Kate

Kate 3.4

Bilgisayarlarda en çok kullanılan uygulamalardan biri metin düzenleyicilerdir. Her işe koşarlar, alacağınız küçük notları, günlüğünüze aktaracağınız girdileri, paketleyeceğiniz yazılımların dosyalarını, derleyeceğiniz kaynak kodlarını yazarken…

KDE kullananı başka, GNOME kullananı başka, konsol kullananıysa bambaşka metin düzenleyicileri tercih ediyor.

KDE kullanıcıları basit işlemler için KWrite’nin sunduklarından yararlanabilir. Bununla birlikte daha özel ve gelişmiş ihtiyaçlar için Kate, olmazsa olmazdır. Kate’nin hepsi hakkında ayrı ayrı ve uzun uzun yazılabilecek pek çok, harikulade özelliği var, fakat bu yazı sadece Kate’nin temel özellikleriyle sınırlı.

Kate, çok sayıda ve büyük boyutlarda metin dosyalarıyla çalışmaya izin veren gelişmiş bir metin düzenleyicidir. Programın adı, KDE Advanced Text Editor (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyici) sözcüklerinin baş harflerinden oluşmakta. Kate, Pardus depolarında bulunan kdesdk paketinin bir bileşenidir. Paket Yöneticisi aracılığıyla bu paketi yükleyerek Kate’yi kullanmaya hazır hale getirebilirsiniz. Kate’yi yükledikten sonra KDE Menüsü > Uygulamalar > Yardımcı Programlar > Gelişmiş Metin Düzenleyici (Kate) yolunu takip ederek ulaşabilirsiniz.

Kpart

KDE, Kpart adı verilen ve bir uygulamanın bir diğerinin içine gömülebilmesine olanak sağlayan bir bileşen çerçevesine sahiptir. Örneğin, Konsole bir Kpart bileşenidir ve Dolphin’in içine gömülebilir. KWrite, KatePart adı verilen bir metin düzenleyici bileşeninin gömülmesiyle elde edilmiş olup bir pencerede tek dosya açabilir. Kate ise KWrite’nin birden çok dosyayı açabilecek şekilde geliştirilmesinin sonucudur.

 

Özellikler

KatePart’ın yapısı sayesinde, Kate, ağdaki dosyalarla çalışmaya uygundur. Büyük ölçüde özelleştirilebilirler. Yerleşik olarak sahip olmadığı özellikler, harici araçları desteklemesi sayesinde kolayca eklenebilir.

Kate’nin özellikleri arasında:

  • Birçok programlama dilini renklendirebilme ve parantezleri eşleme,
  • UTF-8, UTF-16, ASCII vb. kodlama ve kodlama değiştirme desteği,
  • Arama ifadeleriyle gelişmiş bulma ve değiştirme,
  • Bütünleşik dosya gezgini ve yer imleri,
  • Kodların ve metinlerin bir kısmının görünür ve görünmez yapılabilmesi (katlanabilmesi),
  • Sonsuz Geri Al/Yinele,
  • Otomatik girintileme,
  • Otomatik tamamlama,
  • Otomatik yazım denetimi (Zemberek vb.)
  • Ağ desteği (http, ftp, ssh, webdav, vs.),
  • Gömülü komut satırı,
  • Aynı pencerede ya da sekmelerde çok sayıda belgeyi açabilme,
  • Oturumlar,
  • Eklentilerle geliştirilebilme,
  • Kelime tamamlama,
  • Sürükle-Bırak metin düzenlemesi,
  • Özelleştirilebilir kısayollar,
  • Düzenli ifadeler desteği
  • JavaScript ile geliştirilebilme sayılabilir.

 

Herkese Göre

Aynı anda birden çok dosyayı açabilme özelliği sayesinde, aynı dosyanın farklı evrelerini karşılaştırabilir ya da farklı bir dosyayı referans olarak görüntüleyebilirsiniz. Pencereyi dikey ve yatay olarak istediğiniz şekilde bölebilirsiniz.

Görüntüsü büyük ölçüde özelleştirilebilir olduğundan, basit bir arayüz isteyenler yalın, ama çok gelişmiş bir düzenleyiciye sahip olabilirler. Özelleştirilebilir kısayollar yardımıyla istenen özelliğe tek tuşla ulaşılabilir.

Kate’in en ilginç özelliklerinden birisi de “Oturumlar” dır. Kate’de değişik ayarlarınız ve dosyalarınız için farklı oturumlar oluşturabilirsiniz. Bir oturum özetle, belli açık dosyalar ve pencere düzenlemesinden oluşur. Kate’in önceki sürümlerinde yer alan Proje Yöneticisi’nin yerine konmuştur ve birden çok sayıda dosyayla çalışan biriyseniz işinize yarayabilir.

Sonuç olarak; Kate, hem programcılar hem de metinlerle diğer şekillerde çalışanlar için son derece gelişmiş bir seçenek.

KMail E-posta İstemcisi

KMail 1.13

Çoğu kişinin web arayüzlü e-posta istemcilerini tercih ettiğini biliyoruz. Ama neden? Web arayüzlü istemcilerin daha esnek olması mı? Hayır, daha çok bilinmesidir.

Hadi, gelin bakalım yine bir KDE bileşeni olan, yetenekli e-posta istemcimiz KMail (söylemekte zorlananlar için Kâmil) ile tura çıkalım.

Bir istemci hayata ne katar?

Bir istemci hayatımıza ne katar sorusu pek çok kişi için değişken olabilir. Buradan itibaren kendi kişisel görüşlerimden yola çıkarak yazacağım sonucu çıkacaktır. Ama zaten kişisel görüş olmadan da inceleme yazılamaz.

KMail ile e-postalarınızı arşivleyin

KMail’in arşivleme yeteneği sayesinde e-postalarınızı İnternet’e bağlı olmasanız bile okuyabilirsiniz. Bu özellik zaten istemcilerin en önemli özelliğidir. Bu özelliğin hayatınıza getireceği tek kolaylığın bu olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. E-postaların sadece gelen kutunuzda durmasına gerek yok. Klasörleme sayesinde e-postalarınızı istediğiniz gibi saklayabilirsiniz. Belki bunu elle yapmak zor olabilir, ama sonrasında e-postalarına ulaşmak isteyenler için ilaç gibidir. Peki, benim gibi tembeller ne yapacak?

Elle aktarmak çok yorucu olabiliyor bazen. Hele hele pek çok e-posta listesine üye olmak ve pek çok e-postayı takip etmekte olan kişiler için… KMail bu noktada da bizi yüzüstü bırakmıyor. Filtreleme devreye giriyor burada. KMail’in bu hayat kurtaran özelliği sayesinde e-posta saklamak da e-postalar arasında gezinmek de epey kolay. Filtreleme özelliğini kısaca açıklayacak olursak, iletinin belli bir özelliğine göre (Gönderen, Alıcı, Konu, İçerik, E-posta Listesi…) o ve o özelliği taşıyan diğer iletilere sizin belirlediğiniz işlemi yapar. Bunu hem önceden de aldığınız iletilere hem de bundan sonra gelecek iletilere otomatik olarak yapar. Örnek vermek gerekirse, Özgürlükİçin Yönetim Listesi’ne yazılanları takip ediyorsunuz. ama daha pek çok e-postanız var ve aralarından listeyi ayıklamak çok zor oluyor. Eğer bu listeden gelen tüm iletileri Özgürlükİçin diye bir dizine yönlendirirseniz, artık bu e-postalar gelen kutusuna uğramadan, direkt olarak o dizinde listelenecektir.

Ufak ama hayat kolaylaştırıcı hileler

KMail, diğer tüm KDE bileşenleri gibi KMail de diğer KDE bileşenleri ile bir bütündür. Dolayısıyla onların sunduğu pek çok özelliği KMail de kullanabilir.

İlk olarak kendinize bir ajanda tutmanız KMail ile son derece rahattır. Hatırlamak istediğiniz bir iş varsa “yapılacak ögesi oluştur” özelliğini kullanarak istediğiniz tarihte size e-posta ile hatırlatmasını sağlayabiliyorsunuz.
Gelişmiş adres defteri sayesinde KMail, KDE adres defterini kullanarak gelişmiş bir adres defteri tutabilir. E-posta gönderirken bu kişilere erişim de son derece kolaydır…

Görünümü, kendinize en uygun şekilde ayarlayabilirsiniz. Buna e-postaların listelenme ve gösterilme biçimi de dâhil.

Güvenlik ayarları da çok hoşunuza gidecek. Sonuçta kimse çöp e-postalardan (spam) ya da arkadaşına kazara gönderebileceği virüslü bir mesajdan hoşlanmaz.

Taslak özelliği sayesinde bir e-postayı ileride de düzenlemek ya da o esnada gönderemediğiniz için saklayabilirsiniz. Şablon özelliği ise, özellikle ofis çalışanlarının hoşuna gidecek bir şey olsa gerek. Pek çok kişiye benzer e-postalar göndermek zorunda olanlar, şablon ile işlerini epey kolaylaştırabilir.

Özellikle önemsediğiniz dizinleri “Sık kullanılan dizinler” sayesinde daha göze batacak bir biçimde gösterebilirsiniz.

E-postaların bazılarına koyacağınız etiketler sayesinde zaman içerisinde ona ulaşma konusunda daha rahat olacaksınız.

Bu özellikler saymakla bitmez. En iyisi deneyip öğrenmek…

Neden KMail?

Burada, benim KMail’i seçmemde etkili olan sebeplerden birkaçını yazacağım. Belki sizin de ilginizi çekebilecek bir şeyler çıkar.

  • En önemli sebep: KDE bileşeni olması.
  • Bir sistem çekmecesi ve bildirimler sayesinde e-posta geldiğinde haberim oluyor.
  • Muadillerine oranla daha hoş ve basit bir arayüzü var.
  • Kişiselleştirilebilirlik olanakları daha fazla.
  • Daha hızlı.
  • Daha anlaşılır bir kullanım sağlıyor.

Başka bir yazıda görüşmek üzere. Gelen kutunuzdan e-postalarınız eksik olmasın…

FileZilla

FileZilla 3.3

FileZilla, bilgisayarınız ile FTP sunucunuz arasında dosya transferi yapmanızı sağlayan bir FTP istemcisidir. FileZilla, Pardus depolarında mevcut bir yazılım olduğundan Paket Yöneticisi’nde ismiyle aratarak sisteminize kurabilirsiniz.

Kurulumu tamamladıktan sonra, FileZilla’ya Pardus > Uygulamalar > İnternet menüsünden ulaşabilirsiniz. FileZilla’nın kısaca ne olduğundan bahsettikten sonra kullanımına bakalım.

Sunucuya Bağlanmak

FileZilla ile sunucunuza üst kısımda bulunan sunucu, kullanıcı adı, parola ve port bilgilerini girip, “Hızlı Bağlan” düğmesine tıklayarak bağlanabilirsiniz. Tabii, her seferinde bu bilgileri girmek zahmetli olacağından Site Yöneticisi’ne site bilgilerinizi bir kez kaydedip, her seferinde oradan seçmek daha mantıklı olur. Bunun için ilk olarak, Dosya menüsünden Site Yöneticisi’ne tıklıyoruz. Aynı işlemi Ctrl+S tuş kombinasyonuyla da gerçekleştirebilirsiniz.

Site Yöneticisi’ni açtıktan sonra, sol taraftaki “Yeni Site” düğmesinden bir site hesabı oluşturuyoruz. Daha sonra sunucu, port, sunucu türü ve parola bilgilerimizi girerek sitemizi tanımlıyoruz. Sunucuya her bağlanmak istediğimizde artık bilgilerimizi girmek zorunda kalmayacağız. Ctrl+S ikilisi ya da Dosya > Site Yöneticisi’nden sitenizi seçtikten sonra “Bağlan” düğmesine tıklayarak sunucunuza erişebilirsiniz.

Dosya Transferi Nasıl Yapılır?

Sunucunuza eriştikten sonra artık bilgisayarınız ve sunucunuz arasında dosya transferi yapmaya başlayabilirsiniz. Sunucunuza bağlandığınızda FileZilla’nın sol kısmında sizin bilgisayarınızdaki, sağ tarafta ise uzak sunucu, yani, bağlandığınız FTP sunucunuzdaki klasörler listelenir. İstediğiniz dosya ya da klasörü sürükleyip bırakarak iki sunucu arasında dosya transferi kolaylıkla yapabilirsiniz.

Dosya / Klasör İzinlerini Değiştirmek

FileZilla’nın grafik arayüzü ile sunucuzdaki dosya ve klasörlerin yazma, okuma ve çalıştırma izinlerini de değiştirebilirsiniz. Bunun için, sunucunuzda izinlerini değiştirmek istediğiniz dosya ya da klasöre sağ tıklayıp “Dosya İzinleri” seçeneğine tıklamalısınız.

  • Oku: Dosyalarınıza erişim hakkı.
  • Yaz: Dosyalarınızda değişiklik yapma, yazma hakkı.
  • Çalıştır: Dosyanızın işlenmesi.

Eğer dosya izinlerinde “Alt klasörlere de uygula” seçeneği işaretliyse yaptığınız ayarlar sadece o klasör için değil, onun içindeki dosya ve klasörler için de geçerli olur.

Dosya Düzenleme

Sunucunuzda bulunan dosyalarınızda ufak değişiklikler yapmak istediğinizde sunucudan dosyanızı çekip, gerekli düzenlemeleri yapıp daha sonra tekrar sunucuya yüklemek zahmetlidir. Bunun yerine, FileZilla üzerinden dosyanızı açabilir, istediğiniz değişikliği yapabilirsiniz. Düzenlemeyi bitirdiğinizde FileZilla dosyayı sizin yerinize sunucuya tekrar yükler. Örnek vermek gerekirse, sunucumuzdaki bir dosyaya sağ tıklayıp “Göster/Düzenle” seçeneğine tıkladığımızda FileZilla bizden dosyayı açacağı programın yolunu ister. Burada programın tam adresini yazmalıyız. Kate isimli metin düzenleyicisi için örnek olarak; /usr/kde/4/bin/kate gibi..

Pencerenin altındaki “Bu seçimi tüm ilişkilendirilmemiş dosyalar için kullan” onay kutucuğunu işaretlediğinizde, FileZilla hangi program ile açılacağı belli olmayan tüm uzantıları, bizim örnek olarak verdiğimiz Kate metin düzenleyicisiyle açar.

Değişikliklerinizi yapıp, düzenleyiciyi kapattığınızda FileZilla size, dosyanın yeni halinin sunucuya yüklenmesini ve bilgisayarınızda olan yerel dosyanın silinmesini isteyip istemediğinizi soracak. ”Evet” dediğinizde sunucuya dosyanızın güncellenmiş hali yüklenecek.

Ayarlar

Düzenle > Ayarlar yolu ile FileZilla’nın ayarlar penceresine ulaşabilirsiniz.

  • Bağlantı Ayarları: Aktif ve Pasif mod bağlantı tipi olarak iki seçenek mevut. Aktif modda bağlantı ayarlarını (port, dış ip ..) siz tanımlamalısınız. Pasif modda ise herhangi bir ayar yapmanıza gerek yok. FileZilla varsayılan ayarları kullanır.
  • Aktarımlar: FileZilla varsayılan olarak dosya aktarımlarını uzantısına göre kendisi belirler. Eğer isterseniz aktarılacak dosya türlerini de buradan ayarlayabilirsiniz.
  • Arayüz: FileZilla’nın görünümüyle ilgili simge seti ayarlarını ve tarih biçimlendirme ayarlarını buradan yapabilirsiniz.
  • Dil: FileZilla’nın dil ayarlarını buradan yapabilirsiniz.
  • Dosya Düzenleniyor: Düzenleme yaparken ilişkilendirdiğiniz dosya türleri ve programları görebilir, değiştirebilirsiniz.

 

Sonuç olarak, FileZilla tüm FTP işlemlerinizi hızlı ve güvenli bir şekilde yapmanızı sağlayan güçlü bir FTP istemcisidir. Kendine has özellikleriyle de benzer FTP istemcileri ile arasındaki farkı gösteriyor.

Bluefish

Bir web sitesi hazırlamaya kalktığınızda sayfalarınıza standart olarak kullanacağınız şablon HTML kodlarını eklemek zorundasınız. Bu kodlarla web sayfanızın başlığını, anahtar kelimelerini, dil kodlaması gibi niteliklerini belirtebilirsiniz. Bluefish’in hızlı başlangıç özelliğiyle bu niteliklere kolayca değer atayabilir, istediğiniz etiketi ekleyip, kaldırabilirsiniz.

İlk olarak Dosya > Yeni menüsünü kullanarak yeni bir çalışma sayfası açıyoruz. Sayfamızı açtıktan sonra Dialogs > Genel > Hızlı Başlangıç Yolu ile meta etiketlerini (tag) tanımlayacağımız penceremizi açıyoruz. Aynı işlemi Shift+Alt+Q tuş kombinasyonu ile de gerçekleştirebilirsiniz.

Pencereyi açtıktan sonra, istediğiniz meta etiketlerine (tag) parametre verebilirsiniz. Parametre vermek istediğiniz seçeneğe çift tıklayarak içeriğini değiştirebilirsiniz. İstemediğiniz bir meta etiketiniyse, seçip Kaldır seçeneğiyle sayfanızdan kaldırabilirsiniz. Başlık kısmına sayfanızın üstünde gözüken (title) içeriğini girebilirsiniz. Sayfanızın DocType ayarını da pencerenin en üst kısmındaki (DTD) açılır listeden yapabilirsiniz.

Sol kısımdaki Style sekmesinden harici veya dahili stil şablonlarınızı tanımlayabilirsiniz. Eğer, dahili stil şablonu kullanacaksanız Style sekmesinden “Create Empty Style Area” kutucuğunu işaretlemeniz gerekiyor. Harici stil şablonu kullanacaksanız “External Style Sheet” seçeneğinden “href” kısmına stil şablonunuzun adresini yazmalısınız.

Script sekmesinden ise sayfanızda kullanacağınızı harici ya da dahili JavaScript kodları için şablon oluşturabilirsiniz. Yine kaynak kısmında, harici JavaScript dosyanızın adresini yazabilir ya da “Create Empty Script Area” kutucuğundan boş bir script alanı oluşturabilirsiniz.

Son olarak, pencerenin alt kısmında bulunan “Open in New Document” kutucuğundaki seçimi, yaptığımız ayarları bulunduğumuz sayfaya yerleştirmesi için kaldırıyoruz. Eğer kaldırmazsak kodları yeni bir çalışma sayfası açarak uygular.

Tamam’a basıp pencereyi kapadığınızda tek satır kod yazmadan sayfa şablonunuzun oluştuğunu göreceksiniz. Kodlarda yazım denetimi olduğundan daha önce kapatmadıysanız muhtemelen altı çizili gözükecektir. Yazım denetimini Döküman > Spell Check yoluyla kapatabilirsiniz.

 

Bluefish ile Görsel Arayüz Kullanarak Stil Sayfası Hazırlamak

Bir web sitesi hazırlamaya kalktığınızda web sayfanızın görselliği için bir stil sayfası yazmalısınız. Bu stil sayfasında yazı tiplerinin (font) özellikleri, sayfa renkleri gibi değerleri tanımlamalısınız. Kullanılan CSS kodları uzun olduğundan, çoğu kişi bu kodları ya da parametreleri unutabiliyor. Bluefish’in en güzel özelliklerinden birisi de, tek satır kod bile bilmeden kullanıcıların bu işlemlerin hepsini yapabilmesini sağlamak. Şimdi kullanımına bir bakalım.

Bluefish’i çalıştırdıktan sonra üstteki sekmelerden CSS sekmesine tıklıyoruz. Açılan menüden en soldaki Stil Sayfası Yarat seçeneğine tıklıyoruz.

Stil sayfası yarat seçeneğine tıkladığımızda karşımıza katmanın adını ve özelliklerini girebileceğimiz bir pencere açılıyor. Bu pencerede etiket kısmına oluşturacağımız katmanın adını, özellik kısmına tanımlayacağımız özellikleri, açılır liste sayesinde kolayca seçiyoruz ve değer kısmında da bu özelliğin ne olacağını tanımlıyoruz.

Ekle diyerek yeni bir stil oluşturmuş oluyoruz. Tanımladığınız bütün stiller seçim yaptığınız alanın altında listelenir. Buradan silebilir ya da seçenekleri değiştirebilirsiniz.

Görsel arayüz kullanarak üstünde değişiklik yapmak istediğiniz katmanın başlangıç (#) ve bitiş (}) arasındaki kodları seçip, tekrar stil yarat düğmesine tıklayarak açılan pencereden “Güncelle” seçeneği özellikleri düzenleyebilirsiniz.

Tamam’a tıklayıp pencereyi kapattığımızda görsel olarak tanımladığımız özelliklerin arka plana yerleşen CSS kodlarını görebilirsiniz.

Ayrıca katman ekleme, stil tanımlama gibi işlemleri yine CSS sekmesindeki üçüncü düğme olan “Div” düğmesinden de yapabilirsiniz.

Herkese bol Bluefish’li günler…

Boncuk

İnternet ve bilgisayarla bir şekilde içli dışlı olan herkesin az da olsa yabancı dil bilgisine ve bir sözlüğe ihtiyacı oluyor. Pardus bu noktada da bizlere güzel sözlük uygulamaları sunuyor. 2009 katkı deposundan indirebileceğiniz, yaklaşık olarak 3,8 megabayt boyutunda olan Boncuk, hem küçük boyutlu hem de kolay kullanımı açısından son derece yararlı bir sözlük uygulaması.

Boncuk, katkı deposundan edinip kurduğunuz zaman, “Programlar >Yardımcı Programlar” menüsü altına, şirin mavi tonlara sahip bir boncuk simgesiyle birlikte yerleşiyor. Programı çalıştırdığınız zaman, şirin simgesi ile birlikte hemen sistem saatinin olduğu bölgeye yerleşiyor ve ne zaman ihtiyaç duysanız yardımınıza koşmak için orada bekliyor.

Boncuk programı son derece basit. “Aranacak Sözcük” bölümüne yazdığınız kelimeyi hem “İngilizce-Türkçe” hem de “Türkçe-İngilizce” yönünde arayarak sonuçları size çıkarıyor. Böylece arama yaparken yön seçmemeniz ayrı bir kolaylık sağlamış oluyor.


Boncuk
, “Geçmiş” özelliği ile daha önce aradığınız kelimeleri hafızasında tutabiliyor. Arama yapmak için kelime yazmaya başladığınız zaman otomatik tamamlama mantığı ile hafızadaki kelimeleri açılır kutu olarak karşımıza çıkartıyor.

Geçmiş sınırı 100 kelime olarak ayarlanmış halde geliyor. Fakat “Dosya->Boncuk Programını Yapılandır…” yolunu izleyerek bu ayarı değiştirebilirsiniz.

Ayrıca Boncuk çevrim içi, çevrim dışı ya da önce çevrim dışı daha sonra çevrim içi olarak arama yapabilir. Bu yöntemi yine “Dosya->Boncuk Programını Yapılandır…” yolunu izleyerek açtığımız yapılandırma menüsü ile ayarlayabiliyoruz. Çevrim içi arama yönteminde bu veritabanı kullanılıyor.

Kısaca Boncuk, işlevselliği ön planda olan, son derece hızlı ve kullanışlı bir sözlük uygulaması. PyQt ile yazılan Boncuk sistem kaynaklarını son derece verimli kullanıyor. Sistem çekmecesine de yerleşen Boncuk’u komut satırı aracılıyla da kullanabilirsiniz.

KDE Bilgi Merkezi

KDE Bilgi Merkezi, sisteminiz ve donanımlarınız hakkında ayrıntılı bilgi alabileceğiniz harika bir programdır. KDE Masaüstü ortamının bir parçası olan KDE Bilgi Merkezi’ne Uygulamalar >Sistem menüsünden ulaşabilirsiniz.

Programı çalıştırdığınızda iki panele ayrılmış bir pencere sizi karşılar. Soldaki panelde sistem kaynakları ve aygıtların ait oldukları kategoriler bulunur, bu kategoriler seçildiğinde de o kategoriye ait kaynakların ayrıntılı bilgileri sağdaki panelde görüntülenir.

Bu program ilk bakışta Windows’taki Aygıt Yöneticisi’ne benzetilse de aslında çok farklı bir yapıdadır. KDE Bilgi Merkezi sadece sistem hakkında ayrıntılı bilgi alma amacıyla kullanılabilir. Yönetim işlemleri içinse Sistem Ayarları’nı kullanmalısınız.

Şimdi programdaki kategorilere ve içerdikleri bilgilere kısaca bakalım:

 

Genel Bilgiler

Bu kategori bilgisayar hakkındaki bilgilere ait bölümlerin alt başlıklar halinde sıralandığı ve bunlar hakkında kısa bir bilgilendirme yapılan bölümdür.

 

Aygıtlar

Bu kategori, aygıtları üç gruba ayırarak sınıflandırmıştır. Karakter, Blok ve Diğer Aygıtlar. Bu sınıflar, sağ panelde bir ağaç yapısında görüntülenir. Bu kategorilerin ne anlama geldiği ve bu aygıtlarla sistem kaynaklarının neler olduğu, Linux sisteminin nasıl çalıştığıyla ilgili teknik bir konudur.

 

OpenGL

OpenGL, geliştiricilerin 2 ve 3 boyutlu grafikleri donanımdan ve işletim sisteminden bağımsız olarak yönetebilmeleri için hazır fonksiyonlar sunan özgür ve gelişmiş bir yazılımıdır. Bu kategoriyle bu yazılımın sürümü, yüklü olan eklentileri gibi ayrıntılı bilgileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Protokoller

Bu kategori seçildiğinde sağ panelde iki panel daha açılır. Yeni açılan soldaki panelde protokoller listelenir. Her bir protokolle KDE uygulamalarının diğer bilgisayarlarla ve uygulamalarla nasıl iletişim kurduğunu belirten açıklamalar görüntülenebilir.

 

İşlemci Bilgileri

Bu kategoriyle sisteminizdeki işlemcinin önbellek boyutu, modeli, hızı gibi teknik verilerini görüntüleyebilirsiniz.

 

X Sunucusu

X Sunucusu, programlara grafik arayüzü sağlayan ve bunu kullanabilmek için gerekli giriş çıkış aygıtlarını yöneten bir altyapıdır. Desteklenen pixmap biçimleri ve kullanılan geliştirmeler gibi teknik verileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Disk Bölümleri

Bu ilk bakışta Depolama Aygıtları kategorisiyle aynı gibi görünse de temel bir fark var. Depolama Aygıtları kategorisi sisteminize bağlı olan ya da olmayan tüm depolama bölümlerini gösterirken, bu kategoride sadece sisteme bağlı bulunan depolama bölümleri ve nasıl bağlandıkları hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Disk bölümlerinin bağlanması konusundaki yönetim görevleri için Sistem Ayarları > Disk Yöneticisi Arayüzü’nü kullanabilirsiniz.

 

Samba Servisi

Bu kategori ile Samba servisinin durumu hakkında ayrıntılı bilgi alınabilir. Kategori seçildiğinde sol panelde, Verilen, Alınan, Kayıt ve İstatistikler olarak dört tane sekme açılır. Bu sayede Samba servisi üzerinden diğer bilgisayarlarla yapılan veri alışverişi ve istatistik bilgilerine ulaşabilirsiniz. Eğer Samba servisinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu düşünüyorsanız, Kayıt sekmesinden Güncelle düğmesini tıklayarak Samba’nın günlük dosyasındaki kayıtları incelemek işinize yarayabilir.

Kesmeler

Bu kategoriyle donanım kesmelerinin hangi aygıtlar tarafından kullanıldığını görebilirsiniz.

 

DMA Kanalları

Bu kategoride iletişim için DMA kullanan aygıtları görüntüleyebilirsiniz.

 

IEEE 1394 Aygıtları

Bu kategoride IEE 1394 standardıyla iletişim kurulan aygıtlar için ayrıntılı bilgi görüntüleyebilirsiniz.

 

Ağ Arayüzleri

Bu kategori sisteminizdeki kablolu veya kablosuz arayüzleri görüntüler. Arayüzlerin o andaki IP adresleri ve çalışıp çalışmadıklarının yanında MAC aresleri de görüntülenir.

 

PCI

Bu kategoriyle sisteminizdeki PCIkartları ve PCI arabirimi üzerindeki anakart kaynaklarının ID’leri, bellek adresleri, kullandığı kesmeler gibi teknik bilgilerini görüntüleyebilirsiniz.

 

Ses

Bu kategoriyle sisteminizde kullanılan MIDI, karıştırıcı, ses aygıtı ve buna bağlı özellikleri görüntüleyebilirsiniz.

 

G/Ç Portları

Giriş/Çıkış portları, sisteminizdeki okuma yazma işlemleri için kullanılan her türlü aygıta ait bellek adreslerini görüntüleyebilirsiniz.

 

SCSI

Bu kategoriyle SCSI arabirimini kullanan aygıtlar hakkında bilgi alabilirsiniz.

 

USB Aygıtları

Bu kategoriyle sisteminize USB arabiriminden bağlanan aygıtlara ait bağlantı hızlarını, üretici bilgilerini, sürüm numaralarını ve diğer bazı teknik verileri görüntüleyebilirsiniz.

 

Bellek

Bu benim en çok sevdiğim kategoridir. Adı üzerinde, sistem belleğinizin o andaki durumunu ayrıntılı bir şekilde görebilirsiniz. Sağ paneldeki grafik ve bellek değerlerinin anlık olarak güncelleniyor olması, en sevdiğim bölüm olmasının nedenidir.

Panelde, yüzde oranlarını gösteren üç tane grafik ve bunların üzerinde de ayrıntılı miktarları gösteren bir tablo göreceksiniz. Bu grafikleri doğru okuyabilmek için tek tek incelemek gerekirse:

  • Toplam Bellek: Sisteminizdeki RAM ve takas alanını bir bütün olarak gösterir.
  • Fiziksel Bellek: Sadece RAM belleğinin durumunu rapor eder. Kırmızı renkte gösterilen oran, o anda çalışmakta olan programların sisteminizin RAM belleğinin ne kadarını kullandığını gösterir. Yeşil renkle gösterilen oran da program çalıştırmak ya da dosyaları okumak için sabit diskinizden okunan son verilerin geçici olarak tutulduğu alanı gösterir. Bu önbellek alanı sabit diskten okunan her veride büyür ve sonunda RAM belleğinizin hemen hemen tüm boş alanını geçici olarak kullanır. Bu, RAM belleğiniz ne kadar büyükse sabit disk önbelleğinizin de o kadar büyük olacağı anlamına gelir. Bir bilgisayarın en yavaş parçaları her zaman sabit diskler olduğundan bu sayede önemli performans artışı sağlanır.
  • Takas Alanı: Bu alan aslında sabit diskinizde sistem tarafından açılmış bir dosyayı gösterir ve RAM bellek tükendiğinde, bu dosya RAM bellekmiş gibi kullanılmak üzere hazır bekletilir. Genellikle basit ofis ve İnternet uygulamaları kullanan bir kullanıcının günümüz şartlarındaki bir donanımda (minimum 512 MB RAM) sistemin takas alanına pek ihtiyacı olmaz.

KAlarm

KAlarm benim vazgeçilmez uygulamalarımdan biri. Peki, nedir KAlarm? Adından da anlaşılacağı üzere KDE tabanlı bir alarm uygulaması.

Bir kısmınız içinizden geçiriyordur “Alarm/Telefon varken neden bilgisayardan alarm kullanalım?” diye. Evet, güzel bir soru olurdu.

KAlarm, benim gibi hem telefonunun hoparlörü kafası estiğinde çalışan ve bilgisayar başında uyumaya meyilli insanların epey işine yarayacak bir uygulama. Hele hele benim gibi bilgisayarını nerede ise hep açık tutan kişilerin kesinlikle vazgeçilmezi olacaktır.

Sadece alarm değil, basit bir ajanda olarak da kullanılabilmektedir KAlarm. Örneğin; bir randevunuz var. Ama bilgisayara bir oturdunuz mu kalkmak nedir bilmiyorsunuz. İşte burada KAlarm güzel bir yardımcı, hatta can simidi olabiliyor.

Uykunuzun geldiğini hissettiğinizde, ama önemli bir işiniz de varsa, KAlarm’ı belli aralıklarla çalması için ayarlayarak uykunuzu açmasını da sağlayabilirsiniz. Denedim, işe yarıyor :).

KAlarm’ı nasıl kullanabilirsiniz?

Şimdi gelelim nasıl kullanacağınıza… Öncelikle çevirileri tam olmadığı için yarı İngilizce, yarı Türkçe olduğunu söylemeliyim.

Basit bir alarm için New Display Alarm seçeneğine tıklayarak yeni alarm oluşturma penceresine geliyorsunuz. Eylem altından alarm çaldığında bilgisayarın ne yapmasını istediğinizi seçiyorsunuz. İki grupta oluyor. İlki Görüntüleme Tipi. Buradan alarm çaldığında oluşacak görsel içerik seçiliyor. Bu ister bir metin, ister bir dosya, isterseniz de bir komut olabilir. İkinci seçenek ise Ses. Buradan isterseniz hiçbir ses olmamasını, isterseniz standart zil sesini kullanabilirsiniz. Ayrıca iki seçenek daha var. Birincisi, herhangi bir ses dosyasını çalmasını sağlayabilirsiniz. Diğeri ise henüz Pardus üzerinde ses sentezleyicisi olmadığından hata veren seslendir seçeneği.

Peki, diyelim ses sentezleyicisi olsaydı ne olacaktı? KAlarm sizin için yazdığınız metni seslendirecekti. Bu iki grubun ardından komut kullanarak da kendi eylemlerinizi hazırlayabilirsiniz. Şimdi gelelim Saat kısmına. Bu kısımdan iki farklı tip var. İster belirli bir gün ve saatte çalmasını, isterseniz de alarmı kurduktan sonra, sizin belirlediğiniz bir süre sonra çalmasını sağlayabilirsiniz.

Şimdi gelelim tekrarlama sekmesine. Birkaç tekrarlama seçeneği var elimizin altında. Bunları kullanarak istediğiniz bir tekrarlama düzeni hazırlayabilirsiniz. Bu arada dürüst olmak gerekirse: Girişte seçeneğini henüz ben de çözebilmiş değilim :).

Yine KAlarm ana penceresinden New Email Alarm seçeneğiyle KAlarm’ın size, istediğiniz bir zamanda e-posta atmasını sağlayabilirsiniz.

Bunun yanında yeni alarm oluştururken her seferinde aynı ayarları yapmaktan bıktınız mı? O zaman şablon sistemine davet edelim sizi. “Dosya > Şablonlar” altından yeni şablon oluşturabilir ve Şablon‘dan Yeni seçeneğini kullanarak yeni alarm penceresinin direkt olarak istediğiniz ayarlarla gelmesini sağlayabilirsiniz.

OOXML

OOXML’e karşıyız!

Çünkü bizler; tüm kamu kurumlarının, firmaların, yerel yönetimlerin, okulların, hastanelerin ve sıradan insanların “gelecek endişesi” olmaksızın kullanabileceği, özgür ve açık bilişim standartlarını istiyoruz… Bizler, bilişim standartlarının uluslararası yazılım tekellerine değil; insanlara hizmet için var olması gerektiğini düşünüyoruz…

Hedefimiz, herkesin kamusal bilgiye hızlı, eşit, ücretsiz ve özgürce ulaşabileceği bir yapıdır.

2006 yılında, OASIS OpenDocument adıyla da bilinen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan bir standart doğdu. OpenDocument, özgür ve herkese açık bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006). OpenDocument standardı sadece özgür ve güvenilir olmakla kalmayıp, devletleri ve vatandaşlarını da belli bir yazılım markasının ürünlerine mahkûm olma zorunluluğundan kurtarıyordu…

OpenDocument dosya biçimlerinin birer uluslararası ISO standardı olarak kabul edilmesi üzerine, pek çok ülkede “özgür ve açık standartlar” kullanma eğilimi artış gösterdi. Bu gelişmeden rahatsız olan ve OASIS üyesi olmasına karşın OpenDocument’ın standartlaşması aşamasında işbirliği davetlerini reddeden Microsoft, kendi Office serisi ürünlerinde kullanacağı XML tabanlı dosya biçiminin bir ISO standardı olarak kabulü için çalışmalara başladı. Microsoft’un bir ISO standardı olarak kabul edilmesini istediği bu yeni dosya standardının adı OOXML

OOXML’in açılımı her ne kadar Office Open XML olsa da, bu yeni standart açık ve özgür değil… OOXML’in içerdiği teknolojilerden bir kısmı patentlenmiş durumda. Patentlerin sahibi ise elindeki patentleri kullanarak özgür yazılımları kullanan kişi ve şirketleri tehdit eden bir firma… Standart yeterince açık olsa ve kabul edilse bile, bu standardın içerdiği teknolojileri kullananlara Microsoft tarafından dava açılabilecek!

(…)

OOXML’in ISO standardı olarak kabul edilmesine dair oylama, 24-25 Şubat günü Cenevre’de ulusal standart komitelerinin bir araya geleceği toplantının ardından, 30 Mart’a kadar olan süreçte gerçekleşti. Bu süreçte, Özgürlükİçin topluluğunun öncülüğünde büyük bir kampanya yürütüldü. Türkiye’yi temsil eden Türk Standartları Enstitüsü (TSE); Türk özgür yazılım topluluğunun itirazlarını dikkate alarak, ilk oylamadaki “Evet” oyunu, “Çekimser” olarak değiştirmeye karar verdi.

Türkiye’nin nihai oylamada oyunu “Hayır” olmasını elbet tercih ederdik ancak bu “Çekimser” oy, artık Türkiye’nin de OOXML’in “bir standart değil, bir ürün” olduğunu anlamaya başladığını gösteriyor.

Tüm çabamız, özgür ve bilgiye ulaşmada fırsat eşitliği sağlayacak mevcut OpenDocument standardını engellemeye yönelik hazırlanan “OOXML“in çeşitli kamu ve yerel yönetim hizmetlerinde karşımıza çıkmasını engellemek.

  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart, bilgiye özgür ve açık standartlarla erişimi engellemeye yönelik bir girişim. Bu nedenle bizler, özgür OpenDocument dosya biçimlerini destekliyor ve mevcut yazılım tekellerinin kendi patentli ve markalı teknolojilerini kamusal alanlarda standart haline getirme çabalarına karşı çıkıyoruz!
  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni dosya biçimi tek bir yazılım firması tarafından destekleniyor. Bir devlet düşünün, arşivindeki eski tarihli belgeleri açamıyor, çünkü bu belgeler artık desteklenmeyen bir dosya biçiminde yazılmış. Dosya biçimi sadece tek bir programla açılabiliyor ve o şirket artık piyasada yok! Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ne olacağını kim garanti edebilir? Bir şirket ürünü desteklemeyi durdurdu diye ülkelerin arşivi kaybolup gidecek mi?
  • OOXML’e karşıyız çünkü eski MS Office belgelerine uyumluluk adına tanımlanmış, ancak nasıl işlenmesi gerektiği belirtilmemiş etiketleri kullanıyor bu yeni standart. Bunlar sadece “şu program gibi davran” diyorlar, örneğin “Word95GibiBiçimlendir” bunlardan biri. Standart “açık” olduğunu iddia ederken, programların bu tarz özellikleri kullanabilmesi için adı geçen programların nasıl çalıştığının bilinmesi gerekiyor. Bu ise OpenOffice.org gibi programların yıllardır uğraşıp halen tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri bir durum.
  • OOXML’e karşıyız çünkü daha önceki oylama sırasında gündeme getirilen ve büyük kısmı hâlâ çözümlenmemiş 3000’den fazla soruna sahip bir standart öneriliyor bize!
  • OOXML’e karşıyız çünkü bu yeni standart talebi geçmişte VML gibi standart olma başvurusu reddedilmiş teknolojilere atıfta bulunuyor. Bir standardın, hem de konuda onaylanmış ve herkese açık/özgür alternatifleri (Örneğin SVG) varken, reddedilmiş eski ve sahipli bir teknolojiye atıfta bulunması, bu yeni standardın neden açık ve özgür olamayacağının bir başka göstergesi… Bu yeni standart, Microsoft’un pek çok patentli teknolojisine atıflarda bulunması, bu yeni dosya biçimini kullanacak yazılım firmalarının üzerinde bir patent/mahkeme kılıcının sallanmasına yol açacak!

 

Aslında karşı olmak için daha pek çok nedenimiz var….

ISO tarafından onaylanmış bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006) olmasına rağmen, Microsoft’un kendi sahipli dosya biçimi olan OOXML’in “bir standart adı altında” kamuya ve yerel yönetimlere pazarlama çabaları hakkında bilgisayar kullanıcılarını bilgilendirmek ve harekete geçirmek amacıyla “OOXML’e Hayır!” diyoruz.

(…)

Özgürlükİçin OOXML’e Hayır! demeye devam ediyoruz…

Comix

Comix

Bilgisayar üzerinden çizgiroman ya da manga okuyanlar bu konuda resim göstericilerinin yeterli olmadığını hissetmiştir. Peki, size “sadece çizgiroman ve manga okumak için yazılmış bir uygulama var” desem? Daha da iyisi, bunun Pardus depolarında olduğunu da söylesem?

Bu harika paketin adı Comix. Son derece başarılı bir uygulama diyebiliriz. Beni sadece zoom konusunda biraz rahatsız ediyor. Bunun dışında memnun edebilecek, hatta tam aradığım yazılım diyebileceğiniz bir paket. Hafif olduğu için de gayet de rahat bir biçimde çizgi roman ve mangalarınızı okuyabilirsiniz.

Öncelikle nasıl çalıştığını anlatalım. Resim dosyaları halindeki çizgiroman veya mangamızın bulunduğu dizine gelip, oradaki herhangi bir resmi ComiX ile açıyorsunuz. ComiX o dizindeki tüm dosyaları o çizgiroman veya manganın parçası olarak algılıyor ve ilerleme tuşu yardımıyla sayfalar arasında geçiş yapabiliyorsunuz.

Sayfa içinde ilerlemek için fareye muhtaç da değilsiniz. Boşluğa her basışınızda sayfanın bir sonraki bölümüne geçiyor. Sayfa bitince de diğer sayfaya geçiyor. Bu özellik, “double page mode” ile birlikte daha da işlevsel oluyor.

Double Page Mode’dan biraz daha bahsedelim. Bu aynı anda iki sayfayı göstermeyi sağlıyor. Bu özelliğe baktıkça sırasında yazılımcıların, otakuları (Otaku: Anime/Manga hayranı) unutmadığını anlıyoruz. Çünkü birkaç istisna hariç tüm mangalar sağdan sola basıldığı için normal düzene ters düşüyorlar. Ama seçeneklerden “Manga mode” seçeneğini işaretlediğiniz anda sayfalar yer değiştirir ve boşlukla yapılan ilerleme yön değiştirerek, soldan sağa değil, sağdan sola olarak karşımıza çıkıyor.

Uygulamayı her yeni başlattığınızda ayarların sıfırlanmasından bıktınız mı? O zaman “Edit > Preferences” yolunu izleyin. Oradan istediğiniz ayarı standart olarak ayarlayabilirsiniz.

Comix, bu özelliklerin yanında basit bir kütüphanesinin de olduğunu söylemezsek, ayıp olur. Bu kütüphaneye bir bakış bile yazılımın bazı yönlerden hâlâ gelişmekte olmasına karşın iyi ilerlediklerinin bir kanıtı. Ayrıca şunu belirtmeliyim ki, paketin Türkçe dil desteği yok. Kullanım dili İngilizcedir.

Keyifli okumalar…

Blogilo

Bu yazıda sizlere günlük hazırlamamdaki en büyük yardımcım olan Blogilo yazılımını anlatmak istiyorum. Benim gibi tembel ve acemi günlükçülerin hayatını kurtaracak bu yazılım, Pardus 2009 ve 2011 ile birlikte kullanılabiliyor.

Paket Yöneticiniz ile kurduktan sonra yapmanız gereken ilk şey, hesabınızı eklemek ve sonrasında İnternet günlüğünüz artık bilgisayarınızda.

Blogilo ya da eski adıyla Bilbo Blogger, kolay kullanımı ve basitliği hedef almış bir günlük uygulamasıdır. KDE Kblog kitaplığı temel alınarak hazırlanmıştır. Qt4 ve KDE kitaplıklarını kullanır. Blogger 1.0, MetaWeblog, MovableType, WordPress ve Google GData (Blogspot.com) desteğine sahiptir.

Evet! Geliştiricilerinin tanımladığı gibi amacı kolay kullanım ve basitlik. Eminim uygulamayı ilk kullanmaya başladığınızdan itibaren bunu siz de hissedeceksiniz.

Ben bu yazıya başladığımda Türkçe çevirisi yapılmamış bu uygulamayı, sizler de temel İngilizce ve İnternet terimleri bilginizle kolaylıkla kullanabilirsiniz.

Ayarlar

İsterseniz nasıl günlük girdisi oluşturabileceğiniz konusuna girmeden önce ayarlarımızı yapalım.

Önce Blogs kısmından hesabımızı oluşturalım. “Add” düğmesine basalım ve açılan pencereye blog adresimizi, kullanıcı adımızı ve şifremizi yazalım. “Auto Configure” düğmesiyle blog ayarlarımızı otomatik olarak Blogilo üzerine alalım ve “OK” düğmesiyle ayarları kayıt edelim.

Editor kısmında bulunan Automatically insert “Powered by Bilbo Blogger” seçeneği ile günlük girişlerinizde Blogilo tanıtımı yapabilirsiniz. Auto save süresi sayesinde yazdıklarınızın kazaya kurban gitmesini önleyebilirsiniz. Bu kısımda bulunan diğer seçenek sayesinde de hazırladığınız günlük girdisini, kişisel günlüğünüzün sitilinde görüntüleyebilirsiniz.

Günlük Giriş Oluşturmak

Evet, ayarlarımızı şöyle bir kurcaladıktan sonra sıra geldi günlük girdisi oluşturmaya. Blogilo’yu çalıştırdığımız zaman boş bir günlük sayfamız olacak. New Post düğmesine her tıklamamızda yeni bir günlük sekmesi daha açılır ve bu sayede birden fazla girdiyi aynı anda düzenleyebilirsiniz.

Title kısmı yazacağımız günlük sayfasının başlığını oluşturuyor. Eğer konuyu daha önce belirlediyseniz başlığımızı yazarak devam edelim.

Visual Editor sekmesi sizin işinizi kolaylaştıracak bir metin editörü. Bu kısımdan yazacağımız yazıları, editörün menüsünde bulunan butonlar ile kolayca düzenler, yazılara resim, köprü (bağlantı) ekler, yazı tipi, rengi ya da boyutunu birkaç tıkla düzenleyebiliriz. Sekmenin altında yer alan Media list bölümünde yazı içine eklediğiniz resimleri görebilirsiniz. Editör menüsünde bulunan resim ekle düğmesiyle bilgisayarınızda ya da İnternet’te bulunan bir resmi kolayca yazınıza ekleyebileceksiniz.

Html Editor sekmesiyle sayfanın kodlarını görebilir, gerekiyorsa buradan sayfanıza kod ekleyebilir ya da düzenleme yapabilirsiniz.

Post Preview sekmesi, Blogilo’nun en beğendiğim özelliği. Bu sekme sayesinde yazınızın önizlemesini yapabilir, üstelik “View post in the blog style” seçeneğini sayesinde hazırladığınız sayfanın günlüğünüzde nasıl görüneceğini öğrenebilirsiniz.

Günlüğü Yayınlama

Yazınızı hazırladınız, resimleri eklediniz, sıra geldi yazıyı günlüğünüze gönderip yayınlamaya. Yayınlanacak sayfa için bazı ayarlamalara ihtiyacımız olabilir. İşte bunun için önce sağda yer alan Toolbox (Araç kutusu) kısmına bir göz atacağız.

Blog Posts: Daha önce günlüğünüzde yayınlamış olduğunuz yazılar buradan ulaşabilirsiniz ve tekrar düzenleyebilirsiniz. Listede yazı görünmüyorsa alt kısımda bulunan ok tuşuna basın. Daha sonra seçtiğiniz yazı üzerine çift tıklayın.

Post Categories: Blogilo şimdilik yeni kategori eklememize destek vermiyor ama önceden günlüğünüzde kullandığınız kategorileri yazılarınıza buradan ekleyebilirsiniz. Günlüğünüze yeni bir kategori eklediğinizde listenin yenilenmesi için altta bulunan güncelleme butonunu kullanın.

Post Options: Hazırladığınız günlük girdisinin bazı temel seçeneklerini buradan düzenleyebilirsiniz. Örneğin yazınızın zaman etiketini değiştirmek isteyebilirsiniz. Bunun için tek gereken “Modify timestamp” kutucuğunu işretlemek ve zamanı seçmek.

Local Entries: Kendi bilgisayarınızda sakladığınız günlüklerinize buradan ulaşabilirsiniz. Sayfaları bilgisayarınızda saklamak için üst menüden “Save locally” düğmesine tıklamanız yeterli.

Toolbox ile gerekli düzenlemeleri de yaptıktan sonra tek yapmamız gereken, “Submit” düğmesine basmak olacak.

Başta da söylediğim gibi kolay kullanım ve basitliği hedefleyen bu günlük uygulamasıyla sizin de bir günlüğünüz olabilir, belki de kısıtlı olan zamanınızı günlüğünüzle ilgilenmeye ayırabilirsiniz. Kim bilir belki de bu sayede, aramızdan Pardus ile ilgili bilgi ve tecrübelerini aktaran yeni günlük yazarları çıkar.

Hepinize bol Pardus’lu günler, günlükler dilerim.

Gwenview

Merhaba sevgili Pardus severler, yine yeni bir yazı ile karşınızdayım. Bu yazıda sizlere KDE4 ile daha yetenekli ve daha kullanışlı bir hale gelen, Gwenview Resim Gösterici uygulamasını tanıtmaya çalışacağım. Gwenview, kullanışlı bir resim görüntüleyici olmasının yanında, sağladığı eklentiler ile size resimlerinizi düzenlemede ve paylaşmada büyük kolaylıklar sağlayan bir yardımcıdır.

Dosya Yöneticisinde bir resmi tıkladığınızda, öntanımlı olarak Gwenview ile açılır ve size tüm yeteneklerini sunmaya başlar.

Gwenview Ana araç çubuğunda bulunan Gözat düğmesiyle resmin bulunduğu dizindeki tüm resimleri görebilirsiniz. Gözat düğmesi seçiliyken, fare işaretçisiyle resimler üzerinde gezerseniz, resimlerin üzerinde beliren küçük düğmeler ile resimleri seçebilir, seçimleri kaldırabilir, resimleri sağa veya sola çevirebilirsiniz. Göster düğmesine veya resim üzerine tıkladığınızda ise sadece seçtiğiniz resim görüntülenir ve resimle ilgili düzenlemeler yapılabilir.

Programın menülerinde gezerken, sizde benim kadar etkilenecek ve Gwenview’in yeteneklerini keşfedeceksiniz.

Anlatacağım ilk menü Düzen, bu menü sayesinde Resimlere Etiket düzenleyebilir ve resimleri daha sonra kolayca bulabilirsiniz. Beğeni seçeneği ile resimlerinize yıldız verebilirsiniz. Resimler, araç çubuğundaki düğmelerle olduğu gibi bu menüde bulunan seçeneklerle  de çevrilebilir/döndürülebilir.

Sonraki menümüz Görünüm, bu menü ile resimleri görüntülenmesi ile ilgili seçeneklere ulaşabiliriz. Resimleri Tam Ekran Kipi veya Slayt Göstericisiyle görüntüleyebilirsiniz. Menüde bulunan sıralama seçenekleri ile resimleri sıralar, Ayrıntı seçenekleri ile de Gözat Ekranındaki küçük resimlerin altında görmek istediğiniz ayrıntıları seçersiniz. Menüden, Ana araç çubuğundan veya F11 tuşuna basarak açacağınız Yan çubuk sayesinde, resimlerin detaylarına ve birçok özelliğe ulaşabilir, resimlerinizi düzenleyebilirsiniz. Unutmayın, Gwenview ile bir şeyi yapmanın birçok yolu vardır.

Git menüsüyle de resimler üzerinde ileri/geri gezebilir, üst dizine geçebilir veya Gwenview Başlangıç Sayfasına ulaşırsınız.

Slayt Göstericisi

Belkide en beğeneceğimiz ve en çok kullanacağımız menüye geldi sıra, Eklentiler menüsü. Kipi eklentileri ile şenlenen bu menü içinde yer alan alt menüler sayesinde Gweview’in gerçek yeteneğini keşfedeceksiniz. Sürekli yenilenen ve güncellenen eklentiler sayesinde resimlerinizi kolay ve hızlı bir şekilde güzelleştirecek, resimlerinizi yazdıracak veya dostlarınız ile paylaşacak, birkaç tıklamayla beğendiğiniz resimlerden Takvimler oluşturabileceksiniz.

Yazımıza burada son vermeden önce Gözat penceresindeki iki küçük ama işinizi kolaylaştıracak özellikten bahsetmek istiyorum. İlki pencerenin sol alt kısmında bulunan Filtre Ekle seçenekleri ile resimleri bulmanızı kolaylaştıracak bir araç. Göster penceresinde ise aynı araç, Küçük resim çubuğunu açıp kapatan bir düğmeye dönüşüyor. İkincisi ise pencerenin sağ alt kısmında bulunan ve seçtiğiniz resim ve küçük resimlerin boyutlarını değiştirmenizi sağlayacak araçlar. Bu araçlar sayesinde Resimleri pencereye sığdırabilir veya istediğiniz bir boyutta görüntüleyebilirsiniz.

Evet KDE4 ile yenilene Gwenview ile ilgili benim anlatacaklarım bu kadar. Bundan sonrası sizin keşfetme arzunuza bağlı. Pardus ile keşfetmeye ve özgürlüğün tadını çıkarmaya devam. Hepinize bol Pardus’lu günler dilerim.

DigiKam

DigiKam 1.0

Merhaba sevgili dostlar, bu yazıda sizlerle, KDE 4 ile yenilenen ve geliştirilen fotoğraf yönetim yazılımı DigiKam 1.0 izlenimlerimi paylaşacağım. Bildiğiniz üzere KDE 3.5 ile birlikte de kullanılan DigiKam, KDE 4’ün o benzersiz güzelliğinde yeniden hayat bulmuş. KDE 4 ile birlikte kullanabileceğiniz DigiKam 1.0 sayesinde, bilgisayarınızda, taşınabilir depolama aygıtınızda ya da fotoğraf makinenizde bulunan resimleri depolamak, resimleri etiketlemek ve onları daha da güzelleştirmek artık çok kolay.

Eğer DigiKam’ı daha önce kullanmadıysanız, bu yazıdan sonra en azından bir kere deneyeceğinizi ve kendisinden bir daha kopamayacağınıza eminim.

Öncelikle, Pardus 2009 ile gelecek olan DigiKam 1.0, kullandığım en sorunsuz sürüm diyebilirim. Bu sürümde birçok hata düzeltilmiş ve yenilikler eklenmiş. DigiKam 1.0’ı ilk başlattığınızda sizi karşılayacak sihirbazla DigiKam’ın temel ayarlarını kolayca yapabiliyoruz. Yeni koleksiyonlar eklemek ve diğer ayarları yapmak için de çok şık bir ayar yöneticisi, yeni DigiKam ile sizi bekliyor.

DigiKam 1.0’ın ayarlarını kurcaladıktan ve albümlerinizi oluşturduktan sonra, albümlerinizi rahatlıkla görüntüleyebilir, resimleri dizinlere veya zaman çizgisine göre sıralayabilirsiniz. Sağda bulunan araç çubuğuyla resimleriniz hakkında bilgiler alabilir, onları etiketleyebilir, beğeninizi belirtmek için resimlere yıldız verebilirsiniz. İstediğiniz resim üzerine tıklayarak resmin büyük halini kolayca görebilir; menülerde yer alan düzenle seçeneğiyle resimlerinizle ilgili değişiklikleri hızla yapabilir; kameranız, taşınabilir disk ve belleğinizden resimlerinizi rahatlıkla aktarabilirsiniz.

Menülerdeki Düzenle seçeneği sayesinde birçok profesyonel ayarın, çok kolay bir şekilde birkaç tıklamayla yapılabildiğini sizler de fark edeceksiniz. Gelişmiş DigiKam resim düzenleyicisi sayesinde resimlerinizden birer sanat eseri oluşturmanız hiç de zor değil.

İşte size basit ama etkili sonuç veren birkaç süs ve filtre örneği. Siz de süs ve filtreler ile resimlerinizi değiştirmeye çekinmeyin, kurcalayacağınız ayarlar siz onaylamadan ve kaydetmeden resminiz üzerine yazılmıyor.

Çerçeve Süsü

Resimlerinize DigiKam içinde bulunan çerçevelerden istediğiniz birini ekleyebilir, çerçevenin boyutlarını kolayca düzenleyebilirsiniz.

Metin Süsü

Resimlerinizi üzerilerine yazacağınız notlarla daha kolay hatırlanır yapmak istiyorsanız, tek yapmanız gereken, DigiKam resim düzenleyicisiyle resminize metin yerleştirmek. Süsle menüsünde yer alan bu özelliği seçtiğinizde, sağda açılacak bölüm sayesinde istediğini metni, resminiz üzerine kolayca yerleştirebilirsiniz.

Doku Süsü

Düzenleyicinin Süsle menüsünde bulunan Metin uygula seçeneği ile resimlerinize onlarca doku arasından seçtiğiniz dokuyu uygulamak çok kolay. Kabarma seçeneği ile dokunun belirginliğini de ayarlayabilirsiniz.

Bozulma Efekti

Düzenleyicinin Efektler menüsünde bulunan bozulma efektleri ile eğlenceli resimler elde edebilirsiniz. İstediğiniz bozulma türünü seçin, resim üzerinde yer alan dikey/yatay kılavuz çizgilerini kaydırarak bozulma yönünü seçin, son olarak da yineleme ve seviye ayarları ile eğlenceli fotoğraflara sahip olun.

Siyah&Beyaz

Renk menüsünde bulunan Siyah&Beyaz seçeneğiyle resminizi, eski resimlere dönüştürebilir, Siyah&Beyaz resimlerden oluşan bir albüme yapabilirsiniz.

Renk Efektleri

Renk menüsünde bulunan bu seçenek ile resimlerinize şık renk efektleri ekleyebilirsiniz. Süs ve efektlerden de bahsettiğimize göre yazımızı burada bitirebiliriz diyorum. Ama bitirmeden önce de şunu eklemezsem olmayacak; Pardus 2009 ile gelecek olan son sürüm DigiKam 1.0, dışarı fotoğraf aktarma yeteneği ve eklenecek yeni efektleriyle sizi etkilemeye devam edecek. Pardus 2009 ve DigiKam’ı beklediğinize değecek.

Mutlu kalın, Pardus kullanın.

KNemo

Uzunca bir süredir Pardus kullanıyorum ve yavaş yavaş tanımaya başlıyorum. Tabii bu işi hızlandırmak için bir kullanım kılavuzu olmadığından çoğu şey el yordamıyla oldu. Geçenlerde Pisi’yi kurcalarken KNemo diye bir paket gördüm. Küçükken okuduğum bir romanda Kaptan Nemo diye bir karakter vardı, sanırım Denizler Altında 20.000 Fersah adlı bir çocuk romanıydı, birden sempatimi uyandırdı.

Kuralım bakalım neymiş? Ağ yöneticisi diyor, sanırım İnternet ile ilgili. İndirince Programlar menüsünde İnternet sekmesine yerleşmiş, demek doğru düşünmüşüm. Çalıştırınca karşımıza yapılandırma modülü çıkıyor, demek ayarları buradan yapıyoruz.

En üstteki ağ arayüzlerini izlemek için KNemo kullan kutusunu tıklayınca, masaüstünün alt sağ tarafında üç işaret eklendi. Aygıtlar sekmesini görüyoruz hemen, solda alt alta dört isim ağ araçlarımızı gösteriyor. Bunların davranış biçimleri ve simgelerini tek tek ayarlayabiliyoruz. Burada wlan0 kablosuz ağlar için kullanılıyor, üstteki boşluğa istediğimiz takma adı yazabiliriz, burada kablosuz yazmışım ben, ayrıca alttaki simge setlerinden de uygun olanı seçiyoruz, böylece atamalarımızı yaptık.

Yukarıdaki takma isim ne işe yarıyor? Sağ alttaki simgenin üzerine imlecimizi getirince takma isim beliriyor, isim yazmamışsak boş bir kutucuk çıkıyor, karışıklığı önlemekte fayda var değil mi?

İpucu sekmesinde sol sütundakilerden lazım olanı sağ sütuna taşırsak alt sağdaki simgelerin yanına bu bilgiler de eklenir, artık keyfinize kalmış, vazgeçerseniz sağdan sola taşırsınız, kaybolur.

Çeşitli sekmesinde ses ayarları yapılıyor, tuşa basınca bir sürü ses arasından bildirim seslerini deneyerek bulabilirsiniz, eğlenceli bir şey! Ha, bu arada, bu uygulama ağa bağlı olup olmadığınızı görsel ve işitsel olarak size bildirmeye yarıyor, onu söylemeyi unuttuk! Trafik Çizicisi dediği şey ağdan aldığımız ve gönderdiğimiz verilerin grafik olarak gösterilmesini sağlıyor, buradan sütunların rengini ayarlamak mümkün.

İşte bazı ayarlarını yaptık. Bunları kaydedip çıkıyoruz ve masaüstündeyiz. Sağ altta ikonlarımız işlerini yapmaya başladı. Bunların üzerine sağ tıklayınca iki önemli komut hazır, isterseniz ayarları değiştirebilir ya da Trafik İzleyicisi’ni başlatabiliriz. Bakalım trafik nasılmış? Trafik İzleyici böyle bir pencere işte. Renklerden biri gelen, diğeriyse giden trafiği izliyor. Pencereyi kenarlarından çekiştirerek büyütüp küçültebiliriz, sadece üstünde isim olarak gerçek adı çıkıyor, takma adı burada çıkmıyor.

Eh, yeterince karıştırdım, benden bu kadar.

Daha fazlasını isteyen dostlar biraz da kendileri karıştırsın, haydi kolay gelsin, sağlıcakla…

Pardus 2009 Yaklaşıyor

Geçtiğimiz haftalarda Pardus 2009 sürümü ile ilgili olarak geliştiricilerin kullanımına sunulan temel sürümün ardından yapılan çalışmalar, Pardus 2009’un alfa sürümünün ilgili kullanıcılara sunulmadan önce bir aşamaya gelmesiyle sonuçlandı. Pre-alfa 3 olarak isimlendirilen bu sürüm, geçtiğimiz günlerde Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi olan Onur KÜÇÜK tarafından duyuruldu.Bu sürümün geçen diğer geliştirme sürümlerinden farkı, yeni dosya sistemi olan ext4 desteği ve KDE4 masaüstü yöneticisinin Pardus 2009 ile beraber çalışabilir hale gelmesi oldu.

Bu yeni pre-alfa sürümü ve Pardus 2009 ile ilgili yürütülen çalışmalarla ilgili olarak, Pardus 2009 Sürüm Yöneticisi Onur KÜÇÜK sorularımızı yanıtladı.

Sevgili Onur KÜÇÜK ile yaptığımız bu röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

(…)

Öİ: Özellikle geçtiğimiz birkaç haftada depoda son derece büyük değişiklikler oldu. Yeni bileşen yapısıyla ilgili bizi biraz aydınlatman mümkün mü? Bu yapının değişmesi, paket yöneticisi arayüzünde kullanıcıları etkileyecek mi?

Eski bileşen yapımız hazırlandığı sırada depoda bulunan paketlere göre hazırlanmıştı. O zamandan beri depomuzun boyutu yaklaşık olarak 5 katına çıktı. Pek çok alanda yeni yazılımlar, sürücüler, masaüstü ortamlarının depoya girmesi ile daha gelişmiş bir bileşen yapısına ihtiyaç duyduk.

Yeni bileşen yapımız eski yapıya kıyasla çok daha fazla alt bileşene bölünmüş durumda, bu sayede ihtiyaç duyduğunuz bir alanda hangi yazılımları kullanabileceğiniz bulmak artık çok daha kolay olacak. Örneğin yeni yapıyla kızılötesi aygıtlarınızı hangi programlar ile kullanabileceğinizi bulmak için Donanım > Kızılötesi yolunu takip etmeniz yeterli olacak.

Yeni bileşen yapısı Paket Yöneticisi aracımızda da iyileştirmeler yapmamıza olanak verdi. Paket Yöneticisi yeni bileşen yapısıyla uygulamaları ve kitaplıkları çok daha kolay ayırt edebilecek. Böylelikle Pardus 2009’da daha kullanışlı ve daha hızlı çalışan arayüzlü bir Paket Yöneticisi aracımız olacak.

Öİ: Son pre-alfa sürümü ile birlikte KDE ailesini 2009 sürümü üstünde görme şansına eriştik. Bu noktadan sonra artık ince işlere mi giriyoruz yoksa bir süre daha “yapılacak kapsamlı işler” listesi var mı kafanda?

Son prealfa ile geliştiricilerin yeni sürümü günlük hayatlarında kullanabilecekleri aşamaya geldik. Pardus 2009’un omurgası hazır hale geldi diyebiliriz, ancak önümüzde Pardus’u Pardus yapan teknolojilerimizle ilgili yorucu bir maraton bizi bekliyor.

Önceki sürümlerimizde sunduğumuz Pardus araçlarının 2009 yapısına ve KDE4 ‘e uyarlanması, bu yeni sistemlerin sunduğu olanaklardan faydalanılarak hem görsel hem de işlevsel anlamda iyileştirilmesi öncelikli hedefimiz. Ayrıca yeni sürümle beraber hayata geçirmeyi planladığımız yeni teknolojilerimiz için de çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Her zamanki gibi daha hızlı, daha kararlı ve daha yetenekli bir Pardus sürümü kullanıcılarımızı bekliyor.

Öİ: Pre-alfa sürümü sürekli güncellemeler ve hata düzeltmeleri alıyor. Sürümün en azından bir alfa kararlığına erişmesinden ve duyurulmadan önce hala sadece geliştiriciler için olduğunu söyleyebilir miyiz?

Pre-alfa sürümü kararlılık açısından epey iyi durumda. Ancak şu zamana kadar temel geliştirme araçlarımız ve altyapımız öncelikli hedefimiz olduğu için son kullanıcıların günlük hayatlarında ihtiyaç duyabileceği pek çok yazılım ve sürücü henüz hazır değil. Bu sebeple bu sürüm sadece geliştiricilerin kullanımı için hazır diyebiliriz.

Öİ: 2009 sürümünde özellikle KDE paketlerinin isimlendirilmesinde gösterdiğin hassasiyeti, sürümün 2008’den güncellenerek geçilebilecek bir sürüm olma yolunda ilerlediğinin göstergesi sayabilir miyiz?

Daha önce geliştirici toplantısında aldığımız karar doğrultusunda, 2008 sürümünden 2009 sürümüne rahat güncelleme konusuna hassasiyetle yaklaşıyorum. Henüz 2009 deposu tamamlanmadığı için bu konuda kesin bir şey söylemek güç, ancak şu anki gidişat 2008 sürümünden 2009 sürümüne rahat geçiş olanağı sunabileceğimizin sinyallerini veriyor.

Öİ: Özellikle son birkaç haftada pek çok paket depoya taşındı. 2008 deposunun 2009 deposuna aktarılması çalışmaları hakkında planladığın hızı yakalayabildin mi?

2008 deposunun 2009 deposuna aktarılması tahminimden de hızlı gidiyor. Geliştiricilerin önünde ana sürüm değişikliklerinde yaşanan “paketlerin yeni sürümleri” sıkıntılarının yanında SVN depomuzun yapısının değişikliği, yeni bileşen yapısı, KDE3 ve KDE4 araçlarının aynı depo içerisinde bir arada olması, yeni derleme sistemi özellikleri gibi pek çok yeni zorluk da bulunuyor.

Bu kadar zorluğa rağmen Pre-alpha 2 sürümünün duyurulmasından itibaren geçen üç hafta içerisinde Pardus geliştiricileri 1.000’den fazla paketi 2009 deposu için hazırladılar, test ettiler, sayısız hata düzeltmesi ve iyileştirme yaptılar. Bütün geliştiricilerimize teşekkür ediyorum, ellerinize sağlık :).

Katkı contrib deposu ekleme

2009da Katkı Deposu Ekleme

Bildiğiniz üzere Pardus ile yeni programları bilgisayarımıza yüklemek ve onları güncellemek için, şu ana kadar sahip olduğumuz bilgisayar deneyiminin bir adım ötesine geçmiş ve PiSi arayüzü ile özgür yazılımın seçkin ve kullanışlı örneklerini hiçbir ücret ödemeden, tam sürüm olarak, tek bir arayüz ekranı kullanarak bilgisayarımıza yükleme şansına sahip olmuştuk.

Aslında Pardus 2011’de katkı deposu kalkmış olsa bile hâlâ 2009 sürümünde varlığına devam ediyor. Bu yazımızdaysa, arayüze yeni paketler eklemek amacıyla Katkı (contrib) deposunu, eğer Kaptan ile eklemediyseniz, PiSi’ye nasıl ekleneceğini adım adım anlatmaya çalışacağız.

 

İlk adım: Katkı (Contrib) deposu nedir?

Katkı deposunun işlevi ve bu depoya girecek paketlerin neden bu depoya girdiği, özellikle geliştiriciler düzeyinde tartışılabilecek bir konu olsa da, ne olduğunu ayrıntılara fazla girmeden anlatalım.

Katkı Deposu (contributor repository ya da kısa adıyla contrib), Resmi depoya çeşitli nedenlerle dâhil edilmemiş ve bakımı ağırlıklı olarak topluluk üyeleri tarafından üstlenilen kararlı paketlerin toplandığı depoya verilen isimdir.

Bu paketlerin depoya girmeme sebebi, henüz çeviri işlerinin tamamlanmaması olabileceği gibi, depo politikaları da olabilir.

 

İkinci adım: PiSi arayüzünü çalıştırmak

Bu adımda öncelikle PiSi’nin arayüz ekranını çalıştıracağız.

Bunu yapmanın dört yolu var;

  • Pardus menüsünde Programlar > Sistem bölümündeki, Paket Yöneticisi seçeneğine tıklayarak,

  • Eğer, KAPTAN masaüstünüzü yapılandırırken PiSi’nin sistem çekmecesine yerleşmesini onayladıysanız simgesine bir kere tıklayarak,

  • Gelişmiş KickOff stili menü kullanıyorsanız, Uygulamalar Sekmesinde bulunan, Sistem bölümünden,

 

  • Gelişmiş Lancelot stili menü kullanıyorsanız Uygulamalar Sekmesinde bulunan, Sistem bölümünden,

PiSi arayüzünü çalıştırmanız mümkün.

Arayüzün nasıl kullanılacağı bir başka ilk adım yazısının konusu olduğundan biz yapmamız gereken işleme sadık kalıp depo eklemeye devam edelim.

PiSi ekranı açıkken Ayarlar menüsünü açın ve Paket Yöneticisi Uygulamasını Yapılandır düğmesine basın.

Karşınıza Ayarlar ekranı açılacak ve Depolar sekmesi hemen önünüzde olacak.

 

Adım 3: Katkı (Contrib) Deposunu Eklemek

Depolar sekmesi açıkken, listede karşınızda kurulumla beraber paket deposu olarak eklenmiş olan, resmi deponun adresini göreceksiniz.

Bu aşamada Yeni Depo Ekle tuşuna basmalısınız.

Açılan minik pencerede depo adına istediğiniz bir ismi girebilirsiniz. Bir karışıklık yaşamamak için ben buraya Contrib ismini girmeyi uygun buluyorum.

Depo adresi olarak deponun indeksini gösteren belgenin adresini girmeniz yeterli. Bu özel belge PiSi’nin yorumlayacağı bir şekilde yazılmış olup, hangi paketin, hangi sekmede, hangi bilgileri içereceğini gösteren bir kaynak belgedir.

Pardus 2009 Contrib deposu için bu adres;

  • http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2009/pisi-index.xml.bz2

şeklindedir.

Önemli Not: Sisteminize kullanmış olduğunuz Pardus sürümünden farklı bir sürümün Katkı deposunu eklerseniz, paketleri kuramayabilir, kurduğunuz paketler veya Pardus çalışmayabilir.

Bu iki alanı doldurduktan sonra Tamam düğmesine basın. Listede Resmi Depo’nun yanı sıra yeni eklediğiniz deponun da olduğunu göreceksiniz.

Ayarları kapatmak için tamam tuşuna basın.

Pisi yaptığınız değişiklikleri uygulamak için depoya bağlanacak. Veritabanını bilgisayarınızda bulunan veritabanı ile eşleyerek size arayüzde eklenen yeni paketleri sergileyecektir.

Bu işlemin bitmesi ile beraber artık Katkı deposunu sisteminize eklemiş ve başarı ile görüntülemiş olacaksınız.

 

Alternatif Yöntem: Konsol ile Ekleme

Eğer konsol kullanarak işlerinizi halletmeyi, görsel arayüz kullanarak halletmekten daha pratik buluyorsanız; “sudo pisi ar depo_adı  http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2009/pisi-index.xml.bz2” komutunu tırnaklar olmadan ve “depo_adı” yerine istediğiniz depo adını yazarak kullanabilir, katkı deposunu saniyeler içinde sisteminize ekleyebilirsiniz.

 

Adım 4: Adımlamadan Koşmaya

Artık tüm paketler elinizin altında olduğuna göre size düşen paketleri incelemek ve beğendiğiniz paketleri bilgisayarınıza kurarak hayatınıza kattıkları kolaylıkların tadını çıkarmak.

Öğrenirken denemekten ve tekrar denemekten çekinmeyin.

Bol Pardus’lu günler…

Blender

Blender

Bana mutluluğun resmini çizebilir misin?

Blender ile mutluluğun resmini çizebilir misiniz bilmem ama çizebilecekleriniz hayal gücünüzle sınırlıdır desek abartmış olmayız. Aslında bu köşenin amacı size Blender öğretmek değil, daha çok özgür yazılıma geçme konusunda sizi yüreklendirmek. Zira bir program ne kadar geniş kullanıcı kitlesine ulaşırsa gelişimi de o denli ivme kazanacaktır.

Şimdi gelelim Blender’ın ne olduğuna; kısa tanımıyla Blender, geniş kullanım alanına sahip, üç boyutlu modelleme ve animasyon uygulamasıdır. Yazı içinde görselleri yer alan yer alan çizgi filmlerin hepsi Blender ile hazırlandı.

Eğer kafanızda Blender’ın 3D Max kadar becerikli olup olmadığına dair hâlâ soru işaretleri varsa, www.blender.org sitesindeki Galeri bölümünden Blender ile yapılmış örnek çalışmaları görebilirsiniz. Arşiv (Archive) bölümünden yapılan tüm çalışmalara ulaşmanız mümkün. Özellikle Blender ile yapılmış animasyon filmlerini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Benim de birinci elden deneyimleme fırsatı bulduğum gibi, Blender’ın pencere sistemi özellikle daha önceden 3D Max ve benzeri programlara aşina olanlar için bir hayli karmaşık gelebilir. Bu yüzden gelin ilk olarak Blender’ın pencere yapısını tanımakla işe başlayalım.

Blender Pencere Sistemi:

Blender’ı açtığınızda karşınıza üç ana bölüme ayrılmış bir pencere sistemi çıkar:

  • Yukarıda, Kullanıcı Seçenekleri Penceresinin başlık kısmı olan ana menü
  • Geniş bir 3B penceresi
  • Ve en altta düğmelerin bulunduğu pencere.

Bu pencereler istenirse daha alt bölümlere ayrılabilirler. Başlangıç olarak birkaç ana bileşeni tanıyarak işe başlayabiliriz.

Pencere Türü (Window Type): Pencere türünü değiştirmenizi sağlayan sol üst köşedeki açılır menü. Örneğin, 3B görünüm penceresini görmek istiyorsanız,pencere tipine tıklayıp 3B görünüm (3D View) seçmeniz yeterli. Bu açılır menü sayesinde tek bir pencereyi birçok pencere gibi kullanabilirsiniz. Pencereler arasında geçiş yaptığınızda yukarıdaki menünün de pencere türüne göre değiştiğini göreceksiniz. Bu menüler o pencere tipiyle kullanılacak menülerdir. Bunu 3D Studio Max’teki pencere geçişinin gelişmiş hali gibi düşünebilirsiniz.

Ana Menü (Main Top Menu): Kullanıcı Seçenekleri (User Preferences) penceresiyle ilişkili olan menüdür. Fareyi ana menünün bulunduğu Kullanıcı Seçenekleri başlığının alt sınırına getirdiğinizde imleç yukarı-aşağı ok halini alacaktır. Sol fare tuşuna tıklayıp aşağı doğru sürükleyerek seçeneklerin olduğu kısmı görebilirsiniz.

Ekran Düzeni (Current Screen): Standart olarak, Blender önceden ayarlanmış birkaç farklı ekran düzeniyle gelir. Daha farklı ayarlara ihtiyaç duyarsanız, kendinize yeni bir tane oluşturup isimlendirebilirsiniz.

Geçerli Sahne (Current Scene): Çoklu sahne özelliğine sahip olmak, size çalışmanızı organize edilmiş şablonlara ayırma imkânı sunar.

Kaynak Bilgisi (Resource Information): Size program ve sistem kaynakları hakkında bilgi verir. Sahnedeki noktaların, yüzeylerin ve nesnelerin kaç tane olduğu ve ne kadar hafıza tükettiği gibi bilgileri gösterir. Makinenizin sınırlarını zorlayıp zorlamadığınızı görmek için güzel bir özellik değil mi sizce de?

3B Dönüşüm Aracı (3D Transform Manipulator): Nesneleri dönüştürmek, çevirmek, taşımak ve boyutlandırmak gibi işlere yarayan yardımcı bir araç. Yine bu işlemleri klavye kısayolları ile de yapmanız mümkün (g/r/s). Ctrl + Boşluk bu işlevleri barındıran açılır menüyü gösterir. Dönüşüm aracını araç çubuğundaki el simgesine tıklayarak aktif ya da pasif hale getirebilirsiniz. Yine bu simgenin sağ tarafında bulunan üç simge; çevirme, döndürme, boyutlandırma düğmeleridir. Shift + Sol Fare Tuşu (SFT) her bir aracı aynı anda seçebilmenizi sağlar.

3B İmleç (3D Cursor): Çoklu fonksiyona sahiptir. Örneğin, yeni nesnelerin ilk defa oluşturulduklarında nerede belireceklerini ya da döndürme ekseninin nerede olacağını gösterebilir.

Küp (Cube Mesh): İlk kurulduğunda Blender, sahnenin tam ortasına oturmuş bir küp nesnesi ile başlar. Zamanla canınız sıkılırsa bu başlangıç seçeneğini değiştirmek isteyebilirsiniz. Yapmanız gereken Blender’ı istediğiniz gibi ayarlayıp Ctrl+U ile varsayılan olarak kaydetmek. Bundan sonra Blender’ı her açtığınızda kaydettiğiniz haliyle açılacaktır.

Işık (Light): Yeni kurulan bir Blender standart olarak sahnenin ortasına yakın bir yerlere konuşlandırılmış bir ışık kaynağıyla açılır. Işık nesnesi üç boyutla uğraşanlara pek de yabancı gelmeyecektir.

Kamera (Camera): Normal koşullar altında Blender sahnenin ortasına yakın bir yerde konuşlanmış bir kamera ile açılır. Bu kamera da yine 3D Max gibi program kullananlara tanıdık gelecektir.

• Aktif Nesne (Currently selected object): Bu kısım o an seçili olan nesnenin ismini gösterir. Karmaşık çizimlerde, siz de benim gibi seçtiğiniz nesneden emin olamadığınız durumlarla sık sık karşılaşıyorsanız bu özellik size bir hayli yardımcı olacaktır.

Panel Grup Yönetimi (Editing Panel Group): Alt kısımdaki pencere gruplanmış panelleri gösterir. İçerik Düğmeleri (Context Buttons) diye adlandırılan kısım size hangi panel grubunun görüntüleneceğini seçme olanağı sağlar. Bazı düğmeler alt-grup ya da grup seçiminin sağındaki Alt-İçerik Düğmeleri ( Sub-Context Buttons) diye adlandırılan ilave düğmeleri aktif hale getirir.

Geçerli Kare (Current frame): Blender bir modelleme ve animasyon uygulamasıdır. Dolayısıyla film karesi mantığını kullanarak nesneleri hareketlendirebilmenizi sağlar. Bu kısım o an hangi kare üzerinde çalışıldığını gösterir.

Gölgelendirme (Viewport shading): Blender 3B görüntüleri OpenGL kullanarak oluşturur. Blender gölgelendirme listesinden etkileşimli gölge tipini seçerek nesneleri gölgelendirebilirsiniz. Eğer güçlü bir ekran kartınız varsa daha gerçekçi görüntü için dokulu gölgelendirmeyi de seçebilirsiniz.

Döndürme/Boyutlandırma Eksen Noktası (Rotation/Scaling Pivot point): Dönme ya da boyutlandırma işleminin nerede cereyan edeceğini belirleyebilmenizi sağlar. Örneğin, bu eksen noktasını nesnenin merkezi olarak belirlerseniz nesne kendi etrafında dönecektir. Ancak eksen noktasını sahnenin farklı bir yerinde, farklı bir nokta olarak belirlerseniz, güneşin etrafında dönen dünya misali, nesne o belirlediğiniz nokta etrafında dönecektir.

Paneller (Panels): Birbiriyle ilişkili kontrol ve düğmeleri organize etmenize ve gruplandırmanıza yardımcı olur. Seçilen nesnenin türüne göre bazı paneller görünür ya da kaybolur.

Katmanlar (Layers): Katmanlar  bilgisayar destekli çizimin vazgeçilmez ögeleridir. Katmanlar sayesinde modelleme ve hareketlendirme çok kolaylaşır. Özellikle karmaşık sahnelerde katmanlar nesneleri yönetmekte size çok yardımcı olur. Blender katmanları, nesneleri fonksiyonlarına göre ayırmanıza yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Örneğin, bir katman bir su ögesi içerirken diğer katman ağaçları içerebilir ya da başka bir katman kamera ve ışıkları içerebilir.

3B Pencere Başlığı (3D Window header): Blender’daki tüm pencereler bir başlığa sahiptir. 3B pencere başlığı ise haliyle 3B penceresinin başlığıdır.

Sanırım ilk yazı için bu kadarı yeterli. Zaten başta da söylediğim gibi bu yazının size Blender öğretmek gibi bir iddiası yok. Doğal olarak siz; “Benim bir an önce Blender’a bodoslama dalmam gerek” diyebilirsiniz.

İşte size iki önemli Blender sitesi:

Hayata, sistemin dışından bakabilmeniz dileğiyle. Özgür kalın…

TCDD Bilet Satış & Rezervasyon Sistemi’ni Firefox ile çalıştırmak

Bildiğiniz gibi birçok devlet sitesi Firefoxta düzgün çalışmamakta. TCDD Bilet Satış & Rezervasyon Sistemi de bunlardan biri.

Sistemdeki sorunu 20 Şubat 2009 tarihinde site üzerinden yetkililere bildirdim. Bugün (6 Mart 2009) konu ile ilgili iki adet cevap geldi. İlkinde mesajın ilgili birime iletildiği, ikincisinde -sanırım ilgili birimden gelen cevapta- ise şu yazıyordu;

MİYS formu ile ilgili değişiklik sadece form sayfasını değiştirerek
yapılamamaktadır, MİYS sisteminin tamamen değişmesi gerekmektedir yanıtı
alınmıştır. Kısa vadede bu şekilde bir çözüm planlanmamıştır.

Ancak sorun dedikleri gibi büyük değildi, bu işten kaçmaktan başka bir şey değildi. İki css düzeltmesi ile sistemin Firefoxta düzgün çalışması sağlanıyordu.

Çözümü firebug ile uygulayıp ekran görüntülerini aldıktan sonra yetkililere göndermek üzere bir belge hazırladım ve belgeyi yetkililere gönderdim. Umarım bu sefer iki css düzeltmesi yapabilirler ve sorun çözülür; Firefox kullananlar TCDDden bilet almak için Internet Explorer aramak zorunda kalmaz. Aslında şu anda da aramanıza gerek yok, yazının devamında Firefox ile nasıl sorunu aşacağınızı yazacağım.

TCDD-Firefox sorununa geçici çözüm;

Kesin çözüm

Bu konuyu twitterda da yazdım ve sevgili Uğur Çetin çözümü uygulayan bir Greasemonkey* betiği yazmış. TCDD bu sorunu çözene kadar bu betiği kullanarak sistemi sorunsuz bir şekilde kullanabilirsiniz.

  1. Greasemonkey eklentisi kurulu değilse buradan kurun.
  2. TCDDFix greasemonkey betiğini buradan kurun.
  3. Herşey hazır. Sisteme gitmek için buraya tıklayın ve işleminizi yapın.

TCDD-Firefox sorununa kesin çözüm; TCDDdeki yetkili kişilerin bu belgeyi okuyup sorunu çözmeleri.

Teşekkürler betiği yazan Uğur Çetine gitsin.

* Greasemonkey ilgili siteye javascript ile müdahele edebilmenizi sağlayan bir Firefox eklentisi.

Sonradan gelen edit;

TCDDden cevap geldi;

Sayın Berberoğlu,
Aşağıda da yer alan 2. elmekte sözü geçen tüm sistemin değişmesi hususu
sadece Müşteri İlişkileri Yönetim Sistemi (MİYS) formu düzenlemesi için
ilgili firmadan aldığımız cevaptır.
Online Bilet Satışı ve Yer Rezervasyonu uygulamasında menu.css dosyasında
yapılacak değişiklik ile ilgili öneriniz incelenmektedir. İlginize
teşekkür ederiz.

Umarım yakın zamanda sorunu düzeltirler.

Kdenlive

Kdenlive, temel video işlemlerinden yarı-profesyonel uygulamalara kadar pek çok konuda ihtiyacı karşılamak için geliştirilen, özgür, çizgisel olmayan video düzenleme yazılımıdır. Yeteneklerini Ffmpeg, MLT video çatısı, Gimp, Audacity, Synfig 2D gibi diğer özgür yazılımlardan alır. Güçlüdür, kuvvetlidir, hamarattır ve en önemlisi özgürdür. Klasik bir video düzenleme yazılımından bekleyeceğiniz her özelliğe fazlasıyla sahiptir…

2002 yılında Jason Wood tarafından başlatılan Kdenlive projesi şu an küçük bir geliştirici grubu tarafından sürdürülmektedir. Kdenlive’ın kullanabileceğiniz en yeni sürümü ise 0.7’dir. İngilizce, Fransızca, Hollandaca, Türkçe, Portekizce, İspanyolca, İtalyanca, Macarca ve Katalanca dillerinde kullanılabilir.

Kdenlive ile neler yapabilirim?

Videolarınızı, kesip, birleştirip, seslendirebilir ya da videolarınıza geçiş ve ses efektleri ekleyebilirsiniz. Videoların biçimlerini değiştirme ve yazı ekleme gibi her türlü düzenlemeyi yapabilir ayrıca fotoğraflarınızda bazı temel Gimp filtrelerini kullanabilir ve onlardan sesli klipler oluşturabilirsiniz.

İşin güzel yanı bu işlemleri yaparken sizden profesyonel olmanız beklenmez. Yazılımın web sayfasında şu şekilde bahsediliyor: “Düşündük ki; Kdenlive ileri düzey kullanıcılar kadar amatör kullanıcılar tarafından da kullanılmalı. Yazılımın kullanılırlığı yılların tecrübesi ve kullanıcılarımızın geri bildirimlerinin bir neticesidir.”.

İleri düzey kullanıcıları da düşünen geliştiriciler gayet başarılı video ve ses efektlerinin yanında Gimp ve Audacity gibi güçlü özgür yazılım projelerinin özelliklerini Kdenlive içinde kullanma imkânı sunarak yazılımın gücüne güç katmıştır.

Ben özellikle “blue screen” efektini çok beğendim. Seçtiğiniz rengi videoda saydamlaştırıyor, böylece örneğin filminize istediğiniz arka planı ekleyebiliyorsunuz.

Grafik Arayüz

Grafik arayüz dört ana bölümden oluşuyor. Üstte klasik menü (dosya aç, düzenle, görünüm, video kesme araçları, … vs.), solda proje ağacı ve efektler, sağda yapılan değişiklikleri izlemek için izleyici ve alt bölümde ise çoklu parça zaman çizgisi bulunuyor.

Üst menü: Dosya, düzen, görünüm, proje, zaman çizgisi, izleyici, mizanpaj, pencereler, ayarlar, yardım menüleri ve kesme araçları yer alır.

Proje ağacı ve efektler:
Proje çalışmasının en önemli bölümüdür. Dört sekmeden oluşur.

  • Proje ağacı: Çalışmanızda kullanacağınız video, ses ve resim dosyalarının bulunacağı bölümdür. Gerekli belgeleri dosya>aç ile ekleyebileceğiniz gibi fare ile de sürükleyip bırakabilirsiniz.
  • Geçiş: Resim klipleri arasındaki geçiş şekillerinin belirlendiği bölümdür. Dört ana bölüm altında dallanan çok sayıda geçiş efekti bulunuyor.
  • Efekt listesi: Resim ve videolarınıza ekleyebileceğiniz çok sayıda efektin bulunduğu bölümdür.
  • Efekt yığını: Efekt listesinden seçilenlerin depolandığı bölümdür. Seçilen efekte ait ayar ve özellikleri içerir.

İzleyici: Her türlü izleme olayının yapıldığı bölümdür. Zaman çizgisi, klip, yakalama olmak üzere üç sekmeden oluşur.

  • Zaman çizgisi izleyici: Zaman çizgisinde yer alan düzenlenmiş filmin ön izlemesinin yapıldığı yerdir.
  • Klip izleyici: Klipleri önizleme, belli bölümlerini seçip zaman çizgisine ekleme için kullanılır.
  • Yakalama izleyici: Kamera, web kamerası, tv kartı gibi bir kaynaktan videoyu yakalamaya izin verir.

Zaman Çizgisi: Grafik arayüzün en alt bölümünde yer alır. Projenizin görsel sunumunun oluşturulduğu, kliplerin başlangıç, bitiş, geçiş, efekt gibi eklemelerinin yapıldığı yerdir. Zaman çizgisi çoklu ize sahiptir. Böylece birden fazla video, resim ve ses kliplerini projenize ekleyebilirsiniz.

Video düzenlemek

Kdenlive video yakalama ve düzenlemeden sunuma kadar tam bir çözüm sunar. Bir filmi dört adımda düzenleyebilirsiniz.

Adım 1. Video aktarma: Kablo ile DV veya HDV kameranızdan, USB bellekten, sabit diskinizden veya masaüstünüzü kaydederek yazılıma videonuzu aktarabilirsiniz.

Adım 2. Proje Ağacı: Kdenlive çalışmada kullanacağınız resim, müzik ve videolarınızı proje ağacında toplar. Buradaki her bir belgeyi klip izleyici ile izleyebilirsiniz.

Adım 3. Zaman çizgisine sürükle bırak: İstediğiniz filmi oluşturmak için tek yapmanız gereken proje ağacında yer alan videolarınızı fare ile zaman çizgisine sürükleyip bırakmaktır. Zaman çizgisinde yer alan kılavuz ve işaretler size yardımcı olur. Zaman çizgisine eklediğiniz görüntü ve ses dosyalarına, efekt listesinden istediğiniz efekti fareyle iki kere tıklayarak ekleyebilirsiniz. İhtiyacınızı karşılayacak pek çok efektin bu listede yer aldığını da burada belirtelim.

Adım 4. Videoyu yayınlamak: Düzenleme olayı bittiğinde filminizi Ffmpeg tarafından desteklenen herhangi bir dosya biçiminde (MPEG, AVI, CV, Flash, MOV, … ) yayınlayabilirsiniz. Kdenlive filmlerinizi Dailymotion, Vimeo ve Youtube gibi web sayfalarında yayınlayabileceğiniz dosya biçimlerine de çevirebilir.

Ses ve görüntü desteği

Desteklediği bazı dosya biçimleri:

  • Görüntü: MiniDV, HDV, AVCHD, huffyuv, Snow, Dirac, MPEG2, MPEG4, MP4, AVI, Real video, Flash, xVid, Quicktime, OGG, …
  • Ses: Sıkıştırılmamış PCM, AC3, MP2, MP3, Vorbis, WAV, …
  • Resim: PNG, JPEG, XCF (Gimp dosya biçimi), EXR, TIFF, SVG, GIF (hareketsiz), …

Sözün özü

Resimlerinizden filmler oluşturmak ya da var olan filmleriniz üstünde düzenleme yapmak istiyorsanız, Kdenlive size her konuda yardımcı olacaktır. Yazılım, zengin efekt ve geçiş listesi, desteklediği dosya biçimleri, farklı kaynaklardan görüntü yakalama özelliği ve kolay arayüzüyle kullanıcısına tam bir çözüm sunar.

Kaliteyi özgürce kullanmak isteyenlere tavsiyemizdir..

Xfce’de Çokluortam

Bir taraftan Pardus’ta Xfce ile ilgili PolicyKit sıkıntısı ve dolaylı olarak paket yöneticisi, ağ programcığı, servis yöneticisi gibi Tasma modüllerinin çalışmama sorunları giderilirken; diğer taraftan Xfce için ağ yöneticisi (Wicd), CD yazdırma programı (Xfburn), müzik çalar (Listen), -henüz kararlı olmadığı için depoya giremeyen- İnternet tarayıcısı (Midori) ve benzeri uygulama alternatifleri paketlendi.

Özgürlükİçin.com’u takip edenler, Xfce’nin 4.6 sürümünün kararlı sürümünün çıkmasına az bir süre kaldığını; bununla beraber, daha şimdiden kararlı olmayan sürümlerinin paketlenip tekrar tekrar denendiğini bilirler. Kullanıcılar, Xfce 4.6’nin çıkışıyla beraber güç yöneticisi gibi yeni yardımcı araçlar; altyapı araçlarının yenilenmesi ve Xfce’ye has ayar arayüzlerinin Glade ile tekrar tasarlanması gibi bir dizi değişiklikle karşılaşacaklar.

Tüm bu güzel haberlerin yanında, bu makalemde Xfce’de çokluortam ve İnternet için neleri tercih edebileceğiniz  konusunda sizlere bölüm bölüm önerilerde bulunacağım.

Resim Görüntüleyici:

Ristretto Xfce bünyesinde geliştirilen Ristretto, son derece hafif ve birkaç  küçük numarası ile beraber sadece amacına hizmet eden, küçük boyutlarda resim göstericidir. Düzenle > Tercihler kısmından slayt gösterisini, davranışları, bellek kullanımı ve benzeri ayarları yapılandırabilirsiniz.

Çoklu Ortam Oynatıcı: Gnome MPlayer

Aslında Xfce’nin Xfmedia adında bir çokluortam aracı mevcut; fakat hem gelişimi durmuş durumda, hem de çokluortam dosyalarını oynatırken çeşitli sorunlarla karşılaşılmakta. Bunun yerine tercih edilebilecek en iyi çokluortam oynatıcısı ise Gnome MPlayer.

Mozilla Firefox’unuzun görüntü oynatıcı eklentisinin bağımlılığı olması sebebiyle, Pardus’ta yüklü olarak gelen Gnome MPlayer, bir çokluortam oynatıcısından bekleyebileceğiniz pek çok şeyi barındırıyor. Benim en çok sevdiğim özellik, altyazıların renklerini, büyüklüklerini ve yazı tiplerini rahatça değiştirebiliyor olmam. Minimal yapısı nedeniyle, programın ayarları arasında kaybolmanız pek mümkün değil.

Müzik Çalar: Listen

Aralarında Dive Into Python kitabının yazarı olan Mark Pilgrim’in de yer aldığı bir ekipçe geliştirilen Listen isimli müzik çaların arayüzü, yeni kullanacak olanlar için biraz ürkütücü olabilir; fakat zamanla o arayüzün neden o şekilde tasarlandığı konusunda fikir edinmeye başlayıp, “İyi ki burası böyleymiş!” diye arayüz tasarımına aşina olmaya başlıyorsunuz.

Amarok’ta olduğu gibi, Audioscrobbler, podcast, webradio, şarkı sözlerine göz atma ve dinlediğiniz grubun Wikipedia sayfasını ziyaret etme gibi birçok özelliğe sahip Listen’in en büyük avantajı, bunca karmaşık özelliklere rağmen sisteminizde az yer kaplıyor olması. Diğer taraftan, ana pencerede dynamic özelliğini devreye soktuğunuzda, Listen dinlediğiniz şarkıların dinlenme oranlarını belleğinde tutup, sıklıkla dinlediğiniz şarkıların tarzına, grubuna ya da benzer kriterlere göre benzer şarkıları çalma listesine ekleyip sırasıyla çalmaya başlıyor. Açıkçası bu benim için pek şaşırtıcı bir özellik, melankolik zamanlarınızda açtığınız tek bir Anathema şarkısının hemen arkasına, –eğer arşivinizde varsa– Pain Of Salvation yapıştırıyor ve kendinizi fena halde efkâr basmış buluyorsunuz. Bu da şarkı etiketlemenin bir güzelliği olsa gerek.

Bu arada, QuodLibet isminde, Xfce’nin JuK’u niteliğinde, Listen’den daha basit bir müzik çalar uygulaması daha var. Xfce masaüstü yöneticili Fedora özel dağıtımında öntanımlı Xfce müzik çalar olarak QuodLibet’in yüklü geldiğine dikkati çekmek isterim.

MPD İstemcisi: Xfmpc

Müzikçaların masaüstü yöneticisinden bağımsız çalışmasını isteyen, ağ ortamından yayın yapmak gibi marifetlere ilgi duyan dinleyici kitleler için MPD, vazgeçilmez bir müzik sunucusudur; ama bunu kullanabilmek için bir de arayüz istemcisine ihtiyaç duyarız.

Tabi ki Xfce kullanan MPD tutkunu geliştirici arkadaşımız Mike Massonnet de kolları sıvamış, Xfce için son derece basit ve hâlâ gelişme aşamasında olan bir MPD istemcisi yazmış. “Sadeliğin böylesi!” diyebilmek için Xfmpc güzel bir örnek. MPD hakkında daha ayrıntılı bilgi için, PardusWiki’yi ziyaret edin.

Ses Dosyaları İçin Etiket Düzenleyici: Easy Tag

Ses dosyalarının etiketlerini düzenlemek için, biçilmiş kaftan niteliğinde Easy Tag adlı uygulamayı kullanabilirsiniz. Artist, albüm, başlık, tür gibi temel etiketlerin yanında, lisans tipi, yorum, bağlantı adresi ve kimin tarafından ses dosyası biçiminin değiştirildiği gibi ayrıntılı etiketler de girilebiliyor. Bunun yanında, bir grubun tüm şarkılarının Artist etiketini tek bir seferde değiştirmek ve buna benzer marifetleri de yok değil.

Easy Tag dışında, QuodLibet ile bütünleşik halde gelen Ex Falso isminde bir başka etiket düzenleyici uygulamamız da depoda yerini almıştır. Ex Falso’yu kullanmak için QuodLibet’i kurmanız yeterli. Uygulamayı QuodLibet içerisinden kullanabilmenin yanında, sadece Ex Falso’yu çalıştırabilmeniz de mümkün.

CD / DVD Yazıcı: Xfburn

Çokluortam uygulaması kategorisinde pek yer almasa da, ses CD’si oluşturmak için bir CD / DVD yazma uygulamasına ihtiyacımız olacaktır. Xfburn’un yeni kararlı sürümü daha yeni güncellendi ve artık kolayca ses CD’si oluşturmayı da destekliyor. Üstelik arayüzü yeni sürümde Türkçeleştirildi.

Ana uygulama penceresinde yer alan “Yeni Müzik CD’si” düğmesine tıkladıktan sonra, geriye yapmanız gereken tek bir şey kalıyor, o da CD’ye yazdırmak istediğiniz ses dosyalarını aşağı sürükleyip “Yazmaya Başla” düğmesine tıklamak.

Ses Kaydedici: Audacity

Müzisyen arkadaşların enstrümanlarının veya kendi sesini kaydedebileceği bir uygulama olarak Audacity kesinlikle denemeye değer. Fakat biliyorsunuz ki, Pardus 2008 sürümüyle beraber PulseAudio ses sürücüsünü kullanmaya başladı ve bazı yazılımlar henüz PulseAudio desteğini sağlayamamış bulunmakta. Yine de küçük bir zahmetle bu uygulamaları kullanmanız mümkün. İster konsoldan “killall pulseaudio” diyerek, ister xfce4-taskmanager’dan pulseaudio servisini öldürerek Audacity’i kullanmayı tekrar deneyin. Tabi bundan önce xfce4-mixer ile mikrofonunuzu açmayı unutmuyorsunuz!

Audacity benzeri olarak Jokosher da katkı depomuzda bulunmaktadır, bunu da unutmadan söyleyelim. Diğer taraftan, biraz daha ciddi kayıtlar ve çalışmalar içinse, Server Acim’in Özgürlükİçin.com için yazdığı Rosegarden makalesine mutlaka göz atmanızı öneririm.

Masaüstü Görüntü Kaydedicisi: Gtk-Recordmydesktop

Bazen kendi masaüstünüzde yaptığınız bir çalışmayı görüntü olarak kaydetmek, daha sonra YouTube, Vimeo gibi sitelere göndererek, bunları arkadaşlarınızla paylaşmak isteyebilirsiniz.Örneğin Pardus ve Xfce’de Compiz ile ilgili çektiğim görüntü,Gtk-Recordmydesktop kullanılarak elde edildi, şuradan izleyerek Gtk-Recordmydesktop’un hüneri hakkında azıcık da olsa fikir edinebilirsiniz.

Anlık Görüntü Yakalayıcı: Xfce4 Screenshooter

Xfce’de çoklu ortam uygulamaları yazımızı, basit ve hoş bir panel eklentisiyle bitirelim. KDE’deki Ksnapshot uygulamasının Xfce’deki karşılığı, xfce4-screenshooter-plugin. Panele yerleşen  düğmesine tıklayarak ekran görüntüsünü alıp size kaydetme bilgilerini soran, basit ve pratik görüntü yakalayıcı için fazla söylenecek bir şey sanırım yok.Ama bununla ilgili bir sürpriz duymak isterseniz, hemen belirtelim. Xfce’nin yeni sürümünde (4.6) ekran görüntüsü almak, Print tuşuna basmak kadar basit olacak, yine bu uygulamacık sayesinde.

Evet arkadaşlar, makalemiz burada sona eriyor; ama Xfce’de kullanılabilecek uygulamalar saymakla bitmiyor. Ayrıca, Xfce’de KDE ve Gnome gibi diğer masaüstü yöneticilerindeki araçları rahatlıkla kullanabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Bu makale, sadece belli başlıklar altında uygulama önerilerinden ve önerilen uygulamaların kısaca açıklamalarıyla resimlerine değinmekten ibaret.

Bol Xfce’li günler…

Özgürlükİçin Nereye Koşuyor?

aşta Pardus olmak üzere ülkemizin özgür yazılım ve Linux ekosisteminin oluşmasına önemli katkılarda bulunan, 6 bini aşan kayıtlı kullanıcısıyla her geçen gün biraz daha büyüyen Özgürlükİçin’in Google PageRank’i “8” oldu!

Bugün herkesin ismini İnternet ile özdeşleştirdiği Google’ın, web sayfalarının değerlerini “0” ile “10” arasında bir derecelendirmeye tâbi tuttuğu PageRank sistemi, İnternet sitelerinin değerini belirlemede tek başına olmasa da, önemli ölçütlerden biri.

Google’ın site sıralamasında kullandığı algoritmanın sitenize verdiği değeri gösteren PageRank sisteminde, Türkiye’nin çok az sayıda sitesi 8 seviyesine ulaşmış durumda. Dünyada sadece Google ana sayfasının 10 tam puanı aldığı PageRank sisteminde, ülkemizde 9 puan alan web siteleri sadece birkaç üniversite ile sınırlı.

Yıllardır yayında, hatta bazı büyük holdinglerin bir parçası olarak faaliyet gösteren haber portalları ise genelde 7 ve aşağısı PageRank değerlerine sahip. Hürriyet, NTVMSNBC, HaberTürk gibi Türkiye’nin önde gelen haber portallarının 7 PageRank değerine sahip olduğu düşünüldüğünde, “www.ozgurlukicin.com”un 8 PageRank değerine ulaşması, bizleri açıkçası mutlu ediyor. Henüz yolun çok başında olan Özgürlükİçin, sizlerin desteğiyle eminiz daha da büyüyecek.

Şimdi sıra geldi, bu vesileyle etmek istediğimiz birkaç teşekküre…

Elbette bu başarı, başta TÜBİTAK UEKAE ve proje yönetimi olmak üzere; “Özgürlükİçin”in kodlarını yazanların; forum ve diğer bileşenleriyle üyelerine yardımcı olan üyelerinin; paket tanıtımı, oyun incelemesi, nasıl belgesi hazırlayan siz katkıcılarının; ve son olarak da üyelerini topluluk süreçlerine katarken böyle bir haberi yine onlara emanet eden yöneticilerinindir…

Hepinize teşekkür ediyoruz!

GCompris

Pardus ve dolayısıyla Linux ile tanışmamın üzerinden yaklaşık iki yıl geçti, ben her gün yeni bir şeyler öğrenirken, Linux ve özgür yazılıma olan hayranlığım da gün geçtikçe artıyor. Linux dünyasını küçük bulan ve yeteri kadar yazılım olmadığını iddia edenlere de şaşıyorum. Pardus’a yüklediğim her program ile ne kadar büyük bir dünya içinde olduğumu biraz daha keşfediyorum. İşte size faydalı bir yazılım daha. Alın çocuğunuzu yanınıza ya da iyisi mi dönün o çocukluk günlerinize, GCompris ile bol bol eğlenin. Bu yazıda size eğitici ve eğlendirici GCompris oyununu, hatta oyun ve etkinliklerini tanıtmaya çalışacağız. Bu arada unutmadan, GCompris kullanmam konusunda bana yardımcı olan ve kocaman bir çocuk olduğumu unutturmayan, sevgili kızım Miray’a da çok teşekkür ederim. Kendisi 8 yaşında olup, ilköğretim 3ncü sınıf öğrencisidir.

GCompris’i Tanıyalım

GCompris, 2 yaş ve üzeri çocukların, gelişimlerinde katkı sağlayacak, bilgisayar karşısında kendilerini görsel oyunlar ve etkinlikler ile eğlendirerek, ebeveynleri ile birlikte vakit geçirebileceği keyifli bir program. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara evlerinde eğitim imkanı veren bu program bir GNU paketidir ve Genel Kamu Lisansı altında dağıtılır.

Programı kuracak ve kullanacak büyükler dikkat! Bu program içinde bulunan oyun ve alıştırmalar, çocuğunuzda bağımlılık yapabilir;  eğer çocuğunuzun bir bilgisayarı yok ise size ortak çıkarabilir ya da sizi yeni bir bilgisayar almaya zorlayabilir! Sonra bizi uyarmadınız demeyin! 🙂 Şimdi gelelim GCompris ‘i nereden ve nasıl temin edeceğimize. Her zaman olduğu gibi bu paket de, Paket Yöneticisi ile kolaylık ile kurulabilmekte ve sonra Programlar >Oyunlar> Çocuklar için Oyunlar yolu takip edilerek çalıştırılabilmektedir. Yalnız kurmadan önce Katkı (Contrib) deponun sistemimizde kurulu olduğundan emin olamalıyız.

İlk Ayarlar

Aslında paket kurulduktan ve program çalıştıktan sonra yapmanız gereken bir ayar bulunmamakta. Ama siz yine de ön tanımlı ayarları değiştirmek isterseniz, ilk pencerenin altında yer alan tornavida ve anahtarlık butonuna basmanız yeterli.
Alt sırada bulunan butonlardan;

  • Gece simgeli ilk buton, programdan çıkmaya,
  • Küçük uçağımız, GCompris Hakkında yazısına ulaşmaya,
  • Tornavida ve anahtar, genel ayarları yapmamıza,
  • Soru işareti ise sizi yardım sayfalarına ulaştırmaya yarıyor.

Oyunumuz yapı olarak, ana pencerenin sol tarafında bulunan sekiz adet ana başlık simgesi ve bu ana oyun başlıkları atında yer alan oyun grupları ya da oyunlardan meydana geliyor. Ana başlıklardan birini seçtiğimizde, o başlık ile ilgili pencere ve simgeler bizi karşılıyor. Simgelerin sol üst köşelerinde bulunan yeşil ok ve yıldızların bazı özel anlamları var. Eğer simge üzerinde bir yeşil ok var ise simge sizi bir alt oyun grubuna götürecek demektir. Simgeler üzerinde 1, 2 ya da 3 yıldız var ise bu oyun zorluk derecesini gösteriyor. Bu yıldız sade bir yıldız ise 2 yaşından 6 yaşına kadar olan çocukların, beşgen içinde bulunan yıldızlar ise 6 yaş üzeri çocukların seviyelerine göre düzenlenmiş oyunlar olduğunu anlatıyor.

Oyunlar sırasında, oyunun seviyesini gösteren ve tıkladığınızda da üst seviyeye geçen bir zar yaptığınız işin doğruluğunu da kontrol edeceğiniz “tamam” ve sizi ana pencereye götürecek “ev” size eşlik edecek. Asıl ilgi çekecek sürpriz, GCompris’i başlattığınız ilk andan itibaren size yol gösterecek, yardım edecek, oyunlarda sizi tebrik edecek ya da uyaracak bir yardımcı sesinizin bulunması olacak.

İsterseniz GCompris ‘in ana başlıklarını ve altlarında bulunan oyunları kısaca tanıyalım:

Matematik

İlk ana başlık Matematik, bu başlık altında da geometri, renk işlemleri ve sayılar adı altında üç alt başlık daha bulunmakta. Çocuklar geometri alt başlığında bulunan araçlar ile basit çizimler yapacak, verilen nesnelerin aynısını veya aynadan görünen kopyasını çizmek için uğraşacaklar.

Renkli işlemler alt başlığı ile eşit ya da eşit olmayan sayıları, sayıların katlarını ve asal sayıları öğretecek oyunlar oynayacaksınız. Matematik hafızasını geliştirecek, basit cebir işlemleri yapacak, terazinin nasıl dengede tutulacağını öğreneceğiz. Sayılar alt başlığında, ekranda görünen nesneleri sayacak, zarlar üzerindeki numaraları öğrenecek, sihirbazın şapkasındaki sayıları sayacağız ve para hesabını öğreneceğiz.

Okuma İşlemleri

İkinci ana başlık “Okuma İşlemleri”. Bu başlık altında da okunan harfi seçecek, dikey ve yatay hareket eden kelimeleri takip edeceğiz. Resimde bulunan nesnelerin adını ve eksik harfini bularak eğlenecekler.

Eğlence İşlemleri

Üçüncü ana başlık ile basit bir futbol oyunu oynayacak, kelime işlemci ile çocuğunuzu düz metin yazmaya alıştıracaksınız. Basit bir mesajlaşma yazılımı ile yerel ağ üzerinden mesajlaşma yapabileceksiniz. Tux çizim programı ve animasyon yapabileceğiniz uygulamayı da unutmamak gerek.

 

Bilgisayarı Keşfet

Dördüncü ve bence ilk uğranması gereken ana başlığımızda da, daha önce bilgisayar ile tanışmamış çocuklara klavye ve fare kullanımı konusunda basit işlemler yaptırılıyor. Fare işlemleri ile fareyi kaydırarak çiçekleri sulayacak, deniz altında bulunan balıklara tıklayacak, fareyi oynatarak sildiğimiz alanın altında ne varmış bakacak ve noktalara sırayla tıklayarak altıdaki nesneyi bulacağız. Klavye işlemleri ile ise düşen basit harf ve kelimeleri tuşlara basarak kurtaracak, düşen zarlar üzerindeki rakamları tuşlayarak puan toplayacak, sağ ve sol üst (shift) tuşları ile Tux’a top atacağız.

Stratejik Oyunlar

Beşinci ana başlığımız olan bu bölümde satranç öğrenebilir,taşları aşağı yuvarlayıp 4’lü dizerek eğlenebilirsiniz. Çukur oyunu da basit ama zevkli bir oyun. Amacınız son deliği Tux’a bırakacak şekilde topları çukurlara dizmek.

Deneysel Oyunlar

Altıncı ana başlığımız çocuğunuzun araştırma ve öğrenme yeteneğini geliştirecek,ona çevre bilincini öğretecek küçükuygulamalar içeriyor. Tux’u paraşüt ile tekneye indirecek, su kanallarını ayarlayıp Tux’u tekne ile gezdirecek,suyun doğada nasıl dönüştüğünü ve su israfı ile bu kaynakları tükettiğimizi göreceğiz. Denizaltımız ile nesneleri toplayacak, basit elektrik şemaları ile devreler kuracağız.

Keşif Etkinlikleri

Yedinci ana başlığımız, beş alt başlık içerisindeki eğlenceli ve öğretici etkinliklerden oluşuyor.


  • Zaman ve Coğrafya etkinlikleri
    :Ellerimizi öğrenmemiz için resimli el bulma etkinliği, nesneleri ilgili oldukları diğer nesnelerle eşleştirme etkinliği, zamanın akışını öğreneceğimiz resim sıralama etkinliği, şekilleri olması gereken yere taşıdığımız bir yap boz etkinliği, sayılar ve nesneleri eşleyeceğimiz çift girdi tablosu, ülkelerin yerlerini harita üzerine yerleştirme etkinliği, akrep ve yelkovanı saat üzerinde döndürerek saati öğrenme etkinliği ve şehirleri harita üzerindeki yerlerine koyarak bulma etkinliği ile dünyamızı öğreneceğiz.
  • Hafıza etkinlikleri : Resimli ve sesli hafıza oyunları, trenin parçalarını bularak tamamlayacağımız tren yolu etkinliği ile hafızamızı güçlendireceğiz.
  • Ses etkinliğ i:Melodileri tekrar ederek müzik öğreneceğiz.
  • Labirent etkinliği : 3 Boyutlu ve 2 boyutlu (kolay, orta, görünmez) labirentler içinde yönümüzü bulmaya çalışacak ve yön duygumuzu geliştireceğiz.
  • Renk etkinlikleri : Doğru renge tıkla, mozaiği tekrarla, renklerin isimlerini oku ve gelişmiş renkleri bulma etkinlikleri ile renkleri daha yakından tanıyacağız.

 

Yap Boz

Sekizinci ve son ana başlığımız altında da ünlü tabloların bulunduğu bir yaz boz, eğlenceli bir Tangram, renkli blokları kaydırarak kırmızı renkli bloku dışarı çıkaracağımız bir bulmaca, renkli halkaları aynı sırada olacak şekilde diğer tarafa taşıdığımız Hanoi köprüsü oyunları, vinç ile şekilleri taşıyarak verilen modeli oluşturma, resimli sudoku ve sayı dizmece oyunu bulunmaktadır. GCompris ve onun altında bulunan eğlenceli tüm etkinlikleri deneyerek çocuklarımızın gelişimine biraz daha katkı sağlayabiliriz.

Bazı etkinlik ve oyunların basit veya sıkıcı olduğunu düşünsek de, çocuklarımızın bu etkinliği neşe ile gerçekleştirmelerinde onlara yardımcı olmayı unutmayalım…

Pardusta OpenDNS Kullanımı

Pardus’u ailece kullananların eksikliğini en çok hissettikleri konu, herhalde İnternet filtresinin olmaması. Bu konu kullanıcı sayısı arttıkça forumlarda ve e-posta listelerinde giderek daha çok gündeme gelmeye başladı.

Bu eksikliğin şimdiye kadar giderilememiş olmasının nedeni herhalde Tasma, Güvenlik Duvarı, ÇOMAR, Ağ Yöneticisi gibi pek çok temel Pardus projesini kapsayan bütünsel bir çalışma gerektirmesi ve belki de squid+dansguardian gibi küçük sayılmayacak paketlerle tüm bu bileşenlerin uyum içinde çalışmasının gerekliliği.

Şimdilik böyle kapsamlı bir çalışma Pardus içinde bulunmuyor, bu nedenle kullanıcılara ve geliştiricilere tarayıcı eklentilerinden daha güven verici, kurulumu, uygulaması ve yönetimi kolay bir çözüm olarak OpenDNS hizmetini öneriyorum.

Bilmeyenler için: OpenDNS servisi çeşitli filtreler uygulayabileceğiniz özelleştirilebilir bir DNS sunucu servisidir. Bir başka deyişle, OpenDNS’i ne şekilde ve ne amaçla kullanacağınız tamamen size ait bir karar. Dilerseniz OpenDNS sunucularını, Türkiye’deki kimi yasakları aşmak; dilerseniz çocuklarınızı pornografi, kumar ve şiddet içeren içerikten uzak tutmak için kullanabilirsiniz.

DNS sunucuları ise İnternet sitelerinin IP adreslerinin sorgulandığı servislerdir. Programlar IP adresini öğrenmeden İnternet’te hiçbir siteye ulaşamaz.

OpenDNS servisini özelleştirerek kullanabilmek için siteye üye olmanız ve OpenDNS’in modeminizin aldığı IP adresini bilmesi gerekir.

Üyelik için kullanıcı adı, şifre ve e-postanızı girip, posta kutunuza gelen etkinleştirme mesajıyla üye olabiliyorsunuz. Daha sonra siteden giriş yaparak kendinize bir ağ (network) tanımlaması yapmanız gerekiyor. OpenDNS size sadece güvenli DNS sunucuları sağlamakla kalmaz; tüm İnternet içeriğini de 50 kadar kategoriye ayırarak, her biri için filtreler oluşturmanıza olanak verir.

Uygulayacağınız güvenlik düzeyini ve filtreleri de tespit ettikten sonra, Pardus’unuzun OpenDNS’i kullanmasını sağlamanız lazım.

Bunun için en iyi yöntem modeminizin DNS adresini değiştirmek ancak Pardus’un DNS ayarlarını da değiştirebilirsiniz. Bunun için önce bağlantı yaptığınız profildeki isim sunucuları adresini “öntanımlı ” yapmalısınız. Sonra Ağ Yöneticisi’ndeki isim sunucu adreslerini silerek OpenDNS’in adreslerini ekleyin: 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 .

Son olarak, OpenDNS’in sizin ayarlarınızı uygulayabilmesi için DNS sorgulamalarının sizin ağınızdan geldiğini anlamasını sağlamak gerekiyor. Bunun en kesin yolu İnternet Servis Sağlayıcı’nızdan (ISS) sabit IP talep etmek ve bu adresi OpenDNS’in ağ ayarlarında kaydetmek. Ancak çoğu kullanıcı gibi bunun yerine her bağlantıda değişen IP adresinizi OpenDNS’e bildiren küçük bir uygulama kullanabilirsiniz. OpenDNS bunun için ddclient’ı öneriyor. Bu uygulamanın kurulumu çok basittir.

Yetkili kullanıcı ile konsolu açın ve şu komutları çalıştırın;

pisi it subversion
svn co https://ddclient.svn.sourceforge.net/svnroot/ddclient/trunk ddclient
cd ddclient
cp ddclient /usr/sbin
mkdir /etc/ddclient
mkdir /var/cache/ddclient
cp *.conf /etc/ddclient/ddclient.conf

Kurulum bu kadar. Ayarlamak için yetkili kullanıcı ile /etc/ddclient/ddclient. conf dosyasını açın (Pardus > Çalıştır > kdesu kwrite /etc/ddclient/ddclient.conf yolunu takip edebilirsiniz) ve dosyanın en sonuna aşağıdaki paragrafı yapıştırıp xx yerlerini kendinize göre değiştirip kaydedin.

## ##
OpenDNS.com account-configuration
##
use=web, web=whatismyip.org
server=updates.opendns.com
protocol=dyndns2
login=xxOpenDNS_Kullanıcı_adınız
password=xxOpenDNS_Şifreniz
xxOpenDNS’de_tanımladığınız_Ağ_adınız_(benim_örneğimde:”ev”)

Artık servis hazır ancak açılışta çalıştırılması için yine yetkili kullanıcı ile açacağınız /etc/conf.d/local.start (kdesu kwrite /etc/conf.d/local.start) dosyasının sonuna aşağıdaki satırı yapıştırıp kaydedin. Böylece her 300 saniyede bir OpenDNS’de tanımladığınız ağın ip adresi ayarlanacak.

/usr/sbin/ddclient -daemon 300 -syslog

Şimdi bilgisayarınızı ve modeminizi tekrar başlatın ve denemek için engellediğiniz içerikleri açmaya çalışın.

OpenDNS sonuçta DNS tabanlı bir filtreleme olduğundan aşılması zor değil ancak yine de küçük çocuğunuz ya da teknik ağ konularına pek bulaşmamış kişiler için tatmin edici bir çözüm. Önlem almak için proxy sitelerini de mutlaka engellemelisiniz. Ayrıca yönetici parolasını bilen kullanıcılar DNS adresini değiştirerek filtreyi atlatacaktır ve İnternet’i bir firewall üzerinden kullanıyorsanız ve firewall sizin DNS isteklerinizi kendi öntanımlı DNS adresine yönlendiriyorsa bir işe yaramayacaktır. Servisin kötü bir tarafı ise OpenDNS sitesinden yaptığınız değişikliklerin geçerli olması için 5-10 dakika beklemeniz gerekmesi.

Bu kadar kusur kadı kızında bile olur :)…

Xfce İpuçları

Bildiğiniz gibi Xfce, basit, işlerinizi daha kolay ve sakin bir şekilde yürütmenizi sağlayan, hızlı bir pencere yöneticisidir. Ama bu basitlik, bazı işlere doğrudan müdahale etmenize de neden olabilmektedir.

Bu kötü ya da zor bir şey değildir. Tam tersi, işleme doğrudan müdahale ederek pencere yöneticisi ile ilgili bazı ipuçları elde edebilirsiniz. Gelin size önce, KDM ile, hiçbir şeyi değiştirmeden Xfce’yi nasıl varsayılan hale getirebiliriz onu göstereyim, sonra da simgeler ve temalara el atalım.

KDM ile Xfce

“KDM ve Xfce mi?” diye sorabilirsiniz. Evet, KDM ile Xfce çalıştırmanın bir iki dezavantajı var. Örneğin kdebase’in sistem açılışında yüklenmesi dolayısıyla sistem geç açılmakta. Ama şu da var ki Pardus KDE temelli bir dağıtım ve dolayısıyla da KDE paketlerinin hâkimiyeti söz konusu. İster istemez KDE programı çalıştıracaksınız. Ağlarınızı düzenleyebilmeniz için, network-applet yani “KDE Ağ Programcığı” buna bir örnek. Bu nedenle, kdebase’in önceden çalıştırılması çok da büyük bir dezavantaj olarak görülmemeli. En azından şimdilik…

KDM ve Xfce’in birlikte çalıştırılmasının normal kullanıcılar için avantajı ise çok fazla. Xfce’yi kurduktan sonra yapmanız gereken tek şey, Giriş Yöneticisi (KDM) ekranına geldiğinizde “alt + M” tuş ikilisini kullanıp, açılan menüden de oturum olarak Xfce4’ü seçmeniz. Kullanıcı adı ve parolanızı girdiğinizde, artık sizi hep Xfce4 karşılayacak.

Kişisel Simgeler

İşte size Xfce masaüstü ile ilgili küçük bir ipucu daha: Xfce, kullanıcılara ait olan kişisel simgeleri, ev dizinindeki “.icons” dizininden algılıyor.

Örnek olarak Xfce-look[1] sitesinden bir simge teması indirin (mesela FinalOrder) ve arşivi açarak bu dizinin içine yerleştirin:

<example> $ tar -xf ~/Desktop/FinalOrder.tbz2 $ move ~/Desktop/FinalOrder .icons </example> simge dizini
Bunları yaptıktan sonra, Ayar Yöneticisi’ni çalıştırın (Xfce Menüsü > Ayarlar > Ayar Yöneticisi), oradan da “Kullanıcı Arayüzü”nü seçin.

 

“Simge Teması” sekmesinde yüklediğiniz simgeyi görebiliyorsunuz, değil mi? Güzel. Şimdi de öteki temalara gelelim.

Temaları Değiştirmek

Pencere Temasını Değiştirmek: Pencere temalarına ayar yöneticimizin “Pencere Yöneticisi Ayarları”ndan ulaşabiliyorsunuz. Xfce’de birçok tema kurulu geliyor. Bunların dışında bir tema yüklemek isterseniz, Xfce-look sitesinden temaları indirebilirsiniz. Bu temaları kullanabilmek için, indirdiğiniz arşivin içinden çıkan dizini ev dizinindeki “.themes”  dizinine atmalısınız. Daha sonra, ayar yöneticimizin “Pencere Yöneticisi”nden  tema seçimini yapabilirsiniz.

Yalnız dikkat etmeniz gereken bir şey daha var: Xfce-look sitesindeki her tema, biraz önce anlattığım şekilde kurulamamaktadır çünkü bu temaların bir kısmı Gnome teması olup, Xfce ile de uyumlu olan temalardır. “GTK+ themes” diye geçen temalar, tıpkı kaynak koddan derlenerek kurulan programlar gibi  kurulabilmektedir. O şekilde kurulan temaların arşivlerinden README, INSTALL ve benzeri dosyalar çıkmaktadır, o dosyaları okuyarak tema kurulumunu  gerçekleştirebilirsiniz.

Ama benim daha iyi bir fikrim var! Özgürlükİçin forumunda Xfce temaları ile ilgili bir konu açarak tema isteğinde bulunabilirsiniz ya da Uluzilla‘ya hata girebilirsiniz.

İmleç Temasını Değiştirmek:

Kullanmak istediğim simge temaları için, ev –ya da burada yoksa “.icons”– dizinindeki tema arşivlerinin içinden çıkan dizini de buraya yerleştiriyorduk. Aynı şekilde, imleç temalarını da bu dizine alabiliyoruz. Bu dizine aldığınız imleç temalarını kullanabilmek için ayar yöneticimizden “Fare” penceresini kullanmanız yeterli.

 

Keşke Fontlar İçin de Bir Dizin Olsa

Var! Xfce ile ilgili olmasa da, kullanmak istediğiniz tüm fontları ev dizinindeki “.icons” dizinine yerleştirerek kullanabiliyorsunuz.

Özgürlükİçin Varan:1

Türkiye’in en büyük özgür yazılım topluluğu Özgürlükİçin.com, Pardus 2008 sürümünün hemen peşi sıra  vites büyütüyor. Birinci yılını geçtiğimiz temmuz ayında dolduran Özgürlükİçin, topluluktan gelen öneri ve eleştiriler doğrultusunda hizmetlerini güncellemeye devam ediyor.

Yeni dönemde Özgürlükİçin’de pek çok yenilik yer alacak. Peki, neler bunlar?

 

1) Tema: Pardus kullanıcılarının hazırladığı duvar kâğıdı, simgeseti, imleç temaları, pencere dekorasyonları, Amarok eklentisi ve SuperKaramba temalarına hızlı erişimi ve paylaşımını sağlayacak bir merkez olacak burası. Süreç içinde yine Özgürlükİçin topluluğu içinden çıkacak Tema bölümü yöneticilerinin idaresine bırakılacak bu alanda, belli bir “özgünlük ve kalite standardı”nı yakalayan ürün ve tasarımlar sergilenecek.

Tema’nın gelecekte Özgürlükİçin’in en hareketli alanlarından birisi olmasını bekliyoruz.

 

2) Yeni Fikirler Arayüzü: Pardus Yaz Stajı Programı katılımcılarından sevgili Hüseyin Berberoğlu’nun yazdığı Yeni Fikirler Arayüzü, esin kaynağını Ubuntu’nun BrainStorm‘undan alan yeni bileşenimiz.

Yeni Fikirler Arayüzü ya da kısa adıyla “Beyin“, yeni dönemde topluluk talepleri ile geliştiriciler arasında önemli bir iletişim katmanı oluşturacak. Pardus 2009 Ürün Yöneticisi Selim OK’un yönetiminde bu bölüm, geliştiricilere hangi ihtiyacın topluluk tarafından nasıl ve ne kadar istendiğine dair “ölçülebilir” veri sağlayacak. Bu bölümü yeni tasarımda, sağda durmadan tazelenen bir Ajax penceresiyle sürekli göz önünde tutmayı düşünüyoruz.

 

3) E-Dükkan: Uzun zamandır bekliyordunuz ve sonunda oldu!

Türkiye’nin önde gelen bir alışveriş sitesinin işbirliğinde hazırlanan bu bölümde, orijinal Pardus t-shirt ve diğer lisanslı Pardus ürünlerini satın alma olanağına kavuşacaksınız. Özgürlükİçin’den satın alacağınız her lisanslı ürün, Pardus Projesi’nin gelişimine maddi katkıda bulunacak.

E-Dükkân bileşenimiz için sevgili Eren Türkay ve Uğur Çetin’e kocaman bir teşekkür borçluyuz.

 

4) Yeni arayüz: Özgürlükİçin’in tasarımını da sizlerden gelen öneri ve eleştiriler doğrultusunda güncellemeye giriştik elbette… Üzerinde çalıştığımız bir taslak tasarımı sizlerle şimdiden paylaşalım.

Tasarımın sağındaki boşluklarda aslında pek çok sürpriz gizli. Bunları bir sonraki haberimize bırakalım ama şimdiden de çıtlatalım sizlere, asıl bomba haberi hâlâ kendimize saklıyoruz  :)..

Bu yandaki ekran görüntüsü de yeni oyun sayfamız olsun. Tasarıma ilişkin beğeni/eleştiri ve önerilerinizi foruma bekliyoruz…

 

5) Enemy Territory: GameTracker’ın listesinde 11’inciliğe kadar yükselen UrbanTerror sunucusuna yakında kardeş geliyor! Enemy Territory  oyun sunucumuz yakında yayında…

Exit mobile version