Kuzu Etli Patates Dolması

Malzemeler ;

5 adet büyük boy patates

300 gram kuzu eti

2 adet soğan

2 diş sarımsak

3 yeşil biber

2 domates

1 yemek kaşığı salça

Sıvı yağ – tuz – karabiber – su

 Sosu için ;

1 çorba kaşığı salça

1 tatlı kaşığı un

tuz

Sıvı yağ

Su

Hazırlanışı ;

Büyük boy beş tane patatesi alarak soyun ve ortadan enlemesine ikiye bölün. İçlerini küçük sebze bıçağı yardımı ile dikkatli olarak çıkarın. Çanak şekline gelen patatesleri bol sıvı yağ içinde kızartın. İçlerinden çıkardığınız parçaları da kızartarak bir kenara alın. İç harcı için bir tencereye sıvı yağ alıp minik doğranmış kuzu etlerini ilave ederek pişirmeye başlayın. Üzerine soğanı, sarımsağı ve salçayı ilave edin ve biraz kavurun. Daha sonra üzerine çıkacak kadar su ilave edip pişmesi için bırakın. Pişmesine yakın yeşil biberini, domatesini, tuzunu ve kara biberini ilave edin. Lokum gibi pişene kadar kaynatın. Kızaran patatesleri bir fırın kabına dizin. Pişirdiğiniz kuzu etlerini bir kaşık yardımı ile içlerine paylaştırıp doldurun. Patateslerin iç kısmından çıkartıp kızarttığınız parçaları üzerine kapak olarak kapatın. Küçük bir tavaya sıvı yağı ve unu alıp 1 – 2 dakika kavurduktan sonra üzerine salçayı, tuzu ve 2 su bardağı suyu ilave ederek sos kıvamına getirin. Sosunuzu da fırın kabına dökün. Bu şekilde hazırladığınız dolmaları 180 derecelik fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. Sıcak olarak sofraya getirip  misafirlerinize ikram ettiğinizde biz hiç böyle bir dolma yemedik deyip sizi tebrik edecekler. Bu tarifimiz 6 kişilik bir tariftir ortalama bir saatte servise hazır olur.

 

 

Süt peeling’i ve uygulanması

Mevsim geçişleri, cildinizin en çok hasar gördüğü, nemsiz kaldığı ve bu nedenle cansız ve mat göründüğü soğuk kış günlerinde, cildinizdeki lekeler ve solgun görünümden kurtulmak için, belki de en kestirme yollardan biri peelingdir. Son yıllarda Türkiye’de ve dünyada oldukça yaygın olarak uygulanan bir peeling yöntemi olan Süt Peelingi, yaz aylarında güneş ışınları nedeniyle cildinizde ortaya çıkan lekelerin tedavisinde en etkili sonucu veren uygulamalardan biridir. Profesyonel anlamda uygulanan bu peeling türünün adı, içindeki laktik asitten almaktadır.

Lekelerden kurtulmayı vaat eden Süt Peeling ile siz de hayalini kurduğunuz o pürüzsüz cilde kavuşacaksınız. Türkiye’de yaklaşık 8 seneden bu yana uygulanan bu yöntem, oldukça başarılı sonuçlar veriyor. Cilt lekeleri ve güneş lekelerinin tedavisinde sıklıkla tercih edilen Süt Peelingi, özellikle genç hanımlardan büyük ilgi görüyor. Hassas ciltlerde de uygulanabiliyor olması da bu uygulamanın en büyük avantajlarından biri.

 

Her türlü cilt tipine uygulanabiliyor. Birçok kimyasal peelingin soyucu asitler içerdiğini artık hepimiz biliyoruz. Oysa bu peeling türünde herhangi soyucu bir madde bulunmamaktadır. Bu da, süt peelingininyan etkilerini minimum seviyeye indiriyor. Peki, uygulama ne kadar sürüyor? Seanslar yaklaşık olarak 10 dakika sürmektedir. Uygulama sırasında herhangi ir kızarma, yanma ya da acı hissedilmemesi de en büyük avantajlarından biri. Aynı gün işe gitmeniz bile mümkün. İki hafta aralıklarla toplamda 4 kez uygulanan süt peelingi, paket fiyat dahilinde 500-600 TL civarında.

Pratik Cilt Bakım Tonikleri

Sirke cilt Bakımı Toniği

Malzemeler :

* Yarım fincan elma sirkesi yada şarap
* Yarım çay kaşığı toz karanfil
* Bir yemek kaşığı lavanta
* Bir çay kaşığı ezilmiş gül yaprağı
* Bir yemek kaşığı gül suyu

Uygulama şekli : Tüm malzemeleri karıştırın ve bu karışımı bir hafta bekletin.Şişeyi ise haftada iki defa karıştırın.Karışımı süzün ve şişeleyin, buzdolabına kaldırın.

Portakal ve Limon Cilt Bakımı Toniği

Malzemeler :
* Bir dilim portakal suyu
* Yarım limon
* İki yemek kaşığı şeker
* Bir fincan süt
Hazırlanışı :Bütün malzemeleri karıştırın ve kaynama noktasına kadar kaynatın.Daha sonra ise soğutun ve buzdolabında saklayın.

Cildiniz için Masaj Macunu

Malzemeler :
* Bir yemek kaşığı yulaf ezmesi
* Bir yemek kaşığı krem
Uygulama şekli : İkisini birden karıştırıp yüzünüze sürün.Daha sonra ise dışarı ve yukarıya doğru masaj yapın. Cildinizden ölü hücreler ve kirler gidecektir.

Cilt Bakımı için Masaj Kremi

Malzemeler
1. Dört yemek kaşığı lanolin
2. Dört yemek kaşığı ayçiçek yağı
3. Dokuz yemek kaşığı gül suyu
4. Bir yemek kaşığı kafur yağı
5. İki yemek kaşığı taşyağı jeli
Uygulama biçimi : Yağları ısıtın ve yavaş yavaş gül suyu ekleyin.Kafur yağını katın ve iyice karıştırın.Kremi daha hafif hazırlamak için taşyağı jeli ekleyin.

Kadife Çiçeği Cilt Bakımı Toniği

İçindekiler :
* İki yemek kaşığı kurutulmuş kadife çiçeği yaprağı
* İki yemek kaşığı güvercin otu
* Biraz sıcak su
Hazırlanışı : Yaprakları onbeş yirmi dakika sıcak suyla ıslatın.Daha sonra ise güvercin otunu katın, soğutun ve şişeleyin.Bu cilt toniği yağlı vede aynı zamanda lekeli ciltler için çok faydalıdır.

Lavanta Cilt Bakım Toniği

İçindekiler : lavanta tonigi
* Üç yemek kaşığı lavanta yaprağı
* Biraz sıcak su
Hazırlanışı: Yaprakları sıcak suya koyun ve beş dakika kadar kaynatınız. Yarım saat kadar demledikten sonra soğutun ve şişeleyin. Buzdolabında saklayın.
Aynı şekilde leylak, sardunya, karahindiba, ıhlamur ya da hanımeli çiçeklerinin yapraklarıyla da kullanabilirsiniz. Tüm bunların şifa verici gücü vardır, cildinizin sağlıksız görüntüsünden kurtulmasını sağlar.
Salatalık Suyu Cilt Bakımı Toniği

İçindekiler :
1. Beş yemek kaşığı salatalık suyu
2. On yemek kaşığı mürver çiçek suyu
3. Dört yemek kaşığı kolonya
4. Bir yemek kaşığı benzion tentür
Hazırlanışı : Tüm bu malzemeleri karıştırın ve geniş bir şişede bir gün bırakın.Suyu süzün, şişeleyin ve buzdolabına kaldırın.Bu tonik sivilcelenen ciltler için özellikle faydalıdır.
Ayran cilt bakım toniği

İçindekiler :
* Yarım fincan ayran
* Altı yemek kaşığı mürver çiçeği
* Bir yemek kaşığı bal
Uygulama biçimi : Çok hafif bir ateşte ayranı ve çiçekleri yarım saat kadar kaynatınDaha sonra ise ateşten alın ve yarım saat kadar dinlenmeye bırakın.Süzüp bal katın ve iyice karıştırın.Şişeleyin ve buzdolabına kaldırın.Bu sert ve tahriş olan cilt tipleri için faydalı bir toniktir.
Yumurta Ovucu Peeling
Yumurta günlük hayatta vazgeçilmez olarak kullandığımız bir besin kaynağıdır.Şimdi bundan cilt bakımı için ovucu piling yapalım.
İçindekiler :
* Yarım yemek kaşığı şeker
* Yarım yemek kaşığı su
* Çırpılmış bir yumurta sarısı
* Bir çay kaşığı limonun suyu
Uygulama : Şekeri suyla ısıtın ve şeker karamelize olmaya başlayınca ateşten alın.Daha sonra ise yumurta sarısını karıştırın ve bir dakika kadar tekrardan ısıtın, sürekli çırpın. İçine limon suyuda ekledikden sonra cildinizi ovmak için kullanın. Bu bakım kuru hafif ciltler için idealdir.
Gül suyu toniği

Gül suyu cilt bakımı toniği
İçindekiler :
* İki avuç dolusu kokulu gül yaprağı
* Bir litre su
* İkiyüz gram şeker
Uygulama biçimi: Tüm malzemeleri bir kavonaza yada geniş ağızlı bir şişeye doldurun.Bu karışımı iyice çalkaladıkdan sonra birkaç saat dinlendirmeye bırakın.Kapağını iyice kapatın ve serin bir yerde saklayın.

Hollywood Bakımı Nedir?

Genosys Hollywood bakımı ile cilt güzelleştirme gittikçe yaygınlaşan başarılı bir bakım tekniğidir. Hollywood bakımı ile renk açma, cilt yenileme, yüz ve kırışıklık onarımı, cildin beslenmesi ve bağışıklığının arttırılması mümkündür. Genosys Snowcell enzim peeling olarak da adlandırılan Hollywood bakımı, diğer peeling yaklaşımlarına göre soyma etkisi daha az olan bir tekniktir. Cildin yapılanması için içeriğinde nemlenidirici, büyüme faktörleri, peptitler ve antioksidanlar olarn serumlar kullanılır.

Bal Kabağı Böreği

Bal Kabağı Böreği Tarifi ve Malzemeleri ;

Malzemeler ;

3 adet hazır yufka
1 su bardağı eritilmiş ve ılıtılmış tere yağı ( yarı yarıya tere yağı ile sıvı yağ da kullanılabilir )
İç için ;
4 – 5 dilim bal kabağı
1 su bardağı toz şeker
3 adet yumurta
1 su bardağı süt

Bal kabaklarını kuşbaşı formunda doğrayıp 2 su bardağı su ile yumuşayıncaya kadar haşlayın. Haşlandıktan sonra suyunu güzelce süzüp püre kıvamına gelinceye kadar bir çatal yardımı ile ezin. 2 yufkayı üst üste gelecek şekilde mutfak tezgâhına yayın. Yufkaları bıçak ile dörde bölerek 8 adet yufka elde edin.

İç harcını hazırlamak için; püre haline getirilen kabağı, toz şekeri, yumurtaları ve sütü derin bir karıştırma kabına alarak karıştırın. Daha sonra en az 35 – 40 santim çapında bir fırın tepsisini yağlayın. Yufka parçalarının birisini alıp üzerine hazırladığınız kabaklı içten bolca serpiştirin. Rulo yapıp gül böreği gibi içe doğru spiral şekilde kıvırın. Hazırladığınız böreği yağlanmış tepsinin ortasına koyun. Diğer yufkaları da bu şekilde rulolar halinde hazırlayıp tepsideki gül biçiminde olan yufkanın etrafına dizin. Tüm yufkaları aynı şekilde birbirinin etrafına sarıp üzerilerine yağ gezdirin. Böreği önceden 200 dereceye ayarlanmış fırında üzeri altın sarısı oluncaya kadar, en az 30 – 35 dakika pişirip çıkarın.

Böreğiniz ne tam tuzlu nede tam tatlı olacaktır. İkisinin ortasında bir lezzettir. Dilerseniz böreği fırından çıkardıktan sonra üzerine bolca pudra şekeri serperek tatlı börek haline getirebilir, dilerseniz içine lor peyniri katarak tuzlu börek haline getirebilirsiniz.

Afiyet Olsun.

 

Moda İkonu Olmanın Kreatif Çözümleri

  Modern yüzyılda, yeni moda moda ikonu olmak. Peki moda ikonu nasıl olunur? Kıssasları nelerdir? Herkes moda ikonu olabilir mi? Bu yazımızda sizler için bu sorulara açıklık getireceğiz.

Eskiden birisine şık demek için modayı takip etmesi yetiyordu, artık bu da kurtarmıyor. Modayı takip etmesinin yanında, insanların da onu takip etmesi gerekiyor. “İnsanlar bizleri nasıl takip edebilir?” Diye soracak olursanız, açıklık getirelim. Birkere, özgün olmalısınız. Saçınıza yaptığınız şekilden giydiğiniz ayakkabıya kadar tam bir özgünlük. En iyi takip edilen moda akımını başlatanlar özgün bireylerdir.

Yazımızın kalan bölümünde ise, size uyacak kombinlerin detaylarını aktaracağız. Bir kere,  moda ikonu olmakta temel kriter renk kombinlerini iyi yakalamaktır. Bunun için, hangi rengin hangi renge uyduğunu bilmeniz gerekmektedir. Biz size üç ana rengin kombinlenebildiği renkleri girelim siz bunlardan türetin. Kırmızı renginizi, yeşil ve tonları yahut düz siyah ile kombinleyin, mavi renginizi, turuncu ve tonları ile kombinlemek denge sağlayacaktır, benzer şekilde sarı renginizi de mor ve tonları ile kombinleyebilirsiniz. Renkleri kombinleme hakkında bilgi sahibi olduktan sonra ikinci aşamaya geçebiliriz.

Bu aşamada alt ve üst kıyafeti kombinlemek yer alıyor.  Pileli tarzda bir etek giyecekseniz, buna uygun renk kombini içeren gömlek üzeri ceket ile kombileyin. Dar bir tayt giyecekseniz sizin için en uygun kombin ürünü askılı bir tişört olacaktır. Eğer, giyeceğiniz etek mini ve kısaysa üzerinize mutlaka ama mutlaka aynı oranda dekolte içeren bir tişört yada straplez tercih edin. Altınıza giyeceğiniz kot pantolon ise, üstünüze bunu taşıyacak türden düz bir tişört yada süveter tercih edin. Hava durumuna göre bu tercihinizi değiştirebilirsiniz. Son olarak tercihiniz, bir eşortman ise, buna uyum sağlayacak sportif bir tişört işinizi görecektir.

Alt ve üst takımını kombinlediğimize göre ayakkabı ve üzerini kombinlemeye geldi sıra. Bir kere şunu belirtelim ayakkabı seçiminde dikkat edeceğiniz tek şey, alt kıyafetiniz olmalı. En çok yapılan hatalardan biridir, ayakkabıyı üste göre kombinlemek. Herneyse, bu püf noktanın altını çizdikten sonra açıklamalara gelelim. Topuklu giyiyorsanız, eğer topuklunun kırmızı yada türevleri ise, pantolon üzerine giymeyin böyle bir ayakkabı üzerine mutlaka etek tercih edin. Ayakkabınız topuklu ancak siyah yada krem rengi ise, buna da tercih edebileceğiniz kombin pantolon yada pileli etek olabilir. Ayakkabınız spor ise, kot pantolon üzerine de gidebilir, eşortman üzerine de iyi olacaktır. Bu insiyatifi size bırakıyoruz.

Kombininizi oluşturacağınız takıları, üst kıyafetlerinizin rengine göre belirleyin. Tüm bu şartları uygularsanız moda ikonu olmamanıza hiçbir sebep yoktur.

Dünyanın En İlginç Tasarıma Sahip 9 Yapısı

 Dünyanın En İlginç Tasarımına Sahip Yapıları


   1. Wonderworks Müzesi

Müzeye dışarıdan ilk bakıldığında yuvarlanmış ve ters durmuş bir ev görüntüsüyle dikkatleri üzerine çekiyor. Wonderwork Müzesi fizik ve matematik temalı eğlenceli sergiler içeriyor. Bazen bir akşam yemeğinde sihirli gösteriler eşliğinde, misafirlerini ağırlıyor. Binanın tasarımı Terry Nicholson tarafından yapılmıştır. Binaya gelen ziyaretçilerden giriş ücreti almıyorlar. Binanın içine girenler ikinci bir kez şaşırıyorlar, çünkü içide dışı gibi ters duruyor, gerçekten çok ilginç ve faklı bir tasarım. Tam bir sihirli dünya da diyebiliriz.


 

 2. Luxor Hotel

Piramit yapısı ile tanınmış Luxor Hotel, rengarenk içeriği ve harika mimarisiyle misafirlerini bambaşka bir dünyaya götüren harika bir otel. Las Vegasa yolu düşenler mutlaka burayı görmeli.


 3. Mind House

Tasarım harikalarından bir tanesi daha, doğayla tamamen bütünleşmiş saf ve güzel bir görüntü. Tasarımın sahibi olan Antoni Gouidi nin başyapıtı Mind House  Barselona da  dır

Uzaktan bakıldığında aynı bir salyangoza benziyor.


4. The Egg

Bir yumurtanın yarısıymış gibi gözüken Empire State Plaza New York’un                                                                                 en gelişmiş sermaye merkezlerinden birisi, Wollace Horison tarafından yapılmış. İç tasarımıyla insanı etkileyen bu kültür alanında, sanat koleksiyonları, mağaralar, müzeler, tiyatrolar sene boyunca devam ediyor. Empire State Plazada yapılmak için özel olarak etkinlikler düzenleniyor.


 5. Ryungyang Oteli

Dünyanın en yüksek otelleri arasında olan bir yapı. Otelin yüksekliği 330 metre yüksekliğinde, 105 odalı betonarme bir gökdelen. Kuzey kore’ nin başkenti Pyongyang’ın Potong Gang bölgesinde bulunmaktadır. Binanın bahçesinde avlu, 3 bin oda ve 7 restoran bulunmaktadır.

Wave Recidence ( dalga evleri )

Eşiz, modern bir mimariye sahip olan evler, Danimarka da bulunmaktadır. Henning Larsen Mimarlık tarafından yapılmış. Gece ışıklar yandığı zaman nefis bir görüntü ortaya çıkıyor. Muhteşem yapının içinde 140 daire bulunmakta, odaların her biri tüm manzarayı rahatça görebiliyor.


6. Sheraton Huzhou Otel

Çin de Ma Yasong tarafından tasalanmıştır. Tasarımı ile adeta bir Atnalı şeklini andırıyor. Otel göl kıyısında, harika bir manzaraya sahip. 27 katlı,301 oda, 37 villa, 44 süit bulunmaktadır. Otel lobisi Swarovski taşlarla dizayn edilmiş.


 7. Geisel Kütüp hanesi

William L. Pereira Associates tarafından tasarlanmıştır. Kaliforniya’da bulunan bir üniversite kütüphanesidir. Okuma, yazma, düşünme ve rüya görme mekanı olarak düşünülmüş.


8. Dome Home

Binanın tasarımı Charles Ryan tarafından tasrlanmış. Amerika’nın Florida eyaletinde bulunan bu tasarım, kasırga felaketi düşünülerek tasarlanmış, güçlendirilmiş plastik paneller kuvvetli rüzgara karşı dayanıklılık sağlamış. Saatte 300 km hızda olan rüzgara dayanıklı olan evler can kurtarıcı olarak ta biliniyor.

 

 


9. Monchester Adalet Merkezi

Farklı mimarisi ve estetik görüntüsü açısından oldukça ilginç görünüyor. Toplum açısından kimliksel ve yapı kalitesi olarak ön plana çıkmaktadır.

Baykuş Modeli Paspas

Baykuş Modeli Paspas

Bu modelimiz tüm bayanların kolaylıkla yapabileceği kolay bir paspas modelidir. Özellikle oda kapılarının önleri ve daire giriş kapılarınızın önlerini süsleyecek görsel güzelliği olan harika bir modeldir. Modelimiz tığ ile yapılan bir modeldir ve ortadan başlayıp yana doğru büyüyerek devam etmektedir.
Gerekli Malzemeler:

4,5 numara tığ
2 yumak beyaz ip
1 yumak yeşil ebruli ip
1 yumak pembe ebruli ip
Not: İpliklerin rengi kendi seçim ve zevklerinize göre değişebilir.

Yapılışı:

Öncelikle Beyaz ip ile başlanır be 10 adet zincir çekilerek, yuvarlak şekil yapılır içi tıp üzerine ilmek alarak doldurulur. Üst sıraya geçildiğin de ise su taşı modeli yapılır bu da  her seferin de 3 kez tığ üzerine ilmek alınarak yapılır 4. de 3 zincir çekilir yine ilmek ile dolgu yapılır ve 2 kez daha üzerine ilmek alınarak dolgu yapılır. Bu işler paspas genişledikçe devam eder. En üste gelindiğinde ise su taşı yapmaya devam edilir ancak su taşları eksiltilir, her motifin üstüne 3 bölüm haline gelir. Bu güller 4 sıra boyunca aynı işlem devam eder ve en son sırada en köşeye gelindiğinde 2 zincir çekilir ve paspas tamamlanır. Sonrasında yine köşeden başlayıp aynı köşede bitecek şekilde her seferin de 4 zincir çekilip üzerine ilmek almadan dolgu yapılmalıdır. Bun işlemlerin tamamlanmasının ardından paspasınızın en üstünde oluşturduğunuz su taşı güllerinin adedine göre en güller hazırlanmalıdır. Bu güller yine 10 zincir çekilip, yuvarlak hale getirilir. İçerisi tığ üzerine ilmek alınarak doldurulmalıdır. Bu işlem sizin gülü ne kadar büyük yapmak istediğinize göre devam etmektedir. Bu yaptığınız gülleri tığ ile ilmek almadan tek tek paspas üzerine zincir çekip ilmek almadan ekleyebilirsiniz. Sakın yapamam demeyin hanımlar denemeden bilemezsiniz.

Günlük Pratik Saç Modelleri

Özellikle çalışan kadınlar sabahın erken saatlerinde kalkıp saçlarıyla uğraşmak zor gelmektedir. ama buna rağmen bakımlı olmak zorundadırlar. Sizin için kolay 5 dakikada uygulayabileceğiniz pratik modelleri sunuyoruz. Ofis ortamında ya da farklı çalışma ortamlarında sizler için seçtiğimiz bu son derece tarz şık saç modellerini tercih edebilirsiniz. Videoda izleyeceğiniz modelleri her kes kolayca uygulaya bilir.

 

 

 

 

Kolay Ağlayan Pasta Tarifi

Kolay Ağlayan Pasta Tarifi

 

Pastamız için gereken malzemeler:

3 adet yumurta

380 gram (1.5 su bardağı) süt

260 gram (1.5 su bardağı) şeker

100 gram (1 çay bardağı) sıvıyağ

22 gram (3 yemek kaşığı) kakao

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

1 çay kaşığı karbonat

300 gram (2+ 1/3 (üçte bir su bardağı) un

 

Üzerine gereken malzemeler :

2 su bardağı süt

Kakaolu sos malzemeleri:

250 gram (1 su bardağı) süt

380 gram (1,5 su bardağı) su

10 gram (1 yemek kaşığı) un

15 gram (2 yemek kaşığı) kakao

8 gram (1 yemek kaşığı) nişasta

80 gram (5 yemek kaşığı) şeker

Ve Ayrıca süsleme için

1 paket krem şanti

250 gram (1 su bardağı) süt

 

Ağlayan Pasta yapılışı:

İlk başta yumurtaların beyazını sarısında ayırıyoruz. Yumurta beyazlarını 1 tutam tuzla mikserle köpük-köpük beyazlaşana kadar çırpalım. Daha sonra içine yumurta sarısını ve şekeri ilave ederek iyice çırpıyoruz. Sonra süt ve sıvı yağı ilave ederek yeniden çırpıyoruz.  Başka bir kapta unu eliyoruz. İçine kakao kabartma tozunu vanilya ve karbonatı döküp karıştırıyoruz. Diğer kaptaki karışımımıza ilave edip mikserle 2 dakika çırpıyoruz. Fırın tepsisini yağladıktan sonra hafif unluyoruz karışımımızı ekliyoruz. Önceden 200 derece ısıtılmış fırında pişmeye bırakıyoruz. (her fırına göre derece değişiklik göstere bilir)

Kekin piştiğini kontrol ettikten sonra hafif soğumasını bekliyoruz. Ilık olması yeterlidir. 1,5 su bardağı sütü kekin üzerine döküp soğumasını bekliyoruz. 1 taraftan da krem şantiyi hazırlayalım. Krem şantiyi pasta kekinin üzerine yayıyoruz. Çikolata sosunu hazırlamak için sütü ve suyu bir tencereye döküyoruz. İçerisine diğer malzemeleri de ekliyoruz. Un, nişasta, kakao, şekeri ilave edip devamlı kısık ateşte karıştırıyoruz. Krema kıvamına geldiğinde altını kapatıp soğumaya bırakıyoruz. Soğuduktan sonra krem şantinin üzerine yanlardan akacak şekilde döküyoruz.

 

Samsung’un Videosu Herkesi Duygulandırdı

Samsung’un işitme engellilerin sorunlarına dikkat çekmek için yaptığı video çalışması sosyal medyada büyük ilgi uyandırdı. Proje olarak çok hassas bir konuyu ele alan videoyu izleyen herkesin gözleri doldu…

Kısaca konu olarak işitme engelli muharrem arkadaşımızın hayatından kısa bir kesitte destek olunuyor.

 

https://www.youtube.com/watch?v=rKAVJMWiJ1Q

kaynak: http://www.teknoplato.com/samsungun-videosu-herkesi-duygulandirdi.html

Ünlülerin Tercih Ettiği 11 Erkek Saç Modeli

Trendleri ve modayı takip eden erkekler aksesuarlar konusunda bayanlar kadar şanslı değiller.  Kendilerine ait bir tarz yaratabilmek için kullanabilecekleri aksesuarlar oldukça kısıtlıdır. Erkeklerin tarzlarına ciddi anlamda katkı sağlayan ve onları etkileyici kılan en önemli detaylardan biri saçlarıdır.

Ülkemizde trend olan erkek saç kesim modellerini şüphesiz ki ünlü isimler belirlemektedir. Sürekli göz önünde olan ünlüler kullandıkları modeller ile saç modasının öncülüğünü yapmaktadırlar. Hatta çoğu kez saç kesim merkezlerinde istenilen saç modelinin tarifi o modelin öncüsü olan ünlünün ismi ile birlikte yapılmaktadır. Son dönemlerde yoğunlukla kısa saç modelleri kullanılmaktadır. Özellikle bu sezon tercih edilen model Elvis modeli olarak ta bilinen, önler uzun, yan ve arkaların asimetrik ve kısa tutulduğu kesimlerdir. Oldukça kullanışlı olan bu model kesimler, tek düzelik yerine, bulundukları ortama göre farklı tarayarak tarz olabilen erkekler tarafından tercih edilmektedir.

Bu modelde saçlar arkaya doğru tarandığında ciddi bir imaj yaratılmaktadır. Yana doğru tarandığında klasik ve sade bir görünüm kazanılmaktadır. Sokaklara ayak uydurabilmek için, asi ve çekici bir görünüm için ise yukarı doğru dağınık şekilde taranabilmektedir. Trendin dışında sıradanlık tercih eden erkekler 3 numara kesimlerden vazgeçmemekteler. Bu kesimlerin modası hiçbir zaman bitmemekte ve kullanım açısından oldukça kolay ve masrafsız olmaktadır.

Kadınlar için makyaj ne kadar önemli ise, bakımına ve tarzına önem veren erkekler içinde kullandıkları saç modeli bir o kadar önemlidir.

 

 

Google Analytics 5 ile Yapabileceğiniz 9 Harika Şey

Google Analytics 5 Google’ın analitik programının en iyi özelliklerini alarak ve onu kullanıcılar için daha da kolay bir hale getirerek kullanıma sundu. Aşağıda Google Analytics 5’i kullanarak yapabileceğiniz 9 harika işlemi inceledik. Bu işlemler sayesinde analitik bilgilerinden mümkün olan en fazla şekilde faydalanabileceğiniz gibi bu bilgileri sitenizin içeriğini, dönüşüm oranları ve kullanıcı deneyimini geliştirmek için de kullanabilirsiniz.

İlk olarak en önemli analitik verilerinizi inceleyin.

Google Analytics verilerinize ilk giriş yaptığınızda karşınıza en yaygın şekilde göz attığınız bilgiler çıksın istersiniz. Zaten Analytics’de size bunu sağlıyor diyebiliriz. Tabi isterseniz bu kullanıcı panelinde değişiklikler yapmanız da söz konusu.

Birden fazla kullanıcı paneli de oluşturabilirsiniz. Bu paneller içerisinde farklı farklı veri bölgeleri de bulundurabilir. Menüden yönetici panelleri altında yeni yönetim paneli seçeneği ile bu tipte paneller oluşturmanız söz konusu. Daha sonra bu yönetici paneli içerisinde görmek istediğiniz alanları ekleyebiliyorsunuz. Burada belirli bir ölçümün histogramını gösteren, iki ölçümün zamanla değişimini gösteren veya belirli iki metriğin boyutlarını gösteren tablolardan oluşan eklentiler oluşturmanız söz konusu. Ayrıca bu eklentiler belirli filtrelerden de geçirilerek kullanılabiliyorlar. Örneğin geliştirmek istediğiniz belirli yaş kitlesinin sitenize giriş sayfasını ana sayfa yönetici panelinize ekleyebilir ve sayede Analytics’e her girişinizde o sayfaya gitmek yerine doğrudan ana ekranınızda verileri inceleyebilirsiniz.

Hangi kampanyaların en fazla trafiği ve dönüşüm değerini getirdiğini takip edebilirsiniz.

Online pazarlama çalışmalarınızdan hangilerinin (lokal aramalar, sosyal medya gibi) sitenize trafik ve dönüşüm getirme konusunda daha başarılı olduğunu merak ettiniz mi? Bu durumda gelişmiş seçeneklere göz gezdirmenizde fayda var.

Gelişmiş bir sekme oluşturmak istiyorsanız bu durumda Gelişmiş Sekmeler menüsü altından yeni sekmeyi seçmeniz gerekiyor. Eğer yerel aramalardan gelen trafikleri görmek istiyorsanız burada yerel arama profilleri segmentini tercih edin ve içerisinde profillerinizin bulunduğu siteleri bu bölüme ekleyin. Bunlar arasında maps.google.com/maps/ Google yerler veya yelp.com listeleri yer alabilir. Bu sayede lokal aramalardaki başarınızı da özel olarak takip edebilirsiniz.

Ziyaretçilerinizin hangi bölgelerden olduğunu keşfedin

Eğer Google, Facebook, StubmleUpon veya diğer servisler aracılığıyla reklamlarınızı yapmayı değerlendirdiyseniz, bu kaynaklardan ne kadar geri dönüş elde ettiğinizi de mutlaka merak etmişsinizdir. Bu kaynakların hangisinin sitenize daha çok veya daha verimli kazanç getirdiği önemli bir soru. Bu noktada farklı bölgelerden farklı geri dönüşler elde etmeniz de olası.

Google Analytics sayesinde Bölgeler demografiği altında genel olarak sitenizin ziyaretçilerinin bulunduğu bölgeler hakkında fikir sahibi olabileceğiniz gibi, bölgeler demografiğini diğer türden verilerle de ortak şekilde kullanabilirsiniz. Farklı şehirlerden sitenize yönlenen kullanıcıları görebileceğiniz gibi bu şehirlerin üzerine tıklayarak o şehirlere veya bölgelere ilişkin daha detaylı bilgilere de ulaşabiliyorsunuz.

Kullanıcılarınızın siteniz içerisindeki aramalarını gözden geçirin

Çoğu kişi arama motorlarından sitenize kullanıcıları yönlendirmek için gerekli olan anahtar kelimelerin hangileri olduğunu biliyor. Fakat bu konunun diğer bir boyutunda siteniz içerisinde gerçekleştirilen aramalar yer almakta.

Eğer siteniz içerisinde bir arama kutusu bulunuyorsa (ki pek çok sitede yer alıyor), bu durumda sitenizin arama kutusunda bir arama yapın ve sonuçları kendiniz gözden geçirin. Daha sonra Analytics içerisinde site içi aramalar bölmesinden sitenizi ziyaret eden kullanıcıların hangi anahtar kelimeleri kullandıklarını görebilirsiniz. Bu sadece SEO anlamında sitenize bir katkı sağlamaz aynı zamanda site içi aramalarda kullanıcıların karşısına çıkan sonuçları da düzenleyebilmenizi sağlayacaktır.

Kullanıcıların hangi bölgelere tıkladıklarını keşfedin.

Kullanıcılarınız siteniz içerisinde belirli bölgelere tıklıyorlar ve bu tıklama haritası size onların genel davranışları hakkında bilgiler sağlıyor. İçerik menüsü altındaki Sayfa-içi Analitikler kısmında sitenizin hangi bölümlerinin daha fazla tıklama aldığına ilişkin bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Bu özellik sayesinde sitenizin hangi kısımlarının daha popüler olduğunu görebiliyorsunuz. Eğer kullanıcılarınızın görmesini istediğiniz belirli bir link mevcutsa bu durumda yoğun şekilde tıklanan bölgelere bu linkleri ekleyebilirsiniz.

Popüler içerikleriniz hangileri

Eğer kullanıcılarınızı web siteniz içerisinde en uzun süre tutmayı başaran içeriklerin hangileri olduğunu merak ediyorsanız bu durumda da Google Analytics’i kullanabilirsiniz. Veya buna SEO terimleriyle en düşük çıkma oranı da diyebiliriz. İçerik menüsü altından sayfalar sekmesine girdikten sonra Site İçeriği bölmesinde bu bilgiye ulaşabilirsiniz.

Bu bölümde hangi içeriklerinizin kullanıcılarınızı siteniz içerisinde en uzun süre tuttuğunu ve hangilerinin kullanıcıları site içerisinde gezinmeye yöneltmeye devam ettiğini de görebilirsiniz. Bu bilgiyi kullanarak gelecekte daha popüler ve daha verimli içerikler de üretmeniz söz konusu hale gelecektir.

En kötü işleve sahip sayfalarınızı tanımlayın

İçerik menüsünün en altında bulunan sayfaların en yüksek çıkma oranına sahip sayfalarınız olduklarını söyleyebiliriz. Bu size sitenizin belirli sayfalarına kaç kişinin geldiğini ve terk ettiğini söyleyecektir.

Bu Blog türü insanların belirli bilgileri bulmak için gelip daha sonra çıkış yaptıkları siteler için oldukça normal bir sonuç doğurur diyebiliriz. Fakat diğer siteler için çıkış yapılan sayfalar insanların aradıklarını bulamadığı şeyler anlamına gelebilir. Bu size söz konusu sayfayı tekrar gözden geçirmeniz ve onu kullanıcıların aradığı şeyi bulması için tekrar düzenlemeniz için bir fırsat yaratacaktır. Bu noktada sayfalarınızda kullandığınız call to action türü harekete geçirici söylemleri de gözden geçirebilirsiniz. Onları mail listenize üye olmaya yönlendirebilir veya bir ürünün inceleme sayfasına da aktarabilirsiniz.

Kullanıcıların alışveriş sepetini hangi noktada terk ettiklerini belirleyin

Bu özellik Google Analytics’in belki de en kullanışlı özelliğidir diyebiliriz. Hemen hemen her alışveriş sitesinde alışverişin oluşturulması ve tamamlanması süreci birden fazla adımda olacak şekilde gerçekleştiriliyor. Bu noktada hedefler sekmesinden siteniz için gelecekte başarılacak hedefler de belirleyebilirsiniz. Bu sayede o hedeflere ulaşabilmek için ihtiyaç duyulacak değişiklikleri yapma konusunda da teşvik sağlamış olursunuz.

Eğer alışverişin tamamlanması sürecinde belirli bir noktada diğerlerine göre daha yüksek oranda kullanıcı kaybı yaşıyorsanız bu durumda söz konusu sayfaya yönelik değişiklikleri değerlendirebilirsiniz. Tabi kullanıcıların büyük çoğunluğunun alışverişten sepete ekleme aşamasından sonra vazgeçtiğini de unutmamak gerekiyor.

Mobil siteniz

Sitenizin mobil versiyonunun veya tablet versiyonunun performansını da Google Analytics aracılığıyla kontrol etmeniz mümkün. Kitlenin altından Mobil sekmesinde sitenizi ziyaret eden kullanıcıların ne kadarlık bir kısmının mobil cihazları kullandığını görebilirsiniz. Üstelik söz konusu mobil cihazların hangi cihazlar olduğunun ve cihazlara göre farklı dönüşüm değerlerinin oranını da görmeniz söz konusu. Bu ayarlar altında yeni oturumların yüzdesi parametresi de büyük önem taşımakta. Bu noktada sürekli yeni kullanıcılara sahip olmaktansa geri dönüş sağlayan kullanıcılara da sahip olmanız gerektiğini söyleyebiliriz.

Sonuç

Google Analytics ile ihtiyaç duyabileceğiniz tüm ölçümlere sahip olabiliyorsunuz. Aylık ziyaretçi oranı 1 milyonun altında olan web siteleri için Analytics verisi ücretsiz bir şekilde sağlanırken, daha fazla ziyaretçilerde belirli ücretlendirmeler söz konusu olabiliyor. Google Analytics içerisinde bu özelliklerin dışında da pek çok araçtan faydalanabiliyorsunuz. Eğer sitenizin daha verimli bir siteye dönüşmesini istiyorsanız bu durumda mutlaka Analytics’i kullanmayı değerlendirmeniz ve ondan elde ettiğiniz geri dönüşlere göre sitenizi düzenlemeniz gerekiyor.

Beyin ve Spinal Cord Tümörleri

Travma ya da alkolün nedensel faktör olmadığı yeni epilepsi teşhisi konmuş yetişkin hastaların yaklaşık olarak beşte birinde bir tümör bulunur. Tek başına baş ağrısı ender olarak bir tümörün yegane semptomudur.

Beyin ve Spinal Cord Tümörleri Epidemiyolojisi

Merkezi sinir sistemini etkileyen tüm tümörlerin yüzde onu spinal kord tümörleridir. Merkezi sinir sistemi tümörleri tüm tümörlerin yüzde 3- 4’ünün oluşturur. Görülme sıklığının yoğun olduğu yaşlar erkek çocukluk ve orta yaş sonrasıdır.

Beyin ve Spinal Cord Tümörleri Etiyolojisi

Çoğu merkezi sinir sistemi tümörünün sebebi bilinmemektedir. Immunosüpresyon ve immunolojik yetmezlikler yanında öncesinde gerçekleşmiş radyoterapi uygulamaları tümör riskini artırır. Nörofibromatozis tip 2 ve tüberöz skleroz yüksek bir merkezi sinir sistemi tümörü gelişimi riski ile bağlantılıdırlar.

Beyin ve Spinal Cord Tümörleri Belirtileri

  • Semptomlar lokalize doku zedelenmesi, basınç ya da irritasyon sebebiyle oluşmuş bölgesel ya da intrakraniyal bir kütlenin sebep olduğu genel semptomlar olabilir.
  • Semptomlar tümör yeterli büyüklüğü ulaşıncaya kadar yavaş şekilde ilerleyebilir ya da semptomların kolayca meydana geldiği bir bölgeye yayılabilir. Tümör içine bir kanama akut bir klinik görünüme sebep olabilir.
  • Hastaların yaklaşık olarak yüzde 30- 50’sinde epilepsi, bir beyin tümörünün bir semptomudur. Travma ya da alkolün nedensel faktör olmadığı yeni epilepsi teşhisi konmuş yetişkin hastaların yaklaşık olarak beşte birinde bir tümör bulunur.
  • Tek başına baş ağrısı ender olarak bir tümörün yegane semptomudur. Nüfus içinde farklı türlerde baş ağrısı oldukça sık görüldüğünden teşhis bakımından düşünüldüğünde baş ağrısı zorlayıcı bir semptomdur.
    • Posterior fossa ya da beyin sapı tümörleri hariç olmak üzere hidrosefali ile bağlantılı klasik baş ağrısı genellikle bir erken belirti değildir. Bununla beraber daha bölgesel, basınç kaynaklı baş ağrıları daha erken ortaya çıkar.
    • Basınç kaynaklı baş ağrısı, CSF akımı bozuklukları ya da intrakraniyal basınca yol açan tümör kitlesinin büyümesi sebebiyle meydana gelebilir. Ağrı artarak daha şiddetli hale ulaşır, uzanıldığı sırada meydana gelir, hastanın uykusunu bölebilir ve bulantı hatta kusmaya sebep olabilir. Yükselen basınç (öksürme ya da ıkınma) ağrıyı artırır.
  • Zihinsel fonksiyonlarda bozukluklar beyin tümörü olan hastalar arasında yaygındır. Bu bozuklukları teşhis etmek zor olabilir çünkü hastalar çoğu zaman yaşadıkları zorlukları hafife alır ya da bunları kendi kendilerine tanıyamazlar. Özellikle frontal lobda daha geniş çaplı nöral ağların bozulmamış faaliyetlerini gerektiren idari fonksiyonların düzenlenmesi, kolayca alt üst olabilir. Bu durum, örneğin inisiyatif alımı ve muhakeme, durumları yapılandırma ve organize etme ve konsantrasyon ve dikkatin yönlendirilmesi becerilerinde zayıflama ve yavaşlama olarak kendini gösterir.
    • Ayrıca hafıza, dil ve vizüospasyal algılama ile bağlantılı bozukluklar da görülür. Bunlar çoğu zaman tespit edilmemiş olarak kalabilir ya da sebebinin tükenme ya da depresyon olduğu düşünülebilir.
    • Uyanıklığın düzenlenmesi çoğu zaman bozulmuştur ve bu da olağan dışı yorgunluğa ve aşırı uykuya ya da huzursuzluk ve uyku bozukluklarına sebep olur.
  • Motor semptomlara, beynin belirli, daha derin bölgelerinde, motor korteks içinde ya da beyin sapında bulunan piramidal yolu etkileyen tümörler sebep olur. Serebellar tümörler ataksi ya da sersemlik ile bağlantılı olabilir.
  • Yanlış lokalize olmuş semptomlar
    • İntrakraniyal basınç arttıkça, okülomotor ve abdusens sinirleri , tümör onların civarında yer almasa dahi, kolayca zarar görebilir.
    • Beyin sapı beyincik çadırının sınırına baskı yapabilir ve bu da hemiparezi semptomlarına yol açabilir.
  • Posterior fossa tümörleri başlangıç olarak hidrosefali ile birlikte ortaya çıkabilir.
  • Serebellopontin köşede en yaygın görülen tümör akustik nöromadır.
  • Spinal kord tümörleri ağrının yanında paralize ve duyusal semptomlara sebep olur.
  • Hipofiz çukuru tümörleri, Hormonal bozukluklara ve optik sinire uyguladıkları baskıdan dolayı görsel alan defektlerine sebep olur.

Beyin ve Spinal Cord Tümörleri Teşhisi

Geçmiş ve nörolojik muayeneler hayati öneme sahiptir. Objektif anormallikler, tıpkı farklı semptom kombinasyonları gibi her zaman öneme sahiptir. Epileptik bir nöbeti, özellikle eğer fokal ya da motor olmayan özellikteyse, teşhis etmek zor olabilir. Hastanın baş ağrısı karakteristikleri çoğu zaman geçmişteki baş ağrılarından farklıdır ve baş ağrıları diğer işaretler ve semptomlarla bağlantılıdır. Yüksek intrakraniyal basınç ve papil ödemi ender olarak görülür; çoğunlukla tümörler bunlar gelişmeden önce teşhis edilir. Çoğu zaman bir tümör semptomların sebebi olarak ortaya çıkmaz ancak hasta, beynin CT ya da MRI taraması gibi ilave tetkikler gerektiren beyin ile ilgili semptomlar gösterir. Bir CSF muayenesi, kafatası röntgeni ya da bir EKG beyin tümörlerinin ilk teşhisinin bir parçasını oluşturmaz. Bir akustik nöromanın erken belirtileri genellikle otolojik testlerde açık şekilde görülür.

Merkezi Sinir Sistemini Etkileyen En Yaygın Tümörler

SSS tümörlerinin 100’e yakın farklı histolojik türü bulunmaktadır. Gliomlar, meninjiyomlar ve nörinomlar en yaygın türlerdir.

Gliomlar

  • Gliomlar SSS vakaların yaklaşık yüzde 50’sini oluşturarak SSS tümörleri içinde en yaygın grubu meydana getirir.

Derece I: Pilositik astrositom ve gangliyogliyom

  • Benign ve genellikle cerrahi yoldan rezeksiyon ile tamamen alınabilir.
  • Bununla beraber kısmi bir eksizyon sonrasında 10 yıldan daha fazla bir süre boyunca takip edilmelidir.
  • Çoğunluğu çocuklar ve genç yetişkinlerde meydana gelir; hastaların yaklaşık olarak yüzde 75’i 20 yaşından küçüktür. Çocuklarda en sık görülen tümördür.

Derece II: Astrositom ve oligodendrogliom

  • Yetişkinlerde meydana gelir ve beyin dokusu içinde yavaşça büyüyerek etrafını infiltre eder.
  • Oligodendrogliomlar oldukça iyi bir prognoz taşırlar. Bununla beraber Derece II gliyomları cerrahi yoldan tamamen almak ender olarak mümkündür ve malign hale dönüşebilirler.
  • Ortalama hayatta kalma süresi 7 yıl ya da daha fazladır.

Derece III: Anaplastik astrositom ve oligodendrogliom

  • Ortalama hayatta kalma süresi yaklaşık olarak 5 yıldır.
Derece IV: Glioblastom
  • Tüm gliomlar içinde en yaygın ve malign olanıdır; tüm yetişkin gliomların yaklaşık olarak yarısı bu gruba aittir.
  • Ortalama hayatta kalma süresi yaklaşık olarak 1 yıldır. Modern kemoterapi sayesinde 2 yıl hayatta kalma süresi yaklaşık olarak yüzde 25’tir.
Ependimom
  • Ependimom ependimik dokudan kaynaklanır. Tüm gliomların yaklaşık olarak yüzde 3-9’unu ve spinal kord gliomlarının yaklaşık yüzde 50’sini oluşturur.
  • Eğer cerrahi tümör alımı makroskopik olarak tamamlanmışsa prognozu iyidir. Spinal kord ependiyomları çoğu zaman bu kategoriye dahildir.

PNET (primitif nöroektodermal tümör)
  • Genel olarak çocukları etkileyen ve bir grup malign (Derece IV) ve medülloblastom tümörler en yaygın tiplerdir.
  • Tedavi sonuçları son birkaç on yılda önemli derecede ilerlemiştir ve yaşam kalitesi meydana gelen ciddi bir sorundur. Supratentoryal tümörlerde 5 yıl hayatta kalma süresi yüzde 30’un üzerine ve posterior fossa tümörlerinde yüzde 85’e kadar çıkabilir.

Merkezi Sinir Sistemini Etkileyen Diğer Tümörler

Schwannoma: Benigndir ve yavaş şekilde büyür. Schwannomalar tüm merkezi sinir sistemi tümörlerinin yaklaşık olarak yüzde 10’unu oluşturur. Schwannomalar sinir sistemi boyunca yerleşmiş olabilir. İntrakraniyal boşluktaki tümörün kaynakladığı bölge kraniyal sinirleri, en yaygın olarak da 8. Kraniyal siniri kapsar (akustik nöroma).

Meninjiyom: Genellikle (tüm vakaların yaklaşık olarak yüzde 95’inde) serebral meninkslerden kaynaklanan benign, iyi sınırlandırılmış bir tümördür ve yavaş şekilde büyür. Kadınlarda, orta yaşlılarda ve yaşlı kişilerde daha yaygındır. Çoğu zaman tamamıyla kesilip alınabilir. Bununla beraber primer ve tekrarlayan tümörler sakatlığa sebep olabilir. Spinal kord tümörlerinin yaklaşık yarısı meninjiyomlardır.

Hipofizeal tümörleri: Büyük çoğunluğu hipofizeal adenomlardır. Ayrıca aynı bölgede bulunan kraniyofarinjiyom, hipofiz bezi yetmezliğe ya da görsel bozulma ve şiddetli kognitif semptomlara sebep olan konjenital bir tümördür.

Primer serebral lenfoma: Giderek artan sayıda teşhis edilmektedir, özellikle ileri yaştaki nüfus içinde. Serebral lenfoma başlangıç evresinde tedaviye iyi cevap verir ancak çoğu zaman tekrar eder. Hastaların yaklaşık olarak yüzde 20’sinde, tümör dokusu ayrıca gözde de bulunur. Ayrıca meninjiyal hastalığın yer alması da mümkündür.

Metastaz

Çoğu beyin ve spinal kord tümörleri vücudun başka bir yerinde bulunan tümörlerin metastazıdır. Beyin metastazı insidansının değerlendirilmesi zordur çünkü kanserin terminal safhasında merkezi sinir sistemi metastazları özel bir önem taşımaz. Bununla beraber klinik açıdan önemli beyin metastazları insidansının, hastanın yaşamını uzatmaya yarayan ileri tedavi yöntemleri sayesinde artışta olduğu ve neoplastik hastalıkların daha fazla kronik hastalıklar haline geldiği görülmüştür

Çoğu malign tümör beyne yayılabilir; bunlar arasında en yaygın olanları akciğer ve göğüs kanseridir. Bazı akciğer kanserleri beyin metastazına bakılarak teşhis edilir ancak göğüs kanseri genellikle beyne ulaşmadan önce vücudun diğer kısımlarına yayılır. Soliter metastaz genellikle cerrahi yoldan alınabilir.

Metastaz lokal dokudan ve kemiklerden infiltrasyon yoluyla spinal korda ulaşabilir ya da doğrudan spinal dokunun içine doğru gelişebilir.

Meningeal karsinozda, malign neoplastik hücreler meninksler boyunca, ayrı bir neoplazma oluşturmadan hızlı şekilde çoğalır. Klinik görünüm kronik menenjitin görünümüne benzer, bakınız. Meningeal karsinoz, örneğin melanom, lösemi, göğüs kanseri ve akciğer kanseri ile bağlantılıdır.

Beyin ve Spinal Cord Tümörleri Tedavisi

Basınç kaynaklı semptomların tedavisi

  • Hasta basınç kaynaklı semptomlar ya da ciddi nörolojik eksiklikler ile başvuruda bulunmuşsa hastanın durumu, tümör etrafındaki ödemi azaltmaya yardımcı olan deksametazon ile 6- 24 saat içinde hafifletilebilir (oral yoldan ya da intravenöz olarak 10 mg’a kadar günde 2- 3 kez).
  • Eğer basınç kaynaklı semptomlar hayatı tehdit edici ise (bilinç kaybı, pupiller dilatasyon), bir infüzyon olarak 1.5– 2 g/kg mannitol uygulanabilir. Bu hastanın durumunu birkaç saat boyunca iyileştirir ve bu sırada hasta bir nörocerrahi ünitesine nakledilebilir.
  • Spinal kord tümörleri için ameliyatın gecikme olmaksızın yerine getirilmesi gerekebilir. Eğer tümör hareket alt kollarda devam ederken alınmışsa semptomlar genellikle geniş ölçüde iyileşir. Eğer paraparezi ameliyat öncesinde de mevcutsa hasta ameliyat sonrasına dek yürüme kabiliyetine kavuşamaz.

Cerrahi tedavi, radyoterapi ve sitotoksik kemoterapi

  • Amaç her zaman biyopsi ya da rezeksiyon yoluyla alınmış bir örneğe dayalı histolojik bir teşhis olmalıdır. Nöroradyolojik görüntüleme çalışmaları vakaların yaklaşık olarak yüzde 10’unda hatalı olan histolojik bir teşhis sağlar.
  • Beyin dokusu dışından kaynaklanan (örneğin meninjiyomlar ve schwannomalar) tümörlerin tedavisinde olduğu kadar pilositik astrositomlar ve gangliyogliyomların tedavisinde de tümörün tamamen alınması çoğu zaman mümkündür.
  • Diğer gliyomların tamamen alınması ender olarak başarılıdır ancak rezeksiyonun genişliği (debulking) prognoz ile doğru orantılıdır. Gliyomların tekrarlamaya genel bir eğilimi vardır.
  • Radyoterapi sırasında uygulanan sitotoksik kemoterapi glioblastomların prognozunu önemli derecede iyileştirmiştir. Adjuvan kemoterapi kombinasyonları ile iyi sonuçlar elde edilmiştir.
    • Sitotoksik ilaçların ayrıca Derece III oligodendrogliomlarda da etkili olduğu görülmüştür.
    • Derece II tümörlerinde radyoterapinin genel prognozu iyileştirmesi olası değildir ancak hastalıksız geçen süreyi uzatabilir. Bu süreyi göz önüne alınca, radyoterapi ve sitotoksik kemoterapinin zamanlaması rezidüel tümör kitlesine, hastanın yaşına, vs. bağlıdır.
    • Tümörün tipine bağlı olarak radyoterapi ve sitotoksik kemoterapi zaman kaybetmeden ya da tümör tekrar ettiğinde verilebilir.
  • Serrebral lenfoma radyasyona iyi cevap verir. Ancak radyoterapi ciddi yan etkiler ile bağlantılıdır ve bu sebeple kombinasyon kemoterapisi genellikle tercih edilen tedavidir. Radyoterapi günümüzde tekrarlayan lenfomada ve gözü infiltre eden lenfomada kullanılır.
  • Tek bir beyin metastazı cerrahi yoldan kesilip alınmalıdır. Eğer birden fazla metastaz mevcutsa tedavi radyoterapiden meydana gelir. İntratekal sitotoksik ilaçlar çoğu zaman hayat kalitesini iyileştirir ve bazen genel durumu iyi olan hastalarda hayatta kalma süresini uzatır.
  • Hidrosefali bir şant ile tedavi edilir.
  • Yeni tedavi şekilleri arasında bir “gama bıçağı” ya da lineer hızlandırıcı ile eksternal olarak uygulanan stereotaktik radyasyon yanında, Biyolojik ilaçlar ve çeşitli kombinasyon kemoterapi rejimleri bulunur.

Beyin ve Spinal Cord Tümörleri Takibi

  • Tekrarlayan beyin tümörü aktif şekilde tedavi edildiği sürece takip bir nöro-onkoloji ünitesinde gerçekleştirilmelidir.
  • Bu hastaların yerel sağlık bakımı servislerine aşırı bir yük haline gelmesini önlemek için bu hastaların semptomatik tedavileri etkili şekilde organize edilmelidir. Epilepsinin tedavisi ve kognitif sorunlar için olduğu kadar rehabilitasyon gereklerinin ve çalışma ve araç kullanma becerilerinin değerlendirilmesi için nörocerrahi uzmanlığı gereklidir.
  • Tedavi eden doktor nöroradyolojik araştırmaları organize edebilmeli ve konsültasyon amacıyla çeşitli uzmanlara ulaşımı olmalıdır. Tedavi sorumluluğu sadece terminal safhada bir temel sağlık bakımı kliniğine devredilebilir.
  • Kan testlerinin izlenmesi ya da göğüs röntgenleri önemli değildir. Primer beyin tümörleri, ender hemanjiyoperisitom hariç olmak üzere, merkezi sinir sitemi dışına oldukça nadiren yayılır.

Beyin ve Spinal Cord Tümörleri Komplikasyonları

  • Tümör ve tedavisi çoğu zaman rezidüel nörolojik eksiklikler ve kognitif bozukluklar bırakır. Eğer prognoz, kısa bir süre için bile olsa, iyi ise, hastanın rutin rehabilitasyon için erişimi olmalıdır. Çoğu hasta ayrıca konuşma terapisi, meşguliyet tedavisi, fizyoterapi ve nöropsikolojik rehabilitasyonu içeren daha kısa programlarda da faydalanabilir. Bu programlar semptom tedavisini kolaylaştırmak amacıyla kendi kendine rehabilitasyonu teşvik edecektir.
  • Epilepsi yaygındır. Eğer hasta ameliyat öncesinde epileptik nöbetler geçirmişse ilaç tedavisine tümör alındıktan sonra da devam edilmelidir. Profilaktik antiepileptik ilaç tedavisinin faydalı olduğu görülmemiştir.
  • Eğer hastada baş ağrıları, bulantı, sersemlik, zihinsel kapasitede bozulma ya da yürüyüş bozuklukları geliştirirse şant disfonksiyonundan şüphe edilmelidir. Şant elle muayene edildiğinde, valf genellikle sağ kulağın arkasında hissedilir. Sert ya da dişli bir valf disfonksiyona işaret eder. Şant disfonksiyonundan duyulan bir şüphe genellikle beynin bir CT taramasını gerekli kılar.

Tekrarlamadan ne zaman şüphe duyulmalıdır?

  • Kötüye giden nörolojik eksiklik ya da epileptik nöbetler bir tekrarlamaya işaret eder. Tedaviden sorumlu doktor hastanın daha önceki semptomları ve işaretleri ile aşina olmalıdır. Eğer tekrarlayan bir tümör tedavi edilecekse, semptomlar ciddi şekilde kötüleşmeden önce tümör genellikle bir MRI taraması ile tespit edilir.
  • Hasta artan intrakraniyal basınç semptomlarından ya da genel fonksiyonel kapasitesindeki bozukluklardan şikayet edebilir.
  • Eğer tekrarlamadan şüphe ediliyorsa, bir nörologa ya da nörocerraha başvurulmalıdır. Tekrarlayan bir tümörün tedavi seçenekleri hastadan hastaya değişebilir. Ender olarak, tedaviden birkaç yıl sonra radyasyon ensefalopatinin sebep olduğu ilerleyen semptomlar gelişebilir. Radyasyon ensefalopati için tedavi seçenekleri sınırlıdır.

Küçük Evler İçin Dekorasyon Fikirleri

Üçlü ranza modelleri

Evinizde özellikle de çocuklarınızın yatak odasında yer konusunda sıkıntınız var ise 3lü ranza modelleri ihtiyacınızı karşılayabilir. Daha çok küçük çocuklar için üretilen üçlü ranza modelleri farklı renkleri ve farklı tasarımları ön plana çıkıyor. Alt kısmında çift kişilik yatak ve üst kısmında ise tekli bir yatak ile aileler için küçük çocuklarını yanlarına almalarını sağlıyor. Aşağıdaki resimlerde üçlü ranza modellerini görebilirsiniz.
İşte üç kişilik ranza modelleri;

Kaydıraklı yatak modelleri

Çocuklarımızın yatak odalarında da eğlenceye doyabilmesi için yatak odalarını oyun parkı haline getirmek mümkün. Uzun zamandır üretilmekte olay kaydıraklı yataklar bu iş için ideal. Çocuklarınıza hediye dahi olabilecek bu kaydıraklı yataklar çocuğunuzun daha keyifli uyanmasını sağlayacaktır. Çocuk odası mobilyalarının satıldığı tüm mobilya mağazalarında bunlara benzer kaydıraklı yatak bulabileceksiniz. Sizlere kaydıraklı çocuk odaları hakkında birkaç örnek sunuyoruz;

Konforlu mobilya köşe takımları
Kalite ve konforun bir arada, farklı seçeneklerle bulunduğu  mobilya mağazalarında şık ve kaliteli köşe takımları yer alıyor. Salonlarınızda köşe takımı kullanmak istiyor ve konfor ile fiyat orantısının iyi olmasını istiyorsanız konforlu mobilya köşe takımlarını tercih edebilirsiniz. Köşe takımları ile misafirlerinizi rahatça ağırlayabilir ve yeri geldiğinde koltuğunuza rahatça uzanarak konforlu bir tv keyfi yapabilirsiniz. Köşe takımı modellerini sizler için bir araya topladık ve işte modelleri;

 

Ev Dekorasyonunda Pratik Bilgiler

Ev Dekorasyonunda Pratik Bilgiler

Ev dekorasyonunda pratik bilgileri kullanarak isteğinize uygun bir dekorasyon yapabilirsiniz. Ev dekorasyonuna başlamadan önce evinizin her köşesinin ölçüsünü alarak ona göre dekorunuzu kafanızda canlandırmanız gerekmektedir. Evinizde bulunan eşyaların üzerinde dekoratif süsler kullanarak görünümünü tamamen değiştirebilirsiniz.

Oturma Odasını Kullanışlı Hale Getirin

Oturma odası dinlene amacı ile kullanılan bir yerdir. Bu bölge tamamen iyi aydınlatılmış, sade ve kullanışlı bir biçimde hazırlanması gerekmektedir. Odada pastel renklerin kullanılması yararlı olacaktır. Lambalar, şamdanlar ve çiçekler kullanarak odanızda hoş bir görünüm kazandırabilirsiniz.Ev dekorasyonunda perde seçimine çok dikkat etmeniz gereklidir. Fazla gün ışığı almayan yerlerde kalın tül perdeler yerine içerisinde güneşlik bulunan perde türleri sizin daha rahat bir ortam yakalamanıza sebep olacaktır. Zevkinize göre düşündüğünüz döşeme modellerinin sağlam bir malzemeden oluşmasına özen gösteriniz.

Evinizin Görünümünü Değiştirin

İster sade ister desenli döşeme modelleri kullanarak evinizin görünümünü değiştirebilirsiniz. Kitap ve televizyon gibi eşyalarınızı koyabilmek için büyük bir depolama gölgesi yerine daha küçük ve farklı alanlara yayılmış depolama ünitelerini kullanabilirsiniz. Mobilyalarınızın yanında başucu lamba aksesuarlarını ekleyerek daha sofistike bir görünüm yakalayabilirsiniz.

 

Doğru Koltukları Kullanarak Konforunuzu Sağlayın

Bu bölümümüzde en moda koltuk takımı modellerini sizlerle paylaşacağız. Günümüzde kullanılan koltuk takımı çeşitlerini sıralarsak klasik, günlük, modern ve avangard tarz olarak sıralandırabiliriz.Modern koltuk takımlarının en önemli özelliği kullanışlı olmalarıdır. Standart bir boyuta sahip olan bu modellerin çabuk bir şekilde yatak olma özelliği de pek çok kişi tarafından tercih sebebi olmaktadır. Avangard koltuk takımları tamamen eskiye dönüş olarak adlandırılabilmektedir.

Modern Mobilyalar Şıklığı Yansıtıyor

Modern mobilyalara oranla daha fazla işçilik ve oymacılık bulunan bu tür mobilyalar kullanımdan daha çok şıklığı yansıtan modeller olmuşlardır. Avangard koltuk takımlarının modern mobilyalardan diğer bir farkı ise koltuk ayaklarının daha yüksekte olmasıdır. Bu tür modellerde geometrik desen ve çizgiler görülmemektedir. Koltuk takımı almadan önce üzerinde oturmanız ve konforunu test etmenizi öneririz. Kumaş seçimine gelince modern koltuk takımlarında kesinlikle şönil kumaş tercihinde bulunmamanız gerekmektedir. Şönil kumaş daha çok avangard modellerde tercih edilmektedir. En yeni avangard modellerini sitemizde inceleyebilirsiniz.

 

 

En Şık 26 Yatak Odası Takımı

Bu yazımızda genel olarak yatak odası dekorasyonundan bahsetmeye çalışacağız. Yatak odası takımları yatak odası tasarımının, yatak odası dekorasyonunun en önemli parçalarındandır. Yatak odası takımları, günün yorgunluğunu attığımız, hayatımızın en büyük bölümünü belki de geçirdiğimiz kısmıdır. Bu yüzden hayat kalitemizin belirlenmesinde, hayat standartlarımızın yükselmesinde, rahatımızın konforumuzun artmasında çok etkilidir. Yatak odası takımları seçilirken bu önem ölçüsünde dikkatli olmalıyız.
En uygun, zevkimize göre yatak odası takımları aynı zamanda uygun fiyatlarla sunulmalıdır. Bu yüzden iyi bir araştırma yapmalı, ne istediğimize, yatak odası takımları konseptinden ne beklediğimize iyi karar verip, bu konsepti, bu konforu ve bu rahatlığı bize sağlayabilecek en uygun fiyatlar ile satış yapan firmaları bulmalıyız.
Yatak odası takımları ve fiyatları ülkemizde 2.000 TL gibi fiyatlardan başlayıp 6.000 TL gibi fiyatlara kadar çıkmaktadır. Kullanılan malzeme, parça sayısı, tasarımı ve üzerindeki işçilik hep yatak odası takımları ve fiyatları belirleyen faktörlerdendir.
Yatak odası takımları alırken kampanyalı fiyatları incelemeliyiz. En çok satanlar, kampanyalar, ve indirimli fiyatlar her zaman bizim için iyi seçenekler olacaktır. Çilek, Bellona, İstikbal, Lazzoni, Tekzen, Evgör yatak odası takımları ve bunlar arasından uygun fiyatları sunanı tercih edebiliriz.

 

Dilerseniz Son Trend Tv Üniteleri yazımızı ve En Değişik Halı Modelleri yazımızı inceleye bilirsiniz.

Son Trend 15 TV Ünitesi

Dekorasyon dünyasının gelişmesi evimizin her alanında etkili olmaya başladı. Yıllardır Kullanılan televizyon sehpaları artık yerini çok amaçlı kullanıma uygun televizyon ünitelerine bırakmaya başladı. Televizyon üniteleri genelde LCD televizyonlar için kullanılan ve evimizin dekorasyonuna uygun modellerde üretilen mobilyalardan biridir.
TV üniteleri artık eskiden kullanılan parçalı vitrinlerini yerini almış durumdadır. Çekmeceleri ve bölümlerine her türlü aparatı koyabiliriz. CD, Kitap, DVD oynatıcı gibi birçok ürünü depolayabileceğimiz bu üniteler son yılların en çok satılan mobilyaları arasına girmiştir. Sade ve modern çizgilerde üretilen bu üniteler her anlamda evimize uyum sağlayabilecek konuma gelmiştir. Ayrıca duvara monte edilen bölümlerinin olması da ekstra şıklık katmaktadır.
TV ünitelerinin bir diğer faydası da büyük oranda yerden kar etmek için kullanılır olmasıdır. Küçük boyutlarda olan bu ürünler eski vitrinler gibi devasa yer kaplamaz. Şıklık açısından bakacak olursak, onları aratmayacak derecede etkileyici görüntü yaratmaktadır.

Son Trend TV Ünitelerine Aşağıda ki resimlerden göz atabilirsiniz:

 

 

 

Daha fazla seçenek için linke tıklayın : https://www.evidea.com/tv-uniteleri/c/69

En Değişik 14 Halı Modeli

Merinos son dönemlerin hızla büyüyen ve gelecek vadeden markalardan biridir.Merinos firması bir çok alanda hizmet vermekte fakat en büyük yatırımını da halı üzerine yapmaktadır. Her renk ve desen üzerinde çalışma yapan Merinos, ürünlerini sadece Türkiye değil tüm dünya ülkelerinde de satmaktadır.

Merinos halı modellerinde dekorasyon ön planda tutulmuş ve daha çok ürünlerini kendi sattığı mobilyalara uygun hale getirmiştir. Merinos halılar 2017 yılına da hızlı bir giriş yaparak piyasanın lideri olmaya devam etmektedir. 2017 yılında Venedik, Paris plus, Venüs , Alaaddin ve çocuklarımız için lisanslı çocuk halıları adı altında ünlü çizgi film kahramanlarının resimlerinin basılı olduğu modeller çıkarmıştır.
Merinos halıların genel özelliklerinden biri ipeksi görünümüdür. Halılar bir milyon ilme ucu sıklığında, sekiz ana renkte ve yüzde yüz Akrilik ipliklerinden son teknolojiyle üretilmiş makineler tarafından dikilmiştir.

Aşağıda ki merinos halı modellerine göz atabilirsiniz:

 

Bu ve daha fazla halı modelleri için Merinos halı sitesine göz ata bilirsiniz: http://www.merinos.com.tr/

 

Sivilceleri ve İzlerine Karşı Doğal Maskeler

Limon cildi yenileyici,sıkılaştırıcı ve mikropları öldürücü bir besin olduğu için sizi sivilcelerden ve sivilce izlerinden de kurtaracaktır.

İşte limonlu maske tarifleri;

Maske 1
Malzemeler

1 limon
1 tatlı kaşığı pudra
1 adet soda

Hazırlanışı
Pudrayı öncelikle bir kaseye alın ve kremsi bir doku elde edene kadar da limonu pudranın içine yedirin.İster sadece sivilcelerinizin üstüne isterseniz de tüm yüzünüze bu maskeyi uyguladıktan sonra yıkamayı da soda ile yapın.Bu size doğal bir tonik olacaktır.


Maske 2
Malzemeler

1 çorba kaşığı kadar limon suyu
2 çorba kaşığı bal

Hazırlanışı
Limon suyu ve balı bir küçük tencerede karıştırarak ateşe koyun.Bir süre yavaşça kaynadıktan sonra ateşten alın ve ardından ılık hale gelince sorunlu bölgelere sürün.Maskenizi yaklaşık 15 dakika yüzünüzde bekletin ve ılık suyla iyice yıkayın.


Maske 3
Malzemeler

1 çay kaşığı kadar limon suyu
1 yumurtanın akı

Hazırlanışı
Sarısından ayrılan yumurta akını bir kaseye aldıktan sonra üstüne limon suyunu da yavaşça ilave edin.Sivilceli bölgenize de bu karışımı sürüp 20 dakika kadar bekletin ve durulayın.Bu maskeyi haftada iki defa uygulamanızı öneriyoruz.
Maske 4
Malzemeler

1-2 damla limon suyu
3 tane aspirin
1 tatlı kaşığı kadar yaş maya

Hazırlanışı
Aspirinleri limonlu suyunda eritin.Daha sonra yaş mayayı da karışımın içine ekleyerek karıştırın.Sivilceli veya sivilce izlerinin olduğu bölgelere sürün ve 15 dakika beklettikten sonra durulayın.


Maske 5
Malzemeler

Yarım limon
1 çay kaşığı kadar karbonat
Birkaç damla kadar süt

Hazırlanışı
Bir kaseye ilk önce karbonatı sonra sütü ve son olarak da yarım limonun suyunu sıkıp ekleyin.Bu esnada karışım biraz köpürecek ve daha sonra da sivilceli bölgenize sürün.10-15 dakika kadar  bekledikten sonra ılık suyla durulayın.

LVM (Logical Volume Manager) Nedir?

Bu içeriğimizde sizlere Linux’ta disk ve dosya sistemi yönetimi konusundan bahsedeceğiz. Linux üzerinde aktif olarak kullanılan Logical Volume Manager disk boyutlandırma işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılmaktadır. Bilgisayarınızda kullandığınız sabit diskinizde zaman zaman değişiklikler yapma ihtiyacı duyabilirsiniz. Mevcut diskinize eklemeler yapmak veya onu bölümlendirmek gibi ihtiyaçlarınız bilgisayarınızı kullandıkça ortaya çıkan ihtiyaçlardır. Linux’ta bu ihtiyaçlara cevap veren özelliğe LVM adını veriyoruz.

LVM’nin Özellikleri

LVM’yi dinamik bölümlendirme olarak da düşünmek mümkündür. Bunu şu şekilde de aktarabiliriz: LVM bölümlerini komut satırından Linux sistemi aktif şekilde çalışırken düzenlemek, yeniden boyutlandırmak ve silmek mümkündür. Sistemin yeni oluşturulmuş bölümü tanıması için yeniden başlatmaya da gerek yoktur. Bu sayede pratik bir şekilde istediğiniz gibi diskinizi biçimlendirebilirsiniz. LVM’nin bunun yanı sıra diğer özelliklerine şunları örnek gösterebiliriz:

Eğer birden fazla sabit diskiniz varsa, Logical Volumes birden daha fazla diski bölümlendirmek için kullanılabilir. Tek bir diskin boyutu ile sınırlı değildirler, bunun yerine toplam boyuta göre bölümlendirilirler.
RAID-0’a benzer fakat daha bir şekilde bölümlendirmeye olanak sağlar.
Herhangi bir LV’nin anlık kaydını oluşturabilirsiniz. Daha sonra mevcut LV’yi bu eski kayıt noktasına geri döndürebilirsiniz veya eğer kayda ihtiyacınız kalmadıysa onu sile de bilirsiniz. Bu server yedeklemeleri için oldukça kullanışlı bir özelliktir. Uygulamalarınızın yazma işlemini geçici de olsa durduramayacağınız için mevcut durumun bir kaydını alabilirsiniz.

LVM’lerin bu özellikleri onu gerek kişisel bilgisayarlarda gerekse de serverlarda oldukça kullanışlı hale getirmektedir. Özellikle sistemlerde fark yaratan özelliklere sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Eksileri

Tabi tüm bu özelliklere sahip olmanın bir bedeli var: LVM’nin standart bölümlendirmesi normal bir disk bölümlendirmesine oranla daha karmaşıktır. Bu nedenle kullanmaya başlamadan önce LVM terminolojisini tümüyle anlamak ve kavramak gerekir.

En Yaygın Şekilde İhtiyaç Duyacağınız Linux Komutları

Eğer Linux komut satırında yeniyseniz yapabileceğiniz işlemler de oldukça sınırlıdır. Eğer daha önce Windows veya Mac bilgisayar kullandıysanız bu durumda Linux komut satırının yapısı size daha önce hiç görmediğiniz bir bakış açısı sağlayacaktır. Tabi komut satırında kullanmak üzere en temel ihtiyaç duyacağınız kodları da bilmeniz gerekiyor. Komut satırını kullanmak artık hiç de zor değil. Hatta oldukça basit bile diyebiliriz. Bu temel kodları baş ucunuzda tuttuğunuz sürece sorun yaşamayacağınız dan emin olabilirsiniz.

ls komutu

Bu komut kısaltmasından da anlaşılacağı üzere listeleme komutudur. Komut satırını açtığınızda karşınıza karanlık içerisinde hiçbir şey olmayan bir ekran görürsünüz. Bu ekranda “ls” komutunu girdiğinizde bulunduğunuz klasör içerisindeki dosyaları görme imkanı elde edersiniz. Bir klasörü çift tıklamak gibi düşünün.

cd komutu

Klasörümüze çift tıkladık şimdi de başka bir klasöre geçmek istiyoruz. Bunun için “cd” komutunu kullanacağız. cd İngilizce change directory’nin yani klasörü değiştirin kısaltmasıdır. Örnek satırı aşağı bulabilirsiniz:

cd/linux/YeniKlasör

mv komutu

Mv komutu İngilizce move yani taşı komutunun kısaltmasıdır. Bir dosyayı bir klasörden diğerine veya masaüstüne taşımak için kullanabilirsiniz. Aşağıdaki şekilde kullanılır.

mv/linux/YeniKlasör /linux/YeniKlasör2

girdiğiniz klasörün hali hazırda mevcut olduğuna da dikkat edin.

mkdir – rmdir komutları

Klasör oluşturmak istediğinizde bu komutu kullanmanız gerekiyor. mkdir komutu bulunduğunuz dizin içerisinde bir klasör oluşturuyor. Bu nedenle öncelikle cd komutu ile gitmek istediğiniz klasöre gitmenizde fayda var. Örnek:

mkdir linuxdersleri

rmdir komutu ise daha önce oluşturulmuş bir klasör silmek üzerine işlev görmekte. Aynı şekilde klasör adını yazarak silme işlemini gerçekleştirebiliyorsunuz.

rm komutu

rm komutu klasörlerin yerine dosyaları silmek üzerine kullanılan bir komuttur. Tabi ayrıca klasörleri de bu komutla silebiliyorsunuz. Sadece ne yaptığınız bilmeniz açısından birini diğerine tercih ederken dikkatli olmanız için oluşturulmuş.

rm linuxdersleri.txt

Neden Pardus Kullanmalıyım?

Pardus bilindiği üzere TÜBİTAK tarafından geliştirilmiş tamamen ülkemizde geliştirilmekte olan bir işletim sistemidir. Linux’un sahip olduğu genel özelliklerin yanı sıra Türkçe olması Pardus’un en dikkat çeken yönleri arasında yer alıyor. Pardus kullanarak sadece Linux’un ve Türkçenin bizlere sunduğu avantajlardan değil aynı zamanda ülkemize katkıda bulunma seçeneğinden de faydalanmış oluruz. Bilindiği üzere Windows ve diğer işletim sistemleri için ödenen ücretler ülkemizden maddi kayba yol açar, fakat gerek bireysel gerekse de ülke çapında Pardus kullanımı yaygınlaştıkça bu handikapın minimuma indirilmesi de söz konusu olabilecektir.

Neden Linux – Pardus?

Linux dağıtımları açık kaynak kodlu işletim sistemleridir. Yani içerisinde gizli saklı erişemediğiniz hiçbir kod yoktur. Bu noktada gerek bireysel anlamda gerekse de kurumsal anlamda gizli kodlara sahip olan Windows – Mac gibi işletim sistemlerinin istendiğinde aslında ne kadar tehlikeli olabilecekleri söylenebilir.

Bir Linux dağıtım olan ve Debian üzerinde geliştirilmeye devam eden Pardus, milli bir işletim sistemi olarak güvenliğinizi sağlamasının yanı sıra diğer Linux dağıtımlarının sahip olduğu özelliklere de sahiptir. Bunların en önemli yönlerinin hızlı olmaları, çakılma sorunlarının olmaması, farklı farklı yazılımlara ve lisanslara düzenli ücret ödeme ihtiyacının olmaması gibi örnekler gösterilebilir. Diğer çok önemli özellik ise virüs bulaşma sorununun olmamasıdır. Günümüzde özellikle Windows kullanan şirketler ve kurumlar düzenli olarak saldırılara maruz kalmaktadır. Bir çoğu bu saldırılardan etkilenen kurumlar verilerini kaybetme riskleri ile hemen hemen her gün yüz yüze gelirler. İşte Pardus’ta bilgisayarınıza virüs bulaşma sorunu da ortadan kalkar. Rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Son olarak Pardus tüm sistem içerisindeki sürücüleri de otomatik tanıma özelliğine sahiptir. Tek tek tüm sürücüleri bilgisayarınıza kurmak için uğraşmanıza gerek kalmaz. Her ne kadar pek çok kişiye zormuş gibi görünse de işlevsel kurulum sihirbazı ile kolayca kurulur ve kullanılır.

Xfce Nedir? Xfce Kurulumu

türü işletim sistemlerinde kullanılmak üzere oluşturulmuş hafif denilebilecek bir masaüstü ortamıdır. Hızlı olmaya ve sistem gereksinimleri fazla kullanmamaya odaklanan bu ortamda aynı zamanda görsel açıdan çekici ve kullanıcı dostu bir yapıya sahip olmak da hedeflenmiştir.

Xfce klasik UNIX filozofisi ile kullanılabilirlik ve modüler olmayı bir araya getiren bir yapıdır. Kullanıcıların modern bir masaüstü ortamından beklentilerini karşılayacak tüm gereksinimleri karşılayabilmek için birkaç bileşene sahiptir. Bu özellikler ayrı ayrı paketlere ayrılmış halde tutulurlar ve mevcut paketler arasından seçiminizi yaparak kendinize en uygun kişisel masaüstü yapınızı oluşturabilirsiniz.

Özellikleri

Xfce bir masaüstü ortamından bekleneceğiniz tüm işlemleri gerçekleştirmek üzere birkaç ana bileşene sahiptir. Bunlar;

Pencere Yöneticisi

Ekrandaki pencerelerin konumlarını ayarlar, pencerelerin veya sanal masaüstlerinin tasarımlarını ayarlamaya ve yönetmeye imkan tanır.

Masaüstü Yöneticisi

Ekrandaki pencerelerin arkaplan görüntülerini belirler ve ana pencere menüsü, masaüstü ikonları gibi elemanları sağlar.

Panel

Açık pencereler arasında geçişi sağlar, uygulamaları çalıştırır, çalışma alanları arasında ve menü eklentileri arasında klasör ve uygulamalar görüntülemek amacıyla geçişler sağlar.

Oturum Yöneticisi

Masaüstündeki giriş ve güç yönetimlerini kontrol eder ve kullanıcılara birden fazla giriş oturum açmaları için izin verir.

Uygulama Kaşifi

Bilgisayarınıza yüklü olan uygulamaları kategoriler halinde gösterir, bu sayede onları hızlı bir şekilde bulabilir ve çalıştırabilirsiniz.

Dosya Yöneticisi

Temel dosya yönetim özelliklerini ve grup şeklinde isimlendirme özelliklerini sağlar.

Temel modüllerin yanı sıra Xfce ek uygulamalar da sağlamaktadır. Bu uygulamalar sayesinde masaüstünüze istediğiniz şekilde çeşitli özellikler kazandırabilirsiniz. Bunlara örnek olarak tekst düzenleyici, ses mikseri, terminal emülatörü vb. gösterilebilir.

Xfce Kurulumu

Xfce’yi kurmak için terminali veya uygulama merkezini kullanabilirsiniz. Uygulama merkezinde doğrudan arama kutusuna Xfce yazmanız yeterlidir. Daha sonra karşınıza onunla ilgili çıkan paketleri indirmeniz gerekir. Bu paketi ayrıca terminal aracılığıyla da kurmanız mümkündür. Örneğin Ubuntu terminalinde

sudo apt-get install xfce4

komutu ile kurulumu başlatabilirsiniz.

Compiz Fusion Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Compiz fusion aynı bilgisayar üzerinde birden fazla pencere kullanabilmenizi sağlayan bir uygulamadır. Bu uygulama sayesinde birden fazla pencere üzerinde farklı işlemleri yürütmeniz mümkün hale geliyor. Compiz pencereler arasında oldukça artistik görünümlü geçişler yapmanıza da olanak verir ve tümüyle apayrı bir deneyim sunar. Compiz birden fazla pencere deneyimini sağlamak için OpenGL kütüphanesini kullanmaktadır.

Neden Compiz Fusion?

Windows ve Compiz Fusion olmayan standart Linux dağıtımlarında bilgisayarınızı tek bir pencere üzerinden kullanabilirsiniz. Bu alan genelde yeterli genişliğe sahip bir alan değildir. Fakat imkanlarınız dahilinde sahip olduğunuz pencereyi kullanmaya çalışırsınız. Compiz Fusion ise size birden fazla pencere kullanma imkanı sağlar. Belirli program veya programları bir pencerede kullanırken, örneğin tarayıcınızı başka bir ekranda kullanabilirsiniz. Compiz basitçe size birden fazla ekran kullanma seçeneği sağlar diyebiliriz. Bu sayede çok daha efektif şekilde sahip olduğunuz alanı genişleterek işletim sisteminizden faydalanabilirsiniz.

Compiz görsel açıdan da büyük bir deneyim sunar. Pencereleriz arasında geçiş yaparken oluşan görsellik oldukça kullanışlı olmasının yanı sıra aynı zamanda havalıdır da diyebiliriz.

Copmiz Fusion’un Özellikleri

Bu pencere yönetimi sistemiyle pencereler arası geçişin haricinde, ekrana zoom özelliği kazandırmak mümkündür. Compiz ayarlarına girildikten sonra zoom özelliği devreye sokulur ve daha sonra ekranın herhangi bir bölümüne büyüteçle bakılıyormuş gibi bir görüntü oluşur.

Küp döndürme özelliği ile ise tüm ekranlarınızı bir küpün yüzleri şeklinde görebilirsiniz. Bu bir hayli kullanışlı bir özelliktir. Çok pratik bir şekilde hangi ekranda hangi alt pencereleri kullandığınız bu özellikle takip edebilirsiniz. Tercih edilmesi halinde ayarlardan sergi görünümü ile de pencereleri görmek mümkün. Bu seçenekte tüm masaüstleriniz yan yana dizileceklerdir. Compiz Fusion ayrıca masaüstünüze yazı yazmanıza da olanak tanır. Eğer mutlaka hatırlamanız gereken notlarınız varsa bu özelliği kullanabilir. Bu özelliğe kısayol tuşları da atayabilirsiniz.

Muhafazakar moda haberleri için tıklayın

Exit mobile version