Diş teli nasıl takılır

Diş tellerine braket denilmektedir. Diş tellerini kullanarak uygulanan tedaviye ise ortodontik tedavi adı verilmektedir. Diş bozukluklarının tedavisinde sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Bu yöntem dişlerin rengini değiştirmemektedir dolayısıyla dişlere zarar veren bir uygulama değildir aksine yararı daha fazladır. İlk takıldığında uygulanan yoğun işlemden dolayı biraz ağrı görülmektedir. Ancak ilerleyen zamanlarda bu ağrı giderek hafiflemektedir. Bu tellerin ortalama beş yıl dişlerde kalması tavsiye edilmektedir.

Dişlerde görülen çarpıklıklar, boşluklar, alt çene çıkıklıkları gibi sorunlar için kullanılır. Pek çok soruna çözüm olarak uygulandığından dolayı birden fazla çeşidi vardır. Şu şekilde sınıflandırılır: metal diş telleri, seramik diş telleri, içe takılan diş telleri, altın diş telleri ve damon diş telleri.

Metal diş telleri en çok tercih edilen çeşitlerden biridir. Öncelikli olarak çocuklarda rastlanan diş bozukluklarının tedavisinde uygulanır. Paslanmayan çelik malzemeden üretilir. Diş yapısı ile fazlaca uyumludur. Kullanımı oldukça rahattır. Son dönemlerde çok fazla kullanılmaktadır. Çocuklara uygulanırken tercihe göre teller üzerine renkli esnek bantlar uygulanabilir.

 

Seramik diş telleri metal diş telleri ile fiyat olarak karşılaştırıldığında biraz daha pahalıdır. Görünüş olarak rahatsızlık hissi vermez. Dişlerle bir bütün olarak göründüğü için tercih edilmektedir. Bu özelliğinden dolayı yetişkinler ve çocuklar bu diş tellerine öncelik verirler. Kullanımı son derece kolaydır sadece biraz özen gerektirmektedir. Temiz kullanmaya dikkat edilmelidir.

 

İçe takılan diş telleri görünüş olarak diğer diş tellerinden farklıdır. Diğer çeşitleri dişin dış tarafına takılırken bu diş teli çeşidi dişin iç yüzeyine uygulanmaktadır. Dışarıdan görünüşte teller belli olmamaktadır. Nereye takılacağı belirlenirken gelişen teknolojiden yardım alınır. Yoğun bir çalışma gerektirdiğinden dolayı tedavi ücretlerinde yükselmeye sebep olmaktadır. İç yüzeyde kalması nedeniyle estetik kaygısı fazla olan bireylerce tercih edilir.

 

Altın diş tellerinin fiyatları biraz yüksek olduğundan dolayı oldukça maliyetli bir tel çeşididir. Alerji karşıtı olma özeliği vardır. Kullanımı rahattır.

 

Damon diş telleri hastalar tarafından takılıp çıkarılabilmektedir. Hareketli bir sistem olarak uygulanır. Diğer tel çeşitleri ile kıyasla maliyeti düşüktür.

Bu yazıdan diş teli fiyatlarına ulaşa bilirsiniz: http://ozgurlukicin.com/saglikli-yasam/dis-teli-fiyatlari/

Diş Teli Fiyatları

Son yıllarda ülkemizde, ağız ve diş sağlığına verdiği önemin, daha önceki yıllara göre oldukça arttığı gözlenmekte. Özellikle çocukluk döneminde, ağız ve diş sağlığına dikkat edilmesi, ilerleyen yaşlarda, sağlıklı ve güzel görünümlü dişlere sahip olmak için önemli. Bu alanda, teknolojinin ilerlemesine paralel olarak, sürekli yeni teknikler geliştiriliyor. Bu yöntemlerden, son yıllarda en çok kullanılanı diş teli tedavisidir. Kısaca, çapraşık dişlerin düzene sokulması amacıyla uygulanan diş teli tedavisi, bu alanda özel eğitim almış ortodontistler tarafından uygulanır. Diş teli tedavisine, ne kadar erken başlanırsa, alınacak sonuç da o kadar başarılı olur. Ortodontistler, kemik yapısının tam olarak sertleşmeye başladığı 15- 16 yaşlarından önce, diş teli tedavisine başlamanın en uygun dönem olduğunu söylemektedirler. Tedavi süreci genellikle iki yıldır. Ancak, düzeltilecek dişlerin durumuna göre, bu süre üç yıla kadar uzayabilir.

Diş teli tedavisi süresince dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Öncelikle her ay düzenli olarak kontrollere gidilmeli, asitli içecekler kesinlikle içilmemeli ve dişler sık sık fırçalanmalıdır.

Diş teli tedavisi fiyatları, ülkemizde ilk uygulanmaya başladığı yıllarda oldukça yüksekti. Bunun nedenleri arasında, tedavi türünün yaygınlaşmamış olması, bu alanda yeterli ortodontist bulunmaması, tedavide kullanılan malzemelerin yurt dışından temin edilmesi gibi faktörler yer almaktaydı. Günümüzde ise, diş teli tedavisi oldukça yaygınlaşmış ve bu alanda uzman ortodontistlerin sayısı oldukça artmıştır. Buna bağlı olarak, diş teli fiyatları uygun seviyelere düşmüştür.

Diş teli tedavisinde, Türkiye’nin her yerinde, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen fiyatlar uygulanmaktadır. Diş teli uygulanacak diş sayısı, dişlerdeki bozukluğun derecesi, alt çene, üst çene ya da her iki yöne de uygulanması gerekliliği gibi durumlara göre, diş teli fiyatları değişmektedir. Örneğin, sadece alt çenede veya sadece üst çenede hafif bir çapraşıklık durumunda, bir senelik bir tedavi yeterli gelebilmektedir. Bu tür bir tedavinin fiyatı, 1500- 2500 TL arasındadır. Dişlerde seyreklik ya da sıkışıklık gibi sorunlarda uygulanacak tedavi süreci iki senedir. Bu tedavinin fiyatı 4000- 4500 TL arasındadır. Dişlerde görülen diş ve çene uyumsuzluğu, normalden fazla üst üste gelmiş dişler, ya da normalden çok seyrek dişler için uygulanan tedavi 3 sene gibi uzun bir süreç gerektirir. Fazla sık görülmeyen bu durumlarda ise, diş teli fiyatı 5000- 5500 TL tutarındadır.

Fiyatlar yüksek gibi görünse de, uygulanan işlemin zorluğu ve sonucun her zaman başarılı olması, yapılan harcamanın yerini bulduğunu göstermektedir. Bunun yanında, diş teli tedavisi uzun bir süre devam ettiği için, ortodontistlerin büyük çoğunluğu, hastalarına ödeme kolaylığı sağlamakta, başlangıçta malzeme fiyatını alıp kalan miktarı tedavi süreci içinde, kontroller sırasında almaktadırlar.

Diş Ağrılarına ne iyi gelir?

Hepimiz zaman zaman diş ağrısından şikayetçi oluruz. Hatta bazı zamanlar diş ağrısı o kadar dayanılmaz hale gelir ki hayatımızı çekilmez kılar. Peki diş ağrısının nedenleri nelerdir ve diş ağrısına ne iyi gelir?

Diş Ağrısının Sebepleri:

Diş ağrısının birçok sebebi olabilir. Bunların başında dişin çürümesi, diş köklerinde hassasiyet oluşması, diş özü iltihaplanması sayılabilir.  Bunun dışında, dişeti hastalıkları, diş apsesi , dolgu düşmesi, gömülü dişler, sinüzit gibi ağız dışı hastalıklarda diş ağrısının sebepleri olabilir.

  1. Diş Çürüğü:
    Ağzımızda birçok bakteri bulunmaktadır ve bu bakteriler çoğunlukla dişlerin ve dilin üzerindedir. Bu bakteriler özellikle şekerli ve unlu yiyecekler tükettiğimizde ağızda kalan artıklardan asit oluşturabilmektedir ve bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözmekte ve dişin minesinin bozulmasına sebep olmaktadır. Bu da diş çürüğüne neden olur. Eğer dişte çürük meydana gelirse diş ağrısı da oluşur.

2.Diş Köklerindeki hassasiyet:
Diş kökü dişlerin altında bulunan üçte ikilik kısmı kapsar. Eğer diş kökünde hassasiyet meydana gelirse  dişlerde ağrı da meydana gelir. Hatta dişlerde çürümeye neden olan bakteri plağı, diş çevresinden köklere kadar inerek, kök etrafındaki kemiklere bile zarar verebilir. Bunun sonucunda diş kökünün etrafı açıkta kalır ve dişler kemiğin korumasından mahrum kalırsa soğuk ve sıcağa karşı da hassasiyet oluşur.

3.Diş Özü İltihaplanması:
Diş özü, dişlerin orta bölümünde bulunur. Eğer diş özünde iltihaplanma meydana gelirse dişte ağrı görülür. Gene dişlerde çürük, çatlak ya da kırık olduğu için iltihaplanma olursa iltihaplanma oldukça fazla ağrı yapar.

 

Diş Ağrısına Ne İyi Gelir?

Eğer dişiniz ağrıyorsa ilk olarak dişinizi fırçalamayı deneyin. Dişinizi fırçalayarak çürüğe sıkışmış ve ağrıya neden olan besin artıklarından kurtulabilirsiniz. Gene dişlerinizi diş ipiyle temizlemeniz de diş ağrınıza geçici  çözüm sağlayabilir. Eğer fırçalama ve diş ipi işe yaramazsa diş ağrılarına karşı sirkeli ya da tuzlu suyla gargara yapabilirsiniz. Çünkü tuzlu ya da sirkeli su gargarası, dişi bakterilerden temizleyerek şişlikleri azaltır ve böylece ağrının azalmasını sağlar. Ayrıca gargaranın dişeti ve açık diş çürüklerine karşı dezenfektan etkisi de bulunmaktadır. Tüm yaptıklarınıza rağmen diş ağrınız azalmazsa kalıcı çözüm için hemen bir diş hekimine başvurmanızda fayda vardır.

DENGELİ  VE  SAĞLIK  BESLENME  İLE  KİLO VERME

Hemen hemen herkes ,hayatının  belli bir dönemin de  mutlaka kilo problemi yaşadı ve yaşıyor. ”Keşke zevk alabildiğimiz, her şeyi yiyebilsek ve  hiç kilo almasak” sözü çoğumuzun dilinde bir slogan gibi. Ama ne yazık ki o söz sadece bir hayal  🙂 Kilo kişiyi ; hem fiziksel ,hem ruhsal olarak olumsuz  yönde etkileyen bir sağlık problemidir.Peki, bunu nasıl alt edebiliriz ? Öncelikle, kişinin kilonun bir sağlık problemi olduğunu kabul edip ,gelecek yaşamın da; hem fiziksel, hem ruhsal daha sağlıklı bir yaşamı gerçekten arzulaması gerekiyor.Aksi takdir de, bunu göremeyen herkes; sabah başladığı diyeti, akşam bozarak sürekli bir kısır döngü içerisine girecektir.

 

Her şey beyinde başlar. Kişi zayıflamayı gerçekten isteyecek… Sonrasın da bir diyet uzmanı eşliğin de, dengeli ve sağlıklı bir beslenme programı ile fazla kilolarından kurtulacaktır.Tabi ki kişi ,bu dönem de; ben diyetteyim psikolojisinden kendini arındırması gerekiyor.Diyetini uyguladıkça zaman içerisin de geçmiş de yapmış olduğu,beslenme yanlışlıklarını görerek; sağlıklı ,dengeli ve doğru beslenme şeklini öğrenmiş olduğunu keşfedecektir…Altının çizilerek, her daima belirtilmesi gereken, diğer önemli bir konu ise, size; kalıcı ve sağlıklı kilo verdiren diyeti tercih etmeniz gerketiğidir. Dengeli ve sağlıklı bir şekil de kilo verdiren bir beslenme programı,doğru bir diyet programıdır.Diğer türlüsü, hiç bir zaman tavsiye edilemeyecek şok diyetlerdir.Kesinlikle  çok tehlikelidir.Ataların bir deyimi  vardır. Kaş yapayım derken ,göz çıkarmak .Evet  aynen öyle ! ordan, burdan duyduğunuz veya birlerinden gördüğünüz şok diyetler sizi; Allah korusun ölüme bile götürebilir.”O ,yaptı ne güzel kilo da verdi.Bir şey de olmadı.” demeyin olabilirdi de. Ve inanın, o şekil de kilo verenler, enin de sonun da verdiklerini fazlasıyla geri alıyorlar.Hayatınız oyuncak değildir. Onunla oyun oynar gibi oynamayın. Şok diyetler, gerçekten sağlığınız için tehlikeli bir yöntemdir….peki bu kadar sağlıklı beselenmeden bahsetmişken,  dengeli ve sağlıklı beslenme programı içerisinde, bizim kilo vermemize katkı da bulunacak, özel besinler varmıdır ? tabi ki  vardır.

 

İşte size, onlardan birkaç örnek. Sabahları aç karnına ; 1 bardak ılık su içerisine sıkılmış, 1 limon suyu hem  metabolizmanızın  hızlanmasına, hem de yağ yakmanıza yardımcı olacaktır.( Limon suyunu kullanmak isteyen ama düşük tansiyon ve mide problemi olanlar dikkatli olmalıdırlar. Sağlık durumlarını göz önün de bulundurarak hareket etmeleri daha doğru olur. )  Diğer önerimiz zencefil çayı.Hem kolestrol düşürücü, hem de zayıflamanıza yardımcı çok faydalı bir besindir.Ama ne olursa olsun her şeyin fazlası zarar ,azı kârdır sözünü unutmayıp her türlü gıda tüketiminde  buna dikkat etmenizi öneririm.Bunun yanı sıra, yeşil yapraklı ve lif oranı yüksek besinleri tüketmeniz; hem sağlıklı beslenmenize ,hem de zayıflamanıza yardımcı olacaktır.Eğer özel nedenlerden dolayı diyetsiyene gidemiyorum diyorsanız,ev de kendi başınıza  beslenmeniz de yapacağınız birkaç düzenleme ile sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi başarabilirsiniz. Nasıl mı ? en basit  ve sağlıklı çözüm; yediklerinizin yarısını yiyerek işe başlamak olacaktır.Tabi ki aşırı yağlı yiyeceklerden,kızartmalardan ve tatlılardan uzak durmanız şartı ile her şeyi tüketebilirsiniz.kilo vermeye başladıktan sonra hafta da bir gün kendinize  1 öğününüz de sevdiğiniz herhangi bir besini ödül olarak tüketebilirsiniz. Bu size bir doping olacaktır ve diyetinize daha da motive olmanızı sağlayacaktır. Bu 1 pizza da olabilir, herhangi 1 porsiyon tatlı da olabilir ama dediğim gibi kilo vermeye başladıktan sonra hafta da bir defa sadece 1 öğününüz de 😉  Beslenmenin yanı sıra; spor hem zayıflamanıza katkı sağlayacak hem de ruhsal ve fiziksel zindelik sağlayacaktır. Her gün yarım saat de olsa yapacağınız yürüyüşün zayıflamanıza büyük bir faydası olacaktır.Tabi ki kronik rahatsızlığı olan kişilerin, spora ve diyete başlamadan önce doktoruna danışarak hareket etmesi daha doğru olacaktır.Herkese sağlıklı,mutlu, enerji dolu günler diliyorum.

 

Mate Çayı ile Zayıfla

Mate Çayı ile Zayıfla. Mate Çayı tarifi

Mate çayı, son zamanlarda ülkemizde tüketimi  yaygınlaşan bir çaydır. Vücuttaki yağ emilimini azaltarak, zayıflamada etkili olan mate çayı, antioksidan ve vitaminlerce zengin bir içecektir.

İçeriğinde bulunan antioksidanlar sayesinde kaygı, stres gibi psikolojik sağlığı tehdit eden faktörlerle sakinleştirici etki yaparak, savaşmaktadır.  Bunun yanında dünyada obezite tedavilerinde mate çayının sıkça kullanıldığı bilinmektedir. Dolayısıyla mate çayı zayıflamada yardımcı bir bitkisel içecektir.

Tüm bunlardan başka mate çayı sindirim sisteminin düzene girmesinde de yardımcı olmakta, boışaltım sorunlarında tedavi edici rol üstlenmektedir.

Mate çayı nasıl hazırlanır?

Mate çayı, hazır poşet çaylar şeklinde tüketilebileceği gibi en doğrusu taze mate çayı yapraklarısatın alarak çayınızı kendiniz hazırlananızdır. Bunun için kaynadıktan sonra oda sıcaklığında beş dakika dinlendirdiğiniz bir kupa sıcak suya bir tatlı kaşığı mate yaprağı ekleyerek kupayı kapatın. 10 dakika demlenen çayı birkaç damla limon ve bir çay kaşığı tarçın ekleyerek tüketebilirsiniz.
Mate çayı, acımsı bir çaydır ancak özellikle kilo vermek istiyorsanız unutmayın; bu acımsı tada katlanmaya gerçekten değiyor!

 

Saçkıranları Engelleyen Mucizevi Formül

Saçların sağlığını bozan ve bu sebeple de görünümünü engelleyen saçkıran, özellikle mevsim geçişlerinde sorun olmaktadır. Saçın sağlığının bozulduğunun ve bakım istediğinin göstergesi saçkıranlar, evde uygulanabilecek mucizevi bir maske ile engellenebilir.
Siz de yaz aylarına donuk, kırılmış  ve zor uzamaya başlayan saçlarla girmek istemiyorsanız bu tarifi haftada bir uygulamaya dikkat edin:
Saçkıranları azaltmak, onarmak ve engellemek için bir tatlı kaşığı badem yapı, bir tatlı kaşığı mayonez, bir çay kaşığı yoğurt, bir çay kaşığı süzme bal ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını karıştırarak saç diplerinize masaj yoluyla uygulayıp, saç uçlarına da maskeyi yediriniz. Eğer saçlarınız omuz hizasından daha uzunsa maskenin malzemelerini iki atı kadar arttırabilirsiniz.

Maskeyi dilerseniz daha yoğun hazırlayıp tüm saçınızda da uygulayabilirsiniz. Ancak saç diplerine masaj yapmanız ve saçların kırık uçlarına yedirmeniz de yeterli olacaktır.

 

Şeffaf Diş Teli

Şeffaf Diş Teli Nedir?

Şeffaf diş teli halk arasında görünmez diş teli olarak da bilinir. Cam benzeri bir maddeden üretilir. Dişte görünürlüğü yok denecek kadar azdır. Bu sebepten ötürü çok tercih edilmektedirler. Hastaların ağız görünümünü bozmadan estetiklik sağlamaktadır. Dişte bulunan çarpıklıkları düzeltmek amacıyla kullanılır.

Şeffaf Diş Telinin Özellikleri Nelerdir?

Renksiz olması nedeniyle diğer diş tellerinden ayrılmaktadır. Bu diş tellerinin takıp çıkarılması son derece basittir. Ortalama on beş yaşını dolduran hastalar için uygulanmaktadır. Bakımı diğer diş tellerinin bakımından daha farklıdır. Daha fazla özen göstermek gerekir. Ağızda sağlığa uygunluk ön planda tutulmalıdır. Normal diş teli tedavisi ortalama altı ve yirmi dört ay arası kadar sürerken bu tellerle uygulanan tedavi biraz daha uzun olmaktadır.

Şeffaf Diş Teli Fiyatları

Bu diş teli fiyatları şeffaf olması ve farklı malzemelerden üretilmesi gibi nedenlerden ötürü ortalamanın biraz üzerindedir. Bu fiyatlar Türk Diş Hekimleri Birliği tarafından belirlenmektedir.  Bu fiyatlar tedavi uygulanan yere ve dişin yapısına göre değişebileceği gibi ortalama 5000 Türk lirası civarındadır.

 

Diş Ağrısı Nasıl Geçer

Diş Ağrısı Nasıl Geçer?

Diş ağrısının en büyük sebebi diş çürüğü dür. Başlangıç aşamasında yakalanamayan çürük, derinleşip, dişin diğer dokularına ulaştığında, özellikle dişin merkezinde bulunan sinir dokusuna, diş artık ağrı yapmaya başlar. Bu çürükler daha da ilerlerse diş apselerine dönüşebilmektedir.

Diş ağrısı, çekenler için kabus niteliğindedir. Çoğunlukla, kişinin dayanma kapasitesinin üzerinde seyreden ağrılar, geçmediği sürece kişi başka hiçbir şey düşünemez. O zaman doktora gitmek en iyi çözümdür. Fakat bazen, doktora gitme imkanımız olmayabilir. Bu gibi durumlarda, evde ağrıyı kesmek için birkaç yol deneyebiliriz. Denenmiş ve yararı görülmüş olan bu yöntemler neler, kısaca anlatalım.

Evde diş ağrısı nasıl geçer ?

-Karanfil, diş ağrısı denildiğinde, akla ilk gelen seçenektir. Karanfilin yağından ve kendinden yararlanarak, diş ağrımızı geçirmek için kullanabiliriz. Evinizde karanfil yağı varsa, ağrıyan dişinizin üzerine damlatmanız yeterli olacaktır. Karanfilin kendini kullanmak için, biraz karanfili ezerek ağrıyan dişinizin üzerine koyup bir süre beklemeniz gereklidir. Uyuşma etkisi ile ağrınızın azaldığını göreceksiniz.

 

-Bir başka etkili yöntem ise sarımsak ile tuzu ezerek, ağrıyan dişin üzerine koymaktır. Biraz beklettikten sonra, ağrının azalması ile uyguladığınız bölgeden alabilirsiniz. Aynı zamanda iltihaplı dişler içinde, en etkili yöntem olan sarımsak, devamlı uygulandığında iltihabın geçmesinde de faydalı olmaktadır.

 

-Sirke ve tuz ile hazırlayacağımız karışımda, diş ağrınıza iyi gelen yöntemlerden biridir. Bir fincan su, bir fincan sirke ve bir tatlı kaşığı tuzu karıştırarak, yarım saat ara ile bu karışımı ağrıyan bölge üzerinde gargara yaparak tükürün. Gargara yapma süreniz en az bir dakika olsun. Bu uygulama ile de ağrınızın azaldığını göreceksiniz.

 

-Kekik yağı ve kekikte etkili yöntemlerden biridir. Aynı karanfil ve karanfil yağını uyguladığımız gibi kullanacağımız kekikte, etkili bir ağrı kesici ve uyuşturucu özelliği olan bir baharattır.

-Dişlerinizde, soğuğa karşı hassasiyet yoksa ağrıyan diş bölgesine, buz koymakta etkili yöntemler arasındadır.

Bilinenin aksine, ağrıyan dişe ağrı kesici koymak, alkol ve kolonya damlatmak, çok yanlış uygulamalar arasındadır. Bu yanlış yöntemler yüzünden, ağrıyı gidermek isterken, kendinize zarar vermeniz, oldukça yüksek bir olasılıktır.

Diş ağrılarını gidermek için verdiğimiz örnekler, o an ağrınızı kesmek için etkilidir. Ancak tedavi ve kesin çözüm için yapılacak en doğru hareket, tabi ki bir diş hekimine giderek yardım almak olacaktır. Yapılacak tedavi ve işlem sonrası, problem giderileceği için, tekrar dişinizin ağrıma riski de tamamen ortadan kalkmış olacaktır.

 

 

Yeterli ve Dengeli Beslenme Nasıl Uygulanır ?

İnsan vücudu karmaşık bir yapıya sahiptir ve vücudun çeşitli besin maddelerine çeşitli oranlarda ihtiyacı bulunmaktadır. Aksi takdirde bu karmaşık olduğu kadar dengeli olan yapıda bozukluklar meydana gelmesi söz konusu olabilmektedir. İnsan vücudunun ihtiyacı olan besin maddelerinin ihtiyaç duyulan miktarda tüketilmesine dengeli beslenme denmektedir. Vücudun ihtiyaç duyduğu protein, karbonhidrat, su ve yağ gibi besin öğelerinin her birinin farklı bir işlevi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra bunların her birine vücutta farklı oranlarda ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacın altında ya da üstünde alım ise kişide bazı sorunların oluşmasına neden olacaktır.

Sağlıklı beslenme denildiğinde kişinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini dengeli bir şekilde tüketmesi aklımıza gelmelidir. Bu besinlerin hangi oranlarda alınması gerektiği konusunda ise besin piramidinden faydalanırız. Bu piramidin en altında ekmek, pirinç ve makarna grubu yer almaktadır. Bunlar gün içerisinde en çok ihtiyaç duyulan besinler olarak karşımıza çıkmaktadır. Günde 6-11 servis arasında tüketilmesi gerekmektedir. İkinci basamakta ise sebze ve meyve grupları karşımıza çıkar. Sebze grubu için günlük 3-5 servis ihtiyaç duyulurken meyve grubu için 2-4 servise ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Üçüncü basamağa baktığımız zaman ise süt, peynir ve yoğurt grubu ile et, sakatat, balık, baklagiller, yumurta ve kuruyemiş grubu karşımıza çıkmaktadır. Bu iki grup için de günlük ihtiyaç 2-3 servis olarak karşımıza çıkmaktadır. Besin piramidinin en üst basamağına baktığımız zaman katı ve sıvı yağlar ile tatlılar grubu karşımıza çıkmaktadır. Bunlar vücutta en az ihtiyaç duyulan besinler olarak değerlendirilmektedir. Yani gün içerisinde diğer besin gruplarından dengeli bir şekilde tükettiğiniz takdirde vücudunuzun bu besinlere ihtiyacı kalmayacaktır.

Günlük hayatta tükettiğimiz besinlerin yarıdan fazlasının ise içeriğinde karbonhidrat miktarının fazla olduğu ekmek, pirinç ve makarna grubunun olduğunu görebiliyoruz. Bunun yanı sıra vitaminler bakımından zengin olan meyveler ve sebzeler de mevsimlerinde tüketildiği takdirde oldukça besleyici olabilmektedir. Meyve ve sebzelerden sonra gün içerisinde mutlaka almanız gereken besin grupları süt ve süt ürünleri ile et, balık ve yumurta gibi protein bakımından zengin gıdalardır.

Vücudun ihtiyaç duyduğu bu besin maddelerinin alınmadığı durumlarda dengeli beslenmeden söz edilemez. Bu gibi durumlarda kişide yetersiz beslenme görülür ve bu durum kişinin büyüme ve gelişmesinde engellemelere neden olarak sağlığının bozulmasına sebep olacaktır. Bu besinlerin gereğinden fazla alındığı durumlarda ise dengesiz beslenme görülür. Bu durumda gereğinden fazla alınan besinler yağ olarak depolanacağından obezite ve buna bağlı olarak gelişen pek çok hastalığın oluşmasına neden olacaktır.

Genel olarak yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığına sahip olan kişilerin sağlam ve sağlıklı bir görünüşe sahip oldukları görülür. Bu kişilerin hareketli ve esnek bir bedene sahip olduklarını, cildinde sorunlar olmadığı, canlı ve parlak saçlara sahip olduğu, gözlerinin sağlıklı olduğu, çalışmaya istekli bir kişiliğe sahip olduğu gibi izlenimlerde bulunulabilir. Yetersiz ve dengesiz beslenen kişilere baktığımızda ise bu kişilerin hareket kabiliyetinin az olduğunu ve hareket etme konusunda isteksiz olduklarını, sağlıksız bir görünüşe sahip olduklarını, cilt sorunları yaşadıklarını ve çalışmaya hevesli olmadıklarını görebilmek mümkündür.

Kaç Kalori

MEYVALAR
Miktar  Kalori
 Ahududu 100 gr 30
 Ananas 100 gr 52
 Armut 100 gr 70
 Avocado 100 gr 167
 Ayva 100 gr 63
 Çilek 100 gr 26
 Elma 100 gr 60
 Erik 1 adet 8
 Greyfrut 100 gr 41
 İncir Kuru 100 gr 60
 İncir Taze 100 gr 40
 Karpuz 250 gr 55
 Kavun 250 gr 65
 Kayısı taze 1 Adet 8
 Kiraz 100 gr 40
 Kivi 1 Adet 35
 Limon 100 gr 27
 Mandalina 100 gr 50
 Muz 100 gr 85
 Portakal 100 gr 50
 Şeftali 100 gr 38
 Üzüm 100 gr 67
SEBZELER
Miktar Kalori
 Bakla Taze 100 gr 45
 Bezelye 100 gr 89
 Brokoli 100 gr 32
 Brüksel Lahanası 100 gr 45
 Domates 100 gr 14
 Enginar 100 gr 10
 Fasulye Taze 100 gr 32
 Havuç 100 gr 42
 Ispanak 100 gr 16
 Kabak 100 gr 25
 Karnabahar 100 gr 30
 Kereviz 100 gr 18
 Lahana 100 gr 24
 Mantar 100 gr 35
 Marul 100 gr 18
 Maydanoz 100 gr 50
 Patates Haşlanmış 100 gr 100
 Patates Kızartma 100 gr 340
 Patlıcan 100 gr 27
 Pırasa 100 gr 52
 Salatalık 100 gr 15
 Sarmısak 100 gr 137
 Soğan Kuru 100 gr 38
 Turp 100 gr 17
 Yeşil Biber 100 gr 15
 Yeşil Salata 100 gr 14
ETLER
Miktar Kalori
 Tavuk Göğüs İzgara (Derisiz) 100 gr 110
 Tavuk Gögüs İzgara (Derili) 100 gr 155
 Tavuk Budu Izgara 100 gr 160
 Dana Bonfile ızgara 100 gr 137
 Dana kıyma 100 gr 214
 Tavuk Gogüs Haşlama (Derisiz) 100 gr 100
 Kuzu Pirzola Yağlı 100 gr 280
 Salam 100 gr 420
 Sosis 100 gr 290
 Hindi 100 gr 160
DENİZ ÜRÜNLERİ
Miktar Kalori
 Ton Balığı Konserve 100 gr 75
 Alabalık 100 gr 168
 Palamut 100 gr 168
 Yılan Balığı 100 gr 233
 Ringa Balığı 100 gr 253
 Uskumru 100 gr 262
 Pisi Balığı 100 gr 95
 Somon 100 gr 220
 Sardalya 100 gr 294
 İstakoz 100 gr 91
 Pavurya 100 gr 93
TAHILLAR
Miktar Kalori
 1 dilim Ekmek 26 gr 85
 1 Dilim Kepek Ekmeği 26 gr 55
 1 Dilim Kızarmış ekmek 13 gr 30
 Bisküvi 100 gr 460
 Mercimek Kuru 100 gr 320
 Bulgur Pişmemiş 100 gr 370
 Mısır Kuru 100 gr 340
 Bugday 100 gr 365
 Susam 100 gr 590
 Makarna  Haşlanmış 100 gr 85
 Pirinç Pişmiş 100 gr 125
SÜT VE ÜRÜNLERİ
Miktar Kalori
 Beyaz Peynir Light 100 gr 190
 Beyaz Peynir yağlı 100 gr 260
 Kaşar Peyniri Light 100 gr 170
 Kaşar Peyniri yağlı 100 gr 400
 Parmesan Peyniri 100 gr 420
 Süt Light 100 gr 30
 Süt Yağlı 100 gr 70
 Yoğurt – Yağlı 100 gr 100
 Yoğurt light 100 gr 60
 Yoğurt meyveli 100 gr 130
 Yumurta 1 adet 80
YAĞLAR
Miktar Kalori
 Tereyağı 100 gr 750
 Margarin 100 gr 740
 Zeytin Yağı 100 gr 900

 

Sarımsak Çayı-Angelina Jolie Üsulu Zayıflama

Ünlü oyuncu Angelina Jolie’yi 20 gün  içinde tam tamına 11 kilo zayıflatan Afrika yerlilerinin enteresan ve nefis çayı.
Angelina Jolie, 20 gün içinde tam tamına 11 kilo vererek herkesi şaşkına çevirmişti. Bebeğini emzirdiği aylarda diyet yapmak istemediğini, bunun çocuğuna zarar vereceğini belirten güzel oyuncu Afrika gezisi sırasında Afrika yerlilerden öğrendiği ilginç yöntemi uygulamaktadır.

 

Formül son derece basit olmakla birlikte ağızda harika bir tat bırakmakta: Sarımsak Çayı Evet yanlış duymadınız, belki şuan çoğunuz ilk defa duydu ama faydaları saymakla bitmez; bağırsakları çalıştırma özelliği bulunan çay, yağları yakmada konusunda da çok etkili. Sadece bu çayı yapıp içerek ve emzirerek 20 gün içerisinde 11 kilo verdiğini anlatan güzel yıldız, çayın nasıl hazırlandığını sır gibi saklarken bu formülü açıkladı:

Sarımsaklı çay tarifi
İşe öncelikle küçük bir miktar taze zencefili soymakla başlıyoruz ve 2 fincan suyla 6 dakika kaynadıktan sonra içerisine 2 diş ezilmiş sarımsak(tercihe göre 3), 2 çay kaşığı bal ve 2 çay kaşığı limon suyu ekleyip ve iyice karıştırıyoruz. Çayın iyice  soğumasını bekledikten sonra çayımızı süzüp ve kesinlikle soğuk içiyoruz. Unutmayın;
SAĞLIKTAN BÜYÜK ZENGİNLİK YOKTUR

Zayıflamada Yeni Trend: Kırmızı Çay ve Kırmızı Çay Nasıl Demlenir?

Rooibus (Roybos) bitkisinden elde edilen kırmızı çay, yağ yakıcı  etkisi ve vücuda faydalarıyla tüm dünyada yaygın şekilde tüketilmektedir. Kırmızı çayın, son birkaç sezondur ülkemizde de tüketimi yaygınlık kazanmıştır.

Kırmızı çay, her ne kadar ülkemizde zayıflamaya yardımcı olmasıyla tanınsa da aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren, sindirim sistemi sorunlarıyla savaşan, antioksidan etkisi ile cildi yenileyen, sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı etkisiyle uykusuzluğa ve depresyona iyi gelen bir çaydır.
Kırmızı çay, yağ yakıcı aynı zamanda da tatlıya olan isteği dizginleyici rolü ile zayıflamaya yardımcı olmaktadır. Kırmızı çay, aynı zamanda  gaz söktürücü özelliği ile de bilinmektedir.
Kırmızı çay nasıl kullanılır? Kırmızı  Çay Nası Demlenir? Kırmızı Çay  Nerde Bulunur?
Kırmızı çay, kurutulmuş halde aktarlarda bulunmaktadır. Kurutulmuş kırmızı çay yapraklarını, bir bardak kaynar suda 10 dakika demlemeniz yeterlidir. Bir bardak kaynar su için iki çay kaşığı kırmızı çay yeterli olacaktır. Kırmızı çayı, demledikten sonra birkaç damla limon damlatarak ve yarım çay kaşığı tarçın atarak tüketebilirsiniz. Günde bir bardak tüketimi, metabolizmayi hızlandırdığı için, geçmeyiniz…

 

Göbek Eritme Hareketleri

Hem bayanlar hem de erkekler için daha sağlıklı ve fit bir görüntüye sahip olmanın yolu göbek eritme hareketleri ile gerçekleşir. Sarkan bir göbek ile kimsenin dilediği gibi giyinememesi ve istediği fit görüntüye sahip olamaması psikolojik olarak da kişiye çöküntüye uğratacağından süzenli olarak yapıldığında göbeğinizden kurtulmanızı sağlayacak olan hareketleri kullanmanız faydanıza olacaktır.

Plank Hareketi: Yüzüstü uzanarak kolunuzun elle dirsek arasındaki kısmını yere koyup vücudunuzu şınav çekecekmiş gibi dizlerinizi bükmeden yukarı kaldırın. 20 saniye bekleyerek bu hareketi 3 kez tekrarlayın.

  

 

Yan Plank: Klasik plank pozisyonuna göre daha zorlu olan bu pozisyon vücudun 2 noktadan desteklenmesini sağlayarak daha fazla efor harcamanıza olanak sağlamaktadır. Bu hareket için öncelikle yan yatıp sol kolunuzu kalçanıza koymanız gerekir. Daha sonra sağ kolunuzdan destek alarak yükselmeniz ve bu pozisyonda 30-40 saniye kadar kalıp aynı işlemi diğer taraftan uygulamanız gerekir.

Şınav Çekme Hareketi: Şınav pozisyonu aldıktan sonra karnınızı sıkın. Kalçanızı aşağıda tutarak iyice sıkın ve pozisyonunuzu hiç bozmadan 20 saniye kadar bekleyin. Bu hareketi 3 kere tekrarlamanız gerek, ancak bu hareketi yaparken yüzünüzün tam karşıya bakması gerektiğini de unutmayın.

 

Şınav Pozisyonunda Yürüme Hareketi: Kol ve bacakların daha fazla çalışmasına ve karın bölgesindeki kasların gerilmesine ve böylelikle göbek eritmeye yarayan bu hareket için öncelikle yüzüstü yatın. Daha sonra ellerinizin üzerinde durup tek ayağınızı havaya kaldırarak yürümeye çalışın. Bu hareketi ileri geri olacak şekilde 10-12 kez tekrarlayın.

Timsah Yürüyüşü Hareketi: Tüm vücudunuzu dengede tutmanıza olanak sağlayan bu hareketi yaparken tüm kaslarınız kombine olarak hareket edecektir. Bu hareket için 10-20 metre uzunluğunda geniş bir alana ihtiyacınız bulunur. Yere yüzüstü uzanıp şınav pozisyonu alarak dizlerinizi bükmeden vücudunuzu gererek ilerlemeniz gerekmektedir.

 

Mekik Hareketi: Sırtüstü yere uzanıp ayaklarınızı kaldırın ve dizlerinizi 90 derece olacak şekilde bükün. Karnınızı iyice sıkarak yer ile bel arasındaki boşluğu iyice kapatın. Daha sonra ellerinizi şakaklarınıza koyarak dirseklerinizi iyice açın. Nefes alıp verirken karnınızı iyice sıkıp dizlerinize doğru bükülün. Bu hareketi de birkaç kez tekrarlayın.

Çapraz Mekik Hareketi: Öncelikle sırtüstü yere yatın. Sol ayağınızı kaldırarak dizinizi 90 derece bükün. Daha sonra sağ elinizi şakağınıza koyarak dirseğinizi açın. Nefes aldıktan sonra verirken sağ omzunuzu yerden kaldırıp sola doğru eğilmeye çalışın.

Sırtüstü Yere Yatma Hareketi: Sırtüstü yere uzandıktan sonra ellerinizi belinizin altına koyarak arada kalan boşluğu kapatın. Daha sonra ayaklarınızı yerden dizlerinizi bükmeden kaldırarak bu pozisyonda 15 saniye kadar bekleyin. Bu hareketi 3 kez tekrarlamanız yeterli olacaktır.

 

Yarı Şınav: Bu pozisyonda özellikle kol, karın ve bacak kaslarınız çalışmaktadır. Step tahtasının üzerine ellerinizi koyarak şınav pozisyonu almanız durumunda karın kısmınız daha fazla gerilecek ve buradaki yağlar daha çabuk parçalanacaktır. Bu hareketi de birkaç kez gerçekleştirmeniz faydanıza olacaktır.

Eğilme hareketi: Bu hareket hem bacaklarınızın daha ince bir görünüme kavuşması hem de göbeğinizden kurtulmak için faydalıdır. Ayaklarınızı omuz hizasında açın. ellerinizi de öne doğru dik olarak uzatarak sandalye hizasında eğilip kalkmaya çalışın. Bu hareketi de 10-15 kez tekrarlayın.

 

GÖZ TANSİYONUNDAKİ SİNSİLİK

Göz Tansiyonu son derece ciddiye alınması gereken sinsi bir hastalıktır. Uzman doktorların ifadelerine göre ağrısız olan göz tansiyonu çok daha sinsidir ve kısa zamanda körlüğe yol açmaktadır.

Görme sinirleri göz içi basıncın artması ile hasar görmekte ve bazen bu durum ağrılara sebebiyet vermemektedir. Uzman doktorların açıklamalarına bakılacak olursa göz tansiyonu çok ciddi bir rahatsızlıktır ve mutlaka hekim kontrolüne gitmeyi gerektirir.

 

40 yaş öncesinde 3 yılda bir, 40 yaş sonrasında 2 yılda bir mutlaka göz tansiyonuna baktırılması gerektiğinin altını çizen uzmanlar “nasılsa gözlerim ağrımıyor doktora neden gideyim?” şeklinde düşünmenin yanlış olduğunu vurguluyorlar.

Ağrılı göz tansiyonu ağrılı olduğu için kolayca hastayı doktora gitmeye ikna edebilir ama ağrısız olanı çok sinsidir. Kolay kolay anlaşılamaz. Tüm göz sinirleri tahrip olduktan sonra son aşamada körlüğe sebep olan ağrısız göz tansiyonu mutlaka doktor kontrolü teşhis ve tedavi gerektiriyor.

Görme sinirlerinde meydana gelen hasarları henüz modern tıp geri getiremiyor. Göz sinirleri hasar görmeden önce doktora görünerek göz tansiyonu varsa tedavi ettirilmelidir. 40 yaşın üzerindeki her 300 kişiden birinde görülen bu hastalık aslında ciddi bir orana tekabül ediyor.

Körlük meydana geldikten sonra tedavinin imkânsız olacağını belirten uzmanlar tehlike büyümeden en kısa sürede göz tansiyonunu ölçtürmeyenlerin göz doktoruna giderek bu işlemi yapmaları öneriliyor.

Diyet Yemek Tarifleri-5 adet

Diyet Kabak Çorbası

Malzemelerimiz;

fındık yağı bir tatlı kaşığı

zeytinyağı bir tatlı kaşığı

beyaz soğan iki orta boy

sarımsak iki diş

acı kırmızı pul biber iki tatlı kaşığı

köri tozu iki çay kaşığı

karabiber bir silme çay kaşığı

bal kabağı (200 gram)

tavuk suyu  bir su bardağı

süt iki cay bardağı

 

Hazırlanışı;  200gram bal kabağımızı iyice temizliyoruz. Bal kabağımızı geniş bir tencereye koyarak  üzerini kapatacak kadar su koyuyoruz ve yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. Sonrasında Blendırdan geçiriyoruz. Ardından soğanlarımızı ve sarımsaklarımızı ince ince kıydıktan sonra malzemelerimiz zeytinyağı ve fındık yağı ile iki dakika kavurmadan çeviriyoruz ve baharatlarımızı ekliyoruz. Hazırladığımız bol bal kabağı püresine, tavuk suyunu yeteri kadar ekleyelim. Kısık ateşte 15-20 dakika kadar pişirdikten sonra tekrar blendırdan geçirerek incelmesini sağlıyoruz. Sütümüzü de çırptıktan sonra ekliyoruz ve çorbamız artık servise hazır.

PORTAKALLI PIRASA

Malzemeler;

1 adet  pırasa

2 baş soğan

3 taze havuç

1 çay bardağı pirinç

3 taze sıkılmış portakal suyu

su ve tuz

 

HAZIRLANIŞI: Havuçlarımızı ve pırasamızı jülyen, yani ince ve uzun parmak şeklinde  doğruyoruz. Tenceremize zeytinyağını döküp içerisinde soğanı soteliyoruz, sonrasında ise havucumuzu ve pırasamızı tencereye koyup kavurmaya işlemine devam ediyoruz. Taze sıkılmış portakalların suyunu  yemeğe ekliyoruz. Portakal suyu yeterli miktarda olduğu takdirde ekstra su koymaya gerek kalmaz. Tuzunu da ekledikten sonra  kapağını kapatarak kısık ateşte pişirme işlemine başlıyoruz. Yemeğimiz pişmeye yaklaştığında pirincini tencereye atıyoruz. Pirinç ve pırasa tam olarak piştiğinde altını kapatıyoruz ve artık diyet yemeğimiz hazır durumda.

ENGİNAR SALATASI (Patatesli)

Malzemelerimiz;

2 adet haşlanmış patates

1 yoğurt kasesi mısır

1 kase kornişon turşu

1 tutam maydanoz

Tuz

150 gram yoğurt

Zeytinyağı

Ek; Hardal ve Ketçap

 

HAZIRLANIŞI: Öncelikle enginarlarımızı tencereye özenle yerleştiriyoruz. Suyunu ekledikten sonra ve az miktarda zeytinyağını ilave ediyoruz. Tuzunu da ekliyoruz . Kapağını kapatarak pişirme işlemine başlıyoruz. Belli bir süre geçtikten sonra haşlanmış patatesleri iyice eziyoruz. İçine mısırları ve doğranmış şekildeki kornişonumuzu ilave ediyoruz. Devamında maydanozu ince ince kıyıp ekliyoruz. Az zeytinyağı ve tuz ekliyoruz ve harcı karıştırmaya başlıyoruz. Harcı iyice karıştırdıktan sonra yoğurdunu ekleyip karıştırıyoruz. Enginarlarımızı servis tabağına yerleştiriyoruz. Yoğurtlu ve patatesli harcımızdan enginarların sayısı kadar ve enginarlarımızın içlerini dolduracak miktarda toplar yapıyoruz ve enginarların üzerine düzgün biçimde oturtuyoruz. Sonraki işlemimizde yağlı kağıttan dondurma külahı şeklinde külahlar yapıyoruz ve külahların içerisini ketçapla hardalla dolduruyoruz. Salataların üzerinede hardal ve ketçap ilave ediyoruz. Tercihe göre roka koyarak servis edebilirsiniz.

Elmalı Kabak Diyet Tatlısı

Malzemelerimiz;

Yarım kilogram bal kabağı

1 adet elma

Esmer şeker (1 çay bardağı)

4-7 ceviz

Tarçın (1 tatlı kaşığı)

Hindistan Cevizi (1 tatlı kaşığı)

Kişi sayısına göre malzemelerimizin miktarını arttırabiliriz

Hazırlanışı;

Öncelikle kabaklarımızın kabuklarını soyup sonrada küpler şeklinde kesiyoruz.Ardından büyük bir tencereye soyup kestiğiniz kabakları  özenle diziyoruz. Üzerine bir cay bardağı esmer şekeri döktükten sonra bir gece boyunca bu şekilde bekletiyoruz. Aradan 1 gün geçmesini bekledikten sonra kabakları ertesi gün kısık ateşte yumuşayana kadar pişirmeliyiz. İyice yumuşadıktan sonra soğumasını bekliyoruz, soğuduktan sonra çatal yardımı ile güzelce eziyoruz. İçerisine de tarçın ve ceviz içi ekliyoruz.Elmalarımızı da soyup ince ince rendeliyoruz ve meyve sıkacağı yardımı ile suyunu çıkardıktan sonra kabağa ekliyoruz.

Buzdolabında 1 saat civarı beklettikten sonra hindistan cevizi ile hoş bir süsleme ile servis yapılmaya hazır

 

Kalorisi Az Mantarlı Tavuk Sote

Malzemelerimiz;

10-12 adet mantar

1 adet soğan

1 çay bardağı zeytinyağı

3 diş sarımsak

2 adet sivri biber

1 adet kırmızı biber

2 parça tavuk göğsü

Baharatlar

 

Hazırlanışı;

Soğanları ince ince yemeklik ve servis şeklinde doğruyoruz. Zeytinyağını biraz ısıttıktan sonra soğanları zeytinyağı ile iyice kavuruyoruz. Sote kesilen tavuk etlerini ekleyerek 5 dakika boyunca yağda iyice kavuruyoruz. Mantarları ince ince dilimleyip  yemeğe eklemede bulunuyoruz. Tenceremizin kapağını kapatarak 5-7 dakika boyunca pişiriyoruz. Sonrasında ise altını kapattıktan 5 dakika sonra artık diyet yemeğimiz  servise hazır.

Afiyet Olsun!!!

DENGELİ BESLENME

Dengeli beslenme, her türlü yiyecek ve içeceği yemek içmek, açlığımızı yok etmeye çalışmak, canımızın her istediği besini vücudumuza almak demek değildir.

Aksine dengeli beslenme, sağlıklı bir vücuda sahip olup bunun devamlılığını sağlamanın yanı sıra yaşam kalitemizin çıtasını bir nebze yükseltmek için sarf ettiğimiz çaba doğrultusunda vücudumuzun gerek duyduğu besinleri günün uygun vakitlerinde alma davranışı olarak tanımlanabilir. Alınan bu besinler günün uygun vakitlerinde alınacağı gibi vücudumuz için de uyumlu ve zararsız besin ögeleri olmalıdır. Aynı zamanda bu yapılan davranışın gerek yarar gerekse zararlarının bilincinde olmamız gerekmektedir. İşte bu vücudumuzun ihtiyaçları olan besinlerin yeteri kadar alınmaması yetersiz beslenmeye yol açmaktadır. Bu durumda büyüme ve gelişme bozulmakla birlikte, sağlığımızı tehdit edebilecek derecede hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bunun tam tersi olarak; vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerini yeteri miktarda vücuda almaya dengeli beslenme denilmektedir. Yapılan bu tanım, Dengeli beslenme nedir? sorusuna yanıt olmaktadır.

 

İnsanın yaşamını devam ettirebilmesi için vücudun gereksinimi olan besin ögelerinin sayısı 50’ye yakındır. Bu besinlerin fazlaca alınması da dengesiz beslenme olarak adlandırılıp, aldığımız fazla miktardaki besin ögeleri vücudumuzda birikerek yağa dönüşüm yapmaktadır. Yeteri miktarda ve dengeli bir biçimde beslenen insanlar, dinç ve sağlıklı bir görünüme sahip olmaktadırlar. Bedenleri oldukça hareketli olmaktadır. Esnek yapılı bir vücuda sahiplerdir. Ciltleri birçok insana nazaran çok daha fazla parlak ve canlı olmaktadır. Saçları daha sağlıklı insanlardır. :Boy ve kilo indeksi gayet uyumludur. Her daim enerjik ve yoğun çalışma temposuna bile ayak uydurabilecek kadar motivasyonu yüksek, istekli kişiliğe sahiptirler. Zihinsel gelişimleri normal seyrinde devam etmektedir.

Dengesiz bir beslenmeye sahip olan insanlar ise belirtilen özelliklerin tam aksine; esnek bir vücuda sahip olmayan, oldukça ağır hareketlerin baş gösterdiği fiziksel yapıya sahiptirler. Genel görünümleri sağlıklı olmayan yani, fazla zayıf veya fazla kilolu insanlar olma riski içerisinde bulunan insanlar olabilmektedir. Cilt yapıları sağlıklı değildir. Normalin dışında; fazla yağlı veya fazla kuru cilde sahip olmakla birlikte ciltlerinde pürüzler, tahrişler vb. olabilmektedir. Vücutlarının belirli yerlerinde, çeşitli ve sık aralıklarla, şiddetli bir şekilde ağrılar olmaktadır. Yorgunluk hisleri yoğundur.

 

İnsanların birçoğu oldukça aktif bir yaşam sürdürmektedir. Spora ayrılan vakit, sağlıklı yaşama gösterilen özen yok denecek kadar az olmaktadır. Bu tipteki yaşantılar da beslenmeyi büyük ölçüde etkileyip sağlığımızı bozmaktadır. İnsanlar yanlış miktarda aldıkları yanlış besinleri vücutlarından atamamaktadır. Bu şekilde vücutta biriken yağı atamayıp obeziteye kadar yol almaktadırlar. Obezite; ciddi anlamda sağlığımıza ölümcül tehditler savuran ve bunu uygulayan düşmandır! Bununla baş edebilmek için insanlar türlü diyetler yapmaktadır. Ancak diyet yaparken kendi başınıza değil, mutlaka bir uzman eşliğinde yapmalısınız. Peki, nedir diyet yaparak ya da diyetsiz kilo vermenin yolları? Dengeli ve sağlıklı beslenme konusunda iyi bir bilince sahip olduğumuz zaman vücudumuz için yararı ve zararı bulunan besin ögelerini ve bunları ne miktarda almamız gerektiğini biliriz. Bu takdirde iyi bir diyet programıyla aldığımız kilolardan çok rahat bir biçimde kurtulup eski yaşantımızdan daha sağlıklıca bir yaşama kavuşabiliriz. Kilo vermenin yollarını sıralayalım:

 

  • Kilo verme yolunda atacağınız ilk adım, aslında kararlı ve bilinçli olmaktır.
  • Olumsuz düşünce ve tavırlardan uzak olmalı, kendinize inanmalısınız.
  • Hedefleriniz pozitif yönde olmalı.
  • Kendinize bir defter tutarak hangi aralıklarla ve hangi besinlerden aldığınızı yazabilirsiniz.
  • Aldığınız besin ögelerinin miktarlarını da not etmeniz yararınıza olacaktır.
  • Kimlerin yanında ya da hangi ortamlarda yeme isteğinizin artış gösterdiğini yazarak listeleyin.
  • Verdiğiniz cevaplar doğrultusunda beslenme konusunda yanlışlarınızı fark ettiğiniz an bunları düzeltmek için neler yapabileceğinizi düşünmeniz de yarar var.
  • Gazlı içecekleri azaltarak hayatınızdan bir an önce çıkarmaya başlayın.
  • Minik tabaklarda yemeye çalışın yaptığınız veya aldığınız yemekleri.
  • Bol miktarda sıvı tüketmeye alışın. En önemli kaynağımız olan suyu hayatınızın vazgeçilmezi haline getirin.
  • Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Zira kahvaltı sağlıklı beslenmenin ön koşuludur.
  • Kilo verirken kas değil yağ kaybetmeye çalışın. Bunun için bolca spor yapıp, mümkün ise bolca ağırlık çalışın.
  • Bu sırayı takip ettiğiniz takdirde kilo vermek oldukça mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken asıl nokta kilo verirken sağlığınızdan taviz vermemektir…

Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalıdır ?

Anne adayları, kendi sağlığı için hem de bebeğinin sağlığı için  beslenmesine çok dikkat etmelidir. Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal ve fiziksel yönden iyi gelişebilmesi için annenin dengeli ve sağlıklı beslenmesi gerekir. Bu nedenle annenin günlük yaşantısını sürdürecek enerji almasının yanında fazladan protein, vitamin ve mineral alması gerekir.

Kadınlar için hamilelik döneminde beslenme tamamen bir paradokstur. Hem doğumdan sonra fazla kilo problemi yaşamamalı hem de çocuklarının sağlıklı doğabilmesi ve anne karnında gelişebilmesi için yeterli besinleri alması gerekmektedir.
Öncelikle ilk 3 ay fazla bulantılı geçtiği için bulantıyı önleyici ve de mide bulanmasını engelleyecek besinler alınmalıdır.
Örneğin aşırı baharatlı,şekerli ve de yağlı yemekler tüketilmemelidir. Mide bulantısını bastırması içinde tuzlu yiyecekler,krakerler yada leblebi tavsiye edilir. Mide bulantınız fazla ve yemek yiyemiyorsanız kendinizi zorlamamanız gerekmektedir. Anne çocuğunu düşünerek et,balık türü besinleri yeme için kendini zorlamamalıdır. Bunun yerine besin değeri yüksek daha hafif şeyler de yiyebilirsiniz. Hazır yiyecekleri (sosis,salam,sucuk vb.) tüketmekten kaçınılmalıdır.
Kafein barından içecekler ve de yiyecekler tavsiye edilmez.
Anne; balık, yumurta, süt-süt ürünleri ve et ürünleri tüketebilir . İlk 3 aydan sonra hormonlar normal seviyeye yakın olacağından anne daha rahat olur. Günlük olarak mutlaka süt ve süt ürünleri tüketmelidir. 1 kase yoğurt ve kahvaltıda mutlaka peynir yemeleri gerekir. Et ve et ürünlerinin mutlaka iyi pişmiş olması gerekmektedir. Hafta da en az 2 gün et ve et ürünleri tüketilmelidir.

Kahvaltınız da mutlaka yumurta yemeye dikkat etmelisiniz. Her gün olmasa da en azından hafta da 4 gün yumurta tüketilmelidir. Akşam öğünleriniz de mutlaka salata tüketmelisiniz.
Bunun dışında çocuğun anne karnında ileri ki hayatı için gerekli olan zeka gelişimi için bolca ceviz,badem,kuru incir tüketilmelidir. Anne adaylarının dikkat etmesi gereken bir diğer unsursa hamilelik dönemin de doğru bitki çayını içmesi gerektiğidir. Bazı bitki çayları çocuğunuza zarar verebilmektedir. Aşerdiğiniz her yiyeceği veya içeceği yememeye ve içmemeye dikkat etmelisiniz. Günlük olarak mutlaka 3 litre sıvı tüketmelisiniz. Ayrıca hazır meyve suları yerine taze sıkılmış meyve suları içmelisiniz. Alkolden ve sigaradan da uzak durmalısınız..

DEMİR

Gebelikte demir tüketimi çok önemlidir. Çünkü demir kan yapıcı bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle özellikle anne adayları 4 aydan sonra folik asitli demir ilaçları kullanabilir. Demir ilaçları kesinlikle doktor kontrolünde alınmalıdır. Çünkü özellikle bu aylardan sonra demir eksikliğine bağlı olarak kansızlık ortaya çıkabilir. Ayrıca demir eksikliğini en aza indirebilmek için pekmez, kuru üzüm, kırmızı et, yumurta ve kuru baklagillerde tüketilebilir.

PROTEİNLER

Gebelikte protein ihtiyacı artar. Bu nedenle kırmızı, beyaz et, süt ürünleri, yumurta, balık, kuru baklagiller (fasulye, mercimek, barbunya) gibi protein bakımından zengin besinler tüketilmelidir. Hayvansal gıdalardan protein alınacaksa etin yağsız şekilde tüketilmesi önerilir.

KALSİYUM

Bebeğinizin kemik ve dişlerinin gelişimi gebeliğin 8. Haftasından itibaren oluşmaya başlar. Bu nedenle bebeğinizin kemik ve dişlerinin güçlü olmasını istiyorsanız mutlaka kalsiyum almanız gerekir. Peynir, süt ve yoğurt kalsiyum açısından zengin yiyeceklerdir. Ancak sağlık açısından süt ürünlerinin yağsız olanları tercih edilmelidir.

C VİTAMİNİ

C vitamini demirin bağırsaklardan emiliminde ve vücudun hastalık etkeni mikroorganizmalara karşı bağışıklık direncini artırmakta kullanılan bir vitamindir. Gebelikte C vitamini ihtiyacı metabolizmanın hızlanmasına bağlı olarak artar. C vitamini;  limon, portakal, yeşil biber, domates, çilek, greyfurt, lahana, gibi pek çok taze meyve ve sebzelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için C vitamini her gün belli bir miktarda alınmalıdır.

FOLİK ASİT

Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için “B9 vitamini”  yani Folik asit alınması çok önemlidir. Folik asit, vücutta depolanmadığı için her gün alınmalıdır. Folik Asit;  ıspanak, fındık, yer fıstığı,  karnabahar ve kepekli ekmekte mevcuttur.

LİFLİ GIDALAR

Lifli gıdalar, özellikle gebelik sırasında anne adaylarında görülen kabızlığa ve bağırsak tembelliğine iyi gelir. Lifli gıdalar kepekli ekmek, yulaf ezmesi, kepekli makarnalar, barbunya, kayısı, kuru üzüm, pırasa, esmer pirinç, bezelye, ahududu, kuruyemişte bol miktarda bulunur.

Dukan Diyeti ( Protein Diyeti) Nedir?

Fazla kilolardan kısa sürede kurtulmak, her kadının hayalidir. Ne var ki büyük heveslerle başlanan diyet programları, ancak birkaç gün uygulanır ve istenen hedefe ulaşılamadan yarım kalır. Bunun nedeni, çoğu diyet programının, günlük beslenme alışkanlıklarını son derece kısıtlayıcı kurallar içermesidir. Kısa sürede hızlı kilo vermek, bunu yaparken de, alışkın olduğu beslenme tarzını sürdürmek isteyenler için, Dukan diyeti diğer adıyla protein diyeti, en ideal diyettir. Son yıllarda, dünyanın pek çok yerinde uygulanan ve her zaman olumlu sonuçlar alınan Dukan diyeti, Fransız Doktor Pierre Dukan tarafından hazırlanmış bir diyet programıdır.

 

Dukan diyeti,diğer adıylaprotein diyetinin, en güzel yanı, uygulayanların, günlük yaşantılarında her hangi bir değişiklik yapmadan, kısa sürede istedikleri kiloya ulaşabilmeleridir.Dukan diyeti,protein diyetiuygulayanlar, protein bakımından en zengin 62 adet besin türünden istedikleri kadar tüketebiliyorlar. Dört ana evreden oluşan ve bu evrelerin sonunda, uygulayanları, istedikleri kilo hedefine ulaştıran Dukan diyetinin ayrıntılarını burada sizlerle paylaşıyoruz:

1- Dukan Diyeti Atak Evresi: Diyet programının en hızlı kilo kaybettiren bu ilk evresinde, 5 gün içinde 3,5 kilo zayıflamak mümkün. Verilmesi düşünülen kilo miktarına göre, 2 – 7 gün arası uygulanan atak evresinde, sadece protein içeren besinler tüketiliyor. Bunlar tamamı yağsız olmak üzere, dana eti, sığır eti, biftek, jambon, pirzola, tavuk, ördek hindi eti, kabuklu deniz ürünleri ve uskumru, sardalye, orfoz, alabalık gibi balıklar olabilir. Süt ürünleri de, yine yağsız olmak üzere, yoğurt, peynir, süt ve lor yenilebilir. Dukan diyetinin bu ilk evresinde, protein haricinde hiçbir besin maddesi tüketilmemeli. İçecek olarak ise, günde 2 litreye yakın su, şekersiz çay ve bitki çayları bol miktarda içilebilir.

2- Dukan Diyeti Seyir Evresi: Kısa sürede hızla kilo verilen birinci evrenin ardından, kilo kaybının daha yavaş olduğu seyir evresi gelir. Dukan protein diyetinin bu aşamasında, ilk aşamada uygulanan programa devam edilir. Ancak bu dönemde ek olarak, haşlanmış veya çiğ sebze tüketimine yer verilmelidir. Bunlar, yine Dukan diyetinin mimarı Doktor Dukan tarafından belirlenmiş 28 sebze türünden oluşmaktadır. Bu sebzeler, enginar, salatalık, kereviz, marul, yeşil fasulye, lahana, roka, mantar, patlıcan, karnabahar, kabak, ıspanak, havuç, brokoli, kuşkonmaz, şalgam, domates, bamya ve pancardır. Proteinli besinlerin yanında, adı geçen sebzelerin de istenildiği kadar tüketilebildiği bu evrede, hedeflenen kilo kaybı, beş günde yarım kilodur. İstenen kiloya ulaşana kadar devam eden seyir evresi, Dukan protein diyetinin, kalıcı kiloya ulaşılan en önemli dönemidir.

 

3- Dukan Protein Diyeti Teselli Evresi: Hedeflenen kiloya ulaşılan ikinci aşamanın ardından, kiloyu korumanın hedeflendiği teselli evresi gelir. Dukan diyetinin bu evresinde, 2. Ve 3. Aşamalardaki program uygulanmaya devam edilirken, haftada iki gün kutlama öğününe izin verilir. Haftada iki öğün, karbonhidratlı yiyecekler tüketilebilir. Günlük diyete 2 dilim ekmek ve meyve eklenebilir. Bu aşamanın uygulama süresi, kaybedilen kilo başına, on gündür. Örnek olarak, diyetin başlangıcından beri 4 kilo kaybedilmişse, teselli evresi 40 gün uygulanmalıdır. Verilen kiloların geri alınmaması adına, bu süre önemlidir.

4- Dukan Protein Diyeti Kararlılık Evresi: Başlangıçtan bu yana gösterilen azmin ve kazanılan başarının sonunda, normal yaşama dönme zamanı gelmiştir. Bu dönemde, Dukan diyetini uygulayanlar, artık istediklerini yeme içme özgürlüğüne kavuşmaktadır. Tek dikkat edilmesi gereken nokta, haftada bir gün, atak evresinin yani birinci aşamanın aynen uygulanması gerekliliğidir. Dukan Protein Diyetinin başarısının sırrı burada gizlidir.

 

Dengeli Beslenme Nedir?

Sağlıklı bir yaşam sürmenin en birinci kuralı, düzenli ve dengeli beslenmektir. Vücudun gelişmesi, hücre ve dokuların yapımı ve yenilenmesi, sindirim, solunum ve dolaşım sistemlerinin düzenli olarak çalışması, düzenli ve dengeli beslenme alışkanlığının edinilmesiyle mümkündür. Dengeli beslenme,vücut gelişimi için gerekli besin maddelerinin, içerdiği gıdalar yoluyla, gün içinde, yeterli oranlarda alınmasıyla gerçekleşir.  Beslenme dalında yapılan araştırmalar sonucu, insan sağlığı için gerekli elliden fazla besin maddesi olduğu tespit edilmiştir. Dengeli beslenme için, bu maddelerin neler olduğu, hangi besin türünde ne kadar bulunduğu ve her gün ne miktarda alınması gerektiği bilinmelidir. Biz burada sizlerle bu bilgileri paylaşarak dengeli beslenmenin nasıl sağlanacağını anlatacağız:

 

Proteinler: Hücrelerin ve dokuların yapımı ve yenilenmesinde önemli rol oynayan proteinler, vücut gelişimi ve sağlıklı bir yaşam için, her gün belirli miktarlarda alınması gereken besin öğeleridir. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme için, günlük protein ihtiyacı, kilogram başına 1 gram olarak hesaplanmıştır. Yani 60 kg ağırlığındaki bir bireyin, günlük 60 gram proteini, yediği besinler aracılığıyla alması gerekir. Proteinler, daha çok hayvansal besinlerde ve kuru baklagillerde bulunur. Kırmızı et, tavuk, balık, yumurta süt ve peynir protein bakımından zengin hayvansal gıdalardır. Kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur ve fındık da, protein içeren bitkisel kaynaklardır.

 

 

 

_ Karbonhidratlar: İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu enerji miktarının % 50 den fazlası, karbonhidratlar tarafından karşılanır. 1 gram karbonhidrat, 4 kalori içerir.  Karbonhidratlar, vücudun canlı ve dinç olması için gerekli olduğu gibi sinir sisteminin düzenli çalışmasında da etkili besin öğeleridir. En çok karbonhidrat içeren besinler, şeker ve unlu mamullerdir. Bunlardan başka, pirinç, bulgur, patates, kuru fasulye, bakla, barbunya gibi kuru baklagiller ve kurutulmuş meyveler de karbonhidrat bakımından zengin besin türleridir.

 

Yağlar: İnsan vücudunun bir başka enerji kaynağı da yağlardır. Vücutta depolanabilme özelliğine sahip olan yağlar, karbonhidratların yetersiz kaldığı durumlarda, vücut için gerekli enerjiyi sağlar. Hücrelerin korunması, hormonların sağlanması, yağda eriyen vitaminlerin sindirilmesi için, yağlara ihtiyaç vardır. Ayrıca, vücut ısısının korunması da, deri altında depolanan yağlar sayesinde olur. Yağların, bitkisel ve hayvansal olmak üzere iki ana kaynağı vardır. Bitkisel yağlar, zeytinyağı, ayçiçeği yağı, fındık, soya ve mısır özü yağlarıdır. Hayvansal yağlar ise, tereyağı, margarin, krema ve kaymaktır. Ayrıca, sakatatlar, kümes hayvanlarının derili kısımları, süt ve yumurta da hayvansal yağ içeren besinlerdir.

Vitaminler: Dengeli beslenmenin, en önemli ögelerinden biri de vitaminlerdir. Vücut fonksiyonlarının düzenli çalışması için, her gün yeterli miktarda vitamin alınması gereklidir. Vücut direncinin artması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, kemik ve diş gelişimi, hücrelerin yenilenmesi, sinir sistemi ve hormonların çalışması için vitaminlere ihtiyaç vardır.

Kayısı, maydanoz, kuşkonmaz, marul, havuç ve domates A vitamini bakımından zengin besinlerdir. Portakal, limon, çilek, siyah üzüm C vitamini,  balık yumurta ve tereyağı D vitamini içerir. Kuru baklagiller, sakatatlar, unlu mamuller B vitaminleri,  ceviz, marul, tere, mısır ve yulaf ise E vitamini bakımından değerli besin kaynaklarıdır.

 

Diyet Listeleri, İsveç Diyeti, Dengeli Beslenme

Sağlıklı ve uzun bir yaşam için, yeterli ve dengeli beslenmeliyiz. Dengesiz ve yetersiz beslenme vücut direncimizi azaltır, hastalıklara yakalanma olasılığımız artar ve şişmanlığın yanı sıra, kalp damar hastalıklarına, sindirim bozukluklarına sebep olabilir.

Dengeli beslenme ve diyet listeleri ile beslenme, bir arada yürütülebilir. Eğer kilo problemimiz varsa ve hem kilo verip hem de sağlıklı ve dengeli beslenmek istiyorsak, dikkat etmemiz gereken şeyler nelerdir? Bunları bilmemiz sağlığımız açısından önemlidir.

Bu açıdan bakıldığı zaman diyet, sadece kilo vermek için değil, sağlıklı bir şekilde beslenmek için de uygun bir yöntemdir. Ancak bilinçli yapıldığı takdirde yararlarını görebiliriz. Sağlıklı beslenmede, ana kural her besin türünü ihtiyacımız olan kadar tüketmektir. Karbonhidrat, yağ, protein, kalsiyum ve vitamin dengesi bozulmadan, ihtiyacımız kadar olanı yemek, yapılacak en doğru hareket olacaktır. Peki, bunu nasıl düzenleyebiliriz?

Beslenme tablosuna bakıldığında, günlük protein ihtiyacımız %40’dır ve bu proteini hayvansal ve bitkisel gıdalardan almamız mümkündür. %20 karbonhidrat, %20 meyve, sebze,yağ vekalsiyum içerikli gıdalar alarak günlük diyetimizi doğru bir şekilde yapmamız gayet basittir.

Ancak bu diyeti yaptığımız sırada, dikkat etmemiz gereken bazı önemli konuların üstünü çizmek iyi olacaktır. Örneğin karbonhidrat alımlarımızda yaptığımız seçimler çok önemlidir. Beyaz un yerine, kepekli unu seçmek bile, büyük bir fark yaratacaktır. Hazır gıdalardan kaçınmak, fazla şeker tüketmemek ve olabildiğince doğal beslenmeye özen göstermek, atacağımız ve hayatımız boyunca dikkat etmemiz gereken, ilk adımlar olmalıdır.

Son zamanlarda, sıkça adından bahsedilen İsveç diyeti, kilo vermede etkili bir diyettir. Ancak belirtilen konulara dikkat etmediğimiz takdirde de zarar verme riski vardır. Mesela bu diyet 35 yaş üzeri ve sağlık problemleri yaşayan kişiler için önerilmez. En fazla 13 gün uygulanabilen bu diyet, ikinci uygulama ile arasında en az üç ay olmalıdır. Bu diyetin en büyük özelliği, metabolizmayı hızlandırması ve dengeye sokmasıdır.

 

                İsveç diyeti kesin kuralları içeren bir diyet şeklidir.

 

-Belirtilenin dışında meşrubat kullanılmamalıdır,

-Bir günde en az iki litre su içilmelidir.

-Belirtilen oranın dışında şeker ve tuz kullanımı olmamalıdır.

-İstenirse, aynı gün için akşam ve öğle yemekleri yer değiştirebilir.

-Ölçü belirtilmemiş yiyecekler, istendiği miktarda yenebilir.

-Eğer bünyenize ağır gelir ise diyet listeleri 6. Günde bırakılıp 3 ay aradan sonra tekrar başlanabilir.

                 İşte İsveç Diyeti Listesi;

İlk Gün

Sabah    : Tek Şekerli Bir Fincan Kahve

Öğle       : 2 Adet Katılmış Yumurta, 1 Adet Domates, 1 Porsiyon Yağsız Ispanak( Haşlanmış)

Akşam   : 1 Dilim Biftek, Bol Limonlu Az Zeytinyağlı Yeşillik Salatası

 

  1. Gün

Sabah    : Tek Şekerli Bir Fincan Kahve

Öğle       : 1 İnce Dilim Salam, 1 Porsiyon Yoğurt

Akşam   : 1 Dilim Biftek, Bol Limonlu Az Zeytinyağlı Yeşillik Salatası, 1 Meyve

 

3. Gün

Sabah    : Tek Şekerli Bir Fincan Kahve, 1 Küçük Dilim Ekmek (Kızarmış)

Öğle       : 1 Adet Domates, 1 Porsiyon Yağsız Ispanak( Haşlanmış), 1 Meyve

Akşam   : 2 Adet Katılmış Yumurta, 1 İnce Dilim Salam, Bol Limonlu Az Zeytinyağlı Yeşillik Salatası

 

4.Gün

Sabah    : Tek Şekerli Bir Fincan Kahve, 1 Küçük Dilim Ekmek (Kızarmış)

Öğle       : 1 Adet Katılmış Yumurta, 1 Rendelenmiş Havuç, Kibrit Kutusu Kadar Yağsız Beyaz Peynir

Akşam   : Yarım Portakalın Suyu, 1 Porsiyon Yoğurt

 

  1. Gün

Sabah    : 1 Rendelenmiş Havuç (Limonlu)

Öğle       : Haşlanmış Balık (Limonlu Ve Tereyağlı Soslu)

Akşam   : 1 Dilim Biftek, Bol Limonlu Az Zeytinyağlı Yeşillik Salatası

 

  1. Gün

Sabah    : Tek Şekerli Bir Fincan Kahve

Öğle       : 2 Adet Katılmış Yumurta, 1 Rendelenmiş Havuç

Akşam   : Derisiz Haşlanmış Tavuk (200 Gram), Salata

 

  1. Gün

Sabah    : Şekersiz Çay

Öğle       : 1 Porsiyon Izgara Yağsız Et, Taze Meyve

Akşam   : Hiçbir Şey

Aynı listeyi ikinci haftada uygulayarak 13 güne tamamlamalısınız.

Düz Bir Karına Sahip Olmak İçin Ne Yapmalı

Bunu unutmayın: sadece istediğimiz bölgeden zayıflamak için ne bir egzersiz ne de bir diyet mevcuttur. Hangi bölgede yağ yakacağına vücut kendisi karar verir. Erkeklerde genel olarak yağ karın bölgesinde bayanlarda ise kalça depolanıyor. Ve zayıflama sürecinde en son olarak bu bölgelerden kilo veririz.  Sadece bir bölgeden yağ aldırmak için liposuction ameliyatı vardır. Ama hiç oralara gitmenize gerek yok. Düzenli beslenme ve düzenli bir egzersiz programıyla sabırlı olarak devam ederseniz sonunda istediğiniz gibi düz bir karına ve biçimli bir vücuda sahip olacaksınız.

Kilo Vermek İçin En İyi Yöntem

Eğer zayıflamaya karar verdiyseniz ilk başta bunu bilmenizin faydası olacaktır ki, Kilo verme sürecinde kaç kilo verdiğinize değil kaç kilo yağ yaktığınıza bakacaksınız. Bu yüzden ilk başta yağ kas oranı ölçümü yaptırmanız gerekecek. Böylece zayıflama programınızın ne kadar başarılı gittiğini de takip ede bileceksiniz. Önemli olan kilo vermek değil yağ yakmak olmalı. Siz eğer ki, düzenli spor yapacaksanız kas kitlenizde artım olabileceği için kilo da fazla eksilme olmaya bilir. Ama görüntünüzde incelme görülecektir. Bunu böyle anlata biliriz. Vücutta bir kilo yağ basketbol topu kadar yer kaplıyorsa 1 kilo kas tenis topu kadar yer kaplıyor. Bu da şu demek oluyor aslında aynı kiloda kalsanız da önemli oranda incelmiş olursunuz. Tabi ki, kas yapmak o kadar kolay bir iş değil. Bunun için düzenli spor, düzenli beslenme ve sabır gerekir.

 

 

 

 

Yoğurt, Limon, Süt, Balın Faydaları

Yoğurdun faydaları

  • Bağışıklık sistemi güçlendirir
  • Mikropları öldürür
  • Sindirimi kolaylaştırır
  • Yoğurt cildi güzelleştirir

Limonun faydaları

  • Karaciğeri temizler.
  • Bağırsakları temizler.
  • Böbrek ve safra taşlarının çözülmesine yardımcıdır.
  • Serbest radikallere karşı koruma sağlıyor.
  • Anti bakteriyeldir.
  • Yüksek tansiyona iyi gelir.
  • Kansere karşı koruyucu olduğuna dair bazı çalışmalar mevcut
  • Kalsiyum, demir, fosfor ve diğer mineraller bakımından zengindir.
  • Bakteri birikimini önleyerek ağız sağlığını korur.
  • Cilde sürüldüğünde parlaklık verir ve enfeksiyonu önler
  • Antioksidandır.
  • Kepeği azaltmak için kullanılabilir.
  • Sindirime yardımcı olur.

Sütün Faydaları

* Büyümeyi ve gelişmeyi sağlar
* Kemik erimesini önler
* Enfeksiyonlara karşı vücuda direnç verir.
* Cildin yıpranmasını ve yaşlanmasını engeller.
* Ödeme neden olan sıvıların toplanmasını engeller.
* İshalin geçmesinde faydalıdır.
* Mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
* Saçın uzamasında önemli bir etkisi vardır.
* Tırnaklar için faydalıdır.
* Diş çürümelerini önler.
* Tansiyon hastalarına faydalıdır.
* Öksürüğe iyi gelir.
*Süt sindirime iyi gelir.
* Ülserin önlenmesinde de sütün faydası büyüktür.
* A, B, C, D, E ve K vitaminleri ile zengindir.

* Acetyıl Cartinin isimli maddenin de sütte bulunduğu bilinmektedir. Bu madde beynin yaşlanması engellenmektedir.

 

Balın Faydaları

* Kanı çoğaltır.
* İdrar söktürücü dür.
* Vücudu güçlendirir.
* Vücutta bulunan zehirli maddelerin dışarı atılmasını sağlar.
* Öksürüğe iyi gelir.
* Vücuttaki rutubetin yok edilmesinde etkilidir.
* Damarları genişletir.
* Kalbi güçlendirir.
* Kalp çarpıntılarına iyi gelir.
* Hazım için çok etkilidir.
* Kansızlığa karşı iyi gelir.
* Siroz hastalarına iyi gelir.
* Cinsel gücü arttırıcı özelliği vardır.
* Grip ve soğuk algınlığında tedavi amaçlı kullanılmaktadır.
* Bal, çocukların gelişiminde faydalıdır.
*Vücuttaki kanın akışını düzenlemektedir.
* Uykusuzluğa iyi gelir.
* Diş etlerinin kuvvetlenmesinde faydalıdır.
* Mide ve ciğerde zamanla oluşan atık maddelerin vücuttan atılması konusunda oldukça etkilidir.

 

Zayıflamamıza Engel Olan 5 HATA

Düzenli spor yapıyorsunuz, düzenli besleniyorsunuz ama yine de yeterince hızlı zayıflayamıyorsanız bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Önemsiz zannettiğimiz bazı küçük hatalar kilo verme sürecimizi yavaşlata ve ya durdura bilir. Bu yüzdendir ki, zayıflamamız engel olan bazı hataları bilmemiz bize fayda sağlayacaktır.

  1. Fazla Karbonhidrat Alımı

Yüksek proteinli ve kısıtlı karbonhidratlı diyetlerin kilo verdirdiği birçok bilimsel araştırma sonucuna göre kanıtlanmıştır. Siz gün içinde aynı kalori miktar alsanız da kalorilerin büyük oranını karbonhidratlardan alıyorsanız kilo verme süreci yeterince hızlı olmayacaktır. Karbonhidrat alımını günlük maksimum 50 gram sınırında tutmak vücudumuzun keton üretmesine ve yağ yakımını hızlandırmasına neden oluyor. Karbonhidrat alımını mümkün oldukça sabah saatlerinde almaya özen gösterin. Sabah saatleri en aktif olduğumuz saatler olduğu için yağa dönüşmeden yakılacaktır. Günün diğer öğünlerinde protein ağırlıklı beslenmeye devam edin.

 

  1. D Vitamini Eksikliği

Eğer ki, D vitamini eksikliğiniz varsa bu sizin yeterince hızlı zayıflamanızı engelleyecektir. Son bir araştırmaya göre tamamen aynı gıdalarla beslenen ve aynı fiziksel aktivitede bulunan kişilerin bir grubuna D vitamini desteği verilmiş diğerleri ise D vitamini almamışlardır. Sonuç olarak D vitamini ala grup diğer gruba göre 2 kilo fazla kilo vermiştir. D vitamini eksikliğini ölçtürmek için herhangi bir sağlık kuruluşunda kan testi yaptıra bilirsiniz. Özellikle kış aylarında yeterince güneş ışığına maruz kalmamamızdan dolayı birçok kişi D vitamini eksikliği yaşıyordur.

  1. Gıda İntoleransı

Gıda intoleransı nedir? Misal olarak çok sağlıklı yiyecekler olan yumurta, süt, peynir eğer vücudumuz tarafından sindirilemiyor ise, vücudumuz bu yiyeceklerin içindeki proteinlere karşı tepki vermeye başlar. Bu olumsuz etki “Gıda İntoleransı” olarak adlandırılır ve vücutta kilo almadan, birçok kronik rahatsızlığa kadar olumsuz etkilere yol açabilir. Böyle bir sorununuz olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir sağlık kurumunda kan testi yaptırmanız gerekmektedir.

  1. Spor Yaparken Yaptığımız Hatalar

Eğer spor salonuna gidiyorsanız sizin için bir program yazılmasını isteyin ve programa uyarak sporunuzu yapın. Programsız yapılan kardiyo ve ağırlık çalışmaları zayıflama sürecini yavaşlata bilir. Eğer sporu evde yapıyorsanız yine kendinize uygun bir programla devam edin. Bu yazıda yeni başlayanlar için bir program yazılmıştır. Dilerseniz bir göz ata bilirsiniz. http://ozgurlukicin.com/saglikli-yasam/daha-fit-daha-saglikli/

  1. Günümüzün En Önemli Sorunu Stres

Çok fazla önemsemesek de aslında stres kilo almamıza neden ola bilir. Şöyle ki, aşırı stres altında kortizol hormonu salgılanır ve bu da kan şekerinin yükselmesine neden olur. Bu da fazla yemenize neden olur. Ayrıca uzun süre stres altına kalmak vücudun dengesinin de bozulmasına sebebiyet vermektedir.

 

Beslenme Hakkında 5 Büyük YALAN

  1. Yumurta sağlıksızdır.

Yumurta sarısının yüksek oranda kolesterol içermesinden dolayı, kalp hastalıkları riskini artırdığı söyleniyor. Ama son araştırmalar gösteriyor ki, yumurta kandaki iyi kolesterolü yükseltiyor. Ve kalp hastalıkları ile hiçbir ilgisi yok. Yumurta çok besleyici ve sağlıklı bir besindir. Yüksek oranda antioksidan içeriyor. Ve diyet yapanlar rahatlıkla yumurta kullana bilirler.

 

  1. Fazla protein tüketimi böbrekler için zararlı.

Araştırmalar gösteriyor ki, fazla protein tüketimi ve böbrek hastalıkları arasında bir ilişki yok. Ayrıca fazla protein tüketimi kemiklerimizi güçlendirerek kırılma ihtimalini en aza indiriyor.

 

 

  1. Az yağlı yiyecekler sağlık için daha yararlı

Yağı azaltılmış yiyeceklerin başka bir tabirle diyet yiyeceklerin yağı az oluyor evet bu doğru. Ama yağını azalttıkları yiyeceğe lezzet katmak için, şeker, tatlandırıcılar ve mısır şurubu ilave ediyorlar. Tatlandırıcılar daha az kalorili olsa da, sağlığımız için birçok zararı vardır. Bunların arasında metabolik sendrom, kalp hastalıkları, şeker, depresyon vardır. Aynı zamanda belirteyim ki, birçok ülkede artık diyet yiyecekler yasaklanıyor.

  1. Sık sık beslenmek

Evet, son araştırma az az sık sık beslenen kişilerin beynine doydum sinyali gitmediği için daha fazla acıktığını gösterdi. Ayrıca 2 ayrı grup yapılarak, bir gruba sık sık az az yemek verildi. Diğer gruba ise 3 kere ama doyana kadar yemek verildi. Ve sonuçta iki grubun metabolik hızı arasında gözle görülebilir bir fark olmadı. Ve son olarak sık sık yemenin sağlığımız için bazı zararlarının da olduğu açıklandı.

 

  1. Yağlı yemekler kilo aldırır

Aslında tam olarak böyle değil. İlk başta şunu söyleyelim ki, yağlı yemek tüketen kişiler daha az acıkır, çünkü yağ doyurucu bir besindir. Ayrıca yağ insülin hormonunu artırmadığı yağ hemen yağ olarak depolanmaz. Şeker evet şeker karaciğerde metabolize edilerek direkt yağa dönüşüyor. Az karbonhidratlı bir diyet az yağlı bir diyete nazaran sizi daha fazla zayıflatır.

 

Exit mobile version