Pardus 2009 Yaklaşıyor

Geçtiğimiz haftalarda Pardus 2009 sürümü ile ilgili olarak geliştiricilerin kullanımına sunulan temel sürümün ardından yapılan çalışmalar, Pardus 2009’un alfa sürümünün ilgili kullanıcılara sunulmadan önce bir aşamaya gelmesiyle sonuçlandı. Pre-alfa 3 olarak isimlendirilen bu sürüm, geçtiğimiz günlerde Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi olan Onur KÜÇÜK tarafından duyuruldu.Bu sürümün geçen diğer geliştirme sürümlerinden farkı, yeni dosya sistemi olan ext4 desteği ve KDE4 masaüstü yöneticisinin Pardus 2009 ile beraber çalışabilir hale gelmesi oldu.

Bu yeni pre-alfa sürümü ve Pardus 2009 ile ilgili yürütülen çalışmalarla ilgili olarak, Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi Onur KÜÇÜK sorularımızı yanıtladı.

Sevgili Onur KÜÇÜK ile yaptığımız bu röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

(…)

Öİ: Özellikle geçtiğimiz birkaç haftada depoda son derece büyük değişiklikler oldu. Yeni bileşen yapısıyla ilgili bizi biraz aydınlatman mümkün mü? Bu yapının değişmesi, paket yöneticisi arayüzünde kullanıcıları etkileyecek mi?

Eski bileşen yapımız hazırlandığı sırada depoda bulunan paketlere göre hazırlanmıştı. O zamandan beri depomuzun boyutu yaklaşık olarak 5 katına çıktı. Pek çok alanda yeni yazılımlar, sürücüler, masaüstü ortamlarının depoya girmesi ile daha gelişmiş bir bileşen yapısına ihtiyaç duyduk.

Yeni bileşen yapımız eski yapıya kıyasla çok daha fazla alt bileşene bölünmüş durumda, bu sayede ihtiyaç duyduğunuz bir alanda hangi yazılımları kullanabileceğiniz bulmak artık çok daha kolay olacak. Örneğin yeni yapıyla kızılötesi aygıtlarınızı hangi programlar ile kullanabileceğinizi bulmak için Donanım > Kızılötesi yolunu takip etmeniz yeterli olacak.

Yeni bileşen yapısı Paket Yöneticisi aracımızda da iyileştirmeler yapmamıza olanak verdi. Paket Yöneticisi yeni bileşen yapısıyla uygulamaları ve kitaplıkları çok daha kolay ayırt edebilecek. Böylelikle Pardus 2009’da daha kullanışlı ve daha hızlı çalışan arayüzlü bir Paket Yöneticisi aracımız olacak.

Öİ: Son pre-alfa sürümü ile birlikte KDE ailesini 2009 sürümü üstünde görme şansına eriştik. Bu noktadan sonra artık ince işlere mi giriyoruz yoksa bir süre daha “yapılacak kapsamlı işler” listesi var mı kafanda?

Son prealfa ile geliştiricilerin yeni sürümü günlük hayatlarında kullanabilecekleri aşamaya geldik. Pardus 2009’un omurgası hazır hale geldi diyebiliriz, ancak önümüzde Pardus’u Pardus yapan teknolojilerimizle ilgili yorucu bir maraton bizi bekliyor.

Önceki sürümlerimizde sunduğumuz Pardus araçlarının 2009 yapısına ve KDE4 ‘e uyarlanması, bu yeni sistemlerin sunduğu olanaklardan faydalanılarak hem görsel hem de işlevsel anlamda iyileştirilmesi öncelikli hedefimiz. Ayrıca yeni sürümle beraber hayata geçirmeyi planladığımız yeni teknolojilerimiz için de çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Her zamanki gibi daha hızlı, daha kararlı ve daha yetenekli bir Pardus sürümü kullanıcılarımızı bekliyor.

Öİ: Pre-alfa sürümü sürekli güncellemeler ve hata düzeltmeleri alıyor. Sürümün en azından bir alfa kararlığına erişmesinden ve duyurulmadan önce hala sadece geliştiriciler için olduğunu söyleyebilir miyiz?

Pre-alfa sürümü kararlılık açısından epey iyi durumda. Ancak şu zamana kadar temel geliştirme araçlarımız ve altyapımız öncelikli hedefimiz olduğu için son kullanıcıların günlük hayatlarında ihtiyaç duyabileceği pek çok yazılım ve sürücü henüz hazır değil. Bu sebeple bu sürüm sadece geliştiricilerin kullanımı için hazır diyebiliriz.

Öİ: 2009 sürümünde özellikle KDE paketlerinin isimlendirilmesinde gösterdiğin hassasiyeti, sürümün 2008’den güncellenerek geçilebilecek bir sürüm olma yolunda ilerlediğinin göstergesi sayabilir miyiz?

Daha önce geliştirici toplantısında aldığımız karar doğrultusunda, 2008 sürümünden 2009 sürümüne rahat güncelleme konusuna hassasiyetle yaklaşıyorum. Henüz 2009 deposu tamamlanmadığı için bu konuda kesin bir şey söylemek güç, ancak şu anki gidişat 2008 sürümünden 2009 sürümüne rahat geçiş olanağı sunabileceğimizin sinyallerini veriyor.

Öİ: Özellikle son birkaç haftada pek çok paket depoya taşındı. 2008 deposunun 2009 deposuna aktarılması çalışmaları hakkında planladığın hızı yakalayabildin mi?

2008 deposunun 2009 deposuna aktarılması tahminimden de hızlı gidiyor. Geliştiricilerin önünde ana sürüm değişikliklerinde yaşanan “paketlerin yeni sürümleri” sıkıntılarının yanında SVN depomuzun yapısının değişikliği, yeni bileşen yapısı, KDE3 ve KDE4 araçlarının aynı depo içerisinde bir arada olması, yeni derleme sistemi özellikleri gibi pek çok yeni zorluk da bulunuyor.

Bu kadar zorluğa rağmen Pre-alpha 2 sürümünün duyurulmasından itibaren geçen üç hafta içerisinde Pardus geliştiricileri 1.000’den fazla paketi 2009 deposu için hazırladılar, test ettiler, sayısız hata düzeltmesi ve iyileştirme yaptılar. Bütün geliştiricilerimize teşekkür ediyorum, ellerinize sağlık :).

Hex-a-hop Oyunu

Hex-a-hop, suyun üzerinde altıgen döşemeler üzerinde oynanan, zaman sınırı olmayan bir zekâ oyunu. Amaç, yerdeki yeşil döşemeleri yok etmek. Döşemelerin üzerindeki oyunun karakteri küçük bir kız. Oyun klavye ile oynanabilse de fareyle oynamak daha kolay ve rahat.

Gri Altıgen: Karakterin üzerinde durduğu karodur. Oyun genelde bu tür karonun üzeride biter. Bu karo yok olmaz.

Yeşil Altıgen: Yok etmemiz gereken karo. Karakter bu karonun üzerine geldiğinde karo çatlar, karodan ayrıldığındaysa karo yok olur.

Tramplen Altıgen:
 Karakteri bir karo üzerinde zıplatarak daha ileri gitmesini sağlar.

Turkuaz altıgen: Bu karoları yok etmeniz gerekmez. Karakteri üzerine getirdiğinizde Yeşil altıgene dönüşüyor. Dönüştüğü zaman yok etmemiz gerekiyor.

Yüksek Karolar: 
Karakter bu karolara çıkamaz. Normal karolar tükendiğinde bu karolar normal boyutuna iniyor.

Lazer Altıgen: Bu karonun üzerine geldiğinde lazer ışını göndererek önündeki engelleri yok eder.

Kırmızı Altıgen: Bu altıgenin üzerine geldiğinizde saat yönüne doğru bir kere döner.

Buz Altıgen:
 Buz altıgenler karakteri üzerinde kaydırır. Üzerinde duramazsınız. Kaydığınız yere dikkat etmeniz gerekiyor.

Anti Buz: İlerleyen bölümlerde karşınıza çıkan anti-buz. Anti-buz altıgenleri Turkuaz altıgenlere dönüştürüyor.

Sandal: Su üzerinde karşıdan karşıya geçmek için kullanılır. Yönetimi yoktur. Karşısına bir engel çıkıncaya kadar ilerler.

 Asansör: Yüksek karolara çıkmak için kullanılır. Yukarda olan asansöre bindiğinizde asansör aşağı iner.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Katkı contrib deposu ekleme

2009da Katkı Deposu Ekleme

Bildiğiniz üzere Pardus ile yeni programları bilgisayarımıza yüklemek ve onları güncellemek için, şu ana kadar sahip olduğumuz bilgisayar deneyiminin bir adım ötesine geçmiş ve PiSi arayüzü ile özgür yazılımın seçkin ve kullanışlı örneklerini hiçbir ücret ödemeden, tam sürüm olarak, tek bir arayüz ekranı kullanarak bilgisayarımıza yükleme şansına sahip olmuştuk.

Aslında Pardus 2011’de katkı deposu kalkmış olsa bile hâlâ 2009 sürümünde varlığına devam ediyor. Bu yazımızdaysa, arayüze yeni paketler eklemek amacıyla Katkı (contrib) deposunu, eğer Kaptan ile eklemediyseniz, PiSi’ye nasıl ekleneceğini adım adım anlatmaya çalışacağız.

 

İlk adım: Katkı (Contrib) deposu nedir?

Katkı deposunun işlevi ve bu depoya girecek paketlerin neden bu depoya girdiği, özellikle geliştiriciler düzeyinde tartışılabilecek bir konu olsa da, ne olduğunu ayrıntılara fazla girmeden anlatalım.

Katkı Deposu (contributor repository ya da kısa adıyla contrib), Resmi depoya çeşitli nedenlerle dâhil edilmemiş ve bakımı ağırlıklı olarak topluluk üyeleri tarafından üstlenilen kararlı paketlerin toplandığı depoya verilen isimdir.

Bu paketlerin depoya girmeme sebebi, henüz çeviri işlerinin tamamlanmaması olabileceği gibi, depo politikaları da olabilir.

 

İkinci adım: PiSi arayüzünü çalıştırmak

Bu adımda öncelikle PiSi’nin arayüz ekranını çalıştıracağız.

Bunu yapmanın dört yolu var;

  • Pardus menüsünde Programlar > Sistem bölümündeki, Paket Yöneticisi seçeneğine tıklayarak,

  • Eğer, KAPTAN masaüstünüzü yapılandırırken PiSi’nin sistem çekmecesine yerleşmesini onayladıysanız simgesine bir kere tıklayarak,

  • Gelişmiş KickOff stili menü kullanıyorsanız, Uygulamalar Sekmesinde bulunan, Sistem bölümünden,

 

  • Gelişmiş Lancelot stili menü kullanıyorsanız Uygulamalar Sekmesinde bulunan, Sistem bölümünden,

PiSi arayüzünü çalıştırmanız mümkün.

Arayüzün nasıl kullanılacağı bir başka ilk adım yazısının konusu olduğundan biz yapmamız gereken işleme sadık kalıp depo eklemeye devam edelim.

PiSi ekranı açıkken Ayarlar menüsünü açın ve Paket Yöneticisi Uygulamasını Yapılandır düğmesine basın.

Karşınıza Ayarlar ekranı açılacak ve Depolar sekmesi hemen önünüzde olacak.

 

Adım 3: Katkı (Contrib) Deposunu Eklemek

Depolar sekmesi açıkken, listede karşınızda kurulumla beraber paket deposu olarak eklenmiş olan, resmi deponun adresini göreceksiniz.

Bu aşamada Yeni Depo Ekle tuşuna basmalısınız.

Açılan minik pencerede depo adına istediğiniz bir ismi girebilirsiniz. Bir karışıklık yaşamamak için ben buraya Contrib ismini girmeyi uygun buluyorum.

Depo adresi olarak deponun indeksini gösteren belgenin adresini girmeniz yeterli. Bu özel belge PiSi’nin yorumlayacağı bir şekilde yazılmış olup, hangi paketin, hangi sekmede, hangi bilgileri içereceğini gösteren bir kaynak belgedir.

Pardus 2009 Contrib deposu için bu adres;

  • http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2009/pisi-index.xml.bz2

şeklindedir.

Önemli Not: Sisteminize kullanmış olduğunuz Pardus sürümünden farklı bir sürümün Katkı deposunu eklerseniz, paketleri kuramayabilir, kurduğunuz paketler veya Pardus çalışmayabilir.

Bu iki alanı doldurduktan sonra Tamam düğmesine basın. Listede Resmi Depo’nun yanı sıra yeni eklediğiniz deponun da olduğunu göreceksiniz.

Ayarları kapatmak için tamam tuşuna basın.

Pisi yaptığınız değişiklikleri uygulamak için depoya bağlanacak. Veritabanını bilgisayarınızda bulunan veritabanı ile eşleyerek size arayüzde eklenen yeni paketleri sergileyecektir.

Bu işlemin bitmesi ile beraber artık Katkı deposunu sisteminize eklemiş ve başarı ile görüntülemiş olacaksınız.

 

Alternatif Yöntem: Konsol ile Ekleme

Eğer konsol kullanarak işlerinizi halletmeyi, görsel arayüz kullanarak halletmekten daha pratik buluyorsanız; “sudo pisi ar depo_adı  http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2009/pisi-index.xml.bz2” komutunu tırnaklar olmadan ve “depo_adı” yerine istediğiniz depo adını yazarak kullanabilir, katkı deposunu saniyeler içinde sisteminize ekleyebilirsiniz.

 

Adım 4: Adımlamadan Koşmaya

Artık tüm paketler elinizin altında olduğuna göre size düşen paketleri incelemek ve beğendiğiniz paketleri bilgisayarınıza kurarak hayatınıza kattıkları kolaylıkların tadını çıkarmak.

Öğrenirken denemekten ve tekrar denemekten çekinmeyin.

Bol Pardus’lu günler…

FooBillard Oyunu

Foobillard başta Linux için tasarlanmış bir OpenGL oyunu olup, gerçekçi fizik yapısı ve dikkate değer görselliği ile bir simülasyonu andırıyor. Karambol, snooker gibi oyun çeşitleri ve yapay zekâ oyuncuyla da epey takdir toplayacağına eminim.

Sırası gelmişken oyun geliştiricilerinin usta bilardo oyuncularından oyunun fiziki yapısı ile ilgili görüşlerini beklediklerini belirtmekte yarar var. Kırmızı-mavi üç boyut desteği ve toplardaki yansımalar dikkate değer özelliklerden bazıları. Kırmızı-mavi renkli özel bir gözlük ile oyundan keyif alacağınız ise tamamen ayrı bir konu.

İstesem de İnternet’e giremediğim bir gece yeniden keşfettiğim bir oyunu sizlerle paylaşmak istedim.

Öncelikle birkaç ayar yapmalıyız. Oyunu başlattığımızda “Esc” ile ana menüyü, ardından “options” ile ayarlar menüsünü açıyoruz. Bence sisteminizin kaldırabileceği bütün ayarları sonuna kadar zorlamalısınız.

Oyuna dalıp gitmeden ayarlarımıza devam ediyoruz. Ana menüden “restart game”, ardından “single match” ile oyuncu ayarlarına ulaşıyoruz.

Sırası ile oyuncu ismi, ardından “AI” yapay zekâ ya da “human” insan olarak oyuncu profilini ayarlıyoruz. Bu ayarlarla ıstaka biçimindeki centilmen bir oyun arkadaşımız meydana geliyor.

Oyun kullanımı tam benlik, sadece fareyi kullanabilirsiniz. Farenin sol tuşunu basılı tutarak ve elbette yardımcı çizgiyi de gözeterek vuruş doğrultusunu ayarlayabilirsiniz. Farenizin tekerleğini çevirerek vuruş gücünüzü arttırıp azaltabilirsiniz. Farenizin tekerleğiyle tıkladığınız an top harekete geçiyor. Rakibinizi harika kamera açılarıyla takip edebilmek içinse farenin sol tuşunu basılı tutarak hareket ettirmeniz yeterli.

Istaka topunun yerini değiştirmek isterseniz Shift tuşu basılı tutularak fare yardımıyla, vuruş noktasının yerini değiştirmek isterseniz Shift+sağ fare tuşu ile dilediğiniz ayarları yapabilirsiniz.

Seçtiğiniz oyuna girebilmek için tekrar ana menüye dönüp “resume” yolunu takip etmelisiniz.

Turnuva karşılaşmalarını başlatmak için boşluk tuşuna bastığınızda hızlı birkaç maçtan sonra sizin maçınız başlıyor.

Birkaç özelliği daha açmak gerekirse;

Sol fare tuşu zaten ıstaka topu merkezli görüş açısını değiştiriyordu, sağ fare tuşu ile de ileri geri görüş açınızı değiştirebilirsiniz.  Daha fazla görsellik için Ctrl+sağ fare tuşu ile perspektif ayarları yapabilir, R tuşu ile de yansımaları açıp kapatabilirsiniz.

Training modu denen alıştırma oyununda ise Tab tuşu ile ıstaka topunu değiştirebilir, U tuşu ile en son yapılan hareketi geri alabilirsiniz.

“İyi de oyunu hiç oynamadım” diyenlere öncelikle yapay zekâ oyuncuyu takip etmelerini ve aşağıdaki bilgileri gözden geçirmelerini tavsiye ederim.

“8 top” oyunu

Açılışta cebe düşürdüğünüz ilk top grubu ile oyuna devam etmelisiniz. Vuruş esnasında ıstaka topu ilk olarak kendi grubunuzdaki bir topa isabet etmeli ve isabet eden topu cebe düşürmeli ya da banda göndermelisiniz.

Hedef toplarınız bitmeden ıstaka topu ilk olarak siyah topa değerse faul yapmış olursunuz ve vuruş hakkı diğer oyuncuya geçer. Bu durumda diğer oyuncu ıstaka topunun yerini değiştirerek oyuna devam edebilir.

Hedef toplarınız bittiğinde sekiz numaralı siyah topu da cebe soktuğunuzda oyunu kazanırsınız.

Sekiz numaralı topu cebe sokarken faul yaparsanız, hedef toplarınızdan sonuncusu ile birlikte sekiz numaralı topu da cebe sokarsanız, sekiz numaralı topu nizami bir hedef  olmadığında cebe sokarsanız ya da art arda üç kez faul yaparsanız oyunu kaybedersiniz.

“9 top” oyunu

Oyunun amacı, açılıştan sonra bir numaralı toptan başlayarak sırayla gitmek ve en son dokuz numaralı topu sokarak oyunu bitirmektir. Buradaki önemli nokta sıradaki topu gördükten sonra başka bir topu sokma hakkı olmasıdır. Örneğin sıra iki numaralı toptayken, oyuncu beyaz topla önce iki numaralı topu görüp daha sonra dokuz numaralı topu sokarak oyunu kazanabilir. Bu durum bütün toplar için geçerlidir.

“Snooker” oyunu

Amaç bütün topları ya da rakibinden daha çok topu kurallara uygun olarak ceplere sokmak ve daha yüksek puan yapmak. Topların puanları: kırmızı-1, sarı-2, yeşil-3, kahverengi-4, mavi-5, pembe-6, siyah-7.

Oyun kuralları biraz karışık, açıkçası yapay zekâ rakibimizi takip ederek öğrenmekte fayda var.

“Karambol” oyunu

Istakayla vuruş yaptığımız topun bantlardan gelmesi gerekmeksizin diğer toplara değmesi ile sayı alınıyor. Eğer bilgisayara karşı oynuyorsak Amerikan seri denen bir durumda (üç topun bandın hemen yanında bir araya gelmesi) ardı ardına alınabilecek sayılarla keyifli oyun oynanabileceğini söyleyebilirim.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Hedgewars

Oyunumuz, küçük şirin kirpilerden oluşan takımların birbirine karşı olan amansız savaşlarını konu alıyor. Yalnız bu savaşlarda top ve tüfeğin yanı sıra beyzbol sopası, kamçı, patlayan doğum günü pastası, UFO gibi hiç de sıradan olmayan silahlar kullanılıyor. Ayrıca savaşlar alışık olmadığınız peynir tabağı, küvet, şato gibi yerlerde, bazen de paraşütle atlayan koyunların üzerinde geçiyor. Yine de daha önce Worms oynadıysanız bu oyun size tanıdık gelebilir.Özgür yazılım olması sayesinde oyunun pek çok dilde gönüllüler tarafından hazırlanmış çevirisi bulunuyor. Hatta Türkçe çevirisini ben hazırladım ve 0.9.10 sürümünden itibaren görebileceksiniz. Sesleri de Türkçe yaptık mı, demeyin keyfimize…

Hadi Kirpi Takımı Kuralım

İsterseniz oyuna hiç takım kurmadan “Yerel Oyun” ve “Basit Oyun” düğmelerini kullanarak başlayabilirsiniz. Bu şekilde başlarsanız kirpilerinizle bilgisayarın yönettiği meyveler takımına karşı oynarsınız. Oyunu öğrenirken takımların pek önemi olmasa da ilerde diğer insanlarla oynarken takımınızın kendine has bir tarzı olmasını isteyeceksiniz.

Takımınızı kurarken kirpilerinize isim verip şapka takabilir, konuşma biçimlerini seçebilirsiniz. Bunun için oyunun menüsünden ayarlara girip “Yeni Takım” düğmesine tıklayın. Çıkan ekranda takım elemanlarının isimlerini, şapkalarını ve diğer özelliklerini istediğiniz gibi seçin. Eğer takımla siz oynayacaksanız takım türünü “İnsan” yapmayı unutmayın, yoksa takımınızı bilgisayar yönetecektir.

Çok Oyunculu Mod

Sıra tabanlı oyunlar, doğası gereği tek bilgisayar üzerinde çok kişiyle oynanabilir. Sırası gelen kişi oturup hamlelerini yapar ve yerini sıradaki oyuncuya bırakır. Hedgewars’ı bu şekilde oynamak için öncelikle ayarlardan herkese yetecek kadar takım oluşturun. Ardından “Yerel Oyun” ve “Çok Oyunculu” düğmelerine tıklayın. Artık savaşa hangi takımların kaç kirpiyle katılacağını ve hangi silahların kullanılacağını seçip başlatabilirsiniz.

Oyunun İnternet üzerinden oynanan çok oyunculu modunun başarılı olduğunu söyleyebilirim. İnternet’e bağlıysanız ilk ekranda “Ağ Oyunu” düğmesine tıklayıp ardından “Resmi sunucuya bağlan” düğmesine tıklayın. Gelen ekranda listedeki odalardan birine tıklayıp katılabilir ya da yukarıdaki bölüme oda ismini yazarak kendiniz bir oda oluşturabilirsiniz. Oyunun başlayabilmesi için odadaki herkesin “hazırım” anlamına gelen sağ alttaki ampul simgeli düğmeye tıklaması gerekiyor. Daha sonra odayı oluşturan kişi oyunu başlatabilir. Oyunu başlatmadan önce dikkat etmeniz gereken bir şey de oyunculara dağıttığınız kirpi sayıları olmalı. Genellikle kirpilerin herkese eşit dağıtılması tercih edilir. Bir haritada olabilecek en fazla kirpi sayısı sınırlı olduğundan dolayı çok oyuncu varken herkese üçer adet kirpi vermeniz gerekebilir, aksi takdirde sonradan gelenler oyuna katılamayacaktır. Oyunu başlatmadan önce son olarak takım renklerini kontrol etmelisiniz. Aynı renkte olan takımların puanları birleştirilecektir.

Nasıl Oynanır?

Sıra sizin kirpilerinizden birine geldiğinde üzerinde yeşil bir ok çıkacak ve “emredersiniz komutanım” gibi bir şeyler söyleyecektir. Bu durumda yön tuşlarını kullanarak seçili kirpinizi yürütebilir, enter ve backspace tuşlarına basarak ileri-geri zıplatabilirsiniz. Boşluk tuşuna basılı tutup ekranda beliren gösterge istediğiniz hız seviyesine geldiğinde bırakarak da seçili silahınızı istediğiniz hızda kullanabilirsiniz. Silah değiştirmek için farenin sağ tuşuna basarak silah menüsünü açabilirsiniz. Kirpi değiştirmek içinse silah menüsünden “Kirpi Değiştir”i seçip klavyenizdeki TAB tuşuna basmalısınız. Değiştirme işareti istediğiniz kirpinin üzerine geldiğinde yön tuşlarından birine basarak kirpiyi kontrol etmeye başlayabilirsiniz. Kirpiniz bir silah kullandıktan ya da hasar aldıktan sonra turu bitecek ve oynama şansı sıradaki kirpiye geçecektir. Birincil amacımız karşı takımın kirpilerini suya atmak ya da sağlığını sıfıra düşürmektir. Bunun dışında silahlar sonraki turda daha çok hasar verebilmek için kirpileri birbirine yaklaştırmak amacıyla da kullanılabilir.

Her yeni sürümde sayısı artan bu silahları tek tek açıklamak uzun süreceğinden, şimdilik temel silahlardan bahsedeyim, diğerlerini oynarken zaten göreceksiniz. Bazuka, oyundaki en temel silahtır. Rüzgârdan etkilenir ve ne kadar hızlı atarsanız o kadar uzağa gider. Bilgisayarın çok iyi kullanabildiği nadir silahlardan biri olduğu için başlarda bunu bol bol göreceksiniz. Rüzgârın ne yöne hangi şiddette estiğini sağ alttaki rüzgâr göstergesinden izleyebilir ya da haritada yağan nesnelerin yönüne bakarak tahmin edebilirsiniz. El bombaları rüzgârdan etkilenmediği için tercih edilebilir. Bunları alıp klavyedeki 1’den 5’e kadar olan tuşlara basarak zamanlayıcıyı ayarladıktan sonra fırlatıyorsunuz. Zamanlayıcı 0’a ulaştığında patlıyor. Halatla bir yere tutunurken el bombasını bırakmak istiyorsanız silahlardan bomba türünü seçip enter tuşuna basabilirsiniz. Bu şekilde bombayı bırakıp halatla olay mahallinden kolayca uzaklaşabilirsiniz.

Görseller

Oyundaki başarılı görseller için hepimizin Hedgewars grafik ekibine ve elbet Finn Brice’a (Tiyuri) büyük bir teşekkür borcu var. Kendisi bütün görselleri sıfırdan tasarlamış ve oyuna yerleştirmiş. Daha sonra gelen görseller ve haritalar da onun belirlediği kurallara uygun olarak çizilmiş.

Görseller, patlama ve yanma efektleri, ekran kartının hızlandırması sayesinde akıcı ve doğal görünüyorlar. Oyun sizde yavaş çalışıyorsa büyük ihtimalle ekran kartınızın 3B hızlandırma desteği çalışmıyordur. Bu durumda Pardus’un Görüntü Yöneticisi’ni açıp orada önerilen işlemleri yapmanızı tavsiye ederim.

Ses ve Müzik

Oyunda takımlara özgü seslendirmeler, harita temasına has müzikler bulunuyor. İşitsel ögeler, görsel ögelerde olduğu gibi yetenekli kişilerin ellerinden çıkmışa benziyor. Oyunun kendine has temasını bu sesler tamamlıyor.

Sonuç

Hedgewars, herkesin sevebileceği şirinlikte grafikleri ve sesleri ile gönüllerinizi fethedecek. İnternet’ten oynarken saatlerce  başından kalkamayacaksınız. Ben uyarımı yaptım, gerisi size kalmış.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Pardus Tanıtım Günleri

Özgür ve açık kaynak işletim sistemimiz Pardus için Atılım Üniversitesi’nin katkılarıyla başlatılan 1. Pardus Tanıtım ve Geliştirme Günleri, Ankara’da bulunan neredeyse tüm üniversitelerden gençlerin desteğiyle gerçekleşiyor. Etkinlikte Pardus’a dair tüm bilgileri gençler birebir Pardusgeliştiricileri ve topluluk yöneticilerinden edinebilecekler.

Özgür yazılım ve Pardus konusunda aydınlatıcı olacak bu konferanslar zincirinin ilkini Özgürlükiçin.com‘dan tanıdığınız Akın ÖMEROĞLU verecek. Konferans konusu olarak “Özgürlükiçin OOXML’e Karşı!” başlığını seçen Özgürlükiçinyöneticileri, dünyada 25 Mart’ta kutlanılan “Document Freedom Day” kutlamasını da yapacak. “Document Freedom Day” hakkında bilgi için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

Son oturumda Linux Kullanıcıları Derneği onursal başkanı Mustafa AKGÜL ve Atılım Üniversitesi öğretim üyelerinden Ziya KARAKAYA beraber bir açık kaynak söyleşisi yapacaklar. Ardından Pardus göç ortaklarından Portakal Teknoloji Yazılım Şirketi genel müdürü Bora GÜNGÖREN, “Sanallaştırma” başlıklı bir sunumla sahneye çıkacak.

Konferansların son zincirinde Pardus gelişticileri bizlerle olacaklar. Pardus geliştiricilerinden Gökmen GÖKSEL ve Gökçen ERASLAN katılımcılara “Nasıl Pardus Geliştiricisi Olunur?” başlıklı bir sunum yapacaklar. Daha teknik soruların cevap bulacağı bu konferansta gençler, geliştiricileri ve Pardus’u daha yakından tanıyacak.

Konferanslar sonunda bütün katılımcılara katılım belgesi ve Pardus etiketleri verilecek. Atılım Üniversitesi’ne ulaşımda zorluk olmaması için ODTÜTOBB ETÜGazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi‘nden saat 11:15’de Atılım Üniversitesi‘ne gitmek üzere servisler kaldırılacak.

Ankara’daki üniversitelerden ODTÜ, TOBB ETÜ, Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Atılım Üniversitesi’nin desteğiyle yapılan Birinci Pardus Tanıtım ve Geliştirme Günleri’ne gelecek sene ikincisiyle devam edilecek. 26 Mart 2009 Perşembe günü yapılacak olan bu seneki bu güzel konferanslar dizisine Atılım Üniversitesi evsahipliği yapıyor. İnternet’ten kayıt olmak için bu adresi ziyaret edebilirsiniz. Kayıtlar 26 Mart’a kadar açık olacak.

Birinci Pardus Tanıtım ve Geliştirme Günleri’ne herkesi bekliyoruz!

Etkinlik Programı

  • Tarih: 26 Mart 2009
  • Zaman: 12:00 – 18:00
  • Yer: Atılım Üniversitesi Cevdet Kösemen Konferans Salonu
  • 12:00 -12:15 Açılış konuşması
  • 12:15 -13:30 Özgürlükiçin OOXML’e karşı! (Akın Ömeroğlu )
  • 13:45 -15:00 Açık Kaynak Yansımaları (Mustafa Akgül ve Ziya Karakaya)
  • 15:15 -16:30 Sanallaştırma (Bora Güngören)
  • 16:45 -18:00 Nasıl Pardus Geliştiricisi Olunur? (Gökçen Eraslan ve Gökmen Göksel)

Blender

Blender

Bana mutluluğun resmini çizebilir misin?

Blender ile mutluluğun resmini çizebilir misiniz bilmem ama çizebilecekleriniz hayal gücünüzle sınırlıdır desek abartmış olmayız. Aslında bu köşenin amacı size Blender öğretmek değil, daha çok özgür yazılıma geçme konusunda sizi yüreklendirmek. Zira bir program ne kadar geniş kullanıcı kitlesine ulaşırsa gelişimi de o denli ivme kazanacaktır.

Şimdi gelelim Blender’ın ne olduğuna; kısa tanımıyla Blender, geniş kullanım alanına sahip, üç boyutlu modelleme ve animasyon uygulamasıdır. Yazı içinde görselleri yer alan yer alan çizgi filmlerin hepsi Blender ile hazırlandı.

Eğer kafanızda Blender’ın 3D Max kadar becerikli olup olmadığına dair hâlâ soru işaretleri varsa, www.blender.org sitesindeki Galeri bölümünden Blender ile yapılmış örnek çalışmaları görebilirsiniz. Arşiv (Archive) bölümünden yapılan tüm çalışmalara ulaşmanız mümkün. Özellikle Blender ile yapılmış animasyon filmlerini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Benim de birinci elden deneyimleme fırsatı bulduğum gibi, Blender’ın pencere sistemi özellikle daha önceden 3D Max ve benzeri programlara aşina olanlar için bir hayli karmaşık gelebilir. Bu yüzden gelin ilk olarak Blender’ın pencere yapısını tanımakla işe başlayalım.

Blender Pencere Sistemi:

Blender’ı açtığınızda karşınıza üç ana bölüme ayrılmış bir pencere sistemi çıkar:

  • Yukarıda, Kullanıcı Seçenekleri Penceresinin başlık kısmı olan ana menü
  • Geniş bir 3B penceresi
  • Ve en altta düğmelerin bulunduğu pencere.

Bu pencereler istenirse daha alt bölümlere ayrılabilirler. Başlangıç olarak birkaç ana bileşeni tanıyarak işe başlayabiliriz.

Pencere Türü (Window Type): Pencere türünü değiştirmenizi sağlayan sol üst köşedeki açılır menü. Örneğin, 3B görünüm penceresini görmek istiyorsanız,pencere tipine tıklayıp 3B görünüm (3D View) seçmeniz yeterli. Bu açılır menü sayesinde tek bir pencereyi birçok pencere gibi kullanabilirsiniz. Pencereler arasında geçiş yaptığınızda yukarıdaki menünün de pencere türüne göre değiştiğini göreceksiniz. Bu menüler o pencere tipiyle kullanılacak menülerdir. Bunu 3D Studio Max’teki pencere geçişinin gelişmiş hali gibi düşünebilirsiniz.

Ana Menü (Main Top Menu): Kullanıcı Seçenekleri (User Preferences) penceresiyle ilişkili olan menüdür. Fareyi ana menünün bulunduğu Kullanıcı Seçenekleri başlığının alt sınırına getirdiğinizde imleç yukarı-aşağı ok halini alacaktır. Sol fare tuşuna tıklayıp aşağı doğru sürükleyerek seçeneklerin olduğu kısmı görebilirsiniz.

Ekran Düzeni (Current Screen): Standart olarak, Blender önceden ayarlanmış birkaç farklı ekran düzeniyle gelir. Daha farklı ayarlara ihtiyaç duyarsanız, kendinize yeni bir tane oluşturup isimlendirebilirsiniz.

Geçerli Sahne (Current Scene): Çoklu sahne özelliğine sahip olmak, size çalışmanızı organize edilmiş şablonlara ayırma imkânı sunar.

Kaynak Bilgisi (Resource Information): Size program ve sistem kaynakları hakkında bilgi verir. Sahnedeki noktaların, yüzeylerin ve nesnelerin kaç tane olduğu ve ne kadar hafıza tükettiği gibi bilgileri gösterir. Makinenizin sınırlarını zorlayıp zorlamadığınızı görmek için güzel bir özellik değil mi sizce de?

3B Dönüşüm Aracı (3D Transform Manipulator): Nesneleri dönüştürmek, çevirmek, taşımak ve boyutlandırmak gibi işlere yarayan yardımcı bir araç. Yine bu işlemleri klavye kısayolları ile de yapmanız mümkün (g/r/s). Ctrl + Boşluk bu işlevleri barındıran açılır menüyü gösterir. Dönüşüm aracını araç çubuğundaki el simgesine tıklayarak aktif ya da pasif hale getirebilirsiniz. Yine bu simgenin sağ tarafında bulunan üç simge; çevirme, döndürme, boyutlandırma düğmeleridir. Shift + Sol Fare Tuşu (SFT) her bir aracı aynı anda seçebilmenizi sağlar.

3B İmleç (3D Cursor): Çoklu fonksiyona sahiptir. Örneğin, yeni nesnelerin ilk defa oluşturulduklarında nerede belireceklerini ya da döndürme ekseninin nerede olacağını gösterebilir.

Küp (Cube Mesh): İlk kurulduğunda Blender, sahnenin tam ortasına oturmuş bir küp nesnesi ile başlar. Zamanla canınız sıkılırsa bu başlangıç seçeneğini değiştirmek isteyebilirsiniz. Yapmanız gereken Blender’ı istediğiniz gibi ayarlayıp Ctrl+U ile varsayılan olarak kaydetmek. Bundan sonra Blender’ı her açtığınızda kaydettiğiniz haliyle açılacaktır.

Işık (Light): Yeni kurulan bir Blender standart olarak sahnenin ortasına yakın bir yerlere konuşlandırılmış bir ışık kaynağıyla açılır. Işık nesnesi üç boyutla uğraşanlara pek de yabancı gelmeyecektir.

Kamera (Camera): Normal koşullar altında Blender sahnenin ortasına yakın bir yerde konuşlanmış bir kamera ile açılır. Bu kamera da yine 3D Max gibi program kullananlara tanıdık gelecektir.

• Aktif Nesne (Currently selected object): Bu kısım o an seçili olan nesnenin ismini gösterir. Karmaşık çizimlerde, siz de benim gibi seçtiğiniz nesneden emin olamadığınız durumlarla sık sık karşılaşıyorsanız bu özellik size bir hayli yardımcı olacaktır.

Panel Grup Yönetimi (Editing Panel Group): Alt kısımdaki pencere gruplanmış panelleri gösterir. İçerik Düğmeleri (Context Buttons) diye adlandırılan kısım size hangi panel grubunun görüntüleneceğini seçme olanağı sağlar. Bazı düğmeler alt-grup ya da grup seçiminin sağındaki Alt-İçerik Düğmeleri ( Sub-Context Buttons) diye adlandırılan ilave düğmeleri aktif hale getirir.

Geçerli Kare (Current frame): Blender bir modelleme ve animasyon uygulamasıdır. Dolayısıyla film karesi mantığını kullanarak nesneleri hareketlendirebilmenizi sağlar. Bu kısım o an hangi kare üzerinde çalışıldığını gösterir.

Gölgelendirme (Viewport shading): Blender 3B görüntüleri OpenGL kullanarak oluşturur. Blender gölgelendirme listesinden etkileşimli gölge tipini seçerek nesneleri gölgelendirebilirsiniz. Eğer güçlü bir ekran kartınız varsa daha gerçekçi görüntü için dokulu gölgelendirmeyi de seçebilirsiniz.

Döndürme/Boyutlandırma Eksen Noktası (Rotation/Scaling Pivot point): Dönme ya da boyutlandırma işleminin nerede cereyan edeceğini belirleyebilmenizi sağlar. Örneğin, bu eksen noktasını nesnenin merkezi olarak belirlerseniz nesne kendi etrafında dönecektir. Ancak eksen noktasını sahnenin farklı bir yerinde, farklı bir nokta olarak belirlerseniz, güneşin etrafında dönen dünya misali, nesne o belirlediğiniz nokta etrafında dönecektir.

Paneller (Panels): Birbiriyle ilişkili kontrol ve düğmeleri organize etmenize ve gruplandırmanıza yardımcı olur. Seçilen nesnenin türüne göre bazı paneller görünür ya da kaybolur.

Katmanlar (Layers): Katmanlar  bilgisayar destekli çizimin vazgeçilmez ögeleridir. Katmanlar sayesinde modelleme ve hareketlendirme çok kolaylaşır. Özellikle karmaşık sahnelerde katmanlar nesneleri yönetmekte size çok yardımcı olur. Blender katmanları, nesneleri fonksiyonlarına göre ayırmanıza yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Örneğin, bir katman bir su ögesi içerirken diğer katman ağaçları içerebilir ya da başka bir katman kamera ve ışıkları içerebilir.

3B Pencere Başlığı (3D Window header): Blender’daki tüm pencereler bir başlığa sahiptir. 3B pencere başlığı ise haliyle 3B penceresinin başlığıdır.

Sanırım ilk yazı için bu kadarı yeterli. Zaten başta da söylediğim gibi bu yazının size Blender öğretmek gibi bir iddiası yok. Doğal olarak siz; “Benim bir an önce Blender’a bodoslama dalmam gerek” diyebilirsiniz.

İşte size iki önemli Blender sitesi:

Hayata, sistemin dışından bakabilmeniz dileğiyle. Özgür kalın…

Tremulous İpuçları

Her şey aslında Quake II için geliştirilen Gloom ile başladı. Ardından Half-Life için geliştirilen Natural Selection, Gloom’dan çok daha gelişmiş bir modifikasyon olarak karşımıza çıktı. Tremulous için de, insanların ve yaratıkların birbiriyle olan mücadelesini konu alan bu iki modifikasyonun Quake III: Arena sürümü diyebiliriz.

Quake camiası içerisinde Tremulous adı ilk defa 2004 senesinin son aylarında duyuldu. Oyunumuz o zamanlar sadece Quake III: Arena için basit bir modifikasyondu. Ardından, 2005 senesinde, id Software’ın kurucularından John Carmack, “id Tech 3” olarak adlandırılan ve Quake III: Arena için geliştirilen grafik motorunun GNU Genel Kamu Lisansı (GPLv2) altında dağıtılacağını duyurdu. Bu, Quake III: Arena için hazırlanan tüm modifikasyonlar için bağımsızlık demekti. O tarihten bu yana oldukça gelişim gösteren ve bir çok hatasından arınan Tremulous, artık Quake III: Arena’ya gereksinim duymayan ve hem Windows hem de Linux için sürümleri bulunan ve her iki platformda oyunu oynayan oyuncuların aynı sunucularda karşılıklı oynayabildikleri bir oyun. Lafı daha da uzatmadan, oyunun gelişim sürecini de bir tarafa bırakıp, artık içeriği hakkında konuşmaya başlayalım derim.

Tremulous Nedir?

Tremulous için, içinde taktik (strateji) unsurları barındıran bir FPS (First Person Shooter) diyebiliriz. Oyunda iki oynanabilir ırk bulunmakta; Humans (çok sayıda donanım taşıyan insanlar) ve Aliens (evrim geçirebilen yaratıklar). Her iki ırkın teknolojileri ve görünüşleri farklı olsa da aslında ortak bir amaçları var; öncelikli olarak kendi üssünü ayakta tutabilmek ve geliştirmek, ardından da karşı tarafın üssünü yerle bir etmek. Oyunda hangi ırkı seçerseniz seçin, üssünüzü genişletebilmeniz mümkün. Örneğin az önceki çarpışmadan sağ çıkan ve sağlığı iyi olmayan bir oyuncuyu iyileştirebilecek bir birimden tutun da, o çarpışmada takım arkadaşı kadar şanslı olamayan bir oyuncuyu tekrardan diriltecek birime kadar veya az önce iki Dragoon’u yere seren oyuncunun elde ettiği kredilerle kendine Pulse Rifle ve gıcır gıcır bir Battlesuit almasına yarayan birime kadar birçok birim mevcut.

Oyunun Gelişimi

Oyuna başladığınız anda bütün silahlara ve teknolojiye erişemiyoruz. Oyunda “Stage” olarak adlandırılan üç seviye ve bunlar her iki tarafın oyuncularının birbirlerini öldürmesiyle atlanabilen seviyeler. İlk seviyede olabilecek en kısıtlı imkânlarla karşı tarafla çarpışıyorsunuz. İkinci seviyede insanlar Pulse Rifle, Grenade, Helmet, Jet Pack gibi güzelliklerle karşılaşıyorken yaratıklarsa evrim geçirerek Advanced Basilisk’e ya da Advanced Basilisk’e dönüşebiliyorlar. Son seviyede ise insanlar Flamethrower, Lucifer Cannon ve Battlesuit’e kavuşurken yaratıklar da Advanced Dragoon ve Tyrant’a dönüşebiliyorlar.

Oyuna yeni başlayanların ilk olarak tercih edecekleri tarafın “Humans” olduğunu düşünerek, öncelikle Humans’ı ve özelliklerini anlatmayı tercih ediyorum. Askerlerin görünüşleri birbirine benzer ve onları birbirlerinden ayıran fark ise kullandıkları teçhizattır. Her taktik oyununda üssünüzü ayakta tutan bir karakter olduğu gibi, Tremulous’ta da bu rolü oynayan oyuncuların ellerine Advanced Construction Kit (Gelişmiş İnşa Takımı) tutuşturulur, yaratıkların kafasını ezmek isteyenlerin eline ise Rifle (Tüfek) verilir. Bina inşa etmekten canı sıkılan ya da yaratıkları ezmeyi umarken yaratıklarca ezilen bir oyuncu, dilediği vakit Armoury’nin (cephane alıp bıraktığınız birim) yanında geçerken dilediklerini alabilirler. Şimdi ise detaylıca bir inceleyelim.

İnsan Yapıları:

Reactor (Reaktör): İnsanların üslerini ayakta tutabilmeleri için öncelikle bu binanın kesinlikle yok olmaması lazım. Bu binadan sadece bir tane inşa edilebiliyor. Yaratıkların amacı bu binayı yok etmek ve sizi saf dışı bırakmak. Bu durumda üssünüzü savunmak durumunda kalıyorsunuz ki, çoğu haritada üssünüze giriş yapılabilecek birden fazla nokta olduğundan iyi bir savunma taktiği kurmanız ve savunma yapıları inşa etmeniz gerekiyor.

Machine Gun Turret (Mini Taretler): Bu ufak taretlerden üssümüze oldukça sık inşa etmemiz gerekebilir. Zira en temel savunma yapılarımız olsa da iki Tyrant’a karşı bir tanesi pek bir dayanıksız kalıyor.

Tesla Generator: Yaratık kızartıcı! Yüksek bir akım ile yaratıkları kızartmaya yarayan bu cihaz, Tesla Coil’in insan boyuna küçültülmüş hali olarak da tarif edilebilir.

Telenode: Bir yaratık tarafından harcanmamızın ardından dirilmemizi (yani “spawn” olmamızı) sağlayan yapı.

Defense Computer (Savunma Bilgisayarı): Machine Gun Turret’lar ve Tesla Generator’ların inşa edilebilmesi ve etkinleşmesi için gereken bir yapı.

Repeater: Bu minik cihazlar ise Reactor’den uzak noktalara bir yapı inşa edeceğimiz vakit bize gerekli enerjiyi sağlayan ufak yapılar.

Armory (Cephanelik): Gerek bina inşa etmemize yarayan araç gereçleri, gerekse böcekleri yok etmemiz için gereken her türlü cephaneyi ve zırhı edinebiliriz.

Silahlar:

Hazır bahsetmişken, cephaneliğe bir göz atmakta fayda var. Silahların isimlerinin yanında satın alabilmeniz için ne kadar krediye ihtiyaç duyacağınız ve kaçıncı Stage’lerde çıktığı yazılı.

Construction Kit (Ücretsiz / Stage 1): İnsanların yapı inşa etmesine yarayan araçtır. Bu araç ile yeni yapılar inşa edebilir, hasar almış yapıları tamir edebilir ya da zaten inşa edilmiş bir yapıyı kaldırabilirsiniz. Aynı anda hem Construction Kit hem de silah taşıyamazsınız ancak Amoury’e gidip bu silahı satabilir ve yerine bir silah alabilirsiniz.

Advanced Construction Kit (Ücretsiz / Stage 2): Bu araç ile inşa edebileceğiniz yapı seçenekleri artar.

Blaster (Ücretsiz / Stage 1): İnsanlarda her oyuncuya standart olarak sunulan bir silah. Cephane kullanmaz ve zayıf bir ateş gücü vardır.

Rifle (Ücretsiz / Stage 1): İnsanların bir diğer standart saldırı silahı. Hedefini tutturmakta pek zorlanmayacağınız her şarjörde 30 mermi ve 6 şarjör kullanabileceğiniz bir silah.

Pain Saw (100 Kredi / Stage 1): İnsanlardaki uzun menzilli bütün silahlar arasında yakın çatışmalar için kullanılabilecek bir silah. Cephane derdi yok, karşınızdakini kızartma yapabilecek güzel bir testere.

Shotgun (150 Kredi / Stage 1): İşte her FPS’nin şaşmaz silahı pompalı tüfek! Tek şarjöre sekiz mermi alabiliyoruz ve yanımızda sadece üç şarjör alabiliyoruz. Özellikle yakın çarpışmalarda oldukça etkili.

Las Gun (250 Kredi / Stage 1): Rifle’a benzer ama ondan kesinlikle daha güçlü ancak daha yavaş bir silah. Mermi kullanmadığı için enerjisi azaldığında Reactor’den veya Repeater’lardan enerjisini doldurabilirsiniz.

Chaingun (400 Kredi / Stage 1): Karşınızdakine ağır hasar veren ama nişan almakta zorlanabileceğiniz, Battlesuit (birazdan bahsedeceğim!) giymediğiniz sürece geri tepmesiyle sadece duvarları vurabileceğiniz, özellikle Tyrant’lara karşı oldukça etkili bir silah.

Pulse Rifle (400 Kredi / Stage 2): Oldukaç etkili bir lazer silahı. Las Gun gibi Reactor’den veya Repeater’lardan şarj edebilirsiniz.

Grenade (200 Kredi / Stage 2): El bombası, özellikle karşı tarafın üssüne atmak veya kalabalık bir çarpışmada ortaya atmak oldukça eğlenceli. Dikkat edin, kendi takım arkadaşlarınız da parçalara ayrılmasın.

Flamethrower (450 Kredi / Stage 3):Karşınıza çıkan herkesi kızartabileceğiniz, dikkatsiz davranırsanız kendinizi de kızartabileceğiniz bir silah.

Lucifer Cannon (600 Kredi / Stage 3): Oldukça etkili olan bu silah enerji topları atıyor ve bu gücünün yanında ne yazık ki oldukça hantal.

Zırhlar:

Light Armour (70 Kredi / Stage 1): Gövdenizin ve bacaklarınızın üstüne giydiğiniz hafif zırh.

Helmet (90 Kredi / Stage 2): Başlık. Aynı zamanda dost ve düşman birimlerinin konumlarını gösterir.

Battery Pack (100 Kredi / Stage 1): Cephane kapasitenizi attırmaya yarar. Jet Pack ile beraber kullanılamaz.

Jet Pack (120 Kredi / Stage 2): Hareket kabiliyeti düşük ama harita sınırları boyunca uçmanıza yarayan faydalı bir araç.

Battlesuit (400 Kredi / Stage 3): İnsanların giyinip kuşanabileceği en iyi zırh. Koruma seviyesi oldukça yüksek olan bu zırhı kuşandığınızda, ne yazık ki diğer zırh parçalarını kullanamıyorsunuz.

Şimdi de biraz Aliens’dan bahsedelim. Humans’ın teknolojilerinden oldukça farklı bir teknolojiye sahipler. Bu yaratıkların saldırı şekilleri, evrim geçirip dönüştükleri yaratığa göre değişiklik gösteriyor. Yapılarının hepsi organik olan bu yaratıkların üslerini ayakta tutan sınıf ise Granger ve Advanced Granger. Bazı yaratıklar oldukça yükseğe zıplayabilirken, bazıları da duvarlara tırmanabiliyor. Ama en korkutucu olan yaratık kesinlikle boyutlarıyla beraber Tyrant! Overmind olduğu sürece güvenli her noktada evrim geçirebilirler.

Yaratıkların Yapıları:

Overmind: Yaratıklarımız için de en önemli olan yapı. Sadece bir tane üretilebiliyor. Yok olması halinde tüm yaratıklar yenilmiş kabul ediliyor.

Acide Tube: Üssümüzü savunmamız için bunlardan oldukça sık yapmamız gerekir. Düşman birim yaklaştığında zehirli bir sıvı salgılayan bu yapı, aynı zamanda yok edildikten iki saniye sonra patlayarak yakınlarındaki düşman birimlere de zarar veriyor.

Egg (Yumurta): ölümümüzün ardından yeniden doğduğumuz ve oyuna dahil olduğumuz yapı.

Barricade: Dar alanlara koyulması halinde insanları sinirden kudurtacak, saç baş yoldurtacak bir yapı. İnsanlara engel olmakla kalmıyor, onların görüş alanlarını kısmen de olsa kapatıyor.

Booster: Bu yapıya dokunan herhangi bir yaratık, sınırlı bir süre için dokunduğu veya saldırdığı tüm düşman birimlerini aynı zamanda zehirleyebiliyor ve zehirlenen düşmanın canı bir süre için sürekli düşüyor.

Hive: Yüzlerce böcekçiğe ev sahipliği yapar ve bir insan yaklaştığında bu küçük yaratıklar insanlara saldırır.

Yaratık Türleri:

Daha önceden de bahsettiğim gibi, insanlar değişik silah ve zırhlarla daha da güçlü birer asker oluyorken, yaratıklarda daha da güçlenmenin yolu evrim geçirmek ve bir üst sınıfa yükselmek. Her sınıfın kendine ait avantajları mevcut. Sınıfların isimlerinin yanında gereken evrim puanı (E.P.) ve kaçıncı Stage’lerde geçilebildiği yazılı.

Granger (0 E.P. / Stage 1): Yaratıklarda yapıları oluşturan sınıf.

Advanced Granger (0 E.P. / Stage 1): Daha gelmişmiş olan bu sınıf, aynı zamanda eski yapıları yenileyebiliyor ve duvarlara tırmanabiliyor. Böylece Acide Tube, Egg ve Hive gibi yapıları tavana da yapabiliyor.

Dretch (0 E.P. / Stage 1): En basit saldırı sınıfı. Duvarlardan tırmanabilir ve düşmana hasar vermesi için dokunması yeterlidir. Düşmanınızın sürekli kafasına zıplamak ve duvarlara tırmanıp kaçmak, acemi bir askeri çıldırtırken sizi eğlendirecektir.

Basilisk (1 E.P. / Stage 1): İnsanlarla yakın temasa geçtiğinde onların hareket kabiliyetini engeller. Eğer saldırdığınız düşman Battlesuit kullanmıyorsa bir süre bunun etkisinde kalacaktır. Bu sınıf aynı zamanda duvarlara da tırmanabilmekte.

Advanced Basilisk (2 E.P. / Stage 2): Basilisk’in yeteneklerine ek olarak zehirli gaz salgılayan bu yaratık, düşmanı Battlesuit kullanmadığı sürece zehirleyebilir ve düşmanın sağlığını kısa bir boyunca düşürebilir.

Marauder (2 E.P. / Stage 1): Duvarlardan yüksek mesafeli sıçrayışlar yaparak düşmanın kafasına binebilen ve anında kaçabilen bir sınıf.

Advanced Marauder (3 E.P. / Stage 2): Marauder’ın yeteneklerine ek olarak şimşek saldırısı yapabilir. Oldukça etkili bir saldırı yöntemidir.

Dragoon (3 E.P. / Stage 1):Düşmanını ısırarak yaralayan bu sınıf, aynı zamanda mürekkebe benzer bir sıvıyla da saldırabilir ve düşmanını zehirleyebilir.

Advanced Dragoon (3 E.P. / Stage 1): Dargoon’un  yeteneklerine ek olarak “Shoot Barb” saldırısına sahiptir.

Tyrant (5 E.P. / Stage 3):Yaratıkların en üst saldırı sınıfıdır.Düşmanlarını pençeleriyle parçalayan bu sınıf, aynı zamanda düşmanlarının üstünden geçerek onları çiğneyebilmekte. Tyrant’lar birbirlerine yakın durdukları sürece normalden daha hızlı bir biçimde iyileşirler.

Oyun, her iki taraf için de kesinlikle bir takım oyunu. Birbirinden farklı iki tarafın olduğu ve birçok FPS’den farklı bir oyun. Tremulous’u sisteminize nasıl kurulacağına gelince, Paket Yöneticisi’ni açmanız ve oyunlar sekmesine bir göz atmamız yeterli olacaktır. Eğer daha fazla harita indirmek isterseniz, bu adrese göz atmanızı tavsiye ederim. Oyunu internetten düşük ping değerleriyle oynanabileceğiniz bir çok sunucu mevcut.

Henüz bir Türkiye sunucusu yok, ancak ilgi görmesi halinde birilerinin açacağından eminim. Natural Selection’ı iki yıl boyunca sıkılmadan oynadıktan sonra açık kaynak bir alternatifiyle karşılaşınca (üstelik çok da iyi bir alternatif olunca), bu oyunu da bırakamaz oldum. Her gün en az yarım saatimi verdiğim bu oyunu FPS oyuncularının denemesini kesinlikle tavsiye ediyorum.

Herkese iyi oyunlar…

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

TCDD Bilet Satış & Rezervasyon Sistemi’ni Firefox ile çalıştırmak

Bildiğiniz gibi birçok devlet sitesi Firefoxta düzgün çalışmamakta. TCDD Bilet Satış & Rezervasyon Sistemi de bunlardan biri.

Sistemdeki sorunu 20 Şubat 2009 tarihinde site üzerinden yetkililere bildirdim. Bugün (6 Mart 2009) konu ile ilgili iki adet cevap geldi. İlkinde mesajın ilgili birime iletildiği, ikincisinde -sanırım ilgili birimden gelen cevapta- ise şu yazıyordu;

MİYS formu ile ilgili değişiklik sadece form sayfasını değiştirerek
yapılamamaktadır, MİYS sisteminin tamamen değişmesi gerekmektedir yanıtı
alınmıştır. Kısa vadede bu şekilde bir çözüm planlanmamıştır.

Ancak sorun dedikleri gibi büyük değildi, bu işten kaçmaktan başka bir şey değildi. İki css düzeltmesi ile sistemin Firefoxta düzgün çalışması sağlanıyordu.

Çözümü firebug ile uygulayıp ekran görüntülerini aldıktan sonra yetkililere göndermek üzere bir belge hazırladım ve belgeyi yetkililere gönderdim. Umarım bu sefer iki css düzeltmesi yapabilirler ve sorun çözülür; Firefox kullananlar TCDDden bilet almak için Internet Explorer aramak zorunda kalmaz. Aslında şu anda da aramanıza gerek yok, yazının devamında Firefox ile nasıl sorunu aşacağınızı yazacağım.

TCDD-Firefox sorununa geçici çözüm;

Kesin çözüm

Bu konuyu twitterda da yazdım ve sevgili Uğur Çetin çözümü uygulayan bir Greasemonkey* betiği yazmış. TCDD bu sorunu çözene kadar bu betiği kullanarak sistemi sorunsuz bir şekilde kullanabilirsiniz.

  1. Greasemonkey eklentisi kurulu değilse buradan kurun.
  2. TCDDFix greasemonkey betiğini buradan kurun.
  3. Herşey hazır. Sisteme gitmek için buraya tıklayın ve işleminizi yapın.

TCDD-Firefox sorununa kesin çözüm; TCDDdeki yetkili kişilerin bu belgeyi okuyup sorunu çözmeleri.

Teşekkürler betiği yazan Uğur Çetine gitsin.

* Greasemonkey ilgili siteye javascript ile müdahele edebilmenizi sağlayan bir Firefox eklentisi.

Sonradan gelen edit;

TCDDden cevap geldi;

Sayın Berberoğlu,
Aşağıda da yer alan 2. elmekte sözü geçen tüm sistemin değişmesi hususu
sadece Müşteri İlişkileri Yönetim Sistemi (MİYS) formu düzenlemesi için
ilgili firmadan aldığımız cevaptır.
Online Bilet Satışı ve Yer Rezervasyonu uygulamasında menu.css dosyasında
yapılacak değişiklik ile ilgili öneriniz incelenmektedir. İlginize
teşekkür ederiz.

Umarım yakın zamanda sorunu düzeltirler.

Battle For Wesnoth Oyunu

Pardus depolarında kurulabilir yüzlerce oyun paketi var ancak çok azının incelemesi yapılabilmiş durumda. Depodaki oyun sayısı fazla olunca hangisini incelemeliyim diye İnternet’te “Top Linux Game” araması sonucunda Battle for Wesnoth dikkatimi çekti. İnternet’te karşılaştığım Linux oyunları listelerinde sürekli en üstünde yer alıyordu. Tamamen stratejiye dayalı World Of Warcraft gibi orta dünya konulu unsurlar içeriyor. Satranç tarzı sıra temelli bir RPG (Role Playing Game) oyunu. Satrancı ve stratejiyi seviyorsanız Battle for Wesnoth kesinlikle denemeniz gereken bir oyun.

Günlük sıkıntılarınızdan kurtulmak için eğlenceli bir oyun arıyorsanız, Battle for Wesnoth size gerçekten ilaç gibi gelecektir. Özellikle sıra temelli strateji oyun türünü sevenler bir kez oynadıktan sonra kopamayacaklar. Sürekli güncellenen ve yeni eklentilerle zenginleşen çok oyunculu da oynayabileceğiniz bir strateji oyunu.Tamamen ücretsiz, açık kaynak kodlu, Türkçe ara birim ve içeriğe sahip bir oyundur. Ücretsiz olmasına karşın gerçekten sürekleyici bir senaryo, oynanışa ve 2D (İki Boyutlu) grafiklere sahiptir. 2D’nin ruhundan kopamayanların denemesi gereken bir oyun Battle for Wesnoth.

Battle for Wesnoth, öğrenmesi kolay fakat hayli dikkat isteyen, basit ve eğlenceli bir oynanışa sahiptir. Oyun güçlü yapay zekaya ve ilginç senaryolara sahip kampanyalar içerir. Hem senaryo modunda ya da rastgele oyun kurarak tek kişilik hem de online olarak oynanabiliyor. Her karakterin seviye atlaması var ve buna göre özellikleri gelişiyor.46 dile çevirisi yapılan oyunun Türkçe çeviri durumu %99. Bir başka deyişle, oyun tamamen Türkçe. Eğitim kısmından oyunu oynayarak kolayca öğrenip, tüm dünyadan oyuncularla oynayabilirsiniz.

Askerlerinizi alıp deneyimli kahramanlara dönüştürün ve büyük bir ordu yapın. İlerleyen bölümlerde, en zorlu savaşçılarınızı geri çağırın ve zorlu düşmanların karşısına kahramanlarınızla çıkın. Birimlerinizi geniş uzmanlar listesinin içinden seçin, doğru arazide her pozisyonda doğru seviyede bir güç seçin.

Wesnoth’ta birçok farklı hikaye yer almaktadır. Savaşın ve tekrar Wesnoth’un tahtını ele geçirin. Genç liderin yerine geçin, hiç uyumayan ön saflara yollayın. Kardeşinizi rehin alan, hain bir Nectomanser tarafından ayağa kaldırılan ölümsüz savaşçıların büyük ordusunun hakkından gelin. Kurtulan bir grup “elf”e efsanevi görevlerinde yeni bir yaşam alanı bulmaları için yol gösterin.

200’den fazla birim. 16 ırk. 6 büyük birlik. Yüzlerce yıllık tarih. World of Wesnoth çok geniş ve sadece sizin yaratıcılığınızla sınırlı bir oyun. Kendi yarattığınız birimler yapın, kendi haritanızı oluşturun, kendi senaryonuzu yazın ve hatta bir nefeste bitecek kampanyalar (seferler) oluşturun. Sekiz arkadaşınızla savaşabilir ya da yabancılarla efsanevi çoklu oyunculu fantezi savaşlar yapabilirsiniz.

Oyun içinde indirilip kolayca yüklenebilen düzinelerce ek kampanya yapmış olan hareketli bir kampanya yazarları topluluğuna sahiptir. İstekli kampanya ve senaryo yazarları, Wesnoth harita editörü ve Wesnoth’un betik dilini kullanarak kendi kampanyalarını kolay bir şekilde oluşturabilirler.

Tek bir bilgisayardan sırayla ya da ağ üzerinden arkadaşlara karşı olduğu gibi İnternet üzerinden oyuncuların takım arkadaşı ve rakip bulabileceği çok oyunculu sunucuda da oynamak mümkün.

İpuçları

  • Oyuna hâkim olabilmek için ilk önce kesinlikle eğitim bölümlerini oynayın ve kuralları öğrenin.
  • Senaryoları oynarken, bir önceki senaryodaki tecrübeli birimlerinizi “Çağır” seçeneğiyle çağırabilirsiniz.
  • Köylere hâkim olmak ve hemen para kazanmak istiyorsanız hızlı birimleri (atlı birlikler, deniz adamları, yarasalar, ruhlar) ilk önce yapın.
  • Saldırmadan önce hasar tespitinizi iyice saptayın; birimleri, özel güçleri olan birimleri, gün durumunu, savaştığınız toprağın durumu (birimden birime değişir) ve savunma gücünü dikkate alın. Batlle for Wesnoth oynarken saldırı her zaman en iyi strateji olmayabilir!
  • Yaralı durumdaysanız, karşı birimlerin hareket kabiliyetlerini (farenizi birimin üstüne getirerek öğrenebilirsiniz) dikkate alın.
  • Ağır saldırıya gidiyorsanız, can doldurmak için büyücünüzü yanınızda götürün.

Oyunun kontrolü için genel olarak fare yeterli olsa da; klavyenizden N tuşuyla oynama hakkı olan adamlarınızı sırasıyla bilgisayara gösterebilir, boşluk (space) tuşuyla hareket haklarını geçiştirebilir, ok tuşlarıyla haritanın görünümünü kaydırabilirsiniz.

İyi oyunlar!

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Test Takımı Aşka Geldi!

Pardus Test Takımı, Pardus kullanıcılarına daha kararlı ve sorunsuz bir bilgisayar deneyimi sunmak için çalışmalarına devam ediyor. Kurulduğu günden bu yana gönülden desteklediğimiz Pardus Test Takımı ile ilgili geçtiğimiz günlerde bir aktif katılım çağrısı yapmıştık. Pardus’a katkı vermek isteyen kullanıcılarımız bu çağrıya kayıtsız kalmadı ve test takımına bu hafta içinde 16 yeni kullanıcı katıldı. Bu katılımların artması, hem test sürelerinin kısalması hem de çok daha fazla donanım üzerinde çok daha fazla kişi tarafından yapılan testler sayesinde güncellemelerin daha kararlı olması anlamına geliyor.

Pardus Test Takımı, bugün kararlı depoya giren güncellemeler ile ilgili geçtiğimiz günlerde yoğun bir çalışma yaptı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı günü tamamlanan testler neticesinde paketler kararlı depoya girmeden önce bulunan bazı hatalar ile ilgili hata kayıtları açıldı ve takiplerine başlandı. Bu konuda biraz bilgi vermek gerekirse,

  • Gift ve Gift ağları ile bu ağları kullanmamızı sağlayan grafik arayüz olan Apollon paketinin bugüne kadar paketlerin inşa dosyalarına eklenmemiş bir bağımlılığı olduğu, Test Takımı tarafından keşfedildi. Bind Tools bağımlılığının yazılmaması nedeniyle, kararlı depoda bulunan Apollon grafik arayüzü ile gift ağları paketleri, Bind Tools’un kurulu olmadığı sistemlerde çalışmayacaktı. Bu hatanın düzeltilmesiyle Apollon ve diğer paketlerin depoya kırık olarak girmesinin önüne geçildi.
  • NTFS disklerin otomatik olarak sisteme bağlanmasını engelleyebilen bir hata, test ekibi üyelerinden Mustafa Kılıçtarafından tespit edildi ve Pardus hata bildirim sisteminde 8521 numaralı hata olarak raporlandı.
  • Bilgisayara bağlı CD-Rom ve DVD-Romların /dev dizini altında yer alan ilgili klasörlere bağlarının oluşmasını engelleyen ve bilinen ama raporlanmayan bir udev hatası test ekibi üyeleri tarafından fark edildi ve 8520 sayılı hata olarak Pardus hata bildirim sistemine bildirildi. Bu hata nedeniyle Amarok, MPlayer gibi bazı çok kullanılan programlar, öntanımlı ayarlarıyla bilgisayarın CD ya da DVD okuyucusunda bulunan veriye erişemiyorlar.

Yoğun bir haftayı bu şekilde geride bırakan Test Takımı, şimdiden bir sonraki güncelleme testi için hazırlıklarına başladı. Eğer siz de Pardus’un oluşumuna katkı vermek istiyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, hemen bu adresteyer alan formu doldurun ve psts _at_ pardus.org.tr adresine yollayarak gün geçtikçe büyüyen ve Pardus için çok önemli bir süreci yürüten Test Takımı’na katılın. Özgürlükİçin forumlarında da test süreçleri ile ilgili fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

Özgürlükİçin olarak test ekibine yeni katılan üyelere şimdiden bol testli günler diliyor ve Pardus’a yaptıkları katkı için teşekkür ediyoruz.

Unutmayın. Özgürlük için… Pardus’u test edin!

KDE Ekibinden Destek Çağrısı

2007, 2008 derken artık Pardus 2009’u beklemeye başladık… Pardus 2009 hakkında az da olsa bilgi edinmiş olanlar bilir; Pardus 2009, birçoğumuzun vazgeçilmezi olan KDE Masaüstü Ortamı’nın 4.2 sürümü ile gelecek. KDE 4.2’nin beta sürümlerini şimdilik Pardus 2008’in test deposundan takip edebiliyoruz.

Beta sürümlerini deneme şansı olanların da çok iyi bildiği gibi KDE 4.2, KDE 3 serisinden ve hatta KDE 4.0 serisinden epey farklı ve birçok yenilik getiriyor. Tabii bu yenilikler de yerelleştirme ekiplerine yeni çeviri eksikleri olarak yansıyor. Tüm yerelleştirme ekipleri gibi KDE Türkiye Yerelleştirme Ekibi de bu büyük KDE sürümü için kalan kısa zaman diliminde (yaklaşık 1 ay) çok sıkı çalışarak eksiklerini kapatmaya çabalıyor.

Yerelleştirme ekibimiz çeviriler konusunda kötü denilemeyecek bir noktada. İletilerin yaklaşık yüzde 85’i çevrilmiş durumda ve SVN deposuna en çok gönderim yapan ekipler arasında da ilk 10 arasına girdik.

Tüm bu iyi haberlere karşın hâlâ çok eksiğimiz var… Bu haber yayına hazırlandığı sırada 2.731 bulanık, 16.468 çevrilmemiş ileti mevcuttu. Yoğun bir çalışmayla çevrilmiş ileti oranını kolaylıkla yüzde 90’lar oranına yükseltebiliriz.

Aslında bu haberi okuyanların arasında ekibe katılmak isteyip de neyi nasıl yapacağını bilemeyen birçok çevirmen adayı olduğunu biliyoruz :). Eğer kendinizi bu büyük sürüm için çeviri yapma konusunda istekli hissediyorsanız, yerellestirme@kde.org.trturkce@pardus.org.tr listelerine ya da doğrudan çeviri koordinatörüne bir e-posta göndererek sürece dâhil olabilirsiniz.

KDE 4.2’de daha iyi Türkçe desteği için haydi pamuk parmaklar klavyeye! :)…

TeamSpeak Oyunu

Online oyunlarda kendi ekip arkadaşlarınızla sesli iletişim kurabilmeniz için hazırlanmış programlar vardır. Bunların başında da TeamSpeak ve Ventrillo gelir. Bu yazıda tamamen ücretsiz olarak kullanılabilen TeamSpeak programını anlatacağım…

Bildiğiniz üzere Urban Terror içindeki “CTF” modu bir takım oyunudur ve bir takım ne kadar organize ve eşzamanlı hareket ederse o kadar başarılı sonuçlar elde eder. Takımın iletişiminin kuvvetli olması ve sürekliliği çok önemlidir. Bu nedenle sesli iletişim, dolayısıyla TeamSpeak tarzı programlar ön plana çıkıyor.

Kurulum

TeamSpeak’i Contrib deposundan edinebilirsiniz. Kurulumu tamamladıktan sonra programı çalıştırın. Karşınıza bağlantı ekranı çıkacak. Biz “connection > quick connect” seçeneğine tıklıyoruz.

Şimdi karşımıza solda görülen, ortadan ikiye ayrılmış ekran gelecek:

Burada “server adress” kısmına, bağlanmak istediğimiz sunucunun IP ve port numaralarını girebiliriz. Resimde gördüğünüz IP ve port numaraları, ücretsiz bir TeamSpeak sunucusuna ait. Bir başka deyişle, bunu siz de kullanabilirsiniz. Arzu ederseniz İnternet’ten başka ücretsiz sunuculara da ulaşabilirsiniz.

“Nickname” kısmına TeamSpeak’de görüneceğimiz adı yazıyoruz. “Login name” ve “password” kısımları boş kalabilir. O kısımları parolalı sunuculara girmek için kullanacaksınız. Örnekte gözüken sunucu, parolalı bir sunucu değildir.

Sunucuya bağlandığınızda ise kanal listesinin solda ve kullanıcıların isimlerinin başında yuvarlak yeşil noktalar bulunduğu bir ekranla karşılaşacağız. Herhangi bir kanala çift tıklayarak girebilirsiniz.

Bazı kanallar parolalı olabilir ve sizden parola ister. Biz ufak bir ayar yapmak için “settings > sound input/output setings” kısmına gireceğiz.

Bir sonraki kısımda sesimizi karşı tarafa iletmek için kullanacağımız tuşu ayarlayacağız. Burada “Voice send method” kısmında “push to talk” seçeneğinin işaretli olmasına dikkat edin. Ardından aşağıdaki resimde de görüldüğü gibi set tuşuna tıklıyoruz. Ekranda bizden bir tuşa basmamız istenecektir. Klavyede hangi tuşa basarsanız o artık sizin konuşma tuşunuzdur.

Konuşma için ayarladığımız tuşa her basışımızda ismimizin yanındaki yeşil daire yanacak bıraktığımızda ise sönecek. Tuşa bastığımızda, bulunduğumuz odadakiler bizi duyabilecek.

Tavsiyeler

TeamSpeak kullanırken benim tavsiyem mikrofonlu kulaklık kullanmanızdır. Hoparlör ve mikrofon ikilisi yankı yapabiliyor.

Ayrıca sıkça karşılaşılan problemler için lütfen aşağıdakilere dikkat edin:

  1. Mikrofonunuzun çalışır durumda olduğundan emin olun.
  2. Mikrofonunuzun doğru yere takılı olduğundan emin olun.
  3. İşletim sisteminizin ayarlarından mikrofonun aktif edildiğine emin olun.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Kdenlive

Kdenlive, temel video işlemlerinden yarı-profesyonel uygulamalara kadar pek çok konuda ihtiyacı karşılamak için geliştirilen, özgür, çizgisel olmayan video düzenleme yazılımıdır. Yeteneklerini Ffmpeg, MLT video çatısı, Gimp, Audacity, Synfig 2D gibi diğer özgür yazılımlardan alır. Güçlüdür, kuvvetlidir, hamarattır ve en önemlisi özgürdür. Klasik bir video düzenleme yazılımından bekleyeceğiniz her özelliğe fazlasıyla sahiptir…

2002 yılında Jason Wood tarafından başlatılan Kdenlive projesi şu an küçük bir geliştirici grubu tarafından sürdürülmektedir. Kdenlive’ın kullanabileceğiniz en yeni sürümü ise 0.7’dir. İngilizce, Fransızca, Hollandaca, Türkçe, Portekizce, İspanyolca, İtalyanca, Macarca ve Katalanca dillerinde kullanılabilir.

Kdenlive ile neler yapabilirim?

Videolarınızı, kesip, birleştirip, seslendirebilir ya da videolarınıza geçiş ve ses efektleri ekleyebilirsiniz. Videoların biçimlerini değiştirme ve yazı ekleme gibi her türlü düzenlemeyi yapabilir ayrıca fotoğraflarınızda bazı temel Gimp filtrelerini kullanabilir ve onlardan sesli klipler oluşturabilirsiniz.

İşin güzel yanı bu işlemleri yaparken sizden profesyonel olmanız beklenmez. Yazılımın web sayfasında şu şekilde bahsediliyor: “Düşündük ki; Kdenlive ileri düzey kullanıcılar kadar amatör kullanıcılar tarafından da kullanılmalı. Yazılımın kullanılırlığı yılların tecrübesi ve kullanıcılarımızın geri bildirimlerinin bir neticesidir.”.

İleri düzey kullanıcıları da düşünen geliştiriciler gayet başarılı video ve ses efektlerinin yanında Gimp ve Audacity gibi güçlü özgür yazılım projelerinin özelliklerini Kdenlive içinde kullanma imkânı sunarak yazılımın gücüne güç katmıştır.

Ben özellikle “blue screen” efektini çok beğendim. Seçtiğiniz rengi videoda saydamlaştırıyor, böylece örneğin filminize istediğiniz arka planı ekleyebiliyorsunuz.

Grafik Arayüz

Grafik arayüz dört ana bölümden oluşuyor. Üstte klasik menü (dosya aç, düzenle, görünüm, video kesme araçları, … vs.), solda proje ağacı ve efektler, sağda yapılan değişiklikleri izlemek için izleyici ve alt bölümde ise çoklu parça zaman çizgisi bulunuyor.

Üst menü: Dosya, düzen, görünüm, proje, zaman çizgisi, izleyici, mizanpaj, pencereler, ayarlar, yardım menüleri ve kesme araçları yer alır.

Proje ağacı ve efektler:
Proje çalışmasının en önemli bölümüdür. Dört sekmeden oluşur.

  • Proje ağacı: Çalışmanızda kullanacağınız video, ses ve resim dosyalarının bulunacağı bölümdür. Gerekli belgeleri dosya>aç ile ekleyebileceğiniz gibi fare ile de sürükleyip bırakabilirsiniz.
  • Geçiş: Resim klipleri arasındaki geçiş şekillerinin belirlendiği bölümdür. Dört ana bölüm altında dallanan çok sayıda geçiş efekti bulunuyor.
  • Efekt listesi: Resim ve videolarınıza ekleyebileceğiniz çok sayıda efektin bulunduğu bölümdür.
  • Efekt yığını: Efekt listesinden seçilenlerin depolandığı bölümdür. Seçilen efekte ait ayar ve özellikleri içerir.

İzleyici: Her türlü izleme olayının yapıldığı bölümdür. Zaman çizgisi, klip, yakalama olmak üzere üç sekmeden oluşur.

  • Zaman çizgisi izleyici: Zaman çizgisinde yer alan düzenlenmiş filmin ön izlemesinin yapıldığı yerdir.
  • Klip izleyici: Klipleri önizleme, belli bölümlerini seçip zaman çizgisine ekleme için kullanılır.
  • Yakalama izleyici: Kamera, web kamerası, tv kartı gibi bir kaynaktan videoyu yakalamaya izin verir.

Zaman Çizgisi: Grafik arayüzün en alt bölümünde yer alır. Projenizin görsel sunumunun oluşturulduğu, kliplerin başlangıç, bitiş, geçiş, efekt gibi eklemelerinin yapıldığı yerdir. Zaman çizgisi çoklu ize sahiptir. Böylece birden fazla video, resim ve ses kliplerini projenize ekleyebilirsiniz.

Video düzenlemek

Kdenlive video yakalama ve düzenlemeden sunuma kadar tam bir çözüm sunar. Bir filmi dört adımda düzenleyebilirsiniz.

Adım 1. Video aktarma: Kablo ile DV veya HDV kameranızdan, USB bellekten, sabit diskinizden veya masaüstünüzü kaydederek yazılıma videonuzu aktarabilirsiniz.

Adım 2. Proje Ağacı: Kdenlive çalışmada kullanacağınız resim, müzik ve videolarınızı proje ağacında toplar. Buradaki her bir belgeyi klip izleyici ile izleyebilirsiniz.

Adım 3. Zaman çizgisine sürükle bırak: İstediğiniz filmi oluşturmak için tek yapmanız gereken proje ağacında yer alan videolarınızı fare ile zaman çizgisine sürükleyip bırakmaktır. Zaman çizgisinde yer alan kılavuz ve işaretler size yardımcı olur. Zaman çizgisine eklediğiniz görüntü ve ses dosyalarına, efekt listesinden istediğiniz efekti fareyle iki kere tıklayarak ekleyebilirsiniz. İhtiyacınızı karşılayacak pek çok efektin bu listede yer aldığını da burada belirtelim.

Adım 4. Videoyu yayınlamak: Düzenleme olayı bittiğinde filminizi Ffmpeg tarafından desteklenen herhangi bir dosya biçiminde (MPEG, AVI, CV, Flash, MOV, … ) yayınlayabilirsiniz. Kdenlive filmlerinizi Dailymotion, Vimeo ve Youtube gibi web sayfalarında yayınlayabileceğiniz dosya biçimlerine de çevirebilir.

Ses ve görüntü desteği

Desteklediği bazı dosya biçimleri:

  • Görüntü: MiniDV, HDV, AVCHD, huffyuv, Snow, Dirac, MPEG2, MPEG4, MP4, AVI, Real video, Flash, xVid, Quicktime, OGG, …
  • Ses: Sıkıştırılmamış PCM, AC3, MP2, MP3, Vorbis, WAV, …
  • Resim: PNG, JPEG, XCF (Gimp dosya biçimi), EXR, TIFF, SVG, GIF (hareketsiz), …

Sözün özü

Resimlerinizden filmler oluşturmak ya da var olan filmleriniz üstünde düzenleme yapmak istiyorsanız, Kdenlive size her konuda yardımcı olacaktır. Yazılım, zengin efekt ve geçiş listesi, desteklediği dosya biçimleri, farklı kaynaklardan görüntü yakalama özelliği ve kolay arayüzüyle kullanıcısına tam bir çözüm sunar.

Kaliteyi özgürce kullanmak isteyenlere tavsiyemizdir..

Xfce’de Çokluortam

Bir taraftan Pardus’ta Xfce ile ilgili PolicyKit sıkıntısı ve dolaylı olarak paket yöneticisi, ağ programcığı, servis yöneticisi gibi Tasma modüllerinin çalışmama sorunları giderilirken; diğer taraftan Xfce için ağ yöneticisi (Wicd), CD yazdırma programı (Xfburn), müzik çalar (Listen), -henüz kararlı olmadığı için depoya giremeyen- İnternet tarayıcısı (Midori) ve benzeri uygulama alternatifleri paketlendi.

Özgürlükİçin.com’u takip edenler, Xfce’nin 4.6 sürümünün kararlı sürümünün çıkmasına az bir süre kaldığını; bununla beraber, daha şimdiden kararlı olmayan sürümlerinin paketlenip tekrar tekrar denendiğini bilirler. Kullanıcılar, Xfce 4.6’nin çıkışıyla beraber güç yöneticisi gibi yeni yardımcı araçlar; altyapı araçlarının yenilenmesi ve Xfce’ye has ayar arayüzlerinin Glade ile tekrar tasarlanması gibi bir dizi değişiklikle karşılaşacaklar.

Tüm bu güzel haberlerin yanında, bu makalemde Xfce’de çokluortam ve İnternet için neleri tercih edebileceğiniz  konusunda sizlere bölüm bölüm önerilerde bulunacağım.

Resim Görüntüleyici:

Ristretto Xfce bünyesinde geliştirilen Ristretto, son derece hafif ve birkaç  küçük numarası ile beraber sadece amacına hizmet eden, küçük boyutlarda resim göstericidir. Düzenle > Tercihler kısmından slayt gösterisini, davranışları, bellek kullanımı ve benzeri ayarları yapılandırabilirsiniz.

Çoklu Ortam Oynatıcı: Gnome MPlayer

Aslında Xfce’nin Xfmedia adında bir çokluortam aracı mevcut; fakat hem gelişimi durmuş durumda, hem de çokluortam dosyalarını oynatırken çeşitli sorunlarla karşılaşılmakta. Bunun yerine tercih edilebilecek en iyi çokluortam oynatıcısı ise Gnome MPlayer.

Mozilla Firefox’unuzun görüntü oynatıcı eklentisinin bağımlılığı olması sebebiyle, Pardus’ta yüklü olarak gelen Gnome MPlayer, bir çokluortam oynatıcısından bekleyebileceğiniz pek çok şeyi barındırıyor. Benim en çok sevdiğim özellik, altyazıların renklerini, büyüklüklerini ve yazı tiplerini rahatça değiştirebiliyor olmam. Minimal yapısı nedeniyle, programın ayarları arasında kaybolmanız pek mümkün değil.

Müzik Çalar: Listen

Aralarında Dive Into Python kitabının yazarı olan Mark Pilgrim’in de yer aldığı bir ekipçe geliştirilen Listen isimli müzik çaların arayüzü, yeni kullanacak olanlar için biraz ürkütücü olabilir; fakat zamanla o arayüzün neden o şekilde tasarlandığı konusunda fikir edinmeye başlayıp, “İyi ki burası böyleymiş!” diye arayüz tasarımına aşina olmaya başlıyorsunuz.

Amarok’ta olduğu gibi, Audioscrobbler, podcast, webradio, şarkı sözlerine göz atma ve dinlediğiniz grubun Wikipedia sayfasını ziyaret etme gibi birçok özelliğe sahip Listen’in en büyük avantajı, bunca karmaşık özelliklere rağmen sisteminizde az yer kaplıyor olması. Diğer taraftan, ana pencerede dynamic özelliğini devreye soktuğunuzda, Listen dinlediğiniz şarkıların dinlenme oranlarını belleğinde tutup, sıklıkla dinlediğiniz şarkıların tarzına, grubuna ya da benzer kriterlere göre benzer şarkıları çalma listesine ekleyip sırasıyla çalmaya başlıyor. Açıkçası bu benim için pek şaşırtıcı bir özellik, melankolik zamanlarınızda açtığınız tek bir Anathema şarkısının hemen arkasına, –eğer arşivinizde varsa– Pain Of Salvation yapıştırıyor ve kendinizi fena halde efkâr basmış buluyorsunuz. Bu da şarkı etiketlemenin bir güzelliği olsa gerek.

Bu arada, QuodLibet isminde, Xfce’nin JuK’u niteliğinde, Listen’den daha basit bir müzik çalar uygulaması daha var. Xfce masaüstü yöneticili Fedora özel dağıtımında öntanımlı Xfce müzik çalar olarak QuodLibet’in yüklü geldiğine dikkati çekmek isterim.

MPD İstemcisi: Xfmpc

Müzikçaların masaüstü yöneticisinden bağımsız çalışmasını isteyen, ağ ortamından yayın yapmak gibi marifetlere ilgi duyan dinleyici kitleler için MPD, vazgeçilmez bir müzik sunucusudur; ama bunu kullanabilmek için bir de arayüz istemcisine ihtiyaç duyarız.

Tabi ki Xfce kullanan MPD tutkunu geliştirici arkadaşımız Mike Massonnet de kolları sıvamış, Xfce için son derece basit ve hâlâ gelişme aşamasında olan bir MPD istemcisi yazmış. “Sadeliğin böylesi!” diyebilmek için Xfmpc güzel bir örnek. MPD hakkında daha ayrıntılı bilgi için, PardusWiki’yi ziyaret edin.

Ses Dosyaları İçin Etiket Düzenleyici: Easy Tag

Ses dosyalarının etiketlerini düzenlemek için, biçilmiş kaftan niteliğinde Easy Tag adlı uygulamayı kullanabilirsiniz. Artist, albüm, başlık, tür gibi temel etiketlerin yanında, lisans tipi, yorum, bağlantı adresi ve kimin tarafından ses dosyası biçiminin değiştirildiği gibi ayrıntılı etiketler de girilebiliyor. Bunun yanında, bir grubun tüm şarkılarının Artist etiketini tek bir seferde değiştirmek ve buna benzer marifetleri de yok değil.

Easy Tag dışında, QuodLibet ile bütünleşik halde gelen Ex Falso isminde bir başka etiket düzenleyici uygulamamız da depoda yerini almıştır. Ex Falso’yu kullanmak için QuodLibet’i kurmanız yeterli. Uygulamayı QuodLibet içerisinden kullanabilmenin yanında, sadece Ex Falso’yu çalıştırabilmeniz de mümkün.

CD / DVD Yazıcı: Xfburn

Çokluortam uygulaması kategorisinde pek yer almasa da, ses CD’si oluşturmak için bir CD / DVD yazma uygulamasına ihtiyacımız olacaktır. Xfburn’un yeni kararlı sürümü daha yeni güncellendi ve artık kolayca ses CD’si oluşturmayı da destekliyor. Üstelik arayüzü yeni sürümde Türkçeleştirildi.

Ana uygulama penceresinde yer alan “Yeni Müzik CD’si” düğmesine tıkladıktan sonra, geriye yapmanız gereken tek bir şey kalıyor, o da CD’ye yazdırmak istediğiniz ses dosyalarını aşağı sürükleyip “Yazmaya Başla” düğmesine tıklamak.

Ses Kaydedici: Audacity

Müzisyen arkadaşların enstrümanlarının veya kendi sesini kaydedebileceği bir uygulama olarak Audacity kesinlikle denemeye değer. Fakat biliyorsunuz ki, Pardus 2008 sürümüyle beraber PulseAudio ses sürücüsünü kullanmaya başladı ve bazı yazılımlar henüz PulseAudio desteğini sağlayamamış bulunmakta. Yine de küçük bir zahmetle bu uygulamaları kullanmanız mümkün. İster konsoldan “killall pulseaudio” diyerek, ister xfce4-taskmanager’dan pulseaudio servisini öldürerek Audacity’i kullanmayı tekrar deneyin. Tabi bundan önce xfce4-mixer ile mikrofonunuzu açmayı unutmuyorsunuz!

Audacity benzeri olarak Jokosher da katkı depomuzda bulunmaktadır, bunu da unutmadan söyleyelim. Diğer taraftan, biraz daha ciddi kayıtlar ve çalışmalar içinse, Server Acim’in Özgürlükİçin.com için yazdığı Rosegarden makalesine mutlaka göz atmanızı öneririm.

Masaüstü Görüntü Kaydedicisi: Gtk-Recordmydesktop

Bazen kendi masaüstünüzde yaptığınız bir çalışmayı görüntü olarak kaydetmek, daha sonra YouTube, Vimeo gibi sitelere göndererek, bunları arkadaşlarınızla paylaşmak isteyebilirsiniz.Örneğin Pardus ve Xfce’de Compiz ile ilgili çektiğim görüntü,Gtk-Recordmydesktop kullanılarak elde edildi, şuradan izleyerek Gtk-Recordmydesktop’un hüneri hakkında azıcık da olsa fikir edinebilirsiniz.

Anlık Görüntü Yakalayıcı: Xfce4 Screenshooter

Xfce’de çoklu ortam uygulamaları yazımızı, basit ve hoş bir panel eklentisiyle bitirelim. KDE’deki Ksnapshot uygulamasının Xfce’deki karşılığı, xfce4-screenshooter-plugin. Panele yerleşen  düğmesine tıklayarak ekran görüntüsünü alıp size kaydetme bilgilerini soran, basit ve pratik görüntü yakalayıcı için fazla söylenecek bir şey sanırım yok.Ama bununla ilgili bir sürpriz duymak isterseniz, hemen belirtelim. Xfce’nin yeni sürümünde (4.6) ekran görüntüsü almak, Print tuşuna basmak kadar basit olacak, yine bu uygulamacık sayesinde.

Evet arkadaşlar, makalemiz burada sona eriyor; ama Xfce’de kullanılabilecek uygulamalar saymakla bitmiyor. Ayrıca, Xfce’de KDE ve Gnome gibi diğer masaüstü yöneticilerindeki araçları rahatlıkla kullanabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Bu makale, sadece belli başlıklar altında uygulama önerilerinden ve önerilen uygulamaların kısaca açıklamalarıyla resimlerine değinmekten ibaret.

Bol Xfce’li günler…

Neden Canis aureus?

Bu akşam çıkması beklenen Pardus 2008.2 güncelleme sürümüne adını veren Canis aureus‘u tanıyor musunuz?

Canidae (köpekgiller) familyası içinde çok özel bir konuma sahip olan Canis aureus (Altın çakal), Anadolu’nun yaşam alanları tehdit altında olan memelilerinden biri.

Kurt ile çok yakın akraba olan bu çakal türü, Anadolu’nun neredeyse tamamına yayılmış durumdadır. Anadolu’nun dışında, Balkanlar, Kuzey Afrika, Arabistan, İran ve Hindistan Yarımadası’na yaşamaktadır.

Canis aureus iyi bir koşucudur. Hafif bir vücuda, uzun ve güçlü bacaklara sahiptir, böylece uzun mesafeleri rahatlıkla aşabilir. Altın çakallar küçük aile sürüleri içinde ya da bir çift olarak yaşarlar. Daima kendilerine ait, büyüklüğü 3 kilometrekareye kadar varan bir bölgeleri vardır.

Canis aureus ömür boyu süren bir “evlilik” içerisinde yaşar. Üreme zamanları ekim ayındadır. 60 gün süren bir gebelikten sonra, dişinin arayıp içine yerleştiği bir mağaranın içinde 6-9 yavru dünyaya gelir. Bu yavrular ilk üç gün tamamen kör olurlar ve ilk üç hafta sırf süt ile beslenirler. Anne ve baba çakallar yavrularına götürdükleri gıdaları kendi midelerinde taşır, mağaraya vardıklarında tekrar ağızlarından çıkarırlar.

Yeni duvarkâğıdımızın öyküsü

Türkiye’de sulak ve sazlık alanların giderek küçülmesi ve yerleşime açılmasıyla yaşam alanları daralan Altın çakallar, bilinçsiz çiftçi ve avcılar tarafından da sık sık hedef olarak görülmektedir.

Tarımsal alanlara zarar vermeyen ve kürkü bir değer taşımayan Canis aureus, yakın bir gelecekte Türkiye’de nesli tehlike altında memeliler arasına katılabilir. Pardus 2008.2 Canis aureus sürümüne adını veren Altın çakalın Pardus masaüstünde yer alan fotoğrafı, Mersin Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Gökhan CORAL tarafından çekildi. Göksu Deltası’nda çekilen bu karenin hikâyesini CORAL şöyle anlatıyor:

Doğa fotoğrafçısıyım. Özellikle de kuşları fotoğraflamak için çoğunlukla önemli bir sulak alanımız olan Silifke Göksu Deltası’na giderim.

Kuş fotoğrafı çekmek çok zahmetli bir o kadar da pahalı bir iş. İyi bir fotoğraf çekebilmeniz için çok iyi kamufle olmanız gerekli. Altın çakal fotoğrafını aslında kuş fotoğrafı çekmek için kamuflaj altında yattığım bir hafta sonu gezisinde çektim. O sıralar başımın üstünde bir Kızılbacak (Tringa totanus) uçmaktaydı. Birden önümdeki sazların arasından onu gördüm. 20 – 25 metre ötemdeydi. Yaklaşık bir köpek büyüklüğünde olduğundan önce onu köpek sandım. Ama değildi. Deklanşöre davrandım. Bu sıçrama anını ve bir iki güzel fotoğrafını daha çekmeyi başardım. Çok hassas kulakları olduğundan deklanşör sesini algıladı ve bana doğru baktı, ama üzerimde kamuflaj ağı olduğundan iyi seçemedi sanırım. Benim için unutulmaz bir deneyimdi, umarım tekrar karşılaşırım.

Özgürlükİçin Nereye Koşuyor?

aşta Pardus olmak üzere ülkemizin özgür yazılım ve Linux ekosisteminin oluşmasına önemli katkılarda bulunan, 6 bini aşan kayıtlı kullanıcısıyla her geçen gün biraz daha büyüyen Özgürlükİçin’in Google PageRank’i “8” oldu!

Bugün herkesin ismini İnternet ile özdeşleştirdiği Google’ın, web sayfalarının değerlerini “0” ile “10” arasında bir derecelendirmeye tâbi tuttuğu PageRank sistemi, İnternet sitelerinin değerini belirlemede tek başına olmasa da, önemli ölçütlerden biri.

Google’ın site sıralamasında kullandığı algoritmanın sitenize verdiği değeri gösteren PageRank sisteminde, Türkiye’nin çok az sayıda sitesi 8 seviyesine ulaşmış durumda. Dünyada sadece Google ana sayfasının 10 tam puanı aldığı PageRank sisteminde, ülkemizde 9 puan alan web siteleri sadece birkaç üniversite ile sınırlı.

Yıllardır yayında, hatta bazı büyük holdinglerin bir parçası olarak faaliyet gösteren haber portalları ise genelde 7 ve aşağısı PageRank değerlerine sahip. Hürriyet, NTVMSNBC, HaberTürk gibi Türkiye’nin önde gelen haber portallarının 7 PageRank değerine sahip olduğu düşünüldüğünde, “www.ozgurlukicin.com”un 8 PageRank değerine ulaşması, bizleri açıkçası mutlu ediyor. Henüz yolun çok başında olan Özgürlükİçin, sizlerin desteğiyle eminiz daha da büyüyecek.

Şimdi sıra geldi, bu vesileyle etmek istediğimiz birkaç teşekküre…

Elbette bu başarı, başta TÜBİTAK UEKAE ve proje yönetimi olmak üzere; “Özgürlükİçin”in kodlarını yazanların; forum ve diğer bileşenleriyle üyelerine yardımcı olan üyelerinin; paket tanıtımı, oyun incelemesi, nasıl belgesi hazırlayan siz katkıcılarının; ve son olarak da üyelerini topluluk süreçlerine katarken böyle bir haberi yine onlara emanet eden yöneticilerinindir…

Hepinize teşekkür ediyoruz!

GCompris

Pardus ve dolayısıyla Linux ile tanışmamın üzerinden yaklaşık iki yıl geçti, ben her gün yeni bir şeyler öğrenirken, Linux ve özgür yazılıma olan hayranlığım da gün geçtikçe artıyor. Linux dünyasını küçük bulan ve yeteri kadar yazılım olmadığını iddia edenlere de şaşıyorum. Pardus’a yüklediğim her program ile ne kadar büyük bir dünya içinde olduğumu biraz daha keşfediyorum. İşte size faydalı bir yazılım daha. Alın çocuğunuzu yanınıza ya da iyisi mi dönün o çocukluk günlerinize, GCompris ile bol bol eğlenin. Bu yazıda size eğitici ve eğlendirici GCompris oyununu, hatta oyun ve etkinliklerini tanıtmaya çalışacağız. Bu arada unutmadan, GCompris kullanmam konusunda bana yardımcı olan ve kocaman bir çocuk olduğumu unutturmayan, sevgili kızım Miray’a da çok teşekkür ederim. Kendisi 8 yaşında olup, ilköğretim 3ncü sınıf öğrencisidir.

GCompris’i Tanıyalım

GCompris, 2 yaş ve üzeri çocukların, gelişimlerinde katkı sağlayacak, bilgisayar karşısında kendilerini görsel oyunlar ve etkinlikler ile eğlendirerek, ebeveynleri ile birlikte vakit geçirebileceği keyifli bir program. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara evlerinde eğitim imkanı veren bu program bir GNU paketidir ve Genel Kamu Lisansı altında dağıtılır.

Programı kuracak ve kullanacak büyükler dikkat! Bu program içinde bulunan oyun ve alıştırmalar, çocuğunuzda bağımlılık yapabilir;  eğer çocuğunuzun bir bilgisayarı yok ise size ortak çıkarabilir ya da sizi yeni bir bilgisayar almaya zorlayabilir! Sonra bizi uyarmadınız demeyin! 🙂 Şimdi gelelim GCompris ‘i nereden ve nasıl temin edeceğimize. Her zaman olduğu gibi bu paket de, Paket Yöneticisi ile kolaylık ile kurulabilmekte ve sonra Programlar >Oyunlar> Çocuklar için Oyunlar yolu takip edilerek çalıştırılabilmektedir. Yalnız kurmadan önce Katkı (Contrib) deponun sistemimizde kurulu olduğundan emin olamalıyız.

İlk Ayarlar

Aslında paket kurulduktan ve program çalıştıktan sonra yapmanız gereken bir ayar bulunmamakta. Ama siz yine de ön tanımlı ayarları değiştirmek isterseniz, ilk pencerenin altında yer alan tornavida ve anahtarlık butonuna basmanız yeterli.
Alt sırada bulunan butonlardan;

  • Gece simgeli ilk buton, programdan çıkmaya,
  • Küçük uçağımız, GCompris Hakkında yazısına ulaşmaya,
  • Tornavida ve anahtar, genel ayarları yapmamıza,
  • Soru işareti ise sizi yardım sayfalarına ulaştırmaya yarıyor.

Oyunumuz yapı olarak, ana pencerenin sol tarafında bulunan sekiz adet ana başlık simgesi ve bu ana oyun başlıkları atında yer alan oyun grupları ya da oyunlardan meydana geliyor. Ana başlıklardan birini seçtiğimizde, o başlık ile ilgili pencere ve simgeler bizi karşılıyor. Simgelerin sol üst köşelerinde bulunan yeşil ok ve yıldızların bazı özel anlamları var. Eğer simge üzerinde bir yeşil ok var ise simge sizi bir alt oyun grubuna götürecek demektir. Simgeler üzerinde 1, 2 ya da 3 yıldız var ise bu oyun zorluk derecesini gösteriyor. Bu yıldız sade bir yıldız ise 2 yaşından 6 yaşına kadar olan çocukların, beşgen içinde bulunan yıldızlar ise 6 yaş üzeri çocukların seviyelerine göre düzenlenmiş oyunlar olduğunu anlatıyor.

Oyunlar sırasında, oyunun seviyesini gösteren ve tıkladığınızda da üst seviyeye geçen bir zar yaptığınız işin doğruluğunu da kontrol edeceğiniz “tamam” ve sizi ana pencereye götürecek “ev” size eşlik edecek. Asıl ilgi çekecek sürpriz, GCompris’i başlattığınız ilk andan itibaren size yol gösterecek, yardım edecek, oyunlarda sizi tebrik edecek ya da uyaracak bir yardımcı sesinizin bulunması olacak.

İsterseniz GCompris ‘in ana başlıklarını ve altlarında bulunan oyunları kısaca tanıyalım:

Matematik

İlk ana başlık Matematik, bu başlık altında da geometri, renk işlemleri ve sayılar adı altında üç alt başlık daha bulunmakta. Çocuklar geometri alt başlığında bulunan araçlar ile basit çizimler yapacak, verilen nesnelerin aynısını veya aynadan görünen kopyasını çizmek için uğraşacaklar.

Renkli işlemler alt başlığı ile eşit ya da eşit olmayan sayıları, sayıların katlarını ve asal sayıları öğretecek oyunlar oynayacaksınız. Matematik hafızasını geliştirecek, basit cebir işlemleri yapacak, terazinin nasıl dengede tutulacağını öğreneceğiz. Sayılar alt başlığında, ekranda görünen nesneleri sayacak, zarlar üzerindeki numaraları öğrenecek, sihirbazın şapkasındaki sayıları sayacağız ve para hesabını öğreneceğiz.

Okuma İşlemleri

İkinci ana başlık “Okuma İşlemleri”. Bu başlık altında da okunan harfi seçecek, dikey ve yatay hareket eden kelimeleri takip edeceğiz. Resimde bulunan nesnelerin adını ve eksik harfini bularak eğlenecekler.

Eğlence İşlemleri

Üçüncü ana başlık ile basit bir futbol oyunu oynayacak, kelime işlemci ile çocuğunuzu düz metin yazmaya alıştıracaksınız. Basit bir mesajlaşma yazılımı ile yerel ağ üzerinden mesajlaşma yapabileceksiniz. Tux çizim programı ve animasyon yapabileceğiniz uygulamayı da unutmamak gerek.

 

Bilgisayarı Keşfet

Dördüncü ve bence ilk uğranması gereken ana başlığımızda da, daha önce bilgisayar ile tanışmamış çocuklara klavye ve fare kullanımı konusunda basit işlemler yaptırılıyor. Fare işlemleri ile fareyi kaydırarak çiçekleri sulayacak, deniz altında bulunan balıklara tıklayacak, fareyi oynatarak sildiğimiz alanın altında ne varmış bakacak ve noktalara sırayla tıklayarak altıdaki nesneyi bulacağız. Klavye işlemleri ile ise düşen basit harf ve kelimeleri tuşlara basarak kurtaracak, düşen zarlar üzerindeki rakamları tuşlayarak puan toplayacak, sağ ve sol üst (shift) tuşları ile Tux’a top atacağız.

Stratejik Oyunlar

Beşinci ana başlığımız olan bu bölümde satranç öğrenebilir,taşları aşağı yuvarlayıp 4’lü dizerek eğlenebilirsiniz. Çukur oyunu da basit ama zevkli bir oyun. Amacınız son deliği Tux’a bırakacak şekilde topları çukurlara dizmek.

Deneysel Oyunlar

Altıncı ana başlığımız çocuğunuzun araştırma ve öğrenme yeteneğini geliştirecek,ona çevre bilincini öğretecek küçükuygulamalar içeriyor. Tux’u paraşüt ile tekneye indirecek, su kanallarını ayarlayıp Tux’u tekne ile gezdirecek,suyun doğada nasıl dönüştüğünü ve su israfı ile bu kaynakları tükettiğimizi göreceğiz. Denizaltımız ile nesneleri toplayacak, basit elektrik şemaları ile devreler kuracağız.

Keşif Etkinlikleri

Yedinci ana başlığımız, beş alt başlık içerisindeki eğlenceli ve öğretici etkinliklerden oluşuyor.


  • Zaman ve Coğrafya etkinlikleri
    :Ellerimizi öğrenmemiz için resimli el bulma etkinliği, nesneleri ilgili oldukları diğer nesnelerle eşleştirme etkinliği, zamanın akışını öğreneceğimiz resim sıralama etkinliği, şekilleri olması gereken yere taşıdığımız bir yap boz etkinliği, sayılar ve nesneleri eşleyeceğimiz çift girdi tablosu, ülkelerin yerlerini harita üzerine yerleştirme etkinliği, akrep ve yelkovanı saat üzerinde döndürerek saati öğrenme etkinliği ve şehirleri harita üzerindeki yerlerine koyarak bulma etkinliği ile dünyamızı öğreneceğiz.
  • Hafıza etkinlikleri : Resimli ve sesli hafıza oyunları, trenin parçalarını bularak tamamlayacağımız tren yolu etkinliği ile hafızamızı güçlendireceğiz.
  • Ses etkinliğ i:Melodileri tekrar ederek müzik öğreneceğiz.
  • Labirent etkinliği : 3 Boyutlu ve 2 boyutlu (kolay, orta, görünmez) labirentler içinde yönümüzü bulmaya çalışacak ve yön duygumuzu geliştireceğiz.
  • Renk etkinlikleri : Doğru renge tıkla, mozaiği tekrarla, renklerin isimlerini oku ve gelişmiş renkleri bulma etkinlikleri ile renkleri daha yakından tanıyacağız.

 

Yap Boz

Sekizinci ve son ana başlığımız altında da ünlü tabloların bulunduğu bir yaz boz, eğlenceli bir Tangram, renkli blokları kaydırarak kırmızı renkli bloku dışarı çıkaracağımız bir bulmaca, renkli halkaları aynı sırada olacak şekilde diğer tarafa taşıdığımız Hanoi köprüsü oyunları, vinç ile şekilleri taşıyarak verilen modeli oluşturma, resimli sudoku ve sayı dizmece oyunu bulunmaktadır. GCompris ve onun altında bulunan eğlenceli tüm etkinlikleri deneyerek çocuklarımızın gelişimine biraz daha katkı sağlayabiliriz.

Bazı etkinlik ve oyunların basit veya sıkıcı olduğunu düşünsek de, çocuklarımızın bu etkinliği neşe ile gerçekleştirmelerinde onlara yardımcı olmayı unutmayalım…

Pardusta OpenDNS Kullanımı

Pardus’u ailece kullananların eksikliğini en çok hissettikleri konu, herhalde İnternet filtresinin olmaması. Bu konu kullanıcı sayısı arttıkça forumlarda ve e-posta listelerinde giderek daha çok gündeme gelmeye başladı.

Bu eksikliğin şimdiye kadar giderilememiş olmasının nedeni herhalde Tasma, Güvenlik Duvarı, ÇOMAR, Ağ Yöneticisi gibi pek çok temel Pardus projesini kapsayan bütünsel bir çalışma gerektirmesi ve belki de squid+dansguardian gibi küçük sayılmayacak paketlerle tüm bu bileşenlerin uyum içinde çalışmasının gerekliliği.

Şimdilik böyle kapsamlı bir çalışma Pardus içinde bulunmuyor, bu nedenle kullanıcılara ve geliştiricilere tarayıcı eklentilerinden daha güven verici, kurulumu, uygulaması ve yönetimi kolay bir çözüm olarak OpenDNS hizmetini öneriyorum.

Bilmeyenler için: OpenDNS servisi çeşitli filtreler uygulayabileceğiniz özelleştirilebilir bir DNS sunucu servisidir. Bir başka deyişle, OpenDNS’i ne şekilde ve ne amaçla kullanacağınız tamamen size ait bir karar. Dilerseniz OpenDNS sunucularını, Türkiye’deki kimi yasakları aşmak; dilerseniz çocuklarınızı pornografi, kumar ve şiddet içeren içerikten uzak tutmak için kullanabilirsiniz.

DNS sunucuları ise İnternet sitelerinin IP adreslerinin sorgulandığı servislerdir. Programlar IP adresini öğrenmeden İnternet’te hiçbir siteye ulaşamaz.

OpenDNS servisini özelleştirerek kullanabilmek için siteye üye olmanız ve OpenDNS’in modeminizin aldığı IP adresini bilmesi gerekir.

Üyelik için kullanıcı adı, şifre ve e-postanızı girip, posta kutunuza gelen etkinleştirme mesajıyla üye olabiliyorsunuz. Daha sonra siteden giriş yaparak kendinize bir ağ (network) tanımlaması yapmanız gerekiyor. OpenDNS size sadece güvenli DNS sunucuları sağlamakla kalmaz; tüm İnternet içeriğini de 50 kadar kategoriye ayırarak, her biri için filtreler oluşturmanıza olanak verir.

Uygulayacağınız güvenlik düzeyini ve filtreleri de tespit ettikten sonra, Pardus’unuzun OpenDNS’i kullanmasını sağlamanız lazım.

Bunun için en iyi yöntem modeminizin DNS adresini değiştirmek ancak Pardus’un DNS ayarlarını da değiştirebilirsiniz. Bunun için önce bağlantı yaptığınız profildeki isim sunucuları adresini “öntanımlı ” yapmalısınız. Sonra Ağ Yöneticisi’ndeki isim sunucu adreslerini silerek OpenDNS’in adreslerini ekleyin: 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 .

Son olarak, OpenDNS’in sizin ayarlarınızı uygulayabilmesi için DNS sorgulamalarının sizin ağınızdan geldiğini anlamasını sağlamak gerekiyor. Bunun en kesin yolu İnternet Servis Sağlayıcı’nızdan (ISS) sabit IP talep etmek ve bu adresi OpenDNS’in ağ ayarlarında kaydetmek. Ancak çoğu kullanıcı gibi bunun yerine her bağlantıda değişen IP adresinizi OpenDNS’e bildiren küçük bir uygulama kullanabilirsiniz. OpenDNS bunun için ddclient’ı öneriyor. Bu uygulamanın kurulumu çok basittir.

Yetkili kullanıcı ile konsolu açın ve şu komutları çalıştırın;

pisi it subversion
svn co https://ddclient.svn.sourceforge.net/svnroot/ddclient/trunk ddclient
cd ddclient
cp ddclient /usr/sbin
mkdir /etc/ddclient
mkdir /var/cache/ddclient
cp *.conf /etc/ddclient/ddclient.conf

Kurulum bu kadar. Ayarlamak için yetkili kullanıcı ile /etc/ddclient/ddclient. conf dosyasını açın (Pardus > Çalıştır > kdesu kwrite /etc/ddclient/ddclient.conf yolunu takip edebilirsiniz) ve dosyanın en sonuna aşağıdaki paragrafı yapıştırıp xx yerlerini kendinize göre değiştirip kaydedin.

## ##
OpenDNS.com account-configuration
##
use=web, web=whatismyip.org
server=updates.opendns.com
protocol=dyndns2
login=xxOpenDNS_Kullanıcı_adınız
password=xxOpenDNS_Şifreniz
xxOpenDNS’de_tanımladığınız_Ağ_adınız_(benim_örneğimde:”ev”)

Artık servis hazır ancak açılışta çalıştırılması için yine yetkili kullanıcı ile açacağınız /etc/conf.d/local.start (kdesu kwrite /etc/conf.d/local.start) dosyasının sonuna aşağıdaki satırı yapıştırıp kaydedin. Böylece her 300 saniyede bir OpenDNS’de tanımladığınız ağın ip adresi ayarlanacak.

/usr/sbin/ddclient -daemon 300 -syslog

Şimdi bilgisayarınızı ve modeminizi tekrar başlatın ve denemek için engellediğiniz içerikleri açmaya çalışın.

OpenDNS sonuçta DNS tabanlı bir filtreleme olduğundan aşılması zor değil ancak yine de küçük çocuğunuz ya da teknik ağ konularına pek bulaşmamış kişiler için tatmin edici bir çözüm. Önlem almak için proxy sitelerini de mutlaka engellemelisiniz. Ayrıca yönetici parolasını bilen kullanıcılar DNS adresini değiştirerek filtreyi atlatacaktır ve İnternet’i bir firewall üzerinden kullanıyorsanız ve firewall sizin DNS isteklerinizi kendi öntanımlı DNS adresine yönlendiriyorsa bir işe yaramayacaktır. Servisin kötü bir tarafı ise OpenDNS sitesinden yaptığınız değişikliklerin geçerli olması için 5-10 dakika beklemeniz gerekmesi.

Bu kadar kusur kadı kızında bile olur :)…

ZSNES Oyunu

Hatırlayanlarınız vardır, eskiden evimizde AtariCommodore 64Nintendo gibi oyunlar oynamakta arkadaşlarımızla kaset ve plaket değişimi yapmaktaydık :). Pek çoğumuz için o zamanların en büyük eğlencesi buydu.

Tsubasa ile çektiğimiz şutların, Robocop ile vurduğumuz kişilerin, Zelda ile kestiğimiz canavarların, SuperMario ile zıp zıp zıpladığımız, Ninja Kaplumbağalar ile patakladığımız ninjaların haddi hesabı olmadığı günlerden bahsediyorum.:).

Daha sonra Sega Saturn, Mega Drive, Playstation derken, oyunlar en sonunda da PC’lerin baş tacı olmuştur. Hatta sadece bir oyunu oynayabilmek için konfigürasyon değiştirenlerimiz bile vardır.

O eski günlerden bize hatıra kalan atari oyunlarını herkes tekrar tekrar oynamak istediği için onları PC’mizde çalıştırabilmemizi sağlayacak “öykünücü” (emülatör) denen özel yazılımlar hazırlanmıştır.

Emülator deyimi yurtdışında kabul görmüş bir deyimdir ancak Türkçe’de buna tam karşılık gelen bir kelimenin oturmuş olmamasına karşın, emülatörlere “öykünücü” denilebilmektedir.

Eğer eskiden severek oynadığınız oyunları bilgisayarınızda yine oynamak isterseniz iki şeye ihtiyacınız bulunmaktadır.

  1. Öykünücü (SNES9x ya da ZSNES gibi)
  2. ROM (Oyunların saklandığı ve çalıştırıldığı dosyalar)

Birinci Adım: Emülator – ZSNES

Şu anda Pardus 2008 depolarında en eski ve köklü öykünücülerden biri yani ZSNES yer almakta. Benim tercihim her zaman SNES9X’den yana olmasına karşın ZSNES de aynı işi görüyor.

İlk iş, Paket Yöneticisi’ne “SNES” yazarak karşınıza çıkan ZSENES uygulamasını PC’nize yükleyin.

ZSNES’e Programlar > Oyunlar > ZSNES yolundan ulaşabilirsiniz.

ZSNES ilk açıldığında tuş kombinasyonu, görüntü oranı gibi, yapmamız gereken bazı ayarlar bulunmaktadır.

Atarilerimizde kullandığımız joysticklerimizdeki tuşların yerini klavyemizden tayin etmemiz gerekiyor. Tuş kombinasyonlarına ulaşmak için Config menüsünden “INPUT” seçeneğine tıklayabilirsiniz. Karşınıza joystick map çıkacak. Buradan tuş kombinasyonlarınızı istediğiniz gibi yapabilirsiniz.

Ardından görüntü ayarlarınıza bakmalısınız. Görüntü ayarlarınıza, Config menüsündeki “Video Config” bölümünden ulaşabilirsiniz. Benim tavsiyem 800×600 – F (Tam ekran) seçmenizdir.

İlk ayarlarımızı yaptık, peki şimdi?

İnternet’ten ROM avına başlıyoruz :)… Google’da arama yaparak pek çok ROM sitesine ulaşabilirsiniz. Burada sadece “Abandonware” dediğimiz, üreticilerinin artık satmadığı, ücretsiz bir şekilde İnternet üzerinden kullanıma sunduğu oyunların “yasal” olduğunu söylemekte fayda var.

Bulduğunuz ROM’ların uzantısı .smc şeklinde olmalıdır.

SMC’li ROM dosyasını istediğiniz herhangi bir dizine atın ve ardından üstünde sağ tuşa basarak ZSNES ile aç deyin. Ardından ROM açılır ve oynamaya başlarsınız.

Şimdi ZSNES öykünücüye biraz daha yakından bakalım… Öykünücü ilk açıldığında alttaki gibi bir görünüme sahiptir. İlk sekmedeki ok işaretine bastığınız zaman kayıtlı ROM’larınız karşınıza gelecektir. Onlardan herhangi birine bastıktan sonra o oyun açılıp çalışmaya başlayacaktır.

Game Menüsü

  • Load: Bu menüden oyununuzu konum göstererek elden yükleyebiliyorsunuz
  • Run: Bu menü de ESC tuşuyla ortak etkinleşiyor, bu şekilde oyununuza kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.
  • Reset: Oyunda bir yerde takıldığınızda oyunu yeniden başlatmak için kullanabilirsiniz.
  • Save State: Oyunda “Save Game” yerleri dışında da hızlı kayıt yapabilmeniz için yapılmış özel bir bölümdür.
  • Open state: Hızlı kayıt ile kayıt altına aldığınız oyunlarınıza devam etmeniz için yükleme yapan yerdir.
  • Pick state: Kayıtlarınızın nerede saklanacağını seçmek için kullanabileceğiniz seçenek.

Config Menüsü

Bu menü genel ayarlarımızın yapıldığı bölümdür.

  • Input: Bu bölümde tuş kombinasyonları ve tuş haritası ayarlanabilir.
  • Devices: Bu bölümde bilgisayarınıza bağlı oyun çubuğu’nun ayarlarını yapabilirsiniz.
  • Chip cfg: Bu bölümde işlemci ayarlarınızı yapıyorsunuz ancak tavsiyem, neyin ne olduğunu bilmeden bu bölüme girip karıştırmayın.
  • Options: Bu bölümde genel ayarlarımızı yapabiliriz.
  • Video: Uygulama çözünürlüğü ve ekran modu buradan ayarlanır.
  • Sound: Ses ayarlarının bulunduğu bölüm.
  • Paths: Bu bölümde dosya kayıt yolları ve dosya yolları belirlenir.
  • Saves: Bu bölümde hızlı kayıtla ilgili ayarlar bulunmaktadır.
  • Speed: Bu bölümde hızla ilgili ayarlarınız yer almaktadır.

 

Cheat (Hile) bölümü

Oyunda en sevdiğim bölümlerden biri de budur. Bu bölüm, ZSnes oyunları için üreticiler tarafından çıkarılan ya da kullanıcılar tarafından bulunan hile kodlarını girebileceğiniz yerdir. Bu kodları web üzerinden arama yaparak bulabilirsiniz. Bu kodlarla oyunda ölümsüzlük, sonsuz enerji, sonsuz silah gibi şeyler ayarlanabilir. Her oyunun kendine has özel kodları vardır, onları arayıp bulmalısınız :).

  • ADD Code: Bu bölümde yeni hile kodlarımızı giriyoruz.
  • Browse: Bu bölümde daha önce kayıt altına aldığımız kodları etkinleştiriyoruz.
  • Search: Bu bölümde kendimiz kod arayıp bu kodları uygulayabiliyoruz ancak tavsiyem uzman değilseniz hiç bulaşmayın, bulduğunuz kod yüzünden oyun çökebilir.

Netplay bölümü

Internet: Bu bölümde elinizdeki ROM ile İnternet’ten başka bir oyuncuyla ortak oyun oynayabilirsiniz.

Misc bölümü

Bu bölüm çeşitli ayarların bulunduğu bölümdür.

  • Misc Keys: Bu bölümde öykünücüyle ilgili diğer kısayol tuşları ve kombinasyonları ayarlanır.
  • GUI: Bu bölümde Graphical User Interface yani grafiksel kullanıcı arayüzü ile ilgili ayarlara ulaşabilirsiniz.
  • Movie Options: Bu bölümde oyunlarınızdaki filmlerle ilgili ayarlara ulaşabilirsiniz.
  • Key Combinations: Bu bölümde tuş takımı kombinasyonlarınızı kolayca ayarlayabilirsiniz.
  • Save CFG: Bu bölüm bütün ayarlarınızı bir .cfg dosyası olarak kayıt altına alır.
  • About: Menünün bu kısmından yapımcılar hakkındaki bilgilere erişebilirsiniz.

Herkese iyi eğlenceler.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Torcs Oyunu

Torcs tam adıyla The Open Racing Car Simulator, gerçekçiliği ile dikkat çeken bir oyun. Aracın hasar alması, üzerinde yapılabilecek değişiklikler vs. oyundan maksimum zevk almak için iyi düşünülmüş özellikler.

Torcs’u Paket Yöneticisi’ni kullanarak ya da konsolda “sudo pisi it torcs” komutunu vererek sisteminize kurabilir; Programlar > Oyunlar > Torcs yolunu izleyerek oynamaya başlayabilirsiniz.

Oyun Ayarları

Oyun ilk açıldığında karşımıza gelen menünün “Options” sekmesinden sistemimize en uygun ayarları yapmamız gerekir. Display, Sound, Graphic, OpenGL gibi ayarlar Options menüsünden yapılır.

Kullanıcı Ayarları

Oyunu ilk açtığımızda “Configure Players” seçeneğinden kullanıcımızı yaratıyoruz. Kullanıcı ismini yazdıktan sonra kullanacağımız aracı seçmeliyiz. “Transmission”dan “manuel” ya da “auto”yu seçebilirsiniz. Transmission bölümünde, vitesi kendimiz kontrol edeceksek manuel, vitesin otomatik olmasını istiyorsak auto seçeneğini seçilmelidir. Vites ayarlarımızı da yaptıktan sonra oyunun zorluk derecesini arlayacağımız Level kısmına geliyoruz. Rookie, Amateur, Semi-Pro ve Pro seçenekleri olan kısımda, oyuna ilk başlarken Rookie ya da Amateur seçeneklerini seçmeniz önerilir, çünkü Torcs’da yapay zekâ yani gerçeklik yüksek olduğundan oyundan çabuk soğuyabilirsiniz. Son kısım ise “Auto reverse, yani otomatik geri vites. Bu seçenek aktif olursa (“yes” seçili ise) oyun içinde frene basıp aracı durdurduktan sonra frene basmaya devam ederseniz araç geri geri gelecektir.

Kontrol Ayarları

Kontrol ayarlarını “Player Configuration”da sağda bulunan “Controls” kısmından yapabiliriz. Controls’a tıkladığınızda karşınıza gelen pencerede gereken ayarları yapmanız gerekmekte. Ayar yapmanız gereken tuşların işlevleri aşağıda verilmiştir. İstediğiniz işi gerçekleştiren tuşu klavyenize atamak için fare ile üstüne gelip bir kez tıklamanız ve istediğiniz tuşa basmanız, o tuşu istenilen göreve atamak için yeterlidir.

  • Right steer: Sağa döndürme tuşu.
  • Left steer: Sola döndürme.
  • Brake: Fren tuşu.
  • Throttle: Gaz tuşu.
  • Neutral gear: Boş vitese geçirme tuşu.
  • Reverse gear: Geri vitese geçirme tuşu.
  • Up shift: Üst vitese geçirme.
  • Down shift: Alt vitese geçirme.
  • ABS cmd: ABS açma kapama tuşu.
  • ASR cmd: ASR açma kapama tuşu.

Ayarlarınızı yaptıktan sonra “Save”e tıklayarak yapmış olduğunuz ayarları kaydedebilirsiniz. Bütün ayarlar tamamlandığına göre artık yarışa geçebilirsiniz.

Yarış

Ana menüden Race seçeneği seçildiğinde yarış seçenekleri görülür. Bunlar;

  • Quick Race
  • Non-Championship Race
  • Endurance Race
  • Championship
  • DTM Race
  • Practice

Yukarıdaki seçenekler Torcs bünyesindeki yarış seçenekleridir.

Gelin ilk oyunumuza başlayalım. İlk olarak Quick Race seçeneğini seçiyoruz. Karşımıza New Race ve Configure Race seçenekleri geliyor. New Race ile oyunumuz başlıyor. Configure Race seçeneğinden yarış ayarları, yol seçimi gibi ayarları yapmanız mümkün. Configure Race seçeneğini ve yarışacağımız pisti seçelim. Burada üç ana pist seçimi yapabiliyoruz. Road Tracks, Oval Tracks ve Dirt Tracks. Bu üç ana pist seçenekleri, altlarında çeşitli pistler barındırıyor. Şimdi istediğimiz birini seçiyoruz ve “Accept” düğmesine tıklıyoruz. Bundan sonraki ekranda Laps sayısını seçiyor ve oyunumuza başlıyoruz.

Daha önce bahsettiğimiz kullanıcı ayarlarında ABS ve ASR seçeneklerini seçtiyseniz, aracınız patinaj çekme virajlarda savrulmama gibi durumlarda epey iyidir.  Fakat bu seçenekler aracın son hızında bir azaltma meydana getirir. Virajda savrulma, yoldan çıkma gibi sorunlar yaşıyorsanız ASR ve ABS seçeneklerini aktif duruma getirip ufak bir kolaylık sağlayabilirsiniz. Sizin seçtiğiniz seviyeye göre araç hasar alacak ve bir zamandan sonra pit-stop’a girmeniz gerekecek. Pit-stop’a girdiğinizde uymanız gereken altın kural hız sınırıdır! Tuş kombinasyonlarında bahsettiğimiz hız sabitleyici tuşu bu iş için kullanılır. Hızı sabitlemek için bu tuşu basılı tutmamız gerekiyor.

Pit-stop’a girince karşımıza gelen ekranda pit-stop’taki seçenekler gelecek:

  • Remaining Laps: Kalan tur sayısı.
  • Remaining Fuel: Depodaki benzin miktarı.
  • Fuel Amount: Araca konulacak benzin miktarı.
  • Repair amount: Araç için yapılacak tamir süresi. Bu sürenin uzun olmasını istemiyorsanız aracınıza fazla hasar aldırmamanız gerekiyor.

Gördüğünüz gibi Torcs, size keyifli dakikalar geçirtebilecek kadar iyi yapılmış oyun. Grafiği belki üst düzey değil ama yapay zekâsı ve gerçekliğiyle gönlünüzü fethedecek.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

AstroMenace Oyunu

Depolarımızda bulabileceğiniz AstroMenace, uzayda geçen ve mevcut geminizi geliştirme seçenekleri ihtiva eden bir “herkesi vur” (shoot em up) oyunudur. AstroMenace’ın bu türdeki diğer oyunlardan farkı, geminizi de değiştirebilmenizdir.

Belli bazı gemi sınıfları bulunmaktadır. Bunlar;

1. Fighter – Savaşçı sınıfı
2. Attacker – Saldırı sınıfı
3. Bomber – Bombardıman sınıfı

Oyuna başlarken size Fighter sınıfı bir gemi ve standart silahlar verilir. İlerde mevcut geminizi değiştirebilir ve silahlarınızı oyunda kazandığınız paralarla geliştirebilirsiniz.

İlk silahlarınız kinetik olarak tabir edilen mermi sınıfındandır. Para kazandıkça görev bölmesinden sonraki hangar bölümünde, sırasıyla, iyon, plasma, lazer, gaus, antimadde ya da güdümlü sınıftaki silahlarla donanabilir ve düşmanlarınıza karsı savaşabilirsiniz.

Oyunda geminizle ilgili aklınıza gelebilecek her şeyi yapabilirsiniz :D. Gemi alıp satabilir, içindeki donanımı (Kalkan, Jeneratör, Mekanik vs.) belli bir ücret karşılığında değiştirebilirsiniz. Hatta hasar almış geminizi hangar bölümünde tamir edebilirsiniz.

Oyunu Oynamak

Oyun açıldıktan sonra “START GAME” yazan yerden baslıyor, ardından kendimize bir profil oluşturuyoruz. Profil oluşturduktan sonra “NEXT” yazan yeri tıklıyoruz ve karsımızda ilk görevimiz! 🙂

Oynadığım iki haftalık süre içerisinde, benim gördüğüm oyunda 15 tane görev olduğudur. Ancak şu ana kadar sadece 12’nci göreve kadar ilerleyebilmiş durumdayım. Her görevin birbirinden zor olduğu bilginize sunulur.

Oyundaki Bölümler

İlk görevinizde bir birlikle beraber hareket ediyorsunuz. Bu sırada saldırı alarmları çalmaya başlıyor. Karşınıza bilinmeyen bir düşman çıkmış durumda: Uzaylılar! Göreve başlamak için “NEXT” yazan yere tıklayın. HANGAR bölümü açılacaktır

HANGAR: 

Bu bölümde geminizi tamir edebilir,kazandığınız paralarla yeni gemi alabilir ya da mevcut geminizi yükseltebilirsiniz.

Gemilerin özeliklerine bakmak için “INFO” yazan yere tıklamanız yeterlidir. Her görev için farklı gemilere ihtiyacınız olacağından mümkün olduğu kadar ek özelikleri olan bir gemi seçmenizi tavsiye ederim.

Yaklaşık 20 farklı gemi bulunmaktadır. Daha sonra bu geminin yükseltilmesi hayati önem taşır. Hangar da, bize gemilerin zırh gücünü ve ne kadar silah ekleyebileceğimizi gösterir.

Oyunda üç gemi sınıfı ve her birinin kendine özgü özelikleri vardır. Bunlar;

1. Fighter (Savaşçı sınıfı): Hızlı ve dengeli saldırı ve savunma gemi sınıfı.
2. Attacker (Saldırı Sınıfı): Tamamen saldırı odaklı gemi sınıfı filo savaşlarında oldukça etkilidir.
3. Bomber (Bombardıman Sınıfı): Ağır savunması olan Korsan ve Uzaylı üslerine saldırı yaparken kullanılabilecek gemi sınıfıdır.

WORKSHOP (Tersane):

Tersanede geminizin jet motoru, jeneratör, hedefleme sistemleri, dengeleme sistemleri ve kalkan sistemlerini değiştirip geliştirebilirsiniz.

Yaptığınız her değişiklik sonunda, geminiz daha hızlı, daha iyi atış edebilen ve daha iyi kalkanlara sahip bir gemi olarak savaş alanına çıkabilir.

Burada özelikle jeneratörünüze çok dikkat etmelisiniz! Eğer mevcut hedefleme sistemlerine ve hareket sistemlerine yeterince enerji sağlayan bir jeneratörünüz yoksa savaş alanında kaplumbağa hızında ilerlersiniz ve attığınız mermiler hedeflerini vuramaz. Kalkan sisteminiz yeteri kadar enerji alamadığı için devre dışı kalabilir ya da donanımımız iyi ve dengeli olduğu halde, silahların çektiği enerji yüzünden ateş edemez duruma düşebilirsiniz.

WEAPONRY (Cephanelik):

Cephaneliğe hoşgeldiniz. Burası oyunun en güzel yerlerinden biridir. Mevcut donanımınıza ve geminize uygun silahların  bulunduğu bölüm burasıdır.

Oyun ilerledikçe daha güçlü silahlara ihtiyacınız artıyor çünkü karşınızdaki gemilerin silahları ve zırhları da artıyor ve gemiler de giderek daha büyük oluyor…

Her silah sınıfının kendine göre özelikleri vardır. Kendinize en uygun olanını ancak savaş alanında deneyerek öğrenebilirsiniz.

Silah sınıfları:

1. Kinetik
2. İyon
3. Plasma
4. Gaus
5. Maser
6. Laser
7. Anti Madde
8. Güdümlü (Füze vs.)

Bütün ayarlarımızı yaptıktan sonra geriye bir tek şey kalıyor: SAVAŞMAK!

Herkese iyi avlar!

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

PlayOnLinux Oyunu

Uzun yıllar Windows kullandınız. Sonra, bir şeyler oldu. Tıpkı çalışan bir saatin sadece zamanı göstermesini yeterli bulmayıp içini açma ve merakınızı giderme isteği gibi, kullandığınız işletim sisteminin de temellerini incelemek ve kurcalamak istediniz. Bir şekilde Linux’la tanıştınız ve bunu yapabileceğinizi fark ettiniz. Peki bu nereden temin ediliyor? Nasıl yani? İnternet’ten indirilebiliyor mu, hem de yasal bir biçimde? Çok şaşırdınız. Hemen sisteminize bir Linux dağıtımı kurdunuz. Başlarda alışkanlıklarınızı yenmek biraz zor olabilir, ama buna değecek. Üstelik birçok yerde Linux’un Windows’tan daha güvenli olduğuna ilişkin yazılar okudunuz. Biraz vakit geçti ve bir karar verdiniz; Windows’u sisteminizden uçuracaksınız ve artık sadece bu Linux dağıtımıyla yolunuza devam edeceksiniz. Ama bir dakika! Siz aynı zamanda bilgisayar oyunu da oynamayı seven bir kullanıcısınız. Peki, Windows’un o meşhur oyunlarını Linux’ta nasıl oynayacaksınız?

Masaüstü bilgisayarlarda oyun piyasası ne yazık ki Microsoft ve Windows üzerine kurulu. Çünkü Windows’un dünya genelinde halen birçok bilgisayarda kullanıldığı bir gerçek. Bu durum aslında dünyada en çok oynanan oyunların, birkaç istisna hariç, Linux için geliştirilmediğinin bir yanıtı.

Quake ve Doom serisinin geliştirici ekibi “id Software”, Unreal Tournament’ın geliştirici ekibi “Epic Games” ve birkaç geliştirici topluluğu, oyunlarının Linux sürümlerini de piyasaya sürüyor. id Software gibi adını sağlam harflerle oyun dünyasına kazımış  ve özgür yazılıma destek veren geliştirici toplulukları olsa da, ne yazık ki tek başlarına yeterli değiller. Oyunlarını değişik platformlar için geliştiren ve dağıtan diğer ekipler ise getirisinin ne olacağını halen bilmediklerinden, Linux platformuna bugüne kadar çok sık el sürmediler. Peki ya ben RPG hastası bir oyuncuysam ve Baldur’s Gate oynamak istersem ne olacak? O gün İstanbul’un dar sokaklarında park etmesini bilmeyen uyuz şoförlere inat GTA 3’te arabaları bazuka ile havaya uçurmak istersem? Ya da biraz da sakinleşmek için kız arkadaşımla karşılıklı Worms World Party oynamayı tercih edersem, bu oyunların Linux sürümlerini bulabilecek miyim? Gecenin kör bir saati kalkıp arkadaşlarımla beraber World of Warcraft’ta PvP yapabilecek miyim?

İşte tam bu noktada bir takım uygulamalar devreye giriyor. Linux’ta Windows uygulamasının birçoğunu çalıştırmaya yarayan uygulamalar arasında en çok bilineni Wine (Wine is not an emulator). Wine, Windows 3.1 üzerinde çalışan uygulamaları Linuxta çalıştırabilmek amacıyla geliştirilmeye başlanmış ve şu an Windows XP uygulamalarının büyük bir çoğunluğunu çalıştırıyor. Aslında Transgaming’s Cedega ve CrossOver Games gibi ücretli alternatiflerinin temelini oluşturan Wine, artık oyunlar konusunda da ücretli alternatifleri kadar kararlı ve hızlı.

Windows uygulamalarının büyük bir kısmını Windows kullanmadan çalıştırabilmek sizi çok şaşırtmasın. Üstelik ne lisanslı Windows için cüzdanın içini boşaltıyoruz ne de virüs tehlikesi yaşıyoruz. Tüm bunlara rağmen gene de oyunları oynarken bir takım sorunlar yaşayabilirsiniz çünkü Windows oyunların kaynak kodları kapalıdır ve bu da Linux kullanıcılarının işini zorlaştırır. Neyse ki, Wine için hazırlanmış ve rahat bir görsel arayüze sahip bir yazılım var; PlayOnLinux…

PlayOnLinux nedir? Yenir mi?

PlayOnLinux sisteminize kurulurken Wine’ın bilgisayarınızda kurulu olmasını isteyecektir. PlayOnLinux, içeriğindeki Wine betiklerini kullanır ve bu süreçte sizi konsolla ilişkiye sokmaz. Söz konusu betikleri internetten güncelleyerek bilgisayarınıza indirir ve anlaşılabilir bir görsel arayüz ile size aslında Wine ile oyun oynatır. Eğer bir Pardus kullanıcısıysanız sorun değil; Paket Yöneticisi’nden kurabileceğiniz PlayOnLinux, başta Wine olmak üzere ihtiyaç duyduğu diğer paketleri de otomatik kuracaktır.

Wine’ı biraz kurcalayan ve İnterneti alt üst eden kullanıcılar bilir ki; konsoldan wine dosyaadı.exe komutu vermek her zaman tek başına yeterli değildir ve değişik parametreleri kullanmanız gereken zamanlar da olmuştur. PlayOnLinux’un güzelliği tam bu noktada başlıyor; bilgisayarınıza kurmak istediğiniz oyunların betik dosyalarını internetten indiriyor ve size görsel bir arayüz ile kurulumda yardımcı oluyor. Tek yapmanız gereken yönergeleri dikkatlice okumak.

Desteklediği oyun listesine gelince… Listede yer alan oyunların sayısı uygulamanın geliştiricileri kadar gönüllülerin katkısına da bağlı. Örneğin sizin yazdığınız bir betik forumlarda iyi bir yorum alırsa, PlayOnLinux’un desteklediği oyunlar listesinde yer alabilir. Şu an destekledikleri arasında: Age of Empires II, Age of Wonders, Baldur’s Gate II, Call Of Duty II, Command And Conquer 3: Tiberium Wars, Dark Messiah Of Might And Magic, Warhammer 40K: Dawn of War, Diablo II, GTA II ve GTA III, Guild Wars, The Elder Scrolls IV: Oblivion, Warcraft III, World Of Warcraft ve daha birçok oyun var ve her güncellemeyle yenileri gelmeye devam ediyor!

Peki ama nasıl?

Öncelikle PlayOnLinux’u sistemimize kurmamız lazım. Eğer Paket Yöneticisi’nde Katkı Deposu da listeye ekliyse, PlayOnLinux’u bulmak ve kurmak konusunda bir sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyorum. PlayOnLinux’u ilk açtığınızda sizi “İlk Kullanım Sihirbazı” karşılar ve güncellemeleri indirir. Sabırlı olun çünkü bu işlem biraz uzun sürebilir. Ardından Microsoft yazı tiplerini bilgisayarınıza indirir. Sonrasında da ekran kartı sürücülerinizin kurulu olup olmadığı sorgular, eğer sürücüleriniz kurulu değilse kurmanız için uyarır.

 

Eğer ekran kartı sürücülerini kurmamışsanız, oyunları hızlı oynayabilmeniz için kurmanız gerekecek.

Ardından karşınıza çıkan pencerede, Çalıştır, Kur, Kaldır, Depoyu Güncelle ve Otomatik Çalıştır düğmelerinin hemen altında Uygulamalarım ve Sohbet sekmelerini göreceksiniz. Menü çubuğunda ise Araçlar düğmesi altında “Wine’ı Yapılandır”, “Kayıt Düzenleyici” ve “Windows Benzetimini Güncelle” gibi henüz herhangi bir oyun kurulmadan etkinleşmeyen seçeneklerin yanı sıra, İnternetten indirilebileceğiniz ve sisteminizde kurulu olan Wine sürümlerini görebileceğiniz “Wine Sürümlerini Yönet”, tüm Wine uygulamalarını tek bir hamlede sonlandırmanızı sağlayan “Wineserver Süreçlerini Sonlandır”, PlayOnLinux listesinde yer almayan kurulum betiklerini çalıştırmanız için “Gayri Resmî Betikleri Çalıştır” ve pek ihtiyacımız olmayacak olsa da konsola erişebilmemiz için “PlayOnLinux Hata Ayıklayıcı” gibi seçenekler bulunmakta. “Ayarlar” penceresinde “Genel” sekmesinde ön tanımlı web tarayıcınız ve konsol tercihlerinizi yapabilir, “Sohbet” sekmesinde IRC sohbet tercihlerinizi düzenleyebilir, “Internet” sekmesinde çevrimdışı oturumu etkinleştirebilir ya da proxy ayarlarınızı yapabilir, “Erişilebilirlik” sekmesinde PlayOnLinux’un kullanacağı Wine sürümünü belirleyebilir, “Sistem” sekmesinde sistem bilgilerine erişebilir ve “Eklentiler” sekmesinde de PlayOnLinux’un web sitesinden indirebileceğiniz faydalı eklentileri etkinleştirebilirsiniz.

 

İşte PlayOnLinux’un basit görsel arayüzü bundan ibaret.

O zaman başlayalım!

PlayOnLinux ile sisteminize oyun kurabilmeniz için öncelikle bir İnternet bağlantınız olmalı. Çünkü PlayOnLinux, bazı oyunları sadece CD veya DVD’lerden kurmuyor, İnternet’ten indirilebilir eklentilerin de kurulup kurulmayacağını soruyor ya da GTA2, Guild Wars gibi internetten ücretsiz indirilebilen ve kurulabilen oyunları internetten indirerek sizi CD bulmak derdinden kurtarıyor. Hazır isimleri geçmişken söylemekte fayda var; GTA2 uzun bir süredir internetten ücretsiz ve yasal olarak dağıtılmakta. Guild Wars ise World of Warcraft gibi MMORPG ve oynanabilmesi için belli bir ücret karşılığı oluşturabileceğiniz bir kullanıcı hesabıyla oynanabilen bir oyun olmasına karşın kurulum dosyası da gene oyunun geliştiricileri tarafından internetten sunuluyor.

Desteklenen oyunlar listesinden Diablo Iıyi seçip kuruluma başlıyoruz.

Kurulum sürecinden bahsetmeden önce, oyunların korsan kopyalarında bazı sorunlar yaşanabileceğinizi şimdiden söylemek isterim. Kuruluma dönecek olursak; arayüzde göreceğiniz “Kur” düğmesine bastığınızda, karşınıza kurabileceğiniz oyunların ve diğer uygulamaların listesi çıkar. Nasıl olduğunu anlatabilmek için listeden bir oyun seçiyorum; Diablo II. Karşıma çıkan ilk pencerede bana bu oyunu geliştiren ekibin adını, varsa oyunun İnternet adresini, kurulum betiğini yazanın adını ve oyunun Ev Dizini altında kurulacağı dizini (“~/.PlayOnLinux/wineprefix/DiabloII” şeklinde) gösterir.

İkinci adımda CD/DVD sürücümüzün kök dizin altında bulunduğu dizini sorar (örneğin benim bilgisayarımda “/media/sr0” dizini altında). Bir sonraki adımda ise gerekli Wine ön eki hazırlanır ve karşıma CD/DVD içerisindeki kurulum uygulaması çıkar. Buradan sonrası, oyunun Windows üzerindeki kurulumundan farksız. Benim tavsiyem oyunun kurulacağı dizin üzerinde hiç bir değişiklik yapmamanız çünkü zaten Ev Dizini’ndeki “.PlayOnLinux” dizini silinmediği sürece tüm ayarlarınız ve kayıtlarınız burada yer alacak!

Kurulumda örnek olarak seçtiğimiz Diablo II’nin kurulumunun son aşamasında PlayOnLinux bize oyunun bağlantısını (yani kısayolunu) masaüstüne eklenmesini isteyip istemediğimizi soruyor ve istediğimiz yanıtı verdikten sonra da kurulum bitiyor.

Bir oyunu sistemimize kurduğumuza göre, arayüzün menü çubuğunda Araçlar düğmesi altında yer alan ve üç paragraf yukarıda bahsettiğimiz o açılmayan üç seçenek hakkında da konuşabiliriz. Listedeki oyunu seçip, menü çubuğunda Araçlar düğmesinin altında yer alan “Wine’ı Yapılandır” tuşuna bastığınızda, aslında bildiğiniz Wine yapılandırmasını göreceksiniz. Aradaki fark ise yapacağınız ayarların PlayOnLinux’ta sadece seçili oyunu etkilemesi. Örneğin, GTA2’yi Windows 98 kipinde çalıştırabilirken World of Warcraft’ı Windows XP kipinde oynayabilirim. Bunu Wine’da da yapmak bir şekilde mümkün ama konsolla uğraşmak istemiyorsanız endişelenmeyin, PlayOnLinux bunu sizin için yapıyor. Menü çubuğunda Araçlar düğmesinin altında yer alan ikinci seçeneğimiz “Kayıt Düzenleyici” ise Windows’ta oldukça hassas bir uygulama olan “regedit”in ta kendisi. Regedit, eğer ne yaptığınızı bilmiyorsanız, Windows’a zarar verebileceğiniz bir uygulama. PlayOnLinux’ta bu uygulamaya erişime izin verilmiş çünkü bazı oyunları Linux’ta oynayabilmeniz için gerçekten de bu uygulama gerekebiliyor. Yine debu size genelde gerekecek bir uygulama değil. Eğer ne yaptığınız hakkında bir fikriniz yoksa bu seçenekten uzak durun derim. Son seçeneğimiz “Windows Benzetimini Güncelle” ise kimi durumlarda yaptığınız değişikliklerin geçerli olabilmesi için gerekiyor.

İşte karşınızda sorunsuzca çalışan Diablo II

Oyunumuzu kurduk, önceden ne olduğuna göz atamadığımız üç seçeneğe de göz attık. Şimdiyse sıra, oyunumuzu oynayabilmemiz için Windows oyunlarının ihtiyaç duyduğu DirectX’in kurulumuna. Uygulamalar listesinde “Diğer” kategorisinde yer alan DirectX’in PlayOnLinux’a kurulabilir en güncel sürümü DirectX 9. Bunu da indirdikten sonra artık oyunu oynamamıza hiç bir engel kalmayacak. Hatta pek kullanışlığı olmadığını itiraf etsem de aynı anda iki oyunu birden açabilirsiniz.

Canınız çok sıkılırsa aynı anda iki oyun birden çalıştırın ve bir anda sıkılmakta haksız olduğunuzu anlayın.

PlayOnLinux ile denediğim oyunları buraya yazmakta fayda görüyorum. Her ne kadar Call of Duty II’yi yerel ağ üzerinden oynamayı çok sevsem de henüz deneyemedim. Ancak Diablo II, GTA2, Grand Theft Auto III, Guild Wars, Half-Life (ve dolayısıyla Counter Strike v1.5), Star Wars: Jedi Outcast, Starcraft, Wacraft III, The Elder Scrolls III – Morrowind, World of Warcraft ve Worms World Party benim oynadığım ve çalıştığını garanti edebildiğim oyunlar!

PlayOnLinux’un Wine’ın desteklediği tüm oyunları çalıştırması mümkün. Daha önce de söylediğim gibi, PlayOnLinux aslında Wine’ı kullanan ve sadece bizi basit bir görsel arayüzle karşılayan bir uygulama. Wine’ın İnternet sayfasındaki listye baktığım zaman ise yüzümüzü güldüren yeniliklerle karşılaşıyoruz. Call of Duty IV, Half-Life II, S.T.A.L.K.E.R. ve Team Fortress II gibi oldukça meşhur oyunların oldukça iyi bir performans ile çalıştırılabildiğini görüyoruz. Bunları PlayOnLinux’ta oynamamızı engel olan tek şey, henüz gönüllülerin bu betikleri henüz hazırlamamış olması. Bunlar da kısa sürede PlayOnLinux’un desteklediği oyunlar arasında girecektir! Eğer bir oyunu çalıştırmakta teknik sorunlar yaşarsanız İnternet’te ufak bir araştırma yapmaya alışmalısınız.

Hani sadece oyundu?

PlayOnLinux’un çalıştırabildiği uygulamalar listesine baktığınızda sadece oyunları görmeyeceksiniz. Dreamweaver 8, Flash MX, Google SketchUp, Internet Explorer 6.0, Safari, Microsoft Office 2003 ve Birkaç ufak uygulamanın daha Linux’ta kullanılabildiğine şahit olacaksınız. Çaktırmayın, Wine bir süredir Photoshop CS2’yi destekliyor!

Kapanış Sayfası!

Yazımın sonuna doğru geldiğimde söylenmesi gereken bir iki ufak nokta var. PlayOnLinux olsun, Wine olsun ya da TransGaming’s Cedega olsun; sonuçta farklı bir platform için geliştirilen oyunlar oynayacağınızdan performans kayıpları yaşamanız olası. Ama bu illa yaşayacağınız anlamına da gelmiyor. Benim bilgisayarım, Diablo II’yi, Direct 3D seçeneği etkinleştirilmişken oynarken takıldığı için Direct 2D seçeneğine dönmek zorunda kalmıştım. Ancak aynı donanımdaki bir bilgisayarda, grafik ayarlarını abartmadığımız sürece, World of Warcraft da gayet rahat bir şekilde oynanabiliyordu.

Öte yandan, Windows oyunlarının hemen hepsi DirectX 9’un kurulu olmamasından dolayı sorunlu çalışabilirler ya da hiç çalışmyabilirler. Bu sebeple, her oyun için uygulamalar listesinden DirectX yamasını kurmanız gerekebilir.

Bir zamanlar eğitim hayatımın iki senesini oyunlar yüzünden kaybedecek kadar oyun hastası biriydim. Şu an o derece bir oyuncu olmasam da Linux’ta oyun oynayamamak yine can sıkıcı olabiliyordu. Ancak özgür yazılım dünyasında çareler tükenmediğinden buna bir çözüm bulundu ve artık popüler Windows oyunlarını sorunsuzca Linux üzerinden oynayabiliyoruz. Yaşasın özgür yazılım!

Umarım yazımı beğenmişsinizdir. Herkese iyi oyunlar dilerim!

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Xfce İpuçları

Bildiğiniz gibi Xfce, basit, işlerinizi daha kolay ve sakin bir şekilde yürütmenizi sağlayan, hızlı bir pencere yöneticisidir. Ama bu basitlik, bazı işlere doğrudan müdahale etmenize de neden olabilmektedir.

Bu kötü ya da zor bir şey değildir. Tam tersi, işleme doğrudan müdahale ederek pencere yöneticisi ile ilgili bazı ipuçları elde edebilirsiniz. Gelin size önce, KDM ile, hiçbir şeyi değiştirmeden Xfce’yi nasıl varsayılan hale getirebiliriz onu göstereyim, sonra da simgeler ve temalara el atalım.

KDM ile Xfce

“KDM ve Xfce mi?” diye sorabilirsiniz. Evet, KDM ile Xfce çalıştırmanın bir iki dezavantajı var. Örneğin kdebase’in sistem açılışında yüklenmesi dolayısıyla sistem geç açılmakta. Ama şu da var ki Pardus KDE temelli bir dağıtım ve dolayısıyla da KDE paketlerinin hâkimiyeti söz konusu. İster istemez KDE programı çalıştıracaksınız. Ağlarınızı düzenleyebilmeniz için, network-applet yani “KDE Ağ Programcığı” buna bir örnek. Bu nedenle, kdebase’in önceden çalıştırılması çok da büyük bir dezavantaj olarak görülmemeli. En azından şimdilik…

KDM ve Xfce’in birlikte çalıştırılmasının normal kullanıcılar için avantajı ise çok fazla. Xfce’yi kurduktan sonra yapmanız gereken tek şey, Giriş Yöneticisi (KDM) ekranına geldiğinizde “alt + M” tuş ikilisini kullanıp, açılan menüden de oturum olarak Xfce4’ü seçmeniz. Kullanıcı adı ve parolanızı girdiğinizde, artık sizi hep Xfce4 karşılayacak.

Kişisel Simgeler

İşte size Xfce masaüstü ile ilgili küçük bir ipucu daha: Xfce, kullanıcılara ait olan kişisel simgeleri, ev dizinindeki “.icons” dizininden algılıyor.

Örnek olarak Xfce-look[1] sitesinden bir simge teması indirin (mesela FinalOrder) ve arşivi açarak bu dizinin içine yerleştirin:

<example> $ tar -xf ~/Desktop/FinalOrder.tbz2 $ move ~/Desktop/FinalOrder .icons </example> simge dizini
Bunları yaptıktan sonra, Ayar Yöneticisi’ni çalıştırın (Xfce Menüsü > Ayarlar > Ayar Yöneticisi), oradan da “Kullanıcı Arayüzü”nü seçin.

 

“Simge Teması” sekmesinde yüklediğiniz simgeyi görebiliyorsunuz, değil mi? Güzel. Şimdi de öteki temalara gelelim.

Temaları Değiştirmek

Pencere Temasını Değiştirmek: Pencere temalarına ayar yöneticimizin “Pencere Yöneticisi Ayarları”ndan ulaşabiliyorsunuz. Xfce’de birçok tema kurulu geliyor. Bunların dışında bir tema yüklemek isterseniz, Xfce-look sitesinden temaları indirebilirsiniz. Bu temaları kullanabilmek için, indirdiğiniz arşivin içinden çıkan dizini ev dizinindeki “.themes”  dizinine atmalısınız. Daha sonra, ayar yöneticimizin “Pencere Yöneticisi”nden  tema seçimini yapabilirsiniz.

Yalnız dikkat etmeniz gereken bir şey daha var: Xfce-look sitesindeki her tema, biraz önce anlattığım şekilde kurulamamaktadır çünkü bu temaların bir kısmı Gnome teması olup, Xfce ile de uyumlu olan temalardır. “GTK+ themes” diye geçen temalar, tıpkı kaynak koddan derlenerek kurulan programlar gibi  kurulabilmektedir. O şekilde kurulan temaların arşivlerinden README, INSTALL ve benzeri dosyalar çıkmaktadır, o dosyaları okuyarak tema kurulumunu  gerçekleştirebilirsiniz.

Ama benim daha iyi bir fikrim var! Özgürlükİçin forumunda Xfce temaları ile ilgili bir konu açarak tema isteğinde bulunabilirsiniz ya da Uluzilla‘ya hata girebilirsiniz.

İmleç Temasını Değiştirmek:

Kullanmak istediğim simge temaları için, ev –ya da burada yoksa “.icons”– dizinindeki tema arşivlerinin içinden çıkan dizini de buraya yerleştiriyorduk. Aynı şekilde, imleç temalarını da bu dizine alabiliyoruz. Bu dizine aldığınız imleç temalarını kullanabilmek için ayar yöneticimizden “Fare” penceresini kullanmanız yeterli.

 

Keşke Fontlar İçin de Bir Dizin Olsa

Var! Xfce ile ilgili olmasa da, kullanmak istediğiniz tüm fontları ev dizinindeki “.icons” dizinine yerleştirerek kullanabiliyorsunuz.

Exit mobile version