Kaş Nasıl Alınır?

Kadınların yüzlerinde belki de en önem verdikleri yer kaşlarıdır. Peki doğru kaş alımı nasıl yapılır?
Kadınlar kaşlarını öyle her kuaförde de aldıramaz elbette. Kötü alınırsa kaş tekrar çıkma evresin de çok kötü bir görünüme sahip olabilirler.
Öncelikle elimize düz çubuk şeklinde bir şey alıyoruz. Tercihen tarak olabilir. Bizim için önemli olan 3 nokta olacak. Kaşımızın başlangıç noktası, bitiş noktası ve kavisi vermek istediğiniz nokta. Düz kaşa sahip olmak istiyorsanız kaşınızın orta noktası. Düz çubuğun bir ucunu burun bitimine yerleştiriyoruz. Diğer ucunu kaşın başlangıç noktasına gelecek şekilde ayarlıyoruz. Kaydırmamaya dikkat etmelisiniz. Daha sonra bulduğumuz noktayı işaretliyoruz. Şimdi sıra geldi kavisin verileceği kısma yada orta kısma. Çubuğu aynı şekilde burun bitiminden orta noktaya doğru düz bir şekilde tutup işaretliyoruz. Aynı işlemi kaşın bitiş noktası içinde yapıyoruz. İşaretlediğimiz yerler doğrultusunda kaşı iple veya cımbızla alıyoruz. Kaşın üst kısmı için her zaman ip kullanmanızı öneririz. Daha sonra kaşı kaş tarağı yada tarakla yukarı doğru tarıyoruz ve uzun olanları makas yardımı ile kaşın bitim noktasına kadar kesiyoruz. Aynı işlemi bütün kaşa yaptıktan sonra kaşınız hazır demektir. Dikkatli olmanız gerekir çünkü kaşınızı bir kere bozarsanız düzelmesi biraz zaman alır.

Kaşınızı alırken kullanacağınız cımbız da oldukça önemlidir.
İnce uçlu küçük cımbız: Özellikle zayıf kıllar ve tam olarak büyümemiş kıllar için uygundur. Kılları kırmadan alır ve kötü görünüme sebebiyet vermez.
Eğimli uçlu cımbız:İki yönde de kullanabilirsiniz. Hem kalın hemde zayıf kılları almada kullanabilirsiniz.
Düz uçlu cımbız:Genelde çoklu kıl almada kullanılır. Ama her iki tür kılları da alabilirsiniz.

Kaş alımında dikkat etmeniz gereken bir diğer unsur da yüz şeklinize göre uygun kaş şeklini seçmenizdir.
Aksi takdir de çirkin bir görüntüye sahip olabilirsiniz..

Bayan V Yaka Kazak Modelleri

Kadın erkek herkesin vazgeçilmez giyeceklerinden biridir kazaklar. Hem desen ve renk olarak birçok alternatifi olan hem de soğuktan korunmakta etkili olan şık parçalardandır kazaklar. Sadece bayanlar için değil erkekler için de çok tercih edilen parçalardandır v yaka kazaklar. Klasik kazaklar dışında salaş modelleriyle de hem sokak modasına uygun, hem spor hem de şık bir görünüm kazanmak mümkündür. Bu kazaklar içinde en çok tercih edileni de kuşkusuz v yaka kazaklardır. V yaka kazakların klasik ve şık bir havası vardır. V yaka kazaklar tek giyilebileceği gibi gömleğin üstüne de giyilebilir. 2 farklı kullanım şekli olması da bu kazakları daha tercih edilir hale getirmektedir.

Gömlek üstüne salaş v yaka kazak kombin edilerek rahat ve sokak modasına uygun bir görüntü kazanılabileceği gibi yine gömlek üstüne klasik bir v yaka kazak kombin edilirse daha resmi bir görüntü elde etmek de mümkündür. Bu tarz gömlek üstüne v yaka kazaklar giymek iş hayatında da çok kullanılan bir modeldir. Kırmızı, bordo, lacivert, siyah, gri, kahve tonları, mavi tonları, pembe gibi renkler bu kazaklar da en çok tercih edilen renklerdir. Yine saç örgüsü modeli, gevşek örgüler de bu kazaklarda en çok kullanılan modellerdir. Yine yakası farklı renkle işlemelerle süslenmiş modeller de çok tercih edilir. Ünlü markaların bile gömleklerin üstü için özel olarak tasarladıkları v yaka kazaklar bulunmaktadır.

Soğuklara Karşı Cildimizi Koruyalım

Malum soğuklar geldi. Cildimizi soğuklara karşı korumalıyız. Aşırı sıcakların ne kadar ciltte rahatsızlığa yol açtığını biliyorsak, aşırı soğuklarda rahatsızlıklara neden olabilir. Cildimize doğru bakımı yapabilmemiz için öncelikle cildimizi tanımamız gerekmektedir.
Kış ayların da vücudumuz ısı kaybetmemek için kan dolaşımını yavaşlatır. Bundan dolayı ter bezlerimiz ve yağ bezlerimiz daha yavaş çalışır. Kan dolaşımı yavaşladığında, cildin gereksinim duyduğu antioksidanları ve besleyici maddeleri alması zorlaşır. Cilt kurumaya ve yağ kaybetmeye başlar. Aynı zaman da hassaslaşır, kendini koruyamaz hale gelir. Kaşınır ve kızarmaya başlar. Çatlamalar başlar ve cildimiz pullu bir görünüme bürünür. Cilt üzerinin sürekli örtülü olması nedeni ile yağ bezinden kaynaklanan rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olur. Cildimiz kuruduğundan neme ihtiyacı olmaktadır. Bu yüzden kremli sabunlar kullanabilirsiniz. Aynı zaman da nemlendirici de kullanılmalıdır.
Sert sabunlar, cilt kuruluğunu arttıran faktörlerden biridir.. Bununla birlikte, pH değeri yüksek olan kimyasallar da cilt kuruluğunun nedenleri arasında yer almaktadır. Cilt kuruluğunun nedenlerinden bir başkası da, elbette, deterjanlar ile çok fazla temas halinde olmaktır. Özellikle de banyodan sonra cildi nemlendirecek losyonlar kullanılmalıdır. Kışın özellikle de en çok kuruyan ve çatlayan yerlerden biri dudaklarımızdır. Gece yatmadan önce mutlaka nemlendirilmelidir. Dışarı çıkmadan önce de rujunuzun altına çok hafif bir dudak balmı sürebilirsiniz. Bu dudaklarınızın hem çatlamasını hem de güzel görünümünü koruyacaktır. Evde bakım yaparken özellikle , bakım yaptıktan sonra yüzünüzü ilk etapta ılık su ile sona doğru da soğuk su ile yıkamalısınız. Bu cildinize şok etkisi yaratır ve kan dolaşımını hızlandırır. Kullanacağınız nemlendiricinin bitkisel protein ve peptid içeriğinin biraz fazla olmasını öneririz. Eğer cildiniz çok yağlı ise nemlendiricileri dışarı çıkmadan hemen uygulamak yerine 2-3 saat önceden uygulamanızı tavsiye ederiz..

Cildimiz gerek estetiksel gerek sağlıksal olarak bizim için çok önemlidir. Bu yüzden onu korumak bizim elimizde..

Yeni Sezon Abiye Çanta Modelleri

Bazen şık bir elbise giymek ve şık saç modelleri yapmak yetmeyebilir. Şık elbiseleri tamamlayan şeyler ayakkabı, çanta, aksesuar ve makyaj gibi detaylardır. Bu detaylardan biri vasat olursa bütün uğraşlarınız boşa gidebilir ve siz de demode bir görüntüye sahip olabilirsiniz. Bu yüzden giydiğiniz şeylere uygun detaylar yakalamanız gerekiyor. Bu yazımızda abiye çanta modellerine yer vereceğiz. Ayakkabı, makyaj, aksesuar kadar önemli bir detay olan çanta seçimi de şıklığınız için önemli bir yer tutmaktadır. Bir kıyafete göre kol çantası mı el çantası mı takmanız gerekiyor bunları bilmeniz gerekmektedir. Örneğin uzun bir abiye elbise modeli tercih ettiyseniz mutlaka el çantası kullanmalısınız ve elbisenizin modeline göre bu el çantası iri veya minik olmalıdır.

Balık model elbiselere iri ve geniş el çantaları tercih etmek gerekirken; daha salaş abiye modellere minik çantalar tercih etmelisiniz. Eğer kısa elbise modelleri tercih ediyorsanız, ince zincirli kol çantaları da tercih edebilirsiniz. Şekil bakımından temel olarak dikkat etmeniz gereken noktalar bunlar. Şimdi de gelelim renk seçimine! Renk seçimi olarak kıyafetinize uygunluğu kesinlikle aynı renk çanta olarak düşünmeyin. Yani eğer elbisem siyahsa çantam ayakkabım da siyah olmalı yanılgısına düşmeyin. Diyelim siyah bir abiye elbise giydiniz; kesinlikle kemik rengi veya kırmızı gibi farklı ve zıt bir renkle kombin yapmalısınız. Böylelikle sadece elbiseniz ön plana çıkmaz ayakkabı ve çantanız da kendini gösterir. Aksesuarlarınızla çantanız uyumlu renklerde olabilir; bu da ayrı bir şıklık verebilir. Desenli abiye bir elbise giydiyseniz, desensiz düz renk bir çanta kullanmalısınız. Düz desensiz elbiselere de çizgili veya yeni sezon çiçek desenli çantalar tercih edebilirsiniz

Yeşil Renkli Örgü Çanta Modelleri

Örgü modeller saçlarda da çantalarda da hiçbir zaman eskimeyen bir modaya sahip ve yerini hiçbir şeye bırakmıyor. Bazen şık durmadığını düşündüğünüz bir elbiseyi bile örgü çanta bir modelle kombinlediğinizde ilginç bir şekilde harika bir şıklık elde edebiliyorsunuz. Örgünün her zaman farklı bir asaleti ve zarif bir şıklığı olduğunu birçok modacı da kabullenmiş durumda ve kendi tercihlerine de bakıldığında birçok ünlü modacı ve modayı takip eden sanatçının da örgü modellerden vazgeçmediğini görmekteyiz. Bu yüzden örgü çantalar arasında çekici bir renk olan yeşil örgü çanta modelleriyle kıyafetlerinizi renklendirebilir; eğlenceli bir şıklık yakalayabilirsiniz. Kısa saplı, elinizde tutacağınız veya kolunuzun hemen altına takabileceğiniz tatlı yeşil renkte bu modeller bu sene de zarifliğinden dolayı tercih sebebi olmaya devam ediyor.

Kendiniz de örebileceğiniz özgün modeller yanında, vitrinlerde de sıkça rastlayacağınız örgü çanta modelleriyle siz de şıklığınıza şıklık katabilirsiniz. Yeni trend olmaya başlayan kalın boncuklarla kaplanmış çanta sapları daha da güzel bir görüntü vermekte ve retro modasında yine yerini almaktadır. Bu boncukların renginde bileklikler veya kolyeler takarak siz de hareketli bir görünüme kavuşabilirsiniz. Böyle hareketli aksesuarlar kullanırken sade bir elbise tercih etmeye dikkat etmelisiniz. Örneğin yeşil renk çantayla açık kahverengi, sarı, açık gri gibi renklerde sade elbiseler veya bluzler tercih etmelisiniz. Açık renk kotlarla da çok şık duran yeşil renkli örgü çanta modelleri bu yıl moda olan ürünler arasında yerini aldı bile!

Kış Ayına Özel Jeanleriniz Hazır Mı?

Özellikle kış aylarında, jeanliriniz kombinlemek oldukça zordur, özellikle de kadınsanız…

Bu yazımızda sizlere jeanlerinizi kış aylarına özel kombinleyebileceğiniz taktiklere değineceğiz. Kış mevsimleri kadınların sıkı sıkıya giyindikleri bu sebepten ötürü zor kombinler oluşturdukları bir aylardır. Bu aylarda, kolay kombinlenebildikleri için, hanımların çoğu kalın taytları tercih eder. Çok az hanım ise, kendi zevkine güvenir ve jeanler ile kıyafetlerini kombinler.

Eğer, güvendiğiniz bir kombin zevkiniz yoksa bu yazı tam size göre. Öncelikle mavi jeanleri ele alalım. Bu jeanlerinizin üzerine mavi ceketler çok iyi gidebileceği gibi, siyah montlarınızın üzerine atacağınız siyah atkılarla da iyi kombinlenecektir. Ayrıca, mavi jeanleri kışın zorlu soğuğuna karşı ayaklarınızı koruyan siyah botlar ile de uyumlu olacaktır. Tam uyum açısından, iç pamuk yünleri dışarıya dönük botları tercih edin.

Siz, beyaz ve tonlarında olan jeanleri tercih ediyorsanız, bunlar da kırmızı ve tonları montlar ile oldukça şık duracaktır. Ayrıca, kahve rengi botlar da beyaz jeanlerinizin altında oldukça şık duracaktır. Beyaz jeanler mavilere göre biraz daha zor kombinlenmesi sebebiyle, renk uyumunu bu jeanler ile yakalamanız çok önemlidir. Hangi rengin hangisine uyguğu hakkında bilgi sahibini Google’a uyumlu renkler yazarak aratabilirsiniz.

Bayanların en kolay kombinlendiği siyah jeanlere gelelim. Bu jeanlerin altına, ister siyah botlar giyin, ister kahve tonlarında olan botları giyin yakışacaktır. Siyah jeanlerin üzerine de siyah ceketler en ideal kombin örneğini oluşturabileceği gibi, siyah ceketlerin içine, özellikle hanımların beyaz gömlek tercih etmeleri çok seksi duracaktır. Siyah jeanlerin üzerine kahve deri ceketler de ayrıca şıklık katacaktır. Kahve deri ceketinizin içerisine hafif dekolte beyaz bir tişört giyerseniz ve önünüzü hafif açarsanız, gecenin yada günün en şık bayanı siz olabilirsiniz.

Fırfırlı Mini Etek Modelleri

Her yaştan kadına hitap eden renkleriyle fırfırlı etek modelleri geçmişten çıkıp geliyor. Retro modellerin her ortama adapte olduğu bu dönemde fırfırlı etekler de moda olmaya devam edecek. Rengarenk veya simsiyah modelleriyle fırfırlı etekler şıklığınıza şıklık katacak. Günlük zamanlarda da davetlere, organizasyonlara gideceğiniz zamanlarda da hareketlerinizde size çok daha ışıltılı bir hava katacak fırfırlı modeller çok tercih edileceğe benziyor. Dolabınızın bir köşesine sıkıştırıp giyinmeyi bıraktığınız bir eteğiniz varsa mutlaka onu, o delikten çıkarın ve ütüleyip giyilecek bir hale getirin. Ya da mağaza vitrinlerine şöyle bir göz atıp kendinize en uygun fırfırlı eteği edinin. Siz de bu modadan geri kalmayın. Özellikle dans gecelerinde, hareketli organizasyonlarda mutlaka tercih edilecek bu modellerle dansınız daha güzel, yürüyüşünüz daha kıpır kıpır olacak.

Bu modeli çocuksu bulan bayanlar yeni fırfırlı modelleri görünce dayanamayıp mutlaka bir tane alacaklardır. Ne varsa geçmişlerin modasında var ve geçmişte moda olup bu dönemde dalga geçilen modeller tekrar moda olmaya devam ediyor. Platform topuklu ayakkabılarla ve zarf çantalarla kombinleyebileceğiniz bu etekler sadece mini modellerle karşımıza çıkmıyor. Ayaklara kadar uzanan uzun fırfırlı etekler de var ve bunların bayanlara verdiği şıklık da ayrı. Eğer uzun bir modeli tercih edecekseniz mutlaka altına ince topuklu bir ayakkabı seçmelisiniz ve eteğinizin uzunun yerlere sürünmesinden çekinmemelisiniz. Arka kısmı biraz kuyruklu gibi gelen fırfırlı etek modelleri katılacağınız davetlerde göz kamaştıracak. Kalça bölgesiyle barışamayan kadınlar için pek uygun olmayan uzun modeller yerine kısa modeller tercih edilmeli ve koyu renk çoraplar ve kalın topuklu ayakkabılarla şık kombinler yapılabilmektedir.

Abiye Elbise Modelleri

Yaz ve kış her mevsimde, gideceğiniz yere uygun abiye elbiselere ihtiyacınız oluyordur. Abiye elbiseler her kişinin zevkine uygun şekilde tasarlanmış, vitrinlerde sizleri bekliyor. Kış ayında bir davete katılmanız gerekli ve bütün abiye elbiseleriniz yaz aylarında giyinmeye uygun öyle mi? Sakın telaşlanmayın, hemen çıkın ve vitrinlere bir göz gezdirin. Hemen gözünüze kadife görünümlü, parlak, taşlı abiye elbiseler ilişecektir. Kış aylarının vazgeçilmezi kadife abiye elbiselerle siz de şıklığınızı tamamlayabilirsiniz. Bu tarz elbiselerle tüylü kabarık ceketler giyinebilir; uzun abiye çizmelerle vamp bir görüntü elde edebilirsiniz. Daha rahat hareket etmenizi sağlayan bu yumuşacık modeller dar kesim, vücudunuzu saran modelleriyle ön plana çıkıyor.

Benim vücudum dar kıyafetler giyinmeye uygun değil diyorsanız; sizin için üst bölgesi dar, eteklere doğru bollaşan modeller de mevcut. Bunlardan birini edinip siz de mükemmel bir şıklık yakalayabilirsiniz. Kışlık modeller dışında yaz ayları veya baharda giyinebileceğiniz çok şık abiye elbiseler de var elbette. Bu sene kalın askılı az degajeli abiye elbiseler daha çok tercih edilecek. Straplez modeller artık demode olmaya başladı ve vitrinlerden yavaş yavaş kalkarak, yerini kalın askılı, daha asil görünümlü modellere bıraktı. Yine straplez giyinmeyi tercih eden, şık olmak isteyen kadınlar için de göğüs bölgesi taşlarla veya fırfırlı çiçeklerle kaplı, dolgun görünümde modellerle güzelliğiniz ön plana çıkarabilirsiniz. Straplez yakalı abiye modeller giyiniyorsanız mutlaka boynunuzda bir kolye bulunmalı, bağrınız bomboş bir görünümde olmamalıdır. Tek bir tane taşı olan ince zincirli kolyelerle zarif bir şıklık yakalayabilir; gittiğiniz yerlerin en güzeli olmaya devam edebilirsiniz.

Saçlarınızı Hergün Yıkamayın

Bayanlar için saçlar oldukça önemlidir. Saçların hep doğal ve hoş görünmesini isteyen bayanlar saçlarını her gün yıkamakla hata mı ediyor?

Saçlarımız bizi yansıtan birer parçalarımızdır. Onlara sürekli bakım yaptırırız, saçlarımıza özel ilgi uygulayarak onlar için ne gerekiryosa yaparız. Ayrıca saçların temiz olması bir bayan için çok önemlidir. Çünkü temiz saç, temiz vücut, hijyenik saçlar ve hoş görünüş demektir.

Bayanların çoğu saç bakımına özen gösterir fakat iş hayatındaki bayanlar için bu durum daha abartılıdır. İş yaşamının ve şehrin getirdiği günlük olaylar, saçların her gün yıkanmasını mecbur kılıyormuş gibidir. Trafikte saçlara sinen egzoz kokuları, iş arkadaşlarının sebebi ile maruz kalınan farklı kokular… Tüm bu nedenler bayanların saçlarını her gün yıkamak istemesi için yeterli nedenlerdir.

Mecbur hissetseler ve saçlarını her gün yıkamaya alışsalar bile bayanlar bu düşüncelerini bir kenara bırakmalı. Çünkü saçların her gün yıkanması demek onların yıpranması ve vitamin kaybetmeleri demektir. Yani saç dipleriniz günlük olarak yağlanıyorsa bu durumdan şikayet etmeyin, bırakın saçlarınız bir gün daha yağını alarak yeteri vitamini sağlasın. Böylece daha canlı ve sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz.

Saçlarınızın sağlığı için tabi ki yalnız bunlar yeterli değildir. Kullandığınız ve içeriğini bilmediğiniz şampuanlar ya da saç kremleri de saçlarınızın yıpranmasına neden olur. Bu durumları da düşünerek saçlarınız için uygun şampuanları kullanın.

Temiz görünmesini istediğiniz için her gün yıkadığınız saçlarınız ilerleyen zamanlarda yıpranacak ve doğal görünümlerini kaybedecektir. Ayrıca saçları şekillendirecek saç maşaları, saç düzleştiricileri, fön makineleri de saçların kolay yıpranmasına neden olur. Saçlarınızın sağlığı için saç serumları gibi ilaçları da kullanmamalısınız. Bunlar saçların yıpranmasını daha da hızlandırarak zamanla güçsüzleşsen saçlara neden olur.

Tırnak Bakımı

Tırnaklarının bakımlı olması kadınlar için çok önemlidir. Çünkü kadınlar için elleri oldukça önemlidir. Ellerimize sürekli bakım yaparız. Onları kremleriz. Çok soğuk ya da çok sıcakta bırakmayız. Kısacası ellerimiz ve doğal olarak tırnaklarımız bizim için çok önemlidir. Peki tırnak bakımımız nasıl olmalı?

Öncelikle kadınların en çok şikayet ettiği tırnak problemine bakalım. Elbette binbir zahmetle uzattığınız tırnaklarınızın kırılması. Bunun için çok basit çözümler vardır. Öncelikle en pratik olanı ve her gün yapacağınız karbonatlı sudur. 1 bardak ılık suyun içine 1 kaşık karbonat atılır ve eler 10 dk bu suyun içinde bekletilir. Günlük bir bakımdır. Tırnakların kırılmaması için çeşitli bitkisel yağlardan da faydalanabilirsiniz.
Tırnaklarınız çok fazla sararıyorsa ,asetonu sık sık kullanmayın çünkü fazla aseton kullanımı tırnaklarda sararmaya yol açar. Yani ojenizi sık sık değiştirmeyin. Tırnaklarınızın sertleşmesi için hafta da 2 kere limonla ovmanız gerekmektedir. Tırnaklarınızın kırılmasın da ki diğer büyük etken de tırnak kesimidir. Tırnaklarınızı küt kesmemelisiniz. Tırnaklarınız sağlıklı büyümesi için, aynı zamanda kırılmalarını önlemek için bol bol su içmeniz gerektiğini unutmayınız. Tırnaklarınızı kısaltmak için tırnak makası kullanmamalısınız. Bunun yerine tırnaklarınızı törpüleyerek kısaltmalısınız. Ev temizliği yaparken, bulaşık yıkarken de tırnaklarınızı korumanız gerekmektedir. Bunun için temizlik yaparken sürekli eldiven takmalısınız. Sararan tırnaklarınız beyazlatmak istiyorsanız;

Diş macunu ile; Çok az diş macununu kullanmadığınız bir fırçaya (mercimek tanesi kadar) sürüp 1-2 dk fırçalayın bunu her gün yaparsanız 1 hafta sonunda beyazladığını göreceksiniz.

Karbonat ile; 1 paket karbonat ile yarım limonu karıştırıp macun haline getirin ve diş fırçası yardımı ile 1-2 dakika fırçalayın. Macunu hafta da 1 kere yapmanız yeterli olacaktır.

Tırnaklarınızın çabuk uzamasını istiyorsanız;
4 yemek kaşığı sirkeyi 1 tatlı kaşığı tuz ile karıştırıp tırnaklarınızı 5-10 dk içinde bekletin. Hafta da 1- 2 kere uygulayabilirsiniz.
Ayrıca tırnaklarınızın hava alması gerekmektedir. Arada bir oje sürmeyerek birkaç gün tırnaklarınız havalandırabilirsiniz. Ve tırnaklarınızı gün sonunda nemlendirmek hem tırnağın sağlıklı olmasını hem de sararmasını önleyecektir..

Gözleri İri Gösteren Makyaj Tüyoları

Gözler yüzün en dikkat çekici bölgelerinden biri. İri ve çekici gözlere sahip olmak birçok bayanın hayalidir. Ama maalesef ki her bayan iri gözlere sahip değildir. Peki, iri gözlere sahip olmanız mümkün mü? Tabi ki de evet. Birkaç tüyo ile hem iri hem de etkileyici gözlere sahip olmanız mümkün.

Gözaltların da morluklarınız varsa bunları açık tonlarında kapatıcılarla boyarsanız gözleriniz iri görünüz. Özellikle ilk olarak kaşlarınıza ve gözlerinize uygun göz makyajı yapmaya özen göstermelisiniz. Eğer açık tenli ve sarışınsanız, karamel, kahve, gri ve krem renkleri ile yapacağınız göz makyajı sayesinde gözleriniz daha iri görünebilir. Esmer iseniz rahatlıkla koyu tonlar kullanabilirsiniz. Ayrıca buğulu göz makyajı da sizin makyaj seçimleriniz arasında olabilir. Kızlar size lila veya siyah gibi renklerle iri gözler elde edebilirsiniz. Siyah kalemlerin göz üzerindeki etkisi gözleri küçültmeye yönelik olduğunu hepimiz biliriz. Bu yüzden tercihiniz beyaz kalem kullanmaktan yana olsun. Gözleri iri göstermek için yapılan makyaj kalem, far ve aydınlatıcılardır. Göz altılarına sürülen beyaz kalem; gözdeki beyazlığı daha çok ortaya çıkarttığı için gözler iri görünür. Gerektiğinden fazla rimel sürmekte gözlerin küçülmesine sebep olur.  Eyeliner süreceğiniz zaman gözünüzün tamamına değil ortadan başlayarak dışarı doğru sürerseniz gözleriniz iri görünür.

İri gözler isteyen bayanlar kalın kaş yapısını tercih etmemelidirler. Kalın kaşlar gözleri küçük gösterir. Gözaltına makyaj yaparak gözleri iri gösterebilirsiniz .

Bebek Gibi Bir Cilt İçin Maske Tarifleri

Bebek gibi cilde sahip olmak her bayanın arzusu . Bebek gibi cilde sahip olmak  sanıldığı kada rzor değil. Herkes tarafından imrenmek , canlı bir cilt gerekenler kesinlikle her sabah  ve her akşam yüzünüzü yıkayın .Cilt temizliğinizi asla ihmal etmeyin. Günde birkaç dakikanızı ayırarak cildinizde onarımlar yapmak sizin elinizde .
Ciltlerin kusurlu olmasında başında dengeli beslenmemek,  güneş ışınlarına fazlasıyla maruz kalmak , nemlendirici kullanmayı ihmal etmek , yatmadan önce makyaj temizliğine önem göstermemek , gün içinde yeteri kadar su içmemek gelir. Size bebeksi bir cilt için maske tarifleri verebilirim.

Siyah nokta sorunu için maske ;

Malzemeler ;
—yarım limon suyu
—2 çorba kaşığı yoğurt

Yapılışı ;
Malzemeleri karıştırıp yüzümüze sürüyoruz . 15 dakika bekletin . Sivilcelerin ve siyah noktaların . giderilmesini sağlar.

Yüz için nemlendirici maske ;
Malzemeler ;

  • 1 yumurta sarısı
  • Bir miktar süt

Yapılışı ;

İkisini karıştırıp yüzünüze sürün .Üzerine ince bir bezle örterek 10 dakika bekletin. Ardandan peçete havlu ile silerek temizleyin .Daha sonra ılık ve soğuk su ile yıkayın.

Cildinizi çay şekeri ile ovalayarak yeni pürüzsüz ve pırıl pırıl olmasını sağlayabilirsiniz.

Elma sirkesi ve limon birleşimi ile yüzünüzde çok güzel sonuçlar elde edebilirsiniz.

Ballı yüz maskesi

Sadece bal kullanarak yapabileceğiniz  maskeyi yüzünüze sürmeden önce gözeneklerinizin açılması için temiz bir havlu sıcak suya batırıp yüzünüzü koyun .Sonra ballı maskenizi yüzünüze sürün.20¬¬-30 dakika bekletip yüzünüzü soğuk su ile yıkayınız .

Saç Dökülmesine Karşı Doğal Çözümler

Saç dökülmesi herkesin önemli sorunlarından biridir. Hemen Hemen herkeste görülen bu sorun oldukça rahatsız edicidir.
Saç Neden Dökülür?
Bazı dökülmeler hormonlara bağlı olarak,adetten hemen önceki günler de, menapoz dönemlerinde, Hamilelik sonlandıktan 5-6 ay sonrasın da görülebilir. Ayrıca mevsim değişiklikleri, ateşli hastalıklar yüzünden, stres durumlarında, Bazı hastalıklarda örneğin guatr hastalıklarında, kan eksikliğinde, bazı ilaçların kullanımında, demir eksikliğine veya vitamin ya da folik asit eksikliğine bağlı olan kansızlık durumlarında da saç dökülmesi görülebilir. Saçınız çokça döküldüğü zaman tavsiyemiz doktora başvurmanızdır. Çünkü saç dökülmelerinin nedeni
sağlıksal problemler de olabilir.

Saç Dökülmesine Karşı Çözümler
Saçınızı her gün yıkamamanız da fayda var. Saçları sık yıkamak saç dengesini bozar. Saçlar daha fazla yağlanır.
B6, B12, C, E ve biyotin vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, çinko, bakır ve demir gibi aminoasitleri almak da çok önemlidir. Bu aminoasitleri barındıran meyveleri veya sebzeleri bol bol tüketmelisiniz. Stresten uzak durulmalıdır.
Bir tutam lavantayı kaynamakta olan suya ilave ediniz. Yaklaşık 5 dakika yüksek sıcaklıkta demleyiniz. Demleme tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz ve ılıkken süzünüz.
Saçlarınız temiz ise demlediğiniz lavanta suyu ile saçlarınızı yıkayınız ve yarım saat bekleyiniz. Yarım saat sonra sadece suyla durulayınız.
Saç Dökülmesini Önlemek İçin
1 Rendelenmiş soğan
2 Tatlı kaşığı hint yağı
2 Tatlı kaşığı çörek otu yağı
1 Çay kaşığı çam terebentin
Haftada 1 gün saç diplerine sürüp,streç filmle sarıp yarım saat kadar bekleyin.Yıkarken arıtıp soğuğa yakın ılık suyla yıkayın.
Saçlarınız için ayrıca ısırgan otu ve bal da oldukça faydalıdır. Zeytinyağı ve yumurtayı da karıştırarak hafta da bir saçlarınız da yarım saat bekletip yıkadıktan sonra faydasını göreceksiniz.
Ama önce doktora başvurmanızı öneririz. Çünkü saç dökülmesinin altın da sağlıksal sorunlar da yatabilir..

Badem Yağı Nedir? Faydaları Nelerdir

Badem Yağı Nedir?

Badem Yağı eskiden beri insanlar için her alanda kullanılan bir yağ olmuştur. Badem yağının en çok bilinen faydası saça olan faydasıdır. Saç güçlendirici, kırık oluşumunu engelleyici, besleyici, koruyucu ve nemlendirici olarak saç bakımında kullanılmaktadır. Badem özellikle Yunanistan, İran, İtalya, Fas, Portekiz, İspanya, Suriye, Türkiye ve ABD’de yetişir. Badem yağı, badem çekirdeğinin soğuk pres yöntemi ile sıkılmasından elde edilir, soluk sarı renkli, hafif kokulu bir yağdır.

Badem Yağının Faydaları Nelerdir?

Kabızlık giderici özelliği sahiptir. Badem yağı hamilelik dönemin de uygulanırsa doğumdan sonra çatlaklar oluşmaz.
Bazı enstrümanların bakımında da kullanılır. Kuru ve çatlamış cilde çok faydası olur. Kırışıklıkları giderir. Saç dökülmelerini önler. Karın, bel, basen ve kalça bölümünde ki çatlakları giderir. Saçı onarır, nemlendirir ve bakım yapar. Neredeyse bütün kozmetik ürünlerinde de badem yağı kullanılır. Aynı zaman da kaş, kirpik ve sakal bakımında da kullanılır.

Badem yağını cildinize kullanırken fazla kullanmamaya özen gösteriniz. Kullanım esnasında masaj yaparak uygulayınız. Kaşlarınıza 1-2 damla olarak sürebilirsiniz, kirpiklerde ise boş bir rimel kutusuna koymanız daha kolay kullanım sunacaktır. Ayrıca kaş ve kirpik bakımında daha iyi sonuç almak için hint yağı ile birlikte uygulayabilirsiniz.

Badem yağını saç uçlarınıza uyguladığınızda minimum 2 saat bekletmelisiniz, badem yağını parmaklarınızla saç uçlarınıza nazikçe uygulayınız. Bu kullanım tekniğinde yağı azar azar bölgesel olarak uygulayınız, çok fazla sürmemeye özen gösteriniz. Çok fazla yağ kullanmamalısınız çünkü çıkarması zor olacaktır. Ayrıca badem yağının tüylenme yaptığını unutmamalısınız. Bu yüzden vücudunuzda nerede kullanacağınızı iyibelirlemelisiniz. Saçın normalden daha yavaş uzamasına ve saç derisinin aşırı kurumasına neden olan egzama, cilt mantarı gibi rahatsızlıkların olumsuz etkilerine karşı badem yağını kullanabilirsiniz.

Badem Yağının Cilde Faydaları nelerdir?

 Badem yağı yüksek miktarda aromaterapi içeren ve kozmetik ürünlerinde yaygın olarak kullanılan bademin soğuk pres yöntemine tabi tutulması sonucu elde edilen doğal bir yağdır. Özellikle bebek bakım ürünlerinde(bebek yağı) kullanılır.
Cilt sağlığı için oldukça önemli olan A ve B vitaminlerini yapısında barındır. Cilt tipi (kuru , yağlı , karma) ayırt etmeden kullanılma özelliğine sahiptir. Özellikle kuru cildin nemlenmesine yardımcı olan badem yağı bunun dışında ciltte meydana gelen tahrişi giderir ve antioksidan etkisiyle iltehabı yok eder. Düzenli kullanılan badem yağı yumuşak , pürüzsüz ve kadifemsi bir cilt için mucize niteliğindedir. Bunun dışında badem yağı dudaklarda meydana gelen çatlaklıkları gidererek ve cilt döküntülerinin önüne geçmektedir.
Göz altı morluklarının giderilmesi içinde oldukça uygun bir üründür. Yatmadan önce pamuk yardımıyla göz altına uygulanan badem yağı düzenli kullanımda etkili sonuçlar verecektir. Cilt yapısındaki kolojen yapıyı diri ve genç tutarak erken yaşlanma belirtilerinin (kırışıklık ve sarkma) önüne geçerek genç ve sağlıklı bir cilt sunar.
Badem yağı ölü hücrelerden cildi arındırarak cildin nefes almasını sağlar. Dolayısıyla ciltte meydana gelen pürüzlü yapıyı yok eder ve siyah nokta oluşumunu engeller. Ayrıca cildin renk tonunu sabitleyerek kızarıklıkların geçmesinde de yardımcı niteliktedir.
Badem yağı cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaya uygundur. Özellikle egzama ve sedef hastalığının yatıştırılmasında oldukça etkilidir. Bunun dışında cilt iltihaplarına, kaşıntı ve kızarıklıklara karşı kullanılan badem yağı oldukça büyük etki gösterecektir. Badem yağına ek olarak lavanta yağı ile karıştırılıp cilde uygulandığı takdirde daha fazla etkisini gösterecektir.
Badem yağı kışın soğuğundan ve yazın güneş etkisinden cildi korur. Kışın kuruyan cildi nemlendirir , yazın ise güneşin zararlı ışıklarına karşı koruma sağlayarak leke oluşumunun önüne geçer. Ayrıca yaz kış dudaklara uygulanan badem yağı çatlakları önleyecek var olan çatlaklara uygulandığında ise çabuk iyileşme sağlanmasına yardımcı olacaktır.
Badem yağı emilimi çok hızlı olduğu için cildin her bölgesine ve ayaklara uygulanabilir. Özellikle çatlayan ve matlaşan ayak topukları için mucize niteliğindedir. Düzenli ve masaj yaparak uygulandığında ilk kullanımdan itibaren yumuşaklık hissedilecektir.
  Son olarak badem yağının makyaj çıkarma özelliği bulunmaktadır. Bir yandan cildi arındırırken bir yandan da nemlenme sağlar. Hem temizleyen hemde doğal koruma sağlayan badem yağı kimyasal içermediği için makyaj temizleme ürünlerinin yerine kullanılması oldukça akılcı bir çözüm olacaktır.

Badem Yağının Saç Sağlığına Faydaları nelerdir ?

 Badem yağı cilde fayda sağladığı gibi saç içinde oldukça sağlıklı ve faydalı bir üründür. Saçların doğal parlaklığını ve sağlıklı bir görünüm kazanmasını sağlamaktadır. Bunun dışında saç yapısına zarar vermeden sağlıklı bir şekilde uzama sağlarken saç dökülme probleminin de önüne geçecektir. Çünkü badem yağı saç köklerini besler ve güçlendirir.
Özellikle kuru saçlar için tercih edilen badem yağı , zeytin yağı ile karıştırılarak daha etkili sonuçlar almak mümkündür.Düzenli olarak saça uygulanan badem yağı bol miktarda esansiyel yağlar içerdiği için 3-4 haftada farkı görmenizi sağlayacaktır. Önemli olan uygulama yaptıktan sonra saç diplerini iyi durulamaktır. Bunun dışında saç şekillendirme işlemi uygulamadan önce saç uçlarına bir miktar badem yağı sürülmesi kırık oluşumunu engeller ve ısıya karşı saçları daha dayanıklı hale getirerek yumuşak saçlar elde etmenizi sağlar.
 Son olarak badem yağı saç diplerine uygulandığı takdirde saç mantarlarının oluşumunu engeller. Saç derisinin sağlıklı olmasını sağlar. Kepek oluşumunada çare niteliğindedir. Yine saç diplerine uygulanan badem yağı ılık su ile yıkanmalıdır. Aşırı sıcak su saç derisini hassaslaştır.

Badem Yağının Kalp Sağlığına Faydaları nelerdir ?

  Badem yağı kalp sağlığını korumaya yardımcı nitelikte olan folik asit, doymamış yağlar, protein ve potasyum bünyesinde bolca barındırmaktadır. Düzenli ve günlük yemeklere ve tatlılara bir miktar badem yağı kullanılması kalp sağlığının korunması açısından birçok fayda sağlayacaktır. Yanlız dikkat edilmesi gereken nokta badem yağı alırken kozmetik amaçlı olanını almamaktır. Bu ürünler besin ve gıda gurubuna girmediği için kişinin sağlığına zarar verir. Tüketime uygun badem yağı kullanılmalıdır.
Badem yağının Tansiyona ve Kolesterole Faydaları nelerdir ?
Badem yağı kan basıncı düzenlenmesinde oldukça etkili olmaktadır. Bunun yanı sıra kolesterol seviyesinin dengede kalmasını sağlayan sodyum ve potasyum açısından oldukça zengindir.

Badem Yağının Bağışıklık ve Sindirim Sistemi İçin Faydaları nelerdir ?

Düzenli olarak tüketilen badem yağı özellikle enfeksiyon hastalıklarına karşı bağışıklık sisteminin güçlenmesinde büyük rol oynar. Bağırsakları çok iyi çalıştırmasından dolayı badem yağının müshil özelliği bulunmaktadır.Dolayısıyla kabızlık problemi ve obezite için oldukça uygun bir üründür. Sindirim sistemi ve metabolik olayları hızlandırmasından dolayı zayıflamaya yardımcı olacaktır.

Badem Yağının Sinir Sistemi Ve Bellek Sağlığına Faydaları nelerdir ?

 Badem yağı adına yapılan birçok bilimsel araştırma sonucunda badem yapısının sinir sistemi ve bellek üzerinde çok etkili olduğunu ortaya çıkmıştır.  Düzenli olarak günde bir bardak süte birkaç damla badem yağı damlatarak tüketilmesi sinir sistemi sağlığınızı koruyacak olmasının yanında bellek fonksiyonlarının gelişiminde de büyük katkısı bulunmaktadır. Çünkü badem yağının içeriğinde Omega 3 bulunmaktadır.

Badem yağının Kan Akışına ve Kemik Gelişimine Katkıları nelerdir ? 

Bir çok yerde masaj yağı olarak kullanılan badem yağı vücuda masaj yapılarak uygulanması sonucunda kan dolaşımını hızlandırır ve bu işlem özellikle bebekler için sağlıklı kemik ve iskelet yapısının oluşmasına yardımcı niteliktedir. Anneler bebeklerine hafif masaj yöntemleri ile uyguladıkları takdirde bebeklerinin hem cilt yapısını hemde kemik yapısını kuvvetlendirecektir.

Badem Yağı Kas Ağrılarına Faydaları nelerdir ?

 Gergin ve ağrılı kasların üstüne masaj yaparak uygulanan badem yağı anında arıyı kesecek bunun yanında stres alarak rahatlama ve gevşeme sağlamanıza yardımcı olacaktır.

Badem yağının Tırnak Sağlığına Faydaları nelerdir ?

 Potasyum ve çinko açısından oldukça zengin olan badem yağı tırnak sağlığı için de eşsiz bir besin kaynağı niteliğindedir. Özellikle güçsüz ve kırılma eğilimi çok fazla olan tırnaklara uygulandığı takdirde bu problem  yaklaşık 4 hafta sonra ortadan kalkacaktır.
Son olarak badem yağı kirpiklerin sağlıklı ve güçlü uzamasını sağlar.

Doğal Yollarla Dudak Bakımı

Kadınlarda dudak dolgunluğu geçmişten günümüze kadar büyük ilgi görmüştür.Bunların yanı sıra dolgun dudaklar güzelliğin işareti ve çekiciliği temsil eder.Dudak dolgunlaş tırmanın tek yolu estetik ameliyatlar değildir.Günümüzde doğal yollar ile de bunu gerçekleştirmek mümkün olmaktadır.Doğal olarak neler yapılabilineceğini göreceğiz.Masaj uygulamaya başlamadan önce ellerin temizliğine özen gösterilmelidir.Dudaklara uygulanan su sıcaklıkların da farklılık yaratarak masaja başlamış oluruz .Önce ılık su daha sonra sıcak su ile ovalayarak işlemi başlatmış olursunuz.

Dudakları hareket ettirerek kasları çalıştırmak üzere yapılan egzersizlerle kısa bir süre içinde hissedilir bir dolgunlaşma olduğunu fark edebiliriz.Bitki karışımları ile de dolgunlaştırma işlemi yapılır.Bir miktar bal ve zeytin yağını karıştırarak yumuşak uçlu bir diş fırçasıyla dudağa sürülür bu yöntemde dudak dudak dolgunlaştırma işlemi yapılan yöntemlerdendir.Yulaf maskesi de uygulanmaktadır. Bu tarif için ise bir tutam yulaf ve yumurta sarısı gerekli malzemelerdir. Bu karışım hafta da 2 kez uygulanarak kullanılır.Zencefil maskesi de bir tercih olarak kullanılır.Karım için gerekli olan malzemeler ; bir cay kaşığı kadar vazelin, 1/2 cay kaşığı bal mumu, göz kararı ile zencefil , 2 damla nane ekstresi, bir miktar pul biber ağzı kapanabilir bir kapta birleştirilir. Bir süre kadar bekletildikten sonra dudaklara uygulanılır. İstenilen sıklıkla da uygulanılabilir bir tariftir. E vitamini de dudak dolgunlaştırma da gözlemlenen bir tercihtir.Bir kapsül E vitamini, 5 damla tarçın yaprağı yağı,5 yemek kaşığı zeytinyağı karıştırılıp 3 dakika bekletildikten sonra uygulanır.Uzun süre bekletilir. bu karışımda istenilen sıklıkla uygulanabilir.

Argan Yağı Ve Mucizeleri

Argan Nedir ?
Argan, Afrika kıtasında yer alan Fas’ta yetişen bir ağaç türüdür. Zeytin ağacına benzerliği ile bilinir. Boyları 10-15 metre arasında değişen argan ağacının ömrü yaklaşık 200 yıl kadardır. Sadece Fas’ta yetişir. Meyvesi şekil olarak bademe benzer. Sert kabukludur. Argan ağacı dikenli bir ağaçtır. Meyveleri Haziran-Temmuz ayında toplanmaya başlar. Ülkemizde yetişmediği için bilinirliği azdır. Fakat neredeyse bütün kozmetik ürünlerin de kullanılır. Bu ağaca aynı zamanda ‘Hayat Ağacı’ da denir.

Argan Yağı Nedir?
Argan yağı argan ağacının meyvelerinden elde dilen bir yağdır. ilk önce kavrulma ardından ise öğütme işlemlerinden geçer. Öğütme işleminin ardından, çekirdeklerin iç kısımlarından kahverengi bir madde çıkar ve bu madde hamur gibidir. Hamur kıvamındaki bu maddeye su katılır ve yoğrulma işlemi başlar. Hamur suyla beraber yoğrulurken, argan yağı ortaya çıkar. Bu yağa aynı zamanda ‘Sıvı Altın’ da deniyor.

Argan Yağının Faydaları Nelerdir?
Dünya’da sadece bir yerde yetiştiği için çok önemli olan bu ağaç UNESCO Tarafından korumaya alınmıştır. Özellikle kadınlar için oldukça önemlidir. Kırışıklık giderici olan bu yağ kadınlar için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ayrıca saçlara da oldukça faydalıdır. Saçları nemlendirir. Korur ve kırıklar için onarıcı etki gösterir. Son zamanlar da kaşlar ve kirpikler için de kullanılmaya başlanmıştır.
Emilimi oldukça yüksek olduğundan, krem gibi kullanılabilir. Vücut için, el ve ayakların bakımı için, saçlar için, tırnak bakımı için, yüzünüz için oldukça faydalıdır. Yüzünüzde ki kırışıklıkları giderir. Vücudunuz ve saçınız için bakım terapisi, tırnaklarınızın da daha sağlıklı olabilmesi için argan yağı oldukça faydalıdır. Yaşlandırmayı geciktirici özelliği de olduğunu söylemeden geçemeyeceğiz.
Göz altı kırışıklıklarında etkilidir. Hamilelik çatlaklarının önlenmesinde de faydalıdır.

Eski kotlarınızı değerlendirin

Kadınların ve erkeklerin vazgeçilmezi kotlar..
Çok sevdiğimiz kotlar maalesef bir süre sonra eskiyor ve biz onları atmak zorunda kalıyoruz.Neden sevdiğimiz kotları atmak zorunda kalalım ki ? Kotlarımızı değerlendirmek yerine neden onlardan vazgeçiyoruz? peki kotlarımızdan neler yapabiliriz?
Çantalar, masa örtüleri ,bileklikler, yatak örtüleri, etekler, tutacaklar, koltuk döşemeleri, mutfak önlüğü, terlikler, elbiseler, yastık kılıfları, abajur kaplama, küpeler, kolyeler ve daha neler neler..
Evinizin hemen hemen her köşesinde kullanabileceğiniz kotlarımızla dekoratif harikalar yaratabilirsiniz.
Çeşit çeşit çantalarınızla herkes size bakacak.Tüm gözler üzeriniz de olacak.Evinizde ki hava dilden dile dolaşacak.
Üstelik tasarruflu ve zahmetsiz.. Sadece kot pantolonlarınızı değil bütün pantolonlarınızı değerlendirebileceğinizi unutmayın.
Mutfağınız da önlük şeklinde , kavanoz kaplamaları olarak yada tutacak olarak rahatça kullanabilirsiniz.
Oturma odanızda koltuk kaplaması şeklin de , yemek masası örtüsü olarak hatta fotoğraf çerçevesi kaplaması olarak bile mükemmel bir dekorasyon yapabilirsiniz.
Yatak odanız da yatak örtüsü ve daha birçok şey de..
Çok sevdiğiniz anı defterinizi veya günlüğünüzü dahi kotlarınızla kaplayabilirsiniz.

Örneğin kotun üst kısmını biraz kısaca kestikten sonra altına her yerden bulabileceğiniz güpürleri dikerek mükemmel bir kot eteğe sahip olabilirsiniz.
Veya çeşit çeşit renklerde kotlarınızı kare şeklinde kesip diktikten sonra dikilen yerlere yeterli büyüklükte boncuklar dikerseniz çok şık bir yatak örtüsüne sahip olabilirsiniz.
Yine kotlarınızdan yatağınız için yastıklar bile yapabilirsiniz.
Çalışma masanız da çok sevdiğiniz eski kotunuzu görmek istemez miydiniz? Kalemliklerinizi eski kotlarınızdan arda kalan parçalarla kaplayarak yeni bir kalemliğe sahip olabilirsiniz.
Ya da kotunuzu hiç bozmadan , eskidiğini düşündüğünüz kotunuz iç tarafına renkli danteller de dikerek yeni bir kota sahip olabilirsiniz..
Bunlar önerilerimiz..
Ne yapmak istiyorsanız yapmanız mümkün.Gerisi zevkinize kalmış..
Kolay gelsin ..

Pastane Poğaçası

Malzemeler

  • 2,5 su bardağı un
  • Yumurta(1 adet)
  • 15 g yaş maya,1 tatlı kaçığı kuru maya
  • İsteğe bağlı olarak yarım tatlı kaşığı mahlep
  • Margarin(150g)
  • Soğuk su(çeyrek bardak)

İçine kullanılacak malzeme

  • 125 g rendelenmiş tulum ya da kaşar peyniri
  • Yumurta sarısı ve bir fiske şeker(üzeri için)

Yapılışı

Pastane poğaçası elle yapılacaksa, unu, mahlebi, şekeri ve tuzu geniş bir kaba alıp yaş maya ya da kuru mayayı alıp, suyu, yağı ve yumurtayı ilave ettikten sonra 7-8 dakika yoğurun. Hamur ilk etapta ele yapışan bir ayarda olsa da daha sonra kulak memesi kıvamına gelecektir. Yoğurulan hamur üzeri kapatılarak ılık bir yerde 1 saat bekletilir. Yeterince unlanan tezgâha hamur alınarak 1-2 dakika yoğrulur ve 12 eşit bezeye ayrılır. Bezeler el ayasıyla düzleştirilerek üzerlerine malzeme konur. Daha sonra beze kapatılır. Bezenin ucunda hafif bir çıkıntı oluşacaktır. Bezler iyice yağlanmış tepsiye konarak, 30 dakika ılık bir yerde bekletilir. Tekrar mayalayıp kabarmalarını sağlayın. Şekerle çırpılmış yumurta karışımını poğaçaların üstlerine sürülür.(bu karışım poğaçaların daha güzel kızarmasını sağlar)Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üstleri kızarıncaya kadar pişirilir.

 

Cildinizi Güzelleştirecek 3 Besin

Kadını kadın yapan şey şüphesiz karşı konulamaz güzelliğidir. Bu güzellik adına zamanımızın çoğu ayna karşısında geçerken doğal güzellikten vazgeçen kişilerin yaptığı yanlışları yapmaktan çekiniriz.

Güzelliğin en temeline indiğimizde her şeyin doğru ve doğal beslenme olduğunu görmekteyiz ve hatta kullandığımız araç gereçlerde de doğal besinlerin özlerinin olduğunu biliriz. Peki tükettiğimiz besinlerde ciddi derecede güzellik iksiri var ise biz neden salonlara ve kremlere bu kadar para harcıyoruz ki ?

Yapılan araştırmalara göre bakım kremleri kullanmak yerine tüketilen bazı besinlerin güzellik iksiri görevi gördüğü kanıtlanmıştır. Bu besinleri tüketmemiz saçlarımızı ve cildimizi güçlendirmemizi sağlıyor. Sürekli tüketilmesi durumda ise cildi güzelliştirdiği görülmektedir.

Bu yazımızda cildinizi daha güzel kılan besinlerden bahsederken aynı zamanda cüzdanlarımızında rahatlamasını sağlayacağız.

Cilt güzelliği isteyen bayanların ihtiyacı olan besinler nelerdir ?

– Papatya

Bünyesinde bulundurduğu minareller ve amino asit sayesinde cildinize nem, size mutluluk katmaktadır. Beyindeki mutluluk hormonunu etkilemesi sebebiyle mutluluk papatyada saklı diyebiliriz.

– Salatalık

Salatalığın cilde etkisi bir tarafa dursun karaciğeri ve böbrekleri çalıştırması ve kanı temizlediğini biliyor muydunuz? Kanı temizlediği için Cilde de etkisi çok fazladır. Cildimizi hep hayal ettiğimiz o kusursuz görünümüne kavuşturur. İçerdiği nem cilde yumuşatıcı bir etki sağlar. Özellikle salatalık kabuğu soyulup cilde konulduğunda tam olarak bir tonik etkisi yaratır.

– Limon

Limon cilt için aşırı olmayan ph ve asit değerine sahiptir.
Ciltte oluşan cilt hastalıkları için faydalıdır.Sivilcelere ve siyah noktalara iyi gelir.Tedavi sürecini hızlandırır. Aynı zaman da ciltte ki kahverengi lekeleri azaltır.Ciltte doğal bir parlaklık yakalamanızı sağlar. Limon aynı zaman da siyah noktalara ve kırışıklığa da iyi gelir. cildiniz çok hassa ise limonu çok az su ile de karıştırıp kullanabilirsiniz.

Doğal güzelliğinizi yakalamak için çözümü doğa da aramanız gerekir unutmayınız..
Kolay gelsin..

Gençleştirme Yöntemlerine Dikkat Etmelisiniz

Eskişehir Üniversitesi’nin estetik cerrahi alanında uzman ismi, Prof. Dr. Yakup Karabağlı’nın bir gençlik yöntemi olarak uygulanan botoks uygulamalarının kimi zaman ters teptiğini vurguladı.

Yakup Karabağlı, özellikle son yıllarda uygulama alanında büyük artış gözlemlenen botoks veya dolgu gibi işlemlerin, bazı kliniklerde alanında uzman olmayan kimseler tarafından amatör olarak yapıldığını, yapan kişinin ne kadar enjekte edeceğinden bile habersiz olduğunu, bunun sonucunda bu yerlerde yapılan gençleştirme uygulamalarının sadece %10 kadarlık kısmında sonucun olumlu olduğunu ve geri kalan yüzdelik dilimin olumsuz sonuçla karşılaştığını vurguladı. Hatta, bazı yerlerde yapılan botoks uygulamalarında öyle ters sonuçlar doğuyormuş ki bu sonucu uzmanlar bile düzeltemiyormuş.

Yanlış botoks uygulamalarının başında ise, şaşkın şekli alan yüz ifadeleri yer alıyor. Buna ek olarak ikinci sırada görülen bir sorun da kaşlardaki orantısızlık. Özellikle ucuz kliniklerde yaptırılan bu uygulamalar sonucu ortaya çıkan bu sorunlar 5 yada 6 aylık sürelerde kendiliğinden iyleşse de bu süre zarfında bireylerin karşılaştığı sosyal çöküntüler büyük psikolojik buhranlara sebep olmakta. Bu tarz kliniklerde yapılan yanlış uygulamaların tek kötü yanı bunlarla da sınırlı kalmıyor. Bazı kliniklerde özellikle dolgu yapımı sırasında kullanılan malzemelerde, kimliği belli olmayan yağların kullanıldığı ve buna paralel olarak, dolgunun uygulandığı bölgelerde enfeksiyonel belirtilerin ortaya çıktığını ve bu enfeksiyonel belirtilerin hiçbir şekilde önüne geçilemediği, Prof. Dr. Yakup Karabağlı’nın açıklamaları arasında yer alıyor.

Modern klinikler de yapılan dolgu yada botoks uygulamaları pahalı olsa da, bu yerler öncelikli tercihiniz olmalı. Yukarıda belirttiğimiz, enfeksiyonlar sonucu ciltlerinizde çürümeler oluşabilir. Daha da ileriye giden enfeksiyonel belirtiler citti hastalıklara ilerletebilir vücudunuzu. Tüm bunların önüne geçmek için, güzelleşmeyi ucuza aramamalısınız, bu bir lükstür ve her lüks pahalıya mal olmaktadır.

Yumurta Alırken Ve Tüketirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

“Yumurta yumurtadır.” demeyin, zira köylerde yetiştirilen tavuklar natural beslendikleri amacıyla yumurtaları da etleri de daha besleyicidir. Üretim çiftliklerinde yetişen tavuklardan çok yumurta almak amacıyla tavuklar kimyasallarla şişiriliyor. Üretim çiftliklerinde natural gıdalarla yetişen tavuklardan elde edilen, marketlerde satılan natural besi yumurtaları da var. Bu yumurtalar başkalerine göre biraz daha pahalıdır. Köy yumurtası bulabilmek zor olmasından insanımız bu organik yumurtaları tüketmeyi daha çok tercih ediyor. Piyasada üstüne birkaç tutam saman serpiştirilerek seri üretimle elde edilen tavuk yumurtaları insanlara köy yumurtası diye satılıyor. Artık kurulan köy pazarlarına sızmış ,iyi niyetli ve dürüst satıcıların ismini kirleten insanlar da var. İnanın üstünde seri numarası olan yumurtaların altına biraz saman koyarak köy yumurtası diye satanını gördüm.

Yumurta bilhassa A, D, E ve B grubu vitaminleri mühim oranda içerir. Protein, vitamin ve mineral yönünden varlıklıdır ve her bireyin bedenine lüzumlu olan enerjiyi verir. Genellikle çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi yönünden her gün bir yumurta yemeleri önerilmektedir. Yumurtanın içersindeki kolin maddesi beynin gelişiminde mühim rol oynamaktadır. Hem de yumurtanın bünyesinde tespit edilen losin amino asit, yağ yakmak amacıyla yardımınıza koşuyor. Kahvaltıda haşlama yumurta Yemeniz zayıflamanıza yardımcı oluyor. Çoğu diyetisyen sabah kahvaltısında yenmesini ve gün boyu gereksiniminiz olan enerjinin yumurta ile alınmasını ideal görüyor. Tabi aldığınız ve yediğiniz yumurtanın tam manasıyla beneninize yarar dayanıklıasını istiyorsanız gıda sayısal sayısal değeri yüksek ve taze yumurta yemelisiniz. Peki bu karışıklığın içersinde biz köy yumurtası ve üretim çiftliklerinde elde edilen natural besi yumurtasını başka seri üretim yumurtalardan nasıl ayıracağız? Sizleri bu hususta biraz aydınlatmak istiyorum.

Çoğumuz “Nerde eski köy yumurtaları,etinin tadına doyum olmayan köy tavukları…” diyor. Artık kent içerisinde köy yumurtalarına ulaşmak zorlaştı. İnsanlar günden güne kısa yoldan çok para kazanma çabası içersinde olduklarından aldığınız yumurtanın aslında köy yumurtası olup olmadığını fakat eve döndüğünüzde anlayabiliyorsunuz. Ama yumurta alırken kabuğunun dayanıklı olup olmadığına ilgi ederseniz yanılma oranınızı düşürmüş olursunuz. Yumurtayı kırdığınızda yada haşladığınızda pis kokmuyorsa, su dolu bir kaba koyduğunuzda su da yüzmüyorsa, yumurtayı haşladığınızda kabuğunun altında rengarenk bir görüntü oluşmuyorsa,yumurtayı kırdığınızda sarısı dağılmıyorsa kandırılmadığınızı anlayabilirsiniz. Bu şartları gerçekleştiren yumurta taze ve gıda sayısal sayısal değeri yüksek bir köy yumurtasıdır.Diğer yumurtaların tazeliğinin tespitinde de bu yöntemleri kullanabilirsiniz.

Doğal Besi Yumurtaları

İçinde hiçbir kimyasal madde bulunmayan yemlerle ve natural ortamlar yaratılarak beslenen aynı vakitte natural döllenme yöntemleri ile üremesi sağlanan tavuklardan elde edilen yumurtalar natural besi yumurtalarıdır. Peki bu yumurtaları alırken nelere ilgi etmeliyiz?

“Türk Besin Kodeksi Yumurta ve Yumurta Ürünleri Tebliği”, yumurtanın üretiminden kullanımına kadar geride bıraktığımız süreçteki bütün aşamalarının standartlarını belirtmekte ilaveten “A sınıfı” yumurtaların işletme ve kümes numarasının yumurta kabuğu üstüne damgalanması, bu yumurtaların ağırlık ve özellik katagorilerinin etiketlerinde ürün adı ile aynı yüzde olması lüzumluliğini yapımcı firmaların bu kurallara muhakkak uyması lüzumluliğini vurgulamaktadır. Etikette ilaveten, son tüketim tarihinin de belirtilmiş olması gerekiyor. Bu koşullarda yetişmeyen tavukların yumurtaları kırıldığında, sarısı dağılıverir.

Doğal Besi Yumurtasını Seri Üretim Yumurtalarından Nasıl Ayırt Edeceğiz?

Doğal besi yumurtası ile başka üretim yumurtalar aynı ırk tavuklar kullanılarak üretildikleri amacıyla yumurta kabuğu rengi ve yapısı yönünden birbirine çok benzerler. Yetişme şartları bambaşka olan bu tavukların yumurtalarını fakat tadarak ayırt edebilirsiniz. Doğal besi yumurtasının çok daha lezzetli olduğunu göreceksiniz.

Hangi tür yumurta alırsanız alın, serin yerde muhafaza edilmiş olmasına, çatlak ve kırık olmamasına, kabuğunun sertliğine ve dayanıklılığına ilaveten kendi karton kutusunda olmasına ilgi etmeyi unutmayın!

Kanserin Doğal Tedavisi: Tarçın Elması (Graviola)

Genellikle tropik bölgelerde yetişen, yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Ve bu ağaçta tespit edilen yeşil dikenli bir meyve olan tarçın elmasının, oluşturulan incelemeler sonucunda, kanser hücrelerini öldürdüğü belirlenmiştir. Hatta incelemelere göre, kemoterapi ilaçlarına oranla 10.000 kat daha tesirli bir natural ilaç bulunduğu, üstelik kemoterapinin meydana getirdiği yan tesirsin hiç birini göstermediği belirlenmiştir. Kemoterapi ilaçları bilindiği gibi, kanserli hücrelerle beraber vücuttaki sıhhatli hücrelere de zarar sunarak ciddi hasarlara sebep olmaktadırlar.

Graviola bitkisi adı da verdiği tarçın elmasında tespit edilen sitotoksik bileşenlerin kanser hücrelerine karşı ölümcül tesir gösterdiği fakat sıhhatli hücrelere hiç zarar vermediği rapor edilmiştir.

Amerika’ da bir ilaç firmasında doğrulusunda oluşturulan testlerde aşağı yukarı 20 analiz laboratuvarı 1970’’li yıllardan beri graviola ve kanser temasını araştırmışlardır. Sonuçlar aslında de şaşırtıcıdır. graviola dan elde edilen bileşenlerin;

– Kanser hücrelerinin gelişimini yavaşlatmada ve durdurmada sık sık sarfedilen kemoterapi ilaçlarından 10,000 kat daha tesirli bulunduğu,

– Meme kanseri, kolon kanseri, pankreas kanseri, akciğer kanseri ve kolon kanseri dahil 12 tür kanser tarzında tarçın elmasında (Graviola) tespit edilen bileşenlerin sadece kanser hücrelerini amaç alarak yok ettiği,

– Kemoterapi de bulunduğu gibi sıhhatli hücrelere hiçbir zarar vermediği, ve seçici olarak sadece kanser hücrelerini amaç aldığı,

Yapılan pek çok çalışma ile kanıtlanmıştır.

 

2011 yılında, graviola bitkisinin meme kanseri üzerindeki tesirsini inceleyen bir çalışma yapılmış ve Beslenme ve Kanser (Nutrition and Cancer) dergisinde yayınlanmıştır. Araştırmacılar, graviola meyve ekstraktının (Gravioladan elde edilen bileşenlerin) meme kanserine sebep olan genleri tesirsiz duruma getirdiğini belirlenmişlerdir.

Araştırmacılara göre;

5 haftalık graviola ekstraktı kullanımında (200 mg/kg diyet) meme kanseri urlarının oluşmasını gerçekleştiren proteinlerin üretiminin % 50 oranında azaldığı belirlenmiştir.

Yapılan çalışmalar, graviola ekstraktlarının kadınlarda meme kanserine karşı koruyucu bir tesir sağladığını ve kanser hücrelerini öldürdüğünü meydana koymuştur.

 

Sonuç olarak mucize yaratan bu ağacın meyvesini tükettiğimizde;

– Kanser gibi ölümcül tesirlerden korunarak bağışıklık sistemimiz güçlenecek

– Enerjimiz artacak

– Kemoterapi esnasında meydana gelen saç dökülmesi, kilo kaybı, mide bulantısı gibi pek çok yan tesirsi yaşamadan, kanser hücrelerinden natural ve güvenilir yöntemlerle korunabileceğiz.

•Kendimizi çok daha sıhhatli ve kuvvetli hissedeceğiz!

SSL Nedir? Nasıl Çalışır?

SSL Nedir? Nasıl Çalışır?
“Secure Sockets Layer” kısaltması olarak adlandırılan SSL ,Sunucu ile istemci arasındaki iletişimin şifrelenmiş şekilde yapılabilmesine imkân veren standartlaşmış bir teknolojidir.
En süregelen kullanım şekli, internet ortamında, Sunucu ile tarayıcı(Internet Explorer gibi..) arasındaki iletişimin şifrenlenmesi şeklindedir.
SSL, standart bir algoritmadır.Milyonlarca internet sitesinde güvenilir veri iletişimi amacıyla kullanılmaktadır.
SSL fonksiyonun çalışabilmesi amacıyla sunucu doğrultusunda bir anahtar ve istemci doğrultusunda çalışacak bir sertifikaya gereksinim duyulmaktadır.Üzellikleri
– Mesajların şifrelenmesi ve deşifre edilmesindeki emniyet ve saklılığı sağlar
– Mesajı gönderenin ve mesajı alanın doğru yerler olduğunu garanti eder
– İletilen dokümanların tarih ve süresini doğrular
– Doküman arşivi oluşturulmasını kolaylaştırır

Sertifikasyon Kurumu
Dijital sertifikaların verilmesi ve yönetilmesini sağlayan kurumdur. Dijital sertifikalar bu kurumların saklı anahtarıyla imzalanır.

SSL Nasıl Çalışır ?

SSL Public Key/Private Key adı verdiği anahtarların tüketimine dayalı bir şifreleme yöntemi…
SSL çalışma mantığını şu şekilde açıklayalım:
SSL şifrelemesinde 2 adet anahtar kullanılır. Bu anahtarlar, dijital olarak kodlanmış yazılımdan diğer bir şey değil!… Ve bir anahtarın kilitlediği veriyi, yalnızca öteki açabiliyor.
Anahtarlarınızı yarattıktan sonra (ki bu prosedür tamamiyle otomatiktir, yapmanız gereken özel bir şey yoktur.), anahtarlardan biri (private key) sizde kalır. Diğer anahtar (public key) ise, bağlantı kurmak dilediğiniz şahıslara gönderilir.
Size dışarıdan mesaj göndermek isteyen kişi, public key ile göndermek istediği mesajı emniyet altına alır ve size gönderir. Artık o bilgi, size ulaşırken yolda alıkonsa bile, şifrenin çözülebilmesi amacıyla sizde kalan private key gerekecektir. Kullanılan SSL yönteminin karmaşıklığına göre (40 bit, 128 bit) şifre birinin eline geçse bile, bu bilginin halledilmesi çok ileri tekniklerle dahi çok uzun vakit alacaktır.
Sonuç olarak SSL iki bilgisayar arasındaki bilginin diğer şahıslar doğrulusunda görüntülenmeden, direkt olarak iletişimde olan iki bilgisayar arasında ve güvenilir bir şekilde iletilmesini sağlar.

Blade V7 Lite testte!

Blade V7 Lite, ideal fiyatlı telefonlar arasında ilgi çekmeyi başarabilecek modeller arasında bulunuyor. Marshmallow ile gelmesi mühim bir ayrıntıyken, telefonun 682 TL’ye bulunabileceği verisini de verelim. Evet, yaptığımız araştırmalarda telefonun çok performanslı çalışmadığını söyleyebiliriz. Genellikle grafik kuvveti pek memnun edici olmayabilir. Fakat tasarımı, parmak izi okuyucusu, genişletilebilir depolama alanı, arka kamerada pro modu ve ön kamerada flaşı gibi bilhassari de artı hanesinde bulunduruyor. Bu anlamda ideal fiyata bir akıllı telefon alabilmek isteyenlerin alış veriş listesinde incelenecek telefonlar arasında bulundurulması gerekli.

Kimler Almalı
500 – 750 TL arasında telefon satın alabilmek isteyen kullanıcıların, Blade V7 Lite’ı da gözden geçirmeleri gerekliliğini düşünüyoruz.
Samsung Galaxy Note 4

Nokia Lumia 830

Sony Xperia Z3

Apple iPhone 6
ZTE’nin amirali Axon 7’den sonra bu kez de ideal fiyatlı Blade V7 Lite elimizde.

ZTE, ülkemizde kısa bir vakit evvelceye kadar operatör telefonu olarak bilinirken, bu bilinirliğini bundan sonra kendi markası üzerinden büyütmeye karar sunarak iyi bir atılım yapmış ve yeni akıllı telefon modellerini ülkemizdeki kullanıcılarla buluşturmuştu. Bunların en başarılı örneği şüphesiz kısa vakit evvelce incelediğimiz Axon 7 iken, bu defa da elimizde daha ideal fiyatı ve gösterişsiz bilhassariyle ilgi çeken bir model var.

Blade V7 Lite, bilhassa ideal fiyatı ve şık tasarımıyla ilgi çeken bir model. Elbette telefonun detaylarına ineceğiz, ama ilk etapta söze bu ikisinden bahsederek başlayalım.

Blade V7 Lite’i şu anda piyasada 682 TL fiyattan bulabiliyorsunuz. Bu anlamda yakın vakitte incelediğimiz TP-Link Neffos C5 ile yakın seyreden telefon, ilaveten Turkcell T70, Türk Telekom K8, Casper E1 ve Lenovo A7000 gibi modellerle de aynı potada. Burada yer alan her modelin birbirine göre artıları eksileri var; elimizdeki Blade V7 Lite’ın da öyle.

Blade V7 Lite, tasarımıyla çok şık görünüyor. Elimizdeki modeliyle önden baktığınızda beyaz rengi bizlere yayınlayan telefon, arka yüzde metalik gümüş yüzeyi getiriyor. Tasarımıyla gerektiğince beğenimizi kazanan telefon, arka yüzde barındırdığı parmak izi sensörüyle de yakın rakiplerine göre fark yaratıyor.

Telefonun etrafında alt kenarda microUSB yuvası, üst kenarda kulaklık girişi yer alıyor. Sağ kenarda SIM kart ve microSD kart slotunu sahip olan telefonun arka kapağı açılmıyor. Yine burada güç butonu, başka kenarda da ses butonları konumlandırılmış.

Telefonun gerisinde alt kenarda hoparlörler yer alıyor. Hazır yeri gelmişken hoparlörlerin de ortalama ses sunduğunu söyleyelim. Öte yandan kutu bünyesinde bir kulaklık seti de sahip olan Blade V7 Lite, böylelikle ekstra bir kulaklık satın almanızı engelliyor.

Ekran ve bilhassar
Blade V7 Lite’ın ekranı 5.0 inç boyutunda. IPS LCD panelden meydana gelen ekran, gövdeye oranlandığında yüzde 68.3 orantısında kalıyor. Bu da fena bir rakam değil.

Ekran çözünürlüğü 720×1280 piksel, yani HD. 294 ppi piksel yoğunluğunda olan ekran, segmentine ideal olarak ortalama parlaklık sunuyor. Ekran genel olarak güzel görünüyor. Eğe renk tonlarından memnun kalmazsanız, ekran ayarlarından erişebileceğiniz MiraVision adlı program ile değişik renk tonlarına geçiş yapabiliyorsunuz. Bu güzel bir özellik.

Telefonda Android 6.0 Marshmallow görüyoruz ki bu güzel haber. Bu segmentte yer alan pek çok rakibi Android 5.0’la gelir iken Blade V7 Lite, Marshmallow’la geliyor. Kendine özel bir arabirimi olan telefon rahat kullanılıyor. İsterseniz arabirimi üçüncü parti programlarla özelleştirmeniz kuşkusuz mümkün.

Arabirimin performansına az sonra geleceğiz, ama evvelce teknik kadrodan bahsedelim. Blade V7 Lite’ın kalbinde MediaTek MT6735P prosedürcü var. 4 çekirdekli bu prosedürcü 1.0 GHz frekansında çalışıyor. Evet, kolayçe anlaşılabileceği gibi pek kuvvetli bir prosedürcü değil, bunu esasen telefonu kullanırken biz de sık sık gözlemleme talihi bulduk. Fakat bu kategoride genelde benzer prosedürcüler kullanılıyor, onu da söylemek lazım. Yine de belki 1.3 GHz’lik Mediatek MT6735’le işler değişebilirdii…

Telefonun dahili kapasitesi 16 GB. RAM srandardı ise 2 GB olarak tutulmuş. Bu arada depolama alanını microSD kart yolu ile 256 GB daha arttırabilmek sevindirici. Böylece genelde giriş segmentinde karşımıza çıkan depolama problemini bu telefonla yaşamıyorsunuz.

Telefonun grafik prosedürcüsi olarak Mali T720’yi görüyoruz. Bu grafik prosedürcüyle Epic Citadel testlinde HD çözünürlükte 20 FPS ama alabilen telefon, grafik programlarında pek iyi olmadığını bize işaret ediyor. Peki, telefonun başka neticeleri nasıl?

Performans
Blade V7 Lite’tan aldığımız test neticelerina bakalım. AnTuTu Benchmark testinde 23699 puan toplayan telefon, bununla Turkcell T70’i geride bırakırken, Casper VIA E1 ve TP-Link C5’in gerisinde kalıyor. Bu neticesi CPU Prime Benchmark’ta da devam ettiren telefon, burada 3978 puan almayı başarıyor.

Grafik noktasına geldiğimizde esasen az evvelce de söylediğimiz gibi 20 FPS’ler srandardınde netice alan telefon 3DMark Benchmark neticelerinde da bunun aynısı bir tablo getiriyor bizlere. Ice Storm testinden 3083 puan alan telefon, Extreme modda 1893, Unlimited’te ise 3103 puan ama toplayabiliyor. Bu puanlarla pek çok eski model telefonun bile gerisine düşen Blade V7 Lite, bizlere işaret ediyor ki bir oyun telefonu değil. Bunu FIFA 16 oynamaya kalktığınızda da telefon size işaret ediyor esasen. O amaçla bu telefonla daha çok grafik ağırlığı olmayan, Candy Crush gibi kolay oyunlar oynayabileceğinizi söyleyebiliriz.

Geekbench 3’e geldiğimizde, tek çekirdekte 397 puan alabilen telefon, çoklu çekirdekte de 1127 puan topluyor. Bunlarla tekrar Turkcell T70 ve Sony Xperia E3 tadında netice yapan telefon, pil performansında da bize 10 saat 47 dakikalık netice verdi. 2500 mah’lik bir bataryaya sahip bulunduğunu belirtelim. Düşük güç tüketen prosedürcünin karşılığını pil performansında aldığınız gerçek. O amaçla bu telefonla günü rahat çıkartabileceğinizi söyleyebiliriz.

Telefonun parmak izi sensöründen de bahsedelim. Çift kademeli olarak çalışan parmak izi sensörü, süratli bir şekilde parmağınızı tanıyor. Parmağınızı tanımak amacıyla değişik açılardan da kolayçe parmağınızı algılayabilen sensör, evet mükemmel çalışmıyor belki, ama daha evvelce incelediğimiz Türk Telekom TT175’ten daha iyi bir performans getiriyor. Kısacası parmak isi sensörü konusu ile ilgili bu telefondan endişeniz olmasın.

Son olarak telefonu kullanırken çok sayıda program açık bulunduğu noktalarda arabirimde ağırlaşmalar görebiliyorsunuz. Bunun verisini de verelim ve kameralara geçelim.

Kameralar
Blade V7 Lite’ın arka kamerası 13 megapiksel çözünürlüğünde. LED flaşla desteklenen kamera, otofokus, HDR ve panorama gibi bilhassarin sahibi. Arka kamerada oto mod ve pro mod bulunuyor. Bunlardan pro moda geçerek daha güzel kareler yakalamak amacıyla odak uzunluğu, beyaz dengesi gibi birtakım noktalara araya girmek edebiliyorsunuz. Güzel kareler yakalayabilen kamera, segmentine ideal neticeler üretiyor. Öte yandan arka kamerada 30 kare 1080p video kayıt olanağı da mevcut.

Ön kamerada da 8 megapiksellik lens getiren telefon, burada tekrar değişik olarak flaş getirmesiyle ilgi çekiyor. Ön kamerada flaş sahip olan telefonları daha evvelce de gördük kuşkusuz, ama bu segmentte çok sık karşımıza çıkmıyorlar. O amaçla Blade V7 Lite bu anlamda da mühim bir aygıt oluyor.

Exit mobile version