Bir isim seçtiniz, sorgulama ekranına yazdınız, sonuç boş döndü. Çoğu girişimcinin bu noktada yaptığı şey doğrudan başvuruya geçmek oluyor. Oysa boş dönen bir sorgulama, o ismin tescil edilebileceği anlamına gelmiyor.
Birebir arama neden yetersiz kalıyor?
Marka değerlendirmesinde ölçüt aynılık değil, karıştırılma ihtimali. Yani sizin markanızla birebir aynı bir kayıt bulunmasa bile, tüketicinin karıştırabileceği kadar benzer bir marka varsa başvuru reddedilebiliyor ya da itirazla karşılaşabiliyor.
Benzerlik üç ayrı eksende değerlendiriliyor. Görsel benzerlik: harflerin dizilişi, kelime uzunluğu, logo düzeni. İşitsel benzerlik: telaffuz edildiğinde kulakta bıraktığı izlenim. Kavramsal benzerlik: kelimenin çağrıştırdığı anlam. Bir marka bu eksenlerden yalnızca birinde bile yakınsa risk doğabiliyor.
Sorgulamada gözden kaçan noktalar
Yalnızca tescilli markalara bakmak ilk hata. Henüz tescil edilmemiş ama başvurusu yapılmış markalar da sizden önceki tarihli olduğu için engel oluşturuyor. Bu nedenle sorgulamada başvuru aşamasındaki kayıtların da görülmesi gerekiyor.
İkinci gözden kaçan nokta: Madrid Protokolü kapsamında Türkiye’yi tayin eden uluslararası markalar. Bunlar Türkiye’de koruma talep ediyor ancak alışılmış aramalarda her zaman öne çıkmıyor.
Üçüncüsü sınıf boyutu. Bir marka farklı bir sektörde tescilliyse sizin başvurunuza engel olmayabiliyor. Bu yüzden sorgulama yalnızca isim üzerinden değil, sizin faaliyet göstereceğiniz mal ve hizmet sınıfları esas alınarak yapılmalı.
Varyasyonları da aramak gerekiyor
Seçtiğiniz ismin yalnızca kendisini değil, yazılış ve okunuş varyasyonlarını da aramak gerekiyor. Türkçe ve İngilizce yazımlar, sesli harf değişiklikleri, bitişik ve ayrık yazımlar, çoğul ekleri — bunların her biri ayrı bir sorgulama başlığı.
Kapsamlı bir marka sorgulama çalışması, bu varyasyonların tamamını ve ilgili sınıfları birlikte tarayarak yapılıyor. Sonuç, tek bir “boş” ekranından çok daha fazlasını gösteriyor.
Sonuç
Sorgulama, marka sürecinin en ucuz ama en belirleyici adımı. Başvurudan önce harcanan birkaç saat, reddedilen bir başvurunun maliyetinden ve kaybedilen aylardan çok daha az. Boş dönen bir ekran, işin bittiğini değil; doğru soruların henüz sorulmadığını gösterebilir.
