Özgür Bilgi Kanalı

Derin Ven Trombozu Belirtileri ve Tedavisi
Vücudumuzda derin bir vende meydana gelen bir kan pıhtısıdır. Kanın koyulaşması veya bir araya toplanmasından dolayı kan pıhtıları meydana gelir. Derin ven pıhtılarının en çok görüldüğü yerler alt bacak veya uyluk kesimidir. Vücudun başka kesimlerinde de rastlanılabilir. Derin bir toplardamarda bulunan bir kan pıhtısı parçalanıp kan dolaşımı ile ilerleyebilir. Bu gevşek pıhtı emboli olarak bilinir. Pıhtının akciğerlere gidip oradaki kan akışını engellenmesi olayına ise pulmoner embolizm denir. Pulmoner embolizm oldukça ciddi bir durumdur. Akciğer ve vücudun diğer organlarında ciddi zararlar meydana getirebilir ve kişinin ölümüne dahi sebep olabilir. Uylukta oluşan kan pıhtıları alt bacak veya vücudun başka bölgelerinde oluşan pıhtılardan daha fazla parçalanır ve pulmoner embolizme sebep olur.
Deri yüzeyine yakın toplardamarlarda da kan pıhtıları oluşabilir. Yalnız bu pıhtılar parçalanarak pulmoner embolizme sebebiyet vermezler. Çok nadir bir şekilde görülen pıhtının kalbe ulaşması ve kalbin sağ ve sol tarafında bir deliğin bulunmasından dolayı embolizm aort yoluyla bütün vücuda dağılabilir. Beyne giderse felce neden olur. Ven içinde oluşan pıhtı kan akımına engel olur. Pıhtının zaman içinde büzülmesi kapaklarda işlev kaybına neden olur. Bu durum kapak yetmezliğine dolayısıyla da venöz yetmezliğinin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Derin Ven Trombozu Sebepleri
Bu hastalığa genel olarak toplardamar iç duvarında oluşan hasarlar sebep olmaktadır. Hasarın oluşması fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenlere göre değişir. Sebepler arasında en yaygın olanlar; cerrahi girişimler, ciddi bir travma geçirme, iltihaplanma ve bağışıklık sisteminden kaynaklanmaktadır. Kan akımı giderek yavaşlar ve bir yerde durma noktasına gelir. Bu durumun en çok görüldüğü zamanlar cerrahi bir operasyondan çıktıktan sonra yatak istirahatı yapan hastalardır. Bazen kan koyulaşabilir veya normal halinden daha kolay pıhtılaşabilir. Bazı kalıtsal durumlarda kanın pıhtılaşma eğilimini çoğaltırlar. Bu durumun söz konusu olduğu olaylar hormon tedavisi veya doğum kontrol haplarının kullanıldığı durumlardır.
Risk Faktörleri
Kişide derin ven tromboz öyküsünün bulunması, kanın koyulaşmasını veya normal durumundan daha kolay pıhtılaşmasına neden olan bozukluklar, bazı kalıtsal olan kan hastalıkları, cerrahi girişim, kırık bir kemik ya da darbeler ile derin bir venin yara alması, hareketsiz kalındığı için derin bir vende kan akımının yavaşlaması, hamilelik ve doğumdan sonraki ilk 6 hafta, bir kanser tedavisi görmek, ilerlemiş yaş, kilolu olmak derin ven tromboz riskini arttırmaktadır.
Derin Ven Tromboz Belirtileri
Derin ven tromboz belirtileri ya derin ven trombozun kendisinden veya pulmoner embolizmden kaynaklanıyor olabilir. Derin ven trombozdan kaynaklanan belirtiler derin ven pıhtısından etkilenen bacakta meydana gelir. Bu belirtiler arasında; bacakta veya bacakta bulunan toplardamar boyunca şişlik olması, bacakta veya yürürken ağrı ya da hassasiyet hissedilmesi, bacağın şişen veya ağrıyan kısmında sıcaklık artışı olması, bacakta kızarıklık veya renk değişiminin olmasını sayabiliriz. Pulmoner embolizmden kaynaklanan durumlarda ortaya çıkan belirtiler arsında ise; tarif edilemez bir öksürük, derin bir şekilde solunum yapıldığı zaman ağrı ve kanlı bir öksürük görülür.
Derin Ven Tromboz Teşhisi
Böyle bir teşhisin konulmasında hastanın tıbbi öyküsü, fiziksel muayene ve yapılan testler etkili olmaktadır. Kişinin tıbbi öyküsünde kullandığı ilaçlar, yakın bir geçmişte ameliyat olup olmadığı, travma geçirip geçirmediği ve kanser tedavisi alıp almadığı incelenecektir. Derin toplardamarlardaki pıhtının saptanmasında en sık başvurulan en yöntem ultrasonografidir. Bu testte ses dalgalarından faydalanılır. Venografi, ultrasonografiden bir sonuç alınamadığı zaman yapılan bir testtir. Bu test sırasında hastanın toplardamarına bir boya enjekte edilerek toplardamarın içinde kan akımının olup olmadığına bakılır. Diğer bir test ise d-dimer testidir. Pıhtılaşma esnasında kan içine verilen madde ölçülmektedir. Bu testlerin yanında MRG ve bilgisayarlı tomografi testlerini de sayılabilir.
Derin Ven Tromboz Tedavisi
Derin ven trombozu tedavi ederken ilk olarak kan pıhtısının büyümesine engel olmak, kan pıhtısının parçalanarak akciğerlere gitmesini engellemek ve tekrar pıhtılaşma riskini azaltmak düşülmektedir. Bu hastalığın tedavisinde en çok kullanılan ilaçlar arasında kan sulandırıcı veya kanı seyrelten ilaçlar vardır. Bu ilaçlar ile kanın pıhtı oluşturma özelliği en aza indirilmiş olur. Kan sulandırıcı ilaçlar hap olarak, deri altına enjeksiyon veya toplardamar içine yerleştiren bir iğne veya tüp ile uygulanır. Kan sulandırıcı ilaçlar ile yapılan tedavisi genelde 3 – 6 ay kadar sürebilmektedir. Kan sulandırıcıların en sık rastlanılan yan etkisi kanama yapmasıdır. Bu durumun ortaya çıkmasında ilacın kanı aşırı derecede sulandırması etkili olmaktadır. Oluşan bu yan etki kişinin yaşamını tehdit edebilir.


Yemliha Toker

Yemliha Toker

Profesyonel SEO Uzmanı ve E-ticaret uzmanıyım. https://yemlihatoker.com web adresim aracılığı ile SEO hakkında yanlış bilinen gerçekleri bildirmek ve SEO'yu öğrenmek isteyen herkese yardımcı olmaya çalışıyorum.