Ne Oluyor Sana Ortadoğu?

Geçenlerde, internette gezinirken bir fotoğraf çok dikkatimi çekti. Bir Suriyeli küçük kız, kendisini çekmek isteyen gazetecinin elindeki fotoğraf makinesini silah zannediyor ve ellerini havaya kaldırmış, öylece bekliyor. Her ne kadar Suriyelileri eleştirsem de, o fotoğrafı görünce ister istemez kötü oluyor insan. Allah hiçbir devleti savaşla imtihan etmesin.
Ne oldu peki bu Ortadoğu’ya? 7 milyarlık dünya nüfusu gün geçtikçe artarak yoluna devam ederken, islam dünyası şu günlerde olmadığı kadar kan gölüne dönmüş durumda bulunuyor. Suriye, Irak, Filistin, Mısır, Arakan, Pakistan, Afganistan, Orta Afrika ve daha akla gelmeyen pek çok noktada insanlar ölüyor ve akan gözyaşı çocukların ki oluyor. Ama nedense öldüren de müslüman ölen de. Biz ne zaman böyle olduk diye düşünmeden edemiyor insan.
**
Aslında bu öyle basitçe yüzeysel olarak o şuna zulmetti, şu şu ideoloji için savaşıyor fikirleri ile savuşturulacak bir durum değil. Zira sorunu bu fikirler ile anlatmaya çalışmak işin kolayına kaçmak olur. Yaşanan sorunların temelinde müslüman alemi olarak dinimizden uzaklaşmamızın yattığını düşünmekteyim. 
**
Bu düşüncenin bende zuhur etmesinde pek çok neden bulunuyor. Eğer bizler kul hakkı yememek gerektiğini unutan bir toplum haline dönüşmüşsek müslümanların birbirini öldürmesini yadırgayamayız. Kul hakkı yemenin günah olduğunu unutmayan bir toplum olsaydık eğer başkasının hakkına riayet eden kişileri saf yaftası ile yargılamazdık. Savaşlarda babasını öldürdüğümüz çocuğun ahirette bizden soracağı sorularla muhattap olmazdık. 
**
Bir başka hususun da alışılmış öğretilerin olduğunu gözlemliyorum. Zira biz kendi kitabımıza daha fazla sarılmak yerine alışılmış öğretiler hatta içerisinde batıl inançları da barındıran muhafazakârlığımıza sarıldık. Kur’an-ı Kerim’i açıp sadece yüzünden okuduk. Anlamları üzerinde hiç durmadık. Allah acaba bize ne ulaştırıyor diye merak dahi etmedik. Araştırmayı, öğrenmeyi emreden bir dinin mensupları olarak hep hazıra konma yarışında olduk. Nasıl düştüğü yerden kaldırmaya alıştığınız çocuk tekrar düştüğünde kalkamıyorsa islam alemi de şu an bu durumda. Düştük ellerimiz dizlerimiz yara oldu ve birbirimizin yerden kalkmaması isteği ile bütün kardeşlerimiz hasedle diğerine üstün gelmenin telaşındayız. 
**
O nasıl bir düşmanlıktır ki kardeşler birbirini boğazlamak için tüm gücüyle diğer kardeşinin boğazını sıkmakta. O nasıl bir kardeşliktir ki müslüman kardeşlerine kin ve öfke ile bakmaktır. Ramazanın hayrına bile tekbirler ile kardeşlerinin üzerine yürüyen sözüm ona müslümanlarımız, müslüman kardeşlerimiz hesap günü yakındır. Hadi bir tekbir daha getirerek sıkın birbirinizin boğazını belki cennetinizi kurtarabilirsiniz. 
Önceki İçerikSeçimlerden Sonra
Sonraki İçerikLys'lerden Sonra

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz