Madrid: Boğa Güreşinin Doğum Yeri…

İspanya’nın en büyük kenti ve aynı zamanda ülkenin başkentidir. Ayrıca kent Comunidad de Madrid olarak bilinen topluluğunda başkenti olarak bilinmektedir. Madrid, denildiği zaman akla ilk olarak kültür ve sanat gelmektedir. Bunun yanında şehir gece yaşamı ile de ün salmıştır. Avrupa’nın en dinamik şehirleri arasında yer almaktadır. Eski ve yeni kültür ve sanat eserlerini bünyesinde barındıran şehirde modern gökdelenlerde dikkat çekmektedir. Şehrin gezilecek ve görülecek yerleri genellikle merkezde ya da merkeze yakın yerlerdedir.
Şehrin tarihi kökleri oldukça geçmişe dayanmaktadır. Geçmişi tarih öncesi dönemlere dayansa da Romalılar döneminden sonra şehir ile ilgili bilgiler kesinlik kazanmıştır. Madrid şehri 16. ve 17. yüzyılda aristokrasi ve zenginliğin ön planda oldu dönemler yaşamıştır. Şehir, monarşi dönemlerini görmüştür. Sivil savaşlar şehri olumsuz etkilese de kısa bir sürede toplanmasını bilmiştir. 18. yüzyıl şehrin mimari açıdan altın çağı olmuştur.
Gezilecek Yerler
Gezilecek yerler listesinde en başta birbirinden güzel meydanlar gelmektedir. Şehirde hiç sıkılmadan eğlenceli vakit geçireceğiniz meydanlar, müze, tarihi yapılar ve park alanları bulunmaktadır. Ayrıca farklı bir eğlence ve heyecan arıyorsanız boğa güreşlerini izleyebileceğiniz Las Ventas ve dünyaca ünlü spor kulübü Real Madrid’in stadyumu olan Santiago Barnebau gibi yerlere de gidebilirsiniz.
Palacio Real
Madrid’in en güzel ve en büyük yapılarından olan bir saraydır. Saray Plaza de Oriente’nin yanındadır. Batı Avrupa’nın en büyük sarayı olan eser 1734 yılında meydana gelen yangından dolayı zarar gören Alcazar’ın üzerine kurulmuştur. Sarayın çevresinde Sabatini ve Campo Del Moro parkları bulunmaktadır.
Palacio Real’de mobilya, halı, resim, seramik ve Tiepolo’ya ait önemli sanat eserlerini ve fresk çalışmalarını görme imkânınız vardır. Bunun yanında Velazquez, Goya, Giordano ve Mengs’un gibi sanatçılarının da çalışmaları burada yer almaktadır. Bu çalışmaların varlığı sarayı Avrupa’nın en çok ziyaret edilen en önemli saraylarından bir tanesi yapmaktadır. Resmi kutlamalar ve resepsiyonlar hariç saray yılın aşağı yukarı her günü açıktır.
Puerta del Sol
Şehrin en ünlü ve en eski merkezi meydanıdır. Madrid şehir kapılarından bir tanesinin bulunduğu alana yapıldığı için adını buradan almıştır. Meydan yarı daire şeklindedir. Meydan, Madrid’in en işlek noktalarından birindedir. Bütün yolların ulaşım noktaları buradadır. Festival ve politik olayların düzenlendiği yerdir. Turistlerin uğrak, yerli halkın buluşma noktasıdır. Sokak sanatçılarını burada izleme imkânınız vardır. III. Kral Charles’ın at üstündeki heykeli meydanın tam ortasında yer almaktadır.
Meydanın güney kısmında Real Casa De Correos adlı yapıya ait bir saat kulesi yer alır. Postanenin bir parçası olarak 18. yüzyılda yapılmıştır. Yeni yılda kutlamalar yapıldığı zaman geri sayım bu saatle yapılır. Meydanda 3 tane önemli heykel bulunmaktadır. Bu heykellerden en ünlüsü Ayı ve Çilek Ağacı Heykelidir. Bu heykel meydandaki orijinal yerine 2009 yılında yerleştirilmiştir. Şehrin simgelerindendir. Bu heykelin dışındaki diğer heykeller ise Diana ve Venüs’ü simgelemektedir. Meydan, kafeler, bar, restoran ve mağazalar açısından oldukça zengin bir mekândır.
Plaza Mayor
Şehrin ana meydanlarından bir tanesidir. Meydan, şehir merkezinde bulunur. Merkezi bir noktada bulunan meydana yürüyerek ulaşabilirsiniz. Habsburg döneminde yapılan meydan 129 metre uzunluğunda ve 94 metre genişliğini bulmaktadır. Meydanın çevresinde bulunan 3 katlı binanın 137 tane olan balkonu bu meydana bakar.
III. Felipe zamanında açılan meydanda ayrıca Felipeni’nde heykelini görebilirsiniz. Meydan, üçgen şeklindedir. Çıkan yangından hasar gören meydana 1853 yılında en son şekli verilmiştir. Plaza Mayor Meydanı, zaman içinde birçok isimler ile anılmıştır. İspanyol Sivil Savaşının olduğu dönemlerde meydanda idamlar, yargılama, taç giydirme törenleri ve boğa güreşleri gibi olaylar gerçekleşmiştir. Günümüzde meydan 3 katlı binalar ile çevrilidir. Evlerin balkonları meydana bakmaktadır.
Almudena Katedrali

  1. yüzyıla yakın bir zamanda yapımı biten katedral, Palacio Real’e bakar. Modern bir mimari göze çarpar. Papa tarafından vakfedilen tek katedral olma özelliğine sahiptir. Mimari bakımdan oldukça çeşitlilik gösterir. Katedralin dış tarafında neo klasik mimari özellikler görülürken iç kısmında gotik tarzından esinlenmiştir. Bunun yanında katedralde Roma esintilerini de çok açık bir şekilde görebilirsiniz. Giriş bölümü granit ve mermerden yapılmıştır ve iki tane kulesi vardır. Katedral, tipik kiliselerin aksine doğu batı yönünde değil de kuzey güney yönündedir. Katedralin ikinci girişinde bronzdan yapılmış bir heykel vardır. Bu heykelde Hz. Meryem tasvir edilmektedir.

Prado Müzesi
Dünyanın en ünlü sanat galerilerinden biri olan müzede Velazquez, Goya, Raphael, Rubens ve Bosch gibi ünlü sanatçıların eserleri sergilenmektedir. Müzenin bulunduğu bina 18. yüzyıl neoklasik mimari özellikler taşımaktadır. Müze, adını bulunduğu yerden almaktadır. Yapıldığı dönemde o zamanın ispanya kraliçesi Paris’te bulunan Louvre Müzesi’nden etkilendiğinden böyle bir sanat eseri yapılmasını istemiştir. Müzede modern ve eski sanat eserlerini bir arada görebilirsiniz.
Müzenin içinde eser çeşitliliği oldukça fazladır. Müzedeki en ünlü çalışma ünlü sanatçı Valezquez’ e ait olan “ Las Meninas “ eseridir. Bu eserde Prenses Margarita, iki yardımcısı ve ressamın kendiside bulunmaktadır. Sanatçının diğer bir değerli eseri ise Bacchus’un Zaferi adlı çalışmasıdır. Bu resimde ise şarap tanrısı ve onunla birlikte birkaç sarhoş resmedilmiştir.
Müzede bulunan diğer bir ünlü isim ise Goya’dır. Sanatçının Çıplak Maja çalışması yaşadığı dönemde suçlanmasına sebep olmuştur. Bu eserlerin yanında Bosch’un Hazlar Bahçesi ile Rubens’in Zeus’un kızlarını resmettiği Üç Nezaket isimli eserler görülmeye değer eserlerdir.
Plaza de Cibeles
Şehirde ki en ünlü meydanlardan biridir. Madrid şehrinin sembollerinden kabul edilmektedir. Meydanın tam ortasında 1782 yapımı olan Kibele Çeşmesi yer almaktadır. Kibele ismi Roma doğa tanrıçasından gelmektedir. Kibele, iki aslan tarafından çekilen bir araç üzerinde gösterilmiştir. Çeşme, III. Charles döneminde yapılmıştır.
Meydana karşıdan baktığınız zaman dört bir köşesinin 18. ve 20. yüzyıl sanat eserleri ile dolu olduğunu görürsünüz. Ayrıca bu meydanda bulunan Kibele Saray’da görülmesi gereken bir diğer güzel yerdir. Alba Dükü tarafından 1777 yılında inşa edilmiştir. Sarayın çevresi Fransız tarzı bir bahçe ile çevrilmiştir. Plaza De Cibeles’te dikkat çeken diğer bir eser ise İspanya Banka Binası eski adı ise Dük Sarayı olan yapıdır. Bu eserlerin yanında 1873 yılında barok mimari tarzda inşa edilen Linares Sarayı’nda gezebilirsiniz.
Las Ventas
Madrid’de bulunan ve boğa güreşlerinin yapıldığı bir güreş alanıdır. Burası boğa güreşi alanının doğum yeridir ve 1931 yılında inşa edilmiştir. Bu alan ispanya’da boğa güreşinin evi olarak bilinmektedir. Güreş alanı Fas tarzında yapılmıştır ve seramik ağırlıklıdır. Oturulacak yerler on bölüme ayrılmıştır. Ödeyeceğiniz ücret arenaya yakınlığınıza göre fark edecektir. Boğa güreşi sezonu Mart ayında başlayarak Aralık ayının sonuna kadar devam etmektedir.
Las Ventas boğa güreşi alanı Madrid’in doğu kısmında bulunur. Burada boğa güreşlerinin yanında Rock konserleri ve politik olaylarda düzenlenir. Boğa güreşlerinin izlenmesi için en uygun zaman Mayıs ve Haziran ayları dönemidir. Çünkü bu dönemlerde San Isidro Festivali düzenlenmektedir. Bundan dolayı en iyi yarışları ve matadorları izleme imkânınız olacaktır. Boğa güreşlerini 20 gün boyunca sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar izleyebilirsiniz.
Reina Sofia
Madrid’de bulunan bir hastanenin 1992 yılında yenilerek müzeye dönüştürülmesi ile yapılmıştır. Günümüzde bu binada modern sanat eserleri sergilenmektedir. Bu eserler buraya Prado yakınından gelmiştir. Binanın 2 katı geçici sergiler için kullanılmaktadır. Kalan diğer 2 katı ise soyut pop ve minimal sanat hareketleri ile kalıcı sergilerin yapıldığı yerlerdir.
Müzede sergilenen en ünlü eserlerden bir tanesi ise ünlü sanatçı Picasso’ya ait olan “ Guernica” adlı çalışmadır. Diğer ünlü eserler arasında Picasso’nun “ Mavili Kadın “,Miro’ya Ait  “ 3. Portre “, Dali’nin eseri olan “ Cadaques’deki Manzaralar “, Jose Solana’nın “ Kafe Del Pombo’daki Toplanma “ adlı eserlerini sayabiliriz. Bu sanat eserlerinin yanında müzede bir de 20. yüzyıla ait sanat ve arşivleri üstüne yazılmış kitapların olduğu kütüphane bulunmaktadır. Kütüphanede 10.000 cilt kitap yer alır.
St. Francisco Bazilikası
Madrid’in merkezinde yer alan bazilika neo klasik tarzında yapılmıştır. Bazilika, San Isidro Kilisesinden dahi büyüktür. Bazilikanın kubbesi 33 metre çapındadır. Avrupa’nın 3. büyük kubbesine sahiptir. Bazilikanın, 7 adet oyma kapısı bulunmaktadır. Yalnız bazilikanın en etkileyici bölümü kiliseye ait olan üç şapeldir. Yapının içinde çok değerli sanat eserleri yer almaktadır. Ünlü sanatçı Goya’ya ait olan ve kendisi ile San Bernardino’yu tasvir eden çalışması buradadır. Ayrıca sanatçı birçok resimlerinde bu kiliseye yer vermiştir. Ricardo Bellever ve Mariano Benlliure’ye ait olan heykel çalışmaları da bazilika içinde yer almaktadır.
 
 
 
Zafer Takı
İspanya Sivil Savaşı’nda Franco’nun kazandığı zaferi kutlamak anısına dikilen Tak, 40 metre yüksekliğindedir. Tak üzerinde Latince zafer temalı çalışmalar bulunmaktadır. Takı’n en üstünde Minerva tarafından sürülen bir araç heykeli bulunmaktadır.
Descalzas Reales Manastırı
Şehrin merkezinde kurulmuş bir manastırdır. Yapımı 16. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Manastır, kadınlar manastırı olarak kullanılmıştır. Birçok kadının istenmeyen evliliklerinden kaçıp saklandığı bir yer olarak kullanılmıştır. Manastırın içinde sanat değeri yüksek eserler bulunmaktadır. Ünlü sanatçılardan Tiziano Sanches Coello ve Luini’nin eserlerini bu manastırda görebilirsiniz.
Ne Zaman Gidilir
Şehir, kış aylarında genellikle serin olmasına rağmen burada dondurucu soğuklara rastlanılmaz. Kar yağışı bütün kış boyunca olur aman sürekli değildir. Temmuz ve Ağustos aylarında sıcak havanın etkisini görebilirsiniz. Ağustos ayı Madrid şehri için sessiz ve sakin geçen bir aydır. Çünkü bu ayda birçok yer hem kapalıdır hem de buranın yerlileri tatile giderler.
Madrid’i gezmek için en uygun zaman genellikle ilkbahar ve sonbahar dönemleridir. Mayıs ve Ekim aylarında da gezi için uygun olan şehirde kalabalık bir ortam bulunmaz ve hava durumu da uygun olur. Madrid’e kısa bir süreliğine gitmeyi düşünüyorsanız hafta sonlarının çok kalabalık olduğunu söylemeden geçemeyeceğiz. Şehir’e özellikle müzeleri ve galerileri gezmek için geliyorsanız hafta başı bu tür yerlerin kapalı olduğunu bilmenizde fayda vardır.
Madrid şehri hemen hemen her mevsim gezmeye uygun bir kenttir. Kış ayları kuru ve soğuk geçer. Kuzeyden ezen rüzgârlar gece sıcaklıklarının düşmesinde etkilidir. İspanya’nın diğer şehirlerine oranla Madrid’in kış ayları ılıman geçer. Bahar ayının gelmesi Mart ayında hissedilmeye başlanır. Gezmek için Nisan ayı oldukça uygun bir zamandır. Sonbahar aylarında hava ne çok sıcaktır ne de çok soğuktur. Bu hava Ekim ayının sonuna kadar böyle devam eder.
Konaklama
Avrupa’nın en çok tercih edilen turistik şehirlerinden biri olan Madrid, ucuz ve ekonomik konaklama yapmak isteyen kişilere değişik seçenekler sunmaktadır. Merkezi yerde konaklayarak gezmek istediğiniz yerlere yürüyerek ulaşmak isterseniz size tavsiyemiz Grand Via bölgesinde bulunan otellerdir. Burası merkezidir ve astronomik fiyatlı oteller yoktur. Tam tersi şehir konaklama bakımından oldukça uygundur.
Eğer lüks otellerde kalmak isterseniz lüks otellerde bulunmaktadır. Yalnız size küçük bir uyarımız var. Madrid’e gitmeden önce mutlaka otel rezervasyonunuzu önceden yaptırın. Çünkü birçok otelin doluluk oranı % 100 olmaktadır.
Yemek
Akdeniz mutfağının zengin çeşitlerini Madrid mutfağında bulabilirsiniz. Madrid mutfağında bölgede yetişen doğal ürünlerin yanında balık ve deniz ürünleri yemekleri de oldukça fazladır. Hatta Madrid’de deniz ürünleri yemekleri deniz kıyısında olan yerlerden daha fazladır. Öğle yemeği ana öğün olarak görülmektedir. Öğle yemeğinde özellikle ispanya’nın ünlü mezeleri tapas oldukça fazla rağbet görmektedir.
İspanya yemekleri denildiği zaman akla ilk gelen tapas’tır. Akşam yemeğinde hafif yemekler yenir. Bu yemeğin dışında şehirde birçok restoranda çeşitli yemeklerin tadına bakabilirsiniz. Ana yemeklere örnek; sebze ve et yahnisi olan Cocido Madrileno’yu, sarımsak ve baharatla çeşitlendirilen domuz eti yemeği Oreja a la Plancha, kızartılmış kuzu eti Gallinejas, kızatılmış mürekkep balığı olan Bocadillo de Calamares ve bir domuz eti çeşidi olan Cured Ham’ı sayabiliriz. Tatlılara örnek vermek istersek; bir tür meyveli çörek olan Bunuelos Rellenos, azizler gününe özel olan acıbadem kurabiyesi Huesos de Santo, kızartılmış ekmekle yapılan Torrijas tatlısını verebiliriz. İçeceklere vereceğimiz örnekler arasında yerel içkilerden olan Anasonlu Likör oldukça fazla tüketilmektedir. Bunun yanında alkolde içermeyen yerel içkilerde tüketilmektedir.
Eğlence
Madrid, gece hayatı oldukça renkli olan bir şehirdir. Flâmenko gösterilerinden, beatler, tekno müzik ve diğer müzikleri yapan birçok kulübe burada rastlayabilirsiniz. Eğlence saatinin başlangıcı 01.00’den sonradır. Şehirde sokaklar gece yarısından sonra renklenmeye başlıyor. Madrid halkı akşam yemeklerini oldukça geç yemektedirler. Bundan dolayı şehirde kulüpler gibi restoranlarda sabaha kadar açık kalmaktadır.
Öğrenci kesiminin eğlence için gittiği mekânlar genellikle Malsa̴̴na bölgesinde yer almaktadır. Eğlencenin yoğun olarak yer aldığı diğer mekânlar ise Plaza Santa Ana ve La Latina’dır. Rock konserleri ise Palacio Vistalegre ve La Peineta stadyumunda verilmektedir.
Alışveriş
Alışveriş denildiği zaman akla ilk gelen tasarımcıların ürettiği moda parçalardır. Özellikle son zamanlarda ülke moda tasarım merkezlerinden biri olma yolunda oldukça fazla yol kat etmiştir. Bunun yanında alışveriş yaparken el emeği ürünler, seramik ürün çeşitleri, deri, takı ve aksesuar çeşitlerini de bulabilirsiniz.
Şehide 3 adet alışveriş bölgesi bulunur. Mağazaların açık kalma süreleri yaz aylarında daha uzundur. Cumartesi günleri çalışma saatleri konusunda sıkı uygulamalar bulunmaktadır. Pazar günleri tatil günüdür. Şehir merkezinde bulunan küçük dükkânlar her gün ve tatil günlerinde de açıktır. Şehir alışveriş konusunda oldukça fazla seçenekler sunmaktadır.
Madrid’de hediyelik eşya almak isterseniz çoğunluğa yakın dükkânlar Puerta del Sol ve Plaza Mayor’da bulunur. Buralarda her bütçeye uygun hediyelik eşyalar vardır. Sevdiklerinize alabileceğiniz hediyelik eşyalar arasında Toro diye bilinen İspanyol boğasını alabilirsiniz. Plastik deriye birçok farklı malzemede yapılmaktadır. Ondan başka değişik figürlerin yer aldığı el yapımı yelpazeler, şehrin yapılarının olduğu biblolar, futbol ile ilgili anahtarlıklar, t – shirtler, boğa güreşini simgeleyen posterler, deri ceketler, kanvas tablolar, Toledo çeliği kullanılarak yapılan kılıçlar, pul çeşitleri, antika eşyalar, özellikle erkek modasında öncü olan İspanya’da kendinize ve bütçenize uygun giysileri ceketler, eldiven, cüzdan, kemer, ayakkabı ve çantalar, takı ve mücevher alabilirsiniz.
 
Ulaşım
Madrid’de ulaşım, uluslar arası, ülke içerisinde ve şehir içinde birçok alternatif sunmaktadır. Ülkenin merkezinde bulunan bu güzel şehre, ülke dışından ulaşmak için en çok tercih edilen ulaşım yolu hava yoludur. Madrid iyi planmış ve iyi işleyen bir toplu taşıma sistemine sahiptir. Hava yolu ile gelecekler için Barajas ve Madrid Havaalanları bulunmaktadır. Havaalanından şehir merkezine ulaşmak içinde birden fazla ulaşım seçeneğiniz vardır. 100’den fazla hava yolu şirketinin Madrid’e ulaşımı bulunmaktadır. Madrid’de bulunduğunuz sıralarda Barcelona’ya gitmek isterseniz yüksek hızlı AVE trenlerine binebilirsiniz.
Barajas uluslararası hava limanı şehir merkezine 13 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Havaalanının 4 adet terminali bulunmaktadır. Terminaller birbirlerine metro ağı ile bağlanmıştır. Şehir merkezine gitmek için Aerocity ya da Aresmobile gibi özel araç sistemlerini seçebileceğiniz gibi otobüs, taksi ya da metroya binmeyi de tercih edebilirsiniz.
Bir Avrupa kenti olan Madrid’de ulaşım genelde zor değildir. Metro, otobüs, tren, taksi ve bisiklet şehir ulaşımında oldukça yaygın kullanılan ulaşım araçlarıdır. Hızlı, konforlu ve ucuz bir ulaşım istiyorsanız metroyu seçebilirsiniz. Avrupa’nın ikinci uzun metro sistemine sahip olan şehir, Londra’dan sonra en gelişmiş metro ağına sahiptir. Şehrin uzak noktalarına gitmek isterseniz tren hattını kullanabilirsiniz. Madrid içi ulaşımda özel araba tavsiye edilmemektedir. Trafiğin yoğun olduğu saatler ve park yeri probleminin olması araba seçeneğini arkaya atıyor.

Önceki İçerikİyileşmeyen Yaraların Sebepleri ve Tedavi Yolları
Sonraki İçerikMezotelyoma Nedir – Belirtileri ve Tedavisi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz