Sıcak bir akşam üstü… Okulda finallerin stresi ile boğuşmaktan sıkılmış bir halde eve geliyorum. Amaçsızca bilgisayarın başında otururken xMoto gözüme çarpıyor. Pardus ile kurulu halde gelen bu oyunu denemeye karar veriyorum…

(…)

Ertesi sabah… Parmak ağrıları içinde kanlı gözlerle hala bilgisayarın başındayım. Biri bana yardım etsin…

Yaşasın E.T. oldum

Küçüklükten beri hep bisikletle uçma hayali kurmuştum. Bunun en büyük nedeni de herhalde zihinlerde yer eden film E.T. olmuştur. Gerçi benim hiç E.T. ile tanışıklığım olmadı ama bu arzumu artık tatmin ettiğim bir oyun var: xMoto.

xMoto zamana karşı oynadığınız bir platform oyunu. Amacınız motorunuzla atlayıp zıplayarak çeşitli yerlere bırakılmış tüm kırmızı elmaları toplamak. Düşmanlarınız ise sizi motorunuzdan düşürmek amacı ile sinsice bekleyen engebeler, uçurumlar, tepeler.

Oyundaki karakterimiz -ki kendisinin bir adı yok- kross motorunun üstünde engebeleri aşarken çok cesaretli görünse bile yardımınıza ihtiyaç duyuyor. Bu yardımı sağlamanız aslında bazen saçlarınızı yolduracak kadar zor bazen güle oynaya yapacağınız kadar kolay. Fakat öncelikle oyunun menülerini inceleyelim.

Sade güzeldir

xMoto’yu çalıştırdığınız an karşınıza son derece temiz düzenli ve oyuncunun yapmak istediği işlemi rahatça yapabileceği bir menü karşılıyor bizleri. Arkaplanı, sevgili dostunuz motorunuzun lastiği oluştururken, aksiyon sadece bir fare tıklaması kadar uzakta. Ayrıca menüden oyun ayarlarına, daha önce başarılı olduğunuz bölümlerin tekrarına, yardım dosyasına ve profil bilginize ulaşmak mümkün.

Aksiyonu sona bırakıp öncelikle profil bölümünü inceleyelim. Player kısmından, oyuncu bilgilerinizi girerek kendinize özel bir profil oluşmasını sağlayabilirsiniz. Hemen ekranın sağında yer alan stats butonuna basarak da, bu güne kadar toplam oynama sürenizi, kaç kez başarılı olduğunuzu, kaç bölüm geçtiğinizi görebilirsiniz.

Ayarlar bölümüne bakacak olursak, bizi bu oyundan beklenmeyecek kadar detaylı ayarlar bekliyor. Genel ayarlarda, ölüm animasyonun istenirse kapatılabilmesi, oyunu oynayacak küçük oyuncuların etkilenmemesi için iyi düşünülmüş. Grafik ve sesler, çözünürlük, detay, kalite gibi belirli kıstaslar detaylı bir şekilde ayarlanabilir. Bu da oyuncuya sistemine göre kalite/performans oranı kurmasını sağlıyor.

Oyunun bir diğer güzel özelliği ise tekrar fonksiyonuna sahip olması. Geçtiğiniz bölümlerde ki derece ve oynamanız hafızada tutuluyor. Aynı bölümü tekrar oynadığınızda hayaletinizle yarışma ve böylece kendinizi geliştirip geliştirmediğiniz konusunda fikir sahibi olma şansına sahip oluyorsunuz.

Eller gaz kelebeğinde…

Sıra geldi oyunun oynanışına. Öncelikle oyunu tamamen bitirmeniz uzun zamanınızı alacak. Çünkü, hem kullanışlı bir bölüm yaratıcısına sahip olması hem de hali hazırda yüzlerce bölüm olması oyunu sıkılmadan oynamanızı sağlıyor.

Bölüm seçim ekranından istediğiniz bölümü seçerek oynayabilmeniz, bir bölümde takılıp kalmanız durumunda oyundan kopmanızı engellediği için gayet güzel bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Özel bölümler de programlanabiliyor oyunda, buna bağlı olarak inanılmaz akrobatik hareketler yapmanız mümkün.

Yeni bölümlerin varlığı ekranın sağ üst köşesinde kaçırmanızın imkansız olduğu bir uyarı ile sizi bildiriliyor. Siz de, eğer elinizde olan bölümlerden sıkıldıysanız bu bölümleri indirip oynayabiliyorsunuz. Yeni bölümlerin de kotalı internet kullanıcılarını sevindirecek kadar küçük boyutlarda olduğunu söyleyelim. Tüm ayarları yaptık, bölümü seçtik ve işte şimdi sıra işin zevkli kısmına geldi.

3… 2… 1…

Öncelikle oyunun grafik özelliklerinden bahsedelim. Paket boyutunun küçük olması zaten baştan bize grafiksel açıdan büyük umutlar beslemememizi anlatıyordu. Grafikler arka planda kahve -yer altında oynadığınız bölümlerde- ya da mavi rengin tonlamasından oluşuyor. Zemin ise genelde aynı dokunun tekrarlanarak üretilmesinden oluşmuş toprak tepelerden ve onun hemen üstünde yer alan ince bir yeşil dokudan meydana gelmiş. Bu tekdüze dünyaya, aralara konulan ağaçlarla renk katılmış. Fakat özellikle motorun ve kahramanımızın detaylarına dikkat edilmiş ve göze hoş gelen bir karakter oluşturulmuş.

Sesler ise birkaç saatlik oyundan sonra baymaya başlayacak olan bir müzikten ve pır pır pır tonunda çalışan motor sesinden oluşuyor. Söylemekte fayda var, oyunun asıl vurucu yani grafikleri ve seslerinden öte atmosferi.

Oyun klavyede yer alan ok tuşları ve boşluk tuşu ile oynanıyor. Ok tuşları ile hızınızı ve motorunuzun öne arkaya eğimini ayarlarken boşluk tuşu ile gittiğiniz yönü değiştirebiliyorsunuz. Kontroller basit olsa bile oyunun uygun yazılmış fizik motoru sayesinde kontrollerden bir an bile elinizi çekemiyorsunuz.

Oyunda amacın elma toplamak olduğunu söylemiştik. Bunu yapmak için engebeleri aşıp, dik patikaları çıkmalı ve uçurumlardan atlamalısınız. Motorunuz böyle anlarda, sizi üstünden atmak için herşeyi yaptığından dengenizi korumak ve özellikle arka ya da ön tekerleğiniz yerden kesildiği an hemen durumu toparlamak zorundasınız.

Oyunun fizik motoru, gerçekte mümkün olandan biraz fazla zıplamanıza ve motorunuzun biraz fazla oynamasına izin versede, işin içine asıl zevk katan bu. Taklalar atarken, uçurumlardan aşağı düşerken, heyecanı bir an bile kaybetmiyorsunuz.

Oyunda ilerledikçe daha da zorlaşan ve sizi uğraştıran bölümler sizi bekliyor. Aslında oyun atmosferine kendizi kaptırınca aynı bölümü 22 defa oynamak sizi pek sıkmıyor. Özellikle yorucu bir günün sonunda okuldan eve gelince, hiçbir şeyi düşünmeden sadece parmaklarımı kullanarak oynamam beni dinlendiriyor.

Ve damalı bayrak…

Grafikleri iddialı değil, sesleri çok kaliteli değil, bir hikayesi yok fakat bu oyun kendini oynatmayı çok iyi beceriyor.

ateş ve su oynamak için tıklayın

ateş ve su-2 oynamak için tıklayın

ateş ve su-3 oynamak için tıklayın

ateş ve su-4 oynamak için tıklayın

ateş ve su-5 oynamak için tıklayın

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here