Tıbbi adıyla Herpes denilen uçuk, bir tür deri enfeksiyonudur. Bir virüs cinsi olan uçuk (herpes) virüsünün iki cinsi vardır. Bunlar, tip1 ve tip2 olarak  adlandırılmaktadır. Tip1 virüsü, daha çok göbek üstündeki enfeksiyonlardan sorumludur. Özellikle dudakta, ağız çevresinde, ağız içerisinde ve  göz çevresinde çıkan uçuklardan tip1 virüsü sorumludur diyebiliriz. Tip2 virüsünde de  daha çok bel altı ya da  göbek altı seviyesinde oluşan enfeksiyonlardır ve halk arasında da genital uçuk olarak adlandırılan uçuk enfeksiyonlarıdır.

Uçuk, genel olarak 1 ila 5 yaş arasındaki çocuklarda daha çok karşımıza çıkmaktadır. Büyük oranda aile bireylerinden, hatta daha çok anneden de çocukların kapması söz konusudur. Ya da, çevredeki diğer çocuklardan da herpes virüsü kapabilmektedir.
Uçuğun çıkmasını kolaylaştıran etkenler nelerdir?
Bu etkenlerin başında; özellikle kadınlarda görülen adet dönemlerini sayabiliriz. Çünkü, adet dönemlerine özgü hormon değişikliği uçuk oluşmasını artırmaktadır. Ayrıca vücutta kansızlık hikayesi varsa, demir eksikliği, çinko eksikliği ya da vitamin eksikliği gibi durumlar söz konusu ise uçuk görülebilmektedir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi durumda da karşımıza uçuk çıkabilmektedir. Uçuğun çıktığı bölgede darbe, vurma ya da ısırma gibi bir oluşumda, oradaki deri bütünlüğünün bozulması ile de uçuk çıkabilmektedir. Psikolojik durumlarda ise stres, depresyon ya da gece kabus görme gibi durumlarda da sabah uçuk olan bir dudakla karşılaşmak mümkün…

Ayrıca, bağışıklık sistemini azaltan durumlarda örneğin, AIDS gibi bir hastalıkta, bir kanser hastalığında ya da kansere bağlı kemoterapi ilacı tedavisi gören hastalarda  daha sık görülebilmektedir. Bununla birlikte,  kortizon gibi sistemik bir ilacı kullanan kişilerde de yoğun olarak  uçuk oluşabilmektedir. Özellikle, bağışıklık sistemini zayıflatan bir hastalığa sahip olan  kişilerde uçuk; hem daha yaygın hem de daha tedavilere dirençli bir şekilde kendini göstermektedir. Bulaşıcı olan herpes virüsü, ilk çıktığı zaman batma, yanma ya da su kabarcığı şeklinde oluşmaktadır.
Uçuk, çok sık görüldüğünde tehlikeli midir?
Uçuk ilk defa deriye girdiği zaman, derinin sinirleri boyunca omiriliğe taşınır. Omiriliğin arka köklerinde uyur vaziyette bekler. Zamanla vücut direnci düştüğünde ya da deri bütünlüğü bozulduğunda arka köklerden tekrar aynı sinirler vasıtasıyla, giriş bölgesine gelir ve uçuk infeksiyonunu oluşturur. Dolayısıyla virüsü bir kez kaptıktan sonra, o virüs mutlaka nüks edecek ve tekrarlayacaktır. Yalnız bu oran kişiden kişiye göre değişmektedir. Dolayısıyla bir kişide uçuk hayat boyu tekrar edebileceği gibi, bazı kişilerde çok sık tekrarlayabilir. Özellikle senede 6 kezden fazla uçuk çıkıyorsa, bu tür uçuk problemli kişilere kronik vaka denir ve araştırılması gereken hasta grubudur. Bu tür hastalara, uzun süreli bir baskılama tedavisi uygulanır. Hatta gerekli  görüldüğü takdirde, 6 ay ya da 1 yıl boyunca bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçlar verilmektedir. Virüsü yok eden birtakım maddeler içeren, sistemik ilaçlar verilmektedir.
Uçuk tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? 
Uçuk tedavisinde ilk basamak olarak, öncelikle uçuğun ortaya çıkmasına neden olan tetikleyici faktörlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Örneğin, vücuttaki kansızlık, demir eksikliği ya da çinko eksikliği söz konusuysa mutlaka tedavi edilmelidir. Eğer kişi, dudaklarıyla çok oynuyorsa ya da dudaklarını çok yiyorsa, tırnaklarıyla kaşıyorsa bu tarz tik davranışlarından uzak durması sağlanmalıdır. Özellikle bazı kişiler,  güneşe çıktıklarında da uçuk oluşumu söz konusu olabilmektedir. Bu kişilerin de, güneşin olumsuz etkilerine karşı güneşten koruyan kremler kullanmasında fayda vardır. Bunun dışında uçuk virüsüyle hekime başvuran hastaya, uçuk tedavisinde uçuklu bölgeye uygulanan sürme ilaçlarkremler ya da losyonlar  verilmektedir. Bu ilaçlar genellikle anti viral denilen birtakım aktif madde içeriğiyle uçuğa karşı etkilidir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here