Kadın Hastalıkları Doğum uzmanı olan Kağan Kocatepe’de sorarak hamile dönemlerinde kadınların grip vakası ile karşılaşmaları anında bilinmesi gerekenleri en ince ayrıntısına kadar öğrenmiş bulunuyoruz. Genelde anne adayları grip olmakta ve hastalığa yakalanmaktan oldukça çok korkmakta ve böyle bir durumda hamilelik evresi içerisinde karşılaşmamak adına dikkatli davranmaktadır. Özellikle en son ülkemizde meydana gelen kuş gribi vakasında birçok istenmeyen sorunlar yaşandığından dolayı anne adayları tekrardan böyle bir durum ile karşılaşmaktan son derece çekinmektedir. Her ne kadar bu tür vaka ile karşılaşan anneler ilaç içse de bir türlü böyle bir sorundan kurtulamamaktadır. Her ne kadar anne adayları gribe yakalanmamak adına dikkatli olsa da kimi zaman hiçbir kaçış da olmayabiliyor. Böyle durumlar da yapılması gerekenleri bilmek ve cevabını da öğrenmek gerekir.
Grip Hafife Alınmaz
Her yıl toplumumuzda meydana gelen ve salgın olarak insanlara bulaşan grip hafife alınmamalıdır. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezinde yapılan araştırmalar da her yıl gribe yakalanan insan sayısında epey bir artış söz konusudur. Ayrıca 20 den fazla kişi her gün gribe yakalanmakta ve ölümcül sonuçlar ile de karşı karşıya kalmaktadır. Üstelik hastalığın ana düşmanı grip salgını tetikleyerek insanlar arasında yayılmasına da neden olmaktadır. Bu yüzden dolayı basit bir kuş gribi olmayan gribe karşı dikkatli olunması gerekir. Genelde gribe yakalanan kişiler de aşırı titreme, gözlerin yaşarması, vücut kırgınlığı, burun akıntısı, kuru öksürük ve burun tıkanıklıkları oldukça sık yaşanmaktadır. Em vücut sistemi hem de solunum sisteminde ki yakınmalar atağa kalkarak kısa zaman içerisinde vücutta ateş meydana gelerek kuru öksürük sinyalleri de ortaya çıkmaktadır.
Gribin en kötü yanı ise daha büyük bir tehlikeyi teşkil eden zatureye kadar sürükleyebiliyor olmasıdır. Bu yüzden hem solonum hem de dolaşım sistemlerinde bir takım değişiklikler meydana gelebileceği için özellikle hamile dönemlerin anneler daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Grip, özellikle anne adayları üzerinde oldukça tehlikeli olduğu gibi bebek sağlığını da doğrudan etkileyebilecek bir zararlı yanı da bulunmaktadır.
Hamilelik Risk Altında Olabilir
Grip hamile bayanlar üzerinde daha baskın ve etkili olduğu için bayanların hamileliği risk altına girebilmektedir. Özellikle hamileliğin altıncı ayında kalp ve akciğer sorunlarının sıklıkla yaşanmasından dolayı anne adaylarının hastaneye yatması da kaçınılmaz bir durum olarak ön plana çıkmaktadır. Üstelik hamileliğin daha ileriki safhasında ise risk faktörü daha da artış göstermeye başlıyor. Hastaneye yatma evrimleri daha çok 37-42 haftalık hamile bayanlar da fazlası ile görülse de doğum sonrası bu tür hastalığı geçiren bayanlar da ise bu durumun 5 kat daha fazla olarak görüldüğünü söylemek mümkün. Astımı olan hamile bayanlar da hastaneye yatma durumu ile ne yazık ki karşı karşıya.
Grip Bebeğe Zarar Verir Mi?
Virüs daha çok bebeğe doğru ataklanan bir salgın hastalık olmadığı için bebekler için çok büyük bir tehdit oluşturmamaktadır. Fakat ateşin 39 dereceyi geçmesi ve gribinde ağır seyretmesi sonucu bebeği bir takım sorunlar bekleyebilir. Bu sebeple burada önemli olan husus ise yüksek ateşin kontrol altında tutulması gerektiğidir. Böyle bir durum ile karşı karşıya kalan anne adayları hemen hiçbir vakit kaybı ile karşı karşıya kalmadan bir an önce doktora görünmesi gerekmektedir. Ayrıca çoğu nezle belli bir zaman sonucunda hem sinüzite hem de öksürüğe dönüşebildiği için böyle durumlar da hamile olan bayanlar uzman bir doktora da görünerek doktor önerisi vasıtası ile ilaç kullanma eylemini de gerçekleştirebilir. Fakat doktora başvurulmadan kesinlikle ilaç kullanılmaması gerekir Aksi durumda birçok tehlike de yaşanmış olabilir.
Hamile Bayanlara Grip Aşısı Yapılabilir Mi?
Grip aşıları canlı virüs içermediğinden dolayı hamile olan bayanlara kullanılabilir. Anne adayları ve bebek için grip aşısı yaptırmak herhangi bir zararı ortaya çıkarmamaktadır.  Fakat hamile bayanların dikkat durması gereken konulardan birisi de ne kadar ilaç alımında aşırıya kaçmak yanlış olsa da aynı şekilde grip aşısında da benzer bir durum yaşanmaktadır. Bu sebeple grip aşısının sık sık yaptırılması riskli bir durum olabilir. Böyle bir durumu en iyi doktor bileceği için mutlaka doktor kontrolünde olmanız gerekir. Doktorun onayı geldiği vakit grip aşısını yaptırabilirsiniz. Ayrıca annelerin grip aşısı yaptırabilmeleri için de bebeklere herhangi bir risk barındıramamasından dolayı bebek gelişimini beklemesi de gerekmektedir. İlk üç ay bebek gelişiminin yaşanması ve oldukça büyük önem arz etmesinden dolayı bu üç ay içerisinde düşük olma sorunları da yaşanılan durumlar arasındadır. Bebeğin gelişimi tamamlandığı andan itibaren anne adayları gönül rahatlığı ile grip aşısını yaptırabilir. Genelde grip aşısı gribe karşı korunmada son derece etkili olduğundan dolayı anne adaylarının da başvurmasına neden oluyor. Ayrıca yumurta alerjisi sorunu olan anne adaylarının grip aşısından uzak durmaları gerekir. Bununla beraber emziren anneler de risk faktöründen uzaklaşmak adına grip aşısı yaptırabilmektedir.
Tedavi Aşaması İçin Doktor Kontrolü
Her ne kadar gri vakasına yakalanmamak adına çeşitli önlemler alınsa da kimi zaman gribe karşı müdahale edilemeyerek yakalanma durumu söz konusu olabiliyor. Günlük yaşamlarını zehir ederek kötü bir şekilde geçirmesine neden olan grip, anne adaylarını hem endişelenmekte hem de reel yaşantısının da aynı zaman da olumsuz bir şekilde geçmesine neden olmaktadır. Genel de bu tür dönemler de hamile olan bayanlar ilaç kullanımının bebeğe fazlası ile zarar vereceğini düşündüklerinden dolayı ilaç kullanımını istememekte ve grip vakası ile karşı karşıya kalabilmektedir. İlk grip belirtilerini anladığınız andan itibaren hiçbir şekilde vakit kaybına uğramadan hemen bir doktora görünmeniz de yarar olacaktır. Yapılan muayene sonrasında grip seviyesinin aşağılara çekilmesi adına ilaç verilebilir. Böyle durumlar da anne adaylarının mümkün olduğunca dinlenmeleri ve beslenmelerine de dikkat etmeleri gerekir. Özellikle uyku düzeni üzerinde önemle durmaları gerekmektedir.
Doğal Yöntemler İle Önlem
Hamile ve grip olan bayanlar ilaç kullanımı yerine doğal yöntemlerle de gribin olumsuz etkilerini hafifletebilir. Her ne kadar ilaç kullanımına başvurmayan bayanlar gribin daha hafif seyretmesi adına istirahat etmeleri gerektiğinin bilincinde olsalar da evde yapabileceğiniz doğal yöntemler yardımı ile gribin olumsuz etkilerinden kısa bir zaman dilimi içerisinde kurtulmanızda imkânsız bir durum olmayacaktır.
Grip daha çok burun tıkanıklarının da yaşanmasına neden olacağı için, burun tıkanıklığını gidermek adına burun damlası satın almak yerine bir tatlı kaşığı tuzun yarım litre su içerisinde çözülmesini sağladıktan sonra burun tıkanıklığının giderilebilmesi adına kullanabilirsiniz. Bu sayede fizyolojik hazırlanmanızın da önceye oranla daha hızlı bir şekilde gerçekleştiğini de görebileceksiniz. Fakat hazırlamış olduğunuz bu karışımı burun tıkanıklıklarını gidermek adına pipet yardımı ile burnun en iç kısmına bırakarak tıkanıklığın doğal yöntemler ile ortadan kalkmasını sağlayabilirsiniz. Öksürüğünüz için ise ılık ballı süt son derece faydalı olacaktır. Ayrıca ılık limon ya da elma suları da öksürüğe oldukça iyi gelmektedir.
Boğaz ağrısı çekiyor iseniz doktorunuzun vermiş olduğu tabletleri kullanmaktan ziyade adaçaylarını içerebilirsiniz.
Grip Belirtileri Nelerdir?
Gribe yakalanan kişiler de daha çok kas ağrıları, burun akıntısı, burun tıkanıklıkları, soluk almada aşırı derece de güçlük çekilmesi, titreme, ateş, şiddetli bir şekilde meydana gelen baş ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, yorgunluk, halsizlik,  gribin meydana gelmesine neden olan faktörlerin arasında yer almaktadır. Grip olduğunuzu rahatlıkla kestirebilmeniz adına gribin bu tür belirtilerini yaşamaya başladığınız an grip olduğunuzun sinyalleri de verilecektir. Böyle durum da mutlaka vakit kaybının yaşanmaması gerekir. Belirtileri fark eden kişiler gribin daha da çoğalmaması ve büyümemesi adına mutlaka bir doktor kontrolünde olunması da fayda bulunmaktadır. Bu sayede gribin büyümesi de en iyi şekilde engellenmiş olacaktır.
Gripten Nasıl Korunuruz?
Hastalığa yakalanmadan önce tedbirlerin alınması hastalığa yakalanma riskini de kolay yoldan önlemiş olacaktır. Özellikle hamile bayanlar gribe yakalanmamak adına önceden gerekli tedbirlerini en iyi şekilde alması gerekir. Bu sebeple aşağıda vermiş olduğumuz bilgiler ışığında gribe yakalanmamak adına gerekli tüm önlemleri de almaya başlayabilirsiniz.
Gribi mart ve kasım aylarında azaltmak son derece mümkün olduğundan dolayı daha çok kalabalık ortamlardan çok sakin ortamları tercih etmelisiniz. Ayrıca çevrenizde bulunan kişiler ile yakın temasta bulunmamaya da mutlaka dikkat etmeniz gerekir. Vücut direncinizi yukarılara tırmandırmak adına bol su ve c vitamini tüketin. Genelde burun akıntısı su kaybına neden olacağından dolayı yanınızda mutlaka su, portakal ya da greyfurt sularını bulundurmalısınız. Ev ortamınızı havalandırmalı fakat hamileliğin ilk üç ayı bitmediyse grip aşısına başvurabilirsiniz.
Yüksek Risk Grubu İçerisinde Yer Alan Kişiler,
Ateşin bir türlü düşmemesi durumlarında mutlaka doktora başvurmaları gerekir. Ayrıca soluk alıp vermede zorlanma, kızarıklık ve deri de döküntüler oluşması, kulak ağrıları gibi durumlar gribin şiddetki geçmesine neden olur.
Sezaryan Hangi Zaman Gerekli?
Genelde anne adayları için kafa karıştıran ve içinden çıkılmaz bir hale dönüşen durumlardan birisi de nasıl doğum yapacaklarıdır. Doğum konusunda endişeye düşen ve son derece karmaşık duygular yaşayan anneler daha çok risk içermeyen durumlar da sezaryene başvurması gerekir. Art Tıp Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Op. Dr. Senai Aksoy, bu konuda anne adaylarının son derece ihtiyaç duymuş olduğu bilgiler için açıklama yapmıştır.  Hangi durumlar yapılıp yapılmadığı konusunda merak edilen soruları cevaplamıştır.
Normal Doğum Hangi Durumlar da Başvurulmamalı?
Normal doğum yapmak isteyen kişileri yakından ilgilendiren konu da normal doğuma başvurulup bulunmamasıdır. Bebeğin ters gelmesi, anne karnı içerisinde bebeğin yan pozisyonda olması, plasentanın ön kısım içerisinde yer alması, Kordonun bebeğin başında olması gibi durumlar da normal doğum daha riskli bir duruma dönüşeceğinden dolayı tercih edilmemesi gerekir.
Ayrıca tüm bunların yanı sıra bebek suyunun azalması, üçüz ve ya ikiz gebelikte bebeğin ilk poposunun ön kısımda bulunması normal doğumu tehlikeye sürükleyen sorunların başında yer alabilir. Anne kemik yapısının dar olmasından dolayı da çoğu zaman normal doğuma başvurulmamaktadır. Tüm bunların yanı sıra aynı zaman da Bel fıtıkları ve yüksek tansiyon durumlarında da tercih edilmemesi gerekir.
Sezaryenin Riskleri Var Mıdır?
Sezaryen doğumun bir takım tehlikeleri de söz konusu olabilmektedir. Bu sorunların başında sezaryen ile doğan bebekler de solunum yollarında bir takım sorunlar yaşanmasıdır. Daha çok bu esnada bebek solup alıp vermede zorluk yaşayabilir. Bebek anne karnı içerisinde yer alan sıvının içinde bulunduğundan dolayı doğal olarak istediği havayı teneffüs edemediğinden dolayı doğum sonrasında soluk alıp vermede güç durumlar meydana gelmektedir. Normal durumda normal doğum esnasında aynı durum söz konusu olmamaktadır. Çünkü vajinadan bebek geçerken sıvıyı da dışarıya doğru atmaktadır. Fakat sezaryen de böyle bir durum söz konusu olmadığından dolayı normal doğuma oranla sezaryenin bir takım sorunlar yaşatan yanları da bulunmaktadır. Böyle durumda her ne kadar geçici bir durumu da arz etse bebekler yoğun bir takip altına alınmaktadır.
Üstelik sezaryen sonrası anneler yemeklerini bile yemekte zor durumda kalabilmektedir. Ağrı sonrası anneler bebeklerini yeteri kadar besleyememektedir. Bebeğin yeteri kadar beslenememesi de sarılık sorunlarını da beraberinde getirmektedir.
Normal Doğum Neden Korkutuyor?
Normal doğum yaptırmak için ilk öncellikle anne adaylarının karalı olması gerekir. Genelde bazı anne adayları toplumun korkutması ya da ter etkiler vermesinden dolayı normal doğumdan fazlası ile tedirgin olmalarına neden olmaktadır. Genelde hamile kadınlar çevresinde ne yazık ki bu durum sıklıkla yaşanmaktadır. Hatta bazı bayanların doğum hikâyelerini anlatırken aşırı korkutma eylemini gerçekleştirmesi bayanların da korkmasına neden olmaktadır. Ayrıca tanımadıkları kişilerin bile anne adaylarını normal doğumdan korkutacak sözler söylemesi normal doğuma karşı endişelerinde fazlası ile artmasına bir anlam da neden olmaktadır.
Bundan böyle korkularınızı azaltmaya yardımcı olacak olan ağrısız doğum ile bu tür korkularınızı hayatınızdan çıkarmış olacaksınız. Bu sayede bayanlar rahat bir doğum yapmaktadır.
Epidural Ne demektir? Nasıl Yapılır?
Epidural analjezi, ağrısız şekilde uygulanan, sinirlerin omurilikten çıktığı yerlere uygulanan bir yöntem çeşididir. Epidural analjezi sayesinde artık normal doğum anında yaşanan ağrılar yok olmakla birlikte doğum sırasında bayanların rahat olmaları ve rahat doğum yapmalarını da sağlamaktadır. Uygulama ise doğumun başında bel bölgesine kadar Epidural analjezi yapılmakta ve bu sayede bayanlar alt kısımlarını doğum esnasında hissetmemektedir. Ayrıca rahim ağzı açılıncaya kadar beklenmekte ve bu esnada ağrı kesici verilmektedir.
Bu esnada monitörden gözlem yapılarak ıkınma yapması söylenmektedir. Ayrıca ağrılar da monitörden gözlemlenmekte doğum anı an be an takip altına alınmaktadır. Bu sayede anneler doğum esnasında herhangi bir sorun ile karşı karşıya kalmadan rahat bir şekilde normal doğumlarını yapmaktadır.
Normal Doğumun Önemi ve Avantajları
Normal doğumun sezaryene oranla bir takım avantajları da bulunmaktadır. Bu avantajlarının başında normal doğum esnasına bebeğe herhangi bir anestezinin uygulanmamış olması normal doğumun önemini bir kes daha görmenize yol açıyor. Tüm bunların yanı sıra bebek doğum sırasında ciğerlerin de olan sıvıyı atmaktadır. Anne ağrı ile burun buruna gelmediğinden dolayı bebeğini hemen rahatlıkla emzirebilmektedir. Bebeğin beslenmesini de sağladığı için ileri de herhangi bir sarılık vakasının da önlenmesini bir bakıma sağlamış oluyor.
Ayrıca doğumdan 24 saat sonra doğum yapan annenin taburcu olarak normal yaşantısına tekrardan geri dönmesi bu tür doğumun en büyük avantajlarından birisi olarak göze çarpmaktadır. Ayrıca normal doğum yapan kadınlar kilo verme sorunu yaşamadan da çok kısa bir zaman dilimi içerisinde kilo kaybı ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Önceki İçerikZebra kek
Sonraki İçerikMilföy hamurundan sosisli parmak börek

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz