirme yapılan bölümdür.

 

Aygıtlar

Bu kategori, aygıtları üç gruba ayırarak sınıflandırmıştır. Karakter, Blok ve Diğer Aygıtlar. Bu sınıflar, sağ panelde bir ağaç yapısında görüntülenir. Bu kategorilerin ne anlama geldiği ve bu aygıtlarla sistem kaynaklarının neler olduğu, Linux sisteminin nasıl çalıştığıyla ilgili teknik bir konudur.

 

OpenGL

OpenGL, geliştiricilerin 2 ve 3 boyutlu grafikleri donanımdan ve işletim sisteminden bağımsız olarak yönetebilmeleri için hazır fonksiyonlar sunan özgür ve gelişmiş bir yazılımıdır. Bu kategoriyle bu yazılımın sürümü, yüklü olan eklentileri gibi ayrıntılı bilgileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Protokoller

Bu kategori seçildiğinde sağ panelde iki panel daha açılır. Yeni açılan soldaki panelde protokoller listelenir. Her bir protokolle KDE uygulamalarının diğer bilgisayarlarla ve uygulamalarla nasıl iletişim kurduğunu belirten açıklamalar görüntülenebilir.

 

İşlemci Bilgileri

Bu kategoriyle sisteminizdeki işlemcinin önbellek boyutu, modeli, hızı gibi teknik verilerini görüntüleyebilirsiniz.

 

X Sunucusu

X Sunucusu, programlara grafik arayüzü sağlayan ve bunu kullanabilmek için gerekli giriş çıkış aygıtlarını yöneten bir altyapıdır. Desteklenen pixmap biçimleri ve kullanılan geliştirmeler gibi teknik verileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Disk Bölümleri

Bu ilk bakışta Depolama Aygıtları kategorisiyle aynı gibi görünse de temel bir fark var. Depolama Aygıtları kategorisi sisteminize bağlı olan ya da olmayan tüm depolama bölümlerini gösterirken, bu kategoride sadece sisteme bağlı bulunan depolama bölümleri ve nasıl bağlandıkları hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Disk bölümlerinin bağlanması konusundaki yönetim görevleri için Sistem Ayarları > Disk Yöneticisi Arayüzü’nü kullanabilirsiniz.

 

Samba Servisi

Bu kategori ile Samba servisinin durumu hakkında ayrıntılı bilgi alınabilir. Kategori seçildiğinde sol panelde, Verilen, Alınan, Kayıt ve İstatistikler olarak dört tane sekme açılır. Bu sayede Samba servisi üzerinden diğer bilgisayarlarla yapılan veri alışverişi ve istatistik bilgilerine ulaşabilirsiniz. Eğer Samba servisinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu düşünüyorsanız, Kayıt sekmesinden Güncelle düğmesini tıklayarak Samba’nın günlük dosyasındaki kayıtları incelemek işinize yarayabilir.

Kesmeler

Bu kategoriyle donanım kesmelerinin hangi aygıtlar tarafından kullanıldığını görebilirsiniz.

 

DMA Kanalları

Bu kategoride iletişim için DMA kullanan aygıtları görüntüleyebilirsiniz.

 

IEEE 1394 Aygıtları

Bu kategoride IEE 1394 standardıyla iletişim kurulan aygıtlar için ayrıntılı bilgi görüntüleyebilirsiniz.

 

Ağ Arayüzleri

Bu kategori sisteminizdeki kablolu veya kablosuz arayüzleri görüntüler. Arayüzlerin o andaki IP adresleri ve çalışıp çalışmadıklarının yanında MAC aresleri de görüntülenir.

 

PCI

Bu kategoriyle sisteminizdeki PCIkartları ve PCI arabirimi üzerindeki anakart kaynaklarının ID’leri, bellek adresleri, kullandığı kesmeler gibi teknik bilgilerini görüntüleyebilirsiniz.

 

Ses

Bu kategoriyle sisteminizde kullanılan MIDI, karıştırıcı, ses aygıtı ve buna bağlı özellikleri görüntüleyebilirsiniz.

 

G/Ç Portları

Giriş/Çıkış portları, sisteminizdeki okuma yazma işlemleri için kullanılan her türlü aygıta ait bellek adreslerini görüntüleyebilirsiniz.

 

SCSI

Bu kategoriyle SCSI arabirimini kullanan aygıtlar hakkında bilgi alabilirsiniz.

 

USB Aygıtları

Bu kategoriyle sisteminize USB arabiriminden bağlanan aygıtlara ait bağlantı hızlarını, üretici bilgilerini, sürüm numaralarını ve diğer bazı teknik verileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Bellek

Bu benim en çok sevdiğim kategoridir. Adı üzerinde, sistem belleğinizin o andaki durumunu ayrıntılı bir şekilde görebilirsiniz. Sağ paneldeki grafik ve bellek değerlerinin anlık olarak güncelleniyor olması, en sevdiğim bölüm olmasının nedenidir.

Panelde, yüzde oranlarını gösteren üç tane grafik ve bunların üzerinde de ayrıntılı miktarları gösteren bir tablo göreceksiniz. Bu grafikleri doğru okuyabilmek için tek tek incelemek gerekirse:

  • Toplam Bellek: Sisteminizdeki RAM ve takas alanını bir bütün olarak gösterir.
  • Fiziksel Bellek: Sadece RAM belleğinin durumunu rapor eder. Kırmızı renkte gösterilen oran, o anda çalışmakta olan programların sisteminizin RAM belleğinin ne kadarını kullandığını gösterir. Yeşil renkle gösterilen oran da program çalıştırmak ya da dosyaları okumak için sabit diskinizden okunan son verilerin geçici olarak tutulduğu alanı gösterir. Bu önbellek alanı sabit diskten okunan her veride büyür ve sonunda RAM belleğinizin hemen hemen tüm boş alanını geçici olarak kullanır. Bu, RAM belleğiniz ne kadar büyükse sabit disk önbelleğinizin de o kadar büyük olacağı anlamına gelir. Bir bilgisayarın en yavaş parçaları her zaman sabit diskler olduğundan bu sayede önemli performans artışı sağlanır.
  • Takas Alanı: Bu alan aslında sabit diskinizde sistem tarafından açılmış bir dosyayı gösterir ve RAM bellek tükendiğinde, bu dosya RAM bellekmiş gibi kullanılmak üzere hazır bekletilir. Genellikle basit ofis ve İnternet uygulamaları kullanan bir kullanıcının günümüz şartlarındaki bir donanımda (minimum 512 MB RAM) sistemin takas alanına pek ihtiyacı olmaz.

KAlarm

KAlarm benim vazgeçilmez uygulamalarımdan biri. Peki, nedir KAlarm? Adından da anlaşılacağı üzere KDE tabanlı bir alarm uygulaması.

Bir kısmınız içinizden geçiriyordur “Alarm/Telefon varken neden bilgisayardan alarm kullanalım?” diye. Evet, güzel bir soru olurdu.

KAlarm, benim gibi hem telefonunun hoparlörü kafası estiğinde çalışan ve bilgisayar başında uyumaya meyilli insanların epey işine yarayacak bir uygulama. Hele hele benim gibi bilgisayarını nerede ise hep açık tutan kişilerin kesinlikle vazgeçilmezi olacaktır.

Sadece alarm değil, basit bir ajanda olarak da kullanılabilmektedir KAlarm. Örneğin; bir randevunuz var. Ama bilgisayara bir oturdunuz mu kalkmak nedir bilmiyorsunuz. İşte burada KAlarm güzel bir yardımcı, hatta can simidi olabiliyor.

Uykunuzun geldiğini hissettiğinizde, ama önemli bir işiniz de varsa, KAlarm’ı belli aralıklarla çalması için ayarlayarak uykunuzu açmasını da sağlayabilirsiniz. Denedim, işe yarıyor :).

KAlarm’ı nasıl kullanabilirsiniz?

Şimdi gelelim nasıl kullanacağınıza… Öncelikle çevirileri tam olmadığı için yarı İngilizce, yarı Türkçe olduğunu söylemeliyim.

Basit bir alarm için New Display Alarm seçeneğine tıklayarak yeni alarm oluşturma penceresine geliyorsunuz. Eylem altından alarm çaldığında bilgisayarın ne yapmasını istediğinizi seçiyorsunuz. İki grupta oluyor. İlki Görüntüleme Tipi. Buradan alarm çaldığında oluşacak görsel içerik seçiliyor. Bu ister bir metin, ister bir dosya, isterseniz de bir komut olabilir. İkinci seçenek ise Ses. Buradan isterseniz hiçbir ses olmamasını, isterseniz standart zil sesini kullanabilirsiniz. Ayrıca iki seçenek daha var. Birincisi, herhangi bir ses dosyasını çalmasını sağlayabilirsiniz. Diğeri ise henüz Pardus üzerinde ses sentezleyicisi olmadığından hata veren seslendir seçeneği.

Peki, diyelim ses sentezleyicisi olsaydı ne olacaktı? KAlarm sizin için yazdığınız metni seslendirecekti. Bu iki grubun ardından komut kullanarak da kendi eylemlerinizi hazırlayabilirsiniz. Şimdi gelelim Saat kısmına. Bu kısımdan iki farklı tip var. İster belirli bir gün ve saatte çalmasını, isterseniz de alarmı kurduktan sonra, sizin belirlediğiniz bir süre sonra çalmasını sağlayabilirsiniz.

Şimdi gelelim tekrarlama sekmesine. Birkaç tekrarlama seçeneği var elimizin altında. Bunları kullanarak istediğiniz bir tekrarlama düzeni hazırlayabilirsiniz. Bu arada dürüst olmak gerekirse: Girişte seçeneğini henüz ben de çözebilmiş değilim :).

Yine KAlarm ana penceresinden New Email Alarm seçeneğiyle KAlarm’ın size, istediğiniz bir zamanda e-posta atmasını sağlayabilirsiniz.

Bunun yanında yeni alarm oluştururken her seferinde aynı ayarları yapmaktan bıktınız mı? O zaman şablon sistemine davet edelim sizi. “Dosya > Şablonlar” altından yeni şablon oluşturabilir ve Şablon‘dan Yeni seçeneğini kullanarak yeni alarm penceresinin direkt olarak istediğiniz ayarlarla gelmesini sağlayabilirsiniz.

OOXML

OOXML’e karşıyız!

Çünkü bizler; tüm kamu kurumlarının, firmaların, yerel yönetimlerin, okulların, hastanelerin ve sıradan insanların “gelecek endişesi” olmaksızın kullanabileceği, özgür ve açık bilişim standartlarını istiyoruz… Bizler, bilişim standartlarının uluslararası yazılım tekellerine değil; insanlara hizmet için var olması gerektiğini düşünüyoruz…

Hedefimiz, herkesin kamusal bilgiye hızlı, eşit, ücretsiz ve özgürce ulaşabileceği bir yapıdır.

2006 yılında, OASIS OpenDocument adıyla da bilinen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan bir standart doğdu. OpenDocument, özgür ve herkese açık bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006). OpenDocument standardı sadece özgür ve güvenilir olmakla kalmayıp, devletleri ve vatandaşlarını da belli bir yazılım markasının ürünlerine mahkûm olma zorunluluğundan kurtarıyordu…

OpenDocument dosya biçimlerinin birer uluslararası ISO standardı olarak kabul edilmesi üzerine, pek çok ülkede “özgür ve açık standartlar” kullanma eğilimi artış gösterdi. Bu gelişmeden rahatsız olan ve OASIS üyesi olmasına karşın OpenDocument’ın standartlaşması aşamasında işbirliği davetlerini reddeden Microsoft, kendi Office serisi ürünlerinde kullanacağı XML tabanlı dosya biçiminin bir ISO standardı olarak kabulü için çalışmalara başladı. Microsoft’un bir ISO standardı olarak kabul edilmesini istediği bu yeni dosya standardının adı OOXML

OOXML’in açılımı her ne kadar Office Open XML olsa da, bu yeni standart açık ve özgür değil… OOXML’in içerdiği teknolojilerden bir kısmı patentlenmiş durumda. Patentlerin sahibi ise elindeki patentleri kullanarak özgür yazılımları kullanan kişi ve şirketleri tehdit eden bir firma… Standart yeterince açık olsa ve kabul edilse bile, bu standardın içerdiği teknolojileri kullananlara Microsoft tarafından dava açılabilecek!

(…)

OOXML’in ISO standardı olarak kabul edilmesine dair oylama, 24-25 Şubat günü Cenevre’de ulusal standart komitelerinin bir araya geleceği toplantının ardından, 30 Mart’a kadar olan süreçte gerçekleşti. Bu süreçte, Özgürlükİçin topluluğunun öncülüğünde büyük bir kampanya yürütüldü. Türkiye’yi temsil eden Türk Standartları Enstitüsü (TSE); Türk özgür yazılım topluluğunun itirazlarını dikkate alarak, ilk oylamadaki “Evet” oyunu, “Çekimser” olarak değiştirmeye karar verdi.

Türkiye’nin nihai oylamada oyunu “Hayır” olmasını elbet tercih ederdik ancak bu “Çekimser” oy, artık Türkiye’nin de OOXML’in “bir standart değil, bir ürün” olduğunu anlamaya başladığını gösteriyor.

Tüm çabamız, özgür ve bilgiye ulaşmada fırsat eşitliği sağlayacak mevcut OpenDocument standardını engellemeye yönelik hazırlanan “OOXML“in çeşitli kamu ve yerel yönetim hizmetlerinde karşımıza çıkmasını engellemek.

  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart, bilgiye özgür ve açık standartlarla erişimi engellemeye yönelik bir girişim. Bu nedenle bizler, özgür OpenDocument dosya biçimlerini destekliyor ve mevcut yazılım tekellerinin kendi patentli ve markalı teknolojilerini kamusal alanlarda standart haline getirme çabalarına karşı çıkıyoruz!
  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni dosya biçimi tek bir yazılım firması tarafından destekleniyor. Bir devlet düşünün, arşivindeki eski tarihli belgeleri açamıyor, çünkü bu belgeler artık desteklenmeyen bir dosya biçiminde yazılmış. Dosya biçimi sadece tek bir programla açılabiliyor ve o şirket artık piyasada yok! Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ne olacağını kim garanti edebilir? Bir şirket ürünü desteklemeyi durdurdu diye ülkelerin arşivi kaybolup gidecek mi?
  • OOXML’e karşıyız çünkü eski MS Office belgelerine uyumluluk adına tanımlanmış, ancak nasıl işlenmesi gerektiği belirtilmemiş etiketleri kullanıyor bu yeni standart. Bunlar sadece “şu program gibi davran” diyorlar, örneğin “Word95GibiBiçimlendir” bunlardan biri. Standart “açık” olduğunu iddia ederken, programların bu tarz özellikleri kullanabilmesi için adı geçen programların nasıl çalıştığının bilinmesi gerekiyor. Bu ise OpenOffice.org gibi programların yıllardır uğraşıp halen tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri bir durum.
  • OOXML’e karşıyız çünkü daha önceki oylama sırasında gündeme getirilen ve büyük kısmı hâlâ çözümlenmemiş 3000’den fazla soruna sahip bir standart öneriliyor bize!
  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart talebi geçmişte VML gibi standart olma başvurusu reddedilmiş teknolojilere atıfta bulunuyor. Bir standardın, hem de konuda onaylanmış ve herkese açık/özgür alternatifleri (Örneğin SVG) varken, reddedilmiş eski ve sahipli bir teknolojiye atıfta bulunması, bu yeni standardın neden açık ve özgür olamayacağının bir başka göstergesi… Bu yeni standart, Microsoft’un pek çok patentli teknolojisine atıflarda bulunması, bu yeni dosya biçimini kullanacak yazılım firmalarının üzerinde bir patent/mahkeme kılıcının sallanmasına yol açacak!

 

Aslında karşı olmak için daha pek çok nedenimiz var….

ISO tarafından onaylanmış bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006) olmasına rağmen, Microsoft’un kendi sahipli dosya biçimi olan OOXML’in “bir standart adı altında” kamuya ve yerel yönetimlere pazarlama çabaları hakkında bilgisayar kullanıcılarını bilgilendirmek ve harekete geçirmek amacıyla “OOXML’e Hayır!” diyoruz.

(…)

Özgürlükİçin OOXML’e Hayır! demeye devam ediyoruz…

Comix

Comix

Bilgisayar üzerinden çizgiroman ya da manga okuyanlar bu konuda resim göstericilerinin yeterli olmadığını hissetmiştir. Peki, size “sadece çizgiroman ve manga okumak için yazılmış bir uygulama var” desem? Daha da iyisi, bunun Pardus depolarında olduğunu da söylesem?

Bu harika paketin adı Comix. Son derece başarılı bir uygulama diyebiliriz. Beni sadece zoom konusunda biraz rahatsız ediyor. Bunun dışında memnun edebilecek, hatta tam aradığım yazılım diyebileceğiniz bir paket. Hafif olduğu için de gayet de rahat bir biçimde çizgi roman ve mangalarınızı okuyabilirsiniz.

Öncelikle nasıl çalıştığını anlatalım. Resim dosyaları halindeki çizgiroman veya mangamızın bulunduğu dizine gelip, oradaki herhangi bir resmi ComiX ile açıyorsunuz. ComiX o dizindeki tüm dosyaları o çizgiroman veya manganın parçası olarak algılıyor ve ilerleme tuşu yardımıyla sayfalar arasında geçiş yapabiliyorsunuz.

Sayfa içinde ilerlemek için fareye muhtaç da değilsiniz. Boşluğa her basışınızda sayfanın bir sonraki bölümüne geçiyor. Sayfa bitince de diğer sayfaya geçiyor. Bu özellik, “double page mode” ile birlikte daha da işlevsel oluyor.

Double Page Mode’dan biraz daha bahsedelim. Bu aynı anda iki sayfayı göstermeyi sağlıyor. Bu özelliğe baktıkça sırasında yazılımcıların, otakuları (Otaku: Anime/Manga hayranı) unutmadığını anlıyoruz. Çünkü birkaç istisna hariç tüm mangalar sağdan sola basıldığı için normal düzene ters düşüyorlar. Ama seçeneklerden “Manga mode” seçeneğini işaretlediğiniz anda sayfalar yer değiştirir ve boşlukla yapılan ilerleme yön değiştirerek, soldan sağa değil, sağdan sola olarak karşımıza çıkıyor.

Uygulamayı her yeni başlattığınızda ayarların sıfırlanmasından bıktınız mı? O zaman “Edit > Preferences” yolunu izleyin. Oradan istediğiniz ayarı standart olarak ayarlayabilirsiniz.

Comix, bu özelliklerin yanında basit bir kütüphanesinin de olduğunu söylemezsek, ayıp olur. Bu kütüphaneye bir bakış bile yazılımın bazı yönlerden hâlâ gelişmekte olmasına karşın iyi ilerlediklerinin bir kanıtı. Ayrıca şunu belirtmeliyim ki, paketin Türkçe dil desteği yok. Kullanım dili İngilizcedir.

Keyifli okumalar…

Blogilo

Bu yazıda sizlere günlük hazırlamamdaki en büyük yardımcım olan Blogilo yazılımını anlatmak istiyorum. Benim gibi tembel ve acemi günlükçülerin hayatını kurtaracak bu yazılım, Pardus 2009 ve 2011 ile birlikte kullanılabiliyor.

Paket Yöneticiniz ile kurduktan sonra yapmanız gereken ilk şey, hesabınızı eklemek ve sonrasında İnternet günlüğünüz artık bilgisayarınızda.

Blogilo ya da eski adıyla Bilbo Blogger, kolay kullanımı ve basitliği hedef almış bir günlük uygulamasıdır. KDE Kblog kitaplığı temel alınarak hazırlanmıştır. Qt4 ve KDE kitaplıklarını kullanır. Blogger 1.0, MetaWeblog, MovableType, WordPress ve Google GData (Blogspot.com) desteğine sahiptir.

Evet! Geliştiricilerinin tanımladığı gibi amacı kolay kullanım ve basitlik. Eminim uygulamayı ilk kullanmaya başladığınızdan itibaren bunu siz de hissedeceksiniz.

Ben bu yazıya başladığımda Türkçe çevirisi yapılmamış bu uygulamayı, sizler de temel İngilizce ve İnternet terimleri bilginizle kolaylıkla kullanabilirsiniz.

Ayarlar

İsterseniz nasıl günlük girdisi oluşturabileceğiniz konusuna girmeden önce ayarlarımızı yapalım.

Önce Blogs kısmından hesabımızı oluşturalım. “Add” düğmesine basalım ve açılan pencereye blog adresimizi, kullanıcı adımızı ve şifremizi yazalım. “Auto Configure” düğmesiyle blog ayarlarımızı otomatik olarak Blogilo üzerine alalım ve “OK” düğmesiyle ayarları kayıt edelim.

Editor kısmında bulunan Automatically insert “Powered by Bilbo Blogger” seçeneği ile günlük girişlerinizde Blogilo tanıtımı yapabilirsiniz. Auto save süresi sayesinde yazdıklarınızın kazaya kurban gitmesini önleyebilirsiniz. Bu kısımda bulunan diğer seçenek sayesinde de hazırladığınız günlük girdisini, kişisel günlüğünüzün sitilinde görüntüleyebilirsiniz.

Günlük Giriş Oluşturmak

Evet, ayarlarımızı şöyle bir kurcaladıktan sonra sıra geldi günlük girdisi oluşturmaya. Blogilo’yu çalıştırdığımız zaman boş bir günlük sayfamız olacak. New Post düğmesine her tıklamamızda yeni bir günlük sekmesi daha açılır ve bu sayede birden fazla girdiyi aynı anda düzenleyebilirsiniz.

Title kısmı yazacağımız günlük sayfasının başlığını oluşturuyor. Eğer konuyu daha önce belirlediyseniz başlığımızı yazarak devam edelim.

Visual Editor sekmesi sizin işinizi kolaylaştıracak bir metin editörü. Bu kısımdan yazacağımız yazıları, editörün menüsünde bulunan butonlar ile kolayca düzenler, yazılara resim, köprü (bağlantı) ekler, yazı tipi, rengi ya da boyutunu birkaç tıkla düzenleyebiliriz. Sekmenin altında yer alan Media list bölümünde yazı içine eklediğiniz resimleri görebilirsiniz. Editör menüsünde bulunan resim ekle düğmesiyle bilgisayarınızda ya da İnternet’te bulunan bir resmi kolayca yazınıza ekleyebileceksiniz.

Html Editor sekmesiyle sayfanın kodlarını görebilir, gerekiyorsa buradan sayfanıza kod ekleyebilir ya da düzenleme yapabilirsiniz.

Post Preview sekmesi, Blogilo’nun en beğendiğim özelliği. Bu sekme sayesinde yazınızın önizlemesini yapabilir, üstelik “View post in the blog style” seçeneğini sayesinde hazırladığınız sayfanın günlüğünüzde nasıl görüneceğini öğrenebilirsiniz.

Günlüğü Yayınlama

Yazınızı hazırladınız, resimleri eklediniz, sıra geldi yazıyı günlüğünüze gönderip yayınlamaya. Yayınlanacak sayfa için bazı ayarlamalara ihtiyacımız olabilir. İşte bunun için önce sağda yer alan Toolbox (Araç kutusu) kısmına bir göz atacağız.

Blog Posts: Daha önce günlüğünüzde yayınlamış olduğunuz yazılar buradan ulaşabilirsiniz ve tekrar düzenleyebilirsiniz. Listede yazı görünmüyorsa alt kısımda bulunan ok tuşuna basın. Daha sonra seçtiğiniz yazı üzerine çift tıklayın.

Post Categories: Blogilo şimdilik yeni kategori eklememize destek vermiyor ama önceden günlüğünüzde kullandığınız kategorileri yazılarınıza buradan ekleyebilirsiniz. Günlüğünüze yeni bir kategori eklediğinizde listenin yenilenmesi için altta bulunan güncelleme butonunu kullanın.

Post Options: Hazırladığınız günlük girdisinin bazı temel seçeneklerini buradan düzenleyebilirsiniz. Örneğin yazınızın zaman etiketini değiştirmek isteyebilirsiniz. Bunun için tek gereken “Modify timestamp” kutucuğunu işretlemek ve zamanı seçmek.

Local Entries: Kendi bilgisayarınızda sakladığınız günlüklerinize buradan ulaşabilirsiniz. Sayfaları bilgisayarınızda saklamak için üst menüden “Save locally” düğmesine tıklamanız yeterli.

Toolbox ile gerekli düzenlemeleri de yaptıktan sonra tek yapmamız gereken, “Submit” düğmesine basmak olacak.

Başta da söylediğim gibi kolay kullanım ve basitliği hedefleyen bu günlük uygulamasıyla sizin de bir günlüğünüz olabilir, belki de kısıtlı olan zamanınızı günlüğünüzle ilgilenmeye ayırabilirsiniz. Kim bilir belki de bu sayede, aramızdan Pardus ile ilgili bilgi ve tecrübelerini aktaran yeni günlük yazarları çıkar.

Hepinize bol Pardus’lu günler, günlükler dilerim.

Gwenview

Merhaba sevgili Pardus severler, yine yeni bir yazı ile karşınızdayım. Bu yazıda sizlere KDE4 ile daha yetenekli ve daha kullanışlı bir hale gelen, Gwenview Resim Gösterici uygulamasını tanıtmaya çalışacağım. Gwenview, kullanışlı bir resim görüntüleyici olmasının yanında, sağladığı eklentiler ile size resimlerinizi düzenlemede ve paylaşmada büyük kolaylıklar sağlayan bir yardımcıdır.

Dosya Yöneticisinde bir resmi tıkladığınızda, öntanımlı olarak Gwenview ile açılır ve size tüm yeteneklerini sunmaya başlar.

Gwenview Ana araç çubuğunda bulunan Gözat düğmesiyle resmin bulunduğu dizindeki tüm resimleri görebilirsiniz. Gözat düğmesi seçiliyken, fare işaretçisiyle resimler üzerinde gezerseniz, resimlerin üzerinde beliren küçük düğmeler ile resimleri seçebilir, seçimleri kaldırabilir, resimleri sağa veya sola çevirebilirsiniz. Göster düğmesine veya resim üzerine tıkladığınızda ise sadece seçtiğiniz resim görüntülenir ve resimle ilgili düzenlemeler yapılabilir.

Programın menülerinde gezerken, sizde benim kadar etkilenecek ve Gwenview’in yeteneklerini keşfedeceksiniz.

Anlatacağım ilk menü Düzen, bu menü sayesinde Resimlere Etiket düzenleyebilir ve resimleri daha sonra kolayca bulabilirsiniz. Beğeni seçeneği ile resimlerinize yıldız verebilirsiniz. Resimler, araç çubuğundaki düğmelerle olduğu gibi bu menüde bulunan seçeneklerle  de çevrilebilir/döndürülebilir.

Sonraki menümüz Görünüm, bu menü ile resimleri görüntülenmesi ile ilgili seçeneklere ulaşabiliriz. Resimleri Tam Ekran Kipi veya Slayt Göstericisiyle görüntüleyebilirsiniz. Menüde bulunan sıralama seçenekleri ile resimleri sıralar, Ayrıntı seçenekleri ile de Gözat Ekranındaki küçük resimlerin altında görmek istediğiniz ayrıntıları seçersiniz. Menüden, Ana araç çubuğundan veya F11 tuşuna basarak açacağınız Yan çubuk sayesinde, resimlerin detaylarına ve birçok özelliğe ulaşabilir, resimlerinizi düzenleyebilirsiniz. Unutmayın, Gwenview ile bir şeyi yapmanın birçok yolu vardır.

Git menüsüyle de resimler üzerinde ileri/geri gezebilir, üst dizine geçebilir veya Gwenview Başlangıç Sayfasına ulaşırsınız.

Slayt Göstericisi

Belkide en beğeneceğimiz ve en çok kullanacağımız menüye geldi sıra, Eklentiler menüsü. Kipi eklentileri ile şenlenen bu menü içinde yer alan alt menüler sayesinde Gweview’in gerçek yeteneğini keşfedeceksiniz. Sürekli yenilenen ve güncellenen eklentiler sayesinde resimlerinizi kolay ve hızlı bir şekilde güzelleştirecek, resimlerinizi yazdıracak veya dostlarınız ile paylaşacak, birkaç tıklamayla beğendiğiniz resimlerden Takvimler oluşturabileceksiniz.

Yazımıza burada son vermeden önce Gözat penceresindeki iki küçük ama işinizi kolaylaştıracak özellikten bahsetmek istiyorum. İlki pencerenin sol alt kısmında bulunan Filtre Ekle seçenekleri ile resimleri bulmanızı kolaylaştıracak bir araç. Göster penceresinde ise aynı araç, Küçük resim çubuğunu açıp kapatan bir düğmeye dönüşüyor. İkincisi ise pencerenin sağ alt kısmında bulunan ve seçtiğiniz resim ve küçük resimlerin boyutlarını değiştirmenizi sağlayacak araçlar. Bu araçlar sayesinde Resimleri pencereye sığdırabilir veya istediğiniz bir boyutta görüntüleyebilirsiniz.

Evet KDE4 ile yenilene Gwenview ile ilgili benim anlatacaklarım bu kadar. Bundan sonrası sizin keşfetme arzunuza bağlı. Pardus ile keşfetmeye ve özgürlüğün tadını çıkarmaya devam. Hepinize bol Pardus’lu günler dilerim.

DigiKam

DigiKam 1.0

Merhaba sevgili dostlar, bu yazıda sizlerle, KDE 4 ile yenilenen ve geliştirilen fotoğraf yönetim yazılımı DigiKam 1.0 izlenimlerimi paylaşacağım. Bildiğiniz üzere KDE 3.5 ile birlikte de kullanılan DigiKam, KDE 4’ün o benzersiz güzelliğinde yeniden hayat bulmuş. KDE 4 ile birlikte kullanabileceğiniz DigiKam 1.0 sayesinde, bilgisayarınızda, taşınabilir depolama aygıtınızda ya da fotoğraf makinenizde bulunan resimleri depolamak, resimleri etiketlemek ve onları daha da güzelleştirmek artık çok kolay.

Eğer DigiKam’ı daha önce kullanmadıysanız, bu yazıdan sonra en azından bir kere deneyeceğinizi ve kendisinden bir daha kopamayacağınıza eminim.

Öncelikle, Pardus 2009 ile gelecek olan DigiKam 1.0, kullandığım en sorunsuz sürüm diyebilirim. Bu sürümde birçok hata düzeltilmiş ve yenilikler eklenmiş. DigiKam 1.0’ı ilk başlattığınızda sizi karşılayacak sihirbazla DigiKam’ın temel ayarlarını kolayca yapabiliyoruz. Yeni koleksiyonlar eklemek ve diğer ayarları yapmak için de çok şık bir ayar yöneticisi, yeni DigiKam ile sizi bekliyor.

DigiKam 1.0’ın ayarlarını kurcaladıktan ve albümlerinizi oluşturduktan sonra, albümlerinizi rahatlıkla görüntüleyebilir, resimleri dizinlere veya zaman çizgisine göre sıralayabilirsiniz. Sağda bulunan araç çubuğuyla resimleriniz hakkında bilgiler alabilir, onları etiketleyebilir, beğeninizi belirtmek için resimlere yıldız verebilirsiniz. İstediğiniz resim üzerine tıklayarak resmin büyük halini kolayca görebilir; menülerde yer alan düzenle seçeneğiyle resimlerinizle ilgili değişiklikleri hızla yapabilir; kameranız, taşınabilir disk ve belleğinizden resimlerinizi rahatlıkla aktarabilirsiniz.

Menülerdeki Düzenle seçeneği sayesinde birçok profesyonel ayarın, çok kolay bir şekilde birkaç tıklamayla yapılabildiğini sizler de fark edeceksiniz. Gelişmiş DigiKam resim düzenleyicisi sayesinde resimlerinizden birer sanat eseri oluşturmanız hiç de zor değil.

İşte size basit ama etkili sonuç veren birkaç süs ve filtre örneği. Siz de süs ve filtreler ile resimlerinizi değiştirmeye çekinmeyin, kurcalayacağınız ayarlar siz onaylamadan ve kaydetmeden resminiz üzerine yazılmıyor.

Çerçeve Süsü

Resimlerinize DigiKam içinde bulunan çerçevelerden istediğiniz birini ekleyebilir, çerçevenin boyutlarını kolayca düzenleyebilirsiniz.

Metin Süsü

Resimlerinizi üzerilerine yazacağınız notlarla daha kolay hatırlanır yapmak istiyorsanız, tek yapmanız gereken, DigiKam resim düzenleyicisiyle resminize metin yerleştirmek. Süsle menüsünde yer alan bu özelliği seçtiğinizde, sağda açılacak bölüm sayesinde istediğini metni, resminiz üzerine kolayca yerleştirebilirsiniz.

Doku Süsü

Düzenleyicinin Süsle menüsünde bulunan Metin uygula seçeneği ile resimlerinize onlarca doku arasından seçtiğiniz dokuyu uygulamak çok kolay. Kabarma seçeneği ile dokunun belirginliğini de ayarlayabilirsiniz.

Bozulma Efekti

Düzenleyicinin Efektler menüsünde bulunan bozulma efektleri ile eğlenceli resimler elde edebilirsiniz. İstediğiniz bozulma türünü seçin, resim üzerinde yer alan dikey/yatay kılavuz çizgilerini kaydırarak bozulma yönünü seçin, son olarak da yineleme ve seviye ayarları ile eğlenceli fotoğraflara sahip olun.

Siyah&Beyaz

Renk menüsünde bulunan Siyah&Beyaz seçeneğiyle resminizi, eski resimlere dönüştürebilir, Siyah&Beyaz resimlerden oluşan bir albüme yapabilirsiniz.

Renk Efektleri

Renk menüsünde bulunan bu seçenek ile resimlerinize şık renk efektleri ekleyebilirsiniz. Süs ve efektlerden de bahsettiğimize göre yazımızı burada bitirebiliriz diyorum. Ama bitirmeden önce de şunu eklemezsem olmayacak; Pardus 2009 ile gelecek olan son sürüm DigiKam 1.0, dışarı fotoğraf aktarma yeteneği ve eklenecek yeni efektleriyle sizi etkilemeye devam edecek. Pardus 2009 ve DigiKam’ı beklediğinize değecek.

Mutlu kalın, Pardus kullanın.

Exit mobile version