KMail E-posta İstemcisi

KMail 1.13

Çoğu kişinin web arayüzlü e-posta istemcilerini tercih ettiğini biliyoruz. Ama neden? Web arayüzlü istemcilerin daha esnek olması mı? Hayır, daha çok bilinmesidir.

Hadi, gelin bakalım yine bir KDE bileşeni olan, yetenekli e-posta istemcimiz KMail (söylemekte zorlananlar için Kâmil) ile tura çıkalım.

Bir istemci hayata ne katar?

Bir istemci hayatımıza ne katar sorusu pek çok kişi için değişken olabilir. Buradan itibaren kendi kişisel görüşlerimden yola çıkarak yazacağım sonucu çıkacaktır. Ama zaten kişisel görüş olmadan da inceleme yazılamaz.

KMail ile e-postalarınızı arşivleyin

KMail’in arşivleme yeteneği sayesinde e-postalarınızı İnternet’e bağlı olmasanız bile okuyabilirsiniz. Bu özellik zaten istemcilerin en önemli özelliğidir. Bu özelliğin hayatınıza getireceği tek kolaylığın bu olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. E-postaların sadece gelen kutunuzda durmasına gerek yok. Klasörleme sayesinde e-postalarınızı istediğiniz gibi saklayabilirsiniz. Belki bunu elle yapmak zor olabilir, ama sonrasında e-postalarına ulaşmak isteyenler için ilaç gibidir. Peki, benim gibi tembeller ne yapacak?

Elle aktarmak çok yorucu olabiliyor bazen. Hele hele pek çok e-posta listesine üye olmak ve pek çok e-postayı takip etmekte olan kişiler için… KMail bu noktada da bizi yüzüstü bırakmıyor. Filtreleme devreye giriyor burada. KMail’in bu hayat kurtaran özelliği sayesinde e-posta saklamak da e-postalar arasında gezinmek de epey kolay. Filtreleme özelliğini kısaca açıklayacak olursak, iletinin belli bir özelliğine göre (Gönderen, Alıcı, Konu, İçerik, E-posta Listesi…) o ve o özelliği taşıyan diğer iletilere sizin belirlediğiniz işlemi yapar. Bunu hem önceden de aldığınız iletilere hem de bundan sonra gelecek iletilere otomatik olarak yapar. Örnek vermek gerekirse, Özgürlükİçin Yönetim Listesi’ne yazılanları takip ediyorsunuz. ama daha pek çok e-postanız var ve aralarından listeyi ayıklamak çok zor oluyor. Eğer bu listeden gelen tüm iletileri Özgürlükİçin diye bir dizine yönlendirirseniz, artık bu e-postalar gelen kutusuna uğramadan, direkt olarak o dizinde listelenecektir.

Ufak ama hayat kolaylaştırıcı hileler

KMail, diğer tüm KDE bileşenleri gibi KMail de diğer KDE bileşenleri ile bir bütündür. Dolayısıyla onların sunduğu pek çok özelliği KMail de kullanabilir.

İlk olarak kendinize bir ajanda tutmanız KMail ile son derece rahattır. Hatırlamak istediğiniz bir iş varsa “yapılacak ögesi oluştur” özelliğini kullanarak istediğiniz tarihte size e-posta ile hatırlatmasını sağlayabiliyorsunuz.
Gelişmiş adres defteri sayesinde KMail, KDE adres defterini kullanarak gelişmiş bir adres defteri tutabilir. E-posta gönderirken bu kişilere erişim de son derece kolaydır…

Görünümü, kendinize en uygun şekilde ayarlayabilirsiniz. Buna e-postaların listelenme ve gösterilme biçimi de dâhil.

Güvenlik ayarları da çok hoşunuza gidecek. Sonuçta kimse çöp e-postalardan (spam) ya da arkadaşına kazara gönderebileceği virüslü bir mesajdan hoşlanmaz.

Taslak özelliği sayesinde bir e-postayı ileride de düzenlemek ya da o esnada gönderemediğiniz için saklayabilirsiniz. Şablon özelliği ise, özellikle ofis çalışanlarının hoşuna gidecek bir şey olsa gerek. Pek çok kişiye benzer e-postalar göndermek zorunda olanlar, şablon ile işlerini epey kolaylaştırabilir.

Özellikle önemsediğiniz dizinleri “Sık kullanılan dizinler” sayesinde daha göze batacak bir biçimde gösterebilirsiniz.

E-postaların bazılarına koyacağınız etiketler sayesinde zaman içerisinde ona ulaşma konusunda daha rahat olacaksınız.

Bu özellikler saymakla bitmez. En iyisi deneyip öğrenmek…

Neden KMail?

Burada, benim KMail’i seçmemde etkili olan sebeplerden birkaçını yazacağım. Belki sizin de ilginizi çekebilecek bir şeyler çıkar.

  • En önemli sebep: KDE bileşeni olması.
  • Bir sistem çekmecesi ve bildirimler sayesinde e-posta geldiğinde haberim oluyor.
  • Muadillerine oranla daha hoş ve basit bir arayüzü var.
  • Kişiselleştirilebilirlik olanakları daha fazla.
  • Daha hızlı.
  • Daha anlaşılır bir kullanım sağlıyor.

Başka bir yazıda görüşmek üzere. Gelen kutunuzdan e-postalarınız eksik olmasın…

FileZilla

FileZilla 3.3

FileZilla, bilgisayarınız ile FTP sunucunuz arasında dosya transferi yapmanızı sağlayan bir FTP istemcisidir. FileZilla, Pardus depolarında mevcut bir yazılım olduğundan Paket Yöneticisi’nde ismiyle aratarak sisteminize kurabilirsiniz.

Kurulumu tamamladıktan sonra, FileZilla’ya Pardus > Uygulamalar > İnternet menüsünden ulaşabilirsiniz. FileZilla’nın kısaca ne olduğundan bahsettikten sonra kullanımına bakalım.

Sunucuya Bağlanmak

FileZilla ile sunucunuza üst kısımda bulunan sunucu, kullanıcı adı, parola ve port bilgilerini girip, “Hızlı Bağlan” düğmesine tıklayarak bağlanabilirsiniz. Tabii, her seferinde bu bilgileri girmek zahmetli olacağından Site Yöneticisi’ne site bilgilerinizi bir kez kaydedip, her seferinde oradan seçmek daha mantıklı olur. Bunun için ilk olarak, Dosya menüsünden Site Yöneticisi’ne tıklıyoruz. Aynı işlemi Ctrl+S tuş kombinasyonuyla da gerçekleştirebilirsiniz.

Site Yöneticisi’ni açtıktan sonra, sol taraftaki “Yeni Site” düğmesinden bir site hesabı oluşturuyoruz. Daha sonra sunucu, port, sunucu türü ve parola bilgilerimizi girerek sitemizi tanımlıyoruz. Sunucuya her bağlanmak istediğimizde artık bilgilerimizi girmek zorunda kalmayacağız. Ctrl+S ikilisi ya da Dosya > Site Yöneticisi’nden sitenizi seçtikten sonra “Bağlan” düğmesine tıklayarak sunucunuza erişebilirsiniz.

Dosya Transferi Nasıl Yapılır?

Sunucunuza eriştikten sonra artık bilgisayarınız ve sunucunuz arasında dosya transferi yapmaya başlayabilirsiniz. Sunucunuza bağlandığınızda FileZilla’nın sol kısmında sizin bilgisayarınızdaki, sağ tarafta ise uzak sunucu, yani, bağlandığınız FTP sunucunuzdaki klasörler listelenir. İstediğiniz dosya ya da klasörü sürükleyip bırakarak iki sunucu arasında dosya transferi kolaylıkla yapabilirsiniz.

Dosya / Klasör İzinlerini Değiştirmek

FileZilla’nın grafik arayüzü ile sunucuzdaki dosya ve klasörlerin yazma, okuma ve çalıştırma izinlerini de değiştirebilirsiniz. Bunun için, sunucunuzda izinlerini değiştirmek istediğiniz dosya ya da klasöre sağ tıklayıp “Dosya İzinleri” seçeneğine tıklamalısınız.

  • Oku: Dosyalarınıza erişim hakkı.
  • Yaz: Dosyalarınızda değişiklik yapma, yazma hakkı.
  • Çalıştır: Dosyanızın işlenmesi.

Eğer dosya izinlerinde “Alt klasörlere de uygula” seçeneği işaretliyse yaptığınız ayarlar sadece o klasör için değil, onun içindeki dosya ve klasörler için de geçerli olur.

Dosya Düzenleme

Sunucunuzda bulunan dosyalarınızda ufak değişiklikler yapmak istediğinizde sunucudan dosyanızı çekip, gerekli düzenlemeleri yapıp daha sonra tekrar sunucuya yüklemek zahmetlidir. Bunun yerine, FileZilla üzerinden dosyanızı açabilir, istediğiniz değişikliği yapabilirsiniz. Düzenlemeyi bitirdiğinizde FileZilla dosyayı sizin yerinize sunucuya tekrar yükler. Örnek vermek gerekirse, sunucumuzdaki bir dosyaya sağ tıklayıp “Göster/Düzenle” seçeneğine tıkladığımızda FileZilla bizden dosyayı açacağı programın yolunu ister. Burada programın tam adresini yazmalıyız. Kate isimli metin düzenleyicisi için örnek olarak; /usr/kde/4/bin/kate gibi..

Pencerenin altındaki “Bu seçimi tüm ilişkilendirilmemiş dosyalar için kullan” onay kutucuğunu işaretlediğinizde, FileZilla hangi program ile açılacağı belli olmayan tüm uzantıları, bizim örnek olarak verdiğimiz Kate metin düzenleyicisiyle açar.

Değişikliklerinizi yapıp, düzenleyiciyi kapattığınızda FileZilla size, dosyanın yeni halinin sunucuya yüklenmesini ve bilgisayarınızda olan yerel dosyanın silinmesini isteyip istemediğinizi soracak. ”Evet” dediğinizde sunucuya dosyanızın güncellenmiş hali yüklenecek.

Ayarlar

Düzenle > Ayarlar yolu ile FileZilla’nın ayarlar penceresine ulaşabilirsiniz.

  • Bağlantı Ayarları: Aktif ve Pasif mod bağlantı tipi olarak iki seçenek mevut. Aktif modda bağlantı ayarlarını (port, dış ip ..) siz tanımlamalısınız. Pasif modda ise herhangi bir ayar yapmanıza gerek yok. FileZilla varsayılan ayarları kullanır.
  • Aktarımlar: FileZilla varsayılan olarak dosya aktarımlarını uzantısına göre kendisi belirler. Eğer isterseniz aktarılacak dosya türlerini de buradan ayarlayabilirsiniz.
  • Arayüz: FileZilla’nın görünümüyle ilgili simge seti ayarlarını ve tarih biçimlendirme ayarlarını buradan yapabilirsiniz.
  • Dil: FileZilla’nın dil ayarlarını buradan yapabilirsiniz.
  • Dosya Düzenleniyor: Düzenleme yaparken ilişkilendirdiğiniz dosya türleri ve programları görebilir, değiştirebilirsiniz.

 

Sonuç olarak, FileZilla tüm FTP işlemlerinizi hızlı ve güvenli bir şekilde yapmanızı sağlayan güçlü bir FTP istemcisidir. Kendine has özellikleriyle de benzer FTP istemcileri ile arasındaki farkı gösteriyor.

Bluefish

Bir web sitesi hazırlamaya kalktığınızda sayfalarınıza standart olarak kullanacağınız şablon HTML kodlarını eklemek zorundasınız. Bu kodlarla web sayfanızın başlığını, anahtar kelimelerini, dil kodlaması gibi niteliklerini belirtebilirsiniz. Bluefish’in hızlı başlangıç özelliğiyle bu niteliklere kolayca değer atayabilir, istediğiniz etiketi ekleyip, kaldırabilirsiniz.

İlk olarak Dosya > Yeni menüsünü kullanarak yeni bir çalışma sayfası açıyoruz. Sayfamızı açtıktan sonra Dialogs > Genel > Hızlı Başlangıç Yolu ile meta etiketlerini (tag) tanımlayacağımız penceremizi açıyoruz. Aynı işlemi Shift+Alt+Q tuş kombinasyonu ile de gerçekleştirebilirsiniz.

Pencereyi açtıktan sonra, istediğiniz meta etiketlerine (tag) parametre verebilirsiniz. Parametre vermek istediğiniz seçeneğe çift tıklayarak içeriğini değiştirebilirsiniz. İstemediğiniz bir meta etiketiniyse, seçip Kaldır seçeneğiyle sayfanızdan kaldırabilirsiniz. Başlık kısmına sayfanızın üstünde gözüken (title) içeriğini girebilirsiniz. Sayfanızın DocType ayarını da pencerenin en üst kısmındaki (DTD) açılır listeden yapabilirsiniz.

Sol kısımdaki Style sekmesinden harici veya dahili stil şablonlarınızı tanımlayabilirsiniz. Eğer, dahili stil şablonu kullanacaksanız Style sekmesinden “Create Empty Style Area” kutucuğunu işaretlemeniz gerekiyor. Harici stil şablonu kullanacaksanız “External Style Sheet” seçeneğinden “href” kısmına stil şablonunuzun adresini yazmalısınız.

Script sekmesinden ise sayfanızda kullanacağınızı harici ya da dahili JavaScript kodları için şablon oluşturabilirsiniz. Yine kaynak kısmında, harici JavaScript dosyanızın adresini yazabilir ya da “Create Empty Script Area” kutucuğundan boş bir script alanı oluşturabilirsiniz.

Son olarak, pencerenin alt kısmında bulunan “Open in New Document” kutucuğundaki seçimi, yaptığımız ayarları bulunduğumuz sayfaya yerleştirmesi için kaldırıyoruz. Eğer kaldırmazsak kodları yeni bir çalışma sayfası açarak uygular.

Tamam’a basıp pencereyi kapadığınızda tek satır kod yazmadan sayfa şablonunuzun oluştuğunu göreceksiniz. Kodlarda yazım denetimi olduğundan daha önce kapatmadıysanız muhtemelen altı çizili gözükecektir. Yazım denetimini Döküman > Spell Check yoluyla kapatabilirsiniz.

 

Bluefish ile Görsel Arayüz Kullanarak Stil Sayfası Hazırlamak

Bir web sitesi hazırlamaya kalktığınızda web sayfanızın görselliği için bir stil sayfası yazmalısınız. Bu stil sayfasında yazı tiplerinin (font) özellikleri, sayfa renkleri gibi değerleri tanımlamalısınız. Kullanılan CSS kodları uzun olduğundan, çoğu kişi bu kodları ya da parametreleri unutabiliyor. Bluefish’in en güzel özelliklerinden birisi de, tek satır kod bile bilmeden kullanıcıların bu işlemlerin hepsini yapabilmesini sağlamak. Şimdi kullanımına bir bakalım.

Bluefish’i çalıştırdıktan sonra üstteki sekmelerden CSS sekmesine tıklıyoruz. Açılan menüden en soldaki Stil Sayfası Yarat seçeneğine tıklıyoruz.

Stil sayfası yarat seçeneğine tıkladığımızda karşımıza katmanın adını ve özelliklerini girebileceğimiz bir pencere açılıyor. Bu pencerede etiket kısmına oluşturacağımız katmanın adını, özellik kısmına tanımlayacağımız özellikleri, açılır liste sayesinde kolayca seçiyoruz ve değer kısmında da bu özelliğin ne olacağını tanımlıyoruz.

Ekle diyerek yeni bir stil oluşturmuş oluyoruz. Tanımladığınız bütün stiller seçim yaptığınız alanın altında listelenir. Buradan silebilir ya da seçenekleri değiştirebilirsiniz.

Görsel arayüz kullanarak üstünde değişiklik yapmak istediğiniz katmanın başlangıç (#) ve bitiş (}) arasındaki kodları seçip, tekrar stil yarat düğmesine tıklayarak açılan pencereden “Güncelle” seçeneği özellikleri düzenleyebilirsiniz.

Tamam’a tıklayıp pencereyi kapattığımızda görsel olarak tanımladığımız özelliklerin arka plana yerleşen CSS kodlarını görebilirsiniz.

Ayrıca katman ekleme, stil tanımlama gibi işlemleri yine CSS sekmesindeki üçüncü düğme olan “Div” düğmesinden de yapabilirsiniz.

Herkese bol Bluefish’li günler…

Boncuk

İnternet ve bilgisayarla bir şekilde içli dışlı olan herkesin az da olsa yabancı dil bilgisine ve bir sözlüğe ihtiyacı oluyor. Pardus bu noktada da bizlere güzel sözlük uygulamaları sunuyor. 2009 katkı deposundan indirebileceğiniz, yaklaşık olarak 3,8 megabayt boyutunda olan Boncuk, hem küçük boyutlu hem de kolay kullanımı açısından son derece yararlı bir sözlük uygulaması.

Boncuk, katkı deposundan edinip kurduğunuz zaman, “Programlar >Yardımcı Programlar” menüsü altına, şirin mavi tonlara sahip bir boncuk simgesiyle birlikte yerleşiyor. Programı çalıştırdığınız zaman, şirin simgesi ile birlikte hemen sistem saatinin olduğu bölgeye yerleşiyor ve ne zaman ihtiyaç duysanız yardımınıza koşmak için orada bekliyor.

Boncuk programı son derece basit. “Aranacak Sözcük” bölümüne yazdığınız kelimeyi hem “İngilizce-Türkçe” hem de “Türkçe-İngilizce” yönünde arayarak sonuçları size çıkarıyor. Böylece arama yaparken yön seçmemeniz ayrı bir kolaylık sağlamış oluyor.


Boncuk
, “Geçmiş” özelliği ile daha önce aradığınız kelimeleri hafızasında tutabiliyor. Arama yapmak için kelime yazmaya başladığınız zaman otomatik tamamlama mantığı ile hafızadaki kelimeleri açılır kutu olarak karşımıza çıkartıyor.

Geçmiş sınırı 100 kelime olarak ayarlanmış halde geliyor. Fakat “Dosya->Boncuk Programını Yapılandır…” yolunu izleyerek bu ayarı değiştirebilirsiniz.

Ayrıca Boncuk çevrim içi, çevrim dışı ya da önce çevrim dışı daha sonra çevrim içi olarak arama yapabilir. Bu yöntemi yine “Dosya->Boncuk Programını Yapılandır…” yolunu izleyerek açtığımız yapılandırma menüsü ile ayarlayabiliyoruz. Çevrim içi arama yönteminde bu veritabanı kullanılıyor.

Kısaca Boncuk, işlevselliği ön planda olan, son derece hızlı ve kullanışlı bir sözlük uygulaması. PyQt ile yazılan Boncuk sistem kaynaklarını son derece verimli kullanıyor. Sistem çekmecesine de yerleşen Boncuk’u komut satırı aracılıyla da kullanabilirsiniz.

KDE Bilgi Merkezi

KDE Bilgi Merkezi, sisteminiz ve donanımlarınız hakkında ayrıntılı bilgi alabileceğiniz harika bir programdır. KDE Masaüstü ortamının bir parçası olan KDE Bilgi Merkezi’ne Uygulamalar >Sistem menüsünden ulaşabilirsiniz.

Programı çalıştırdığınızda iki panele ayrılmış bir pencere sizi karşılar. Soldaki panelde sistem kaynakları ve aygıtların ait oldukları kategoriler bulunur, bu kategoriler seçildiğinde de o kategoriye ait kaynakların ayrıntılı bilgileri sağdaki panelde görüntülenir.

Bu program ilk bakışta Windows’taki Aygıt Yöneticisi’ne benzetilse de aslında çok farklı bir yapıdadır. KDE Bilgi Merkezi sadece sistem hakkında ayrıntılı bilgi alma amacıyla kullanılabilir. Yönetim işlemleri içinse Sistem Ayarları’nı kullanmalısınız.

Şimdi programdaki kategorilere ve içerdikleri bilgilere kısaca bakalım:

 

Genel Bilgiler

Bu kategori bilgisayar hakkındaki bilgilere ait bölümlerin alt başlıklar halinde sıralandığı ve bunlar hakkında kısa bir bilgilendirme yapılan bölümdür.

 

Aygıtlar

Bu kategori, aygıtları üç gruba ayırarak sınıflandırmıştır. Karakter, Blok ve Diğer Aygıtlar. Bu sınıflar, sağ panelde bir ağaç yapısında görüntülenir. Bu kategorilerin ne anlama geldiği ve bu aygıtlarla sistem kaynaklarının neler olduğu, Linux sisteminin nasıl çalıştığıyla ilgili teknik bir konudur.

 

OpenGL

OpenGL, geliştiricilerin 2 ve 3 boyutlu grafikleri donanımdan ve işletim sisteminden bağımsız olarak yönetebilmeleri için hazır fonksiyonlar sunan özgür ve gelişmiş bir yazılımıdır. Bu kategoriyle bu yazılımın sürümü, yüklü olan eklentileri gibi ayrıntılı bilgileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Protokoller

Bu kategori seçildiğinde sağ panelde iki panel daha açılır. Yeni açılan soldaki panelde protokoller listelenir. Her bir protokolle KDE uygulamalarının diğer bilgisayarlarla ve uygulamalarla nasıl iletişim kurduğunu belirten açıklamalar görüntülenebilir.

 

İşlemci Bilgileri

Bu kategoriyle sisteminizdeki işlemcinin önbellek boyutu, modeli, hızı gibi teknik verilerini görüntüleyebilirsiniz.

 

X Sunucusu

X Sunucusu, programlara grafik arayüzü sağlayan ve bunu kullanabilmek için gerekli giriş çıkış aygıtlarını yöneten bir altyapıdır. Desteklenen pixmap biçimleri ve kullanılan geliştirmeler gibi teknik verileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Disk Bölümleri

Bu ilk bakışta Depolama Aygıtları kategorisiyle aynı gibi görünse de temel bir fark var. Depolama Aygıtları kategorisi sisteminize bağlı olan ya da olmayan tüm depolama bölümlerini gösterirken, bu kategoride sadece sisteme bağlı bulunan depolama bölümleri ve nasıl bağlandıkları hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Disk bölümlerinin bağlanması konusundaki yönetim görevleri için Sistem Ayarları > Disk Yöneticisi Arayüzü’nü kullanabilirsiniz.

 

Samba Servisi

Bu kategori ile Samba servisinin durumu hakkında ayrıntılı bilgi alınabilir. Kategori seçildiğinde sol panelde, Verilen, Alınan, Kayıt ve İstatistikler olarak dört tane sekme açılır. Bu sayede Samba servisi üzerinden diğer bilgisayarlarla yapılan veri alışverişi ve istatistik bilgilerine ulaşabilirsiniz. Eğer Samba servisinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu düşünüyorsanız, Kayıt sekmesinden Güncelle düğmesini tıklayarak Samba’nın günlük dosyasındaki kayıtları incelemek işinize yarayabilir.

Kesmeler

Bu kategoriyle donanım kesmelerinin hangi aygıtlar tarafından kullanıldığını görebilirsiniz.

 

DMA Kanalları

Bu kategoride iletişim için DMA kullanan aygıtları görüntüleyebilirsiniz.

 

IEEE 1394 Aygıtları

Bu kategoride IEE 1394 standardıyla iletişim kurulan aygıtlar için ayrıntılı bilgi görüntüleyebilirsiniz.

 

Ağ Arayüzleri

Bu kategori sisteminizdeki kablolu veya kablosuz arayüzleri görüntüler. Arayüzlerin o andaki IP adresleri ve çalışıp çalışmadıklarının yanında MAC aresleri de görüntülenir.

 

PCI

Bu kategoriyle sisteminizdeki PCIkartları ve PCI arabirimi üzerindeki anakart kaynaklarının ID’leri, bellek adresleri, kullandığı kesmeler gibi teknik bilgilerini görüntüleyebilirsiniz.

 

Ses

Bu kategoriyle sisteminizde kullanılan MIDI, karıştırıcı, ses aygıtı ve buna bağlı özellikleri görüntüleyebilirsiniz.

 

G/Ç Portları

Giriş/Çıkış portları, sisteminizdeki okuma yazma işlemleri için kullanılan her türlü aygıta ait bellek adreslerini görüntüleyebilirsiniz.

 

SCSI

Bu kategoriyle SCSI arabirimini kullanan aygıtlar hakkında bilgi alabilirsiniz.

 

USB Aygıtları

Bu kategoriyle sisteminize USB arabiriminden bağlanan aygıtlara ait bağlantı hızlarını, üretici bilgilerini, sürüm numaralarını ve diğer bazı teknik verileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Bellek

Bu benim en çok sevdiğim kategoridir. Adı üzerinde, sistem belleğinizin o andaki durumunu ayrıntılı bir şekilde görebilirsiniz. Sağ paneldeki grafik ve bellek değerlerinin anlık olarak güncelleniyor olması, en sevdiğim bölüm olmasının nedenidir.

Panelde, yüzde oranlarını gösteren üç tane grafik ve bunların üzerinde de ayrıntılı miktarları gösteren bir tablo göreceksiniz. Bu grafikleri doğru okuyabilmek için tek tek incelemek gerekirse:

  • Toplam Bellek: Sisteminizdeki RAM ve takas alanını bir bütün olarak gösterir.
  • Fiziksel Bellek: Sadece RAM belleğinin durumunu rapor eder. Kırmızı renkte gösterilen oran, o anda çalışmakta olan programların sisteminizin RAM belleğinin ne kadarını kullandığını gösterir. Yeşil renkle gösterilen oran da program çalıştırmak ya da dosyaları okumak için sabit diskinizden okunan son verilerin geçici olarak tutulduğu alanı gösterir. Bu önbellek alanı sabit diskten okunan her veride büyür ve sonunda RAM belleğinizin hemen hemen tüm boş alanını geçici olarak kullanır. Bu, RAM belleğiniz ne kadar büyükse sabit disk önbelleğinizin de o kadar büyük olacağı anlamına gelir. Bir bilgisayarın en yavaş parçaları her zaman sabit diskler olduğundan bu sayede önemli performans artışı sağlanır.
  • Takas Alanı: Bu alan aslında sabit diskinizde sistem tarafından açılmış bir dosyayı gösterir ve RAM bellek tükendiğinde, bu dosya RAM bellekmiş gibi kullanılmak üzere hazır bekletilir. Genellikle basit ofis ve İnternet uygulamaları kullanan bir kullanıcının günümüz şartlarındaki bir donanımda (minimum 512 MB RAM) sistemin takas alanına pek ihtiyacı olmaz.

Wormux 0.9.2 Oyunu

Worms oyununun özgür bir türevi olan Wormux, hâlâ geliştirme sürecinde olmasına rağmen son derece eğlenceli ve zevkli bir oyun. Arkadaşlarınızla beraber, özgür yazılım dünyasının meşhur maskotlarını (Linux’un maskotu Tux, KDE maskotu Konqi, Gimp’in sembolü Wilber, Mozilla Firefox’un maskotu Foxkeh) kullanarak savaşabileceğiniz bu oyunda, amaç rakibi tamamen yok etmek. Diğer takımlar temizlendiğinde, kimin takımından birileri hâlâ yaşıyorsa, o oyunun galibi oluyor.

Oyunun bir strateji savaş oyunu olduğuna aldanmayın. Şiddet unsurunun aksine, komedi unsuru ağırlıklıdır. Meselâ hangi savaşta düşmanın üstüne örs düştüğünü görebilirsiniz? Wormux’un tek amacı eğlence zaten. Herhangi bir ilerleme amacı gütmeyen oyun, arkadaşlarınız ile eğlenceli vakit geçirmeniz için tasarlanmış.

İster tek bilgisayar üzerinden birkaç kişi, ister ağ üzerinden ister İnternet üzerinden isterseniz de bilgisayara karşı olarak oynayabileceğiniz, bir sıra tabanlı strateji oyunu. Basit görüntüsünün altında, sizi ve arkadaş grubunuzu karnınız ağrıyıncaya kadar güldürecek eğlenceli bir oyun yatıyor. Görüldüğünde basit gelmesine karşın bağımlılık yapan bir oyundur.

En eğlenceli oyunlardan biri

Oyuna başlamadan önceki ayarlardan ayarlayabilecekleriniz harita ve takımdan ibaret değil. Bekleme süreleri, yaşamlar, yer çekimi, oyun modu gibi pek çok ayar var. Canı az yaptığınız taktirde komedi unsuru artıyor ama oyun kısalıyor. Fakat tam tersinde de, arkadaşlarınızla oynadığınız oyunun keyif düzeyini artıracaktır. Rüzgar etkisini yükseltmeniz, oyunun zorluğunun yanında eğlenceyi de getiriyor.

Oyun içinde, her oyuncu sıra kendisine geldiğinde takım elemanlarından istediği bir tanesiyle (hangisini istediğini sekme (tab) tuşuyla aralarında dolaşarak karar verebilir), istediği bir silahı kullanarak (sağ fare tuşu ya da F1, F2, F3, F4, F5 tuşlarını kullanarak değiştirip) hamlesini yapar. Oyun içinde harita üzerinde dolanmak için fare imlecini kenarlar üzerine getirebilirsiniz. Eğer aktif durumdaki karakterinizi kaybederseniz, C tuşuna basarak ekranın ortasına gelmesini sağlayabilirsiniz. Oyundan çıkmak içinse Esc tuşunu kullanabilirsiniz.

Uyarı: Gözleriniz gökyüzünde olsun!

Saldırı Silahları

a) Bazuka: Oyun içindeki en temel silahınız. Sınırsız olup istediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Yaptığınız atışların rüzgâr yönü ve şiddetinden etkilenecek olduğunu hesaplamanız gerekir.
b) Makineli Tüfek: Her atış hakkında 10 mermi atar. Sınırlı sayıdadır. Özellikle duvar arkasından ateş etmek için kullanışlıdır.
c) Suikast Silahı: Üzerindeki lazer ışını sayesinde nişan almanızı sağlar. Sınırlı sayıdadır. Her elde iki mermi atar.
d) Tabanca: Yakın mesafelerde etkili bir silahtır. İki isabetli atış sonucunda rakibinizine 50 zarar verir. Her elde iki mermi atar. Sınırlı sayıdır.
e) Pompalı Tüfek: Her elde iki mermi atışı vardır. Sınırlı sayıdadır.
f) Ses Bombası: Rakibinize doğrudan zarar vermez ama harita üzerinde büyük bir boşluk açar. Özellikle su bulunan haritalar için kullanışlı bir silahtır. Sınırlı sayıdadır.
g) Otomatik Bazuka: Belirlediğiniz hedefe güdümlü atış yapar. Sınırlı sayıdadır.

Bombalar

a) Dinamit: Rakibinizin yakınına bıraktığınızda civardaki birçok oyuncuya zarar vereceği için yakın mesafe ve kalabalıklar için etkili bir silahtır. Sınırlı sayıdadır.
b) El Bombası: Fırlatarak attığınız ve duvarlardan sektiği için erişimi zor alanlarda kullanılabilir
c) Şarapnelli Bomba: Patladığında daha küçük parçalara bölünerek ikinci bir patlama serisi oluşturur. Kalabalıklar için etkili bir silahtır. Sınırlı sayıdadır.
d) Disko El Bombası: Güçlü patlama etkisi olan bir bombadır. Sınırlı sayıdadır.
e) Mayın: Yanına çok yaklaşıldığında kısa süre içinde patlar.

Özel Silahlar

a) Beyzbol Sopası: Özellikle uçurum kenarlarında kullanmak için ideal bir silahtır. Doğrudan çok az zarar verir ama vurduğunuz oyuncuyu fırlatır. Sınırlı sayıdadır.
b) Şırınga: Rakibinize zehir şırınga edersiniz ve zaman içinde rakibinizin tüm enerjisini çeker.
c) SuperTux: Yönelttiğiniz yere doğru bir supertux fırlatırsınız. Sınırlı sayıdadır.
d) GNU Mancınığı: Bir GNU öküzü bombası fırlatılır. Bu öküz 6 saniye kadar ortalıklarda dolaşır ve ondan sonra patlar. Sınırlı sayıdadır.
e) Kokarca Mancınığı: GNU öküzü benzeri bir silahtır. Bir kokarca fırlatırsınız. Bu kokarca dolaşırken yanından geçtiği oyuncuları zehirler ve 6 saniye sonra patlar. Sınırlı sayıdadır.
f) Hava Saldırısı: Bir uçak ile belirlediğiniz hedefe hava saldırısı düzenlersiniz. Sınırlı sayıdadır.
g) Örs: Belirlediğiniz yere havadan bir örs düşer. Genelde rakibinizin üzerine düşürürsünüz ve rakibiniz ölür. Etkili bir silahtır. Sınırlı sayıdadır.

Dolaşma Araçları

a) Ninja İpi: Dolaşmak için en çok kullanılacak olan araçlardan biridir. Hedeflediğiniz yükseltiye ipi atar ardından da ok tuşları ile sallanarak yer değiştirirsiniz. Sınırlı sayıdadır.
b) Jet Çantası: Kullanmaya başladığınızda 30 saniye boyunca size uçma kabiliyeti verir. Ok tuşları ile yönetebilirsiniz. Eğer yüksekten düşerseniz zarar görür ve saldırı hakkınızı kaybedersiniz. Sınırlı sayıdadır.
c) Paraşüt: Seçip bir uçurumdan atladığınızda otomatik açılacaktır. Yüksek bir yerden aşağıya inmek için güvenli bir yoldur. Sınırlı sayıdadır.
d) Işınlama: Bir noktadan bir başka noktaya gitmek için en hızlı ve güvenli yoldur. Fakat kullanım ardından saldırı hakkınızı kaybedersiniz. Sınırlı sayıdadır.
e) Düşük yer çekimi: Kullandığınızda hoplayıp zıplamanız kolaylaşır. Yüksek yerlerden atladığınızda zarar görme ihtimaliniz azalır. Sınırlı sayıdadır.

Özel Araçlar

a) Sırayı atla: Sıranızı devredersiniz.
b) Hava çekici: Bulunduğunuz yerde bir delik açmaya yarar.
c) İnşa et: Bulunduğunuz yerin kenarına doğru bir platform inşa eder.
d) Pürmüz: Önünüzdeki duvarı delmenizi sağlar.
e) İntihar: Oyuncunuzun patlamasını sağlar.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Ajans Pardus: Bölüm 13

Pardus dünyasından haberleri ve özgür yazılım alanındaki son gelişmeleri duyurduğumuz yayınımız Ajans Pardus, 13. bölüme ulaşmanın heyecanını yaşıyor. Ajans Pardus, yine dopdolu bir programla karşınıza geliyor. Gizem BELEN ve Seda AKAY‘ın hazırlayıp sunduğu program, bu hafta sürpriz bir konuğu ağırlıyor. Sadece röportaj için değil, haberlerimizi de bizimle birlikte yorumlamak ve özgür yazılım üzerine konuşmak için Memet Ali ALABORA stüdyomuza konuk oldu.

Bu hafta güzel konularla başlıyoruz yayınımıza. Uzun bir süredir herkesin merakla beklediği Pardus Yaz Stajı sonuçları en sonunda duyuruldu. Öğrencilerin geleceği için çalışmanın ve stajın ne kadar önemli olduğu konusunda bir sohbeti araya koymadan da bırakmıyoruz. Son dönemlerde, sizlerden gelen talepleri de göz önünde bulundurarak Pardus 2009.2 ile ilgili gelişmeleri de vermeye devam ediyoruz. Test deposuna girenler listesinde gördüğümüz güzel bir madde sizleri de heyecanlandıracak gibi duruyor.

Özgürlük İçimizde!

Özgürlükİçin ekibi, geçtiğimiz hafta da yine yollardaydı. 3 günde 4 şehir dolaşan ekibimizin yaşadıkları, eminiz ilginizi çekecek. PardusWiki seferberliklerimizin üçüncüsünü bu hafta içinde tamamladık. Peki, ya Wiki kültürününü özgür yazılım dünyasında kapladığı yerin ve öneminin herkes farkında mı acaba? Bununla ilgili gerçekleştirdiğimiz sohbeti de yayınımızdan dinleyebilirsiniz.

Pardus dünyasını mutlu edecek güzel bir haber vardı elimizde. Ulaştırma Bakanlığı’nın, 30 bin bilgisayar almak için açtığı bir ihalenin koşulları, eminiz sizleri de mutlu edecek. Son olarak da Amerika’dan gelen, sevinsek mi sevinmesek mi bilemediğimiz, İnternet özgürlüğüyle ilgili ilginç bir haber var elimizde.

Memet Ali ALABORA ile beraber gerçekleştirdiğimiz Ajans Pardus‘u kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

KAlarm

KAlarm benim vazgeçilmez uygulamalarımdan biri. Peki, nedir KAlarm? Adından da anlaşılacağı üzere KDE tabanlı bir alarm uygulaması.

Bir kısmınız içinizden geçiriyordur “Alarm/Telefon varken neden bilgisayardan alarm kullanalım?” diye. Evet, güzel bir soru olurdu.

KAlarm, benim gibi hem telefonunun hoparlörü kafası estiğinde çalışan ve bilgisayar başında uyumaya meyilli insanların epey işine yarayacak bir uygulama. Hele hele benim gibi bilgisayarını nerede ise hep açık tutan kişilerin kesinlikle vazgeçilmezi olacaktır.

Sadece alarm değil, basit bir ajanda olarak da kullanılabilmektedir KAlarm. Örneğin; bir randevunuz var. Ama bilgisayara bir oturdunuz mu kalkmak nedir bilmiyorsunuz. İşte burada KAlarm güzel bir yardımcı, hatta can simidi olabiliyor.

Uykunuzun geldiğini hissettiğinizde, ama önemli bir işiniz de varsa, KAlarm’ı belli aralıklarla çalması için ayarlayarak uykunuzu açmasını da sağlayabilirsiniz. Denedim, işe yarıyor :).

KAlarm’ı nasıl kullanabilirsiniz?

Şimdi gelelim nasıl kullanacağınıza… Öncelikle çevirileri tam olmadığı için yarı İngilizce, yarı Türkçe olduğunu söylemeliyim.

Basit bir alarm için New Display Alarm seçeneğine tıklayarak yeni alarm oluşturma penceresine geliyorsunuz. Eylem altından alarm çaldığında bilgisayarın ne yapmasını istediğinizi seçiyorsunuz. İki grupta oluyor. İlki Görüntüleme Tipi. Buradan alarm çaldığında oluşacak görsel içerik seçiliyor. Bu ister bir metin, ister bir dosya, isterseniz de bir komut olabilir. İkinci seçenek ise Ses. Buradan isterseniz hiçbir ses olmamasını, isterseniz standart zil sesini kullanabilirsiniz. Ayrıca iki seçenek daha var. Birincisi, herhangi bir ses dosyasını çalmasını sağlayabilirsiniz. Diğeri ise henüz Pardus üzerinde ses sentezleyicisi olmadığından hata veren seslendir seçeneği.

Peki, diyelim ses sentezleyicisi olsaydı ne olacaktı? KAlarm sizin için yazdığınız metni seslendirecekti. Bu iki grubun ardından komut kullanarak da kendi eylemlerinizi hazırlayabilirsiniz. Şimdi gelelim Saat kısmına. Bu kısımdan iki farklı tip var. İster belirli bir gün ve saatte çalmasını, isterseniz de alarmı kurduktan sonra, sizin belirlediğiniz bir süre sonra çalmasını sağlayabilirsiniz.

Şimdi gelelim tekrarlama sekmesine. Birkaç tekrarlama seçeneği var elimizin altında. Bunları kullanarak istediğiniz bir tekrarlama düzeni hazırlayabilirsiniz. Bu arada dürüst olmak gerekirse: Girişte seçeneğini henüz ben de çözebilmiş değilim :).

Yine KAlarm ana penceresinden New Email Alarm seçeneğiyle KAlarm’ın size, istediğiniz bir zamanda e-posta atmasını sağlayabilirsiniz.

Bunun yanında yeni alarm oluştururken her seferinde aynı ayarları yapmaktan bıktınız mı? O zaman şablon sistemine davet edelim sizi. “Dosya > Şablonlar” altından yeni şablon oluşturabilir ve Şablon‘dan Yeni seçeneğini kullanarak yeni alarm penceresinin direkt olarak istediğiniz ayarlarla gelmesini sağlayabilirsiniz.

OOXML

OOXML’e karşıyız!

Çünkü bizler; tüm kamu kurumlarının, firmaların, yerel yönetimlerin, okulların, hastanelerin ve sıradan insanların “gelecek endişesi” olmaksızın kullanabileceği, özgür ve açık bilişim standartlarını istiyoruz… Bizler, bilişim standartlarının uluslararası yazılım tekellerine değil; insanlara hizmet için var olması gerektiğini düşünüyoruz…

Hedefimiz, herkesin kamusal bilgiye hızlı, eşit, ücretsiz ve özgürce ulaşabileceği bir yapıdır.

2006 yılında, OASIS OpenDocument adıyla da bilinen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan bir standart doğdu. OpenDocument, özgür ve herkese açık bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006). OpenDocument standardı sadece özgür ve güvenilir olmakla kalmayıp, devletleri ve vatandaşlarını da belli bir yazılım markasının ürünlerine mahkûm olma zorunluluğundan kurtarıyordu…

OpenDocument dosya biçimlerinin birer uluslararası ISO standardı olarak kabul edilmesi üzerine, pek çok ülkede “özgür ve açık standartlar” kullanma eğilimi artış gösterdi. Bu gelişmeden rahatsız olan ve OASIS üyesi olmasına karşın OpenDocument’ın standartlaşması aşamasında işbirliği davetlerini reddeden Microsoft, kendi Office serisi ürünlerinde kullanacağı XML tabanlı dosya biçiminin bir ISO standardı olarak kabulü için çalışmalara başladı. Microsoft’un bir ISO standardı olarak kabul edilmesini istediği bu yeni dosya standardının adı OOXML

OOXML’in açılımı her ne kadar Office Open XML olsa da, bu yeni standart açık ve özgür değil… OOXML’in içerdiği teknolojilerden bir kısmı patentlenmiş durumda. Patentlerin sahibi ise elindeki patentleri kullanarak özgür yazılımları kullanan kişi ve şirketleri tehdit eden bir firma… Standart yeterince açık olsa ve kabul edilse bile, bu standardın içerdiği teknolojileri kullananlara Microsoft tarafından dava açılabilecek!

(…)

OOXML’in ISO standardı olarak kabul edilmesine dair oylama, 24-25 Şubat günü Cenevre’de ulusal standart komitelerinin bir araya geleceği toplantının ardından, 30 Mart’a kadar olan süreçte gerçekleşti. Bu süreçte, Özgürlükİçin topluluğunun öncülüğünde büyük bir kampanya yürütüldü. Türkiye’yi temsil eden Türk Standartları Enstitüsü (TSE); Türk özgür yazılım topluluğunun itirazlarını dikkate alarak, ilk oylamadaki “Evet” oyunu, “Çekimser” olarak değiştirmeye karar verdi.

Türkiye’nin nihai oylamada oyunu “Hayır” olmasını elbet tercih ederdik ancak bu “Çekimser” oy, artık Türkiye’nin de OOXML’in “bir standart değil, bir ürün” olduğunu anlamaya başladığını gösteriyor.

Tüm çabamız, özgür ve bilgiye ulaşmada fırsat eşitliği sağlayacak mevcut OpenDocument standardını engellemeye yönelik hazırlanan “OOXML“in çeşitli kamu ve yerel yönetim hizmetlerinde karşımıza çıkmasını engellemek.

  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart, bilgiye özgür ve açık standartlarla erişimi engellemeye yönelik bir girişim. Bu nedenle bizler, özgür OpenDocument dosya biçimlerini destekliyor ve mevcut yazılım tekellerinin kendi patentli ve markalı teknolojilerini kamusal alanlarda standart haline getirme çabalarına karşı çıkıyoruz!
  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni dosya biçimi tek bir yazılım firması tarafından destekleniyor. Bir devlet düşünün, arşivindeki eski tarihli belgeleri açamıyor, çünkü bu belgeler artık desteklenmeyen bir dosya biçiminde yazılmış. Dosya biçimi sadece tek bir programla açılabiliyor ve o şirket artık piyasada yok! Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ne olacağını kim garanti edebilir? Bir şirket ürünü desteklemeyi durdurdu diye ülkelerin arşivi kaybolup gidecek mi?
  • OOXML’e karşıyız çünkü eski MS Office belgelerine uyumluluk adına tanımlanmış, ancak nasıl işlenmesi gerektiği belirtilmemiş etiketleri kullanıyor bu yeni standart. Bunlar sadece “şu program gibi davran” diyorlar, örneğin “Word95GibiBiçimlendir” bunlardan biri. Standart “açık” olduğunu iddia ederken, programların bu tarz özellikleri kullanabilmesi için adı geçen programların nasıl çalıştığının bilinmesi gerekiyor. Bu ise OpenOffice.org gibi programların yıllardır uğraşıp halen tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri bir durum.
  • OOXML’e karşıyız çünkü daha önceki oylama sırasında gündeme getirilen ve büyük kısmı hâlâ çözümlenmemiş 3000’den fazla soruna sahip bir standart öneriliyor bize!
  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart talebi geçmişte VML gibi standart olma başvurusu reddedilmiş teknolojilere atıfta bulunuyor. Bir standardın, hem de konuda onaylanmış ve herkese açık/özgür alternatifleri (Örneğin SVG) varken, reddedilmiş eski ve sahipli bir teknolojiye atıfta bulunması, bu yeni standardın neden açık ve özgür olamayacağının bir başka göstergesi… Bu yeni standart, Microsoft’un pek çok patentli teknolojisine atıflarda bulunması, bu yeni dosya biçimini kullanacak yazılım firmalarının üzerinde bir patent/mahkeme kılıcının sallanmasına yol açacak!

 

Aslında karşı olmak için daha pek çok nedenimiz var….

ISO tarafından onaylanmış bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006) olmasına rağmen, Microsoft’un kendi sahipli dosya biçimi olan OOXML’in “bir standart adı altında” kamuya ve yerel yönetimlere pazarlama çabaları hakkında bilgisayar kullanıcılarını bilgilendirmek ve harekete geçirmek amacıyla “OOXML’e Hayır!” diyoruz.

(…)

Özgürlükİçin OOXML’e Hayır! demeye devam ediyoruz…

PardusWiki’den Mektup Var!

PardusWiki katkıcıları % 100 başarıyla tamamlanan I. Wiki Seferberliği çağrımızın ardından, II. Wiki Seferberliğini de aynı oranla tamamlayarak önemli bir çalışmanın altına imza attılar.

İlk iki Wiki Seferberliği ile yola çıkarken öncelikli hedef olan Pardus uygulamaları menüsünde yer alan temel yazılımların tümünü belgeleme amacı, gerçekleştirilmiş durumda. Bu iki Wiki Seferberliği sayesinde bugün Pardus ile yeni tanışan bir kullanıcının menüdeki uygulamalar hakkında kolayca bilgi alabileceği ve Pardus ve özgür yazılıma olan yabancılığını atabileceği, düzenli ve kaliteli bir içerik sunan PardusWiki’ye sahibiz.

Henüz yolun başında olsak da, artık iddialı kıyaslamalar yapabiliyoruz. Diğer Linux dağıtımları bir yana, onlarca lira vererek aldığınız pazarın hâkimi kapalı kaynak kodlu “işletim sistemi” kullanıcılarına üzerinde çalışan uygulamalar konusunda bu denli geniş bir yelpazede ve düzende benzer bir Türkçe içerik sunabiliyor mu?

Biraz araştırma yapmanız durumunda, bu sistemin sizi gösterişli grafiklerin altında Türkçe bağlantılarla bünyesindeki İngilizce destek sitelerine aktarması durumunda şaşırmamanızı öneririm.

PardusWiki’nin size ne sunduğunun altını daha iyi çizmek için biraz daha derinlere inelim. Pazar hâkimi firmanın ürünlerinin bilgi sitelerinde karşınıza sadece pazarlamaya yönelik Türkçe içerik sunma politikası olduğunu farkedebilirsiniz. Örneğin Microsoft Windows Türkçe ana sitesinde firmanın ürünü işletim sistemiyle ilgili son derece önemli olan “Windows 7 ile Birlikte Ne Çalışır?” bağlantısını ziyaret ediniz, ya da “Yardım ve Nasıl Yapılır” bağlantısıylabirkaç adım ileriye gitmeyi deneyiniz. Ülkemizde bu denli satış geliri elde eden bir şirketten bedeli karşılığında daha iyi bir hizmet alabilmek gerekirken ortaya çıkan tablo, göstermeye çalıştığımız büyük resmin küçük parçası.

PardusWiki Seferberliklerinden Rakamlar

Wiki Seferberliği’ne ilk başladığımız noktadan bugüne dek kat ettiğimiz yol, geleceğe ümitle bakabilmemiz için güven veriyor. Bu iki Wiki Seferberliğinde aramıza tam 91 yeni katkıcı katıldı, MediaWiki’ye 200’ün üzerinde dosya yüklendi, 181 yeni madde yazıldı ve mevcut maddeler de dâhil 5.000’in üzerinde değişiklik yapıldı.

PardusWiki bu seferberliklerde 4 yeni yönetici kazandı ve yeni yöneticilerin çalışmalarıyla artık PardusWiki geleceğine yönelik yeni planlar ve projeler üretiyor.

I. Wiki Seferberliği’ne belirttiğimiz temel amaç olan Pardus ve Özgür Yazılım konusunda Türkçe içerik ve belgeleme amacı doğrultusunda artık daha emin adımlarla ilerliyoruz. Hedefimiz, sürekli gelişim ile PardusWiki’yi daha ilerilere götürmek. Wiki Seferberlikleri ile yakaladığımız dinamizmi yeni çağrılarımız ile daha verimli kılmak için çeşitli çalışmalar yapmaktayız. PardusWiki’yi geliştirirken, wiki katkıcılarının da kendilerini geliştirebilmeleri sağlayacak iyileştirmeler üzerinde çalışmaktayız. Bu konuda siz değerli kullanıcıların fikirlerini bekliyoruz.

Çok yakında yepyeni bir seferberlikle karşınızda olacağız ve uzun yolculuğumuzda bir adımı daha sizlerle atmak istiyoruz.

Gözünüz PardusWiki’de olsun !

Firefox 3.6’ya Hazırlanın

Popüler İnternet tarayıcısı Mozilla Firefox 3.6 sürümü resmi olarak ocak ayında yayınlandı, ancak tarayıcılarını bu sürüme yükseltmemiş olan birçok Mozilla Firefox kullanıcısı mevcut.

Sürüm güncelleme sürecinin beklenenden yavaş ilerlemesi üzerine Mozilla geliştiricileri, tarayıcının mevcut güncelleme sistemi ve küçük sürüm güncellemeleri sonrası ilk kullanımda gösterilen sayfalar vasıtasıyla kullanıcılarını 3.6 sürümüne güncelleme yapmaya çağırmaya başladı.

Mozilla Vakfı’nın istatistiklerine göre yeni sürüm, ilk yayınlanma tarihi olan ocak ayından bu yana 100 milyonun üzerinde indirildi. Bu sayı, tarayıcılarını Mozilla Firefox’da bulunan güncelleme sistemiyle güncelleme yapan önemli miktarda kullanıcıyı içermiyor.

Mozilla Firefox, muhtemelen özgür yazılım projelerinin en başarılılarından biri. Mozilla Vakfı, geçen yıl Mozilla Firefox’un 1 milyar indirme sayısını aşmasının ardından kutlama yapmıştı. Mozilla Firefox’un güncel aktif kullanıcı sayısının ise 350 milyon olduğu söyleniyor. Böylesine büyük bir kullanıcı kitlesini son sürüme geçirmek kolay bir iş değil ama Mozilla her seferinde bu işi başarıyor.

Araştırmalar gösteriyor ki; yayınlanışının ardından 21 gün içerisinde kullanıcıların %85’inin yeni sürüme geçmesiyle, Mozilla Firefox güncelleme etkinliğinde yüksek bir orana sahip. Yeni sürüme yükseltme oranları bakımından, daha iyi bir yaygınlığa sahip tek tarayıcı Google’ın Chrome tarayıcısı. Chrome bu yüksek güncelleme oranını arka planda çalışan agresif güncelleme sistemi sayesinde yakalıyor.

Pardus ve Mozilla Firefox 3.6

Mozilla Firefox 3.6 sürümü, Personas adlı yeni tema sistemi sayesinde tek tıkla görünüş değiştirebilme, güncellenmemiş eklentiler için uyarı sistemi, Webde açık yazıtipi (WOFF) desteği, yeni HTML 5 teknolojileri ve daha hızlı Javascript performansı gibi yenilikleri kullanıcılara getiriyor.

Bu haberi okuyan Pardus kullanıcıları eminiz “Pardus’ta bu sürümü görebilecek miyiz?” sorusunu yöneltecek. Burada güzel bir müjde verelim. Geliştiricilerimizden Gökçen ERASLAN, Mozilla Firefox 3.6’yı paketledi ve test süreçleri bu yeni sürüm için işlemeye başladı. Umarız ilk büyük güncellemeyle Mozilla Firefox’un yeni özelliklerine kavuşacağız :).

Pardus, 2010 GSoC’da!

Google’ın, yazılım geliştirmeyle uğraşan öğrencilere kod yazmaları için olanak sağlayarak  açık kaynak camiasına katkı kazandırmayı amaçladığı Google Summer of Code’un (GSoC) 2010 yılındaki programına kabul edilen organizasyonlar belli oldu. Dünyanın dört bir yanından gelen 365 başvurunun arasından seçilen 150 özgür yazılım projesi arasında Pardus da yerini aldı.

Projeler tamamen organizasyonlar gözetiminde uzaktan geliştiriliyor. Geçtiğimiz yıl bu organizasyon kapsamında geliştirilen projelerde öğrencilere yaklaşık 4.000 dolar, mentorlara ise 500 dolar gibi bir ücret veren Google, bu yıl da öğrencilere teşvik edici bir yaz harçlığı sağlamaya devam ediyor :).

Hatırlayacağınız gibi, Pardus’un GSoC 2009’a da kabul edildiğini, geçtiğimiz yıl yine burada duyurmuştuk. 2010 yazı için açıklanan listede Ubuntu, Django, Python, Gnome, Fedora & JBoss (RedHat) gibi güçlü isimlerin yanında Pardus’un da bulunması, önemli ve sevindirici bir gelişme olarak hepimizin yüzünü güldürdü.

2005 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleşen ve bu yıl altıncısı yapılan GSoC; daha fazla açık kaynaklı kod elde edilmesi ve herkesin yararına kullanıma açılmasının yanında, genç geliştiricilerin yaz tatili boyunca kendilerini geliştirmelerini ve açık kaynağa katkı vermeye başlamaları konusunda ilham kaynağı olmayı hedefliyor. Google Summer of Code, başlangıcından bu yana, 98 ülkeden 2.500’ün üzerinde öğrenciyi bir araya getirdi ve bu öğrencilerle birlikte milyonlarca satır kodu da özgür yazılım camiasına kazandırdı.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Öğrenciler, bugünden itibaren başvuruda bulunmaya başlayabilecek. Bu süre 9 Nisan 20010 Cuma günü son bulacak. Bundan sonra danışman organizasyonlar başvuruları değerlendirecek ve nisan ayı ortasında seçilen öğrenciler ve danışmanları eşleştirilmiş olacak.  Gelen tüm başvuruları danışmanlar tek tek oyluyor. Oylama sonunda en çok oy alan öğrencilerden Pardus Projesi’ne ayrılan slot sayısı kadarı seçiliyor. Seçilen öğrenciler 26 Nisan‘da açıklanacak.

GSoC’a Pardus projeleri ile katılmaya hak kazanan öğrenciler, 24 Mayıs‘ta GSoC projeleri için resmi olarak çalışmaya başlayacaklar. Proje sonuçları 23 Ağustos tarihinde açıklanacak.

GSoC 2010 hakkında ayrıntılı bilgiye Google Summer of Code 2010 sitesinden ulaşabilir, Pardus’un GSoC projeleri fikirlerini burada bulabilirsiniz.

GSoC’ta yer almak isteyen tüm öğrencilere şimdiden iyi şanslar ve başarılar dileriz  :).

Google Hatalar İçin Para Ödüyor

Google, güvenlik araştırmacılarının dikkatlerini çekmek amacıyla, Chrome İnternet tarayıcısının özgür sürümü olan Chromium Projesi‘nin yazılım açıklarını tespit edenlere ödeme yapmaya başladı.

Resmi Chromium blogundan iletilen habere göre MS Windows, Mac OS X ve Linux  platformları için geliştirilen Chromium ve Linux tabanlı Chrome OS’da da kullanılan Chromium “kodtabanında” tespit edilecek her bir açık için 500 dolar ödemeyi taahhüt ediyor.

Daha ileri bir teşvik olarak, şirketin güvenlik uzmanları kurulu tarafından “özellikle zorlu ya da beceri isteyen” olarak kabul edilecek hatalarda hoş bir fiyat artırımı yapılarak 1.337 dolar ödeme yapılabilecek. Şirket bu ücret artırımı kararını hangi kriterlere göre belirleyeceklerine dair bir bilgi vermemiş olsa da, blog iletisi özellikle ilgileneceklerinin “yüksek ve kritik etkili hatalar” olduğuna işaret ediyor.

Esin Kaynağı Mozilla Ekibi

Bir özgür yazılım projesinde, güvenlik açıklarını kontrol eden gözleri artırmak amacıyla ücret ödemesi yapılması ilk kez olan bir şey değil. Google bu son girişiminin, Mozilla Firefox ve Thunderbird’ün yaratıcısı Mozilla Vakfı’nın bir Mozilla tişörtü ve 500 dolar ödüllü Bug Bounty programına dayanmakta olduğunu kabul ediyor. Mozilla’nın uyguladığının aksine Google, aynı hatayı tespit eden farklı araştırmacıların olması durumunda adil bir şekilde ödülü paylaştırmayı planlamıyor, bunun yerine “ilk tespit eden ödülü alır” kuralını benimsiyor.

Bununla birlikte, hata tarafından etkilenmiş belirli bir kod parçası bölümü üzerinde çalışmış olan bir kimse, yeni “keşif”lere ortam hazırlayacak hataların oluşturulmasını önlemek amacıyla, yeni başvurulardan men ediliyor.

Güvenlik açığı raporlarına verilen ödül düşüncesi, güvenlik topluluğu tarafından genellikle farklı görüşlere neden oluyor; bazıları bunu şirketlerin güvenlik araştırıcılarını “susturmanın” ve ortaya çıkabilecek hatalarda kamu mahcubiyetini önlenmenin yolu olarak görürken; bazıları kritik güvenlik kusurlarını “ifşa etme sorumluluğunu” destekleme yolu olduğunu düşünüyor. Güvenlik araştırıcılarını bahsedilen ikinci bakış açısına yönlendirmek adına, Google, üstü kapalı bir şekilde araştırmacılar tarafından şirketin dikkatine sunulmadan ortaya çıkarılan hatalarda ödüllendirme yapılmayacağını ima etmesine rağmen, “bir kez çözüldükten sonra” güvenlik açıklarının kamuya mal edilmesinin herhangi bir sorun teşkil etmeyeceğini bildirdi.

Pardus’tan İddialı Hedefler

Ekonomist dergisi, 11. sayısında, Pardus Proje Yöneticisi Erkan TEKMAN ile yaptıkları röportajı yayınladı. Pardus’un başlangıcından gelişimine, pazar payından gelecek planlarına kadar herşeyin net bir şekilde konuşulduğu röportajdan çıkan haberlere gelelim.

Bildiğiniz gibi, Pardus ekibi son 5 yılda gözle görülen hızlı bir ilerleme kaydetti. 2002 yılında ulusal güvenlikle ilgili birimler milli bir işletim sistemi oluşturmak ve geliştirmek fikrine olumlu yaklaştı ve TÜBİTAK’ı görevlendirmişti. Kurumsal şirketler de bu projeden olumlu etkilenecek kullanıcıların başında geliyordu. 2005’te ilk ürün, 2007’de ise ilk sürüm çıktı.

Türkiye’deki en büyük özgür yazılım kullanıcısı MSB (Milli Savunma Bakanlığı), 2006 yılında modernizasyona gitmek istedi ve yaptığı değerlendirmeler sonrasında  Pardus’u seçti. Milli Savunma Bakanlığı bugün pek çok noktada artık Pardus işletim sistemini kullanılıyor.

20 milyon dolarlık ekosistem

Pardus’un başlangıcı stratejik bir yatırıma dayanıyor ve Erkan TEKMAN’a göre stratejik denildiği zaman, 5-10 yıla yayılmasını beklemek lazım. TEKMAN, Proje’de verilecek görevlere hazır bir teknolojiye erişildiğini söylüyor ve ekliyor: “TSK kullanımı için son derece güvenli ve birtakım şeyleri kapalı olan sistem kurun, bunu uluslararası normlara göre sertifikalandırın denilse bunu yapabilecek durumdayız. Bu konuya bir örnek gerekirse, EPDK’yı söyleyebiliriz. EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu) bütün bilişim sistemlerini Pardus üzerine kuracak ve sadece işletim sistemi değil döküman yönetimi gibi uygulamalar da gerçekleşecek. Özgür yazılım olan Pardus’u kullanarak kuruma özel uygulamalar koyulacak.

Erkan TEKMAN‘ın işaret ettiği bu çalışmalar, oluşturulacak ekosistemin ne kadar geniş olacağına işaret ediyor. 5-10 milyon dolar olan proje portföyünün, 2011’de 20 milyon dolar civarına çıkması tahmin ediliyor. TEKMAN’a göre, beş yıl sonra 10 bin kişilik ekosistem oluşturulabilirse, bu hacim 100 milyon dolar seviyesine yükselebilir.

2011’de 100 bin kurumsal kullanıcı

Erkan TEKMAN göç ortaklığını anlatarak başlıyor. Başka yazılımlardan Pardus’a ve özgür yazılımlara geçişi ‘göç’ olarak tanımladıklarını belirten TEKMAN: “Şu anda 15 göç ortağımız var, hedefimiz 2010 sonunda 100 göç ortağı. Hedef, kısaca, Türkiye’nin her il ve noktasında Pardus göç ortağı yapacak şirketlerin olması.” diyor. Pardus Projesi Yöneticisi, çözüm ortakları ve potansiyel müşterilerle yapılan görüşmelerin iyi geçtiğini ve hedefe ulaşmaya yakın olduklarını belirtiyor.

Yeni projelerle birlikte kullanıcı sayısı ve pazar payı hedefleri de değişiyor. Şu an 10 binin altında olan kurumsal kullanıcı sayısının 2011 yılında, sözleşmeye bağlanmış halinin 100 binin üzerinde olması planlanıyor. Tekman, 200 bin bilgisayar için göç anlaşması yapmış ve bunlardan bir kısmına göç ettirmiş olması hedefiyle, 2015’te kurumsal pazarda, toplam masaüstü kullanıcı pazarında yüzde 10’luk pazar payına sahip olunabileceğini düşünüyor.

Kurumsal şirketlerdeki bu yaygınlıktan sonra özel sektörü merak etmemek elde değil. 2011’den itibaren özel sektörün de Pardus’a yöneleceğini düşünüyor Erkan TEKMAN. 2010 yılından itibaren çıkarılacak ürünlerin özel sektör ve KOBİ’yi hedefleyen ürünler olması planlanıyor. Bu kısımda çözüm ortakları devreye giriyor. Onların iş ortaklarıyla yaptıkları görüşmeler ilerleme aşamasında büyük bir yer kaplıyor. Çözüm ortaklarının pazarlama ve çözüm sunma şekilleri, iş oluşturmada Pardus’un en önemli destekçisi.

“Pardus taşınabilir cihazların içine girecek”

Pardus, her alanda, her sektörde daha avantajlı yeni bir işletim sistemi. Kurumsal şirketlerdeki değişim, domino taşı gibi ülkedeki diğer kullanıcıları da etkileyecek. Özgür yazılım olması, özelleştirilmeye açık olması, maliyetsiz ve geliştirilebilir olması, Pardus’un yayılmasını ve kullanıcılarının birlikteliğini coşkuyla devam ettirmesini sağlayan nedenler.

Erkan TEKMAN, Ekonomist dergisine verdiği bu uzun röportajda, Pardus’un mobil pazarda da yer alacağının müjdesini veriyor: “Taşınabilir cihazlarla ilgili Pardus’un çalışmaları var. Pardus işletim sisteminin küçük ebada getirme gibi bir proje üzerinde şu an hazırlık yapılıyor. Çok düşük güç harcayan, pille çalışabilen ve sahada çok rahat kullanılabilen bir cihaz haline getireceğiz. Tablet tipi cihazlar, sayısal panolar, navigasyon sistemleri ve cep telefonları içinde kullanılabilir hale gelecek. Biz platformu oluşturuyoruz. Bazı özel ürünlerde ürünü biz geliştireceğiz. Ama yine de iş ortaklarımız bu sistemi kullanarak yeni ürünlere entegre edip kullanabilecekler.

Bu güzel röportajın devamına Ekonomist dergisinin bu haftaki sayısından ulaşabilirsiniz.

Comix

Comix

Bilgisayar üzerinden çizgiroman ya da manga okuyanlar bu konuda resim göstericilerinin yeterli olmadığını hissetmiştir. Peki, size “sadece çizgiroman ve manga okumak için yazılmış bir uygulama var” desem? Daha da iyisi, bunun Pardus depolarında olduğunu da söylesem?

Bu harika paketin adı Comix. Son derece başarılı bir uygulama diyebiliriz. Beni sadece zoom konusunda biraz rahatsız ediyor. Bunun dışında memnun edebilecek, hatta tam aradığım yazılım diyebileceğiniz bir paket. Hafif olduğu için de gayet de rahat bir biçimde çizgi roman ve mangalarınızı okuyabilirsiniz.

Öncelikle nasıl çalıştığını anlatalım. Resim dosyaları halindeki çizgiroman veya mangamızın bulunduğu dizine gelip, oradaki herhangi bir resmi ComiX ile açıyorsunuz. ComiX o dizindeki tüm dosyaları o çizgiroman veya manganın parçası olarak algılıyor ve ilerleme tuşu yardımıyla sayfalar arasında geçiş yapabiliyorsunuz.

Sayfa içinde ilerlemek için fareye muhtaç da değilsiniz. Boşluğa her basışınızda sayfanın bir sonraki bölümüne geçiyor. Sayfa bitince de diğer sayfaya geçiyor. Bu özellik, “double page mode” ile birlikte daha da işlevsel oluyor.

Double Page Mode’dan biraz daha bahsedelim. Bu aynı anda iki sayfayı göstermeyi sağlıyor. Bu özelliğe baktıkça sırasında yazılımcıların, otakuları (Otaku: Anime/Manga hayranı) unutmadığını anlıyoruz. Çünkü birkaç istisna hariç tüm mangalar sağdan sola basıldığı için normal düzene ters düşüyorlar. Ama seçeneklerden “Manga mode” seçeneğini işaretlediğiniz anda sayfalar yer değiştirir ve boşlukla yapılan ilerleme yön değiştirerek, soldan sağa değil, sağdan sola olarak karşımıza çıkıyor.

Uygulamayı her yeni başlattığınızda ayarların sıfırlanmasından bıktınız mı? O zaman “Edit > Preferences” yolunu izleyin. Oradan istediğiniz ayarı standart olarak ayarlayabilirsiniz.

Comix, bu özelliklerin yanında basit bir kütüphanesinin de olduğunu söylemezsek, ayıp olur. Bu kütüphaneye bir bakış bile yazılımın bazı yönlerden hâlâ gelişmekte olmasına karşın iyi ilerlediklerinin bir kanıtı. Ayrıca şunu belirtmeliyim ki, paketin Türkçe dil desteği yok. Kullanım dili İngilizcedir.

Keyifli okumalar…

Chromium B.S.U. Oyunu

Chromium B.S.U., televizyona bağladığımız atari ya da atari salonlarından bağımlısı olduğumuz, uzay gemileri ile uzayda savaştığımız eğlenceli platform oyunlarına çok güzel bir örnek. Chromium B.S.U. temelde; uçağımız ile uzayda tüm düşmanlara karşı savaştığımız önüne geleni vur, karşına çıkan ödülleri topla oyunlarından bir tanesi.

Oyunun bir de konusu var: Oyunda Chromium B.S.U. kargo gemisinin kaptanısınız ve savaş alanına teçhizat taşımakla görevlisiniz. Kargo uçağınızı düşman savaş uçaklarından korumak için kargo uçağınızın içinde uzaktan yönetiğiniz dört adet son teknoloji insansız savaş uçağınız var. Ancak aynı anda sadece tek bir savaş uçağınızı kontrol edebiliyorsunuz. Göreviniz tabii ki karşınıza gelen düşman uçaklarını yok etmek. Uçakların hiçbirini arkanıza kaçırmamanız gerekiyor. Malumunuz arkada kargo uçağınız ve siz varsınız. Her kaçırdığınız düşman uçağı sizin bir savaş uçağınızın (canınızın) yok olmasına demek. Oyundaki dört savaş uçağı aynı zamanda sizin canınız. Canlarınızı tüketirseniz oyunu kaybedersiniz.

Oyunun zorluk derecesini 8 seviyeden oluşuyor. Oyunun başında menüde yukarıdan aşağı doğru en kolay seviyeden en zor seviyeye doğru sıralananlardan istediğiniz seviyeyi seçip oyuna başlayabilirsiniz.

Savaş sırasında malumunuz bu tarz oyunlarda vurduğunuz düşmanlardan sadece puan kazanmıyorsunuz. Aynı zamanda ek silah (kuru kafalar), can ve zırhlar da(penguenler) geliyor.

Bunlar:

Sarı ışıklı kuru kafa:

Makineli tüfek. Atış gücü en zayıf silahınız olmasına rağmen çok sayıda düşman ile aynı anda çarpıştığınız anlarda yokluğunu aradığınız da olmuyor değil.

Mavi ışıklı kuru kafa: 
İyon topu. Arka arkaya dizilmiş hedefleri tek bir atış ile vurmak için en iyi silahınız.

Mor ışıklı kuru kafa: 
Plazma. En güçlü silahınız. Bu tarz oyunlardan da bildiğiniz gibi en az bulunan silah, aksi taktirde oyunun hiç bir zevki kalmaz değil mi!

Mavi ışıklı penguen:
Kalkanlarınızı tamir eder. Almazsanız 10.000 puan kazanırsınız.

Kırmızı ışıklı penguen: Kalkanlar hariç uçağınızı yeniler. Almazsanız 10.000 puan hanenize eklenir.

Sarı ışıklı penguen:
Kalkanları %100’e getirir. Geçici dokunulmazlık sağlar. Almazsanız ekstra geminiz (canınız) olur.

Ayrıca her 100.000 puana bir ekstra geminiz (canınız) olur.

En etkili silahınız ise uzay geminizin kırmızı düğmesi. Farenin sağ tuşuna çift tık ya da 0 tuşuna iki defa bastığınızda kullanmış oluyorsunuz. Tüm cephaneniz dışarı atılır ve uçak patlar. Patlamanın etkisi ile görünürdeki tüm düşman uçakları da yok olur. Sonraki uçağınız ile gelip dışarı attığınız silahlarınızı geri toplarsınız.

Ayrıca çarpışan otolar gibi uçağınızın gövdesini kullanarak da düşman uçaklarını yok etme yoluna gidebilirsiniz. Tabii ki çarpışmanın uçağın gövdesine ve kalkanlara vereceği hasarı hesaba katmalısınız.

Ekranınızda sağ altta uçağın gövdesinin durumu, sol altta kalkanın durumu, sol üstte cephane durumu ve de uçaklarınız (canlarınız) görülmektedir.

Oyunda başarılı olmak için en iyi taktik hiç bir düşman uçağını arkaya kaçırmadan tüm silah ve uçağın gövdesini kullanarak savaşmak, uçağınızın aldığı hasarlardan dolayı uçağınızı kaybetmeden önce kırmızı düğmeyi kullanarak uçağınızı havaya uçurup böylece görünürdeki tüm düşman gemilerini yok etmiş sıradaki uçağınız ile de savaş alanın dağılmış bulunan önceki geminizin silahlarını toplayıp savaşa devam edersiniz.

Chromium B.S.U. OpenGL grafik desteği ile basit atari oyunlarından çok daha kaliteli bir grafik performansı ile fare kontrolünü birleştirerek oynanabilirliği en üste çıkartmış.

Oyunu tam ekran ya da pencere içerisinde ve 5 farklı çözünürlükte oynayabilirsiniz. Oyunun seslerini kapatıp sessiz oynamayı da tercih edebilirsiniz.

Chromium B.S.U.’da gördüğüm tek eksik ise ağ üzerinden çok oyunculu oynama seçeneğinin olmaması. Oyunun canavarı oldum dediğinizde Chromium B.S.U. turnuvalarına katılıp Linux camiasına bu oyunda ne kadar iddialı olduğunuzu gösterebilirsiniz.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Blogilo

Bu yazıda sizlere günlük hazırlamamdaki en büyük yardımcım olan Blogilo yazılımını anlatmak istiyorum. Benim gibi tembel ve acemi günlükçülerin hayatını kurtaracak bu yazılım, Pardus 2009 ve 2011 ile birlikte kullanılabiliyor.

Paket Yöneticiniz ile kurduktan sonra yapmanız gereken ilk şey, hesabınızı eklemek ve sonrasında İnternet günlüğünüz artık bilgisayarınızda.

Blogilo ya da eski adıyla Bilbo Blogger, kolay kullanımı ve basitliği hedef almış bir günlük uygulamasıdır. KDE Kblog kitaplığı temel alınarak hazırlanmıştır. Qt4 ve KDE kitaplıklarını kullanır. Blogger 1.0, MetaWeblog, MovableType, WordPress ve Google GData (Blogspot.com) desteğine sahiptir.

Evet! Geliştiricilerinin tanımladığı gibi amacı kolay kullanım ve basitlik. Eminim uygulamayı ilk kullanmaya başladığınızdan itibaren bunu siz de hissedeceksiniz.

Ben bu yazıya başladığımda Türkçe çevirisi yapılmamış bu uygulamayı, sizler de temel İngilizce ve İnternet terimleri bilginizle kolaylıkla kullanabilirsiniz.

Ayarlar

İsterseniz nasıl günlük girdisi oluşturabileceğiniz konusuna girmeden önce ayarlarımızı yapalım.

Önce Blogs kısmından hesabımızı oluşturalım. “Add” düğmesine basalım ve açılan pencereye blog adresimizi, kullanıcı adımızı ve şifremizi yazalım. “Auto Configure” düğmesiyle blog ayarlarımızı otomatik olarak Blogilo üzerine alalım ve “OK” düğmesiyle ayarları kayıt edelim.

Editor kısmında bulunan Automatically insert “Powered by Bilbo Blogger” seçeneği ile günlük girişlerinizde Blogilo tanıtımı yapabilirsiniz. Auto save süresi sayesinde yazdıklarınızın kazaya kurban gitmesini önleyebilirsiniz. Bu kısımda bulunan diğer seçenek sayesinde de hazırladığınız günlük girdisini, kişisel günlüğünüzün sitilinde görüntüleyebilirsiniz.

Günlük Giriş Oluşturmak

Evet, ayarlarımızı şöyle bir kurcaladıktan sonra sıra geldi günlük girdisi oluşturmaya. Blogilo’yu çalıştırdığımız zaman boş bir günlük sayfamız olacak. New Post düğmesine her tıklamamızda yeni bir günlük sekmesi daha açılır ve bu sayede birden fazla girdiyi aynı anda düzenleyebilirsiniz.

Title kısmı yazacağımız günlük sayfasının başlığını oluşturuyor. Eğer konuyu daha önce belirlediyseniz başlığımızı yazarak devam edelim.

Visual Editor sekmesi sizin işinizi kolaylaştıracak bir metin editörü. Bu kısımdan yazacağımız yazıları, editörün menüsünde bulunan butonlar ile kolayca düzenler, yazılara resim, köprü (bağlantı) ekler, yazı tipi, rengi ya da boyutunu birkaç tıkla düzenleyebiliriz. Sekmenin altında yer alan Media list bölümünde yazı içine eklediğiniz resimleri görebilirsiniz. Editör menüsünde bulunan resim ekle düğmesiyle bilgisayarınızda ya da İnternet’te bulunan bir resmi kolayca yazınıza ekleyebileceksiniz.

Html Editor sekmesiyle sayfanın kodlarını görebilir, gerekiyorsa buradan sayfanıza kod ekleyebilir ya da düzenleme yapabilirsiniz.

Post Preview sekmesi, Blogilo’nun en beğendiğim özelliği. Bu sekme sayesinde yazınızın önizlemesini yapabilir, üstelik “View post in the blog style” seçeneğini sayesinde hazırladığınız sayfanın günlüğünüzde nasıl görüneceğini öğrenebilirsiniz.

Günlüğü Yayınlama

Yazınızı hazırladınız, resimleri eklediniz, sıra geldi yazıyı günlüğünüze gönderip yayınlamaya. Yayınlanacak sayfa için bazı ayarlamalara ihtiyacımız olabilir. İşte bunun için önce sağda yer alan Toolbox (Araç kutusu) kısmına bir göz atacağız.

Blog Posts: Daha önce günlüğünüzde yayınlamış olduğunuz yazılar buradan ulaşabilirsiniz ve tekrar düzenleyebilirsiniz. Listede yazı görünmüyorsa alt kısımda bulunan ok tuşuna basın. Daha sonra seçtiğiniz yazı üzerine çift tıklayın.

Post Categories: Blogilo şimdilik yeni kategori eklememize destek vermiyor ama önceden günlüğünüzde kullandığınız kategorileri yazılarınıza buradan ekleyebilirsiniz. Günlüğünüze yeni bir kategori eklediğinizde listenin yenilenmesi için altta bulunan güncelleme butonunu kullanın.

Post Options: Hazırladığınız günlük girdisinin bazı temel seçeneklerini buradan düzenleyebilirsiniz. Örneğin yazınızın zaman etiketini değiştirmek isteyebilirsiniz. Bunun için tek gereken “Modify timestamp” kutucuğunu işretlemek ve zamanı seçmek.

Local Entries: Kendi bilgisayarınızda sakladığınız günlüklerinize buradan ulaşabilirsiniz. Sayfaları bilgisayarınızda saklamak için üst menüden “Save locally” düğmesine tıklamanız yeterli.

Toolbox ile gerekli düzenlemeleri de yaptıktan sonra tek yapmamız gereken, “Submit” düğmesine basmak olacak.

Başta da söylediğim gibi kolay kullanım ve basitliği hedefleyen bu günlük uygulamasıyla sizin de bir günlüğünüz olabilir, belki de kısıtlı olan zamanınızı günlüğünüzle ilgilenmeye ayırabilirsiniz. Kim bilir belki de bu sayede, aramızdan Pardus ile ilgili bilgi ve tecrübelerini aktaran yeni günlük yazarları çıkar.

Hepinize bol Pardus’lu günler, günlükler dilerim.

Özgür Lisans ve EULA Farkı

Geçtiğimiz günlerde Genel Kamu Lisansı (GPL) Fransa’da mahkemede bir kez daha kazandı. Bu ihlal davasını özel yapan ihlal edilen kodun geliştiricileri tarafından değil, kullanıcılar tarafından açılmasıydı. Bu durum, özel  kullanıcıların da Genel Kamu Lisansı’nın başarılı şekilde haklarının kamunun kendisi tarafından da başarıyla korunabileceğini gösterdi. Pek çok insanın özgür bir lisans ile EULA (Son Kullanıcı Lisans Sözleşmesi) arasındaki farkları bilmediğini göz önüne alarak, fırsattan istifade meseleyi bir kez daha, ama bu sefer grafiklerle açıklamaya karar verdik.

Öncelikle bu davada neler olup bittiğine bir bakalım. Eğitim yazılımları satın alan Yetişkinler için Fransız Mesleki Eğitim Organizasyonları Birliği (AFPA), Edu4 firmasının sattığı uzaktan eğitim yazılımının Genel Kamu Lisansı’na sahip bir VNC istemcisinin kodlarını kullandığı farketti. İşin kötü tarafı, Edu4 VNC istemci yazılımın kaynak kodunu sunmuyordu ve istemci ile ilgili tüm telif hakkı mesajlarını da silmişti.

Bu gibi durumlar biraz irdelendiğinde, genellikle ya cehalet ya da yanlış anlama yüzünden böyle olduğu görülür ve Özgür Yazılım Vakfı ve Yazılım Özgürlüğü Hukuk Bürosu (Software Freedom Law Center) olayı mahkemeye taşımaya gerek kalmadan çözer. Fakat Edu4 ile böyle olmadı. Tekrar tekrar yapılan isteklere rağmen Edu4 kaynak kodu sağlamayı reddetti, dolayısıyla iş mahkemeye taşınmak zorunda kaldı. AFPA 2002 yılında FSF Fransa’nın da yardımıyla Edu4’e dava açtı ve geçtiğimiz günlerde dava Edu4’ün aleyhine sonuçlandı.

Böylece GPL lehine bir dava daha kazanılmış oldu. GPL ihlalleri bugüne kadar birçok ülkede düzenli olarak davalara konu oldu, yani GPL’i ihlal etmek pek akıllıca bir şey değil aslında. Ancak bu durum GPL’in geçerliliğinin değil, telif hakkının geçerliliğinin tasdik edildiği anlamına geliyor.

 

Klasik Telif Hakkı Modeli

Bu da bizi Windows kullanıcıların program yüklerken genelde okumadan tıkladıkları Son Kullanıcı Lisans Sözleşmesi(EULA) ile GPL ve BSD gibi özgür lisanslar arasındaki farka getiriyor. Bu belgelerin işlevini basit grafiklerle göstererek bu farkı açıklamaya çalışalım.

Aşağıdaki ilk grafiğimiz, klasik telif hakkı (copyright) durumunda geliştirici ve dağıtımcılar ile kullanıcıların haklarını gösteriyor. Telif hakları yargı yetkisinin kullanıldığı yere göre değiştiriyor, ama bu grafik meseleyi çok basitleştirilmiş olarak ele almaya çalışıyor. Gördüğünüz üzere, grafik “kullanıcı” ile “geliştirici/dağıtımcı”yı birbirinden ayırıyor. Her ne kadar bu ikisi sık sık birleşse de, ikisi arasındaki net farkı da kabul etmek lazım. Geliştirici kaynak kodda değişiklik yapmak, kullanıcı ise sadece kullanmak ister, kaynak kodla işi yoktur. Dağıtımcı çalışmayı çok sayıda insana ulaştırmayı ister, kullanıcının ise böyle bir derdi yoktur.

Buradaki yeşil çubuk hakları temsil ediyor. Klasik telif hakları (copyright) söz konusu olduğunda, çalışma (iş) üzerinde değişiklik yapmak veya çalışmayı dağıtmak tamamen ürün hak sahibinin elinde olduğu için, onay almamış geliştiricinin ve dağıtımcının hiçbir hakkı yoktur. Kullanıcının ise birkaç hakkı vardır, mesela kişisel amaçlı yedekler yapabilirsiniz. Bu nedenle de yeşil çubuk kullanıcı tarafında daha uzundur.

 

Genel Kamu Lisansı (GPL) Modeli

Şimdi bir de GPL‘e bakalım. Mavi kısımlar kullanıcılara ve geliştirici/dağıtımcılara GPL’in verdiği ek hakları temsil ediyor. Kullanıcı olarak, o işten istediğiniz kadar çok kopya çıkarabilir ve istediğiniz arkadaşınıza verebilirsiniz. Geliştirici/dağıtıcı olarak ise, işi değiştirebilir ve toplu olarak dağıtabilirsiniz, tabii özgün işi değiştirerek ortaya çıkardığınız ürünü de GPL ile lisansladığınız sürece…

Bu grafikten “GPL ihlali” dendiğinde aslında “telif hakları ihlali”nden bahsedildiğini anlıyoruz. Eğer GPL’in şartlarına uymazsanız (Edu4 davasındaki gibi istenildiğinde kaynak kodunu yayınlamazsanız) size GPL’in sağladığı ek haklardan da feragat etmiş olursunuz. Böyle olunca, klasik telif haklarına dönmüş oluyorsunuz, yani yetkisiz olarak dağıtamıyorsunuz. Diğer bir deyişle, Genel Kamu Lisanslı işin verdiği hakları ihlal ettiğinizde dava edilebilirsiniz!

 

BSD Lisansı Modeli

Son Kullanıcı Lisans Sözleşmesi’ne geçmeden önce, bir de BSD Lisansı‘na bakalım. Gördüğünüz üzere, BSD lisansı GPL’e çok benzer, ama geliştirici/dağıtımcı tarafında ek bir mavi bölge vardır. Bu ek bölge GPL’in “karşılıklı” doğasını oluşturur, “siz alıp değiştirebiliyorsanız başkaları da sizden alıp değiştirebilmeli” kısmıdır. GPL’in copyleft tabir edilen “aynı şekilde sen de paylaşmalısın” şartı, BSD türü lisanslar açısından bakıldığında da GPL bir kısıtlama gibi görünür. BSD lisansı, yazılımın kodunu değiştirerek kullanan kişinin aynı lisansı kullanmasını zorunlu kılmaz, dolayısıyla geliştirici ve dağıtımcılar için daha az kısıtlayıcıdır.

Bir başka deyişle, programınızı BSD lisansı ile yayınladığınızda, karşı tarafa sizin kaynak kodlarınızı kullanma ve değiştirdiği kısmı sizinle paylaşmama hakkını da veriyorsunuz!

 

Son Kullanıcı Lisans Sözleşmesi (EULA) Modeli

Son Kullanıcı Lisans Sözleşmesi (EULA) ise, grafikten de göreceğiniz üzere, tamamen farklı bir şekilde işler. Özgür lisanslar size normalde sahip olmadığınız haklar tanırken, EULA klasik telif hakları bağlamında sahip olduğunuz hakları elinizden alır (kırmızı bölge). Örneğin Apple, Mac OS X kullanımını “Apple etiketli bilgisayarlar”la kısıtlar. Klasik telif hakları, yazılımı nasıl kullandığınızı önemsemezken, Apple ya da Microsoft size bazı kısıtlamalar getirebilir!

Bu durum, Son Kullanıcı Lisans Sözleşmeleri (EULA ya da Yazılım Lisans Sözleşmesi ya da avukatların icat ettiği diğer janjanlı ifadeler) ile özgür lisanslar arasındaki en önemli farktır. Biri kısıtlamaları ortadan kaldırırken, diğer yeni kısıtlamalar getirir. GPL ihlali üzerine inşa edilen her türlü dava telif hakları temeline otururken, EULA davaları başka bir sürü dengesiz etkeni de beraberinde getirir: satış sonrası kısıtları, anlaşma şartları, bağlayıcılık, yazılımınızı başkasına devredememeniz, imza, vesaire, vesaire…

Sonuç olarak, Genel Kamu Lisansı (GPL) ile ilgili davalar hep özgür yazılım ve kamu lehine sonuçlanırken; EULA davaları bazen şirketlerin lehine, bazen de EULA’nın aleyhine sonuçlanmıştır. GPL açık seçiktir. Ya kurallarına uyarsınız ya da mahkemede kaybedersiniz!

EULA yani özgür olmayan işletim sistemlerinde kullandığınız Son Kullanıcı Lisans Sözleşmeleri ise bulanıktır. Sonuçtan asla emin olamazsınız.

Ri-li Oyunu

Ri-li, Genel Kamu Lisansı (GPL) altında dağıtılan, arcade türü bir oyundur. Bu uygulamanın yapımında Emacs, GCC, Gimp, SDL ve POV-Ray gibi özgür uygulamalardan yararlanıldı. Oyunda Türkçe de dâhil, tam 19 dil mevcuttur.

Ri-li, hepinizin hatırlayacağı gibi telefonlarda bulunan Snake adlı oyuna çok benziyor. Ri-li oyununun en güncel sürümü olan 2.0.1, Pardus 2009 depolarında mevcut. Paket Yöneticisi uygulamasını kullanarak, ri-li adlı pisi paketini kolayca bilgisayarınıza kurabilirsiniz.

Uygulamanın ilk açılışında karşımıza içinde birtakım dillerin bulunduğu pencere çıkacak. Bu pencereden oyunu hangi dilde oynamak istediğimizi seçiyoruz. Dil seçimini tamamladıktan sonra karşımıza aşağıdaki gibi pencere çıkacak.

Karşımıza gayet hoş bir şekilde hazırlanmış bir ayar menüsü geliyor. Bu pencereden oyunun ses oranını ve oyunu tam ekran oynayıp oynamayacağınızı seçebiliyorsunuz. Altta bulunan küçük bir not sayesinde oyun içinde kullanacağınız tuşlardan da bahsedilmiş.

Ayar menüsünden sonra karşımıza oyunun ana penceresi gelir.

Skor bölümüne tıklayarak daha önceden oynamış olduğunuz oyunların puanlarını görüntüleyebilirsiniz. Seçenekler bölümünde ise oyunun ses ve görüntü ayarlarını değiştirebilirsiniz. Seçenekler penceresi ise yukarıda bahsettiğimiz ayar menüsünün aynısıdır. Eğer sonradan değişiklik yapmak isterseniz Seçenekler menüsünden yapabilirsiniz.

Ana menüden oyna seçeneğini seçtiğinizde karşınıza oyunun zorluk seviyeleri listelenecek. Bu seviyeler kolay, orta ve zor olmak üzere üç tanedir. Bu seçeneklerden kendinize uygun seviyeyi seçip devam ederek oyun ekranıyla baş başa kalıyorsunuz.

Giderek Zorlaşan Oyun

Kısaca söylemek gerekirse, oyunumuzun amacı karşımıza çıkan raylarda trenimizi yönlendirerek vagonları toplamak. Bu iş başta kolay gelebilir fakat vagonları topladıkça kontrol ettiğiniz trenin de boyu uzuyor. Bu yüzden yolları seçerken dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde tren çarpışabiliyor. Oyunumuzun seviyesi her oyunda olduğu gibi zaman geçtikçe zorlaşıyor. Oyun başlangıcında size sadece üç can veriliyor. Bu yüzden can kaybetmemek için dikkat etmenizi öneririm.

Oyunda tüm vagonları topladıktan sonra karşınıza bir soru yönlendiriliyor. Eğer bu soruya doğru cevap verirseniz 50 puan daha kazanabiliyorsunuz. Her bölüm sonunda kullanıcıya değişik sorular yöneltiliyor. Bu sayede oyun oynarken kendinizi bu sorularla geliştirmenizi de sağlıyor.

Oyunun diğer bir özelliği, yukarıda kısaca bahsettiğimiz gibi oyunu kapatıp tekrar açtığınızda kaldığınız yerden devam edebilmeniz. Kaydetme sorunu olmadan bu işlev gerçekleşebiliyor.

Bu güzel oyunun konusu basit olabilir ama şirin grafikler ve özellikleriyle kendini sevdiriyor. Genel olarak küçük çocuklar için tasarlanmış gibi görünse de büyüklerinde yeteneklerini deneyebilecekleri zevkli bir oyun olmuş.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Gwenview

Merhaba sevgili Pardus severler, yine yeni bir yazı ile karşınızdayım. Bu yazıda sizlere KDE4 ile daha yetenekli ve daha kullanışlı bir hale gelen, Gwenview Resim Gösterici uygulamasını tanıtmaya çalışacağım. Gwenview, kullanışlı bir resim görüntüleyici olmasının yanında, sağladığı eklentiler ile size resimlerinizi düzenlemede ve paylaşmada büyük kolaylıklar sağlayan bir yardımcıdır.

Dosya Yöneticisinde bir resmi tıkladığınızda, öntanımlı olarak Gwenview ile açılır ve size tüm yeteneklerini sunmaya başlar.

Gwenview Ana araç çubuğunda bulunan Gözat düğmesiyle resmin bulunduğu dizindeki tüm resimleri görebilirsiniz. Gözat düğmesi seçiliyken, fare işaretçisiyle resimler üzerinde gezerseniz, resimlerin üzerinde beliren küçük düğmeler ile resimleri seçebilir, seçimleri kaldırabilir, resimleri sağa veya sola çevirebilirsiniz. Göster düğmesine veya resim üzerine tıkladığınızda ise sadece seçtiğiniz resim görüntülenir ve resimle ilgili düzenlemeler yapılabilir.

Programın menülerinde gezerken, sizde benim kadar etkilenecek ve Gwenview’in yeteneklerini keşfedeceksiniz.

Anlatacağım ilk menü Düzen, bu menü sayesinde Resimlere Etiket düzenleyebilir ve resimleri daha sonra kolayca bulabilirsiniz. Beğeni seçeneği ile resimlerinize yıldız verebilirsiniz. Resimler, araç çubuğundaki düğmelerle olduğu gibi bu menüde bulunan seçeneklerle  de çevrilebilir/döndürülebilir.

Sonraki menümüz Görünüm, bu menü ile resimleri görüntülenmesi ile ilgili seçeneklere ulaşabiliriz. Resimleri Tam Ekran Kipi veya Slayt Göstericisiyle görüntüleyebilirsiniz. Menüde bulunan sıralama seçenekleri ile resimleri sıralar, Ayrıntı seçenekleri ile de Gözat Ekranındaki küçük resimlerin altında görmek istediğiniz ayrıntıları seçersiniz. Menüden, Ana araç çubuğundan veya F11 tuşuna basarak açacağınız Yan çubuk sayesinde, resimlerin detaylarına ve birçok özelliğe ulaşabilir, resimlerinizi düzenleyebilirsiniz. Unutmayın, Gwenview ile bir şeyi yapmanın birçok yolu vardır.

Git menüsüyle de resimler üzerinde ileri/geri gezebilir, üst dizine geçebilir veya Gwenview Başlangıç Sayfasına ulaşırsınız.

Slayt Göstericisi

Belkide en beğeneceğimiz ve en çok kullanacağımız menüye geldi sıra, Eklentiler menüsü. Kipi eklentileri ile şenlenen bu menü içinde yer alan alt menüler sayesinde Gweview’in gerçek yeteneğini keşfedeceksiniz. Sürekli yenilenen ve güncellenen eklentiler sayesinde resimlerinizi kolay ve hızlı bir şekilde güzelleştirecek, resimlerinizi yazdıracak veya dostlarınız ile paylaşacak, birkaç tıklamayla beğendiğiniz resimlerden Takvimler oluşturabileceksiniz.

Yazımıza burada son vermeden önce Gözat penceresindeki iki küçük ama işinizi kolaylaştıracak özellikten bahsetmek istiyorum. İlki pencerenin sol alt kısmında bulunan Filtre Ekle seçenekleri ile resimleri bulmanızı kolaylaştıracak bir araç. Göster penceresinde ise aynı araç, Küçük resim çubuğunu açıp kapatan bir düğmeye dönüşüyor. İkincisi ise pencerenin sağ alt kısmında bulunan ve seçtiğiniz resim ve küçük resimlerin boyutlarını değiştirmenizi sağlayacak araçlar. Bu araçlar sayesinde Resimleri pencereye sığdırabilir veya istediğiniz bir boyutta görüntüleyebilirsiniz.

Evet KDE4 ile yenilene Gwenview ile ilgili benim anlatacaklarım bu kadar. Bundan sonrası sizin keşfetme arzunuza bağlı. Pardus ile keşfetmeye ve özgürlüğün tadını çıkarmaya devam. Hepinize bol Pardus’lu günler dilerim.

Nexuiz Oyunu

FPS deyince tüm Pardus kullanıcılarının aklına UrbanTerror geliyor. Dünyada Linux kullanıcıları hangi oyunları oynar diye Google’dan basit bir arama yaptığımda ise ilk sıralarda Nexuiz geliyor.

Nexuiz, özelleştirilmiş bir Quake motoru olan Darkplace‘i kullanan ve ağ üzerinden oynanabilen FPS oyunudur. Quake ve Tournament oyunlarında olduğu gibi birbirinden farklı birçok silah kullanarak düşmanlarınızla ölümüne çarpışıyorsunuz. Nexuiz’de en iyi silahlar ve en güçlü zırhlarınızın olmasının yanında takımınızla iyi bir savaş stratejisi de geliştirmeniz gerekiyor.

Nexuiz, salt öldürme üzerine kurulmuş bir oyun değil. Nexuiz’i İnternet üzerinden kırmızı ve mavi olarak iki takıma ayrılarak, ölümüne çarpışabilirsiniz. Her takımın kendi bölgesi ve bu bölgesinde kendi bayrağı var. Benzer FPS oyunlarında da çokça tercih edilen bu oyun modunda (CTF) amaç takım bayrağını koruyup, karşı takımın bayrağını ele geçirmektir. Karşı bayrağı ele geçirirseniz veya sizin takımınızın bayrağını çalan düşman oyuncuyu öldürebilirseniz normal puanın çok üzerinde puanlar alarak skor listenin tepesine çok daha çabuk çıkarsınız.

İnternet üzerinden çok kullanıcılı modda oynarken her bölüm bitiminde sonraki bölüm için savaş arenası seçme seçeneği çıkıyor. Oyuncular haritaları oylayarak sonraki oyun haritasını seçebiliyorlar. En çok oyu alan haritayla oyuna devam ediliyor. Yeni sürümde eklenmiş olan bu özellik, Nexuiz’i diğer FPS oyunlarının önüne geçiriyor. Oynanan harita sizde yüklü değilse, oyun eksik haritayı otomatik olarak indiriyor. Böylece oyuna dâhil oluyorsunuz.

FPS oyunlarının birbirlerinden üstün yanları ya da farkları tabi ki ses ve grafik kalitesidir. Nexuiz’de silahların, mühimmatın ve savaş arenalarının detaylarındaki kalite farkı çok açık bir şekilde gözüküyor. Arka planda çalmakta olan müzik, oyuncunuzun zıplama koşma hareketleri, patlama, mermi ve parçalanma seslerindeki kalitesi insanı gerçek dünyadan kopartıyor. Oyunda ses ve grafik kalitesi bilgisayarınızın sistem özelikleri ile doğru orantılı ancak diğer üç boyutlu FPS oyunları gibi de aşırı yüksek özeliklere sahip bir sistem gereksinimine ihtiyaç duymayıp, oynamak isteyen birçok kişiyi sistem sıkıntısından kurtarıyor.

Dikkatimi çeken başka bir şey de sunucularda rastgele oynarken Türk kullanıcılar ile karşılaşma olasılığınızın epey fazla olması. Birçok FPS oyunu oynamaktayım ancak en fazla Nexuiz’de Türk oyuncularla karşılaşıyorum. Eğer birçok farklı ülkeden oyuncuların yer aldığı çok oyunculu FPS oyunlarında yalnızlık hissetmek istemiyorsanız, bunu aklınızdan çıkartmayın derim.

Oyunu kurduğunuzda Oyunlar menüsüne iki tane Nexuiz kısayolu geliyor. Biri OpenGL destekli olanı diğeri düşük sistemler için olan kısayol. Oyunu açtığınızda karşınıza oyun menüsü geliyor.

Singleplayer: Bilgisayara karşı oynadığınız daha zorlu, çok oyunculu grup oyunlarına pratiklik kazandırma amacı olan senaryo oyunları.

Multiplayer: Singleplayer’da oyun ve silahları tanıyıp, grup oyunlarına hazır olduğunuzda buradan bir sunucu seçip oyuna dâhil oluyorsunuz.

Servers: İnternet ya da yerel ağınızdaki Nexuiz oyun sunucularının ayrıntılı listesini görüyorsunuz. Listede oynamak istediğiniz sunucuya çift tıklayarak oyuna dâhil oluyorsunuz.

Create: Kendiniz bir oyun sunucusu yaratıp diğer oyuncuların size bağlanmasıyla oynuyorsunuz.

Player: Karakterinizle ilgili ayarlarınızı yapıyorsunuz.

Options

Input: Oyun kontrol ayarlarını buradan değiştirebilirsiniz.

Misc: Ses ve müzik ayarlarını buradan yapıyorsunuz.

Video: Grafik ayarlarınızı buradan yapıyorsunuz. Bu kısmı en azından kullandığınız masaüstü çözünürlüğüne getirin. Aksi halde varsayılan olarak gelen çözünürlük sizi tatmin etmeyebilir.

Effects: Oyundaki efektleri ayarlıyorsunuz.

Oyun Kontrol Tuşları

  • İleri hareket: w veya yukarı ok tuşu
  • Geri hareket: s veya aşağı ok tuşu
  • Hareket halinde sağ veya sola yönelme: Fareyi sağa veya sola hareket ettirmek
  • Sağ yan adım: d veya sağ ok
  • Sola yan adım: a veya sol ok
  • Zıplama: Enter veya boşluk
  • Çömelme: Shift
  • Kanca ile tutunma: e
  • Birincil ateş: Fare sol tuş
  • İkincil ateş: Fare sağ tuş (çoklu atış veya yakınlaştırma)
  • Silah değiştirme: 1 (Lazer), 2 (Çifte), 3 (Makineli Tüfek), 4 (Havan topu), 5 (Electro), 6 (CryLink), 7 (NexGun), 8 (Hagar), 9 (Roketatar) veya fare döner tuş
  • Silahı yere bırakma: Silme
  • Skor Durumu: TAB
  • Tüm oyunculara mesaj: t
  • Takım oyuncularına mesaj: r
  • Oyunu durdurma: Pause
  • Ekran görüntüsü yakalama: F12
  • Oyundan çıkış: F10
  • Görüntüyü küçültme: –
  • Görüntüyü büyütme: =
  • Sunucu bilgisi: i
  • Oyunda seyirci olma: F3
  • Takım menüsü: F5
  • Evet oyu: F1
  • Hayır oyu: F2
  • Haritayı başlatmak için hazır olmak: F4
  • Menülere Dönmek: ESC

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

KDE4 Masaüstü ve Efektler

KDE 4’ün pencere yöneticisi KWin, artık kendi özel efektleri ile birlikte geliyor. Yeni KWin sayesinde, Compiz veya benzeri bir yazılımı kurmadan da, uçan, sallanan, dönen pencere efektlerine sahip olabileceksiniz. Ekran kartının 3B özelliği bulunan ve sorunsuz çalışan kullanıcılar için temel efektler, kurulum sonrası açık olarak geliyor. Efektler çalışırken, 3B özelliklerinde bir sorun meydana gelirse, masaüstü efektleri otomatik olarak kapanıyor. Kullanıcı Shift+Alt+F12 tuşlarına birlikte basarak, efektleri istediği zaman kapatıp, açabiliyor. KDE 4.2 sonrasında eklenen bir özellikle tam ekran uygulamalar çalışırken, masaüstü efektlerinin pasifleşmesi sağlanıyor ama ben yinede tam ekran uygulamalarda efektleri elle durdurmanızı tavsiye ederim. Şimdi temel ayarlardan başlayarak, KDE 4 ile gelen KWin efektlerini ve masaüstü sistem ayarlarını biraz inceleyelim.

Masaüstü efektleri ayarları için, önce Sistem Ayarları’nı açıp, Genel sekmesinde bulunan Masaüstü simgesine tıklıyoruz ve istediğimiz tüm ayarları buradan gerçekleştiriyoruz.

Masaüstü Efektleri

 

Genel Sekmesi:

KDE4 Masaüstü efektlerini, buradan etkinleştirebilir veya kapatabiliriz. Geliştirilmiş pencere yönetimi seçeneğiyle, yazının ilerleyen bölümlerinde Gelişmiş sekmesinde bulunan ayarları yapabileceğiz. Gölgeler seçeneğiyle pencere altında bulunan gölgeleri aktif hale getirebiliriz. Gölge ayarlarını ise Tüm efektler sekmesinden yapabileceğiz. Çeşitli canlandırmalar seçeneğiyle masaüstü canlandırmalarını aktif hale getirebiliriz.

Bu ekranda yapabileceğimiz üç önemli ayarımız daha var.

1- Pencere değiştirme efekti: Alt tuşuna basılıyken basacağımız her Tab tuşuyla çalışan dört temel pencere değiştirme efektinden hangisini kullanacağımızı bu kısımdan seçiyoruz.

Kutu pencere seçici:

 

Resimden de gördüğünüz üzere masaüstlerinde bunan pencereler, bir kutu içerisinde yer alır ve Alt tuşu basılıyken basılan her Tab tuşu ile farklı bir pencere aktif edilir.

Şimdiki Pencereler:

 

Bu efektle tüm pencereler masaüstünü kaplar, Alt tuşuna basılıyken, Tab tuşuna her basışınızda da farklı bir pencere aktif edilir.

Kapak seçici:

 

Kapak seçici efektiyle resimdeki gibi tüm pencereler arka arkaya sıralanır ve Alt tuşuna basılıyken basacağınız Tab tuşuyla pencereler öne doğru sırasıyla değişirler.

Dönen pencereler:

 

Dönen pencereler efektiyle tüm pencerelerimizi masaüstünde sırayla döndürebiliriz. Alt tuşuna basılı tuttuktan sonra basacağımız her tab tuşuyla pencereleri dans ettirebileceğiz.

2- Masaüstü değiştirme efekti: Masaüstleri arasında gezinirken kullanabileceğimiz iki efektimiz var

Masaüstü küpü: Masaüstü küpünü seçerseniz, bir masaüstünden diğerine geçerken küp efekti kullanabilirsiniz.

 

Kaydır: Bu efekti seçtiğinizde masaüstlerinde gezerken açık pencereler, masaüstünden kayarak hareket ederler. Eğer sağdaki masaüstüne geçiş yapıyorsak masaüstü sağdan sola, soldaki masaüstüne geçiyorsak soldan sağa, aşağıdaki masaüstüne geçiş yapıyorsak aşağıdan yukarı, yukarıdaki masaüstüne geçiyorsak yukarıdan aşağı şekilden bir kayma yapacaktır.

3- Canlandırma hızı: Bu ayar ile tüm efekt ve canlandırmaların hızını istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Toplam yedi tane hız seçeneği bulunuyor. Normal hız seçeneği en idealidir.

Ekran Kenarlıkları Sekmesi:

Masaüstünüzün istediğiniz kenar veya köşesine doğru yapacağınız fare hareketiyle belirlediğiniz efekt çalışacaktır. Toplam sekiz bölge bulunuyor. Kırmızı bölge, efekt olmadığını; yeşil bölge ise efekt olduğunu belirler. Bir efekt sadece bir bölgede bulunabilir. İki bölgede bulunamaz. Eğer iki yere eklemeye çalışırsak efekt en son eklediğimiz bölgeye kayar. Efektten çıkmak için istediğimiz masaüstüne gelip sağ tuşuna tıklamamız gerekir.

 

Tüm Efektler Sekmesi:

Bu sekmede KWin ile ilgi bütün efektler, açıklamaları ile beraber bulunuyor. Burada bulunan efektleri zevkimize göre seçip kaldırabiliriz. Efektler araçlar, erişebilirlik, görünüm, güzelleştirme, odaklama ve pencere yönetimi şeklinde altı başlık altında toplanmıştır. Efektlerin sonunda bulunan,

İşaretiefekt hakkında bilgi verir.

İşarei ise efekt ile ilgili ayarları yapmamızı sağlar.

 

Araçlar

Araçlar başlığı altında iki efekt bulunuyor.

  • Boyamayı göster: Bu efektle masaüstünde güncellenen alanlar renklenecek.
  • FPS Göster: Bu efektle grafik başarımını ekranın sağ üst köşesinden takip edebilirsiniz.

Erişilebilirlik

Erişebilirlik, masaüstüne erişimi daha kolay hale getirmemizi sağlayan altı adet efekt bulunuyor.

  • Büyüt: Meta (Windows tuşu) tuşu ile * / – tuşlarına basarak, masaüstünü büyütüp / küçülte bilirsiniz.
  • Büyüteç: Fare altında kalan bölümü büyüten, balık gözü büyüteç.
  • Fareyi izle: Etkinleştirdiğinizde farenin yerini belli edeceğiniz bir efekt.
  • Keskinleştir: Masaüstünüzü keskinleştirir.
  • Negatifleştir: Masaüstleri ve pencerelerin renklerini tersine çeviren bir efekt.

Görünüm

Görünüm bölümü ise görsel efektlerin bol olduğu KDE 4 efektlerinin en eğlenceli kısmıdır. Burada pencerelerimize değişik efektler vererek masaüstü kullanımımızı eğlenceli hale getirebileceğimiz 16 adet efekt bulunuyor.

  • Açılan Pencereleri Canlandır: Yeni pencere açılışlarını canlandıran efekt.
  • Bulanıklaştır: Yarı şeffaf pencerelerin arka planını bulanıklaştıran bir efekt.
  • Fare izi: Fareyle masaüstünde çizgiler çizmenizi sağlayan bir efekt.
  • Giriş: Giriş yaparken masaüstünüzü pürüzsüzce belirginleştiren bir efekt.
  • Gölge: Pencerelerin altlarına belirlediğiniz renkte bir gölge ekler.
  • Görev Çubuğu Küçük Resim Ön izlemeleri: Masaüstünde yer alan pencerelerin küçük bir ön izleme resmini görev çubuğu üzerinde görmenizi sağlayan efekt.
  • Kaybolma: Pencerelerin gösterilirken pürüzsüz bir şekilde belirginleştiren, gizlenirken de pürüzsüzce solduran bir efekt.
  • Kaydır: Sanal masaüstleri arasında geçiş yaparken, pencereleri kaydıran bir efekt.
  • Küçültme Canlandırması: Pencerelerin küçülüşünü canlandırır.
  • Parçalara Böl: Kapatılan pencereleri küçük parçalara bölerek kapatan bir efekt.
  • Patlama: Kapatılan pencereleri patlama efekti ile kapatır.
  • Sallanan Pencereler: Pencereleri taşırken şekillerini bozan efekt.
  • Sihirli Lamba: Kapatılan pencereleri küçülüşünü ve yükselişini bir sihirli lambaya çeviren efekt.
  • Yan Küçük Resimcik: Ekranın bir kenarında pencerenin küçük bir resmini gösteren efekt.
  • Çıkış: Çıkış penceresi gösterilirken ekranı solduran efekt.
  • Şeffaflık: Farklı durumlar için pencerelere şeffaflık özelliği sağlayan efekt.

Güzelleştirme

Güzelleştirme seçeneğinde sadece masaüstüne kar yağdırma efekti bulunuyor. Şimdilik…

  • Kar: Sıcak yaz günlerinde masaüstlerinize kar yağdıran bir efekt.

Odaklama

Odaklama seçeneği, pencereleri belirli koşullarda koyulaştırmamızı sağlar.

  • Pasifleri Koyulaştır: Etkin olmayan pencereleri koyulaştıran bir efekt.
  • Yönetici Kipinde Ekranı Dondur: Yönetici hakları istendiğinde bulunduğunuz ekranı koyulaştıran bir efekt.
  • İletişim Kutusu Sahibi: Etkin iletişim kutularının sahibi olan pencereyi koyulaştıran bir efekt.

Pencere Yönetimi

Pencere Yönetimi, pencereleri yönetirken kullandığımız efektleri aktif veya pasif hale getirmemizi sağlar.

  • Dönen Seçici: Alt-Tab tuşlarıyla pencereleri çevirerek seçer.
  • Kapak Pencere Seçicisi: Alt-Tab tuşlarıyla pencereleri kapak akışı ile seçer.
  • Kutu Pencere Seçicisi: Alt-Tab tuşlarıyla pencereleri küçük resimler içinden seçer.
  • Masaüstü Izgarası: Tüm masaüstlerini bir ızgara şeklinde yan yana dizerek seçmenize yardımcı olur.
  • Masaüstü Küpü: Sanal masaüstlerini bir küpün yanları olarak gösteren efekt.
  • Masaüstü Silindiri: Sanal masaüstlerini bir silindirin yanı olarak gösteren efekt.
  • Şimdiki Pencereler: Tüm açık pencereler yan yana gösterilene kadar küçülten bir efekt.

Gelişmiş Sekmesi:

Masaüstü efektlerinin gelişmiş ayarlarını yapabileceğiniz bu sekmede, gerekli tüm ayarlar öntanımlı olarak gelmekte.

 

Fonksiyonellik denetimlerini pasifleştir seçeneği ile 3B özelliklerinde bir sorun ya da yavaşlama olduğunda, efektlerinin otomatik devre dışı kalmasını engelleyebilirsiniz.

Şimdi gelelim Masaüstü ince ayarlarına. Arka plan ayarlarında çoklu masaüstü kullanıma kadar kullandığımız masaüstü ortamında, KDE 4 ile çok fazla değişiklik yapılmış.

Çoklu Masaüstü

 

Bu menüden kaç tane masaüstü ile çalışacağımızı belirler ve masaüstlerine isim verebiliriz. Masaüstü sayısını klavye yardımıyla girebileceğimiz gibi sağındaki yukarı aşağı okları kullanarak fare yardımı ile de girebiliriz.

Ekran Koruyucu

 

Ekran koruyucularının esas amacı eskiden monitörlerin sabit renklerden etkinlemesini önlemekti. Artık teknolojinin gelişmesiyle ekranlarda bu sorun kalmadı. Ekran koruyucularının şu andaki amacı, hem eğlencelik hem de bilgisayar başında olmadığımız zaman ekran görüntülerini başkasından korumak. KDE 4’de bunun için çeşitli ekran koruyucuları bulunuyor. Bunların birkaç örneğini resimde görebiliriz.

 

Seçtiğimiz ekran korucu ayarlarını alttaki Ayarla… simgesinden ayarlayabiliriz. Hemen yanındaki simgeden ise ekran koruyucunun denemesini yapabiliriz. Ekran koruyucuyu etkinleştirmek için otomatik başlat seçeneğini etkinleştirmemiz gerekir. Etkinleştirdikten sonra gecikme zamanı aktif hale gelecek ve gecikme zamanını en az 1 dakika olarak ayarlayabiliriz.

Ekran koruyucudan çıkmak için parola istetebiliriz. Böylece bilgisayar başından olmadığımızda ekran korucu belirlediğimiz sürede devreye girecek fakat çıkmak için bizden parola isteyecektir. Bu da biz yokken bilgisayarımızın ekranını başkalarının görmesini engellemiş olur.

Ekran koruyucu çalışırken bazı masaüstü programcıklarının çalışmasını isteyebiliriz. Bunun için Ekran koruyucuda programcıklara izin ver seçeneğini aktif hale getirip ayarla ikonuna tıklayarak istediğimiz programcıkları seçmemiz yeterli olacaktır.

Başlat Simgesi

 

Bu menü meşgul imlecini ve görev çubuğu bildirimlerini ayarlarını yapabilmemize yardımcı olur. Meşgul imleci, açılan kutudan imleç hareketlerini pasif meşgul imleci, titreyen imleç ve hareketli imleç olmak üzere 3 farklı şekilde belirleyebiliriz. Aynı zamanda gecikme zamanını belirleyerek meşgul olmanın zamanını belirleriz.

Görev çubuğu bildirimleri seçeneğiyse görev çubuğunda meydana gelen olayları bize bildiren bir bildirim sistemini aktif hale getirmemizi sağlıyor. Zaman aşımı süresinde bize olayları görev çubuğu bildirir. Zaman aşım süresini kendimiz belirleriz.

Evet KDE4 ile masaüstleri eskisinden daha canlı ve eğlenceli bir hale geliyor. Pardus 2009 ile öntanımlı kullanılacak olan KDE4 henüz gelişim evresinin çok başında olmasına rağmen şimdiden sergilediği görsel şölen ile pek çok kullanıcıyı etkilemeyi başarmış görünüyor.

Teeworlds

Ciddi oyuncuların bile “yeter” dediği zamanlar vardır. Bunlara oyundan bıkma süreci diyoruz. Hem ciddi hem de biraz eğlenmek isteyen oyuncuları hedef alan bir oyundan bahsediyorum. O da Teeworlds.

Oyunumuz C++ (Eğer bu dile hâkimseniz, oyunun kaynak dosyasında değişiklikler yapabilir, yeni silahlar ekleyebilirsiniz) ile yazılmış, “Deathmatch, Capture The Flag” gibi popüler oyun tiplerini barındırıyor. Oyun tamamen çok oyunculu şekilde hazırlanmış. Ne yazık ki, tek oyunculu bölümü bulunmuyor.

OpenGL destekli bir ekran kartı sahibiyseniz, bu oyundan son grafiklerine kadar zevk alabilirsiniz. Eğer hâlâ ekran kartınızı yapılandırmadıysanız, Sistem Ayarları > Ekran > Aygıtlar’a bir göz atın.

Oynamaya Başlayalım

Her zamanki gibi paket yöneticimizden teeworlds kelimesini arattığımızda karşımıza gelen paketleri seçiyoruz. Paketleri kur dediğimizde Teeworlds sistemimize kurulmuş olacak. Diğer bir yöntemse konsola “sudo pisi it teeworlds” yazarak kurmak. Oyunu ilk açtığınızda karşınıza gelen sunucular bölümünden rahatça sunucu seçip, hemen oynamaya başlayabilirsiniz.

Karakterimizi Yaratalım

Oyuna başlamadan önce bir karakter yaratıp, diğer kullanıcılara daha korkutucu ya da şirin gözükebiliriz. Yapmamız gereken, Ayarlar bölümünden oyuncumuzu yaratmak. 0.5 sürümü için dokuz ayrı tipten karakter seçimi yapabilir, sonra ayak ve vücudumuza renkler verebiliriz. Kamera, tipi, silah değiştirilmesi, kontroller, grafik ve sesleri de buradan düzenleyebilirsiniz.

Silahlar ve Kontroller

Toplam dört tane silahımız var: Pistol, Grenade Launcher, Laser, Shotgun. Çok fazla çeşit olmasa da her silahın kendine özgü bir saldırı tipi var. Örneğin Laser ile çok uzaktan atışlar yaparken, Shotgun ile yakından çok iyi hasar verebilirsiniz. W, A, S ve D tuşlarını kullanarak ileri, geri, sol ve sağ hareketlerini yapabilir, fareyle nişan alabilir, SPACE ile zıplayabilirsiniz.

Eğer ikinci zıplama istiyorsanız, havadayken bir daha SPACE’e basın. Farenizin sol tuşuyla ateş edebilir, sağ tuşuyla etrafa zincir atabilirsiniz. Bu zincir haritadaki erişilemeyecek yerlere çıkmanızı sağlayacaktır.

Savaş Stratejisi

  1. Saldırı: Eğer kendinize zarar vermekten korkmuyorsanız, direk karşınızdakinin yanına çıkıp saldırabilirsiniz. Zincirle yakalayıp, balyozunuzla kafasına vurabilirsiniz.
  2. Savunma Tipi: Bu genellikle “CTF” bölümlerinde işe yarıyor. Bayrağı korurken elinizde Laser varsa karşınızdakinin hiç şansı yok.
  3. Saldırı-Savunma Tipi: Hem arada saldırı yapıp hem de savunma yapmaksa bir başka strateji. Burada dikkat edilmesi gereken, ikili stratejideki dengeyi koruyabilmek.

Harita Yapımı

Bir süre sonra canınız aynı haritaları oynamaktan sıkılabilir. Kendi haritanızı yapmak için çalışmalara başlayabilirsiniz. Oyunu ilk açtığınızda CTRL+SHIFT+E ile harita editörüne ulaşabilir, haritalarınızı yapabilirsiniz. Harita yapımında dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var. Bu da katman katman çalışmanız gerektiği. Katmanların sıralarını doğru ayarlarsanız, profesyonel haritalar yapabilirsiniz. Haritalarınızı denemek isterseniz bir sunucuya ihtiyacınız olacak. Son olarak haritanızı /home/kullanıcıadınız/teeworlds/maps dizininden bulabilirsiniz.

Kendi Sunucunuzu Açın

İster LAN, ister İnternet sunucusu açabilir, evden bir sunucu yayını yapabilirsiniz. Paket deposundan yüklediğiniz “teeworlds” paketi yerine kaynak paketi gerekecek. Tar.gz paketini bu adresten bulabilirsiniz. Bu tar.gz paketini bir klasöre açın. İçinde teeworlds ve teeworlds_srv diye iki tane çalıştırılabilir dosya gözükecek. O klasördeyken F4 tuşuna basın. Karşınıza konsol ekranı gelecek. Konsol’a “teeworlds_srv -f serverconfig.cfg” dediğinizde sunucunuz artık hazır olacak. İnternet’ten başkalarının sunucunuza girmesini istiyorsanız, ADSL’inizden teeworlds için port açmalısınız. Port adresini 8303 olarak ayarlamalısınız. (Öntanımlı: 8303 istenirse port’u serverconfig.cfg’den değiştirebilirsiniz.) Bundan sonra İnternet’ten IP’nizi başkalarına vererek sunucunuzu doldurabilirsiniz. Oyun tiplerine göre yapılandırmaları bu adreste bulabilirsiniz. “Serverconfig.cfg”de harita bölümü bulunacak. Burada kendi haritanızın adını yazarak haritanızı başlatabilirsiniz. Sunucunuzdayken F2 tuşuna basın. Sizden RCON şifresi isteyecek. RCON şifresi, “Serverconfig.cfg” dosyasında önceden belirlediğiniz şifredir. Artık bu konsoldan oyunculara mesaj yazabilir, istediğinizi sunucudan atabilir, oyun tipini ve haritayı değiştirebilirsiniz. Bazı komutlarsa:

  • status” > Oyuncuların IP’sini, id’lerini çıkarır.
  • kick id” > bu “id”, status dediğinizde çıkan “id”lerdir.
  • brodcast mesaj” > Büyük yazılarla oyunculara mesaj gönderir.
  • say“mesaj” > Oyuncuların birbirine mesaj göndermesini sağlar.
  • change_map *” > Harita değiştirir.
  • game_type *” > Oyun tipini değiştirir.

Diğer komutları görmek için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

Şu an için gördüğüm kadarıyla Türk sunucu bulunmuyor. Özgürlükİçin topluluğu yönetiminden acilen bir sunucu istiyoruz! 🙂

Artık Teeworlds ile ilgili her şeyi biliyorsunuz. Eğlenceyi bekletmeyin!

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

Pardus 2009 Duyuruldu!

TÜBİTAK UEKAE bünyesinde geliştirilen ve herkesin kolayca kurup kullanabileceği, Linux tabanlı bir işletim sistemi Pardus’un son sürümü Pardus 2009, kullanıcılarla buluştu. Pardus 2009’un Kurulum CD’sinde bir masaüstü kullanıcısının gereksinim duyacağı her türlü yazılım bulunuyor. Pardus 2009, bilgisayar teknolojileri hakkında temel bilgiye sahip olan ve kişisel bilgisayarlarını klasik ihtiyaçları için kullanabilen tüm kullanıcıları hedefliyor.

Pardus Projesi’nin daha hızlı, kaliteli ve yepyeni bir masaüstü deneyimi sunan son sürümü Pardus 2009, kullanıcılarla buluştu. YALI ve PiSi’de yapılan iyileştirmeler ile kurulum hızı iki kat artan Pardus 2009, ortalama bir bilgisayara 15 dakikada kurulabiliyor. Ayrıca kurulu sistemde son yapılan güncellemeleri geri almak, silinen önyükleyiciyi tekrar yüklemek gibi kurtarma ve sorun giderme işlemleri de yeni YALI ile yapılabiliyor.

Geliştirilen önbellek sistemi ile Paket Yöneticisi ve PiSi artık çok daha hızlı çalışıyor. PiSi’nin paketleme sisteminde yapılan iyileştirmelerle artık paketler ortalama yüzde20 daha az yer kaplıyor. Öntanımlı olarak delta paket desteğinin açık olduğu Pardus 2009’da paket kurma ve güncelleme işlemleri daha az ağ bağlantısı kullanıyor ve çok daha hızlı yapılıyor. Paket bileşenlerindeki değişiklikler ile artık Paket Yöneticisi’nde istenen araçları bulmak da çok daha kolay.

Sorunsuz ve hızlı bir açılış

Pardus  kullanan sistemlerin açılışı YALI’da güncellemeler ve açılış sisteminde yapılan iyileştirmelerin yanı sıra, temel teknolojileri olan PiSi ve COMAR’a eklenen yeni özellikler sayesinde çok daha hızlı gerçekleşiyor. Pardus 2009’un sunduğu yeni özellikler arasında uzak dosya sistemleri altyapısı için yapılan iyileştirmeler de göze çarpıyor.

Bağlanılan ağı hızlı bir şekilde değiştirebilen Ağ Plasma Programcığı ile sistem servislerini yönetme ve durumlarını masaüstünden takip etmeye yarayan Servis Plasma Programcığı da Pardus 2009 için yeni hazırlanan araçlar arasında yer alıyor. Bütün Pardus yönetim araçlarının yeni KDE4 teknolojileri ile uyumlu çalışacak şekilde gözden geçirilmiş ve iyileştirmeler yapılmış sürümleri de Pardus 2009’da dikkat çeken özelliklerden.

Üstün dosyalama sistemi

Pardus için yapılan geliştirme ve iyileştirmeleri içeren en son kararlı KDE sürümü KDE4, Pardus 2009 ile öntanımlı olarak geliyor. Ayrıca tüm KDE yazılımları da yeni KDE ile uyumlu en güncel sürümleri ile Pardus depolarında yer alıyor. Her bileşenin masaüstünde herhangi bir yere konumlanabildiği ve özelleştirilebildiği Plazmoid teknolojisi, masaüstü ile tam uyumlu Strigi arama teknolojisi, masaüstü ortamı ile bütünleşik efektler ve uzaktan erişim gibi pek çok özellik içeren yeni nesil dosya sistemi yöneticisi Dolphin, kullanıcıları bekleyen yeniliklerden sadece birkaçı.

Yeni nesil dosya sistemi Ext4 de Pardus 2009 ile birlikte öntanımlı dosya sistemi olarak geliyor. Ext3 ile kıyaslandığında hem dosya sistemi yetenekleri açısından hem de dosya sistemi kısıtlamaları açısından çok daha üstün olan Ext4, aynı zamanda Ext3’ten çok daha hızlı çalışıyor. Yepyeni Pardus aracı Sistem Yöneticisi ise sistem genelinde klavye haritası, sistem dili, zaman dilimi gibi temel ayarların çok daha rahat yapılabilmesini sağlıyor.

Pardus, teknolojilerindeki yeniliklerin yanında birçok güncellemeyi de içeriyor:
* KDE 4.2.4
* Linux çekirdeği sürüm 2.6.30.1
* OpenOffice.org ofis araç seti 3.1.0.6
* Firefox internet tarayıcı 3.5.1
* Gimp 2.6.6
* Xorg 1.6.2
* Python 2.6.2
* Texlive 2008
* GCC 4.3.3
* GLIBC 2.9

Neden Pardus 2009?

Herkesin kolayca kurup kullanabileceği, Linux tabanlı bir işletim sistemi olan Pardus 2009, kullanıcıya bir işletim sistemiyle yapılabilecek her şeyi sunuyor. Hızlı, güvenli ve kararlı altyapısı ile Pardus 2009, kullanıcılar için özgür yazılımın kapılarını ardına kadar açıyor. Pardus 2009, bilgisayar teknolojileri hakkında yüzeysel bilgiye sahip olan, kişisel bilgisayarlarını klasik ihtiyaçları için kullanabilen ve yapmak istedikleri için hangi uygulama ya da donanımı kullanacağını seçebilen “bilişim okur yazarı” tüm genel kullanıcıları hedefliyor. Pardus 2009 kullanmak için kullanıcının bir sistemin arka planının nasıl çalıştığı hakkında fikir sahibi olması gerekmiyor, sadece ihtiyacına yönelik uygulamayı bulabilmesi ve kullanabilmesi yetiyor.

Pardus 2009 daha yeni

Pardus 2009, kullanıcılara daha önce yaşadıkları masaüstü deneyimlerinden çok daha fazlasını yaşatacak özgür bir masaüstü ortamı olan KDE 4.2 ile birlikte geliyor. İhtiyacı olan her şeyi kullanıcının elinin altına getiren KDE, son derece hızlı ve verimliliği artırıcı bir çalışma alanı sunuyor. KDE içinde temel masaüstü ihtiyaçlarını karşılayan her türlü araç sunuluyor. Pardus 2009 içinde kullanılan KDE 4.2 sürümünün en ilgi çekecek parçalarından biri ise plazma programcıkları. Kullanıcı, Pardus 2009 ile kurulu gelen yüzlerce plazma aracından birini seçerek, bilgisayarının masaüstüne yeni işlevler katabiliyor. Hava durumu, not kağıtları veya RSS aboneliklerini masaüstünden takip edebiliyor, hatta isterse masaüstüne bir analog saat bile ekleyebiliyor.

Pardus 2009 daha kolay

Pardus 2009’un kurulumundan sonra kullanıcıyı karşılayan Kaptan programı, artık eskiye oranla çok daha becerikli. Kullanıcı, Kaptan ile masaüstünü yapılandırabiliyor, görev çubuğunun yerini, duvar kağıdı ve temasını seçebiliyor, kolayca İnternet bağlantı ayarlarını yapabiliyor. Akıllı arama seçenekleri ve çevrimiçi Pardus’a ilk adım turunu da içeren Kaptan, kullanıcıya yüzlerce özgür yazılımı içeren Pardus katkı deposunu sistemine ekleme olanağı da tanıyor.

Kullanıcının bilgisayarını daha kolay kullanmasını ve yönetmesini amaçlayan çok sayıda özgün teknolojiyle donatılan Pardus 2009, kablolu veya kablosuz ağlara bağlanmak ise diğer işletim sistemlerine göre çok daha kolay. Kullanıcı, bu yönetim araçlarının hepsini ve daha fazlasını 2009 sürümü ile birlikte daha da gelişen yönetim arayüzlerinde bulabiliyor. Gelişmiş ağ yöneticisiyle oluşturulan profillerde farklı bağlantılar için sabit IP, farklı DNS sunucusu gibi farklı ayarlara tek bir tuşla geçilebiliyor ve kolayca İnternet’e bağlanılabiliyor.

Pardus 2009 daha hızlı

Pardus kullanıcıya, paket depolarında bulunan binlerce yazılımın tek bir tıkla bilgisayara kurulabilmesi olanağını da sunuyor. Bu yazılımlar, hiçbir ayar yapmadan ve uğraşmadan, PiSi paketlerinin paket yöneticisini kullanarak, tek tuşla bilgisayara yüklenebiliyor. Kullanıcıya tek kalan ise menüde yeni kurduğu programın simgesini bulup çalıştırmak oluyor.

Pardus 2009 ile gelen en devrimci yeniliklerden biri de Pardus yazılım depolarından yapılacak güncellemeler için tüm bir yazılımın baştan indirilmesine gerek kalmaması. Örneğin, kullanıcının MP3 dinlediği programın yeni bir sürümü çıktı. Yeni sürümü İnternet’te aramak, bulmak, indirmek, eski sürümü kaldırmak ve yeni sürümü kurmak için bir sürü “next” tuşuna basmaya gerek kalmıyor. Pardus Paket Yöneticisi, tüm güncellemeleri kullancının ayağına getiriyor. Üstelik bütün programı yeniden indirmeye de gerek yok, çünkü eski sürüm ile yeni sürüm arasındaki farkı, yani küçük bir delta dosyasını indirmek yeterli oluyor. Pardus 2009’un bu yeni özelliğiyle, güncellemeler yüzde 90’a varan oranlarda küçülüyor. Bir başka deyişle Pardus 2009, kotalı İnternet kullanıcısının limitlerini de koruyor.

Pardus 2009 tam donanımlı

Pardus 2009 Kurulum CD’sinde bir masaüstü kullanıcısının gereksinim duyacağı her türlü yazılım bulunuyor. İnternet araçları, ofis paketi, her tür görsel, müzik, film için oynatıcı ve düzenleyiciler, oyunlar ve daha birçok şey. Dünyanın en çok tercih edilen özgür ofis paketi OpenOffice.org, CD/DVD yazıcısı K3b, profesyonel grafik düzenleyicisi Gimp, İnternet tarayıcısı Mozilla Firefox, çok sayıda müzik ve video oynatıcısı da Pardus 2009’la beraber geliyor.

Pardus 2009’u hemen indirmek için Pardus ftp sunucularına uğrayabilirsiniz.

Exit mobile version