paris

Dünya turizmin başkenti olan Paris, Fransa’nın başkentidir. Avrupa’nın en popüler yerlerinden biri olan şehrin nüfusu yaklaşık olarak 12 milyonu bulmaktadır. Şehir, Seine Nehri kıyısında kurulmuştur. Işıklar ve âşıklar kenti olarak bilinmektedir.
Paris şehrinin tarihi Keltlere kadar uzanmaktadır. Daha sonrada birçok topluluk burada hüküm sürmüştür. Kurulduğundan bu yana Roma imparatorluğu, Hıristiyanlık ve Vikingler gibi birçok topluluğun yerleşkesi olan bu güzel şehir 18. yüzyılın sonlarında altın günlerini yaşamaya başlamıştır. Roma İmparatorluğu zamanında şehirde Hıristiyanlığın etkileri daha fazla görülmeye başlanmıştır. Ortaçağ zamanında ise Atilla, Charlemagne ve Vikingler şehri şekillendirmiştir. Bu dönemlerden kalan birçok eser şehri zenginleştirmektedir.
Paris şehri kültür, refah ve felsefe alanında ki atılımlarını 18. yüzyılın başından itibaren gerçekleştirmiştir. Fransız Devrimi’nden sonra zor günlerini geride bırakan şehir 2. Dünya Savaşı süresince de zor dönemler yaşamıştır. Şehir, eski görkemli günlerine 21. yüzyılda tekrar kavuşmuştur. Kötü günlerini geride bırakan şehir, aşk, romantizm, sanat, moda, yemek ve mimari alanında elit bir dünya kenti olmayı başarmıştır. Paris’te farklı kültürlere ait birçok topluluk görebilirsiniz. Şehir bu özelliğini dışarıdan aldığı göçlere borçludur.
Tarih, kültür, moda, sanat, mimari, yemek ve tasarım gibi konuları bünyesinde toplayan Paris, UNESCO dünya tarih mirası listesinde yer almaktadır. Kenti her yıl yaklaşık olarak 45 milyon kişi ziyaret etmektedir. Eiffel kulesi, Şanzelize, Seine Nehri, Notre Dame Katedrali, Louvre Müzesi ve daha birçok tarihi ve sanat eserleri bu Avrupa’nın ünlü şehrinde bulunmaktadır.

Gezilecek Yerler

Dünyada en çok ziyaret edilen şehirlerin başında gelen Paris’te dünyaca ünlü yapılar, galeriler ve müzeleri gezmek mümkündür.

Eiffel Kulesi

Dünyada bilinen en ünlü anıtların başında gelmektedir. Paris şehrinin simgesi olan bu anıt, kentin hemen hemen her yerinden görülebilmektedir. Kule, 324 metre uzunluğunda ve 10.100 ton ağırlığında bulunmaktadır. Kule, Gustave Eiffel tarafından dünya fuarı anısına inşa edilmiştir. Kule, 3 kattan meydana gelmiştir. Eiffel Kulesi inşa edildikten kısa bir zaman sonra yıkılacaktı ancak telgraf anteni olarak kullanılmasından dolayı bu yıkım işleminden vazgeçilmiştir. Yapı, eşsiz bir Paris manzarasına sahiptir. Kuleye ister merdivenle ister asansör ile çıkınız. Kuleye, kuzey, batı ve doğu ayaklarından asansör kullanarak, güney ayağından da sadece ikinci kata kadar merdiven ile çıkılabilmektedir. Kulenin son katına çıkabilmek için ayrı bir asansöre binmek gerekmektedir.
Eiffel Kulesi yapıldığı zaman bazı mimar ve sanatçılar bu yapıya karşı çıkmışlardır. Bu kulenin Paris’in sanat yapısına gölge düşürdüğünü söyleyen bazı kimseler vardı. Ama kule günümüzde şehrin simgesi haline gelmiştir ve onsuz bir Paris şehri düşünmek adeta imkânsız bir durum olmuştur. Yapının uzunluğu 324 metredir ve 81 katlı bir binaya eşittir. Kule ziyaretleri katlara göre farklılık göstermektedir. Kule yılın her günü ziyarete açıktır.

 
Louvre Müzesi

 

Ülkenin en büyük müzesi olan Louvre’da ortaçağ’dan 19. yüzyıla kadar olan dönemdeki eserleri görebilirsiniz. Müze, 8 kısımdan oluşmaktadır. Louvre Müzesi, 1793 yılında açılmıştır ve her yıl yaklaşık 6 milyona yakın ziyaretçisi olmaktadır. İlk açıldığı zaman genellikle kilise ve soylulara ait eşyalar sergilenmiştir. Napolyon zamanında sergilen koleksiyon biraz daha zenginleşmiştir ve müzenin ismi “ Musee Napolyon “ olarak değiştirilmiştir. Napolyon’un Waterloo’da yenilmesi üzerine müzenin adı yine “ Louvre “ olarak çevrilmiştir. Koleksiyonda bulunan bazı eserlerde sahiplerine geri gönderilmiştir.
Müze, şehrin batı kesiminde inşa edilmiştir. 60.600 metre kareden fazla alan kaplayan Louvre Müzesi Sein Nehri’ne yakındır. İçinde 35.000’e yakın sanat eserini barındırır. Müzenin bulunduğu yer Louvre Palacadır. Burası II. Philip döneminde 12. yüzyılda inşa edilmiş bir kaledir. Müze, 3 ayrı kanattan oluşmaktadır. Louvre Müzesinin en eski kısmı Sully kısmıdır. Bu kısımda Fransız resimleri, Mısır eserleri, Afrodit heykeli ve müzenin üstüne kurulduğu kalenin kalıntıları yer alır. Richelieu kısmında ortaçağ’dan 19. yüzyıla kadar olan dönemdeki resim çalışmaları, Philip Pot’a ait mezar, Ortadoğu’ya ait eserler ve Hammurabi kodu sergilenmektedir. En kalabalık ve en son bölüm ise Denon’dur. Bu bölümde Roma ve Etrüsk eserleri ve diğer eserler sergilenmektedir.

Notre Dame Katedrali

Paris’te en çok ziyaret akınına uğrayan yerlerden bir tanesidir. 12. yüzyılda tasarımı yapılan katedral 14. yüzyıla kadar tamamlanamamıştır. Roma Katolik kiliselerinden birisidir. Katedral günümüzde aktif olarak hizmet vermektedir. Gotik mimarinin başyapıtlarından bir tanesi sayılan katedral, 0 noktası olarak kabul edilir. Katedralde heykeller, resim, tarih, mücevher, mobilya ve edebiyat koleksiyonlarını görebilirsiniz.
Katedralin inşası uzun sürmüştür. Bunun da en büyük nedeni tasarımının genişletilmesidir. Katedralin uzunluğu 128 metredir. Kulelerinin yükseklikleri 69 metredir. Katedralin birçok etkileyici penceresi bulunmaktadır. Kuzeyde kalan pencere 13. yüzyıl yapımıdır ve işlemeleri oldukça dikkat çekmektedir.
Gotik mimarisinin en güzel örneği olan bu yapı şehir merkezinde yer alan “ İle de la Cite “ adlı bir adanın üzerinde bulunmaktadır. Notre Dame Katedrali her zaman şehrin dini merkezi olarak kabul görmüştür. Dini törenler sırasında katedral ziyaret edilmemektedir. Katedral turu ücretsizdir.

Zafer Takı

Louvre Müzesi ile Grande La Defense Takı arasında bulunan Zafer Takı Paris’in sembollerindendir. Yapımına Napolyon’un emri ile başlanılmıştır. Takın yapılmasında ki amaç Napolyon’un Fransız imparatoru olarak zaferlerini taçlandırmak istemesidir. Zafer takı, 45 metre genişliğinde ve 50 metre yüksekliğini bulmaktadır. Yapı, Roma’da buluna Titus Takı’na benzetilmeye çalışılmıştır.
Zafer Takı ünlü Şanzelize Caddesi’nin son bölümünde yer alır. Burada her zaman yanan ve hiç sönmeyen bir ateş bulunur. Bu ateş 2. Dünya Savaşında şehit olan Fransızları anmak için yakılmaktadır. Özellikle Zafer Takı’nın üst kısmında Almanlara karşı mücadele veren Fransız askerlerinin figürleri dikkat çeker. Zafer Takı trafiğin en yoğun olduğu bir yerde bulunmaktadır.

Sacre Coeur

Paris’in en çok turist ağırlayan yeri olan Sacre Coeur Bazilikası Montmartre Tepesi’nde bulunmaktadır. Hz İsa’nın kutsal kalbine adanan Sacre Coeur, Roma Katolik kilisesi ve küçük bazilikasıdır. Şehrin en yüksek yerinde bulunur. Dini ve politik bir öneme sahip olan kilise, Hz İsa’ya ithaf edilmiştir. Ayrıca II. imparatorluk için de ayrı bir önem taşımaktadır. Bazilikanın içinde bu yapımın sırasında emeği geçen kardinal ve piskoposlara ait mezarlar bulunur.
Montmartre Tepesi’nin denizden yüksekliği 129 metredir. Bu tepe çok eski zamanlardan beri kutsal bir yer olarak kabul edilmiştir. Burada birçok tapınak ve kilise yapılmıştır. Yıkılan yapıların yerine yenileri yapılmıştır. Sacre Coeur’da bu yeni yapılan yerlerden birisidir. Bazilikanın proje yapımında, söz sahibi olan kişiler yer alarak, projeyi meclise onaylatmışlardır. Bu yeri yaparlarken ki amaçları Hıristiyan adetlerine uygun büyük bir mekân yapmaktı. Bazilika’ya dünyanın en büyük saat kulelerinden biri eklenmiştir. Kule, 83 metredir. Bu yükseklik ile Eiffel Kulesi’nden daha yüksektir ve şehrin simgelerinden biridir.

Şanzelize

Paris şehri başta olmak üzere dünyanın en ünlü caddelerinden biri olan Şanzelize, Paris’e gelip de görülmesi gerek en önemli yerlerden biridir. XIV. Louis’in bahçıvanı tarafından Tuileries Bahçesi manzarasının genişlemesi amacıyla yaptırılmıştır. Cadde de 18. yüzyılın sonlarına doğru bir genişleme çalışması yapılmıştır. Günümüzde Şanzelize Caddesi Concorde Meydanı’ndan Zafer Takı’na kadar uzanır.
Şanzelize Caddesi’nin uzunluğu 2 kilometre 70 santimdir. Gece ve gündüz istediğiniz zaman harika yürüyüşler yapabilirsiniz. Şanzelize Caddesi ismini Yunan Mitolojisindeki “Kutsal Ölünün Yeri” ’nden almaktadır. Bütün önemli kutlamalar bu cadde üzerinde yapılır. İnsanlar yeni yıla bu cadde üzerinde girer, 14 Temmuz askeri geçişler hep bu caddede yapılır. Her türlü kutlama için bu cadde seçilir. Bu cadde üzerinde dünyaca ünlü moda markalarını bulabilirsiniz. Bunun yanında sinema, tiyatro, restoran ve kafelerde de harika vakit geçirebileceğiniz bir caddedir.

Concorde Meydanı

Paris’in en bilinen ve en büyük meydanı olan Concorde, Şanzelize’nin doğu tarafında yer almaktadır. Bu meydanın bir diğer özelliği de Fransız Kralı XVI. Louis, Marie Antoinette ve diğer birçok ünlü kişinin giyotinle idam edildiği meydan olmasıdır.
Paris şehrinin en büyük meydanı olan Concorde Meydanı sekiz hektarlık bir alanı kaplar ve sekizgen şeklinde yapılmıştır. Meydan, Tuileries ile Şanzelize arasında yer alır. 1763 yılında Fransa Kralı XV. Louis önemli bir hastalığı yenmiştir. Bunun üzerine bunu kutlamak için bir heykel yapılmıştır. Daha sonraları bu heykelin çevrelenmesi için bir meydan yapılmasına karar verilmiştir. Ortaya Concorde Meydanı çıkmıştır. Bu meydan XV. Louis’in yeri olarak bilinmektedir. Buraya dikilen heykel 1792 yılında meydana gelen Fransız devrimi sırasında “ Özgürlük ” adı verilen bir heykel ile değiştirilmiştir.
Meydana eklenen giyotinde 1119 insan canından olmuştur. Bu meydanda giyotinle ile ölüme mahkûm edilen hem Fransa’da hem de dünya da birçok önemli insan olmuştur. Meydanın devrimden sonra birçok ismi olmuştur. En son ismi ise günümüzde kullanılan Concorde Meydanı’dır. Meydanın dört bir yanında Fransa’nın şehirleri sembolize eden heykeller bulunmaktadır. Meydan da bulunan obelisk, Luxor Tapınağı’ndan gelmiştir. Bu obelisk Fransa Kralı XVI. Louis’in idam edildiği yere yerleştirilmiştir. Uzunluğu 23 metredir ve ağırlığı 230 tonu bulmaktadır. Concorde Meydanı 84.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Concorde Meydanı birçok tarihi olaylarda başrol oynamıştır.

Palas Royal

 

  1. yüzyıl tarihinden kalma bir saraydır. Kardinal Richelieu tarafından yaptırılmıştır. İlk zamanlarda bu yerin kumar oynatan kafelere ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Günümüzde bu yapı Danıştay ve resmi ofisler olarak hizmet vermektedir.

Saray ziyarete açık olmadığı için gezemezsiniz. Ancak avlu ve bahçe kısımlarını görebilirsiniz. Cour d’Honneur olarak bilinen avlu kısmında Daniel Burren tarafından yapılan devasa bir heykel yer alır. Heykel, 280 adet siyah ve beyaz sütundan meydana gelmiştir. Ayrıca adı Jardin du Palais Royal olan bir bahçede bulunmaktadır. Ortada bir çeşme vardır. Palais Royal’de bulunan her galerinin son kısmında bir tiyatro bulunmaktaydı.

Montmarte Tepesi

Paris şehrinin en ünlü tepesidir. Şehrin bütün güzelliğini bu tepeden izleyebilirsiniz. Bu tepeyi en güzel Montmartre’nin minik treni ile gezebilirsiniz. Tren ile bu bölgeyi baştan sona kadar geziyorsunuz ve geziniz 40 dakika sürüyor.
Tepe, Paris’in kuzeyinde ve 18. bölgede bulunmaktadır. Montmarte Tepesi ressamlar tepesi olarak da bilinmektedir. Tepe üzerindeki en ünlü eser ise Sacre Couer Bazilikası’dır. Tepenin yüksekliği 1300 metreyi bulmaktadır. Birçok sokak sanatçısı eserlerini burada vücuda getirmektedir. Burada sokak sanatçılarına bir portrenizi yaptırabilirsiniz. Bu tepede geçmişten günümüze kadar birçok sanatçının stüdyosu yer almaktadır. Bu sanatçılardan bazıları arasında Pablo Picasso, Dali, Van Gogh vardır.

Madeleine Kilisesi

Paris’te gezilmesi gereken yerlerden bir tanesi de bu kilisedir. Bu kilise bir Yunan tapınağıdır. Normalde yapı bir kilisedir. St. Mary Magdelene’ye ithaf edilmiştir. Yapımına 1764 yılında başlanılmıştır. İlk olarak tapınak olarak inşa edilmiştir ama devrimden sonra kilise olarak hizmet vermiştir. Kilisenin içinde bir org bulunmaktadır.

Orsay Müzesi

Paris’te bulunan bu Devlet Müzesi Seine Nehri’nin sol tarafında yer alan eski bir tren garı olarak bilinmektedir. Bu müzede çoğunluk olarak Fransız sanatına ait heykeller, mobilyalar, resimler ve fotoğraflar sergilenir.

Grand Palais

Paris’te 1900 dünya fuarı için inşa edilen sarayın en büyük özelliği çatısının camdan yapılmış olmasıdır. Cam çatısı ile şehrin en ünlü yerlerinden biri olmuştur. Bina tasarlanırken klasik öğelerin yanında demir ve cam da sanat malzemeleri olarak yapıda kullanılmıştır. Günümüzün en büyük cam ve demir yapısıdır. Sarayın yapılması sırasında 9,400 ton çelik, 15,000 metrekarelik bir cam ve yaklaşık olarak 5,000 metre kare demir kullanılmıştır. Yapının dış tarafı taş, mozaik ve heykellerden oluşmaktadır. Saray, çok uzun bir zamandır sergi ve büyük organizasyonlara ev sahipliği yapmıştır. Şuan yapının büyük salon bölümünde modern sanat eserleri sergilenmektedir.

Place de la Bastille

Meydan 1789 Fransız Devrimi’nin en önemli simgelerinden bir tanesidir. Meydanın önemi, 14 Temmuz 1789 yılında halkın ayaklanarak Bastille Hapishanesini basması ve buradaki mahkûmları serbest bırakması olayından gelmektedir. O zamanlar bu meydan da yer alan hapishane Fransız Devleti’nin mutlak hâkimiyetini simgeleyen bir kale olduğundan devrim gerçekleştiği sırada yerle bir edilir. Devrimden sonra meydanın tam ortasına bir anıt dikilir ve anıt Fransız devrimini simgeler.
Günümüzde meydanda konserler ve benzeri olaylar düzenlenir. Meydanın yapımı 1803 yılına dayanmaktadır. Meydan da bir de fil şeklinde bir çeşme göze çarpar. Bu çeşmenin ünlü yazar Victor Hugo’nun ünlü esri “ Sefiller “ kitabında adı geçen çeşme olduğu söylenmektedir.

Sainte Chapelle

Ortaçağ mimarisinin en güzel örneklerini yansıtan bu şapel, IX. Louis tarafından yaptırılmıştır. Bu yapının yapılmasında ki amaç çok değerli olan dini hazinelerin saklanmasını sağlamaktır. O zamanlarda şapel “ Cennete Merdiven “ diye adlandırılmıştır ve mimari açıdan oldukça muhteşem bir şapeldir.
Gotik mimarinin en güzel ve en önemli örneklerinden biri olan şapelin uzunluğu 36 metredir. Genişliği 17 metre, yüksekliği ise 42,5 metreyi bulmaktadır. Şapel, Fransız Devrimi sırasında zarar görmüştür ve bundan dolayı da bazı önemli eserler kaybolmuştur. Kaybolan eserlerden bulunanlar günümüzde Notre Dame Katedrali’nde bulunmaktadır.
Şapel, alt ve üst olmak üzere iki kısımdan oluşur. Üst şapelde kullanılan mimari özellik Gotik tarzının en güzel örneğini yansıtmaktadır. Bu bölüm kral, ailesi ve arkadaşlarına aittir. Pencereler uzun ve işlemeli yapılmıştır ve İsa heykelleri vardır. Şapelin alt bölümü ise Meryem Ana’ya adanmıştır. Bu bölümde krala ait eşyalar bulunmaktadır. Şapel, gerek dini olsun gerek mimari açıdan olsun inşa edildiği zamandan bu güne kadar günümüze gelen sayılı eserler arasında yer almaktadır. Eğer 13. yüzyıl mimari eserlerini merak ediyorsanız burayı mutlaka gezmenizi tavsiye ederiz.

Tour Montparnesse

210 metre uzunluğunda olan bu gökdelen 1969 – 1972 yılları arasında yapılmıştır. 2011 yılına kadar Paris şehrinin en yüksek binası olarak unvanını korumuştur. Gökdelenin 56. katında bir gözlem kulesi vardır. Paris’i buradan panoramik olarak görebilirsiniz. Hava açık olduğu zaman 40 kilometreye kadar varan bir alanı rahatlıkla görebilirsiniz.

Ne Zaman Gidilmeli?

Paris, dünyada en çok ziyaret çeken yerlerden biri olmasına rağmen kişiler yine de en güzel mevsim hakkında bilgi sahibi olmak isterler. Temmuz ve Ağustos ayları en sıcak aylar olduğundan çoğunluk kesim tarafından bu aylarda Paris ziyaret için en kötü dönemdir. Şehri gezip görmek için gidilecek en uygun zaman olarak Nisan – Haziran ile Eylül – Kasım aylarının uygun olduğu düşünülmektedir. Aralık ayını da gezilecek dönemler arasına alabilirsiniz. Aralık ayı yılbaşı dönemine denk geldiğinden ayrıca bir rağbet görmektedir.

 
Konaklama

Şehir, konaklama konusunda oldukça fazla seçenek sunan bir şehirdir. Her yıl binlerce turistin gezmeye geldiği şehirde konaklama yapabileceğiniz birçok tesis bulunmaktadır. Konaklama da dikkat edeceğiniz en önemli nokta zamanlamadır. Yaz döneminde konaklama fiyatları oldukça yüksektir. Bundan dolayı konaklama için kalacağınız oteli ne kadar erken ayarlarsanız sizin için o kadar iyi olacaktır.
Paris şehrinde dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli nokta ise kalacağınız otelin konumudur. Şehirde yeraltı treni ağı oldukça gelişmiştir. Metro ağı ile şehrin her tarafına oldukça rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Bundan dolayı seçeceğiniz otel ne kadar metro ağına yakın ise sizde o kadar rahat edeceksiniz demektir.
Şehirde oldukça fazla, 2000’den fazla otel bulunmaktadır. Bunlar arasında hem ekonomik hem de iyi bir otel bulmak oldukça zordur. Bundan dolayı kendinize iyi ve ekonomik bir yer bulmak için iyi bir şekilde araştırma yapmanız gerekmektedir.

Yemek

Paris, yemek kültürü bakımından oldukça zengin bir menü sunuyor. Menülerin zenginliği ve kalitesi göz doldurmaktadır. Dünya mutfakları içinde kendine haklı bir yer edinmiştir. Güne başlangıç yemeği olan kahvaltıda genel olarak kruvasan, kahve ve meyveden oluşan bir menü vardır. Öğle yemeği ise diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ayaküstü hızlı bir şekilde yeniyor. Yemeğe uzun saatler harcanan öğün ise akşam yemekleridir.
Paris’te domuz eti ve ürünlerini içermeyen yiyeceklerin servis edildiği yerlerde bulunmaktadır. Oldukça zengin bir yemek kültürüne sahip olan Paris şehri vejetaryenler içinde seçenekler sunan bir yerdir. Fransız yemeklerinde genellikle et kullanılır ama vejetaryen yemeklerde sunan yerler bulunmaktadır.
Paris mutfağı yöresel yemekler açısından da oldukça zengin bir menü sunmaktadır. Paris’te kahvaltıda genellikle kruvasan yenir. En ünlü hamur işleri arasında spiral şeklinde olan ve içinde üzüm olan Pain au Raisin ve içinde çikolata bulunan Pain au Chocolat bulunmaktadır. Diğer yemekler arasında ise; salyangoz, küçük parça etler şeklinde servis yapılan Steak Tartare, omlet, soğan çorbası, şarap sosu ile tatlandırılan et yahnisi, şarap içinde pişirilen tavuk yemeği, ördek ile yapılan yemekler, kabuklu deniz ürünlerinden midye ve istiridye, biftek ve patates kızartması ile oldukça zengin çeşitleri ile salatayı sayabiliriz. Tatlı olarak ise; krema ve vanilya ağırlıklı Iles Flottantes, mevsim meyveleri ile birlikte pişirilen Clafoutis, yumurtanın akı ile yapılan ve şehrin en ünlü tatlısı olan Macarons, neredeyse dünyanın her yerinde yenilebilen bir yiyecek olan dondurma, çikolata ve çoğu zaman tatlı olarak servis edilen sıcak çikolatayı sayabiliriz.

Alışveriş

Paris, alışveriş denince ilk akla gelen dünya kentlerindendir. Özellikle modanın merkezi kabul edilen şehir birçok dünya markasını bünyesinde toplamıştır. Gerçekten alışveriş yapmayı seven biriyseniz Paris tam sizin istediğiniz bir şehirdir. Şehir sadece giyim konusunda değil yemek, şarap ve modern sanat gibi birçok farklı alanda size oldukça fazla seçenekler sunmaktadır.
Paris şehri her bütçeye hitap edebilen bir dünya şehridir. Eiffel kulesini sembolize eden anahtarlıklar, Mona Lisa figürlü ürünler, magnetler, kupalar, t – shirtler, şallar, çanta, kalem her yerde olan klasikleşmiş hediyelerdir. Bu ürünlerin dışında modanın kalbinin attığı bir yer olan Paris’ten giysi almamak olmaz. Bunların yanında yiyecek, içecek, kozmetik ve parfüm alışverişleri de yapabilirsiniz. Şehir gurmelerin yeri olarak bilinmektedir. Makaron adı verilen küçük tatlılar oldukça bilinmektedir. Dünyada ün salmış olan şarap ve peynir çeşitlerini kesinlikle kaçırmamalısınız. Çikolata, ekmek, bal, Fransız baharatları, hardal, reçel ve tereyağı şehirden alabileceğiniz hediyelerin yiyecek bölümünü oluşturmaktadır.
Şehirde özellikle kadın giyiminin sınırı bulunmuyor. Dünyaca isim yapmış bütün mağazaları bu şehirde bulabilirsiniz. Elbiseler, iç giyim, çantalar, aksesuarlar ve daha başka kategorilerde kendinize uygun mutlaka giysi bulabilirsiniz. Paris, dünyanın en pahalı şehirlerinin başında gelmektedir. Paris’te barınma, içme ve yeme oldukça pahalıdır.

Eğlence

Paris’te istediğiniz zaman dışarı çıkabilirsniz. Hiçbir zaman dışarı çıkmak için saat geç değildir. Dışarıya geç saatlerde çıkmak isterseniz şehirdeki caz kulüplerini gezebilirsiniz. Bunun yanında eğlencenin doruk noktalarını yaşamak isterseniz Le Lido, Crazy Horse Salaon ve Les Folies Bergere gibi yerlere gidebilirsiniz. Bu yerler Paris’in en önde gelen kabare yerleridir. Kabarelerde görkemli şovlar seyredebilirsiniz.
Opera merakınız var ise size tavsiyemiz Opera Garnier ve Opera de La Bastille’dir. Tiyatrodan hoşlanıyorsanız Theatre du Chatelet, Comedie Française ve Theatre de La Ville size önerebileceğimiz yerlerdir. Şunu size özellikle belirtmek isteriz. Paris Şehri’nin birçok eğlence yerlerinde kesin bir şekilde kılık kıyafet zorunluluğu bulunmaktadır. Bundan dolayı yanınıza mutlaka uygun yedek bir kıyafet almanız gerekecektir.
Genç kesimin yoğun olduğu yerlerden biri olan Place de Bastille bölgesinin kuzeydoğu bölümünde geceler oldukça hareketlidir. Özellikle Club Barrio Latino’ya gitmenizi öneririz. Burası 4 katlı hem bar hem gece kulübü olarak kullanılmaktadır. Mekânın birinci ve üçüncü katlarında Latin müziği dinleyip, dans edebilirsiniz. İkinci kattaki restoranda Latin yemekleri yedikten sonra dördüncü katta gece kulübünde eğlencenin tadına varabilirsiniz. Yeni ve modern barlara takılmak isterseniz size Le Marais bölgesini önereceğiz. Ayrıca burası Fransız burjuvazisinin de uğrak yeridir. Gece hayatının yoğun yaşandığı bir diğer mekân ise Rue Mouffetard’dır. Burada kafe, bar ve caz kulüplerini bulabilirsiniz.
Port de Tolbiac gece hayatının kalbidir ve Sein Nehri kıyısında bulunur. Elektro, Funk, Groove, Latin, Caz, Soul, Hip Hop ve diğer müzikleri ve etkinlikleri izleyebilir ve dinleyebilirsiniz.

Ulaşım

Dünyaca ünlü bir şehir olan Paris, ulaşım olanakları bakımından da son derece uygundur. Uluslar arası tüm hava yolu şirketlerinin tümüne yakınının Paris’e direkt uçuş seferleri bulunmaktadır. Bunun yanında kara ve tren yolları da Paris hattından geçmektedir. Dünyada oldukça fazla ziyaret edilen bir şehir olduğundan ulaşım olanakları da oldukça çeşitlidir. Örnek vermek gerekirse; İngiltere’den Paris’e oldukça kolay ve çabuk bir şekilde tren ile gelebilirsiniz. İngiltere’nin yanında diğer komşu ülkeler olan Almanya ve Belçika’ya da trenle gidip gelebilirsiniz. Uluslar arası ulaşımda tren tercih edilse de otobüste uygun bir ulaşım aracıdır. Paris içinde ulaşımda otobüs, tramvay ve metro ağı oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle de metro ağı hem geniş hem de oldukça gelişmiştir.
Paris’e havayolu ile gelmek isterseniz kullanabileceğiniz 2 tane havaalanı bulunmaktadır. Bunlardan ilki olan ve Paris’in en büyük havalimanı olma özelliğini elinde bulunduran Charles de Gaulle Havalimanıdır. Burası Roissy Havalimanı olarak da bilinmektedir. Bu havaalanı sadece ülkenin değil bütün Avrupa’nın en işlek mekânıdır. Havalimanının 3 adet terminali bulunmaktadır. Havalimanında fazla oturma yerleri bulunmamaktadır. Bu havalimanından Paris’e gitmek için birden fazla ulaşım olanakları bulunmaktadır. Bu ulaşım araçları arasında tren, roissybus, otobüs, gece otobüsü ve taksi vardır.
İkinci havalimanı ise Orly Havalimanıdır. Şehrin güneybatı bölümünde bulunmaktadır. Havalimanına genellikle charter uçuşlar düzenlenmektedir. Şehir merkezine ulaşım ise oldukça kolaydır. En çok kullanılan ulaşım araçları arasında tren ve orlybus gelmektedir.
Şehre tren ile de gelebilirsiniz. Paris, birçok Avrupa ülkesine oranla daha köklü, hızlı, dakik ve rahat bir ulaşım ağına sahiptir. Tren ulaşımında yerel trenler, yataklı vagonlu trenler, gece trenleri ve hızlı trenler gibi seçenekleri tercih edebilirsiniz. Paris şehrinde 6 adet uluslararası tren istasyonu bulunmaktadır.
Şehrin içindeki ulaşım için ise birçok alternatif ulaşım olanaklarını seçebilirsiniz. Özelliklede şehrin sahip olduğu rahat ulaşım ağı olan metro ağı ile rahat bir şekilde şehirde gezinti yapabilirsiniz. Metronun yanında tramvay, otobüs, bot ve taksi gibi ulaşım araçlarından birini de kullanabilirsiniz.

Kaynak: https://blog.biletbayi.com/paris-gezilecek-yerler.html

Önceki İçerikMultipl Miyelom (MM ): Nedir Belirtileri ve Tedavisi
Sonraki İçerikCildi Beyazlatan Maskeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz