BEAUTY ELİXİR’İN 20. YAŞINI LİMİTED EDİTİON GOLD ŞİŞESİYLE KUTLUYOR

“Beauty Elixir ile duygusal bir bağım var.  Bu ürün benim benzersiz ve kült ürünler yaratma özgürlüğümü keşfetmemi sağladı.  Kendim için tasarladığım bu iksirin en prestijli defilelerin kulislerinde, işlerine hayran olduğum makyaj artistlerinin kitlerinde, ilham veren kadınların seyahat çantalarında ve hayran olduğum ünlü isimlerin banyolarında olduğunu gördükçe çok duygulanıyorum.” Mathilde Thomas

Duyulardan gelen güzellik

Mathilde Thomas 20 yıl önce, 1997 yılında 16. yüzyılda Macaristan Kraliçesi için özel hazırlanan gençlik iksirinin tarihi formülüne rastladı. Caudalie’nin kurucusu Mathilde cilde eşsiz faydaları olan bu bitkisel reçeteyi günümüze uyarlamak için çalışmalara başladı ve ilk Beauty Elixir’i kendisi için tasarladı. Termal suların yatıştırıcı etkisi, Asyalı kadınların güzellik rutininden ilham alan aktif içeriklerle dolu esans ve eski zamanlardan bu yana cilde sunduğu faydalarla bilinen çiçek özleri bu iksirin yaratılmasına ilham veren içeriklerden birkaçı. Sonuç; cildi tazeleyen, makyajı sabitleyen, günün her saati her yerde kolayca uygulanabilecek ve herkesin güzellik rutinine dahil olabilecek birçok amaçlı güzellik ürünü. Mathilde, bu nemlendirici mistin yıllar sonra birçok kadının çantasına girip güzellik dünyasında bir çığır açacağını hissetmişti.

Eşsiz ve zamana meydan okuyan bir formül

Macaristan Kraliçesi’nin cildinin ışıltısı ve güzelliği sayesinde Polonya Kralı’nın kalbini çalmasına yardım eden iksir bugün modern bir dokunuşla sunuluyor. Paraben ve sentetik parfüm içermeyen Beauty Elixir %100 doğal içeriğiyle 1990’lı yılların sonlarında ortaya çıkan bitkisel içerik trendinin çok öncesinde kendini kanıtladı. Beauty Elixir cildinize ilk temas ettiği andan itibaren içeriğindeki yenileyici benzoin ve mür notaları, yumuşak portakal çiçeği özü, cilde ışıltı kazandıran üzüm ve gül özleri, biberiye esansiyel yağı ve canlandırıcı melisa ve nane kokuları ile tüm duyularınıza hitap ederek cildinizi sarar. Yüksek oranda konsantre edilen esansiyel yağlar sayesinde cilde hızlıca nüfuz eder. Küçük bir uygulama bile gözenekleri görünür şekilde sıkılaştırmaya ve cildi yatıştırmaya yardımcı olur. Bunlara ek olarak makyaj sabitleyici olarak da kullanılır. Çok amaçlı kullanımı sayesinde herkesin kullanımına uygundur. Mat ciltlere ışıltı kazandırır ve yorgun ciltleri canlandırır. Aktif bir yaşam tarzına sahip tüm kadınlar için geliştirilmiştir.

ROSİE HUNTİNGTON-WHİTELEY’İN GÜZELLİK RUTİNİNİN VAZGEÇİLMEZ BİR PARÇASI

 

“Caudalie’nin Beauty Elixir ürününe bayılıyorum.  Sürekli yanımda taşıyabildiğim küçük bir Spa gibi.  Cildimi tazeleyen ve tenime ışıltı ile enerji katan muhteşem bir ürün.”

Rosie Huntington-Whiteley

 

 

 

Bir ikon

Güzellik bloglarında ve instagram hesaplarında yoğun olarak paylaşılan editörlerin, makyaj artistlerinin ve bloggerların favori ürünlerinden biri olan Beauty Elixir uzun yıllar sonunda güzellik dünyasında bir ikon haline geldi. Güzelliğine düşkün kadınların raflarında bulunan Beauty Elixir birçok ünlü oyuncu ve model tarafından da kullanılıyor. Rosie Huntington-Whiteley de Beauty Elixir’i güzellik rutininin vazgeçilmez bir parçası yapan isimlerden birisi. İngiliz oyuncu ve model birçok kez Beuaty Elixir’in vazgeçemediği ürünlerden biri olduğunu dile getirdi. Bu sayede de bu özel güzellik ürününün resmi elçisi oldu.

Saflığın simgesi

20 yıllık başarısını kutlamak için Caudalie sınırlı sayıda üretilen Beauty Elixir’in efsanevi şişesini yeniden tasarladı. Dore üzüm dalları ve Caudalie’nin simgesi haline gelen üzüm kurusu rengiyle özel olarak üretilen buzlu cam şişe altın rengi bir kapakla tamamlanmıştır. 100ml’lik normal boyu ve 30ml’lik seyahat boyuyla sınırlı sayıda üretilen Beauty Elixir herkesin yaşam tarzına uyum sağlar.

Çok amaçlı güzellik ürünü Cildinizin ışıltısına ışıltı katan Beauty Elixir’i ihtiyaç duyduğunuz her an rahatlamak ve ferahlamak için çantanızda taşıyabilirsiniz.

Nasıl kullanılır? 

  • Sabahları siz limonlu ılık suyunuzu yudumlarken cildinizi güne hazırlayarak size eşlik eder. • Makyaj süngerlerinin nemlendirilmesi için uygundur, blender süngerde harikalar yaratır. • Fondötenden sonra uyguladığınızda makyajınızın uzun saatler boyunca sabit kalmasına yardımcı olur. • Dekolte ve boyun bölgenize uyguladığınızda rahatlamanıza ve ferahlamanıza yardımcı olur. • Günün hangi saatinde olursa olsun gözenekleri sıkılaştırır ve tonik etkisiyle güzelliğinize güzellik katar. • Yazın buzdolabında saklayın ve ferahlık etkisini katlayın. • Yastığınıza sıktıktan sonra en yumuşak gecelerde size eşlik eder. • Uçakta kuruyan cildinizi nemlendirir. • Ofiste stres atmanıza yardımcı olur. • Spor sonrası cildinizi yatıştırır. • Havaya sıktıktan sonra meditasyon için en uygun ortama kavuşabilirsiniz. • Akşam makyajınızı temizledikten sonra cildinizi arındırır.

Beauty Elixir her koşulda 7/24 yanınızda

20’nci yıla özel olarak sınırlı sayıda üretilen Beauty Elixir (100ml ve 30ml seçenekleriyle)

Ekim 2017 itibariyle sadece yetkili eczanelerde. Önerilen satış fiyatı: 100ml – 155 TL / 30ml – 60 TL

Etnik desenli halılar ile otantik bir sonbahar stili

Buka Sofa; etnik desenli dokuma halılarıyla evlerin dekorasyonunda renkli dokunuşlar yaratıyor. Renklerin enerjisiyle harmanlanan, etnik desenlerden oluşan özel dokuma halılar sonbaharda evlere otantik bir hava katıyor.

Yaz aylarında tatile çıkardığımız halılar, sonbaharın gelmesiyle beraber ev dekorasyonundaki vazgeçilmez yerlerine geri dönmeye başladılar. Güneş ışıkları yavaş yavaş bizi terk etmeye başlarken tüm dekorasyonda olduğu gibi zeminlerde de sıcak bir doku yakalama ihtiyacı hissetmeye başladık. Her evin tarzına ve ölçüsüne göre alternatifler sunan Buka Sofa, sonbahar stiline uygun halılarıyla evlerin dekorasyonunu tamamlıyor.

 

Türkiye ‘Yatay Mimari’ ile yeniden şekilleniyor

Günümüzde gayrimenkul sektörünün yeni bir gündem konusu var; Yatay Mimari. Devletin gündeminde de olan bu yeni nesil mimarlık anlayışı için inşaat firmaları ve mimarlar ön çalışmalara başladı. Peki, Yatay Mimari ile yeni projeler nasıl hayat bulacak? Bilirkişilerin söylediklerine göre; yeni yapılacak binalarda arsada inşaat sınırları genişleyecek, dikey yerine yatay mimari teşvik edilecek. Bu da insanların doğa ile bütünleşmesini ve çocukların özgürce oyun oynayabilecekleri alanlara ulaşmasını sağlayacak.

 

Son günlerde Türkiye gayrimenkul sektörü Yatay Mimari’yi tartışıyor. Devletin gündeminde de olan bu konu için belediyeler ve tüm proje firmaları yol haritası çizmek için çalışmaya başladı.  Peki, Yatay Mimari ile hayatımız nasıl değişecek? Bilirkişilerin söylediklerine göre; yeni yapılacak binalarda arsada inşaat sınırları genişleyecek, dikey yerine yatay mimari teşvik edilecek. Doğru yerlerde doğru yapıların yapılmasıyla insanların doğa ile bütünleşmesi ve çocukların özgürce oyun oynayabilecekleri alanlar gün yüzüne çıkacak. Aslında bu bakış açısıyla tasarlanan yapılar da yok değil. Bunlarda biri de Ankara’nın Gölbaşı Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçen Aden Ballıkpınarı Konut Projesi.

 

Yatay yaşam konseptini, müstakil yaşam ayrıcalığına dönüştüren proje…

Müşterilerine mimari çözümlerden proje geliştirmeye, finansman yönetiminden işletmeye kadar 360 derece hizmet sunan Lejant Proje tarafından Ankara’nın Gölbaşı Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçirilen Aden; yatay yaşam konseptini, müstakil yaşam ayrıcalığına dönüştürüyor. Dalgıç GY ve Lejant ortaklığıyla hayat bulan Aden, 2+1’den 5+1’e kadar geniş seçeneklerle sunulan villalar ve farklı mimarisi ile dikkatleri üzerine çekiyor. Ferah mimarisini, yüksek tavanlarla destekleyen   benzersiz projede; evin içinde sayılabilecek şekilde tasarlanan havuzlar ve özgür kullanım imkanı sunan bahçeler de bulunuyor. Sosyal donatıları ve yeşil alanları ile doğanın içinde yaşama fırsatı sunan Aden Ballıkpınarı; Mogan Gölü ve Eymir Gölü ile Beynam ormanları tarafından çevreleniyor. Kent merkezine 20 dakikalık mesafede yer alan Aden Ballıkpınarı’nda trafik sorunu yaşanmadığı gibi 7/24 profesyonel güvenlik hizmetiyle huzurlu bir yaşamın kapılarını konukları için açıyor.

ING Bank Taşıt Kredisi

Hayalinizdeki arabaya kavuşmak için artık para biriktirmeyi beklemenize gerek yok. ING Bank’ın “Taşıt Kredisi” dahilinde finansman sağlayarak istediğiniz taşıtı satın alabilir, keyfini sürebilirsiniz.

Kredi ürünü koşulları kapsamında hem 0 km hem de 8 yaşına kadar olan ikinci el araçlar için finansman sağlanabilmektedir. Banka taşıt kredisi kapsamında uygun faiz oranları ve uzun vade imkanı ile kredi hizmeti sunmaktadır. Kredi uyarınca faiz oranları aylık yüzde 1,04’ten başlamaktadır.

Kredi Meblağı ve Vadeye Göre Değişen Faiz Oranları!

Uygulanacak olan faiz oranı kullanılan kredi tutarı ve vade süresine göre değişmektedir. Azami vade süresi 48 ay ile sınırlanmış olup vade aralığı 3- 48 aydır. Bahse konu taşıt kredisi dahilinde müşteri kefilsiz finansman sağlayabilmekte lakin ING Bank gerekli gördüğü durumda kefil talep edebilmektedir.

Kredi uyarınca ferdi kaza sigortası ve hayat sigortası yaptırılması zorunlu değildir. Müşteri talebine göre bahse konu sigortalar yapılabilmektedir. Taşıt finansmanı dahilinde kredi tahsis ücreti tahsil edilmekte olup, azami kullanılan kredi tutarının yüzde 0,5’i kadardır. Müşterinin taşıt kredisi kapsamında yalnızca satın aldığı aracı teminat göstermesi yeterlidir.

Bahse konu taşıt kredisi koşullarından yararlanarak 20 bin Türk Lirası likidite sağlayan bir müşteri 48 ay vadede ödemelerini tamamlayacak ise aylık yüzde 1,23 faiz oranından yararlanacaktır. Bu durumda aylık kredi taksitleri takribi 584,49 Türk Lirası kadar olacaktır. Kullanılan finansmanın binde 5’i olan 100 Türk Lirası’nı banka kredi tahsis ücreti olarak tahsil edecektir. Sağlanan finansmanın aylık toplam maliyet oranı yüzde 1,4995; yıllık efektif faiz oranı ise yüzde 19,5541 olacaktır.

Örnek hesaplamaya bütün vergi ve masraflar dahil edilmiş olup, sigorta maliyetleri yıllık ve aylık maliyet hesaplamalarına dahil edilmemiştir. ING Bank’ın söz konusu taşıt kredisi koşullarından faydalanarak finansman sağlamak ve size özel faiz oranları hakkında bilgi almak istiyorsanız ING Bank şubelerini ziyaret edebilirsiniz.

Denizbank’tan Emeklilere Özel Kredi Kartı

Uzun çalışma hayatının akabinde emekli olan ve emekliliğinde rahat etmek isteyen vatandaşlarımız kendilerine özel hizmetler sunan banka ile çalışma isteğinde oluyorlar. Denizbank’ta emeklilere özel çıkarttığı kredi kartı “emekli bonus” ile bu talebe yanıt vermeyi planlıyor.

Denizbank’ın bütün müşterileri için temin ettiği bonus cardın tüm özelliklerine haiz olan ve bunun haricinde ayrıca diğer başkaca avantajlı özellikleri de bulunan emekli bonus, harcamalarda dahi kazanç olanağı sağlıyor.

Yurt içi ve yurt dışında yapılan bütün harcamalardan bonus kazanılabilen emekli bonusta, 1 bonus = 1 TL olarak konumlandırılmıştır. Bu yüksek kazanma oranı sayesinde, emekli vatandaş harcarken de kazanma fırsatı yakalamakta ve kazandıklarını da daha sonra anlaşmalı iş yerlerinde kullanma olanağına sahip olmaktadır. Emekli bonus sahibi müşteriler, taksit imkanlarından da ücretsiz olarak yararlanabilmektedir.

Taksitli Nakit Avans Çekmek de Mümkün!

Denizbank’ın emekli bonus cardından yararlanan müşteriler, kartın bir diğer özelliği olan taksitli nakit avans imkanından da faydalanabilmektedirler. Kredi kartının toplam limitine göre bankaca tayin edilen taksitli nakit avans limiti kapsamında emekli müşteriler taksitli nakit avans kullanabilmekte ve edindikleri nakit avansı 1 yıla kadar kendi belirledikleri vadelerde geri ödeme olanağına kavuşmaktadırlar.

Denizbank emekli bonus ile fatura, kira, aidat gibi düzenli ödemeleri ücretsiz olarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu sayede nakdiniz bulunmasa dahi kredi kartından fatura ödemeleri gerçekleştirilmekte ve kredi kartı ekstresi geldiğinde ödemeler gerçekleştirilebilmektedir. Emekli bonus sayesinde faturalarda geç ödeme durumu ortadan kalkmakta ve istenmeyen fatura kesmeleri gerçekleşmemektedir.

Ayeıca Emekli Bonus cardda özel hayatınızı kolaylaştıran “Asistans Hizmetleri” bulunmaktadır. 7 gün 24 saat “0850 222 0 800” numaralı telefon aranarak danışmanlık hizmeti edinilebilmekte ve hatta evle ilgili diğer sıkıntılı durumlar karşılığında (anahtar unutma vs. gibi) hizmet alınabilmektedir.

Bir Milyon Lira Üzeri Konut Alımlarına Finansman Desteği

Katılım bankacılığı sektöründe her geçen gün adından daha fazla söz ettirmeyi başaran Ziraat Katılım Bankası, konut finansmanlarında müşterilerine sağladığı imkanlarla da dikkat çekmeyi başarıyor. Ziraat Katılım Bankası, 1 milyon lira üzeri değerde bir ev sahibi olmak isteyen müşterilerine de likidite desteği sağlıyor.

Bankaların genellikle konut finansmanında bu meblağda nakit desteği sağlamadığı düşünüldüğünde, villa yahut lüks daire sahibi olmak adına likidite ihtiyacı hisseden müşteriler için Ziraat katılım Bankası konut finansmanı kapsamında sunulan imkan cazip olabilmektedir.

Ziraat Katılım Bankası konut finansmanı kapsamında 1 milyon Türk Lirası üzeri likidite kullanımlarında uygulanan kar oranları, diğer seçeneklere nispeten bir miktar yükselmektedir. 1 milyon Türk Lirası üzerinde konut finansmanı kullanmak isteyen bir müşterinin, bankaya geri ödemelerini 1 aydan 120 aya kadar vadelendirerek gerçekleştirebilmektedir. Müşteri geri ödemeler için ister kısa vade tercih etsin, isterse uzun; bankanın belirlediği faiz oranı aylık yüzde 1,11 noktasında sabittir.

Konut Finansmanı Masrafları

Ziraat Katılım Bankası’ndan konut finansmanı alarak ev sahibi olmak isteyen müşterilerin karşılaşacağı masraflar hakkında da bilgi sahibi olması önemlidir. Banka, müşterisinden kullandığı konut finansmanı tutarına göre finansman tahsis ücreti talep etmektedir. Bu ücret, kullanılan nakit tutarının yüzde yarımı seviyesinde sabittir. Konut finansmanı edinimi sırasında peşin olarak ve bir defada tahsil edilecek bu tutar, halk arasında dosya masrafı olarak da adlandırılmaktadır.

Ayrıca finansmana konu evin ipotek tesis ücreti, ekspertiz ücreti ve konut sigortası poliçe prim bedeli de müşteri tarafından karşılanması gereken ücretlerdir. Konut finansmanı kullanabilmek için başvurular Ziraat Katılım Bankası şubeleri aracılığı ile gerçekleştirilebilmektedir. Bununla birlikte bankanın resmi internet sitesi aracılığı ile de finansman başvurusu yapılabilmektedir. Başvuru için gereken belgeler; nüfus cüzdanı, gelir ibraz eden belge (bordro, gelir belgesi) ve ikamet ilmühaberi yahut son 3 aya ait resmi fatura belgesi. Ayrıca banka tarafından gerekli görülmesi durumunda ekstra belgeler müşteriden istenebilecektir. Genellikle banka tarafından talep edilmemesine rağmen bazı durumlarda kefil de istenebilmektedir. Bu gibi durumlarda bahse konu belgeler kefil tarafından da hazırlanmalıdır.

Bir Mesajla Şekerbank’tan SMS Kredi Hazır!

Şekerbank nakde ihtiyacınız olduğu her an yanınızda! “SMS Kredi” ürünü ile kredi başvurunuzu bankaya gitmenize gerek kalmadan yapıp, anında kredi kullanabilirsiniz. Bankanın SMS Kredi hizmeti dahilinde finansman sağlamak için talep ettiğiniz kredi tutarını ve TC Kimlik Numaranızı aralarında boşluk bırakarak yazıp, 1953’e kısa mesaj olarak yollayabilirsiniz. SMS ile kredi talebinizin cevabı anında cep telefonunuza banka tarafından gönderilmektedir.

SMS Kredi ürünü dahilinde 50 bin Türk Lirası’na kadar finansman sağlanabilmektedir. Şekerbank bahse konu ihtiyaç kredisi kapsamında 3 ile 48 ay arasında vadelendirme seçenekleri sunmaktadır. 48 aya kadar olan vadelerde müşteri özelinde ödeme planı oluşturulabilmektedir. Şekerbank SMS Kredi uyarınca faiz oranını müşterinin tercih ettiği vadeye göre uygulamaktadır. Buna göre 3 ila 24 ay aralığı için bankanın belirlediği faiz oranı aylık yüzde 1,72 noktasında, 25 ila 36 ay aralığında vade tercih edilmesi durumunda faiz oranı aylık yüzde 1,73 düzeyinde ve son olarak 36 ila 48 ay aralığındaki vade tercihleri için aylık faiz oranı yüzde 1,75 seviyesindedir.

Anında SMS Kredi Hesaplama!

Söz konusu tüketici kredisi tahsis koşulu olarak banka hayat sigortası yapılmasını talep etmekte ve kredi tahsis ücreti tahsis etmektedir. Kredi tahsis ücreti talep edilen tutarın azami binde 5’i kadar olabilmektedir. Hayat sigortası poliçe primi ise müşteriye ait olup müşteri özelinde değişmektedir.

SMS Kredi hizmeti uyarınca 36 ay vade ile 15 bin Türk Lirası finansman sağlayan müşteri aylık yüzde 1,73 faiz oranından yararlanacak ve takribi 599 Türk Lirası taksitlerle kredi ödemesini tamamlayacaktır. 36 ay sonunda toplam 21 bin 600 Türk Lirası kredi geri ödemesi yapılmış olacaktır. Banka 75 Türk Lirası kredi tahsis ücreti tahsil edecektir. Çekilen kredi tutarına ve talep edilen ödeme vadesine göre kredi koşulları değişecektir. Kredi koşullarındaki diğer değişiklikler bankanın yetkisine olup tek taraflı olarak Şekerbank tarafından düzenlenebilmektedir.

Banka Dışında Kredi Alınabilir Mi?

Kara listeye girenler ve bu nedenle bankalardan kredi edinemeyenlerin en çok sorduğu sorular arasında yer alıyor banka dışında kredi alınıp alınamayacağı. Banka dışında kredi alınabileceğini ve bunu talep eden müşterilere yardımcı olunacağını söyleyen internet siteleri ile karşılaşmaktayız. Peki bu durum ne kadar gerçekçi ya da ne kadar mümkün?

Bankalar, piyasaların en önemli kuruluşları arasında yer almaktadır. Yasal olarak devlet tarafından kredi vermeye yetkilendirilmiş olan bankalardan finansman edinen ve edindiği finansmanı geri ödeyemediği için sıkıntı içerisine düşen vatandaşlar, kara listeye girdikleri için bir daha bankalardan kredi edinememektedirler. Böyle bir durumda acil nakit ve acil kredi arayan kişilerin banka haricindeki kurumlarda arayışa girmesi dolandırıcıların iştahını kabartmaktadır.

Bankadan Kredi Alamıyorum Ne Yapmalıyım?

Konunun uzmanlarına sorduğumuz banka dışında kredi alınabilir mi sorunusun cevabı kesinlikle hayırdır. Bu şekilde kredi sağladığını ve kredi çıkarttırmak için yardımcı olacağını söyleyen kişilere kesinlikle güvenilmemelidir. Çok düşük kredi puanınız olmasına rağmen size kredi çıkarttıracağını söyleyen yahut banka dışında kredi alınabileceğini söyleyen kişiler ya dolandırıcıdır, ya da tefeci. Peki banklardan kredi alamayan kişi ne yapmalı?

Bankalardan istediği finansmanı elde edemeyen vatandaşların önünde çok iyi iki seçenek bulunmaktadır. Bunun ilki, bu yıl başında gündeme gelen ve Resmi Gazete’de yayımlanan sicil affından yararlanmaktır. Sicil affından yararlanan vatandaşlara bankalar tekrar kredi sağlamaya başlayabileceklerdir.

Bununla birlikte pek çok vatandaş bankaların sicil affını tam olarak uygulamadığı yönünde serzenişte bulunmaktadır. Bu nedenle sicil affından sonuç alamayan ve acil nakit ihtiyacı olan, acil para bulmam lazım diyen kişiler için ise çare yine bankalardan gelmektedir. Bu kapsamda Aktifbank; kredi notu düşük olan vatandaşlar için, ödeme geçmişinde sorun olan vatandaşlar için kredi vermektedir. Bununla birlikte farklı bankalarda kredi notu düşük olan müşterilerin kredi edinebileceği kampanyalar mevcuttur. Bu kampanyalar takip edilerek finansman desteği elde edilebilir ve alınan kredinin geri ödemeleri düzenli şekilde yapılarak kredi notunun tekrar yükselmesi de bu sayede sağlanabilinir.

Bank Pozitif’ten 48 Ay Vadeli Masrafsız İhtiyaç Kredisi İmkanı!

“Yeni Nesil Bankacılık” sloganı ile yola çıkan Bank Pozitif, ihtiyaçlarını kendisinden edineceği kredi ile gidermek isteyen ve kullandığı kredi için masraf ödemek istemeyen vatandaşlar için ihtiyaç kredisi kampanyası düzenledi. Bank Pozitif İhtiyaç kredisi uyarınca müşterilere 48 aya kadar vade olanağı tanınıyor.

Bank Pozitif tarafından sunulan ihtiyaç kredisi kapsamında müşterilerin 50 bin Türk Lirası’na kadar kredi edinmesine imkan tanınmaktadır. Müşterinin kullanacağı kredi meblağına ve tercih ettiği vadeye göre kredi faiz oranı değişiklik arz etmemektedir. Bütün vadelerde ve bütün finansman meblağların da kredinin faiz oranı aylık yüzde 1,49 olarak belirlenmiştir.

Bank Pozitif ihtiyaç kredisi uyarınca müşterilerinden kredi tahsis ücreti yani dosya masrafı da talep etmemektedir. Bankanın resmi sitesi aracılığı ile kolayca başvurusu yapılabilen kredi için masraf tahsilatı yapılmamaktadır.

Masrafsız İhtiyaç Kredisi Örnek Hesaplamalar!

Bank Pozitif’ten 3 bin Türk Lirası finansman edinen ve edindiği finansmanı 12 ay vade ile bankaya geri ödemek isteyen müşterinin aylık taksitleri 280 Türk Lirası olacaktır. Kredi vadesi sonunda bankaya yapılacak toplam geri ödeme meblağı 3 bin 360 Türk Lirası seviyesinde gerçekleşecektir.

Masrafsız ihtiyaç kredisi kapsamında 10 bin Türk Lirası krediyi 36 ay vadeli olarak kullanmak isteyen bir müşteri, bankaya aylık 379,10 Türk Lirası geri ödeme yapacaktır. Kredi vadesi sonunda bankaya müşterinin yapacağı toplam geri ödeme tutarı 13.647,45 Türk Lirası düzeyinde gerçekleşecektir.

Bank Pozitif masrafsız ihtiyaç kredisi uyarınca 50 bin Türk Lirası likidite edinmek ve edindiği finansmanı bankaya 48 ay vade ile geri ödemek isteyen müşteri, her ay bin 560,57 Türk Lirası taksit ödemesi yapmak durumundadır. Müşterinin bankaya yapacağı toplam ödeme tutarı 74 bin 907,67 Türk Lirası’nı bulacaktır.

3 İle Özel Bank Pozitif 120 Ay Vadeli Konut Kredisi

Bank Pozitif tarafından vatandaşlara sunulan krediler arasında dikkat çeken finansmanlardan biri de konut kredisi. Ev sahibi olabilmek adına nakit desteğine ihtiyaç duyan vatandaşlar için oluşturulan konut kredisi ürününden yararlanabilmek için çeşitli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.

Bank pozitif konut kredisi kapsamında nakit desteği edinmek isteyen müşterilerin almak istedikleri evin ekspertiz değerinin minimum 100 bin TL olması gerekmektedir. Bu tutarın altında değer biçilen konutlar için banka tarafından kredi desteği sağlanmamaktadır. Ayrıca krediye konu evin İstanbul, Ankara yahut İzmir illerinin herhangi birinde olması mecburi tutulmuştur. Pozitif Bank’ın konut kredisi imkanından yararlanmak için bu da şartlardan biridir.

Pozitif Bank Konut Kredisi Faiz Oranları!

Bank Pozitif tarafından sunulan konut kredisi kapsamında müşterilere 2 farklı faiz oranı önerilmektedir. 24 aya kadar vadeli olarak konut kredisi edinmek isteyen müşteriler için faiz oranı aylık yüzde 0,99 olarak tayin edilmiştir. 25 ila 120 ay aralığında vade tercih ederek konut kredisi kullanan müşteriler için tatbik edilecek faiz oranı ise aylık yüzde 1,15 seviyesindedir.

Banka tarafından sağlanacak konut kredisinin, alınacak konut ekspertiz değerinin azami yüzde 70’ine kadar olacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin 100 bin Türk Lirası değerinde bir ev için kredi başvurusu yapıldığında en fazla 70 bin Türk Lirası finansman edinilebilmektedir. Kalan kısım müşteride peşinat olarak bulunmalıdır.

Pozitif Bank konut kredisi kapsamında ev sahibi olmak isteyen vatandaşlardan bir defaya mahsus olmak üzere binde beş seviyesinde kredi tahsis ücreti tahsil edilmektedir. Ayrıca DASK poliçe primi, konut kredisi poliçe primi, ekspertiz ücreti ve konut ipotek tesis ücreti de müşteriden tahsil edilmektedir. Konut kredisi başvurusu bankanın resmi internet sitesi aracılığı ile gerçekleştirilebilmektedir.

 

Anadolu Bank Vadeli Yatırım Hesapları

Anadolu Bank mevduatını kendisinde değerlendirmek isteyen vatandaşlar için birbirinden özel bankacılık ürünleri hazırlamış durumda. Klasik vadeli mevduat hesabında müşteriler kırık vadelerle istedikleri vade süresini tercih ederek birikimlerine getiri imkanı elde etmekteler. Bununla birlikte diğer vadeli mevduat hesaplarında farklı özellikler de bulunmaktadır.

Anadolu Bank Kuponlu Hesap kapsamında minimum 1 yıl vadeli maksimum 10 yıl vadeli hesap açılabilmektedir. Bu hesap türünde müşteri her ay birikiminin faiz getirisini çekebilmektedir. Kuponlu Hesap’ta ana paraya dokunulmadığı sürece müşteri her ay düzenli olarak faiz getirisini elde edebilmektedir.

Anadolu Bank Kuponlu hesap kapsamında sadece Türk Lirası cinsinden değil, dolar ve Euro cinsinden de mevduat değerlendirilebilmektedir. Her 3 para cinsinde de hesap açtırabilmek için alt limit 10 bin TL/dolar ve Euro olarak tayin edilmiştir.

E- Vadeli Mevduat Hesabı!

Anadolu Bank internet bankacılığı üzerinden müşterilerine e- vadeli mevduat hesabında azami faiz oranları sunmaktadır. E- vadeli hesap açtıranların normal vadeli mevduat hesaplarına göre daha yüksek faiz geliri elde etmeleri, bankaların şubecilik masraflarından kurtulduğu sanal ortamda bunu müşterilerine pozitif yönde yansıtması nedeniyledir.

Anadolu Bank e- vadeli mevduat hesabı kapsamında müşterilerine cazip faiz oranları sunmaktadır. Bu faiz oranı, müşterinin yatırdığı mevduat miktarına ve bu meblağın bankada kalma süresine göre farklılık arz etmektedir. Mevduat meblağının artması ve mevduatın bankada kalma süresinin yükselmesiyle doğru orantılı olarak elde edilecek faiz miktarı da yükselmektedir. Bilhassa 32 gün ve üzeri süreli mevduat yatırımlarında faiz getirisi tatmin edici noktalara ulaşmaktadır.

32 gün altında da bankanın müşterilerine sunduğu cazip faiz oranları bulunmaktadır. Bahse konu faiz oranları bankanın resmi internet sitesi aracılığı ile öğrenilebilmektedir. E- Vadeli hesap açtırarak yüksek faiz getirisi edinmek isteyen müşterilerin minimum 500 Türk Lirası yahut bin dolar- bin Euro birikimi olmak durumundadır. Hesap kapsamında değerlendirilebilecek azami tutarlar ise 2 milyon TL, 500 bin dolar ve 500 bin Euro’dur.

Altın Alış Satış İşlemlerinden Nasıl Maksimum Kar Elde Edilir?

Ekonomide her gün değişen dengelerin, konunun uzmanı olmayan kişiler için anlamlandırılması zor olmaktadır. Altının neden arttığı, doların nereye gittiği, borsanın neden düştüğü konusunda fikir edinmek için uluslararası konjonktüre dikkat kesilmek gerekmektedir. Tüm bu gelişmeleri takip ederek altın alış satışı yapıp kar elde etmek mümkündür.

Altın, uluslararası piyasalarda ons bazında işlem görmektedir. Altının onsu ise dolar bazında piyasalarda değerlendirilmektedir. Bu nedenle altının gram fiyatı hem onsunun artıp azalmasına hem de dolar kurundaki azalış ya da artışa bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Altın Alış Satışı Nasıl Yapılmalı?

Altın alış satışı yaparak kar elde etmek isteyen vatandaşların ilk dikkat etmeleri gereken nokta uluslararası gelişmeler ve uluslararası piyasalardır. Dünyadaki en büyük ekonomi konumunda olan ABD, Çin ve AB topluluğu ile Rusya ile Japonya gibi başaltı ülkeler altın fiyatlarının belirlenmesinde önem arz etmektedirler.

Altın, ekonomik dengelerin uluslararası düzeyde aşırı oynak olduğu dönemlerde yatırımcı için güvenli liman konumundadır. Yani daha anlaşılabilir bir dille, dünyada işler iyi giderken, ticari olarak bir sıkıntı söz konusu değilken altın fiyatları düşer. Tersi durumda; siyasi ve ticari sıkıntılı süreçlerde altın fiyatları güvenli liman özelliğinden kaynaklı olarak yükselir.

Vatandaş bunu iyi takip ederek altını düşerken almalı ve yükselirken satmalıdır. Düşüşte dip noktası iyi tespit edilmeli ve yükselişte de zirve noktası ön görülerek alış satış işlemleri bu seviyelerden yapılmaya çalışılmalıdır. Altın alış satışından maksimum kar elde etmenin diğer önemli noktası ise olabildiğince aracıları ortadan kaldırmak ve işçiliksiz saf altın satın almaktır. Bunun için bankaların altın hesapları idealdir. Altının gram fiyatının çok yakın seviyelerinden altın alış ve altın satış işlemleri gerçekleştirilebilir. Bu sayede minimum aracılık ücreti ile altın alış satışından kar elde edilebilir.

Altın Alım Satımı Nasıl Yapılmalı? Altından Nasıl Kar Edilir?

Son dönemde piyasalardaki aşırı iniş çıkışlı grafik, yatırımcının gözünü korkutuyor. Birikimlerini değerlendirmek isteyen vatandaş da bu ortamda hangi yatırım aracına yönelmesi gerektiğini kestiremiyor. Türk Halkı’nın “güvenli liman” olarak tabir ettiği ve her zaman yastık altında bulundurmak istediği altın, her zamanki gibi ilk sıradaki yerini koruyor. Peki altın alım satımı nasıl yapılmalı?

Altın alım satımında “yatırımcı” vasfıyla hareket etmek isteyen, yani altın alım satımından kar elde etmek isteyen vatandaşların en büyük yaptıkları yanlış; altını fiziki olarak satın almak. Bu da ne demek oluyor? Altının madde, yani metal olarak satın alınması vatandaşın daha alırken kaybetmesine neden oluyor. Hele bir de satın alınan altın “işçilik” harcanmış takı hüviyetindeyse bu durum tamamen vatandaşın aleyhine işliyor.

Altından Nasıl Kar Edilir?

Vatandaşın öncelikle altın fiyatlarında dikkat etmesi gereken iki hususu belirtmek gerekir. Altına yatırım yapacak vatandaş altının ons fiyatını ve doların değerini göz önünde bulundurmalı. Bu iki parametrenin de en azından orta vadede ne yönde yol alacağını kestirmeye çalıştıktan sonra harekete geçmeli.

Altın fiyatları ons bazında Temmuz ayı başında bin 300 dolar seviyesinden Ağustos ayı başına doğru bin 250 dolar düzeyine kadar geriledi. Hali hazırda bin 255 dolar düzeyinde işlem görüyor. Altının iç piyasada durmadan değerlenmesinin sebebi ise aşırı değerli dolar kuru. Ons bazında dolar üzerinden işlem gören altın, dolar değer kazandıkça da değer kazanıyor.

Altına yatırım yapmaya karar veren bir vatandaşın yapabileceği en mantıklı yatırım hamlelerinden biri, bankadan altın hesabı açtırarak bu hesap üzerinden internetten veya şube kanalıyla gram bazında altın alım satımı yapmak. Bu sayede altının fiziki saklanma risklerinden kurtulunmuş olunur hem de aracı payları en aza indirgenmiş olunur. Bu sayede kar maksimizasyonu ile elde edilebilecek gelir en üst seviyeye çekilebilecektir.

Aktif Bank N Kolay Bono da Yüzde 14,5 Faiz Veriyor!

Aktif Bank “N Kolay” sloganı ile gerçekleştirdiği bankacılık hizmetlerinde, müşterilerine N Kolay bankacılık hizmeti ve en verimli olanaklar sunma gayretinde olduğunu açıkladı. Aktif Bank, mevduat sahibi müşterilerin yüksek kazanç istekleri uyarınca, bankacılık ürünlerine bir de N Kolay Bono’yu eklemiş durumda. Aktif Bank N Kolay Bono’da bankanın verdiği faiz oranı yüzde 14,5 noktasına kadar yükselmekte. Üstelik bahse konu yüzde 14,5’luk bono faizi, mevduat faizinde yüzde 15,35 seviyesine denk gelmektedir. Bu seviyede mevduat faizi veren bir banka ise bulunmamaktadır.

Mevduat sahibi müşterilerin 250 bin liraya kadar birikimlerini değerlendirebildikleri Aktif Bank Bono’da vade süresi 365 güne kadar müşterinin tercih ettiği günde olabilmektedir. Müşteri, tercih ettiği vade diliminde kazancını da alarak sistemden ayrılma hakkına sahiptir.

Bono Kazancı Hesaplama!

Aktif Bank N Kolay Bono yatırımı yapmak isteyen ve 50 bin lire tutarındaki birikimini bankada 30 gün vadede tutmak isteyen müşterinin net kazancı 550 lira olacaktır. Bahse konu kazanç meblağından stopaj oranı düşürülmüştür. Yani bu tutar müşterinin eline geçecek net getiri konumundadır. Müşterinin bu örnekte elde ettiği Aktif Bank N Kolay bono faizi yüzde 15,35 noktasındadır. Bu faiz oranı mevduat faizinde yüzde 14,5 noktasına karşılık gelmektedir.

Aktif Bank N Kolay bono kapsamında 250 bin liralık mevduatını değerlendirmek isteyen müşteri, 365 gün vade tercih etmesi durumunda, vade sonunda yaklaşık 31 bin 500 liralık bono kazancı elde etmektedir. Bu tutar, müşterinin eline geçecek net getiridir. Müşterinin aynı tutarda bir kazanç elde edebilmesi için mevduat faizinde yüzde 15 seviyesinde bir oran bulması gerekecektir ki; hali hazırda bu oranı veren bir banka da yoktur. Aktif Bank N Kolay bono başvurusu bankanın resmi internet sitesi aracılığı ile yapılabilmektedir.

 

 

Akbank En İyi Özel Bankacılık Ödülünün Sahibi Oldu!

Akbank, ülkemiz bankacılık sektörünün en önemli aktörlerinden biri konumunda. Banka, gelişimine tüm hızıyla devam ederken, bu başarısının da karşılığını hem yurtiçinde müşterilerinin kendisine olan teveccühünden hem de yurtdışında uluslararası kuruluşlardan aldığı ödüllerle alıyor.

Bankacılıkta uluslararası yayın kuruluşu konumunda yer alan Euromoney tarafından her yıl verilen; “Best Private Banking in Turkey” yani En İyi Özel Bankacılık ödülünü bu yıl da Akbank kazandı. Geride bıraktığımız sekiz yılda bu ödülü kimseye bırakmayan üst üste Akbank, toplamda ise 10. Kez aynı ödülü aldı. Ayrıca Akbank bu yıl “Yılın En İyi Yüksek Varlık Yönetimi Hizmetleri (UHNW) Ödülü”ne de layık görüldü.

Akbank Büyümeye Tüm Hızıyla Devam Edecek!

Global çapta özel bankacılık yöneticilerinden ve sektörün direkt ya da indirekt aktörlerinden çok sayıda yöneticinin katıldığı ödül törenine Akbank adına katılan bankanın Genel Müdür Yardımcısı Levent Çelebioğlu ve Akbank Private Banking Bölüm Başkanı Didem Bağrıaçık ödülleri banka adına aldı.

Akbank Genel Müdür Yardımcısı Levent Çelebioğlu törende bir de konuşma gerçekleştirdi. Özel bankacılıkta 5 bin 600 müşterinin 20 milyar Türk Lirası’na yakın varlığını yönettiklerine dikkat çeken Levent Çelebioğlu, Akbank’ın özel bankacılıkta pazar payının yüzde 12’ye dayandığını belirtti. Bankanın 2017 yıl sonu hedefinin portföy büyüklüğünü yüzde 20 seviyesinde artırmak olduğunu açıklayan Çelebioğlu bunu başaracak güçlerinin de olduğunun altını çizdi.

Akbank, gerek bireysel bankacılıkta ve gerekse ticari bankacılıkta her geçen gün portföy büyüklüğünü artıramaya devam ederken, bankanın gelişimi tüm hızıyla devam ettirmesi bekleniyor. Ülkemizde köklü bir geçmişe sahip olan Akbank’ın bankacılık sektörü ve banka haberleri konu olunca ülkemizin yüzünü sürekli güldürmesi de memnuniyetle karşılanıyor.

Acil Para Lazım Nasıl Bulurum?

Günümüzde sanal alem hemen her konuda olduğu gibi maddi konularda da araştırma yapılan ilk mecra konumunda. Maddi zorluk yaşayan kişiler, nakit sıkıntısını aşmak isteyen vatandaşlar, bunun çözüm yollarıyla ilgili olarak internetten bir araştırma içerisine giriyorlar. Peki acil para lazım olduğunu nasıl temin edilebilir?

Her insanın maddi olarak zor zamanları olabilir. Bu tür durumlarda mantıklı hareket etmek ve sakince düşünerek çözüm yolları üretmeye çalışmak sorunun çözümünün ilk adımıdır. Bu süreçte verilecek ani kararlar sonradan telafisi mümkün olmayan sonuçları beraberinde getirebilir. O nedenle acil para lazım olan durumlarda dahi asla gayri meşru yollara, yahut kendinizi sıkıntıya sokacak yollara başvurmamanız hayati önem arz etmektedir. Günümüzde nakit sıkıntısının çözülebilmesinin en etkili yolu şüphesiz ki bankalardır. Bankalar, pek çok farklı kredi ürünü ile müşterilerine nakit olanağı sunmaktadır. Bu seçenekleri değerlendirerek nakit sıkıntısını aşmak mümkündür.

Acil Para Lazımsa Bankaların Verdiği Bireysel Krediler Çözüm Olabilir!

Bankalar, başta ihtiyaç ve tüketici kredisi olmak üzere müşterilerine pek çok kredi olanağı sunmaktadır. Bununla birlikte kısa vadeli ve düşük tutarlı ihtiyaçlar için vadesiz hesabınıza ek olarak tanımlanabilecek kredili mevduat hesabı ile de nakde ulaşmak mümkündür. Kredili mevduat hesabı, bakiyesi eksiye düşebilen ve müşterinin borcunu ödeyene kadar geçen zaman dilimi içerisinde bahse konu meblağa faiz işleten bir hesaptır.

Bu seçeneklerden sonuç alamazsanız kredi kartınızı kullanarak nakit sıkıntısını aşabilirsiniz. Bu pek akılcı bir yöntem değildir. Zira kredi kartından kullanılan nakit avansın faiz oranı diğer seçeneklerden daha yüksektir ve dolayısıyla maliyeti daha fazla olacaktır. Tüm bu seçeneklerin çare olmadığı vatandaşlar olabilir. Zira pek çok vatandaşımızın belli bir dönemde yaşadığı ödeme güçlüğü nedeniyle kredi puanı düşmüş durumda ve bu nedenle bankalardan kredi alamıyorlar.

Bu durumda bazı bankaların kredi sicili bozuk müşterilere tanıdığı olanaklardan yararlanılabilir. Bilhassa ağırlıklı olarak internet üzerinden hizmet veren pek çok banka bu konuda müşterilerine yardımcı olmaktadır. Yalnız bankaların bu durumdaki müşterilerine sağladığı krediyi yüksek faiz oranıyla sunduğu unutulmamalıdır. Zira geçmiş dönem ödemelerinde sıkıntı yaşamış kişilere kredi olanağı sunan finans kuruluşları bunun riskini müşteriye yansıtmaktadır.

60 Ay Vadeli Konut Kredisi T- Bank’tan!

Konut kredisi sağlayan bankalar arasında bulunan Turkland Bank (T- Bank), müşterileri için geliştirdiği ürünler ve sunduğu imkanlarla sektörde atılım gerçekleştirmeye çalışmakta. Turkland Bank tarafından sunulan konut kredisi kapsamında azami 60 ay vadeli konut kredisi edinmek ve bu sayede daha kolay ev sahibi olmak mümkün olabilmekte.

T- Bank konut kredisi dahilinde nakit desteği edinerek ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar için iki farklı faiz oranı belirlenmiştir. Faiz oranları müşterinin tercih ettiği vadeye göre farklılık arz etmektedir. 12 ay vadeye kadar konut kredisi kullanmak isteyen müşteriler için banka tarafından sunulan faiz oranı aylık yüzde 0,99 olarak tayin edilmiştir. 13 ila 60 ay aralığında vade tercih eden ve buna göre konut kredisi kullanmak isteyen müşteriler için banka tarafından önerilen faiz oranı ise aylık yüzde 1,05 seviyesindedir.

T- Bank Konut Kredisi Hesaplama!

Turkland Bank konut kredisi ürünü dahilinde 50 bin lira finansman edinerek borcunu bankaya 60 ay vadede geri ödemek isteyen müşterinin karşılaşacağı taksit tutarları bin 125 lira olacaktır. Müşterinin kredi vadesi sonunda bankaya ödeyeceği toplam ücret takribi 68 bin 500 Türk Lirası olarak gerçekleşecektir.

Müşteri kredi kapsamında çeşitli masraflar ödemek durumundadır. Bunlardan ilki kredi tahsis ücretidir. Müşteriden talep edilen kredi tahsis ücreti, finansman tutarının binde beşi seviyesinde sabittir. Bu tutara bir de yasal vergi ve ücretler eklenmektedir. 50 bin lira kredi meblağı için dosya masrafı olarak da adlandırılan kredi tahsis ücreti meblağı 525 TL olarak müşteriye yansıtılacaktır.

T- Bank konut kredisi dahilinde müşterilerinden konut sigortası poliçe prim ücretini, konut ipotek tesis bedelini ve DASK poliçe prim ücretini ödemelerini talep etmektedir. Konut kredileri dahilinde T- Bank’ın sunduğu imkanlardan yararlanarak finansman edinmek için banka şubeleri ile görüşülerek konut kredisi başvurusu yapılabilmektedir.

Yıldızlararası (Interstellar)

Tam 10 yeni filmin vizyona girdiği kalabalık haftada Christopher Nolan imzalı Yıldızlararası ve Güldür Güldür’ün ekibinden çıkan yerli komedi filmi Olur Olur öne planda yer alıyor…

Bir bilim kurgu hayranı olarak sabırsızlıkla beklediğim ve nihayet kavuşmak üzere olduğum Christopher Nolan imzalı Yıldızlararası’nı kafadan haftanın filmi yapıyorum zaten. Bunun haricinde de kalan dokuz filmden iddialı yapım bulmak zor. Güldür Güldür’ü sevenler için Olur Olur, yerli alternatif olabilir belki. İnşaat 2 ise, fragmanına bakılacak olursa 10 yıl önce çekilmiş olan ilk filmin hayli gerisinde kalmış gibi görünüyor. Kalanlardan Tom Hardy’li Kirli Para ve Jennifer Lawrence ile Bradley Cooper’ın başrolü paylaştığı Serena dışında -ki Serena da beklentilerin oldukça altında eleştiriler aldı- bilet parasına değecek bir film yok. Yine de isimlerini sayalım; Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu, Deniz Seviyesi, Tarzan, Unutma Beni İstanbul ve Alexander ve Felaket, Korkunç, Berbat, Çok Kötü Bir Gün.

Yıldızlararası (Interstellar)

Yönetmen: Christopher Nolan

Oyuncular: Anne Hathaway , Matthew McConaughey

Tür: Bilim Kurgu

Süre: 169 dk

Yarının Sınırında / Edge of Tomorrow (2014) Filmi

Uzaylı istilası altında kalmış bir dünya ve sürekli aynı güne uyanan bir adam aslında fazlasıyla aşina olduğumuz, Hollywood’un bildik kalıpları. Lakin ikisini tek bir öyküde birleştirdiğinizde farklı görünmeyi başarıyorsunuz işte. Tabii filminizin gişe yapmasını istiyorsanız bu farklılığı bir an önce gidermeniz gerekiyor. Elinizden geldiğince düz bir çizgide anlattığınız hikayeyi, yavan aksiyon sahneleri, gösterişli efektler, bilindik numaralar ve ünlü oyuncular eşliğinde perdeye yansıtırsanız zaten hedefinize ulaşıyorsunuz.

1993 yapımı Bugün Aslında Dündü adlı eğlenceli komedi filminde, hatırlarsanız hiç istemediği halde görevi gereği kasabaya gönderilen ve yoğun kar yağışı nedeniyle birkaç gün boyunca kasabada mahsur kalıp nefret ettiği günü defalarca yaşadığını fark eden bir adamın hikayesi anlatılıyordu. Üstelik özgün senaryosu sayesinde akıllarda yer edinmeyi başarmıştı. Şimdi ise Yarının Sınırında’da da benzer bir konu ile karşı karşıyayız. Lakin Bugün Aslında Dündü’nün aksine hikaye bu kez, tüm esprisi kaçmış bir şekilde sunuluyor; üzerine yeni hiçbir şey eklemeyip etraftan topladığı ucuz malzemelerle kendini süsleyen film, bilim kurguyu tamamen yan malzeme olarak kullandığı için daha çok teknolojik bir aksiyon filmi olarak görülmeyi hak ediyor. Zira, bir çizgi roman uyarlaması olduğu halde X-Men: Geçmiş Günler Gelecek bile bilim kurgu hayranlarını çok daha fazla tatmin ediyordu.


Öte yandan filmin oyalayıcı ve eğlenceli bir yapıya sahip olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda yaz sezonunun iyi blockbuster’ları arasında olduğu da su götürmez bir gerçek. Ayrıca militarist tavrını finale kadar ön plana çıkarmaktan kaçınıp olmazsa olmaz aşk meşk meselelerini geri planda tutmayı başardığı için de genel izleyici kitlesi tarafından sevilmeye meyilli duruyor. Yani Oblivion ile hayal kırıklığı yaşayanları bu kez çok daha doyurucu bir Tom Cruise aksiyonu bekliyor. Ama işte film bununla sınırlı kalıyor, elindeki güçlü malzemeyi kullanmayı bilmeyen bir zanaatkarın sayesinde! Siz onu Geçmişi Olmayan Adam ve Bay & Bayan Smith’ten bilirsiniz. Kendisi bu tarz çerezlerin usta yönetmeni. Bana sorarsanız önemli bir yönetmen olmaktan epey uzakta seyrediyor. Tabii Hollywood’un imkanlarından çok iyi yararlanıyor, orası ayrı.

Aslına bakarsanız Yarının Sınırında’nın esas sorunu için sadece Doug Liman’ı suçlu göstermek doğru değil, Christopher McQuarrie gibi önemli bir ismin de aralarında bulunduğu senarist kadrosu da filmin daha fazla ileri gidememesinde en az Liman kadar, hatta daha bile büyük bir rol oynuyor. Hiroshi Sakurazaka’nın All You Need Is Kill adlı romanından uyarladıkları senaryoyu basitleştirerek derin bir konuyu fazlasıyla sığ bir biçimde işliyorlar. Araya sıkıştırılmış bilimsel açıklamalar da inandırıcılıktan yoksun, film için en ufak bir anlam dahi taşımayan boş laflar olarak kalıyor. Hikayeyi, çarpıcı mesajlar ve felsefi boyutlar taşıyan özellikler gibi incelikli meselelerle doldurmaktansa hoş lezzetler veren mizahi unsurlar ve kimi zaman kahramanlığa dair manzum sözlerin yer aldığı kimi zaman da duygusal yönü ağır basan diyaloglarla hafifletmeyi seçiyorlar.

Film, yakın gelecekte oldukça tipik bir açılış yapıyor. Mimic adlı uzaylılar dünyayı ele geçirmiştir ve birçok şehri anında yok etmeyi başarmışlardır. Geriye kalan yerleri korumak için de tüm orduların birleşmesi gerekmektedir çünkü Mimic’lerin gücüyle dünyadaki hiçbir şey baş edemez -tabii ortaya yoktan var olan bir kahraman çıkana kadar. Henüz hiç savaşa katılmamış Amerikalı bir subay, propaganda filmi çekmek üzere cephede görevlendirilir. General Brigham ile girdiği ağız dalaşından sonra kendini Fransız kıyılarında bulur. Tüm itirazlarına rağmen çıkarmaya katılmak zorunda kalan Bill Cage, ertesi günkü çatışmada bir Mimic’i öldürürken kendisi de ölür. Yalnız bu nadir karşılaşılan bir Mimic’tir ve kanı -dolayısıyla yeteneği- Cage’e bulaşmıştır. Bu sayede bir tür ölümsüzlük kazanan Cage, kısa süre içinde bir zaman döngüsüne sıkıştığını anlar. Ordudan Rita Vrataski ile tanışınca da kendisinin savaşı kazanmak için kullanılabilecek tek silah olduğunu keşfeder. Yapması gereken şey ise Omega’ya yani Mimic’leri yöneten merkeze ulaşmaktır.

Gerisi de tahmin edebileceğiniz üzere sağlam bir ritme sahip, bilgisayar oyunu tadında, durmak bilmeyen bir aksiyondan ibaret. Yaşayıp, ölüp, tekrar yaşamaya oldukça kısa bir sürede alışan Cage, Rita ile takım olduktan sonra gelişen olaylarda göze çarpan birtakım mantık hataları ve belli başlı tutarsızlıklar o hızın içinde kaybolsa da düşününce akla takılıyor doğrusu. Sayısız kez ölen Cage, sayısız kez aynı güne baştan doğduğu için tekrar mevzusu kaçınılmaz. Lakin her yeni günde tempo yeniden artınca seyir zevkini olumsuz yönde etkileyen bir zayıflık oluşmuyor. Ayrıca filmin Avrupa’da geçiyor olması da bir artı olarak sayılabilir. Tabii talan edilen toprakların Avrupa kıtası üzerinde bulunuyor oluşu dünyayı yine bir Amerikalının kurtarma şartını değiştirmiyor. Zaten hepimiz biliyoruz ki; geleceği bilen düşman, ne kadar yenilmez olursa olsun eğer karşısında Amerikalıları bulursa elbet bir şekilde kaybeder!

Tom Cruise’u seven de var sevmeyen de. Kimisi yaşlandığını kabul etmeksizin aşkını sürdürüyor, kimisi de bu kadar şöhreti hiçbir şekilde hak etmediğini düşünüyor. Bence, podyum olarak Hollywood setlerini kullanan bir modele benziyor; sıfır oyunculuk, on numara poz sergiliyor! Emily Blunt ise bu filmde ne güzelliğini, ne de oyunculuğunu konuşturabilmiş, kısaca Tom Cruise’a ayak uydurarak bir nevi harcanmış.

Uzun lafın kısası, zaman döngüsü temalı hikayesiyle çekici bir bilim kurgu örneği sunan Yarının Sınırında, kendini tekrar eden aksiyon sahneleri, her karede hissedilen esinlenmeleri ve göze çarpan tanıdık unsurlarıyla türünün diğer örnekleri arasında üst bir mertebeye ulaşamıyor ne yazık ki. Aynı günü defalarca yaşamaktan sıkılmayan Bill Cage gibi, aynı tip filmleri defalarca izlemekten bıkmayan seyirciler, patlamış mısırlarıyla buyursunlar salonlara.

Yarının Sınırında / Edge of Tomorrow

Vizyon Tarihi: 06 Haziran 2014
Yapımı: 2014 – ABD
Tür: Bilim Kurgu, Aksiyon
Süre: 113 Dak.
Yönetmen: Doug Liman
Oyuncular: Tom Cruise, Emily Blunt, Brendan Gleeson, Jonas Armstrong, Jeremy Piven
Senaryo: Christopher McQuarrie, D.W. Harper, Jez Butterworth, John-Henry Butterworth
Yapımcı: Erwin Stoff, Tom Lassally

Onur Haftasında izlemelik 6 LGBT temalı film

BROKEBACK MOUNTAİN (2005)

Ang Lee ‘nin yönetmenliğini yaptığı büyük ses getiren ve lgbt sinemasının bu denli popüler olmasına öncülük eden filmlerdendir. Filmde müthiş bir doğa kullanımı söz konusu , her şey öyle yerli yerindedir ki karakterler, objeler doğanın bir parçası gibi gözükür.Adı anıldığında aklımıza hemen başarılı oyuncu performanslarını getiren filmlerdendir.

PRİDE (2014)

Maden işçileri,lezbiyen ve gay aktivistlerin omuz omuza yürüme serüvenini anlatan  Matthew Warchus yönetmenliğindeki film gri bir dönemi anlatırken yarattığı rengarenk dünyasıyla sizi eğlenebileceğiniz,düşünebileceğiniz bir 120 dakikaya davet ediyor.Yepis yeni vizyondayken sinemada izlemenin tadını çıkarın.

J’ai Tué ma Mère (2009)

Bu harikalar yaratmasına artık alışmış olduğumuz gencecik Gay yönetmen Xavier Dolan’ın tüm makyajlardan arınmış ilk filmi.Film gay bir ergenin ailesi ve çevresiyle yaşadığı sorunları minimalist ölçülerde ve  müthiş bir soundtrack kullanımıyla anlatmanın fazlasıyla hakkından geliyor.Bir çok filminde olduğu gibi Xavier bu film de de kendini anlatıyor,Frida şöyle bir şey demiş kendimi çiziyorum çünkü en iyi kendimi tanıyorum.(bu tam olarak böyle olmayabilir de ama aynı kapıya çıkıyordur kesin)

C.R.A.Z.Y (2005)

Bu film benim lgbt temalı olarak adlandırabileceğimiz filmler arasında kuşkusuz en çok sevdiğim filmdir.Filmde bir aile görürüz ve bu aile de gay bir evlat vardır ,hikaye öyle bir anlatılırki o ailenin çocuklarından biri oluruz kötü bir şeye onlarla üzülür iyi bir şeye onlarla seviniriz.Bu listede çok teknik konulara girmeyecek olsam da film izleyenine kusursuz sanat,görüntü yönetimi,kurgudaki olağanüstü başarı ve müthiş bir şarkı listesi aramağan ediyor.

BLUE İS THE WARMEST COLOUR(2013)

Yıl 2013 Abdellatif Kechiche dünya sinemasına modern bir aşk masalı armağan ediyor hem de ne aşk tamamen saf,pürüssüz ve alışık olduğumuzun aynısı.Ama bu aşk iki kadın arasında geçmesine rağmen film masaya yumruğunu vurup aşk,aşktır diyor ve lgbt bireylerin hikayelerini anlatan filmlere alışık olmayan hatta sevmeyen seyirciye bile aga mükemmel film diye yorum yaptırabiliyor.Cesaretten ödün vermeyen anlatım,tanık eden kamera bizi bu saf aşkın ortasına daldırıp çıkartıyor.

STRANGER BY THE LAKE(2013)

Bu film benim gözümde bir baş yapıttır,dingin bir göl kenarında tehlikeli,nabzı yüksek bir dünya yaratıp bu dünyayı öylesine basit ,öylesine net anlatmayı başarmış ki Alain Guiraudie klişe olacak ama film seyircisine olayları gizli bir kameradan izliyormuşçasına gerçek bir ‘’dünya’’ vadediyor.

BONUS LİSTE(ÜSTEKİ LİSTEYE SIĞMADI AMA BENİM İÇİN DİĞER MUST-SEE LGBT TEMALI FİLMLER )

 Mysterious Skin

-Weekend

-Milk

-Hawaıı

-Thw Way He Looks

Dans La Masion(Evde): İnsanların et ve kemiklerinin dışında bir de hikayeleri vardır

Kapalı ortamlarda geçen filmlere alışmam gerçekten zaman aldı . Önce onları dışladım, sonra sevmeye başladım. Hatta bir süre sonra tek mekanlı filmler ilgimi çekmeye başladı. Şimdi böyle bir giriş yaptım diye sanmayın ki listemizin sekizinci numarasında beş metrekare bir oda da geçen, derdini bir takım sembolik hareketlerle anlatan bir film var . Yok. Yok.Hiç öyle değil, filmimiz kimi zaman okulda, çoğu zaman evde geçiyor. Yani okulun yoluydu evin bahçesiydi, bol bol açık havaya maruz kalıyorsunuz.

Tüm bu gereksiz detayı verip bende bir yük olmamalarını sağladıktan sonra gelelim asıl soruya; edebiyattan hoşlanır mısın? sayın okur. Edebiyat derken ,twitter da başıboş özlü sözler okumaktan bahsetmiyorum . Kitap alır mısın?. Bana sevdiğin bir yazarın üslubundan bahsedebilir misin?. Eğer cevabın evet ,evet yapıyorum öyle  şeyler ise listemizin sekiz numarasın da tam senlik bir film var müjdeler olsun.

DANS LA MASİON (EVDE)

Kim Çekmiş : François Ozon (reyiz ya )

Kim yazmış: Juan Mayorga ve François Ozon

”İyi bakarsanız insanların ardındaki hikayelerini görürsünüz”

Her şey bir gün bir okuldaki edebiyat öğretmeninin öğrencilere hafta sonunda yaşadığı şeyler ile ilgi bir hikaye yazmasıyla başlar . Bilemez ki verdiği bu ödev sınıftaki bir öğrencisinin ve kendisinin hayatını değiştirecektir. Felçli bir babası dışında hayatında pek te kimsesi olmayan Claude adlı bir öğrenci aynı sınıftaki arkadaşına matematik dersi vermeye başlar. Ama Claude arkadaşının evinde ders çalıştırmaktan başka bir şey de yapar o evi ve o aileyi tüm çıplaklığıyla gözler ve edebiyat hocasına bir ödev olarak sunar.

Zaman geçtikçe hikâyelerini yazmasının yanı sıra o ailenin bir parçası olmaya ve aileyi yönetmeye başlar. Evin annesine beslediği sevgi aşka dönüşecek ve yazdığı hikayeler ödev olmaktan çıkıp, gerçek bir hayat meselesine dönüşecektir. Hem okuduğu tek kayda değer hikaye bu öğrencinin olduğundan hem de öğrencisinin yazdıklarını değerli bulup, geliştirmesine yardımcı olmak isteyen edebiyat öğretmenimiz her ne kadar bu duruma razı olmasa da zamanla o da alışacak ve kendini öğrencisinin o evde yaşadıklarına kaptıracaktır.

Okuduğunuz bu son derece çekici olan filmin hikâyesinin bir tiyatro oyunundan yönetmenin kendisi tarafından senaryolaştırılması ise gerçekten zor bir iş olsa bile kusursuzca gerçekleşmiş. Tüm filmi bir hikaye yazma olgusu üzerine oturtması ise yönetmenin cesaretinin en büyük göstergesidir. Peki ya filmin yarattığı genel hissiyat hakkında birkaç kelam edersek, merakla izlediğiniz sahneler sizi siz farkında olmadan içten içe germeye başarıyor . Fakat bir de filmin çok yönlülüğü söz konusu, bir önceki planda gerilip bir sonrakinde gülümseyebiliyorsunuz. Bu iyi bir şey mi?. Bence öyle.

Toparlama paragrafına geldik bile öyleyse yapalım. Oyunculuğun ya da öğretmen ve öğrenciyi oynayan oyuncuların kusursuza yakın olduğunu söyleyebilirim. Çünkü bu tarz uç bir olayı anlatan bir filmde oyunculuk konusunda inandırıcılık olmasa idi şu an bu filmden bahsetmiyor olurdum. Harika bir kurgunun yanı sıra sekans geçişlerin de yakalanan farklılık hiçbir şekilde sırıtmıyor hatta filmle bir bütün oluşturuyor. Burada Yönetmenin değerli bir abimiz olması en önemli faktör. Finali hakkında konuşursak final filme son derece yakışsa da herkesin sevebileceği bir final değil , değil ki gerçek bir yönetmenin herkes sevsin diye bir şey yapması mümkün değil. Son olarakta; efendim bize de komposizyon ödevi verirlerdi, köyü kasabayı yazardık öyle gidipte arkadaşımızın anasının babasının yatak odasını yazmazdık. Peh!

Sen Aydınlatırsın Geceyi: Taşramız ve süper kahramanlarımız

Bu hayatta çok sevdiğim insanları hep geç tanıdım. Onlar hayatımda, hayatımızda farklılıklar yaratan insanlar olduğundan kendilerini geç gösterme lüksüne sahiptirler. Varsın öyle olsun. İşte onlardan biri de Onur Ünlü abimiz; benim gibi hep aynı şeylerden sıkılan bir adam. Ölüm resmen komik bir şey diyebilen bir adam. Bununla da kalmayıp biz insanların küçücük meseleler uğruna ne kadar anlamsızca korkarak, susarak yaşayabildiğimizi çekinmeden gösteren bir adam. Her filminin kendi içinde büyük bir çekiciliği olmasının yanı sıra tek hedefi evdeki ev hanımının dikkatini çekmek olan Türk dizi tarihimize müthiş bir iş armağan eden bir adam.

Bu yazıda abimizin resmen deli cesareti ürünü olup büyük ses getiren “Sen Aydınlatırsın Geceyi” filmini anlatacağım. Filmimiz önce ticari gösterime girmedi okul okul şehir şehir dolaştı kapısında kuyruklar oluşturdu, bilet bulamayanların sıkıntıdan uyutmadı, merdivenlerde oturup izlemeye razı ettiği bu film başka sinemayla sevenine büyük bir kıyak yaptıktan sonra şimdi de 18 Haziran’da gece yarısında 00. 15’te Star TV’de yayınlanacak, kendinize bir iyilik yapın ve Türk sinemasına bir armağan olan bu filmi kaçırmayın.

Filmimizin konusuna kısaca bir değinmek gerekirse dışarıdan baktığımızda küçük bir dünyaya sıkışmış olan bir kaç taşra insanımızın yer yer onlara dert olan süper güçleriyle aşklarıyla, birbirleriyle ve kendileriyle olan yaşam mücadelesi anlatılıyor. Somutlaştıralım mahallenizdeki Bakkal Hüseyin’in cisimleri yönetebildiğini düşünün ama Bakkal Hüseyin yine Bakkal Hüseyin. Evine gidecek portakal soyup hanımının zorla izlettiği diziye bir göz atıp orada uyuya kalacak.

Filmin siyah beyaz olmasının filme kattığı masalsı havayı es geçmek olmaz ki burada herkesin cesaret edemeyeceği bir durumun altından ustalıkla kalkmasından dolayı yönetmeni bir kez daha tebrik etmek lazım. Filmde her ne kadar süper güçleri olan insanlar anlatılsa da o insanların bizden birileri olması sizi hikayenin tam ortasında bağdaş kurup olaylara tanık olmanızı sağlıyor.

Her biri katmanlı ve sağlam bir şekilde yaratılmış karakterler ise son zamanların en başarılı oyuncuları tarafından hayat buluyor. Filmin kadrosu zaten tam olarak rüya kadro ama burada oyuncuların çoğunun çok sevilen bir absürt komedi dizi oyuncuları olması yer yer anlamsızca sizde bir tebessüm oluşturuyor. Fakat filmin komedi dozunun hakkını yememek lazım özelikle cemal ve Yasemin’in çay bahçesindeki ilaç içme sahnesinde güldüğüm kadar herhangi bir ben komedi filmiyim diyen bir filme gülmemiştim.

Kuşkusuz ki kendine has çekim planları bu filmde de karşımıza çıkıyor ve filmin eşsizliğine eşsizlik katıyor, sakinliğini koruyan çekim planları karakterlerin tekinsizliği ve absürtlüğü arasında kendine yer buluyor.

Filmde iki kere dönen iki şarkının filme katkısı ise gerçekten muazzam hele ki Mreyte Ya Mreyte adlı şarkı siz filmden çıktığınızda peşinizi bırakmıyor hatta filmi izlememin üzerinden aylar bile geçmiş olsa bu yazıyı yazarken dahi tekrar tekrar kendini dinletiyor. Yaratıcısı bu şarkıyı bu film için yapsa bu kadar yakışırdı.

Final sahnesi ise filmin yarattığı absürt havaya ve filmin mottosu olan ‘İnsan endişeden yaratılmıştır’a laaps diye oturmuş.

Toparlayalım, film gerçekten sinemamız için büyük bir nimet olmakla beraber geleceğin yönetmenlerine büyük bir ilham kaynağı olacaktır. Eğer isterseniz yapabilirsiniz koşullar ne olursa olsun, taşrada yaşayan süper kahramanlar yaratabilirsiniz.

Onur Ünlü abimizin kendi sinemasının en ustalık işi olan ve masalsı anlatımıyla kendini unutturmayacak bir filme imza attığı için tekrar tebrik ediyorum.

Bu arada “Hatırlattın da Haziran Sonunda Çocukluğumu Yakalım”

 

“Sen Aydınlatırsın Geceyi”

Kim Çekmiş: Onur Ünlü

Kim Yazmış: Onur Ünlü (Abimiz aslan gibi bir şairdir de)

“Bizim Taşramız, Bizim insanlarımız ve Bizim Süper Kahramanlarımız”

Yeşilçam’a yolculuk…

Yeşilçam denildiği zaman aklımıza direk Ayhan Işık, Belgin Doruk, Sadri Alışık, Fatma Girik, Türkan Şoray, Tarık Akan, Ediz Hun, Emel Sayın, Gülşen Bubikoğlu, Filiz Akın, Cüneyt Arkın, Kemal Sunal, Kadir İnanır, Hülya Koçyiğit, Kartal Tibet gibi daha nice nice efsane sanatçılar gelir. Yeşilçam filmleri hayatımızda herzaman bambaşka bir yer edinmiştir. O içtenlik, samimiyet, sadelik maalesef şimdiki filmlerde yok.
Yeşilçam, Beyoğlu’nda bir sokağın adıydı. Eskiden tüm film şirketleri o sokaktaydı ve herşey orada olup biterdi (bununla ilgili diğer bir yazımı okumanızı tavsiye ediyorum:
Türk sinemasının bu ‘Altın Çağın’da ne internet vardı, ne de televizyon. İnsanlar ya sık sık sinemaya giderdi, ya da tiyatroya. Hatta köylerde bile açık hava sinemaları vardı ve insanlar büyük heyecanla her hafta yayınlanacak filmleri dört gözle beklerdi. Dolayısıyla değer kavramı, sanatçılara gösterilen saygı ve hürmet çok farklıydı. 1950-60 yılları arasında senede 60’a kadar filmler çekilirdi ve bu sayı git gide artmaya başladı. En yoğun dönem 1960-70’ler arasındaydı. Bu dönemde toplam 1700 adet sinema filmi çekilmiştir ve senede 50-60 milyon seyirciye ulaşmıştır filmler (rekor 1972 yılıdır. O sene 311 film çekilmiştir). Kötü kalpli zenginler, temiz kalpli yoksul kızlar ve delikanlılar, namus uğruna işlenen cinayetler, kötü yola düşmüş ama altın kalpli fahişeler gibi klişeler filmlere git gide yerleşti.
Kim hatırlamaz o herkesin dilinde olan klasik Yeşilçam sözlerini; ‘N’ayır n’olmaz; Anneciğim, ben bu adamı çok sevdim, ona amca diyebilirmiyim; Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da; Görüyorumm, görüyorumm; Beni paranla satın alabiliceğinimi sandın, küstah; Ne olur gerçeği söyleyin doktor, yaşayacakmıyım’ ve bunun gibi yüzlerce sözü…
O dönem filmler başrölde oynayan ‘yıldız’larla anılırdı. İnsanlar alıştıkları simaları görmek ister, onlar gibi giyinir, onlar gibi davranırdı. Yeşilçam sanatçılarına özenildiği kadar hiçbir sanatçıya özenilmemiştir heralde. Bu dönemler magazinide doğurmuştur. ‘Bu insanlar ne yer, ne içer, ne giyer’ merakı sarardı insanları. O dönemler TV olmadığından, sanatçılar dergilerde boy gösterirdi. SES dergisinin kapak yarışmaları oluyordu. O yarışmaların amacı, sinemaya yeni oyuncu kazandırmaktı.
Anadolu’nun dört bir yanından fotoğraflarını derginin adresine gönderenler bir jüri tarafından seçiliyor ve İstanbul’a davet ediliyordu. Orada deneme filmleri çekildikten sonra yeni JÖN’ler sinemaya ilk adımlarını atıyordu. Türk sineması bu şekilde Ajda Pekkan, Ediz Hun, Hülya Koçyiğit, Kadir İnanır, Sümer Tilmaç, Seyyal Taner, gibi sanatçılar kazandı.
En çok film çeken erkek sanatçı Cüneyt Arkın (300 civarı) ve en çok film çeken kadın sanatçı Türkan Şoray olmuştur (200 civarı). Bu iki jönlerinde meşhur kararları vardı. Şoray, 1965 yılında ‘Türkan Şoray Kanunları’ ile anılırken Cüneyt Arkın’nda romantik filmlere ‘elveda’ diyerek, akrobatik filmlere ilk adımını atmaya karar verdi ve bu alanda gayet başarılı oldu.
Yeşilçam’ın karakteristik oyuncularınıda herkes bilir. Pala bıyık babacan Hulusi Kentmen, kötü kadın Aliye Rona, kötü adamları Erol Taş ve Ali Şen. Bir de ‘Çirkin Kral’ Yılmaz Güney vardı. İnsanlar her nekadarda ona karşı olmuş olsalar da, o bir konuşmasında; ‘İnsanlar bana karşı durdukça ben güçleniyorum’ diyerek çok büyük başarılara imzasını atmış ve bir çok konuda Türk Sinemasın’da öncü olmuştur. Oyunculuğunun ardından yönetmen ve rejisör olarak salon filmleri yerine, Türkiye’nin sorunlarını beyaz perdeye taşımıştır.
Ve tabiki de hepimizin imrendiği Yeşilçam aşkları vardı… Perde önünde gördüğümüz vazgeçilmez ikililer; Belgin Doruk-Ayhan Işık, Türkan Şoray-Kadir İnanır, Tarık Akan-Gülşen Bubikoğlu, Ediz Hun-Filiz Akın gibi yakıştırdığımız  çiftler. Ama bu aşkları gerçek hayata taşıyan çok az oldu. Mesela Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit birbirlerine 60’lı yıllarda aşık olurlar ve evlenme kararı alırlar. Fakat Hülya Koçyiğit’in annesi bu evliliği onaylamaz ve çift ayrılır. Ferdi Tayfur ve Necla Nazır’ın aşkları ise evlenmemelerine rağmen 33 yıl sürer (çiftin ayrılalı henüz bir kaç yıl oldu). Türkan Şoray-Cihan Ünal evlenirler (gerçek aşkı Rüçhan Adlı olsa da, tek engel Rüçhan’in evli olmasıydı). Kamera arkası aşkların diğerleri ise Fatma Girik ve yönetmen Memduh Ün’ün ve Filiz Akın-Türker İnanoğlu gibi çiftlerdir. Sonradan Türker bey Filiz Hanım’dan boşanır ve Gülşen Bubikoğlu ile evlenir (hala evliler).
Bunların haricinde birde diğer ikililer vardı; Kemal Sunal-Şener Şen gibi, Metin Akpınar-Zeki Alasya gibi, Münir Özkul-Adile Naşit gibi…Sizi bilmem ama benim en sevdiğim film ‘Hababam Sınıfı’ serisi. Ezberlediğim halde hala sık sık izlerim…
En çok sevdiğim ve etkilendiğim aşk filmi ise Atif Yılmaz’ın ‘Selvi boylum al yazmalım’ıdır hiç şüphesiz..’Sevgi neydi peki?’ Bu son sahnesi sanırım hepimizin hafızasına kazıldı.
Birde Yeşilçam’ın efsane şarkıları vardır. Cahit Berkay  müziklerini herkes bilir… 150 civarı müzik bestesi yapmıştır Yeşilçam için. Efsane film müziklerinden oluşan bu klibi izlemenizi tavsiye ederim. Gerçekten çok duygulanacaksınız…
Sizi bilmiyorum, ama ben bu filmleri müzik eşliğinde izlediğim zaman hala çok ama çok duygulanıyorum ver hep o dönemde yaşamanın hayalini kuruyorum…Teknoloji çağı maalesef bir çok değerleri yok etti ve ‘ne varsa eskilerde var’ dememize yol açtı…
Bütün eleştirileri bir kenara bırakarak, her ne kadar da toz pembe bir dünya sunsa bize Yeşilçam filmleri, yine de karşılıksız sevmeyi, içtenliği, dürüstlüğü, bağlılığı ve değer vermeyi sinema ekranından gerçek hayata taşımaya örnek bir dünya yaratmıştır… Dolayısıyla hayatta olan olmayan tüm sinema emekçilerine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Sizi bilmiyorum, ama benim şimdi bir Yeşilçam filmi izleyesim geldi…

JÜPİTER ASLAN BURCU GEÇİŞİ

Jüpiter 12:30’da Aslan burcuna geçiş yapıyor ve 11 Ağustos 2015 ‘e kadar Aslan burcunda ilerliyor.Birlikte burçlar bazında nasıl etkilendiğimize kısaca bir göz gezdirelim:

Koç burcu :Yaklaşık bir yıl boyunca aşk,ilişkiler,çocuklar,sanat ve eğlence yaşamı gibi konularında güzel değişimler yaşayabilirsiniz.Bazılarınız için yeni bir aşkın kapıyı çalmasına bazılarınız içinse aileye yeni bir fert ekleme sevincine neden olabilir.Çocuğu olanlar için çocuklarıyla ilgili güzel gelişmelere ve onlarla gurur duymanıza neden olabilir.Sanatla ilgilenenleriniz içinse yaratıcılıklarının artacağını ve kendini çok daha rahat ifade edeceğini söyleyebiliriz.Bu yıl belki de size toplum tarafından tanınabilme şansını getirebilir.

Boğa Burcu:Önümüzdeki bir yıl boyunca sizin için aile ve yuva ile ilgili konular gündemde olacaktır.Yeni bir eve taşınabilir hatta yeni bir ev alabilirsiniz.Bu yıl kendinizi ailenizle birlikte iken çok daha fazla güvende hissedebilrsiniz.Çünkü onların desteğini her zaman yanınızda göreceğiniz bir süreçtir.Ailenizdeki bireyler ilgili güzel gelişmeler yaşamanız,ailenizin genişlemesi de olasılıklar dahilindedir.

İkizler Burcu:Önümüzdeki bir yıl boyunca iletişim konuları ön plana çıkacaktır.Özellikle basın-yayın ,gazetecilik,yazarlık gibi alanlarda çalışanlarınız için bu yıl çok güzel fırsatlar sunablir.Bu yüzden de çok çalışmanız,okumanız,yazmanız ve çevreyle olan ilişkileri güçlendirmeniz gerekmektedir.Belki de arzu ettiğiniz mesleki adımları bu yıl atma imkanı bulabilirsiniz.Ayrıca yakın çevre ile ilişkileriniz oldukça güçlenecektir.Onların desteğini alabilirsiniz.Sık sık seyahatlere çıkabilir ,farklı çevrelere girebilir dolayısıyla kişisel gelişiminize büyük katkı sağlayabilirsiniz.

Yengeç Burcu :Jüpiter-Aslan transiti boyunca maddi kazanımlarınızla ilgili olumlu gelişmeler yaşabilirsiniz.Yeni kazanç kapıları açılabilir,mevcut gelirinizde bir artış gerçekleşebilir ya da ticari konularla elinizdeki kaynakların değerinde artış olabilir.Bu yıl siz parayı nasıl idare edeceğiniz konusunda para yönetimi konusunda kendinizi geliştirebilmek ya da yeni iş girişimleri için birçok fırsatlarla karşılaşabilirsiniz.Bu fırsatları en iyi biçimde değerlendirmeye çalışmalısınız.Jüpiter-Aslan transiti size ihtiyacınız olan cesareti verecektir.

Aslan Burcu:Yaşamınızın şanslı bir dönemi başlıyor diyebiliriz.Jüpiter bu yıl sizin burcunuzda parlıyor.İdeallerinizi gerçekleştirmek,yaşamınızla ilgili önemli ve olumlu adımları atmak,güç ve başarı elde etmek,kendini ispat edebilmek için çok güzel bir şans.Jüpiter size hem bereketini,bolluğunu hem de iyimserliğini sunacaktır.Tüm bunları olumlu bir biçimde değerlendirmek sizlere kalıyor.Ne istediğini gerçekten bilen Aslanlar için kaçırılmayacak bir fırsat bu transit.

Başak Burcu:Önümüzdeki bir yıllık süreç siz Başaklar için yaşamınızda neyi yapmayı istiyorsunuz,neyle ilgilenmek ,yol almak istiyorsunuz,ne için mücadelenize devam etmek istiyorsunuz gibi sorularınıza cevaplar bulabileceğiniz bir süreçtir.Eğer bu soruların cevaplarını biliyorsanız,bildiğinizi söylüyorsanız bu dönem aslında güzel bir hazırlık süreci olarak değerlendirilmelidir.İçsel anlamda genişlemek,içsel huzuru elde etmek,şifalanmak ve şifa vermek için ideal bir keşif sürecidir.

Terazi Burcu:Yaşamın kelebeği Terazile için Jüpiter-Aslan süreci aslında tam istedikleri şeyin ayaklarına gelmesi gibi bir durumdur.Farklı insanlar tanımak,değişik çevrelere girmek,çevrenizi genişletmek,arkadaşlarınızla daha yoğun paylaşımlarda bulunmak için büyük bir fırsat.Sosyal aktivitelere katılmak,bu çevrelerde rol almak ,parti,dernek,vakıf çalışmaları için karşınıza pek çok fırsat çıkabilir.Yine yeni bir işe girmek ya da yeni bir iş alanıyla ilgilenmek,kazançlarınızda artış sağlamak hatta bu gireceğiniz yeni çevrelerden edindiğiniz arkadaşlıkların aşka dönüşmesi bile mümkün olabilir.

Akrep Burcu:Jüpiter-Aslan transiti sizin için özellikle kariyer konularıyla ilgili gelişmelerin yaşanmasına neden olacaktır.Otoriteyle,toplumda önemli pozisyonda olan kişilerle ilişkileriniz önem kazanacaktır.Bu ilişkilerden kendinize fayda sağlayabilirsiniz.Mesleğiniz ve kariyeriniz ile ilgili gelişmeler yaşayarak eski durumunuza göre ilerleme kaydedebilirsiniz.Karşınıza yeni iş fırsatları çıkabilir hatta bu süreçte meslek değişimleri bile yaşamanız mümkündür.Aile büyüklerinden de destek görebilir ve tüm bu fırsatları sosyal statünüzü yükseltmek için değerlendirebilirsiniz.Yine bu süreçte bilim,sanat gibi alanlarda,mesleki konularda yapacağınız çalışmalar size ün getirebilir.

Yay Burcu:Jüpiter-Aslan transiti boyunca yani yaklaşık bir yıl süre içinde size yurtdışı seyahatleri,yabancı ortaklı işler,turizm gibi alanlarda yapacağınız çalışmalarda başarı getirebilir.Yüksek eğitim ve yayıncılık,uluslararası ticaret konuları ile ilgileniyor iseniz başarıyı yakalamanız hiçte zor olmayacaktır.Yabancı dil öğrenmeyi isteyenleriniz bu süreci çok iyi değerlendirsinler.Bu süreç sadece eğitim almak ya da kendini geliştirmekle sınırlı değildir.Kendi kişisel uzmanlık alanlarınızda eğitimler verebilir,seminerler düzenleyebilirsiniz.Ses getirecektir.

Oğlak Burcu:Önümüzdeki bir yıl boyunca özellikle maddi konularla ilgili şanslı bir süreç diyebiliriz.Eğer aldığınız bir kredi varsa bunun ödemelerini yaparken zorlanmayabilirsiniz.Ya da bir amacınızı,hayalinizi gerçekleştirmek,içinde bulunduğunuz mali bir krizi çözmleyebilmek için kredi almanız,maddi kaynak bulmanız mümkündür.Miras ile ilgili beklentisi olanlar,yine miras ve hukuk konularında sorunlar,gecikmeler yaşayanların sorunları Jüpiterin desteği ile bu yıl çözüme ulaşacaktır.Evli olanlarınızın eşleri ile ilgili maddi kazançlarında artışlar yaşaması,daha iyi şartları olan bir iş fırsatı elde etmesi,borçlarını kapama imkanı bulabimesi mümkündür.Sağlık problemleri olanlar ve cerrahi müdahale geçirmek durumundaki kişiler ise Jüpiterin koruyucu ve şifa verici etkisini yanlarında hissedeceklerdir.

Kova Burcu:Kovalar içinse Jüpiter-Aslan geçişi önemli bir yaşamsal alana dokunuş yapıyor.Evlilik,ortaklık gibi önem arz eden sizin için birincil öneme sahip ilişkilerde olumlu gelişmeler yaşamanıza neden olabilir.Bu süreçte bekar olanlar evlenebilir ya da yeni iş tekliflerini değerlendirebilir,yeni iş ortaklıkları kurabilirsiniz.Jüpiter sizin yaşam çarkınızın bu önemli alanından geçerken ister iş ister özel anlamda güçlü,saygın,dürüst insanları karşınıza çıkaracaktır.Ayrıca yabancılarla kuralacak ortaklıkların,sizden farklı kültürden,ulustan ya da farklı etnik kökeni olan bir kişiyle yapılacak bir evliliğin işareti de olabilir.Evlenerek farklı bir ülkeye ya da başka bir şehire de yerleşebilirsiniz.Evlilğiniz ya da işinizle ilgili bu süreçte karşınıza çıkan problemleri aşarken Jüpiter size destek vererek sorunlarınızı çok daha kolay ve akıcı bir biçimde çözümlemenize yardımcı olacaktır.

Balık Burcu:Bir yıllık süreç sizin yaşamınızda sağlık,günlük rutin yaşam,mesleki konular,birlikte çalıştığınız ya da yanınızda çalışan kişilerle ilgili gelişmelere neden olabilir.Genel olarak sizin için görev niteliğinde olan,belli bir rutine bağlı ve çoğunlukla sıkıcı gelen işlerinizi çözümlemede size yardımcı olacaktır.İşlerinizi daha kolay tamamlayabilir,birlikte çalıştığınız kişilerden,yardımcılarınızdan destek alabilirsiniz.Örneğin bir işyeri sahibi iseniz ya da bir şirkette bazı insanların size bağlı olduğu belli bir pozisyonda çalışıyor iseniz bu yıl nitelikli yardımcılarla yolunuza devam edeceğinizi ve bunuda sizin başarı şansınızı dolaylı yoldanda olsa arttıracağını söyleyebiliriz.Sağlık sorunları olan Balıklar ise tedavi sürecinde şifalanabilirler.Jüpiterin koruyucu desteği sizinle olacaktır.Ayrıca yaşam tarzınızı değiştiremek ya da sizi üzen,sağlığınıza zarar veren ama bir türlü bırakamadığınız bir alışkanlığınızdan kurtulma şansınızda bulabilirsiniz.

Jüpiterin ışığı hepinizin yaşamlarını pırıl pırıl aydınlatsın.Koruyucu gücü ve şifası sizlerle birlikte olsun.

Yükselen Burç Hesapalamak İçin Tıklayın: http://www.modamanya.net/yukselen-burc-hesaplama/

Exit mobile version